« AK Parti Liberalleri Kaybetmemeli | Ana Sayfa | Dindarların Liberalizmi »
February 20, 2008
Çok İyi Bir Yazı
International Herald Tribune’de yayınlanan Phillip Blond ve Adrian Pabst imzalı "Integrating Islam into The West" başlıklı makale, Avrupa’daki laiklik anlayışının (ABD’dekinden farklı olarak) nasıl ve neden din özgürlüğüne engel olduğunu ve dindarları kucaklayamadığını anlatıyor. Radikal’in "Avrupa Laikliği Entegrasyona Engel" başlığıyla çevirip yayınladığı yazıyı şiddetle tavsiye ediyorum. Türkiye’deki nevi şahsına münhasır laikliğin yanında yine de çok hoşgörülü kalan “Avrupa modeli”nin sorunlarını çok iyi anlatmış.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: February 20, 2008 1:46 PM
Okur Yorumları
(NOT: Yazılar üzerine yapılan yorumların sitede yer alması, bunların Mustafa Akyol tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına kesinlikle gelmez. Aksine, farklı ve karşıt görüşleri ifade eden yorumlar da kabul edilmektedir. Ancak saldırgan, düzeysiz veya konuyla ilgisiz yorumlar reddedilecektir. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, standart yorum kurallarını dikkate almanız önemle rica olunur.)




Evet cok iyi bir yazi. Ve kapsadigi konular kisa bir yoruma sigidrilamayacak kadar girift. Bu yazi aklima Basbakan Erogan'in Almanya'da "assimilsyon degil entegrasyon" demesinin Sansdolye Merkel'i ve diger Almanlari rahtaasiz ettigini not edeyim. Holokost'tan sonra Almanlarin zihniyet olrak fazla degismediklerini gostermesi acisindan manidar bukldum; bu konuda yalniz degiller. Bu bakimdan en liberal addedilen ulkelerden Ingiltere'de bir piskopsun soyut bazda yaptigi bir dusunce egzersizinin dahi bu derece negatif tepki uretmesi otekini kabul etme konusunda Avrupalilarin kat edecek cok yollari oldugunu gosteriyor. Tabii ki cok hukukluluk konusu tartismaya aciktir. Insanlik henuz ideal demokrasi noktasina ulasmadi. Yani tarihin sonu gelmedi. Piskopos ta bu diskura guzel bir katki yapmis "niye olmasin" diyerek.
Makaledeki "secularistler" (laikciler)le ilgili kismi okurken once "yaw bu adamlar Turkiye'yi nerden bu kadar iyi biliyor" dedim. Tanimladiklari jakoben, totaliter laikcilik Turkiye'deki idi sanki. Bu vesile ile ayni kaynakta bir diger makale okudum Turkiye'deki "basortusu" savasi hakkinda. (bkz: "Much ado about head scarves" http://www.iht.com/articles/2008/02/19/opinion/edscarves.php). Ozur dileerim laikcilerden "turban" yerine "basortusu" benim tercihim degil goruldugu uzere baslik oyle). O da tavsiye olunur.
Ha bir de yazida bahsedilen liberal Amerikan Modeli'nin mevcut Bati modellerinin en iyisi oldugu tespitinin de cok yerinde oldugunu (11 Eylul sonrasi oradaki Muslumanlarin, maruz kaldiklari cadi avina ragmen- bu yorumu yazan Muslumanin simdi Washington degil Istanbul da olmasi da buyuk olcude bunun sonucudur).
Cok hukukluluk bizde soylendiginde tabu mumelesi goren kavramdir malum nedenler ile. Ama Ingiltere'de ABD'de bu etkiyi yapmyor goruldugu uzere, Cunku her ikisinde de bir nevi "cok hukukluluk" vardir. Ingiliz piskoposun soyledigine bircoklarinin kas kaldirmasinin nedeni "cok hukukluluk" veya "bir diger hukukun mevcut olana entgrasyonu, olmaktan cok icinde "Islam" gecmesidir yani Islamofobi tezahuru. Ilginc degilmidir bizim laikci fasistlere son saldirilarina en kuvvetli destek Fransa Dogu Locasi buyuk ustadi Quilledert'ten geldi (herhalde imi yanlis yazdim). Lions Club daha once nmutirasini vermis idi.
Son olarak bir de Ismet abi'nin bu makaleyi "oricinal Radikal demokrasi" gastesinde yayinlamasina, hele hele Radikal'in de radikal ozgurluk dusmanligi kampanyasinda amiral gemisinden fazla geride olmadigi bir zamanda (delil istiiyorsaniniz Kursat Bumin';in bu gunku Yeni Safakta Radikal'in "soylenmeyen sozden cikardigi baslik" uzerine yazdigi enfes elestiriyi tavsiye ederim (Simdi link versem polis cok link verdin diyevyakalar beni neme lazim). AYM Baskani Hasim Kilic "bu konuda birsey soylemem" demis. Radikal de bunu "AYM yeni Anayasa degisikluigini muhteva olarak ta inceleyecek" yorumu cikrmis.
