« ‘Mahalle Baskısı’ Devlet Baskısını Aklamaz | Ana Sayfa | Dini Siyasete Karıştırmanın Faydaları »
October 8, 2007
Başörtülüler Daha Az Vergi Ödemeli
[8 Ekim 2007 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
Şu sıra üniversitelerdeki başörtü yasağının kaldırılması gündemde. “Olağan şüpheliler”in hep birlikte uyguladığı “tama saha pres”in işe yarayıp yaramayacağı ve dünyada eşi-benzeri bulunmayan bu yasağın sürüp sürmeyeceği belli değil. Ama eğer sürecekse o zaman bir başka hukuki düzenleme yapılması, başörtülü vatandaşlara vergi indirimi getirilmesi lazım.
Nedenini anlatayım. Malum, “devlet” dediğimiz organizasyon, vatandaşların ödediği vergilerle finanse edilen bir yapı. Demokratik rejimlerde ise bu verginin meşruiyet kaynağı, devletin vatandaşlara hizmet götürüyor olması. Devlete vergi veriyoruz, çünkü o da bize bunun karşılığında güvenlik, altyapı, sağlık, eğitim gibi hizmetler sağlıyor.
İşte başörtülü vatandaşlar açısından bu vergi-hizmet denkleminde bir problem var. Çünkü onlar da herkes gibi vergi ödemelerine karşın, devletin eğitim hizmetlerinden yararlanamıyor, bundan sistematik olarak dışlanıyorlar. İş bunla kalsa yine iyi. Devletin kimi üst düzey memurları, bu vatandaşları sık sık “mürteciler”, “karanlık odaklar” gibi laflar kullanarak aşağılıyor, hatta onları “iç düşman” ilan edip tehdit bile ediyorlar. Ama ne ilginçtir ki bu memurların aldığı maaşlarda, söz konusu başörtülü vatandaşların ödediği vergilerin de payı var. Yani bu yurttaşlarımız için günlük dilde “kendi paranla rezil olmak” diye tarif edilen traji-komik durum geçerli.
Aslında durum öyle garip ki, devletin bazı kurumları adeta vatandaşların sadece bir kısmının hizmetinde ve onları diğerlerinden gelebileceği varsayılan tehditlerden korumak için çalışıyor. Anayasa Mahkemesi eski Başkanı Mustafa Bumin’in geçenlerde Hürriyet’in manşetine taşınan “Türbanlı girer, başı açık çıkar” şeklindeki uyarısı, bu açıdan çok ilginçti. Sayın Bumin, eğer başörtülülere özgürlük verilirse, bu kez diğer öğrencilerin baskı altında kalacakları ve hatta kovulacakları uyarısını yapıyor ve yasağın sürmesini savunuyordu. Söz konusu “tehlike”nin ne denli abartılı olduğunu görmek için Türkiye’nin tüm sokak, cadde ve parklarına “türbanlılar”ın girdiğini, ama hiç birinden “başı açıkların” çıkmadığını hatırlamak yeterli. Ancak asıl enteresan nokta şu: Görünen o ki Sayın Bumin’in tek endişesi, başını örtmeyenlerin eğitim hakkı ve onların yaşayabileceği muhtemel bir “psikolojik baskı”. Ötekilerin hakkı ise, “psikoloji” filan şöyle dursun, mahkeme kararı ve polis zoruyla ellerinden alınmış durumda. Ama belli ki bunun hiç bir önemi yok…
Peki ama madem herkesin hakkı ve özgürlüğü aynı derecede önemli değil, o zaman neden herkes aynı oranda vergi ödüyor?
Bu soru, sadece vatandaşlar değil, devlet açısından da düşündürücü. Çünkü “mürteciler”e bu kadar soğuk bakan resmi makamların bizzat onların vergileriyle geçinmesi ahlaki bir çelişki gibi duruyor. Öyle ya, hiç yakışıyor mu güzide başkentimizin o pırıl pırıl, ip-ilerici kurumlarına “irticai sermaye” tarafından finanse edilmek?
