« İslam Yüzünden mi Geri Kaldık? | Ana Sayfa | Laik Okulda İbadethane Olur mu? »

August 11, 2008

Laik Devlette İçki ve Pornografi

[11 Ağustos 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

AK Parti Genel Başkanvekili Edibe Sözen’in hazırladığı Gençleri Koruma Kanunu teklifinin kanımca hem doğru, hem yanlış unsurları var. Doğru unsurlar, 18 yaşından küçüklerin içki ve pornografiden korunmasına yönelik olanları. Bizim “laikçi” medyamız bu konulardaki yasak ve sınırlamaların sadece “şeriat devletleri”nde olduğunu sanıyor gibi. Oysa Batı’da da benzer uygulamalar vardır.

Özellikle de ABD’deki standartlar, Türkiye’deki mevcut durumdan çok daha “sıkı”dır. Özgürlükler ülkesi Amerika’da içki özgürlüğü 21 yaşında başlar. Çoğu eyalette bu yaşın altındakilerin içki içmesi yasaktır ve onlara içki satanlara ağır cezalar verilir. Amerika’daki alkollü mekanlara gidenler görmüştür: kapıdaki görevli sizden mutlaka kimlik ister ve doğum tarihinize bakar. Bazı barların kapısında ise 21 yaşın üstündekilerin eline bir damga vurulur ve içeride sadece onlar içki satın alabilir. Türkiye’de ise 14-15 yaşında gençlerin zil-zurna sarhoş olması hem mümkün hem de “normal”.

Amerika, müstehcenlik konusunda da Türkiye’den çok daha sıkıdır. Bizde sinemalarda her yaşa rahatça gösterilen, hatta televizyonlarda kesintisiz yayınlanan pek çok Amerikan filmi, kendi ülkesinde 17 yaşından küçüklere yasaktır. Zaten her film yayınlanırken, içerebileceği şiddet ve cinsellik oranına göre, G (Genel İzleyici), PG-13 (13 Yaş Altına Aile Kontrolü), NC-17 (17 Yaş Altındakilere Yasak) gibi kategorilere ayrılır ve bu kurallar sinema salonlarında tavizsiz uygulanır. Türk sinema endüstrisinin her yaştan erkeklere pornografi sunmak için ürettiği “Üç Film Birden” yayınlayan sinemalar, ABD’de hayal bile edilemez. (Yeri gelmişken; ABD’de, Nevada eyaleti dışında, fuhuş da yasaktır ve resmi izinle çalışan genelevi yoktur.)

Bu gibi örneklere baktığımızda, reşit olmayan gençleri içki, diğer zararlı alışkanlıklar ve pornografiden korumak için kanuni düzenlemeler yapmanın, özgürlük ve demokrasiye aykırı olmadığını, aksine özgür ve demokratik bir toplumu ayakta tutan ahlaki değerlerin bir yansıması olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Ancak bu düzenlemelerin “nasıl”ı çok önemli. Sayın Sözen’in hazırladığı kanun teklifindeki kısıtlayıcı tedbirlerin bazıları ise bence pek yerinde değil. Örneğin 18 yaşından küçüklerin internet kafelere girmesinin yasaklanması öngörülüyor. Bu, pornografi endişesiyle tüm interneti yasaklamak anlamına geliyor ki, yanlıştır. Yapılması gereken, bu kafelerdeki internet hizmetinin “temiz” olmasını sağlayacak düzenlemeler getirmek.

Aynı teklifte yer alan “Pornografik yayın satan bayilerin tüketicinin TC kimlik numarasını ve imzasını alması” önerisi ise, bence en sorunlu olanı. Eğer kasıt 18 yaşından küçüklerin pornografik yayınları satın alması ise, bunun zaten yasak olması gerek. Eğer kasıt 18 yaşından büyükler ise, onların neyi aldığına da devletin karışmaması lazım. Liberal bir devlet, reşit olan vatandaşlarının yaşam biçimlerini denetleyemez. Sayın Sözen’in bu meseleyi baştan değerlendirmesini umuyorum.

Kısacası teklifi topluca mahkum etmek yerine (ki son günlerde medyada öyle bir hava var), teklifin içerdiği unsurları tek tek değerlendirip yorumlamak ve eleştirmek gerek.

Peki aynı teklifte yer alan ve yine “laikçi” medyanın hışmıyla karşılaşan “okullarda ibadethane açılması” fikri?

Onu da Çarşamba günkü yazıma bırakıyorum.

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: August 11, 2008 10:39 AM

Okur Yorumları

(NOT: Yazılar üzerine yapılan yorumların sitede yer alması, bunların Mustafa Akyol tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına kesinlikle gelmez. Aksine, farklı ve karşıt görüşleri ifade eden yorumlar da kabul edilmektedir. Ancak saldırgan, düzeysiz veya konuyla ilgisiz yorumlar reddedilecektir. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, standart yorum kurallarını dikkate almanız önemle rica olunur.)

Daha ben ne diyeyim ki size? Alın işte daha ne, laikliği herşeyin odak noktası olarak gösteriyorsunuz. Birde siz çok demokratsınız(!) Herkesin demokrasiden yararlanması gerektiğini vurguluyorsunuz, herkesin hakları olması gerektiğinden bahsediyorsunuz, gelin görün kü gençlerin haklarını kısıtlıyorsunuz. Otellerden içkiyi yasaklıyorsunuz. Siz her kelimeyi, her terimi, her olguyu aklınıza göre tasarlıyorsunuz. Tasarlayın bakalım, atın tutun oynayın kendi kendinize. Vallahi hiç uzatmayacağım bu konuyu... Kendimi yormaya hiç niyetim yok

Yazan: Yiğithan AKMAN Tarih: August 11, 2008 1:00 PM

Oniki ondört yaşlarındaki kız çocuklarının okullarından alınıp başlarını bağlayıp babası yaşındaki adamlarla evlendirilmelerine karşı çıkmayanlar çocukları içki ve pornografik yayınlardan koruyacağız diye ortaya çıkmaları kendilerini deşifre eden ibret vesikasından başka bir şey değildir.

Laik devlet önce bu ahlaksızlıklara karşı çıksın. Dinsel yaşla cinsel yaşı bir tutan zihniyet cezalandırılmalı. Toplumdan tecrit edilmeli.

Hülagü TTT

Yazan: Hülagü Tarih: August 11, 2008 6:56 PM

Mustafa Bey bu konuda oldukca hakli. Batida bu konulari cok daha siki tutuyorlar. Ornegin Simpsons veya Family Guy gibi cizgi filmler bizde cocuk yayin kusaginda verilir, ama bunlar aslinda buyuklere yapilmis filmlerdir. Bunlari bile duzenlemeye kalksaniz gerici olursunuz.
Sigaranin yasaklandigi bir ulkede, 18 yasindan kucuklere icki satisi da pek tabii yasaklanabilir. Kim ister 15-16 yasindaki cocuklarin icki icmesini? Bunun dogrulugu savunulabilir mi?
Pornografinin korunulmasi gerekli birsey oldugunu dusunmuyorum. Porno film izleyen bir gencin de sapik olacagina dair bir kanit oldugunu da zannetmiyorum. Pornonun artmasiyla cehennem kapilarinin acildigi endisesinde olanlar kanit arayabilirler tabii.

Yazan: Levent Cetin Tarih: August 12, 2008 2:21 AM

Amerika ve Avrupada laiklik, devletin ve bireyin menfaatleri doğrultusunda yorumlanıp uygulandığı halde neden bizde din düşmanlığına kılıf yapılıyor acaba?

Yazan: İsmi lazım değil Tarih: August 12, 2008 10:41 AM

Sayın İsmi Lazım Değil,

İslam dini laiklikle bağdaşmadığı için böyle bir duyguya kapılıyorsunuz. Evet İslam dini laikliği kesin olarak yadsır.

Ama özgürce kaçak Kur'an kursu bile açılabildiğine göre bu kadarına bile şükretmeniz lazım. Yani pek örnek aldığınız Amerika ve Avrupa'dan bile fazla dini özgürlükler var demekki ülkemizde.

Örneğin son meydana gelen kaçak Kur'an kursu faciasından sonra ailelerin sorumlular hakkında şikayetçi olmaması bile ülkemizdeki dini özgürlüklerin Amerika ve Avrupa'nın bile çok üzerinde olduğunun bir kanıtıdır.

Amerika ve Avrupa ülkelerinde böyle bir şey olabilir mi?

Hülagü TTT

Yazan: Hülagü Tarih: August 12, 2008 11:52 AM

mustafa bey artık şu laiklerden konuşmazsak olmazmı bıktık usandık. benim öğrendiğim ilk laiklik tanımı din ile devlet işlerinin birbirinden ayrılması idi. daha sonra bunun böyle olmadığı tam tersine laiklik, laiklerin dinin her emrine karışması,kendi düşünceleri dışındaki düşünceleri yasaklayıp ve istedikleri her özgürlüğe kavuşmalarıymış...
saygılar.

Yazan: muhammed Tarih: August 12, 2008 11:12 PM

Sansürcülük bu memlekette alışkanlık olacak sanırım. Kaçıncı yorumum hiçbirisi yayınlanmadı...Bir daha deneyelim.

Yazan: fuatogl Tarih: August 13, 2008 1:45 AM

Muhammed(!) okumamışsın, cahil kalmışsın, yazık sana! Bide adın Muhammed. İslam dinini yayan peygamberin ve "OKU" diye ilk vahiyi alan insanın adı. Sen oku, öğren, araştır ve bil laikler kimlerdir, nelerdir, ne isterler? Hülagü beyin dediklerine de katılıyorum...

Yazan: Yiğithan AKMAN Tarih: August 13, 2008 1:58 AM

Sizin gibi muhafazakar demokrat arkadaslarimiza sansur hic yakismiyor. Hele gerekce gostermeden!

Hem cok onemli birsey yazmadim ki, neden sansurlediniz hemen!?

Yazan: fuatogl Tarih: August 13, 2008 2:13 PM

İşinize gelen noktaları örnek olarak göstermek ne kadar kolay di mi?

Bizde de genelevi olmayan, sadece tek birtane içkili restaurantı olan, son derece mütedyyin müslümanların olduğu bir şehir var: KONYA

Ha unutmadan Türkiye'de en çok tecavüz suçunun işlendiği şehir neresi biliyor musunuz: KONYA

Türkiye'de en çok porno dergi satılan şehirlerden biri de yine KONYA

Lütfen Konyalılar alınmasın çünkü Konya şehir sınırları dışında olduğu sürece bütün Konyalılarla çok iyi anlaşıyorum. Sorun Konyalılarda değil KONYA'da. Sorun o şehri kendine üs yapan gericilerde. Hangi şehir bu hale getirilse orada da bu tür patlamalar yaşanması kaçınılmaz.

Yani yasaklamakla olmuyor. Neymiş efendim ABD'de genelev yokmuş. Oradaki insanların bizim insanlarımız gibi bir cinsel açlığı yok da o yüzden geneleve ihtiyaç duymuyorlar. Orada serbestçe yaşanan tek şey dinmiş gibi konuşuyorsunuz. Onların yaşayış tarzı da birçok yönden eleştirilebilir tabii.

Mustafa Bey'in yazısı tam oarak kör adamın fili tarifine benzemiş. Neresini tutsa fili ondan ibaret sanıyor. Filin tamamından bahsetse ya biraz da...

Yazan: UMUT Tarih: August 13, 2008 9:53 PM

yiğithan lazım olacak kadar laiklik ve laikleri biliyorum.araştırmaya değer bulmuyorum daha fazla zamanımı harcamaya herşey ortada bu yaşıma geldim basın yayın organları laiklik kavgası yazmadıkları gün yok, her sıkıştıklarında laikliğe aykırı bu canım, aman ha laiklik elden gidiyor, seçimi kaybederler laikliğe aykırı bu millet niye böyle oy kullandı, okula gidersin laikliğe aykırı böyle giremezzsin, işe gidersin laikliğe aykırı böyle çalışamazsın, allah aşkına bu ülkeye çatışmadan, gerilimden başka ne kazandırdı laiklik kavgaları. dünya neleri konuşuyor bu uzay çağında bizim ülkemiz bir asırdır hala laiklik tartışmaları yapıyoruz boşu boşuna bırakın herkes istediği gibi düşünsün, giyinsin ve yaşasın.

