« Kemalistler İlah İster | Ana Sayfa | Dogmalarla Savaşan Atatürk Nasıl Dogma Oldu? »
November 17, 2008
Doğu ve Batı Arasında Türkiye
[16 Kasım 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
WASHINGTON – Barack Obama’nın işbaşı yapacağı 20 Ocak tarihine harıl harıl hazırlanan Amerikan başkenti, geçen Cuma neredeyse ufak çaplı bir “Türk günü” yaşadı. Bir tarafta Türkiye’nin en büyük siyasi hareketinin lideri olan Başbakan Tayyip Erdoğan, buranın en itibarlı düşünce kuruluşlarından Brookings Institution’da bir konuşma yaptı. Öte yanda ise Türkiye’nin en büyük sosyal hareketinin lideri olan Fethullah Gülen’in düşüncesini masaya yatıran bir sempozyum, Washington’ın en itibarlı üniversitesi olan Georgetown’da düzenledi.
Bu iki toplantının birinden çıkıp diğerindeki konuşmama yetişirken, Batı’da temsil bulan bu “yeni Türkiye”nin eskisinden farkını düşünmeden edemedim. Evvelden Türkiye’yi Batı’ya anlatan, Washingtonlara kadar gelip “bizim hikayemiz budur” diyenler, hemen hep “Beyaz Türkler”di. Onlar da tabii her şeyi kendi gördükleri gibi anlatıyor, Türkiye resmi ideolojisinin kalıplarını taşıyorlardı buraya. Oysa artık muhafazakar Türkler Batı’da seslerini duyurmakla kalmıyor, bunu “Beyaz Türkler”den daha etkili bir şekilde bile yapıyorlar. Çünkü aslında anlatacakları daha fazla şey var.
Bu, Batı’da değişen Türkiye algısıyla da paralel. Brookings’deki Türkiye programı direktörü Ömer Taşpınar bunu veciz bir cümleyle özetliyor: “Eskiden Türkiye’nin sadece nerede olduğu önemliydi, şimdi ne olduğu da önemli.” Yani Soğuk Savaş döneminde Türkiye ABD için öncelikle “Sovyetler’in burnunun dibinde iyi bir üs”tü. Ama bugün demokrasiyi, laikliği, serbest piyasayı ve Batı ittifakını içselleştirmiş tek Müslüman ülke olarak apayrı bir değer taşıyor.
Bu değerin hayata geçtiği alanlardan biri, uluslararası siyaset. İslam dünyası ve Batı arasında büyük bir güven bunalımı ve hatta gerilim yaşanırken, Türkiye her iki tarafta da güven uyandıran, her iki tarafla da konuşabilen istisnai bir ülke olarak iyice öne çıkıyor.
İşte Cuma sabahı Brookings’de uzun bir konuşma yapan Başbakan Tayyip Erdoğan da Türkiye’nin bu rolünü vurguladı. Bu konuşma sırasında Başbakan’ı yabancı bir kitleye hitap ederken ilk kez dinlemiş oldum. O Türkçe konuşuyor, tercümanlar simültane olarak İngilizce’ye çeviriyor. Bu durumun bir dezavantaj yarattığını düşünebilirsiniz. Ancak Başbakan’ın kendine has özgüveni sayesinde aslında hoş bir üslup oluşuyor. Örneğin Türkiye’deki finans sektörünün sağlamlığından söz ederken, “Amerika’da siz ne diyorsunuz bilmem, ama bizde bakkal diye küçük dükkanlar vardır, işte biz böyle bakkal gibi banka açılmasına izin vermiyoruz” dedi. Bunun, iyi İngilizce bilen, ama tek yaptığı iş önündeki ciddi kağıtta yazılı soğuk cümleleri okumak olan klasik bir diplomatınkinden daha olumlu bir etki yarattığını söylemeliyim.
