« ‘Çağdaş’ Türklerin Korkulu Rüyası | Ana Sayfa | Liberal Laiklik Din İçin de İyidir »

January 28, 2008

Vatandaşlar Cumhuriyet’in Dekoru Değildir

[28 Ocak 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Ülkemizde başörtüsü yasağını savunanların gerekçelerinden biri “Türkiye’nin imajı”dır. Başörtü serbest olduğunda, kampüslerde veya “kurumlarda” özgürce giyildiğinde, ülkenin “görüntüsü”nün bozulacağından korkarlar. Özellikle bugünlerde söz konusu “estetik kaygı”yı sıkça duyuyor ve okuyoruz.

Açık konuşayım: Bu, düpedüz totaliter bir zihniyettir. Bir ülkenin vatandaşlarına, o ülkenin “fotoğrafı”na yakışacak “dekorasyon malzemeleri” gibi bakmak, “birey”in tanınmadığı ve “bütün”ün kutsandığı totaliter ideolojilere has bir yaklaşımdır.

“İslamcı totaliterizm”in iyi bir örneği olan Taliban’ın zihniyeti tam da böyleydi. Onlar da “Afganistan’ın görüntüsü” konusunda pek hassastı. Tüm vatandaşların, özellikle de kadınların, kendi kafalarındaki ideale uymasına büyük önem veriyorlardı. Elbette Taliban’ın “ideal kadın” tanımı bizdeki “laikçiler”inkiyle taban tabana zıttı; ama inandıkları “tektipçilik” ve bunu devlet eliyle dayatma hevesleri, kimi “Cumhuriyet seçkinleri”ninkine benziyordu.

Taliban’ınkine kıyasla bizimkine şekil yönünden daha yakın olan bir başka totaliterizm, Nazilerinkiydi. Nazi ideolojisinin temel unsurlarından biri “toplumsal estetik”ti. Devlet, ideal bir Alman profili belirlemişti ve bunu sistemli olarak yüceltiyordu. Erkeklerin kaslı ve uzun boylu, kadınların diri göğüslü ve gürbüz olanları makbuldü. (Bizim 19 Mayıs törenlerinde atlayıp-zıplayan, üstüste çıkıp kuleler inşa eden atletik gençler geleneği de, 1930’larda Almanya’dan esen rüzgarlardan miras kalmış bir nostaljidir.)

Naziler’in Yahudi düşmanlığında bu “estetik kaygı”ların önemli rolü vardı. Göbels’in emriyle 1940’ta çevrilen “Der Ewige Jude” (Ebedi Yahudi) adlı propaganda filminde Yahudiler, “pırıl pırıl” Almanların yanına yakışmayan, kara-kuru, sakallı, takkeli, pis yaratıklar olarak tasvir ediliyordu. O filmi izlerseniz, Yahudiler’e yapılan bazı hakaretlerin, Türkiye’de “mürteciler”e yapılan aşağılamalara bir hayli benzediğini görürsünüz. Örneğin Yahudiler’in “koşer” (helal yemek) kuralları gereğince hayvanları kanlarını akıtarak kesmeleri “Alman ulusuna yakışmayan bir vahşet” olarak tanımlanıyordu ki, bizdeki bazı kurban polemiklerini epey andırır. Aynı filmde pompalanan “Yahudi finansörler” korkusu ile bizdeki “irticai sermaye” paranoyası da benzerdir.

“Ebedi Yahudi”deki nefret kampanyasının ardından, malum, Yahudi soykırımı geldi. Türkiye’de elbette böyle bir cinnet söz konusu değil ve olamaz, nefret düzeyi de çok daha düşük, ama yine de bazı paralellikler var.

Tüm bu örneklerdeki temel sorun, “devlet”in ve “devlet ideolojisi”nin kutsanması, bireylerin farklı kimlik, inanç ve yaşam biçimlerinin bunlar uğruna harcanmasıdır. Bizdeki “laikçiler” bunu “çağdaşlık” sanıyorlar ve aslında kısmen haklılar: Totaliterizm modern çağda ortaya çıkmış bir siyasi modeldir çünkü. Ancak örnek aldığımız “muasır medeniyet,” 20. yüzyılın ilk yarısında kısmen tutulduğu bu hastalığı büyük ölçüde aşmış, “bireysel özgürlükler” üzerine kurulu liberal demokrasiye evrilmiş durumda.

Türkiye’nin ihtiyacı olan şey de bu. Artık anlamamız gerekiyor ki vatandaşlar Cumhuriyet’in şık birer dekoru veya figüranı olmak zorunda değiller. Her birinin kendine göre inancı, değerleri, yaşam biçimi ve kimliği var. Cumhuriyet’in görevi, bunlara saygı göstermek ve hepsini güvence altına almak. Vatandaşlar, Cumhuriyet için var değil. Cumhuriyet, onlar için var.