Yazan: muhammed Tarih: August 13, 2008 10:49 PM

Bir düzeltme...

8 yıl süren bir hukuk mücadelesinden sonra Konya'da genelevin tekrar açılmasına karar verilmiş.

Genelevin açık ve kapalı olduğu dönemlerdeki tecavüz oranları karşılaştırılırsa ortaya ilginç bir tablo çıkabilir bence...

Yazan: UMUT Tarih: August 14, 2008 12:02 PM

Sayın Muhammed

Doğrusu biz ilk zamanlar yaygara koparmıyorduk ne yaparsın "din elden gidiyor" diye bağıranlardan geçmiştir bizede yaygara kopartmak.

Yazan: Yiğithan AKMAN Tarih: August 14, 2008 5:22 PM

...

Ancak bu düzenlemelerin “nasıl”ı çok önemli. Sayın Sözen’in hazırladığı kanun teklifindeki kısıtlayıcı tedbirlerin bazıları ise bence pek yerinde değil. Örneğin 18 yaşından küçüklerin internet kafelere girmesinin yasaklanması öngörülüyor. Bu, pornografi endişesiyle tüm interneti yasaklamak anlamına geliyor ki, yanlıştır. Yapılması gereken, bu kafelerdeki internet hizmetinin “temiz” olmasını sağlayacak düzenlemeler getirmek.

Aynı teklifte yer alan “Pornografik yayın satan bayilerin tüketicinin TC kimlik numarasını ve imzasını alması” önerisi ise, bence en sorunlu olanı. Eğer kasıt 18 yaşından küçüklerin pornografik yayınları satın alması ise, bunun zaten yasak olması gerek. Eğer kasıt 18 yaşından büyükler ise, onların neyi aldığına da devletin karışmaması lazım. Liberal bir devlet, reşit olan vatandaşlarının yaşam biçimlerini denetleyemez. Sayın Sözen’in bu meseleyi baştan değerlendirmesini umuyorum.
İlahi Mustafa bey,

Zaten insanların karşı çıktıkları yerler buralar. Zaten 18 yaşında küçüklerin pornografik ürünleri satın alması, içki satın alması yasak. Bu tasarıda eğer 18 yaşında büyükler kastediliyorsa zaten tam bir felaket. 18 yaşında büyük birinin hangi pornografik ürünü ne zaman aldığının kaydının tutulmasının ve Gençlik Spor Genel Müdürlüğüne verilmesinin nasıl bir açıklaması olduğunu çooook merak ediyorum. Eğer teklifte 18 yaşında küçükler kastediliyorsa Edibe hanım 18 yaşından küçülerin pornografik ürünleri almasının serbest olmasını istiyor demektir. Çünkü bu zaten yasak. Edibe hanım ise alırken TC kimlik no versin diyor. Yani böyle bir yasağa gerek yok diyor. İlginç, değil mi?

Yazan: Da Vinci Tarih: August 14, 2008 5:28 PM

SaYN.Yiğithan AKMAN

"Doğrusu biz ilk zamanlar yaygara koparmıyorduk ne yaparsın "din elden gidiyor" diye bağıranlardan geçmiştir bizede yaygara kopartmak."DEMİŞSİNİZ

Bencede herkes kendince haklı...
herkes kendi dinini savunur...
bazıları laiklik elden gider diye mücadele eder sizin gibi!

bazıları da İslam gider diye mücadele eder diye...

Herkes kendi yaşayışına müdahele edenleri kınar sevmez...

yani islamın savunucuları ile laikçilerin savunucaları bu yüzden birbirlerine buğz ederler...
ve bu yüzden ortak bir zemin üzerinde duramazlar!

herkesin bir rehberi bir önderi vardır...
herkesin kendi önderinden ve rehberinden öğrendiği ve pratiğe döktüğü düşünceler vardır...
kimisi kimisine göre yanlış...
kimisi kimisine göre doğru...

Herkes kendi rehberini önderini bulmuş sanırım...
yani kısacası (yolunu)şeriatını belirlemiş!!

herkes kendi yaşayışında huzurlu ve mutlu ise sorun yoktur diye düşünüyorum!
ama sorun vardır diyorsanız o zaman sorunların kaynağına inmek lazım...

bunun içinde herşeye baştan başlamak lazım diye düşünüyorum...

benim aslına baştan başlamaya zamanım yok ama belkide olabilr diye düşünüyorum...

yani nasıl inanırız ve nasıl kabul ederiz ve nasıl hayatımıza geçiririz gibi! ve bunlar için hangi kaynaktan besleniriz...
Doğru nedir?
yanlış nedir?
iyi nedir?
kötü nedir?
veya kimin doğrusu!
kimin yanlışı!
kimin kötüsü!
kimin iyisi!
ne, neye göre doğru!
ne, neye göre yanlış!
ne, neye göre kötü!
ne, neye göre iyi!
İslam'a göre doğru,yanlış,kötü,iyi...
Laik'liğe göre doğru,yanlış,kötü,iyi...
İsterseniz bunları açalım...

Yazan: A.Y Tarih: August 15, 2008 12:54 AM

SAYN Yiğithan AKMAN

"Muhammed(!) okumamışsın, cahil kalmışsın, yazık sana! Bide adın Muhammed. İslam dinini yayan peygamberin ve "OKU" diye ilk vahiyi alan insanın adı. Sen oku, öğren, araştır ve bil laikler kimlerdir, nelerdir, ne isterler? Hülagü beyin dediklerine de katılıyorum...DEMİŞSİNİZ"

Siz bu Muhammed arkadaşa böyle bir yazı yazdığınıza göre kur'anı okumuşsunuz...
laikliğide savunduğunuza göre, laikliğin islam ile uyuşan noktalarınıda biliyorsunuz...

o zaman madem Muhammed arkadaş cahil siz okumuş bilgili o zaman bende diyorum ki siz bilgileriniz dökün bizde cehaletimizden kurtulalım Muhammed arkadaş ile!

neden derseniz çünkü bende Muhammed arkadaş ile hem fikirim... Muhammed arkadaşın yazıklarına aynen katılıyorum...

o zaman size bir çok soru sorma hakkımız vardır diye düşünüyorum!

ilk sorum siz hangi dine mensubsunuz?
size göre din nedir?
dinin pratikte ki yeri nedir ve ne kadardır?
kur'an da dinin tanımı nedir?(örneklerle)
islamın dininin laiklik ile uyuştuğu noktalar nelerdir ve uyuşmadığı noktalarda nelerdir?
müslüman bir insan nasıl inanmalı ve nasıl yaşamalı?
size göre laiklik nedir?
laik kimlere denir?
laik bir insan nasıl inanmalı ve nasıl yaşamalıdır?
laikmisiniz?
laiklik nerden çıkmıştır?
laikliğin türkiyeye getiriliş amacı nedir!
gibi gibi daha çok sorularım olacaktır...
cevaplamanız ümidi ile...


Yazan: A.Y Tarih: August 15, 2008 1:12 AM

Sayn UMUT
İşinize gelen noktaları örnek olarak göstermek ne kadar kolay di mi?

Bizde de genelevi olmayan, sadece tek birtane içkili restaurantı olan, son derece mütedyyin müslümanların olduğu bir şehir var: KONYA

Ha unutmadan Türkiye'de en çok tecavüz suçunun işlendiği şehir neresi biliyor musunuz: KONYA

Türkiye'de en çok porno dergi satılan şehirlerden biri de yine KONYA

Lütfen Konyalılar alınmasın çünkü Konya şehir sınırları dışında olduğu sürece bütün Konyalılarla çok iyi anlaşıyorum. Sorun Konyalılarda değil KONYA'da. Sorun o şehri kendine üs yapan gericilerde. Hangi şehir bu hale getirilse orada da bu tür patlamalar yaşanması kaçınılmaz.

Yani yasaklamakla olmuyor. Neymiş efendim ABD'de genelev yokmuş. Oradaki insanların bizim insanlarımız gibi bir cinsel açlığı yok da o yüzden geneleve ihtiyaç duymuyorlar. Orada serbestçe yaşanan tek şey dinmiş gibi konuşuyorsunuz. Onların yaşayış tarzı da birçok yönden eleştirilebilir tabii.

Mustafa Bey'in yazısı tam oarak kör adamın fili tarifine benzemiş. Neresini tutsa fili ondan ibaret sanıyor. Filin tamamından bahsetse ya biraz da...Demişsiniz!

Sizde işinize gelen örnekleri getirmişsiniz!
aslında size cevap vermiyecektim ama verme gereği duyuyorum...

konyalılara hakaret ederek bütün suçlarıda onlara atarak kendinizi haklı çıkartma çabasının içine girdiğiniz belli...

burası bir kere islam devleti değildir bunun bilincinde olmanız lazım...

ve konyalıların ne kadar islamı yaşadığıda meçhuldur!

eğer islam devleti oslaydı her konyalının dört kadın ile evlenme hakkı olurdu1!

bu bir çok konyalıları bir çok fuhuştan alı koyardı2!
ve islamın caydırıcı cezaları olurdu onlarıda yapamazlardı 3

çok porno dergisi orada satılıyor demişsiniz islam devleti bu tür dergilere müsade etmez 4

bu tür dergiler insanların şehvetini artırıp tecavüze yeltendirtir bu da laik devletin suçudur gerici dediğin islam'ın değil 5

amerika kerhane yok demişsiniz bunu kim demişse aslında resmi olarak doğru ama unuttuğu bir nokta var o da amerikada her ev genel evi gibidir 6!

orada sex kişilerin isteklerine göre yapılır...
ve orada ki insanlarda o tür şeylerden pek utanmazlar 7!

ve konya şehirinin ahlaksızlık serüvenide üniversitenin açılımı ile başlamıştır 8

o kadar kız çıkar çıplak mıplak dolaşırlarsa ve de erkek arkadaşları ile fingirdeşirlerse orada da hep çarşaflı gören erkeklerin muhakakki dikkatini çekip onları bu tür suç unsurlarına sevk eder diye düşünüyorum 9!


orada ki insanları karalaman ve de islam'a malletmen bence tamamen cehaletinden kaynaklanıyor10...

madem onlar yanlış yapıyor madem sen doğruları biliyorsun o zaman sen diyeyim ne kadar doğru yaşıyorsun?

sence eğer bu tür insanlar yanlış yapıyorlarsa islamda mı suc var?

bu insanlar bilinçli bir islam toplumumu yoksa yarı islam yarı laik karışımımı?

yani işine nasıl gelirse öyle inanan ve de öyle yaşayan bir toplum mu?


Az akıllı insanlar kişileri, Normal Akıllı insanlar olayları, Çok akıllı insanlar ise sistemi tartışır(benim sözüm değil ama savunuyorum)

yani az akıllı insanlar kişilerde kabahat bulur,Normal akıllı insanlar olaylardan kabahat arar, ama akıllı adam ise otoriteden yani sistemden kabahat bulur!

inanın dahada ince bir şekilde yanlışınızı yüzünüze vurmak isterdim ama daha fazla gerek duymuyorum... çünkü baştan dediğim gibi gerek duymuyordum yinede vicdanım rahatsız oldu...

Yazan: A.Y Tarih: August 15, 2008 2:00 AM

BURDA ÇOÇULARIMIZN AHLAKI SÖZ KONUSUYSA HERKES ELİNİ WİCDANINA KOYMALI VE KENDİ YETİŞME ŞEKLİNE DÖNÜP BAKABİLMELİ NE BİLEYİM BUNDAN 10 YIL ÖNCE HERŞEY BU KADAR AŞİKARMIYI??? TVDE ÖPÜŞME SAHNESİ ÇIKSA TV KAPANRDI YA ŞİMDİ??
DEMEKKİ ÇOÇUKLAIRMZN ARTIK KORUNMAYA İHTİYACI WAR BUNDAN 10 YIL ÖNCESNDEN DAHAFAZLA MUHTAÇLAR, BU KORUMAYI ÖZGÜRLK KISITLAMASI AYNI ZAMNDA DEMOKRASİYE AYKIRI BİR TUTUM OLARAK GÖRENLEREDE İNSAFF DİYORUM VE KALKIP GÜNÜMÜZÜN LİSELERNDEKİ KIZ VE ERKEK ÖGRENCİLERİ Bİ ZİYARET ETMELEİRNİ TAVSİYE EDİYORUM...
YADA KENDİLERİ AÇISNDAN Bİ SAKINCA YOKSA EN AZINDAN EVLATLARININ DURUMUNDAN KAYGILANAN İNSANLARIDA SUÇLAMAMALARI GEREKMEKTEDİR..
saygılar..