Brookings toplantısındaki en ciddi ve hassas konu ise İran meselesiydi. Başbakan İran’ın nükleer enerji hakkına saygılı, ama nükleer silaha karşı olduğumuzu söyledi. Sorunu çözmek için de Türkiye’nin arabuluculuk niyetini vurguladı, İran’ın Avrupa troykası’ndan çok Türkiye’ye güvendiğini hatırlattı. Tüm bunlar doğru ve yerinde. Eğer “İran krizi”nin çözülmesine gerçekten katkı sağlarsak, bu Türkiye için büyük bir başarı olur. Yakında ABD’nin dümenine bu konularda çok daha ılımlı ve diyalog yanlısı olan Barack Obama’nın geçecek olması da iyi bir fırsat.
Ancak Başbakan bu konuda Batı’da özellikle Washington’da da kendisine güvenmeyenler olduğunu, hükümetine siyasi sebeplerle alerji duyan bazı Türklerin de bu güvensizliği körüklediğini dikkate almalı. Bu da Batı’ya yönelik üslupta dikkat ve hassiyetin gereğini artırıyor. Meseleye “eee, ama İsrail’in de nükleer silahı var” diye yaklaşmak, bu açıdan işe yaramayacak bir üslup. Irak konusunda yaşanan ve Başbakan’ın da kabul ettiği “diyalog eksikliği” bu kez yaşanmamalı.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: November 17, 2008 6:42 AM




Görünüyor ki, Abd ve Türkiye yakın gelecekte, daha çok diyaloğa girecek. Her bakımdan... Tabi bunu eleştirenler ve çekemeyenler olacak. Siyasi bir kavgaya dönüştürenler de olacak. Hatta ''devleti satmakla'' itham edenler de olacak. Ama buna rağmen Türkiye'nin geleceğinin günümüzden çok daha iyi olacağının düşüncesindeyim. Saygılar...
Yazan: burak a Tarih: November 17, 2008 12:24 PM
Yobaz dincilerin tarikatçıların Amerika ve dünya'yı ne hale getirdiği, nasıl felakete sürüklediği ortada. Değil bir, bin tane dev Barak Obama gelse yine kurtaramaz..Yobaz dinci tarikatçılar canına okudular dünya'nın çünkü..Geçmiş olsun!
Türkiye'nin en büyük siyasi ve sosyal hareketiymiş sevsinler sizi. Bırakın Türkiye'yi ünü yurtdışına taşmış dünya'nın en büyük inanç hortumcuları desenize şuna. Diliniz varmıyor nedense.
Hülagü TTT
Yazan: Hülagü Tarih: November 18, 2008 2:18 PM
"Bir tarafta Türkiye’nin en büyük siyasi hareketinin lideri olan Başbakan Tayyip Erdoğan ve Türkiye’nin en büyük sosyal hareketinin lideri olan Fethullah Gülen." Bu yazınızı okuyunca gözlerime inanamadım! Benim tanıdığım demokratik değerlere, bilime, akla ve sağ duyuya önem veren Mustafa Akyol bu yazıyı yazamaz. Ama beni hayal kırıklığına uğrattınız! Galiba sizinde gerçek yüzünüz partizanlık yapmak ve adam tutmak. Bu överek yazdığınız kişi, anti demokratik düşünce yapısında olan insanlar. Hani nerede kürtlere özgürlük nerede sünnilere alevilere ermenilere özgürlük? O överek söz ettiğiniz kişiler bu sorunları 6 yıldan fazladır çözemedi çözmek istemedi. Hani nerede kaldı sizin liberal, herkese özgürlük veren tarafınız. yazıklar olsun size başka birşey demiyorum
Yazan: mesut sümbül Tarih: November 18, 2008 7:35 PM
Hülagü senin haddini aşmadığın tek bir zaman bile olmayacak mı? Bu yazdığın saçmalıklara kendin inanıyor musun acaba çok merak ediyorum.
Yazan: burak a. Tarih: November 19, 2008 12:57 AM
Güçlü bir hareket olduğu doğrudur. Kendi reklamını çok iyi yapan, tüm halkla ilişkiler yöntemlerine rağmen tehlikeli, güç peşinde koşan ideolojik dini bir harekettir. Sanıldığı gibi de dünyada öyle beğeniyle izlenen, fikri etki gücüne sahip bir hareket değildir. Opus dei benzeri güç, çıkar ve hegemonya ilişkilerini kullanarak yoluna devam eden bir harekettir.