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: January 28, 2008 1:04 PM

Okur Yorumları

(NOT: Yazılar üzerine yapılan yorumların sitede yer alması, bunların Mustafa Akyol tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına kesinlikle gelmez. Aksine, farklı ve karşıt görüşleri ifade eden yorumlar da kabul edilmektedir. Ancak saldırgan, düzeysiz veya konuyla ilgisiz yorumlar reddedilecektir. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, standart yorum kurallarını dikkate almanız önemle rica olunur.)

Mustafa Bey,bireylerin kendi tercihlerini yaşama hakkını ön plana çıkarmanız ve totaliter yönetim tarzlarına karşı çıkmanız oldukça yerinde.Ancak göz önüne sadece başı kapalı insanları almak adaletsizlik olmuş.

Özellikle şu cümle çok abartılı olmuş; " “Ebedi Yahudi”deki nefret kampanyasının ardından, malum, Yahudi soykırımı geldi. Türkiye’de elbette böyle bir cinnet söz konusu değil ve olamaz, nefret düzeyi de çok daha düşük, ama yine de bazı paralellikler var."

Eğer bir nefret söz konusu ise ortada bunun tek taraflı olmadığı da kesindir.Deprem zamanında çarşaflı bir kaç hanımın başı açık bir hanıma saldırması ve bütün bu felaketlerin nedeni olarak başı açık olanları görmesi kimlerin kimlere olan nefretini gösterir varın siz karar verin.

Toplumu kutuplaştırma adına ne varsa yapılıyor ve buna malesef Mustafa Bey de dahil.Aynı vatan üzerinde yaşıyoruz ama farklı iki kutuptan birini seçmek ve o tarafı savunmak zorunda bırakılıyoruz asıl bölücüğü tam olarak kimlerin yaptığı tartışılır,eli kalem tutan insanların mı yoksa silah tutanların mı ya da meydanlara çıkıp oy istemek için nağra atanların mı.Bana kalırsa hepsi aynı işi yapıyor.Mustafa Bey de Nazilerle karşılaştırdığı bir kesimi göz önüne alarak kendi ve kendisi gibi olan yazar,çizer ve politikacıların ülke bölücülüğü yapan PKK ile karşılaştırılmalarında bir sorun bulmaz ve yorum yayınlarınır umarım birey ve ifade özgürlüğünü savunan bu sitede.

Yazan: Anonymous Tarih: January 28, 2008 2:02 PM

Mustafa bey yine kendisinden bekleneni yapmış. Tamamen gündemi saptırmaya yönelik bir tespit'te bulunmuş.

Kim kimi dekor olarak kullanıyor? Laik Cumhuriyet mi, yoksa siyasal İslamcılar mı kadınları dekor olarak kullanıyor?

Laik Cumhuriyet çarşıda pazarda kurulmadı. Anlayana sivri sinek saz, kadınları dekor olarak kullanan siyasal İslamcılara bin'er kırbaç bile az.

Hülagü TTT

Yazan: Hülagü Tarih: January 28, 2008 2:44 PM

Merhabalar;

"anlamamız gerekiyor ki vatandaşlar Cumhuriyet’in şık birer dekoru veya figüranı olmak zorunda değiller. Her birinin kendine göre inancı, değerleri, yaşam biçimi ve kimliği var. Cumhuriyet’in görevi, bunlara saygı göstermek ve hepsini güvence altına almak. Vatandaşlar, Cumhuriyet için var değil. Cumhuriyet, onlar için var."

Bu noktada aklima farkli bir acilim geldi, basörtülü nurlu anneanemelerizle "batililarin 50li yaslarda olup da genc kiz gibi msl. mini giyerek süslenerek iddali hareket edenleri" ni kiyasladigimizda 50 yasinda agir makyajli bir kadin estetik bir deger olamiyor , olsa olsa elaleme maskara oluyor bence.

Hayat sadece genclere mi mahsus, herseyde genci ve gencligi merkeze koyuyoruz?

Alin bugünkü alman toplumu, sokakta cocuk yok.O zamanki nazi söylemlerini hadi bakalim 80´lik delikanlilara uygulayin.:)

Saygilar

Yazan: Muzaffer Kazim Tarih: January 28, 2008 3:50 PM

Elbette yukarıdaki ifadelere katılıyorum. Bizim bazı "ilerici!" yobazlar, sadece insanların saçlarındaki 'kıl' topluluğuyla uğraşmakta ve bunu Laiklik için yapmaktadırlar, bizimse bir LaHavle çekmeye hakkımız vardır herhalde...

Yazan: Mehmet Tarih: January 28, 2008 6:53 PM

Tabbi ki vatandaslar Cumhuriyet;in dekoru degildir. Aksesuaridir.

