« Ateistlerin İnancı | Ana Sayfa | Nişantaşı’nın Korkuları »

February 13, 2008

‘Şimdi Türbanın Sırası mıydı?’

[13 Şubat 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Başlıktaki soru bana değil, son haftalarda sesleri gür çıkan bir dizi yorumcuya ait. Bunların arasında sadece Jakobenizm’in “olağan şüphelileri” değil, aynı zamanda şimdiye dek AK Parti’nin demokratikleşme adımlarına destek çıkmış kimi liberaller de var. Bu ikinci gruptan bazıları, başörtüsü konusunda bir tür “üçüncü yol”da tutmuş. “AKP-MHP’nin Türkiye’ye dayattığı türban çözümü”ne karşı çıkmış, hükümetin başka özgürlük problemleri dururken başörtüsüne eğilmesini eleştirmişler.

Mesela şöyle demişler:

“Süregelen tartışmada, ne yüksek öğrenimde akademik özgürlükler sorunu, ne orta öğrenimdeki din dersinin zorunlu olmaktan çıkarılması konuşulmaktadır.”


Bu yorumu yapan saygıdeğer akademisyenlerimize bir soru soracağım: Eğer bugün hükümet sadece “akademik özgürlükler sorunu” ve “orta öğrenimdeki din dersinin zorunlu olmaktan çıkarılması” üzerinde çalışıyor olsaydı, o zaman da bu sürece karşı çıkacaklar mıydı? “Durun, böyle olmaz, başörtüsü yasağını görmezden geliyorsunuz, özgürlüklerin hepsini bir arada getirmelisiniz” diyecekler miydi?

Yahut şöyle sorayım: AK Parti hükümetleri 2002’den bu yana muhafazakar taleplerle ilgisi olmayan bir sürü reform yaparken, söz konusu liberaller, “iyi ama türbanı da unutmayın” dediler mi? (Bu konuda hep ilkeli ve omurgalı durmuş olan Gülay Göktürk ve Nazlı Ilıcak gibi “Jeanne d'Arc”larımızı tenzih ederim.)

Hükümet elbette yapılan düzenlemenin hukuki içeriği veya siyasi sürecin yönetilmesi açısından eleştirilebilir. Dahası, “türbanı çözerken başka sorunları sakın unutmayın, reform hızını kesmeyin” diye uyarılabilir. Hatta mutlaka uyarılmalıdır da. Ama “niye bu defa da size oy veren muhafazar kitlelerin sorununa odaklandınız” demek, haksızlıktır.

Sakın böyle diyen seküler liberaller, tam da hükümete yönelttikleri “sadece kendi tarafına demokrat olma, kendi çevresinin haklarını önceleme” hatasına düşüyor olmasın?

Kaldı ki sırf pragmatik bile düşünseler, şu tehlikeyi görmeleri gerekir: Eğer toplumun muhafazakar kesiminde “bu liberal demokrasi denen şeyden bize hayır yok” duygusu gelişirse, Türkiye’deki demokrasi mücadelesi en büyük zeminini kaybeder. Cem Boyner’in YDH’sı çapında bir enerji kalır geriye…

Söz haksız eleştirilerden açılmışken, Radikal yazarı Nuray Mert’e dair bir not düşmemek haksızlık olacak. Sevgili Mert, epeydir sürdürdüğü ve “ben demokrata demokrat demem sosyalist olmayınca” diye özetlenebilecek hükümet (ve aslında merkez sağ) muhalifliğini, en son “AKP’nin Meşruiyet Krizi” başlıklı tam sayfa bir yazıya taşıdı.

Oysa aynı gazetede yazan (ve oldukça da iyi yazan) Gökhan Özgün’ün de isabetle işaret ettiği gibi, Türk siyasetinde bir meşruiyet tartışması yapacaksak, kafayı biraz kaldırıp başka partilere de bakmak gerek.

Mesela ben “Milli Görüş gömleğini çıkardık” sözünü Tayyip Erdoğan’dan defalarca duydum, ama Deniz Baykal ve ekibinin “Tek Parti gömleğini” çıkardığına en ufak bir emare görmedim. CHP, tarihindeki pek çok karanlık sayfanın (İstiklal Mahkemeleri’nin, “kafatasçı” tarih kongrelerinin, yahut Varlık Vergisi’nin) hesabını vermek şöyle dursun, yeni sayfalar eklemeye pek hevesli duruyor. Zamanında anayasal düzeni yıkıp suçsuz insanları asmış bir “silahlı çete”yle (27 Mayısçılarla) iş tutmuş olan bu partinin şimdiki lideri Sayın Baykal, geçen hafta da “sivil anayasa”ya niyetlenenlere aba altından idam sehpası gösterdi.

Demokrasiye inandığı hayli kuşkulu olan bu CHP’nin demokratik düzen içinde var olma hakkı var mı? Buyrun size hiç bir Yargıtay Başsavcısının aklına gelmeyecek, ama kapı gibi sağlam bir meşruiyet sorusu.

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: February 13, 2008 11:15 AM

Okur Yorumları

(NOT: Yazılar üzerine yapılan yorumların sitede yer alması, bunların Mustafa Akyol tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına kesinlikle gelmez. Aksine, farklı ve karşıt görüşleri ifade eden yorumlar da kabul edilmektedir. Ancak saldırgan, düzeysiz veya konuyla ilgisiz yorumlar reddedilecektir. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, işbu yorum kurallarını dikkate almanız önemle rica olunur.)

Ucunu yol degil birinci yolun emniyet seridi!

Ah Mustafa Bey ne ucuncu yolu, onlar birinci yolun yolcusu fakat “demokratlik. liberallik, gercek cagdaslik, bilim adamligi ” credential’larina da halel gelmesin isteyen omurgasizlar. Gavurun tabiri ile “you can’t have it both ways” (unless you are in Turkey- benim ilavem). Hem ordan hem burden olmazsin diyor mealen. Turkiye Watergate’I trafikte cizgi ihlali mertebesine dusurecek hak, hukuk, mesruyet, siyaset cinayetlerinin, komplolarinin vatanidir. Yegenleri devletin hazinesini kumabara olarak kullanan "verdimse ben verdim" Morrison Solomon’un bu gun hala “yol gosterici” olabilecegi baska ulke tahayyul edebilirmisiniz? Ya da Menderes’in avukatinin “darbe isteriz”cilerin basini cekecegi bir ulke? "Ahiterette ‘dunyada ne var’ diye sorarlarsa Bekri imam oldu de anlarlar“ demis adam.

“Bize ozgu sartlarda” bu yolunu sasirmislar da aydin gecinir. Belki de hicbir donemde ahlaki, entellektuel turnusol bu kadar berrak sonuclar vermemis idi. Ortadaki mesele diyelim ki kurtaj gibi, vicdani ret gibi her iki taraf icin de makul argumanlar uretilebilcek, ikilemli bir konu olsa deriz ki “eh iyi niyetli insanlar da ihtilafa dusebilir”.

Bunlarin “ucuncu yolculaklari” beyazkaptan’in “aslinda ben turbana karsi degilim AMA” yazilarindaki cinsten, ve ancak o kadar ilkeli ve samimi. Fasistler, rantcilar, ve bunlari yonlendiren birinci yolcularin neferleri her biri. Demokratliklari sadece Bekir Coskunlar Ozdemirler kahverengiburunlar ile ayni kategoriye girmelerinin “imajlarini” zedel;eyecegi dusuncesi. Oyle degilmi Ahmet Insel ve bir zaman “vicdanin sesi” dedigim Mert hanim?

AB’ci , "liberal" Cengiz Aktar’da Newsweek’e Erdogan’in derdi Turkiye’nin demokratiklesmesi degil ama Islamizasyonu“ demis de Newsweek yutmamis. Herhalde Hurriyet’e konustugunu saniyordu , sahte liberal somurge aydini. Ahmet Insel gitsin de ders verdigi Fransa’da takindigi pozisyonu bir adet demokrat entrellektuele anlatsin bakalim. Bundan 7-8 yil once Nur Serter Washington’dan tanidigim bir Amerikan gazeteciye verdigi roportajda "problem turban degil ama ayni zamanda universitenin koridorlarinda namaz kilmak istiyorlar; biz ona karsiyiz; digerlerine baski olusturuyor" demisti de Turkiye’yi biraz bilen gazeteci yalanini suratina vurmus idi. Supheniz olmasin Ahmet Insel’ler Cengiz Aktarlar, Ismet Berkanlar bir yabanci ile konustuklarinda pozisyonlarini cok farkli yansitiyorlar tuttuklari ilkesizlik yolunun motiflerini gizlemek icin.

Hic supheniz olmasin bu koordineli bir psikolojik savastir. Bu noktaya Ahmet Insel ile’ Demokrasi iyi AMA“ cilar, tatli su baliklari sayesinde gelmedi. (Bkz. Özgürlukcülük AMA dememektir AMA.. ).

Artik aydin olarak, entellektuel olarak, ahlaki omurgali olarak konusma hakkini kaybettiniz sayin Aydin Dogan’in gemisine atlayan yolcular! . Gavurlarin nikah torenlerinde papazlarin dedigi gibi "simdi konusun veya ebediyyen cenenizi kapayin“.


"Once MuslumAnlar icin geldiler…. …Sira bana geldiginde zaten Lousanne’a yerlesmistim“ olarak degistirmeli herhalde Rahip Martin Niemoller’in siirini.

Ucuncu yolculara fasizm ve kacilinilmaz oblivian’a (zira sular yukari akmaz) iyi yolculuklar.

Bu kervan yoluna devam edecek sizle veya sizssiz.

Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: February 13, 2008 11:36 AM

^^ben de günlerdir liberalleri içlerinden eleştirecek bi babayiğit liberal çıkacak mı diye bekliyordum. ba sabah gördüğüm iki yazı beni bu açıdan mutlu etti. bi tanesi malum akyol bey'in yazısı. bi tanesi de http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=651279 adresinde yer alan abdulhamit bilici'nin "kendine lberaller" başlıklı yazısı. başörtüsü mevzusu bu anlamda klasik deyimle bi turnusol kağıdı hükmünde oldu ve samimiyet testi niteliğinde. bi yandan da hani insanın alacası içinde havanın alacası dışında diye bi söz vardır, kanımca üniversitede başörtüsüne özgürlük getirme çalışması da ,içi alaca olan liberalleri ortaya çıkardı benim açımdan. her gün "işte özgürlük için direnen, özgür, relax, kendinden emin, kimseyle hesabı olmayan, tamamen hak ve özgürlük isteyen, aydınlık kişi" düşünceleriyle mest olarak okuduğum bazı kalemler hayal kırıklığına uğrattı. benim "samimiyet" testimden sınıfta kaldılar. tabi bunun en önemli örneği mehmet altan ki geçen pazar ruhat mengi'nin iştahla sorduğu 'işte bizim safımızda yer aldınız' içerikli sorularına maruz kaldı.
gelinen aşamada laikçiler yapacağını yaptı zaten de, bazı kendini liberal tenımlayanlar bunu yapmamalıydı... ehbe

Yazan: ehbe Tarih: February 13, 2008 11:41 AM

Bence son tartışmalarda bazı liberallerin aldığı tavırda bir önceki sivil anayasa tartışmalarında stratejist yazar Ertuğrul Özkök'ün liberaller üzerinde başlattığı, Haluk Şahin vb.etkili yazarların omuz verdiği psikolojik baskının etkisi fazla oldu.

Hatırlayacaksınız liberal takım kuruldu ardından medya da adeta sorguya çekildiler açık oturumlarda kendilerinden hesap soruldu vs...
ve o takımın kaptanı son tartışmalarda gemiyi terketti...

Yazan: TT Tarih: February 13, 2008 3:37 PM

mesele basortusune ozgurluk isteyenlerin baska ozgurluklere ne derece saygili olduklariyla ilgili. bu konuda cekinceleri olan liberallerin kaygilari bundan kaygilaniyor. yani mustafa akyol'un liberal demokrasinin muhafazakar cevrelerde populer olmasi konusundaki iyimserligini paylasmiyorlar. bu yuzden bir samimiyet gostergesi ve guvence olarak, bu ozgurlugun diger ozgurluklerle birlikte bir paket halinde gelmesini istiyorlar. ne de olsa liberal demokrasi, karsitlarina safca taviz vermek demek degil. uzlasi ancak tum taraflar demokratik degerlere samimiyetle bagli olurlarsa saglanabilir. buradaki kaygilarin yerinde olup olmadigi tartisilabilir, ama bunlar soz konusu liberallerin tutarsiz davrandiklarini gostermez.

demem o ki ak partililerin demokrasi sicilleri sutten cikmis ak kasik degil. degistim demekle insanin sicili bir anda temizlenmiyor. bunun icin her alanda ozgurluklerin genisletilmesi icin yogun bir caba icinde olduklarini gostermeleri lazim. bir zamanlar avrupa birligine katilmak icin reformlar yapiyorduk mesela? ne oldu onlara? ne zamandir kimsenin lafini ettigi yok.

