« Asya’nın Yükselişinden Türkiye’ye Dersler | Ana Sayfa | Eğer 1923’te Halka Sorulsaydı... »

July 2, 2008

Tüm Dünya Laikçilerin Düşmanı mı?

[2 Temmuz 2007 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt, geçen hafta Turkish Daily News gazetesine bir söyleşi verdi ve "biz Türkiye'de laikliğin tehlike altında olduğunu düşünmüyoruz" dedi. Aynı zamanda Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin de başkanı olan İsveçli politikacı şöyle konuştu:

"Avrupalı gözlemcilerin hiç biri, Türkiye'de bu konuda kendilerini rahatsız eden bir şey görmüyor. AK Parti'nin başörtü konusunda attığı adım, Avrupa standartları açısından gayet normaldi. Bizim gördüğümüz şey, normal bir demokratik reform sürecinden ibaret."

Bildt, Avrupa açısından asıl "anormal" olanın kapatma davası ve ordunun siyasetteki rolü olduğunu da belirtti.

Evet, "Avrupalı bakışı"yla Türkiye böyle gözüküyor. Ama biliyoruz ki Türkiye'de "Avrupai yaşam tarzı"na tutkun olanların büyük çoğunluğu, "laiklik elden gidiyor, AKP kapatılsın!" havasında.

İyi de bu büyük "algı uçurumu" nereden geliyor?

Belli ki Avrupalıların "laiklik" derken kast ettikleriyle, bizdeki "laikçiler"in kafasındaki birbirinden çok farklı. Avrupalılar, laikliği toplumdaki farklı inanç ve yaşam biçimleri karşısında tarafsızlık olarak anlıyor. Bizimkiler ise, "laik yaşam biçimi" diye adlandırdıkları bir şeyi herkese dayatmaktan söz ediyorlar. Avrupa’daki laiklik demokrasinin bir unsuru. Bizdeki laiklik ise demokrasinin alternatifi.

Türk laikçileri, Avrupa ile aralarındaki bu algı uçurumuna iki farklı açıklama getiriyor. Aralarından daha “Avrupa görmüş” olanları, “Batı’nın bizi anlamadığı”, Türkiye’nin özel şartlarını kavramadığı, hatta daha açık konuşmak gerekirse “İslamiyet’in ne kadar tehlikeli bir din olduğunu” fark etmediği iddiasında. Daha içe kapalı laikçiler, ya da yaygın deyimle “ulusalcılar” ise, Avrupa’yı saflıkla değil hinlikle suçluyor, “ılımlı İslam komplosu” gibi kendi uydurup kendi inandıkları teorilerle tatmin buluyor.

Enteresandır ki hiç birinin aklına, “acaba bizde bir hata olabilir mi”, “sakın bizim laiklik anlayışımızda bir sorun olmasın” gibi sorular gelmiyor. Böyle “vesveselere” kapılmak, “Cumhuriyet’in temel nitelikleri” hakkında alternatif yorumlara kapı aralayacağı için, “sapkınlık” sayılıyor. Bu yorumlar dış dünyadan gelince de, tüm bu dış dünya gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde oluveriyor.

Durum aslında ünlü “Temel fıkrası”ndaki traji-komediye benziyor. Hani bir gün Temel otoyolda yanlış şeride girmiş ve ters yönde ilerlemeye başlamış. O sırada radyodan acil anons yapılmış: “Tüm sürücüler, dikkat, otoyolda bir araç yanlış yönde hareket ediyor.” Temel ise sinirlenmiş: “Ne bir tanesi, hepsi yanlış yönde!”