İşte tüm bu gariplikleri ortadan kaldırmak için kanımca şöyle bir düzenlemeye gidilmeli: Devletin tüm vatandaşlara ulaşan hizmetleri için her mükelleften vergi alınmalı. Ama inançları ve yaşam biçimleri nedeniyle resmi hizmetlerden yoksun bırakılanlara “ikinci sınıf vatandaş indirimi” yapılmalı. Böylece onlar da kendilerine alternatif eğitim imkanları yaratmak için kaynak oluşturabilir, hatta “Devlet Tehdidi ve Aşağılamasına Maruz Kalan Yurttaşlar İçin Rehabilitasyon Derneği” filan gibi sivil toplum örgütleri kurabilirler.
Eğer bunları yaparsak, demokratik olmasa da nispeten daha adaletli bir sistem kurmuş oluruz.
Kuşkusuz daha iyi bir alternatif de var: Bütün bu saçmalıkları bir kenara bırakıp, tüm vatandaşların eşit ve özgür olacağı, herkesin “birinci sınıf insan” sayılacağı demokratik bir ülke haline gelmeye de çalışabiliriz. Umarım yeni anayasa bunun yolunu açar.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: October 8, 2007 10:49 AM



ağzı çorba kokanın, varlığı içine sindirilemeyenin, sıkmabaşlının iştah kabartan vergisinden vazgeçmek! sanırım bu, bir gün uyandığınızda bu ülkede herşeyin normale döndüğünü görmekten bile daha şaşırtıcı olurdu.
tüyü bitmemiş yetimin hakkına, alınteriyle ekmeğini kazananların iki kuruşluk kazancına gözdikenler, "devletin malı deniz" diyerek hayasızca "yediklerinde" nedense biryerlerde hep irtica tehdidi başgösteriverir.
bu ülke halkı sabırlıdır, gazete köşelerini işgal edip boş boş konuşmaz. cevabını gereken yerde ve gereken zamanda verir. mesela bir demokrasi dersi verdi geçenlerde, merak etmeyin, anlayamayanlar için beş sene de bir ders tekrarı yapılabilir.
Yazan: tuba m. Tarih: October 8, 2007 12:43 PM
bence isi buradan tutmamak lazım.
gecen bir yerde soylemistim,tekrar edeyim.
bankalarda batan 50 milyar'ın hesabını kimden soracagız.o zaman bende vergiden muafiyet isterim.benim paramı caldılar o adamlar.sonra benim odedigim vergi ile yıllardan beri kalkınamayan doguyu kalkındırmaya calısıyoruz.ben de hala kalkınamadım.bu vergilendirme olaylarını il bazına ingirdeyelim.herkes kendi kendine baksın.o zaman kimin kimden hesap soracagını,kimin kimden vergi indirimi isteyecegi belli olur.
Yazan: Bigalıoğlu Tarih: October 8, 2007 8:46 PM
Mükemmel bir yazı ve öneri mustafa bey. Böyle birşey olursa, yemin ediyorum içkiyi bırakacağım ve 5 vakit namaza başlyacağım. Daha az vergi vermek var ya işin ucunda.
Zaten şu anda dindar olmak moda, dindarlara allah "yürü ya kulum" diyor. Ne güzel işte.
Ne mutlu dindar olana.
Yazan: sawyer Tarih: October 9, 2007 5:54 AM
"Demokratik rejimlerde ise bu verginin meşruiyet kaynağı, devletin vatandaşlara hizmet götürüyor olması. Devlete vergi veriyoruz, çünkü o da bize bunun karşılığında güvenlik, altyapı, sağlık, eğitim gibi hizmetler sağlıyor."
.
.