Yazan: zehra bayrak Tarih: August 15, 2008 11:10 PM

Sayın Mustafa Akyol bu şikayetim size. A.Y nikli şahsın ilk yorumu olan

(SaYN.Yiğithan AKMAN

"Doğrusu biz ilk zamanlar yaygara koparmıyorduk ne yaparsın "din elden gidiyor" diye bağıranlardan geçmiştir bizede yaygara kopartmak."DEMİŞSİNİZ)

diye başlayan yorumu nasıl kabul edebildiniz? Buradaki yorumda tam anlamıyla laiklerin de Müslüman oldukları unutulmuş. Buda sizlerinde laiklerin Müslüman olamayacağı kafasını savunduğunuzu gösterir. Lütfen şahısların, bizim neyi savunup savunmadığımızı bilmeden yaptıkları yorumları kabul etmeyiniz... İlgileneceğinizi umuyorum.

Sayın A.Y öncelikle sizi kınıyorum. Bu tarz bir yorum tam anlamıyla benim din ilişkime saygısızlıktır. Yorumunuzu okudukça sinirlendiğimi belirtmek isterim. Laik-İslamcı çatışmasının en iyi örneği olmuş ilk yorumunuz. Sizin bu yorumunuzda cevaba değecek hiçbir şey göremiyorum. Diğer yorumunuza geçecek olursak...

"1-ilk sorum siz hangi dine mensubsunuz?
2-size göre din nedir?
3-dinin pratikte ki yeri nedir ve ne kadardır?
4-kur'an da dinin tanımı nedir?(örneklerle)
5-islamın dininin laiklik ile uyuştuğu noktalar nelerdir ve uyuşmadığı noktalarda nelerdir?
6-müslüman bir insan nasıl inanmalı ve nasıl yaşamalı?
7-size göre laiklik nedir?
8-laik kimlere denir?
9-laik bir insan nasıl inanmalı ve nasıl yaşamalıdır?
10-laikmisiniz?
11-laiklik nerden çıkmıştır?
12-laikliğin türkiyeye getiriliş amacı nedir!
gibi gibi daha çok sorularım olacaktır...
cevaplamanız ümidi ile..."

Sorularınıza cevap alacaksınız fakat bu cavapları zorunlu olduğum için değil, gerçekten neyin ne olduğu bilinsin diye vereceğim.

1-Ben Müslüman'ım. İslam'ın emrettiklerine elimden geldiğince uyuyorum. Peygamberim Hz. Muhammed, kitabım Kur'an. Ve evet Kur'an'ı okudum!

2-Din bir amaçtır, araç değil! Tanrı insanları birşeylere tapmaları için yaratmış. Allah'ı tanımayan bir insan bile başka türlü şeylere tapar. Kendisinden büyük güç görmeyen hiçbir canlı bu dünyada yoktur. İşte din, Allah'a tam anlamıyla yöneliştir. Allah ve kulu ilgilendirir. Yapılan sevabında, günahında bedeli Allah tarafından verilir ve sadece yaratan-kul ilişkisine bağlıdır.

3-Din için pratik gerekmez! İnanmak ve elinden geldiğinin en iyisini yapmak Allah için yeterli olacaktır. Kul görsün de özenti olsun diye yapılan ibadet sizce ne kadar ibadet sayılır? Bu Allah'ı aldattığını saymaktan başka birşey değildir.

4-Kuran üzerinde sorulan sorumara cevap vermem. Nedeni mi? Bizim insanımız bir konuyu merak eder, hemen okudum, biliyorum diyen cahile koşar. Kafasına her sarık giyeni, her cüppeliyi hoca sanar, gider sorar. Sorduğu adam da kendi yorumu ile anlatır. Soruyu soranda anlayacağı varsa da kafası bulanık bir şekilde anlar. O yüzden bana yada bir başkasına sormak yerine açın yüce kitaba bakın. Orada en iyisi yazılı olacaktır, tabiki kendi yorumlarını katmadan Kur'an'ı çeviren bir insanın yazdığı Kur'an'a bakarsanız...

5-İslam dini yalanı, aldatmayı, adaletsizliği ve din arkasına saklanılarak iş yapılmasını sevmez. İşte bununda dünyadaki adı laikliktir. Sonuçta hiç birimiz Allah'ı bilgisiz yerine koymuyoruzdur. Allah hepimizin aklındakini biz düşünmeden bile biliyordur. Şu aralar da görüyorsunuzdur, din arkasından neler yapılıyor. Din Allah için adam öldürmek oldu, din zorlamak oldu. Oysa İslam hiçbir şeyin zorlama ile yapılmaması gerektiğini ve Allah'ın verdiği canı yine Allah'ın alacağını söyler! Hangi İslam'dan bahsediyoruz? Gerçek olan mı? İnsanların beyinlerine göre şekillendirip, din yaymak amacıyla ellerinde silahlarla gezdiklerinden mi? Konya'da kaçak Kuran Kursu yıkılıp çocuklar ölüyor ve hiçbir veli soruşturma açmıyor. Olacağı varmış olmuş, onlar Cennet'e gitti diyorlar. Oysa ki daha ergen olmamış kimselerin Cennet'e giremeyeceği Kuran'da yazılıdır. Bu insanlar nasıl oluyorda çocuklarının Cennet'e gireceğinden bahsediyor? Bu din hangi din?

6-Müslüman insan nasıl mı yaşamalı. Kendimden örnek vereyim. Allah'ın emirlerine elinden geldiğince uyarsan, dinin yasaklarına da elinden geldiği kadar uyarsan bu senin için yeterli olacaktır. Kaldı ki Allah'a inanmak bile bir ibadettir. O'nu yok saymamak bile bir inançtır ve bu büyük inancın mükafatını alırsın. İstersen günah işlersin, dinde zorlama yoktur, silah yoktur! Kimse İslam'ı yok etmeye kalkışamaz, bunun yapılması dünyanın sonu demektir. Kutsal din nasıl olurda yıkılır? Bunu hangi cahil aklı söyleyebilir? Günahınıda işlersen bunun zararı boynunadır. Öbür dünyada cezanı çekersin. İnanarak yaşarsan zaten ne yapman gerektiğini bilirsin, fakat deiğim gibi o sana kalmıştır. Sonuçta İslam'da yaratan-kul ilişkisi vardır. Hristiyanlık gibi günah çıkartmak için bir hocaya ihtiyaç yoktur!

7-En basit anlamı ile "din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması" Bana göre mi? Dinin olur olmaz her yere sokulmaması, dinin anlamının bozulmaması. Evet Allah bize şah damarımızdan daha yakın fakat hiçbir zaman bize ne yapmamız gerektiğini söylemiyor. Bizleri yaratıyor, doğru yolu gösteriyor ve yaşayın diyor. Bizi sınıyor, bakalım nasıl yaratıklarız? O'nun yolundan mı gidiyoruz, O'nun düşmanının yolundan mı? Yani laiklik dinin her yerde böyle cahilce kullanılmasını engellemektir. Eğer sizin anladığınız din 5-6-7 yaşındaki çocuğa karaçarşaf yada türban giydirmekse, yok ben almıyım. Aksine gerçek İslam bunun da cevabını veriyor. İşte laiklik bu. Gerçek dini, mecazi dinden koruyor.

8-Kimlere mi denir? İnsan olup, insan gibi yaşayana denir. İki ayaklı yaratık ile insanlık arasında dağlar kadar fark var. Adam gibi yaşarsın, bedenin, kalbin ve aklın rahat olur ve doğruyu yaptığını düşünürsen bu yeterli olacaktır. Ve en önemlisi gerçek dini, yobazdan koruyandır laik.

9- Bu sorunun cevabını neredeyse tüm cevaplarda verdiğimi düşünüyorum. Ama anlayamazsanız bir dahaki yorumumda cevap veririm.

10-Evet laikim.

11-Laiklik mi? Güzel bir soru. Hristiyanlık ile ne kadar bilginiz var? Biliyorsunuz Katolik ve Ortadoks olarak ayrılmış iki yolu var. Roma ve
İstanbul... Laiklik çok eskiye dayanıyor. Hristiyanlıktan çıkan bir kavram. Ve inanın dünyanın her tarafında laiklikin işlemi aynı.

12- Bu sorunuza da cevap verildi sanıyorum fakat bu soruyu tekrar cevaplayacağım. Türkiye'ye getiriliş amacı mı ne? Gerçekten harika bir soru. Hz. Muhammed bir hadisinde "vatan herşeyden öncedir" diyor. Yüce önder Atatürk'de vatanını korumak için elinden gelen herşeyi yapıyor fakat Halifelik tarafından vatan haini ilan ediliyor, halifelik onu dini köreltmek ve padişaha saygısızlık ile yargılıyor. Yani Atatürk, Hz. Muhammed'in izinden giderken, O'nun izinden gittiklerini savunan halifeciler tam tersini yapıyorlar. İşte buna benzer olaylar ile Türkiye'ye laiklik geliyor. Menemen olayını çok iyi bilirsiniz. Din elden gidiyor dendi ve bir astsubayın kafası kesilip, sopaya konululp caddelerde ibret alem olsun diye dolaştırıldı. Sorarım size bugün dininizi yaşayamıyor musunuz? Bugün size kim dininizi yaşamayın diyor? Koministler mi? İnanın bana onlar bile bu konuya girmiyor ki kimsenin dinini yaşama deme gibi bir lüksü yok. Kimene kardeşim istediğim gibi yaşarım dinimi. Bu lafı diyecek kişiler gözü dönmüş kişilerdir, Allah'ı bilmeyenlerdir. Ama unutulmamalıdır ki bu insanlarda elinde sonunda cezalarını bulacaklardır. Zaten dünya en son tüm kötü insanlara kalacaktır. İyiler erken göç edecektir dünyadan. Geleceği görenler erken ölecekler, ölecekler ki Allah kötülerin, cahillerin onlar olmadan ne yaptıklarınıda bilebilsin...

Sorun siz, ben cevaplarım...

Yazan: Yiğithan AKMAN Tarih: August 16, 2008 12:38 AM

sayın Yiğithan AKMAN
Beni kınamanız gayet normaldır sizi bu konuda pek fazla eleştirmeyeceğim...

mustafa akyola'da beni şikayet etmenizde normal çünkü kendi kafanızdan dini yorumlamanızda tam bir felsefe..

2-Din bir amaçtır, araç değil! Tanrı insanları birşeylere tapmaları için yaratmış. Allah'ı tanımayan bir insan bile başka türlü şeylere tapar. Kendisinden büyük güç görmeyen hiçbir canlı bu dünyada yoktur. İşte din, Allah'a tam anlamıyla yöneliştir. Allah ve kulu ilgilendirir. Yapılan sevabında, günahında bedeli Allah tarafından verilir ve sadece yaratan-kul ilişkisine bağlıdır. DEMİŞSİNİZ

"Din bir amaçtır araç değil!!demişsiniz" amacı olan insanlar araçlarla bir yerlere varırlar

"Allah'ı tanımayan bir insan bile başka türlü şeylere tapar.demişsiniz" demek ki araç lazım bize! yani birşeyleri aracı koşar demek istemişsiniz! islamdada yanlış bir şekilde ALLAH'a yönelmeyi şirk olarak nitelemiştir!!!
bu sözünüzdede çelişkiniz ile kendinizi ele vermişsiniz!!
Müslümanın aracı Kur'an dır!

İşte din, Allah'a tam anlamıyla yöneliştir.Demişsiniz!
Nasıl yöneliş? herkesin kendince bir yöneliş şekli var... herkeste kendisine sorulduğu zaman doğruyum der!