Buradaki “Temel”in sahip olduğu “cehalet temelli aşırı özgüven”, bizdeki laikçilerin de ortak özelliği. Bu cehalet ise “öğretilmiş” bir şey ve kaynağında dogmatik bir “düşünce sistemi” yatıyor. Sistemin tek bir kuralı var: Kemalist ideolojinin hatasızlığını bir “veri” olarak kabul etmek, başka her şeyi buna göre değerlendirmek. Yani bu ideolojnin bağlıları, “hayatta en hakiki mürşit ilimdir” lafını dillerinden düşürmeseler de, aslında “hayatta en hakiki mürşit Kemalizm’dir” ilkesiyle hareket ediyor. İş, Kemalizm’in sorgusuz-sualsiz kabulü ile başlıyor, “akıl ve bilim” ondan geliyor. Ama “akıl ve bilim”in bizzat Kemalizm’i sorgulamak için kullanılmasına izin yok. Öyle yapanlar “hain,” “iç düşman” veya “satılmış” oluyor.

Buna “Atatürkçü düşünce sistemi” diyenler de var. Oysa “Atatürkçü düşünmeme sistemi” dense daha doğru olur. Düşünmenin önüne set çekiyor çünkü.

NOT: Dün, Ergenekon soruşturması kapsamında 25’e yakın önemli isim gözaltına alındı. Bu soruşturmanın iddianamesi bir an önce hazırlansa ve suçlama ve deliller hakkında kamuoyuna bilgi verilse iyi olacak. Aksi halde bunun “siyasi” bir soruşturma olduğu görüşü ağırlık kazanabilir.

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: July 2, 2008 4:01 PM

Okur Yorumları

(NOT: Yazılar üzerine yapılan yorumların sitede yer alması, bunların Mustafa Akyol tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına kesinlikle gelmez. Aksine, farklı ve karşıt görüşleri ifade eden yorumlar da kabul edilmektedir. Ancak saldırgan, düzeysiz veya konuyla ilgisiz yorumlar reddedilecektir. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, standart yorum kurallarını dikkate almanız önemle rica olunur.)

Hatırlarmısınız orhan pamuk ve baskın oran gibi Türk büyüklerimize açılan davada, yerli demokrat entellerimiz ve Avrupalı dostlarımız ortalığı birbirine katıp TC ye sövüp saymışlardı.(adı dava tabiiki ceza almayacaklarını idiolar bile biliyordu.Lenin ve Feto hoca nın dediği gibi hedefe ulaşmak için herşey propaganda malzemesi yapılmalıdır)......Ha bu arada ,13 aydır cezaevinde Ergün Poyraz diye bir yazar var.ortada iddianame yok ..Ama işin garibi o günkü demokrasi ve insan hakları havarilerimiz de ortada yok.Baskın oran ı anlarım,bu ezber bozan büyük türk kahramanı ülkesinin bir büyük partisini dünün emperyalistlerine gammazlamakla meşgul.Ama diğer demokrasi kahramanlarımız nerede?Bilen var mı????

Yazan: ümit harmancı Tarih: July 3, 2008 3:12 AM

Avrupa'nın Türkiye'deki laiklik konusundaki tavrı son dönemdeki açıklamalarla net görünüyor. Yanlız benim anlamadığım, ve bu yazının üzerine Sayın Mustafa Akyol'a sormak istediğim bir soru var. Avrupa, Refah partisinin kapatılması davası zamanında AİHM'nin aldığı kararlarda niye aksini söylüyordu? Başörtüsü konusunda yapılan başvuruyu da reddetmişti. Nedir bu tavır değişikliğinin sebebi? AKP iktidar olunca ne değişti? AİHM'nin olayı hukuk kapsamında değerlendirdiği, İsveç'in (ve diğer Avrupa ülkelerinin) ise siyasi yönden AKP'ye destek olduğunu söylemek, bu çelişkiyi açıklamaya yetmez diye düşünüyorum. Cevap için şimdiden teşekkürler.

Yazan: hakan Tarih: July 3, 2008 9:40 AM

Atatürkçü Düşünce Sistemi = Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir!!!

Malum zihniyet = Kaçak Kur'an Kurslarında ve ne idüğü belirsiz tarikatlarda yetiştirilen Atatürk ve Cumhuriyet düşmanları.

Denetimsiz kaçak Kur'an kursu açanlara verilen yürürlükteki cezaların caydırıcılığını ortadan kaldırıp adeta teşvik edici hale getiren kim? Bugün iktidarda olan AKP hükümeti.

