« Laiklik Bazen Despotluk da Olabilir | Ana Sayfa | Kabadayı’dan Ahlak Öğrenmek »

January 7, 2008

Yedinci Ok: Korkutmacılık

[7 Ocak 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

bayrak_CHP.gifCHP lideri Deniz Baykal geçen hafta yine bir konuşmuş, pir konuşmuş. Cumhuriyet yazarı Mustafa Balbay'a mühim ifşaatlarda bulunmuş. Ak Parti'nin hazırlattığı “liberal” anayasa taslağının, "laiklik, yargı ve üniter yapıda kırılma ve bozulma" getireceğini söylemiş. Hatta hızını alamamış ve "Irak'ta işgalle yapılan, Türkiye'de anayasa ile yapılacak" bile demiş.

Bu gibi sözleri CHP liderinden yeni duymuyoruz. Sayın Baykal uzun zamandır böyle yapıyor. Yani toplumu korkutuyor. Laikliğin, üniter devletin, Cumhuriyet'in tehdit altında olduğunu, çatırdadığını, yakında çökebileceğini söylüyor. İktidara gelirse ne yapacağını anlatmaktan ziyade, temsil ettiği “devlet iktidarı” gevşerse başımıza hangi felaketlerin geleceğini bildiriyor. Bu senaryolardan yeterince korkanlar da gidip CHP’ye oy veriyorlar.

Bu yöntem, CHP tarafından ustaca kullanılsa da, aslında bu partinin icadı değil. Siyaset biliminde “korku siyaseti” diye tanımlanan, bildik bir şeydir bu. Otoriter rejimler veya özgürlük karşıtı siyasi akımlar tarafından tercih edilir. Çünkü insanları korkutursanız, onlar hak ve özgürlük aramayı bırakır, kendilerini kurtaracak güçlü bir “otorite” arar. Otoriteyi ayakta tutmak için, sürekli olarak “iç ve dış düşmanlar” fobisi yaymak gerekir. Bir siyaset doçenti olan Sayın Baykal, belli ki bu işleri iyi biliyor.

Bu korku siyaseti son yıllarda CHP ile o kadar özdeşleşmiş durumda ki, partinin esasları arasına bile pekala girebilir. Hatta aralarında “demokrasi” veya “özgürlük” gibi zararlı fikirlerin bulunmadığı o ünlü Altı Ok’un yanına yedinci bir tane daha eklenebilir. Halkçılık, İnkılapçılık, Korkutmacılık, diye gider. Maksat, pratikle teori birbirine uysun.

CHP kurmaylarının bu adı konmamış “yedinci ok”u neden bu kadar ısrarla kullandığı açık: Siyaset üretemiyorlar, çünkü ideolojik/felsefi formasyonları buna izin vermiyor. 1930’lardan bugüne bir türlü ışınlanamıyorlar. O yüzden de “statüko”ya bel bağlayıp, değişimin önünü kesmek istiyorlar.

Asıl enteresan soru, korku siyasetinin neden toplumumuzda prim yaptığı. Seçmenler arasında yüzde 20’yi bulan azımsanmayacak bir kitle, CHP’nin korkularını paylaşıyor. Dışarıda ABD, AB ve “küresel kapitalizm”in, içeride “dinciler”in ve daha bin bir türlü “hain”in elele verip Cumhuriyet’i yıkmak için her Allah’ın günü yeni bir fesat çıkardığına inanıyor. Neden acaba?

Galiba bu korkunun hoş bir tadı, doyulmaz bir lezzeti var. Çünkü aslında epey bir gurur okşuyor. Düşünsenize, bütün dünya size karşı birleştiğine göre, siz bayağı mühim bir şey olmalısınız. Herkes sizi yıkmak için uğraştığına göre, belli ki sizde müthiş bir cevher var.

Buna inanmak, insana derin bir haz veriyor olmalı. Bir tür “mutluluk hapı” yani. Ancak hapın kötü bir yan etkisi var: Kendinizde müthiş bir cevher olduğuna inanırsanız, ilerlemeye pek gerek duymuyorsunuz. Ekonomik kalkınmaya, sosyal gelişmeye, demokratikleşmeye ihtiyacınız yok. Bilimsel ve akademik üretim bile pek önemli değil. Hele şu iç ve dış düşmanları bir tepeleyin, bunlar zaten kendiliğinden olur. Önemli olan sağlam durmanız. Zaten bir Türk dünyaya bedeldir. Yeter ki aymazlığa kapılmasın, uyumasın. Düşmanlara göz açtırmasın. “Liberal anayasa” gibi kumpaslara pabuç bırakmasın.

İşte Türkiye’de böyle bir “korkanlar ve korkutanlar” cephesi var. Allah’tan bir de “iş yapanlar” var da, memlekette çivi üstüne çivi çakılıyor. 1950’den beri…

Not: Sayın Baykal, bu yazıda anlattığım “teamül”ün aksine, dün Diyarbakır’da gayet demokratik sözler de etti. Bundan ötürü kendisini tebrik ederim. Doğruya doğru…

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: January 7, 2008 11:19 AM

Okur Yorumları

(NOT: Yazılar üzerine yapılan yorumların sitede yer alması, bunların Mustafa Akyol tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına kesinlikle gelmez. Aksine, farklı ve karşıt görüşleri ifade eden yorumlar da kabul edilmektedir. Ancak saldırgan, düzeysiz veya konuyla ilgisiz yorumlar reddedilecektir. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, standart yorum kurallarını dikkate almanız önemle rica olunur.)

{"Bu gibi sözleri CHP liderinden yeni duymuyoruz. Sayın Baykal uzun zamandır böyle yapıyor. Yani toplumu korkutuyor. Laikliğin, üniter devletin, Cumhuriyet'in tehdit altında olduğunu, çatırdadığını, yakında çökebileceğini söylüyor. İktidara gelirse ne yapacağını anlatmaktan ziyade, temsil ettiği “devlet iktidarı” gevşerse başımıza hangi felaketlerin geleceğini bildiriyor. Bu senaryolardan yeterince korkanlar da gidip CHP’ye oy veriyorlar."}

CHP'ye oy veren herkesin bu şekilde nitelendirilmesini objektif bulmadığımı ifade etmeliyim.

O zaman AKP'ye oy veren herkes de gerçekten liberal, akıllı ve sağduyulu oluyor. Böyle nitelendirmeler ne ölçüde objektif ve bilimseldir?
Yoksa ideolojik midir?

Her siyasi partinin fikirsel temellerinde kritik edilebilecek unsurlar vardır. Ancak, değerlendirmelerde yukarıda tırnak içinde belirtildiğine benzer salt genellemeler yapmanın, ancak siyasetle aktif olarak uğraşanlarca yapıldığında kabul edilir olduğunu; bir gazetecice ya da birikimine saygı duyulması gereken bir insanca yapılmasının üslup hatası olduğunu düşünüyorum.


.....................................

MUSTAFA AKYOL'UN NOTU:
YAZIMDAN, CHP'YE OY VEREN HERKESİN KORKU DÜRTÜSÜYLE ÖYLE YAPTIĞI SONUCU ÇIKMIYOR. CHP PROPAGANDASI SONUCUDA KORKANLARIN CHP'Yİ TERCİH ETTİĞİNİ ANLATIYORUM. DAHA FARKLI OY MOTİVASYONLARI ELBETTE VARDIR.

Yazan: Anonymous Tarih: January 7, 2008 12:18 PM

"Dogruya dogru" eyvallah ama hangisi "gercek Baykal" bir bilsek."kurt sorunu" diyen kimseyi teroristbasi ile isbitrligi icinde olmakla suclayan ile sadece isim benzerligi mi? Bana oyle geliyor ki Diyarbakir acilimi da daha onceki Kuzey Iraklilari Bogazicine alalim acilimi gibi metazori, danismanlar, image-makerlarin "yaw fazla fasist, sovenist gorunuyoruz; biraz ozgurlukcu, barsci sosu lazim" ogudu uzerine uretilmis samimiyetsizim diye bar bar bagiran bir girisim. Yerseniz.

Millet yemedigini yeni Metropol anketi ile gostermis. Bu gun secim olsa CHP'nin baraji gecmesi garanti degil; Ak-Parti 52 kusur. . O yuzde 10 kemiklesmis oylarin nereden geldigini iyi bilirim ama ne luzumu var simdi netameli konulara girmenin? O kemiklesmis kesime de gozunu dikmis gorunuyor Ak-Parti nasil ki irkci, Stalinist DTP'nin altindan hasir cekerken ayni zamanda laikci, yobaz fasist irkci, rantici CHP 'nin altindan da hasiri cekiyor. Artik alevi vatandas ta CHP'liligin alin yazisi olmadigini, kayirmacilik, hizipcilik yapilmadan, devlet ciftliklerinden yararlanmadan helal, liyakata dayanan kazancin, herkesin ozgurlugunun genisledigi bir ortamda yasamanin kendisi icin de daha guzel oldugunu gorecek. Iste devrimlwe evrimin farki budur. Her zaman varliklarini bu sahte degerler piyasasina borclu olan parazit, panayir sinegi olcaktir ama her gun sesleri biraz daha cilizlasiyor. artik varliklari rahatsiz dahi etmeyecek, adlarini anmaya gerek dahi kalmayacak. Bizler karnimizi kasir iken onlar gecim kaynagi olan guney ucunu koklama isi ile istigal etsinler. Demokrasi boylesi bisi.

Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: January 7, 2008 12:33 PM

Ilahi Mustafa Bey,
Baykal ne demis? "kimligimizle yasayacak, anadilimizi ogretecegiz".

Bu cumleyi nasil anlarsiniz bilmem ama ben "80 senedir zaten ogretiyorsun... yeni bir sey soyle" derdim.
Bu cumlede -ozne- nin kim oldugu sorunu var. Baykal bunu bir Turk olarakmi soyluyor yoksa bir Kurt olarakmi soyluyor?
Sozlerin tekrar okunmasini tavsiye ederim.

Yazan: Haydar Tarih: January 7, 2008 3:49 PM

Yazıya genel olarak katılıyorum da bir yere takıldım. Yazının bir yerinde "%20'lik önemsenmeyecek bir kitle" ibaresi geçiyor. Bence %20 ne olursa olsun önemsenmelidir. Demokrasi kelle hesabı olmamalı. 2002 seçimi sonrası %20'nin yalnızca 1,5 katı (%34) tek başına hükümeti belirledi.

Yazan: enternasyonal Tarih: January 7, 2008 5:56 PM

Sayın Baykal, bu yazıda anlattığım “teamül”ün aksine, dün Diyarbakır’da gayet demokratik sözler de etti. Bundan ötürü kendisini tebrik ederim. Doğruya doğru…

O soyleneler iktidarin "ak dedigine kara deme" politikasindan ibarettir. Irak'a girmeden once "hadi gir", girdikten sonra "siyasi cozum lazim" diyor. Hep ters yonde, hicbir net "durus"'u yok.

Yazan: Anonymous Tarih: January 7, 2008 10:20 PM

bu ülkede sistemin ürettiği ve sistemden en çok beslenen bu insanlardır.onlar kendileride inandıkları bir yalanla milyonlarca insanıda peşleri sıra sürüklüyorlar[bugün şeriat gelecek yarın üniter yapı değişecek ertesi gün bir şey olmayacak çünkü bu iki temel konu dan başka konuları yok.aslında chp tek başına iktidar olsaydı bugün akp nin yaptıklarının aynısını yapacaktı pek çok konuda.malesef türkiyenin eli kolu bağlı yıllardır.siyasi partilerin yaptığı hertürlü adımda bu düğümü dahada sıkılaştırıyor.İnşallah ülkemiz gerçekten bir gün saf demokrasi ve liberalizm ile donanır. korkudan ve korkutulmaktan uzak. kızlarım değil ama torunlarım bunu görebilirler belki

Yazan: havva Tarih: January 8, 2008 10:48 AM

sn. enternasyonal
Bahsettiğiniz ifadenin orjinal hali sanırım bu:

"Seçmenler arasında yüzde 20’yi bulan azımsanmayacak bir kitle, CHP’nin korkularını paylaşıyor."

Dolayısıyla, "önemsenmeyecek değil, azımsanmıyacak yani önemsenecek bir kitle olarak ifade ediliyor bu yüzde 20".

"Demokrasi kelle hesabı olmamalı." ifadenize de kadtılıyorum..

Mustafa beye ve yorumcularına selamlar..

Yazan: Basri Kartal Tarih: January 8, 2008 12:01 PM

Sayın enternasyonal,

Yorumunuzda bahsettiğiniz gibi %20'lik önemsenmeyecek bir kitle ifadesi kullanılmamış bu yazıda.

Bakın ne demiş Mustafa Akyol:

"Seçmenler arasında yüzde 20’yi bulan azımsanmayacak bir kitle,..."

yani "önemsenmeyecek" DEĞİL,

"azımsanmayacak" YANİ sizin zannettiğinizin aksine "önemsenecek" denmek istenmiş.

Sanırım tek kelle hesabı yapmayan siz değilsiniz.

Dikkat lütfen.

Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: January 8, 2008 3:41 PM

Havva Hanım; "aslında chp tek başına iktidar olsaydı bugün akp nin yaptıklarının aynısını yapacaktı pek çok konuda" demiş. Buna kesinlikle katılmıyorum.

CHP, AKP'nin yerine tek başına iktidar olsa idi;
Avrupa Birliği yolunda ilerleme sağlanabilir miydi? Hatırlatırım, CHP'nin sloganları arasında "Ne ABD, ne AB..." yer almaktadır. AB'ye girme konusunda yapılan pek çok düzenleme için CHP kılını dahi kıpırdatmazdı. Eğitim sisteminden, sağlık sistemine, maliye ve para politikalarına kadar yapılan değişiklik ve reformlar şimdiki hükümetin cesaretli adımlarıdır. Aynısını CHP'nin yapabileceği gibi bir güvenim olsa idi son seçimlerde inanın oyumu CHP'ye verirdim... Hadi bunları geçtim, kimilerine sağlık reformu vs. pek önemli gelmeyebilir. Yeni ve daha demokratik bir anayasa hayalini siz CHP'den bekleyebilir misiniz? M

Kusura bakmayın ama bu eli kolu bağlı muhabbeti de artık bir şey ifade etmiyor. Havva Hanım kadar umutsuz değilim ve ülkemin elinin kolunun artık bağlarının çözülmeye başladığını görüyorum.

Az biraz cesaret derim ben, bakın üzerimizden tozu toprağı attığımızda ortaya çıkan sonuca hepimiz şapka çıkaracağız. Oturup sızlanmak işin kolayı, hadi buyrun taşın altına elinizi koymaya!

Yazan: Kamer Yalçın Tarih: January 8, 2008 3:47 PM

Evet korkuturlar.

Mesela seçim otobüsünden halka seslenen Baykal IMF öcüsününden bahseder.

Fakat otobüsün içinde kahve yudumlayan Baykal ise IMF'nin öcü olmadığını düşünür, hatta ona göre AK Parti iktidara gelince IMF politikalarını uygulamaz, bundan dolayı ekonomi iflas eder ve AK Parti bir daha seçilemez.

Evet Zülfü Livaneli bunları 24.07.2007 tarihli Vatan Gazetesinde köşesinde şu sözlerle açıkladı. Baykal Ak Parti iktidarı için iki ay dayanamaz dedikten sonra şu cümledeki iddiayı dillendiriyor:

"İki ay dayanamaz iddianızı, “görüşleri gereği IMF ile anlaşma yapmaz, ekonomiyi zora sokar ve dayanamazlar.” tezine oturttunuz."(Zülfü Livaneli)

Yazının tamamı:

http://www9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=24.07.2007&Newsid=129162&Categoryid=4&wid=5

Evet Zülfü Livaneli'nin bu sözleri epey tartışılmasına rağmen, Baykal Zülfü Livaneli'nin yazılarına Baykal'dan cevap gelmesine rağmen bu sözlere karşı bir savunma yaptığını görmedim, duymadım Baykal'ın.

IMF öcü mü, değil mi Baykal'a göre?

Veya soruyu şöyle sormalı IMF hangi Baykal'a göre öcü. Seçim otobüsünün üstündeki mi? Otobüsün içindeki mi?

...

Evet, korku üzerine konuşalım biraz da.

İnsanlar aklı erdikçe korkuyor. Akıllı olmayanlar korkmuyor.

Fakar bunun tersi de doğru. Akıllı olanlar korkmuyor, akılsız olanlar korkuyor.

1,5 yaşındaki kızımın korktuğu şeyler her geçen gün artıyor. Aklı erdikçe korkuları artıyor.

Aslında akıllandıkça korkularının azalması lazım değil mi?

Fakat bize durup durup tehlikeden bahsedenler de kendilerini çok akıllı sanmıyor mu?

Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: January 8, 2008 4:35 PM

Mustafa bey,

Türk devrimlerinin ve Türk bağımsızlığının simgesi altı OK'u karalarken o okların arkasına saklanıp ABD'nin ılımlı İslam projesinde piyon olduğunuzu saklamaya çalışmayın. Daha 5 yıl öncesine kadar kahrolsun ABD, kahrolsun batıl batı ve siyonistler diye cami önlerinde gösteri yapanlar ne oldu da bir anda ABD'ci, liberal, özgürlükçü kesiliverdiler? Siz önce bunun cevabını verin.

ABD, AKP nin kara kaşına kara gözüne ya da rüzgar nerden eserse 360 derece dönekliklerine güvenerek mi onları destekliyor ve ılımlı İslam projelerinde kullanıyor sanıyorsunuz? Tabiiki Türk devrimlerine güveniyor olmasındandır.

O karalamaya çalıştığınız Türk devrimleri sayesinde Türkiye diğer İslam ülkelerine örnek gösterilmeye çalışılmaktadır. Türk devrimlerinin önemini anlamak için İslam dünyasının neden Hıristiyanlardan, Yahudilerden güçsüz ve perişan halde olduğunun cevabını vermek gerekir.

