August 30, 2010

Simonlar, Komplolar ve ‘Cemaat’

[30 Ağustos 2010 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Hanefi Avcı’nın “Haliç’te Yaşayan Simonlar” kitabı gündeme oturdu. Böylesi “istihbari” meselelerden pek anlamasam da, ben de bir kaç şey söyleyeyim.

Öncelikle Avcı’ya karşı kullanılan “niçin şimdi”, “zamanlama pek düşündürücü” gibi itirazlara, yahut “teşkilatta yükselemedi, kıskandı, intikama girişti” gibi suçlamalara katılmıyorum. Bunların hepsi “niyet okuma”dır. Ve niyet okuma, muhafazakarlara karşı yanlış olduğu gibi, onları eleştirenlere karşı da yanlıştır.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 2:29 AM | Yorumlar (11)

August 18, 2010

Herkes İçin Din Özgürlüğü

[18 Ağustos 2010 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Ekümenik Patrikhane’nin geçen Pazar günü Trabzon’daki Sümela Manastırı’nda düzenlediği ayin çok hayırlı oldu. Hem saçma bir tabu daha yıkıldı, hem de din özgürlüğünü genişleten yeni bir adım atıldı. Bu açıdan hükümeti, Başbakan Erdoğan’ı ve Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’ı tebrik etmek gerek.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 1:50 AM | Yorumlar (6)

July 26, 2010

Laikperest Yargının İşbirlikçisi Olarak MHP

[26 Temmuz 2010 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

12 Eylül günü düzenlenecek Anayasa değişikliği referandumunda ben de her aklı başında insan gibi “evet” oyu vereceğim.

Bunun en büyük sebebi ise ne zaten pek kimsenin itiraz etmediği “kadın ve çocuk hakları” gibi konulardaki iyileştirmeler, ne de son günlerde gündeme oturan “12 Eylülcüleri yargılama” niyeti. Bunlar da iyi şeyler, ama benim “evet”imin en büyük sebebi, paketin “yargı kurumu”na getireceği değişiklik olacak.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 4:55 PM | Yorumlar (81)

July 14, 2010

AYM, Türk Kanı ve Kudüs’te Namaz

[14 Temmuz 2010 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

“Yıllık iznimin bir bölümünde” olduğum için geçen hafta yazamadım. O arada da epey “gelişme” yaşandı. Kısa kısa değineyim.

Önce Anayasa Mahkemesi’nin kararı… Bu, bir açıdan, “meclis üzerindeki yargı vesayetini” sürdüren yanlış bir karar oldu. AYM, geçmişte daha vahim örneklerini gösterdiği bir geleneği sürdürerek yetkisini aştı ve meclise ait olan “anayasayı değiştirme” hakkına müdahale etti.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 2:28 PM | Yorumlar (45)

April 19, 2010

İslam, Devlet, Liberallik: İki İyi Yazı

Bugün her ikisi de ilahiyatçı olan iki değerli yazarın iki önemli yazısını okudum. Biri, Şaban Ali Düzgün’ün Devletin Dini Olur mu?, ötekisi de Bilal Sambur’un Liberalizm Bireyi Tanrıdan Değil Devletten Korur başlıklı makaleleri. Herkese tavsiye ediyorum.

Bu iki makaleden çıkardığım birer cümlelik temalar ise şu: Bir, İslam’ın bir siyasi doktrini yoktur. İki, liberalizm, sadece bir siyasi doktrindir. Dolayısıyla da bu ikisi arasında baştan kategorik bir çelişki olduğunu iddia etmek, yanlıştır.

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 5:40 PM | Yorumlar (24)

Etik Kurulda İlahiyatçı ve Bilimperestlerin Tepkisi

[19 Nisan 2010 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Sizin de dikkatinizi çekti mi, bilmiyorum. Ama Sağlık Bakanlığı’nın “etik kurulu” ile ilgili yeni tartışma, bana çok ilginç ve öğretici geldi. Tartışmanın konusu, “ilaç ve ilaç dışı klinik araştırmaların” ahlâkiliğini değerlendirecek olan bu kurula bundan böyle ilahiyatçı bir üyenin de katılacak oluşu. Yani “bilimin ahlâkı”na dair yapılacak tartışmalarda, dini bir bakış açısının da ifade bulacak olması.

Bu karara gelen tepkiler ise, Türkiye’deki yaygın pozitivist ezberin tekrarından ibaret.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 4:54 PM | Yorumlar (50)

April 2, 2010

Benim Gözümde Said Nursi

[Yeni Asya gazetesinin Aydınların Gözünde Said Nursi ekinde yayınlandı]

Said Nursi isminin bende uyandırdığı en güçlü duygu saygıdır. Merhuma büyük saygı duyuyorum, çünkü inandığı mukaddes değerleri savunmak için çileli bir hayat sürmüştür. Tek Parti devri gibi ağır bir istibdat altında verdiği idealist mücadeleyi, fikirlerine katılmayan fakat adalet duygusuna sahip insanların da takdir edeceğine, etmesi gerektiğine inanıyorum.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 2:19 PM | Yorumlar (22)

March 29, 2010

‘Kürt Said’in Faşist Düşmanları

[29 Mart 2010 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Yıllar önce bir konferansta yaptığım bir konuşmada Bediüzzaman Said Nursi’nin fikirlerine de değinmiştim. Anlattıklarımdan pek hoşlanmadığı anlaşılan bir dinleyici, soru-cevap kısmında söz aldı ve hışımla sordu:

“O adamın gerçek adının Said-i Kürdi, yani ‘Kürt Said’ olduğunu niçin söylemediniz?”

Bu “Kürt Said” lafını öyle bir bastıra bastıra, hatta iğrene iğrene söylemişti ki… Sanki “katil” veya “hırsız” gibi kirli bir sıfattan söz ediyordu.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 2:27 PM | Yorumlar (12)

March 17, 2010

Çarşaf Çarşaf Ezberler

[17 Mart 2010 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Bir grup CHP’li kadının huşu içinde çarşaf yırtmasının ardından Türkiye’nin ezeli “kıyafet saplantısı” gündeme yeniden yansıdı. Ve bu konudaki bildik ezberleri, yüzüncü ve belki bininci kez tekrar dinledik.

Bu ezberlerin başında “örtünen kadınların bunu kendi istekleriyle yapmadığı” iddiası var. Buna göre bu hanımların hepsi, baba, koca veya mahalle baskısı yüzünden kapanıyor. İş kendi özgür iradelerine kalsa, hepsi tesettürlerini fora edip “çağdaş kadınlar” ordusuna katılacak.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:55 PM | Yorumlar (30)

March 8, 2010

‘İrtica’ Zırvası Artık Bitmeli

[8 Mart 2010 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Mersin’deki bir grup CHP’li kadının aşkla gerçekleştirdiği “çarşaf yırtma” eylemi, sadece vahim bir yobazlık şovu değildi. Aynı zamanda çirkin bir terbiyesizlikti.

Ama söz konusu hanımlara kızmaktansa, onları bu hale getiren sistemi ve o sistemin yarattığı zihniyeti eleştirmek herhalde daha doğru.

Ve biliyoruz ki bu zihniyetin merkezinde “irtica”ya karşı duyulan tepki ve nefret var.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:45 AM | Yorumlar (152)

February 24, 2010

Niçin Bu Kadar Çok Vatan Haini Var?

[24 Şubat 2010 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

İnsanlara “bidon kafa” gibi enteresan yakıştırmalar yapmakla ünlenmiş bir köşe yazarı, geçenlerdeki bir yazısında şöyle diyordu:

“Türkiye’de her şeyin karaborsası olur. Hainin olmaz... Çünkü, haini en bol ülke Türkiye’dir.”

Bu, kuşkusuz yerinde bir tespit. Çünkü gerçekten de son seksen küsur yıldır ülkemiz vatan hainleri ile dolup taşıyor. Yüce devletimiz bir türlü önlerini alamıyor. Ancak bu konuda bizle yarışabilecek bir ülke daha var ki, söz konusu köşe yazarı, dikkatsizlikten olacak, onu atlamış.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 1:18 PM | Yorumlar (23)

February 22, 2010

Mustafa Kemal’in Yargıçları

[22 Şubat 2010 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Türkiye’deki resmi dilin içinde bazı laflar var ki, bunları biraz oturup düşününce arkalarındaki “siyasi felsefe” epey bir aydınlanıyor.

Mesela her okul çocuğuna bağırta bağırta söyletilen “varlığım Türk varlığına armağan olsun” lafını alalım. Tek Parti ideologlarından Dr. Reşit Galip’in icad ettiği bu ifade, bireylerin ulus içinde eritildiği, dahası onun için feda edildiği “kollektivist” bir ideolojiyi yansıtıyor.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:39 AM | Yorumlar (21)

February 3, 2010

Atatürkçü Düşünce Sistemi

[3 Şubat 2010 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Meşhur darbe planı “Balyoz”u kurgulayanların amacı, memleketi “1923 zindeliğine” döndürmekmiş. Bunu da tabii laf olsun diye istemiş değiller. Maksat, “Ulu Önder”, “Başöğretmen” ve “En Büyük Türk” olan Atatürk’ün devrine dönebilmek.

Bu radikal projenin altında kuşkusuz siyasi bir ideoloji yatıyor. Buna da çoğunlukla “Kemalizm” diyoruz. Kemalistlerin kendileri ise son dönemde yeni bir kavram ürettiler ve “Atatürkçü düşünce sistemi” dediler ideolojilerine.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:06 AM | Yorumlar (48)

January 27, 2010

‘Kutsal Din Duyguları’ Ne Zaman ‘İrtica’ Olur?

[27 Ocak 2010 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Türkiye’deki Kemalist seçkinlerin ağzından zaman zaman duyduğumuz bir kavram var: “Kutsal din duyguları.” Önceki Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer sık sık kullanırdı bu lafı. Bize “kutsal din duyguları”nın ne kadar saygıdeğer olduğunu belirtir, hemen arkasından da “irtica”nın zararlarını sayıştırırdı.

“Balyoz” kodlu darbe planı ile meşhur olan emekli Orgeneral Çetin Doğan da benzer bir dil kullanıyor, camilerden “halkımızın kutsal saydığı mekânlar” diye söz ediyor. (Kendisi de aynı mekanları kutsal sayıyor mu, buradan anlaşılmıyor, ama tabii dilediği gibi düşünmekte ve hissetmekte özgür.)

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 8:39 AM | Yorumlar (49)

January 25, 2010

Kemalizm Artık Silah Bırakmalı

[25 Ocak 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Taraf’ın afişe ettiği “Balyoz” planı, güzel memleketimizin kaç bucak olduğunu bize bir kez daha gösterdi. Bir defa daha gördük ki, şanlı ordumuz, bizi kendi ellerimizle seçip iktidara getirdiğimiz hükümetlerden kurtarmak için her türlü fedakarlığa hazır. Bir iki jet-düşse, biraz eğitim zayiatı verilse, üç-beş vatandaş havaya uçsa, yüz binlercesi tutuklansa bile…

Hep dedikleri gibi, eğer mevzu bahis olan vatan ise, gerisi teferruat.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 6:48 AM | Yorumlar (10)

January 20, 2010

Yeni Bir ‘Siyasal İslam’a Doğru

[20 Ocak 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Müslüman aydın Ümit Aktaş’ın geçen hafta Neşe Düzel’e söylediği şeyler önemliydi. Taraf’ın “İslamcılar Kadın Çalışsın İster” başlığıyla yayınladığı söyleşide ön plana çıkan mesele de, Türkiye İslamcılarının son yirmi yılda yaşadıkları dönüşümdü.

“1980’lerden önce demokrasi hepimiz için neredeyse bir küfürdü” diyen Aktaş, ekliyordu:

“Demokrasi, değişim, yenileşme, özgürleşme gibi şeyler ancak 80’den sonra İslamcılar tarafından tartışılıp savunulmaya başladı… (Böylece) Alevilerin de, gayrımüslimlerin de kendi kimliklerini özgürce yaşamaları gerektiğini savunan bir anlayış gelişti.”

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:35 AM | Yorumlar (37)

December 30, 2009

Yarı-Totaliter Devletimizin Yarısının Çatırdayışı

[30 Aralık 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Şu günlerde Ankara’da tam olarak nelerin döndüğünü oturduğum yerden bilemiyorum. Mesela Bülent Arınç’ın evi civarında yakalanan subaylar sahiden neyin peşindeydi, bir şey diyemem. Seferberlik Bölge Başkanlığı'ndaki “kozmik” odadan neler çıktığı da, benim gibi faniler için şimdilik bir sır.

Ama “büyük resme” bakınca görebildiğim bir şey var: Türkiye’nin yarı-totaliter devlet sisteminin totaliter yarısının çatırdamakta olduğu.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:52 AM | Yorumlar (107)

December 28, 2009

Din mi Elden Gidiyor, Gelenek mi?

[28 Aralık 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Zaman gazetesi köşe yazarlarından Ali Ünal, geçen hafta önemli bir yazı yazdı. “En Büyük Tuzak” başlıklı makalesinde, giderek “muhafazakârlaştığı” sanılan Türkiye’nin, aslında giderek sekülerleştiğini, yani dinden uzaklaştığını savundu.

Sayın Ünal’a göre AK Parti devrinde dindarlık artmamış, aksine 80’li ve 90’lı yıllara nazaran zayıflamıştı. Mesela eskiden “televizyon yayınları daha mazbuttu”. Veya:

“Aile yapısı çok daha sağlamdı ve ‘ma'ruf’a dayalı gelenekler, hâkimiyetini büyük ölçüde koruyordu. Başka ‘millet’lere ait âdet ve uygulamaların hiçbirine itibar edilmiyordu.”

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 2:57 PM | Yorumlar (10)

December 23, 2009

Patrik, Din Özgürlüğü ve Liberallik

[23 Aralık 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Patrik Bartholomeos, bir Amerikan televizyonuna Türkiye’de kendini “çarmıha gerilmiş” gibi hissettiğini söyledi. Bazılarımız da buna çok kızdı.

Bu söz, evet, bence de biraz abartılı. Ama bir “metafor” (benzetme) olduğunu unutmayalım. Dahası, Patrik’e kızmak yerine, dönüp de “bu adam niçin kendini bu kadar zulüm altında hissediyor” diye bir soralım.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 1:50 PM | Yorumlar (9)

December 21, 2009

Kemalist Hukuk mu İyi, Osmanlı Şeriatı mı?

[21 Aralık 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Danıştay ile YÖK arasındaki “katsayı” çekişmesi, ikincisinin son hamlesiyle yeni bir aşamaya geldi. Umarım bu “çözüm” işe yarar da düpedüz “ayrımcılık” anlamına gelen “katsayı farkı” en azından pratikte ortadan kalkmış olur.

Benim bu meselede en ilginç bulduğum ise, işin zihniyet tarafı.