Buna karşı çıkanlar ise laikçi zorba oluyor. Sevsinler sizin laiklik anlayışınızı. Hıristiyan Avrupa'dan ve ABD'den destek alma çabaları da çok safça ve çok komik. Akıl ve mantık sahibi bir insan Türkiye'de laikliğin tehlikede olmadığını iddia edebilmesi için dünyadaki diğer bütün İslam ülkelerinin de laik devlet sistemiyle yönetiliyor olması gerekir.

Türkiye'den başka bir örnek var mı? YOK! Hıristiyan avrupanın tabiiki böyle bir dertleri yok çünkü onların dinleri sadece ahiret hayatıyla ilgileniyor devleti ele geçirme sosyal hayatı din kurallarına göre şekillendirmeye çalışmıyorlar.

İslam'ın dincileri böyle mi? Kişiler laik olmaz devlet laik olur demek yetmez! Laik devlete canı gönülden inanmak gerekir. Bu halk isterse laiklik elbet ortadan kalkar diye nutuklar atarsan, laik devlet yıkılmalıdır diye makaleleri olan birisini bürokrasinin en tepesine getirip koyarsan ağzınla kuş ta tutsan kimse sana inanmaz. Kimsede inanmıyor zaten.

Aynı zamanda; Laiklik = "Adam Olmak, Delikanlı Olmak, Dürüst Olmaktır."

Hülagü TTT

Yazan: Hülagü Tarih: July 3, 2008 11:29 AM

Laiklik; kiliseden ve kilisenin güdümündeki başarısız haçlılardan kurtulmak ve sekülerizme geçmek için Avrupanın uydurduğu ve başarılı olduğu, Türkiye'nin de özendiği diğer şeyler gibi eline yüzüne bulaştırdığı bir sistem. Heralde laiklik bazı emellere alet olmasaydı başı örtülü kızların üniversiteye girmesinde bir problem olmazdı. Avrupa'da okuyan kızlar Türkiye'de okuyamıyor. Onlar'dan ne eksiğimiz var acaba !

Yazan: güneş Tarih: July 3, 2008 12:20 PM

Evet, Sayın Carl Bildt tüm avrupa adına aldığı yetkiyle(!) yaptığı açıklamada tamamen haklıdır (!)

Lütfen Sayın Akyol işinize geleni yazmaktan vazgeçin. Bakın ülkede garip şeyler oluyor, meydanlarda "elektriğe hiç zam yapmadık" diye oy toplayan hükümet elektriğe toplamda %41.5 zam yaptı karşılığında memura %5 zam gelir mi gelmez mi bunun hesabını yapıyor sendikalar. Ergenekon adıyla ne kadar hükümete muhalif isim varsa tek tek toplanıp susturuluyorlar ve bunların arasında sizin gibi gazetecilerde var. Borsa dün çöktü, dün borsa yükseldi diye övünen hükümet şimdi nasılsa yabancı sermayenin elinde diye birşey olmaz deyip geçiştiriyor. Lütfen Sayın Akyol artık bunları da yazın.

Yazan: Volkan Çınar Tarih: July 3, 2008 5:19 PM

Sayın AKYOL bütün suçu laikçilere, kemalizme atmakla fena yanılıyor. Avrupa sistemi "islami dini odaklı" hak ve özgürlük taleplerine laikçilerden daha fazla karşı. Bir de AKP elitleri ömürlerinin büyük bir bölümünü batılı sisteme söverek geçirdiler, şimdi biz "değiştik" diyorlar. Yarın kendisi de değişirse söylemleri ne kadar inandırıcı olur. Sorun samimiyette ve hiç kimse samimi değil, herkes karnından konuşuyor.

Yazan: Kerim KAYA Tarih: July 5, 2008 4:32 PM

Sayın Akyol gibi laik bir insanın bunları demesi tuhaf.
Evet, bütün laiklik sevdalıları işbirlikçilerin bu Anti-Atatürk söylemlerine karşıdır.
Bu yüzden dünya da bu insanlara karşıdır.
Formül kolay.
Not : Bu ülkeyi vermeyeceğiz, haberiniz ola.