Neden müslümanlar uzay çağına geldiğimiz halde yerlerde sürünüyorlar? Hıristiyanlardan ve Yahudilerden medet umuyorlar? Kim kurtaracak müslümanları? ABD mi? Liberalizm mi? Kadınlarını kızlarını daha çocuk yaşlardan itibaren türban takmaya mahkum eden sözüm ona pek demokrat ve özgürlükçü göbeğini kaşıyan adamlar mı? Kim kurtaracak kim?

Hülagü TTT

Yazan: Hülagü Tarih: January 9, 2008 11:17 AM

dünyanın pek çok ülkesinde iktidara gelebilmenin bedeli ülkenin iç ve dış işlerine müdehaleye izin vermekten geçiyor.bunları yapabilmeyi tahahüt eden iktidar oluyor ve kalıyor.chp de gelseydi aynı antlaşmaları imzalayıp aynı para politikalarına uyacaktı çünkü artık türkiyenin bir ekonomik kriz daha yaşamaya gücü yok.şu anda muhalefet olmanın verdiği rahatlıkla herşeye karşı çıkıyorlar.iktidar olmaksa bambaşkadır.daha fazla sorumluluk daha fazla emek isterve daha çok korkmayı gerektirir.milyonların sorumluluğunu taşımak pekde kolay olmasa gerek.
birde bazen deniz baykalın aslında gizli akp li olduğunu düşünüyorum.yaptıkları sayesinde akp tekrar iktidar oldu.

Yazan: havva Tarih: January 9, 2008 12:44 PM

Sayın Basri Kartal ve Mustafa Fatih Yüce; uyarınız için teşekür ederim. Yanlış anlama olmuş, özür dilerim.

Yazan: enternasyonal Tarih: January 9, 2008 2:01 PM

"Türk devrimlerinin önemini anlamak için İslam dünyasının neden Hıristiyanlardan, Yahudilerden güçsüz ve perişan halde olduğunun cevabını vermek gerekir."

Bir dakika durunuz! Burda bir yanlışlık mı var yoksa farklı şeylerden mi bahsediyoruz?

Devrimlerin önemini neden İslam dünyasında anlayacak mışız? Bu devrimler nereden örnek alındı ve kimin için yapıldı? En önemlisi niye yapıldı? Pardon ama biz uzaya ne zaman çıktık, Mars'a uzay gemisi mi gönderdik, aya hangi Türk astronotu ayak bastı? Dünya bilim tarihinin son 100 senesinde bilim adamlarımızın önemli keşifleri damgasını vurdu da bundan milletce bizim niye haberimiz yok? Siz neden bahsediyorsunuz? Taktığınız at gözlüğünü çıkarıp bir bakın dünyaya neler oluyor. Gördüklerinize inanamayacaksınız. Öyle meselelere takılıp kaldınız ki bu arada birileri atı aldı Üsküdar'ı çoktan geçti. Muassır medeniyet dediğiniz yerden gün geçtikçe uzaklaştınız. Neden İslam dünyası ile kıyaslıyorsunuz, bir de yüzünüzü döndüğünüz, hedef aldığınız milletlerle kıyas yapın bakalım. Neredeyiz?

Yazan: Kamer Yalçın Tarih: January 9, 2008 5:42 PM

Kamer Yalcin'in yorumunda su ifadeyi okuyunca dehsete dusmedim! (Herhalde laikci soylemlere asina kimse dehsete dusmemistir):

""Türk devrimlerinin önemini anlamak için İslam dünyasının neden Hıristiyanlardan, Yahudilerden güçsüz ve perişan halde olduğunun cevabını vermek gerekir."

Bu hesaba gore:
1. "Turk Devrimleri" (Cekoslovak devrimleri ile karistirmayin!) bizleri Yahudilestirmek Hiristiyanlastirmak icin yapilmis.

2. Biz "Turk devrimlweri" sayesinde Islam dunyasinin durumunda olmaktan korundugumuza gore
GSMH'miz 30-50 bin dolar egitim, yasam kalitesi indeksi, bilim gibi gelismislik gostergelerinde diger Yahudi ve Hiristiyan dindaslarimizla ayni seviyedeyiz.

Simdi bu yazi bir sinavda onume ciksa idi ve altinda verilen mesaj icin konulan seceneklerden bu ikisini isaretlese idim bana "yanlis cevap" diyecek yigit cikarmi idi? Farkli yorumlayacak yigit var mi?

Ah Sinan By, hep sizinle ugrastigimi sanmayin ama gene siz aklima geldiniz: Naapiyim ben? Laikci mal bu iste! Farkli olani gosterin Allaskina!!

Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: January 9, 2008 6:43 PM

Demogoji yapmayı bırakında müslümanların, neden hıristiyanlar ve yahudilerden güçsüz olduğunun cevabını verin?

Bu sorunun cevabını vermeden Türk bağımsızlığının ve çağdaş Türk devrimlerinin mimarı ATATÜRK'ün ne yaptığını ve ne yapmak istediğini anlayamazsınız ve anlatamazsınız.

Bu sorunun cevabını Pakistanlı bilim adamı yazar Dr.Faruk Saleem çok güzel araştırmış ve yazmış. Akılcı olmayan, din eksenli ve çağdışı eğitim.

Özetle, müslümanlar bu kafayla devam ettiği müddetçe hıristiyanların ve yahudilerin kendilerine biçtiği ve dayattığı şekilde akılsızca yaşamaya devam edeceklerdir. Kah ılımlı kah radikal. Değişmeyecek tek şey akılsızlıkları ve dünya durana kadar hıristiyanların ve yahudilerin kulu kölesi olmaktan kurtulamayacak olmalarıdır.

Tabiiki müslümanlığı yok edemeyecekler. Çünkü Türk bağımsızlığı ve Türk devrimleri buna en büyük engeldir. Bir yandan akılsız taşeronlar yardımıyla Türk devrimleri zaafa uğratılıp yok edilmeye çalışılırken diğer taraftan da Türk devrimleri ılımlı islam makyajıyla diğer müslüman ülkelere örnek gösterilmeye çalışılması bundandır.

Hülagü TTT

Yazan: Hülagü Tarih: January 10, 2008 1:05 PM

Bir yerde kopukluk var, marş basmıyor. Sorun akü de mi, kutup başlarında mı?.. Hay yarabbim! Bekir Bey demek istediğimi anlamış da anlaması gereken anlamamış. Şimdi Bekir Bey'e de diyemem ki "kontak almadı, bir el atın şuna, itelim..." :)Demez mi ki bu modeller böyle, uğraşma boşa. Fakat bizimki de can, ite kaka nereye kadar, böyle de olmaz ki canım!

Sayın Hülagü TT, bal bal demekle ağız tatlanmıyor ne yazık ki... İcraatta elinizde ne var, siz ondan bahsedin. Cahilliğime verin efendim, bilmiyorum. Her derde deva bir iksiriniz var da bizden niye sakladınız onca sene. Anlayanlar anlamayanlara anlatamadı mı yoksa?

Bizim laik jakobenler bina okur döner döner bi daha okur. Nato kafa, nato mermer, peh!

Yazan: Kamer Yalçın Tarih: January 10, 2008 4:26 PM

Kamer Hanim,

Gene birileri bana kisilerle ugrastigimi soyleyecek korkarim ama ben de burada nevzuhur ettigimden beri , Hulagu Han'a 2 kere 2'nin neden 4 ettigi, Islam'i Turklerin Hicaz'dan alip dunyaya yaymadigi, Seyh Sait'in Said-i Nursi olmadigi, padisah kizlarinin acik sacik dolasmadigi , dolastila ise bu tesetturun Islam'in emri olup olmadigi konusunda birsey ifade etmedigi, etse dahi bunun demokraik bir toplumda "birey hakki" konusunda fazla birsey ifade etmedigi gibi epey "itme" isi yapti fakir bu fitikli beli ile; ama nafile. Problem motorda saniyorum. Ama buranin kidemli yorumculari beni uyardilar, "uzerinize gunes gibi dogacagim" Hulagu Han hakkinda (o zamanlar Ataman Ertugrul olrak arz-i endam eder idi tefekkur dunyamizda, ve daha onceleri de Dr. Binnaz mi ne oldugu rivayet edilir ). O zamandan beri sadece "gunesin" ziyasi ile iktifa ettim digerleri gibi. Daha once de ifade ettigim gibi Tayyip Erdogan'in Baykal'i sevdiginden cok severiz kendisini.Ustad Ozdemir Ince' den daha hakikidir incileri. Olmasa idi icad edilmeli di.


Guzel dilekleriniz icin tesekkurler. Ben de buranin sizler gibi (simdi fikirlerinden, ifade kaabilyetlerinden etkilendigim isimleri saysam birilerini ihmal etmekten korkarim) “yeni kan” enjeksiyonu ile fikir seviyesinin epey yukseldigi fikrinde olanlardanim (belki cogu da “oldumusimdi” gibi pek te yeni degil ama isimler yeni en azindan.

Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: January 10, 2008 9:05 PM

CHP mi?

CHP Parti değildir / Engin Ardıç

Aykırı adamız ya, herkes DP yazar, biz CHP yazarız.

İki umutsuz vakadan ikincisi daha çok oy alıyor çünkü.

