« Kürt Sorununun İslam’la İlgisi | Ana Sayfa | Laiklik Bazen ‘Dinsizlik’ de Olabilir »
December 26, 2007
Misyonerlerin Hakkını Müslümanlar Savunmalı
[26 Aralık 2007 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
Türkiye son yıllarda rahip ve misyoner cinayetleriyle anılan bir ülke haline geldi. Trabzon’da, Malatya’da, Mardin’de ve en son da İzmir’de cinayetler, kaçırmalar, katliamlar yaşadık. Bunlar insani yönden büyük birer trajedi olduğu gibi, Türkiye’nin “toplumsal psikolojisi”ne dair de son derece olumsuz birer “işaret fişeği”.
“Bu işin toplumla ne ilgisi var, saldırganlar bir avuç fanatik” demeyin. Saldırganların bir avuç fanatik olduğu doğru, ama bu 18-19 yaşındaki gençleri bu denli kör bir nefretle yetiştiren daha geniş bir kitle ve onları da aşan oldukça yaygın bir “zihniyet” var. Baksanıza, İzmir’deki son olayın “kahramanı”, polise verdiği ifadesinde, rahip Tranchini’yi “şöhret kazanmak için” bıçakladığını söylemiş. Demek ki “rahip bıçaklama”nın çok prim yaptığı çevreler var ülkemizde.
Bu çevrelerin yabancı düşmanlığı ve şiddet tutkusuna dayalı ideolojisine kabaca “faşizm” demek hiç abartılı olmaz. Murat Belge gibi yazarlar bunu epeydir söylüyor ve kanımca haklılar. Ben ise, en çok, bu “faşizm” ile “İslami duyarlılıklar”ın bazen birbirine yakın gibi durmasından rahatsızım. Bu ikisini ayrıştırırsak epey mesafe alırız.
Öncelikle “misyoner nefreti”nin son derece “laik” bir dürtü olabileceğinin altını çizelim. Son yıllarda bu konuda mangalda kül bırakmayanların kim olduklarına bakarsanız, sadece bazı İslamcı figürleri değil, “laiklik elden gidiyor” diye yeri-göğü inletmeye alışık yerli Jakobenleri de görürsünüz. Bu, Jakobenizm’in otoriter “ulus” modelinin tekilliğinden kaynaklanır. Bu anlayışa göre devletin belirlediği ideal bir Türk kimliği vardır ve her vatandaş buna kalıp gibi oturmak zorundadır. Bu ideal Türk, hem “laik” olmalı, yani hayatında dine pek bir yer vermemeli, hem de kültürel düzeyde “Müslüman” kalmalıdır. Ateist veya “dinsiz” olmasında sorun yoktur; ama eğer din değiştirir de Hıristiyan olursa, o zaman, maazallah, “milli kimliği” bozulmaya uğrayabilir.
Kısacası, “bazı Türk gençler Hıristiyanlaştırılıyor” diye ortalığı ayaklandıranların önemli bir kısmı, bunu İslamiyet’in “kara kaşı, kara gözü” için değil, “homojen ulus” tutkusu için yapmaktadır. Bu tutkunun “laikçi” boyutundan fazlasıyla mağdur olmuş bir kesim olan dindar Müslümanların, Hıristiyanlık karşısında gidip de aynı zihniyetin yanında saf tutması hiç doğru olmaz.
Aslında Hıristiyan misyonerlerin hakkını Müslümanların savunması gerekir, çünkü bu bir “din özgürlüğü” meselesidir. Eğer Türkiye’de Hıristiyanlığın anlatılmasına karşıysanız, o zaman ne burada ne de Batı’da İslam’ın “tebliğ edilmesini” savunamazsınız. Bu konuda en doğru açıklamayı Malatya katliamı sonrasında Diyanet İşleri Başkanı Prof. Ali Bardakoğlu yapmıştı. “Misyonerlik endişesi”nin abartıldığını belirten Sayın Bardakoğlu, “elbette bir dinin mensubu kendi dininin kitabını alacak, satacak, dağıtacak” demiş ve eklemişti: “En tabii haklarıdır.”
Elbette hiç bir Müslüman bir dindaşının Hıristiyanlığa veya bir başka dine geçmesini arzu etmez. Ama bu “tehlike” karşısında yapılması gereken, “vurun Hıristiyanlara” demek değil, İslam’ı daha iyi anlatmak ve temsil etmektir. Hem böylesi bir “dinler arası serbest rekabet”, Müslümanlara entellektüel bir dinamizm de katabilir.
Kaldı ki bugünün dünyasında İslam’a zarar veren (ve bazı insanları “İslam’dan çıkmaya” yönelten) etkili bir şey varsa, o da İslam adına uygulanan bağnazlık ve şiddettir. “İslamofobi nereden çıkıyor” diye sorarken, cevabı sadece Avrupalıların önyargılarında değil, aynı zamanda “bizim taraf”taki vahim yanlışlarda aramak lazım.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: December 26, 2007 10:35 AM



'dinler arası serbest rekabet',tanımlaması çok hoşuma gitti:)
buyrun er meydanına,öyle kafa göz yarmakla olmuyor bu iş..alçakça vurmak er'lik değil..rezillik.
Yazan: deniz Tarih: December 26, 2007 11:46 AM
Mustafa bey,
Yine elmalarla armutları birbirine karıştırıyorsunuz. Laiklik anlayışınızı liberalleştirme uğruna ve sırf birilerine şirin gözükme uğruna olayı çarpıtıp işte gördünüzmü bütün bunlara laik düzen ve laik düzenin savunucuları sebep oluyor deme cüretini gösterebiliyorsunuz. Vallahi bravo tebrik ediyorum sizi. Bu işi, yoğurtçu'nun benim yoğurdum asla ekşi olamaz mantığıyla çok iyi kıvırıyorsunuz.
Belkide sıradan çok adi adli bir vaka olabilecek bir olayı mağdurun Hıristiyan bir din adamı olması sebebiyle sanki suçluluk hissine kapılmış gibi bu olayı laik düzenin ve laik düzenin savunucularının bir ürünü olarak göstermeye çalışmakla bundan sonrada vuku bulabilecek bu benzeri olayların müsebbibini şimdiden ilan etmekle sanki bir şeyleri gizlemeye çalışmadığınızı nerden bileceğiz?
Örneğin dini kendi siyasi çıkarlarına alet edenleri (ister laik ister anti laik siyasiler), artık kanunen hiçbir caydırıcılığı olmadığı için tarikatların güdümünde kaçak Kur'an kursu açıp genç ve körpe beyinleri laik düzene karşı eğitenleri, bu kaçak ve ne idüğü belirsiz tarikatların sahibi olduğu Kur'an kurslarında Yahudilerle ve Hıristiyanlarla dost olmayın Kur'an ayetlerini kendi amaçları doğrultusunda yorumlayıp Yahudi ve Hıristiyan karşıtı gençler yetiştirilmesine göz yuman zihniyeti neden görmezden geliyorsunuz?
Bütün bunların sorumlusu laiklik ya da laik düzen değildir. Laikliği her fırsatta durmadan aşındıran içini boşaltmaya çalışan, önüne ya da sonuna yeni tanımlamalar eklemeye çalışan, dini kendi siyasi çıkarlarına alet eden zihniyettir tek sorumlusu. Kısaca her kim, şahıs ya da parti laiklik ilkesini hiçe sayıp anayasa suçu işleyerek dini kendi siyasetlerine alet ediyorsa o dur tek sorumlusu.
Bu anayasa suçunu işleyenlerden hesap sorulmadıkça daha çoook böyle olaylarla karşılaşırız.
Hülagü TTT
Yazan: Hülagü Tarih: December 26, 2007 1:44 PM
Merhaba;
Genel olarak konusacagim. Bu sitedeki siyasi icerikli yazilari gördükce aklima hep AKP geliyor. Tam AKP'nin anlayisi. Laik kesime yüklendikce yükleniliyor. Sanki kendileri laik degilmis gibi!
Ama burada AKP'yi degil Amerika'yi tebrik etmek isterim. Bravo Amerika, istedigin ideolojiyi empoze ediyorsun. Türk halkini iyi taniyorsun ve ona göre davraniyorsun. Bravo!
Piyonlarin sana hizmet etmek icin her zaman hazir Amerika. Yeter ki sen bilmem kac yillik politakani belirle, ekonomini ona göre ayarla, gerisi kolay.
Sizler de tartisin tartisabileceginiz kadar. Kolay gele. :)
Saygilar
Emre ÜNVER
Yazan: emre ünver Tarih: December 26, 2007 2:28 PM
Türkiye'de misyonlerlerin yargılandığı tek dava Silivri Adliyesi'nde
görülüyor. 3 misyonerden davacı olan taraf, Hrant Dink, Orhan Pamuk ve
Elif Şafak gibi yazarlara 301'den dava açtıran avukat Kemal Kerinçsiz ve arkadaşları.