Yazan: dj Tarih: February 13, 2008 6:51 PM

Yani Sn. Akyol'un dediği gibi bu özgürlüklerin sırası diye bir şey olmaz ki? Mutlaka bir yerlerden başlamak gerekiyordu ve AKP-MHP ittifakı tabanlarını memnun edecek şekilde bu işe türbanla başladılar. Bazı liberallerin bu sorunu yaşayan bireyleri anlayamamasına açıkcası çok şaşmamak lazım. O kadar genç insanımızın sesini ve isteğini göremiyorlarsa buna ancak körlük denir!

Yazan: Mehmet Tarih: February 13, 2008 8:28 PM

Türban ile ilgili gelişmeler son derece rahatsız edici, zaten sizden mi esinlendi bilinmez m Akyol bugün rtE de esti gürledi medyaya.

Ama tartışmalara sonradan katılan birisi olarak sormak istediğim bir kaç küçük soru var, elbette inanç sorgulanmaz arkasında mantıklı bir cevap aramak da doğru olmaz, ama siz onu toplumsal ve dünyevi yaşamın işleyişine dahil etmek istiyorsanız müsade ederseniz biraz sorgulama yapabilelim değil mi ?

Aslında ben sorularımın çok kez cevabını aldım, ama biraz da bu siteden cevap isteyeyim:

Türban neden kadınlarımıza buyruk edilmiştir?

Ve bilindiği gibi örtünme İslam'la ortaya çıkmamıştır, neredeyse giysi ortaya çıktığından beridir vardır. Örtünmenin altında yatan sebep nedir?

İslamdaki örtünme buyruğu da aynı veya farklı sebeplerle mi ortaya çıkmıştır?

Elbette cevap vermeye kimseyi zorlayamam, ama bu kadar savunulan ve uğruna bir mücadele verilen ve de siyasete bu kadar malzeme edilmiş olgu ile sadece çok masum bir kaç soru sorduğumu düşünüyorum, mesela neden gibi.

Yazan: Beagle Tarih: February 14, 2008 12:16 AM

Türban dinin emri olmak zorunda mı ki

Ben türban takmak istiyorum arkadaş diyen birisinin niyetini ne hakla sorguluyorsun.

Belki türbanın dine aykırı olduğunu düşündüğünden takıyor

Belki moda olduğu için,

Belki kendisini öyle estetik hissettiği için,

Belki dinin bir buyruğu olduğunu düşündüğü için,

Belki Sümerli fahişelere benzemek istediği için,

Belki Hristiyanlığın bir gereği olduğunu düşündüğü için,

Belki kel olduğu için,

Belki soğuktan korunmak için,

Belki tanınmamak hakkının olduğu yerlerde tanınmamak için,

Belki saçının etrafa dökülmesini engellemek için,

Belki yüzünü güneşten korumak için,

Belki türbanı laikliğin bir gereği olarak gördüğü için,

Belki laf olsun diye,

Belki inat olsun diye,

Belki farklı görünmek için,

Belki çoğunluğa uymak için,

Kendi isteği ile takıp, sana da zorla taktırmadıktan sonra

SANA NE BE ADAM, BE KADIN...

Utanmadan soruyorsun "İslam'da örtünme var mı, nereden geliyor bu buyruk diye"

Densizliğin sınırı vardır çünkü başkalarının özgürlüklerine dokunabilir.

Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: February 14, 2008 11:21 AM

Tamamen boş işler bunlar. Olan olacak ve herkes bir parça yanılmış olacak. Ülke dinamikleri ile oynamanın cezasını herkes çekecek.

Yazan: Predatora Tarih: February 14, 2008 8:16 PM

ÖRTÜNMENİN ŞEKLİ

Örtünmenin şekli peygamberimiz ne buyurduysa öyledir, gelenek değil, şer i bir uygulamadır, ameldir.
Çünkü:
Hz Muhammed (SAV) hicap ayetlerinin emrini topluma uygulattığı sıralarda ayetler inmeye devam ediyordu.
Yani Abese suresinde olduğu gibi Allah’u Teala (CC) Hz Muhammed’e (SAV) hicab ayetlerinden sonra yapılan uygulamalara (internetten bulabilirsiniz Medineli kadınların nasıl hemen kapandığını ve nerelerini kapattığını vs…), uyarı yapabilirdi ;
-“Ey Muhammed bu kadar da kapanın demedim diye”, niye başka bir ayetle uyarmadı.
Yani Allah’u Teala unutmadıysa (tövbe-haşa) ,
Medine de ki toplumu görmezden gelmediyse (tövbe-haşa), demekki Hz Muhammed’in uygulamalarını sünnetini kabul etmiştir (veya daha doğrusu Allah onun böyle yapmasını istemiştir) ve kendisini örnek göstermiştir, uyun diye de farz kılmıştır.

Yazan: Destek Tarih: February 14, 2008 8:37 PM

"mesele basortusune ozgurluk isteyenlerin baska ozgurluklere ne derece saygili olduklariyla ilgili" imis bir feylesofa gore.

Niyeymis ki? Holokost sirasinda da Hitler meselenin Yahudilerin diger insanlarin haklarina ne kadar saygili oldugu ile ilgili oldugunu soyluyor idi.

Bir insan hakkinin alinip verilmesi o insanin insan olusu ile ilgili degil de o insanin yasadigi ulkedeki bir siyasi partinin ne kadar baskasinin hakkina saygili oldug ile ilgili imis. Hang Ahlaka, hanfi kurala, hangi medeniyete, hang cagdas olcuyer akla izana gore beyeh cahil cuhela moron?

Basortsu konsunda fetvayi burda niye soruyorsunki ? Seriatc Deniz Hocafendi, Ilhan Hocafendi, Canan aritman hacahamfendi, Muazzez Ilmiye Cig ninen , Allah'in gunu fetva veriyor bilumum seri mevzuularda.

Agzina saglik M. Fatih Yuce. Obur arkadaslar klaslarina daha uygun "derin islerle" mesgul herhal; is basa dustu.

Yazan: Okumadan edemiyor iste Tarih: February 14, 2008 8:45 PM

Bir alinti:

“Bas ortusu hicbir dinin simgesi degildir. Vucudun ne kadar kisminin ortuludugu evrensel olarak bir hicab, “modesty” , tevazu gostergesidir (en az birini Pepsi Turkiye’nin anladigi varsayimi ile). Illa simge diyecekseniz kisinin birey olmasinin simgesidir; ar, haya, iffet duygusudur simgelenen. Sizler cenazelere giderken basinizi tam ortmeyen bir ortu atmaniz veya koyu renk , kapali mutevazi elbiseler giymeniz neyi simgeliyor ise bunu hayatinin daha genis bir bolumunde ugulayan da ayni duygulari simgeliyor. “belirli bir din” degil kisinin ta kendisidir yasakladiginiz. Eger “turban”in dili varsa diger giyimler dilsiz degildir.”

Kaynak: Pepsi Cola’nın dini, imanı ve boykot mekanizması

Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: February 14, 2008 11:46 PM

Kadının çalışmamasını kuvvetle ve hatta çok kuvvetle salık veren bir dine bu kadar bağlı olduğu halde -yani pratikte mesleğini yapması inancına uygun düşmediği halde- başörtüsü ile üniversiteye girmek isteyenleri yani meslek sahibi olmak isteyenleri iyiniyetli bulmuyorum.
Bu olaya salt özgürlük açısından yaklaşanları tekrar tekrar düşünmeye davet ediyorum.

Yazan: Ufuk Tekin Tarih: February 15, 2008 1:52 AM

Mert, epeydir sürdürdüğü ve "ben demokrata demokrat demem sosyalist olmayınca"

Boyle aptalca bir ifade gormemistim. Sosyalizm mulkiyet ve uretim ile alakalidir ve kacinilmaz bir sekilde dejenere olup tek parti yonetimini getirmistir. Sosyal demokrasiler olabilir ama bunun Mert'in soyledigi ile bir alakasi yok. Boyle beyinsizlerin konustugu ortamda hakkaniyetli duruslarini devam ettirebilenleri gercekten alkislamak gerekiyor. Gokturk bunlardan biri.

Yazan: Sarp Tarih: February 15, 2008 2:01 AM

Sayın Ufuk, ben de sizi yazdıklarınızı tekrar okuyup düşünmeye davet ediyorum. İfadenizdeki "Kadının çalışmamasını kuvvetle ve hatta çok kuvvetle salık veren bir dine..." cümleniz ne kadar iyi niyetli?

Ben Müslüman bir bayanım ve dinimin bana "kuvvetle ve hatta çok kuvvetle çalışmamamı salık" verdiğini bilmiyordum, şaşırdım doğrusu... Halbuki ben, dinimin bana iffetime, namusuma, kadınlık haysiyet ve gururuma zarar gelmeyecek biçimde çalışmam konusunda izin verdiğini biliyordum.

Bakın Allah, bizlere çalışmakla ilgili Kur'an'da ne diyor;
Sûre : 53 NECM SÛRESİ
39. İnsan için ancak çalıştığı vardır.
40. Şüphesiz onun çalışması ileride görülecektir.
41. Sonra çalışmasının karşılığı kendisine tastamam verilecektir.

Şimdi sizin "buyurduğunuz" gibi "Kadın"ın çalışmasına karşı bir yasaklama olsa idi burada sadece "erkek" lafzı kullanılmaz mıydı?

Sayın Ufuk, sözünüzün ispatını delilleriyle müslüman ve de çalışan bir bayan olarak sizden istiyorum. Yok öye lafı deyip kenara çekilmek. "Din kadının çalışmamasını kuvvetle salık veriyor"un ispatını ve çıkış argümanınızı öğrenmek istiyorum.

Diğer bir nokta ise sizin mantığınıza göre "madem çalışmıyorlar ne diye üniversite okuyorlar" meselesi... Evet haklısınız, değilmi ki zaten çalışmayacaklar niye okusunlar ki. Bu ne matık! Her okuyan iş bulup çalışıyor mu bu memlekette? Bir kere "okumak", "eğitim almak" temel insan hakkıdır. Bunu sizin keyfi mantığınıza bırakmamışlar, neyse ki bırakmamamışlar. Ben okurum sonrasında kendime uygun bir iş bulur çalışırım ya da çalışmam evimde otururum, keyif benim keyfim. Bunun hesabını sormak kime düşer?

Bir yandan "haydi kızlar okula" diyerek kampanyalarla kız çocuklarını okullara sokmaya çalışan mantık, beri taraftan "başı kapalı kızlar okul dışına" mantığı ile feci çelişiyor. Bu ne yaman çelişki böyle!...

Yazan: Kamer Yalçın Tarih: February 15, 2008 6:22 PM

Iranli bir arkadasin bana basortusu ve Turkiyenin gelecegi hakkinda soyledikleri:

Kabul etmeniz lazim, turban artik bir "bonservis" anlamina gelecek ve zaman gectikce daha kuvvetlenecek bu sembol ve diger muhafazakarlik gostergeleri.

Yonetici kadrosuna talip burokratlar, ihale pesindeki isadamlari / esleri, devlette calisan ve calismak isteyenler KENDI istegiyle zorlama olmadan takacaklar turbani, gidecekler namaza, oruca iftara.

Bu "ozgurlukler" icin partiler birbirleri ile yarismaya yeni baslamadi, yarisin bitecegi de yok - haberiniz olsun.

Yazan: Erol Tarih: February 15, 2008 10:53 PM

Sayın Ufuk Tekin,

İnsanların dinlerine uyma, uygulama sınırlarını siz değil, o insanlar kendileri belirler. O insanların samimiyetlerine de inandıkları tanrı ölçer.

Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: February 16, 2008 3:47 PM

Erol Bey,

O insanların kendi derdi.

Türban bir simge ise, türbansızlık da bir simge.

Şu önyargı ile bakıyorsunuz meseleye;

Türbanlı birisi veya eşi türbanlı birisi insanları türbanlarına veya eşlerinin türbanlarına göre değerlendirir.

Bu sizin ön yargınız.

Nasıl bu insanlar böyle değerlendirebilirse, açık olanlar da veya eşinin başı açık olanlar da insanları başlarının açık olmasına göre değerlendirebilir.

Şimdi böyle diye bir takım insanları haklarından, özgürlüklerinden mahrum bırakmak mı gerekiyor? Bu ne kdar demokratik olur.

Demokrasi insanları kıyafetlerine göre değerlendirmez, başı açık olmayı normal, kapalı olmayı ayrı görmez.

Ayrım yapacaksa insanlar bunu sadece başı kapalılar yapar demez.

Yaparsa açık veya kapalı hepsi yapabilir veya yapmaz der.

Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: February 16, 2008 4:05 PM

Mustafa bey,

Turbansizlik neyin simgesi oluyor biraz aciklar misiniz?

Yazan: Erol Tarih: February 17, 2008 7:09 AM

Simgeler ve demokrasi :

Simgeler demokrasilerde ozgurlugun boyutlari hakkinda bir fikir verirler.
Kisilere bireysel olarak simge kisitlamasi getirilen devletler demokrasiyi henuz tam gelistirememistir.

Bu baglamda bende basi kapali ogrencilerin universiteye egitim almak icin girebilmesine taraftarim.

Fakat simgelerin devlet adina, kamu hizmeti veren kisiler tarafindan kullanilmasina izin verilmesi devletin o simge adina tarafsiz olmadigini gosterir ve totaliter rejime yol acar.
Nazi de gamali hac, komunizmde orak cekic, israil'de kipa) turu simgelerin devlet adina hizmet veren (devlet okulunda ogretmen, devlet hastahanesinde doktor, polis, asker, hakim, savci, veya diger devlet memuru) kisiler tarafindan kullanilmasina izin verilemez, verilirse bu simge ne olursa olsun ozgurlukleri kisitlama yolunda atilacak en onemli adimlardan biridir.

Turkiyede maalesef bunu anlayacak bilinc henuz olusmadi.

Simgesizlik de bir simgedir diyecek kapasitedeki insanlara belki bunu anlatmak kolay degil, fakat biraz daha acalim.

Devlet simgelere esit mesafede olmalidir. Ve mumkun olan en yuksek ozgurlugu tanimalidir simgelere. Iki ornek :
- 18 yasini gecmis ve kendi istegi ile kara carsaf takan bir ogrencininde herkes kadar ogrenme hakki vardir.
Kimligini kontrol edebiliyorsak birakin her devlet dairesine girebilsin, engel olma hakkimiz yok, hatta kolaylastirmak icin hizmette esit davranilmasi icin ugrasmaliyiz.
- Bayrak yakmak dahi bir ozgurluk sayiliyor bazi gelismis ulkelerde. Bayragin diger insanlar tarafindan kutsal sayilmasi dahi bu ozgurlugu kisitlamak icin sebep degildir bence.

Yeri gelmisken soyleyeyim, devletin simgelerle yuceltilmesini de cok anlamli bulmuyorum. Bayrak, mars turu simgelere birlestirici anlamda kullanilir diye izin verilir belki fakat ne kadar az olursa o kadar iyidir (Bana sorarsaniz hic olmasada olur..)

Kendimi bir Ataturk cocugu olarak gordugum halde devlet adina bir simge olarak kullanilmasini hos karsilamiyorum. Birakin Ataturk saygisini sevgisini devlet adina calismayan vatandas yapsin diye dusunuyorum.

Simgesizlik bir simge degildir.
Basi acik ogretmen musevi de olabilir, hristiyanda olabilir, sunnide olabilir alevide olabilir hatta ateist bile olabilir, bu suc degildir.

Basi aciklik tarafsizlik icin bir olcu mudur ?
HAYIR.
Olcu degildir.
Olcu olmasida gerekmiyor.

Basi aciklik bir simgesizlik gosterisidir o kadar.
Devletin simgesiz olmasi gerektigi icin devlet adina calisan kisinin simge takmasi sakincalidir.

AKP eger gercekten ozgurluk ve demokrasi adina bu isi yapiyorsa ve anayasayi degistirmek istiyorsa, bu degisikligi yukarda bahsettigim gibi kamuda yasak oldugunu da anayasaya sokarak yapmalidir. 301'i de ayni sekilde kaldirmalidir.

Basi kapali kisinin turbani simge olarak gormedigini kabul ediyorum.
Maalesef butun dunya bunu bir simge olarak goruyor, hatta bir cok ulkede bu simge "zararli simge" yada "oteki" haline gelme yolunda bugun.

Bugun Turkiyede basortusu bazi kesimlar icin bir ozgurluk simgesidir, buna saygi duyulmasi gerekir.
Hizmet alan icin ayirimcilik kanunlarla korunmalidir ve basortusune ayirimcilik yapan devlet memuruna kanunlarda ceza olmalidir.

Kamuda calisanlar icin basortusune izin cikarilmasi ozgurluk simgesini baski araci haline gitiri ve ulkemizi totaliter rejime kaydiracak bir adimdir.

Muhafazakar bir kisiden bu konuda duyarli olmasini beklemiyorum, bazi muhafazakarlar icin demokrasi sadece bir aractir.

Totaliter bir rejime kaymayi engellemek icin gercek demokrat ve ozgurluk taraftari insanlarin butun mucadele yollarini kullanmasi gerekir.

Bugun basortusune karsi cikan insanlarin buyuk cogunlugu bu mucadele adina karsi cikmaktadir ve korkulari yersizdir diyemeyiz. Onumuzde bu konuda kotu ornekler var, basi aciklar uzerinde musluman ulkelerde zaten manevi bir baski her zaman olmustur.

Basi kapali insan sayisi azalsin diye bir istegimde yok. Yeterki ozgurce karar verebilsin insanlar.
Dunyadaki muslumanlarin "oteki" olarak gorulmesini engelliyecek en guzel ornek olarak, birlik beraberlik icinde basi acik ve kapali insanlarin ozgur ve mutlu yasadigi ornek bir ulke haline getirmeliyiz ulkemizi.

Yazan: Erol Tarih: February 17, 2008 9:41 AM

Tartisma ahlaki, once karsisindakinin ne soyledigini dinlemeyi gerektirir. Sonra ona duydugunu fakat neden katilmadigini soylemeyi. Diyalogun baska turlusu mumkun degildir. Bin defa duyulumus sloganlari, ion yargilari dwemagojiyi "bir de ben soyledim mi cok bi ozgun olur" diye tekrar edenler ne hale dustuklerin neden goremezler?

Bir yazi yazilmis buraya, altinda bir duzine yorumda "basortusunun simge olmasi" da "islasmin emri olup olmamasi" da, insan hakki olup olmamsi konusunda da fikrler beyan edilmis.

Mesela ben bir blogumdan alintio yaparak demisim ki:

"Bir alinti:

“Bas ortusu hicbir dinin simgesi degildir. Vucudun ne kadar kisminin ortuludugu evrensel olarak bir hicab, “modesty” , tevazu gostergesidir (en az birini Pepsi Turkiye’nin anladigi varsayimi ile). Illa simge diyecekseniz kisinin birey olmasinin simgesidir; ar, haya, iffet duygusudur simgelenen. Sizler cenazelere giderken basinizi tam ortmeyen bir ortu atmaniz veya koyu renk , kapali mutevazi elbiseler giymeniz neyi simgeliyor ise bunu hayatinin daha genis bir bolumunde ugulayan da ayni duygulari simgeliyor. “belirli bir din” degil kisinin ta kendisidir yasakladiginiz. Eger “turban”in dili varsa diger giyimler dilsiz degildir.”
hemebn akabinde Kamer Yalcin "basortulu Hanim'in calismayi isteyip istememesi" konudaki Islami hukum ve daha oneml;is hem kadin haklarini hem kadinin sosyal hayatta yer almasini savunup hem de kadini basortusunde dolyi is hayatindan sosyal hayattan dislama celiskisine isaret etmis.

M. Fatih Yuce hangi hakla bir hanima "bu simgedir takamazsin" denildigini veya bu sorgulamanin yapildigini sormus.

Bu fikirler sadece bu sitede yuzlerce defa dile getirildi Mustafa Bey'in yazilarinda bizlerin tyorumlarinda. Binlerce defa da medyada yapildi bu. Nedir bu laikcilerin problemi? Anlama ozuru mu, yoksa sizi muhatap almiyorum, sozleriniz uzerinde duasunulmeye dahi degmez deme psikolojisimidir.

Erol Bey kalkmis bir sonraki yoruma gene "turban simgedir" on kabulu ile baslamis. Adeta bu on yargisi Anayasanin "degistirilemez, degitirilmesi teklif edilemez, teklif edilmesi akla getirilemez" maddesi imis gibi.

Yaw kardesim simgedir diyorsan bir acikla bakkim, neymis simgenin tanimi ve o tanima nasil uydugunu.

Sonra simgenin neden hangi durumda yasaklanabilecegine dair bir tutarli kriter koy. Yukrdaki kisa yorumuma ilaveten bir de "basortsunun bir simge olmadigina" dair yazilan pek cok yazidan bir tanesuindeki bir argumani nakledeyim:

Mumtazer Turkone diyor ki; Basortusu simge olmadiginin gostergelerinden biri de degisebilir olmamasdidir. Bir simgenin yerine baska bir simge koyabilirsiniz. Mesela Besiktas armasindan kartali kaldirip yerine guvercin koymaya kara verebilir. Ama basini orten bir saclarini saklamak icin basini ortme disinda birsey yapamaz. Bu konuda sayfalarca yazarim ama okuyan var mi emin degilim.

Bir de "asigesizlik simge degildir" diye beylik sozler etmis arkadas lakin M. Fatih Yuce'nin de ifade ettigi "her kiyafet birseyi simgeler" sozune rasyonel bir cevap yok. Daha once Bekir Coskun "turbanin dili var" diyerek "taruban takanlarin ne dusundugunu evleribnde ne yatiklari, nereletrin kasidiklari...gibi bir hakaret listesi yazdiginda ben de "min etek dilsiz mi" diye sormustum.

Bunu biraz daha gelisletelim dilerseniz. Yukardaki soruyu tekrarlayayim WErol BBey'e, belki cevap verir bu defa. Laikci kesim bayanblari da cenazeye gittiklerinde baslarina bir ortu orterler, cogunlukla tamamin ortmeyen cinsten.
Bunu niye yaparlar?

Oluye saygi deyip gecistirmeyin lutfen. Niye saci ortme oluya saygidir. Daha acik vucut oluye saygisizlik ise b dusuncenin kokenuinde ne vardir?

Niye cenazelerde daha mazbut, daha edepli giyimler secilir? Nedir simgelenen veya hangi duygudur yanisitilan?

Peki bir devlet dairesinde veya baklada veya hastanede bir memur, hesire, doktorun giyim kusamindan onun hakkinda bazi bilgiler edinmezmisiniz?

Bir kadin "hizmet alan" bu edindigi bilgi ile o kadinin kendisine benzeyip benzemedigine karar vermez mi? Otyle ya herkes askerinki gibi uniforma giymiyor.

Demek ki bazi kiyafet sekilleri birinin modayi iyi takip ettigini, zengin oldugunu, Avrupali oldugunu, daha teshirci oldugu, mazbut oldug ibi bircok tercihleri, aidiyetler aciga cikarir. O zaman devletten hizme alan bir kadin bu acga vurulan durum kendisine benzemiyor diye o memurun kendisine adil hizmet veremeyecegini mi dusunmesi lazim?

Bir basortulu hanim trafik dairesindeki kisa etekli, dekolteli , dar pantolonlu kadinin kendisine karsi ayrimcilik yapacagini mi dusunmeli?

Ya da bir durusmada makyajli bir hakim makyajsiz olana katrsi adil davranamasz mi demek istiyorsunuz "hizmet veren basini ortemez" derken Erol Bey?

Evet her kiyafet konusur. Sizin SIMGESIZ DEDIGINIZ "MODERN BATI" olarak adlandirilan giyim kusam tarzidir. Aslinda basortululerin ciogunlugunun giyim kusam tarzi da, hele hele univesiteye gudenlerinki de Bati giyim kusam tarzidir ama onlar baslarini ortruklerinde siz begenmiyorsunuz, "yok bu yakismadi istemem" diye.

Sizin "Sigesiz" dediginiz de sabit degilduir, degiskendir. Bu gun sadece basini acmamayi "cagdaslik "icin yeterli goruyorsunuz. Ama yarin bakarsiniz moda degisir, ve "normal giyim" kadinlarin bikini ileise gitmelerinin "normal :o oldugu zaman da gelir. Oyle bir zamanda sadece basortusu degil duize kada etek giymekte pek ala "Islami simge" olabilir. Bana olmamasi icin makul bir sebep gosterebilirmisiniz? Neduir sizin yarin sadece basini acmamakla cagdas olunmaz. sen niye o kadar uzun etek giyiyorsun'; belli ki dindarsin; universitwenme sokmam, hizmet veremezsin.." demekten alikoyan?

