<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0">
<channel>
<title>Mustafa Akyol</title>
<link>http://www.mustafaakyol.org/</link>
<description>Mustafa Akyol&apos;un Tüm Yazıları - Din, Politika, Bilim ve Kültür Üzerine</description>
<language>en</language>
<copyright>Copyright 2008</copyright>
<lastBuildDate>Wed, 14 May 2008 10:49:25 +0200</lastBuildDate>
<generator>http://www.movabletype.org/?v=3.35</generator>
<docs>http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss</docs> 

<item>
<title>Türk Okullarının Türk Düşmanları</title>
<description><![CDATA[<p>[14 Mayıs 2008 tarihli <a target="_blank" href=" http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=158118">Star</a> gazetesinde yayınlandı]</p>

<p>New York Times, dünyanın en itibarlı ve etkili gazetelerinden biri, belki de birincisidir. Bu gazeteye manşet olacak derecede önemli bir “eğitim hareketi” kurmak da, herhalde dünyanın en zor işlerinden olmalı. Ama Türkiye’de tam da bunu başarmış birileri var: Fethullah Gülen hareketi. <br />
</p>]]></description>
<link>http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2008/05/turk_okullarinin_turk_dusmanlari.php</link>
<guid>http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2008/05/turk_okullarinin_turk_dusmanlari.php</guid>
<category>Din, Devlet ve Laiklik</category>
<pubDate>Wed, 14 May 2008 10:49:25 +0200</pubDate>
</item>
<item>
<title>Demek ki Konuşunca Oluyormuş</title>
<description><![CDATA[<p>[12 Nisan 2008 tarihli <a target="_blank" href="http://derinsular.com">Star</a> gazetesinde yayınlandı] </p>

<p>Son bir kaç haftadır Kuzey Irak’ta iyi gelişmeler var. Önce, Bağdat’a giden Başbakanlık Özel Danışmanı Ahmet Davudoğlu ve Irak Özel Temsilcisi Murat Özçelik, Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin (KBY) başbakanı Neçirvan Barzani ile görüştü. Ardından KBY’nin devlet başkanı Mesud Barzani, PKK'ya şiddete son verme çağrısında bulundu. Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, bunu “olumlu yaklaşım” olarak değerlendirdi. Mesud Barzani de “Türkiye ile aramızda psikolojik engeller kalktı” açıklamasını yaptı. </p>]]></description>
<link>http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2008/05/demek_ki_konusunca_oluyormus.php</link>
<guid>http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2008/05/demek_ki_konusunca_oluyormus.php</guid>
<category>Kürt Sorunu</category>
<pubDate>Mon, 12 May 2008 11:00:29 +0200</pubDate>
</item>
<item>
<title>Ateist Türk Olur</title>
<description><![CDATA[<p>[7 Mayıs 2008 tarihli <a target="_blank" href="http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=156843">Star</a> gazetesinde yayınlandı] </p>

<p>Şair ve yazar İsmet Özel’in Akşam gazetesinden Nagehan Alçı’ya verdiği söyleşi, geçen haftalarda yankı buldu. Özel, özetle, “Ateist Türk olmaz” diyor ve her Türk’ün Müslüman olması gerektiğini, Müslüman olmayanın Türk’ten sayılmayacağını ileri sürüyordu.</p>]]></description>
<link>http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2008/05/ateist_turk_olur.php</link>
<guid>http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2008/05/ateist_turk_olur.php</guid>
<category>Topluma Eleştiri</category>
<pubDate>Wed, 07 May 2008 19:17:42 +0200</pubDate>
</item>
<item>
<title>Jakobenizm’i ‘Jurnallemek’</title>
<description><![CDATA[<p>[5 Mayıs 2008 tarihli <a target="_blank" href=" http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=156463">Star</a> gazetesinde yayınlandı]</p>

<p>Geçen hafta bir köşeyazarı beni “Türkiye’yi Amerika’ya jurnallemekle” suçladı. Sebep, bir ay kadar önce The Wall Street Journal gazetesinde yayınlanan bir makalemde AK Parti’ye yönelik kapatma davasını anti-demokratik bir girişim olarak yorumlamamdı. Benzeri ithamlara daha önce de bir kaç marjinal “ulusalcı” yayında hedef olmuştum. Bu nedenle, sadece teorik düzeyde de olsa, iki çift laf etmekte fayda var.<br />
</p>]]></description>
<link>http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2008/05/jakobenizmi_jurnallemek.php</link>
<guid>http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2008/05/jakobenizmi_jurnallemek.php</guid>
<category>Din, Devlet ve Laiklik</category>
<pubDate>Mon, 05 May 2008 11:18:18 +0200</pubDate>
</item>
<item>
<title>İnsan Onurunu Kimler Çiğner?</title>
<description><![CDATA[<p>[30 Nisan 2008 tarihli <a target="_blank" href=" http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=155566">Star</a> gazetesinde yayınlandı] </p>