Ve de müzik anlatınca hiçkimseden olumlu ya da olumsuz hiçbir tepki gelmediğinden, gene siyasal çıkıntılık yapayım da ortalık karışsın.

Hem böylece “emekçi halkımın anlayacağı” bir konuya da değinmiş oluruz.

Kimdi o yahu, geçenlerde biri bir laf etti, dedi ki “CHP aslında 1945’te bitmiştir”...

Yani, 1950 yılında iktidardan bir daha dönmemek üzere düşünce değil de, çok partili sisteme geçildiği, DP kurulduğu zaman işi bitmişti aslında... Haksız değil.

Bütün Türk siyaset bilimi camiasından da, üniversite kürsülerinden de, Türk basınından da rica ediyorum: Artık şu “çok partili sisteme geçmek” lafından vazgeçiniz, onu “çok partili sisteme geri dönmek” yapınız. Çünkü yanıltıcı oluyor. Türkiye’de 1908 yılından 1925 yılına kadar çok partili sistem vardı! Bunu “Milli Şef icat etmiş ve Türk milletine armağan etmiş” gibi bir sahtekârlığı bırakınız, size faydası yoktur! Onu ortadan kaldıran da İnönü oldu, geri getirmek zorunda kalan da...

Elbette... Çünkü CHP, bilinen şekliyle bir “parti” değildir.

Bir bürokrat yönetim mekanizmasıdır. Zorlama ve yapay bir oluşumdur.

CHP, imparatorluğun yıkılması ve işgale uğramamız üzerine yurdun çeşitli yerlerinde kurulmuş olan “müdafaa-yı hukuk cemiyetlerinin”, yani “hakları savunma derneklerinin” birleştirilmesiydi... Bunları kuranlar, iktidardan düşmüş İttihat ve Terakki Fırkası’nın yerel yöneticileriyle oralarda işsiz kalmış Teşkilat-ı Mahsusa ajanlarıydı...

Bu örgütlenme filizleri, yeni bir partiye dönüştürüldü.

Varlık nedenini açıklamak üzere de “imtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir kitleyiz” yalanı ortaya atıldı. Oysa, imtiyazsız ve sınıfsız toplum olmazdı, bu ancak Karl Marx’ın gündüz gözüyle kurduğu düşlerde geçerliydi.

Aristokrat sınıfı yoktu, işçi sınıfı yok denecek kadar cılız, burjuva sınıfı büyük ölçüde gayrımüslimdi, onların da çoğunluğu yeni sınırlarımızın dışında kalmışlardı, bir kısmı öldürülmüş, bir kısmına göçettirilmişti. Memlekette iki “başat” zümre vardı: Bir köylü kitlesi, bir de bürokrasi... CHP, bu iki unsurun “zoraki” ittifakı oldu.

Sonra, ikinci savaş yıllarında “taş gibi memur ekonomisi artık herkesi boğar duruma gelince” öküz öldü, ortaklık ayrıldı, zengin köylüler ve İstanbul burjuvaları, yoksul köylünün sırtına binerek bürokrasiyi iktidardan indirdiler.

CHP, hiçbir serbest seçimi kazanamamıştır. Kazanamaz da.

Şimdi ben söyleyince elektrik çarpmış gibi olacaksınız: Atatürk de, İnönü de, siyasi rakiplerine karşı hiçbir seçim kazanmamışlardır, ayrıca özel sektörde de hiç çalışmamışlardır! Askeri okula kayıt yaptırdıkları günden beri 10 Kasım 1938 ve 25 Aralık 1973 günlerine kadar ücret değil maaş almışlardır ve hiçbir geçim kaygısı da yaşamamışlardır!

Deniz Baykal bunu çok iyi biliyor.

Sekiz aydır Deniz Baykal’a yoğun şekilde hakaret ediliyor ama Deniz Baykal hiçbir şey yapamayacağını, hiçbir seçimi kazanamayacağını çok iyi biliyor... “Ana muhalefet liderliğine dünden razı” görünmesi, kimilerinin sandığı gibi bir zaaf değil, son derece gerçekçi bir politikadır. Ayrıca, kendi yerine kim gelirse gelsin hiçbir şey değişmeyecektir, o zaman o koltukta kalmasının ne sakıncası var?

Bürokrasinin örgütü, sağa da yatsa seçim kazanamaz, sola da yatsa seçim kazanamaz. Ancak bazı “olağanüstü” dönemlerde iktidara bir ucundan tutunur, o kadar. Ona da el darbesiyle gerdeğe girmek derler.

Ecevit de solla molla ilgisi olmayan, solculuğu lafta kalan milliyetçi bir politikacıydı. Epeyce de çağdışıydı. O kadar. Başka bir şey değildi.

Dolayısıyla, AKP iktidarına kafa tutmak isteyenlerin, bir parti kurmaktan başka yolları yoktur. CHP gibi yapay bir oluşum değil, gerçek bir parti.

Bu parti, ülkeyi AKP hükümetinden daha iyi yönetebileceğine seçmeni ikna etmek zorundadır.

Mümkün müdür? Bugün için hayır. Ama on yıl sonra...

Kimbilir?

Bazı arkadaşlar bu yeni partinin “sol” olması gerektiğini ısrarla yazıyorlar. Demek ki hiçbir şeyden hiçbir ders almamışlar ve meslek hayatları boşa geçmiş.

http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=104573,10,2

Yazan: Suat Tarih: January 11, 2008 7:31 AM

Korkutma siyasetinin en alasını İslam dini yapar: Bana inan yoksa cehennemdesin :)

Yazan: Okan Tarih: January 11, 2008 4:03 PM

Sayın Kamer Yalçın,

Lütfen bırakın artık şu körler sağırlar birbirlerini ağırlar edebiyatını. Hiç umrumda bile değil Tahir efendi bana kelp demiş dememiş. Asıl kelp'in kim olduğunu Tahir efendinin kendisi de çok iyi biliyor.

Soruma cevap vermenizi bekliyorum. Nedir Türkiye'yi adam eden diğer İslam ülkelerine örnek gösteren neden?

Akılcı olmayan, çağdışı ve din eksenli hale getirilmeye çalışılan milli eğitim sistemimiz mi?

Demogoji'yi bırakın soruma cevap verin. Müslümanlar neden güçsüz ve kendi kendileri bile yönetemeyecek durumdalar? Hıristiyanların ve Yahudilerin onlara reva gördüğü ve empoze ettiği biçimde mi yaşamak zorundalar? Yoksa artık müslümanların akıllarını kullanma zamanı gelmedi mi?

Önce bu basit ve kısacık soruların cevabını verin ondan sonra Türk Devrimlerine çamur atıp ti'ye alın.

Bu soruların cevabını verebilmek için mangal gibi yürek lazım. O yürek te sizlerde yok. Sizin gibi düşünen müslümanların hiçbirinde yok.

Hülagü TTT


Yazan: Hülagü Tarih: January 11, 2008 5:16 PM

@Hülagu,

Hala bırakılan yerde oyalanmaya devam ediyorsun. Yıllar oldu şu sitedesin; kaç rumuza girdin çıktın kaç kez aynı şeylere cevap aldın hala biteviye devam ediyorsun.

Sana değil de seni okuyup da "acaba" diyenlere cevap olsun:

http://www.dusunceler.org/guncel/2006/07/27/biz-ne-soyluyoruz/
http://www.dusunceler.org/toplum/2007/01/04/islam-savaslari-uzerine/
http://www.dusunceler.org/toplum/2007/02/10/ictihad-uzerine/

Yazan: Suat Tarih: January 11, 2008 10:43 PM

@Okan,

"Korkutma siyasetinin en alasını İslam dini yapar: Bana inan yoksa cehennemdesin :)

İslam bir din, elbette kendi içinde inanlarına vaadi, inanmayanlara vaiti olacak. Bunu da eskatolojisi ile yapacak, dünyada değil; her dinde olduğu gibi?

Ya CHP, altı ok, Kemalizm vs? Bunların din olduğuna dair rivayetler dolaşıyor, "kemalizm dini" falan diye, doğru mu yoksa:

http://www.dusunceler.org/kitap-dergi/2007/01/08/nutukun-sifresi/
http://www.izlenimler.net/2006/05/09/mutlu-dogum-ve-dinlerarasi-diyalog/

Yazan: Suat Tarih: January 11, 2008 11:22 PM

Hulagu bey,
gecende bana da e-posta ile bu Faruk Saleemin yazisi geldi de... bir google bakayim dedim bu faruk saleem kimdir diye, napmis ki, siz degerli insanlarimiz tarafindan bile "Pakistanlı bilim adamı yazar Dr.Faruk Saleem" olarak tanitilmis.. bir yazi yazdigi icin mi?
ya googleda bile baktim, hep forumlarda sadece yazdigi o yazi ile ismi geciyor.. merak ettim.. bu kadar emin konustugunuza gore hakkinda bilgi sahibisinizdir.. bizi de bilgilendirir misiniz?

Bekir bey ben halen "oksimoron" kelimesinin etkisindeyim.. oksimoron lugatimi genisletiyorum..