Ayni bozuk plagi yuz defa daha calmak yerine sorulan sorulara cevao vermeyi, muhatabinizin cevabini anlamaya calismayi deneyin bir. Bu sekilde kazanamadiginizi daha gormediniz mi? Ne zamana kadfar kafanizi kuma gomeceksuiniz. Sizi demokratik dunyada destekleyen bir Fransa'daki Mason Localarindan biri bir New York ve Washington'daki birkac azili siyonist Islam-Dusmani orgut var. Avrupa'nin Hiristiyan Demokratlari da bu insan hakkini destekliyor, Sosyal Demokralar, Yesiller aksini savunan CHP'nin tutumunu resmen "fasist" olrak tanimliyor. Hangi Baticilik sizinki? Nerde var bopyle cagdaslik ornegi? Nwerden aldiniz bu laiklik tanimini? Gosterin hangi sozluk?

Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: February 17, 2008 1:35 PM

Dilinize saglik Bekir Bey!

Bir yorumcu söyle sormus: "Türbansizlik neyin
simgesi?"

Hangi inanc veya düsünceyle türbansiz kaliyorsa,
onun simgesidir. Yani türban simgeyse, türbansiz-
lik da bir simgedir. Eger "hayir, türbansizlik
asla bir simge olamaz" diyorsaniz, o zaman türban
da asla bir simge olamaz!

Yazan: Gercegin Dünyasi Tarih: February 17, 2008 2:59 PM

-ÖRTÜNMENİN ŞEKLİ -adlı yazının içeriğindeki anlama ben katılmıyorum.Çünkü o dönemin uygulamasını tek doğru uygulama olarak görmek bana göre yanlıştır.Sonuçta Allah'ın ayetleri tek doğru olduğu ön kabülüne göre bir çok giyim tarzı oluşabilir.Kimse sınırları belirliyemez Allah'tan başka.Bu din Allah'ın dinidir.

Yazan: tarkan bey Tarih: February 17, 2008 3:15 PM

Tarkan Bey,

"ÖRTÜNMENİN ŞEKLİ -adlı yazının içeriğindeki anlama ben katılmıyorum.Çünkü o dönemin uygulamasını tek doğru uygulama olarak görmek bana göre yanlıştır.Sonuçta Allah'ın ayetleri tek doğru olduğu ön kabülüne göre bir çok giyim tarzı oluşabilir.Kimse sınırları belirliyemez Allah'tan başka.Bu din Allah'ın dinidir." demis.

Ortunmenin seklinin yazari ben degilim. Ben aslinda basortsu tartismasinsda hanimlarin veya beylerin, hanimlarin niye ortundugunu aciklmasindan da rahatsizim.

Cumku bunu bir nevi hesap verme olarak telakki ediyorum, tartismayi yanlis yere cektigi kannatindeyim. Karsi tarafa ceavabi begenmeme hakki verdigini, tartisilmaz olani tartisilabilie yatigini dusunuyorum. Son zamanmlarda Deniz Baykal Hocafendi'den Fransa'daki Mason Locasi'nin buyuk ustadina, Ingiliz rahibe Turkan Saylan'dan Ilhan Agabey'e kadar kerkes basortsu konusunda fetva veriyor. Yok, gercekten fetva "Islam'a gore..." diye basliyolar sozlerine. Gudulen gaye Muslumandan "yok Islama gore oyle degil boyledir: seklinde bir savunma almak. Sanik sandalyesine oturmay kabul ederseniz ifade vermek kacinilmazdir. Bu savunma kacinilmaz olarak $eri hukumler, ayet hadis icerecegi icin "bakin bunlar Seriati getirecek demedik mi" diyebilmek. Gecmiste bunu cok gorduk. Oyun bu.

Tartistigimiz konu bir laik demokratik ulkede bir bireyin kisisel hayati ile ilgili bir dini, vicdani veya felsefi yorumu yapmaya o kisinin mi baskalarinin mi ehliyetli oldugu konuasu.

Hicab konusunda Allah'in emirinin ne oldugu, gudulen gaye gibi konularda ulema arsinda ayrilik yok denecek kadar azdir. Zekeriya Beyaz ve Deniz Hocafendileri saymazsaniz.

Ama daha onemlisi bir hanim "ben bunun Allah'in emir olduguna inadigim icin yapiyorum" dediginde onda toplum ahlakina bir aykirilik yoksa ve kisisel hayati ile ilgili bir tercihse, kim ne hakla yok Kur'an oyle demiyor" diyebilir ey akil , izan insaf sahipleri? Bu sorunun cevabini vermek icin demokrasi ile tanismis olmaniz dahi gerekmez? Burada fikhi bir tartisma mi oluyor insan hakki tartismasimi, basligi unutmayin.

Bir basit sinav sorusu:

Bacinza ananiza ne giyecegini kimin soylemesini istiyorsunuz yazin buraya:

1) Anayasa Mahkemesi
2) Rektorler, universite hocalari
3) Caliastigi is yerindeki patron
4) Askerler
5) Imamlar
6) TUSIAD
7) Cumhurbaskani
6) Deniz Baykal
7) Lions Club
8) Fransiz Dogu Locasi buyuk ustasdi Quilledert (ya da nasil yaziliyor ise)
9) Washingtondaki Yahudi kuruluslari
9) CHP MYK'si
10) Ak-Parti MYK'si
11) MHP MYK'si
12) Danistay
13) Barolar birligi
14) Egitmisen, Memur-sen diger Memur Dernekleri, sendikalar
15) Yargitay
16) Kose yazarlari
17) Blog yazarlari, yorumculari
18) Kendisi
....
Not: 1)birden fazla secenek mumkundur. Puaninizi kendiniz hesaplayacaksiniz.
2) yorum Tarkan Bey'in sorsuna cevaben olustu ise de ne test ne yorumun tamami ona degil basortusu ozgurlugune karsi tavir koyan herkese donuktur.

Yazan: Dilin D. Tuybiten Tarih: February 17, 2008 8:09 PM

Erol Bey çok zorlamayacağım sizi,

Bakın bunu türban yasağını savunan birisi yazmış

'basiniz acik, ruhunuz aydinlik olsun'

Sizce başı açık olmak da simge olmamış mı hala?

...

Hele isteyenin başını kapatması için özgürlük getirecek bir yasayı sokakta protesto eden(ettirilern) binler varken, hala açık olmaya simge değildir diyebilecek misiniz?

Hele bu mitinglere yargı mensupları da katılırsa bu yargı mensuplarının tarafsızlığı konusunda siz ne dersiniz?

...

Eğer kamusal alanda simgelerden rahatsızsanız,

Bir teklifim var,

Kamusal alanda çalışan herkes üniforma giysin, böylelikle ileride simge haline gelebilecek her türlü "muzır" kıyafete karşı önlemimizi önceden almış oluruz.

Ben ünlü modacılara danışılması taraftarıyım üniforma tasarımı hakkında...

...

Bir de şöyle bakalım,

Bir devletiniz olsa

Sizin tarafsızlığınızı garanti altına almak için veya hizmet verdiğiniz kişinin sizin tarafsızlığınız konusunda şüpheye düşmemesi için size zorla başınızı kapattırsa(herkes kapatınca bu simge olmaz değil mi, üniforma olur, kimin isteyerek kimin istemeyerek kapandığı belli olmaz, aynen şimdi kimin isteyerek kimin istemeyerek kapandığı belli olmadığı gibi-taranmamış, renk uyumu olmayan peruklar kullananlar hariç tabi; ileride peruğu da yasaklamamız gerekebilir-

Bu hoşunuza gider mi?

Yani devletin sizi tarafsız yapmak için zorla kapanmanızı dayatması

hoşunuza gider mi?

Hoşunuza gitmesinden öte

Demokratik olur mu?

Böylelikle İran olmak istemediğimizi de gösterdim sanırım?

Beni İran'a sürme ihtimalinize karşı da önlemimi alayım...

Şehit dedelerimin mezarlarını taşımak epey güç olur, yoksa İran'da yaşamanın zor olacağını düşündüğümden değil(!!!)

Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: February 17, 2008 10:57 PM

Bakiyorum basi acik olmanin neyin simgesi oldugunu dogru durust yazan yok.
Bir akli evvel soyle demis:

" Evet her kiyafet konusur. Sizin SIMGESIZ DEDIGINIZ "MODERN BATI" olarak adlandirilan giyim kusam tarzidir."

Bu modern bati simgesi nasil oluyorda nufus olarak dunyanin 3te birine sahip Cin de kendini gosteriyor acaba ? Ya afrikada yasayan ve musluman olmayan yuz milyonlar veya
diger uzak dogu ulkelerinde sac tellerini gostermekten sakinca duymayan bayanlarin hepsi MODERN BATI simge modasini mi takip ediyorlar yuzyillardir ??

Muhafazakar erkekler kizlarini ve kadinlarini zapt altinda tutmak icin bir namus hikayesidir tutturmuslar gidiyor.. Bir baskasi yukarda 18 tane secenek vermis kim karar
vermeli kadinlarin sac tellerinin gorunup gorunmeyecegine..
Son secenek kadinin kendisi.
Bakiyorum da listede ne koca var nede erkek kardes. Devlet eliyle fetva veren diyanet kurumu da yok listede, Tarikat seyhleri de yok..

Biraz insafli olun.
Kimse sacini ac demiyor kimseye.
Eger devlet adina goreve talipsen dini gosteris yapamazsin diyor sadece.

Aradaki farki anlamiyorsan ben ne yapayim.

Kizina "yarim miras" hakki goren, kadinina "yarim sahitlik" hakki veren bir kutsal kitaba inanmak senin hakkin ise, inanmamakta benim hakkim.

Sen inanirsin, oglun kizin karin inanir beni ilgilendirmez.
Inanip kapananlarin devletten hizmet almasina, egitim hakkina da saygim var desteklerim...
Fakat...
Bu ulkede seriat hukuku gecmiyor, eger devlet adina calismaya talipsen, cikartacaksin yakandaki rozetini, kafandaki kipa'yi, boynundaki haci, kafandaki basortusunu oyle
yapacaksin gorevini. Yoksa kimse zorlamiyor kimseyi devlet adina calissin diye.

Universiteye kapali olanlarin girmesine karsi olanlar biliyorlar bu sadece ilk adim.
Devlet adina, devlet parasiyla dindarlik gosterisi yapmak bir ozgurluk degildir, kimseyi kandirmaya ugrasmayin..

Yazan: Erol Tarih: February 18, 2008 8:36 AM

Biri sormus"
"Modern Bati nasil oluyor da Cin'de kendini gosteriyor....Afrika..."

Allahini seven biri banaq tercume etsin.

Ne demek istiyor arkadas. Her kiyafetin belirli bir aidiyet, hayat tarzi, kisisel tercihi simgelemez" mi demek istiyor.

Pantolon, bouse, T-shirt, sweat-shirt, mini-skirt, bra, tight, fodora-hat, vs "GOKTEN NOTRAL OLARAK INDI; UZAYDAN GELDI, hicbir kuturel, antropolojik cografik kokeni yoktur" mu diyor? Bunlar evrensel UNIFORMALAR IDI ISE BU ULKEDE KIYAFET DEVRIMI NIYE YAPILDI A BENIM DELI OGLUM? Su an giydigin kiyafwetler "UINSAN UNIFORMASIMIDIR" evladim? Dusunmek bu kadar zor mu?

"Bu ulkede seriat hukuku gecmiyor, eger devlet adina calismaya talipsen, cikartacaksin yakandaki rozetini, kafandaki kipa'yi, boynundaki haci, kafandaki basortusunu oyle
yapacaksin gorevini. Yoksa kimse zorlamiyor kimseyi devlet adina calissin diye."

Bak hele devletion sahibinin ogluna? Bizde calisacaksan cikartisrsin kippayi, acrsin basdini..." Yok isdtersen birde sana gobekl dansi gostetris yapsinlar?

hangi Batri, dogu, moderrn, cagdasd ulkede gordun" devlette calisacaksan acarsin basini, cikarirsin kippayi" diye?

Sen ise memur mu aliyorsun yoksa Fransa;daki liselere ogrenci mi?

Dinle de ogren daha onceki 100 defa ise yaramamis:

-HIZMET veren icin bu dediklerini yuasaklayan hicbir ulke yoktur.

ABD federal hukumetinde beraber calistiklatrimin, PATRONLAQr dahil bircogunun kippasi vardi.

Gene ABD Federal hukumetinde, 500 kusur kisilik ofiste, 25 tane musluman calisan olarak bize mescit tahsis edildi.

Evladim Bekir Coskun'dan okuduklarimi buda niye tetrarlayip ta kendini rezil ediyor, koyundn disari cikmasdigini dunyaya beyan ediyorsun?

Git basinmdan evaldim. Git Balbazar'in yanina otur bakkim.

