June 17, 2009
İktidar ‘AK’, Patrikhane ‘Ekümenik’tir
[17 Hazian 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
Geçtiğimiz haftaların tartışma konularından biri iktidar partisinin ismiydi. Başbakan bu adın “Ak Parti” olduğunu, bunun yerine “AKP” diyenlerin “edepsizlik” ettiklerini ilan ederken, muhalefetten “hayır, biz size A-ke-pe diyeceğiz” tepkisi geldi. Bu, bir yandan incir çekirdeğini doldurmayan, ama öte yandan da bizdeki yaygın bir zihniyet sorununa işaret eden ilginç bir tartışma.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 2:18 AM | Yorumlar (16)
November 26, 2008
Türk Medyasından Utanmak
[26 Kasım 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
Geçenlerde bir konferans için Washington’daki Georgetown üniversitesindeydim. Bir ara kampüsün orta yerindeki kafeteryada duran bilgisayarlara gidip biraz internete bakayım dedim. Türkiye’nin çok satan bir gazetesinin internet sitesini açtım, başlıklara göz atmaya başladım. Ancak arkamdan geçen üniversite öğrencilerini görünce tedirgin oldum ve sayfayı kapattım. Çünkü ekranda en az yarım düzine çıplak kadın fotoğrafı vardı ve karşımdaki yayın bir “gazete”den çok bir “erotik site”ye benziyordu. Beni görenler, “adama bak, el âlemin içinde hangi sitelerde geziyor” diye düşünebilirdi.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 8:29 AM | Yorumlar (25)
October 20, 2008
Herkesin ‘Yeri’ Kendince Doğrudur
[20 Ekim 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
PKK’nın Aktütün saldırısından sonra gelişen polemik, Türkiye’nin bazı köklü zihniyet sorunlarını gözlemlemek için iyi bir örnek.
Her şey, malum, Taraf gazetesinin “saldırı önceden biliniyordu, Genel Kurmay önlem almadı” demeye getiren manşetleriyle başladı. Bunun üzerine Genel Kurmay Başkanı çok sert bir açıklama yapıp herkesi “doğru yerde durmaya” çağırdı. Dahası Genel Kurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesi Aktütün’le ilgili yayınları yasakladı. Yani bu konuda söz söyleme hakkı sadece orduya verilmiş oldu. Öte yandan Başbakan da Genel Kurmay’a destek çıktı, hatta “siz kimin medyasınız” diyerek Taraf’a çıkıştı.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 9:54 AM | Yorumlar (6)
August 6, 2008
İslam Yüzünden mi Geri Kaldık?
[6 Ağustos 2088 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
“Türban” yasağından imam-hatip alerjisine, 28 Şubat sürecinden “kapatma davası”na kadar Türkiye’deki otoriter laiklik örneklerinin hepsinin temelinde dinle ve özellikle İslam’la ilgili bir önkabul yatar. Bu önkabulün sahipleri, İslamiyet’in toplumsal hayatı etkilemesi durumunda mutlaka “gericilik” üreteceğine ve bizi “karanlığa” götüreceğine inanmıştır. Bu yüzden de laikliği, Batı’da olduğu gibi sadece devleti değil, aynı zamanda toplumu ve hatta bireyleri de tanımlayan totaliter bir ilke olarak tarif ederler.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 8:49 AM | Yorumlar (52)
July 23, 2008
'AKP'nin Hiç mi Günahı Yok?'