Sayin Baykal hatirlatti dunku CHP Istanbul il orgutu toplantsinda laikouigin Turkiye'ye demokrasi ile gelmedigini (demokrasi ile korunamaz demek istiyor). Ve bu demokrasiye dogru tehlikeli gidise bir
"dur" demek gerektigini. ve "HERKESI" goreve cagirdi, gene. (Bkz. http://bekirlyildirim.wordpress.com/2008/01/28/herkes-goreve-bu-tehlikeli-demokratik-gidise-dur-demek-lazim/ )

Yazan: Dekorator Tarih: January 28, 2008 7:11 PM

30'larda CHP'li Marif vekillerinden (sanki baska partiden de vekil olurmus da o yillarda) saniyorum Hasan Ali Yucel (?) "su mektepkler olmasa idi ben marifi cok guzel idare ederdim" demis. CHP ve laikci oligarsi de doneklik yapmayip ayni felsefe ile ulkeyi yonetme pesinde: " Su aptal halk olmasa idi biz iktidardan inmezdik". El-hak dogru. Bu "fasa fiso vatandaslar" (milli damat Metin Toker) ve vekilleri de cok olmaya basladilar. Milli Sef'in dedigi gibi "..kimse duymasin millet te dusmaninizdir". Duymadik Sef. Sen rahat uyu. Baykal bekcisi boyle Cumhuriyetin.

Yazan: Bir Okur -Pir Okur Tarih: January 28, 2008 8:54 PM

burada biraz demogoji yapilmis. asil rahatsiz olunan sekil degil, o seklin simgeledigi zihniyet. o insanlar basortusunde kadini baski altina alan bir sosyal duzenin izlerini goruyorlar. rahatsizliklari bundan. buna cevap vermek istiyorsaniz, basortulu kadinlara esit yasal imkanlar saglanirsa, onlarin okulda, is hayatinda, toplum hayatinin her alaninda en az basi acik kadinlar kadar faal olabileceklerini; yani basortusuyle de birey olunabilecegini savununuz.

Yazan: dj Tarih: January 29, 2008 7:58 AM

Teşekkür Mustafa Bey,

Ebedi Yahudi”deki nefret kampanyasının ardından, malum, Yahudi soykırımı geldi. Türkiye’de elbette böyle bir cinnet söz konusu değil ve olamaz, nefret düzeyi de çok daha düşük, ama yine de bazı paralellikler var cümleside bence çok doğru,Bizlere de kendimizi savunma hakkı vermeden yazılı ve görsel basında çok güzel katlediyorlar.Bir dolu yalan haberle bizleri aciz ve zavallı gösterip neredeyse vatan haini ilan ediyorlar.Yani bizleri yaşarken katlediyorlar.Şimdide başörtüsüne karşı mitingler düzenleyeceklermiş...Başkaları uzaya giderken bizler yıllarca kılık kıyafet ve inançları yüzünden aşağılanan insanlar olduk.Ne acı........

Yazan: gulşen Tarih: January 29, 2008 9:43 AM

Mustafa Bey Özgürlük konusuna çok güzel vurgular yapıyor ancak sadece bir kısmın özgürlüğüne. Mevcut iktidar da özgürlük diyip duruyor ancak, kendisi gibi düşünmeyenlere hareket ediyor, yani özgürce düşünmeye fikirlerini ifade etmeye, beğenmediği şeyleri söyleyenlere Başbakan basıyor fırçayı. Peki herkese özgürlükse, hangi Belediye tesislerinde içki veriliyor? Herkesin kendilerine benzemesini istiyor, sadece kendilerine özgürlük, iktidarı ele geçirince, bütün hassiyet birden azalıyor.

Yazan: Murat oturan Tarih: January 29, 2008 11:36 AM

Biz laikci zihniyeti bu sekilde karaskteriz etse idik kendilerine haksizxlik yaptigimizi soyleyeceklerdi. Mesela desek ki "bunlar demokrasi dusmani, cagdisi, laik degil laikci, totaliter, cadi avcisi.." vs. Birileri agir ifadeler kullandigimizi vs soyleyeceklerdi. Bakin bir adet ilimli yorumda ne diyor:"

"burada biraz demogoji yapilmis. asil rahatsiz olunan sekil degil, o seklin simgeledigi zihniyet." (DJ)

Ah DJ, vah DJ niye hep ayni diski calarsin? Baska sey yokmu repetruarinda?

Demekki problem neymis?

"Zihniyet", yani kafanin icindeki dusunce.
Onu nerden anlamis?

-Cunku basini baglama tarzinin sozlukteki tercumesi o.

-Ama hayir diyorum, dusuncem senin dedigin degil.

-Hadi yalanci seriatci.

Iyi, VELEV KI dusuncem dedigin sey.