Yazan: Anonymous Tarih: January 12, 2008 2:56 AM

Hulagu bey,
gecende bana da e-posta ile bu Faruk Saleemin yazisi geldi de... bir google bakayim dedim bu faruk saleem kimdir diye, napmis ki, siz degerli insanlarimiz tarafindan bile "Pakistanlı bilim adamı yazar Dr.Faruk Saleem" olarak tanitilmis.. bir yazi yazdigi icin mi?
ya googleda bile baktim, hep forumlarda sadece yazdigi o yazi ile ismi geciyor.. merak ettim.. bu kadar emin konustugunuza gore hakkinda bilgi sahibisinizdir.. bizi de bilgilendirir misiniz?

Bekir bey ben halen "oksimoron" kelimesinin etkisindeyim.. oksimoron lugatimi genisletiyorum..

Yazan: sentimental Tarih: January 12, 2008 2:57 AM

Hulagu bey,
gecende bana da e-posta ile bu Faruk Saleemin yazisi geldi de... bir google bakayim dedim bu faruk saleem kimdir diye, napmis ki, siz degerli insanlarimiz tarafindan bile "Pakistanlı bilim adamı yazar Dr.Faruk Saleem" olarak tanitilmis.. bir yazi yazdigi icin mi?
ya googleda bile baktim, hep forumlarda sadece yazdigi o yazi ile ismi geciyor.. merak ettim.. bu kadar emin konustugunuza gore hakkinda bilgi sahibisinizdir.. bizi de bilgilendirir misiniz?

Bekir bey ben halen "oksimoron" kelimesinin etkisindeyim.. oksimoron lugatimi genisletiyorum..

Yazan: sentimental Tarih: January 12, 2008 2:57 AM

İsteyince yazıyor kerata...
Ahmet KEKEÇ
http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=137820

Büyük sanatçı ve siyaset adamı Zülfü Livaneli’nin de söylediği gibi, bugün Türkiye’mizde bir ‘karşıdevrim süreci’ yaşanmaktadır.

Fazıl Say, Türkiye’yi terk edeceğini söyleyerek esasında devrimcileri uyandırmıştır.

Devrimciler, karşıdevrim tehlikesine karşı yine CHP etrafında kümeleneceklerdir ve kaybetmeye doymayan bu parti, bir önceki yerel seçim başarısının üzerine iki puan daha ekleyerek oy oranını yüzde 18’e çıkaracak ve büyük bir ‘seçim zaferi’ kazanacaktır.

Halk aptaldır.

Başıboş bırakıldığında ya davulcuya varmaktadır, ya zurnacıya...

İşte başıboş bırakıldığı için AK Parti’ye varmıştır.

Üstelik, devlet kesesinden dağıtılan erzak ve kömüre kanarak oyunu satmıştır.

Bu nedenle eğitim şarttır.

Eğitilmiş halk, dolayısıyla çağdaşlığı, dolayısıyla ilericiliği, dolayısıyla 30’ların altın çağını özleyeceği için CHP’yi iktidara taşıyacak, ‘serbest piyasa’ ve ‘demokrasi’ gibi yanıltıcı kavramlar üzerinden yükselen ‘karşıdevrim süreci’ sona erecektir.

Deniz Baykal Başbakan olacaktır.

Zülfü Livaneli de İstanbul’u ‘orta zekalılar cenneti’ olmaktan kurtarıp kongreler şehri yapabilecektir.

Ülkemizde fazlasıyla ifade özgürlüğü vardır.

Kim ‘yok’ diyorsa yalan söylemektedir.

Herkes inancını rahatlıkla yaşayabilmektedir ve bugüne kadar dini kimliğe yönelik herhangi bir baskı saptanamamıştır.‘Hayır, saptanmıştır’ diyenler erkekçe Ertuğrul Özkök’ün karşısına çıkmalıdır.

Bazı darbeler iyidir, bazı darbeler kötüdür.

80 ve 71 darbeleri kötüdür.

38, 60 ve 97 darbeleri iyidir.

İlki İsmet Paşa’yı Cumhurbaşkanı yapmıştır, ikincisi yine İsmet Paşa’yı Başbakan yapmıştır, üçüncüsü (İsmet Paşa öldüğü için) Baykal’ı Başbakan yapmak istemiştir ama Baykal gerekli oy çoğunluğuna sahip olmadığı için, Beethoven dinlerken uyuklayan, uyandıktan sonra da ‘İşte çağdaş Türkiye tablosu’ diye ünleyen Demirel’i Çankaya’da mahfuz tutmuştur.

71 darbesi, ‘bizim çocukları’ tasfiye ettiği için kötüdür. Madanoğlu ve İlhan abi’ler ellerini çabuk tutabilselerdi (ve darbeyi 9 Mart’a yetiştirebilselerdi) iyi bir darbemiz daha olacaktı.

80 darbesi, 27 Mayıs’ı ‘milli bayramlar listesi’nden çıkardığı için kötüdür.

Bundan sonrası için de bir ‘iyi darbe’ şarttır.

Çünkü laiklik tehlikededir, ülke kötüye gitmektedir.

Bu durumu Özdemir İnce farketmiştir.

Bedri Baykam, İlhan Selçuk ve Emre Kongar da farketmiştir.

Özdemir İnce nezih bir entelektüeldir.

Bedri Baykam Salvador Dali ayarında bir ressamdır, asla bir ‘kolaj sanatçısı’ değildir.

İlhan Selçuk hem iyi bir teolog (Kur’an’a göre faizin ‘haram’ olduğunu tespit etmiştir), hem de büyük bir ‘aydınlanma önderi’dir.

Emre Kongar sosyal bilimler uzmanı değil, adlı adınca ‘sosyolog’dur. Onu ‘Sosyoloji Derneği’ne kabul etmeyenler devrim yasalarını çiğnemektedir.

Bugün de esaslı bir devrime ihtiyaç vardır.

Ertuğrul Günay’ın vaziyet ettiği bakanlıkla işbirliği yapan sanatçılar karşıdevrimcidir. Bu sanatçılara ‘sergi yasağı’ getiren Çankaya Belediye Başkanı Muzaffer Eryılmaz ise devrimcidir.

Nazım Hikmet’i ‘karşıdevrimciler’ cezaevine tıkmıştır.

Sabahattin Ali’nin kafasını odunla parçalayıp öldürme emrini bizzat Recep Tayyip Erdoğan vermiştir.

Zekeriya Sertel’in Tan Gazetesi’ni ikinci cumhuriyetçiler basıp yağmalamıştır. O gün tesadüfen oradan geçen büyük aydınlanma önderi İlhan Selçuk olaya sadece ‘izleyici’ olarak katılmıştır.

.....

Paçamdan düşmeyen serseri...

Oldu mu lan!

Hoşuna gitti mi!