Allah ve kulu ilgilendirir.demişsiniz

evet ALLAH ve kulu ilgilendirir bu konuda hem fikirim... ama ALLAH kulun ne yapmasını nasıl hareket etmesini kuran ile insanlara bildirmiştir örnek YÜRÜYEN KUR'AN PEYGAMBER EFENDİMİZ HZ MUHAMMED (sav)

Yapılan sevabında, günahında bedeli Allah tarafından verilir ve sadece yaratan-kul ilişkisine bağlıdır.demişsiniz

evet ALLAH kur'an da yapılan eylemlerin hangileri sevap hangileri haram olduğu belirtmiştir ve haram işleyenlere dünyada cezalandırmalarınıda belirtmiştir!


3-Din için pratik gerekmez! İnanmak ve elinden geldiğinin en iyisini yapmak Allah için yeterli olacaktır. Kul görsün de özenti olsun diye yapılan ibadet sizce ne kadar ibadet sayılır? Bu Allah'ı aldattığını saymaktan başka birşey değildir.demişsiniz

Din için pratik gerekmez! demişsiniz!
o zaman siz peygamber efendimizi oturarak ve hiç bir şey yapmayarak islamı yaydığınımı söylüyorsunuz! peygamber efendimiz namaz kılmadımı oruç tutmadımı kafirlere karşı savaş yapmadımı bunu ima etmeye çalışıyorsunuz!?


İnanmak ve elinden geldiğinin en iyisini yapmak Allah için yeterli olacaktır.Demişsiniz!

neye ve nasıl bir şekilde inanıyorsunuz?
ALLAH'a Kur'an'a, Peygambere inandığınızı iddia ediyorsunuz oysa ALLAH,Peygamber insanlara oturun yatın pratikte birşeyler yapmayın dememiştir...

ve kur'an da ALLAH yolunda cihad edin der...
peygamber hayatı boyunca hep cihad etmiştir!

Kul görsün de özenti olsun diye yapılan ibadet sizce ne kadar ibadet sayılır? demişsiniz!

İslam dini zahire bakar
zahire bakarak zaten insanlara müslüman hükmü verilir! biz insanların kalbini bilemeyiz! kalpleri bile ALLAH'tır eğer zaten o tür bir görüntüde pratik yapıyorsa o zaman islamda o tür kişilere münafık denir!!! ve münafıklar da cehennemin en dip katında yanacaklar diye ayetler mevcuttur örnek münafukun suresi... peygamber efendimizin zamanında da münafıklar vardı peygamber efendimiz zahiren onlarda küfür alameti görmedimi onlara münafık hükmü vermiyordu... oysa peygamber efendimiz onların münafık olduklarını biliyordu... ama islam zahire hükmeder, işte sizin söylediğiniz bu nokta kul ile ALLAH arasındadır... ALLAH herşeyi bilendir...

Bu Allah'ı aldattığını saymaktan başka birşey değildir.demişsiniz!

ALLAH'ı kimse aldatamaz... çünkü ALLAH'ın bilmediği hiç birşey yoktur aldatsa aldatsa kendini aldatır!


4-Kuran üzerinde sorulan sorumara cevap vermem. Nedeni mi? Bizim insanımız bir konuyu merak eder, hemen okudum, biliyorum diyen cahile koşar. Kafasına her sarık giyeni, her cüppeliyi hoca sanar, gider sorar. Sorduğu adam da kendi yorumu ile anlatır. Soruyu soranda anlayacağı varsa da kafası bulanık bir şekilde anlar. O yüzden bana yada bir başkasına sormak yerine açın yüce kitaba bakın. Orada en iyisi yazılı olacaktır, tabiki kendi yorumlarını katmadan Kur'an'ı çeviren bir insanın yazdığı Kur'an'a bakarsanız...demişsiniz

o zaman siz neye dayanarak kendinizin doğruluğundan emin oluyorsunuz? kur'an'ı okumadan bilmeden neye dayanarak kendinizin müslüman olduğunu söylüyorsunuz?

laikliği nasıl islamla bağdaştırıyorsunuz?
delilinizi nerden getiriyorsunuz?
siz eğer kur'an dan delil getirip laikliğin doğru olduğunu söyleseydiniz biraz etkili olabilirdiniz ama bu doğru anlayış sadece sizin benceniz diyebilirim... burada beni tatmin edecek herhangi bir bilginiz yok sanırım! Kuran'ı okumadığınız da zaten her yazınızdan anlamak mümkün!
‘Hiç şüphesiz Kur’an-ı biz indirdik. O’nu tahrif ve tağyirden biz koruyacağız’.
Hicr sûresi,ayet: 9

Kur'an, şüphesiz kelimenin en geniş anlamıyla ilahi mesajı bütün insanları muhatap alan bir "Hidayet", Allah(c.c.)'tan bir öğüt ve hatırlatma "Mev'ıza ve Zikr", doğruyu yanlıştan, hakkı batıldan ayıran "Furkan", yol gösterici ve aydınlatıcı bir "Nur, Rahmet ve bir Şifa"dır. Tirmizi'nin Sünneni'nde yer alan bir Hadiste buyrulduğu gibi: “İçinde Kur'an'dan bir şey bulunmayan kimse harab olmuş bir ev gibidir."


5-İslam dini yalanı, aldatmayı, adaletsizliği ve din arkasına saklanılarak iş yapılmasını sevmez. İşte bununda dünyadaki adı laikliktir. Sonuçta hiç birimiz Allah'ı bilgisiz yerine koymuyoruzdur. Allah hepimizin aklındakini biz düşünmeden bile biliyordur. Şu aralar da görüyorsunuzdur, din arkasından neler yapılıyor. Din Allah için adam öldürmek oldu, din zorlamak oldu. Oysa İslam hiçbir şeyin zorlama ile yapılmaması gerektiğini ve Allah'ın verdiği canı yine Allah'ın alacağını söyler! Hangi İslam'dan bahsediyoruz? Gerçek olan mı? İnsanların beyinlerine göre şekillendirip, din yaymak amacıyla ellerinde silahlarla gezdiklerinden mi? Konya'da kaçak Kuran Kursu yıkılıp çocuklar ölüyor ve hiçbir veli soruşturma açmıyor. Olacağı varmış olmuş, onlar Cennet'e gitti diyorlar. Oysa ki daha ergen olmamış kimselerin Cennet'e giremeyeceği Kuran'da yazılıdır. Bu insanlar nasıl oluyorda çocuklarının Cennet'e gireceğinden bahsediyor? Bu din hangi din? demişsiniz


5-İslam dini yalanı, aldatmayı, adaletsizliği ve din arkasına saklanılarak iş yapılmasını sevmez.demişsiniz
bu konuda hem fikirim...

İşte bununda dünyadaki adı laikliktir.demişsiniz!
neye dayanarak bu kanıya varıyorsunuz! oysa laikler bu aralar kendi aralarında bile çelişki içindeler... asıl laiklik altında insanları sömüren onlardır! ALLAH bize laik mi olun dedi! Peyamber bize Laikmi olun dedi! Kur'an da bize laikmi olun dedi!deliliniz ne?

Sonuçta hiç birimiz Allah'ı bilgisiz yerine koymuyoruzdur. Koymadığınızı nerden biliyorsunuz!?
ilerde zaten koyup koymadığınızı anlayacaksınız onun için şimdilik es geçiyorum...

Allah hepimizin aklındakini biz düşünmeden bile biliyordur. demişsiniz
şüphesiz ALLAH herşeyi bilir!(katılıyorum)

Şu aralar da görüyorsunuzdur, din arkasından neler yapılıyor. Din Allah için adam öldürmek oldu, din zorlamak oldu. Oysa İslam hiçbir şeyin zorlama ile yapılmaması gerektiğini ve Allah'ın verdiği canı yine Allah'ın alacağını söyler! Hangi İslam'dan bahsediyoruz? Gerçek olan mı? İnsanların beyinlerine göre şekillendirip, din yaymak amacıyla ellerinde silahlarla gezdiklerinden mi?

adam öldürme meselesi geniş bir şekilde tartışılır?


din zorlamak oldu. Oysa İslam hiçbir şeyin zorlama ile yapılmaması gerektiğini ve Allah'ın verdiği canı yine Allah'ın alacağını söyler!demişsiniz

Dinde zorlama yoktur. Doğruluk ile sapıklık birbirinden kesinlikle ayrılmıştır. Kim Tağut'u, azgınlığı reddederek Allah'a inanırsa kopması sözkonusu olmayan, sapasağlam bir kulpa yapışmıştır. Hiç kuşkusuz Allah herşeyi işitir, herşeyi bilir.(bakara256)

Evet dinde zorlama yoktur hiç bir kafir zorla müslüman yapılamaz ama ben müslümanım diyen kişiler için zorlamama seçeneği söz konusu değildir! bu ayet sadece kafir olanlar için geçerlidir! müslümanım diye kişilerin ALLAH'ın Peygamberin dediklerine uymak zorundadırlar..."Aralarında hüküm verilmesi için ALLAH'a ve Resûl'üne davet edildiklerinde mü'minlerin sözü ancak, 'İşittik ve itaat ettik' demeleridir. İşte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir." (Nur, 24/51)


Oysa İslam hiçbir şeyin zorlama ile yapılmaması gerektiğini ve Allah'ın verdiği canı yine Allah'ın alacağını söyler!demişsiniz!

tevbe suresi
14- Onlarla savaşınız ki, Allah sizin elinizle onları azaba çarptırsın, kendilerini perişan etsin, sizi onlara karşı üstün getirsin de müminlerin kalb yaralarını iyileştirsin, su serpsin.

15- Kalblerindeki kini gidersin. Allah dilediği kimselerin tevbesini kabul eder. Allah üstün iradelidir ve ne yaparsa yerindedir.

16- Yoksa Allah içinizdeki cihad edenleri ve Allah'dan, Peygamber'den, müminlerden başka hiç kimseyi sırdaş edinmeyenleri belirlemeden sizi kendi halinize bırakacak mı sandınız? Allah yaptığınız her işten haberdardır.

tefsir yapmaya gerek yok sanırım!


Hangi İslam'dan bahsediyoruz? Gerçek olan mı? İnsanların beyinlerine göre şekillendirip, din yaymak amacıyla ellerinde silahlarla gezdiklerinden mi?demişsiniz!

yorumsuz bırakıyorum burayı!
çünkü örnek göstermemişsiniz grup olarak!

Konya'da kaçak Kuran Kursu yıkılıp çocuklar ölüyor ve hiçbir veli soruşturma açmıyor. Olacağı varmış olmuş, onlar Cennet'e gitti diyorlar. Oysa ki daha ergen olmamış kimselerin Cennet'e giremeyeceği Kuran'da yazılıdır. Bu insanlar nasıl oluyorda çocuklarının Cennet'e gireceğinden bahsediyor? Bu din hangi din?demişsiniz


Konya'da kaçak Kuran Kursu yıkılıp çocuklar ölüyor ve hiçbir veli soruşturma açmıyor.demişsiniz

Nereye şikayet edecek?
şeriat mahkemesimi var?
ALLAH'ın dediğine göremi ceza bulacaklar yoksa!
yani islam ceza hukukuna göremi yoksa tc laik ceza hukukuna göremi!
sizce hangi anayasaya göre olmalıdır?

Oysa ki daha ergen olmamış kimselerin Cennet'e giremeyeceği Kuran'da yazılıdır. demişsiniz!

nerede yazıyor örnek gösterseydinizde birde biz görseydik!

her çocuk islam fıtratı üzerine doğar ve onlar belli bir yaşa kadar ALLAH'ın hümayesi altındadır... bu yaş meselesi mesebler arasında tartışmalıdır... kimisi 7 kimisi 12 demiş vs vs... ve bu da bir gerçektir her müslüman yani imanını muhafaza eden kişiler cennete girecektir...bunu ALLAH'ta Kur'an kerimde söylemiştir... peygamberimizde hadisi şeriflerinde söylemiştir!


