July 14, 2010
AYM, Türk Kanı ve Kudüs’te Namaz
[14 Temmuz 2010 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
“Yıllık iznimin bir bölümünde” olduğum için geçen hafta yazamadım. O arada da epey “gelişme” yaşandı. Kısa kısa değineyim.
Önce Anayasa Mahkemesi’nin kararı… Bu, bir açıdan, “meclis üzerindeki yargı vesayetini” sürdüren yanlış bir karar oldu. AYM, geçmişte daha vahim örneklerini gösterdiği bir geleneği sürdürerek yetkisini aştı ve meclise ait olan “anayasayı değiştirme” hakkına müdahale etti.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 2:28 PM | Yorumlar (45)
June 21, 2010
Amerika, İslam ve Biz
[20 Haziran 2010 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
İstanbul’dan kalkıp da Amerika’ya uçan Türklerin çoğunun istikameti, New York, Washington, yahut ülkenin öteki ucundaki California’dır. Ancak çok azı ülkenin “midwest” denen orta kesimlerine gider ve oradaki “muhafazakâr” kültürü bilir.
Ben ise bu satırları tam da o “muhafazakâr Amerika”nın göbeğinden, Michigan eyaletinin Grand Rapids şehrinden yazıyorum. Sebeb-i ziyaretim de buraki Acton Enstitüsü’nde yaptığım “İslam ve Özgürlük” temalı konuşma.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 3:08 AM | Yorumlar (25)
June 14, 2010
Nüansları Kaybetme Tehlikesi
[14 Haziran 2010 tarihli Star gazetesinde yayılandı]
Türkiye’nin dış politikada “yeni sular”a açıldığı bir gerçek. Benim bu durumu “vah, vah, bunlar da mı başımıza gelecekti” diye değerlendirenler arasında olmadığım da kesin.
Aksine, salt “Batıya endeksli” değil de “çok yönlü” siyaset izlemeyi destekliyorum. Dış politikanın Türkiye toplumunun değer ve hassasiyetlerini de yansıtır şekilde “demokratikleşmesine” de taraftarım.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 5:24 AM | Yorumlar (9)
June 7, 2010
Çırpınırdı Akdeniz, Bakıp Türk’ün Bayrağına…
[7 Haziran 2010 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
Ünlü “Çırpınırdı Karadeniz” marşının en çarpıcı dizeleri şöyledir:
“Ayrı düştüm dost elinden,
Yıllar var ki çarpar sinem.
Vefalı Türk geldi yine,
Selam Türk'ün bayrağına.”
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 1:01 PM | Yorumlar (35)
June 2, 2010
Vuruldular, Tertemiz Alınlarından…
[2 Haziran 2010 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
Akdeniz sularında kapkara adamlar tarafından şehit edilen kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyorum.
Dünya ekranlarına düşen cansız bedenleri, tam da Akif”in Çanakkale şehitleri için dediği gibiydi:
“Vurulup, tertemiz alnından, uzanmış yatıyor”…
Ve yine Akif’in dediği gibi, “gökten ecdat inerek öpse” idi o pak alınlarını, değerdi…
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 2:13 AM | Yorumlar (90)
May 19, 2010
Okunası Yazılar: Terakkinin ‘Nasıl’ı, ‘Niçin’i
Prof. İskender Öksüz, Star’ın Açık Görüş ekinde çok önemli bulduğum makaleler yazıyor, bir süredir. Bilhassa Terakkinin ‘Nasıl’ı, ‘Niçin’i başlıklı geçen haftaki yazısını şiddetle tavsiye ediyorum. Şu kısmı, biraz özet niteliğinde:
Batı’yı Batı yapan ne makine, ne gemi, ne de matbaadır. Makineyi, gemiyi, matbaayı ihtiyaç haline getiren toplum yapısıdır, siyasî yapıdır. Bunları yapanlara, kullananlara ve bütün topluma refah ve itibar sunan toplum yapısıdır. Bilim, eğitim, teknoloji kurumları bu toplum yapısının ihtiyacı, talebi, zorlaması ve çekmesiyle kurulmuştur. Bazı akıllı liderlerin ittirmesiyle değil.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 1:42 PM | Yorumlar (25)
April 5, 2010
Batı’yı da Yeterince Eleştiriyor muyum?
[Belki bu biraz fazla kişisel bir “entry” olacak, ama olsun. Kendi tarihime bir “not düşmek” istedim.]
Derin Düşüce sitesi, sağolsun, bazı yazılarımı yayınlıyor. En son Mardin Fetvası ve Müslüman Ulusalcılık başlıklı yazımı da kullanmış. Bu yazıya gelen eleştirel yorumlardan biri ise dikkatimi ve ilgimi çekti. Sayın yorumcu “Mustafa beyin hep bir tarafa yüklenen yazılarını okuyunca çok rahatsız oluyorum” demiş. Sonra da şöyle sormuş:
Bu arada Mustafa beyi takip ederim… benden daha sıkı bir takipçisi var ise lütfen bana İsrail, ABD ve Batı’yı eleştirebilen bir yazısı veya yazıları var ise link verebilir mi?
