« Laik Devlette İçki Yasağı | Ana Sayfa | Din ve Açık Toplum »
March 29, 2008
‘Laik Cihad’ ve ‘Din ve Açık Toplum’ Sempozyumu
İngilizce yazı ve çalışmaları da takip edenler için iki öneride bulunabilirim. Birincisi geçtiğimiz Çarşamba günü The Wall Street Journal gazetesinde yayınlanan "Secular Jihad—A Judicial Attack on Turkish Democracy" (Laik Cihad: Türk Demokrasisine Yargısal Saldırı) başlıklı yazım, diğeri ise Council on Foreign Relations (CFR) adlı düşünce kuruluşunda geçtiğimiz Salı günü düzenlenen "Din ve Açık Toplum" başlıklı sempozyumda katıldığım panel. Maksat, "Türkiye'yi tanıtmak"...
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: March 29, 2008 1:20 AM
Okur Yorumları
(NOT: Yazılar üzerine yapılan yorumların sitede yer alması, bunların Mustafa Akyol tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına kesinlikle gelmez. Aksine, farklı ve karşıt görüşleri ifade eden yorumlar da kabul edilmektedir. Ancak saldırgan, düzeysiz veya konuyla ilgisiz yorumlar reddedilecektir. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, standart yorum kurallarını dikkate almanız önemle rica olunur.)




"In Turkey secular fundamentalism is the official ideology, and it is eager to crush any alternative."
Yapmayin Mustafa bey. Elin oglu gercek sanacak simdi. Degisik duzlemlerde cereyan eden iktidar mucadelesini gormezden gelip, memleketten sekuler bir koktencilik cikartmaniz cok zorlama.
Ayrica kurtlerin taninmamasi uzerine kurulan "establishment" oyle AKP ve destekcilerinden pek de oyle uzak birsey degil..zaman degisiyor orasi baska.
Yazan: fuatogl Tarih: March 29, 2008 5:02 AM
Yahu bırakın alternatifi, tanımının yapılmasına bile tahammül yok. "Biz yer ve zamana göre işimize geldiği gibi yorumlarız, siz yorulmayın"(!) deniyor.
Denmiyor da, denmeye getiriliyor.
Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: March 30, 2008 10:40 AM
Mustafa akyolda bir kürtlük mü var acaba? kürtlerden çok kürtçülük yapıyor..din konularına da pek meraklı..hem kürtçü hem dinci..rejime karşı da bilenmiş..
bir de yurt dışında bizi rezil ediyor..
Yazan: mustafa Tarih: March 30, 2008 11:45 AM
Mustafa Bey Wall Streeteki yazınızla berrak bir anlatımla meseleyi genel çercevede ortaya koymuşsunuz.Foreign relationsta söylemi bazı noktalarda açmışsınız.
Birde biz bir alıntı yapalım ;
"We Turks prefer the Anglo-Saxon interpretation of secularism to the French one" -- for the former grants more religious freedom to its citizens. For the chief prosecutor, these all prove that Mr. Erdogan and his party aim to dilute and then overthrow secularism.''
Bu Magna Carta ile demokrasi mücadelesine en erken girmiş ve demokratik kurumları geleneksel olarak içselleştirilmiş bir toplumun ictihadını istemeyle Dünyanın başına yaptığı devrimle bugünkü ''şovenist'' belalları salan burnu büyük bir toplumun hayat anlaşı arasındaki tercih. Bu sebeple Fransız aydınlanmasıyla aydınlan Türk elitleri bugün ''Bonapartist histerilerini'' en açık ve hayasız biçimde ortaya koymaktan çekinmiyorlar. İyi ki demokrasi var diyesi geliyor insanın. öyle değil mi ? Bu yüzdendir ki daima halkın istediği olacaktır... Nede olsa ''Egemenlik '' kayıtsız ve şartsız ''Milletin'' öyle değil mi sayın ulusalcıklar..
(elitlerin mi demeliydim acaba ?)
Yazan: Anti-Jakoben Tarih: March 30, 2008 1:39 PM
Sayın Mustafa,
“Mustafa akyolda bir kürtlük mü var acaba? kürtlerden çok kürtçülük yapıyor..din konularına da pek meraklı..hem kürtçü hem dinci..rejime karşı da bilenmiş..
bir de yurt dışında bizi rezil ediyor..” diyorsunuz.