6-Müslüman insan nasıl mı yaşamalı. Kendimden örnek vereyim. Allah'ın emirlerine elinden geldiğince uyarsan, dinin yasaklarına da elinden geldiği kadar uyarsan bu senin için yeterli olacaktır. Kaldı ki Allah'a inanmak bile bir ibadettir. O'nu yok saymamak bile bir inançtır ve bu büyük inancın mükafatını alırsın. İstersen günah işlersin, dinde zorlama yoktur, silah yoktur! Kimse İslam'ı yok etmeye kalkışamaz, bunun yapılması dünyanın sonu demektir. Kutsal din nasıl olurda yıkılır? Bunu hangi cahil aklı söyleyebilir? Günahınıda işlersen bunun zararı boynunadır. Öbür dünyada cezanı çekersin. İnanarak yaşarsan zaten ne yapman gerektiğini bilirsin, fakat deiğim gibi o sana kalmıştır. Sonuçta İslam'da yaratan-kul ilişkisi vardır. Hristiyanlık gibi günah çıkartmak için bir hocaya ihtiyaç yoktur!demişsiniz

6-Müslüman insan nasıl mı yaşamalı. Kendimden örnek vereyim. Allah'ın emirlerine elinden geldiğince uyarsan, dinin yasaklarına da elinden geldiği kadar uyarsan bu senin için yeterli olacaktır. demişsiniz!

Kur'anı bilmeden neye nasıl uyduğunu nereden bileceksin!
yaklaşık size 12 soru sordum hiç birinden islamdan delil getirek birşeyler anlatmamışsınız! kimin emirlerine uyduğunu nereden biliyorsunuz! tağut nedir diye size sorsam eminim ki ilk defa duymuş olursunuz ama müslümanım deme olayına da gelince herkesten önce müslüman oluyorsunuz!
sizden ben hiç bir müslüman belirtisi göremedim üzülerek söylüyorum inş biraz daha aaraştırmacı biraz daha anlayışlı bir insan olur ve islamı da hacı hocaya bakarak değil, hacı hocanın verdiği delile bakarak hareket ederseniz sapıtmazsınız! çünkü kaynak Kur'an ve peygamber efendimizdir...


amacım sizi rencide etmek değildir...
belki biraz katıda olmuşumdur...
ama ALLAH kur'anı kerim de onlar bilmeden insanları ALLAH'ın yolundan alı koyar der!
ben sadece yanlışlarını düzeltiyorum...
unutmayın ki: inandığı gibi yaşamayan insanlar, yaşadığı gibi inanmaya başlar! aynı sizin bu durumunuz gibi!

Kaldı ki Allah'a inanmak bile bir ibadettir. demişsiniz(katılıyorum)

ibadet ALLAH'ın razı olduğu herşeyi yapmaktır!(namaz, oruc, zekat,hac, farz olanlardır)yani zorunlu olanlarıdır!

O'nu yok saymamak bile bir inançtır ve bu büyük inancın mükafatını alırsın.demişsiniz

zaten insanların ALLAH'ın varlığını kabullenmesi fıtridir...
ancak ahmak kendi fıtratını bozan insanlar ALLAH'ı inkar etmişlerdir...

insanların çoğu ALLAH'ta eksiklik görmüştür ve bu gördükleri eksikleri belli kişilere, belli maddelere, ve belli makamlara vererek yapmıştırlar...
zaten kur'an'ı okuyup anlasaydınız ALLAH insanların çoğu ALLAH'a şirk koşmadan iman etmez der... ama ALLAH şirki yine aynı şekilde affetmeyeceğinide belirtmiştir!
örnek tevbe suresi 31 isterseniz örnek ayetleri çoğaltabilirim...


istersen günah işlersin, dinde zorlama yoktur.demişsiniz

zorlamayı belirtmiştim zaten
istersen günah işlemeye gelince o nasıl bir inançtır:) gülmeden edemiyeceğim...
islam devletinde yaptığın günahlarla cezalandırılırsın! cezasıda da yaptığın günaha göre değişir! laik devlette suç işlersen cezalandırılırsın! islamdada aynı şekilde ceza hukuku vardır! örnek osmanlıya bakman yeterli... osmanlı sizi tatmin etmiyecekse biraz peygamber efendimizin hayatını oku yani siyer oku! kur'an da oku!

1, 2 - Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir alaktan (aşılanmış yumurtadan) yarattı.
3, 4, 5 - Oku! İnsana bilmediklerini belleten, kalemle (yazmayı) öğreten Rabbin, en büyük kerem sahibidir.
6, 7, 8 - Gerçek şu ki, insan kendini kendine yeterli görerek azar. Kuşkusuz dönüş Rabbinedir.
9, 10 - Namaz kılarken bir kulu (Peygamber'i namazdan) menedeni gördün mü?
11, 12 - Ne dersin? o (Peygamber) doğru yolda ise yahut takvayı emrediyorsa!
13 - Ne dersin o (meneden, Peygamber'i) yalanlıyor ve doğru yoldan yüz çeviriyorsa!
14 - (Bu adam) Allah'ın, (yaptıklarını) gördüğünü bilmez mi!
15, 16, 17, 18, 19 - Hayır, hayır! Eğer vazgeçmezse, derhal onu alnından, o yalancı, günahkar alnından yakalarız (cehenneme atarız.) O, hemen gidip meclisini (kendi taraftarlarını ) çağırsın. Biz de zebanileri çağıracağız. Hayır! Ona uyma! Allah'a secde et ve (yalnızca O'na) yaklaş!


Kimse İslam'ı yok etmeye kalkışamaz, bunun yapılması dünyanın sonu demektir. Kutsal din nasıl olurda yıkılır? Bunu hangi cahil aklı söyleyebilir? Günahınıda işlersen bunun zararı boynunadır. Öbür dünyada cezanı çekersin. İnanarak yaşarsan zaten ne yapman gerektiğini bilirsin, fakat deiğim gibi o sana kalmıştır. Sonuçta İslam'da yaratan-kul ilişkisi vardır. Hristiyanlık gibi günah çıkartmak için bir hocaya ihtiyaç yoktur!demişsiniz

öbür dünya meselesi sizin gibi inançlarını vicdanlarına hapseden inanan insanlar için geçerlidir ama tamamen batıl bir düşüncedir...

neresi batıl derseniz?
bu dünyada ALLAH insanları cezalandırmaz düşüncesi tabiiki!

o zamam neden kur'an'a inandınız? neden peygambere inandınız? derim bende size...

fakat deiğim gibi o sana kalmıştır.demişsniz

bu da aynı şekilde kendi fikriniz
islamda kişilerin fikri değil
islam adına edindiği bilgi ölçü edinilir
sizin bu tarz düşünceniz ile yadırgadığınız hacı hocayı geçmişsiniz!


Öbür dünyada cezanı çekersin.demişsiniz

Muhakkaki haklısınız eğer bu dünyada günah işlediyseniz islamın cezalarına göre cezalandırılmamışsanız o zaman ahirette, dünyada yiyeceğin 80-90 sopa yerine 80-90 sene cehennemde yanabilirsin!


İslam'da yaratan-kul ilişkisi vardır. Hristiyanlık gibi günah çıkartmak için bir hocaya ihtiyaç yoktur!demişsiniz

keşke örnek gösterseydiniz bende o'na göre size cevap verseydim... nasıl hacı hocaya gidip günah çıkartıyorlar deliliniz nedir?

zaten aracı koşmanın şirk olduğunu belirtmiştim!
bunun içinde tevbe 31. sureye bakılmasını tavsiye etmiştim...

7-En basit anlamı ile "din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması" Bana göre mi? Dinin olur olmaz her yere sokulmaması, dinin anlamının bozulmaması. Evet Allah bize şah damarımızdan daha yakın fakat hiçbir zaman bize ne yapmamız gerektiğini söylemiyor. Bizleri yaratıyor, doğru yolu gösteriyor ve yaşayın diyor. Bizi sınıyor, bakalım nasıl yaratıklarız? O'nun yolundan mı gidiyoruz, O'nun düşmanının yolundan mı? Yani laiklik dinin her yerde böyle cahilce kullanılmasını engellemektir. Eğer sizin anladığınız din 5-6-7 yaşındaki çocuğa karaçarşaf yada türban giydirmekse, yok ben almıyım. Aksine gerçek İslam bunun da cevabını veriyor. İşte laiklik bu. Gerçek dini, mecazi dinden koruyor.DEMİŞSİNİZ

7-En basit anlamı ile "din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması"demişsiniz...

Devleti oluşturan millettir...
şimdi biz milleti devletten ayırırsak ne olur milletsiz devlet olur!?
peki milletsiz devlet olurmu, tabiiki olmaz...

o zaman şöyle diyebiliriz dini milletten ayırmak:)
milletten dini alırsan ne olur tabiki islamsız bir millet olur!
ama dinsiz olmaz çünkü dinin aslı yaşam biçimidir...
kimin kanunlarına uyarsa onun inancında olur...
islamdada şu kaide vardır itaat kime ise ibadette onadır!

o zaman o millette sizin gibi inandığı gibi yaşamaz, yaşadığı gibi inanan bir millet olur'
zaten laikliğin getiriliş amacıda isteyen istediği putu kendisi seçer! isteyen ALLAH'ın getirdiğine uysun derler ama bu tabi ki sözde kandırmaca!cahil islamı bilmeyen insanları kandırmak için söylenir!eğer insanlar islami bilseyde ve yaşayışlarına geçirseydiler laiklik diye birşey olmazdı!laiklik savunulmazdı...

Bana göre mi? Dinin olur olmaz her yere sokulmaması, dinin anlamının bozulmaması. Evet Allah bize şah damarımızdan daha yakın fakat hiçbir zaman bize ne yapmamız gerektiğini söylemiyor.demişsiniz

inanki gülmemek içim zor duruyorum başlı başına sizin yazdıklarınız çelişki:d ukalalığım için özür!
peki Kur'an nedir bana söylermisiniz?
istersen ben açıklayayım
Kur'an ALLAH'ın sözle insanları uyarması insanlara yol göstermesi, kafiri, mümini, mürtedi, müşriki, münafığı bildirmesi, insanların hayatının her noktasında nasıl konuşacağını nasıl hareket edeceğini neyin serbest(helal) neyin yasak(haram) olduğunu belirtmesi demektir... yani başlı başına bir müslümanın hayatının her noktasında nasıl hareket edeceğini ALLAH Kur'an ile insanlara belirtmiştir...
Allah tarafından indirilmiştir

Ey Muhammed! De ki: "Yemin olsun, eğer insanlar ve cinler bu Kur'ân'ın benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine yardımcı olsalar bile, yine onun bir benzerini meydana getiremeyeceklerdir." (İSRA/88)

Bir de kendilerine ilim verilmiş olanlar, Kur'ân'ın şüphesiz Rabbinden gelen bir gerçek olduğunu bilsinler ve ona iman etsinler de kalpleri ona saygı duysun. Çünkü Allah, iman edenleri doğru yola eriştirir. (HAC/54)

Kendisinde şüphe olmayan bu kitabın indirilişi, âlemlerin Rabbi olan Allah tarafındandır.

Yoksa onu (Muhammed) uydurdu mu diyorlar? Hayır, o senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi korkutman için, Rabbin tarafından gelen bir haktır. Gerek ki, hidayeti kabul ederler. (SECDE/2-3)

O bir şair sözü değildir, siz çok az inanıyorsunuz.

Bir kâhin sözü de değildir, ne de az düşünüyorsunuz!

O, âlemlerin Rabbi tarafından indirilmedir. (HAKKA/41-43)

Bu Kur'ân, Allah'dan başkası tarafından uydurulamaz, lâkin kendinden önceki kitapları tasdik eder ve o kitabı (levh-i mahfuzu) ayrıntılı olarak açıklar. Onda şüphe edilecek hiç bir şey yoktur. Âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir. (YUNUS/37)

"Onu o (peygamber) uydurdu" mu diyorlar? De ki; "Haydi siz de onun gibi bir sûre getirin ve Allah'dan başka, çağırabileceğiniz kim varsa onu da yardıma çağırın. Eğer sözünüzde sadık iseniz (bunu yapın). (YUNUS/38)

Elif, Lâm, Râ. Bu Kur'ân öyle büyük bir kitaptır ki, insanları Rablerinin izni ile karanlıklardan aydınlığa, her şeye galip ve hamde lâyık olan Allah'ın yoluna çıkarman için onu sana indirdik. (İBRAHİM/1)

Ona ne önünden, ne de ardından batıl gelemez. O hüküm ve hikmet sahibi, öğülmeye layık olan Allah tarafından indirilmiştir. (FUSSİLET/42)

Bu kitabın indirilişi, Azîz ve Hakîm olan Allah tarafındandır.(ZUMER/1)

-

Cebrail vasıtasıyla vahyolunmuştur

Onu, müthiş kuvvetleri olan biri öğretti (NECM/5)

Sonra (Cebrail ona) yaklaştı ve (aşağıya doğru) sarktı.

