Islam Without Extremes - by Mustafa Akyol
 

Şeriata Övgü

Yazar: Mustafa Akyol Tarih: May 21st, 2008

[21 Mayıs 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

ABD’nin önde gelen gazetesi New York Times, bundan iki ay kadar önce İslam hukuku hakkında çok uzun, kapsamlı ve önemli bir makale yayınladı. “Şeriat, Hukuk Devleti Anlamına mı Geliyor?” (Does Shariah Mean The Rule of Law?) başlıklı yazı, Harvard Üniversitesi’nden genç hukuk profesörü Noah Feldman’ın imzasını taşıyordu ve epey de “ezber bozucu”ydu.

Feldman, önce “ezber”e değiniyor ve şöyle diyordu: “Çoğumuz için ‘şeriat’ kelimesi, kesilen eller, taşlanan zaniler ve baskı altına alınan kadınlar gibi korkunç şeyleri çağrıştırıyor.” Ama hemen ardından ekliyordu: “Oysaki, İslam hukuku, tarihinin büyük bölümünde, aslında dünya üzerinde var olan en liberal ve hümanistik hukuk ilkelerini sunmuştur.”

Feldman’ı bu yargıya ulaştıran analiz yöntemi, İslam hukukunu, geliştiği dönemin diğer hukuk sistemleri ile karşılaştırmaktı. “Şeriat”tan dehşete kapılan Batılılara şu hatırlatmayı yapıyordu:

“Geleneksel İngiliz yasalarının 5 şilinden yüksek hırsızlıklar ve daha pek çok suç için idam cezasını öngördüğünü bugün kim hatırlıyor? Ya da işkencenin 18. yüzyıla dek çoğu Avrupa ülkesinde adli sistemin meşru bir unsuru olarak kabul edildiğini kaç kişi biliyor? Cinsiyet ayrımcılığına gelirsek, İngiliz geleneksel hukuku (common law), evli kadınlara herhangi bir mülkiyet hakkı tanımıyor, hatta onlara kocalarından bağımsız bir hukuki kişilik bile atfetmiyordu. Öyle ki İngilizler elde ettikleri sömürgelerde şeriat hukukunu kaldırıp kendi hukuklarını uyguladıklarında, bunun sonucu, kadınları şeriatın kendilerine verdiği haklardan mahrum bırakmak oldu.”

Feldman, makalesinin devamında şeriatın İslam medeniyetinde modern çağlara dek iktidarı denetleyen ve toplumun haklarını koruyan bir adalet kaynağı olduğunu da hatırlatıyordu. Şeriatı geliştiren ulema, bazen dünyevi iktidarın hizmetine girmişse bile, çoğu zaman onu sınırlandırmış, keyfi idarenin önüne geçmişti. Feldman’ın deyimiyle, “şeriat, mahkemelerde kayırmayı yasaklamış, fakir ve zengine eşit muamale yapılmasını emretmiş, hatta bugün bazı Ortadoğu ülkelerinde yaşanan namus cinayetlerini lanetlemiş”ti.

Zaten Osmanlı’da sarayı protesto ederken kullanılan “şeriat isteriz” sözünün manası da aslında “adalet isteriz”dir.

Bugün ise “şeriat isteriz” sözü bize Taliban’ın korkunç düzenini hatırlatıyor. Bu da elbette sebepsiz değil. Feldman’ın da vurguladığı gibi, İslam hukuku, “içtihat” geleneğinin sönmesi ise durağanlaşmış ve çağın standartlarının çok gerisine düşmüş durumda. Ama bunun nedeni, şeriatın özünde var olan bir sorun değil, Müslüman dünyanın son iki yüzyıldır içine düştüğü kriz. Bunun sebepleri ise dini değil, siyasi, ekonomik ve coğrafi.

Zaten kendini geliştirmeyen her hukuk sistemi çağın gerisine düşer. Atatürk döneminde yapılan büyük kadın reformu bile bugünün standartlarının gerisinde kaldı ki, 2001-2004 yılları arasında bir dizi hukuki düzenleme ile kadınlara yeni haklar verdik. İslam hukuku da, eğer bazı ilahiyatçıların belirttiği gibi hükümlerin “lâfzından” ziyade “maksadını” dikkate alan dinamik bir “usül” ile yorumlanırsa, pekâlâ gayet “liberal ve hümanistik” olabilir. Zaten Feldman’ın dediği gibi, yüzyıllar boyunca öyle olmuştur.

Bunları yazmaktaki amacım ise Türkiye’ye “şeriat düzeni” önermek filan değil. Aksine Türkiye gibi çok renkli toplumlarda hukuk düzeninin mutlaka laik olması gerektiğine, aksi takdirde belirli bir inancın ve hatta mezhebin despotizmiyle yüz yüze kalacağımızı düşünüyorum. Ancak “şeriat” kavramını öcüleştirmek doğru değil. Taliban’a veya Suudi Afganistan’a baktığımızda kınamamız gereken şey, bizatihi “şeriat” değil, onu bağnaz, katı ve (“İslami feministler”in ifadesiyle) “erkek egemen bakışla” yorumlayan zihniyet.