Bir "zihniyeti" yanlis bulmak, begenmemek, onun hakkinda negatif bir yargi sahibi olmak ta dogaldir. Ama bu sana devlet eli ile o fikrini diger insanlari yola getirmek icin kullanma hakkin verir mi? Ya da o hosuna gitmeyen "zihniyeti" yasaklama, insanlari o yargin ile cezalandirma, insan haklarindan mahrum birakma hakki?

Hele hele bu baskiyi kadini "baskidan kurtarmak icin yapmak" bu ne celiskidir? Gidip bu hanim universitede okudugunda mi okumadiginda mi senin bahsettigin "baskidan" kurtulma , ozgurlesme sansi daha yuksektir?

-Bu ilk halka, sonra kamu, sonra ilkokul sonra recm.
-Bunu nerden cikariyorsun? Buna dair elinde en kucuk bir delil mi var? Hangi tecrube, gozlem sonucu b yagiya vardin.

-Lisede gizli namaz.

- O asparagas idi, teslis tesis gibi; ustelik nicin insanlar namazlarini gizli kilmak zorunda kalsinlar; gizli fuhus degil ki nihayetinde?

_Karnini kasiyan adamsin

-Ee noolmus?
-Bidon kafa!
-Tatip kendini seyhulislam saniyor
-Onun sanmasi ne ifade eder? Anayasa var, hakimiyetbkayitsiz sartsiz milletindir yaziyor Meclis'in duvarinda (Bulent Atrinc)
-Bulentinecad; Taliban

..Iste Asimo ile sohbet asagi yikari boyle bisi. Yeni ve gelismis mdelleri ciksa da sunlarin biraz diyalog kursak. Yillar once ABD'de tanidigm orda dogup buyumus bitr Turk bir barda "dj" imis. Tukcesi cok zayifti. Ne is yapiyorsun diye soruludugunda "plak yuvarliyorum" demis idi. O aklima geldi,. DJ biraz da farkli bir plak yuvarla yaw!

Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: January 29, 2008 12:30 PM

vay be hulagu TTT hala var demek... :))

bu sitenin maskotu ;)

Yazan: Anonymous Tarih: January 29, 2008 12:46 PM

Avrupa'da yaşayan türbanlı kadınlar avrupayı geri kalmış gibi gösteriyorsa nedir bu batı sevdası.? Batı ülkelerinde birçok türbanlı kamuya ait alanlarda iş bulup çalışıyor ve herhangi bir yasak sözkonusu değil.Amerika'da bile federal binalarda çalışan insanlara dinini istediği gibi yaşama fırsatı verilmiş.Sokakta yürüyen türbanlı,karaçarşaflı,başörtülü vs.. geri kalmışlığı göstermiyor da bu insanlar kamusal alan dedikleri yerlerde okumaya veya çalışmaya başlayınca mı çağdaşlıktan ve modernlikten uzak bir Türkiye görüntüsü çiziyor.?

Yazan: Memo Tarih: January 29, 2008 4:57 PM

Çağdışı kafalara çağdışı kılık kıyafet yakışır. Arap milliyetçisi AKP ve MHP li erkeklerde kravat
takmasınlar bundan sonra.

Arap Milliyetçilerine de bu yakışır!

Hülagü TTT

Yazan: Hülagü Tarih: January 29, 2008 5:24 PM

Simdi Bu laik kesim diyorki bu dinciler bizim mayo giyen, mini etek giyen bayanlarimiza baski yaparlar, yasaklar koyarlar yakin zamanda. Su anda Basi kapali olan bayanlara yapilanin bundan farki nedirki?

Laik kesim sunun farkina varmamakla ahmaklik yapiyor. Bugun Basi kapali bayanin basina gelen bu durum yarin baska bir sekilde kendi icinde bulunduklari alt sosyal fraksiyonununun basina gelebilir. O zaman hakkini koruyacak bir sisteme imza atmamalari kendi kuyularini kazmalari demek degilmidir? Cehalet asil budur..


Yazan: Guven Tarih: January 29, 2008 6:31 PM

Kadın ve Tesettür Üzerine yazdığım eski bir yazı..günün anlam ve önemine denk düştü..bundan sonraki süreçte örtüyü savunanları daha sağduyulu olmaları ve provokatif davranışlardan uzak durmaları gerekiyor..bunu bir zafer ve gövde gösterisine dönüştürmemek,sakin davranmak gerekir diye düşünüyorum...bunların acısını çok çektik..hassas bir dönemden geçiyoruz..

saygılar.

----------------------------------------------

İslam’da kadının yeri ve örtünme konusu şeriatı öcü gibi görenlerin en korkulu rüyasıdır..


Kadını çarşafların ,burkaların içine saklayan,kadının yerini evle sınırlayan sadece erkek için yaratılmış bir varlık olarak gören dini anlayış yoktur diyemem..bu konuda gelenek içinde fetva bulmakta hiçte zorlanmayız..kadın fitneye sebep olur,ona karşı kaba ve haşin konuşulmalıdır..hep yasaklar ve günahlarla örülmüştür çevresi..


