Islam Without Extremes - by Mustafa Akyol
 

Star Yazıları — Her Pazartesi, Her Çarşamba

Yazar: Mustafa Akyol Tarih: November 20th, 2011

Star gazetesinde haftada iki kez yayınlanan köşe yazılarımın tümüne, ve yazılarla ilgili yorumlara, buradan ulaşabilirsiniz.

Geçmişe Özlem ve Geleceğe Dersler

Yazar: Mustafa Akyol Tarih: March 19th, 2014

Sizi bilmem, ama şu tatsız günlerde ben eskiye özlem duyuyorum biraz.

Örneğin bir on yıl öncesine nostaljiyle bakıyorum: Türkiye’de iktidarın Kemalist statükonun elinde olduğu, muhafazakârların da bu otoriter güce karşı hak ve özgürlük mücadelesi verdiği günlere… “Başörtüsü haktır, her yerde serbest olmalıdır” diye gayret ettiğimiz zamanlara…

Yazının devamı »

‘Dinde zorlama’ meselesi

Yazar: Mustafa Akyol Tarih: March 11th, 2014

Üç hafta önce Malezya’da düzenlenen “İslam ve Özgürlük” temalı bir konferansın konuşmacısıydım. Benden önceki takdimde okunan bir Kur’an ayeti meali, dikkatimi çekti. Çünkü Bakara Suresi’nin 256. ayetindeki meşhur “Dinde zorlama yoktur” hükmü, şöyle çevrilmişti:

“Din(in kabul edilmesin)de zorlama yoktur.”

Buradaki parantezin niçin eklendiğini tahmin etmekte zorlanmadım. Çünkü “dini kabul etmekte” bir zorlama olmadığı, Müslümanlar arasında ortak görüş. Ancak “dinin içinde” zorlama gerektiğini düşünen çok Müslüman var. (Dine bir kez girdikten sonra ondan çıkmanın idamlık suç olduğunu düşünenler de cabası.)

Yazının devamı »

Yazar: Mustafa Akyol Tarih: October 14th, 2013

Özgürlüğün İslami Yolu

Yazar: Mustafa Akyol Tarih: September 22nd, 2013

Özgürlüğün İslami Yolu

➤ Kitabın “SUNUŞ” Bölümü [PDF]

➤ Doğan Kitap ve Online Satış Siteleri

Mustafa Akyol, 2011’de İngilizce yayımlanan ve Türkçe baskısı için gözden geçirdiği kitabında Müslüman dünyadaki “özgürlük açığı”nı ele alıyor. Ve şu kritik soruyu soruyor:

Müslüman dünyadaki otoriter rejim ve akımlar, İslam’dan değil de, acaba dünyanın bu kısmında kökleşmiş siyasi kültürler ve sosyal yapılardan kaynaklanıyor olabilir mi? Başka bir ifadeyle, acaba otoriter Müslümanlar, hasbelkader Müslüman olmuş otoriter insanlar mı?

Tüm dünyayı ilgilendiren bu temel sorunun ardından, İslam düşüncesindeki “bireyci” ve “hürriyetçi” damarı gözler önüne seren Akyol, okurlara özgürlükçü bir İslam’ın pekâlâ mümkün olabileceğini de gösteriyor.

HABER ve SÖYLEŞİLER:

– “Dayatmayla dine alerjili nesil yetişir” (Hürriyet)

– “‘Yılın En İyi Kitabı’ ödülüne aday” (Hürriyet)

– “İslam dünyasında 3. yol olur mu?” (Milliyet)

–  “Mustafa Akyol’un kitabı zirveye oynuyor” (Radikal)

– “AK Parti 2.0’ gerekiyor” (Agos)

Akşam Gazetesi’nde Söyleşi

Yazar: Mustafa Akyol Tarih: November 20th, 2011

Söyleşinin tümünü buradan okuyabilirsiniz.

Islam Without Extremes — Online Satış

Yazar: Mustafa Akyol Tarih: October 26th, 2011

ABD’de yayınlanan Islam Without Extremes: A Muslim Case For Liberty isimli kitabımı Ankara’daki Liberte Yayınları’dan sipariş edebilirsiniz.

Kitap bugüne dek The Wall Street Journal, The Economist, National Review gibi yayınlarda yorumladı veya hakkında benimle söyleşiler yapıldı. The Wall Street Journal şu yorumu getirdi:

“Türkiye’de ve İslam dünyasının genelinde liberal demokrasi imkanları üzerine son derece orjinal bir yorum.”

Kitaba dair Türkçe bir eleştiriyi ise burada okuyabilirsiniz.

Kitabın ismini “Özgürlüğün İslami Yolu” olarak planladığım Türkçe baskısı ise önümüzdeki aylarda Doğan Yayınları tarafından yayınlanacak.

Laik Devlet, Din İçin de İyidir

Yazar: Mustafa Akyol Tarih: September 21st, 2011

Başbakan’ın Arap dünyasına verdiği laiklik mesajı, bu önemli kavramı yeniden gündeme getirdi. En ilginç olansa, İslamcı kesimden gelen bazı itirazlar oldu.

İtiraz edenlerin çoğu, “laikliğin Batı tecrübesi içinde çıkmış bir kavram” olduğunun altını çizmekle işe başlıyor. Ama bu sırf bu tespite bakarak laikliğin üstünü çizeceksek, işimiz iş. “Kökü dışarıda” olan daha nice fikri reddetmek, mesela köleliğin kaldırılmasına, eşit vatandaşlığa, meclise, seçimlere, siyasi partilere, anayasalara karşı olmak lazım. Hatta gazete okumayı dahi bırakmak lazım; çünkü “günlük gazete” de bir “Batı icadı”.