Hepimiz bal gibi biliyoruz ki, Danıştay’ın “katsayı farkı” ısrarının altında imam-hatip liselerine alerji, onun da altında “devlet ideolojisi” olan Kemalizm yatıyor.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:23 PM | Yorumlar (25)

November 30, 2009

Faşizm Zaten ‘Çağdaş’ Bir Şeydir

[30 Kasım 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Güzel kentimiz İzmir’in aslında “faşizmin kalesi” olduğu gerçeği, bir “taş” eylemi iyice faş oldu. Son günlerde bir dizi yazar da bu konuya el attı. Ancak kanımca bu yazarların bazıları hala püf noktayı ıskalıyor. Çünkü İzmir’in dillere destan “çağdaş” kimliği ile “faşist” yüzü arasında bir tezat olduğunu varsayıyor, “yahu bu ilerici kent nasıl böyle faşistleşiverdi” diye soruyorlar.

Oysa İzmir, zaten “çağdaş” olduğu için faşizme bu kadar yatkın. Arada tezat değil, paralellik var.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:24 AM | Yorumlar (23)

November 23, 2009

Devrimler Yanlıştır. Kemalist Devrim de Yanlıştı

[23 Kasım 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Tek Parti döneminin Dersim gibi karanlık sayfalarını ne zaman açsak karşımıza klasik bir cevap çıkıyor: “Ne yapalım, kansız devrim olmaz!”

Bunu söyleyenler, “adamlar haklı yahu, kansız devrim mi olurmuş, bizde amma safız” dememizi bekliyorlar. Kemalist devrimin Sovyet ve Çin devrimleri gibi başka örneklere kıyasla çok daha kansız olduğunu da hatırlatıp, “bizimkisi yine en ılımlısıymış, öpüp başımıza koyalım” dememizi istiyorlar.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:29 AM | Yorumlar (21)

November 4, 2009

‘Kemalist Türkiye’yi Tanıyalım

[4 Kasım 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Kamaliste1.pngÜlkemizin, en son bir “ıslak imza” ile yeniden karşımıza dikilen kadim sorununu herkes biliyor: Başta TSK olmak üzere “Kemalist” kurumların ve çevrelerin yıldızı, demokrasiyle bir türlü barışmıyor.

Peki acaba neden?

Bu soruya ışık tutan önemli bir panel, üç hafta önce, ARI Grubu tarafından Bilgi Üniversitesi’nde düzenlenmişti, yazmaya ancak fırsat bulabiliyorum. “Türkiye’de Sekülarizasyon ve Modernizasyon” başlıklı toplantının ana konuşmacısı, Hollandalı tarihçi Prof. Dr. Eric Jan Zürcher idi. Türkiye’nin yakın geçmişi konusunda dünyaca ünlü bir uzman olan Zürcher, “Kemalist modernleşme”nin nasıl bir şey olduğuna dair epey ezber bozucu bir sunum yaptı.

Sunumun merkezinde ise “yorum” değil, somut veriler vardı. Zürcher, Kemalist rejimin 1934-41 yılları arasında, kendi hedef ve ideallerini Batılılara anlatmak için yayınladığı “La Turquie Kemaliste” adlı propanda dergisinin “içerik analizi”ni yaptı. Fransızca yayınlanan, çok az sayıda Almanca ve İngilizce makale de içeren, ve nedense bugün Türkiye’de hemen hiç bilmediğimiz bu dergi, çok enteresandı:

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 2:04 AM | Yorumlar (19)

November 2, 2009

TSK’nın ‘İçyüzüne’ Dair Bir Hatıra

[2 Kasım 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Bir “ıslak imza” ile iyice ayyuka çıkan “irticaya karşı eylem planı”, ne kadar tuhaf bir ülkede yaşadığımızı bize bir kez daha gösteriyor. Bu işin “sonuna kadar gidilmesi” ve sorumlu subayların, her ne kademede iseler, sivil yargı önünde hesap vermesi gerektiği apaçık ortada.

Ancak karşımızdaki problem bundan da büyük. Çünkü sorun, o bildik “çürük elma” ve “münferit vaka” edebiyatına sığamayacak kadar derin ve vahim. Çünkü eğer bir ordunun içinden yarım yüzyıl boyunca ikide bir darbeciler, işkenceciler, andıççılar ve “psikolojik harekat”çılar çıkıp duruyorsa, mesele o ordudaki bir takım tekil şahıslar değil, hakim zihniyettir.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 1:48 AM | Yorumlar (15)

October 1, 2009

‘Laik Türkiye’nin Teokrasimsi Halleri

[30 Eylül 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Anayasa profesörü Ergun Özbudun hocanın “pasif laiklik” kavramından söz etmesi ve Türkiye’ye bunun lazım geldiğini söylemesi üzerine yine “rahatsızlıklar” başgösterdi medyada. Ve her zamanki gibi bir dizi evlere şenlik argüman yeşeriverdi. Bizdeki otoriter laikliğin çok iyi bir şey olduğu, bunun tek alternatifinin de “teokrasi” olacağı ezberini bilmem kaç bininci kez okuduk. Bu otoriter laikliğin “demokrasinin olmazsa olmaz koşulu” olduğu hikayesini de yine bilmem kaç bininci kez dinledik.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:41 PM | Yorumlar (7)

September 2, 2009

Önleyici Despotizm Doktrini

[2 Eylül 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Türkiye’de hemen her toplumsal meselede ama özellikle de Kürt sorunu ve “irtica” tartışmalarında sürekli karşımıza çıkan bir engel var: “Bugün bunu verirsek, yarın kim bilir ne isterler” mantığı. Böyle düşünenler, demokratikleşme yolunda yapılan ve yapılacak her türlü “açılım”ı, sonu felakete giden bir yolun başlangıcı olarak görüyor. Hak ve özgürlüklerin genişletilmesine karşı çıkıyor, bu gibi “taviz”lerin ülkeyi kademeli olarak yıkıma sürükleyeceğini düşünüyorlar.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 1:30 PM | Yorumlar (3)

August 10, 2009

Suudi Şampanyası ve Dayatılan Dinin Sahteliği

[10 Ağustos 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Suudi Prensi Bandar Bin Al Suud’un Bodrum’da kiraladığı teknede eşiyle birlikte şampanya içmesi, bizim medyada epey ilgi gördü. Pek çok yorumcu kendi toplumuna alabildiğine katı bir din anlayışını dayatan Suudi elitinin sefahat düşkünlüğünü, bunun ortaya çıkardığı ikiyüzlülüğü eleştirdi ki, bunda haklıydılar. Gerçekten de “Suudi modeli”, “dayatılan din”in vahim sonuçlarını ortaya koyması bakımından iyi bir örnek.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 4:50 PM | Yorumlar (8)

July 22, 2009

Sakın Adaletin Temeli Devlet Olmasın?

[22 Temmuz 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Geçenlerde Oral Çalışlar'ın Radikal'deki köşesinde okudum: Mahkemelerdeki "adalet mülkün temelidir" yazısı "adalet devletin temelidir" diye değiştirilmiş. Anlaşılırlık açısından iyi olmuş. Çünkü Hz. Ömer'e atfedilen bu özlü söz, önemli: Devlet ile adalet arasındaki ilişkinin ideal niteliğini üç kelimede özetliyor. Buna göre "devlet" dediğimiz organizasyonun varlığının en önemli maksadı, adaleti ayakta tutmak.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 5:28 PM | Yorumlar (8)

June 29, 2009

İlk Darbe 1925’te Yapıldı

[28 Haziran 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Türkiye’de son dönemde sık sık “darbelerle hesaplaşmaktan” söz ediliyor ya… Son günlerde CHP lideri Deniz Baykal bile “12 Eylülcüleri yargılama” çağrısı yapıyor ya... Bu meseleyi yerli yerine oturtmak için öncelikle “ilk günah”ı doğru tespit etmek lazım. Hem böylece Baykal’ın neden bir yandan topu 12 Eylül’e atarken öte yandan da “Ergenekon’un avukatı” olmaya devam ettiğini daha iyi anlayabiliriz.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 2:33 AM | Yorumlar (25)

June 24, 2009

‘Orduya Sızma’ Meselesi

[23 Haziran 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Ak Parti hükümetine ve Gülen cemaatine karşı komplolar düzenlemesini öngören meşhur “belge”nin ne olup olmadığı hala belli değil. Dahası, İsmet Berkan’ın Radikal’de dediği gibi, bu belirsizlik sonsuza kadar sürecek gibi gözüküyor. Ülke, hemen her konuda olduğu gibi, burada da somut olguları önceden oluşmuş kanaatlere göre etiketleyen iki zıt cepheye bölünmüş durumda.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 5:39 AM | Yorumlar (40)

June 22, 2009

Dine Dayalı Demokrasi Olmaz mı?

[21 Haziran 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Radikal yazarı Türker Alkan İran’daki tartışmalı seçimin sonuçlarını yorumlarken sormuş, “dine dayalı demokrasi olur mu?” diye. Sonra da olmayacağı hükmüne varmış ve dahası laik Türkiye’nin bu konuda İran’a öğretebileceği şeyler olduğunu vurgulamış. Bu, Türkiye’de sıkça duyduğumuz bir argüman. İran’daki otoriter cumhuriyete bakarak, “bakın, dine dayalı demokrasi olmuyor, dolayısıyla işlerin bizdeki gibi olması lazım” diye kestirmeden sonuca varılıyor. Oysa gerçekler, bu “el çabukluğu-marifet” çıkarımda gözüktüğünden daha karmaşık.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 4:03 AM | Yorumlar (21)

June 17, 2009

İktidar ‘AK’, Patrikhane ‘Ekümenik’tir

[17 Hazian 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Geçtiğimiz haftaların tartışma konularından biri iktidar partisinin ismiydi. Başbakan bu adın “Ak Parti” olduğunu, bunun yerine “AKP” diyenlerin “edepsizlik” ettiklerini ilan ederken, muhalefetten “hayır, biz size A-ke-pe diyeceğiz” tepkisi geldi. Bu, bir yandan incir çekirdeğini doldurmayan, ama öte yandan da bizdeki yaygın bir zihniyet sorununa işaret eden ilginç bir tartışma.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 2:18 AM | Yorumlar (16)

June 15, 2009

Generallere Açık Mektup

[15 Haziran 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Muhterem paşalar,

Umarım afiyettesinizdir. Biliyorsunuz, şu aralar gündemde epey tatsız bir mevzu var. Taraf gazetesinin yayınladığı bir belge, sizin Genelkurmay’da çalışan bir albayın “irticaya karşı savaşmak” için türlü komplolar planladığını gösteriyor. Belge gerçek mi, değil mi, bilemiyoruz. Ama başka meslektaşlarınızın daha önce ne “andıç”lar kotardığını bildiğimiz için, biz medya mensuplarının çoğuna pek ikna edici geliyor. Eğer yanılıyor isek, lütfen bize söyleyin, bu belgenin neyin nesi olduğuna dair bize bir fikir verin.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:39 AM | Yorumlar (35)

June 3, 2009

Allah, Adalet ve Cumhuriyet

[3 Haziran 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Geçen hafta yaşanan “çarşaflı kadının mahkemeden kovulması” skandalını duydunuz mu? Basının aktardığına göre olay Fatih 1. İcra Mahkemesinde geçmiş. Mahkeme Başkanı Hakim Ayla Kara, boşandığı kocası hakkında açtığı tazminat davasının duruşmasına katılan Naciye Sönmez'in çarşaflı olduğunu görünce kendisini uyarmış. Naciye hanım yüzünü açmış, ama bu yetmemiş. Hakim, "böyle olmaz, bütün çarşafını çıkaracaksın" diyerek onu azarlamış. “Atatürk ilke ve kanunlarına göre seni böyle kabul edemem, yargılama başlayamaz" diye de açıklama getirmiş.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:17 AM | Yorumlar (18)

May 27, 2009

Ne Şeriat Ne Demokrasi = Bağımlı Yargı!

[27 Mayıs 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Bugün 27 Mayıs. Türk siyasi tarihinde bir kara leke. Tam 49 yıl önce bugün, milletin seçtiği meşru Demokrat Parti iktidarı, silahlı bir çete tarafından alaşağı edilmişti. Aynı silahlı çete bir süre sonra da Yassıada’da Stalinvari bir devrim mahkemesi kurarak “düşük” Demokratları yargıladı. Mahkeme başkanı Salim Başol’un sanıklardan gelen bir itiraz üzerine söylediği “sizi içeri tıkan kuvvet böyle istiyor” şeklindeki ünlü söz, her şeyi özetliyordu. Mahkeme, adaletin gereğini değil, o “kuvvet”in isteklerini yerine getirmek için kurulmuştu. O istek uyarınca da rahmetli Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın katline karar verdi.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 5:22 PM | Yorumlar (20)

May 6, 2009

Malezya mı Demiştiniz?

[6 Mayıs 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

KUALA LUMPUR – Hatırlarsanız bundan yakın zaman önce memleketimizde “bu kış Malezya olabiliriz” furyası esmişti. Bu güneydoğu Asya ülkesinin haritadaki yerini gösterebilecekleri bile şüpheli olan bir dizi gazeteci, bir anda bu yeni paranoyanın tellallığına soyundu. Bir kaç ay sonra da her şey unutuldu gitti.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:14 PM | Yorumlar (9)

April 21, 2009

‘Türkiye Halkı’na Cemaatler de Dahildir

[21 Nisan 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un geçen hafta Harp Akademileri Komutanlığı’nda yaptığı konuşma önemliydi. Ben de dinleyici olarak davet edilmiştim, ama yurtdışında olduğum için gidemedim. Fakat konuşma metnini dikkatle okudum ve kayda değer buldum.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 2:23 PM | Yorumlar (14)

April 8, 2009

Obama'dan 'Laik Demokrasi' Dersi

[7 Nisan 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Barack Hüseyin Obama rüzgar gibi geçti. Ve çok da iyi geçti. ABD'nin yeni ve sıradışı başkanı, iki günde hem bize hem de dünyaya son derece anlamlı mesajlar verdi. Bunların bence en dikkat ilginçlerinden biri, TBMM’de yaptığı konuşmada kullandığı iki kelimelik bir kavramda gizliydi: "Laik demokrasi." Bu ifadeyi Atatürk'ten söz ederken kullandı ve şöyle dedi: “Onun en büyük mirası Türkiye’nin güçlü ve laik demokrasisidir, ve bu meclis de bugün bu eseri devam ettirmektedir.”

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 4:50 AM | Yorumlar (18)

February 25, 2009

İslami Liberalizm Nasıl Olur?