Bu kapandan kurtulmak isterken örtüsünden de vazgeçmeyen kadınlar daha modern ve rahat hareket etmesini sağlayacak kıyafetlerle sosyalleşme çabası vermektedir..


Bu mücadelesi sırasında gelenekçi çevreler örtülü kadının evin dışına çıkmasını kınarken,laikçi çevrelerde rejimi tehdit ettiği gerekçesiyle örtülü kadını ablukaya almaya çalışmaktadır..Modernist İslamcıların bir kısmıda örtünme farz değildir yaklaşımıyla örtüsüyle sosyalleşmek isteyen hanımların tepesinde bitmektedir..


Kadınların bu kadar ağır bedel ödemeleri toplum pskolojisini de bozar..pskolojisi bozuk kadınlara emanet ettiğimiz bir toplum yaratıyoruz..


Önyargılarımızdan kurtulamayışımız,anlayışsız ,kaba ve haşin yaklaşımlarımız bize genellemeler üzerinden toptan süpürücü tavır aldırıyor..


Dindar ya da seküler yaşayan bütün kesimlerin ortak bir sorunu bu..anlayışsızlık,sevgisizlik,yargılayıcılık..


Bu gerilimden beslenenlerin ekmeğine yağ sürüyor sadece..bizi daha ileri bir toplum yapmıyor..

problemlerimizi genellemeler üzerinden çözemeyiz.


başörtüsünün farz olduğuna inananlarda vardır,tarihsel olduğunu düşünenlerde..herkes istediği gibi inanıp yaşamakta özgürdür..


Kuran'da böyle bir farz yoktur,uyduruyorsunuz demek de çok sağlıklı bir yaklaşım değildir.


ahzab 59 gözden kaçırılıyor sanıyorum.. dışarı çıkarken kadınların üzerlerine cilbab almaları isteniyor ki tepeden tırnağa bir örtünmedir bu..


bu hüküm gelince kadınların Hz.Muhammed(as) zamanında yüzlerini dahi örttükleri rivayetlerde söylenir..


bu bir realitedir..Kuran'da emir vardır ve Peygamber döneminde de uygulanmıştır ki namaz kadar da aşikar bir şeydir..bir toplumun kadınları örtülü olurda bunu bir iki kişi mi görür?..yoksa bu çok meşhur bir olay mıdır?.


sorun, benim bu vakıayı günümüz koşulları içinde nasıl analiz edeceğim meselesidir..


Kuran'da hüküm bildiren bu ayete karşı tutumum ne olacaktır?


bugün örtünen bayanların büyük bölümü Kuran'daki cilbab emrine uymuyorlar..


hatta birçok örtülü bayanın vücüt hatları bellidir..oysaki cilbab çok bol bir kıyafettir ve giyen bayanın kimliği belli olmaz..böyle yorumlama hakkımız var..


ifk hadisesini Hz.Aişe anlatırken:-Saffan benim yerde yattığımı görünce yanımda durdu beni tanıdı..çünki örtü hükmü gelmediği için yüzümü görebiliyordu ,der..

demek ki cilbab yüzüde örtebilen bir kıyafet..


peki o dönemde bu kadar sıkı kapanan kadınlar kimler??..hür kadınlar...


toplum nasıl bir toplum..kölelik düzeni olan bir toplum..


biz kölelerin olduğu bir düzen hiç görmedik..köle pazarlarına gidip bir insanı mal edinmek nedir bilmiyoruz..


sokağa kadınların rahat çıkamadıkları,tecavüzün serbest olduğu bir toplum..


kadınları taciz etmek suç değil..


evlerinde musluğun,tuvaletin,banyonun olmadığı ihtiyaçların zaruri olarak ev dışında karşılandığı bir yapı..


kadın hakları diye bir sorunları yok..


köleler ise her türlü kullanıma açık insanlar..insan bile değiller..alınıp satılan bir meta..


eğer bu tabloyu ıskalayıpda günümüz koşulları çerçevesinde hükümlere bakarsak kadının durumu İslam açısından iyi görünmüyor..


fakat o günün koşullarını iyi anlarsak İslamın büyük bir reform yaptığını ve insan hakları açısından topluma çok kısa bir sürede dev adımlar attırdığını görürüz..


günümüzde ise büyük mücadelelere rağmen ve hala eksiklerde olsa gerek kadın hakları açısından gerek kölelik düzeninin kalkması,evlilik hukuku,eş sayısının teke inmesi gibi birçok meselede çok daha ileri bir durumdayız..


O devirde sadece erkekler sınırsız sayıda eş almıyordu,kadınlarda çok eşliydi..ahlaki bir travma var toplumda..


