Islam Without Extremes - by Mustafa Akyol
 

İslam, Liberalizm, Sosyalizm

...now browsing by category

 

Islam Without Extremes — Online Satış

Wednesday, October 26th, 2011

ABD’de yayınlanan Islam Without Extremes: A Muslim Case For Liberty isimli kitabımı Ankara’daki Liberte Yayınları’dan sipariş edebilirsiniz.

Kitap bugüne dek The Wall Street Journal, The Economist, National Review gibi yayınlarda yorumladı veya hakkında benimle söyleşiler yapıldı. The Wall Street Journal şu yorumu getirdi:

“Türkiye’de ve İslam dünyasının genelinde liberal demokrasi imkanları üzerine son derece orjinal bir yorum.”

Kitaba dair Türkçe bir eleştiriyi ise burada okuyabilirsiniz.

Kitabın ismini “Özgürlüğün İslami Yolu” olarak planladığım Türkçe baskısı ise önümüzdeki aylarda Doğan Yayınları tarafından yayınlanacak.

İkiz Kuleler’i Kim İndirmişti?

Monday, September 12th, 2011

Bundan on yıl önce New York’un İkiz Kuleleri’ne dalan iki yolcu uçağı, üç bine yakın sivili öldürmekle kalmamış, “İslam endişesi”ni de Batı’nın gündeminin tepesine oturtmuştu. Bu “siyasi milat,” o günden bu yana epey belirleyici oldu. Başta Amerika olmak üzere Batı, İslam ile adeta “kafayı bozma” noktasına gelirken, biz Müslümanlar da Batı’nın niyet ve hedefleri konusunda haklı endişeler duyduk.

Ancak bu haklı endişeler yanında bence abartılı olan komplo teorileri de geliştirdik. Bunların hemen hepsi, muhtemel bir “medeniyetler çatışması”nın Batı tarafından en baştan beri istendiği, ince ince planlandığı ve “taşeronlar” vasıtasıyla hayata geçirildiği varsayımına oturuyordu. Batı’yı adeta Kadir-i Mutlak, Müslümanları da her daim pasif ve kurban gibi gören bir varsayıma….

Yazının tamamı »

Müslümanın İdeolojisi Olur mu?

Wednesday, August 17th, 2011

Yeni Şafak’ın değerli yazarı Özlem Albayrak ile, onun “Liberal Müslüman olur mu?” başlıklı bir yazısı üzerine verimli bir polemiğe girmiştik. Özlem hanım, bu konuda yazdığı ikinci yazısındaki bir ifadeyle bu tartışmayı daha da verimli kıldı. En azından, “evet, meselenin püf noktası tam da bu” dedirtti bana.

Çünkü, Özlem hanım, açık açık, “İslam ve liberalizmin özde, birinin akıl, diğerinin vahiy kaynaklı olması dolayısıyla uzlaşamayacağını” yazdı!

Yazının Devamı »

Dindarlık, Hoşgörü ve Tahammül

Monday, August 15th, 2011

[15 Ağustos 2011 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Hayrettin Karaman hocanın geçen hafta Yeni Şafak’ta yayınlanan “Tahammül mü, hoş görmek mi?” başlıklı yazısı epey tartışıldı, epey tepki aldı. Benimse yazıda hem katıldığım, hem katılmadığım kısımlar var.

Yazının Devamı »

Ve Şeriat Bireyi Korudu

Wednesday, August 10th, 2011

[10 Ağustos 2011 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Bazı okurlar, İslam’ın, kabileci cahiliye toplumundan sorumlu bireyi çekip çıkardığını savunan bir önceki yazıma “İyi ama İslam’da cemaat de var” diye itiraz etti. Tabii ki var. Hem evrensel bir cemaat olarak “ümmet” var, hem de belirli ekoller çevresinde oluşan tarikat ve cemaatler.

Yazının Devamı »

Ve İslam Bireyi Yarattı…

Monday, August 8th, 2011

[8 Ağustos 2011 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

İslamiyet’ten önceki “cahiliye” Araplarının temel özelliğinin putperestlik olduğu, hemen her Müslüman tarafından bilinir. Ancak aynı Arapların bir özelliği daha vardır ki, putperestlik kadar önemli olmasına rağmen, daha az dikkat çeker: Kabilecilik.

Yazının Devamı »

Liberal Müslüman Olmaz mı?

Wednesday, August 3rd, 2011

[3 Ağustos 2011 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Yeni Şafak gazetesinin ilgiyle okuduğum yazarlarından Özlem Albayrak, geçen hafta “Liberal Müslüman olur mu?” başlıklı bir yazı yazdı. Bu sorunun muhafazakar camiada bir süredir tartışıldığını belirten Özlem hanım, kendi cevabını da kestirmeden verdi: “Liberal Müslüman” olamazdı, en azından olmamalıydı, çünkü liberalizme göre “her birey kendi menfaati peşinde koşar”dı. Oysa İslam “bireye sorumluluklar-sınırlar-görevler ihdas etmiş” idi.

