« Şerif Mardin’in Gördüğü | Ana Sayfa | Din Özgürlüğü, Dini Bağnazlığın Çözümüdür »

June 2, 2008

Evet, Türkiye’de Din Özgürlüğü Kısıtlıdır

[2 Haziran 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Dışişleri Bakanı Ali Babacan geçen hafta Avrupa Parlamentosu’nda yaptığı konuşmada "Türkiye’de Müslüman çoğunluk da dini özgürlüklerle ilgili sorunlar yaşıyor” deyince kıyamet koptu. Medyanın “laiklik” dozu yüksek kesimleri hep bir ağızdan bakana yüklendi. Hürriyet’in Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, “Böyle iftira görülmedi” başlıklı yazısında “hayasız iftira” kadar ağır bir laf bile etti.

Peki Babacan gerçekten de haksız mıydı?

Buna doğru bir cevap vermek için “din özgürlüğü”nün ne olduğunu anlamak gerek. Bakan’a tepki gösterenler, bunu sadece “kimsenin namazına, orucuna karışmamak” veya “camilerin kapısına kilit asmamak” diye anlıyor. Örneğin yine Hürriyet’te yazan Mehmet Y. Yılmaz, “namaz kılana tekme atan, zorla oruç yediren mi var?” diye soruyor.

Bu, Tek Parti döneminde vaz’edilen “din sadece vicdanda ve mabedde kalmalıdır” anlayışına göre yapılmış bir “din özgürlüğü” tanımı. Oysa özgür dünyanın bu konudaki tanımı çok daha geniş. Bakın, İnsan Hakları Beyannamesi’nin 18. maddesi şöyle:

“Herkesin düşünce, vicdan ve din özgürlüğü hakkı vardır. Bu hak, dini, bireysel veya topluca, kamusal olarak ya da özel biçimde, öğrenim, uygulama, ibadet ve dinsel törenler yoluyla açığa vurma özgürlüğünü içerir.”

Dikkat ederseniz, burada dinin “vicdanda ve mabedde” sınırlı kalmasından değil, “kamusal” (public) olarak açığa vurulmasından, dahası dini cemaatlar oluşturma, dine dayalı eğitim verme hakkından da söz ediliyor. Nitekim bu haklara saygı gösterilen Batı ülkelerinde yaşayan Müslümanlar, Türkiye’de hayal bile edilemeyecek bir sürü imkana sahipler: İstedikleri gibi cemaat veya tarikat organizasyonu kurabiliyor, bunlara ait özel ibadethane veya dini okullar açabiliyor, dinin gereği saydıkları kıyafetleri (örneğin başörtüsünü) her yerde giyebiliyorlar.

Türkiye’de bunlar kısmen veya tümüyle yasak olduğu için, din özgürlüğü, tam da Babacan’ın dediği gibi kısıtlıdır. Bunu “fanusun dışında” olan herkes görebilir. Görüyor da zaten. ABD’de Kongre’ye bağlı çalışan Uluslararası Din Özgürlüğü Komisyonu adlı resmi kuruluşun 2008 yılı raporunda, Türkiye’deki nev-i şahsına münhasır laiklik modelinin “Türk vatandaşlarının pek çoğunun din özgürlüğünü ihlal ettiği, bu durumun hem dini azınlıklar hem de dini çoğunluk için geçerli olduğu” gözlemi aktarılıyor. Raporda, Türkiye’deki din özgürlüğü ihlalleri arasında “başörtülü kadınların işe alınmaması, öğrenci olarak bile kabul edilmeleri” yahut “namaz kılan veya eşleri başörtü takan subayların ordudan atılması” gibi bir çok örnek sayılıyor. (Bkz. www.uscirf.gov)

Kısacası, Ertuğrul Özkök’ü telefonla arayıp da “Bu ülkenin 80 bin camisi açıktır. Günde 5 vakit ezan okunur. Öyleyse geriye ne kalıyor? Şeriat” diyen Süleyman Demirel, fena halde yanılıyor. Bizdeki “otoriter laik rejim” ile Suudi Arabistan’daki “şeriat rejimi”nin dışında, bir de “liberal demokrasi”nin verdiği geniş dini özgürlükler var.