[25 Şubat 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Geçen hafta “Hem dindar hem liberal olunmaz mı?” başlıklı bir yazı yazmıştım. Bana bu soruyu sorduran da Radikal gazetesi köşe yazarı Türker Alkan’ın “Tanrı'nın buyrukları”na bağlı olmakla liberal olmayı çelişkili gibi konumlandıran bir başka yazısıydı. Sayın Alkan, sağolsun, aynı konu üzerine bir kez daha yazmış, meseleye açıklık getirmiş, benim için de nazik sözler söylemiş. Bilmukabele; ben de kendisinin “saygı duyduğum iyi bir yazar” olduğunu teslim etmeliyim.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 8:47 AM | Yorumlar (14)

February 11, 2009

Hangi Rejimler Dini ‘Vicdanlara’ İter?

[11 Şubat 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

1931-36 yılları arasında Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel sekreterliğini ve rejimin “üçüncü adam”lığını yürüten Recep Peker, laikliği tarif ederken şöyle buyurmuştu:

“Türkiye’de din telakkisinin hududu, yurttaş vücudunun cildini aşamaz.”

Yani din, sadece yurttaşların “vicdanları”nda yer alabilir, oradan çıkıp toplumsal hayatta kendini ifade edemezdi.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 3:16 AM | Yorumlar (42)

February 9, 2009

‘Dini Siyasete Alet Etmek’

[9 Şubat 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Her ikisi de “Yargıtay Onursal Başsavcısı” sıfatını taşıyan iki meşhur hukukçumuz, Vural Savaş ve Sabih Kanadoğlu, geçen hafta bir araya gelip “Cumhuriyetin Neresindeyiz” başlıklı bir panelde konuşmuşlar. Burada her ikisi de “dini siyasete alet edenlere” ateş püskürmüş, son aylarda bu yola meylettiği için CHP’ye dahi yüklenmişler. Hatta Vural Savaş hızını alamamış ve “dini siyasete alet edenleri vatan haini olarak kabul ettiklerini” bile söylemiş.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 6:22 AM | Yorumlar (11)

January 26, 2009

ABD, Obama ve Seküler Olmayan Modernlik

[26 Ocak 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Geçen haftanın en önemli “küresel” olayı, ABD’nin yeni başkanı Barack Hüseyin Obama’nın yemin töreniydi. Milyonlarca kişinin Washington’da, yaklaşık bir milyar insanın da ekran başında izlediği tören, her yönden sembolizm doluydu. Bana çarpıcı gelen nokta ise, programın rahip Rick Warren tarafından yapılan bir dua ile açılması ve bir başka rahip Joseph E. Lowery tarafından yapılan bir “takdis” ile sona ermesiydi. Her iki din adamı da Allah’ın inayetini ve merhametini diledi, kutsal metinlerden pasajlar okudu, gözlerini kapatıp uzun uzun dua etti.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:13 PM | Yorumlar (32)

December 29, 2008

Mahallenin Baskısı Ne Kadar İslami?

[29 Aralık 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Üniversite hocam Prof. Dr. Binnaz Toprak’ın yönetiminde hazırlanan “Türkiye’de Farklı Olmak” başlıklı araştırma, “muhafazakâr mahalle baskısı”nı yeniden gündeme getirdi. Aslında tabii Türkiye’de aynı zamanda “laik mahalle”lerin de var olduğunu, orada da aksi yönde baskı yapıldığını, tüm bu baskıların en âlâsının ise başta yüksek yargı olmak üzere devlet kurumlarından geldiğini biliyoruz. Ama problemin Prof. Toprak ve ekibi tarafından gündeme getirilen boyutu da önemli.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:00 PM | Yorumlar (8)

December 17, 2008

Sorun Şeriatta Değil, Şeriat Devletinde

[17 Aralık 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Deniz Baykal’ın son haftalarda dillerden düşmeyen “çarşaf açılımı”na karşı bayrak açan CHP İstanbul Milletvekili Prof. Necla Arat, itirazını “şeriat”a olan tepkisiyle açıklamış. Sabah gazetesine verdiği söyleşide şöyle demiş: “Kara çarşaf şeriatı simgeliyor. Ben şeriatla mı uzlaşacağım?”

Evet, uzlaşmalı. Daha doğrusu, insanların şeriata göre yaşamayı seçme hakkına saygı göstermeyi öğrenmeli. Tabi eğer demokrasiye ve özgürlüğe inanıyor ise…

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:54 AM | Yorumlar (82)

December 8, 2008

Tek Parti Gömleği Çıkacak mı?

[8 Aralık 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Bundan neredeyse bir yıl önce, 13 Şubat 2008’de, bu köşede şöyle yazmıştım:

“Ben ‘Milli Görüş gömleğini çıkardık’ sözünü Tayyip Erdoğan’dan defalarca duydum, ama Deniz Baykal ve ekibinin ‘Tek Parti gömleğini’ çıkardığına en ufak bir emare görmedim. CHP, tarihindeki pek çok karanlık sayfanın (İstiklal Mahkemeleri’nin, ‘kafatasçı’ tarih kongrelerinin, yahut Varlık Vergisi’nin) hesabını vermek şöyle dursun, yeni sayfalar eklemeye pek hevesli duruyor.”

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 2:05 PM | Yorumlar (5)

November 24, 2008

Laiklik, Dogma ve Teokrasi

[23 Kasım 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Geçen Çarşamba Star'da yayınlanan "Dogmalarla savaşan Atatürk nasıl dogma oldu?" başlıklı yazım üzerine Radikal gazetesi köşe yazarı Türker Alkan eleştirel bir yazı kaleme aldı. Yazımdaki "çoğulculuk" fikrine katıldığını belirtti, ama diğer bazı görüşlerimi eleştirdi. Seviyeli üslubu için teşekkür ederek ben de bir kaç ilave söz edeyim.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 2:27 AM | Yorumlar (14)

November 19, 2008

Dogmalarla Savaşan Atatürk Nasıl Dogma Oldu?

[18 Kasım 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Türkiye’deki makul Atatürkçülerin bir süredir kendi kendilerine sordukları bir soru var: Yaşadığı dönemde “dogmalarla savaşmış”, bunların yerine “akıl ve bilimi” hakim kılmaya çalışmış olan Atatürk, nasıl oldu da bugün başlı başına bir dogma haline geldi?

Bu soruyu soranlar, genellikle bu durumun büyük bir tezat, tatsız bir sürpriz, anlaşılmaz bir paradoks olduğunu da sözlerine ekliyorlar. “Ne kadar tuhaf, değil mi” diye soruyorlar, “türbeleri kapatan Atatürk’ün mezarının bir türbeye dönüşmesi?”

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 5:17 AM | Yorumlar (22)

November 12, 2008

Kemalistler İlah İster

[12 Kasım 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Can Dündar’ın “Mustafa” adlı filmini henüz izleyemedim, çünkü gösterime girdiğinden beri memleket dışındayım. Ama hakkında yapılan yorumları ilgiyle okuyorum. Bunlardan, Dündar’ın iyi bir iş çıkardığı anlaşılıyor. Deniz Baykal filmi hiç sevmediğine, bazı ulusalcı yazarlar “izlemeyin, izletmeyin, çocuklarınıza göstermeyin” dediğine göre, ortada kayda değer bir yapım olmalı.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 2:20 AM | Yorumlar (26)

October 29, 2008

Şu Çılgın Müslümanlar

[29 Ekim 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Son yıllarda epey ideolojik ve bir o kadar da çarpıtılmış bir “popüler tarih yazımı” ortaya çıktı. Kurtuluş Savaşı ve onun doğal sonucu olan Cumhuriyet, sanki bugünkü ulusalcıların öncülleri tarafından kazanılmış gibi gösteriliyor. CHP’nin kendini Cumhuriyet ile özdeşleştiren ucuz söylemi ortada. Kitapçıların “çok satanlar” listesine bakınca da, Milli Mücadele’yi “iç ve dış düşmanlar”a karşı verilmiş Kemalist bir savaş gibi gösteren çiğ başlıklar dikkati çekiyor. Bu literatüre itibar ederseniz, Kürtlerin, İslamcıların, “hacı ve hocaların” “hain” olduğunu pekâlâ zannedebilirsiniz.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 3:28 PM | Yorumlar (24)

October 27, 2008

‘Farklı Yorumlanması Dahi Teklif Edilemez…’

[27 Ekim 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nı okuyan bir insan, dördüncü maddeye geldiği anda bu ülkenin temelinde demokrasi yatmadığını görür. Çünkü orada ilk üç maddenin “değiştirilemez, değiştirilmesi teklif edilemez” olduğu yazılıdır. Yani bu üç, madde, millet iradesinin “kapsama alanı” dışındadır.

Örneğin Türkiye halkının ezici çoğunluğu bir araya gelse, ve farz-ı muhal, “biz başkenti Ankara’dan Antalya’ya taşımak istiyoruz” dese, olmaz. Zamanında birileri Ankara’yı seçmiştir. Ve o “birileri”nin iradesi, milletin iradesinin üstündedir.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 1:25 PM | Yorumlar (20)

October 22, 2008

İşkenceye Karşı Hz. Ömer’in Adaleti

[22 Ekim 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Geçen hafta Türkiye tarihinde bir ilk gerçekleşti. Bir bakan, cezaevinde gördüğü işkencede hayatını kaybeden bir vatandaşın ailesinden özür diledi. Ölen talihsiz genç, sol görüşlü eylemci Engin Ceber’di. Özür dileyen ise, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin.

Bu olay gerek yerli gerekse yabancı medyada epey yankı buldu. Pek çok yorumcu, bu “resmi özür”ün Türkiye tarihinde ilk kez görüldüğünün altını takdirle çizdi. Ancak Bakan Şahin’in konu hakkında yaptığı açıklamada enteresan bir detay vardı ki, üzerinde yeterince durulmadı. Kendisine “neden özür dilediniz” diye sorulmuş ve sayın bakan şu cevabı vermişti:

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:30 AM | Yorumlar (14)

September 22, 2008

Din Sömürüsüyle Yüzleşmek

[22 Eylül 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Başbakan Tayyip Erdoğan ile Doğan Grubu arasında gelişen polemik hakkında bugüne kadar pek bir şey yazmadım. Çünkü tartışılan konuların detayları hakkında hemen hiç bir şey bilmiyordum. Ne “Hilton arazisi” hakkında bilgim vardı, ne de Almanya’daki Deniz Feneri’nin nasıl bir kuruluş olduğundan haberdardım. Ancak Deniz Feneri’nde gerçekten de yolsuzluk yapıldığı Alman mahkemesinin kararıyla ortaya çıktı. Bu, hiç bir şekilde hafife alınmaması gereken büyük bir skandal. Ve karşımıza “din sömürüsü” gerçeğini bir kez daha dikiyor.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 7:49 AM | Yorumlar (18)

September 10, 2008

Sosyal Devletin Zararları (II)

[10 Eylül 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Geçtiğimiz yıllarda Türkiye’de bir dizi “çocuk esirgeme skandalı” yaşadık, hatırlarsanız. Devletin açtığı kurumlarında çalışan kimi bakıcıların, kendilerine emanet edilen küçücük çocukları insafsızca dövüp-sövdüğünü gizli kameralarla gördük. “Kim bilir daha ne rezaletler yaşanıyor” diye hayıflandık.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 2:42 AM | Yorumlar (15)

September 8, 2008

Sosyal Devletin Zararları (I)

[8 Eylül 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner’in kalkıp da yeni iç düşman olarak “post-modernistler”i işaret etmesi, son haftalarda eleştirildi. Gerçekten de TSK’nın oturup da bir felsefi akımı hedef alması alabildiğine yanlış bir şey. Ama böylesi yanlışları da artık kanıksamış durumdayız. Her biri, Türkiye Cumhuriyeti’nin özünde demokratik değil de ideolojik bir temel olduğunu yüzümüze çarpıp duruyor.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:06 AM | Yorumlar (13)

August 27, 2008

Tarikatlar Olmadan Demokrasi Olmaz

[27 Ağustos 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Son haftalarda ülkemizin iki keskin laikçi kalemi tarikatlara odaklandı. Önce Vatan yazarı Mehmet Tezkan, "Tarikatların etkin olduğu ülkede demokrasi olmaz” diye başlık attı. Ardından Hürriyet yazarı Özdemir İnce de ona katıldı, hatta hızını alamayıp “Türkiye’nin en büyük düşmanı tarikatlardır” deyiverdi. Her iki yazarın da ortak görüşü, tarikatların “birey”i ortadan kaldırdığı, bireyin olmadığı yerde de demokrasinin yeşeremeyeceğiydi.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:40 PM | Yorumlar (35)

August 13, 2008

Laik Okulda İbadethane Olur mu?

[13 Ağustos 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

ABD’nin San Diego kentindeki Carver İlkokulu, burada eğitim gören 100 kadar Müslüman öğrenci için geçen yıl bir “namaz vakti izni” başlattı. Bir devlet okulu olan, hem de 7-12 yaşındaki (yani “körpecik”) çocuklara eğitim veren okulun avukatı Brent North, medyanın sorusuna şu cevabı verdi: “Müslümanların dininde günde beş kez ibadet şartı var. Öğrenciler bunu okulda yerine getirmek istedi, biz de mahzur görmedik.”

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:35 AM | Yorumlar (45)

August 11, 2008

Laik Devlette İçki ve Pornografi

[11 Ağustos 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

AK Parti Genel Başkanvekili Edibe Sözen’in hazırladığı Gençleri Koruma Kanunu teklifinin kanımca hem doğru, hem yanlış unsurları var. Doğru unsurlar, 18 yaşından küçüklerin içki ve pornografiden korunmasına yönelik olanları. Bizim “laikçi” medyamız bu konulardaki yasak ve sınırlamaların sadece “şeriat devletleri”nde olduğunu sanıyor gibi. Oysa Batı’da da benzer uygulamalar vardır.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:39 AM | Yorumlar (30)

August 6, 2008

İslam Yüzünden mi Geri Kaldık?

[6 Ağustos 2088 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

“Türban” yasağından imam-hatip alerjisine, 28 Şubat sürecinden “kapatma davası”na kadar Türkiye’deki otoriter laiklik örneklerinin hepsinin temelinde dinle ve özellikle İslam’la ilgili bir önkabul yatar. Bu önkabulün sahipleri, İslamiyet’in toplumsal hayatı etkilemesi durumunda mutlaka “gericilik” üreteceğine ve bizi “karanlığa” götüreceğine inanmıştır. Bu yüzden de laikliği, Batı’da olduğu gibi sadece devleti değil, aynı zamanda toplumu ve hatta bireyleri de tanımlayan totaliter bir ilke olarak tarif ederler.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 8:49 AM | Yorumlar (52)

August 4, 2008

Doğru Kararı Kılıç Verdi

[4 Ağustos 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Anayasa Mahkemesi’nin AK Parti hakkında “kapatmama” kararı vermesi, kuşkusuz Türkiye demokrasisi için iyi oldu. Ülke, “yargısal darbe”nin eşiğinden döndü, 16 milyon küsur seçmenin iradesi çöpe atılmaktan kurtuldu. Aylardır içinde boğulduğumuz karanlık bir tünelden çıktık, bir “tren kazası”nı atlattık.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:02 AM | Yorumlar (12)

July 2, 2008

Tüm Dünya Laikçilerin Düşmanı mı?