Georgetown ın itibarlı bir yer olması ile fethullah gülen kült kişiliğini övücü konferansların itibar görmesi arasında pek bir ilişki yok. Yandaşlarınızdan 3-5 kişi ile bir öğrenci topluluğu kurarsınız, parasını verip konferans salonu kiralarsınız toplantı yaparsınız - bu kadar basit. Buda sanki önemli merkezlerde çok büyük itibar görüyormuş gibi lanse edilir. Güzel bir halkla ilişkiler yöntemi. Tabi bunlar yapılırken kimse polis teşkilatlarındaki güçlü örgütlenmeleri, önemli bir kurumun resmen ideolojik bir aygıta dönüşmesini, devletin kilit noktalarında güç ve etki sahibi olmak için örgütlenen kadrolaşmaları anlatmaz, bahsetmez bile bunlardan. Ondan sonra adı "sosyal" hareket olur. Sosyal hareketlerde belli ve açık bir metin olur, şeffaflık olur. Bunların olmadığı, sürekli örgütlenme ve kilit nokta kapma telaşı olan bir hareketin adı başkadır.
Yazan: fuatogl@gmail.com Tarih: November 24, 2008 12:14 AM
Yani nedir bu fetullah Gülen ??
Düşünceleri imiş, dalga mı geçiyorsunuz m Akyol ??
Adamın yazdığı bir kitap var mı ? Yok.
Bir yerde akademik kariyer var mı ? Yok.
Bir film mi çekmiş, bir eser mi yapmış ? Yok.
Bir vakfın derneğin başkanı mı ? Yok.
Hakkında açılmış davalarda korkusuzca hesap vermeye cesareti olmuş mu ? Yok , yok , yok ...
Amerika hangi para ile yaşadığı belli değil, resmi tek geliri emekli olması görülenden başka birşey yok, Pennsylvania da dönümlerce arazi içerisindeki villalarının her girişini x-ray cihazlarla dolduracak kadar bir parano hali, hayat boyu kanunlardan kaçak bir yaşam, peygamberin hafızasını bilgisayar programları ile anlatmaya çalışacak kadar tutarsız konuşmalar yapan bir şahsiyet...
Daha neler demiyor ki, orucunuzu gerekirse şarap sofraların da açmak mı dersiniz, göl gibi sessizce büyümek mi dersiniz ?? Üstelik bunlar sadece iki kasetteki nağmeler... Daha başka yerlerde ne nağmeler vardır allah bilir...
Neyini konuştunuz merak ettim doğrusu ???
Keşke değirmenin suyunu da bir konuşmayı denese idiniz ? Var mı buna cesaretiniz m Akyol, şu fetullah Gülen cemaatinin değirmenin suyunu sorabilme cesaretiniz var mı??
Son bir not daha, ben hiç bi yerde görmedim, Nurettin Veren de iddia ediyor,
f Gülen in bir yerde pkk yı lanetleyen tek bir demeci cümlesi var mı yok mu? Varsa nerede ne zaman ? Yoksa neden yok , ne dersiniz m Akyol, Georgetown larda , emperyalizm in kucağında bize bir sandelye verselerdi, belki sorabilirdik ama en azından yurdumuzda yaşayan bizler için de f Gülen i biraz açsanız şu sorularımız ışığında , yoksa o Georgetown a mı gelmek lazım illa ki ???
Yazan: beagle Tarih: November 26, 2008 3:43 PM
Beagle,
Adamın yazdığı kitap yok öyle mi?
Akademik kariyer olmazsa muteber değildir mantığı mantıklı mı?
Eser mi? Bir örnek vereyim sadece:Devlet en merkezi ilin, köyüne bile öğretmen gönderemezken; bu adam insanları öyle bir güdülemiş ki o insanlar devletin büyük illerin kenar ilçelerine bile gönderemediği öğretmenine verdiği paradan çok daha az ücretlerle(yani para için değil) dünyanın 4 bucağına, köyden beter imkanlara sahip ülkelere bile gidip eğitim faaliyetleri yürütüyorlar ve eğitim verdikleri yerlerden(senden gerek yok) ÇOKCA TAKTİR ALIYORLAR. Ne hikmetse o eğitimi alanlar pek bir memnunlar, sen olmasan da.