Onunla arasındaki mesafe, iki yay kadar, yahut daha az kaldı. (NECM/9-10)

(Ey Muhammed!) Onlara de ki: "Kur'ân'ı Cebrail, iman edenlere sebat vermek, müslümanlara bir hidayet ve bir müjde olmak için Rabbinin katından hak olarak indirdi. (NAHL/102)

-

Arapça olarak indirilmiştir

Bu, Arapça bir Kur'an olarak, âyetleri bilen bir kavim için ayırt edilip açıklanmış bir kitaptır. (FUSSİLET/3)

Ve işte biz o Kur'ân'ı Arapça bir hüküm olarak indirdik. Yemin olsun ki, eğer sen, sana vahiyle gelen bu bilgiden sonra onların keyiflerine uyacak olursan, sana Allah'dan ne bir dost vardır, ne de bir koruyucu. (RA'D/37)

Muhakkak ki, biz onu anlayasınız diye Arapça bir kitap olarak indirdik. (YUSUF/2)

-

Gönderilişinin bir çok hikmeti vardır

De ki: "Şahitlik yönünden hangi şey daha büyüktür?". De ki: "Allah, benimle sizin aranızda şahittir ve bana bu Kur'ân vahyolundu ki, onunla hem sizi, hem de sizden sonra kendisine ulaşan herkesi uyarayım. Allah'la beraber başka ilâhlar olduğuna siz gerçekten şahitlik eder misiniz?" De ki: "Ben buna şahitlik etmem". "O, ancak ve ancak bir tek ilâhtır ve gerçekten ben, sizin ortak tuttuğunuz şeylerden uzağım"de. (EN'AM/19)

Bu Kur'ân, kendisiyle uyarılsınlar, Allah'ın ancak bir tek ilâh olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye insanlara gönderilmiş bir tebliğdir. (İBRAHİM/52)

Elif, Lâm, Râ. Bu Kur'ân öyle büyük bir kitaptır ki, insanları Rablerinin izni ile karanlıklardan aydınlığa, her şeye galip ve hamde lâyık olan Allah'ın yoluna çıkarman için onu sana indirdik. (İBRAHİM/1)

Onu dosdoğru (bir kitap) olarak (indirdi) ki katından gelecek şiddetli azaba karşı (insanları) uyarsın ve yararlı işler yapan müminlere kendileri için güzel bir mükafat bulunduğunu müjdelesin. (KEHF/2)

(Ey Muhammed!) Onlara de ki: "Kur'ân'ı Cebrail, iman edenlere sebat vermek, müslümanlara bir hidayet ve bir müjde olmak için Rabbinin katından hak olarak indirdi. (NAHL/102)

(Ey Resulüm!) Biz, sana bu kitabı (Kur'ânı) sırf hakkında ihtilafa düştükleri şeyi insanlara açıklaman için ve iman edecek topluma bir hidayet, bir rahmet olsun diye indirdik. (NAHL/64)

(Ey Muhammed!) Biz Kur'ân'ı senin dilin üzere kolaylaştırdık ki, onunla Allah'tan korkup sakınanları müjdeleyesin, inat edenleri de korkutasın. (MERYEM/97)

(Bu), diri olanları uyarmak ve kâfirlere de azab sözünün hak olması içindir. (YASİN/70)

-

İnsanlara bir öğüt ve uyarıdır

Bu Kur'ân, kendisiyle uyarılsınlar, Allah'ın ancak bir tek ilâh olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye insanlara gönderilmiş bir tebliğdir. (İBRAHİM/52)

Bu Kitap (Kur'ân), kendinden önceki kitapları tasdik eden, şehirler anası (Mekke) halkını ve çevresindeki bütün insanlığı uyarman için indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Ahiret gününe iman edenler bu Kitab'a da iman ederler ve onlar namazlarına da devamlıdırlar. (EN'AM/92)

Hayır, hayır, O kur'ân kuşkusuz bir öğüttür.

Dileyen onu düşünür. (MÜDDESSİR/54-55)

Andolsun ki biz size açık açık bildiren âyetler, sizden önce yaşayıp gitmiş olanlardan örnekler ve takvaya ulaşmış kimseler için öğütler indirdik. (NUR/34)

Biz, bu Kur'ân'da akıllarını başlarına almaları için türlü şekillerde (ikaz ve ihtarı) açıkladık. Fakat bu açıklamalar ancak onların nefretini artırmıştır. (İSRA/41)

Bu (Kur'ân) insanlar için bir açıklama, Allah'dan gereğince korkanlar için doğru yolu gösterme ve bir öğüttür. (AL-İ İMRAN/138)

O hiç kuşkusuz, takva sahipleri için unutulmayacak bir öğüttür . (HAKKA/48)

De ki: "Şahitlik yönünden hangi şey daha büyüktür?". De ki: "Allah, benimle sizin aranızda şahittir ve bana bu Kur'ân vahyolundu ki, onunla hem sizi, hem de sizden sonra kendisine ulaşan herkesi uyarayım. Allah'la beraber başka ilâhlar olduğuna siz gerçekten şahitlik eder misiniz?" De ki: "Ben buna şahitlik etmem". "O, ancak ve ancak bir tek ilâhtır ve gerçekten ben, sizin ortak tuttuğunuz şeylerden uzağım"de. (EN'AM/19)

Ancak Allah'tan korkan kimse için bir öğüt olarak (indirdik.) (TAHA/3)

Bu, sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır ki, insanlar onun âyetlerini düşünsünler ve temiz akıl sahipleri ibret alsınlar. (SAD/29)

-

Benzeri kesin olarak yazılamaz

"Onu o (peygamber) uydurdu" mu diyorlar? De ki; "Haydi siz de onun gibi bir sûre getirin ve Allah'dan başka, çağırabileceğiniz kim varsa onu da yardıma çağırın. Eğer sözünüzde sadık iseniz (bunu yapın). (YUNUS/38)

Ey Muhammed! De ki: "Yemin olsun, eğer insanlar ve cinler bu Kur'ân'ın benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine yardımcı olsalar bile, yine onun bir benzerini meydana getiremeyeceklerdir." (İSRA/88)

-

Allah'ın koruması altındadır

Rabbinin sözü hem doğrulukça, hem de adaletçe tamamlanmıştır. O'nun sözlerini değiştirebilecek hiç kimse yoktur. O, işitendir, bilendir. (EN'AM/115)

Hiç şüphe yok ki, Kur'ân'ı biz indirdik, elbette onu yine biz koruyacağız. (HİCR/9)

Korunmuş bir kitaptadır. (VAKIA/78)

Ona ne önünden, ne de ardından batıl gelemez. O hüküm ve hikmet sahibi, öğülmeye layık olan Allah tarafından indirilmiştir. (FUSSİLET/42)

-

Açık ve anlaşılırdır

(Ey Muhammed!) Biz Kur'ân'ı senin dilin üzere kolaylaştırdık ki, onunla Allah'tan korkup sakınanları müjdeleyesin, inat edenleri de korkutasın. (MERYEM/97)

İşte biz onu (Kur'ân'ı) böylece, apaçık âyetler olarak indirdik. Şüphesiz Allah dilediğini doğru yola eriştirir. (HAC/16)

Ve Allah âyetlerini size açıklıyor. Allah, (işin iç yüzünü) çok iyi bilir, tam bir hüküm ve hikmet sahibidir. (NUR/18)

Allah, size Kitab'ı (Kur'ân'ı) açıklanmış olarak indirdiği halde, ondan başka bir hakem mi arayayım? Kendilerine kitap verdiklerimiz, o Kur'ân'ın, gerçekten Rabbin katından hak olarak indirilmiş olduğunu bilirler. O halde sakın şüphe edenlerden olma. (EN'AM/114)

-

Ayrıntılı açıklanmıştır

Elif-Lâm-Râ. Bu öyle bir kitaptır ki, âyetleri muhkem kılınmış, sonra da herşeyden haberdar olan hikmet sahibi Allah tarafından âyetleri ayrıntılı olarak açıklanmıştır (HUD/1)

Suçluların tuttuğu yol açığa çıksın diye, âyetleri işte böyle genişçe açıklıyoruz. (EN'AM/55)

Kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye yıldızları sizin için yaratan O'dur. Şüphesiz biz, bilen bir toplum için âyetleri geniş bir şekilde açıkladık. (EN'AM/97)

De ki: "O'nun üstünüzden ve ayaklarınızın altından azab göndermeye, yahut sizi fırkalara ayırıp kiminizin kiminize hıncını tattırmaya gücü yeter". Bak, âyetlerimizi nasıl inceden inceye açıklıyoruz ki, onlar iyice anlasınlar. (EN'AM/65)

İşte Rabbinin doğru yolu budur. Şüphesiz biz, hatırlayıp ibret alan bir kavim için âyetleri geniş bir şekilde açıkladık. (EN'AM/126)

-

Allah'ın nurudur

Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kâfirler hoş görmese de Allah nurunu tamamlayacaktır. (SAF/8)

Ey insanlar! Size Rabbinizden bir delil (Muhammed) geldi ve size apaçık bir nur indirdik. (NİSA/174)

Ey kitap ehli! Kitaptan gizlemiş olduğunuz şeylerin çoğunu açıklayan, çoğundan da vazgeçen peygamberimiz size geldi. Ayrıca size, Allah'tan bir nur ve apacık bir kitap da gelmiştir. (MAİDE/15)

İşte biz böylece sana da emrimizden Kur'ân'ı vahyettik. Yoksa sen kitap nedir? İman nedir? bilmiyordun. Fakat biz onu bir nur kıldık. Onunla kullarımızdan dilediğimizi doğru yola iletiyoruz. Şüphesiz ki sen de insanları doğru bir yola götürüyorsun. (ŞURA/52)

Artık Allah'a, Resulüne ve indirdiğimiz nura (Kur'ân'a) inanın. Allah yaptıklarınızdan haberdardır. (TEGABÜN/8)

-

İman edenler için şifa, hidayet ve rahmettir

O, güzellik ve iyilik yapanlar için bir hidayet ve rahmettir. (LOKMAN/3)

Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, gönüller derdine bir şifa, müminlere bir hidayet ve rahmet geldi. (YUNUS/57)

(Ey Resulüm!) Biz, sana bu kitabı (Kur'ânı) sırf hakkında ihtilafa düştükleri şeyi insanlara açıklaman için ve iman edecek topluma bir hidayet, bir rahmet olsun diye indirdik. (NAHL/64)

Biz Kur'ân'dan, iman edenler için bir şifa ve rahmet kaynağı olan âyetler indiriyoruz. Zalimlerin de ancak zararını artırır. (İSRA/82)

Ve o, müminler için gerçekten bir hidayet rehberi ve rahmettir. (NEML/77)

Onlara (arzularına göre) bir âyet getirmediğin zaman, derleyip toplasaydın ya derler, sen de de ki; ben ancak Rabbimden bana ne vahyolunuyorsa ona uyarım, işte bütünüyle bu Kur'ân, Rabbinizden gelen basiretlerdir (kalp gözünü açacak beyanlardır), iman eden bir kavim için hidayettir, rahmettir. (A'RAF/203)

Bu (Kur'an) insanların kalb gözünü açan bir nur, kesin bilgi edinmek isteyen bir toplum için de hidâyet ve rahmettir. (CASİYE/20)

Sen, bu kitabın sana vahyolunacağını ummuyordun. Bu ancak Rabbinden bir rahmettir. O halde sakın kâfirlere arka çıkma! (KASAS/86)