[23 Temmuz 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
Milliyet'in dış haberler editörü Kadri Gürsel, geçtiğimiz pazar günkü "Cici AKP!" başlıklı yazısında beni eleştirdi. Daha doğrusu benim bir hafta önceki Newsweek dergisinde yayınlanan "Türkiye'ye Karşı Komplo" başlıklı yazımı yerdi. O yazıda söylediklerim, Sayın Gürsel'e göre, "bağımsız entelektüel olmadığımı" gösteriyordu. Çünkü "Türkiye’deki vesayet demokrasisini eleştirirken, AKP’nin de kıyasıya eleştirilmesi" kıstasına uymamıştım. Ergekon'u ve kapatma davasını kınarken, hükümetin hatalarını sıralamamıştım. Bunu yadırgayan Sayın Gürsel, "ilahi Mustafa Akyol, AKP’nin hiç mi günahı yok?" diye çıkışıyordu.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 9:48 AM | Yorumlar (20)
June 18, 2008
Ağlama Duvarı’ndaki General
[18 Haziran 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
Türkiye’de ordunun siyasete müdahalesine karşı çıkmak, bu yönde girişimlerde bulunan subayları eleştirmek, kuşkusuz doğru ve çok da gerekli bir iş. Ama orduya “çamur atmak” ve dahası bunu “Yahudi düşmanlığı” kokan komplo teorileriyle yapmak ise, hem haksız hem de yersiz.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 4:19 PM | Yorumlar (14)
June 16, 2008
Atatürk’ü Nasıl Sevsinler ki?
[16 Haziran 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
Gazeteci Fatih Altaylı’nın sunduğu televizyon programına katılıp da “Atatürk’ü sevmediğini” söyleyen başörtülü öğrenci, bir anda medyanın boy hedefi oldu. “Büyük” bir gazete, internet sitesinde “İşte alçaklığın geldiği son nokta” gibi düpedüz hakaret içeren bir spot bile kullandı. Bu genç hanım “Atatürk’ü sevmemek suçu”ndan yargılanıp hüküm giyer mi, bilmiyorum. (Burası Türkiye; olur, olur.) Fakat kendisine “alçak” diyenleri mahkemeye verip tazminata mahkum ettirme hakkının olması lazım. (Ama burası Türkiye; olmaz, olmaz.)
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:36 AM | Yorumlar (65)
June 4, 2008
Din Özgürlüğü, Dini Bağnazlığın Çözümüdür
[4 Haziran 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
Dışişleri Bakanı Ali Babacan haklı: Türkiye’de dini azınlıklar gibi dini çoğunluğun da özgürlüğü kısıtlı. Eğer tam din özgürlüğü olsaydı, cemaat ve tarikatlar serbest olur, “İslami okul”lar açılabilir, kimsenin de başörtüsüne karışılmazdı. Öyle bir Türkiye’nin caddelerinde yürürken “Nakşibendi Dergahı” tabelalı bir bina, yahut kapısında “Bismillahirrahmanirrahim” yazan özel bir “İslami Kolej” görebilirdiniz.
Biliyoruz ki bütün bunlar yasak. Bu yasakları koyanlar ve hatta daha da ilerletmek isteyenlerin ise çok bildik bir ezberi var.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 6:36 AM | Yorumlar (36)
June 2, 2008
Evet, Türkiye’de Din Özgürlüğü Kısıtlıdır
[2 Haziran 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
Dışişleri Bakanı Ali Babacan geçen hafta Avrupa Parlamentosu’nda yaptığı konuşmada "Türkiye’de Müslüman çoğunluk da dini özgürlüklerle ilgili sorunlar yaşıyor” deyince kıyamet koptu. Medyanın “laiklik” dozu yüksek kesimleri hep bir ağızdan bakana yüklendi. Hürriyet’in Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, “Böyle iftira görülmedi” başlıklı yazısında “hayasız iftira” kadar ağır bir laf bile etti.
Peki Babacan gerçekten de haksız mıydı?
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:15 AM | Yorumlar (22)
May 14, 2008
Türk Okullarının Türk Düşmanları
[14 Mayıs 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
New York Times, dünyanın en itibarlı ve etkili gazetelerinden biri, belki de birincisidir. Bu gazeteye manşet olacak derecede önemli bir “eğitim hareketi” kurmak da, herhalde dünyanın en zor işlerinden olmalı. Ama Türkiye’de tam da bunu başarmış birileri var: Fethullah Gülen hareketi.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:49 AM | Yorumlar (44)
January 28, 2008
Vatandaşlar Cumhuriyet’in Dekoru Değildir
[28 Ocak 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
Ülkemizde başörtüsü yasağını savunanların gerekçelerinden biri “Türkiye’nin imajı”dır. Başörtü serbest olduğunda, kampüslerde veya “kurumlarda” özgürce giyildiğinde, ülkenin “görüntüsü”nün bozulacağından korkarlar. Özellikle bugünlerde söz konusu “estetik kaygı”yı sıkça duyuyor ve okuyoruz.