Aslında din özgürlüğü konusundaki mevcut tablomuz, Kürt meselesinde 20 yıl önce olduğumuz noktaya benziyor. O zaman da “Türkiye’deki Kürtlerin özgürlüğü konusunda problemler var” denince, bugün “din özgürlüğü” konusunda öfkelenenler yine küplere binerdi. “İftira ediyorsunuz, Kürtler bu ülkede her yere yerleşir, her mevkiye gelirler, kimseye ayrımcılık yapılmaz” diye atıp-tutarlardı. “İyi de kendi dilleriyle konuşabilir, şarkı söyleyip yayın yapabilirler mi” diye sorulunca, kem-kümler başlar, bizim “özel şartlarımız”a dair nutuklar gelirdi.

Bu “özel şartlarımız”ın ne olduğu ve çözmek istediği sorunları nasıl derinleştirdiği ise, bir sonraki yazımın konusu olsun...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: June 2, 2008 10:15 AM

Okur Yorumları

(NOT: Yazılar üzerine yapılan yorumların sitede yer alması, bunların Mustafa Akyol tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına kesinlikle gelmez. Aksine, farklı ve karşıt görüşleri ifade eden yorumlar da kabul edilmektedir. Ancak saldırgan, düzeysiz veya konuyla ilgisiz yorumlar reddedilecektir. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, standart yorum kurallarını dikkate almanız önemle rica olunur.)

Namaz kılana tekme atan mı var?

Oruç tutana zorla yediren mi?

...

Ama ne hikmetse halk arasında kadınların %60-70'inin başı örtülü olduğu halde, bugüne kadar bakanların %100'ünün eşlerinin başının açık olması GARİP KARŞILANMAZKEN, bugün bakanların eşlerinin başlarının kapalı olması oranının halk içindeki orana EŞİT OLMASI GARİP KARŞILANIYOR.

Üst rütbeli komutanlar için de geçerli.

Üst düzey mevkiler için de geçerli.

Ulan biz gerizekalı mı idik?

Bir de bize dürüst değilsiniz derler. Hadi ordan. Kimmiş dürüst olmayan. Bunca yıl buralara gelemediyse BEN GİBİLER benim hakkım biryerlerde yendi demek ki? Bu mu dürüstlük? Balbazar İnşallah okursun.

Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: June 2, 2008 12:37 PM

her şeyin zamanı vardır. türkiye, dini özgürlükleri
hakkıyla karşılamaya yettiği zaman ne Hrank Dink'ler
öldürülecektir, ne de orasına burasına kezzap atılan
genç kızlarımız...
demek ki hepsi bir arada olacak.
ülkemizde sosyal devletten eser yokken, akp zamanında bunun esamesi bile okunmuyorken,
elbette din özgürlüğü olmayacaktır.
cemaat liderleri zaten körpe ve saf inançlı insanlarımızın yakasını bıracaktır.

durum budur. barış ve kardeşlik yoktur,
ama olacaktır.

Yazan: ozan akın Tarih: June 2, 2008 3:24 PM

Merhaba..bence de din özgürlüğü diye bir şey yok ..buna kızanların zoru kamusal alanda dindar insanlar görülmesi veya üst kademelerde bunlara rastlanması.. hoşlarına gitmeyen,onları “bunlarında burada ne işi var hayır efendim önlerine set çekelim kapatalım bunları”diye bağırtan işte bu sosyal değişim..önceden muhafazakar kesim diye adlandırılan çevrenin ülke yönetiminde veya bir rolü yoktu.tabiri caizse bu kesim sadece camisine gider kendi hayatını yaşardı.bu yüzden camileri onlara kalsın gitsinler camilerine ibadetlerini yapsınlar kendi ülkelerinde söz sahibi olmasınlar diyorlar...ama ne zaman ki bu kesim atağa kalktı %47 lerle başa geldi işte sorun burada çıktı..

Yazan: bedia Tarih: June 2, 2008 9:18 PM

dayyip amcanın "laiklik" üzerine konuşması:

http://www.trtube.com/izle.php?v=prkagsvtai

takiyye tayyip... şahana şaahaanneeeeeee

kapanan kadınlar değil akp olacak. bu kadar :)))))

Yazan: dayyip Tarih: June 2, 2008 10:38 PM

Ata Böyle Binilir:

http://photos-e.ak.facebook.com/photos-ak-sctm/v213/25/58/601924525/n601924525_308836_9436.jpg

Vatandaş Dinlemenin Adabı

http://photos-c.ak.facebook.com/photos-ak-sctm/v217/171/31/899515524/n899515524_2502834_8909.jpg

Sn akyol biz ne desek KESİNLİKLE anlamayacaksınız, KESİNLİKLE görmeyeceksiniz hurafelere %100 inanmaya, çevrenize SAÇMALIK yaymaya devam edeceksiniz ama, bir umut işte...