İslamın toplumu düzeltmek için aldığı kararlar o şartlarda çok ileriyken bugünki toplumlar için bakıldığında haklardan bir geri adım gibi görülüyor..


oysaki İslam kadının durumunun daha iyiye gitmesinden ya da mirasta eşit pay almasından,erkek gibi şahitliğinin muteber olmasından rahatsız olmaz..zaten İslamın yapmak istediği şey insan olma bakımından herkesi eşitlemek..üstünlük sadece takva iledir..kadının kazandığından kendine bir pay vardır,tıpkı erkeğinki gibi..


bugün Kurani hükümlere bakarken sosyal,siyasi olaylarda genel prensipleri yakalamamız gerekir..Kuran bu hükümle ne yapmak istiyor?nasıl bir atılım hedefliyor..yıkmak istediği tabu nedir..karşılığında hangi ahlaki ilkeyi yerleştirmek istiyor?..


burdan çıkarılacak genel prensiplerle günümüz şartları yorumlanırsa sıkıntılar çözüme kavuşur sanıyorum..


kadının örtünmesinde de cilbabı sosyal ve ahlaki şartların zorunlu kıldığı bir kıyafet ve kadının korunması amacına yönelik bir adım olarak görmek lazım..ayrıca erkeklerinde kadınlara sarkıntılık ederek yaklaşmaları yasaklanıyor..erkeklere gözlerini haramdan sakınmaları emrediliyor..kadına tacizlerin önüne geçilmeye çalışıyor..bu hükümde kadına değer verme var..kıymetli bulma ve koruma amaçlı..İslam bir inkılap yaptı..ve İnkılapların yaptırımları ilk etapta çok sert gelebilir..kökleşmiş tabuları yıkmak için sarsmak lazım..fakat toplumu aşırı gerecek uygulamalar fayda yerine zarar getirir..o yüzden bir anda kadına mirastan eşit pay verilememiştir..


bu Allah’ın kitabı..Allah ne derse inananlar onu yapardı..ne gerek var demek duygusal bir yaklaşımdır..fakat Kuranın ilkeleri realisttir bu konuda.toplumu, sosyolojik ve psikolojik koşullarını göz önünde bulundurarak eğitmiştir fakat nihai ilkelerini haktan,adaletten ve eşitlikten yana koymuştur..


sınırsız sayıda eş almaya alışkın bir topluma demiştir ki 4'e kadar zaruret halinde alabilirsiniz fakat en hayırlısı tek eşliliktir ..yani hedefi tek eşlilik..ama toplumu da germiyor..sosyal ve psikolojik durumuda göz önünde bulunduruyor..


Kuranı çok katı dogmalar kitabı olarak mı görmeliyim..yoksa genel prensipler veren ve koşullar çerçevesinde esneyebilen gayeci bir kitap olarak mı görmeliyim?..


Başörtüsüne de bu çerçevede farklı yorumlar getirilebilir..fakat isteyen istediği yoruma göre hareket etmekte özgür olmalıdır..örtmek isteyen insana da sen farz uyduruyorsun,seni zorla kapatıyorlar demek uygun olmaz..


ben cilbab giymiyorum..ama özgür olabildiğim alanlarda örtülü olmayı tercih ediyorum..tesettürümün bolluğuna,darlığına,rengine vs... takva anlayışım çerçevesinde kendim karar veriyorum..bu benimle Allah arasında..ben her türlü dayatmaya karşı çıkıyorum..


başörtülü kızlara misyon yüklenmesine de karşıyım..isteyen süs için örter,isteyen geleneksel isteyen inancı için..örtülü olarak bir misyon yüklenmemiz gerekmiyor..

kadınlar örtünüyor diye başını örtmeyen bayanlar alınmamalıdır..bu bir namus meselesine de dönmemelidir..başı örtülü olmakla açık olmanın namusla bir alakası yok..ister örtülü olsun ister açık bütün kadınlar istedikleri hayatı özgürce yaşayabilmeliler..


bunu bir çeşitlilik,zenginlik olarak görmek lazım..


sevgiler..

Yazan: deniz Tarih: January 29, 2008 7:36 PM

Ben bazi partilerin turban siyasi amaclar icin istismar ettiklerine inanmaz idim. Ama bu gun bir gazetede gordugum bir resim uzerine artik ikna oldum. Siz de gorunce kafanizda tereddut kalmayacaktir eminim. Uyari: Bu istismari yapan parti tahmin ettiklerinizden biri olmayabilir. Bahsettigim resim bal gibi tesettur ve TURBAN!! Annanemizin ortusu falan degil. Buraya yorum olarak resim koymak mukun olmadigi icin sizi soyle alalim:

http://bekirlyildirim.wordpress.com/2008/01/29/iste-turban-istismarinin-resmi/

Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: January 29, 2008 9:32 PM

Laikci genclere birkac ogut:

Bakin gencler, hayati seviyiorsunuz, nimetlerinden faydalanmmak istiyorsunuz, dini kisitlayici, dolyisi ile hayatin tadini cikarmanizin onunde engel olarak goruyor ve dolayisi ile dini olana, dindara, geleneksel ahlaka karsi olmayi bulundugunuz noktada bir varolus gereksinimi olarak goruyorsunuz.