<p>Anayasa Mahkemesi Başkanı Sayın Haşim Kılıç’ın, kurumunun 46. yıldönümü nedeniyle düzenlenen törende yaptığı konuşma, ayakta alkışlanmaya değer bir metindi. En vurucu noktası da kanımca şu cümleydi: “İnsan onuruna saygı, insanın ne olacağına ve nasıl olacağına kendisinin karar vermesini gerektirir."</p>

<p>Bu, yani “bireyin kendi kaderini tayin hakkı”, özgürlüğün temelidir. Bütün dikta rejimlerinin ortak özelliği de bu hakkı yok etmektir.</p>]]></description>
<link>http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2008/04/insan_onurunu_kimler_cigner.php</link>
<guid>http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2008/04/insan_onurunu_kimler_cigner.php</guid>
<category>Din, Devlet ve Laiklik</category>
<pubDate>Wed, 30 Apr 2008 10:48:43 +0200</pubDate>
</item>
<item>
<title>‘Dünya İşleri’ ve Laiklik Klişeleri</title>
<description><![CDATA[<p>[28 Nisan 2008 tarihli <a target="_blank" href=" http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=155220">Star</a> gazetesinde yayınlandı]</p>

<p>Türkiye’de onyıllardır çiğnenen bir sakız vardır: Laikliğin “din ve dünya işlerinin ayrılması” olduğu söylenir. En son Rahşan Ecevit de Milliyet’ten Fikret Bila’ya verdiği röportajda bu klişeyi tekrarlamış.</p>

<p>Oysa bu son derece yanlış bir laftır. Gerçekte laiklik, din ve devletin ayrılmasıdır. Anayasa’nın 24. maddesi de zaten laikliğin “devletin düzeninin dine dayandırılmaması” olduğunu belirtir.</p>

<p>Peki “devletin düzeni”nden başka “dünya işi” yok mu? <br />
</p>]]></description>
<link>http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2008/04/dunya_isleri_ve_laiklik_kliseleri_1.php</link>
<guid>http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2008/04/dunya_isleri_ve_laiklik_kliseleri_1.php</guid>
<category>Din, Devlet ve Laiklik</category>
<pubDate>Mon, 28 Apr 2008 10:40:01 +0200</pubDate>
</item>
<item>
<title>Külyutmaz Laikçiler</title>
<description><![CDATA[<p>[23 Nisan 2008 tarihli <a target="_blank" href=" http://www.stargazete.com/yazarlar.asp ">Star</a>  gazetesinde yayınlandı]</p>

<p>Yazı yazmanın hoş getirilerinden biri okur yorumları. Bu yorumlar hem yazdıklarınızın nasıl karşılandığını gösteriyor, hem de ülkenin “zihinsel haritası”na dair ipuçları veriyor. Benim bu ipuçlarından çıkardığım sonuç şu: Ülkemizde analitik düşünen, dolayısıyla argümanları anlayan, nüansları gören pek çok insan var. Ancak sadece “ezber” tekrar eden, düşünmek yerine slogan atanlar da var. Hem de mebzul miktarda.</p>]]></description>
<link>http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2008/04/kulyutmaz_laikciler.php</link>
<guid>http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2008/04/kulyutmaz_laikciler.php</guid>
<category>Din, Devlet ve Laiklik</category>
<pubDate>Wed, 23 Apr 2008 07:00:48 +0200</pubDate>
</item>
<item>
<title>Jakobenizm Amerika’da!</title>
<description><![CDATA[<p>[21 Nisan 2008 tarihli <a target="_blank" href="http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=153927">Star</a> gazetesinde yayınlandı]</p>