12.01.2008

---- Diğer Yazılar ---- 11.01.2008 Hadi Ali, top sende... 10.01.2008 Sen önce itibarını kurtar... 09.01.2008 Satılık kalem diyor ki... 08.01.2008 Masum iki soru... 07.01.2008 Irak olsunlar yeter... 04.01.2008 Dokunacaklar... Hem de çok kötü 03.01.2008 ‘İcat çıkarma, otur oturduğun... 02.01.2008 Kafasına Hindistan cevizi düşesice... 01.01.2008 Fevkalade şahsi bir yazı... 31.12.2007 Fazıl Say AK Parti’ye iki puan kazandırdı... 29.12.2007 Fıkra anlatmadan duramaz mısınız? 28.12.2007 Haklısınız ama... Ben de haklıyım! 27.12.2007 Her şey kabak gibi ortada... 26.12.2007 Suçun büyüğü rahmetlide... 25.12.2007 Rektörü değil, yasayı kaldırın... 24.12.2007 Edepsiz olmak şart mı Hakkı Bey! 22.12.2007 Dana kovalayan yazar... 21.12.2007 Yiğidim aslanım kitap okuyor! 20.12.2007 Kıymetli abime saygılarımla... 19.12.2007 Muhalif ol, ciğerimi ye... 18.12.2007 Belli... Okusaydı bu da ‘defolu’... 17.12.2007 Hepimiz Fazıl Say’ız da bakalım Fazıl Say... 15.12.2007 Ben askerin kodu mu oturtan ve darbe yapanını... 14.12.2007 Korkuyorum Ahmet abi! 13.12.2007 Yazıktır, günahtır... 12.12.2007 Aşmış bunlar... 11.12.2007 Bin dirilesiceler... 10.12.2007 Hepten sağdan sağdan gitmek... 08.12.2007 Teziç yalan söylüyor 07.12.2007 Önce vur, sonra empati bekle... 05.12.2007 Eşek bile anlar... 04.12.2007 Hakikaten çok merak ediyorum 03.12.2007 Ben gerçekleri söyleyeyim de... 01.12.2007 Bana bunlarla gelmeyin 30.11.2007 ‘Çocuğum, kap gel şu ödülü...’ 29.11.2007 Terbiye Cumhuriyeti! 28.11.2007 Ne yani, Sabah ve ATV Doğan Grubu’na mı... 27.11.2007 Baykal’ın konuşmaya hakkı var mı? 26.11.2007 Özdemir benimdir, benim kalacak! 17.11.2007 DTP kapatılırsa sorun çözülmüş mü olacak? 16.11.2007 Hoş kazançlar ola, Mustafa Kemal Paşa... 15.11.2007 Maksat ‘açılım’ olsun... 14.11.2007 Getir o adamı birlikte pataklayalım... 13.11.2007 Okuyun da utanın... 12.11.2007 Herkesin Atatürk’ü kendine... 10.11.2007 Yatsın kalksın Baykal’a dua etsin... 09.11.2007 Türkiye’nin gurur duyduğu aydına da... 08.11.2007 Crouch ve Benitez niçin ahlaksız adamlardır? 07.11.2007 Konuyu bilmiyorum ama hepiniz haklısınız... 06.11.2007 Sen de kaçırılsaydın, böyle konuşacaktın... 05.11.2007 Bu hanımefendi başınızı çok ağrıtır Deniz Bey... 02.11.2007 Hastayım Mehmet Ali, seninle uğraşamam! 01.11.2007 Gel de ürperme... 31.10.2007 Allah Türkiye’yi bunların şerrinden... 30.10.2007 Bayraklar toplansın, sonra konuşacağız seninle... 29.10.2007 Seviye dersi verene de bakın hele! 27.10.2007 Biz işimize bakalım... 26.10.2007 Yeter artık Ertuğrul, tadını kaçırdın! 25.10.2007 Sistem istediğini almadan PKK terörü bitmez... 24.10.2007 Birlik ve beraberliğimizi bozmak istiyorum... 23.10.2007 Tabut görmeden aklınız başınıza gelemez miydi? 22.10.2007 Hadi artık, yap bir şey... 20.10.2007 Beni ciddiye almayın... 19.10.2007 Kovun bu adamı... 18.10.2007 Halkla bütünleşmede ‘çorap ve piknik’... 13.10.2007 Üzgün ruhlar için bayram yazısı... 12.10.2007 Komplocu diyor ki... 11.10.2007 En çok kazandıran şirket PKK... 10.10.2007 Dürüst Emin, cambaz Ertuğrul... 09.10.2007 İmralı’ya bakmaktan vazgeçin artık... 08.10.2007 Önce seviyeli ol, sonra konuş... 06.10.2007 Şaşırmayalım. Böyledir bu işler... 05.10.2007 Peki şimdi ne olacak paşam? 04.10.2007 Çağdaş Türk userinin dramı... 03.10.2007 Gel bilime kulak ver, bu işten vazgeç hocam! 02.10.2007 Sosyologsan karargahta işin ne? 01.10.2007 Bu kadar seviyesizini gördünüz mü? 29.09.2007 Onun için çok üzülüyorum! 27.09.2007 Merak bazen iyidir! 26.09.2007 Süper cunta ikilisi iftiharla sunar... 25.09.2007 Senin vicdanın rahatsa sorun yok! 24.09.2007 Biraz utanmaları varsa... 22.09.2007 Mahallede darbe olmuş da, haberimiz yok... 21.09.2007 Türkiye babanızın malı değil... 20.09.2007 Ne çok seveni varmış cunta anayasasının... 17.09.2007 Demeç insanı Atilla Bey’den yeni demeçler... 15.09.2007 Çalışınca oluyormuş... 14.09.2007 Kaç kez düdük çaldı, oyun bitti! 14.09.2007 Kaç kez düdük çaldı, oyun bitti! 13.09.2007 Yalan söyleme Özdemir... 12.09.2007 Ata’m, Mustafa partiyi ele geçirmek... 11.09.2007 Ne diyor bu Necdet Şen? 08.09.2007 Aman ne güldük... 07.09.2007 Karargahta pişer, manşete düşerse... 06.09.2007 Alın, nereye bağlarsanız bağlayın! 05.09.2007 Gerçekten de ‘eşsiz’ bir formülmüş... 04.09.2007 Bi rahatladım ki, sormayın! 03.09.2007 İyi mi oldu yani komutanım? 01.09.2007 Siz ne yaptığınızı sanıyorsunuz! 31.08.2007 Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak... 30.08.2007 Bi dur, bi bekle! 29.08.2007 Korkmayın, daha kötü olmayacak! 28.08.2007 Tartışalım güzelleşelim... 27.08.2007 Gönençle geldi, gönençle gidiyor... 25.08.2007 İlhan abi bize emperyalizmi öğret... 24.08.2007 Kirpiyi seviyor, ördeği seviyor ama insanı... 23.08.2007 Hepimiz Bekir Coşkun’uz... 22.08.2007 Etik icat oldu, ahlak bozuldu... 21.08.2007 Budur işte! 20.08.2007 Müşteri her zaman haklı mıdır? 18.08.2007 Eyvah, Meclis devleti ele geçirdi! 17.08.2007 Paşa’ya ne çok benziyor... 16.08.2007 Çölaşan’a ayıp ettiler... 15.08.2007 Biraz sevap kazanalım! 14.08.2007 Gülün gülün... Ben çok güldüm! 13.08.2007 Zeki Bey nedir bu güzellikler! 06.08.2007 Olmadı Doğan Bey! 03.08.2007 CHP’nin de halkla uzlaşması gerekmiyor mu? 02.08.2007 Terbiye çok önemlidir! 01.08.2007 Daha ne yapacaktı? 31.07.2007 Sorun Kemalizm değil, Kemalistler... 30.07.2007 Kıymetli sanatkára bazı tavsiyeler... 28.07.2007 Mumcu daha ne bekliyor? 27.07.2007 Genetik mühendisi daha çok yakışır 26.07.2007 Sorun sadece Baykal mı? 23.07.2007 Bu seçimin tek mağlubu var... 21.07.2007 Hani iyi bir ülkücü kin tutmazdı? 17.07.2007 Benim oyum Ahrar Fırkası’na... 16.07.2007 Ya boşboğaz gazeteciler olmasaydı! 14.07.2007 Gel de gülme... 13.07.2007 Çankaya adayımı açıklıyorum... 12.07.2007 Budur işte... Deniz Baykal budur! 11.07.2007 Ver Baskın’a, gitmesin yabana... 10.07.2007 Kurum değil... Önce insan! 09.07.2007 Bize oy verin, sizi savaşa sokalım... 07.07.2007 Herkesten özür diliyorum... 06.07.2007 Çeteler tamam da... Teorisyenler ne olacak? 05.07.2007 Ben bu politikacıdan bir şey anlamadım... 04.07.2007 Şaşırmayalım... 03.07.2007 ‘Arzu penceresi...’ 02.07.2007 Eğer ‘ahlák’ diye bir şey varsa... 30.06.2007 Özkök’e bir özür fırsatı daha... 29.06.2007 Demek ki neymiş? 28.06.2007 Hasretle bekliyorum... 27.06.2007 Bu resme iyi bakın... 26.06.2007 Aklınız neredeydi? 25.06.2007 Ben orada olsaydım... 23.06.2007 Nusret Özcan’ı kaybettik... 22.06.2007 Siz faşizm istememiştiniz ama... 21.06.2007 Madem yasalara bu kadar düşkünsün... 20.06.2007 Sen git Alaçatı’da bar aç... 19.06.2007 Okan Bayülgen’den muhalif çıkar mı? 18.06.2007 Biri bana anlatsın... 16.06.2007 Önce çapını görelim... 15.06.2007 Sen bu işe bulaşma sevgili Özdemir! 13.06.2007 Mehmet Ağar’la merkez sağ olmaz... 11.06.2007 Hain hesap 06.06.2007 Bunu da mı görecektik? 05.06.2007 Bu çekilme şık olmadı... 04.06.2007 Mühendisler sizi kandırıyor... 01.06.2007 Sen sağdan gitmeye devam et... 29.05.2007 İsterim ki Başbakan olsun... 28.05.2007 İnönü’ye karşı darbeyi Başgil önlemiş... 26.05.2007 İyi adamın kötü işleri... 25.05.2007 Bize bundan sonra rahat yok! 23.05.2007 Mandela talkını... 22.05.2007 Bir kez daha: Bu Mehmet Yakup Yılmaz niye böyle? 21.05.2007 Samsun’a çıkmanın zamanı geldi de geçiyor 19.05.2007 Bana kızacağınıza... 18.05.2007 Şeriat gelirse Güngör Mengi ne yapacak? 17.05.2007 Hadi birleşin de biraz gülelim... 16.05.2007 Döndüm işte... 04.05.2007 Nasıl muhalefet yapılmaz? 03.05.2007 CHP için seçmen ithal edelim... 02.05.2007 e-muhtıra, e-Baykal, e-solcu... 01.05.2007 Livaneli Çağlayan’dan bildiriyor! 28.04.2007 Evet, Türkiye’de bir ‘Anayasa... 27.04.2007 Bu yazıyı Mumcu ve Ağar okusun! 26.04.2007 Sözünde durmayacağını biliyordum! 25.04.2007 Teşekkürler Başbakan 24.04.2007 Neşe dolunacaaak... Dol! 21.04.2007 Sakın bu işi bırakma Özdemir! 20.04.2007 İşte eseriniz gururlanın... 19.04.2007 Bürokrasinin başka işi yok mu? 18.04.2007 Sezer’in özel konukları... 