Ama goremediginiz seyler var: Pek cok var olus sekilleri var. Artik moda bir tek tip, Batili gibi gorunmek tek varolus sekli degil. Evet bazi cafelerde, ne biliyim kiz-oglan iliskilerinde falan bir miktar kilometre yaptirir bu cagdaslik ayaklari ama varolus bundan ibaret degildir ki. Dunyanizi bu kadar dar tarif etmeyin; kendinize yazik edersiniz. Tek Bati yoktur; evet sekuler, hazci kutur hakim kulturdur ama on taklit ederek en fazla buyuk surunun bir elemani olursunuz. Fenerin macinda da muhtesem bir seyirci olabilir ama bir fanin ne kiymeti vardir ki? Suruden biri mi olmak istiyorsunuz, birey mi? Tercih sizin.

Bazilariniz icin tercih sinirlidir. Cunku birey olmak icin belirli bir entellektuel seviye ahlaki omurga olusturacak kadar gelismis bir kisilik gerekir. Ama eminim aranizda kapasite sahibi olanlar da var.

Ayakta kalma gudunuz kazanan ata oynamayi dikte ediyor ise size kotu bir haberim var: Oynadiginiz at kaybediyor. Dunya degisiyor. Batili gibi olma gayreti size Bati’da hicbir kar saglamak soyle dursun yukardaki “Cagdas Turklerin Korkulu Ruyasi” yazisinda tasvir edilen komik durumlara dusuruyordu. Bunu size Hurriyet soylemeyordu, siz de bilmiyordunuz gunahiniz degil. Ama artik bilgi cagindayiz; cehalet maazeret degil.

Baska bir paradigma mumkun. Baska bir varolus sekli. Bakin bir noloji ile baska varolusu aciklayayim: 90, larda 200lerin baslarinda bir kesim ancak vurgun, calma cirpma, dolar manipulasdynu, yolsuzluk, banka bosaltm,a ile zengin ve guclu olunabilcegfini dusunuyor idi. Dolyisi ile bu cdarkin devami icin herseyi yaopmali idiler. 28 Subat yaptilar, siyasileri satin aldilar vs.,...

Ama 2001 yuilinda butun bvu yolsuzluk hirsizliklara ramen can cekisiyorlardi. Bankalari sirketler bes para etmiyordu. Bu hukume geldikten sonra 100 miltyona satamadiklar bankalarini miyarlara satar oldular. Turkiye'nin kazandigi guven sayesinde artik Bati;da da "Turk isadami" olrak saygi goremeye basladilar, Saygin ortaklar bulur oldular. Mesru yoldan da para kazanilabilcegini, ve bunun calip cirpma otesinde sayginlik kazandirdigini, hem karli hem zevkli is oldugunu kesfettiler. Yani farkli bir varolus sekli: Bill Gates, Jack welch, GE, Coca Cola gibi bir var olus ta mumkun imis.

Sizin icin de bu sahte cagdaslik, laikcilik birkac slogan, birkac simge davranis kodlari ile ifade edilenin otesinde bir varolus sekli vardir. Bir deneyin, Hem karli hem zevklidir;Kendinize sayginiz artar.

Sizlerin kanaat onderleriniz, Ilhan Agabeyler, Karnini Kasimyan Urfaluilar, Beyazkaptanlar, Mumtaz Soysal, Emre Kongar, Deniz Baykal, Oktay Eksi amcalarin derdi siz degilsiniz. Onlarin gidecekleri baska yer yok; cogunun yas yetmis is bitmis veya gecim kaynaklari o. Bu saatten sonra degisemezler; ayni teraneler ile gunlerini dolduracaklar. Ama sizin onunuzde koca bir gelecek var.

Bu amcalar dedelerin size cagdas diye sunduklari fikirleri 80 kusur senedir pazarliyorlar; siz yeni duyuyorsunuz sadece. O fikirler de Batlinin kullanip bir yuz sene once cope attigi, son kullanim tarihi gecmis, penisilin oncesi ilaclar. Aptallik yapmayin, Aydin Dogan’in lumpen borozanlarinin bozuk laklarini burada calarak kool falan degil madara oluyorsunuz; nasil goremezsiniz bunu?

Yazan: Anonim Amca Boyle Dedi Tarih: January 29, 2008 11:29 PM

Anonim Amca Böyle Dedi, demişte Türkiye'yi hangi dini bütün müslümanların soyup soğana çevirdiğini dememiş.