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:45 AM | Yorumlar (9)
March 31, 2010
Mardin Fetvası ve Müslüman Ulusalcılık
[31 Mart 2010 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
Geçen hafta sonu Mardin Artuklu Üniversitesi’nde düzenlenen İbn-i Teymiye konferansı, oldukça geniş bir yelpazenin boy hedefi oluverdi. Konferansı “emperyalist İngiltere”nin organize ettiği ve amacının “işbirlikçi İslam” yaratmak olduğu yönünde sert eleştiriler yapıldı ve yapılıyor. Patenti asıl Kemalist ulusalcılara ait olan “Ilımlı İslam komplosu” tezleri de havada uçuşuyor.
Eğer yanılmıyorsam bu yorumları yapanların hiç biri Mardin’de değildi. Ama ben oradaydım ve konferansı baştan sona izledim.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:52 AM | Yorumlar (58)
December 21, 2009
Kemalist Hukuk mu İyi, Osmanlı Şeriatı mı?
[21 Aralık 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
Danıştay ile YÖK arasındaki “katsayı” çekişmesi, ikincisinin son hamlesiyle yeni bir aşamaya geldi. Umarım bu “çözüm” işe yarar da düpedüz “ayrımcılık” anlamına gelen “katsayı farkı” en azından pratikte ortadan kalkmış olur.
Benim bu meselede en ilginç bulduğum ise, işin zihniyet tarafı.
Hepimiz bal gibi biliyoruz ki, Danıştay’ın “katsayı farkı” ısrarının altında imam-hatip liselerine alerji, onun da altında “devlet ideolojisi” olan Kemalizm yatıyor.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:23 PM | Yorumlar (25)
November 16, 2009
Ortadoğu’da ‘Yeni Türkiye’ Rüzgarı
[16 Kasım 2006 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
OXFORD – Ak Parti’nin Ortadoğu’daki “pro-aktif” dış politikası, bu bölgenin siyasi ve entelektüel elitleri tarafından nasıl algılanıyor?
Eski kabuklarından sıyrılan “Yeni Türkiye”nin Müslüman dünya açılımı, bu dünyaya yakın Batılı uzmanlarca nasıl yorumlanıyor?
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 2:14 AM | Yorumlar (6)
October 19, 2009
İsrail’e Tavır, Yahudilik’e Saygı
[19 Ekim 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
Şu aralar gündemde yine İsrail var. Ve bu o derece hassas bir konu ki, burada izlenecek doğru tutum Türkiye’yi hem dünya hem de tarih önünde yüceltir. Yanlış tutum ise, hem bu fırsatı heba eder, hem de İsrail militarizminin ekmeğine yağ sürer.
Neyin doğru, neyin yanlış olduğunu şöyle özetlemek mümkün:
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:54 AM | Yorumlar (11)
May 7, 2009
İsrail, Yahudilik ve Türkiye
[6 Mayıs 2009 tarihli Şalom gazetesinde yayınlandı]
Önce, tüm Şalom okurlarına merhaba. Gazetenin yeni genel yayın yönetmeni, sevgili dostum İvo Molinas’a da teşekkür. Kendisi bir süre önce beni arayıp, “Şalom’a yazıyla katkıda bulunmak ister misin?” diye sorduğunda “Elbette, memnun olurum” demiştim. Ancak yabancı tabirle “deadline” yani teslim tarihi gelene kadar da ne yazacağıma bir türlü karar veremedim. Sonunda, yakın zaman önce İsrail’e yönelik yoğun bir tepkinin ve dahası bazı tatsız antisemitizm tezahürlerinin yaşandığı ülkemizde ele almam gereken en önemli konunun “İsrail, Yahudilik ve Türkiye” olduğuna karar verdim.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:20 PM | Yorumlar (19)
March 30, 2009
Türkiye, Hamas ve Obama
[30 Mart 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
Siz bu satırları okurken yerel seçim sonuçları şekillenmiş olacak. Ama ben aynı satırları yazarken henüz hiçbir şey belli değildi. Bu yüzden Türkiye'nin yakın geleceğini etkilemesi muhtemel olan bu "iç dinamik" yerine, neredeyse aynı derecede önemli bir "dış dinamiği" ele alayım dedim. Bunun merkezinde de Türkiye'nin başta Hamas olmak üzere Ortadoğu'daki radikal aktörlerle olan diyaloğu var.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 5:32 PM | Yorumlar (1)
February 4, 2009
Davos Krizinin Açtığı Kulvar
[4 Şubat 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