[2 Temmuz 2007 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt, geçen hafta Turkish Daily News gazetesine bir söyleşi verdi ve "biz Türkiye'de laikliğin tehlike altında olduğunu düşünmüyoruz" dedi. Aynı zamanda Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin de başkanı olan İsveçli politikacı şöyle konuştu:

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 4:01 PM | Yorumlar (11)

June 16, 2008

Atatürk’ü Nasıl Sevsinler ki?

[16 Haziran 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Gazeteci Fatih Altaylı’nın sunduğu televizyon programına katılıp da “Atatürk’ü sevmediğini” söyleyen başörtülü öğrenci, bir anda medyanın boy hedefi oldu. “Büyük” bir gazete, internet sitesinde “İşte alçaklığın geldiği son nokta” gibi düpedüz hakaret içeren bir spot bile kullandı. Bu genç hanım “Atatürk’ü sevmemek suçu”ndan yargılanıp hüküm giyer mi, bilmiyorum. (Burası Türkiye; olur, olur.) Fakat kendisine “alçak” diyenleri mahkemeye verip tazminata mahkum ettirme hakkının olması lazım. (Ama burası Türkiye; olmaz, olmaz.)

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:36 AM | Yorumlar (65)

June 11, 2008

Devlet Milletten Akıllı mıdır?

[11 Haziran 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Anayasa Mahkemesi’nin Anayasa’yı gözümüzün içine baka baka çiğnemesi, bazılarını çok sevindirdi. Bunun ne kadar yerinde bir iş olduğunu anlatmak için kaleme sarılıp argümanlar diziyorlar. Bu argümanların bazıları da, eğer haberler doğruysa, bizzat “yüce mahkeme”nin dokuz “iptalci” üyesinden geliyor. Medyaya yansıdığına göre, bu üyeler, “eğer Meclis, ‘seçimler 20 yılda bir yapılır’ diye anayasa değişikliği yaparsa buna da mı seyirci kalacağız?” demişler.

Benzer mantıklar medyada uçuşuyor. Meclis’in vahim hatalar yapabileceği, dolayısıyla birilerinin “milli irade”yi temsil eden bu kuruma set çekmesi gerektiği söyleniyor. Vatan’ın köşeyazarlarından Can Ataklı, “Meclis eğer isterse ‘dünya tepsi gibi düzdür’ kararı çıkarabilir” diye uyarıyor.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 3:29 PM | Yorumlar (14)

June 9, 2008

Bu Mülkün Temeli Adalet Değil

[9 Haziran 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

1917’deki Ekim Devrimi’nden sonra Bolşeviklerin ilk işlerinden biri “devrim mahkemeleri” kurmaktı. Lenin’in 5 Aralık 1917’de yayınladığı talimatnamede işin mantığı şöyle açıklanıyordu: “Devrim mahkemelerinin amacı, devrimi korumak, karşı-devrim güçlerine karşı savaşmak… sermayedarların, tüccarların ve din adamlarının sabotajlarına karşı mücadele etmektir.”

Yani bu mahkemeler, Sovyet vatandaşlarının haklarını değil, “devrim”i savunmak için kurulmuştu. “Devrim muhalifi” sayılan vatandaşları da cezalandıracaklardı.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:13 AM | Yorumlar (22)

June 4, 2008

Din Özgürlüğü, Dini Bağnazlığın Çözümüdür

[4 Haziran 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Dışişleri Bakanı Ali Babacan haklı: Türkiye’de dini azınlıklar gibi dini çoğunluğun da özgürlüğü kısıtlı. Eğer tam din özgürlüğü olsaydı, cemaat ve tarikatlar serbest olur, “İslami okul”lar açılabilir, kimsenin de başörtüsüne karışılmazdı. Öyle bir Türkiye’nin caddelerinde yürürken “Nakşibendi Dergahı” tabelalı bir bina, yahut kapısında “Bismillahirrahmanirrahim” yazan özel bir “İslami Kolej” görebilirdiniz.

Biliyoruz ki bütün bunlar yasak. Bu yasakları koyanlar ve hatta daha da ilerletmek isteyenlerin ise çok bildik bir ezberi var.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 6:36 AM | Yorumlar (37)

June 2, 2008

Evet, Türkiye’de Din Özgürlüğü Kısıtlıdır

[2 Haziran 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Dışişleri Bakanı Ali Babacan geçen hafta Avrupa Parlamentosu’nda yaptığı konuşmada "Türkiye’de Müslüman çoğunluk da dini özgürlüklerle ilgili sorunlar yaşıyor” deyince kıyamet koptu. Medyanın “laiklik” dozu yüksek kesimleri hep bir ağızdan bakana yüklendi. Hürriyet’in Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, “Böyle iftira görülmedi” başlıklı yazısında “hayasız iftira” kadar ağır bir laf bile etti.

Peki Babacan gerçekten de haksız mıydı?

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:15 AM | Yorumlar (22)

May 28, 2008

Şerif Mardin’in Gördüğü

[28 Mayıs 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Türkiye’nin yetiştirdiği en büyük sosyolog olan Prof. Şerif Mardin, bir yıldır ağızlara sakız edilen “mahalle baskısı”nın gerçekte ne olduğunu geçen hafta sonu anlattı. Bunu yaparken de çok önemli bir şey daha dedi. Cumhuriyet’in, daha öncesinde dinle belirlenen “iyi, doğru, güzel” kavramlarının yerine din-dışı bir alternatif getirmeye çalıştığını, ancak bunda pek başarılı olamadığını söyledi. Sebebini de, bazılarının hep yaptığı gibi “mürteci komplosu”na değil, Cumhuriyet projesinin sığlığına bağladı. “Cumhuriyet’te ‘iyi, doğru ve güzel’ hakkında çok derine giden bir düşünce, araştırma yok,” dedi. “Orada binlerce sayfa tartışma bulamazsınız.”

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:47 AM | Yorumlar (14)

May 26, 2008

Yüzde 20’nin Yargıtay’ı

[26 Mayıs 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Yargıtay Başkanlar Kurulu geçen hafta yayınladığı sert bildiriyle “yargı bağımsızlığı” konusunda bazı “teknik” itirazlar getirmekle yetinmedi. Aynı zamanda düpedüz siyasi olan bir dizi görüş sıraladı. Bunların arasında, hükümetin, “laiklik ilkesinin doğrudan veya dolaylı yeni düzenlemelerle zayıflatılması” yönünde adımlar attığı, hazırlattığı yeni anayasa taslağıyla “Cumhuriyetin temel ilkelerinin zaafa uğratılmasını” hedeflediği gibi iddialar var.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:23 AM | Yorumlar (13)

May 21, 2008

Şeriata Övgü

[21 Mayıs 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

ABD’nin önde gelen gazetesi New York Times, bundan iki ay kadar önce İslam hukuku hakkında çok uzun, kapsamlı ve önemli bir makale yayınladı. “Şeriat, Hukuk Devleti Anlamına mı Geliyor?” (Does Shariah Mean The Rule of Law?) başlıklı yazı, Harvard Üniversitesi’nden genç hukuk profesörü Noah Feldman’ın imzasını taşıyordu ve epey de “ezber bozucu”ydu.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 9:50 AM | Yorumlar (25)

May 19, 2008

Şeriat ‘Geliyor’ mu, Yoksa ‘Elden Gidiyor’ mu?

[19 Mayıs 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Internet üzerinden propaganda işi son yıllarda ülkemizde iyice yaygınlaştı. Siz hiç talep etmediğiniz halde birileri sizi “email listesi”ne ekliyor ve kendi görüşlerini içeren upuzun metinleri nerdeyse her gün adresinize postalıyor. Bu “davetsiz misafirlik”, pek nazik ve düşünceli bir tutum olmadığı gibi, aslında “internet yasaları”na da aykırı.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:56 AM | Yorumlar (6)

May 14, 2008

Türk Okullarının Türk Düşmanları

[14 Mayıs 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

New York Times, dünyanın en itibarlı ve etkili gazetelerinden biri, belki de birincisidir. Bu gazeteye manşet olacak derecede önemli bir “eğitim hareketi” kurmak da, herhalde dünyanın en zor işlerinden olmalı. Ama Türkiye’de tam da bunu başarmış birileri var: Fethullah Gülen hareketi.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:49 AM | Yorumlar (44)

May 7, 2008

Ateist Türk Olur

[7 Mayıs 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Şair ve yazar İsmet Özel’in Akşam gazetesinden Nagehan Alçı’ya verdiği söyleşi, geçen haftalarda yankı buldu. Özel, özetle, “Ateist Türk olmaz” diyor ve her Türk’ün Müslüman olması gerektiğini, Müslüman olmayanın Türk’ten sayılmayacağını ileri sürüyordu.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 7:17 PM | Yorumlar (97)

May 5, 2008

Jakobenizm’i ‘Jurnallemek’

[5 Mayıs 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Geçen hafta bir köşeyazarı beni “Türkiye’yi Amerika’ya jurnallemekle” suçladı. Sebep, bir ay kadar önce The Wall Street Journal gazetesinde yayınlanan bir makalemde AK Parti’ye yönelik kapatma davasını anti-demokratik bir girişim olarak yorumlamamdı. Benzeri ithamlara daha önce de bir kaç marjinal “ulusalcı” yayında hedef olmuştum. Bu nedenle, sadece teorik düzeyde de olsa, iki çift laf etmekte fayda var.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:18 AM | Yorumlar (20)

April 30, 2008

İnsan Onurunu Kimler Çiğner?

[30 Nisan 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Anayasa Mahkemesi Başkanı Sayın Haşim Kılıç’ın, kurumunun 46. yıldönümü nedeniyle düzenlenen törende yaptığı konuşma, ayakta alkışlanmaya değer bir metindi. En vurucu noktası da kanımca şu cümleydi: “İnsan onuruna saygı, insanın ne olacağına ve nasıl olacağına kendisinin karar vermesini gerektirir."

Bu, yani “bireyin kendi kaderini tayin hakkı”, özgürlüğün temelidir. Bütün dikta rejimlerinin ortak özelliği de bu hakkı yok etmektir.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:48 AM | Yorumlar (35)

April 28, 2008

‘Dünya İşleri’ ve Laiklik Klişeleri

[28 Nisan 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Türkiye’de onyıllardır çiğnenen bir sakız vardır: Laikliğin “din ve dünya işlerinin ayrılması” olduğu söylenir. En son Rahşan Ecevit de Milliyet’ten Fikret Bila’ya verdiği röportajda bu klişeyi tekrarlamış.

Oysa bu son derece yanlış bir laftır. Gerçekte laiklik, din ve devletin ayrılmasıdır. Anayasa’nın 24. maddesi de zaten laikliğin “devletin düzeninin dine dayandırılmaması” olduğunu belirtir.

Peki “devletin düzeni”nden başka “dünya işi” yok mu?

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:40 AM | Yorumlar (35)

April 23, 2008

Külyutmaz Laikçiler

[23 Nisan 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Yazı yazmanın hoş getirilerinden biri okur yorumları. Bu yorumlar hem yazdıklarınızın nasıl karşılandığını gösteriyor, hem de ülkenin “zihinsel haritası”na dair ipuçları veriyor. Benim bu ipuçlarından çıkardığım sonuç şu: Ülkemizde analitik düşünen, dolayısıyla argümanları anlayan, nüansları gören pek çok insan var. Ancak sadece “ezber” tekrar eden, düşünmek yerine slogan atanlar da var. Hem de mebzul miktarda.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 7:00 AM | Yorumlar (42)

April 21, 2008

Jakobenizm Amerika’da!

[21 Nisan 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

WASHINGTON – Geçen Perşembe günü ABD’nin başkentindeki düşünce kuruluşlarının en hatırı sayılanlardan biri olan Brookings Enstitüsü’nde bir panele katıldım. Washington’daki “Türkiye uzmanları” arasında kanımca en objektif ve omurgalı isim olan Ömer Taşpınar’ın düzenlediği ve yönettiği panel, “Türkiye’nin Yeni Anayasal Krizi: Yargısal Bir Darbe mi?” başlığını taşıyordu. Konuşmacı olarak da üç kişi vardı: “Sivil anayasa taslağı”nın yazarlarından biri olan Gazi Üniversitesi’nden hukuk profesörü Levent Köker, ben, ve takdime hiç ihtiyaç duymayan bir şahsiyet: Mümtaz Soysal.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 4:14 PM | Yorumlar (7)

April 20, 2008

Washington’da ‘Yargı Darbesi’ Tartışması

Geçen Perşembe günü ABD’nin başkentindeki Brookings Enstitüsü’nde düzenlenen “Türkiye’nin Yeni Anayasal Krizi: Yargısal Bir Darbe mi” başlıklı panelde Prof. Levent Köker ve Prof. Mümtaz Soysal ile birlikte ben de söz almıştım. Zaman gazetesi, paneldeki tartışmayı, özellikle de benimle Prof. Soysal arasında geçen polemiği, şöyle haber yapmış:

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 2:44 PM | Yorumlar (11)

April 14, 2008

Diktatörler ‘Bağımsızlık’ Sever

[14 Nisan 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Son bir kaç haftadır Türkiye’deki demokrasi muhaliflerinin ortak bir öfkesi var. Hepsi, bir ağızdan, Jose M. Barroso veya Olli Rehn gibi Avrupa Birliği yetkililerine köpürüyor, onları “sakın ha iç işlerimize karışmayın” diye uyarıyorlar. “İç işlerimiz” dedikleri de, halkın yarısının oyunu almış meşru bir partiyi tasviye etmeye yönelik “yargısal darbe” süreci.

Yani, aslında söz konusu demokrasi muhalifleri, AB yetkililerine ve tüm diğer “özgür dünya”ya, mealen, “siz ne karışıyorsunuz kardeşim, kendi memleketimizde ağız tadıyla bir darbe yapamayacak mıyız?” demiş oluyorlar.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:06 AM | Yorumlar (10)

April 9, 2008

Evet, İslam Türkiye’nin ‘Çimentosu’dur

[9 Nisan 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Yargıtay Başsavcısı AK Parti’nin kapatılması istemiyle hazırladığı iddianamesinde Başbakan Tayyip Erdoğan’a bir sürü “laiklik karşıtı eylem” atfediyor. Bunların arasında Başbakan’ın “en büyük dileğim başı kapalı kızlarımızla, başı açıkların el ele dolaştığı bir üniversitedir” gibi sözleri de var. Dünyada hiç bir aklı başında insanın itiraz etmeyeceği böylesine bir söz, Başsavcı’ya göre siyasetten men edilmeyi gerektiren bir suç teşkil etmiş oluyor. Akıl alır gibi değil.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:51 AM | Yorumlar (52)

April 2, 2008

Kentteki Manken ve Dağdaki Çoban

[2 Nisan 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Manken Aysun Kayacı, NTV'de yayınlanan "Haydi Gel Benimle Ol" adlı programda "siyaset felsefesi"ni ifşa etmiş. "Ben artık demokrasiyi de sorgulamaya" başladım demiş ve itirazını açıklamış: "Dağdaki çobanla benim oyum neden eşit?"