Bir vakfın, derneğin başkanı olmak mı lazım insanlara böyle feyzler, ülküler vermek için.
Etrafındaki insanlar sanırım birşeyler görmüş ki bu akıma katılmışlar.
Hakkında açılmış davaların hepsinden BERAAT ETTİ.
Hukuku nasıl ideolojileri için kullanan hakim ve savcılarımız olduğunu konuşmaya gerek yok sanırım.
Yaşayacağı yeri size soracak değil ama kitaplarından elde ettiği gelir Amerika'da yaşadığı hayatı sağlamaya yeter de artar bile.
Kazandığının, harcadığının hesabını size mi soracak? Gelirini sizden mi alıyor?
Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: November 27, 2008 11:34 AM
Evet m f Yüce, eğer ki bir insandan düşünür diye bahsedeceksek , akademik kariyer kitap eser veya sıfatını sorgulamamız gerekmez mi ? Bana bunların hiçbirisine sahip olmayan bir düşünür örneği verebilecek misiniz ?
İkincisi sormanızı istediğim komik soruları sormuşsunuz ve bu sayede bana konuyu size yeni sorularla açtırma imkanı verdiniz , sağolun :
Dİyorsunuz ki ' Devlet en merkezi ilin, köyüne bile öğretmen gönderemezken; bu adam insanları öyle bir güdülemiş ki o insanlar devletin büyük illerin kenar ilçelerine bile gönderemediği öğretmenine verdiği paradan çok daha az ücretlerle(yani para için değil) dünyanın 4 bucağına, köyden beter imkanlara sahip ülkelere bile gidip eğitim faaliyetleri yürütüyorlar ve eğitim verdikleri yerlerden(senden gerek yok) ÇOKCA TAKTİR ALIYORLAR.'
Pekala m f Yüce,
Bu öğretmenleri gönderen ve kurumları kuran f Gülen mi ? Bu işlemleri finansı kendi şahsi kaynakları ile mi yapıyor ? Yapıyor ise bu kaynakların kaynağı nedir, yani bu dev rakamların ?
Yok f Gülen kaynakları karşılamıyorsa kim karşılıyor ? Karşılayan vakıf şirket, ya da hangi kurumsa bu kurumlarda f Gülen in sıfatı nedir ? Müdür mü, başkan mı ortak mı?
Yok bu kurumlarda f Gülen in sıfatı yok ise, finansını karşılamayan , karşılayan kurumlarda sıfatı olmayan birisi nasıl sahiplenebiliyor bu açılımları ??
Diğer konuya gelince ben beraat etmedi demedim ki, davalara katılma cesaretini gösteremedi dedim, ve de yanlış değilim.
Üstelik yine diyorsunuz ki kitaplarından elde ettiği gelir; hangi kitabı?
Madem kitaplardan geliri var, ne kadar gelri elde edildi ? BU öğretim faaliyetlerinin maliyeti ne kadar ? Bu rakamları görebileceğimiz şeffaflığı sağlayacak olan bir bilgi veriyor mu bize f Gülen , veriyorsa nerede ?
Yaşadığı yeri herhaldeki bana sormayacak ama resmi geliri emekli maaşından başka bir şey görülmeyen bir insanın boğazda yalıda kaldığını duysanız bana ne diyebilecek misiniz mesela ?
Üstelik ne alakası var, birisinin gelirinin HARAM mı yok HELAL mı olduğunu merak etmeye elbette ki hakkım var, ha f Gülen hareketi ister şeffaflığını ortaya koyar ve benim gibi şüpheciler utanır, ya da koymazlar ve benim gibiler BAŞLARI DİK BİR ŞEKİLDE sormaya devam ederler, rahatsız etmiyorum umarım sizi :)
Cevapları da heyecanla bekliyorum, lütfen özelden değil bu sayfa üzerinden olsan cevaplarınız ve bu sayede belki SİZ İLK KEZ f Gülen in finansal bilgilerini açıklayan kişi olabilirsiniz.
Yazan: beagle Tarih: November 28, 2008 10:53 AM
Beagle,
Akademik kariyeri olmayan bir düşünür ismi aramakla uğraşmayacağım. Vardır eminim ama uğraşmayacağım; çok da önemli değil.