Bu davaya basının ilgisi yok pek. Temmuz ayındaki
duruşmada Savcı Adnan Bey özgürlükçü, ilginç bir mütaala verdi
sanıklar hakkında. Adnan Bey, "biz dinimizi çocuklarımıza iyi
anlatırsak, misyonerlerden etkilenmezler. Bu durum dinini yayma
özgürlüğüyle ilgilidir bu nedenle sanıkların beraatine..." diyerek
sanıkların beraat ettirilmesini istedi. Ama tabi ki davacı taraf
boş durmadı, ne yapıldıysa, bir sonraki duruşmada savcı Adnan Bey
davadan çekilmek istedi. Üst mahkeme onun talebini kabul etti. Sonra
da hakim çekildi. Bir sonraki duruşmada yeni gelen hakim de davadan
çekildi, üçüncü bir hakim geldi en son dosyaya. Bu sırada karar
aşamasına gelen ve muhtemelen beraat çıkacak olan dava tekrar başa döndü.
Yeni gelen savcı ve hakim Kemal Kerinçsiz'lerin eski savcı döneminde
reddedilen bütün taleplerini kabul etti. Bu davanın gidişatını
görünce, aslında misyonerliği en çok kimlerin melese yaptığı
görülüyor. İslamcılardan ziyade ulusalcı kanat olayı kaşıyor.
bu davadan mahkumiyet çıkarıp tüm diğer misyonerlik faaliyetleri için emsal karar olmasını istiyorlar.
Yazan: büşra Tarih: December 26, 2007 3:52 PM
Mustafa Bey'in yazısında ileri sürdüğü argümanları yazıya gönderilen yorumlar ispatlayacak,
Hatta ispata başlamış bile...
Emre Ünver ve Hülagü Bey ilk talihliler, diğerlerini de bekliyoruz.
...
Hülagü Bey daha çok değil 1 ay önce Müslümanlar'a Yahudilerle, Hristiyanlarla ilişki kurmamalarını salık veren ulusalcı, laikçi yazarları ne çabuk unuttunuz.
Onlara karşın dindar olduğunu ifade eden birçok insan, bu laikçilerin, ulusalcıların Kur'an'ı yanlış yorumladıklarını, Yahudi ve Hristiyanları düşman gibi görmenin Kur'an'ın hükümlerini yanlış anlamak, yüzeysel anlamak, anlamamak istemek olduğunu söylemediler mi? Hatta bu ulusalcı, laik güruhun Kur'an üzerine hassasiyetlerine şaşıp küçük dillerini yutmadı mı?
Hayret!
Değişiyorum, gelişiyorum.
Fikirlerim sürekli gelişiyor.
Fakat en katı dönemlerimde bile misyonerlerin tehtit olarak görülmesi gerektiğini hiç düşünmedim, onların yaptığı işi din özgürlüğü açısından değerlendirdim, din özgürlüğünü aşan bir eylemleri varsa bu ayrı tabiki dedim.
...
Emre Ünver arkadaş,
Amerika'nın empoze ettiği ideolojisi neymiş yahu, nasıl empoze etmiş?
Bu yazıyla alakası neymiş?
Biraz aç konuyu da
Mustafa Bey'in argümanlarına biraz daha destek ol
...
Müslümanların misyonerlerden korkmasına ZATEN bir sebep yok ki.
Elimizde İslam gibi bir din varken
Onu güzel bir şekilde yaşayan ve temsil eden insanlarımızın, aydınlarımızın sayısı arttıkça
İnsanlar İslam'ı güzel bir şekilde anlayıp, yaşadıkça ve temsil ettikçe, öğrettikçe, anlattıkça
Kim korkar ÖSS'den değil mi ya :)))
Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: December 26, 2007 7:32 PM
Sayın Akyol,
Bu konudaki düşüncelerinize katılıyorum.Hem İslam'ın şeriatını korkunçlaştırıp,hem de insanların o şeriattan dönüp Hıristiyanlığa geçmesini birinci öncelikli tehdit ilan ederek Milli Güvenlik Kurulu gündemine taşımak akılları dumura uğratan bir şey.
Yazan: örsan Tarih: December 26, 2007 9:14 PM
Fatih Yüce kardeşim;
Ne demişsin:
"Amerika'nın empoze ettiği ideolojisi neymiş yahu, nasıl empoze etmiş?
Bu yazıyla alakası neymiş?
Biraz aç konuyu da
Mustafa Bey'in argümanlarına biraz daha destek ol"
Ben ne demişim:
"Genel olarak konusacagim. Bu sitedeki siyasi icerikli yazilari gördükce..."
Sadece bu yazıyla ilgili değil yani. Genel olarak bahsettiğimi söylemişim.
Ayrıca Amerika'ınn neyi empoze ettiğini iyi biliyor olmalısın: Ilımlı Islam! Türkiye'de şu andaki tüm siyasi gelişmeler Amerikan planının güzel bir şekilde işlediğini göstermektedir. Buna paralel olarak çeşitli yayınlar da bu yönde fikir geliştirmektedir. Bunlardan biri de bu site. Şimdi anlatabildim/anlayabildin umarım.
Mustafa Beyin argümanlarına destek olmakla da bir ilgisi olmadığını görmüşsündür sanırım.
Saygılar
Emre ÜNVER
Yazan: emre ünver Tarih: December 27, 2007 12:12 AM
Yine Emre Unver ve Hulagu TTT..
eksik olmayasiniz.. siz de olmasaniz zaten Mustafa beyin yazilari anlasilmayacak..
iyi ki sizin gibiler var..
Mustafa bey bir gun size guzel bir yazi yazacaktir zannimca..
Yazan: sentimental Tarih: December 27, 2007 1:29 AM
Emre kardeşim,
Ilımlı İslam'ın neyini kötü gördüğünü söyle de anlatabil derdini.
Anlama kapasitemden emin olabilirsin.
Dindar olsak kökten dinciyiz, ılımlı olsak tatlı su Müslümanıyız.
Bir karar verin artık.
...
Aha işte ortaçağlı ulusalcı ve laikçilerden demokraside 3-5 gömlek ilerideyiz biz "kökten dinciler"
"Hepimiz misyoneriz"(!)
Oldu mu?
Şaka bir yana isteyen istediğini anlatsın insalara, onlara faydalı olacaksa,
İsteyen yemek yapmayı, isteyen filan dini, isteyen falan dini, isteyen falan felsefeyi, isteyen falan ideolojiyi, isteyen balık tutmayı, isteyen origami yapmayı...
Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: December 27, 2007 1:44 AM
sentimental??????
Nickinize bakiyorum da yenisiniz galiba..
Neyse...
Mustafa Bey'in sekreterligini yapmayi birakin da bir yazi yazacaksa zaten yazar. Ok mi?
Saygilar
Emre ÜNVER
Yazan: emre ünver Tarih: December 27, 2007 1:32 PM
Mustafa Fatih Yüce bey,
Kimin ne dediği, kimin kim, kimin neci olduğu benim hiç umurumda değil. Kim başka ülkelerin uşağı olmadan başka ülkelerin değilde kendi ülkesinin ulusal çıkarlarını savunuyorsa ve bu uğurda ülkesine hizmet ediyorsa onu baş tacı ederim. Sonsuza dek saygı ve sevgiyle anarım.
Her kim dini, kendi maddi ve manevi çıkarlarına alet ediyorsa, dini siyasete alet ediyorsa onlar zaten en aşağılık insanlardır. Bu tip insanların bu dünyada yatacak yerleri yoktur ve olmamalıdır.
Din özgürlüğü din özgürlüğü dediğiniz şey insanların başkalarının baskı ve telkini altında kalmadan istedikleri bir dini seçme ya da hiçbir dini seçmeme konusunda hür olduklarında ancak o zaman din özgürlüğünden bahsedebiliriz. Yani bir ailede baba yahudiliği, anne hıristiyanlığı, çocuklar müslümanlığı ya da dinsizliği özgürge seçebildikleri zaman din özgürlüğünden bahsedebiliriz. İşte bu yüzden dünyanın bütün dincileri insanları daha çocuk yaşlardan itibaren mensubu oldukları dini inancı empoze edip beyinlerini yıkamaya çalışırlar.
Hülagü TTT
Yazan: Hülagü Tarih: December 27, 2007 2:59 PM
Hülagü Bey,
"İşte bu yüzden dünyanın bütün dincileri insanları daha çocuk yaşlardan itibaren mensubu oldukları dini inancı empoze edip beyinlerini yıkamaya çalışırlar. "(Hülagü)
diyorsunuz.
Sizin çocuğunuza mı birisi bir dini empoze etmeye kalkıştı.
Elbette aileler kendi çocuklarına mensubu bulundukları kültürü, dini, felsefeyi, ideolojiyi "empoze edecekler", anlatacaklar, öğretecekler.
En basit insan haklarını dahi baskı ve zorlama gibi görüp özgürlüklerden dem vurmayı bırakın.
Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: December 27, 2007 3:37 PM
Fatih Yüce;
Demişsin ki:
"Ilımlı İslam'ın neyini kötü gördüğünü söyle de anlatabil derdini."
Ilımlı İslam'ın bir şeyini kötü görmüyorum. Bizim ülkeye en uygun model de bu zaten. Halk bunu istiyor. Benim endişelendiğim taraf bunun dış kaynaklı güçlerin kontrolünde olması. Türkiye özerk bir ülke değil maalesef. Belki de başından beri böyleydi. Atatürk zamanında kazanılan "başarının" dış kaynaklı güçlerin planının bir parçası olması ihtimalini düşünüyorum. Aynı şekilde bugün de bu politikalar yürüyor gibi. Bunlar sadece spekülasyon. Ama yabana atılır cinsten değil.