Yazan: ATABOYLE Tarih: June 2, 2008 10:44 PM

Cumhuriyetin getirdikleri ile hepiniz adam oldunuz adam..şimdi mazlum rolünü oynayarak, dünkü 'tek dişi kalmış emperyalist canavara' ülkenizi şikayet ediyorsunuz.Allah akıl fikir versin...sayın akyol aynı çizgide devam ederseniz;mehmet ali birand,cengiz çandar,fehmi koru ve benzeri türk büyüklerine yapıldığı gibi geniş fonlar kullanımınıza sunularak çok iyi yerlere geleceğinizden eminim....yazıya şu başlık daha iyi giderdi;'EVET TÜRKİYE DE DÜRÜST,KALİTELİ GAZETECİ SAYISI KISITLIDIR.'...saygılarımla.

Yazan: ümit harmancı Tarih: June 2, 2008 11:48 PM

ata binmeyi din özgürlüğüne bağladın ya senin beynine yumurta kırıp omlet yapsınlar inş. senin gibi insanları hipodromda at koşturan jokeyler yönetmeli (hani onlar ata süper biniyo ya).

Yazan: kafa boyle Tarih: June 3, 2008 2:51 AM

Bu ülkede tarikatlar ve cemaatler kalmayacak, türban yasağı tüm hızıyla devam edecek, imam hatipler kaldırılacak! Kısacası hainler istediklerine ulaşamayacak! Anladın mı Akyol!!

Yazan: Deniz Tarih: June 3, 2008 4:14 PM

YORUMLARA BAKTIMDA İÇİNİZDE DİN VE VİCDAN KELİMELERİNİN ANLAMLARINI BİLMEYEN ÇOK.SİZ BU KAVRAMLARI ANLADIĞINIZ TAKDİRDE ANLAYACAKSINIZ HERŞEYİ.

YAZINIZI ÇOK BEĞENDİM SEVGİLİ MUSTAFA AKYOL.HATTA GAZETENİN O BÖLÜMÜNÜ KESTİM VE ARŞİVE EKLEDİM.YAZILARINIZIN DEVAMI DİLEĞİYLE..SAYGILARIMLA

Yazan: SELAMİ Tarih: June 3, 2008 5:58 PM

Neden bu ülkede din özğürlüğü kısıtlı denince bazıları(yukarıdaki bazı yorumcular)üzerlerine alınıyor ve de gocunuyorlar..birde konuyla aşşağıdan yukarıdan alakası olmayan saçma sapan fotoğraflar göndererek komik duruma düşüyorlar benim hafsalam almıyor.yani Mustafa bey in yazısında bahsettiği meseleyle bu fotoğrafların ve burda yapılan bazı yorumların ne alakası var yahu.bir de şunu söyliyim yeri gelmişken ( konu başka yerlere kayıyor ama) Atatürk te attan düşmüş olamazmıydı.herkes düşebilir..ben de düşmüştüm ..yani ne alakası var.çok komik oluyorsunuz..sizin derdiniz başka.ha illaki muhalefet yapmak istiyorsanız daha makul yapıcı eleştiriler yapın.yoksa bir şey yazmayın.hem bu sayfa yukarıda yazılan makale hakkında bize de söz vermek için oluşturulmuş..lütfen konuyla alakası olmayan şeyler yazmayın.buraları meşgul etmeyin boşu boşuna..

Yazan: nurmeryem Tarih: June 3, 2008 8:20 PM

hey Allah'im ya... yazmayayim diyorum ama gonlum razi olmuyor.. siz agzindan salyalar akitarak berserklere giren, dislerinin arasindan kopurerek "laiggliqq" diye ceneleri kilitlenip sara nobetlerine tutulan kemalist arkadaslar anlamiyor musunuz! artik bitti geriye donus yok. kokmus kemalist partizanlik bitti anlamiyor musunuz! ulke sizin gerici, irkci, sovenist, kultcu , elitist, kerameti kendinden menkul tiksindirici politikalarinizla, tavirlarinizla ucurumun kenarina geldi...

hala akillanmiyacak misiniz! hic mi ders almadiniz! yazik yahu hakikaten yazik...