Başbakan Erdoğan’ın Davos’taki tarihi çıkışı, ben dahil, Türkiye’deki on milyonlarca insanın hislerine tercüman oldu. İsrail’in Gazze’de döktüğü onca masum kanın karşılığında yükselen kuru diplomatik kınamalar, yaşanan korkunç acının yanında sönük ve anlamsız kalıyordu. Caddelerde ve sokaklarda yükselen protesto sesleri ise, uluslararası siyaset sahnesinde yeterince duyulmuyordu. İşte Erdoğan, sadece Türkiye’de değil başta Müslüman coğrafya olmak üzere dünyanın dört bir yanında yükselen haklı isyanı, kalktı, dünya liderlerinin zirvesinde İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’in yüzüne vurdu. Gösterdiği tepkinin ahlaki haklılığı, hiç tartışma götürmez.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 3:20 PM | Yorumlar (21)
January 28, 2009
Türkiye ve Hamas
[28 Ocak 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
Son günlerde hükümet, “Türkiye’yi Ortadoğu bataklığına soktuğu” ve hatta “Ortadoğululaştırdığı” için eleştiriliyor. Bu eleştirinin merkezinde de Hamas ile kurulan ilişki var. Aslında buna benzer eleştirileri 2005 yılında Suriye ile Türkiye arasındaki yakınlaşma ivme kazandığında da duyuyorduk. Washington’dan sert tepkiler gelirken, Türkiye’deki bazı yazarlar da “hükümet baltayı taşa vuruyor” diye çıkışıyordu. Açık söyleyeyim, o zaman ben de Ankara-Şam yakınlaşması zarar getirir mi diye endişe etmiştim.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:23 AM | Yorumlar (8)
January 24, 2009
'Hitler'e Dair Şerh
"Bir Müslüman Hitler'i Onaylayabilir mi?" başlıklı yazım üzerine siteye gelen yorumlarda bazı ağır suçlamalar var. O nedenle bir noktayı açıklığa kavuşturmakta yarar gördüm.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 3:23 AM | Yorumlar (15)
January 21, 2009
Bir Müslüman Hitler’i Onaylayabilir mi?
[21 Ocak 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
İstanbul’da düzenlenen İsrail aleyhtarı bir gösteride şöyle bir pankart açılmış: “Hitler haklıymış. Yahudi her ülkede aynı, onlar insan olmaz”.
Bu, İsrail’in Gazze’de uyguladığı devlet terörüne karşı kamuoyunda yükselen haklı tepkinin içinden ne kadar kör ve acımasız bir fanatizm çıktığının çarpıcı bir göstergesi.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 2:28 AM | Yorumlar (54)
January 19, 2009
Türk Olmaktan Gurur Duymak
[19 Ocak 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
Ben öyle damarlarında “asil kan” filan dolaştığına inanan biri değilimdir. Biyolojik ırkçılık kokan böylesi şişinmelerin yanından bile geçmediğim gibi, her hangi bir milletin bir diğerinden üstün olduğuna da inanmam. Onun için hiç “Türkçü” sayılmam.
Dahası, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir vatandaşı olmaktan hiç de gurur duymadığım anlar olmuştur ve olmaya da devam etmektedir. Aksine, vatandaşlarının inançlarını ve kimliklerini sistemli bir biçimde ezen ve aşağılayan bir rejime nüfus kağıdıyla bağlı olmaktan dolayı hicap duyduğum anlar olmuştur ve olmaya devam etmektedir. Hele de son günlerde ipliği iyice pazara çıkan Ergenekon gibi devlet-içi suç örgütlerinin at oynattığı bir ülkede, “ne mutlu Türküm” demeye bazen hiç dilim varmamaktadır.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:52 AM | Yorumlar (15)
January 14, 2009
Filistin’in Kurtuluşu
[14 Ocak 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
İsrail, şu an Gazze’de yürüttüğü kıyımın bir benzerini iki yıl önce Güney Lübnan’da uygulamıştı. O zaman İsrail ordusunun başında Dan Halutz adlı bir general vardı. Bu adama bir gazeteci sormuştu, “Bir evi bombalarken orada kadın ve çocukların da olabileceğini düşündüğünüzde ne hissediyorsunuz” diye. Halutz şöyle cevap vermişti:
“Ne mi hissediyorum? Sadece bombayı bıraktığım anda uçağın altında çok hafif bir sarsıntı. Bütün hissettiğim bu.”
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:36 AM | Yorumlar (21)
January 13, 2009
Hamas'a Dair 'Şerh'
"İsrail Neden Bu Kadar Acımasız?" başlıklı son yazım üzerine, siteye yorumlarıyla devamlı katkıda bulunan değerli bir okur "iyi ama bir önceki yazınızda da Hamas'ın ateşkesin kesilmesinden sorumlu olmadığını yazmıştınız, çelişki yok mu" mealinde bir soru sordu. Ben site üzerinden bana gelen soruları vakit darlığı nedeniyle cevaplayamıyorum. (Bunun için de lütfen kusuruma bakmayın.) Ama bu konunun önemine binaen, bir şerh düşeyim.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:21 PM | Yorumlar (3)
January 12, 2009
İsrail Neden Bu Kadar Acımasız?