Bu arada benim açımdan elbette ılımlı İslam olmazsa daha iyi. Ama ne yapalım. Halkın dediği olur.
Bir de şunu soracağım: Ilımlı İslam'ı siz nasıl görüyorsunuz? Sizce İslam'ın ılımlısı olur mu? İslam demek şeriat demek değil midir? Şeriat ise laiklikle bağdaşır mı? Bir de bu soruları cevaplayın.
Not: Bana göre (neden bana göre diyorsam) şeriat laiklikle bağdaşmaz ve ılımlı İslam da yapay bir şeydir. Yani İslam'ın ılımlısı olmaz. Ama politikadan üstün ne var şu dünyada?
Saygılar
Emre ÜNVER
Yazan: Anonymous Tarih: December 27, 2007 9:27 PM
Saygılarlı Emre Ünver,
Kendi argümanını yine kendi argümanınla savunuyorsun.
Dur ben söyleyeyim,
Kafan karışıktı bu yazıya yorum yazarken
Benim sorum karşısında afalladın
Birden akllına ılımlı İslam cevabı geldi
Şimdi kıvırmaya çalışıyorsun
Ne yani Müslümanlar demokrasiye inanamaz, o yüzden ılımlı İslam'ı birileri empoze etmeli, ediyor öyle mi?
Ben de sevmiyorum ılımlı İslam lafını aslına bakarsan ama terimlere fazla takılmamalı şu aşamada
Müslümanlar önyargılardan bağımsız olarak, dinlerini daha iyi anlarlarsa zaten görürler ki ılımlı İslam veya her ne derseniz deyim bu zaten İslam'ın kendisi
Sanırım bu düşüncede birinin varlığı bile sizin kendi argümanınızla kanıtlamaya çalıştığınız argümanınızı çürütüyor ki; ben tek de değilim, ilk de...
...
Soru sormayı çok seviyorsunuz,
Anladım konuyu kaydıracaksınız
Ben yine de cevap vereyim
Aslında Mustafa Akyol ve onun gibi onlarca yazar bu konuda cevap vermiştir ama ille benden cevap istiyorsan ben de vereyim
Fakat cevaptan önce tamınlarınız ve sorularınızın ön yargıyla dolu olduğunu da vurgulayayım
Bu kadar ön yargıya sahip olmanız elbette benim için şaşırtıcı
Çünkü Mustafa Akyol'un yazılarını hiç okumadan yorum yazdığınızı zannetmeye başlayacağım
Yok onlardan feyz almanız gerektiği için değil
En azından Mustafa Akyol gibi ve onun gibi onlarca yazarın sizin önyargılarınızı kırmasını beklerdim
Çünkü gayet açık ifade ediyorlar ve örnek oluyorlar sizin önyargılarınızın yanlışlığı konusunda
Hadi Mustafa Akyol gibi onlarcasını okumadınız diyelim de
Mustafa Bey'in sitesinde onu okuadan yorum yazıyorsanız büyük ayıp ediyorsunuz!
Gelelim cevaba
İslamla laiklik neden bağdaşmasın
Tabi hangi laiklik demeliyiz?
Mesela İslam'ın tarihteki en büyük temsilcilerinden birisi olarak görülen Osmanlı devletinin birçok alanda(tabiki her alanda değil, bugün dünya yüzündeki hiçbir devlet de her alanda laik ve demokrat değil)
Evety birçok alanda hatta çağdaşlarından da ileri ve çok alanda laik ve demokrat olduğunu söyleyen batılı ve Türk ve Müslüman yazarlar, tarihçiler var.
Ben onların tespitlerinin yalancısıyım.
Tabi şimdi çıkıp bana şu şöyleydi bu böyleydi, nasıl laik olur, demokrat olur demeyim
O yüzden HER alanda deMEdim; ama çağdaşlarına nazaran çok zamanda ve çok alanda laik ve demokrat olarak gören BATILI, Türk ve/veya Müslüman yazar ve tarihçiler var deDİM...
Ben onların yalancısıyım.
Pek ala Mustafa Akyol'un yazılarını okuduysanız(ne hikmetse okumadığınız gibi bir zan oluştu kafamda(!)) o da bir örnek sadece...
Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: December 28, 2007 12:04 AM
Noktalari birlestirme metodum gene yanilmadi. Adamlar "evrim"den konusur sen Akepe'den , laiklikten anlarsin. Bilim milim dediklerine bakmayin; hepsi gaspedilmis mevzileri, liyakata dayanmadan elde edilimis makamlaeri, statuleri, rantlari koruma savasidir.Kullandiklari lisan da sloganlar ve form pragraflardir. Temele iner ve "ne diyor"un otesine gecip "nicin boyle diyor" sorusunu sorarsaniz kokende pek te erdemli denilmeyecekler guduler, zaaflar bulursunuz. Ben size Akepe-ilimli Islam-Amerika diyen (ah ne orijinal!) ve bunu da "cagdaslasma=Bati'yi kulturel taklidi" olarak anlayan cocugun Israil-Filistin veya Islam-Bati iliskileri konusundaki goruslerini de soylerim; demokrasiden Cumhuriyetten ne anladigini da (cunku dusunceler paketlenmis ambalajlanmis olarak verilmistir bunlara).
Noktalari birlestirme metodunu kullanirsaniz hem zamandan tasarrufunuz olur hem de dogru hedefe yonelirsiniz. Bunlarin ustadlarina yerli oryantalist dedi birisi. Onlarin kullandigi geri donusum kutusundan cikrilmis besinci el sloganlar. Eger bilim, felsefe gibi konularla pek alakasi olmayanlar belki bunlarin bu konulardaki kestigi ahkama "anlamiyorum ne dedigini ama belli ki bir seyler bilyor" tepkisi vermis olabilirler. Onlari guncel siyasi mevzularda konusturdugunuzda rutbe-i aklillari ortaya cikar. Post duser, kuyruk gorunur. Bakin bu bilim tarihinden , epistemolojiye, biyolojiden fizige her konuda pek te karmasik dusunceler sahibi gibi gorunen cocugun fikrsel derinligi ve bagimsizligina: Amerika "ilimli Islami" enfoze ediyormus; Akepe'de bunu temsil ediyormus. Sormazlar mi adama; Peki sen ILIMSIZ Islam'mi istiyorsun da rahatsizsin evlat" diye? ILIMLI'ya karsi olduguna gore yoksa hidayete erip te DINCI MI oldun? Cikar bakiim agzindaki baklayi? Peki niye ABD ILIMLI Islam ister? Yoksa Busht-the-Barbarian gizli Musluman da bizim mi haberimiz yok? Son 190 kisir yilda baba oglul milyonlarca Muslumani "ILIMLI" degiller diye mi katlettiler? Tamam hadi Afganlilar "koktendinci" idiler; peki Saddam ve katledilen Iraklilar neci idiler? Filistinliler ne icin katlediliyor 60 yildir?
Evet cikar bakiim agzindaki baklayi. Yoksa sen de Ilhan Agabey gibi Busht'a niye darbe yaptirip Erdogan'i devirmedin diye mi sitemkarsin? Shincik milletin yarisina Busht'mu telkin etti Akepe'ye oy vermesini?
Bazilari paradox der laikcilerin simdilwerdeki Baticilik adina ABD. AB dusmanliklarina. Ben bu terimin onlar icin layik olmadiklari bir tasvif oldugu kanaatindeyim. Cinnet halindeki bir zihniyetin zirvalari demek daha dogru olur. Baticilik icin Bati dusmanligi. Bati'ya sitemleri "niye bizim gibi size tapan, sizin kulturunuzun en yuzeysel seklini yucelten, yerli Islam dusmanlarina yeteri kdar destek olmuyorsunuz" sitemidir. Haklilar bir bbakima. Bati bu konuda ikirciklidir. Leyla Sahin karari, darbe tesebbusleri gibi konularda pek te demokrasi, hukuk mesruiyet yaninda bir performans sergilemese de, laikci kahramanlara kayitsiz sartsiz destek te vermemistir. Hatta isi "CHP bir sosyal-demokrat degil fasist partidir" demeye kadar goturebilmislerdir.
Simdi bilimden felsefeden anlamayan biri olsam bu derece sig bir sloganin sahibinin bilim, akil, din uzerine fikirlerinin ne derece ciddiye alinmasi gerektigini cikaramaz miyim?
Zaman ve zihinsel tasarruftabn acilmis iken burada yeni olan bazi yorumculara bir tuyo. Hulagu Han, daha once birkac defa farkli isimle reinkarnasyon yapmis, ve sonnda "Said-i Kurdi" ile Seyh Sait'in farkli kisiler oldugunu kabullenebilmis, "uzerinize gunes gibi dogacagim" ve "Turkler olmasa idi Islam Hicaz'a hapsolacakti" gibi pek cok incinin sahibi Ataman Ertugrul rumuzlu aydindan baskasi degil. Severiz kendisini. Kendisi benim "aziz Nesin deha meha degildi; sadece toplumdan kesitlern fotografini cekerdi; mizah toplum hayatimizda var" tespitimin yasayan delilidir. Mizah ta lazim. Sagolsun bir tarafta Bekir Coskun , Ozdemir Ince, Yalcin Bayer, Tufan Turenc and co. gibi mursidler, diger tarafta bilimle onlardan birkac milim fazla alakasi olan muridleri fazla fazlasi ile karsiliyoorlar ihtiyaci.