Erdoğan, Arap Baharı ve Laiklik

Yazar: Mustafa Akyol Tarih: September 19th, 2011

Selahattin (Eyyübi)’den bu yana, hiçbir Arap olmayan lider, Araplar arasında bu kadar popüler ve etkili olmadı.” Kanada’nın Globe and Mail gazetesi, Tayyip Erdoğan hakkında bu yorumu yapmış. Mübalağa da etmemiş doğrusu. Çünkü Başbakan’ın Arap dünyasındaki karizması gerçekten büyük. Geçen haftaki Mısır-Tunus-Libya gezisiyle daha da büyüdü.

Yazının tamamı »

‘Birlik ve Beraberlik’ İhtiyacımız

Yazar: Mustafa Akyol Tarih: September 14th, 2011

Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacımız olan şu dönemde” diye başlayan beylik konuşmalar, “Eski Türkiye”nin alamet-i farikası gibiydi. Askerlerin belirlediği “milli doğrular” her vatandaşa dayatılır, hele de Kıbrıs ya da “sözde Ermeni Soykırımı” gibi “milli dava”larda herkesin aynı çizgide birleşmesi istenirdi.

Ama Eski Türkiye’nin pabucu dama atıldı. “Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacımız olan şu dönemde” diye başlayan cümleleri, bugün daha ziyade espri malzemesi olarak duyuyoruz. O zaman dikte edilen “milli doğru”lara aykırı sesleri de artık özgürce çıkarıyor ve işitiyoruz.

Yazının tamamı »

İkiz Kuleler’i Kim İndirmişti?

Yazar: Mustafa Akyol Tarih: September 12th, 2011

Bundan on yıl önce New York’un İkiz Kuleleri’ne dalan iki yolcu uçağı, üç bine yakın sivili öldürmekle kalmamış, “İslam endişesi”ni de Batı’nın gündeminin tepesine oturtmuştu. Bu “siyasi milat,” o günden bu yana epey belirleyici oldu. Başta Amerika olmak üzere Batı, İslam ile adeta “kafayı bozma” noktasına gelirken, biz Müslümanlar da Batı’nın niyet ve hedefleri konusunda haklı endişeler duyduk.

Ancak bu haklı endişeler yanında bence abartılı olan komplo teorileri de geliştirdik. Bunların hemen hepsi, muhtemel bir “medeniyetler çatışması”nın Batı tarafından en baştan beri istendiği, ince ince planlandığı ve “taşeronlar” vasıtasıyla hayata geçirildiği varsayımına oturuyordu. Batı’yı adeta Kadir-i Mutlak, Müslümanları da her daim pasif ve kurban gibi gören bir varsayıma….

Yazının tamamı »

Kur’an, Oryantalizm ve ‘Hür’ Olmak

Yazar: Mustafa Akyol Tarih: September 7th, 2011

Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti” demeye henüz fırsatım olmadı. Ama geçen hafta bir Twitter mesajı yazdım ve gündemim birazcık değişti. Taraf yazarı Ayşe Hür’ün sayfasına konuk oldum birden bire.

Önce “olayın” özeti: Ayşe Hür, son üç haftadır Kur’an-ı Kerim üzerine yazıyor. Önce “savaş ayetleri”ni konu edindi. Sonraki hafta, “Ama hangi Kuran’ı esas alacağız” diye başlık atıp, Kur’an metninin tarihçesine girdi. Zaman’dan Ali Ünal, bu yazıya biraz sert bir cevap verdi. Ben de, “bilgisel içeriğine katıldığımı” not ederek, yani üslubundan ayrı durarak, Ali Ünal’ın yazısını Twitter’da önerdim.

İsrail’e Ne Yapmalı, Ne Yapmamalı?

Yazar: Mustafa Akyol Tarih: September 5th, 2011

Türkiye ile İsrail arasındaki gerilimin bu kadar yükseleceğini beklemiyordum açıkçası. Çünkü daha bir kaç hafta öncesine kadar İsrail hükümetinin bir şekilde “özür” dileyeceği ve işin tatlıya bağlanacağı havası yayılmıştı.

Ama üst üste yaşanan iki gelişme, her şeyi aksi yöne çevirdi. Önce İsrail’den “özür yok” açıklaması geldi. Ardından da, Mavi Marmara cinayetleri üzerine hazırlanan “Palmer Raporu”nun İsrail’i memnun eden içeriği basına sızdırıldı.

Yazının tamamı »

İslam Dünyasının Bahtının Miftahı

Yazar: Mustafa Akyol Tarih: August 31st, 2011

Büyük İslam mütefekkiri  Bediüzzaman Said Nursi, bundan tam bir asır önceki Şam hutbesinde şöyle demişti: “Asya’nın bahtının miftahı, meşveret ve şuradır.”

Bu, bugünkü dille, “Doğu’nun kaderinin anahtarı demokrasidir” demekti. Genç Said, bu vizyonu daha 1910’larda geliştirebilmişti, çünkü o her şeyden önce bir “meşrutiyet aydını” idi. Namık Kemal gibi Genç Osmanlılar’ın inşa ettiği “hürriyetçiliği” ve “istibdad” karşıtlığını benimsemiş, Batı’nın ilerlemesindeki en büyük sırrın yine “hürriyet” olduğunu da fark etmişti.

Yazının tamamı »