17.04.2007 Sarıkız’cılar erken davranabilirse... 14.04.2007 Her sivil kıyafet taşıyan sivil midir? 13.04.2007 Allah Salinger’a uzun ömürler versin! 12.04.2007 Çankaya’da oturmak için darbe yapmak mı... 11.04.2007 Benim Sezer’lerim ve cacık meselesi... 06.04.2007 Bilim adamına da bakın hele! 05.04.2007 Hem geriyor, hem suç işliyor! 04.04.2007 Birileri Teziç’e işini hatırlatsın... 03.04.2007 Haddimizi bilelim... 02.04.2007 Bunlar babalarına benzemiyor... 29.03.2007 Ayıp değil mi çocuklar! 28.03.2007 Onu unutmak mümkün mü? 27.03.2007 Ergun’a destek... 26.03.2007 Bir yılda ne değişti? 23.03.2007 Centilmenin son yemeği... 22.03.2007 Pantolon da uymuyor... 20.03.2007 Askerden değil, sivilden kork... 19.03.2007 Tadım da yok, tuzum da... 17.03.2007 O iş öyle değil Paşam... 16.03.2007 Muhalefet liderine sevabına tüyolar... 15.03.2007 En solcusu AK Parti... 14.03.2007 Kötü bir şairle tartışırken dikkat edilecek... 13.03.2007 Akıllanmayacak bunlar... 12.03.2007 ‘Elleme... İt oğlu it!’ 09.03.2007 Andıç yazarları suç işliyor... 07.03.2007 Kart kurt sesleri... 06.03.2007 Hani transfer parası almamıştın? 05.03.2007 Olmuyor işte... 02.03.2007 Seni şöyle alalım Süheyl Batum... 01.03.2007 Önce elinizdeki kanı temizleyin... 27.02.2007 Tehlikenin farkında mısınız? Evet farkındayız... 26.02.2007 Bu da bir tür ekmek kavgası... 23.02.2007 Haber eski ama niyet yeni... 21.02.2007 Sen de diline biraz hakim ol... 20.02.2007 Gidin yatın Allah aşkına! 15.02.2007 Ne içindeydi, ne dışında... 14.02.2007 Yediğiniz sopayla kalırsınız... 13.02.2007 ‘Benim oğlum bina okur...’ 12.02.2007 Ölçtürün, bakalım ne kadar hainsiniz! 10.02.2007 En korkutucu dernek... 09.02.2007 Nice etkin 30 yıllara... 08.02.2007 Bir de bu mu çıktı başımıza? 07.02.2007 Sakın dokunmayın... 05.02.2007 Eli öpülesi şair... 03.02.2007 En vatansever müdür! 02.02.2007 Ben de tanıyorum... İyi çocuktur... 01.02.2007 ‘Haluk’un Defteri’ 31.01.2007 Özür dilemek o kadar da kötü bir şey değilmiş... 30.01.2007 301 kere maşallah... 29.01.2007 Türk faşisti serseri olur... 27.01.2007 Bazı şeyler... 26.01.2007 Giderayak iyilik... 25.01.2007 İsmail Cem’i çok arayacaksınız... 24.01.2007 Hiçbiriniz Hrant Dink değilsiniz! 23.01.2007 Engin Ardıç haksız... 22.01.2007 Sevgili Özdemir... 20.01.2007 Hepiniz hedefsiniz! 19.01.2007 Deniz baba bizi Kerkük’e götür! 18.01.2007 Sosyal demokrattan ‘şahin’ bu kadar... 17.01.2007 Kerkük’ün hesabını ‘onlar’... 16.01.2007 Senin neren değişmiş? 15.01.2007 İlhan abiyi kim kızdırdı? 13.01.2007 Kendinizi rezil ediyorsunuz! 12.01.2007 Sarı benzin kartı gazeteciliği... 11.01.2007 Benden uzak durun... 10.01.2007 Düzeltme, bırak öyle kalsın! 09.01.2007 Hadi devlet sizin olsun... 08.01.2007 Sepet meselesi... 06.01.2007 Bu Ertuğrul Özkök adamı çıldırtır... 05.01.2007 Çift kaşarlı Mustafa Bey 04.01.2007 Demek ki oluyormuş! 03.01.2007 Sırası mı şimdi? 02.01.2007 İntihar etmediği için kızıyorum ona... 01.01.2007 Ben de star okuyorum, çünkü... 30.12.2006 Filozof Yakup... 29.12.2006 Gömlek uyduramadık, pantolon verelim... 28.12.2006 Bu ayıbı ne örtecek? 27.12.2006 Bir de yalan söylüyor... 26.12.2006 Kalpak takan gazeteci... 25.12.2006 Muvazzaf gazeteci 23.12.2006 ‘Sinesi olmayana ehl-i dil... 22.12.2006 Eurovision’a 10. Yıl Marşı gitsin 21.12.2006 Tesettür faciası değil ‘Ertuğrul... 20.12.2006 ‘Sezer çok mu meşru?’ 19.12.2006 Bir kerecikten bir şey olmaz... 18.12.2006 Biz de bunu bekliyorduk... 16.12.2006 Atatürkçülük küfretme özgürlüğü müdür? 15.12.2006 O kendini ciddiye alıyor mu ki? 14.12.2006 Boş işler... 13.12.2006 Mal meydanda... 12.12.2006 Olur... Çok iyi olur! 11.12.2006 Sivil gazeteciye bak! 09.12.2006 Bu ‘hain’ Türkçe yazıyor Sayın... 08.12.2006 Zengin ama kötü niyetli... 07.12.2006 Bana kızma kendi cehaletine yan! 06.12.2006 Orman kibarına ne oldu? 05.12.2006 Darbenizi nasıl istersiniz? 04.12.2006 Hadi bilmiyorsun bari haddini bil! 02.12.2006 Bütün muhalifler alçaktır! 01.12.2006 Sayın Sezer niçin böyle yapıyorsunuz? 30.11.2006 Özdemir yalancı değildir 29.11.2006 Bu Mehmet Yakup Yılmaz niye böyle? 28.11.2006 Hocası olsaydım sınıfta bırakırdım! 27.11.2006 Darbenin motoru... 25.11.2006 Erke dönergeç... En asil duygunun motoru! 24.11.2006 Eşek herif! 23.11.2006 Söyleyin fırıncıya ekmek de vermesin! 22.11.2006 Birileri Atatürk’ü Deniz Som’un... 21.11.2006 Sevabına solu birleştirme formülü... 20.11.2006 Arkadaşım bir halaskáran... 18.11.2006 Başkan nihayet uyandı... 17.11.2006 Sizin başka işiniz yok mu? 16.11.2006 Bizi salak yerine koyan yazar... 15.11.2006 Niçin sana inanalım ki? 14.11.2006 Ben bu adamdan çok sıkıldım! 13.11.2006 Çankaya’ya bir tek darbeciler mi yakışıyor? 11.11.2006 Niçin tepişip duruyoruz? 10.11.2006 Atatürk Kemalist miydi? 09.11.2006 Vatana millete hayırlı uğurlu olsun! 08.11.2006 Ölünün arkasından konuşmak... 07.11.2006 İyi bir adamdı. Hepsi bu... 06.11.2006 Süper yazardan sonra süper cunta davulcusu... 04.11.2006 Okuyun ama rezil olmayın... 03.11.2006 Bu kadar tesadüf de fazla olmuyor mu? 02.11.2006 Beyni sulanmış yazar... 01.11.2006 Ne olacak şu Çankaya’nın hali? 31.10.2006 Gel de korkma... 30.10.2006 Aferin bize... 28.10.2006 Elde kalan son ilerici kurum... 27.10.2006 Sonunda bunu da gördük... 26.10.2006 Baykal da 301’in kapsamına giriyor... 25.10.2006 Bırakın da iki satır okuyalım! 24.10.2006 Çok şey mi istiyoruz? 23.10.2006 Modern zamanlar hastalığı 21.10.2006 Derin hastalık... 20.10.2006 Bu iş tamamdır... 19.10.2006 Haber ‘yanlış’ ama içinde binlerce... 18.10.2006 Kemalizm’i kim bu hale getirdi? 17.10.2006 Keşke Nobel ‘Şu Çılgın Türkler’e... 16.10.2006 Bu kadarı da fazla artık! 14.10.2006 En çok Nobel alamayan Türk yazarı! 13.10.2006 Sevindim... Vallahi çok sevindim... 12.10.2006 Sahi, 'Türk sağı' diye bir şey vardı... 11.10.2006 Çevik Bir’den Truman Show... 10.10.2006 Orhan Pamuk’u tek geçerim... 09.10.2006 Ondan her şey beklenir 07.10.2006 Başyazar kararlı, 163’ü getirecek... 06.10.2006 Sosyal demokrasi uyduramadık, faşizm verelim! 05.10.2006 Aranan burjuva bulunmuştur... 04.10.2006 Para kazanan herkes vatan haini mi? 03.10.2006 Daha da büyük anıt oldu... 02.10.2006 Bu yazı da nereden çıktı? 30.09.2006 ‘Karşıdevrim’ dediğiniz demokrasi... 29.09.2006 Sana niçin inanalım ki? 28.09.2006 ‘Cumhuriyet Hareket Partisi’ 27.09.2006 İyi ki yanlış anlamışız! 26.09.2006 Ben bir fark göremiyorum... 25.09.2006 Her kötü yazarı içeri tıkmak mı gerekiyor? 23.09.2006 Ben de bunu bekliyordum işte... 22.09.2006 Bu edebiyat kabak tadı verdi... 21.09.2006 Bir sen eksiktin Yakup! 20.09.2006 Önce gözündeki merteğe bak... 19.09.2006 Papa İslam dünyasının değil Batı'nın sorunudur! 18.09.2006 Öğrencisini tehdit eden çağdaş üniversite! 16.09.2006 İki tatsız adam... 15.09.2006 Satiriksin sen, satirik kal... 14.09.2006 Serdar Turgut mu? Güldürmeyin beni! 13.09.2006 Gel de gülme... 12.09.2006 İsmailağa tartışmasından yeni bir 28 Şubat çıkar... 11.09.2006 Şakacı yazara da bakın hele... 09.09.2006 Ömür törpüsü... 08.09.2006 Süper NATO’dan para alan yazar... 07.09.2006 İyi şair Özdemir, kötü şair Yılmaz’a... 06.09.2006 Genelkurmay Başkanı’na gönderilen ilginç... 05.09.2006 İnşaallah bu defa yanılırım... 04.09.2006 Siz bu profesörün derdini anlayabildiniz mi? 02.09.2006 Entelektüel değil, kurnaz... 31.08.2006 Fena halde başım dönüyor! 30.08.2006 Solcu lidere de bakın... 29.08.2006 Ne yapalım yani komutan sertse... 28.08.2006 Buyrukçu değil, ‘dostluk’ ölmüştür... 26.08.2006 Hadi Ali, tut şu işin ucundan... 24.08.2006 Medyanın ‘faşist’ yazarları... 23.08.2006 Ne yani, Atatürk acıkmaz mıydı? 22.08.2006 Var mı böyle bir şey? 21.08.2006 Bu ‘çağdaş’ kurumun bir benzeri... 19.08.2006 Aferin İlhan Selçuk... 17.08.2006 Biz de seni içimize sindiremiyoruz 16.08.2006 Bu müzede önemli bir eksik var 15.08.2006 Hayatı paylaşmak, mahremiyeti kurtarmak için! 14.08.2006 ‘Adama etek giydirirler...’