[12 Ocak 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
İsrail, Gazze’de yürüttüğü “devlet terörü”yle, yüzlerce çocuk, bebek ve kadını öldürdü ve öldürmeye devam ediyor. Vicdanı olan hiç kimsenin bunun karşısında duyarsız kalması mümkün değil. Peki nasıl oluyor da, bazı istisnai “güvercinler” dışında, İsrail toplumunun kılı bile kıpırdamıyor?
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:29 AM | Yorumlar (7)
January 7, 2009
Hamas’a Kulak Verelim
[7 Ocak 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
Geçen haftaki “Gazze’de Ne Yapmalı?” başlıklı yazımda İsrail’in süregiden devlet terörünü lanetlemiş, ancak Hamas’ın da ateşkesi uzatmayarak buna bahane oluşturduğunu yazmıştım. Fakat Hamas’ın açıklamalarına kulak verince, meselenin bu kadar basit olmadığı, onu ateşkesi bozmaya itenin asıl İsrail’in tecavüzleri olduğu ortaya çıkıyor. Bunu açıdan kendimi tashih etmeliyim. Doğruya doğru, yanlışa yanlış; benden gelenler dahil.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 2:16 AM | Yorumlar (22)
January 5, 2009
İsrail ABD’yi Nasıl İkna Ediyor?
[5 Ocak 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
İsrail’in ölüm makineleri Gazze’yi vurmaya devam ediyor. Ben bu satırları yazarken öldürülen Filistinli sayısı 500’e varmıştı ve bunların 100'den fazlası masum sivillerdi.
Yahudi Devleti’nin bu hayasız “devlet terörü”nü lanetlemeye devam edelim. Gazze halkının acısını da biraz olsun dindirmek için elimizden geleni yapalım. (Kimse Yok mu Derneği’nin Filistin için başlattığı acil yardım kampanyasını tavsiye ederim.) Ancak bunları yaparken, Filistin’deki masumların acısını paylaşırken, bir taraftan da “bunun önü nasıl alınır” diye düşünelim.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 2:43 AM | Yorumlar (13)
December 31, 2008
Gazze İçin Ne Yapmalı?
[31 Aralık 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
2008’in son haftası, Gazze için en kanlısı oldu. Mazlum Filistin halkı, İsrail’in ölüm makinaları tarafından bir kez daha vuruldu. Aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu 300’den fazla insan hayatını kaybetti. 700’den fazlası yaralandı. Zaten bir açık hava hapishanesi olan daracık Gazze’nin sokakları kan gölüne döndü.
Bu “devlet terörü”nü her vicdan sahibi insan gibi ben de lanetliyorum. Türkiye’de ve İslam dünyasının dört bir yanında yükselen protestolara da manen katılıyorum.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:26 AM | Yorumlar (30)
March 5, 2008
İslam Dünyası Niçin Geri? (II)
[6 Mart 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
Dokuzuncu yüzyılda İspanya’da yaşayan Paul Alvarus adlı Hıristiyan düşünür, dindaşları arasında hızla yayılan “İslam hayranlığı”ndan yakınarak şöyle yazıyordu:
“Hıristiyan gençler, Arap şiir ve yazılarını hatmeder oldu. Arap ilahiyatçı ve filozoflarını, onları çürütmek için değil, Arapça’yı daha zarif konuşmak için okuyorlar. Latince’yi, Kutsal Kitabı, İnciller’i unuttular!” (People of the Book, Zachary Karabell, s. 67)
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:08 AM | Yorumlar (34)
March 3, 2008
İslam Dünyası Niçin Geri? (I)
[3 Mart 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
Milliyet yazarı Yaman Törüner köşesinde “İslam Gerçeği” başlıklı bir dizi başlattı. Amerika’da son yıllarda yükselen “İslam fobisi”nin en başta gelen körükleyicisi olan Robert Spencer’ın tezlerine atıfta bulunarak, “İslam dünyası niçin geri” diye soruyor ve sorunun kaynağının doğrudan İslamiyet olma ihtimalini irdeliyor.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:53 AM | Yorumlar (17)
November 19, 2007
Araplığı Aşağılamak
[19 Kasım 2007 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
“Türklüğü aşağılama”nın kanunla yasaklandığı ülkemizde, Türklük’ten başka kimliklerin aşağılanması adettendir. Her şovenist, kendi meşrebine göre küçümseyip kötüleyecek birilerini bulur. Kimi, Kürtler gibi etnik gruplara, kimi, gayrı-Müslim azınlıklara hakaret eder. Bu ırkçılıklar içinde en yaygın ve özellikle “beyaz Türkler” arasında en revaçta olanı ise, Arap düşmanlığıdır.