Yazan: Anonymous Tarih: June 3, 2008 9:46 PM

Bazı arkadaşlar neden "DİN" deyince krizlere girer ve bunu söyleyenlerin karşısına hemen Atatürk'ü çıkarırlar anlamam. Atatürk İslam dinini seçmiş bir Müslüman değil miydi? Anası babası İslam değil miydi? İslam'ı reddedip karşısına putperestliği koyan herhangi bir açıklaması, konuşması, fotoğrafı mı vardı? Yoktu.

Ama daha o hayattayken onu milletin gönlünden düşürmeyi kendine hedef seçen CHP zihniyeti yapmadığını bırakmamıştı. Zamanın CHP yöneticileri önce bir bir Atatürk'e yakın kişileri parti yönetiminden uzaklaştırdılar. Devlet kademelerinden uzaklaştırdılar. Recep Peker denen şahıs "Sen yeterince Atatürkçü değilsin" diyerek daha hayattayken Atatürk'ü böyle suçlayabilmişti.

Ölümünden sonra hızla Atatürk'e ihanet etmeye başladılar. Türk parasından resmini kaldırıp yerine inönü resimleri bastılar. Çankaya köşkü bahçesindeki heykelini kaldırıp köşkün bodrumuna attılar. Yerine de inönü heykeli diktiler. Atatürk'e bunu yapan CHP zihniyeti milletine neler yapmaz.

Camileri bir bir kapatıp ahır olarak kullanmaya başladılar. Sakalı olan herkesi jandarma marifetiyle tutuklayıp falakaya yatırdılar. Kur'an ı toplattılar. Okunmasını ve öğretilmesini yasakladılar. Sadece Kur'an değil her türlü kitap yasaklandı. Kitap okumak neredeyse cesaretin simgesi haline gelmişti.

Şimdi bu zihniyet İslam diniyle aynı adı taşıyan kendilerine göre yeni bir din icat etmiş. Sanki İslam dininde tek yapılması gereken namaz kılıp, oruç tutmak ve hacca gitmekmiş. Namaz kılana kim karışıyormuş? Bak bak. Hürriyet gazetesi değil midir ikide bir namaz kılanları şuçlayıcı haberler yapmaktan geri durmayan? Vay efendim otobüste namaz molası, yurtta namaz, okulda namaz, çarşıda namaz. Hürriyet ve Milliyet değilmi bunları yapan? Şimdi de aynı Hürriyet yazarları çıkmış "MİLLETİN NAMAZINA KARIŞAN MI VAR" diye başlık atıyor. Bu ne düzenbaz gazetecelik böyle.

Mustafa Akyol'u suçlayan arkadaşlara gelince. Sizin durumunuz nedir biliyor musunuz? Siz ellerinizle kulaklarınızı tıkamış avazınız çıktığı kadar bağırıyorsunuz. Sanıyorsunuz ki, ben duymazsam başkaları da duymaz. Kardeşim başınızı kumdan çıkarın da çevrenize bakın biraz. Yanlışı sen görmesen de cümle alem görüyor.

Bakın AİHM de türban hakkında açılan davalar reddediliyor. Ama bu davaları reddeden iki yüzlü batılılar kendi memleketinde türbana izin veriyor. Çünkü izin vermezse bunu kendi halkına izah edemez. Ama konu Türkiye olunca hukuku, özgürlükleri bir kenara bırakıp keyfince dilediği gibi kararlar verebiliyor. Böylece oturduğu yerden seninle benim aramı açmayı başarabiliyor. Bazı zihniyet de bunların bu kararlarını alkışlarla karşılıyor.

Kimseyi hiç bir konuda ikna etmek durumunda değilim. Neticede her koyun kendi bacağından asılır. Ama insanın biraz gözünü açması, çevresine bakması, dünün sömürgeci milletlerinin bugün aynen işlerine devam ettiklerini de görmesi lazım. Sen ve ben "Laiklik" ve "Din" adına kavga edip dururken, cebimizdeki paranın nasıl olup da Avrupa bankalarına akmaya devam ettiğini herkesin görmesi lazım.

