« Mahallenin Baskısı Ne Kadar İslami? | Ana Sayfa | İsrail ABD’yi Nasıl İkna Ediyor? »
December 31, 2008
Gazze İçin Ne Yapmalı?
[31 Aralık 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
2008’in son haftası, Gazze için en kanlısı oldu. Mazlum Filistin halkı, İsrail’in ölüm makinaları tarafından bir kez daha vuruldu. Aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu 300’den fazla insan hayatını kaybetti. 700’den fazlası yaralandı. Zaten bir açık hava hapishanesi olan daracık Gazze’nin sokakları kan gölüne döndü.
Bu “devlet terörü”nü her vicdan sahibi insan gibi ben de lanetliyorum. Türkiye’de ve İslam dünyasının dört bir yanında yükselen protestolara da manen katılıyorum.
Ancak protesto etmekle bu vahşetin önünü alamıyoruz. Bunu onyıllardır yapıyoruz, fakat bir şey değişmiyor. Peki bu hep böyle mi gidecek?
Eğer İsrail’in insan yaşamına değer veren bir ülke haline gelmesini beklersek, çok bekleriz. Evet, İsrail’de öyle insanlar da var; kendi devletlerinin terörünü kınıyor, Arapların haklarını savunuyorlar. Ama Yahudi Soykırımı’nın etkisiyle paranoidleşen, içinde bulduğu daimi savaş atmosferi nedeniyle de militaristleşen İsrail toplumunun çoğu, hiç öyle idealist değerlere itibar edecek gibi durmuyor. Dahası, dünyanın tek süper gücü olan Amerika’nın İsrail’e verdiği kayıtsız-şartsız destek de, Beyaz Saray sakinlerinin kimliğine göre nüanslar gösterse de, değişeceğe benzemiyor.
Peki ya Filistinliler? Onlar bir şeyleri değiştirerek bu trajediye bir son verebilir mi?
Cevap vermeden önce, Filistin’in durumuna bir bakalım. Birleşmiş Milletler kararlarıyla çizilen haritalara göre, Filistin iki parçadan oluşuyor: Batı Şeria ve Gazze Şeridi. Batı Şeria’ya El Fetih grubu egemen ve bunlar, Cumhurbaşkanı Mahmud Abbas’ın liderliğinde, İsrail ile bir “barış süreci” içine girmiş durumdalar. Bu süreç mucizeler yaratmasa bile en azından şiddeti durduruyor. İsrail ile Batı Şeria arasında bir çatışma yok.
Daha küçük, sıkışık ve trajik olan Gazze ise Hamas’ın yönetiminde. Hamas ne İsrail’i ne de barış sürecini tanıyor. “Siyonist devleti haritadan silme” hedefini de koruyor. Dahası, İsrail Gazze’den çekilmiş olmasına rağmen, Hamas militanları İsrail içine füze saldırıları düzenliyor. İsrail de, yeminli düşmanı olan Hamas’ı iktidara getirdiği için, tüm Gazze halkını cezalandırıyor. Bu küçücük ülkeye abluka uygulayıp, onu açlığa, ilaçsızlığa, sefalete mahkum ediyor. Çünkü, dediğim gibi, İsrail savaş makinasının insani kaygıları filan yok.
Gelelim son vahşete: Altı ay önce bir “ateşkes” ilan edilmiş, bu sayede silahlar susmuştu. Bu süre 19 Aralık’ta bitti. Hamas, ateşkesi yenilemeyeceğini duyurdu. Hamas militanları da füze saldırılarına başladı. Bunun üzerine İsrail, eğer bu füzeler durmazsa sert şekilde misilleme yapacağını söyledi. Füzeler durmadı ve İsrail’in kanlı misillemesi geldi. İsrail helikopterleri, “Hamas hedefleri”yle birlikte onlarla içiçe bulunan sivilleri de vurdu.
Bir başka deyişle, eğer Hamas ateşkesi sürdürseydi, bu korkunç katliam da yaşanmayacaktı.
Durum biraz şuna benziyor: Diyelim yan mahallede ali kıran baş kesen bir kabadayı var. “Bizim mahalleye taş atarsan, gelip evini başına yıkarım” diyor. Siz gidip taşı atıyorsunuz; o da gelip dediğini fazlasıyla yapıyor. Şimdi bu adam zalim mi, zalim. Acımasız mı, acımasız. Ama siz de niye gidip bile bile onu provoke ediyorsunuz ki?
Filistin halkının çektiği acıları anlıyor, içinde yaşadıkları cehennemin onları nasıl öfkelendirdiğini kavrayabiliyorum. Ama eğer bölgede daha fazla kan akmasın diyorsak, bunun tek yolu, Hamas’ın siyasetini değiştirerek İsrail ile “hudna” dedikleri kalıcı ateşkese ve hatta barışa yanaşmasıdır. Bizim de bir yandan İsrail’in devlet terörünü protesto ederken, öte yandan da buna bahane yaratmaması için Hamas’a telkinde bulunmamız gerek.
Diyeceksiniz ki İsrail’in dayatacağı barış adil olmayacaktır. Varsın olmasın. Aliya İzzetbegoviç’in 1995’te Dayton’da gösterdiği bilgeliği hatırlayalım: “Barışı adalete tercih ettim” demişti. Öyle yapmasıydı belki bugün Saraybosna hala kanıyor olacaktı.
Masumların hayatını korumak, birinci hedef olmalı. Bu da ancak şiddet sarmalına bir şekilde son vermekle mümkün.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: December 31, 2008 11:26 AM




"Hamas ateşkesi sürdürseydi, bu korkunç katliam da yaşanmayacaktı"
yapmayın Allahaşkına Mustafa bey,
israilin filistini işgal etmesinin başlangıcı 67'lere dayanır.. hamas ise, daha 87'lerde ortaya çıkmıştı.. üstelik hatırlarsınız 67'deki sınırlara dönme şartıyla anlaşmayıda korumuştu.. peki tüm bu ateşkesi bilmem kaç defa ihlal eden israil değil miydi?
hem şunu anlamıyorum.. ateşkesi hamas bozdu mâdem,
iki füzeyi israile sallayana kadar gecen zaman içinde, ambargo kalkmış mıydı? filistin halkı iyiydi hoştu da, hamas durup dururken mi kaşındı?sizce ateşkes demek, sadece bomba yağdırmamak mı demek?
yoksa bizler gözlerimiz kulaklarımız kapalı, mutlu mutlu dolaşırken,rahatsız mı olduk görüntülerden? ne gerek vardı şimdi mi dedik?
unutmuşluğumuz ve duyarsızlığımız vicdanımızı mı sızlattı yoksa?
elektrikler aylardır yok oralarda.. dolayısı ile motorların çalışmaması sususzluğuda beraberinde getiriyor..
un yok,ekmek yok..
sınırlar kapalı, ilaç yok, malzeme yok..
gündelik 2 dolarla yaşamaya çalışan, sokaktan her gecişlerinde üstleri defalarca aranan çaresiz insanlar var.
hamas füze atmayacaktı da ne yapacaktı?
eğer adil ve şartları yerine getrilen bir anlaşma olsaydı, ve atsaydı füzeleri size hak verebilirdim..
ama bahsettiğim şartlar dahilinde, ne olursa olsun,
hiç ama hiçbir neden, bu vahşetin gerekçesi olamaz!
saygılarımla
Yazan: rabia taşcı Tarih: December 31, 2008 11:58 AM
Doğru, ahlaken doğru olanı, şerefli olanı yapmak bazen "rasyonel" değildir. New York sokaklarında 37 kişinin gözleri önünde ırzına geçilirken, bir taraftan saldırganına karşı koyarken diğer yandan "imdaat" diye bağıran Kitty Genovese için de rasyonel davranış Amerikalı siyasetçilerden sıkça duyduğum gibi "madem birşey yapamıyor, sırt üstü yatsın ve tadını çıkarsın" dır. (http://bekirlyildirim.wordpress.com/2008/12/28/gaza%e2%80%99yi-seyretmek-genovese-sendromu/ ).