 

32 Yorum ↓

  1. Balbazar says:

    Atatürk döneminde yapılan büyük kadın reformu bile bugünün standartlarının gerisinde kaldı ki, 2001-2004 yılları arasında bir dizi hukuki düzenleme ile kadınlara yeni haklar verdik.

    Tesekkur ederiz.

  2. Son günlerde sizden harika yazılar okuyoruz. Kaleminize sağlık. Bu konulara fırsat buldukça değinmenin önemli olduğunu düşünüyorum. Ve yazının son cümlelerine ise bilhassa katılıyorum.

  3. Dr.Seher says:

    Söz konusu yazıyı ”İslam’a övgü” olarak algılıyorum.Bence bu bir uyanış,1400 sene evvel ortaya konan gerçeklerle yüzleşme…
    üzülüyorum…Müslüman toplulukların geleneklerini dinleştirmelerine ve bunu İslam’a mal etmelerine,tebliğ vazifesini anlama ve uygulama konusundaki eksikliklerine…Eğer İslam her anlamda günümüzü aydınlatıyorsa,İslam’ın bizzat kendisi çağdaştır.Bu uyumu göstermek için modern yaklaşımlara,anlatımlara ihtiyaç vardır.Siz bunu yazarak başaracaksınız,bazılarımız okuyarak ve uygulayarak ama mutlaka günü gelince yobazlar hatalarını anlayacak.
    (ve müslüman da modern olabilecek,laik devlete de bir şey olmayacak-zaten müslümanca yaşama özgürlüğümü tanıyor olması lazım)
    Batılı gazetelerde bu yazıları sıkça okuyacağız artık.Kendini”Laik,çağdaş” şeklinde ifade edenler(laikliğin devletle ilgili bir konu olduğunu hala öğrenemediler)geçen günlerde olduğu gibi bunlardan rahatsız olacaklar.
    Saygılarımla.

  4. T&A says:

    Mustafa Beyin lafzi talebi ve seher hanımım yobaz yakıştırmasının ana sebebi islamı kendi sitemi içersinde düşünmeyişlerinden; hep diğer sistemlerle mukayese edişlerinden kaynaklanmaktadır.
    İslam sitemini kendi içersinde düşüneceksiniz, misal; islam miras hukukunu günümüz sistemi ile karşılaştırısanız günümüz beşeri sisteminin birçok açıklarını görmezden gelip islamın bir yönüne haksızlık edersiniz.
    İslam bir bütündür, bütün olarak uygulanır ve kabul edilir. Bir tarafı günümüze uymuyor bakışı bu yüzden yanlıştır.

  5. deniz says:

    Mustafa Beyin makalesinden alıntı yaptığı Feldman’ı iyi niyetinden ve isabetli yaklaşımından dolayı tebrik etmek gerekir..
    benim de devamlı vurgulamaya çalıştığım gibi İslam’ı anlamak için geldiği dönemi iyi bilmek lazım..bugünden bakılarak hükümleri anlaşılmaz ve geri bulmak insaflı değil..
    bu aralar Muhammed(as)’ı kutsal kimliğinden,peygamberlik vasfından uzak tutarak anlamaya çalışıyorum..halk arasında yaşayan,temiz,güvenilir bir vatandaş Muhammed olarak bakıyorum..
    sistemdeki yanlışları düzeltmek isteyen,sistemle kavgalı devrimci bazı arkadaşlarımla sohbetimiz sırasında birden aklıma devrimci Muhammed geldi.
    sakin,saygıdeğer bir hayatı,mutlu bir yuvası olan,siyasetle uğraşmayan bir kişi hayatının bir döneminde birden bire müthiş bir devrimci oluyor..
    kan davalarıyla uğraşıyor,tefecilikle mücadele ediyor,ölçüde tartıda adaletsizlik yapmayın diyor,yalan söylemeyin,hırsızlık yapmayın,kız çocuklarını diri diri gömmeyin,onlardan utanmayın,namus cinayetleri işlemeyin,savaş esirlerine iyi davranın,savaşta öldürdüğünüz düşmanın uzuvlarını kesmeyin,çok kadınla evlenmeyin,anne babanıza hürmet edin,kavimcilik yapmayın,arabın aceme üstünlüğü yoktur,falcılık büyücülükten medet ummayın,hastalanınca tedavi olun,putlara tapmayın,elinizle yaptığınız putlar Allah’a götürmez….
    artık uzatmaya blog ortamı müsait değil..sistemdeki çarpıklıklarla A’dan Z’ye savaşmış biri var karşımızda..tuvalet adabından devletler arası ilişkilere kadar toplumuna rehberlik yapmış ve başarılı olmuş birisi…kısa bir sürede kitleleri peşine takmış,canları ve mallarıyla seve seve yanında olmuş insanlar..
    sigara ile mücadele de bile yıllardır ne kadar zorlanıyor devlet..yasaklar sigara içenlerin sayısını azaltmıyor,meraklısını artırıyor..sistemle,yerleşik düzenle mücadele etmek çok zor..tek başına ortaya çıkıp ben bu sistemin yanlışlarıyla savaşacağım diyen kişi ya delidir ya da veli..
    Resulullah’ın başarıları ve insanlığa katkısı ortada..Veli olduğu kesin..
    Muhammed(as) toplumu daha ileri seviyeye ulaştırmaya çalışmış,gelen hükümlerde bu yönde..devrim niteliğinde..amaç ilerlemek,bedevilikten medeniliğe geçmek..çöl kanunlarının olduğu topraklarda devletleşme ve hukukileşme adımları atılıyor..21.yy’da ise ilerlemenin karşısına İslami kurallar çıkıyor..burada çelişki var..medenileşmeyi arzu eden bunun için gerektiğinde kanlı mücadelelere giren bir Muhammed,21.yy’da yaşasaydı getirdiği kurallar nasıl olurdu acaba?..gelişimi destekleyen adımlar atardı mutlaka..kendi çağında önünde model yokken bunu yapan biri bu çağdaki gelişim hareketlerini desteklemez miydi?
    devrimci,reformist Muhammed olarak bakılınca bu soruların cevabı büyük bir EVET olur..ama Peygamber,Allah elçisi Resul Muhammed(as) olunca biraz işler karışıyor..
    Allah’ın koyduğu kanunlar,çağlar değiştikçe değişmez,Allah tüm çağları bilir,kanunlarını her çağı bilerek koymuştur,değişime gerek yoktur,Allah’ın kanununda değişme olmaz inancı var..
    Mustafa Akyol’un belirttiği şekliyle yaşanan kriz sadece,ekonomik,siyasi,coğrafi değil(coğrafiyi açarsa sevinirim) aynı zamanda dinidir.yukarıda belirttiğim inanç Akyol’un belirttiği diğer sebeplerle beraber değişime direnç gösteriyor..
    değişime karşı İslam hukukunun tavrını anlatan 3 tane yazı yazmıştım..ahkamın değişmesi ile ilgili görüşleri özetlemiştim..
    http://suledeniz.blogcu.com/7899761/
    ben eskiden yapılmış tüm çalışmaları saygıyla anmakla beraber günümüz için işe yaramayacağını ve çok eskimiş olduğunu düşünüyorum..İslam hukuku diye stabil bir yapı olamaz..sadece görüşler ve yorumlar var..ve bunlar kendi dönemlerindeki ilmi seviye bazında yapılmış açıklamalar..din adına birşey ifade etmez..Hanefi fıkhı,Şafii fıkhı,Caferi fıkhı vs..tarihsel yorumlardan başka birşey değil..elimizde Kur’an var ve uygulaması olan sünnet var..Resulullahın rasyonel tavrı bize örnek olmalı..akılcı..ileriyi düşünüyor,atılım yaptırıyor,tembellikle savaşıyor,eğitim öncüsü,okuma yazma seferberliğine girişiyor..
    çağımızın ilerlediği nokta ne ise rasyonel olarak onu alıp,ahlaki süzgeçten geçirip almak noktasında hiç tereddüt etmemek lazım..liberalizm,laiklik,bilimsellik..bunlar şu an ilerlemenin gerekleri mi..şüphe etmeden sahiplenmek gerekir..kadınlar eşit haklara mı sahip,daha iyi yerlere mi gelmişler..hiç gocunmak yok..örneğin bir erkeğe karşı iki kadın şahit meselesiyle uğraşılmaması lazım..internet çağındayız..mirasta kadın eşit pay alıyorsa gocunmak yok din adına..
    mirasta adı bile geçmezken Muhammed(as) kadına biraz pay vermiş,atılım yapmış,sen eşit ver..Peygamber incinmez ,korkma..
    İslam adalet,güzel ahlak,can,mal,namus,mülk emniyeti temeli üzerine kurulmuştur
    bunları gerçekleştirmeye bakmak lazım,şekil şemalle uğraşmak hakikati perdeliyor sadece..
    ben böyle düşünüyorum..
    saygılar..