Zaten yoksa bile Fethullah Gülen bence bir ilk. İlk olmak ona da yakışır hani.
...
O öğretmenleri(verdikleri eğitim o eğitimi alanlarca çok beğenilen, fedakarca hizmet veren) gönderen, maaşlarını veren Fethullah Gülen olmayabilir. Ama onlara fikirleri ile ilham kaynağı olduğu açık.
Sana o eğitim kurumlarının giderlerini bizzat Fethullah Gülen'in karşıladığını kim söyledi? Yalan söylemiş. Seni kandırmış. Fethullah Gülen karşılamıyordur elbette. Ama o eğitim kurumlarının kurulması için ön ayak oluyor, fikirleri ilham oluyor, insanları o kurumları kurmak için motive ediyor, böyle bir hizmete kanalize ediyor diyebiliriz.
Bu okulların kurulması ve giderlerinin karşılanması için(çünkü hiçbir kar amacı gütmediklerini ve belki kendi giderlerini bile karşılayamadığını) fedakar insanların yaptığı hayırlarla kurulduğunu biliyoruz sanırım. Senin bildiğine de eminim.(Çevremdeki örnekler böyle)
...
Fethullah Gülen'in kitapları ile karşılaşmadığına da inanmıyorum. O Amerika'daki hayatını kolaylıkla karşılayabilecek kazancı vardır kitaplarından. Ve o kitapların gelirinin hesabını sana verecek değil.
BANDROLLERİ üzerinde satılan bu kitapların gelirlerinin hesabını soran devlet kurumları vardır. Sana gerek yok.
Resmi gelirinin emekli maaşından ibaret olduğunu NEREDEN DUYDUN? Üzerinde adı geçen, BANDROLLÜ kitapları satılan bu adamın resmi geliri sadece emekli maaşı olamaz sanırım. Seni birisi fena halde KANDIRMIŞ. :D
Kitaplarının üzerindeki bandroller yeterince şeffaftır sanırım. Bandrollü kitap satan birisinin geliri de bellidir, vergisi de veriliyordur.
Ha bir de o ilham olunan fedakarlığa gönül vermiş insanların yaptığı katkılar var. Onları da bırak o insanlar düşünsün. Senin paran ile yapmıyorlar sanırım o katkıları.
Beraat konusunda ise iyi kıvırdın lafı. Beraat etmiş birisi neden korksun ki hukuka saygılı mahkemelerden. Demek ki o mahkemeler hukuka saygı konusunda insanlara güven veremiyorlar.
BERAAT ETTİ işte. Ne cesaretinden bahsediyorsun daha? Hakkındaki ithamların haksız ve yalan olduğu ortaya çıktı. Neden çekinebilir, iftira ve komplolardan ve hukuk adı altındaki guguktan başka.
Yazan: Anonymous Tarih: December 1, 2008 10:17 PM
Anonymous,
Benim bir düşünür için tek koyduğum kriter akademik kariyer değildi ki akademik kariyeri olmayan bir düşünür arayasınız !! Keşke yazdıklarımı bir OKUSAYDINIZ.
Öğretmenlere fikir vermek ha, İlginç, düşünür olduğu konusu halloldu mu ki fikirlerinden bahsedelim ?? KOMİKSİNİZ ..
Ayrıca komikliğiniz devam ediyor, ben zaten giderleri o karşıladı demedim ki ? Sordum sadece, tekrar yazmak zorunda hissetim kendimi: Keşke yazdıklarımı bir OKUSAYDINIZ.
Şimdi biraz cevap görmeye başladım, demek fedekar kurumlar ha ?? Hangileri, isimler nedir ?? Sorumu fedekar kurumlar diye cevaplamanız sadece m f yüce nin yapamadığı birazcık da olsa cesaret olarak görüyorum ama hala cevap olma kapasitesine sahip değil; dediğim gibi hangi kurumlar ?? İsim ??
Bakın arkadaşım , girin dünyanın en çok kazanan yazarları rekor listesine orada f Gülen in ismi yok, nasıl inanacağım ben şimdi kendi imkanları ile yaşadığına ??
Yani çok ama çok KOMİKSİNİZ ? Kitabı var mı diye soruyorum, cevabınız , kitaplarını göremediğine inanamıyorum!!!