Anonim Amca, ne idüğü belirsiz tarikatlara göz yuman dini bütün müslümanlar sadece devleti mi soydular? Faizsiz helal kazanc adı altında yurdum insanının yaklaşık 5 milyar euro'sunu iç edenler kimlerdi?

Buyurun deyin bakalım Anonim Amca Böyle Dedi.

Hülagü TTT

Yazan: Hülagü Tarih: January 30, 2008 2:19 PM

Anonim amca biraz tarih oku beah:)

Yazan: Anonymous Tarih: January 30, 2008 2:49 PM

İnsan gerçektende estetik kaygı ile yaratılmıştır. Hatta yaratılışta Ayetlerde Kuran:''Biz insanı en güzel şekilde yarttık;fakat o yaptıkları yüzünden daha aşağısını hak etti'' ne kadar anlamlı değil mi?

Estetik kaygı o kadar mühimdir ki dikkat edilirse kafası çok iyi çalışanlar estetik değerleri anlar,bunlar büyük sanatçılar olurlar. Böyle düşünenleri kınamamak gerekir;çünkü kınayan milyonlar baksın bakalım, hayat boyu evlenecekleri birlikte yaşayacakları insanların güzelliğine dikkat etmiyor mu? Neden çirkinlerle evlenmek istemiyorlar? Halbuki duygusal bir beraberlik değil mi? Neden daha büyük daha güzel evlerde oturmaya can atıyorlar? Ülkenin imajı daha önemlidir.. Vatan mağrur olmalı yabancı güçlerin karşısında, en estetik zevkleri olmalı.

Başka ülkelerdeki yanlış uygulamaları buna benzetmek hatadır. Oradaki rejimler bütün özgürlüğü yok eden diktatörlük rejimleridir. Diktatörün ne olduğunu bilemeyecek yazarlar mı var bu ülkede; yoksa özgürlük nasıl sağlanır, Atatürk bu konuda ne demiş veya özgürlük ne demektir.. bunları bilmeyen milyonların olduğunu kesin biliyoruz artık.

Kimsenin dinine karışılmıyordu ki bu ülkede dine karışan köktendinciler yüzünden bazı düzenlemeler vardır, bunu görmek istememek aydın bir insana yakışmaz. Eğer Amerika nın çoğunluğunu oluşturan din hiristiyanlık değilde müslümanlık olsaydı yapılan işkenceleri, susturma biçimlerini görürdünüz. Bununla birlikte liberal anlayışın gerçeğini savunurum: ''Liberalizm özgürlükten gelen bir sözdür, bağımsızlık ister.. bir ülkenin yönetimi ve sistemi ile ilgili olduğu için tüm alanlarda bağımsızlık ister'' İçte ve dışta.. Bütün bunları toplum kendi başına karşılayamaz, bu yüzden toplum tarafından oluşturulmuş devlet vardır. Toplumun bu bütünsel özgürlüğünü sağlamak içinde meclis,demokrasi,cumhuriyet vardır. Bütün bu birimleri düşünün hepsi özgürlük kavramının dışında kavramlardır;fakat özgürlüğü sağlamak için farklı birimler ve oluşumlar gerekmektedir.

Yazan: alperizm Tarih: February 3, 2008 12:09 PM

Hülagu 1258'de ceddinin yaptığı medeniyet düşmanlığını bu platformda cahilce sürdürmeye devam ediyor. Kendisini bir iki tavsiyemiz olacak:

1- Burası ve bu makaleler sizi kesinlikle aşacak nitelik ve entelektüel derinlik taşımaktadır. Bunu unutmayın! Burası öyle Kemalist, laik vs sloganlar atılıp alkışlanacak yer değil

2- Kravat yerine sana donunu çıkarıp Şamanist türkler gibi orta asyada varolan atıl kurt denilince atılan tarkanvari elbiseler giymeni tavsiye ediyoruz. Biraz tarih oku breh!!

3- 80 bilmem kaç küsürlük yılda daha cumhuriyetin kuruluşundan beri yiye yice azmana dönüşmüş laik kesimin ve hülagu neslinin amansız düşmanlığı ve depremzadelik ile haramiliği unutulur mu sanırsın be hey! Milletin yüzde kaçının gelirine tekabül eden altınlarla şimdi milyarlarla maaş alıp sömürenlere bu halk izin verir mi sanırsın be hey!!

Son olarak, git kardeşim Moğolistan'a ya da orta asya steplerine orda senin gibi adamlar bulursun; yok beğenmiyorsan buraya kıytırık iki üç cümle yazıp da sitenin seviyesini düşürme ve insanların istihza bakışlarına malzeme olma!

Yeter artık ya hu!

Yazan: Media Warning Tarih: February 5, 2008 1:57 PM

Yorum Ekleyin...





(you may use HTML tags for style)