Açık konuşayım: Bu, düpedüz totaliter bir zihniyettir. Bir ülkenin vatandaşlarına, o ülkenin “fotoğrafı”na yakışacak “dekorasyon malzemeleri” gibi bakmak, “birey”in tanınmadığı ve “bütün”ün kutsandığı totaliter ideolojilere has bir yaklaşımdır.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 1:04 PM | Yorumlar (21)
December 24, 2007
Kürt Sorununun İslam’la İlgisi
[24 Aralık 2007 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
Hürriyet yazarı Yalçın Bayer’in 6 Aralık tarihli köşesi “Kürtlerin isyanının İslam’la ilgisi yok” başlığını taşıyordu. Sayın Bayer, “İslamcı yazarlar ülkemizdeki Kürt sorununun geçmişte yaşanmamış, modern bir sorun olduğunu, kökeninin Cumhuriyet’le birlikte İslam’dan uzaklaşmakta aranması gerektiğini iddia ediyorlar” diyor ve sonra da bu yoruma karşı çıkıyordu. Dayanağı ise, Cumhuriyet öncesinde de pek çok “Kürt isyanı”nın varlığıydı.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:42 AM | Yorumlar (21)
December 19, 2007
BBC de PKK’yı Destekliyor mu?
[19 Aralık 2007 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
Geçenlerde “BBC bir terör örgütüdür!” başlıklı bir email aldım. Gönderen, İngiliz medya kuruluşunun, PKK’dan “terör örgütü” değil de “isyancılar” veya “savaşçılar” diye söz etmesine çok içerlemişti. BBC’nin bu dili kullanmakla “teröre destek verdiğini” savunuyor, bunun ülkemiz üzerinde oynanan oyunların yeni bir örneği olduğunu anlatıyordu.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:19 AM | Yorumlar (6)
December 10, 2007
Akıl, Bilim ve Mini Etek
[10 Aralık 2007 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
Medyamızın “laik fundamentalist” kalemlerinden Tufan Türenç’in 3 Aralık 2007 tarihli Hürriyet’teki köşesinin başlığında “Türkiye Akıl ve Bilimi Terk Ediyor” diye yazıyordu. Böyle çarpıcı bir iddia görünce, insan istemez ikna edici “veriler”e hazırlıyor kendini. Türkiye’de laboratuvar ve kütüphanelere ayrılan ödenek daraltılmış olabilir mesela. Veya bilimsel yayın üretimi azalmış, üniversitelerimiz düşüşe geçmiş olabilir.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:42 AM | Yorumlar (30)
November 28, 2007
Allah’a Niçin inanılır?
[28 Kasım 2007 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
Orhan Pamuk'un ilk romanı olan "Cevdet Bey ve Oğulları"nda, Nusret adlı bir Jön Türk tiplemesi vardır. Koyu bir Fransız hayranı ve Abdülhamid karşıtı olan Nusret, ömrünün son günlerindedir. Ölüm döşeğinde küçük oğlu Ziya'yı kendi kardeşine emanet ederken, çocuğu dindar akrabalarının eline bırakmamasını tembih eder. "Yoksa," der, "oğlum da onlar gibi Allah'a inanır, olmadık yalanları doğru sanır, herkes gibi uyuşuk biri olur, dünyayı anlayamaz."