Yazan: vista Tarih: June 4, 2008 9:42 AM

Her ne kadar size katilmiyorsam (cünkü bence türkiye´de müslümanlara fazlasiyla serbest alanlar taniniyor) düsüncelerinizi hosgörü ile karsiliyorum ve size hakaret etmenin cok, ama cok yanlis oldugunu düsünüyorum.

Yazan: Emre Tarih: June 4, 2008 1:58 PM


AB den anladıkları Arap Birliği olduğundan, Avrupada TC yi jurnaller, Arap ülkelerinden de iş bitirirler.

Yazan: hubbez Tarih: June 6, 2008 12:59 AM

Askerde, geleneksel olarak "Tanrimiza hamdolsun, milletimiz varolsun" seklinde okunan yemek duasini "Allahimiza hamdolsun" diye soylemek, bu konuda direnc gostermek, artan bir egilimdir erler arasinda. Ve bu direnc, bu "muslumanlar baski altinda" hikayesinin bir ozeti gibidir.

"Tanrimiza hamdolsun" gorece nesnel, kucakliyici bir dua etme bicimidir, adi verilmeyen bir tanridan bahsedilir ki, herkes Tanri kavramindan ne anliyorsa onun icin dua etsin.

Sekilci Islam anlayisi icin ise Tanri kelimesini kullanmak neredeyse sirk kosmaktir, cunku Allah bir olduguna gore kendi adiyla anilmalidir. Iste bundan dolayi, bu sekilci Islam anlayisi ile yetismis gencler, aslinda daha cok insani kucaklayan "Tanrimiza hamdolsun" duasini reddeder, herkesin kendi dogrularina gore dua etmesini isterler.

Herkese "Allahimiza hamdolsun" diye dua etmeyi dayatmakta hicbir zarar gormeyen bu gencler, "Tanrimiza hamdolsun" duasini kendilerine yonelik bir dayatma olarak gorurler. Hatta, ordumuz komunist oldugu icin boyle dua edildigine inanir bircogu.

Turkiye'nin politik arenasinda da yillardir yasadigimiz bunun buyuk caplisindan baska birsey degil. Kendi Islam anlayisini butun topluma dayatmak, bunu tek Islam anlayisi olarak kaliplastirmak isteyenler, bunu yapamamamalarini "baskiya ugramak" olarak goruyorlar. Dayatmaciligi dogal bir hak olarak goren bu zihniyet, demokrasiyi cogulculuk yerine cogunlukculuk olarak yorumlamasiyla da kendini gosteriyor.

Yazan: Balbazar Tarih: June 15, 2008 10:54 AM

Askerde yemek duasında(ne gerek varsa) hep "Allah'a hamd olsun" dedim.

Fakat kimseye söyletmeye kalkışmadım.

Bir yerlerde bir yanlış var, ama nerede?

Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: June 15, 2008 8:22 PM

Evet, Türkiye'de din özgürlüğü yok. Mesela benim dinim eşcinsel olmamı emrediyor. Anlarsınız. Üstelik bana en çok zulmedenler de yeterince özgür olmamaktan şikayetçi Müslümanlar, özellikle de en Müslümanlar. Ben de İslam'dan ve onun idolu Muhammed'den nefret ediyorum. Bana onlar adına zulmedilirse

Hakaret etmeden önce anlamaya çalışın.

Yazan: Murat Tarih: June 25, 2008 6:47 PM

Tağutlar ve onların yardakçılarının sonu yakındır.

Yazan: 2.Yavuz Tarih: June 28, 2008 10:25 PM

Nüfusunun %91 'i müslüman olan bir ülkede müslümanlar azınlık durumunda %9 luk kısım %91 lik kısımı istediği gibi kısıtlıyor. Demokrasi adalet getiriyor dimi ? Nerde ozaman bu adalet ? Mini etekle cirit atarak gezilen üniversitelerde baş örtüsü ile kapısının önünden geçirilmemek mi adalet o insanların kafasındaki örtüyü zorla çıkarmak mı adalet ? Gerçekten Atatürk bugünkü durumu görse çok üzülürdü.

Yazan: turan tuna Tarih: July 1, 2008 1:54 AM

Sayın Murat,

Ben demokrasi ve özgürlüklerden bahsettiğimde birisi beni sırf dindar olduğum için her özgürlükten yana olmak mecburiyetinde görüyorsa ben bunda biraz kötü niyet ve biraz cehalet görürürüm.