Ne kadar kazandı diye soruyorum ?? Cevabınız: Amerika da yaşamasına yetecek kadar ???
NET olun NET olanı bilmiyorsanız da SUSUN, BİLMİYORUM diyin, bilebileceğiniz ya da bana ulaşabileceğim bir kaynak varsa sunun da ben de bir nebze olsun yazdıklarınızda bir TUTAR görebileyim.
Emekli maaşı olduğunu f gülen in emekli olduğunu söyleyen Hikmet Çetinkaya kitaplarından, f Gülen in hayatını anlatan diğer kaynaklardan biliyorum, YETERLİ Mİ ?
Üstelik ben başka geliri olamaz mı dedim ki yine komikliğe devam ediyorsunuz ? Ben başka gelirini bilmiyorum varsa nedir diye soruyorum, nerede anlam kargaşası yaşadığınızı herhalde anlayabilirsiniz artık !!
Hala kitapları diyorsunuz ve şaka yağtığınızı filan düşüneceğim artık?? Hangi kitap, isim nedir ?
Beraat konusunda neden kıvırayım ki, beraat etmedi demedim ki ?? Ne dediğim gayet AÇIK. Hayır siz AÇIKÇA dediğimi yanlış çıkartabiliyor musunuz ??
Bahsettiğim cesaret gayet net, size öyle ya da böyle iddia da bulunmuş olanların karşısına korkusuzca çıkığ hesap verebilmektir, USA abinin villlarına kaçmak değil ...
Son komikliğinize biraz da CEHALET sözcüğünü eklemek zorunda kalıyorum, sizce HUKUK gerçekten GUGUK mudur ?????
Yazan: beagle Tarih: December 3, 2008 11:04 AM
beagle,
Şu son anonymous benim, ismimi yazmayı unutmuşum, onu belirteyim önce.
Sonra da seni bu kadar güldürebildiğim için çok mutlu olduğumu ekleyeyim.
Aa, pardon, sen güldüğünü söylemedin ki!
Sen komik dedin.
Pardon. Neyse mevzuuya dönelim.
...
Düşünürlük beratı almak için başvuru belgeleri ve kriterler nelerdir? Başvurmak istiyorum. Bir de yakiinim var, Amerika'da villada yaşıyor. Çok üzgün, Amerika'da villada yaşamak düşünürlük beratı almaya mani imiş. Zambiya'da villada yaşasam olur mu diye soruyor. Veya Danimarka'da konteyner mı olmalı?
...
Peki, ben komiğim, yazdıklarını da okumadım. Komiğim. Ayrıca komiğim ve yazdıklarını okumadım. Ve komiğim. Tamam.
Peki o zaman soruyorum:
Düşünür olmak için akademik kariyer şart mıdır, değil midir?
Pırasa yemeğini sever misin?
...
Fedakar kurumlar derken yurt dışında açılan okulları kastediyorum. Ve bu okulların kurulması ve yaşaması için destek veren kişiler(esnaflar, ev hanımları vs. vs. kişiler kişiler kişiler) ve o kurumlarda öğretmenlik yapanları kastediyorum. Sanırım yanlış anladığın yerler var.
...
"Bakın arkadaşım , girin dünyanın en çok kazanan yazarları rekor listesine orada f Gülen in ismi yok, nasıl inanacağım ben şimdi kendi imkanları ile yaşadığına ??"(Beagle)
Bu liste nerede? En çok kazananlar listesinde olmayan birisi yazar değil midir? Adı üstünde zaten "en çok kazanan..." diyor, yazarlar listesi demiyor, "en çok kazanan" ifadesi geçtiğine göre yazarlar arasından bir seçme yapıldığı anlaşılıyor. Bu listede olmayan yazar değil midir? Kitabı yok mudur? Bu listeyi kim oluşturuyor? Neye göre oluşturuyor?
Sorular komik gelmesin ama...
...
"Yani çok ama çok KOMİKSİNİZ ? Kitabı var mı diye soruyorum, cevabınız , kitaplarını göremediğine inanamıyorum!!!"(Beagle)
Evet göremediğinize inanamıyorum diye cevap veriyorum çünkü hala inanmıyorum kitaplarını görmediğinize.