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:13 PM | Yorumlar (416)
June 1, 2007
Namaz Kılarken ‘Suç Üstü’ Yakalanmak
[1 Haziran 2007 tarihli Zaman gazetesinde yayınlandı]
Dün Türkiye’nin bazı gazetelerinde “Lisede Topluca Namaz” veya “Devlet Lisesinde Gizli Mescit” gibi manşetler vardı. Konu, İstanbul'un Bağcılar Lisesi'ndeki bir odanın bazı öğrenciler tarafından namaz kılmak için kullanıldığının “ortaya çıkması”ydı. Bu “ifşaat”, kızlarında beliren dindarlık emareleri üzerine kuşkulanıp okulu takibe alan “duyarlı” bir aile tarafından ortaya çıkarılmış, “müdür yardımcısının kıldırdığı gizli namaz” gizli kameralarla görüntülenmişti.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:08 PM | Yorumlar (91)
December 23, 2006
Günün Alıntısı: Özdemir İnce'nin İstatistik Vizyonu
Hürriyet gazetesinin ultra-laikçi yazarlarından Özdemir İnce, bugünkü yazısında TESEV’in “Türkiye’de irtica tehlikesi yoktur” sonucunu veren bilimsel araştırmasını eleştirirken söze şöyle başlamış:
1952-1956 yılları arasında bir tarihte ya Bedii Faik ya da Çetin Altan aşağı yukarı şöyle anlamda bir cümle yazmışlardı: "İstatistik bikiniye benzer, ayrıntıyı açar işin aslını gizler!" O zamandan bu yana istatistiklerin ipiyle kuyuya inmem.
Görüyor musunuz, ne kadar da bilimsel bir zihniyet... İstatistik bilimi hakkındaki tüm vizyonu 50’li yıllardan kalma bir “kahvehane sohbeti” cümlesine dayanan bir yazar var karşımızda.
Sitemizin müdavim yorumcularından Bekir Yıldırım Bey’in “laikçi* entellektüel oxymoron**”dur diye bir sözü var; üstteki gibi “verileri” görünce, kendisine katılmamak mümkün değil.
* Laik değil, laikçi. Bu ikincisi, seküler düşünceyi topluma zorla empoze etmek isteyenleri kast ediyor. Yoksa kuşkusuz pek çok seküler entellektüel vardır.
**Oxymoron: Gerçekte yan yana getirilmesi mümkün olmayan iki çelişkili kavramı barındıran kavram.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 1:06 PM | Yorumlar (29)
November 21, 2006
Atilla Yayla ve Cadı Avı
Gazi Üniversitesi öğretim üyesi ve Liberal Düşünce Topluluğu başkanı Prof. Atilla Yayla’nın İzmir’de yaptığı bir konuşmada Kemalizm’i “gericilik” olarak tanımlaması ve Atatürk heykel ve resimlerinin çokluğunun garipliğinden söz ederken “Avrupalılar sorarlar bu adamın resimleri niye her yerde” demesi, Türkiye’de infial yarattı. Yerel bir gazete Yayla’yı “hain” diye manşetine taşıdı, Gazi Üniversitesi rektörü ders vermekten men etti. Dahası Yayla hakkında soruşturma açıldı.
Tüm bunları abartılı ve haksız tepkiler olarak görüyorum. Bu konuda Gülay Göktürk’ün bugünkü yazısına da tümüyle katılıyorum. Yayla’nın sözlerindeki tek sorun, Atatürk’ten bir alıntı formatında dahi olsa “bu adam” diye söz etmesi. Daha hassas bir dil seçse sanırım daha iyi olurdu. Ama sözlerinin kalan kısmı entelektüel bir eleştiri niteliğinde. Bu yüzden kınanması, lanetlenmesi, ders vermekten men edilmesi, adeta “manevi linç” kampanyasına uğratılması ise, büyük bir haksızlık.