  6. mirc says:

    bu islamı akım yıllarca süre gelen bir olay yeni değil ki

  7. Merhabalar;
    Ben kendimi liberal olarak tanimlamiyorum. Demokrasiyi ise insanligin ulastigi kemalat noktalarindan biri olarak görüyorum. Bize; karsilikli görüslerimizi beyan ve birbirimizden istifade etme imkani veren “güzel” bir beseri sistem.
    Bu sistemin kiymetini bilelim.
    Bu sistem icinde mesru daire icinde kalmak sartiyla kendini muhtelif sekillerde tanimlayan herkese saygim sonsuz. Bu baglamda Mustafa Akyol Bey¬¥in yazilarindaki noktalara birebir katilmasam da bana acik kapi biraktigini ve o kapinin benim tarafimdaki yüzüyle Mustafa Bey¬¥in tarafina bakan yüzünün ayni olmasinin gerekmedigini düsünüyorum.
    Birbirimize kapilari kapatmayalim.
    Saygilar
    P.s: Mustafa Bey; kapi dünkü yazidakine göre oldukca genisti, rahat gectim.

  8. borges says:

    Tesekkur ederiz.[balbazar]
    rica eder, yine bekleriz.

  9. celt says:

    verdiginiz linke gore bu yazi international herald tribune de yayimlanmis..new york times nereden cikti??

  10. havva says:

    malesef Şeriat denilince akla ilk gelen zulüm oluyor.Fakat aslında insanların zulumune son vermek içindir Şeriat.hayatın her alanında insanların dünya ile ilişkisini düzenlemek içindir.1400 yıl evvel uygulanırken dönemin insanlarına huzuru,güveni getirmiştir.şeriatın bu devre ait olmadığını düşünmek aslında tüm dinlere hakarettir.bozulmadan evvel yahudiliktede hristiyanlıktada şeriat mevcuttu.şeriat Allahın kanunlarıdır.Hz peygamber tarafından yani bir beşer tarafından düzenlenmemiştir. artık insanlar malesef dünyaya taptıkları için Allahı ve kanunlarını hiçe sayıp hatta haddi aşarak iftira ediyorlarki burada da yine kendi kendilerine zulüm ediyorlar.teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin modernlik denilen şey tavan yapsada insan insandır.düzene ihtiyacı vardır.İslami kurallarda inanan insanlar için hayatı düzenler.

  11. mustafa fatih yüce says:

    Sanırım “şeriat” kelimesi üzerinde yanlış algıları olmalarından dolayı yabancıları kınamamalıyız.
    Bizde de aynı yanlış algılar, ezberler yok mu?
    Bir kısım bu yanlış algılardan ötürü(veya anlayamadığım-anlamlandıramadığım- bir şekilde dine olan kininden ötürü) ve tabi dünyadaki bazı kötü örneklerinden dolayı(bunlardan dolayı biraz hak verebilirim) şeriata “öcü” gibi bakıyor.
    Bir kısım da yine yanlış algısından dolayı(ve ilk bahsettiğim o bir “kısım”ın dine olan anlamlandırılamayan kinine karşı bir savunma mekanizması olarak) gelenekleri, yanlış uygulamaları şeriatmış gibi anlıyor ve savunuyor.
    Sanırım bu yazı bu o yanlış algıları teşhis ve tedavi için önemli.

  12. mikail says:

    ‘Aksine Türkiye gibi çok renkli toplumlarda hukuk düzeninin mutlaka laik olması gerektiğine, aksi takdirde belirli bir inancın ve hatta mezhebin despotizmiyle yüz yüze kalacağımızı düşünüyorum’
    refah partisinin kapatılmasında aihm in verdiği kararda çok hukuklu bir sistemi savunduğu için bunu parti kapatma gerekçesi olarak görmesi kusura bakmayın arkadaşlar ve mustafa bey yani bu ne perhiz bu ne lahana turşusudur ki sizin savunduğunuz demokrat laik düzenli avrupa bile daha özgürlükçü bir anlayışı saf dışı bırakmayı makul görüyor bunu anlamak mümkündeğil
    kusura bakmayın sizinle aynı görüşü paylaşamıyacağım saygılar.

  13. fatma says:

    sayın akyol kesinlikle katılıyorum size öncelikle şeriatin anlam ını iyi kavramak lazım çünkü şeriat din manasına geldiği gibi dinin muamelerine de verilen addır kısacası şeriat islamı doğru çözümlemeyle anlaşılır ,kanımca insanlar daha doğrusu aydınım diye kendilerine sınıf oluştranlar yanlış yorumluyorlar şeriati farkedilecek bir durum var bu kelime insanları ürkütüyor tıpkı hizbullah gibi oysa kelimenin anlamı Allahın izinde demek KURAN ı KERİM kullanıyor bu kelimeyi .diyorumki bu gibi kelimeleri bi zümreye has kılmayalım yada doğru bi şekilde kullanalım saygımla.

  14. aynur-ankara says:

    benimde bir çok hayalim daha 12 yaşındayım ama
    büyüyünce ilk önceki hayalim iyi doğru müslüman bir insan olmak sonra ev araba herşiey gelir ama
    ilk önce sağlık allaha emanet olun güle güle..