Eğer bu soru sadece söz konusu hanımefendiye ait olsaydı, çok önemsemeyebilirdik. Ama onun "yaşam biçimi"ni ve "dünya görüşü"nü paylaşan daha pek çok kişi böyle düşünüyor. Onun için, evet, gerçekten de sormak gerek: Ülkemizdeki seçkinler, yahut "Beyaz Türkler" ile "dağdaki çobanın" oyu neden eşit?

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:09 AM | Yorumlar (65)

March 31, 2008

Din ve Açık Toplum

[31 Mart 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

NEW YORK – “Dünyanın başkenti”nde, bir otel odasındayım. Haber kanalı Fox News’te enteresan bir söyleşi var: Birlikte dua eden çiftlerin neden daha mutlu ve istikrarlı evlilikler kurduklarını anlatan bir uzmanın görüşleri konuşuluyor, uzun uzun. Otelden çıkıp 6. caddede yürürken de, “ballı fıstık” satan küçük tezgahının yanında yere seccadesini sermiş namaz kılan takkeli bir Müslüman gözüme çarpıyor. Adam, binlerce kişinin yürüdüğü geniş bulvarın orta yerinde ağır ağır kıyam, rüku ve secde ediyor, kimsenin dönüp de baktığı yok.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:06 PM | Yorumlar (13)

March 29, 2008

‘Laik Cihad’ ve ‘Din ve Açık Toplum’ Sempozyumu

WSJ.jpgİngilizce yazı ve çalışmaları da takip edenler için iki öneride bulunabilirim. Birincisi geçtiğimiz Çarşamba günü The Wall Street Journal gazetesinde yayınlanan "Secular Jihad—A Judicial Attack on Turkish Democracy" (Laik Cihad: Türk Demokrasisine Yargısal Saldırı) başlıklı yazım, diğeri ise Council on Foreign Relations (CFR) adlı düşünce kuruluşunda geçtiğimiz Salı günü düzenlenen "Din ve Açık Toplum" başlıklı sempozyumda katıldığım panel. Maksat, "Türkiye'yi tanıtmak"...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 1:20 AM | Yorumlar (8)

March 26, 2008

Laik Devlette İçki Yasağı

[26 Mart 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

USAdry.jpg

Son yıllarda medyanın “laikçi” kanadının dilinden düşmeyen bir hikaye var: Bazı AK Partili belediyelerin “içki yasağı” getirerek laikliği “aşındırıyor” olması. Yargıtay Başsavcısı da bu hikayeyi ciddiye almış olacak ki, iddianamesinde sıraladığı AK Parti’nin “laiklik ilkesine aykırı eylemleri”ne “alkollü içki satış ve tüketim alanlarının daraltılması ve giderek yasaklanması”nı da dahil etmiş. Acaba haklı mı?

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:49 AM | Yorumlar (21)

March 24, 2008

Türkiye’yi Dindarsızlaştırma Projesi

[24 Mart 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Yargıtay Başsavcısı, AK Parti’nin kapatılmasını isteyen iddianamesinde laikliğin “dinsizlik” olmadığı yönündeki bildik klişeyi tekrarlıyor. Aslında haklı. Onun ve diğer rejim gardiyanlarının kafasındaki laikliğin özü “dinsizlik” değil, “dindarsızlık”. Hedef, Türk toplumundan dindarlığın kökünü kazımak.

Sayın Başsavcı’nın yorumları ve alıntıladığı Anayasa Mahkemesi kararları, bu konuda bizleri aydınlatan incilerle dolu. Öncelikle laiklik, sadece devleti değil, toplumu ve bireyleri de tanımlayan bir ilke olarak tarif ediliyor. Yani devletin laik olması yetmiyor. Onun minik kopyaları olması istenen biz vatandaşların da laik olması lazım.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 5:56 AM | Yorumlar (38)

March 16, 2008

‘Rejim’i İyice Tanımış Olduk

[17 Mart 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Yoksa siz de Türkiye’yi demokratik bir ülke sanan o saf ve iyi niyetli vatandaşlardan biri miydiniz? Umarım, Yargıtay Başsavcısı’nın son marifetiyle kendinize gelmiş, memleketin kaç bucak olduğunu iyice öğrenmişsinizdir. Sayın Başsavcı, o anlı-şanlı, yere-göğe sığmayan rejimimizin nasıl bir şey olduğunu hepimize yeniden hatırlattı.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 8:36 PM | Yorumlar (34)

March 12, 2008

Kur’an’da Başörtüsü: Var mı, Yok mu?

[12 Mart 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Türkiye’de bitmek-tükenmek bilmeyen “başörtüsü savaşları”nın bir cephesi de “ilahiyat” sosuna batırılmış durumda. Başörtüsüne “laiklik” adına karşı çıkanların bazıları, enteresan ve çelişkili bir biçimde, “dini argüman” kullanıyor. Muhafazakar hanımlara, “Kuran’da başörtüsü açıkça yazmıyor, onun için bunu takmayın” diyorlar. Deniz Baykal’dan Özdemir İnce’ye kadar bir dizi renkli şahsiyet, bu “laik fetvacılık” işine soyunmuş vaziyette.

Mesele bu kadar “avam”a indiğinden olacak, bazen bana da soranlar oluyor; “Sence Kuran’da başörtüsü var mı” diye. Benim naçizane cevabım şu: “Olduğuna kanaat getiren için vardır, getirmeyen için yoktur.”

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:54 AM | Yorumlar (153)

February 25, 2008

Dindarların Liberalizmi

[25 Şubat 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

“301 başörtülü kadın”ın ilan ettiği ve imzacı sayısı bini aşan “Biz henüz özgür olmadık” başlıklı bildiriye tek kelimeyle şapka çıkarmak gerek. Bu “türbanlı” hanımların “biz sadece kendimiz değil, bu toplumdaki herkes için özgürlük istiyoruz” demesi, Türkiye’deki bir dizi ezberi bozan çok önemli bir mesaj. Söz konusu ezberlerin başında ise, liberal düşünce ile İslami dindarlığın birbiriyle çelişkili olduğu varsayımı geliyor.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:26 AM | Yorumlar (18)

February 20, 2008

Çok İyi Bir Yazı

International Herald Tribune’de yayınlanan Phillip Blond ve Adrian Pabst imzalı "Integrating Islam into The West" başlıklı makale, Avrupa’daki laiklik anlayışının (ABD’dekinden farklı olarak) nasıl ve neden din özgürlüğüne engel olduğunu ve dindarları kucaklayamadığını anlatıyor. Radikal’in "Avrupa Laikliği Entegrasyona Engel" başlığıyla çevirip yayınladığı yazıyı şiddetle tavsiye ediyorum. Türkiye’deki nevi şahsına münhasır laikliğin yanında yine de çok hoşgörülü kalan “Avrupa modeli”nin sorunlarını çok iyi anlatmış.

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 1:46 PM | Yorumlar (5)

February 18, 2008

Nişantaşı’nın Korkuları

[18 Şubat 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Nişantaşı son dönemde sadece bir yaşam tarzının değil aynı zamanda bir siyasi algının sembolü haline geldi. İstanbul’un şık semti, kaliteli restoranlar ve “in” barların yanısıra “dinciler geliyor” endişeleriyle de dolu şu günlerde. “İslamcı hükümet”in attığı her adım, buradaki korkuları biraz daha derinleştiriyor.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:25 AM | Yorumlar (8)

February 13, 2008

‘Şimdi Türbanın Sırası mıydı?’

[13 Şubat 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Başlıktaki soru bana değil, son haftalarda sesleri gür çıkan bir dizi yorumcuya ait. Bunların arasında sadece Jakobenizm’in “olağan şüphelileri” değil, aynı zamanda şimdiye dek AK Parti’nin demokratikleşme adımlarına destek çıkmış kimi liberaller de var. Bu ikinci gruptan bazıları, başörtüsü konusunda bir tür “üçüncü yol”da tutmuş. “AKP-MHP’nin Türkiye’ye dayattığı türban çözümü”ne karşı çıkmış, hükümetin başka özgürlük problemleri dururken başörtüsüne eğilmesini eleştirmişler.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:15 AM | Yorumlar (46)

February 4, 2008

Üniversitede Ateist Dikta Çağrısı

[4 Şubat 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Sizi bilmem, ama ben “laikçi”lerin zevki, çevik ve açık sözlü olanını seviyorum. Dünya çapında bir jeolog ve Türkiye çapında bir militarist olan Prof. Dr. Celal Şengör, bunlardan biri. Üniversitelere başörtüsünün kesinlikle sokulmamasını, aksi takdirde bu kurumların kapatılmasını savunurken lafını hiç sakınmamış. “Siyasi sembol” gibi zorlama bahaneler aramış. Üniversiteler Arası Kurul’daki kafadarlarına yolladığı mektupta açık konuşmuş: Özetle, “din uygarlığın düşmanıdır, zaten amacımız öğrencileri dinden kurtarmaktır, yok etmek istediğimiz şeyin sembolünün önümüzde ‘şakırdatılmasına’ izin veremeyiz” demiş.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:49 AM | Yorumlar (36)

January 30, 2008

Liberal Laiklik Din İçin de İyidir

[30 Ocak 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Türkiye’deki başörtüsü yasağı, din özgürlüğünü tanımayan otoriter laiklik anlayışının bir ürünüdür. Bunu son bir kaç yazımda eleştirdim. Ama bu, madalyonun sadece bir yüzü. Bir de öteki yüzünü çevirip laikliğin doğrusuna hakkını vermek, bunun din için sakıncasız ve hatta faydalı olduğunu teslim etmek gerek.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:37 AM | Yorumlar (19)

January 28, 2008

Vatandaşlar Cumhuriyet’in Dekoru Değildir

[28 Ocak 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Ülkemizde başörtüsü yasağını savunanların gerekçelerinden biri “Türkiye’nin imajı”dır. Başörtü serbest olduğunda, kampüslerde veya “kurumlarda” özgürce giyildiğinde, ülkenin “görüntüsü”nün bozulacağından korkarlar. Özellikle bugünlerde söz konusu “estetik kaygı”yı sıkça duyuyor ve okuyoruz.

Açık konuşayım: Bu, düpedüz totaliter bir zihniyettir. Bir ülkenin vatandaşlarına, o ülkenin “fotoğrafı”na yakışacak “dekorasyon malzemeleri” gibi bakmak, “birey”in tanınmadığı ve “bütün”ün kutsandığı totaliter ideolojilere has bir yaklaşımdır.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 1:04 PM | Yorumlar (21)

January 23, 2008

‘Çağdaş’ Türklerin Korkulu Rüyası

[23 Ocak 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Şu sıralar “türban yasağı”nı tartışıyoruz ya, aklıma bu işin psikolojisini, hatta bilinçaltını anlamaya yarayacak bir hikaye geldi. Bir zaman önce İngilizce anlatmıştım; şimdi Türkçe tekrar edeyim.

Hikayemizin konusu, “çağdaş yaşam”a tutkun ve sıkı sıkıya “laikçi” bir Türk’ün başına gelebilecek en büyük felakettir. Bizimki bu korkulu rüyayı Avrupa veya Amerika’ya tatile gittiğinde görür. Seyahatin öncesinde haftalar süren bir planlama, kız arkadaşıyla yaptığı “hangi şehir, hangi otel” tartışmaları ve uzlaşmaları vardır. Sonunda büyük gün gelir ve bizim çağdaş çift muasır medeniyete doğru kalkan uçağa biner.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:52 AM | Yorumlar (51)

January 21, 2008

Muasır Medeniyetten Başörtüsü Dersleri

[21 Ocak 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Sukkars.jpgYanda resmini gördüğünüz Maha Sukkar isimli hanımefendi bir polis memuru. 2004 yılından beri Avustralya’nın Victoria eyaletine bağlı emniyet teşkilatında çalışıyor. Lübnan kökenli bir göçmen olan Maha hanım, gördüğünüz gibi kepinin altına sıkı sıkıya bağlanmış bir başörtüsü, Türkiye’deki deyimle “türban” takıyor. Eğer vahim bir hata yapıp Türkiye’ye göç etmiş olsaydı, bu kıyafeti yüzünden bazı devlet hizmetlerinden mahrum kalır, örneğin üniversitelere adım atamazdı. Ama Avusturalya’da, bırakın devletten hizmet almayı, başörtüsüyle polislik yapıp devleti temsil bile edebiliyor.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:01 AM | Yorumlar (48)

January 2, 2008

Laiklik Bazen Despotluk da Olabilir

[2 Ocak 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Türkiye’de bize hep “laikliğin dinsizlik olmadığı” söylenir ve bence de öyle olması gerekir. Ama bu kavramı dillerinden düşürmeyenlerin bazıları, bunu düpedüz öyle yorumluyor. Pazartesi günkü yazımda, bu durumu, ODTÜ Felsefe bölümünden Prof. Dr. Yasin Ceylan’ın 19 Aralık tarihli Radikal’de yayınlanan “AKP, İslam ve modernleşme” başlıklı kayda değer yazısına atıfta bulunarak ele almıştım.

Aynı yazıdan devam edelim ve bu sefer laikliğin nasıl olup da “demokrasinin ön şartı” değil, bilakis “despotizmin temeli” olabileceğini görelim.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 6:34 AM | Yorumlar (26)

December 31, 2007

Laiklik Bazen ‘Dinsizlik’ de Olabilir

[31 Aralık 2007 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Türkiye’de yürüttüğümüz bazı kısır tartışmaların altında, ortak kavramlara farklı anlamlar yüklememiz yatıyor. Laiklik bunların belki de en önemlisi. Bu ilke için çok zaman “din ve devletin birbirinden ayrılması” diye bir tanım yapılır ve bence bu doğrudur. Dahası bu anlamdaki laiklik, hem din, hem devlet, hem de toplum için iyidir. (Neden öyle olduğu, bir başka yazının konusu olsun.)

Ama bazıları “laiklik”ten ve onu “korumaktan” söz ederken başka bir şeyi kast ediyorlar. Onların aklındaki, sadece devleti değil, aynı zamanda toplumu ve bireyleri de dinden ayırmak.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:39 AM | Yorumlar (26)

December 17, 2007

Türbanın Simgelediği İdeoloji Artık Liberalizm

[17 Aralık 2007 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Dünyanın özgür ülkelerinde devlet insanların kıyafetlerine karışmaz. Devlet zoruyla kıyafet düzenlemesi, ancak diktatörlüklerde olur. Örneğin İslamcı dikta rejimleri, kadınların başlarını zorla örter, örtmeyenlerin üstüne “ahlak polisi” salar. Bizim ülkemizde ise “rejim,” malum, kadınları örtünmeye değil açılmaya zorlamaktadır. Baskı, tam aksi yöndedir.