Ama ne yaparsın ki bazı insanlar irrasyonel yaratıklar. Şeref, namus, adalet gibi counter-pruductive safsatalar ile rasyonel olandan uzaklaşıyorlar.
Öte yandan ahalaken doğru olanda israrin siyaseten yanlış olup olmadığı veya hakikat bazında "kazanmanın" nasıl tanımlanması gerektiği konusu da ayrı bir felsefi mevzuu.
Eğer tüm insanlar rasyonel hareket etse idi tarih çok farklı yazılır idi. Mesela bu toprakların adı Türkiye olmayabilirdi.
Ali Bulaç bu konuya değinmiş bu günkü yazısında:
"İsrail'i her seferinde daha da saldırganlaştıran yegâne görünmez faktör, Filistinlilerin başından beri "ahlaki üstünlük"ü ellerinde bulundurmalarıdır. Roma'dan Amerika'ya kadar ordular, ne kadar güçlü olursa olsunlar, onlara nihayetinde savaşı kazandıran moral güç, haklı ve meşru bir gaye için savaştıklarına ilişkin taşıdıkları inançtır. Bu, ahlaki üstünlük dediğimiz asıl gücün temelini teşkil eder.
Bu açıdan baktığımızda; a) Filistinliler, toprakları işgal edilmiş bir halktır. Dünyanın mütegallibe devletleri tarafından desteklenen ırkçı bir devletin işgal kuvvetlerine karşı topraklarını, canlarını, mallarını ve namuslarını savunuyorlar. b) Filistin toprakları dışında ve İsraillilerden başka hiç kimseye karşı eylem yapmamışlardır. c) Hamas dahil bütün Filistinliler, 1967 öncesi sınırlara dönmeyi kabul etmesi durumunda İsrail'in varlığını tanıyacaklarına dair açıklamalarda bulunmuşlardır. (A.Bulaç - http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=790052 )
Bir gün daha her pahasına, onursuz, acı içerisdinde kıvranarak nefes alabiliyor olmak her zaman ölümden evla ise (ki Izeetbegoviç'in de bu kanaatte olduğunu sanmıyorum) Hamas veya vücudunu bomba yapan çocuklar veya tek sermeyesi ve en güçlü silahı olan ahlaki üstünlüğünü korumakta ısrar eden Hamas gerçekten aptalca davranıyıor.
Not: Yorumum sıkça duyduğumuz "bu Hamnas ta sütten çıkmış ak kaşık değil (Soli Özel) veya ama Hamas ta ateşkese(!!) son vermese idi türü akıllkı stratejitlerin değerlendirmelerine genel bir tepkidir. Özellike yazıya eleştiri değil.
Yazan: I.B. Ziyaretci Tarih: December 31, 2008 1:34 PM
Ah bir nokktayı unuttum! Yahudilerin bu karakterinin Holokost sonrası oluştuğu veya onun etkisi ile bilendiği argumanına da katılmam zor.
Belki 4 bin yıl önce firavunların onlara yatıkları sonucu bu karaktere büründüler dese idi daha akla yatar idi. Fazla okumuş değilim ama 5-10 yıl önce okuduğum 19. yüzyıl başları Ingiltere'sinde geçen bir Charles Dickens romanında çizilen Yahudi karakterini bu gün aynen görüyorum bu Frankenstein ruhlu yaratıklarda.
Insanlık tarihi boyunca sadece onların ırkının tanrısı olan, diğer insanların sadece Yahudi'ye hizmet için var olduklarını kutsal kitabında yazan tek din Yahudilik. Kanaatimce Holokost'tan önce yazıldı.
Sahi neden tüm insanlık dört bin yıldır "antisemit" ki?
Yazan: I.B. Ziyaretçi Tarih: December 31, 2008 1:46 PM
Mustafa Bey,
Asagidaki paragrafinizi okudum; peki acaba kabadayiya bu tas mahalleden biri tarafindan mi atildi yoksa oyle mi gosterildi? Ben butun iletisim kanallarini elinde tutan ve yanli bilgi veren yahudi medyasina butun kalbimle inanmiyorum!!!! Ve Israil'in sadece bu yaptigini degil, Filistin'de Musluman kardeslerimize cektirdigi her aci icin onlari lanetliyorum ve pek bela okumam ama onlara okuyorum!!!!
Durum biraz şuna benziyor: Diyelim yan mahallede ali kıran baş kesen bir kabadayı var. “Bizim mahalleye taş atarsan, gelip evini başına yıkarım” diyor. Siz gidip taşı atıyorsunuz; o da gelip dediğini fazlasıyla yapıyor. Şimdi bu adam zalim mi, zalim. Acımasız mı, acımasız. Ama siz de niye gidip bile bile onu provoke ediyorsunuz ki? (MUSTAFA AKYOL)
Simdi gelelim asagidaki diger yorumunuza; Saraybosna da insan mi, insanlik mi kalmisti ki adam ben sunu suna tercih ettim diyor utanmadan. Tas tas ustunde kalmamisti ki..tecavuz edilmedik kadin (esasen ben bu kadinlarin bebeklerine su an ne yapildigini da merak etmiyor degilim?) katledilmemis cocuk, adam, yasli vs mi kalmisti? Hangi Saraybosna barisindan soz ediyorsunuz?
Bu arada siz yahudilerin Filistin barisa ok bile dese, duracagina kalpten inaniyor musunuz? Yoksa cocuk mu kandiriyorsunuz? Tamam ben anladim, biz sadece Filistin degil diger vahsetlerin de piskince yapildigi dunya da yasiyoruz. Peki siz hangi gezegende?
Saygilarimla,
Asli Altay
Diyeceksiniz ki İsrail’in dayatacağı barış adil olmayacaktır. Varsın olmasın. Aliya İzzetbegoviç’in 1995’te Dayton’da gösterdiği bilgeliği hatırlayalım: “Barışı adalete tercih ettim” demişti. Öyle yapmasıydı belki bugün Saraybosna hala kanıyor olacaktı.