Unutmayin " Laikci entellektuel oksimorondur".
Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: December 28, 2007 1:06 AM
Fatih Yüce kardeşim;
Demişim ki:
"Bana göre (neden bana göre diyorsam) şeriat laiklikle bağdaşmaz ve ılımlı İslam da yapay bir şeydir. Yani İslam'ın ılımlısı olmaz. Ama politikadan üstün ne var şu dünyada?"
Sizin yazınızın çoğu konuyla ilgili değil, nedense benle ilgili. Şimdi bırakın benim ne düşündüğümü, nasıl düşündüğümü yorumlarıma ya da sorularıma bakın. Yoksa ben de size çok rahatlıkla diyebilirim, sorularıma cevap veremiyorsun, kimi cevaplarımı işine gelmediği için anlamak istemiyorsun veya görmezden geliyorsun. Bunlar basit işler Fatih Yüce kardeşim, sen fikirlere ve sorulara bak (sayende yazımın yarısı böyle oldu, ne yapalım).
Şimdi gelelim konuya.. Yukarıda yazımdan bir alıntı yapmışım. Fikrimi beyan etmişim. Fakat cevabına bakıyorum da, bir karşılığını bulamıyorum. İslam şeriattır diyorum. Laiklikle bağdaşmaz diyorum. Ama senin cevabın başka yerlere kayıyor.
Osmanlı'dan örnek vermişsin. Bildiğim kadarıyla Osmanlı'da sadece şeri hukuk uygulanmıyordu, onun yanında örfi hukuk da vardı. Osmanlı ayrıca çok kültürlü bir devletti ve başka inanıştaki insanlara baskı uygulamıyordu.
Kısacası, İslam'ın neden laiklikle bağdaşmadığına ilişkin bir cevabın yok. Sen Osmanlı ile laikliği karşılaştırmışsın, İslam ile değil.
Umarım cevabım açıktır ve rica ediyorum cevap verirken de konudan bağımsız yazılar yazmayın. Anladın sen onu. :)
Saygılar
Emre ÜNVER
Yazan: emre ünver Tarih: December 28, 2007 1:46 AM
"Ilimli Islam" Islamiyetin en yeni mezhebidir.
Simdiye kadar gordugum en guzel tanimi da (yanlis hatirlamiyorsam) Avusturyada bir heykel yarismasinda yapilmis adi "Turkish Delight" olan basi turbanli vucudu ciplak kadin heykelidir.
Yazan: gunka Tarih: December 28, 2007 8:09 AM
Emre Ünver kardeş,
Hem Osmanlı'dan daha somut bir örnek veremem ki sana, daha somutu Şam'da kayısı derim ancak...
" İslam'ın neden laiklikle bağdaşmadığına ilişkin bir cevabın yok."(Emre Ünver)
diyorsun,
Böyle soru olmaz ki
Senin önyargını doğru kabul etmemi istiyorsun
Bunu aslında yukarıdaki yorumumda da açıklamıştım
Sana cevabım ancak
"İslamiyet'in laiklikle bağdaşmadığı doğru değil" olur
Böyle cinliklere ihtiyaç duymamalısın.
Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: December 28, 2007 12:04 PM
gunka,
Sanırım şimdiye kadar ılımlı İslam'ı tarif edebilecek bu düzeyde "yüksek" bir entellektüel birikim(!) ortaya çıkmamıştı.
Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: December 28, 2007 12:19 PM
Hay Allah,
Bekir L. Yıldırım Bey ne güzel ifade etmişsiniz,
Gerçekten üslubunuza ve tespitlerinize hayranım doğrusu.
Yorumunuzu daha önce görseydim kendimi hiç yormazdım.
:)
Ben de Emre Bey'in neden ucuz cinliklere tenezzül ettiğini sormuştum.
İsabet olmuş.
Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: December 28, 2007 6:28 PM
Mustafa Fatih Yüce bey,
Üzülerek söylüyorum malesef sizde kulaktan dolma bilgilerle müslümansınız. Sadece İslamiyet değil dinler tarihini okursanız İslamiyet'in laiklikle bağdaşıp bağdaşmadığını anlarsınız.
Sorunda burada zaten. Hz.Muhammed'in peygamberliğiyle, devlet kurup ordu ve devlet başkanlığı yapmış olmasını birbirine karıştırmasanız hiçbir sorun çıkmayacak. İşte o zaman İslamiyet değil laiklik'le bütün sistemlerle, insan haklarıyla bile bağdaşır.
Kaldıki, İslamiyet değil önce sizler laiklikle bağdaşın sonra İslamiyet zaten her şeyle bağdaşır. Sorun İslamiyet te değil sizde ve sizin zihinlerinizde.
Lafa gelince müslüman laik olmaz devlet laik olur diyeceksiniz ama her fırsat'ta da laik devlet düzenine saldırmaktan geri durmayacaksınız. Sizin samimiyetinize nasıl güveneceğiz?
Hülagü TTT
Yazan: Hülagü Tarih: December 28, 2007 6:35 PM
Emre Unver bey..
ismimin sentimental olmasi veya ilk defa yazmam sizde benim yeni oldugum imajini mi dogurdu..??
bunu ancak siz dusunebilirsiniz..
neyse siz yene de devam edin.. yazilarinizi zevkle okuyoruz..
tesekkurler bekir bey..
Yazan: sentimental Tarih: December 28, 2007 10:20 PM
Evet Hülagü Bey,
Ben de onu diyorum ya,
İslamiyet laiklikle bağdaşır, biz de bağdaşırız ki bunu savunabiliyoruz bakın
Fakat İslamiyet jakoben laiklikle asla bağdaşmaz
Gelin İslamiyetten önce laikliğin tanımını yapalım o zaman, çünkü Müslüman olduğunu söyleyenler işi bitirmiş, fakat laikçiler öyle mi?
Bence sadece siz değil tüm laikçiler kulaktan dolma laikçi...
Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: December 29, 2007 10:16 AM
Sayın Bekir Yıldırım;
Yazınızın çoğu fikirlerle değil kişilerle ilgili, dikkatinizi çekerim.
"Israil-Filistin veya Islam-Bati iliskileri konusundaki goruslerini de soylerim; demokrasiden Cumhuriyetten ne anladigini da"
Söyleyin o zaman.
"Bakin bu bilim tarihinden , epistemolojiye, biyolojiden fizige her konuda pek te karmasik dusunceler sahibi gibi gorunen cocugun fikrsel derinligi ve bagimsizligina: Amerika "ilimli Islami" enfoze ediyormus; Akepe'de bunu temsil ediyormus."
Bravo! Bekir Bey forumda sizin gibi kıvaran insan pek azdır. Şu ana kadar (diğer baslıklar altında) yazdıgım yazılara, belki bir-ikisi dışında, tek bir cevap vermişliğiniz yok, ama bakıyorum da iş kişilerin niyetleri, psikolojileri söz konusu oldu mu bülbül kesiliyorsunuz. Bekir Bey fikirlerle uğraşın, kişilerle değil.
"Sormazlar mi adama; Peki sen ILIMSIZ Islam'mi istiyorsun da rahatsizsin evlat" diye? ILIMLI'ya karsi olduguna gore yoksa hidayete erip te DINCI MI oldun? Cikar bakiim agzindaki baklayi? Peki niye ABD ILIMLI Islam ister? Yoksa Busht-the-Barbarian gizli Musluman da bizim mi haberimiz yok? Son 190 kisir yilda baba oglul milyonlarca Muslumani "ILIMLI" degiller diye mi katlettiler? Tamam hadi Afganlilar "koktendinci" idiler; peki Saddam ve katledilen Iraklilar neci idiler? Filistinliler ne icin katlediliyor 60 yildir?"
Ilımlı İslam'a karşı oldugumu hangi yazımdan çıkardınız? Gösterirseniz memnun olurum.
Amerika'nın müslümanları katlatmesi onların köktendinci olmalarıyla alakalıdır gibi bir soru yöneltmişsiniz. Amerikalılar müslümanlar köktendinci oldukları için katletmiyor. Meselenin müslümanlıkla da alakası yok zaten. Arap ülkeri komünist olsaydı Amerika yine savaş açardı zaten. Benim tartıştığım konu Türkiye'nin ve daha birçok ülkenin ekonomisi güçlü ülkelerce idare edildiği ve yapılan siyasetin (sadece AKP değil) doğal olarak dışarıdan kumanda edildiği ile ilgilidir. Ama siz yazdıklarımdan öyle şeyler çıkarmışsınız ki, artık buna diyecek bir şey bulamıyorum. Ne yapalım.
"Shincik milletin yarisina Busht'mu telkin etti Akepe'ye oy vermesini?"
Bu bir şaka herhalde. Ben de gülüyorum zaten.
"Simdi bilimden felsefeden anlamayan biri olsam bu derece sig bir sloganin sahibinin bilim, akil, din uzerine fikirlerinin ne derece ciddiye alinmasi gerektigini cikaramaz miyim?"