<p>WASHINGTON – Geçen Perşembe günü ABD’nin başkentindeki düşünce kuruluşlarının en hatırı sayılanlardan biri olan Brookings Enstitüsü’nde bir panele katıldım. Washington’daki “Türkiye uzmanları” arasında kanımca en objektif ve omurgalı isim olan Ömer Taşpınar’ın düzenlediği ve yönettiği panel, “Türkiye’nin Yeni Anayasal Krizi: Yargısal Bir Darbe mi?” başlığını taşıyordu. Konuşmacı olarak da üç kişi vardı: “Sivil anayasa taslağı”nın yazarlarından biri olan Gazi Üniversitesi’nden hukuk profesörü Levent Köker, ben, ve takdime hiç ihtiyaç duymayan bir şahsiyet: Mümtaz Soysal.</p>]]></description>
<link>http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2008/04/jakobenizm_amerikada.php</link>
<guid>http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2008/04/jakobenizm_amerikada.php</guid>
<category>Din, Devlet ve Laiklik</category>
<pubDate>Mon, 21 Apr 2008 16:14:20 +0200</pubDate>
</item>
<item>
<title>Washington’da ‘Yargı Darbesi’ Tartışması</title>
<description><![CDATA[<p>Geçen Perşembe günü ABD’nin başkentindeki Brookings Enstitüsü’nde düzenlenen “Türkiye’nin Yeni Anayasal Krizi: Yargısal Bir Darbe mi” başlıklı <a target="_blank" href=" http://www.brookings.edu/events/2008/0417_turkey.aspx ">panelde</a> Prof. Levent Köker ve Prof. Mümtaz Soysal ile birlikte ben de söz almıştım. Zaman gazetesi, paneldeki tartışmayı, özellikle de benimle Prof. Soysal arasında geçen polemiği, <a target="_blank" href=" http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=678794 ">şöyle</a> haber yapmış:</p>]]></description>
<link>http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2008/04/washingtonda_yargi_darbesi_tartismasi.php</link>
<guid>http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2008/04/washingtonda_yargi_darbesi_tartismasi.php</guid>
<category>Din, Devlet ve Laiklik</category>
<pubDate>Sun, 20 Apr 2008 14:44:14 +0200</pubDate>
</item>
<item>
<title>Diktatörler ‘Bağımsızlık’ Sever</title>
<description><![CDATA[<p>[14 Nisan 2008 tarihli <a target="_blank" href="http://www.stargazete.com/yazarlar.asp">Star</a> gazetesinde yayınlandı]</p>

<p>Son bir kaç haftadır Türkiye’deki demokrasi muhaliflerinin ortak bir öfkesi var. Hepsi, bir ağızdan, Jose M. Barroso veya Olli Rehn gibi Avrupa Birliği yetkililerine köpürüyor, onları “sakın ha iç işlerimize karışmayın” diye uyarıyorlar. “İç işlerimiz” dedikleri de, halkın yarısının oyunu almış meşru bir partiyi tasviye etmeye yönelik “yargısal darbe” süreci.</p>

<p>Yani, aslında söz konusu demokrasi muhalifleri, AB yetkililerine ve tüm diğer “özgür dünya”ya, mealen, “siz ne karışıyorsunuz kardeşim, kendi memleketimizde ağız tadıyla bir darbe yapamayacak mıyız?” demiş oluyorlar.<br />
</p>]]></description>
<link>http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2008/04/diktatorler_bagimsizlik_sever.php</link>
<guid>http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2008/04/diktatorler_bagimsizlik_sever.php</guid>
<category>Din, Devlet ve Laiklik</category>
<pubDate>Mon, 14 Apr 2008 00:06:36 +0200</pubDate>
</item>
<item>
<title>Evet, İslam Türkiye’nin ‘Çimentosu’dur</title>
<description><![CDATA[<p>[9 Nisan 2008 tarihli <a target="_blank" href=" http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=151719">Star</a> gazetesinde yayınlandı]</p>

<p>Yargıtay Başsavcısı AK Parti’nin kapatılması istemiyle hazırladığı iddianamesinde Başbakan Tayyip Erdoğan’a bir sürü “laiklik karşıtı eylem” atfediyor. Bunların arasında Başbakan’ın “en büyük dileğim başı kapalı kızlarımızla, başı açıkların el ele dolaştığı bir üniversitedir” gibi sözleri de var. Dünyada hiç bir aklı başında insanın itiraz etmeyeceği böylesine bir söz, Başsavcı’ya göre siyasetten men edilmeyi gerektiren bir suç teşkil etmiş oluyor. Akıl alır gibi değil.</p>]]></description>
<link>http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2008/04/evet_islam_turkiyenin_imentosudur.php</link>
<guid>http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2008/04/evet_islam_turkiyenin_imentosudur.php</guid>
<category>Gayrı Resmi Tarih</category>
<pubDate>Wed, 09 Apr 2008 00:51:37 +0200</pubDate>
</item>
<item>
<title>AK Parti’yi Kapatan, ‘Kürdistan’ Yolunu Açar</title>
<description><![CDATA[<p>[7 Nisan 2008 tarihli <a target="_blank" href="http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=151337">Star</a> gazetesinde yayınlandı] </p>

<p>Eğer Yargıtay Başsavcısı’nın iddianamesi Anayasa Mahkemesi tarafından haklı bulunur da AK Parti kapatılırsa bu işe en çok kim sevinir, biliyor musunuz? Elbette bizzat Yargıtay Başsavcısı ve onun “dünya görüşünü” paylaşanlar. Yani “devlet”in epey bir kısmı ve de CHP. (Zaten biri, ötekinin “sivil” kanadı.)</p>