Yazan: Aslı Altay Tarih: December 31, 2008 4:03 PM
Mustafa Beyin seslendirdiği bu açılım,Müslüman hafızada ihanet olarak görülmekte,Aslında israil Mustafa Beyin arz ettiği gibi,iflah olması mümkün olmıyan terörist bir devlet,bun da hiç şüphe yok.Lakin sorun israilin iflah olmasını bekleyerek çözülmüyor,bu gün gazze halkı için ne yapılabilir,hamas kurulurken israilin katkısı apaçık bilinmekteydi,israilin muradı Hamasla (şii)lik üzerinden sünni direncini kırmaktı,haması silahlandıran israildi,hamas o gün israilin şiddetperest bir devlet olduğunu biliyordu.İsrailin yardımını eliyle itmedi,müslüman kardeşlerimizle aramızdaki proplemi biz çözerizde demedi,o gün işine geldiği için bu yardımı aldı,çünkü şiddet hamasında gıdasıydı,nitekim 2007 yılında el fetihle giriştiği kavgayı bir düşünün,en az elfetihi israil kadar yok edilmesi gereken varlık gördü.O gün kayıtlara bakarsanız öldürülen insanların,yıkılan binaların masum canların bu savaşta niçin yok olduğu müslümanlar tarafından sorgulanmadı sebebi gayet basitti,müslüman dünyanın ırkçı arap kanadıyla,yahudi dünyasının ırkçılığı aynı düzlemdeydi.İsrail kuvvetli,teknolojik üstünlüğü olan ve şiddete tapan bir ülke,hamasta bu gücü olmıyan ancak eline fırsat geçtiğinde,israili hiçte artmıyacak bir ideolojik saplantıya sahipti.İranın bölgeyi şii li leştirme projesi,bu radikalizmin ön aşamasıydı,Marksizmin devrimci şiddet metodunu,Mehdilik nazariyesiyle birleştiren şia abd ye ve israile kafa tutmasıyla yaptığı her işi meşrulaştırıyordu,Hamas şu an filistin halkı üzerindeki kaybeden otoritesi,ni sağlamlaştırmak için israilin bu çılgınlığını yapacağını bildiği halde sırf müslüman dünyanın yanında olucağı inacıyla,o füzeleri yolladı,o yollanan füzeler ateşkes sonrası israil için çok şey ifade edeceğini biliyordu.Şu an hamasa öfkeli arapların haklı nedenide buydu,Şimdi bu öz eleştiriyi yapmak,israilin teröristliğini ortadan kaldırmaz,vahşiliğini ve insanlık suçu işediğini ortadan kaldırmaz,ancak bile bile bizim ittihatçilerin yaptığı gibi sarıkamış faciasını sorgulamak,donarak bir tek mermi atmadan ölen onlarca ana kuzusununun hesabanı sormak yerine enver paşa şanlı bir direnişi gerçekeleştirdi,rusları yenme rüyasıyla bu kadar şehit verilir iddası aynı mantıktır.Ancak hamas bunuı başardı,yorumlar bakarsanız hitlerin çok haklı olduğu,bir tek yahudi kalmıyacağı güne kadar savaşılması gerektiği ifadeleri,ırkçı,turancı,ittihadi islamiyeci türkler tarafından seslendirilmeye başlandı,İslamı barış kavramıyla hiç anmıyan,hatta barışı ihanet gibi gören ideolojik islamcılar Filistin halkının çektiği bu zulüm karşısında malesef timsahın gözyaşlarını akıtıyorlar,çünkü malesef muratları israil ve abd ile kutsal savaşı devam ettirmek ,ancak sorunun çözümü için adımın israil tarafından atılmasını beklemek tam bir ham hayal dir buda filistn halkının eriyip gitesidir.
Yazan: özgür akıl Tarih: December 31, 2008 6:26 PM
allah tüm müslümanlara sabır versin halan birşeyleri anlamış deyiliz bir taraf müslüman dıyer taraf hıristiyan hıçbır yerde hıristiyan olan devletlerde bu denlı ınsanlık ayıbı bır soykırım varmı afganıstan bosna hersek ırak vb hepsi müslüman devletler bunların hepsimi terörist tek suçları müslüman olmak batının amacı belli bunu herkez biliyor neden korkuyoruz allahtan başka kımseden korkusu olmayanlar meydana çıkıyor batıya yanı abd israıle sen kımsın dıyor hemen batı oyununu oynuyor bunlar terör hamasta bu müslümanlardan vatanını sevenlerden biri neyapsaydı oradakı müslüman kardeşlerimize her türlü ınsanlık ayıbı yapılıyor oturup izlesinlermı şuanda türkıye israıle savaş açsın yaşım 30 seve seve orduya katılırım batı ülkeleri müslümanlığı bitiremezsiniz daha henüz osmanlı torunlarının sabrı taşmadı elbet bır gun allahın ıznıyle hak ettığınız belayı bulacaksınız allah belanızı versın ey batı ınsan hakları dıye bır saçma kurumunuz vardı hanı şımdı nerede tabi ölen ızdırap çeken MÜSLÜMAN
Yazan: isa güney Tarih: December 31, 2008 7:54 PM
BENİM İSTEGİM BUYAZDIKLARIMI HERKEZİN BÜTÜN MÜSLÜMANLARIN OKUMASI DİLEGİYLE KARDESLERİMİZ ÖLÜYOR BÜYÜKLERİMİZE SESLENİYORUM GAZZE YE GİDİP ONLAR İÇİN SAVAŞMAK ÇOK İSTERİM KENDİ VATANIM İÇİNDE GEÇERLİ TABİ BEN ARTIK AKAN KANLARIN DURMASINI İSTİYORUM YADA BUZULMÜ YAPANLARINDA KANI AKSIN BENİM ÇEVREMDEKİ ARKADAŞLARIMDA GAZZE İÇİN ORDA ÖLEN KARDEŞLERİ İÇİN GİDERİZ GEREKİRSE ÖLÜRÜZ DİYORLAR BEN IRAN KÖKENLİ AZERİ BİR ŞİİYİM VATANIM TÜRKİYE VE BEN BÜTÜN MÜSLÜMAN KARDEŞLERİME LAZINA TÜRKÜNÜ ÇERKEZİNE AZERİSİNE KÜRDÜNE HERKEZE SESLENİYORUM ARTIK BU KANI DURDURSUNLAR KALLEŞ KÖPEKLER TASMALARINI ALIP BOYUNLARINAMI TAKTIRMAK İSTİYORLAR MÜSLÜMANLARI EZDİKLERİNİ SANMASINLAR BİZLER BURDAYIZ ÖLMEDİK SELAMIN ALEYKÜM
Yazan: TUGRUL Tarih: December 31, 2008 8:35 PM
Yahu, artık Filistinlilerin bu sorunu çözmeye güçlerinin ebediyyen olsa yetmeyecek olduğu aşikâr olmadı mı? Filistinlerin karşısında Amerika'nın, yani dünyanın en korkunç askerî gücünün, her türlü desteğini her şart altında her zaman alması yüzde yüz kesin olan acımasız bir askerî güç duruyor. Filistinliler bir yanaklarına vurulduğunda öbür yanaklarını çevirseler de İsrail bir sebep yaratıp onlara tekrar saldıracak ve onları daha da bezdirmeye devam edecek?
İsrail'i durdurma sorumluluğu Filistin'in değil, bütün Müslüman Orta Doğu ülkelerinin sorumluluğudur! Sadece Türkiyeli askerî ve sivil bürokratik elit İsrail'le askerî işbirliği yapma utanmazlığını bıraksa İsrail büyük darbe alır. Bütün Orta Doğu hükümetleri Batılı efendilerini bırakıp kendi halklarının sesini dinlemeye başlasalar ve İsrail'e karşı koysalar, İsraillilerin hâlâ Müslümanlara düşmanlıkta direten kısmı ise artık borularını öttüremeyecekleri bu coğrafyadan tamamıyla, kendilerinden ve gönüllü olarak vazgeçerler ve arkalarını dönüp aşağılanmış bir şekilde kaçarlar.