Suudî Arabistan Kralı’nın geçen hafta Türkiye’yi ziyaret etmesiyle birlikte bu “Arabofobi” yeniden su yüzüne çıktı. Kral’ın Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan tarafından ağırlanıp taltif edilmesi, pek çok yorumcuyu çileden çıkardı. Suudî misafirden söz ederken “bedevi çadırları”ndan, evsahiplerini iğnelerken “Arapçılık”tan dem vuranlar oldu.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:11 AM | Yorumlar (30)
January 13, 2007
İsrail'e Karşı Ne Yapmalı?
[Türkiye Günlüğü dergisinin Kış 2007 sayısında yayınlandı, daha önce Radikal’de yayınlanan aynı başlıklı yazının genişletilmiş versiyonu]
2006 yılının asla unutulmaması gereken trajedilerinden ikisi, Gazze Şeridi’nde ve Güney Lübnan’da yaşandı. Haziran ayında, İsrail ordusu, bir askerinin kaçırılmasını bahane ederek Hamas (İslami Direniş Hareketi) yönetimindeki Gazze Şeridi’ne bomba ve ölüm yağdırdı. Tek bir asker karşılığında yüz kadar Hamas militanını ve onlarca sivili vurdu, Gazze’nin başta elektrik tesisleri olmak üzere altyapısını yıkarak zaten zor şartlarda ve “balık istifi” sıkışıklığında yaşayan bir buçuk milyona yakın insanı olağanüstü zor şartlarda bıraktı. Gazze’deki şiddet dinmemişti ki, bu kez Lübnan’da kanlar akmaya başladı. Ülkenin güneyini kontrol eden Hizbullah İsrail hapishanelerindeki binlerce tutuklunun bir kısmıyla takas etmek üzere iki İsrail askerini kaçırınca, Zahal (İsrail ordusu) bu kez Lübnan’ı vurmaya başladı. Sivil yerleşim birimlerini göz kırpmadan bombalayan İsrail’e, Hizbullah militanları da yine sivil yerleşim birimlerine füze atarak cevap verdi. 12 Temmuz’dan 8 Eylül’e kadar süren çatışmalarda, çoğu Lübnanlı sivil olmak üzere 1400 kişi yaşamını yitirdi. 300’den fazla Lübnanlı çocuk ve bebek, İsrail bombalarının altında can verdi.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 4:25 PM | Yorumlar (62)
November 11, 2006
İsrail Terörü, Untermenschen ve Sezer
Geçtiğimiz haftanın en trajik olayı, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki Beyt Hanun kasabasına top mermisi yağdırıp 7'si çocuk, 4'ü kadın 19 masum insanı katletmesiydi. Hiç bir şeyden habersiz küçücük çocuklar, uyurlarken üzerlerine düşen bombalarla hayata veda ettiler. Bu barbarca, zalimce ve insafsızca katliam üzerine İsrail yetkilileri sadece "kusura bakmayın, yanlışlıkla oldu" dediler. Acaba Hamas İsrail'de bir köyü vurup 19 sivili öldürse ve "kusura bakmayın, yanlışlıkla oldu" deseydi ne olurdu? Dünyanın tepkisi bu kadar cılız kalır mıydı?
Bu soru, ve genel olarak İsrail'in sivillere yönelik terörü karşısındaki "çifte standart", bizi bazı Batılıların ve yine bazı İsraillilerin Müslümanlara bakışındaki temel bir çarpıklığa götürüyor: Bunlar, Müslümanları kendileri gibi "insan" saymıyorlar. İsrail'in şahin başbakanlarından Begin'in Filistinliler için "iki ayaklı hayvanlar" demiş olması, bir dil sürçmesi değil. Müslümanlar "tam insan" sayılmadığı için, onların yaşam, güvenlik ve özgürlük gibi hakları, ötekilerinki kadar önemli görülmüyor.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 2:16 PM | Yorumlar (83)
September 1, 2006
Nasrallah'tan Öz Eleştiri
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının başladığı günlerde yazdığım "İzninizle" başlıklı notta, şu yorumu yapmıştım:
Öte yandan Hamas'tan bir fraksiyonun ve sonra da Hizbullah'ın İsrail askerlerini kaçırarak, Olmert hükümetine arayıp da bulamadığı saldırı gerekçesini sunmuş olması gerçeği üzerinde de bence düşünmek lazım. İsrail'e karşı direniş nasıl ve hangi yöntemlerle olmalıdır, en az hayata ve acıya mal olacak yol nedir; İsrail'in devlet terörüne karşı çıkarken bunu da serinkanlılıkla düşünmek gerekiyor.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 3:06 PM | Yorumlar (18)
August 16, 2006
İsrail'in Faşist Yüzü
[19 Ağustos 2006 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]
Dan Halutz... Bu ismi bir kenara yazın. Kendisi, İsrail'in şu anki Genel Kurmay Başkanı ve Lübnan'a yönelik son İsrail saldırısının baş mimarı. Ama "evveliyatı" da var: Geçmiş yılllarda İsrail ordusunda savaş uçağı pilotu olarak görev almış, ve bir defasında sivil bir hedefi bizzat bombalamış, içindeki kadın ve çocukları cayır cayır yakmıştı. Daha sonra bir gazetecinin "kadın ve çocukları bombalarken ne hissetiniz" sorusu üzerine de Halutz şu ünlü cevabı vermişti: "Ne mi hissettim? Sadece bomba düştüğü anda uçak kanadında hafif bir sarsıntı. O kadar."