Yazının Devamı »

‘Allah’tan Başka Galip Yoktur’

Wednesday, July 6th, 2011

[6 Haziran 2011 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Başbakan Erdoğan’ın seçimden sonraki ilk parti grup toplantısında yaptığı konuşma, kayda değerdi. Yeni seçilmiş AK Parti vekillerini “kibir”e karşı uyaran Erdoğan, ardından şu ilginç hatırlatmayı yaptı:

“Tarihin en büyük medeniyetlerinden Endülüs devletinin Granada’da inşa ettiği El Hamra Sarayı’nın duvarlarında sultanların kibrini ve azametini engellemek için ‘Ve la galibe illallah’ yani, ‘Allah’tan başka zafer sahibi yoktur’ yazar.”

Yazının Devamı »

Sorunumuz Muhafazakârlık Değil

Saturday, June 11th, 2011

[8 Haziran 2011 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Bizim gazetenin köşelerinde enteresan bir tartışma başladı. Önce, Mehmet Altan ve Eser Karakaş hocalar, İngiliz The Economist dergisinin AK Parti eleştirilerine kısmen hak vererek hükümetin “muhafazakârlık-demokrasi dengesi”ni iyi tutturması gerektiğini savundular. Bunun üzerine İbrahim Kiras, muhafazakârlığın “demokrasiye ayak bağı” gibi görülmesine karşı çıktı. “Muhafazakârsan muhafazakârlığını bil, otur oturduğun yerde” demeye getiren “liberal” yaklaşımı eleştirdi.

Yazının Devamı »

‘Abdestli Sosyalizm’ Ve Problemleri

Wednesday, May 11th, 2011

[9 Mayıs 2011 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Son yıllarda siyasi literatürümüze yeni bir kavram girdi: “abdestli kapitalizm”. Bunu, yanılmıyorsam, ilahiyatçı İhsan Eliaçık üretti ki, kendisi görüşlerine saygı duyup niyetine itimat ettiğim değerli bir fikir adamıdır. Dahası, onun ve diğer sol eğilimli dindarların “muhafazakar burjuvazi”ye  yönelttiği bazı ahlaki eleştirileri de önemli buluyorum.

Yazının Devamı »

Batı Olsaydınız Libya’da Ne Yapardınız?

Wednesday, March 23rd, 2011

[23 Mart 2011 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Katar merkezli El Şark gazetesinde üç hafta kadar önce yayınlanan Muhammed Nurettin imzalı bir yazıda “Batı’nın sahte değer sistemi” kınanıyor ve şöyle deniyordu:

“Batı, Muammer Kaddafi’nin savunmasız halka karşı uyguladığı katliama seyirci kaldı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi zayıf bir açıklama yapmakla, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ise Libya’da olup bitenlerin kabul edilemez olduğunu söylemekle yetindi.

Uluslararası toplum… Libya’ya herhangi bir yaptırım veya uçuş yasağı uygulamadı. Bu husus, katliamını sürdürmesi için Kaddafi’ye bir mesaj niteliğindeydi.” (“Tutumlarla Çıkarlar Arasındaki Mesafe”, BYEGM, 28 Şubat 2011)

Yazının Devamı »

Şam’ın Sokaklarında, Bediüzzaman’ın İzinde

Monday, March 21st, 2011

Şamdaki Emevi Camii

[21 Mart 2011 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

ŞAM – Bundan tam yüzyıl yıl önce, 35 yaşındaki gencecik bir alim yürümüştü az önce gezindiğim kalabalık sokaklarda. Hocalarının “Bediüzzaman,” yani “zamanın harikası” diye andığı, Bitlis’in Nurs köyünde doğma Molla Said idi bu. Şam ulemasından aldığı ısrarlı davet üzerine kalkıp gelmişti yaşlı şehre. İslam’ın en eski mescidlerinden Emevi Camii’ndeki binlerce kişilik cemaate verdiği “ hutbe” ise o kadar yankı uyandırdı ki, bir hafta içinde iki kere tab’edildi.

Çünkü Molla Said, ilk çağlardaki dinamizmini çoktan yitirmiş olan Müslüman zihne yeni şeyler söyledi. Hem yeni hem de ümit verici şeyler…

Yazının Devamı »

Kapitalizmin Merkezinden Notlar

Wednesday, March 16th, 2011

[16 Mart 2011 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

ALABAMA – Türkiye’nin iç tartışmaları zirve yapmış ve “Yeni Türkiye’nin Gazetesi” görkemli bir şekilde yeniden doğmuşken, ben bir fırsat bulup Amerika’nın bu koyu muhafazakar eyaletinin Auburn adlı üniversite şehrine geldim.