O hâlde biz Müslümanların görevi bulunduğumuz ülkelerin politikalarını hem uzun hem de mümkünse kısa vadede yönlendirmeye çalışmaktır. Ülkelerimizin yönetimlerini gasp etmiş olan, kafalarının içi bize düşman batılı medeniyetler-çatışmacısı stratejistlerinkinden farklı olmayan sözde elitlerin elinden ülkelerimizi geri almalıyız. Benim gittiğim Amerikan tarzı liberal okulun liberal profesörlerinin kötüleye kötüleye bitiremediği imparatorluklar döneminde bile yönetici elitlerimiz biz Müslüman halkın sözünü şimdikinden daha fazla dinliyordu. İnşallah biz artık Müslüman İmparatorluklar döneminkinden de daha iyisini getireceğiz. Artık kendimize geliyoruz. En fazla birkaç on yıl içinde olsa gerek, içimizden bir Mehdî zaten tabii olarak çıkacaktır. Mahalle baskısı deyip deyip bu ülkenin sindirilmiş Müslüman halkına "Seni döverken elim acıdı, elimi acıtmaktan utanmadın mı, ahlâksız kötü insan" ayakları yapan mahalle-baskıcı edebiyatçısı yani saklı medeniyetler çatışmacısı sözde bilimsel araştırmacılar, işte bunlar Batının, aynı İsrailli Siyonistler gibi, keşif koludurlar. İsrail'in ahlaksızlığına dur deme imkânları ideolojik olarak yoktur. O yüzden görev biz Müslümanlara düşüyor. Kabuğumuza çekilmemeli, kültürel, sosyal, askerî ve siyasî güç elde etmek için gücümüzün yettiğince cehd etmeli, mücahede etmeliyiz. Barışı ve adaleti ve herkesin kardeşçe yaşadığı bir düzeni bu coğrafyaya ve dünyaya ancak biz, güçlenirsek, getirebiliriz. Çünkü bütün insanlar arasında şahit olarak kıyamet gününde ancak bizi kabul edeceğini Allah Kuran'ında beyan etmiştir.
Zulmetmeden ve kendimize zulmettirmeden ancak biz bu dünyayı adaletle çeviririz.
Yazan: Mehmed Mustafa Hamdi Tarih: December 31, 2008 8:37 PM
"Bir başka deyişle, eğer Hamas ateşkesi sürdürseydi, bu korkunç katliam da yaşanmayacaktı."
Buna katılmak mümkün değil Mustafa bey.
Ayrıca İsrail zulmü ve Tevrat'a ilişkin (yukarıda Bekir bey'de bu kısma değinmiş) şu yazının okunmasını şiddetle tavsiye ederim:
http://www.dusunceler.org/1/2008/12/29/israel/
Selamlar.
Yazan: Murat Tarih: January 1, 2009 10:20 AM
ALLAH a dua etmek en başta olmalı bence sabır herşeyin anahtarıdır saberdip yabancı markalar da kullanmıyalım coca cola gibi....
Yazan: videoklip izle Tarih: January 1, 2009 12:24 PM
İsrail saldırgan bir ülkedir ve amacı büyük İsrail'i kurmaktır.Bunu hepmiz açıkça biliyoruz.Hatta İsrail bayrağının üzerinde bulunan iki mavi şeridin Fırat ve Dicle oldğu bile söylenir.Bugün Filistin yarın Türkiye'dir hedef...Hamas'ı desteklediğimi söyleyemem.Hamas'a göre İsrail diye bir devlet dünya siyasi haritası üzerinde yer almamalı.Böyle bir düşmanlık beslemekte Hamas İsrail'e karşı.İsrail'in yerinde olsaydım buna kayıtsız kalamazdım elbette.Ama İsrail'i de savunmam imkansız çünkü dediğim gibi hedef Büyük İsrail'dir ve bu hedefe ABD yardakçılığı gibi onursuzca bir politikayla ulaşmak istemektedir..Başta Filistin ve çevre ülkeler de bu politikaya kayıtsız kalamazlar...Çözüm iki tarafın da bu saldırgan politikalardan vazgeçmesi,sınırları birbirine açması,yaşanan olayların üzerine bir perde çekmesi ve düşmanlık beslemekten vazgeçmesidir.Avrupa da dünya savaşlarıla çok cefalar çekti.2.Dünya Savaşı 50 milyon isnanın canına mal oldu.Berlin de taş taş üstünde kalmadı,Fransa boydan boya işgal edildi.Ama bakın bugün Avrupa Birliği diye bir yapılanma bile oluşturabildiler...Bu davada iki taraf da haksızdır.İki taraf da oturup konuşmalı ve sorunlarını halletmelidir.Çünkü bu kavga ne İsrail'e ne Filistin'e ne de dünyaya yaramaktadır.BU KAVGA YALNIZCA ABD'YE YARAMAKTADIR.
Yazan: batuhan alparslan özcan Tarih: January 1, 2009 9:01 PM
Bütün yorumları okudum. Tugrul güzel seslenmiş. Ben de soruyorum: Müslüman Arap ülkeler nerde? Niçin mazlumun yanında yer almıyorlar? Niçin bu duruma sesleri çıkmıyor? Nerde İslam kardeşliği?Birşeyler yapmak için ortalıkta dolaşan bir tek laik Türkiye Cumhuriyeti var.
Yazan: nilgün Tarih: January 2, 2009 12:35 AM
sen ısraıllısın heralde kardes yazdıkların hıc bırbırını tutmuyo o kadaruzun yazmıssın ama sonu senın ıcın ıyı bıtmıs tebrıkler ama senın ıcın yanı 1 kısı ıcın yazık cok yazık bır ınsan bunu dusunuyorsa ben cevap bıle veremıyorum tebrıkler ısraıllı
Yazan: mustafa Tarih: January 2, 2009 12:41 AM
Batuhan Bey,
Dil surcmesi yasadiniz heralde; bu kavga sadece ISRAIL e yaramaktadir..
Her ne kadar dunyanin bir numarali gucu A.B.D dense de, bence o seytani gun ISRAIL!!! A.B.D ise onun usagi!!!
Yazan: Aslı Altay Tarih: January 2, 2009 8:23 AM
nilgün hanıma cevaben;
bugün mehmet altan'ın köşe yazısını okuyana kadar, samimiyetle bu işin üstüne giden, tepki veren tek ülkenin Türkiye olduğunu bende düşünüyordum.. bilmediğimiz öyle şeyler var ki!
fazla yorum yapmadan önemli kısımlarını eklemek istiyorum müsadenizle;
""Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Gazze’deki vahşeti durdurmak için aşırı bir çaba sarf edip...
Saldırıdan bir kaç gün önce kendisiyle beş saat görüşen İsrail Başbakanı Ehud Olmart’i de saygısızlıkla suçlarken...
İsrail basını Gazze katliamından bir gün önce...
TÜRKİYE'NİN İSRAİL'LE 167 milyon dolarlık SİLAH ALIM ANLAŞMASI İMZALADIĞINI YAZDI...!
Konu, hükümet sözcüsü Cemil Çiçek’e de sorulmuş...
Türkiye’nin silah alımı anlaşmasını tepki olarak iptal edip etmeyeceği sorusuna Cemil Çiçek, İsrail’in Gazze’ye yönelik devam eden saldırıları ile bu konu arasında bir bağlantı kurulmaması gerektiği mealinde bir yanıt vermekle yetinmiş...
(....)
Geçen yıl itibariyle Türkiye ve İsrail arasındaki ‘ticaret hacmi’ yaklaşık 2.6 MİLYAR DOLAR mış...
Peki, ‘Türkiye-İsrail Savunma Sanayi İşbirliği’nin ulaştığı boyut ne?
Yorulmayın, hemen söyleyeyim, askeri ilişkinin parasal boyutunun 1.8 MİLYAR DOLAR civarında olduğu tahmin ediliyormuş...