Dan Halutz'un masumların ölümlerine karşı hiç bir insani his duymamakla kalmayıp, bu işten kâr da ettiği ise geçtiğimiz günlerde ortaya çıktı: Referans'ın da yazdığı gibi, Halutz, Lübnan savaşı için tetiğe basmadan önce borsadaki hisse senetlerini satmış, böylece düşen endeksten kazançlı çıkmıştı.
Ahlaki yönden "Luftwaffe" (yani Nazi Hava Kuvvetleri) generallerinden pek bir farkı olmayan — Cengiz Çandar'ın da belirttiği gibi aslında "savaş suçlusu olarak yargılanması gereken — Halutz, kuşkusuz nev-i şahsına münhasır bir canavar değil. İsrail'in kökeninde, Halutz gibilerini bolca üreten bir ideolojik unsur var çünkü. Adı, faşizm.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 5:08 PM | Yorumlar (90)
August 6, 2006
Savaş Karşıtı Yahudiler ve 'Goyim'
Son yazım üzerine bazı okurlar "nerede bu savaş karşıtı Yahudiler" diye sordu. Aslında şu an Lübnan'daki İsrail terörüne karşı İsrail içinde gerçekten de sadece cılız bir muhalefet var. Halkın Lübnan saldırılarına destek oranı yüzde 90'ı buluyor; "Hizbullah da bize füze atıyor" diye düşünüyorlar. Ama yine İsrailli Araplar ve Yahudilerin birlikte düzenlediği savaşı tel'in mitingi gibi iyi tepkiler var.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 2:11 AM | Yorumlar (68)
August 5, 2006
İsrail'e Karşı Ne Yapmalı?
[5 Ağustos 2006 tarihli Radikal gazetesinde yayınlandı]
İsrail ordusu Lübnan'a haksızca ve insafsızca saldırıyor. "Hizbullah'ı zayıflatmak" adına bine yakın masum insan öldürüldü. Bunların iki yüzden fazlası çocuk. İsrail Başbakanı Ehud Olmert dil ucuyla "siviller için üzgünüz" diyor, ama daha bir çok sivili öldüreceği besbelli olan saldırılara devam emri veriyor. Dünyanın tek süper gücü olan ABD ise, BM ve AB'nin aksine, İsrail'e pervasızca arka çıkıyor.
Evet, durum bu. Tüm kalbimizle kınamalı ve tepki göstermeliyiz. Ancak bunu yaparken bir taraftan da düşünmeliyiz: İsrail militarizmini önlemek için ne yapmak gerek?
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:51 AM | Yorumlar (51)
August 4, 2006
İsrail Militarizmi ve CHP'li Vekil
[5 Ağustos 2006 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]
İsrail'in Lübnan'da yürüttüğü saldırılar nedeniyle yaşamını yitiren sivil sayısı 900'ü geçti. Bunların 300 kadarı, hiç bir şeyden haberi olmayan küçücük çocuklar ve bebekler. 1 milyona yakın insan evini terk etmek zorunda kaldı ve Lübnan sokakları harabeye döndü. Bu korkunç trajediyi vicdan sahibi herkes kınıyor. Batılı insan hakkı kuruluşları da dahil olmak üzere, pek çok kişi ve kurum, böylesine acımasız ve insafsız bir "terörle mücadele"nin aslında "savaş suçu" olduğunu ilan ediyor.
Ama CHP Manisa milletvekili Nuri Çilingir öyle düşünmüyormuş. Zaman gazatesinin 3 Ağustos tarihli haberine göre, CHP'li vekil, İsrail'in saldırılarını haklı bulmuş ve bunlar ile Türkiye'nin PKK'ya karşı yürüttüğü mücadele arasında paralellik kurmuş.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 1:31 PM | Yorumlar (12)
İsrail Militarizmine Lanet, Anti-Semitizme Reddiye
Üç haftaya yaklaşan uzun bir aradan sonra yeniden "site başında"yım. İstatistikler, sitenin yine de yoğun bir trafikle işlediğini gösteriyor; bu sevindirici ilgiye teşekkür ediyorum.