Yazan: Anonymous Tarih: February 18, 2008 11:38 AM

Ben, desteklerini çektiklerini açıklayan liberal aydınların bu tavırlarının sebebi olarak AKP iktidarına geçmişte verdikleri destekten dolayı kendilerini kıyasıya eleştiren çevrelerine karşı ezikliği görüyorum. Demek istiyorlar ki "bizim ne kadar doğrucu olduğumuzu görün, AKP'yi ne pahasına olursa olsun destekleyecek değiliz, bakınız işte türbanı öne aldıkları için onları terkediyoruz". Mustafa Akyol'un yönelttiği soruyu çok tuttum: Acaba din dersleri seçmeli yapılsın diye ortaya çıksalardı acaba "neden türbanı habire erteleyip duruyorsunuz?" diye soracaklar mıydı? 20 yıldır süregelen bu zalimliği, geçmiş beş sene içinde gündeme getirmeyen AKP'ye bir tanesi (tenzih edilenler hariç) uyarıcı bir yazı kaleme almış mıydı? Eğer özgürlüklere bir sıra verilecekse en önlerde türban meselesi gelmelidir. Mehmet Altan ülkemizin en cesur kalemlerinden birisidir. Kendisini çok severim, ama bu meselede açıkça çuvalladı. Kendisini sevmeye devam edeceğim, biliyorum ki Türkiye'nin, icracıların projelerine olduğu kadar, liberallerin de nefesine ihtiyacı var. Başka türlü, yerleşik aydın teröründen sakınmak kolay değil.

Yazan: Cemil Aksüt Tarih: February 18, 2008 5:25 PM

Sorun şudur. Chp örneğin "oruç tutmama özgürlüğünü" savunduğunda gerçekten özgürlükçü olmaz. Çünkü chp'nin her tarafından anti-demokratlık akıyor. Aynı şekilde akp ve mhp'nin (özellikle kürt ve alevi düşmanı mhp'nin) attığı bu adımı sadece kendine özgürlükçülük ile yorumlamanın tutarsız bir tarafı yoktur.

Şu anki "rejim"i bir sopa olarak düşünebiliriz. Bu sopa birilerinin elinde ve sürekli alevilere, gayr-i müslimlere, kürtlere ve dindarlara vuruyor. Akp+mhp'nin yaptığı şey bu sopayı kırmak değildir. Sadece birilerinin elinden alıp kendilerinin kullanacağı bir sopaya dönüştürmek. Artık dündarlara daha az vurulacak o kadar.


Chp'nin "memleket benimdir" zihniyeti akp'de de vardır. Meşhur %98'den birine misyonerliğin yasaklanması hakkında bir soru sorun alacağınız cevap bellidir. Sorularınızı kürtçeye veya aleviliğe, ermeni soruna kadar genişletebilirsiniz. İşte % bilmem kaçtaki bu zihniyetin değişmesine sebep olmayan bir değişiklik olduğu için liberal ve sosyalist demokratlar gönül rahatlığı ile akp+mhp'ye destek veremiyorlar.Ama her halükarda başörtüsü özgürlüğü ve eğitim hakkını savunduklarını açıkça belirtmeliydiler. Yani bildirinin özünü bu oluşturmalıydı. Ama bu 3. bildiri sadece 1,5'uncu bildiri olarak kalmış.

Yazan: ali Tarih: February 19, 2008 12:59 AM

Sayın ali,

Sanırım "sopa" teoriniz bizzat AK Parti tarafından çürütülüyor.

AK Parti'nin Alevi açılımı için girişim başlatması, Kürt sorununda farklı yaklaşım belirlemesi, vakıf yasası ve azınlık hakları ile ilgili adımları, AB'ne yönelik çalışmaları sizin sopa teziniz için büyük bir tezat.

Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: February 19, 2008 12:17 PM

Yazimin sert olan taraflarini yumusatarak tekrar
yaziyorum. Cevap hakkimi teslim edeceginizi umuyorum.

Anonymous arkadasa cevap olarak bazi konulari tekrarlayacagim :

1) Kipa dini bir simgedir ve musevilikte yeri vardir.
2) Kipa'nin pantalon ve gomlekten farki yoktur demek tam bir "DEMAGOJI" ornegidir.
3) ABD'de Devlet okulunda Ogretmen, Polis, Savci ve Hakimlerin GOREV BASINDA kippa kullanmalari yasaktir. Yani DEVLET adina calisan ve ABD vatandasina hizmet veren yukardaki meslek sahipleri gorev basinda kippa takamazlar.

Madem ABDyi ornek olarak gosterdi devletimiz adina ABD'ye gonderilen arkadas, bu konuyu biraz acalim, ABD'den bir kac ornek vereyim, LAIK bir sistem nasil oluyor biraz anlayalim :

ABD Muhafazakarlari ugrasmislar...
Devlet okulunda sabahlari Incil'den ve 10 emir'den bolumler okuyalim demisler...
Yuksek mahkemeye gitmis, sonuc : YASAK
http://www.firstamendmentschools.org/freedoms/case.aspx?id=1238

Devlet okulunda ogrenciler sabahlari toplu dua yapsinlar demisler..mahkemeden cevap : YASAK
http://www.firstamendmentschools.org/freedoms/case.aspx?id=465

DEVLET OKULUNDA DARWIN'IN EVRIM TEORISI ILE BERABER YARATILIS TEORISI OGRETELIM DEMISLER.. KARAR : YASAK
http://www.cnn.com/2005/LAW/12/20/intelligent.design/

ABD'de devlet adina calisip kipa takmayi birak, devlet okulunda secmeli din dersi bile yasaktir.
Bunu delmek icin parasini devlet vermesin, disardan ogretmen getirelim ve mufredat bittikten istege bagli secmeli ders olarak verelim demisler, olay mahkemeye gitmis ve sonuc : IZIN YOK, YASAKTIR:
http://www.firstamendmentschools.org/freedoms/case.aspx?id=481

Muhafazakarla yilmamis, demislerki :
Bari ogrenciler icin sessiz zaman ayiralim, isteyen icinden dua etsin, isteyen etmesin demisler... KARAR : YASAK
http://www.firstamendmentschools.org/freedoms/case.aspx?id=494


EGER BIZIM ANAYASA MAHKEMESI BIRAZ HUKUKTAN ANLIYORSA VE AKP ELINE GECMEDIGI SURECE BENZER SEKILDE KARAR VERECEKTIR, BUNDA SASILACAK BIR SEY YOKTUR.
(Gerci bizde mecburi din dersi coktandir var ve mahkeme bu konuda ne yapiyor bilmiyorum..)

Yani sonucta devlet adina calisip Kippa'ya izin cikartmak mahkemeden donecektir.
Kippaya izin yok, sadece turban'a izin var diyemezsiniz (esitlik adina)
Butun bu oyunlar secimler icin malzeme yaratmak icin yapilir, amac : laikligi yavas yavas delmektir.

Bu arada ABD'nin Turkiyeden gecici gelen 25 devlet memuruna mescit hazirladigina hic sasmadim.

Bati devletleri kendine uygun gordukleri herseyi dogu icin gerekli saymazlar.
Suudi Arabistan'in en yakin dostu hangi ulkedir soylemeye gerek var mi ??

Erol.

Yazan: Erol Tarih: February 20, 2008 3:32 AM

Anonymous arkadasa cevap olarak bazi konulari tekrarlayacagim :

1) Kipa dini bir simgedir ve musevilikte yeri vardir.
2) Kipa'nin pantalon ve gomlekten farki yoktur demek tam bir "DEMAGOJI" ornegidir.
3) ABD'de Devlet okulunda Ogretmen, Polis, Savci ve Hakimlerin GOREV BASINDA kippa kullanmalari yasaktir. Yani DEVLET adina calisan ve ABD vatandasina hizmet veren yukardaki meslek sahipleri gorev basinda kippa takamazlar.

Madem ABDyi ornek olarak gosterdi devletimiz adina ABD'ye gonderilen arkadas, bu konuyu biraz acalim, ABD'den bir kac ornek vereyim, LAIK bir sistem nasil oluyor biraz anlayalim :

ABD Muhafazakarlari ugrasmislar...
Devlet okulunda sabahlari Incil'den ve 10 emir'den bolumler okuyalim demisler...
Yuksek mahkemeye gitmis, sonuc : YASAK
http://www.firstamendmentschools.org/freedoms/case.aspx?id=1238

Devlet okulunda ogrenciler sabahlari toplu dua yapsinlar demisler..mahkemeden cevap : YASAK
http://www.firstamendmentschools.org/freedoms/case.aspx?id=465

DEVLET OKULUNDA DARWIN'IN EVRIM TEORISI ILE BERABER YARATILIS TEORISI OGRETELIM DEMISLER.. KARAR : YASAK
http://www.cnn.com/2005/LAW/12/20/intelligent.design/

ABD'de devlet adina calisip kipa takmayi birak, devlet okulunda secmeli din dersi bile yasaktir.
Bunu delmek icin parasini devlet vermesin, disardan ogretmen getirelim ve mufredat bittikten istege bagli secmeli ders olarak verelim demisler, olay mahkemeye gitmis ve sonuc : IZIN YOK, YASAKTIR:
http://www.firstamendmentschools.org/freedoms/case.aspx?id=481

Muhafazakarla yilmamis, demislerki :
Bari ogrenciler icin sessiz zaman ayiralim, isteyen icinden dua etsin, isteyen etmesin demisler... KARAR : YASAK
http://www.firstamendmentschools.org/freedoms/case.aspx?id=494


EGER BIZIM ANAYASA MAHKEMESI BIRAZ HUKUKTAN ANLIYORSA VE AKP ELINE GECMEDIGI SURECE BENZER SEKILDE KARAR VERECEKTIR, BUNDA SASILACAK BIR SEY YOKTUR.
(Gerci bizde mecburi din dersi coktandir var ve mahkeme bu konuda ne yapiyor bilmiyorum..)

Yani sonucta devlet adina calisip Kippa'ya izin cikartmak mahkemeden donecektir.
Kippaya izin yok, sadece turban'a izin var diyemezsiniz (esitlik adina)
Butun bu oyunlar secimler icin malzeme yaratmak icin yapilir, amac : laikligi yavas yavas delmektir.

Bu arada ABD'nin Turkiyeden gecici gelen 25 devlet memuruna mescit hazirladigina hic sasmadim.

Bati devletleri kendine uygun gordukleri herseyi dogu icin gerekli saymazlar.
Suudi Arabistan'in en yakin dostu hangi ulkedir soylemeye gerek var mi ??

Erol.

Yazan: Erol Tarih: February 20, 2008 3:38 AM

Erol Bey,

Huuu,

İhbar ediyorum kendimi:

"Ben pantolonu dinimin gereği olduğu için giyiyorum"

Benim halim nicolur şimdi?

Anayasa mahkemesi bana kızar mı? Kulağımı çeker mi?

Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: February 20, 2008 11:24 AM

Oldumu simdi bu tipik laikci tartisma stilinde iasrar etmeniz Erol Bey?

Once bir fikri baska bir seye indirgerler. Sonra o baska seyin tegetinden cikarkar. Sonra valaaaa! "hedef gosterdin" der biri. Oburu "KIPA PANTOLONDAN FARKIDIR' tersini patlatir!

Bakin suna bir:

Bir oncekli yorumunda "hizmet veren isen kippa da takamazsin basini da ortemezsdin" dedi SANKI DERDI KIPPA IMIS. , "kippa" nerden cikti derseniz o da "fransiz sahtekarligi" kizlara ortokulda baortusunu yasaklamak icin kippa ve BUYUK HAC'i da yasakladilar ya. Ordan almis arkadas. Fransizin isine yaradigina gore bana da yarar diyor. Sanarsin ki Turkiye'de milyonlqrca ki8ppalinin poblemini tartisiyoruz.

Ben de demsim ki:

"bak arkadasim, bu 'hizmet veren' kippa da takamaz basini da ortemez" kuralini nerden ogrendin? Bati dunyasinda boyle bir 'hizmet veren' kurali yok" demisim.washington'da Kendi calistigim 5 bin kisilik DAIREDE 25 Muslumana mescit tahsis edildi demisim. Bircok kippali vardi birkac tane de bas ortulu vardi. Pikniklerde "kosher" yemek te yapilirdi...

Simdi ne diyor arkadas?

) Kipa'nin pantalon ve gomlekten farki yoktur demek tam bir "DEMAGOJI" ornegidir.
3) ABD'de Devlet okulunda Ogretmen, Polis, Savci ve Hakimlerin GOREV BASINDA kippa kullanmalari yasaktir. Yani DEVLET adina calisan ve ABD vatandasina hizmet veren yukardaki meslek sahipleri gorev basinda kippa takamazlar."

BRavo! ve pES!!

Arkadas kim nerde dedi "kippa gomlekten farki yok" diye?
Dam ustunde saksagan vur beline kazmayi!

Bu memlkette ve burada "kippa ile gomlegin farki" mi tartisiliyor? Obur ilmekte de Darwiniszme karsi olana "hedef gosteriyorsun" diyen Balsatar meselenin ABD'de tenur alma ile isten atilma farki oldugu kanaatinde idi. Ha birde Iowa Universitesi'nin Iowa State'ten farkli oldugu hipotezini savundu!