Tamamen yanlis bir onerme. Vergi bunun icin odenmez. Vergi teorilerine bir goz atmanizi oneririm. Bu "hizmetten dolayi vergi toplama" anlayisi en gec 19. yuzyilda terk edildi diye hatirliyorum. Devlet sirket degildir; hizmet verdigi icin vergi toplamaz, devlet oldugu icin vergi toplar. Ironi yapayim dediyseniz o baska. Ama basortululeri savunmak icin boyle argumanlara ihtiyac yok diye dusunuyorum.
Yazan: ljl Tarih: October 9, 2007 7:15 AM
Tek kelime ile tebrikler..
Ancak bu kadar tarif edilebilirdi. Yukarıdakı yorum yapan kısılerden erkek olanları anlarım yasamadıkları seyler ıcın bu sekıdle konusabılırler. ama hanımları daha daha da anlarım ..cunku hoca bıle demıs "bana damdan dusenı getır" dıye..bizi ancak onlar anlar..diye..DAMDAN DUSMEMIS OLAN NE BILSIN..BIZIM ICIMIZDEKI HASARLARI.tabii ki beyfendi vergi konusunu baska bi noktayi belki bazilari baska acidan gorebilir diye yazmis. Ama bakıyorumda kımse gorememıs.
saygılar
Yazan: EMINE Tarih: October 9, 2007 10:54 AM
Geçen akşam yaşadığım bir olay bu devlete karşı duyabileceğim en küçük bir bağlılık hissini bile yok etti.
İftar vakti TEM otoyolunda gıdım gıdım akan trafikte gerilerden bir polis otosu belirdi. Mavi ışıkları yanıyor... Anons ile arkasındaki otobüse yol açıyordu. Benim arkama kadar geldiler. Ben bir süre yol vermedim. Plakamı anons edip "DERHAL" kenara çekilmemi istediler. Yanımdaki arkadaş ilerde çevirip bizi iki saat tutarlar, kesin de eksik birşey uydurup ceza yazarlar diyerek beni çekilmeye ikna etti. Ama inanın aklımda, hiç yoksa bir devlet görevlisine falan yol verdiğim düşüncesi vardır.
Yanımdan geçen ekip otosuna sordum, kime yol veriyoruz diye. Cevap vermedi. Biraz takip edip, bağırarak sordum. Cevap: Trabzonspor.
Benim ödediğim vergilerle, hayatta ilgelmediğim, zevk almadığım hatta nefret ettiğim bir spor türünün müsabakasına polis eskortu veriliyor ve bu eskort beni iftar saati yolumdan ediyor.
Neden? Bir sürü ön-insan bir stadta tepinecek, birbirlerinin analarına sövecekler... Onların güvenliği için ödediğim paralar bir tarafa bir de benim hakkım gasp edilecek.
Ve ben başım sıkıştığında 155'i arayıp, en az beş dakika hatta bekleyeceğim. Kapımın önünde düğün dernek yapıldığında, asker uğurlama törenleri için sokağım kapatıldığında, dev müzik sistemleri kurulduğunda polisten asla yardım alamayacağım...
Gelde devlet düşmanı olma....
Yazan: Taner AYAZ Tarih: October 9, 2007 10:57 AM
1-Burada getirilen öneri eğer bir nükte değilse, o zaman çok şaşırırım.
Bir kere başörtülüler daha az vergi ödesin derseniz, bir yığın insan sırf daha az vergi ödemek için başını örtmeye başlar. Bunu engelleyemezsiniz. Ortada zaten "inancı gereği türban takıyor" ve "hayır türbanı siyasal islamın sembolü olarak kullanıyor" polemiği varken; buna bir de "mali avantajlardan yararlanmak için böyle giyiniyor" polemiğini eklemiş olursunuz. Haa, bir de zaten herkes başını örtsün diye böyle bir argümanı ortaya atmış olabilirsiniz. Ama bu sonuncusunun kastedilen amaç olmadığını biliyorum.