  15. aynur-ankara says:

    benimde bir çok hayalim daha 12 yaşındayım ama
    büyüyünce ilk önceki hayalim iyi doğru müslüman bir insan olmak sonra ev araba herşiey gelir ama
    ilk önce sağlık allaha emanet olun güle güle..

  16. mirc says:

    sayın akyol kesinlikle katılıyorum size öncelikle şeriatin anlam ını iyi kavramak lazım çünkü şeriat din manasına geldiği gibi dinin muamelerine de verilen addır kısacası şeriat islamı doğru çözümlemeyle anlaşılır ,kanımca insanlar daha doğrusu aydınım diye kendilerine sınıf oluştranlar yanlış yorumluyorlar şeriati farkedilecek bir durum var bu kelime insanları ürkütüyor tıpkı hizbullah gibi oysa kelimenin anlamı Allahın izinde demek KURAN ı KERİM kullanıyor bu kelimeyi .diyorumki bu gibi kelimeleri bi zümreye has kılmayalım yada doğru bi şekilde kullanalım saygımla.

  17. muvahhid says:

    bismillahirrahmanirrahim
    elhamdulillah, vessalatu vesselamu ala rasulullah
    es selamu aleykum
    herhangi bir topluma -şartlar ve toplum özellikleri ne olursa olsun- şeriat dışı bir sistem daha uygun demek küfürdür, insanı islam dairesi dışına çıkarır. Allah subhanehu ve te’ala indinde tek din İslam’dır. Hüküm Allah’ındır. Bunun aksini söyleyen Kur’an’a ters düşmüş olur.
    En doğrusunu Allah subhanehu ve teala bilir.
    es selamu aleykum
    velhamdulillahi rabbil alemin

  18. Hüseyin Avdic says:

    http://www.kuranisthaber.blogspot.com
    isimli sitede ŞERİATNAME adi
    altindaki bildiriyi okumanizi
    öneririm.
    Selamlar…
    H.A

  19. Tuncay Çavuşoğlu says:

    “Bunun sebepleri ise dini değil, siyasi, ekonomik ve coğrafi.” (Mustafa Akyol)
    Birkaç gün önce Sayın Akyolun bir yazısı vardı,Amerikanın başarısını teist yapıya,dindarlığa falan yorduğu……Amerikanın başarısı için siyasi,ekonomik ve coğrafi hiçbir değişkenden söz etmeyen Sayın Akyol, ideolojik nedenlerden dolayı tersi durumlarda dinin etkisiz kaldığını hemen kabullenedebiliyor.Demekki başarı durumu konusunda teizm tek başına yeterli olmuyormuş..

  20. hasanrua says:

    İslam’a içtihad olduğu kesin de, bu içtihad kavramı, ayetlerin anlamını tümüyle değiştirmeye salık vermiyor. Makaleyi yazan kişinin değinmeyi es geçtiği bir nokta var.
    Toplumlar geliştikçe yepyeni, daha ileri hukuk modelleri üretirler. Bugün üretilen hukuk modeli İslam’ın 600′lü yıllarda ürettiği hukuk modelinden de bugün onun özüne sadık kalarak yapılabilecek içtihadlarından da çok ileridedir.
    Nitekim, yazıda bahsedilen makale İslam’ı bugünün hukuğuyla mukayese edemiyor. İngilizlerin common law’ına karşılık, ondan ileri olmakla birlikte oldukça geri olan İslam kadın hukuğunu övüyor. Sonra işi içtihadlara getiriyor. Peki sormak gerek, açıkça “kadın erkekten bir adım geridedir” diyen ve mirası üstelik yanlış bir matematik formülüyle eşitsiz biçimde dağıtan Kur’an bugünün eşitlikçi hukuğunu geçebilir mi? Kadınlarınızı yaralamadan, berelemeden dövün diyen Kur’an bugünün tek bir fiskeyi dahi makul bir boşanma nedeni olarak gören modern hukuğu geçebilir mi?
    Dinler, özellikle İslam, yapısı gereği “omurgasız”dır. Aslında her yöne çekilebilirliği; dinin ve ondaki Tanrı inancının farklı kişilerce kendi görüşlerine göre yeni tasavvurlar yapılarak yenilenebilirliği karşımızda tek bir İslam’ın olmasını engelliyor. Bu yüzden tek bir yorum da yapılamıyor.
    Yani, gayet liberal, gayet modern, gayet iyi bir hukuk modeli İslam’a göndermeler yaparak kurulabilir. (Ancak burada İslam ile ilişki “gönderme” seviyesindedir. Tümüyle ayet, hadis, icma ve kıyas’tan liberal ya da humanistik bir hukuğun çıkabilmesi mümkün değil.
    Tevbe süresinin beşinci ayeti bunun bir kanıtıdır. )
    Bir Müslüman, dolayısıyla, İslam’ın en iyi hukuk modeli olduğuna inanmaya hazırdır. Burada muhafazakar ve irrasyonel bir tutum benimseyeceği açıktır. Mesele, hukuk kavramının kendi gerçekliği olmaktan bu durumda çıkar. Peki gerçekte durum böyle midir? Bunu “rasyonel” ve “objektif” olarak düşünmek lazım. Şeriat, bugünün insanına ne verebilir ki?