Tabii ki bazi yerde kippa takilmaz. Tabii ki bazi yerde bas ortulmez, mesela cennet ve cehennemde. Mesela beyin ameliyati olurken. Bazi gorevlerde unifiorma giyilir; asker polis gibi. Ona engel olmayacak seyleri kullanabilirsin. Birkac yil once bir SIH polisin basindaki kavuktan dolayi isten cikarilmasi soz konusu olmustu da, devletin bunun gorev yapmasina nasil engel oldugunu mahkeme onunde ispat etmesi gerekmisti. Saniyorum kazandi polis; emin degilim. Bu tur davalarda her zaman once bireyin hakki gelir.

Bir digerinde uzun sakalli bir itfaiyecinin sakalinin yangin sirasinda guvenlik tehlikesi olusturdugu bu yuzden sakalini kesmesi istenmisti de itfaiyeci bunun bireysel hakki oldugunu savunmus idi. Gene kriter 'GOREVE ENGEL MI DEGIL MI".


Oyle devlette calisan, halka hizmet veren diye bir sart mart yoktur. Ve "devlette su olur olmaz diye genel kriterlerde yoktur "ordu" vb gibi ozel durumlar haric. Eyaletler hatta sehirler belirler cogunlukla bu stadartlari; Washington'da oturan generaller, Bush (hatta federal Kongre dahi degil cogunlukla).

Hizmet verenin kiyafetinin onun inasnisi, felsefesi veya kuturu hakkinda bilgi verici ise bu digerlerine adil davranamayacagi demektir" mi demek istiyorsun? Bnu nerden ogrendin arkadasim? ABD'de boyle bi kriter yok.

Mini etekli kadin testturluye hizmet veremez mi diyorsun? Ya da ABD'de beyaz tenli biri siyah tenliye, ya da tam tersi hizmet veremez mi? Oyle ya zenci olduguna gore beyazi sevledig demektir; ona adil davranamaz mi? Hangi rasyonel ile.

VELEV KI bir basortulu basi acik "hizmet alana" adil ve esit davranmadi. Kardesim bunun mueyyidesi var. Nasil ki bir Edirneli memur Guneydog aksanli birine adil davranmadiginda veya herhangibir gorunu ozelliginde dolayi uygunsuz mumele yapmasinin mueyyides var ise. KLanunu ciyneyen memur cezalandirilir kanunlara gore. SEN NE DIYORSUN" BASIN ORTULU OLDUGUNA GORE KANUNU CIOGNEYECEGINI ESIT HIZMET VEREMEYECEGINI BILIYORUM. Seni kamuda calistirmam" demek olmuyor mu bu? Hangi rasyonel, hangi hak hukuk iler bun yaparsin kardesim?

Sadede gel lutfen arkadasim.

INSANLARA NE GIYECEKLERINE KArar verme hakki kime aittir diyorsun? bAK YUKARIDA 16 SIKLI TESTIM VAR.

oLUR DE KI BEN FASISTIM, DIKTATOR RUHLUYUM HEPNIZI KESECEGIM, asacagim bogacagim, nefret ediyorum Muslumandan. NE BILIYIM, bunun gibi samimi seyler soyle. aMA LUTFEN DEMOKRATIM, CAGDASIM bATICIYIM BILMEM NE DEME. vE BINBIR DERDEN SU GETIERIP "kippanin pantolondan farki" gibi ABUK SABUK ARGUMANLAR YAPMA.

Bak kardesim, arkadasim.

Meseleye kokten girelim:

Devlet insanlar icin vardir. Insanlar kurmustir hayatlarin kolaylastirmak, organize etmek icin. Toplumun ustuinde, toplumun disinda bir kimligi, kisiligi olan kutsal bir entite degildir. Aslolan toplum ve onu olusturan bireylerdir.

Devlet HIC BIREYIN INSAN HAKKINI, sebepsiz olarak elinden alamaz. Bak sana ornek vereyim:

Devlet idamla yargilanan seri katillerin dahi ancak bazi insan haklarini elinden alir. Elinden alinan haklar arasinda din, vicdan hurriyeti yoktur. Onun icin agir hapis yatanlara dahi imamlar, rahipler, hahamlar temin edet, namaz kilma, kutuphane , eglenme imkani tanir, imkanlari olcusunde.

Arkadasim,

"kamusal ALANDA CALISAN" insanligindan, bireyliginden vazgecmek zorunda degildir. Devletin kolesi degildir sadece ucret karsiligi kamuya belirli bir hizmet yapmak icin anlasmistir.

BIREYIN INANCI, FELSEFESI VEYA BASKA OZEL SABEPLER ILE YAPTIGI KISUISERL TERCIHLER ANCAK VE ANCAK ISINE ENGEL TESKIL EDIYORSA DEVLET veya herhangibir isveren, bu eteklerl kosamazsin cephede, bu kippa basindan duser diyebil8r. Her durumda bu argumani yapan debvlet argumani icin objektif sebepler sunmak zorundasdir.

"bu senin musluman veya Yahufi oldugunu aciga vurur"; onun icin musluman veya Yahudi olmayanlar uzerinde bvaski olusturur, tarafsiz hizmete golge dusurur" gibi abuk sabuk argumanlar ile kimseyi ne ise almamak edebilirler ne de isten cikrabilirler guzel atrkadasim benim.

Sahi nedir argumanin? Bir taraftan ABD;de soyledir boyledir deyisinden ABD -bilir oldugunu anliyoruz ama obur yandan "HURRIYETLER NASIL GENISLER DEGIL NASIL DARALTILIR" argumanlarindan ioradan ne alarak dondugunu merak ediyoruz. Birey haklarina, farkiliklara saygi, cokdinli, cok-kulturlu toplum, liberalizm konusunda, demokrainin nasi, yasandigi gibi konularda bir sey ogrenmedinde sadece "yasakci zihniyete" destek oluturacak malzeme mi aradin a benim kool arkadasim?

Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: February 20, 2008 1:16 PM

Beyler - bayanlar :

Once adabi ile tartisacagimizi umarak yazmaya devam ettigimi belirtmek isterim.
Demagoji dolu, kisisel saldiri iceren yada alayci tonda yazilara cevap vermesini bende bilirim ama boyle cevaplarla bir yere varilmayacagini da biliyorum.
(kool kardesim vesaire turu..)

Burada bir parantez acayim:
Cocuk-ken yasadigim yerde sahipsiz hayvan coktu ve okul gidisi - donusunde hirlar ve korkutmaya calisirlardi.
Boyle durumlarda en gecerli davranis turu HIC gormezden gelip duymaz gibi davranmaktir.
Ayni seyin tersini benim yaptigimi dusunenler icinde gormezden gelmek en gecerli yoldur hatirlatmak isterim

KRITER OLARAK GOREVE ENGEL MI DEGIL MI:
Ilk bakista yeterli ve dogru bir kriter gibi gozuksede eksik kalan taraflari var..

GOREVE ENGEL MI DEGIL MI kriteri ozel sektorde gecerli olmalidir, devlet icin bazi gorevlerde yeterli olabilir fakat askerin, polisin, hakimlerin, savcilarin veya Devlet okulu ogretmenlerinin kipa takmasinin serbest olmasi
kabul edilemez, ki bu ABD'de bu boyle degil bildigim kadari ile..

Aksini gosteren bir veri (haber, olay, yazili bilgi) varsa belirtin arastiralim.

Burada daha onemli bir kriter one cikar :
DINI VEYA DINSIZLIGI, YADA HERHANGI BIR MEZHEBI DEVLET ADINA ONE CIKARMAK (DEVLET BAZINDA KABUL GORDUGUNU, GECERLI OLDUGUNU GOSTERGELEMEK SAKINCALIDIR).

Bu acidan bakarsak:
- Devlet okulunda mecburi veya secmeli din dersi olmaz. (OZEL okullarda, kuran kurslarinda serbest olmalidir).
- Devlet adina DIYANET kurumu yasak olmali, maasini devletin odedigi, bakimini isitmasini devletin yaptigi cami olmamalidir.
Vatandastan aldigi bagis ile gecinen ibadet yerleri haline donusmeli. Dini vakiflara izin cikartilmali, eldeki camileri nufus oraninda sunni, alevi veya diger dini gorus sahibi yerel vakiflara belirli bir bagis karsiligi devredilmelidir.
- Kipa veya basortusu ile egitim almak hizmet almak serbest olmali, bu kisiler bazi gorevler icin devlette'de calisabilirler ama devleti bir anlanmda temsil eden OGRETMEN, HAKIM, POLIS, SAVCI, ASKER, BELEDIYE BASKANI, BAKAN, DEVLET BASKANI olamaz.

Olursa o devlet DIN'i yaymaya calisan bir devlettir ve Fasizme acik bir sistemdir.
DIN'in ne oldugunu devletin belirlemesi ve herhangi bir dini, mezhebi diger dinden mezhepten ustun gorup oyle davranmasi
BUTUN DUNYADA gecerli hale gelirse bundan en buyuk zarari yine musluman toplumlar gorecektir.

Bugun Turkiyede SUNNI sistem acikca DEVLET tarafindan kayirilmaktadir, mecburi din dersi 100 bin imam kadrosu, imam hatip sistemi ile DIN insanlara "neredeyse" mecbur kilinmistir.

Simdi birileri yukardaki kriteri gercekten anlamaya calismadan, abarti ile yorumluyacak ve diyecek ki :

- Senin pantalonunda "BATI" dinlerini one cikariyor, neden giyiyorsun..
- Devlet adina calisanlarin kafalarinin icini nasil kontrol edeceksin..
- Devlet okulda Darwin okutuyor ve buda dinsizligi kayiriyor..

Bunlara verecegim cevap yok cunku sorular benim icin demagoji ornegi ve vakit kaybi..

SON SOZ :
DEVLETI DINDEN (VEYA DINSIZLIKTEN) UZAK TUTMAK OZGURLUKLERE VE DIN OZGURLUGUNE YAPILACAK EN BUYUK IYILIKTIR..

Yazan: Erol Tarih: February 20, 2008 11:18 PM

Hay Allah! Erol Bey'e bir cevap yazmistim ama yanlis yere koymusum. Bunama hali belirileri degildir insallah. Musadenizle bir de buraya koyayim:

--------------
Bak kardesim bir daha deneyeyim.

Sahsima hayvan de, kopek de birisi gibi "boguruyor" de beni rahatsiz etmez. Birine hakaret etmek icin hayvan referansi hic kullanmam; hayvan asigiyim.

Beni rahatsiz eden sey riyadir, gayesini sahte argumanlar, yalan veriler ile kamufle etmektir ve cehaletin curetidir. Hakaretamiz olrak algilanan tepkilerim tabii ki taniyip bilmedigim sahsa degil ortaya koydugu argumanlaradir.

Usulde kaybolmayalim, muhtevaya kafa yoralim.

Sadede geleyim , bir defa daha.

Sozun ozu "her kiyafet, veya dis gorunus seklinin dili vardir". ("Turbanin dili var" diyen Bekir Coskun'a "mini etek dilsizmi" demekte muradim budur).

Ama saygideger arkadasim (bu oldu mu?) bir insanin, hizmet veren olsun olmasin, dis gorunumu senden farkli oldugu icin sana adil hizmet VEREMEYECEGI ve bundan dolayi sana benzemek zorunda oldugu fikirini bir daha dusunurmusun lutfen?

Devlet kime aittir; kimin malidir? Halkin yuzde 70'inin giyim seklini "devletin", kamusal alanin (ne demekse?) disinda tutmak kimin hakkidir?

Butun insanlar tek tip , kimligini, aidiyetini, inancini, kisisel tercihlerini belli etmeyen uniforma giyiyor da bir tek basortulu mu birseyleri simgeliyor?

"Normal" kiyafet nedir? Kim karar verir, kimin "normali"? Gunun son modasini "notrmal" olrak ilan eden bir enstitu mu var? Ya o enstitu bugunun "normalini" yarin anormal ve yasak ilan ederse?.

(Ve lutfen ABD 'den ornek verme. Gercekten kendi inanilirligina golge dusurursun. Bu konularda en liberal birkac ulkeden biridir ABD. Burada orayi cok iyi bilen bircoklari var. Benim de 25 yilim gect orda; biraz bilirim).

Bunu dusunurmusunuz lutfen? Beni bos ver. Ben aynen dedigin gibiyim.

Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: February 21, 2008 12:06 PM

Bekir bey,
Bana yazdiginiz cevabi arayip bulur musunuz?
Herhalde kaybettiniz..

Yaziniz "normal kiyafet" nedir "adil hizmet" nedir nasil verilir, devlet kimin malidir ve insanlarin ozgurlugune nasil karisabilir konularinda yazilmis, ve sanki benim bu konularda bir onyargim varmis gibi kabul edip sonrada bak ne bicim fasist iddialari kullaniyorsun turu bir yazi.