2- "Devletin kimi üst düzey memurları, bu vatandaşları sık sık “mürteciler”, “karanlık odaklar” gibi laflar kullanarak aşağılıyor, hatta onları “iç düşman” ilan edip tehdit bile ediyorlar. Ama ne ilginçtir ki bu memurların aldığı maaşlarda, söz konusu başörtülü vatandaşların ödediği vergilerin de payı var. Yani bu yurttaşlarımız için günlük dilde “kendi paranla rezil olmak” diye tarif edilen traji-komik durum geçerli."
Bu argüman nesnel değil.
Çünkü devletin "kimi üst düzey memurları" sadece başı örtülülerin tepelerinde Demokles'in kılıcı gibi sallanmıyor.
Devletin
-aşiretçi
-tarikatçi
-bıyık saplantılı
-"müslüman" eşli
-ideolojik
-patolojik
kimi üst düzey memurları da var.
Yani bu devletin ideolojisi (her zaman söylüyorum) öyle sanıldığı gibi "seküler" ya da "laik", "seçkinci" ya da "oligarşik" değil.
Siz devletin ideolojisini, bu devletin kurucusu için yapılagelen seküler ritüellerle sınırlı sayamazsınız. Devletin ideolojisini önceki (ya da herhangi bir) sayın cumhurbaşkanının münferiden tayin edebildiği bir yapı gibi göremezsiniz. Bazı üst düzey askeri görevlilerin anlayışının aynen ve tamamen devletin ideolojisini oluşturduğu yanılgısına düşmemelisiniz. Ülkemizin rejiminin on yıllardır illiberal, ama son birkaç yıldır liberal olduğunu iddia edemezsiniz. Cumhuriyetin ilk on yılındaki bazı uygulamaları, sanki ülke her zaman öyle yönetilmiş gibi dile getiremezsiniz.
Bu ülke yalnızca başı örtülü bayanlar sebebi ile bazı insanların "kimi üst düzey devlet görevlileri"nce mütemadiyen mağdur edildiği kemikleşmiş yapıyı haiz bir ideoloji ile yönetilmiyor. Varsayımsal olarak yaklaşık 80 yıldır süren bir sekülerlikten söz ediliyor ama, nedense bu sitede Kürtçülük, Atatürk düşmanlığı, geri kalmışlık,aşiretçilik, tarikatçılık ve PKK terörü sebepleri ile mağdur edilmişlerin de var olduklarından hiç bahsedilmiyor.
Devletin menfi yönde kritik edilmeyi gerektiren bir ideolojisi varsa, onu sadece başörtülü vatandaşlarla ilgili mağduriyetlerden ibaret saymak tamamen doğru mudur?
Bu site gerçekten din, politika ve bilim üzerineyse; muayyen periyotlarla tek bir sorun aynı perspektifle dile getirilmemeli. Aksi takdirde, bu ortam dinsel, politik ve bilimsel olmak yerine ideolojik olmaya başlamış görünüyor.
Yazan: Kubilay Ant Tarih: October 9, 2007 11:02 AM
Geçen akşam yaşadığım bir olay bu devlete karşı duyabileceğim en küçük bir bağlılık hissini bile yok etti.
İftar vakti TEM otoyolunda gıdım gıdım akan trafikte gerilerden bir polis otosu belirdi. Mavi ışıkları yanıyor... Anons ile arkasındaki otobüse yol açıyordu. Benim arkama kadar geldiler. Ben bir süre yol vermedim. Plakamı anons edip "DERHAL" kenara çekilmemi istediler. Yanımdaki arkadaş ilerde çevirip bizi iki saat tutarlar, kesin de eksik birşey uydurup ceza yazarlar diyerek beni çekilmeye ikna etti. Ama inanın aklımda, hiç yoksa bir devlet görevlisine falan yol verdiğim düşüncesi vardır.
Yanımdan geçen ekip otosuna sordum, kime yol veriyoruz diye. Cevap vermedi. Biraz takip edip, bağırarak sordum. Cevap: Trabzonspor.
Benim ödediğim vergilerle, hayatta ilgelmediğim, zevk almadığım hatta nefret ettiğim bir spor türünün müsabakasına polis eskortu veriliyor ve bu eskort beni iftar saati yolumdan ediyor.