Kısacası “İslamcı baskı” ile “laikçi baskı”, özünde aynıdır: Her ikisi de özgürlüğün düşmanıdır.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:43 AM | Yorumlar (17)

December 12, 2007

Akıl ve Bilim Gerçekten de 'Mürşit’ midir?

[12 Aralık 2007 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Türkiye’deki katı laiklik savunucularının en değer verdiği kavramların başında “akıl ve bilim” gelir. Onlara göre tüm toplumun bu ikisini yol gösterici edinmesi şarttır. Aksi takdirde “aydınlığa” varamayız. Hele de dini değerleri yol gösterici edinirsek, başımıza feci işler gelir ve sonunda hep birlikte “karanlığa” gömülürüz.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:40 AM | Yorumlar (50)

November 26, 2007

Müslümanın ‘Ortaçağlı’sı Makbuldür

[26 Kasım 2007 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Son dönemde yeni bir furya çıktı. İslam’a karşı herhangi bir yakınlık hissettiklerine dair hiç emare vermeyen “laik fundamentalistler”, AK Parti’yi İslami görünümlü suçlamalarla hedef almaya başladılar. Cumhuriyet’in başyazarı İlhan Selçuk, Türkiye’nin bir “faiz cenneti” olduğunu ileri sürdükten sonra, “Kuran’ı göre faiz haram, hadi o zaman yasaklayın” diye tutturdu. Böyle yapmayan hükümeti de ikiyüzlülük ve sahtekarlıkla suçladı.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:40 AM | Yorumlar (22)

November 12, 2007

Kürt Sorununda Yanıldınız. Ya ‘İrtica’?

[12 Kasım 2007 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Kara Kuvvetleri eski komutanı emekli orgeneral Aytaç Yalman’ın gazeteci Fikret Bila’ya verdiği röportaj sırasında Kürt meselesinde yaptığı öz eleştiri, geçen haftalarda çok konuşuldu. Konuşulması da yerindeydi, çünkü ordunun en üst kademelerinde görev yapmış bir subayın, onyıllar boyunca inatla sürdürülmüş bir “devlet politikası”nın yanlış olduğunu açıklaması, az şey değildi.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:55 PM | Yorumlar (43)

October 29, 2007

Cumhuriyet’in Dindar Çocukları

[29 Ekim 2007 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

LONDRA – Britanya’nın dev saat kulesi “Big Ben” ile ünlenmiş olan görkemli parlamento binası, dünyanın son üç yüzyıllık tarihine etki etmiş en önemli siyasi merkezlerden biri olmalı. Geçtiğimiz perşembe günü bu binayı etkileyen en önemli olay ise, muhtemelen, “İslam Dünyasının Dönüşümü: Gülen Hareketinin Katkıları” adlı konferansın açılışı oldu. Lordlar Kamarası’nın gösterişli bir salonunda toplanan onlarca İngiliz politikacı ve bürokrat, Türk din adamı Fethullah Gülen’in öncülüğünde başlayan dev bir eğitim hamlesinin dünyaya nasıl yayıldığını dinlediler. Ve dahası, takdir ettiler.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:59 PM | Yorumlar (15)

October 10, 2007

Dini Siyasete Karıştırmanın Faydaları

[10 Ekim 2007 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Geçtiğimiz haftalarda dünyanın ilgi odaklarından biri Burma’daki despot askeri rejime karşı gelişen kitle tepkisiydi. Bu cesur başkaldırının öncülüğünü ise başkent Yangon’un sokaklarında ‘demokrasi, demokrasi’ diye tempo tutarak yürüyen onbinlerce Budist rahip üstlendi. Sonuçta ülkeyi yöneten generaller tek bildikleri yola başvurup gösterileri şiddetle bastırdılar; ama kırkbeş yıldır milim oynamayan militarist surda bir gedik açıldı. Ve bu iş din adamlarının eliyle oldu.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:31 AM | Yorumlar (10)

October 8, 2007

Başörtülüler Daha Az Vergi Ödemeli

[8 Ekim 2007 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Şu sıra üniversitelerdeki başörtü yasağının kaldırılması gündemde. “Olağan şüpheliler”in hep birlikte uyguladığı “tama saha pres”in işe yarayıp yaramayacağı ve dünyada eşi-benzeri bulunmayan bu yasağın sürüp sürmeyeceği belli değil. Ama eğer sürecekse o zaman bir başka hukuki düzenleme yapılması, başörtülü vatandaşlara vergi indirimi getirilmesi lazım.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:49 AM | Yorumlar (28)

October 1, 2007

‘Mahalle Baskısı’ Devlet Baskısını Aklamaz

[1 Ekim 2007 tarihli Star gazetesinde yayınlandı*]

Türkiye’nin “beyaz” vatandaşları, korku açlıklarını uzun zaman Suudi Arabistan ve İran sayesinde bastırmışlardı. Ama başkaları kadar hızlı olmasalar da kendilerini yeniliyorlar. Bundan bir ay öncesinde haritada yerini bile gösteremeyecekleri Malezya’yı keşfediverdiler hemen. Bir de Prof. Şerif Mardin’den duyup yalap-şalap anladıkları “mahalle baskısı”nı.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 4:20 PM | Yorumlar (30)

August 31, 2007

Türk İslamı Nasıl Modernleşti?

[31 Ağustos 2007 tarihli Radikal gazetesinde yayınlandı]

islam.gifWashington'daki "Türkiye uzmanları" arasında en çok Brookings Enstitüsü Türkiye Programı Direktörü Ömer Taşpınar'ın görüşlerine katılırım. Radikal'deki düzenli yazılarını daimi bir beğeniyle okuyorum. 20 Ağustos tarihli "Batı AKP'yi Anlamaya Çalışıyor " başlıklı makalesini ve içindeki "Türk İslamı modernleşiyor" görüşünü de isabetli buldum. Ancak bu modernleşmenin nasıl ortaya çıktığı konusunda öne sürdüğü argümanlardan birine bir "şerh" düşmeye gerek gördüm.

Bu, "Türkiye'de İslam'ı bu kadar ılımlı hale getiren Kemalizmin ta kendisi” argümanı. Dr. Taşpınar bu yargısını şöyle desteklemiş: “Neden mi? 28 Şubat sürecini hatırlayın ve Adalet ve Kalkınma Partisi neden böylesine dört elle Avrupa Birliği projesine sarıldı diye sorun."

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:39 AM | Yorumlar (39)

July 25, 2007

Dini Jakobenizm’e Alet Etmek

[25 Temmuz tarihli Radikal gazetesinde yayınlandı]

06.gifTürkiye'de enteresan bir gelenek vardır. Toplumun din özgürlüğünü savunan her türlü sivil politik girişim "dini siyasete alet etmek"le suçlanıp susturulurken, devletin kendi siyasi hedefleri için dini kullanmasında hiç bir beis görülmez. Sayın Uygar Aktan'ın 29 Haziran tarihli Radikal'de yayınlanan "AKP'nin 'Uzak Düşmanı'yla Anlaşması" başlıklı yazısı, bu geleneği daha da ileri bir boyuta taşıyor: Dini, Jakoben Kemalist ideolojinin aleti haline getiriyor.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:54 AM | Yorumlar (54)

June 14, 2007

Devlete ‘Ilımlı İslam’ Değil, ‘Ilımlı Laiklik’ Lazım

[14 Haziran tarihli Radikal gazetesinde yayınlandı]

Radikal’de yayınlanan “Laikliği Asıl Laikçiler İhlal Ediyor” başlıklı yazıma, Emekli Sayıştay Denetçisi sayın Hasan Özhan’dan yine Radikal sayfalarında eleştirel bir cevap geldi. Sayın Özhan yazılarımı “rahatsız edici” bulduğunu belirtmekle işe başlamış. Ben ise, aksine, onunkini yararlı buldum: laiklik gibi önemli ilkelerin doğru anlaşılması için bürokratlarımızın “monolog” yerine “diyalog”a geçmesi kuşkusuz iyi bir adım.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:53 PM | Yorumlar (54)

June 1, 2007

Namaz Kılarken ‘Suç Üstü’ Yakalanmak

[1 Haziran 2007 tarihli Zaman gazetesinde yayınlandı]

namaz1.jpgDün Türkiye’nin bazı gazetelerinde “Lisede Topluca Namaz” veya “Devlet Lisesinde Gizli Mescit” gibi manşetler vardı. Konu, İstanbul'un Bağcılar Lisesi'ndeki bir odanın bazı öğrenciler tarafından namaz kılmak için kullanıldığının “ortaya çıkması”ydı. Bu “ifşaat”, kızlarında beliren dindarlık emareleri üzerine kuşkulanıp okulu takibe alan “duyarlı” bir aile tarafından ortaya çıkarılmış, “müdür yardımcısının kıldırdığı gizli namaz” gizli kameralarla görüntülenmişti.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:08 PM | Yorumlar (91)

May 29, 2007

Council on Foreign Relations’da Konuşma

Son günlerde siteye pek yazamadım; sebebi seyahatte oluşum. Geçen Cuma günü (25 Mayıs) ABD’nin dış politika konusunda en önemli düşünce kuruluşu sayılan New York merkezli Council on Foreign Relations’da (CFR) Türkiye siyasetini yorumlayan bir konuşma yaptım. “Turkey’s Political Battle: Secularism vs. Democracy” başlıklı konuşmanın ve soru-cevap kısmının ses dosyasını buradan indirip dinleyebilirsiniz. Sanırım “Batılılara Türkiye’yi tanıtma” açısından verimli bir toplantı oldu…

İLAVE NOT: Toplantıdaki konuşmaların tam İngilizce dökümünü de CFR'ın internet sitesindeki bu sayfada bulabilirsiniz.

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 1:48 AM | Yorumlar (18)

May 18, 2007

Laikliği Asıl ‘Laikçiler’ İhlal Ediyor

[18 Mayıs 2007 tarihli Radikal gazetesinde yayınlandı]

Son dönemde AK Parti muhalifliği ve “Cumhuriyet teorisyenliği” ile öne çıkan Radikal yazarı Sayın Gündüz Aktan, “AKP iddia ettiği gibi laikse,” demiş, “Anayasa'nın 24. maddesindeki tüm unsurları tek tek benimsediğini sözle ve uygulamayla kanıtlamalı”.

Bu talebi değerlendirmek kuşkusuz AK Partililerin işi. Ama laiklik konusunda kendilerini kanıtlaması gereken başka çevreler de var. Bunların başında da, “laiklik elden gidiyor” diyerek Ankara kurumlarında ve memleket meydanlarında kükreyenler, diğer bir deyimle “laikçiler” (yahut “laik fundamentalistler”) geliyor.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 8:18 AM | Yorumlar (39)

May 4, 2007

İngilizce Makale: ‘Asıl Tehdit, Laik Köktencilik’

Türkiye’de son haftalarda yaşanan “laiklik gerilimi”ni yorumlayan “Asıl Tehdit, Laik Köktencilik” (The Threat Is Secular Fundamentalism) başlıklı yazım, International Herald Tribune gazetesinde yayınlandı. Türkiye’deki mücadelenin “İslamcılar” ile “laikler” arasında değil, demokrasi yanlıları ile karşıtları arasında geçtiğini, bu nedenle AK Parti’yi destekleyen pek çok seküler liberal insanın da bulunduğunu anlatan yazıda, asıl sorunun Türkiye’deki aşırı katı ve otoriter laiklik anlayışı olduğu vurgulanıyor.

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 6:15 PM | Yorumlar (8)

April 28, 2007

Laik Devlet, ‘Laiklerin Devleti’ Değildir

[28 Nisan 2007 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]

Emin olun, eğer Türkiye’nin müstakbel 11. Cumhurbaşkanının bir “AK Partili” olması ihtimali ufukta belirmeseydi, “367 tartışması” diye de bir şey yaşanmayacaktı. Daha önce hiç bir Cumhurbaşkanı seçiminde hiç kimsenin aklına gelmemiş olan bu “laik hile-i şeriye”, Yargıtay eski Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu’na malum olmayacak ve CHP’nin savaş baltasına dönüşmeyecekti.

Buna benzer tartışmalar ve gerilimler Türkiye’de onyıllardır sürüyor. Sorunun temelinde ise, “laiklik” kavramını kendilerine bayrak haline getirmiş bazı kesimlerin, bu ilkeyi tamamen çarpık bir şekilde anlamaları yatıyor. Bu kesimler, “laik devlet”in “laiklerin devleti” olması gerektiğini zannediyorlar. Yani devletin “laik” (dini olmayan) bir yaşam biçimine sahip olanlara ait olması, dindarların ise üst düzey makamlardan (ve hatta üniversiteler gibi kurumlardan) uzak tutulması gerektiğini sanıyorlar.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:12 AM | Yorumlar (54)

April 17, 2007

İngilizce Makale: ‘Render Unto Atatürk’

Din ve toplumsal yaşam konusunda ABD’deki en itibarlı fikir dergilerinden biri olan First Things’in Mart sayısında, "Render Unto Atatürk" başlıklı bir makalem yayınlandı. (Başlık, İncil’deki “Sezar’ın hakkını Sezar’a, Tanrı’nın hakkını Tanrı’ya verin” sözünden geliyor — “Render unto Caesar the things which are Caesar's, and unto God the things that are God's.”)

Türkiye’deki laiklik anlayışının dini özgürlükleri kısıtladığını, bundan hem Müslümanların hem de Hıristiyanların mağdur olduğunu anlatan makale, “İslami köktencilik” kadar “laik köktencilik”in de bir tehdit olduğunu, zaten ilkinin kimi zaman bu ikincisine tepki olarak doğup geliştiğini savunuyor. İlgi duyan okurlara tasviye ederim.

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:38 AM | Yorumlar (19)

January 10, 2007

Seküler Fundamentalizm Tehdidi

Son bir kaç onyılda dünya “dini fundamentalizm” tehdidini bol bol dinledi ve tartıştı. Bu söylemin kimi yerde—özellikle Türkiye’de—abartılsa da, reel bir tehlikeye karşılık geldiğine kanımca kuşku yok. Çünkü siyasi otoriteyi ve kaba kuvveti kullanmak suretiyle belirli bir dini görüşü başka insanlara zorla empoze etmek isteyen “dinci”ler gerçekten var. Bunlar, İslam dünyasında olduğu gibi Yahudi ve Hıristiyan dünyasında, dahası Hinduizm gibi başka dinlerde de ortaya çıkabiliyor.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:18 PM | Yorumlar (18)

December 21, 2006

Bir Diktatörün Ölümü

Turkmenbasi1.jpg Türkmenistan Devlet Başkanı Saparmurat Niyazov bugün öldü. 1991 yılından bu yana ülkesini demir yumrukla idare eden, hiç bir siyasi muhalefete izin vermeyen, rejim muhaliflerini hapishanelere ve hatta akıl hastanelerine kapatan “Türkmenbaşı” lakaplı Niyazov, her ölümlü gibi, toprak oldu.