Yazinizin benim yazimdaki fikirlerle ilgisi yok.

Bahsettiginiz ulkede bir tane ogretmen, yargic, polis yoktur ki gorevi basinda "kippah" takiyor olsun. Var diyorsaniz ornek gosterin. Bir resim, bir yazi bir isim ne olursa olsun bir ornek verin..

Verdigim ABD yuksek mahkeme kararlari ve sebeplerini okursaniz aslinda bu kararlarin ozgurluk kisitlayici degil, "DEVLETIN DINI ALET OLARAK KULLANMASINI ENGELLEMEK" amaci ile ozgurluk adina verilmis kararlar oldugunu anlarsiniz diye umut ediyorum :

http://www.firstamendmentschools.org/freedoms/case.aspx?id=1238

http://www.firstamendmentschools.org/freedoms/case.aspx?id=465

http://www.firstamendmentschools.org/freedoms/case.aspx?id=481

http://www.firstamendmentschools.org/freedoms/case.aspx?id=494

Ayni mahkeme dini ozgurluk adina bir cok karar vermistir muhakkak ve onemli olan dogru bir dengenin yakalanmasidir.

Bizde su anda denge zaten DEVLETTEN yana.. Okullarda dini nasil ogretilecegini kararlastiran, ogreten, camiilerde vaazlari yonlendiren devlet gercekten ozgurluk adina mi yapiyor bunlari ?
Yarin hangi basortusunun uygun ve kabul edilebilir oldugunun kararini devlet vermeye baslayinca daha gulluk gulistanlik bir ulke mi olacagiz?

Yazan: Erol Tarih: February 21, 2008 6:36 PM

Yani Erol Bey,

Alemsiniz,

Bekir L. Yildirim Bey, bizzat örneklerini vermesine rağmen halen

"...ogretmenlerinin kipa takmasinin serbest olmasi
kabul edilemez, ki bu ABD'de bu boyle degil bildigim kadari ile..

Aksini gosteren bir veri (haber, olay, yazili bilgi) varsa belirtin arastiralim."(Erol)

diyorsunuz.

Ha üslup biraz yumuşamış, "bildiğim kadarıyla" kısmını eklemişsiniz. Şu Bekir Coşkun'un "hadi ben uyduruyorum"una dönmüş biraz ya neyse.

...

Sonra demişsiniz ki:

"...DEVLET BASKANI olamaz." Kippalı, başörtülü bunu kastetmişsiniz sanırım.

Ya demek buraya kadar geldi, hadi askeri, polisi, öğretmeni Batı ve Amerika anlamıyor da biz şimdilik anlamış gibi tapıp, devlet başkanını değerlendirelim.

Ya, demek öyle, ben seçeceğim, onu o haliyle kabul edeceğim, bir Erol Bey istemedi diye devlet başkanlığı yapamayacak. Yok yav. Bileydim dedelerime derdim boşuna savaşıp, şehit düşmezlerdi.

...

Diyanet konusuna hiç girmeseydiniz, çünkü bu sitede tartıştığınız kişilerin daha evvel konuyla ilgili yorumlarını bilmeden sert kayaya çarpma ihtimaliniz yüksek.

Ayrıca şikayetse diyanetten dolayı ben Alevi vatandaşlarımızdan çok daha fazla şikayet buyurabilirim. Başlayayım mı?

...

Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: February 21, 2008 6:41 PM

Bircok basi acik kadin prof yukrdaki yorumlarimi okumus olacaklar. Bakin bugun ne demisler:


“Basi aciklar da simge tasiyor”

“Giyinme tercihi temel hak. Bu hakki insandan alip pozitivist firavun olmamaliyiz”

-Prof. Dr. Ayfer Ozcelik- Pamukkale Univ. Tarih Bol. Bsk.


“Basi acik olan bizlerin giydikleri de siyasi simge. Taktigimiz canta, giydigimiz ayakkabi da siyasitercihimizin yansimasi”

Prof. Dr. Sebnem, Fincanci

I.U. Adli Tip ABD Baskani

Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: February 22, 2008 11:34 AM

Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: February 22, 2008 12:17 PM

Bekir bey'e yazdigim cevap ya sansure ugradi yada elinize gecmedi.

Mustafa bey'e cevabim kisa, yasadigim ulkede (ABD) kanunlarin ne oldugu, ogretmenlerin, polislerin, yargiclarin kafalarina kippah takip takmadiklarini bilmesem burada iddia etmem.

Erol.

Yazan: Erol Tarih: February 22, 2008 7:28 PM

Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: February 23, 2008 12:01 AM

Ne kadar salakça monolog varsa buraya toplamışlar. Araya ben de bir tane atayım dedim. Anladığım kadarıylan , buraya yazı yazan vatandaşlar herhangi bir meşguliyetleri olmayan kimseler. Tek dert ve tasaları başkalarının düşünmesi ve yapması gereken şeyleri böyle salak bir ortamda tartışmak. Elinize ne geçiyor. Madalya mı veriyorlar böyle abuk tartışanlara. TV kanallarında en çok bağıran şahsi anırık en fazla reyting alır , acaba birilerini siz keşfetmesini mi bekliyorsunuz?

Bir şey daha, benim de en az yarım saatimi çaldınız. Pes yani. Tam da Fatih Sultan Mehmet Hanı'ın bizlere bıraktığı miraslarla ilgili araştırma yapıyordum.

Bir iki lafta ayasofya ( tam olarak kelime anlamını bilemiyorum ama ) için edeyim. Ayasofya Cami olarak kullanılabileck harika bir mekan. Değerlendirme de yalnızca turizm amaçlı olması takdiri beni biraz üzdü. Sanki bir ara Özal döneminde cami olarak kullanıldı gibi hatırlıyorum. Ama neyse , benim için çok önemli değil zaten. İsterlerse yatakhane yapsınlar.

Kardeşim , millet işsizlikten , açlıktan kırılıyor , birbirini yiyor siz burda lüks muhabbetler yapıyorsunuz. Yok bez parçası kadın milletini cennete götürecek miş de, yok orayı da cami yapalım da...Kardeşim , sizler nasıl insanlarsınız ya...Tuzu kurular sınıfından mısınız?

Sokaktaki dilenenler sayısında patlama , hırsızlık ve gasp , silahlı soygun , uyuşturucu bağımlılığında artış var...Sokaklar güvensiz , evler bile güvensiz...Siz neyi tartışıyorsunuz. O kadar ilerledik mi biz?

Taş devrinde yaşayan bölgelerimiz var daha...Uyanın yaaa.

Bu arada , Kuzey Irak'a kesin sonuç almak için giden tüm asker kardeşlerimize başarılar diliyorum. İnşallah görevlerini yapmakta sıkıntıya düşmezler. Bu işi de bitirirler layıkıyla.

Yazan: yorum ekledim Tarih: February 23, 2008 3:41 AM

Bekir bey,

Yazdiklarinizi okudum :

“Basi aciklar da simge tasiyor”
“Giyinme tercihi temel hak. Bu hakki insandan alip pozitivist firavun olmamaliyiz”
-Prof. Dr. Ayfer Ozcelik- Pamukkale Univ. Tarih Bol. Bsk.


“Basi acik olan bizlerin giydikleri de siyasi simge. Taktigimiz canta, giydigimiz ayakkabi da siyasitercihimizin yansimasi”
Prof. Dr. Sebnem, Fincanci
I.U. Adli Tip ABD Baskani

Umarim bu kisiler yazdiklarimi bir sekilde okur...


INSANLARI AYIRD EDICI SIMGELER :

Gelin bir test yapalim, sokaktan istediginiz 100 kisiyi secin ve sorun :
- Boynuna HAC takmis bir kisi gorduklerinde bu kisinin hangi dinden oldugunu tahmin edebiliyorlar mi ?
- Ayni yuz kisi elinde CANTA'ya veya ayaginda AYAKKABI'ya bakarak hangi dinden oldugunu tahmin edebiliyorlar mi ?

Burada HAC simge haline gelmis ve insanlari ayirt etmekte kullanma ozelligine sahip bir isaret tir.

Bir ornek daha :
Sokakta yuz kisiye sorun
- Boynunda uc hilal seklinde kolye takan bir kisinin etnik olarak guneydogulu olmadigini bilirler.
- Boynunda Hz. Ali kilicini takan kisi alevi simgesi kullaniyordur, ve herhalde karadenizli degildir derler.
- Boynuna sari-kirmizi-yesil fular takanlarin DTP ye oy verenler genelde guneydogulu'dur herhalde.

Simdi gelin POSITIVIST FIRAVUN olmayalim ve butun simgelere DEVLET adina izin verelim,
ve simge olarak isteyen ogretmen, isteyen polis, isteyen yargic taksin boynuna bu simgeleri...

Oyle ya HIZMETE ENGEL DEGIL....
Devletin koleside degiliz...

Ulkemiz gercekten DAHA OZGUR bir hale gelmis olur mu ???

Bu uc simgeden hangisi daha baskin hale gelir hangi boldege ???

Turban yukardaki simgelerden niye farkli ???

Canta ve Ayakkabi yukardaki simgelerle ayni sey mi ??

SON SOZ : SIMGELER HALKIN OZGURLUGUNE ORNEKTIR.
"FREEDOM OF EXPRESSION" OLARAK HIZMET ALAN ISTEDIGI SIMGEYI KULLANMAKTA OZGUR OLMALIDIR.

DEVLET MAASI ILE VATANDAS UZERINDE HUKUM SAHIBI GOREV YAPANLARIN GOREV BASINDA SIMGE KULLANMALARI GOREV GEREGI DEGILSE (HAKIM CUPPE TAKAR) VE KISISEL OZGURLUK ADINA BIR GURUP ETNIK VEYA DINSEL GORUSU ONE CIKARIYORSA SAKINCALIDIR...

Yazan: Erol Tarih: February 23, 2008 8:30 AM

Basortusunun sembol olmasi vb konularda dunku Taraf Gazetesinde enfes bir soylesi okudum. Malesef Taraf Gazetes'nin internet versiyonu yok. Sadece Yasmeni Congar'in birkac basortulu hanim ile yaptig soyleside one cikan bir noktayi nakledeyim.

Aslinda basi aciklik Cumhuriyet'in simgesi olarak ortaya cikti diyor bu hanimlar.

Butun hanimlarin tesetturlu "turbanli" oldugu bu toplumda basi acma bir "ideal Cumhuriyet kadini" simgesi olrak sunuldu" diyorlar. Bunun aksini iddia edecek oldugunu sanmiyorum.

Bu vesile ile bir not daha ilave edeyim. Ataturk basortusu ile ilgili kanun falan getirmedi, buna pek ala muktedir oldugu halde. Sapka kanunu getirdi sadece. O kanun da bu gun laikciden dinciye erkeklerin yuzde 99.9'u tarafindan ihlal ediliyor! Sahi ne oldu fodora (veya fotr) sapkalarmiza? Ben hic rastlamiyorum. Bu ne bixcin Cumhuriyetcilik?

Tam tersine Ataturk'un kadinlarin bas ortusune saygisini, onlarin gerek anne, gerek is ve sosyal hayatin muhtelif yerlerinde o bas ortuleri ile kabul edilmesi gerektigine dair bircok soylemleri var. Eger bu gunku laikcilerin iddia ettigi gibi bir cizgiode olsa idi oncelikle evlendigi Latife Hanim'in basini hemen actirir idi.

Ama basi acikligi, Batili giyim kusami tesvik ettigi, bir modern kadin imaji yaratmaya calisildigi bi gercektir. Bunun Ataturk'ten sonra hiz kazandigi ve bu gunku bagnaz dogmatik noktaya geldigi de bir diger gercektir.

Cumhuriyet muhafizlari her donemde Ataurk'u konusturup hatta Ataturk'un soylemlerinin belirli kisimlarini sansurleyip kendilerionin keyfi tercihlerini veya gunun modasini "kabul edilebilir tek norm", olarak tanimlamis onun disinda kalanlari ise muhtelif yaftalar ile marjinallestirmis, "otekilestirmis", toplumun disina itmeye calismistir.

Hic supheniz olmasi laikciler herkesin basi acik olsun istedikleri falan yok. Onlar evlerin temizleyen kadinin , kapicinin karisinin, koylu kadinlarin bas ortulu kalmasini istiyorlar. Aksi halde "seckin" olmasnin ne tadi kalir?

Onlarin istemedigi bas ortulunun de kendileri gibi egitim gormesi sosyal hayatta esit yer edinmesi. Ve tabii ki seckinlik statusunun sagladigi rantlarin bir kisminin ellerinden gidiyor olmasi korkusudur. Bunu bircok sosyolog, siyaset bilimci "merkez"in "cevre"ye yerini bildirmesi olarak tarif etti. Ornegin Nilufer Gole. Mesele "herkes bizim gibi olsun" degil "herkes yerini bilsin" meselesi. Zenci zenci kalsin beyaz beyaz..