İşin ilginç yanı, Prof. Yayla’ya gösterilen bu histerik tepkinin, tam da onun ve diğer liberallerin savunmakta olduğu görüşü doğrulaması. Bu insanlar “Türkiye’de Kemalist bir baskı rejimi var” diyorlar, bunu söyleyince de Kemalist baskıya ve hatta cadı avına maruz kalıyorlar. Prof. Yayla, bu cadı avını karşıladığı Zaman’daki yazısında şöyle demiş: “Ben söz sarf ediyorum. Siz kurşun sıkıyorsunuz. Hakaret ediyorsunuz. Tehdit ediyorsunuz. Ne yaparsanız yapın, John Milton'ın söylediği gibi, hakikat eninde sonunda galip gelir; ve, herkesin bildiği gibi, fikirlerden daha güçlü silah yoktur.” Kendisine katılıyorum…
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 6:32 PM | Yorumlar (78)
September 11, 2006
Hangi Komplo Gerçek?
[11 Eylül 2006 tarihli Radikal gazetesinde yayınlandı]
Türkiye enteresan ülke. Güncel siyasi tartışmalara bakınca, aynı konuda birbiriyle taban tabana zıt komplo teorilerinin havada uçuştuğunu, bu teori sahiplerinin de 'Bu işte bir gariplik yok mu' diye düşünmeye hiç zahmet etmediklerini görüyorsunuz.
ABD ve özellikle de Bush yönetimi hakkında komplo teorileri, tam da böyle. Türkiye'deki bir grup 'kanaat önderi', Washington'daki güç odaklarının Türkiye'de bir İslam devleti kurmaya karar verdiği, AKP iktidarının ise bu karanlık planı hayata geçirmek için göreve gelmiş bir 'taşeron' olduğu kanısında. İlhan Selçuk, Cumhuriyet'teki köşesinde sık sık, 'laik ve bağımsız bir Türk ulusuna diş geçiremeyeceğini anlayan emperyalizmin şeriatçılığı tercih ettiği'ni savunuyor. Ruhat Mengi, Vatan'daki 'Sıra geldi Atatürk'ün inancına!' başlıklı yazısında, aynı görüşü paylaşıyor ve Atatürk'ün 'deist' (Allah'a inanıp dine inanmayan) bir insan olduğuna dair tarihçi Rıfat Bali'nin ortaya çıkardığı ve Radikal'de de yayımlanan 'Amerikan kaynaklı' ifşaatları endişeyle karşılayarak, ABD'nin 'Türkiye'nin modern, laik, demokratik, Atatürk'ün izinden yürüyerek akılcı çizgisini koruyan, onun ilkeleri etrafında bütünleşen bir topluma sahip olmasını' istemediğini ileri sürüyor.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 1:32 PM | Yorumlar (107)
March 18, 2006
Özdemir İnce, Çapsızlık ve Cehalet
Hürriyet gazetesi yazarlarından Özdemir İnce, bir gün önceki yazısında Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'i "çapsız ve cahil" olarak tanımlamakta ısrar ettiğini ima etmişti. Sebep de, Sayın Bakan'ın yaratılışa verdiği destekti...
Tabii bir insan bir başkasına "cahil ve çapsız" diyorsa, kendi durumunun sorgulanmasına da hazırlıklı olmalı.
Sayın İnce'nin hararetle savunduğu evrim teorisini aslında pek bilmediğine daha önceki bir yorumumda işaret etmiştim. Bugünkü yazısında yer alan "DNA sayesinde Evrim Kuramı’nın 'yasa' özelliği kazandığının kanıtlanması" iddiası da, aynı gerçeği teyid ediyor. Hiç bir ciddi Darwinist, böyle bir iddia ileri sürmez. Evrimin "gerçek" (fact) olduğunu ileri sürerler, ama farklı bir bilimsel konsepti ifade eden "yasa" ifadesini kullanmazlar. "Evrim kuramının kanıtlanması"nın da DNA'yla bir ilgisi yoktur.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 3:26 PM | Yorumlar (10)
March 17, 2006
Enteresan Bir Anekdot
Radikal gazetesi genel yayın yönetmeni ve köşe yazarı İsmet Berkan, bugünkü yazısında şöyle diyor:
Önceki akşam Ankara'da Turkish Daily News gazetesinin 45. kuruluş yıldönümü için düzenlenen koktelyde Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, benimle ve Hürriyet köşe yazarı, şair Özdemir İnce ile dalga geçerken, yakında bir yazı yazacağını ve bizim yaratılışçılıkla ilgili görüşlerimizi eleştireceğini, kendisinin 'akıllı tasarım' taraftarı olduğunu söylüyordu. Ben başta Özkök'ün şaka yaptığını anlamadım, ciddi konuşuyor zannettim ve Özdemir İnce'ye dönüp, "Bakın" dedim, "Ertuğrul Özkök bile böyle düşünüyorsa vaz halimize." Benim bu sözlerime karşılık Özkök, "Eee" dedi, "Pozitivizm de bir yere kadar."