Ben dini özgürlüklerden yanayım. Demokratım. Kendimi böyle tanımlıyorum.

Fakat siz ne hakla beni eşcinsellik konusunda "hareket" etmeye mecbur görüyorsun.

Eşcinsellik olmak bir özgürlüktür, git kiminle cinselirsen cinsel. Fakat benden senin bu hakkı elde etmen için bir hareket bekleme. Benim demokratlığımı, özgürlükçülüğümü bununla ölçeme. Ki hiç bir hakkında yok. Çünkü ben aynı zamanda eşcinselliğin kötü, ahlaksız olduğunu düşünme hakkına da sahibim ve ben eşcinsel olma, eşcinselliği hoş görme hakkımı kullanmadığım gibi, aksine eşcinselliği toplum için zararlı bir davranış olarak görme hakkımı kullnıyorum.

Demokrasi tam olarak budur. Yani demokrasi senin kirterlerini belirlediğin birşey değildir. İnsanların demokrat olma ölçülerini senin tek başına belirlemen değildir.

Ha sen eşcinselsin diye seni öldürme, dövme hakkım olduğunu söylemiyorum. İyi bir insan da olabilirsin.

Ama eşcinselliğin aşağılık bir davranış olduğunu söylemek de benim özgürlüğüm ve onu kullanacağım.

Eşcinsellik aşağılık bir davranıştır. Bunu söylemek, eşcinselliğin kötü olduğunu söylemek de zulüm değildir. Bu da bir fikir hürriyeti meselesidir.

Eşcinselsin diye senin temel hakların elinden alınmıyorsa, üniversiteye girişin engellenmiyorsa mesela, sen nasıl ne hakla bir fatura kesiyorsun, hem de dindarlara.

Sana ne gibi bir zulüm yapılmış? Bu soruyu ciddi ciddi cevapla.

Eşcinselliğin aşağılık bir davranış olduğunu düşünmek, söylemek diyorsan bu bir fikir hürriyeti meselesidir. Eşcinsel olduğun için devlet seni ayrımcılığa tabi tutmuyorsa söyleyebileceğin çok şey yok. Devlet elbette sırf eşcinsel olduğun için sana ayrım uygulamasın. Ama ben faturayı nasıl dindarlara kestiğini, neye dayanarak dindarların adresine görderdiğini merak ediyorum.

Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: July 2, 2008 3:52 PM

M. Fatih Yuce:

Askerde yemek duasında(ne gerek varsa) hep "Allah'a hamd olsun" dedim.

Fakat kimseye söyletmeye kalkışmadım.

Oyle mi? Onun icin mi "ben laik degilim" demek yerine, "birey laik olamaz" sloganini israrla dayatiyorsunuz?

Onun icin mi ellerin cocuklarinin, ailelerinin rizasi alinmaksizin cemaatlere devsirilmelerine, sizin/sizden yana olanlarin din anlayislari ve ideolojileriyle beyinlerinin yikanmasini onayliyor, buna destek, belki de fiilen katiliyorsunuz?

Bu arada, escinsellik falan sozkonusu olunca takke dusmus, kel gorunmus yine. Bir grup insana, sirf yasam tarzlarindan dolayi "asagilik" sifatini yakistirip bunu tekrarlayip durmak, "ozgurluk" konusu olmus. Modernite farkli olanlarin ozgurluklerini elde etme mucadelesinin yoluydu, post-modernite egemenlerin farkliliklara olan tahammulsuzluklerini ozgurluk sloganiyla olumlandirmalarinin adi oldu.

Yazan: Balbazar Tarih: July 7, 2008 6:13 AM

O kimseye söyletmeye kalkkmadım gibi basit anlaşılır, hatta lüzumsuz cümleyi yazmamın nedeni gerçekten basit, lüzumsuz ve mantıksız bir biçimde dindar insanların samimiyetlerinin haddi olmayan kişilerce sorgulanması ve alaksız, gerçekte olmayan ve fakat bu suçlamaları yapanların kafalarındaki davranışları dindarlara biçip, fatura edip saldırmasına karşı bir savunma yapmak idi.

Evet kimseye ille Allah diyeceksin uleyn havasına girmedim; ama "deyin, denilmeli" demiş olabilirim, onu dahi hatırlamıyorum veya "ben böyle diyorum" demiş olabilirim. Bunlar dayatma değil, demokrasiye aykırı görülemez bence. Ama kimsenin gırtlağına da yapışıp ille Allah diyeceksin diye saldırmzadım, zorlamadım kimseyi Balbazar Bey'in aklındaki gibi.