Neden? Bir sürü ön-insan bir stadta tepinecek, birbirlerinin analarına sövecekler... Onların güvenliği için ödediğim paralar bir tarafa bir de benim hakkım gasp edilecek.
Ve ben başım sıkıştığında 155'i arayıp, en az beş dakika hatta bekleyeceğim. Kapımın önünde düğün dernek yapıldığında, asker uğurlama törenleri için sokağım kapatıldığında, dev müzik sistemleri kurulduğunda polisten asla yardım alamayacağım...
Gelde devlet düşmanı olma....
Yazan: Taner AYAZ Tarih: October 9, 2007 11:09 AM
Yıllar önce televizyonda katıldığı bir programda (sanırım akıllı tasarım yada darwinizm konulu, geçmiş tarihli bir Ceviz Kabuğu programında) tanıma fırsatı bulduğum ve o günden sonra yorumlarını takip ettiğim Mustafa Bey. İçinde farklı düşünce tarzına sahip, farklı fikirlere sahip kişilerin de yorumlarının bulunduğu, seviyeli tartışma ortamı bulunan böyle güzel bir siteye vesile olduğu için tebrik ederim.
Yine güncel bir konu üzerinde güzel bir yorumda bulunmuşsunuz. Öneriniz her ne kadar nükte olarak kalacak olsa da bu nüktenizin, vergisiyle yaşadığı bu ülke vatandaşını hor görenlere hem özeleştiri yapmalarına, hem de vicdanlarında ve bunu sığdırabildikleri benliklerinde yeniden gözden gözden geçirmelerine vesile olmasını diliyorum. Hem 'mahalle baskısı' gibi bir yorumla vatandaşlarımızın önünde oluşacağını öngördükleri bir tehlikenin 'başörtüsü bağlamayı zorunlu -hissetme-' olmamasına uğraşarak bu insanların özgürlüklerini savunan, yine bu 'mahalle baskısı'na sebep olacağı 'öngörülen' vatandaşlarımıza çoğu zaman zorla temel eğitim özgürlüklerini ellerinden alma taraftarı olanlara bir özeleştiri için vesile olmasını diliyorum.
Yapılan kimi yorumlarda asıl konudan sapıldığını görerek üzülüyorum.
Bu tür ayrımcılıklara gitmek bizi bölmek isteyenlere, ülkemizi bölmek isteyenlere yarar; halbuki bu ülkede yine bizler beraber yaşayacağız, hak yemek bize yakışmaz.
Yazan: bora Tarih: October 9, 2007 4:04 PM
ne gariptir ki aynı ülkede haydi kızlar okula kampanyaları düzenlenmektedir.
Yazan: ahmettunaalp Tarih: October 9, 2007 4:05 PM
Devletin vergi toplamasinin sebebi, ister kamu otoritesi, isterse vergi karsiligi vermesi gereken kamu hizmetleri olsun mesele Mustafa beyin yazisindaki mantik ve farazi bile olsa haksizligi anlamak acisindan güzel bir kiyas ama eger bu bir farazi bir kiyas degil de gercek olsaydi acaba ödenmesi gereken vergilerde kisitlama mi yoksa tamamen kaldirilmasi mi gündeme gelirdi orasini vicdaniniza havale ediyorum.
Bu memleket kendilerini veya düsüncelerini "özel" zanneden bir gurubun mali degil, binlerce yillik tarihe sahip olan bu millete kimse iki günlük kaftan bicmesin, olmuyor oturmuyor.
Yazan: özkan Tarih: October 9, 2007 4:17 PM
Dinin nasıl bir sömürü aracı olduğunu Mustafa bey'in düşünceleri çok güzel ispatlıyor.