Türkiye silah alımları nedeniyle İsrail ile ticaretinde açık veriyormuş...""
devamı için;
http://www.stargazete.com/gazete/yazar/mehmet-altan/turkiye-israil-den-ne-kadar-silah-aliyor-159374.htm
bizler 2 kolayla 3 deterjanı boykot olsun diye almamakta ısrar edip duralım..
atı alan üsküdarı çoktaan geçiyor..
o kadar az şeyin farkındayız ki :(
saygılarımla
rabia
Yazan: rabia taşcı Tarih: January 2, 2009 9:51 AM
Ben de Mustafa beye katiliyorum hic degilse bir sekilde baris yapip halkin refahi artirilsa tabii ki iyi olacak
Yazan: Anonymous Tarih: January 2, 2009 9:41 PM
Ben de çogu arkdaş gibi Mustafa Bey in bu yazısına katılmadıgımı ifade etmek istiyorum,yazının bir çok boyutu var ve bunlara diger arkadaşlar deginmiş özellikle rabia taşçının yukarıdaki söylemlerine katılMAMAK mümkün degil bnim için..ve bir de ateşkes antlaşmasının ambargonun kaldırılması gibi önemli hükümlerinin yerine getirilmeyşine...
Yalnız ben verilen kabadayı örnegine takıldım,şöyle ki,
Eger karşınızdaki bir kabadayı daha güçsüz bi adamın namusunuza,karısının,çocugunun canına vs. kastetmişse burada o adamdan sırf evini başına yıkar korkusuyla ve "rasyonel olma" kaygısıyla tepkisiz kalması,susması veyahut kabadayıdan yaptıkları yüzünden hesap sorması hele hele "adalet" buna göz yumuyorken,gözünün önünde her gün karısına laf atılıyorken,o kabadayı canı istediginde çocugunu tokatlıyorken,o adamın susması beklenebilir mi??
Bir kimse bir kimseyi durup dururken bizim mahalleye taş atarsan şöyle olur der mi??diyorsa MUTLAKA karşı tarafı "kızdıracak" bir şey yapmıştır ki "sus,cevap verme,verirsen..." diyebilmştir..
evet dile kolay bir vahşet yaşanıyor,
evet dile kolay dünya yıl başında eglenirken orada bomba yagıyor,
evet dile kolay ama sonuç ne olursa olsun,bir kişi veya bin kişi hiç farketmez,kimin haklı olup olmadıgı degişmemeli,israilin istedigi gibi -dogrudan olmasa da - ona meşru müdafaa gömlegi giydirilmemeli,
ve sizi temin ederim ki,hamasın sonu gelirse eger,kökü kazınsa dahi hamasın,bu vahşeti bitirmeyecek israil,sıra bölüp uysallaştırdıgı "rasyonelleştirdigi" el fetihe gelecek,sıra yine filistin halkına gelecek,yine çocuklara,yine sivillere gelecek..
Not: güncel ve önemli hele ki hassasiyet içeren konularda dahi bu seviyeli tartışma yahut paylaşım ortamını bize 3 yıldır saglayan Mustafa Akyol a bir teşekkürü borç bilirim,,saygılar..
Yazan: fatih gözübüyük Tarih: January 3, 2009 11:15 AM
Bence artık Hamas'ın yenilgiyi kabul edip İsraile teslim olması gerekiyor...yoksa İsrail bütün Gazzelileri katledecek,adamlar kudurmuş köpek gibiler..İsrailin varlığını ve üstünlüğünü kabul edip hiç olmazsa insan gibi, yaşamalılar..
Buna ben onursuzca yaşamak demiyorum ..Şu an Gazze'de ölen masumların günahı Hamasın boynunadır..
Siz İsraile füze atmaya devam edin,onurluca katledilin diyenler asıl ihanet içindeler bence..
çok basiretsizlik gerçektende..
Yazan: mantıklı Tarih: January 3, 2009 1:38 PM
sayın Mustafa Bey,
sizi yazılarınızdan tanımasam, sadece bu yazıyla değerlendirecek olsam inananın hakkınızda hiç de iyi olmayan düşüncelere sahip olurdum. Neyse ki önceki yazılarınızdan sizi yeteri kadar tanıyorum.
Yazıya gelince hamas niye provake ediyor, niye ateşe körükle gidiyor diyorsunuz. çok doğru. Ancak yürütülebilecek iki siyaset var; biri Abbasın yöntemi, biri de Hamasın. Siz Abbas'ın yöntemini doğru buluyorsunuz. Bence de. Fakat karşınızdakinin israil olduğunu unutmamak gerek. Yani bugün kuralları, anlaşmaları yok sayan İsrail. Yarın anlaşmayı yok saymayacağı ne mağlum. Sonra antlaşma sivil halk için zaten var. Uluslararası savaş kuralları gereği.
Soruyorsunuz ya şimdi ne yapmalı. İslam ülkeleri adam gibi Filistin'in arkasında duracak. İsrail durmazsan... diye başlayan cümleler kurulacak, halk boykota başlayacak.. Filistin'e saldırı İslam'a yapılmışi sayılacak... Şimdi belki diyeceksiniz ki ne kadar dar görüşlü, ne kadar gaza gelmiş bir insan bu okurum. Ancak bu dediklerimi yapabilmek için İslam ülkeleri kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenecek. ekonomisini, sanayisini, siyasetini dışa bağlı kurmayacak. Sonra dev olacak, ayrı bir güç, beklenen güç olacak. şimdi de diyeceksiniz ki ne kadar hayalperest :) Ben ileri görüşlülük demenizi tercih ederdim. Bugün ufak siyasi hamleler ve ufak ekonomik hamlelerle bir dev olmanın eşiğindeyiz. Yeterki kendi içimizde bir olalım. Düşmanla işbirliği yapmayalım. Ve İslam'ın emrettiği hayatı yaşayalım.
Tabii bunlar uzun vadede yapılması gerekenler. Kısa vadede bir an önce BM'e ve İsrail'e baskı yaparak geri çekilmesi, Hamas'a da akıllı oyna telkini verilmelidir. vesselam.
Yazan: mehmet er Tarih: January 3, 2009 8:45 PM
arkadaş Mustafa Beyi eleştirerek başlamış,sonra yazdıkça Mustafa Beyle aynı noktaya gelmiş..bu acılı ortamda gülünmez ama küçük bir gülümseme geldi yüzüme:)
Sloganik ve hamaset duygularıyla konuşmak kolayda hadi para çıkarın denince cepler delik..İşte Mustafa Akyol kapitalizme,zenginleşmeye önem verelim derken bu çaresizliğimize çözüm bulmaya çalışıyor..Devlet adamlarından birşey çıkmıyor..hiç olmazsa bireysel zenginliklerle toplanan paralarla birşeyler yapılabiliyor..İHH,Deniz feneri gibi yardım kuruluşları zenginlerin parasıyla dönüyor..mecbur,başka yolu yok..
Kapitalizme karşı olanlar haydi şimdi para bulsunlar bakalım..ilaç,ekmek,su,silah,bomba herşey para..
sistemi iyi okumak lazım..Ben Mustafa Beyin hiç olmazsa çözüm sunmasını önemsiyorum(gidip savaşamayacağına göre!!)...slogan atmakla ya da ölenlere ağlamakla olmuyor..
Yazan: mantıklı Tarih: January 4, 2009 10:17 AM
fılıstın olayı hakkında cok bılgısısızm ama bu olayların son derece karmasık cevapları oldugunu dusunuyorum...hamasın ısraılden bıle daha suclu oldugunu dusunuyorum..bıldıgın kadarıyla bunlar musluman bıle deıl marksıst bır orgut..her arabı musluman sanırsak ısımız var....bunlar su gunlerde bıle el fetıhle savasıyorlar ve bırbırlerının kanını dokuyorlar....al bırını vur otekıne yani....olan masum halka oluyor..ıktıdar kavgalarının altında ezılıyorlar....bu ıkı orgut ayakta oldukca ben asla savasların duracagına ınanmıyorum....israıle hep bır haklı gerekce vererek savası mesru bır hale getıryorlar...bence hamasın ısraılle ılıskısı var ve bastakılerı tıpkı pkk lıderlerı gıbı keyıf catıyor...israılden yardım aldıklarınıda dusunuyorum....