...

Eşcinsellik meselesine gelince,

Takkenin düştüğü falan yok.

Bunu bir türlü anlatamadım.

Eşcinsellik aşağılık bir davranıştır. İnsan fıtratına aykırı, topluma, insana, insanlığa somut zararları olan zararlı bir davanıştır. Bu yüzden aşağılıktır.

Ama elbette isteyen istediği işe cinsel ilişkiye girsin. Alan ve veren memnun ise bana onlara ne karışmak ne de DESTEK OLMAK DÜŞER. Herkes kendi işini kendi görsün. Ben eşcinsellerin mücadelesinin veya başka hareketlerinin hiçbir yerinede olmak istemiyorum. Değilimde. Umarım olmam da.

Yarın hayvanlarla cinsel ilişkiye girmeyi de bir hak olarak görürse birileri(ki onda da alan ve veren memnun; hayvanların cinsel konuda ne kadar zaafiyeti olduğu malum, en tipsiz ucube bile kandırabilir bir hayvanı-ulan ne sözler ediyorum-)

Bunlara da destek vermek, onların evlilik vs. haklarını tanımak için mücadele vermek tüm demokrat insanların boynunun borcu mu olacak yoksa birilerinin demokratik hakları arasında "hop benim demokrasi sınırım buraya kadar" veya "hop tamam bu hak olabilir ama ben buna destek vermek zorunda değilim" deme hakkı olmayacak mı?


Kardeşim neden sadece dindarlardan bu bekleniyor? Neden dindarlar özgürlük ve hak mücadelesi olarak adlandırılan herşeye destek vermek, bu konularda harekete geçmek zorunda.

Dindarların kendi özgürlük ve hak anlayışlarının sınırını da çizmeye hakkı yok mu?

En fazla şunu bekleyebilirsiniz:

Benim eşcinsellere, eşcinsellerin bana doğrudan, somut bir zararı veya benim haklarıma bir müdahalesi olmadığı sürece ne eşcinseller bana ne ben onlara karışırım.

Ben demokrat bir insanım diyorsam, benden bekleyebileceğiniz azami duyarlılık, "isteyen istediği haltı yesin" olabilir. Ben onlara SOMUT bir zarar vermedikçe, saldırmadıkça, eşcinsel diye okula girişini engellemedikçe, işe girmesini engellemedikçe(o seçimi işini yapmasına engel değilse tabi) kimse bana sen demokrat değilsin, takke düştü, fotör göründü diyemez.

Aksine ben onlara saldırmadan, onların temel haklarını çiğnemeden onların bu davranışlarının aşağılık olduğunu, o davranışın yanlış olduğunu(bak o kişinin değil, o davranışın) söylemeye, anlatmaya, o davranışla mücadele etmeye hakkım var.

Eşcinsellik, -tamam- bir haktır. Ama benim için değil. İsteyen için. İsteyenin o hakkına saygılıyım. Ama destek olamam, aksine onun toplumdan silinmesi için saldırmadan, hak ihlali yapmadan mücadele bile ederim.

Demokrasiyi anlayamayan diktatörya yanlıları ve ithal demokrasiye modifiyeye uğraşan ultra modifiye demokratlar bana demokrasi dersi vermesin.

...

Ayrıca neyseki bu sefer cemaatler ve benim ilişkilerime dahil tahminlerinizi "belki" diyerek vermişsiniz. Sevindim. Ön yargı biraz kırılıyor.

Sizde cemaatlere ve dindarlara çatmak için bahane arayışları görüyorum. Siz anlatın, bunda serbestsiniz. Ama insanların cemaat olma hakkını, cemaat olarak yaşama, bir takım özgürlüklerinin içine isteyerek girdikleri cemaat, topluluk, toplumun ortak değer ve faydası için feda etme haklarını da görün. Destek vermeseniz de görün. Bakın ben siz gibi destek beklemiyorum. Eleştirmenizi takke düştü olarak görmüyorum. Eleştirin, kötü olduğunu söyleyin, anlatın.

Yazan: mustafa fatih yuce Tarih: July 7, 2008 11:24 AM

Yorum Ekleyin...





(you may use HTML tags for style)