Bekir Bey bu ifadeniz yazınızda en tuttuğum ifade. Politikadan iyi anlıyorsunuz. Eh yani, ılımlı İslam Amerika'nın empoze ettiği ideolojidir dediğime göre, yani böyle basit, ucuz bir iddiada bulunduğuma göre herhalde evrim teorisi, Tanrı üzerine düşünceler, beyin-zihin ilişkisi vb gibi konularda yazdıklarım da pek ciddiye alınacak değildir herhalde. Bravo! Yani o kadar yazdığım yazıya bir kelime yazmamışsınız, burada tek bir paragrafla bütün düşüncelerimi çürütmüşsünüz. Ama şu seçenek hiç aklınıza gelmemiş: Yahu bu çocuk bir şeyler yazmış etmiş, bir fikri var, savunuyor, ama politikadan hiç anlamıyor. Nasıl bir "psikolojiyse" sizinki, anlamadım.
Bekir Bey, sizin niyetiniz belli. Fazla yormayın kendinizi. Şunu da söylemek istiyorum, sizden alıntıladığım son paragrafınızla buradaki insanları 'salak' yerine koyuyorsunuz. Sizin yaptığınız karalama en basit karalama şeklidir çünkü (sosyal psikoloji literatürünü biliyorsanız anlarsınız).
Fatih Yüce kardeşim;
Nihayet söyledin, laiklikle İslam bağdaşır diye. Ben de tam tersini söylüyordum ya. Herhalde İslam'ı anlayış tarzlarımız epeyce farklı (şaşılacak bir durum değil tabi). Ama şunu söylemeden edemeyeceğim: İslam laiklikle bağdaşır demek İslam'ın özüne indirilen bir darbedir (tanıdığım bazı müslüman arkadaşlar açık yüreklilikle İslam laiklikle bağdaşmaş diyor).
Ne diyeyim Fatih Yüce Bey, din sizin dininiz. İstediğiniz kadar evirip çevirin. :)
Saygılar ve sevgiler
Emre ÜNVER
Yazan: emre ünver Tarih: December 29, 2007 2:14 PM
Önce uzun bir gülme efekti
one two three fourouuu
...
Öhö, aman yardım, Emre Ünver'in tuzağına düştüm, avladı beni, yakaladı, yardım(!)
...
Ayağa kalkıp silkinip gülme efektini uzatabildiği kadar uzatır, kasetten cızırtılar gelene dek, bu arada teyp alev almıştır, tabi kendinden geçmiş kahramanımız durumu ancak duman kokularından algılayabilmiştir(nokta)
...
Hay Allah,
Emre Bey inanın garip bir egonuz olduğu fikrine kapılmaya başladım.
İslam'ın laiklikle bağdaşmayacağını düşündüğümü ve sonrada bir tuzağa düşüp sanki böyle bir "itiraf"da bulunduğum havasımı vermeye çalıştınız gibi mi?
Yoksa İslam'ın laiklikle bağdaştığını ifade edebilmem için bundan daha NET olabilir miydim?
O tanıdığınız Müslüman arkadaşlarına bir sorun bakalım laiklik derken Bekir Bey'in tabiriyle oximoronların laikliğinden mi bahsediyorlar.
Kesin öyledir.
Eh, yurdum insanına demokratik bir laikliği çok gören JAKOBEN LAİKÇİLER yüzünden laikliği yanlış anlamış bazı insanlar olabilir,
...
Kimin tespitiydi, nerede okumuş veya duymuştum hatırlamıyorum ama güzel bir tespit vardı, belki de bu sitede okumuştum; şöyleydi mealen:
"Ülkemizde laiklik nedir sorusuna bir ilkokul öğrencisinin vereceği yanıt ile bir aydın, yazar vs.'nin verecei yanıt arasında pek fark yoktur. İkisi de sonunda şöyle bir tarif yapacaklardır:'Laiklik din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır.'."
Evet maalesef
Durum böyle
-Şimdi kastırıp farklı tanımlar bulursunuz bu gazla-
Ben de onu diyecektim aslında
Laikliği gerçekten bir derinlemesine tanıma kavuşması lazım
Ta ilkokul yıllarından beridir hep söyleriz "Laiklik din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır(nokta)".
Tanımlayalım diyenlere de hep kızarız, kızarlar, kızdı...
...
Ha konu dağıldı yine Emre Bey,
Ne olacak şimdi de
Arşimet edasıyla
"Nihayet söyledin, laiklikle İslam bağdaşır diye"(Emre Ünver)
atladınız sözüme???
Bağdaştıramamam mı gerekiyordu
Kusura bakmayın, afedersiniz, bir daha ki sefere inşallah(!)
Yoksa sizden feyz alarak bu görüşe geldiğimi mi sandınız(?)
NOT:Aslında Emre Bey'in burada """nihayet""" sözcüğünü kullanması da gereksizdi çünkü zaten bir Emre Bey'e verdiğim ilk karşılıkta Emre Bey'e nihayet dedirtiren fikrimi yani "İslam laiklikle bağdaşır"ı ifade etmiştim; neyse Emre Bey ya ilk yorumumu anlamadı, ya bir önceki kendi yorumunu anlamadı, yada beni faka bastırdığı havası vermeye çalışarak 2. cinlik vakasına imza attı vs. vs.
...
Şey bir not:
Demişsiniz ki:
"Ilımlı İslam'a karşı oldugumu hangi yazımdan çıkardınız? Gösterirseniz memnun olurum. "(Emre Ünver)
Bekir Bey ılımlı İslam'la ilgili soruyu sizin ılımlı İslam'a karşı olduğunuzu düşündüğünden sormadı sanırım. Hatta böyle düşünmediğinden sormuş olabilir; kuvvetle muhtemel.
Bence sizin tabirinizle kıvarmayı bırakın...
Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: December 29, 2007 9:34 PM
Ayrıca,
Bundan önceki son yorumumun sonlarında
şey bir not diye başlayan yere bir ilave
Hatırlarsanız Emre Bey size Mustafa Bey'in yazıların okumadan yorum yazıyorsanız büyük ayıp ediyorsunuz demiştim sözümü geri aldım
Şimdi iki mislini söyleyeceğim
Sanırım siz kendi yorumlarınızı da okumadan yorum yapıyorsunuz
Bakın ne demişsiniz:
"Bu arada benim açımdan elbette ılımlı İslam olmazsa daha iyi. Ama ne yapalım. Halkın dediği olur. "(Emre Ünver)
Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: December 29, 2007 9:43 PM
Emre Unver Bey, Hulagu Han ve mawy Tumkmenistanli ile halledin meseleleri daha uygun olur kanimca. Benim buradakuilere salak sdedigim dogru diil. Sadece salak olanlara dedim.
Bazi provokatif buldugum yorumlara cevap yetistiriyorum diye her zirvaya cevap verme zorunlulugum oldugunu nerden cikardiniz? Hangi konuda fikrimi merak ediyorsaniz bu sitede aciklamisimdir on defa her birini. Ulasabiliyorsaniz benim blgda da var. Kendinize guveninizi taktir ettigimi de ilave edeyim de fazla negatif olmasin. Kusura bakmayin yorumlarinizin cogunu okuyamadim ama burada ABD-Ilimli Islam vb konularinda yazdiklariniz olcu ise (ki olmalidir, ayni zihnin urun nihayetinde; her ne kadar bizim OSS'de ezberin rolu varsa da ABD universiteleerinde nakli bilgi degil "Aptitude" (kaabiliyet" olculur). "Sosyal psikoloji literaturunu" bilem ne literaturu slogani, form paragrafi ile konusmayin benimle. Benim Goglelayacagim seyleri niye sizden dinleyeyim ki? Yarin yazili mi var? Ozgun fikir, baska ywerde bulamayacagim kendi kelimlerinizle analiz nerde benim guzel bilmci kardesim? ? YOK'un guzide egitim kurumlari mamulu oldugunuz ortada. Bir zamanlar Ataman Ertugrul vardi burada (simdi Hulagu Han olarak reinkarnasyon yapan). Gider ateist forumdan kes yapistir yapardi da bazi arkadaslar haril haril cevap yetistirmeye calisirlardi.
Noktalari birlestirme metodumu bilirler buranin bazi mudavimleri. Genelgecer bir yontem degildir. Mesela bir kimsenin ateist olmasindan laikci oldugunu cikramamam (gercekten ateist ise -yerli ateistler aslinda cogunlukla degildir). Ama beni hic yaniltmadigi konular vardir:. Ornergin bir kimse laikci ise (simdi bana laijkci diil laik falan cekmeyin; ardaki fark bilimsel, siyasal, hukuki boyutlari ile bu sitede de baska yerlerde de vuzuha kavustu):
1. Evrimcidir
2. Baticidir
3. Bu gunlerde Bati dusmanidir (cunku ozbeoz muttefikleri Bati onlara ihanet etmistir; onlari kayitsiz sartsiz desteklemeli idi)
4. Bati'yi tanimaz; Sadece boyali medyanin millete yutturdugu, demokrasi, cogluculuk, farkliliga tolerans, din gibi evrensel, ozgurlukcu, manevi degerlerden arinmis, yuzeysel, zevkperest bir Bati tahayyul eder.