Biz o gün, her ümmet içinde, kendilerinden kendi üzerlerine bir şahit göndereceğiz. Seni de onların üzerine şahit getireceğiz. Bu kitabı da, her şeyi açıklayan ve müslümanlara doğruyu gösteren bir rehber, bir rahmet kaynağı ve bir müjdeleyici olarak indirdik. (NAHL/89)

-

Sözlerin en güzelidir

Allah, kelamın en güzelini ikizli, ahenkli bir kitap olarak indirdi. Ondan Rablerine saygısı olanların derileri ürperir. Sonra derileri de, kalpleri de Allah'ın zikrine karşı yumuşar. İşte bu Allah'ın rehberidir. Allah, onunla dilediğini doğru yola çıkarır. Her kimi de Allah şaşırtırsa, artık ona doğru yolu gösterecek yoktur. (ZÜMMER/23)

Hem sözün güzelini işitecek duruma ulaştırılmışlar, hem de övülmeye layık (olan Allah'ın) yoluna eriştirilmişlerdir. (HAC/24)

-

Farz kılınmıştır

(Resulüm!) Kur'ân'ı (okumayı, tebliğ etmeyi ve ona uymayı) sana farz kılan Allah, elbette seni (yine) dönülecek yere döndürecektir. De ki: "Rabbim, kimin hidayetle geldiğini ve kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu en iyi bilendir." (KASAS/85)(alıntı)

Bizleri yaratıyor, doğru yolu gösteriyor ve yaşayın diyor. Bizi sınıyor, bakalım nasıl yaratıklarız? O'nun yolundan mı gidiyoruz, O'nun düşmanının yolundan mı? Yani laiklik dinin her yerde böyle cahilce kullanılmasını engellemektir. Eğer sizin anladığınız din 5-6-7 yaşındaki çocuğa karaçarşaf yada türban giydirmekse, yok ben almıyım. Aksine gerçek İslam bunun da cevabını veriyor. İşte laiklik bu. Gerçek dini, mecazi dinden koruyor.DEMİŞSİNİZ

Doğru yol neydi peki? pek uyduğunuzu gösteren herhangi bir düşünceniz yok zaten... kendi kendinize bir yol bulmuşsunuz ismini islam koymuşsunuz halbuki hiç bir alakası yok! ama knedi vicdanınızı rahatlatmanız içinde bu yolu doğru görmektende başka çarenizde yok gibi! zaten yolunuzu aslında çizmişsiniz! Kur'an'a gerek yok ki sizin için Peygamberede gerek yokki! biz burda ne diye boşa kendimizi yoruyoruz!açıkça desen ben inanmıyorum daha iyi olurdu sizin şu durumunuz münafıkların kine benziyor! be şayet sizin yerinizde olsaydım ki olmak istemem münafıklık ile kafirlik arasında kalsam direkt kafirliği seçer saffımı belirlerdim!

evet haklısınız zaten laiklik konusunda
laiklik size göre cahilce olan şeylerin önünü tıkamaktır. ama bana göre değil çünkü laiklik
islamın önünü tıkamaktadır
ALLAH'ın nurunun yeryüzüne dağılmasına engel olmaktadır...
“Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Hâlbuki kâfirler hoşlanmasa da Allah mutlaka nurunu tamamlayacaktır.” (Tevbe 32)


Akıllı insan, akılsız insanın en son yaptığını ilk önce yapandır!(alıntı)

8-9-10-11-12 daha sonra cevaplayacağım zaten onlarda arada çözüldü aslında ama yinede detaylı bir şekilde açıklamak sizin ve sizin gibi düşünen insanlar için dada iyi olur diye düşünüyorum...

Sağlıcakla!

Yazan: A.Y Tarih: August 17, 2008 6:20 AM

Doğrusu açıklanması gerekenler tam anlamı ile açıklandı diye düşünüyorum. Madem biz-siz farklılığını yazılarınızda belirttiniz, bizi kutuplara ayırdınız, e bana diyecek pek birşey kalmıyor. Bizim taraftakilerde beni anlarlar diyeyim

Yazan: Yiğithan AKMAN Tarih: August 17, 2008 5:32 PM

sayn Yiğithan AKMAN

"Doğrusu açıklanması gerekenler tam anlamı ile açıklandı diye düşünüyorum. Madem biz-siz farklılığını yazılarınızda belirttiniz, bizi kutuplara ayırdınız, e bana diyecek pek birşey kalmıyor. Bizim taraftakilerde beni anlarlar diyeyim" demişsiniz

Doğrusu açıklanması gerekenler tam anlamı ile açıklandı diye düşünüyorum.demişsiniz!

ben sizi kutuplara ayırmadım... sizin kendi benceniz sizi kutuplara ayırdı...
Benim yazdıklarımın hepsi delilli...
siz kur'an'a inandığınızı iddia ettiniz bende örneklerle size belirttim...
dikkat ederseniz doğru düşüncelerinize doğru demişimdir!
eğer siz kur'an dan delil getirip doğrularınızı açıklasaydınız eminim ki sizin ile hem fikir olurduk!
ama olmayan delillerle yanlışlarınızı doğrulamamıda beklemeyin benden...
Ben insanları dışlayan bir insan değilim...
bir müslümanın vazifesi insanlara doğruyu bildirmesidir!
bende size doğrulardan başka birşey yazmadım...
zaten yanlış olanı ilk önce ben yaşamam, yaşasam bile birileri benim yanlış olduğumu deliller ile ıspatlarsa vazgecmesini de bilirim ben yanlışlardan...

çünkü zamanla hatayı terketmek akıllı işidir, hatasında gurur yapıpta savunan kişi ise cahil kişidir!

e bana diyecek pek birşey kalmıyor. Bizim taraftakilerde beni anlarlar diyeyim" demişsiniz

insanları kutuplara ayırma meselesini zaten siz önceden yapmışsınız!

bizim taraftakilerde beni anlar!
işte çelişki böyle birşeydir!
her sözünüz başlı başına zaten çelişki...
ben hayret ediyorum nasıl doğruluğunuza bu kadar emin oluyorsunuz?
akıllı insan kendi yazdıkları ile çelişmez!
söylemlerin ve eylemlerin birbirlerini tutması çok önemlidir...
onun için söylem ve eylemlerinizde hem fikir olun!
ve şunuda belirtmek istiyorum
Din insanı küçük düşürmez, İnsan kendini büyük göstermedikçe!
eğer bu yazdıklarımdan rencide olmuşsanız şu noktayı sakın unutmayın ben delillerimi genelde islamdan getirdim... ve ben sizi değil siz kendinizi küçük düşürdünüz!

Muhammed arkadaşa bulunduğunuz tavsiyeyi bende size öneriyorum...
oku,
ama
Kur'an oku
oku,
ama Peygamber hayatı oku
oku,
ama sahabe hayatı oku
zaten Kur'an'ın ilk emride oku ALLAH'ı tanı
ALLAH'ı bilki cehaletin dinsin
kalbin mutmain olsun
ALLAH'ın emirlerini bil
ALLAH'ın emirlerine muhalefet edenleri gör tanı
o zaman başka birşeyler okumana gerek kalmayacak diye düşünüyorum...

Sağlıcakla

Yazan: A.Y Tarih: August 17, 2008 10:02 PM

Sayın A.Y

Yorumlarınızda yaptığınız tavsiyelerinizden dolayı öncelikle teşekkür ederim. Ben okuyacağımı yine okurum, yapacağımı yine yaparım... Bana kendi kendimle çelişkiye düştüğümü söylemişsiniz. Bazı soruları cevapsız bıraktığımdan bahsetmişsiniz. Ben, bana yöneltilen her türlü soruların altından kalktığımı düşünüyorum. Hesap veremeyeceğim hiçbir şey yok. Bir söz söylemek istiyorum. "SEN NASIL ANLATIRSAN ANLAT, KARŞINDAKİ ANLAMAK İSTEDİĞİ ŞEKİLDE ANLAR" Bu söz üzerine söylenecek pekde birşey yok diye düşünüyorum. Evet kendime, aklıma, bilgime ve fikirlerime güvenim tam. Nede olsa doğrunun yanlışı olmaz, bunu birgün herkes anlayacak.

Yazan: Yiğithan AKMAN Tarih: August 18, 2008 9:29 PM

Yorumum hakaret yada benzeri birsey icermiyor, neden israrla yayinlanmyor? Burada yorum yazmamiz uygun gorulmuyorsa, bunu acikca yazabilirsiniz! Yorum yeri koyup yorumlari yayinlamamak dogru birsey degil!

Yazan: fuatogl Tarih: August 18, 2008 9:35 PM

Sayın Yiğithan AKMAN

Benim yazdığım hiç bir sorunun cevabını veremediniz.Kendinizce getirdiğiniz delillere ben örnekler yanlış veya doğru olduklarını açıkladım.

Evet yazdıklarınızla çeliştiğinizi söyledim çünkü görünen köye klavuz istenmez!


Ne kadar bilirsen bil,ne kadar anlatırsan anlat senin bildiğin ve anlattıkların karşında ki insanın anlayabildiği kadardır. ve sen karşında ki insanın hafızasının aldığı kadar bilgilisin(Hz Ömer)
Hem fikirim


Doğrunun yanlışı olmaz!

O zaman herkes kendi fikirleri çerçevesinde kendince doğru demek istiyorsun.
Her ideoloji ve bu ideolojilerin savunucuları kendi fikirleri çerçevesinde doğrular.
O zaman Hitler doğru, Mao doğru, Bush doğru, Stalin doğru,Öcalan doğru, Atatük doğru, vs vs.


O zaman içki içmek, fuhuş yapmak, adam öldürmek, adam gasp etmek kişilerin kendince edindiği ideale göre doğru.

O zaman muhammed arkadaşı kendi bildiğiniz doğrular çerçevesinde karalamayın. çünkü Muhammed arkadaşta kendi bilidiği doğrular çerçevesinde doğru.

Yine söylemleriniz ve eylemleriniz çelişmiş.
Çünkü muhammed arkadaşa oku demiştiniz, Madem sizin dediğiniz gibi herkes kendi anlamak istediği şekilde anlıyorsa muhammed arkadaşa neden tavsiyede bulundunuz? Muhammed arkadaşta sizin dediğiniz gibi ne kadar anlatırsan anlat kendi anlamak istediği gibi anlayabilir.

Ozaman bu portalda ki insanların amacı ne? Herkesin kendince bildiği doğrular var!
Gerek yok ki başka fikirlere, başka doğrulara.
ya Peki sizin burada ki amacınız ne?

Zaten baştan ben sizin böyle bir karakterde olduğunuzu bilseydim kesinlikle size birşey yazmazdım. Çünkü ahmak insanlar kendi bildiği yanlışlarla kendilerini hep doğru bilirler.
ve hiç bir doğru için ne bir örnek ne de bir kaynak gösterirler.
Kaynaklara inildiği zaman örnekler sunulduğu zaman susarlar ama hiç bir zaman da kendi bildiği yanlışlarından gururundan dolayı dönmezler. çünkü onlarda bu inanç vardır eğer ben bu doğruları kabullenirsem küçük düşerim.
ve her zamam da bu mantık çerçevesinde git gide küçülürler. ve kendi yanlışlarını doğrulamak içinde hemen kendi fikirlerinde olan kişilere müracaat ederler. Sanki o arkadaşları onu doğrularsa doğru olacakmış gibi!

SEN NASIL ANLATIRSAN ANLAT, KARŞINDAKİ ANLAMAK İSTEDİĞİ ŞEKİLDE ANLAR( Şunuda belirteyim bu söz ahmak insanlar için geçerlidir yani siz burada bu sözü kabullenerek ahmak olduğunuzu kendiniz belirttiniz. Oysa biz burada doğruları, yanlışları tartışıyoruz ve eğer yanlışlarımız var ise o yanlışlardan vazgeçmek için buradayız. )

Cahil dosttan ziyade akıllı düşmanına güven.
Cahil ile sakın Latife (şaka) etme. Dili zehirli olduğundan gönlünü yaralar.
Cahil, ne kendi eksiğini görür, ne de öğütlere kulak asar.
Cahilden uzak kalmak, akıllıya yaklaşmakla eşittir.
Cahiller çoğalınca bilginler garip olurlar.
Can gözü kör olunca, gözle görüşün bir yararı yoktur.
Cehaleti ilimle geri çevirin.
Cehalet ve gaflet alimin kalbinde olmaz. Fakat alimler, zengin cahillerin karşısında, ancak ilim sayesinde yükselirler.
Cenabı Hak, Kibir edenleri bayağı ve aşağılık kılar. (Hz Ali)

Sağlıcakla

Yazan: A.Y Tarih: August 19, 2008 2:08 PM

Yahu inanın pes diyorum. Ne kadar geri zihniyetli, anlamları kendi kafanıza göre yoran bir kişiliksiniz böyle... Size diyecek sözüm yok. Zaten bu ülke sizin gibiler bu hale geldi. Her laftan başka birşey doğuruyorsunuz, her sözün altında başka birşey arıyorsunuz ve her lafı çok güzel çevirip dilediğiniz yere sıkıştırıyorsunuz. Helal olsun!