Yani mesele hakim kippa giyermi meselesi degil. Basortusunu kippa ile alakalandirip ee, bazi kamu gorevliler kippa giymedigine gore... argumanlari mevzuyu gozden kaciran argumanlardir. Kippayi illa bir seye esitleme istiyorsaniz bunun karsiligi Musluman erkegin takkesidir. Kippa takkenin birazcik kucugudur. ABD'de devlet gorevlilerinin kippa takamadigi argumani , (hadi hafif ifade kullanayim) yanklistir. Soyledigim gibi federal hukumette Pentagon'dan, dis islerine ve calistigim Ticaret Bakanligina kadar herofiste bircok kippali giorursunuz. Ve tesetturlu de. Fedarl ofiste 25 Muslumana verilen mecsscitten defaklatrca bahsettim. Kimse buna cevap vermedi. Sukut ikrardir.

Velev ki ABD'de de bazi "laiklik" kisitlamalari var. Burada laikclere daha once bi teklif yapmistim. Madem ABD'den orneklerle neyin ne lmasi gerektigini savunuyorsunuz alalim ABD'deki laik devlet uygulamasini, oldugu gibi adapte edelim? Ne dersiniz?

Bu soruya daha once burada muhtelif isimlerle arz-i endam eden (Sibel Fidel, Beyaz vs) "yoo ben ABd laikligi de istemiyorum, Fransiz laikligi de...TURK LAIKLIGI ISTIYORUM" diye cevaplmis idi.

Evet Erol Bey veya ABD, Avrupa'yi ornek gosteren digerleri. Ayni soru sizin icin de gecerli. Hangi ulkenin laikligini istiyorsunuz? Veya demokrasisini?

ABD?
Ingiltere?
Isvec?
Yeni Zelanda?
Fransa?
Italya?
......

Kuzey Kore (Kore Demokratik Cumhuriyeti)?

Kararinizi verin. Biraz durustluk lutfen.

Basortusu sembol mu konusunda son birkac not:

Bu konuyu Mumtazer Turkone objektif bir degerlendirmeye tabi tutmus idi. Diyor ki" sembol olan bitrseyin yerine baska sembol konulabilir". (benim ornegim: Besiktas armasndaki kartal yerine yunus balgi koyabilir). Basortusunun dininin geregi olduguna inanan hanim onun yerine ne yapabilir? Ey akil izan sahipleri, bir hanim bir "sembol" icin tip fakultesini 4., 5. sinifta birakir mi?

Bir diger arguman ile ortulu-ortusuz diyelektik iliskisi uzerine. Ortululuk ancak otusuzluk te sembol oldugunda sembol olur. Baska turlusunu dusunmek mumkun mu? Bas ortulu olanlasr neyi sembolize ediyor ise digerleri onun tersin sembolize ediyor olmak gerekmez mi? Kadinlar ikiye ayrilir. Basini ortenler ve "NORMAL" giyinenler? Bu ne mantiktir?

Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: February 23, 2008 12:28 PM

Bir ongorum var ama soylemem. Tamam madem, israr ediyorsunuz dinleyin:

Bu gun “turban” konusunda firtina koparanlar bundan en fazla 10 yil sonra bugun icin ozur dilyecekler, binbir mazeret bulacaklar (naapiyim patronum emretti, ben aslinda ozgurlukcuyum liberalim ama o zamanki hukumetin hatalari…gazetede oyle yaziyordu….Aydin Dogan’in pesine takildik….….. vb).

Ve bu bloga o zaman gelecek gencler, orta yaslilar artik bu gunlerdeki telden camlayacaklar, gecmiste boyle bir donem yasandigina ya inanmayacak ya “zaten ben her zaman…” tellerinden calacaklar.

Nerden biliyorum?

Cunku laikcilik modasi passe. Bunlari Hurriyet’in moda kolonunda okuymazsiniz.

Peki hangi isretlere dayaniyor bu ongorum?

Erbakan zamanlarinin aksine bu gun artik Bati’da Turkiye’nin icinde ne oldugunu bilen bir medya ve politikaci, entellektuel kesimi var. Artik kimse meselenin bir “islamcilar-laikler” meselesi oldugu fikrinde degil. Mustafa Bey;in “iyi bir yazi” olarak tavsiye ettigi IHT yazisi sadece bir ornek, ayni gazetede yukrda linkini verdigim “much adoo about headscarves” yazisi bir diger ornek.

Sosyalist Enternasyonal “sosyla demokrat” CHP’yi resmen fasist olrak niteledi, onu cikarip yerine “dinci” Ak_Part’yi almak istiyor.

Bir diger ornek: Gene IHT’nin Turkiye temsilcisi hanim (Tavarnese’mi idi ne idi adi) , Turkiye’deki “kati laikcilerin” dindarlardan nefreti uzerine bir yazi yazmis ta beyazkaptan cok icerlemis.

Her gun laikci , ateist veya Islam dusmani kesimden “bu kadar da olmaz” veya “yasaklarla bir yere varilmaz” diyenler cikiyor. Birkac gun once bu minvalde soylemlerde bulunan iki laik hanim profun demecleri vardi gazetelerde (basi aciklik ta sembol, benim giyim kusamim da sermbol diyorlar). .

Baykal’in cocuklarindan 367-Sabih’in damadina kadar pek cok “laikci kesim mensubu” olarak telakki ettiklerimiz “irticaya gecit vermeyen” bildiriyi imzalamadilar. Hatta bunlar arasindan bircoklari tam ziddi “ozgulurluk bildirisini” imzaladilar.

Her gun TV ekranlarinda Mujde Ar’dan Aysun Kayaci’ya kadar sanat dunyasi karakterleri “birakin herkes istedigini giysin” kervanina katiliyor.

Agos gazetesi yayin yonetmeni, Taraf Gazetesi yazari Etyen Mahcupyan “basortsu yasaginin hicbir ahlaki, vicdani entellektuel savunmasi olamaz” dedi. Ki bu onun icin yeni bir pozisyon degil; sadece bu kadar berrak ifade etmemis idi.

Bir zamanlar Dogan medya adina basortulu lincinde kucuk te olsa bir rol ustlenmis olan Yasmin Congar ozgulurlukculugu secenlerden bir digeri. Iki gun once “ozgurluklerin bi butun oldugunu; sadece basortusu degil tum ozgurlukler icin calistiklatrini” ifade eden bildiriyi hazirlayan hanimlarla bir soylesi yapmisti. Tesviye olunur. Tabiî ki bir zamanlar “cunhuriyety’;i cok sevmis” olan Hasan Cemal’i biliyorsunuz. Liberalleri saymaya gerek yok; onlar da taniyorsunuz. Bir de kendilerine liberal demeyenler var Nuray Mert gibi.

Ve bu gun pek te Batili , modern, cagdas bir sanatci Lale Mansur bazi kesimlerin “laikligi din haline getirdiginden” bahsetmis.

Benzeri orneklere her gun yenileri ekleniyor.

Bu artik MODANIN DEGISMEKTE OLDUGUNUN isareti. Bu gun artik o kati laikci cizgiyi koruyanlar bir avuc kaldilar ve her gun eriyorlar; bakmayin fazla gurultu yaptiklatrina; can cekisiyorlar.

Tekar ediyorum. Malsef insanlarin cogu secimlerin bagimsiz yapacak kalibrede degil. Onlara dogruyu yaptirmak acin artik dogrunun moda oldugunu soylemek lazim.

Arkadaslar bir haberim var:

Laikcilik: Out.

Ozgurlukculuk: In.

Kiyagimi unutmayin.

Yazan: Orta iyilikte bir yorum Tarih: February 24, 2008 10:08 AM

“Özgürlüklere Merhaba Diyelim”

Yaşam yolculuğunda evrensel bazda... hangi dinden ya da mezhepten olman önemli değildir …. ya da etnik kökeninin ne olduğu ….. çok boyutlu bir eksende insanların eşit şartlarda yaşamına merhaba demesi gerekmektedir bu bağlamda buna yönelik her türlü çabayı desteklemeliyiz.


Hayata geçirilmesi gereken reformlar özgürlük statüsünde anlam kazanıyorsa ötesinin bir anlamı yoktur(bizi uzaktan- yakından bağlamayan oluşumlara istinaden bir durum olsa dahi “insanlık adına”, kendimizi “insansı” tiplerden ayırma mantığına eşdeş olmak adına “insan hakları ihlaline-her boyutta- dur demeliyiz)


Önemli olan duyarlılık bilincini hayata geçirip yaşam mücadelesine girmektir…(zamanla ideolojilerde değişiklik gösterebilir… bakış açıları da…inançlar da,,,,,)


Ülkemizde elbette olumlu olarak görmediğimiz oluşumlar vardır ve hangi parti olursa olsun bu oy verdiğimiz bir parti ya da değil …. Eleştiri gücümüzü sonuna kadar gösterme bilincini taşımalıyız bu durumda bugün başkalarının özgürlüğünü kısıtlamayı mantıklı bulan kalıplaşmadan öteye gidemeyen bireyler…. Tutunmuşluklar…. seyre dalmazlar mı kendi isteklerinin olmayışlarını…. Yani kulvarında özgürlüğü, hakkı-adaleti, ana meta kabul etmiş bireyler (böyle söylediğini düşünen zihniyetler) kendisini ilgilendirmeyen ve ardında gizem arayan oluşumlarda(paronayatik duruşla ve dinginliğini ötelediği hallerde) hayır deme mantığını vicdanıyla nasıl örgüleyecektir buna anlam verebilmek güç….

“Halkın başka sorunumu yok da türban da -türban,,,,, sorunu birinci sorun olarak adlandırıp gündemi meşgul ediyor ya da ettiriliyor” mantığını öne sürenler görüyoruz ki oldukça fazla… peki başbakanın bu duruşu neye gebe?

Zamanında halkın önüne bir cümle sunulup ortamı ısıtma girişiminde bulunup halkın çoğunluğunun neyi istediğini kavrayarak hareket etme bilinci bildiğiniz üzere Sayın Özal’da vardı sanırım izlenen yol budur… Bu iyimidir, kötümüdür… tartışılır….

Ama gözden kaçırılmaması gereken ana duruş "özgürlük" kavramının bu hassas dengenin içerisinde temel hak ve hürriyetler bazında düşünülmesidir.

Bu olaya dini bazda ele alıp konuşmak hatadır neden? Çünkü yaşam din üzerine kurulu değildir(dinsel bazda düşünmeden konuyu ele alırsak) , evrensel bazda; insanca yaşamın ne olması gerektiği ve gereken esaslar üzerine eşitlikçi –demokratik bir düzende belirleme silsilelerinin yarattığı yansımalar yaşamın ana hattı olmalıdır velakin yolculukta esasiyet insanın isteklerinin(rahat bir yaşama dair) gerçekleştirilmesidir.

Peki özgürlük boyutunda sadece ülkemizde yaşanmışlıklıklar türban üzerine mi kuruludur …elbette değildir. Fakat AKP yönetiminin tabanına bakıldığında gelen seslere kulak vermemesi kendi adına bir intihar olur ki…. bu tür bir kısıtlamayı ilk plan olarak düşünmesi kaçınılmazdır….. gerisi elbette gelecektir… Ama öncelikle ya da değil bu sorun halledilmelidir ..halledilecektir ve sonrasında beklenen diğer hak ve hürriyetler adına refomlar birer birer gerçekleştirilecektir en azından beklemedeyiz gerçekleşmediği anda eleştiri oklarımızı yönlendirme durumunu işlevselleştireceğiz…. (gerek düşünce özgürlüğünün savunulması= 301. maddenin değişimi ya da kaldırılması….gerek Kürt halkının zamanında kabul görmesi gereken hakları,,,…… gerekse sosyo-ekonomik haklar adına diğer girişimler)

Konumuza tekrar dönersem; siyasi bahaneler gerekçe olarak gösterilip bu duruma istinaden olumsuz bakış çerçevesini oluşturmak mantık çizelgesinde öteye kaymamıza neden olur. Konuyu sığ seviyelere çekmek adına vaziyetin özünün anlaşılmamasını gösteren işaretlerin bir tekerrürden ibaret olduğunu amalar bile görür...
Yasaklara gebe halimizden acilen kurtulmalıyız ,,, hükümeti her olumsuz girişiminde sonuna kadar olumsuz eleştirilere boğuyorsak … yapılan olumlu durumlarıda sonuna kadar desteklemeliyiz…

Yasakçı zihniyetlerden arınmışlara selam olsun….

Yazan: truthful Tarih: March 26, 2008 1:00 PM

Yorum Ekleyin...





(you may use HTML tags for style)