    • Kime göre ileri?Sen ileri diyorsan öyledir, “common law” filan yazmışsınız ya artık inanmak vacip oldu size.1.7 milyon kayıtlı fahişe olan ingilterede mi kadın hukuku ileri?bir de bu sopa recm edebiyatları, sanki her hafta bir çekiliş yapılıyor da, kim çıkarsa 100 sopa vuruluyormuş gibi saçma eleştiriler var.Kimse ölüm cezasını haksızlığını isbatlayamaz, sopa cezasını da ve evet, kadın erkekten toplumda 1 adım geridedir.toplumdaki mücadeleyi erkek vermek ZORUNDADIR bu ona allah tarafından YÜKLENMİŞTİR.Mesela çalışmak gibi insanın “zorunda olursa” pek de istemeyeceği birşey, modern sihirbazlar tarafından evriliyor çevriliyor ve normalde istenmeyene(insanın doğası tembel), kadıncağızları bir anda çlışmak bir yükümlülük değil de bir hakmış gibi yutturuyorlar.afiyet olsun.sonuç, işgücü arzı 2 katına çıktı, emeğin değeri yarıya indi.anne işte, çocukcağızın annesi var mı yok mu belli değil.çocuk ne idüğü belirsiz, çocuğa ne öğrettiği belirsiz bakıcı ya da kreşçilerle annesinden daha fazla görüşüyor.çocuk annesinin karnında, süt annesinde ve çocuk toplumun geleceği, kanı.çocuk yetiştirmek küçümseniyor ne oldum delisi aptal plaza kadınları tarafından.halbuki çocuk yetiştirmek dünyanın en önemli meselesi ve bu anneni n görevi.biyolojik olarak bu gerçeğin mesajı da verilmiş rabbim tarafından.islamda savaşıp şehit olmak erkeğin görevi, evi geçindirmek erkeğin görevi.çoğu yükümlülük erkeğin görevi.şimdi sen bu sığ ve genel geçer pop görüşlerinle islamın aslında kadını kayırdığı gerçeğini erkeğe ayrımcılık yapıyor diye saptırırsan kalbini kırarım.bildiğimiz mavalları okuma boşuna bu edebiyatlar çok yapıldı.

  21. Anonymous says:

    bu araştırmayla yapılmak istenen nedir acaba ?
    “şeriat kuralları yumuşatılsın”ın hukuki,bilimsel, kibar,övgü dolu yaklaşımı mı ?
    ama bilinen bir gerçek var ki; “Kur’an’nın kuralları belli bir çağa ve topluma ait değildir ! o tüm müslümanların (teslim olanların ) baştan kabul ettiği ilahi kurallardır…
    selam ve dua ile..

  22. “İslam hukuku, ‘içtihat’ geleneğinin sönmesi ise durağanlaşmış ve çağın standartlarının çok gerisine düşmüş durumda.”
    Biz de teşekkür ederiz :)

  23. İsmail Karataş says:

    Mustafa bey taliban’ın korkunç uygulamaları demişsiniz.ölüm cezası mı?cezanın uygulanış biçimi mi?uşağı olduğun abdnin kaç eyaletinde ölüm cezası var?elektrikli sandalye mi daha uygun?aa evet artık enjeksiyonla öldürüyorlar değil mi?bu çelişkiyi açıklar mısınız?ictihat kapısı kapandığı için şeriat bu durumdaymış.açılsın ictihat kapıları ama, efendinin satılmış müctehitleri değil, gerçek islam alimleri ictihat yapacak.ictihatla mardinde sözde cihadı iptal ettiniz.1 gram aklı olan bilir ki, bu batının işine gelmeyen bir islam ilkesini, köpeklikle görevli alimler(!) iptal etti kendilerince.git söyle amerikan abilerine, biz bu basit köylü kurnazlıklarını yemeyiz.bir de yazının birinde, islamın devlet kurma gibi bir amacı yok, kendimize bir sistem seçelim, bu da liberalizm olsun demiştin.yok “whitepath” yok, 2 kere 2′ye 5 desen de 4 olduğu gerçeği değişmez.islam devlet kurmayı hedefler, ve tüm dünyayı senin efendin gibi aşağılık yönetimleri yere serip, tevhid inancının tüm insanlığa sağlıklı bir şekilde ulaşmasını amaçlar.”korkunç uygulamacı başı” mola ömer ekim 2001′de amerikayı yere sereceklerini söylemişti, o zaman inanmadım ama, efendin kuyruğu bacak arasına alıp afganistandan kaçmak üzere.bu “korkunç birşey” değilmi “whitepath” ?