Sayın Özkök'ün Akıllı Tasarım'a desteği ne derecede "şaka" boyutundaydı bilemiyorum, ama bundan beş yıl önce de bu teori hakkında "Her yol Allah'a mı çıkıyor? başlıklı bir yazı yazmıştı. Gayet iyi, takdire değer bir yazıdır o...
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:35 PM | Yorumlar (2)
February 15, 2006
Faşist Kurtların Vadisi
[15 Şubat 2006 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]
Amerikan The New York Sun gazetesinde yer alan Jim Geraghty imzalı bir makalede şöyle deniyor:
"İlginçtir ki dünyanın pek çok yerinde Amerika, yaptıklarından dolayı, örneğin Taliban'ı yıktığı, Irak'ı işgal ettiği veya İsrail'i desteklediği için nefret topluyor. Ama bir kısım Türkler'in Amerika'dan nefret etmelerinin nedeni, kurgusal filmlerde ve kitaplarda yaptıkları."
Geraghty, "Metal Fırtına" romanını ve "Kurtlar Vadisi Irak" filmini kast ediyor.
Haksız sayılmaz. Söz konusu romanı okumamıştım. "Kurtlar Vadisi" dizisini ise hiç izlemedim. Ama sinemadaki "Irak" versiyonuna gittim. Ve ülkem adına üzüldüm. Çünkü bu film ve toplumdaki etkisi, Türkler'in, gerçek dünyada yaşadıkları sorunları sanal dünyada kendilerini tatmin ederek çözmeye çalışan bir toplum olma yolunda ilerlediğini gösteriyor. Hayra alamet değil bu.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:48 AM | Yorumlar (41)
December 31, 2005
Konferans: Medyanın Dine Bakışındaki Sorunlar
Mustafa Akyol ve Turkey Unveiled kitabının da yazarı olan İsviçreli gazeteci Nicole Pope, Değerler Eğitimi Merkezi tarafından Aralık ayında düzenlenen "Medyanın İslam'a Bakışı" konulu panelde birlikte söz almışlardı. Nicole Pope Batı medyasındaki durumun genel bir tablosunu çizerken, Mustafa Akyol Türk medyasının bir kısmında rastlanan "din alerjisi"nin ideolojik ve psikolojik temelini ele alıp eleştirdi. Akyol'un konuşmasının ses dosyasını buradan indirebilirsiniz.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 1:09 AM | Yorumlar (7)
August 2, 2005
Mine Kırıkkanat'ın Ezberleri
[2 Ağustos 2005 tarihli Zaman gazetesinde yayınlandı]
Radikal yazarı Mine Kırıkkanat, geçtiğimiz günlerde yayınlanan “Halkımız Eğleniyor”, “Halkımız Temizleniyor” ve “Halkımız Öğren(em)iyor” başlıklı üç yazısıyla, “sokaktaki vatandaş”a adeta savaş açtı. Onların günlük yaşamdaki bazı hoş olmayan hallerini ağır hakaretlerle süsleyerek tasvir eden Kırıkkanat’ın yazısı, pek çok şey demeyi gerektiriyor.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:24 AM | Yorumlar (40)