Yazan: ozan akın Tarih: July 8, 2008 8:20 PM

Algınıza ve kaleminize sağlık...Taha Akyol gibi birisinin evladı olmanız,sizden daha azını beklettiremezdi zaten.Yalnız bu sitede dikkatimi çeken kimilerinin,gazete sütunu yazar gibi yorum yapmaları(?)Örneğin Hülagu;merak ediyorum,ehliyeti nedir,kaç kitap okumuştur,ne mezunudur,şuuraltını oluşturan nasıl bir yapıdan gelmektedir?Ancak şunu düşünüyorum,birde,gereksiz meraklar...Bir birikim sahibi olupta bu veya bir başka sitede yorum adı altında lütfen kimse gazete sütunu yazar gibi yazmasın,varsa paylaşacakları kendilerine ait olan bir ortam oluşturup,kendilerini göstersinler,bir Türk genci olarak ben onları da okurum,başkaları da okur...Herneyse ben beğenerek sanıyorum,daha çokk okumaya devam edeceğim;Mustafa Akyol sizi...

Yazan: zuhre Tarih: July 10, 2008 3:15 PM

Yani yorumları okuyunca Akyol'un herşey hakkında yazı yazması gereken bir insanmış gibi hissettim. Arkadaşlar o dedğiniz "kahrolsun emperyalizm", "şeriat=avrupa ve abd oyunu", "neden 13 aydır iddaaname hazırlanmıyor" diyen bir çok doğan yalakası yazar var zaten bir fazlasına da ihtiyacımız yok.

Eee ona bakarsanız nie kemalist yazarlar orduya dağlıca baskınını biliyordun neden kurtarmadın askerlerimizi diye sormadılar. Neden ordu hata yapınca örtbas etme olayına girdiler.

Madem bu kadar aşıklar ülkeye neden 12 tane suçu günahı olmayan adamın ölmesine ses çıkartmadılar. Lütfen hurriyet, milliyet, haberturk yazılarını okuyup copy-paste yapmayın! Okuyun düşünün zaten bu yeterli olacaktır!..

Dogansah/ 3H Hareketi Üyesi

Yazan: Doğanşah Genç Tarih: July 11, 2008 2:34 AM

Zuhre rumuzlu arkadaşıma yürekten katılıyorum. Bu Kemalist kardeşlerimiz copy-paste mantıklı olduklarından yorumlarını da aynı şekilde yapıyorlar. Memleket ne çektiyse çoğunlukla bu mantıktan çekti. Batı'yı aynen al uygula.Ctrl+c ve ctrl+v mantığı... Bu kardeşlerimiz artık 30'lardan kurtulup 21.y.y.'a transfer olsalar kendileri ve memleket için çok daha hayırlı olacak ama ben ümitsizim bu konuda... Bir de şunu eklemek isterim. Bu vatandaşlar, din-devlet işlerini ayrı tutmaya çalışırlarken aslında tutamıyorlar. Çünkü İslam'la devleti ayırıyorlar ama Kemalizm'le devleti çorba ediyorlar ve memlektetimiz bundan çok çekiyor. Bence ülkemiz demokratik,kemalist, sosyal bir hukuk devleti olarak yaşamında devam ediyor... laiklik bence hiç uygulanmayan bir şey memlekette. Bilmiyorum kimse bu açıdan hiç düşündü mü?
Saygılar,

Yazan: Orkun Tarih: July 11, 2008 8:13 AM

Copy paste yaparak batıya özenen aşalığık kompleksi taşıyan sözde aydınlar yok mu bunları ıslah etmek için yıllarca eğitime sokmalı,özenti kuklalar.Düşünemeyen,akıl yürütmenten aciz kültür hırsızlığı yaparak Değerlerimizi unutturmaya çalışan sözde aydınlara geçit vermeyelim.Bu mantık yıkılmalı!
Müslümanlar her zaman uyanık olmalı.

Yazan: Anonymous Tarih: September 3, 2008 11:09 PM

Yorum Ekleyin...





(you may use HTML tags for style)