  24. İsmail Karataş says:

    Ne oldu liberal, hani farklı düşüncelere saygın vardı?niye yayınlamıyorsun bunları?
    Mustafa bey talibanın korkunç uygulamaları demişsiniz.ölüm cezası mı?cezanın uygulanış biçimi mi?uşağı olduğun abdnin kaç eyaletinde ölüm cezası var?elektrikli sandalye mi daha uygun?aa evet artık enjeksiyonla öldürüyorlar değil mi?bu çelişkiyi açıklar mısınız?ictihat kapısı kapandığı için şeriat bu durumdaymış.açılsın ictihat kapıları ama, abdnin satılmış müctehitleri değil, gerçek islam alimleri ictihat yapacak.ictihatla mardinde sözde cihadı iptal ettiler.1 gram aklı olan bilir ki, bu batının işine gelmeyen bir islam ilkesini, sözde alimler iptal etti kendilerince. biz bu basit köylü kurnazlıklarını yemeyiz.bir de yazınızın birinde, islamın devlet kurma gibi bir amacı yok, kendimize bir sistem seçelim, bu da liberalizm olsun demiştiniz.hayır, 2 kere 2′ye 5 deseniz de 4 olduğu gerçeği değişmez.islam devlet kurmayı hedefler, ve tüm dünyayı abd gibi aşağılık yönetimleri yere serip, tevhid inancının tüm insanlığa sağlıklı bir şekilde ulaşmasını amaçlar.”korkunç uygulamacı başı” mola ömer ekim 2001′de amerikayı yere sereceklerini söylemişti, o zaman inanmadım ama, abd şimdi kuyruğu bacak arasına alıp afganistandan kaçmak üzere.bu “korkunç birşey” değil mi?

  25. Anonymous says:

    Hani farklı düşüncelere saygınız vardı, liberal değil misiniz siz?niye yayınlamıyorsun bunları?
    Mustafa bey talibanın korkunç uygulamaları demişsiniz.ölüm cezası mı?cezanın uygulanış biçimi mi?uşağı olduğun abdnin kaç eyaletinde ölüm cezası var?elektrikli sandalye mi daha uygun?aa evet artık enjeksiyonla öldürüyorlar değil mi?bu çelişkiyi açıklar mısınız?ictihat kapısı kapandığı için şeriat bu durumdaymış.açılsın ictihat kapıları ama, abdnin satılmış müctehitleri değil, gerçek islam alimleri ictihat yapacak.ictihatla mardinde sözde cihadı iptal ettiler.1 gram aklı olan bilir ki, bu batının işine gelmeyen bir islam ilkesini, sözde alimler iptal etti kendilerince. biz bu basit köylü kurnazlıklarını yemeyiz.bir de yazınızın birinde, islamın devlet kurma gibi bir amacı yok, kendimize bir sistem seçelim, bu da liberalizm olsun demiştiniz.hayır, 2 kere 2′ye 5 deseniz de 4 olduğu gerçeği değişmez.islam devlet kurmayı hedefler, ve tüm dünyayı abd gibi aşağılık yönetimleri yere serip, tevhid inancının tüm insanlığa sağlıklı bir şekilde ulaşmasını amaçlar.”korkunç uygulamacı başı” mola ömer ekim 2001′de amerikayı yere sereceklerini söylemişti, o zaman inanmadım ama, abd şimdi kuyruğu bacak arasına alıp afganistandan kaçmak üzere.bu “korkunç birşey” değil mi?

  26. Teoriden pratiğe gelin, düşüncelerinizi mantıksal sonuçlarına kadar devam ettirin.Ağzınızda bir laf “Kuran çağa uydurulmalı, ictihad kapısı kapalı standartların gerisinde”.Bunlar aslında orjinel ve haklı gibi görünen içi boş laflar.Örnek verin örnek, mesela fıkıhta ne standardın gerisinde.Bir de ne standardı yani?Mesela sopa cezası mı?Bu standart dediğiniz şey bu sopa özelinde neye karşılık geliyor?Standart bizi döver mş acaba sopa cezası var diye.Standart edebiyatı yapılacağına biraz bu “ben okudum amarikanvari üniversitelerde sosyolocik araştırmalar yapıyom” komik zihniyetiyle sanki standardı belirleyenlerin kavram ve değerlerinin ekolünü sorgulamaz, baştan doğruluğunu kabul etmiş bir dogmacısınız.Fıkhı sorgulamışsınız, bir de standardı sorgulayın olur mu?Tekrarlıyorum, teoriden pratiğe geçin de görelim düşüncelerinizin ne kadar mantıklı olduğunu.