Tamam başörtülülerden daha az vergi alınsın. Ama önce bu ülkede din ticareti ve din geçici olarak yasaklansın. Bütün dincilerin, din bezirganlarının, tarikatların, şeyhlerin mallarına, süperlüks villalarına, tavuk ve yumurta çiftliklerine, mısır depolarına, fabrikalarına, uçaklarına ve gemilerine el konulsun ondan sonra kimden daha az vergi alınacaksa alınsın.
Nasılsınız Mustafa bey?
Hülagü TTT
Yazan: Hülagü Tarih: October 9, 2007 5:24 PM
"ne mutlu Türküm" diyemeyenlerin de daha az vergi ödemesi gerekmez mi?
Ayrica Alevilere de vergi indirimi yapilmali, toplanan vergilerle bir tek Sünnilerin ihtiyaci karsilaniyor.
Bir de büyük bir gayri-müslim indirimi düsünmek lazim zira onlar vatandas bile sayilmiyor çogu kez! (bkz Baskin Oran ile Kaboglu'nun basini derde sokan "azinlik raporu")
Yazan: Mehmet Yilmaz Tarih: October 9, 2007 6:53 PM
@Hülagü
Bildiğim kadarıyla o "dinci, din bezirganı, tarikat ve şeyhler" e gönül rızasıyla veriliyor o paralar, konuyla bir ilgisi yok.
Mustafa Bey'in vurgulamak istediği tüm vatandaşlarından vergi alan, onları askere alan devletin vatandaşlarının bir kısmını diğerine kayırması haksızlığı.
Yazan: VolkanS Tarih: October 9, 2007 9:41 PM
Eger bu teklif iki tarafli ise o zaman kaybeden siz olursunuz, kendisini özel zanneden bu camianin en kücük icraati (istismari) bankalarin hortumlanmasi yani dile kolay 54 milyar dolar, ya sizler nasilsiniz "beyler?"
Yazan: özkan Tarih: October 9, 2007 11:05 PM
arkadaşlar bu vergi örneği sadece onların haksızlığa uğradığını belirtmek için kullanılan bir materyal.
galiba yazıyı çok yanlış anladınız yorumlar ilginç geldide bana...
Yazan: sercan Tarih: October 9, 2007 11:47 PM
merhaba mustafa bey;
yazınız için öncelikle sizi tebrik ediyorum.isabetli bir buluş ve öneri...
demokrasi insan hakları özgürlüüüüüüüüüükkkkk diye bağırıyorlar;ama gelin görün ki kime/kimlere neye göre bu haklar veriliyor. 'mahalle baskısı'kavramı da son zamanlarda, bu konuda, üretilip üretilebilecek en saçma buluş kim bulmuş bi fikrim yok bunu ortaya atanı bilmiyorum ama çok mu düşündü sormak lazım... ya bu zamana kadar herkesden çok çalışıp emeğini parasını vaktini sadece ilim yapabilmek adına harcayan ve tek amaçları ailelerine ve ülkelrine faydalı olmak olan bu gençlerin üzerindeki baskı, yaşadıkları psikolojik bunalımlar... kimsenin umrunda değil bi de lafa gelince her görüşe saygılı inançlara saygılı düşünce özgürlüğü diye bağıran insanlar sanırım sadece müslüman halka gelincebunları unutuyorlar.. ya bu resmen biz onları insan yurduna koymuyoruz demektir fakat askerde şehit olurken gençler sormuyorlar bunların annelerinin kardeşlerinin başörtüsü var mı... ve bunun gibi sizn de vergi olayında da değindiğiniz gibi daha bir çok meselede ayrım yok (sözde yok özde ne oluyor bilen yok)ama insan haklarına vatandaşlık haklarına gelince...
Yazan: ebrar Tarih: October 10, 2007 12:41 AM
ah ah ah, ne kadar çok baskı yapmışlar sizlere, bezmişsiniz belli ki.
Şahsen türbanın birçok yerde yasak olmasına karşı olduğumu belirtmek isterim. Fakat bunun aktif mücadelesini vermekten çoktaan vazgeçtim. Neden mi?