Kafasindaki Batili tipolojisi o kadar yuzeysel bir fikr-i sabittir ki, Batilinin esmeri dahi makbul degildir. Del Bosque gibi saygin bir calistiriciya "Yenikoy kasabina" benzedigi icin saygi gostermez.
5. Gavura "ben de sizdenim" diyebilmek icin cok komik durumlara sokar kendini; oysa o gavur kendisine tapmayan, vakur , kendi degerlerini koruyan Musluman Turk'e cok daha saygilidir; ondan nefret etse dahi.
6. Demokrasiden nefret eder. Cunku aneorobik bakteri icin hava ne ise ozgurluk onun icin ayni seydir. Varligini, edinebildig mevzileri bu sahte degerler ortamina borcludur; onunla gecinir. Devami varolus zaruretidir.
Bunun icindir ki:
Imam hAtipliler universiteye alinmasin
yesil sermaye sirket kurmasin'
ABD'de de okumasin; Avusturya da da. S. arabistan'da okusunlaer; nasil olsa molla der denklink vermeyiz derler. Bas ortusune bisi demiyoruz ama ev temizlikcimiz kalmalari sarti ile derler (Demezler ama IQ'lari dusuk oldugu icin zihinlerinin transparan oldugunuun farkinda degillerdir).
7. Bilimi dillerinden dusurmediklerine bakmayin aslinda bilim uretecek "aptitude" olsa da "attitude" sahibi degillerdir. Yasakci, sinirlayici, rejimantasyon zihniyeti mamuludurler.
8. Yerli oryantalisttirler. Kendilerine guvensizliklerini karli gordukleri entitelere kendilerini ulamak sureti ile hallettiklerini sanirlar. Mesela adlari Mine Kirikkanat ise; kisisel kaabilyetleri ve failetleriniz ile bir yere gelmeyeceginiz garanti ise Fransiz oluverir , kendi ananiz baciniz teyzenize "killi, uzun kollu kisa bacakli, kicini denize donmus, balimk yemiyor biz Fransizlar gibi danalari otlarda yayiliyor....domz yavrulkari.." gibi iltifatklar yapmak suretyi ile hem Fransiz , hem laik, hem entel oluverirsiniz. Ama Rene bunu taktir etmez.
Ya da adiniz Bekir Coskun ise ve Urfaliyasaniz ezelden, pis katrnini kasiyan adfam der; bir de Fransiz manita bvuklur beyazturk, bilimxci aydin vs oluverirsiniziz.
9. Batlilasma, cagdaslaSMA, modernlesme hatta "bilim ve akil" olcutleri mutlaka cinsellik veya genel de zevkperestlik iceririr.
10. Iktidarlatrini korumak icin her yol mesrudur...
.. Liste uzar zaman SINRLI. Necdet SEn cok daha guzel taerif eder bu karakterleri. Saniyorum Derkenar adinda bir sitede yaziyor.
Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: December 29, 2007 10:54 PM
The Big Bang, cozmik inflation, yerli sermaye yaratma telaşı...ağır ol gerçekci ol oligarşiye razı ol...oligarşi içi kavgalar/zorunlu evlilik durumu...çetrefilli dönemler/"goministler cami bombaladı" lar, oligarşinin en mutlu günleri...dadaaaa 12 eylül..."hani biz evliydik"ler, bol bol baskı,bir bundan 10 şundan dövelim keselim, baskının içselleşmesi, daha fazla çarpık kapitalizm - ver gazı götür malı, liberal ala turka, booolca türk-islam sentezi, fikirlerin kapkaç a bozdurulması, biraz savaş biraz sivil faşizm,yine oligarşi içi sürtüşmeler...tüm bu süreç sonunda memleketin her yerine nüfus etmiş zihinsel bir pespayelik...bir yandan derdini anlatamıyacak kadar zihinsel/fikirsel zenginlikten yoksun entel-dantel-şanzelize takımı, diğer yandan sürüsüne bereket - adam öldürdükten sonra "türk ve islam güneşi deee.." diye türkü böğüren fikri cüzzamlı şeyler...En akıllımız "akıllı tasarımcı" en laiklik yanlısı devletçi/diyanetçi/postalcı, en solcumuz yok, en özgürlükcümüz türbancı-YÖK pek sorun değilci.
Bu adam öldürenler bu zihniyetten, bulamaçtan geliyor. Ama sizin içinde beslendiğiniz, fikir geliştirdiğiniz, hareket ettiğiniz uzam/atmosfer ün kökleri de buralarda Mustafa bey. Okullarda zorunlu din dersleri, türk-islamcı devlet ideolojileri, bilim dersinde yaratılış okutmalar, polis eşliğinde basılan yurtlar, dövülen öğrenciler, korunup kollanan tetikçiler..tüm bunları görmemezlikten gelip olaylarda "müslüman" lık adı geçiyor diye karşı çıkmak "zorunda kalmak" ile çözülecek şeyler değil bunlar. Koca bir bataklığın içinde yürürken paçalarımızı temizlemeye çalışmak gibi birşey öneriyorsunuz. Bataklığı görmek lazım asıl.
Büyük resme bakmak gerekiyor Bekir bey, noktalar daha kolay birleşiyor...
Yazan: sinan Tarih: December 30, 2007 11:42 AM
Fatih Yüce kardeşim;
Valla bundan sonra sana bir şey demeyeğim. Karışmıyorum artık. Sen de rahat ben de rahat. Öpüyorum yanaklarından.
Bekir Yıldırım;
Hala yazılarımı okumadığınızı söyleyip pişkin pişkin buradaki ölçü ile yazılmış olabileceğine kanaat getiriyorsunuz. Yorumsuz...
Sosyal psikoloji falan demişsiniz, sonrasında bir şeyler daha söylüyorsunuz. Ama anlaşılmıyor. Sanırım konuyu dağıtmışsınız.
Ayrıca size cevaben yazdığım yazının çoğu kısmına cevap yazmamışsınız. Bu durumda bir diyalogdan söz etmek zor.
Kaldı ki yazılarınız (genelde de böyle midir) karışık. 'Net' diyebileceğim bir ifadeye rastlayamıyorum. Yani şöyle yorumlasam rahatlıkla yok öyle demedim, yanlış anlamışsınız diyebilirsiniz.
Noktaları birleştirme metoduna gelince... Sanırım yanlış işliyor! Saydıklarınız sizin 'önyargılarınız'. Sizin deyişinizle sizin 'ezberleriniz'. İnsanları kalıplara sokuyorsunuz. Şöyle şöyle düşünüyorsa şu konuda da şöyle bir fikre sahiptir. Tamamen öznel yargılar bunlar. Saydığınız onca şey dikkate dahi alınacak cinsten değil. Üzgünüm ama ezberlerinizi bozmanız gerekiyor Bekir Bey. Her şeyden önce insanları kategorilere sokmaktan vazgeçmeniz gerekiyor. Aksi halde yanlış düşünmeye devam edeceksiniz.
Ya da ne diyelim. Körler sağırlar birbirini ağırlar misali, sizleri rahat bırakalım.
Herkese saygılar ve sevgiler
Emre ÜNVER
Yazan: emre ünver Tarih: December 30, 2007 2:26 PM
gençlerimizi para verip kandırarak , müslümanlık savaş dinidir bizimki ise barış diye aldatanları mı savunacağız. sayın akyol bizi kafirlere yardım etmeye davet etmişsiniz. o kadar aptallaşmadık daha. bizim atamaız osmanlı bunlarla cenk eylemişken bizler papazların gençlerimizi aldatmasına çanak mı tutacağız?? sayın akyol bir ara bazı diyalogcu cemaatler papaya "gizli müslüman" derlerdi, nasıl gizlilikse cemaateeki en uyduruk adam bile biliyor:)) sizde gizli papaz ya da pastör olmayasınız!
Yazan: ferit vural Tarih: December 31, 2007 12:52 AM
Evet eksik ayaklarda tamamlanıyor,
Bu yazı harika...
Yazılan yorumlar adeta yazıyı ispata çalışıyor.
Bence eksik ayağı tamamlayan yorum Sayın ferit vural'dan gelmiş.
...
Sayın ferit vural,
"gençlerimizi para verip kandırarak , müslümanlık savaş dinidir bizimki ise barış diye aldatanları mı savunacağız. "(ferit vural)
demişsiniz.
Fakat bizzat bu sözleriniz belki "müslümanlar savaş dinidir" diyenler için bir propaganda aracı olabilir.
Ben açıkçası para verilerek hristiyan yapılmış veya yapılabilecek bir Müslüman genç tanımıyorum.
Onlar kandırıyorsa siz de eğiterek, daha iyi eğiterek önleminizi alın.
Misyonerlerin somut yasadışı faaliyetleri olmadıktan sonra demokratik, laik, hukuk devleti olduğu iddiasındaki Türkiye ve Türk insanı misyonerlere tahammül edebilmeli,
(Ha laik, demokratik, hukuk devleti olduğu iddiasında Türkiye bunların çok zaman aksini göstermedi mi(laikliği laikçiler, demokrasiyi demokrat olduğunu iddia edenler, hukuku da bizzat hukukçular katletmedi mi bu ülkede)? Evet bu da başka bir konu ya neyse)
Hele dindar Müslümanlar daha fazla tahammül gösterebilmeli
Yoksa Avrupa'da İslamiyet'i anlatmasını nasıl savunabilir?