Şu günlerin en yakıcı konusu kuşkusuz İsrail'in Lübnan'da yürüttüğü haksız, acımasız ve insafsız saldırılar. Bine yakın sivilin ölümüne neden olan, iki yüzden fazla çocuk ve bebeği katleden, 900 binden fazla insanı yollara düşüren bu operasyonu lanetliyorum. İsrail'in Hizbullah'a karşı "operasyon hakkı" olup olmadığı tartışılabilir; ama sivillerin hayatını böylesine hiçe sayan bir saldırı, barbarlıktan başka bir şey değildir. İsrail, New York merkezli İnsan Hakları Gözlemi (Human Rights Watch) kurumunun açıkladığı gibi, açıkça "savaş suçu" işliyor. Buna göz yuman ABD ise, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün Washington Post'taki sağduyulu makalesinde belirtildiği gibi, dünya kamuoyu nezdinde inandırıcılığını yitirmiş durumda.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 1:44 AM | Yorumlar (23)
July 15, 2006
İzninizle... [İsrail, Zımmilik, Teizm, Hümanizm, vs.]
Son günlerin en önemli konusu, kuşkusuz, İsrail'in önce Gazze Şeridi'ne sonra da Lübnan'a karşı yürüttüğü haksız saldırılar. Her iki cephede şu ana kadar toplam 100'den fazla insan yaşamını yitirdi. İsrail'in kaçırılan askerlerini gerekçe göstererek, böylesine dengesiz bir güç kullanıma başvurması, tüm bir Gazze ve Lübnan halkını "cezalandırmaya" kalkması ve bunu katliam boyutuna vardırmasını her akl-ı selim sahibi insan gibi ben de şiddetle kınıyorum. Olayların gelişimi hakkında iyi birer değerlendirme için, Filistinli yazar Marwan Bishara'nın The Nation dergisindeki "Israel on the Offensive" başlıklı İngilizce yazısını ve Richard Falk'ın Zaman'da yayınlanan "İsrail çıldırdı, dünya kaygılı!" başlıklı makalesini tavsiye ederim.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 1:23 AM | Yorumlar (75)
July 6, 2006
Yeniden Filistin ve Irak Üzerine
"Bir Kaç Not: Ayasofya, Filistin, Irak..." başlıklı son yazım bazı eleştiriler aldı. Ne demek istediğimi belki daha iyi ifade etmeliyim.
İşaret etmek ve eleştirmek istediğim gerçek, Müslümanlara yapılan zulümlere karşı gösterdiğimiz tepkinin bir benzerini, faili Müslüman olan bir başka zulüm karşısında pek göstermiyor oluşumuz. İsrail'in Filistin'de 1967'den beri süregiden haksız ve acımasız işgalini kınamakta yerden göğe kadar haklıyız. Aynı şekilde ABD'nin Irak işgaline karşı çıkmakta, burada yaşanan; binlerce masum sivilin ölümü, Ebu Garip cezaevindeki işkenceler, Hadissa katliamı, Amerikan askerlerinin tecavüz suçları gibi zulümleri tüm kalbimizde lanetlemekte de haklıyız. Bu zaten Türkiye'de sıklıkla yapılıyor da. Dolayısıyla Müslüman kamuoyunda bu konularda ciddi bir duyarlılık var.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:42 AM | Yorumlar (45)
September 22, 2005
Dindar Olmayan İslamcılık
[22 Eylül 2005 tarihli Radikal gazetesinde yayınlandı]
İstanbul'da 2 Eylül günü cuma namazı çıkışı Fatih Camii'nde yapılan 'hilafet gösterisi'nden bu yana, dikkatler bu işi organize ettiği anlaşılan Hizb-ut Tahrir örgütüne yöneldi. Örgütün 'Türkiye sözcüsü' Yılmaz Çelik olaydan sonra kayıplara karışmış durumda. Ancak amaçlarının ne olduğunu Tempo dergisinin bir hafta önce kendisiyle yaptığı röportajda açık açık anlatmıştı. "Hilafet bayrağını yeniden göndere çekeceğiz" diyen Çelik, bunu nasıl başarmayı düşündüğüne dair de 'şok' açıklamalar yapmış, silahsız bir yoldan 'İslam devrimi'ne nasıl ulaşacaklarını tarif ederek "Önce orduya sızacağız" demişti.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:54 AM | Yorumlar (43)
July 16, 2005
Çağın Güçlükleri ve İslam
[16 Temmuz 2005 tarihli Radikal gazetesinde yayınlandı. Turkish Daily News'ta yayınlanan İngilizce versiyonunu da okuyabilirsiniz.]