Yazan: Yiğithan AKMAN Tarih: August 20, 2008 5:59 PM

:) geri zihniyetli deyince kastınız ne?
oysa benim yazdığım ve örneklendirdiğim herşey ileri görüşlülük. kelimeler gayet açık ve örnekli
söylem ve eylemlerimde de senin kendi örneklendirdiklerin ile hiç çelişmemiş.

senin ileri diye nitelendirdiğin şeylerde bana göre geri olabilir.
zaten herkes de kendi ideoloji çerçevesinde diğer kişileri gerici olarak görür.
bu gayet normal.
o zaman sen ileri görüşlüğü nasıl tanımlıyorsun. sana göre ileri görüşlülük ne demek. ve de zıttı olan gericilik ne demek.
yoksa ileri görüşlü olmak kendi bildiğimden başka doğruları kabul etmem mi demek.
sıkışınca mı o tür şeylere baş vuruyorsun:D
oysa ben sana açıklamalı ve örnekli gösterdim yazdığım herşeyi.
ve de örneklerle ssenin savunduğun benceleri çürüttüm..
2+2=4 eder 5 etmez arkadaş.
mantık yaptın bende mantığına karşılık mantık yaptım. müslümanım dedim okudum dedim bende sana delillerini sun dedim. ve de yanlışlarını hep Kur'an delilleri ile çürüttüm. yanlış dediklerin doğru, Doğru dediklerin yanlış çıktı. eğer doğruluğunu iddia ediyorsan o zaman neden benim yazdıklarıma karşı delillerini getirip çürütmedin.
Din bir nasihattır bende sana din çerçevesinde nasihatlerde bulundum.
senin gibi insanlar ancak kendi benceleri yüzünden insanları ALLAH yolundan alı koyar.

Yazan: A.Y Tarih: August 20, 2008 11:14 PM

sayın Yiğithan AKMAN

İsterseniz Laikliğide açalım biraz. laiklik kavramının ne manaya geldiğini ve bu kavramın milyonlarca insanı nasıl kitlediğini laik olan kişilerin kendi açıklamaları ile bilelim ve de bunu islam ile kıyaslayalım.

daha önceden konuştuğum biri:

"LAİK ANLAMI : kökü, grekçe "halktan yana olan" anlamına gelen laikos (ki >>bu laikos da; laos "halk" sözcüğünden türetilmiştir) olan kavram. peki ne >>alakası vardır bu bizim bildiğimiz; "din işleri ile devlet işlerinin >>birbirinden ayrılması" anlamıyla? izah edelim efendim. eskil* yunan'da >>erk, soylu sınıfın tekelindeydi ve bu şahıslar sahip oldukları erki >>gerekçelendirmek için köklerinin tanrılarla bir alakası olduğu iddiasında >>bulunurlardı (çünkü her ne hikmetse tanrılar sıradan insanlarla değil, hep >>kral kızları ile falan girmişlerdir cinsel ilişkiye) (bkz: mitoloji). tabi >>zamanla demokratlar da yönetimde söz sahibi olma gayretine düştüler. >>tahmin edileceği üzre soylu sınıfın savlarına karşı söyledikleri ilk söz: >>"siz tanrılardan yana iseniz biz de laikiz (yani halktan yanıyız)" oldu. >>işte o zaman, bu zamandır dini yönetimden uzak tutmak isteyenler hep bu >>kavramı kullanmışlardır."

işte sizin gibi laik birinin laikliğe getirdiği tanım..

İsterseniz bu kişinin ne demek istediğini tam olarak açıklayayım.
yanlış olan yerlere de müdahalede bulunabilirsiniz daha sonra.

grekçe "halktan yana olan. demiş
halk yani millet-ulus
ondan sonra devlet ve din işlerinin birbirinden ayrılması demiş.
Daha önceden belirtmiştim ama tekrar belirteyim belki daha iyi olur.

Şimdi Bir devletin, devlet olabilmesi için temelinde millet olması lazım. çünkü milletsiz devlet olmaz.

şimdi biz devlet ile din işlerini bir birinden ayırdık. yani otomotikmen milletten dini ayırdık.
şimdi biz devlet otoritesinden dini aldığımız zaman ve bu devletin yapısını millet oluşturuyorsa biz burada kimden dini almış oluyoruz. tabiiki yine milleten.bunun için daha fazla laf kalabalığı yapıp ortalığı bulundurmaya gerek yok diye düşünüyorum.

zaten laikçilerin biz halktan yanayiz tanrılardan değil demesi bunun en açık örneği değilmi.

yani bu düşünceyi islam ile kıyaslarsak bu laik kişilerin demek istedikleri, biz ALLAH'a, kur'an'a ,Peygambere, meleklere inanmıyoruz.
Siz eğer bunlardan yana iseniz bizde halktan yanayız.

bırakın halktan yana olmalarını, bakalım türkiyede yaşayan halk laiklerin yanında mı tabiki değil.
eğer öyle birşey olsaydı o zaman bütün tarikatlar oyunu akp ye değilde chp ye verirdiler diye düşünüyorum. tabi bu oy verme meselesi de islam'i ölçüler arasında doğrumu yanlış mı diye geniş bir şekilde tartışılır.

ve her kim şeriatı getireceğiz demişse bu ülkede büyük bir patlama ile hep seçimleri fazlasıyla aşarak gelmiştir.örnek menderes,kutan, erbakan, ve tayyip.


yani burada halk laiklere aslında siz bizim yanımızdasınız ama biz sizin yanınızda değiliz demek istemişler,
ama ahmaklıklarından mı olsa gerek bir türlü bunu anlayamamışlar vede halka karşı zorbalık kullanarak halkı kendi egemenlik tekelinin altında bırakmak istemişlerdir. bu zorbalığıda yapan parti chp kurum ise tsk'dır. çünkü tsk. laikliğin teminatıdır.

Aslında laikliğin felsefesinde Egemenliği yani yönetimi, yöneticileri millet seçer.
ve bu milletin seçtikleri kişiler kanun çıkartıp insanlara helali(serbesti)haramı(yasağı)belirler.Bu insanların çıkarttığı kanunlarla halk cezalara tabii olacak.İslamın ki ile değil!

"Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir"m.k.a.

"Egemenlik kayıtsız şartsız ALLAH'ındır" Yusuf 40 suresi
Fazla derine inmeye gerek varmı görünen köye klavuz istenirmi!

işte ben böyle belirttim daha iyi açıklayabiliyorsan ve benim yanlış olduğumu iddia ediyorsan buyurun diyeyim sana.

İslam bir dindir ve allah indinde tek hak dindir ve ALLAH'a giden dosdoğru yoldur.
Allah indinde hak din ancak İslam’dır.) [Al-i İmran 19]

(Kim İslam’dan başka din ararsa, bilsin ki, o din asla kabul edilmez.) [A.İmran 85]

Ve laiklik de bir dindir.ve demokrasiye giden bir yoldur.

Din kelimesi Kur'an'ı Kerim'de Şu Dört Anlamda Kullanılmıştır:

1- Üstünlük, egemenlik, itaat, emir, itaate zorlamak, köle ve kişiyi itaatkar olacak şekilde zorlayıcı bir kuvvet kullanarak köleleştirip itaat ettirmek... Yüce egemenlik, sahibinden gelen üstünlük ve galibiyet. Bu anlamları ile din kelimesi her türlü tezellil ve boyun eğiş manasını taşımaktadır...

Rasulullah (sav) Şöyle Buyurmuştur:
Akıllı kimse odur ki nefsine hakim olup zelil kılar ve ölümden sonrası için çalışır.

Ahir zamanda herkes (kendi) bildiği doğruya hayran kalacak, ve o zaman insan sayısı kadar din ortaya çıkacaktır.

2- Birine itaat etmek, kölelik yapmak, onun hizmetine girmek uşağı olmak, onun hakimiyeti ve otoritesi altında zilleti ve boyun eğmeyi kabullenmek, hizmetkarlık yapmak.

Ve tabiri caizse itaat kime ise ibadette o'nadır sözü yerinde olur...

3- Ceza mükafat, muhakeme, hesap, muhasebe, yargılama.

4- Şeriat, kanun,yol,mezhep,millet,adet Suçlular için öngörülen cezalar, kanunlar, uyulan yol.

Şimdide rab sıfatı:


İbnul-Enbârî’ye göre Rabblık, yani bir şeyin Rabbi olmak üç mânâya gelir:

1. Mâlik olmak; yani tasarrufu, kudreti altında bulunan her şeyin yegane sahibi ve idarecisi olmak. İşte sadece o Rabb, bütün onların sahibi, yöneticisi ve istediği gibi, ilmine ve iradesine uygun olarak tasarrufta bulunandır.

2. Kendine itaat edilecek, boyun eğilecek efendi anlamını da ifade eden Rabb, Kur’an-ı Kerim’deki “Mevlâ” kelimesiyle eş anlamlıdır. Yine o Rabb, kendisine itaat edilecek, emirlerine uyu-lup, yasaklarından uzak durulacak yegâne, tek efendi anlamına da gelir.

3. Rabb; ıslâh eden, arıtıp, saflaştırıp, olgunlaştıran anlamındadır. Yani o Rabb, her şeyi düzelten, sivrilikleri, çıkıntıları tesviye eden, tam bir şekilde halden hale geçirerek düzenleyen, terbiye edendir. Bilindiği gibi Rabb kelimesinin asıl mânâlarından biri de “terbiye eden” anlamıdır.

Burada zikredilen bu üç mânâdan kolayca anlaşılmıştır ki; Rabb kelimesi Allah Teâlâ için kullanılmaktadır. Ancak Arap dilinde isim tamlaması şeklinde (izafet terkibi olarak) insan için de kullanılmıştır. Meselâ; “evin sahibi”, “devenin sahibi” gibi anlamlarda da kullanıldığı görülmektedir.

Kur’an-ı Kerim’de ise “rabbim, rabbın, rabbimiz, rabbınız…” gibi iyelik zamirlerine bitişik olarak da kullanılmıştır. Meselâ; ilk nazil olan ayetlerde; “Ey Muhammed, yaratan Rabbinin adıyla oku!.. Kalemle öğreten Rabbin kerem sahibidir.”

“Rabbimiz, eğer unutacak veya yanılacak olursak bizi sorumlu tutma! Rabbimiz, bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme!. ” (el-Bakara, 2/286) buyurulur.

ve arkadaş şunuda açıklayayım kendi anlamak istediğin gibi anlama dediğim gibi görünen köye klavuz arama!
Sağlıcakla

Yazan: aLaaDDiN YüCe Tarih: August 21, 2008 3:38 AM

Sayin Mustafa Akyol..yorumum defalarca gondermeme ragmen yayinlanmadi, sansurluyorsunuz yani. Hic mi gerece gostermeyeceksiniz? Bari gerekce gosterin ki en azindan is tam olsun...


MUSTAFA AKYOL'UN: ORTADA BİR SANSÜR YOK. GELEN YORUMLARI HAKARET VE KİŞİLİĞE YÖNELİK SALDIRI İÇERMİYORSA YAYINLIYORUM. BAZEN TEKNİK SEBEPTEN YORUM DÜŞMÜYOR. TEKRAR GÖNDERİLMESİNİ ÖNERİRİM.

Yazan: fuatogl Tarih: August 23, 2008 1:59 AM

Yorum Ekleyin...





(you may use HTML tags for style)