Eski bir Komünist Parti üyesi olan, komünizm yıkıldıktan sonra da ülkesini Stalinvari bir zihniyetle yöneten “Türkmenbaşı”nın rejiminin bana en ilginç gelen yönü, “lider kültü” olagelmiştir. Hemen tüm dikta rejimlerinden rastlanan “lider kültü,” toplumun iradesinin safdışı edilebilmesi için, baştaki diktatörün insanüstü vasıflara sahip bir “kurtarıcı” olarak resmedilmesine dayanır. Lider, karanlık ve cehalet içindeki halkını “bir güneş gibi” aydınlatan şaşmaz ve yanılmaz bir “kurtarıcı” olarak tasvir edilir.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 3:22 PM | Yorumlar (30)

December 6, 2006

Kemal Karpat'tan Bilgelik

Wisconsin Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Kemal Karpat, hem Osmanlı tarihi alanında dünyanın sayılı isimlerinden biri, hem de toplumsal meselelere getirdiği derinlikli yorumlarla tam anlamıyla bir "bilge"dir. Geçenlerde Radikal'de Neşe Düzel'in Prof. Karpat ile yaptığı bir röportaj yayınlandı. Tamamını herkese şiddetle tavsiye ediyorum. İçindeki bazı kısımlar ise ayrıca büyüteç altına alınmaya değer.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:54 AM | Yorumlar (66)

October 3, 2006

'İrtica', ABD ve İngiltere

ABD'nin Ankara Büyükelçi Ross Wilson, son günlerde yeniden ve histerik bir tonda gündeme gelen irtica tartışmaları için "kuru gürültü" yorumunu yapmış. Ve "biz hesaplarımızı sivil irade ile yapıyoruz" diye de eklemiş.

İyi demiş…

"İrtica" öcüsüyle hedef gösterilen dindar vatandaşların ve genel olarak tüm demokratların bunu bir kenara yazmasında fayda var. Sadece bunu değil; Başkan George W. Bush ve Başbakan Tayyip Erdoğan'ın geçtiğimiz günlerde yeniden ifade bulan "dostluğunu"; başörtüsü kulandıkları için Çankaya'ya ve TSK'nın ordu evlerinin kapısından içeri giremeyen Erdoğan ailesinin Laura Bush tarafından Beyaz Saray'da nezaketle kucaklanmasını; veya İngiltere Kraliçesi'nin, sarayında çalışan tek bir Müslüman görevli için dahi seve seve "mescid" açmasını da not etmek gerek.

ABD ve İngiltere'nin güncel Ortadoğu politikalarına haklı olarak tepki gösteriyor, bu ülkelerde, özelikle de ABD'ye yükselişte olan "İslamofobi"den yine haklı olarak büyük rahatsızlık duyuyor olabiriz. Ama unutmamak gerekir ki, dünyadaki hiç bir ülkenin "İslamofobi" düzeyi Türkiye'deki bazı odaklarınki kadar yüksek ve köklü değildir. Nitekim bu nedenle Müslümanların ibadet etme ve dini kimlikleri görünür bir biçimde toplumda var olma hakkına, dünyada en az hoşgörü gösteren ülkelerin biri Türkiye'dir.

Türkiye'nin bu despot sekülerist anlayıştan kurtulması ise ancak özgürleşmesi ve demokratikleşmesiyle mümkün olabilir. Bu yolda örnek — ve destek — alınabilecek en iyi yaklaşım da Anglo-Sakson, yani Amerikan ve İngiliz ve modelidir. Sadece dış politika sorunlarına saplanıp bu toplumsal gerçeği ıskalamamak gerek. AKP biraz yalpalayarak da olsa bu modele doğru yürümeye çalışıyor. "Taban"ın da buradaki inceliği görmesinde ve "tepeyi" zorda bırakmamasında fayda var.

Baksanıza, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Yener Karahanoğlu, "irtica" ile "evrensel kapitalizmi" bir arada topa tutmuş. Koskoca general boşa konuşmaz…

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:18 PM | Yorumlar (19)

September 29, 2006

Laikçilerin Faşizanlaşması Sürpriz Değil

[29 Eylül 2006 tarihli Radikal gazetesinde yayınlandı]

Elif Şafak davası sırasında liberal yazarları protesto eden Kemalist ulusalcılar

"Laikçiler ırkçılığa kayıyor." Ekonomi profesörü Eser Karakaş'ın 23 Eylül tarihli Referans gazetesinde yayınlanan yazısının başlığı buydu. Prof. Karakaş, CHP'nin Türk vatandaşlığını "ırk esasına göre" tanımlamaya yönelik girişimlerine işaret ederek, "Türkiye, büyük bir hızla ırkçılığa dayalı bir anlayışın pençesine kayıyor" diyor ve şöyle ekliyordu; "hem de kendini ilerici, modern, Atatürkçü, çağdaş diye tanımlayan bir kesimin itelemesi ile."

Söz konusu "ilerici kesim"den bazı grupların düşünce özgürlüğüne vurulan bir pranga niteliğindeki 301. maddeyi de cansiperane savunduklarını, Elif Şafak gibi düzeyli yazarlara karşı gayet düzeysiz saldırılar düzenlediklerini de biliyoruz. Yani sadece ırkçılığa değil, onunla hep atbaşı giden faşizanlığa da eğilimliler.

Bu kuşkusuz ilginç bir durum. Ama aslında pek de şaşırtıcı değil. Çünkü sözkonusu "laikçi" kesimin dünya görüşü, aslında ırkçılığın ve faşizmin yeşermesine gayet uygun bir zemin oluşturuyor.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:37 AM | Yorumlar (29)

September 27, 2006

Tarikatlar, Özgürlük ve Şeffaflık

[30 Eylül 2006 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]

İsmail Ağa Cemaati'nin camisinde yaşanan cinayet ve linç olaylarından bu yana Türkiye'nin gündemine yeniden "tarikatlar" meselesi oturdu. Tarikatların ve diğer dini cemaatlerin "gerici yuvası" olduğu, rejimi tehdit ettiği gibi klişeler de yeniden ağızlara sakız oldu.

Modern teknolojiyi reddeden ünlü Amerikan tarikatı 'Amish'lerÖncelikle temel bir "vatandaşlık bilgisi"ni belirtmek gerek: Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşları nasıl isterlerse öyle yaşayabilirler. İsteyen tümüyle seküler bir yaşam sürüp koyu bir ateist olabileceği gibi, isteyen de istediği dozda dindar olabilir. Hatta dindarlık bir yana, göğsünü gere gere "gerici" de olabilir. Modern çağın kötü olduğunu düşünüp daha önceki devirlere özlem duyabilir, mutluluğunu ve kurtuluşunu geçmişteki gibi yaşamakta arayabilir. Asırlar öncesinin kıyafetlerini tercih edip, modern bilimi ve teknolojiyi reddedebilir. Liberal, sosyalist, milliyetçi veya feminist olmak nasıl bir özgürlükse, "gerici" olmak da bir özgürlüktür.

Zaten dünyanın tüm özgür toplumlarında alabildiğine özgür "gericiler" vardır. ABD'de, Avrupa'da veya İsrail'de modern teknolojiyi reddeden, yüzlerce yıl öncesinin yaşam biçimini aynen koruyan cemaatler bulunur. Kimse de bunları görünce "irticaya karşı savaş" yeminleri etmez. Böyle yeminlerin edildiği ve "gericiliğin" suç sayıldığı ülkeler, Kuzey Kore, sabık SSCB, Kızıl Khmer Kamboçyası gibi ideolojik diktatörlüklerdir.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 2:38 AM | Yorumlar (97)

September 3, 2006

Devletin Affetmeye Hakkı Var mı?

Victor Hugo'nun ünlü romanı: SefillerBugün gazeteleri çevirirken, ""Kadın dişçinin katili seri tecavüzcü çıktı" başlıklı bir habere rastladım. İzmir'de bayan bir diş hekimi önce tecavüze uğramış, sonra da öldürülmüş. Polis faili yakalamış. Adam tam bir "suç makinesi" imiş: 11 yıl önce yine bir diş hekimi kadına tecavüzden hapse girmiş, ama afla serbest bırakılmış.

Bu, ilk değil. Bülent Ecevit'in başbakanlığı döneminde — ve eşi Rahşan Ecevit'in fikri öncülüğünde — çıkarılan af yasası sonucunda serbest kalan bir sürü katil, ırz düşmanı, hırsız ve bilumum suçlunun eski alışkanlıklarına geri döndüğünü gösteren bir dizi feci olay yaşandı son yıllarda. Affedilenlerden bazıları aynı suçları tekrar işleyip yeni masum insanları kurban ettiler.

Bu olaylar ne zaman yaşansa, Türk medyası "afla çıkan katil yine adam öldürdü" diye manşet atıyor. Doğru da yapıyor. Ama sanki problem sadece "Ecevit affı"ymış gibi bir hava var. Oysa kanımca devletin suçluları affetme hakkına sahip olması başlı başına sorunlu bir düşünce: Devlet kimi hangi yetkiyle affedebiliyor ki?

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:25 AM | Yorumlar (41)

August 20, 2006

Akıllı Tasarım Hakkında Online Tartışma

21 Ağustos 2006 Pazartesi günü, ABD'deki Darwinist lobinin en etkin kuruluşlarından National Center for Science Education'ın sözcüsü Nicholas Matzke ile Mustafa Akyol arasında online bir tartışma gerçekleşecek. IslamOnline sitesinin organize ettiği ve Türkiye saatiyle 19.30'da başlayacak tartışmayı, buradan takip edebilirsiniz. (Tartışma sırasında email yoluyla Matzke veya Akyol'a soru sormak mümkün. Tartışmayı canlı olarak izlemeseniz de, sonradan tüm metnine IslamOnline'dan veya bu siteden ulaşabilirsiniz.)

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 8:43 PM | Yorumlar (29)

June 27, 2006

Zeki, Çevik, Pagan ve Faşist

Haber 7 sitesine göre, Atatürkçü Düşünce Derneği'nin (ADD) kongresinde şu enteresan olaylar yaşanmış:

Bir ADD posteriNiğde Ulukışla Şube Başkanı Mehmet Karakaya kongrede konuşan herkesin Sezer’i övdüğünü belirterek, “Ancak Sayın Sezer cumhuriyetin yıkılmasına yol açacak yasaları imzaladı” dedi. Karakaya’nın bu sözlerine tepki gösteren bazı delegeler kürsüye yürümek istedi. Karakaya’nın konuşmasını engellemek isteyenlere divan başkanının izin vermemesi üzerine salondan bir üye ayağa kalkarak “Bu adamı konuşturursanız ve de ADD’den ihraç etmezseniz intihar edeceğim” diye bağırdı. Bazı üyeler ise bu sırada “Kimse Cumhurbaşkanı’mızı eleştiremez. Sezer’i eleştiren adamın ADD içinde yeri yoktur. Bu adamı atın” şeklinde bağırdı...

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:22 PM | Yorumlar (88)

June 15, 2006

Laiklik Üzerine İyi Bir Dizi

Derin Sular sitesinde beş yazılık bir seri halinde yayınlanan Laiklik dizisini herkese tavsiye ederim.

Fransız devriminin kilise karşıtı militan 'sans-culotte'larını resmeden bir tasvirDizinin tümü iyi, ama özellikle bazı "çok iyi" noktalar var. Örneğin "Dünyanın pek çok yerindeki laik diktatörlüklere bakılarak da anlaşılabileceği gibi, laiklik, inanç özgürlüğünü temin değil, tehdit eden bir kavram" cümlesi, bunlardan biri. Bu yorum, Türkiye'de dillerden düşmeyen "laik cumhuriyet"in aslında tek başına pek bir değer taşımadığına da işaret ediyor. SSCB veya Kızıl Çin gibi kanlı diktatörlükler de birer "laik cumhuriyet" idiler. Önemli olan "laik cumhuriyet"in aynı zamanda demokrasiye ve insan haklarına adanmış olup olmadığı. Ne laik ne de cumhuriyet olan, ancak demokrasi ve insan hakları konusunda son derece ileri düzeydeki ülkeleri (örneğin İngiltere olarak da andığımız Birleşik Krallık'ı) akla getirince, meselenin özü daha da iyi anlaşılıyor.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 7:16 PM | Yorumlar (9)

June 3, 2006

Sekülerist Yorumcuların Satır Aralarında Gezinti

Okur yorumları büyüteç altındaSon Ayasofya yazısı üzerine siteye gelen yorumlardan biri ilgimi çekti. Yorumun sahibi olan Yılmaz bey şöyle diyor: "Ben dinci değilim. Akılcıyım. Ayasofya'nın müze olmasını istiyorum".

Bu üç kısa cümlede çok şey gizli. Yılmaz beyin şahsını değil, onun temsil ettiği militan sekülerizmi anlamak açısından iyi bir "case study" (örnek çalışma) çıkarılabilir bu üç cümleden.

Önce "dinci değil, akılcıyım" lafını ele alalım. Bu, elbette, dinlerin akılcı olmadığı, dinsizliğin (sekülerizmin) ise öyle olduğu anlamına geliyor. Ama acaba gerçekten durum öyle mi?

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 9:34 PM | Yorumlar (109)

May 15, 2006

'Çıplak Kamusal Alan' Laikliğe Aykırı

[15 Mayıs 2006 tarihli Radikal gazetesinde yayınlandı]

Çıplak Kamusal AlanTürkiye'de laikliğin tehlikede olduğundan endişe edenler, bu endişenin haklılığına kanıt olarak en çok dindarlığın kamusal alana adım atma çabalarını gösterirler. Başörtülülerin resmi alanlarda gözükmesi, dindarlığı ile dikkat çeken insanların devlet kurumlarında çalışması ve hatta başbakanın bir konuşmasına "besmele" ile başlaması gibi örnekler, "kamusal alanın elden gitmeye başladığının" delili olarak yorumlanır.

Bunu bir kez böyle formüle ederseniz, her sabah uyandığınızda laikliğe yönelik yeni bir "tehdit" görmeniz kaçınılmazdır. Mutlaka bir yerlerde bir dindar, dindarlığını gizlemeksizin, kamusal alana ayak basacaktır. Zaten öyle de oluyor ve Türkiye yıllardır bu "tehdit algısı" ile alarma geçirilip duruyor.

Peki ama dinin ve dindarlığın kamusal alanda ifade bulmasınının laikliğe aykırı olduğunu nereden biliyoruz?