Yazan: akın aydın Tarih: January 4, 2009 1:08 PM
Mustafa Akyol'un görüşlerine katılıyorum.
Hamas halt etmiştir.
Elinde 3-5 füze, birkaç makinalı tüfek koca İsrail'e kafa tutuyorsun. Sen birkere kendi içinde bölünmüşsün. Bu bir. İkincisi Müslüman devletler, Arap devletleri sana destek olmuyor. Elin Avrupalısı kadar ancak destek oluyor. Elin Avrupalısı da kınıyor. Ama somut adım; yok. Ee, bizde de aynı. Ak Parti hükümet ama başbakan kınamakla yetiniyor.
"Bu saldırı dursun YOKSA..." diye çıkan bir tek Arap, Müslüman devleti yok. BM'yi zaten saymıyorum.
Hamas!
Bu kadar istiyorsan Filistin'i kurtarmayı, İsrail ile kayıtsız şartsız barış masasına otur. Alabileceğin birşey yok. Birşey alma GÜCÜN yok.
Adam her türlü teknoloji ve savaş makinaları ile tepende, sen ŞOV OLSUN diye, AMAÇSIZ, BİR SONUÇ ELDE EDEMEYECEĞİN roket, füze saldırıları ile İsrail'i kışkırtıyorsun.
Olan yine MASUM FİLİSTİNLİ VATANDAŞLARA OLUYOR.
Sonra da birkaç kız çocuğuna TVlerde marş, şiir söyletip
KENDİNİ ACINDIRIYORSUN.
Madem İsrail'e füze atacak kadar EFESİN, biraz onurlu ol be.
1-Kayıtsız şartsız barış.(Şart öne sürecek neyin var)
2-Sonra içte barış.(Önce kendi içinde birleş)
3-Sonra sen de İsrail gibi güçlü ol.
4-Müslüman devletleri de sen akıllanırken boş durmaz, onlar da akıllanır.
5-O toprakları ancak öyle alırsın; çok lazım ise.
6-Ama sen de "İsrail" olma.
Yoksa böyle ancak İsrail'in eline koz veriyorsun.
Veya Arap devletlerini, Müslüman devletlerini bu dava için bir araya getir. Onlar da Filistin'den farklı değil. Bir siyaset yok, bir birleşme yok, ortak adım yok. Devlet nezdinde hiçbir adım yok, sadece vatandaşın öfkesi, çaresizliği.
Ancak protestolar.
Protestolar İsrail'e yönelik değil, başlarınızdaki hükümetlere yönelik olmalı.
Hükümetlerinize "Ne duruyorsun!" protestosu olmalı.
Yoksa istediğiniz kadar İsrail'e "Ne durMUyorsun" protestosu yapın;
vız gelir, tırıs gider...
Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: January 4, 2009 4:59 PM
Mustafa Bey,
bircok yorumcunun bu yazidan sonra yasadigi saskinligi bende yasiyorum: Böylesine "sığ" bir yazi ancak kötü bir halet-i ruhiyenin ürünü olabilir.
Yayinlanan dehset görüntülerinden etkilenmis oldugunuzu varsayiyorum. Hamasa kizmis, izledikleri siyaseti de yargiliyor olabilirsiniz, ancak, "Hamas ateşkesi sürdürseydi, bu korkunç katliam da yaşanmayacaktı", demek isi basite indirgemek, Orta Dogu Sorununu bilmemek demektir.
Bati Seria`da Israil ve Filistin arasinda siddetin yasanmadigini ileri sürmek de bu yanlisin bir uzantisi olup, ütopik bir tespitten daha ileriye gidemez.
Evet, Hamas demokratik secim sürecinin kazanimlarini degerlendiremedi. Cok ama cok yanlis bir siyaset izleyerek hem arap devletlerinin hem de batinin düsmanligini kazandi. Ancak! bu madalyonun bir yüzü, peki israil ateskesin gereklereini yerine getirdi mi?
6 aylik süre zarfinda bir cok kez ateskesi ihlal ettmis, ambargonun gevsetilmesi konusunda verdigi sözü tutmasini birakin, en temel ihtiyaclari gidermek konusunda engel cikarmis ve yine, herzaman oldugu gibi sözünü tutmamisdir.
Beni yazinizda en cok üzen, hatta soke eden sey ise verdiginiz komsu örnegi oldu. Demek egitimimiz süresince edindigimiz Evrim Teorisinin ideolojik etkilerini üzerimizden tam olarak atamiyormusuz, diye düsündüm. Cünkü sizde „güçlü olan zayıf olanı ezer“ mantigigla hareket ederek öreneginizi kuramlamissiniz.
Tam da bu cürütülmüs kuramin ideolojik etkilerini yargilayan, bu konuda öncülük eden ve bununla da kalmayarak, evrensel norm ve insan haklarini düstür edinmis „SIZ“ nasil böyle talihsiz bir örneklendirmede bulunabildiniz?
Basta da ifade ettigim gibi, bu talishiz yaziyi, yayinlanan dehset görüntülerinyle etkilenmis olan halet-i ruhiyenize baygliyorum. Cünkü olaylara böylesine yüzeysel bakmak, madalyonun tek yüzüyle, olaylari ak- kara diye degerlendirmek cok yanlis.
Yazan: canan Tarih: January 4, 2009 7:28 PM
Ben Mustafa Beye katılıyorum..
şoka giren yorumcuların hamas yanlısı radikal ve hamaset kokulu tv yorumcularından fazlaca etkilenip duygusal davrandıklarını düşünüyorum..
İsrail'in normal bir devlet olmadığını Akyol'da biliyor zaten..o yüzden anormal ve çok öldürücü silahlarla donanmış bir yaratığa sapan atıp onu delirtmenin kime ne faydası olabilir..komşu örneğide çok güzel oturmuş,tebrik ederim..
güçlü olanın zayıfı ezeceğini bilmek için evrim teorisine ihtiyaç yok..bu evrim nereden çıktı şimdi?..Akyol'un üstüne yapıştı kaldı bu evrim meselesi..hangi konuda yazsa akla ilk önce evrim geliyor galiba:)
Mustafa Beyin çözümünü beğenmeyenlerin önerisi nedir acaba?..
Hamas ,İsraile füze atıp kanının son damlasına kadar savaşsın..sonra ne olacak?..İsraili mi yok edecek?..arkasında hiçbir devletin desteği olmayan hamas gazze halkına ne verebilecek?..
uluslararası siyaset hamaset götürmüyor işte..akıllı adamlar yol gösteriyor..illaki biz kan gölünden hoşlanıyoruz diyenler bir saat şu kış soğuğunda dışarıda beklesinler bakalım,üstlerine manto,kaban vs..almadan..gömlekle..sıcacık koltuklarda klavye oynatıp akıl vermek kolay..
sıkıysa füzelerin altında aç susuz bir gece geçirinde görelim mertliğinizi..
Yazan: mert Tarih: January 4, 2009 11:55 PM
Acı da olsa gerçekleri görüp doğru tavrı geliştirmek gerekir. Önerileri çürütmek kolaydır ama öneri yapmaki karar almak ve uygulamak zordur. Acımasız eleştiri sahipleri o vahşet görüntülerinin tekrar yaşanmaması için ne yapılması gerektiğini de düşünseler keşke.