...
Ha misyonerlerin haklarını savunmalı derken ben buradan şunu anlıyorum:
git misyonerlere yardım et DEĞİL tabiki
fakat misyonerlere yapılan haksız hukuksuz baskı ve saldırılara karşı misyonerlere yardım etmeliyiz
Mazlum bir kafir de olsa Müslüman onun hakkını savunmakla ödevli.
Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: December 31, 2007 11:31 AM
Hatirlarsaniz "din elden gidiyor" feryadi da "yabancilar ulkemizi satio aliyor" gibi
Rahsan Ecevit'e aittir; ve yabanci, misyoner dusmanlari da cogunlukla dindar kesim degil Bati'dan cok Batici cagdas, laik kesimden gelir.
Danistay saldirisi, HirantDink cinyeti, Malatya cinyetkleri, rahiplere uikastlerin hepsinin altindan cikan karakterlerin ya ulusalci ya millyetci cetelerle
ve devletin icinde kumelenmis karanlik devlet diyebilecegimiz gayri-mesru olusumlara baglantilari tesaduf degildir.
Gosterdikleri Hiristiyanliga karsi bir Islami refleks degil. Onlarinki uzun zamandir muzdarip olduklari kendine guvensizlik ve bunun yarattigi "cerde disarda herkes dusmanim; kontrolu kaybediyorum" paranoyasidir; Kuzey Kore yonetimine benzer bir ruh hali.
Dindar Muslumanin misyonerlerden korkmasi icin bir sebep yoktur. Bunlarla konustugunuzda entellektuel, manevi kalibrelerinin pek te yuksek olmadigi ve kendilerine cekebildikleri bir avuc gencin de cogunlukla tashsilsiz, fakir ve ozellikle etnik ve mezhebi azinlik gruplarina ait olduklari gorulur. Evet biorcok fakir ulkelerdem bolgelerde insanlarin sefaletlerini, baska yerlerde ise Bati'daki sekuler, serbest hayat
stilinin cazibesini kullanarak (zaman zaman da Bat'li ile ecvlenme olray goc umidi gibi spesifik cazibeler kullanarak)sempatizan bulduklari gercektir. Bircok Evenjalik Protestan orgutlerin misyonerleri icin verdikleri egitime goz atarsaniz bu metodlarin hepsinin kullanildigini gorursunuz. Ornegin ABd icinde bircok kilise Sikca "bekarlari tanistirma" partileri piknikleri falan duzenler. Ulkeye, hedef kitleye gore metod degisir.
Dindar Musluman'in talebi "bizi kisitladiginiza gore onlari da kistlayin" degil "hekese demokratik laik medeni bir toplumdan beklenenin otesinde Osmanli cocuklarindan beklenen inanisa
saygi ve ozgurluk" olmalidir. Misyonerler veya dini azinliklara nasil davranilmasi gerektigi konusunda Bati'yi baz alirsak bundan bu azinliklarin zararli cikcagi kesindir. Hele hele 11 Eylul sonrasi Bati dunyaasndaki Muslumanlarin maruz kaldiklari muamele goz onune alinirsa Bati'nin Turkiye'ye soyleyecek sozu yoktur. Ama "kotu misal emsal teskil etmez". Biz onlarin Engizisyonlarindan Holokostlarindan kurtulanlara kucak acmis bir ecdadin torunleri ve "Bir zımmîye zulmedenin... kıyâmet gününde hasmı benim!" diyen Peygamber'in ummetiyiz.
Devlet ve toplum ancak misyonerlik disi faaliyetler (ajanlik, diger 5. kol faaliyetleri) konusunda dikkatli ve uyanik olmalidir. ABD'de yasayan her Musluman'in FBI'da dosyasi vardir. Gecmiste CIA'nin pek cok ulkede misyonerleri Baris gonulluleri gibi sivil toplum orgutlerini faaliyetlerinde kullanmistir. Bunu takip etmek te devletin gorevidir. Bir yenilmislik kompleksi icersinde saldirgan tutum sergilemek yerine kendi dinimizi daha iyi ogrenip ogretmektir panzehir ve "gercek laiklik" istemek. Temel sorun olan demokrasi meselesi halloldugunda bu sorunlarin da Kurt sorununun da basortsu,. ozgur universite, ermeni iddialari meselelerinin de corap sokugu gibi cozuldugu gorulecektir.
Yani "her sey bir seydir" ve "butun yollar Tphane'ye cikar" ve birlesik alan teoisi sosyal hayat icin de gecerlidir.
Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: December 31, 2007 6:07 PM
Türkiye'de maalesef cumhuriyet dönemi ile başlayan sekülerleşme süreci ile ülke insanı din cahili bırakılmıştır. alfabe değişimi ile alimler cahil olmuş, elde olan dini kitaplarıda yeni nesil doğal olarak anlayamamıştır.islam akidelerini öğrenemeyen insanımızız elinde belirli bir ölçü kalmamıştır. dini hükümlerde herkes kafasına göre yorum yapmaya başlamış, bana göre bu hiç mantıklı değil günah olamaz diye çeşitli mantıklar geliştirilmiştir. kendisine müslümanım deyip de 32 farzı bile sayamayan insanların sayısı şuan da ülkemizde ne çoktur! cahilin dini olmaz hesabı namaz yaşlıların kıldığı ibadet haline gelmiş dahası müslümanlık namına insanımızda çok birşey kalmamıştır. şimdi şunlara bakalım, malum bir diyalogcu gazetede "hristyanlarla amentüde biriz" demek küstahlığı gösterilmiştir. din cahili insanımız kendi amentü esaslarının ne olduğu bilmediği için "aaa demek öyleymiş" demekle kalmış ve böylece hristyanlık 2. hak din gibi sunulmaya başlanmıştır. Burada amaçlanan hristyanlığın da islamiyet gibi hak din olduğu yalanını insanlara aşılamaya çalışmaktır. Böylece din cahili olan gençler iki din farklı yollar kullansa da, sonuçda ikiside Allaha doğru bir şekilde ulaşıyor diyeceklerdir. o zaman ben hristyan olarak tanrıya ulaşmak istiyorum diyenlerin sayısının hiç azımsanmayacak oranda olacağı oldukça açıktır. çünkü hristyanlık tam bir dünya dinidir , ahireti de kurtarıyorsa tamamdır o zaman. gençlerimiz için fevkalede cazip bir seçenek olacaktır bu. bunun için diyalogcu cemaatler kime hizmet ettiklerini iyi düşünmeliler. kaldı ki bu cemaatlerde de din bilgisi verilmemmekde. o cemaatlerde kalan gençler islam akidelerini maalesef öğrenemiyor. isterseniz gidin malum diyalogcu cemaatlerde kalanlardan bir kaçına sorun 32 farzın neler olduğunu. en basitinden tahrimen mekruhun ne olduğunu sorun bakalım, 24 saat aynı kitabı okuyan gençlerimizden kaç tanesi cevap verebilecek bu kadar basit sorulara.
ayrıca, misyonerlerin masum hristyan gibi gösterilmelerini de asla kabul etmiyorum. kendi işinde gücünde olan hristyan vatandaşlarla sürekli çeşitli entrikalar üreterek din cahili insanımızı kandıran misyonerlerin aynı kefeye koyulamayacağı açıktır. bakın bir yöntemleri nasıl. insanlar derki tek Allaha inanan bir müslümanın hristyan olması mümkün değildir çünkü onlar da üçüleme var.Ancak bizzat şahit olduğum bir olayda misyonerler nasıl anlatıyor üçleme innçlarını bizim gençlere : sevgili gençler islamiyette nasıl Allahın zati ve subuti sıfatları varsa aynı şekilde bizde de vardır.Bizlerde sizin gibi tek Allaha inanırız. Üçlemeye gelince bunlar Tanrının sıfatlarıdır. Oğul ve kutsal ruh tanrının zati sıfatlarıdır. yoksa oğul ve kutsal ruh ayrı birer tanrı değildir.
Tabii buna masum misyonerlerden masum yalanlar diyebilirsiniz ya da inanadabilirsiniz. Ama unutmayalım "Allah katında tek din islamdır"(Ali imran suresi)
Ayrıca burda şunuda belirtmekde yarar var ; yukardaki ayeti kerime önceden cumalarda hutbe esnasında imamlarımız tarafından okunurken artık bu çıkartılmıştır. Yani okunmuyor. neden acaba??
Yazan: ferit vural Tarih: December 31, 2007 11:17 PM
bu yazım konu ile alakalı değil ama Bekir L. Yıldırım beyin sitesinin mahkemece kapandığını görünce yazmayı uygun gördüm. İsterseniz şunları yaparak telekom tarafından kapatılan sitelere erişebilirsiniz : http://anonymouse.org/ adresine girip "english" linkine tıklayıp açılan sayfada istediğiniz internet sitesinin linkini http ile başlayan alana yazaıp entere tıklarsanız yasaklı sitelere erişebilirsiniz. bilmem bu yayınlarınır mı ama sitenin yasaklı olduğunu görünce üzüntü duydum ve erişim hakkımıza başka bir yöntem kullanarak ulaşabileceğimizi belirtmek istedim.