Şehir dediğim aslında kasabanın hallicesi. Büyük bir kampüsün dışında sadece bir kaç ana cadde, çok sayıda kilise ve kocaman arabalar göze çarpıyor. Bir de bol sayıda hamburger ve bilumum “sağlıksız yemek” restoranı…

Yazının Devamı »

‘Demokratik Milliyetçilik’ Nasıl Olabilir?

Wednesday, January 26th, 2011

[26 Ocak 2011 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Pazartesi yayınlanan “Sol ‘liberaller’in milliyetçilik fobisi” başlıklı yazım, olumlu-olumsuz epey yankı uyandırdı. Oral Çalışlar, sağolsun, Radikal’deki köşesinde konuyu özenlice ele aldı: Liberallerin milliyetçilerle de diyalog araması yönündeki önerimin “düşünmeye değer olmakla birlikte tartışmaya açık noktalar içer[diği]”ni belirtti.

Bazı Kürt okurlar da, en temel haklarını dahi reddeden MHP’den nasıl demokratik bir potansiyel beklediğimi sordu.

Yazının Devamı »

Muhafazakârlar Yasaklardan Medet Umarsa…

Wednesday, January 12th, 2011
[12 Ocak 2011 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Ekranlardaki tüm diziler gibi şu tartışmalı “Muhteşem Yüzyıl”ı da izlemedim. Ama okuduklarımdan anladığım, “harem” realitesini biraz banalleştiren, tarihsel açıdan da bazı somut hatalar içeren bir dizi olduğu. İlk bölümünden tamamı için hüküm vermemek gerekse de.

Peki ama bu sebeplerden ötürü diziden hoşlanmayan, çünkü benim de büyük saygı duyduğum “Osmanlı mirası”na büyük değer veren muhafazakârlar ne yapmalı?

Yazının Devamı »

Özgürlük Olmadan Dindarlık Olmaz

Wednesday, January 5th, 2011

[5 Ocak 2011 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Dinin toplumsal hayattaki rolünü giderek daha fazla tartışıyoruz. Bazılarımız bu durumu “başımıza bunlar da mı gelecekti, nerede o eski güzel laik günler” diye hayıflanarak karşılasa da, aslında sağlıklı bir durum bu. Sağlıksız olan, önceki durumdu. Yani, dinin, ortada gözükmemesi ve lafı açılmaması gereken sakıncalı bir konu zannedildiği devirlerin vaziyetiydi.

Yazının Devamı »

Solun Kerameti Kendinden Menkul Erdemleri

Wednesday, December 22nd, 2010

[22 Aralık 2010 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Türkiye’deki milliyetçi kesime eskiden beridir getirilen bir eleştiri, kerameti kendinden menkul bir “vatanı sevme tekeli” kurmasıdır. Bir başka deyişle, söz konusu milliyetçiler, “Türkiye’yi sevmek” gibi, aslında hemen her Türkiyeli’nin paylaştığı bir değeri sadece kendilerine has kılmakta, yani “istismar” etmektedirler.

Gelgelelim, milliyetçilere bu eleştiriyi yöneltenlerin başında gelen solcular, “acaba bizim de böyle kerameti kendinden menkul erdemlilik iddialarımız var mı” diye pek sormazlar kendilerine. Sormazlar, çünkü çoktan içselleştirmiş, bir “realite” sanır haline gelmişlerdir erdemlilik iddialarını.

Yazının Devamı »

Muhafazakârların Küreselleşmesi

Monday, November 15th, 2010

[15 Kasım 2010 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

28 Şubatçı generaller, “gerekirse bin yıl sürecek” bir rejim kurduklarına inanıyorlardı. Ama, kader bu ya, tepetaklak olmaları bir on yıl bile sürmedi.

Bununla birlikte, 28 Şubat rejimi tümüyle etkisiz de kalmadı. Muhafazakar kesimi istediği gibi ezemedi; ama o kesim içinde güçlü bir “değişim” dinamiğini de tetikledi.

Bu dinamiğin bazı ilginç sonuçlarını ise geçen hafta Viyana’da gördüm ki, size ondan söz etmek istiyorum.

Yazının Devamı »

Bir Zihin Durdurucu Olarak ‘Ilımlı İslam’ (II)

Wednesday, November 10th, 2010

[10 Kasım 2010 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

İslam hukuku alanında büyük bir otorite olan Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Yeni Şafak’taki köşesinde önemli konulara değiniyor. Son iki yazısında “recm”, yani “taşlayarak idam” meselesine el attı. Kuran’ı Kerim’de bulunmayan, ancak hadisler aracılığıyla İslam hukukunun bir parçası haline gelmiş olan bu ağır cezanın aslında “sabit” olmadığını, yani terk edilebileceğini savundu.