Var olan durumun devamı halinde, yani Hamasın ara sıra İsraile o etkisiz füzeleri fırlatıp, ardından halkının mütemadiyen acılara gark edilmesini seyretmeye devam etmesi halinde olacakların bugün olanlardan farkı olmayacaktır. Filisitnliler gene duvarların arkasına kapatılacak gene eğitimsiz kalacak Filistinli gençlerin geleceği gene o ya da bu çeteye katılıp birgün bir İsrail kurşunuyla ölmekten ibret olacak, Amerika gene İsraile destek verecek, Avrupa ve BM gene sadece İsraili uyaracak, Araplar gene kansız ve akılsız davranacak gene gene gene...
Onun yerine Filistin İsrailin (yazması bile zor ama) dümen suyuna girecek, HAMAS ve El-Feth silah bırakacak. Kendilerine tanınacak olan kısmi özgürlük alanında da Flistinliler güçlenmeye çalışacaklar. Ta ki gün gelip yeterince güçlenene kadar. Uzun ve acı bir süreç olacak ama ergeç olacak. Unutmayalım ki bazen en kolayı ölmektir. HAMAS ın ve onun yüzünden Filistinlilerin yapabildiği de sadece bu.
Arafat öldükten sonra ortaya çıkan para akışındaki tuhaflıkları, eşine verilen parayı v.s. düşününce HAMAS ve diğer örgütleri sadece özgürlük savaşçısı gibi görmek de çok doğru gibime gelmiyor.
Yazan: UMUT Tarih: January 5, 2009 2:19 AM
Hamas o saldırıları yapmasa da bu saldırı olacak mıydı?
Belki evet, şimdi değil, ama sonra evet.
Ama İsrail'in eline koz vermiştir, BAHANE vermiştir bu saldırım.
Varsın Hamas el yapımı soba tipi füzeleri ile kimseyi vurmasın,
VURMASAYDI(sanki Filistin mi kurtuldu bu füzelerle)
VURMASAYDI DA
İsrail yine girecekse de BAHANESİZ GİRSEYDİ.
BAHANE BULAMASAYDI.
ABD yine bir kulp bulurdu ama daha çok kıvırarak.
BM ve Avrupa ise bu kadar sessiz kalabilir miydi?
Elin delisine BAHANE VERMEYİN BE. Denen bu.
Bahane verirken yaptığın şey(soba borusu ile İsrail'i yıkacağını zannetmen) ZATEN YETERİNCE EBLEH, AHMAK BİR DAVRANIŞ.
Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: January 5, 2009 8:38 AM
Pekiyi ne yapsın Hamas ve Filistin? Ellerinde başka silahları yok işte. Hiç ses çıkarmadan eriyip gitsinler mi? Gazze'ye uygulanan insanlık dışı ambargonun bu insanları ne hâle getirdiğinden haberiniz var mı sizin?
Mustafa Akyol Bey, Mustafa Fatih Yüce Bey, Gazze'ye sırf HAMAS'ı demokratik bir şekilde seçti diye uygulanan bu uluslararası ambargo Gazzelileri zaten öldürüyordu yavaş yavaş. İnsancağızlar artık hastanelerde battaniye diye hastanelerin perdelerini kesip onları kullanmaya başlamışlardı. Yiyecekleri yoktu. Halkın erkeklerinin çoğu işsizdi. Küçücük bir bölgeye sıkıştırılmış bir buçuk milyonluk bir halkın bu korkunç şartlar altında, kendilerine gönderilen sözde yardımlarla ayakta kalmaya çalışması nedir hiç düşünebiliyor musunuz?
Hem siz bu Hamaslıları Filistin halkının, Gazzelilerin dışında bir topluluk filan mı zannediyorsunuz? Hamaslılar işte bu şartlar altında hâlâ onurlarından taviz vermeden yaşamaya çalışan haysiyetli bir halkın haysiyetli temsilcileridirler. Başka bir şey değil.
Ve Gazzelilerin çoğu orada mültecidir, bugün Yahudilerin yönettiği toprakların gerçek sahipleri. Geldikleri yerlerde, atalarına ve kendilerine ait yurtlarda ise şu an İsrail devleti ve Yahudiler oturuyor. Bu insanlar İsrail Devleti'nin sona erdirilmesini istemesinler de ne istesinler? Öz yurtlarına dönmeleri ancak bu devletin sona ermesiyle mümkün olacakken? Amerikan kamuoyuna bu gerçeği hatırlatacağına "haklısınız bu HAMAS da İsrail Devleti'nin sonunu isteyerek radikal militan kabul edilemez İslamcılık yapıyor" diyen Müslüman liberal aydınlar utanmalı ve tavırlarını değiştirmelidirler.
Hamas'ın yerinde Mehmed Akif'iyle, Kazım Karabekir'iyle, Rauf Orbay'ıyla, Refet Bele'siyle ve Mustafa Kemal'iyle İstiklal Savaşı kahramanlarımız olsaydı onlar sanki daha başka bir şey mi yapabileceklerdi bu imkânlarla? Soba borusundan yapılma füzelerle de saldırmasınlar da hiçkimse duymadan, bu aşağılık ambargonun altında sessizce mi ölselerdi?
Biz ne yapıyoruz onlar için? Türk halkı bu aşağılık işleri yapan İsrail devletiyle olan ilişkilerin kesilmesini gerçekten istese, sokaktaki Türk insanı bile "İsrail acımasız bir gâvur devlet ama onunla askerî ilişkileri kesersek Amerika ve Batı da bizim rızkımızı keser, çünkü rızkı Batı verir" diye utanılası düşünceler içinde olmasa bu mezalimler sürer mi? Askeri ve sivil bürokrasimiz bu yerin dibine batırası İsrail yandaşlığını sürdürebilir mi?
Bu olayda HAMAS suçlanacak son mercidir. Suç bizimdir. Rızkını Allah'tan değil Batı'dan bekleyen bütün Müslüman müsveddelerinin (ve her zaman ahlâk havarisi kesilmekten utanmayıp sonra en büyük kötülükleri işleyen Batı'nın)dır bu suç.
Yazan: Mehmed Mustafa Hamdi Tarih: January 5, 2009 1:36 PM
Mehmed Mustafa Hamdi Bey,
Soba tipi boru atınca Filistin kurtuldu mu?
Filistinliler için daha mı iyi oldu?
Olmuyor işte.
Soba tipi borudan iyisini üretemezsen, Müslüman ülkeler olarak birbirini desteklemezsen
olacağı budur.
Bundan sonra soba tipi füze ile ancak düşmanına bahane verirsin.
Bahane vereceğine, halkına zaman ver, Müslümanlara zaman ver.
Belki o zaman zarfında akılları başlarına gelecektir.
Böyle daha iyi olmuyor.
Eskiden eriyorsa, şimdi savruluyor.
...
Ayrıca Hamas rastgele nereye düşeceği belli olmayan füzelerle İsrail'in sahip olduğu mantıktan ne kadar uzak.
Ve zaten çoğu bir işe yaramıyor.
Ve dahi bu füzeler zalim İsrail ve ABD için BAHANE oluyor.
Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: January 5, 2009 4:34 PM
Dua dan başka yapacak bir şeyimiz yok diyenler var. Kapsamı daraltanlar var. Dua her işin her aşamasında var zaten. Onuda yapmazsan ne kıymetin var. Ama bizim görevimiz işi tekrar Allah'a azze ve celleye çevirmek, iade etmek değil.