Yazan: feritvural Tarih: December 31, 2007 11:49 PM
Tesekkurler Ferit Bey.
Asagidaki yorumu daha once de denemistim faKA tahmkin ediyorum "link polisi" bana zit gidiyor :(
Belki bu defa insafli tarafina gelir veya Mustafa Bey biraz daha gevswek davranmasini soyle Akismet Amca veya muadiline.
-----------------------------------
Siteme ulasmak isteyip karsilarinda “"Bu siteye erisim mahkeme karariyla engellenmistir.
............."
yazisini bulan okurlar icin: Konu benimle ilgili degil bir Edip Yuksel -Adnan Oktar (Harun Yahya) kavgasi ile ilgili ve tum Wordpress sitelerine Turkiye'den erisim icin gecerli.
Pek cok kimsenin kullandigi kolay alternatif ulasim yollari:
1. Að baðlantýlarý’ndan Ýntenet’e baðlandýðýnýzýn Að baðlantýsýný sað týklayýp “özellikler” ardýndan Genel Sekmesinde Internet eriþim kurallarý (TCP/IP) Özellikler Son olarak “Aþaðýdaki DNS sunucu adreslerini kullan” týklayýp verdiðimiz numaralarý girin Baðlantýnýzý yenileyin (Yerel Að Baðlantýsý ikonuna sað týklayýp, “Onar” derseniz de olur.)
208.67.222.222
208.67.220.220 (Bkz. http://www.opendns.com/)
Ya Da:
Þu siteyi týklayýn..
Yazan: Anonymous Tarih: January 2, 2008 11:23 AM
Sanırım şimdiye kadar ılımlı İslam'ı tarif edebilecek bu düzeyde "yüksek" bir entellektüel birikim(!) ortaya çıkmamıştı.
M. Fatih Yuce
Fatih Bey
basit ve uyduruk kavramlari, din icinden din uretilerek, hasta ideolojiler dogrultusunda egitimsiz insanlarin inanclarini somurerek kendi menfaatlerini beslemeye calisanlarin uydurmus olduklari bu basit kavramlari tarif edebilmek icin "yuksek bir entellektuel birikimden" ziyade vicdani hur, fikri hur yetismek ve hayatta gercek mursit olarak akli ve bilimi izleyen bir sahis olunmasi gerekir. Aksi taktirde bilgi duzeyiniz ne kadar yuksek olursa olsun, ancak ipleri baskalarinin elinde olan bir kukladan baska bir sey olamazsiniz.
Yazan: gunka Tarih: January 3, 2008 7:52 AM
Tabi bilimi kesin izlemeli sayın gunka.
Da gelin ben bir geyik yaptım şimdi de durumu kurtarmak için "bilimi izlemem" lazım deyin olsun bitsin ha,
Kendimizi yormayalım.
Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: January 3, 2008 1:53 PM
Bu yazınızı okuyunca hayal kırıklığına uğradım desem yeridir. Bilim konusunda yaptığınız saptamalar beni düşündürmüştü. Ama aynı şeyi bu yazı için diyemeyeceğim. Bu yazıdan sonra şunu söyleyebilirim. Yazınızın beklentileri konusunda yalnız kalacaksınız. Bu asla gerçekleşmeyecek. Çünkü aslında sorunu mal etmeniz gereken kişiler yine müslümanlar. İçinde faşizm damarının bulunması, infazları(!) yapanların laik(!) olması - bu önerme gerçekten çok talihsiz bir önerme- o damarın dinden kaynaklandığı gerçeğini değiştirmez. Ama adil davranmak adına size düşeni de hatırlatmak isterim:Unutmayın ki ahlaki olmakla en çok yükümlü olan insan mefhumlarından biri dindir. O yüzden dinin bu konuda zaaf yaşıyor oluşu, kirin halının altına sokulmasını gerektirmez. Tartışmaktan eleştirmekten korkmamalıyız. Din cidden ahlakiyse eleştiriden korkmamalıdır.
Yazan: Füreya Tarih: January 3, 2008 4:55 PM
Fureya Hanim,
Mustafa Bey artik cevap yazmayacagina gore, ben yapayim bu isi musadenizlwe (hayir, onun adina degil kendi adima).
Sofistike bir arguman, her ne kadar bu tur eylemlere girisenl;erin kimlikleri ukusalci, millyetci Turk-Islam sentwezcisi vb. olsa da motive eden "damarin" Islami olusu argumani. Yuzeyce bircogumza makul gelebilecek bir arguman, oyle ya neticede misyoner-diger din-gavur-Islam iliskisi kurmak zor degil.
Ama yukrdaki yorumumda verdigim "din elden gidiyor" ve "memleket yabancilara satiliyor" figanlaribnin sahibi ayni zamanda "Cumhuriyet elden gidiyor", "irtica hortladi.." sloganlarini n sahibi Rahsan Ecvit oldugu versi uzerinde kafa yorarsaniz bu "damar" teaspitinizin pek isabetli olmadigini gorursunuz.
Bazi insanlar tuttuklari takim icin adam oldurur; ona bunu yaptiran "damar" futbol degildir. Hatta futbol takimi da degildir. Damaqr onun karakterinde var olan ve muhtemelen ait oldugu cetem, grup ne ise cevrede mesrulastirilan, kutsanan degerlerdir.
Biz universiete iken gercek gibi anlatlirdi; ben fikra degilse abartili oldugunu farzedeyorum):
-Malatya'da ulkuc gencler Ramazan'da acik lokantalara girer, yemek yiyenleri doverler imis. Sonra da kendileri otuup karinlarin doyururlarmis. Birileri bu ne perhiz.. dediginde cevap hazirmis:
_Ac karina adam dovmek kolay mi?
-------------------------------------------
Bicok ulsalci ceteler, hem kadin ticaretinden, eroin ticaretine, kalpazanliga, silah kacakciligina ve darbeye kadar her turlu ise girerler hem de Kur'an'a el basarak yemin gibi rituelleri de vardir. Burada da birilerinin eylemlerini "islami damar" la iliskilendirmeden once bu kisilerin kimligi, Islam ile ilgi derecesini incelemek lazim.
Turkiye'de ilk bakista "islami damar" etkisi var gibi gozuken pek cok vakiada aslinda hic te Islami olmayan guduler, motifler, planlar ve mihraklarin rol oynadigi gorulmustur, Aczimendiler, Fadime Sahinler, Hizb-ul Kontra, Danistay Cinyeti (ve uzerine baliklama atylayan sonra katilin baglantilari asker, cete iliskileri ortaya cikinca sus pus olan Cumhuriyet, Tansel Colajani and Co. vb).
Gerek bu ceteler, gerek Rahsan Ecevit, diger ulsalcilar, millyetciler irkcilar gibi bircoklarini harekete geciren damar bir paranoya damaridir. Etraf ';ic ve dis dusmanla kapli; dost yok; kusatildik; kontrol elden gidiyor' korkusudur. Burada "din" veya belirli bir ilke , degerin korunmasi "muhafazakarligindan" cok "otekinin" "biz" i altetmesi korkusu ve kokeni tarih dayanan, Cumhuriyetin idelojisi ile resmilik kazanan yenilmislik kompeksi var.
Iki tane lise mezunu misyonerin "gavur" olmasi ve disarda birileri tarafindan gonderilmis olmasi hasabi ile kendisine otomatik bir ustunlugunun oldugu, gonul yolu ile kazanmasinin mukun olmadigi kompeksidir problem olan. O dusmandir, kotudur ve siddetin disinda bir sekilde onu alt etmesi mumkun degildir. Budur halet-i ruhiye. Bundan Islami sorumlu tutarsaniz korkarim bizim doktorlarin sikca yaptigi gibi hastayi candan edersiniz. Yeteri kadar uzattim; alakasiz gibi gozuken ama bahsettigim paranoid, yenilmislik psikolojisine vurgu yapan bir ornek daha vereyim:
Rize'nin bir koyu AB tarafindan verilen 370 bin euro prioje yardimini reddetti.
Ama sonradan ikna oldular geri istediler. Iste umit isigi burda: Dinamik bir toplumuz; dusunuyoruz, yeniden tyorumluyor, yanligilarimizi tashih ediyoruz, Yavas yavas ta olsa.
Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: January 3, 2008 8:14 PM
Mustafa Bey bütün yorumlar arası tartışmalardan ne yazık ki yazdıklarınızın bir temenni olarak kalacağı havası çıkıyor bence. Müslümanlar Misyonerlerin hakkını savunma gereğini, kavrama olgunluğunda değiller ve çok ama çok zaman gerekiyor gibi. Çünkü yazdıklarınızı destekleyenlerde bol AMA soslu laf salataları yapıyorlar, birkaç samimi yaklaşımda (mustafa fatih Bey gibi)o baskının altında kalıyor ve kaynıyor. Ve tüm tartışmayı yine Bekir L. Yıldırım'ın komplo teorilerinden temelini alan paranoyaları yönetiyor.
Yine sitemizde Türkiye'de Hıristiyanlık söz konusu olduğunda değişen bir şey yok :)
Yazan: gökhan talas Tarih: January 16, 2008 11:51 AM