Yazan: Devrim M. Evrim Tarih: January 12, 2008 8:19 AM

Sn. Sentimental ,

"oksimiron" un hazmi zor ise oksi kismin ihmal edpp kullanmanizda da mahsur olmaz. hele hele buradaki numuneleri musahede ettikten sonra..

Sn. Kamer Yalcin,

Bu gun 1 adet kahverengiburun "dindara basi varm yokmu" husuunda bir tarafi sikstigi icin , hep yaptigi gibi mevzuyu "size bayan diyebilirmiyim" geyigine cevirmis. Onu okuyunca aklima siz geldiniz. "Yaw kendisine hanim diye hitap ettim; ya bey ise ben netcem" diyerekten. Oyle ya Kamer de Deniz, Umran, Ufuk vb gibi her iki cinsin de kullandigi isimlerden. On yargimizla pot kirdiksa affola.

Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: January 12, 2008 1:50 PM

Bekir Bey estagfirullah, müsterih olunuz. "Hanım" hitabınız çok doğrudur efendim.

Yazan: Kamer Yalçın Tarih: January 12, 2008 4:03 PM

Bir yorumcu(!), uzun(!) ve detaylı(!) yorumunda şu(!) cümleye yer vermiş:(!)((!))

"Korkutma siyasetinin en alasını İslam dini yapar: Bana inan yoksa cehennemdesin :)"(Okan)

Bir de gülüyor utanmadan.

Konuyla alakası olmasa da bir yerlerden tutabilmiş Sayın Okan.

Burada bahsedilen korkutma ile Okan Bey'in anladığı korkutma aynı korkutma değil elbet, bunu hepimiz görüyoruz Okan Bey dışında.

Birilerinin korkutarak siyasi rant elde etmelerinden bahsediliyor yazıda, neden İslam'a çatma gerekliliği duyulmuş onu da anlamış değilim, mesela neden Hristiyanlık'a çatma ihtiyacı duyulmamış, İslam nasıl bir alaka ile konuya dahil edilmiş, muamma???

Zaten ne hikmetse bu "İslam'ın korkutma" olayı epey sakız edilmiş durumda, tabi bilgisi kıt insanlar tarafından, ben de kıttan biraz fazla bilgimle bu insanları aydınlatmaya çalışacağım.

İslami anlayışta asl olan, insanın korkarak iman etmesi değil, hatta cenneti kazanmak için iman etmesi değil, sadece ve sadece Allah rızasını kazanmak için iman ve ibadet etmesidir.

Bu yönüyle bakarsanız bu konuda cehaletinizden belki utanırsınız.

Eğer yine de tatmin olmadı iseniz,

Ben bir Müslüman olarak tüm Müslümanlara ihanet edip gerçeği açıklıyorum(!):

"İslamiyetten korkmanıza gerek yok, İslam'ın sizi korkutmak için kullandığı şeyler aslında korkunç değil, hatta inanmıyorsanız hiç mi hiç korkmassınız, hiç dert etmeyin"

Tamam mı itiraf. Böylece sizin ve sizin gibiler için korkacak hiçbirşey kalmadı, artık ne derlerse desinler korkmazsınız, korkana da benim bu yazdıklarımı gösterirsiniz, ihanet ve itirafımı görünce "ha" der, korkmaz.

Şimdi Okan Bey'den de bekliyorum, insanlar üzerinde siyasi korkutmacılık uygulayan siyasetçiler, yazarlar çıkıp "yok irtica diye bir tehlike, biz uydurduk, korkacak bir şey yok", "yazıları tersten yazınca tehlike olmuyor, biz uydurduk", "başörtülüler üniversiteye girerse herkes tabiki örtünmez canım, biz uydurduk" diyecekler mi?

Öyle ya kıt bilgisiyle buraya üç beş cümle yazıp gitmek kolay olmamalı.

Ben de alakasız birşey yapayım Okan Bey kendini yanlız hissetmesin,

Mesela ben de biraz ateizmin korkutmalarından bahsedeyim:

"Oğlum inanma, bi inananırsan yobazsın, hiç bir kız sana bakmaz, oğlum ortama giremezsin ya, hiç bir cool görüntün kalmaz, akıl ve bilimi bir köşeye bırakırsın, sana safsatalara inanıyor derler, (bilimsel bir buluş yapmış olmasan da yapma ihtimalin ve/veya uğraşın olmasa da,) bilimsel adam etiketini kaybedersin, dalga geçerler oğlum senle, alaya alırlar, manyakmısın aykırı ve asi görünmelisin, inanırsan hiç bir farkın kalmaz, bir hiç olursun diğerleri gibi

Öff...

Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: January 13, 2008 11:09 AM

Suat, her din korkutma üzerine oynamaz. İnananlara da, inanmayanlara da eşit yaklaşan bir sürü din var. Dinler sizin 3 tane İbrahimi dininizden ibaret değil. Bu bir.

İki, korkutma yapan bir dine inanıp, üstelik bu dini kendi siyasi görüşünüzün eksenine yerleştirip sonra başka bir siyasi grubu korkutma yaptığı için eleştirmek resmen ikiyüzlülüktür.

"Ya CHP, altı ok, Kemalizm vs? Bunların din olduğuna dair rivayetler dolaşıyor, "kemalizm dini" falan diye, doğru mu yoksa:"

Evet, din. Benim dinim Kemalizm. Bir sakıncası mı var? Sen inanç özgürlüğünü savunuyorsun de mi?

Yazan: Okan Tarih: January 13, 2008 11:29 PM

Sayın Okan,

"İki, korkutma yapan bir dine inanıp, üstelik bu dini kendi siyasi görüşünüzün eksenine yerleştirip sonra başka bir siyasi grubu korkutma yaptığı için eleştirmek resmen ikiyüzlülüktür."(Okan)

diyorsun.

Eğer yukarıdaki yorumumu okursan İslamiyet'in asıl anlayışını anlarsın. İyi araştır, kulaktan dolma bilgilerle dolma yapma dibini tutturursun.

Sen şimdi birilerinin(korkutma yapan dini(!) siyasi görüşünün eksenine yerleştirenlerin, herhalde AK Parti'yi kastediyorsun ha yanılıyor muyum, söyle açıkça)

Evet sen şimdi birilerinin bizim partiye oy vermezseniz cehenneme gidersiniz diyerek oy istediklerini, vatandaşı korkuttuklarını mı söylüyorsun.

Yazdıklarının ne manaya geldiğini düşün derim.

Senin bahsettiğin korkutmacılık korkutmacılık bile değil ve konuyla tamamen alakasız.

Üzülmeyerek söylüyorum.

Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: January 14, 2008 12:21 PM

Yorum Ekleyin...





(you may use HTML tags for style)