Ne diyelim? No comment.
Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: February 20, 2008 4:42 PM
Amerika nın din ile olan ilişkisine, ve garip hallerine bakarak Avrupanın aşağı yukarı 30-40 yıl önceki hali derler genelde. Birçok aklı başında amerikalının "new york aslında avrupa gibi" dediğini çok duydum. Avrupanın eleştirilecek yanı vardır, fakat amerika ile karşılaştırmak, ve daha geri yada baskıcı olduğunu iddia etmek çok doğru değil. Hele toplum olarak karşılaştırdığımızda arada dağlar kadar fark vardır. Şu an kopenhag da her gece kundakçılık yapıp bomba patlatan insanlar amerikada olsaydı ne olurdu merak ediyorum.
Yazan: fuatogl Tarih: February 20, 2008 10:22 PM
Bu güzel yazıyı okumamıza vesile olduğu için sayın Akyol'a teşekkür ediyorum.
Yazan: Kubilay Ant Tarih: February 21, 2008 9:49 AM
Bahsedilen yazida bir cok maddi hata,celiski ve misrepresentation var. Gercekler zorlama bir sekilde ana fikri desteklemek icin egilip bukulmus:
- Almanya'da musluman iscilere vatandaslik hakki verilmedigi dogru degil.
- Ceviride atlanan,orjinalde bahsedilen "Fransa'da yapilan ayrimciligin" ortak paydasi ise hiristiyan olmayanlar degil, "yeteri kadar fransiz" olmayanlar. Kaldi ki bahsedilen ayrimciligin oznesi devletten cok, halkin ta kendisi.
- Vatandasi oldugum ve laikligi dolayisi ile elestirilen orneklerden biri olan Ingiltere ise laik bir ulke bile degildir. Kralice Anglikan kilisesinin basidir,Canterbury Archbishop'unu da o atar.
Ayni ulke " abandoning the cultural cohesion based around religion " ile itham edilmis, bu, muslumanlarin genis topluma entegrasyonunu nasil saglayacak?
Savunulan ana fikir ise,"Only Christianity can integrate other religions into a shared European project " gibi gerceklerden uzak, tuhaf ve ucuk bir sey.
Makalenin neresinden tutulsa elde kaliyor. IHT de yayinlanmasinin nedeni bana tartismali bir konuda iki fikri de temsil eden yazi yayinlama gelenegi gibi geldi. Zaten yazinin ust basligi Shariah-II. Bu durumda genelde tasvip edilmeyen fikri temsil eden yazi,gordugumuz seviyede bir yazi olur. Bu yazi da bir ornek olmus.
Yazan: Aykut Uz Tarih: February 24, 2008 5:56 AM
Yazi güzel ama genel tezi desteklemek için bazi seyleri gözardi etmis. Avrupa ülkelerinin her biri ayri ayri ekoller temsil ederler. "Laiklik Bütün avrupa'da böyledir" demek imkansiz.
Genel olarak latin/güney avrupa(katolik çogunluk) protestan Kuzey'e benzemez. KAtolikler içinde ispanyollar, portekizler ve italyanlar kendi dinlerini kayirirlar. Gene katolik olan Fransa DiNSiZLiK "inancini" devlet eliyle dayatir. Ama Fransa'nin Protestan Alsace bölgesinde kilise için vergi toplanir. Yanlis bilmiyorsam protestanlar ölülerini bahçelerine gömebilirler ki diger dinlerden olanlarin buna hakki yoktur.
Saniyorum ki ABD'de de bir eyaletten digerine degisen uygulamalar vardir.
Ayrica Anglo-Saxon laiklik digerlerine göre MUTLAK bir üstünlüge sahip olsaydi KUZEY iRLANDA gibi sorunlarin daha "hafif" yasanmasi gerekirdi.
Özetle LAiKLiK-TOPLUMSAL HUZUR baglaminda sebep sonuç iliskileri dogrusal degil, çok daha çatalli ve döngülü saniyorum.
Tabi Türkiye'nin bütün bu manzarayi okuyup istifade edebilmesi için önce hür tartisma ortami olmali ki bu yok. Laikligi tartismaya açmak VATANA iHANET gibi algilaniyor YOBAZ KEMALiSTLERCE.
Bu faydali paylasim için Sayin Akyol'a tesekkürler
Yazan: mehmet yilmaz Tarih: February 25, 2008 12:35 AM