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 5:34 PM | Yorumlar (25)

April 14, 2006

Cumhurbaşkanı'na Muhalefet Şerhi

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer[15 Nisan 2006 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]

Basındaki yorumlara göre Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, "son altı yılın en sert çıkışı"nı yaptı. Harp Akademileri Konferansı'nda yaptığı 18 sayfalık uzun konuşmayla, "irtica, türban, yargı, terör konularında ilk kez böyle net ve ağır konuştu." Kanımca bu ağır konuşmanın laiklikle ilgili kısmına bir kaç muhalefet şerhi koymak gerekiyor. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanı'nın şu cümlelerine:

Son günlerde artarak sürdürülen söylemlerde, laiklik, 'din ve vicdan özgürlüğü' olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımla laiklik, din ve vicdan özgürlüğüne indirgenmekte ve anlamsız kılınmaya çalışılmaktadır... [Oysa] Anayasa'daki tanıma göre laiklik, dinin toplumsal, siyasal ve hukuksal bir güç ve düzenleyici olmasını engelleyen temel ilkedir... Bireyin dini inanç ve ibadet yaşamı, kamu düzenini korumak için sınırlanabilir.

Sayın Cumhurbaşkanı'nın burada yaptığı, laiklik ilkesine bir tanım getirmek. Bu ise aslında "Anasaya'daki tanım" değil, kendisinin tanımı. Peki ama doğru mu?

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:19 AM | Yorumlar (33)

January 2, 2006

Cumhurbaşkanı Sezer ve Türkiye'nin 'Çimentosu'

[2 Ocak 2006 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet SezerBaşbakan Erdoğan'ın geçen haftalarda dinin Türkiye için birleştirici bir "çimento" olduğunu söylemesi üzerine başlayan tartışmaya, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer de katıldı. "Anayasa'daki ulusçuluk anlayışı" dedi Sayın Cumhurbaşkanı, "ırksal ve dinsel ögelere değil, gurur ve övünmede, sevinç ve tasada, hak ve ödevlerde, nimet ve külfette ortaklık ve birlikte yaşama isteği gibi değerlere dayanmaktadır."

Dün yayınlanan bazı gazetelerde ise Cumhurbaşkanı'nın bu sözleri "Din çimento değil" diye özetleniyor ve "tartışmada son nokta" olarak tanımlanıyordu.

Oysa mesele bu kadar basit değil.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:15 AM | Yorumlar (34)

October 29, 2005

Cumhuriyeti Yaşatmak, 'Kutsal Görevimiz' mi?

[29 Ekim 2005 tarihli Radikal gazetesinde yayınlandı]

1930'larda bir Cumhuriyet töreniSon günlerde İstanbul'da araba kullananlar otobanların üzerinde görkemlice uzanan şu cümleyi fark etmiş olmalılar: "En kutsal görevimiz, Cumhuriyet'i yaşatmaktır."

Bu cümleyi içeren dev afişlerin Cumhuriyet Bayramı'nı idrak ettiğimiz günlere daha bir anlam katmak için asıldığı belli. Bu bayramın önemine ise denebilecek hiç bir şey yok; aksine hepimize alabildiğine kutlu olsun. Ama Cumhuriyet'i yaşatmanın tüm vatandaşlara "en kutsal görev" olarak belirlenip ilan edilmesi üzerine biraz düşünmekte yarar var.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 9:41 AM | Yorumlar (22)

October 2, 2005

Türkiye ve Başörtüsü

[Yazının İngilizce orjinali 2 Ekim 2005 tarihli The Washington Times gazetesinde ve TheWhitePath.com'da yayınlandı]

headscraf.jpgDünyanın çok az ülkesinde polisler kadınların uygun kıyafet giyip giymediklerini denetler. Bu ülkelerden biri Suudi Arabistan'dır. Suudilerin kötü bir şöhrete sahip olan "mutavva" adlı "din polisleri", kadınlara başlarını ve vücutlarını zorla örttürür. Türkiye'de ise durum tam tersinedir: Türk polisler kadınları başlarını açmaya zorlarlar.

Tabi adil olmak gerek: Türkiye'nin kıyafet yasaları Suudi Arabistan'a kıyasla çok daha hafiftir. Türkiye'de ise yasaklama sadece "kamusal alan" denen yerlerde uygulanır. Yani devlet binalarında, mahkemelerde, üniversite kampüslerinde ve tüm okullarda.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 1:04 PM | Yorumlar (147)

July 22, 2005

Tabularla Nereye Kadar? [Tarihsel Atatürk'ü Keşfetmek]

[22 Temmuz 2005 tarihli Radikal gazetesinde yayınlandı. Yazinin Almanca versiyonunu da okuyabilirsiniz.]

Son Vahdettin tartışmasında Demirel, 'Atatürk referansını sarsmayalım' dedi. Doğrudur, Atatürk Türkiye'nin referansı. Ancak Atatürk'ü tartışılmaz bir tabu yapmak bu referansa büyük zarar verir.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 1:21 PM | Yorumlar (128)

June 14, 2005

AKP Neden Anti-Amerikan Olsun ki?

[14 Haziran 2005 tarihli Radikal gazetesinde yayınlandı.]

Pek çok yorumcu, 'tabandaki anti-Amerikanizm'i verili ve dahası tutarlı bir durum olarak ele alıp sonra da AKP liderliğine 'ne yapalım, siyaset böyle, duyarlılıklarınızı bir kenara bırakın' diyor. Oysa belki de "durun bir dakika, neden Müslümanlar anti-Amerikan olsunlar ki" diye sormak daha doğru. Gelin, bunu sorup üzerinde birlikte düşünelim.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 3:36 PM | Yorumlar (2)

April 13, 2005

Sezer ve 'Ilımlı İslam'

[13 Nisan 2005 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]

Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Necdet Sezer geçenlerde şöyle demiş: "Deneyimler gösteriyor ki ılımlı İslam uygulamaları, köktendinci rejimlere yol açmaktadır."

Sayın Cumhurbaşkanı'nın din-devlet-toplum ilişkisine bakışının bir özeti gibi duran, ve kendisinin "başörtülü kabul etmeme" gibi uygulamalarının da "teorik altyapısını" oluşturduğu anlaşılan bir yargı bu. Peki bu yargı doğru mu?

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 5:21 PM | Yorumlar (12)

April 5, 2005

Papa'yı Materyalistçe Yanlış Anlamak

[5 Nisan 2005 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]

Türkiye'nin koyu seküleristleri dünyadaki "de-sekülerizasyon"u kavrayamadılar. Onun için hala Yılmaz Güney filmlerinin puslu atmosferinde "Türk Aydınlanması"nı bekliyorlar. "Ulusalcılık" yoluyla da zaten kendilerini dünyaya kapatmış durumdalar. Türkiye'de veya dünyanın bir başka yerinde din güçlendiğinde, bunun altında illa "Amerikan emperyalizmi" yahut "yeşil sermaye" arıyorlar.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 5:23 PM | Yorumlar (2)

January 17, 2005

Türkiye'nin Dini Özgürlükleri Genişletmesi Gerek

[17 Ocak 2005 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]

Misyonerlere düşmanlıkta, Rahşan Ecevit, Doğu Perinçek veya Haydar Baş gibi isimleri bir arada görmek mümkün. Farklı kökenlerden gelseler de, devletin din üzerinde egemenlik kurmasını savunmakta birleşiyorlar. Oysa AB ülkelerinin sahip olduğu laiklik anlayışı, daha ziyade devletin dinden ayrılmasını, dinin de devletten özgürleştirilmesini gerektiriyor.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 6:04 PM | Yorumlar (2)

January 15, 2005

Tanrı'nın Hakkı Tanrı'ya

[5 Ocak 2005 tarihli Refarans gazetesinde yayınlandı]

Sadece Rahşan Hanım'ın anti-misyoner salvosu değil, son yıllarda Türkiye'deki AB karşıtı garip çıkışların hemen hepsi, aslında "din elden gidiyor" endişesinden ziyade "statüko elden gidiyor" kaygısından doğuyor. Ancak bunu böyle açıkça, dürüstçe ifade etmek pek işe gelmediği için, statüko taraftarları, son çare olarak din gibi kutsal bir değeri kullanmayı tercih ediyorlar. Hem de son 80 yıldır din ve dindarlar üzerinde uygulanan baskıların mimarı sayılabilecek "Jakoben elit"in tam da kendileri veya uzantıları olmalarına rağmen.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:38 PM | Yorumlar (0)

January 12, 2005

Bilim ve Dogmatik Düşünce

[12 Ocak 2005 tarihli Radikal gazetesinde yayınlandı.]

Sayın Türker Alkan ile olan tartışmamızın özü, bilimin yöntemi. Kendisi, 'Bilim ateizmi varsaymak zorundadır' diyor. Ben ise bilimin hiçbir felsefeyi varsaymak zorunda olmadığını, tüm dogmalardan özgür olması gerektiğini savunuyorum. Ateizm-teizm tartışmasına gelince (ki açıkça ikinci taraftayım) diyorum ki, bırakalım bilimi, bizi ne yöne doğru götürüyorsa götürsün.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 4:44 PM | Yorumlar (26)

November 24, 2004

Futbol Faşizmine Sıfır Tahammül

[24 Kasım 2004 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]

Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş veya Siirt Köy Hizmetleri Spor.. Bunlar, "uğrunda ölünecek" kutsal varlıklar değil. Nedir ki, sonuçta en fazla 100 sene önce kurulmuş, bir takım adamların bir hayli kar etmesine vesile olan, en iyi tanımla birer "jimnastik kulübü" her biri... Bir insanın bu takımların herhangi birini tutmasının da, çocuk yaştaki çevresi veya tesadüfler dışında, bir nedeni yok aslında.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 1:16 PM | Yorumlar (8)

November 4, 2004

Bilimi Ateizmden Kurtarmanın Zamanı Geldi

[4 Kasım 2004 tarihli Zaman gazetesinde yayınlandı]

Tabii ki isteyen ateist olabilir. Bunu savunabilir, yaymaya çalışabilir de. Sorun, bilimin ateist bir temele oturtulması gerektiğinin savunulmasıdır. Sayın Türker Alkan’ı sanırım en çok bu yönden eleştirmem gerekiyor. Çünkü 11 Temmuz 2003 tarihli sütununda “Bilim, bir düşünce etkinliği olarak zaten ‘ateizmi’ var saymak zorundadır.” diye yazmıştı.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 4:36 PM | Yorumlar (26)

(ABD Seçimlerini) Muhafazakarlık Kazandı

[4 Kasım 2004 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]

Kısacası Bush'un zaferiyle birlikte, ABD'de zaten güçlü olan muhafazakarlık, biraz daha da güçlendi. Dünyanın en modern ve gelişmiş ülkesi olan Amerika'nın, aynı zamanda da en dindar toplumlardan biri olduğu, bir kez daha tescillendi. Acaba bu durum, "muasır medeniyet"in de - bizdeki geleneksel "Aydınlanmacı" zihniyetin varsayımlarının aksine - giderek muhafazakarlıkla özdeştiği anlamına mı geliyor?

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 2:00 PM | Yorumlar (2)

October 15, 2004

Fransa'dan İbret Almak

[15 Ekim 2005 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]

AB süreci ile birlikte, Türkiye'nin 150 yıllık "çağdaşlaşma" maratonunun en önemli etaplarından birindeyiz. Ama bu gidişe taş koyanlar var, bildiğimiz gibi. Fransa bunların başında geliyor. Eski Cumhurbaşkanları Valery Giscard d'Estaing, zaten uzun zamandır "Türkiye AB'ye alınırsa, Avrupa'nın sonu gelir" diyerek alarm zilleri çalıyordu. Son günlerde Başbakan Jean Pierre Raffarin biraz daha üstü kapalı olsa aynı "endişe"yi seslendirdi. Cumhurbaşkanı Chirac'ın partisinin önde gelen isimleri olan Sarkozy ve Touboun gibi milletvekilleri de "Türkiye Avrupa'ya yaramaz" görüşünde.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 2:51 PM | Yorumlar (0)

September 17, 2004

ABD, "Katı Laikliği" Desteklemiyor

[7 Eylül 2004 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]

Amerikan dış politikasına yön veren ünlü düşünce dergisi Foreign Affairs'in son sayısında Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği ele alınıyor. Yorumcu David L. Phillips'e göre, Türkiye'nin AB'ye kabulü, Amerikan çıkarları ve küresel dengeler açısından zorunlu.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 3:42 PM | Yorumlar (1)

Zina, İnsanlar ve Hayvanlar

[17 Ekim 2004 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]

Zina yasası tartışması, son haftaların en sıcak gündem maddesiydi. AKP hükümeti, karşılaştığı yoğun muhalefet üzerine, daha önce de bu gibi çetrefilli konularda yapmak zorunda kaldığı gibi, geri adım attı. Daha önceki çetrefilli konularda olduğu gibi, belki bu tartışmayı hiç başlatmamalıydı.

Ben, kendi adıma, ahlaki bir mesele olan zinanın ceza hukukuna dahil edilmesini yanlış buluyorum. Çünkü ahlak kanunla empoze edilemez. Eğer empoze ediliyorsa, zaten o ahlak olmaz. İnsanlara "ahlaksız bir şey yaparsanız hapse girersiniz" derseniz, onları ahlaklı değil, en fazla ikiyüzlü yapmış olursunuz.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 3:38 PM | Yorumlar (8)

September 3, 2004

Gezegenimiz Ne Kadar Anlamlı?

[3 Eylül 2004 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]

Geçen günkü Radikal gazetesinde "Uzayda İki Komşu Daha" başlıklı bir haber vardı. Söz konusu "komşular", varlıkları yeni keşfedilen iki gezegendi. Radikal, Güneş sisteminin dışında, Dünya'nın 10-20 kat büyüklüğündeki bu iki gökcisminin "yaşama müsait olduğunun sanıldığını" da ekliyordu. Yani, bu gezegenlerin üzerinde küçük yeşil adamlar bulmayı bekleyebilirdik.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 3:46 PM | Yorumlar (20)

July 17, 2004

Bush, Amerika ve Din

[17 Temmuz 2004 tarihli Zaman gazetesinde yayınlandı]

Gelecek kasım ayındaki başkanlık seçimi, sadece ABD'nin değil tüm dünyanın geleceğini etkileyecek bir dönüm noktası. Daha öncekilere kıyasla çok daha çekişmeli ve kavgalı geçecek olan seçimde, Cumhuriyetçi (yani muhafazakar) Başkan Bush'un karşısında Demokrat (yani liberal) John Kerry var.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 3:55 PM | Yorumlar (0)

April 3, 2004

"Muhafazakarlaşan Türkiye" Hakkında Yersiz Endişeler

[[3 Nisan 2004 tarihli Zaman gazetesinde yayınlandı]

"Türkiye inanılmaz bir hızla muhafazakârlaşıyor!” Milliyet’in genç kalemi Ece Temelkuran, seçim günü yayınlanan yazısında böyle diyordu. Ancak bunu sadece bir “tespit” olarak değil, bir “alarm sinyali” olarak duyuruyordu. Toplumdaki belirli bir kesimin düşünce ve duygularını ifade eden bu “alarm sinyalini” ciddiye alıp incelemek gerekiyor.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 3:51 PM | Yorumlar (12)