Yazının Devamı »

‘Tek Doğru’dan Çoğulculuğa Giden Yol

Monday, August 16th, 2010

[16 Ağustos 2010 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Çağdaş liberal düşüncenin Türkiye’deki en yetkin iki temsilcisinden biri olan Mustafa Erdoğan hoca (ki diğeri Atilla Yayla hocadır), geçen haftaki “Çoğulculuk, Akılcılık ve Hoşgörü” başlıklı Açık Görüş makalesinde benim bir yazımı eleştirdi. Hem zarif ve mültefit üslubu hem de işaret ettiği önemli gerçekler için kendisine müteşekkirim.

Yazının Devamı »

Robin Hood, Liberalizm ve Şeriat

Thursday, July 1st, 2010

[30 Haziran 2010 tarihli Star gazesinde yayınlandı]

Geçtiğimiz haftalarda İngilizlerin mitolojik halk kahramanı Robin Hood’un filmi oynadı sinemalarda. Buna dair bu yazıyı da, gecikerek de olsa, yazmak istedim. Çünkü filmde yapılan bazı siyasi göndermeler hayli ilginçti.

Önce hikayeyi hatırlatayım: Ana tema, 12. yüzyıl sonunda İngiltere tahtına oturan Kral George ile adanın kuzeyindeki derebeyleri arasındaki mücadele. George, hırslı ve zalim bir adam. Tüm ülkeyi yüksek vergilere bağlıyor, karşı çıkan bölgeleri de yakıp yıkıyor.

Yazının Devamı »

Madenciler, Kadercilik Ve Kapitalizm

Wednesday, May 26th, 2010

[26 Mayıs 2010 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Geçen hafta Zonguldak’ta yaşanan trajik maden kazası hakkında mecburen biraz gecikerek yazabiliyorum.

Öncelikle de, yerin beş yüz küsur metre altında feci şekilde can veren otuz işçimizin hepsine Allah’tan rahmet, acılı ailelerine sabır diliyorum. Bu insani açıdan, uzaktan uzağa üzülmekten ve belki de bir “Fatiha” okumaktan başka bir şey gelmiyor ne yazık ki elimizden.

Yazının Devamı »

Okunası Yazılar: Terakkinin ‘Nasıl’ı, ‘Niçin’i

Wednesday, May 19th, 2010

Prof. İskender Öksüz, Star’ın Açık Görüş ekinde çok önemli bulduğum makaleler yazıyor, bir süredir. Bilhassa Terakkinin ‘Nasıl’ı, ‘Niçin’i başlıklı geçen haftaki yazısını şiddetle tavsiye ediyorum. Şu kısmı, biraz özet niteliğinde:

Batı’yı Batı yapan ne makine, ne gemi, ne de matbaadır. Makineyi, gemiyi, matbaayı ihtiyaç haline getiren toplum yapısıdır, siyasî yapıdır. Bunları yapanlara, kullananlara ve bütün topluma refah ve itibar sunan toplum yapısıdır. Bilim, eğitim, teknoloji kurumları bu toplum yapısının ihtiyacı, talebi, zorlaması ve çekmesiyle kurulmuştur. Bazı akıllı liderlerin ittirmesiyle değil.

Yazının Devamı »

İslam ve Özgürlük: Var Mı Bir Sorun?

Monday, May 10th, 2010

[10 Mayıs 2010 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Önceki hafta, AK Parti gençlik kollarının düzenlediği “İslam ve özgürlük” konulu bir sohbetteydim. Ondan bir süre önce Liberal Düşünce

Topluluğu’nun bir toplantısında aynı mevzu ele almıştı. Mesele, köşe yazısı ve makaleler yoluyla basında da gündeme geliyor.

Böyle olması da iyi. Ancak bence bu konudaki tartışmalar bir dizi kafa karışıklığı içinde yürüyor ki, bir kaçını ele alayım.

Yazının Devamı »

Niçin Solcu Değilim

Monday, May 3rd, 2010

[3 Mayıs 2010 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

1 Mayıs, 32 yıllık bir aradan sonra nihayet Taksim’de kutlandı. Böylece bir siyasi tabu daha yıkılmış, bir yasak daha kalkmış oldu. Ben de “özgürlük” perspektifinden sevindim bu işe. Ama kızıl bayrakların gölgesinde atılan arkaik sloganları ve çıkarılan küçük arbedeleri izlerken de, hiç “solcu” olmadığıma şükrettim.

Yazının Devamı »