11 Eylül 2001'deki terör eylemlerinden bu yana, Avrupa Müslümanları, terörizmin potansiyel zemini olarak görülüyor ve büyüteç altına alınıyorlar. Geçtiğimiz hafta Londra'da yaşanan ve 70'nin üzerine masum insanın yaşamına mal olan 'barbarca' saldırı, bu büyüteci biraz daha kalınlaştırdı. Gerçi Müslüman liderler eylemleri güçlü bir biçimde kınadılar, Tony Blair "Biliyoruz ki Müslümanların büyük çoğunluğu teröre bizim kadar karşı" dedi. Ancak sorun ortadan kalkmış değil.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:30 AM | Yorumlar (24)
January 10, 2005
İsrail ve ABD Abbas'a Nasıl Bakıyor?
[10 Ocak 2005 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]
Filistin'in liderliğine "barış yanlısı" ve "ılımlı" olarak bilinen Mahmud Abbas'ın yüksek bir oy oranıyla seçilmesi, kuşkusuz bölge için iyi bir gelişme. Ancak aşırı iyimserliğe de kapılmamak gerekiyor. Bunun bir nedeni, İsrail tarafında gerek Mahmud Abbas'a gerekse yeni bir "barış sürecine" son derece kuşkulu bakılıyor olması.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:35 PM | Yorumlar (0)
December 15, 2004
İsrail Neden Güçlü?
[15 Aralık 2004 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]
İsrail'in küçüklüğüne rağmen güçlü olmasının sırlarından biri, çoğulcu demokrasisi. Ülkede en sekülerden en koyu dindarlara kadar her görüşten Yahudi'ye yaşam ve katılım hakkı sağlayan bir sistem var. İsrail, dindarlarına alabildiğine özgürlük sağladığı için, onlar da devleti seviyor ve benimsiyorlar. Başına Musevi dininin gereği olan "kippa"yı taktığı için resmi dairelere alınmayan, "kamusal alan"dan kovulan, üniversiteden atılan kimse yok. Böyle bir baskı olmadığı için, dindarlar İsrail'i kendi devletleri olarak bilip sahipleniyorlar.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 1:02 PM | Yorumlar (6)
November 23, 2004
Filistin Davası
[23 Kasım 2004 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]
Denebilir ki, eğer Filistinliler terör yerine Gandhi'nin Hindistan'da yaptığı gibi "sivil itaatsizlik" yolunu seçselerdi, çok daha iyi olurdu. Evet, bence de çok iyi olurdu, ama şartlar pek çok yönden farklıydı. Ne ortada bir Gandhi vardı ne de İsrail işgali, Hindistan'daki İngiliz yönetimi gibi "kibar"dı.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 1:54 PM | Yorumlar (1)
Arafat'ın Dramı
[23 Kasım 2004 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]
Arafat'ın dramı, bizlere terörizmin yanısıra bir de "maksimalizm"in yıkıcılığını gösteriyor. Yani, siyasi bir sorunda, hep en fazlasını istemek ve bundan azıyla yetinmemek. Çoğu Filistinli'nin maksimalist hedefi, İsrail'i denize döküp tüm Filistin'i yeniden kazanmak. Oysaki bu gerçekçi değil. Dahası Yahudilere karşı yeni bir "soykırım" öngördüğü için insancıl ve kabul edilebilir değil.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 1:19 PM | Yorumlar (0)
November 4, 2004
Siyonizme Saygı ve Eleştiri
[4 Kasım 2004 tarihli Şalom gazetesinde yayınlandı]
"Siyon Protokolleri" denen uydurmadan olacak, "Siyonizm" denince, Türkiye'deki bazı insanların zihninde dünyayı sarıp kuşatan bir "Yahudi komplosu" imajı belirir. Oysa ortada böyle bir komplo bulunmadığı gibi, Siyonizm teriminin de böyle bir anlamı yoktur. Siyonizm, tek cümleyle, 20. yüzyıla kadar devletsiz bir ulus olan Yahudilerin, tarihsel yurtları olan Filistin'de bir Yahudi Devleti kurma hedefidir.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 4:40 PM | Yorumlar (13)
March 28, 2004
Şaron politikalarının ilham kaynağı: Vladimir Jabotinsky
[28 Mart 2004 tarihli Zaman gazetesinde yayınlandı]
İsrail’in Şeyh Ahmed Yasin’i hükümet kararı ile öldürmesi, tüm dünyada tepkilere neden oldu. Hemen herkes, Şaron hükümetinin bu suikastla Ortadoğu’ya sadece kan ve ateş getireceğini konuşuyor.
Bir taraftan da, Şaron’un bu şiddet politikasıyla neyi amaçladığını tartışıyor.
Şaron’un amacını anlamak için yapılması gerekenlerden biri ise ideolojisini anlamak... Bu ideolojinin kökeni ise Şaron’un, onun liderliğini yürüttüğü sağcı Likud Partisi’nin ve genel olarak tüm İsrail sağının fikir babası sayılan Vladimir Zeev Jabotinsky’e uzanıyor.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 2:45 PM | Yorumlar (1)