<p>Ama sadece o kadar değil. Bu işe çok sevinecek ve bundan bir hayli karlı çıkacak birileri daha var: Abdullah Öcalan ile onun “dağdaki” ve “ovadaki” arkadaşları. </p>]]></description>
<link>http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2008/04/ak_partiyi_kapatan_kurdistan_yolunu_acar.php</link>
<guid>http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2008/04/ak_partiyi_kapatan_kurdistan_yolunu_acar.php</guid>
<category>Gayrı Resmi Tarih</category>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2008 11:33:42 +0200</pubDate>
</item>
<item>
<title>Kentteki Manken ve Dağdaki Çoban</title>
<description><![CDATA[<p>[2 Nisan 2008 tarihli <a target="_blank" href=" http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=150509">Star</a> gazetesinde yayınlandı]</p>

<p>Manken Aysun Kayacı, NTV'de yayınlanan "Haydi Gel Benimle Ol" adlı programda "siyaset felsefesi"ni ifşa etmiş. "Ben artık demokrasiyi de sorgulamaya" başladım demiş ve itirazını açıklamış: "Dağdaki çobanla benim oyum neden eşit?"</p>

<p>Eğer bu soru sadece söz konusu hanımefendiye ait olsaydı, çok önemsemeyebilirdik. Ama onun "yaşam biçimi"ni ve "dünya görüşü"nü paylaşan daha pek çok kişi böyle düşünüyor. Onun için, evet, gerçekten de sormak gerek: Ülkemizdeki seçkinler, yahut "Beyaz Türkler" ile "dağdaki çobanın" oyu neden eşit?</p>]]></description>
<link>http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2008/04/kentteki_manken_ve_dagdaki_coban.php</link>
<guid>http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2008/04/kentteki_manken_ve_dagdaki_coban.php</guid>
<category>Din, Devlet ve Laiklik</category>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2008 11:09:50 +0200</pubDate>
</item>
<item>
<title>Din ve Açık Toplum</title>
<description><![CDATA[<p>[31 Mart 2008 tarihli <a target="_blank" href="http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=150122">Star</a> gazetesinde yayınlandı]</p>

<p>NEW YORK – “Dünyanın başkenti”nde, bir otel odasındayım. Haber kanalı Fox News’te enteresan bir söyleşi var: Birlikte dua eden çiftlerin neden daha mutlu ve istikrarlı evlilikler kurduklarını anlatan bir uzmanın görüşleri konuşuluyor, uzun uzun. Otelden çıkıp 6. caddede yürürken de, “ballı fıstık” satan küçük tezgahının yanında yere seccadesini sermiş namaz kılan takkeli bir Müslüman gözüme çarpıyor. Adam, binlerce kişinin yürüdüğü geniş bulvarın orta yerinde ağır ağır kıyam, rüku ve secde ediyor, kimsenin dönüp de baktığı yok.<br />
</p>]]></description>
<link>http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2008/03/din_ve_acik_toplum.php</link>
<guid>http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2008/03/din_ve_acik_toplum.php</guid>
<category>Din, Devlet ve Laiklik</category>
<pubDate>Mon, 31 Mar 2008 12:06:47 +0200</pubDate>
</item>
<item>
<title>‘Laik Cihad’ ve ‘Din ve Açık Toplum’ Sempozyumu</title>
<description><![CDATA[<p><img alt="WSJ.jpg" src="http://www.thewhitepath.com/im/WSJ.jpg" align="left" style="margin-right:10px"/>İngilizce yazı ve çalışmaları da takip edenler için iki öneride bulunabilirim. Birincisi geçtiğimiz Çarşamba günü The Wall Street Journal gazetesinde yayınlanan "<a target="_blank" href=" http://online.wsj.com/article/SB120648058852163507.html?%20mod=opinion_main_commentaries">Secular Jihad—A Judicial Attack on Turkish Democracy</a>" (Laik Cihad: Türk Demokrasisine Yargısal Saldırı) başlıklı yazım, diğeri ise Council on Foreign Relations (CFR) adlı düşünce kuruluşunda geçtiğimiz Salı günü düzenlenen "<a target="_blank" href=" http://www.cfr.org/publication/15830/religion_and_the_open_society_symposium.html">Din ve Açık Toplum</a>" başlıklı sempozyumda katıldığım panel. Maksat, "Türkiye'yi tanıtmak"... </p>]]></description>
<link>http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2008/03/laik_cihad_ve_din_ve_acik_toplum_sempozyumu.php</link>
<guid>http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2008/03/laik_cihad_ve_din_ve_acik_toplum_sempozyumu.php</guid>
<category>Din, Devlet ve Laiklik</category>
<pubDate>Sat, 29 Mar 2008 01:20:16 +0200</pubDate>
</item>


</channel>
</rss>