Peki bu ülkede Kürt’leri kimler savunur diye bir soru soralım, cevap:
a) Doğal olarak kendileri, çünkü yıllardır ezilen onlar.
b) Ama’sız demokratlar ve liberaller.
c) İslamiyet’e layık doğruluğu ve doğru İslamiyet’i yaşayanlar(malum, ırk üzerine kurulu bir din algısı, bu dinin hiç anlaşılamadığını gösterir.)
d) Hükümet. (vatandaşlarının huzurunu ve ekonomisini düşünmek gibi bir algıyla)
e) Irk kavramının kendisine verilmiş olduğunun farkında olan Türkler(Türk ya da Kürt doğabilmek gibi bir seçeneğinin olmadığını, edilgen olduğunu fark eden ve bu yüzden bunun bir üstünlük algısı olamayacağını düşünler)
f) Amacın dışarıda nasıl görünmek olduğundan çok doğru uygulamanın ne olması gerektiğini sorgulayan ve hak olanın herkese verilmesi gerektiğini isteyenler.
Peki bu ülkede Kürt’leri kimler savunmaz, cevap:
a) Ulusalcı faşitler.
b) Ama’lı demokratlar ve liberaller(yani sözde demokrat ve liberal geçinenler)
c) İslamiyet’e ırkçılığı yamamaya çalışanlar.
d) Haydi eller havaya’cılar.
e) Irkın kendi elinde olan bir seçenek olduğunu sanan çok bilmişler.
f) Akılsızlar. (Buraya debil, embesil, idiot, deli… grubu da dahil edilebilir.)
Şimdi Sayın Mustafa, siz bu seçeneklerden hangisine dahilsiniz?
Yazan: suzannur Tarih: March 30, 2008 5:57 PM
@ mustafa
yani ne demezsin azizim.. halbuki yargitay c. savcimiz ne de guzel hukuk ve demokrasi dersi veriyor butun dunya'ya degil mi? ustun turk modeli. rejime bilenmis akyol gibiler ise bizi rezil ediyor; cok ayip onlara...
Yazan: Anonymous Tarih: March 30, 2008 10:56 PM
@Suzannur,
sizin seçeneklerinizden birine girmek zorunda mıyım?
M.Akyol kürtçülüğe ve dinciliğe takmış kafayı..
ortalık kürt doldu,memleketi ele geçirecekler..siz uyuyun hala..
Tayyip Erdoğan 3 çocuk yapın diyor..kürtler üçer beşer yapıyorlar..Türkler tembel tembel oturuyor..Ey Türk vatandaşlar..çalışın,boşdurmayın..nüfusu artırın..ortalık kürt doldu.
Akyol'un aklı fikri din işlerinde..diyanetten sorumlu bakan mı olmak istiyor nedir,anlamadım ki?
Yazan: mustafa Tarih: March 31, 2008 10:33 PM
Sayın Mustafa,
Hiçbir seçeneğe girmek zorunda değilsiniz ve hiçbir seçeneği dayamak zorunda da değilsiniz hatta dayamamalısınız. Bırakın da konuşalım. Konuşmadıkça bu ülke hiçbir şeyi çözemeyecek, tam tersine şiddet ve nefret körüklenecek. İstediğiniz şey ne, bu sorunların çözümlenmesi mi, baskı altına alınıp PKK'nın bir otuz bin insan daha katletmesi mi, hem de Türk, Kürt demeden militarist bir sosyalizm anlayışını kendine hak görerek ve bunu meşrulaştırmaya çalışarak.
Bir insan, öyle ya da değil, bir fikri savunduğunda niye illa kafayı takmış üslupsuzluğuyla eleştirilir. Ben size şimdi neye kafayı taktığınızı sorsam, ya da neye kafayı taktığınızı söylesem bu üslup beni mi haksız çıkarır, sizi mi?
Evet, Erdoğan üç çocuk yapın diyor, bazılarına göre bu çağdışı bazılarına göreyse siyasi söylemin çoğunlukla sağlanacağı inancının bakış açısıyla az. Beş çocuk, altı çocuk...
Yok daha neler, kadınları üreme makinaları olarak görmekten vazgeçin lütfen, onlar bu dünyaya sadece size çocuk doğurmak gayesiyle getirilmediler. Becerebiliyorsanız siz doğurun ve lütfen çocuk doğurma işini karı-kocanın talep ve imkanlarına ve her şeyden önce isteklerine bırakın. Bu, çocuk doğurulmasın demek değil, sakın karıştırmayın, bu sadece kimin ne kadar çocuk doğurması gerektiğine karışmayın demek.
Kimse sizin, demokratik olmayan toplumlarda, azınlık ezilir ve ezilmelidir anlayışının düzeltilememesinin çözümü olarak doğurmak zorunda değildir.
Bu arada evliyseniz kaç çocuğunuz var, eşinizin bu konuya bakış açısı nedir? Ne demek bakış açısı, ben dersem yapacak mı diyorsunuz yoksa? Oldu mu?!
Görüyor musunuz, çok çocuk doğurmaya yönelik algılamadaki bakışınız bile demokrasiyi sadece çoğunluğun hakkı olarak gördüğünüzü ne de güzel ortaya koyuyor. Bence kendinizi de eleştirin, sadece çevrenizi değil.
Saygıyla.
Yazan: suzannur Tarih: April 1, 2008 5:32 PM