  27. Cemal says:

    “Bunları yazmaktaki amacım ise Türkiye’ye “şeriat düzeni” önermek filan değil.”

    Sevgili Mustafa bey,

    bunu yazmasaniz sasardim zaten.

    Ömür boyu avrupada yasiyorum. kurumsal islami cemaatler yillardir hep kanaatimce onursuz sekilde hep “batinin kurallarina ve batinin” otoritesine boyun egmistir, hep “yalakalik” yapmistir…”aman bize dokumansinlar” diye..onlarin demokrassisini dahi teyid/tasvip etmislerdir..

    Konu cok cetrefli…biliyorum..AMA:

    Yahu bu dinin hic mi kendine özgü bir toplumsal, siyasi vb konularda söyleyecegi/önerecegi yok? nicin hemen LAIK vs. referanslara basvuruyoruz?
    “Aksine Türkiye gibi çok renkli toplumlarda hukuk düzeninin mutlaka laik olması gerektiğine, aksi takdirde belirli bir inancın ve hatta mezhebin despotizmiyle yüz yüze kalacağımızı düşünüyorum.” [M.A.]

    Yüz yillarce batinin laik, liberal, vs vs serüvenine bakarsak cok mu gayri-despotik zamanlar gördük…?

    Bilhassa bu hususlarda hic mi FRAUDELler,WALLERSTEINler vb. den bihaberiz örnegin..

    Ezcümle: Islamin kendine öz elbette tarihe insana dogaya vs. söyleyecegi var!! Bunu sadece onurlu; izzeti Allah’ta arayarak yola cikabilersek görecegiz – insallah..

    Ne dersiniz?

    • Grand Sen~or says:

      Azizim Adeimantus,

      bunu gorebilmeniz icin bir Protokol hazirladik, burada sabah-aksam demeden sekularo-fascistleri elestiriyoruz sizden bir yanki gelmiyor, ne hikmettir?!

      Su gibi
      “Aksine Türkiye gibi çok renkli toplumlarda hukuk düzeninin mutlaka laik olması gerektiğine, aksi takdirde belirli bir inancın ve hatta mezhebin despotizmiyle yüz yüze kalacağımızı düşünüyorum.” [M.A.]
      safsatalari aciga cikarmak icin son bir yildir burada yuzlerce saat harcadim, bunlarin dayandigi teorileri aciga cikardim, hic kimseden dogru durust bir yanki goremedim, sanki ben burada korlere, sagirlara hitap ediyorum;->>
      Ama sirf burada degil diger dis kaynakli sitelerde de ayni sagirlik ve korlukle karsilastigim icin artik isi pi$kinlige veriyorum;->>

      Saygilarimla,
      Grand Sen~or.

  28. fatma says:

    ben şuna inanıyorum şeriat din manasına geldiği gibi dinin muamelelerine de denir .din şeriattir .bu kelimenin tıpkı hizbullah gibi islamiyete çizilen kara bir çizgidir diyorum .şeriat dini uygulamaların yazılı kurallarıdır ve islamda ceza çıtasının bu kadar yüksek olması insanı korumak içindir .yapılan suçta verilen ceza ne kadar ağır olursa okadar az işlenir hatta yok olur .tabi günümüz islamı anayasa olan kuranı kerimi anlamak ve yaşamaktan uzak olduğu için bu kadar sert bakıyor bu ve benzeri kelimelere .saygmla sayın akyol .

    • Uğur Mustafa says:

      Fatma Hanım, aslına bakarsanız, İslam’ın cismanî cezalarını -ki uygulanmaları çok zaman ertelenirdi- aşırılıkla suçlayanların durumu tam da kendisi cam evde yaşarken başkalarına taş atanların durumu gibidir. Modern hapishane (zindan) cezaları tam bir kara zulümdür, insanlık dışıdır ve de suçluyu ıslah etmez daha da isyankâr eder. Suçlu da olsalar insanların özgürlüklerini kölelik uygulamasından çok daha elem verici bir şekilde gasp eder, hem de yıllarca! Hz. Peygamber (s.a.v.) ve dört halifesi insanları anca kısa süreler için hapsederlerdi, haftalarca, aylarca, senelerce hapsetmezlerdi asla. Ama insanların ekserisi tefekkür etmez (derinliğine düşünmez), dolayısıyla bu basit ve çarpıcı gerçeği bir türlü anlayamaz.

  29. fatma says:

    ewet haklısınız uğur mustafa bey islamda uzun süreli hapis yok .’kısasda hayat wardır ey akıl sahipleri’bu AYET İ KERİME anlatıyor ceza uygulamasının ne demek istediğini .biri suç işler ve cealandırılır bunu gören bir diğeride vaz geçer .we insan böylece korunur hayatı .saygımla

Yorum Yaz