Bizim yapmamız gereken 1) Niyet 2) Amel 3) Kur-an'a Sünnete Uygun MU? 4)Elimizden Gelen Herşeyi Ama Herşeyi Yaptık mı? 5) Tevekkül 7) Sabır (Dini mücadele için Sabır) 8) Dua
*BUGÜN 6 OCAK 2009 SAAT 18:00 DE ATATÜRK SPOR SALONUNDA (ULUS’DA) İSRAİL BNEİ HASHERON – TÜRK TELEKOM MAÇI İPTALİ İÇİN MİTİNG YAPILACAK.
Bu mesajı yaygınlaştıralım...
Yazan: Miting Tarih: January 6, 2009 12:41 PM
SİYONİST VAHŞETİ DİRENİŞ DURDURABİLİR
Doksan yıldır süren Siyonist terörü ve vahşeti tanımayanların ya da tanımak istemeyenlerin kafaları basmıyor. Hâlâ kendilerine akıl veren ve aynı zamanda uluslararası Siyonizmin teorisyenliğini yapan fikir babalarının gösterdiği istikamete gidiyorlar.
İşgal gerçeğini göremedikleri için kendi öz vatanlarında namuslarını, çocuklarının canlarını, haklarını ve değerlerini savunanları suçlu göstermeye kalkışıyorlar. “Onlar direnişi bırakırsa sorun biter” nakaratını tekrar ediyorlar. Bütün meselenin kendi öz vatanını savunan direnişten kaynaklandığı saçmalığına kendilerini bile inandırmaya çalışıyorlar. Oysa Siyonist vahşeti ve saldırganlığı sadece direniş durduracak ve Allah’ın izniyle bunu başaracaktır.
Filistinlilerin teslim olmaları, beyaz bayrak kaldırmaları gerektiğini savunanların akılları bassaydı kendilerine söyleyeceğimiz çok şey olurdu. Ama onlar, dediğimiz gibi söyledikleriyle başkalarını yanıltmaya çalıştıklarını bildikleri halde, kendilerini bile yalanlarına inanmaya zorladıkları için laf anlamıyorlar. Biz sadece onların iddialarından ve yalanlarından etkilenmeleri muhtemel olanlara götürülmesini uygun gördüğümüz iki önemli örnek üzerinde duracağız.
Siyonist terör İsrail işgaliyle başlamadı. Ondan önce de İngiliz işgalinin gölgesinde vardı. Deir Yasin katliamı başta olmak üzere pek çok katliam, o zamanki Siyonist terör örgütleri tarafından gerçekleştirildi ve o zaman ne HAMAS, ne de FKÖ vardı. İşgal devleti de kuruluşundan bu yana sürekli vahşet, katliam, saldırı, cinayet gerçekleştirmiştir.
Siyonist işgalcilerin 1982 Lübnan işgallerinin amacı görünüşte kendilerini rahatsız eden FKÖ milislerini bu ülkeden söküp atmaktı. Siyonist saldırganlığın ön cephesini oluşturan yüzkarası medya, bugün yaptığı gibi o zaman da direnişi suçluyor, FKÖ milislerinin teslim olmaları ve Lübnan’ı terk edip başka ülkeye taşınmaları durumunda sorunun biteceğini savunuyordu. Tıpkı bugün, Siyonist saldırganlığın ağzı gibi çalışan birtakım medya yorumcularının “birileri HAMAS’a dur demeli; asıl sorun HAMAS’ın roketleri; Filistin İran’ın ön cephesi olmaktan kurtarılmalı vs.” türünden laflar etmeleri gibi. Siyonist işgalcilerin askerî taktiklerini uygulamaya taşımak için seferber olan bu sözde yorumcular, orada kendi öz vatanını, evini, yurdunu ve namusunu savunan direnişin, kimsenin ön cephesi olmadığını anlamak istemiyorlar. Ama biz daha önce siyonizme hizmet eden sözde teorisyenlerin, yorumcuların ağızlarına sakız yaptığını ve uluslararası siyonizme ait olduğunu çok iyi bildiğimiz bu tür söylemleri Müslüman kamuoyuna taşıyanların işgalci saldırganlığın medyadaki ön cephesi olduğunu tahmin edebiliyoruz.
1982 Lübnan işgali sonrasında askeri, siyasi ve medyatik baskılara daha fazla direnemeyen FKÖ milisleri bu ülkeyi terk etti ve başta Tunus olmak üzere muhtelif Arap ülkelerine taşındılar. Ama bu ne değiştirdi? Siyonistler Beyrut’u işgal ettiler ve Sabra - Şatilla katliamı bu işgalin gözetiminde gerçekleştirildi. 1300 civarında savunmasız insan kampta işgalci Siyonist askerler tarafından her yönden kuşatmaya alındı, sonra da onların gözetiminde içeri giren Falanjist milisler tarafından katledildi. Siyonistlerin Gazze’de hâkimiyeti ele geçirmesi durumunda, Falanjist Hareket lideri Dr. Semir Ca’ca’nın görevini Muhammed Dahlan, Falanjist milislerin görevini de onun çeteleri yapacaktır.
FKÖ milislerinin Lübnan’ı terk etmeyi kabul etmesiyle sorun çözüldü mü? Siyonist devletin başkent Beyrut üzerindeki işgali 1985’e kadar sürdü. Güney Lübnan üzerindeki işgali ise 2000 yılında, o da Hizbullah’ın kararlı mücadelesiyle sona erdi. Siyonist saldırganların kabul ettikleri herhangi bir anlaşmaya uymalarıyla bir çözüme ulaşılamamış, işgalci direnişle dize getirilmiştir.
İkinci örnek ise Siyonist işgalcinin 2006 Lübnan saldırısıdır. Siyonist saldırganlığın ön cephesi görevini gören medya yorumcularına göre Hizbullah’ın, İsrail gibi yenilmez gücü dize getirmesi imkânı yoktu ve daha fazla kan dökülmemesi, can kaybı olmaması için teslim olması, beyaz bayrak kaldırması gerekiyordu. Ama 33 gün süren kararlı direniş karşısında işgalci saldırgan askerlerin canlı olarak girdikleri Lübnan topraklarından kefenlere sarılıp gönderilmesi karşısında hepsini büyük bir ölüm korkusunun sardığı anlaşılınca, Siyonist saldırgan devlet ABD ve BM’yi devreye sokmak zorunda kaldı. Oysa ABD’ye göre Hizbullah’ı tasfiye etmesi için İsrail’e fırsat verilmesi gerekiyordu. O zaman Hizbullah beyaz bayrak kaldırsaydı, belki bir değil, birkaç Sabra - Şatilla katliamı yaşanabilirdi.
Bugün Gazze’yi hedef alan vahşi saldırıyı da sadece direniş durduracaktır ve Allah’ın izniyle bunu başaracaktır.
Bu konuya inşallah devam edeceğiz.
/
ALLAH Ahmet VAROL Abiden razı olsun.
/
İnsanlar bilmedikleri konuda emin emin konuşuyorlar dolayısıyla saptırıyorlar.
Bir kere filistine gittin mi? yok, tarihini biliyormusun? yok, filistile ilgili kitap okudun mu yok, araştırma yaptın mı? YOK. Alimlerini tanırmısın yok, Kuranı okudun mu yok, Yahudileri tanıyormusun, düşmanını tanıyormusun? yok. Ailenden birisi maddi manevi zarar gördü mü YOK. Ebu Bekir varmı yok, ama mürted çok, hizbine çağıran çok.
Yazan: BİLGİSİZ İNSAN SAPTIRIR... Tarih: January 9, 2009 6:58 PM