"Arkadaşıma dokunma" anlayışını bu çevrelerde hiç göremediğimden dolayı. Bu ülkede nice insanlara nice zulümler yapılmıştır ve hala yapılmaktadır. Kendi sorunları dışında özgürlükçü ve demokratik tavırları olmadığı maalesef hiçbir zaman. Hala da böyledir.
Zamanında YÖK e karşı çıkarken yerlerde dipciklerle dayak yiyen gençlerin hakkını savunma noktasında bu arkadaşlardan hiç ses çıkmamıştır örneğin. Şimdi ise hepsi YÖK düşmanı. Ama nedense üniversite özerkliği, üniversitelerin demokratikleşmesi için herhangi bir ciddi çabaları yok. Varsa yoksa türban. Bi arkadaş yukarıda yazmış, bu ülkede vatandaş bile saılmayan insanlar var diye. Ben şahsen kamu hizmetlerinden hala faydalanamıyorum, son durum nedir bilemiyorum! 89 da çıktım 6 yıllık cezaevi sürecinden sonra ama "ceza" hala devam ediyor... Kıbrıs da hak ettiğim gazi maşımı alamıyorum herkes alırken. Ve Çocuklarım da cezalandırılıyor. Beni bırakın, benim 3 çocuğumdan hiçbirisi polis olamıyacak, askeri bir kariyeri olamıyacak (olmasın zaten de..) memur da olamıyacak kolay kolay, devlet yönetiminde önemli bir göreve yırtınsa dahi gelemiyecektir. İlla Ermeni olmak gerekmiyor bunlar için. (Ha birde azınlıklar var...)
Sizlerin yerleşik düzen ile 1-2 tane sorununuz var, fakat diğer yandan durmunuz gayet iyi, hiç öyle ağlamayın. Para pul, şirketler ve devlet ilişkileriniz ile gayet rahat bir konumdasınız.
Ve vergi indirimi yapılacaksa önce alevilerden başlamak gerekiyor. Öncelik onlarda, eğer birazcık olsun hakkaniyet duygumuz var ise. Epeyce birikmiş bir vergi iadeleri olmalı değil mi?
Yazan: osman Tarih: October 10, 2007 4:50 AM
Bir konu ancak bu kadar sulandırılabilir,
Şey yanlış anlamayın, Mustafa Bey'den DEĞİL,
Yorumlardan bahsediyorum,
Aslında konunun bazı yorumcular tarafından NE KADAR sulandırıldığı DEĞİL, konunun NİÇİN sulandırıldığı DAHA ÖNEMLİ
Mesela basit sıkışırsan sulandır
Mustafa Bey yazısının sonunda diyor ki
"Kuşkusuz daha iyi bir alternatif de var: Bütün bu saçmalıkları bir kenara bırakıp, tüm vatandaşların eşit ve özgür olacağı, herkesin “birinci sınıf insan” sayılacağı demokratik bir ülke haline gelmeye de çalışabiliriz. Umarım yeni anayasa bunun yolunu açar."
Neyin alternatifinden bahsediyor?
O sulandırılan "vergi indirimi" konusunun
NEDEN???
Çünkü gerçekte bir vergi indirimi isteyen YOK
YOK
YOK
AMA "eşiştlik istiyen var, demokrasi isteyen var"
Yani
"Ya bazı yorumcular yanlış anlamış, ya da ciddi manada köşeye sıkışmışlar, sulandırma çabalarından anlaşıldığı kadarıyla."
Çoluk çocuğun bu davranışlarını anlarımda koca koca adamları anlamıyorum,
Öyle ya ben bu siteye yorum yazabilmek için bile belli birikime sahip olunması gerektiğini düşünüyorum, tabi yazılı bir kural değil,
Yani insanın kendini komik duruma düşürememesi için, evet düşürememesi dedim, çünkü bazen bunun için uğraşıldığı kanısına varıyorum
Eğer bazı yorumların bazı olumsuz eleştirileri gerçekçi ve haklı olsa idi,
Tüm edebiyatçıları eleştirmek, "makaraya sarmak" gerekirdi, çünkü edebiyat zaten anlatmak isteneni bazen direk, bazen dolaylı yoldan, edebi sanatlar kullanarak anlatmaktır.