YOKSA BU KADAR ELEŞTİRDİĞİNİZ BİRİNİN HİÇ KİTABINI OKUMADINIZ MI? BU NE ÖNYARGI? diye hiç sormayacağım. Ve bu sefer bazı kitaplarını incelemeniz için vereceğim bağlantıyı bilgisayar faresinin ekrandaki imi olan fare imleci ile üzerine gelerek farenin(genellikle) sol düğmesine basarak açılan sayfayı incelemenizi rica edeceğim:
http://www.kitapalemi.com/url/yazar/9365/m_fethullah_gulen.htm
...
Ne kadar kazandığını niye bana soruyorsun? Ben maliyeci miyim? Bana soruyorsan alacağın cevap budur. Ama sen zaten Amerika'da tek resmi gelirinin emekli maaşı olduğunu ZANNEDEREK, bu maaşla nasıl yaşar diye soruyordun ya.
Ben de diyorum ki bu kadar kitabı olan birisi sanırım o Amerika'da yaşadığı hayatı pek ala kazanabilir.
"NET olun NET olanı bilmiyorsanız da SUSUN, BİLMİYORUM diyin, bilebileceğiniz ya da bana ulaşabileceğim bir kaynak varsa sunun da ben de bir nebze olsun yazdıklarınızda bir TUTAR görebileyim."(Beagle)
Beagle sen muhteşem bir düşünürsün. Bu sözünü düstur edip internette tanıştığım kişilerin gözüne sokacağım.
Beagle, Beagle! Sen ne diyorsun? Bak beagle ne diyor.
...
Tamam. Emekli maaşı konusunda da seni aydınlatayım.
Sanırım BANDROLLÜ BANDROLLÜ
BANDROLLÜ
BANDROLLÜ
kitapları satılan birisinin tek resimi geliri emekli maaşı olamaz. Kişi haklarından dolayı ne sen, ne ben Fethullah Gülen'in gelir kaynaklarını resmi kurumlardan teyit edemeyiz sanırım AMA akıl yürütebiliriz değil mi?
Ayrıca "Amerika hangi para ile yaşadığı belli değil, resmi tek geliri emekli olması görülenden başka birşey yok,"(beagle)
bunu diyen ile
"Üstelik ben başka geliri olamaz mı dedim ki yine komikliğe devam ediyorsunuz ?"(beagle)
bunu diyen AYNI KİŞİ.
Biliyor musun?
...
Kitap konusunu açıklığa kavuşturduğumu düşünüyorum.
http://www.kitapalemi.com/kitaps/kitaps.asp?kx=kitaplar&px=yazar&katkidabulunduklari=&skgoster=&siralama=ASC&yid=9365&pg=2
...
BERAAT KONUSUNDA HEM FİKİRİZ YANİ. AMA BEN SENİ YANLIŞ ANLADIM. KOMİK OLDUM. TAMAM.
Sen beraat etmedi demedin.
YANİ BERAAT ETTİĞİNİ, SUÇLAMALARIN HUKUKEN
ASILSIZ
ASILSIZ
ASILSIZ
olduğunu biliyorsun.
...
Peki gelelim cesurca hesap vermeye,
Evet cesurca hesap vermedi diyebiliriz bu konuda, korktuğu birşey vardı. Hukukun hiç edilmesi, çiğnenmesi, hukukun bir komplonun aracı olması KORKUSU.
Fakat bundan utanması gereken Fethullah Gülen DEĞİL
DEĞİL
DEĞİL...
...
Beagle, sana cevap vermek ne kadar zor yahu(!) Sen anladın nedenini.
9 kişilik heyet kurduk, cevap yetiştiremiyoruz.
...
Biz şimdiden bir sonraki cevabını tahmin edip laf yetiştirme telaşına düştük. Bir sonraki cevabında:
"Ben kitabı yok" demedim ki komiksin
"Komik, kooomik" diyeceğini tahmin ediyoruz.
Umarım yanılmayız.
Bu arada kriz ortamına rağmen heyetimize eleman almaya karar verdik. Malum okuma için bir iki kişiye daha ihtiyacımız olacak.
Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: December 3, 2008 4:15 PM