E Mustafa Akyol'a yazısında bir karamizah öğesi kullanmayı çok görenler veya onu anlayamayanlar
Kimbilir insanlık tarihinde binlerce ünlü edebiyatçı ve yazar olduğunu ve onların bir çoğunun bu ve buna benzer yöntemler kullandıklarını duysa
ŞAŞIRIR KALIRLARDI(!!!)
O "SULU" yorumları yazanların "bir tek kitap okuduğuna" DAHİ inanmak mümkün mü???
Ha diyelim ki onlarda aynı yöntemle Mustafa Bey'i eleştriyorlar,
O zaman Mustafa Beyin yaptığı gibi yazılarının bir köşesinde destekli, somut, gerçekçi bir argüman sunabilmeliler
Ama yok işte...
Hep diyorum,
Bu ülkede bazıları dedikleri sözleri illede açıklamak zorunda kalıyorlar,
Bir kısım insanlar o insanların dediklerini ya çarpıtıyorlar, ya da anlayamadığım bir şekilde tersten anlamaya çalışıyorlar
Ya konu sulanıyor, örnek 5'te olduğu gibi,
Ya da verilmek istenen mesaj etkisini yitiriyor
E sonuçta ben de konuyla ilgili değil, "konuyla ilgili olduğu şüpheli" yorumlara yorum yazmak zorunda kalıyorum...
Bir gün yorum yazmak dileğiyle, hoşçakalın...
Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: October 11, 2007 3:45 PM
öncelkle yaznzı cok yüzysl buldumu solemeliim. o zmn bası örtülü kesme vrgi indrmi yaplsn dierek yapmaya calıştıınz ironiyi de komik buluyorm. cnkü mevcut hükmtn devletin inşaat gbi önmli ve kaznclı bi sektörnde projeleri esinin başı kapalı olmayana tabi ki de vermeyiz gbi insanlık dışı ve irenc bi fikri benimsemesi ve utanmadn acıkca solemesi, seküler kesmin dönemimzde 2. sınıf vatndş olrk görldünü ztn kanıtlıor.
ayrıca sizi cok yanlı ve populist buluorm.
türban yasaı yıllardr olan bi durum ve son derece gerekli! mahalle baskısı denen sey su anda bile zaten var! fakir semtlerden zengin semtlere iş için gelen temzlkci bakıcı kadınlrn bile birer ikişer tesettüre sokulduu ortada! ylnz calıştkları yerlerde gene acıklar. ama dışarda kapanmk zorundalar işte budur mahalle baskısı. üniv.lerde serbst oldunu düşnmk bile istemiorm. ist. ank. izmri gectm anadoludaki insanlara hiç mi acımıyosunz. kimin hakkı var onları zorla sıkmabasa döndürmeye.
bu iş üniv.den sonra liseye snra ilkokula kadar gider. etrafta 8-10 yaşnda bası kapalı cocuklar görmk hiç uzak diil. ztn su an bile var orası ayrı konu.
unutmayn burası amerika ya da fransa diil. orda serbsttr cnkü orda bi baskı olmz kimsee örtnmedi die, burda ole mi? modernleşmei henüz tamamlıamamş ve yüce Atatürkn kutsal cabalarını sindirememş kişilern hala var olması ve büyük sayılara ulasması cok korkutucu.
beyaz türkler yazınızı da cok abartılı ve tekrar populist buluotm. orda bahsettinz insanlrn sayısı gayet az ve bunlar uc kişiler. kimsenn osmanlı-türk-islam kültryle sorunu oldunu sanmıorm. hatta gayet gurulyz bunlarla!
sadece tehlikenin farkındayız. fas örneini alınız. öncedn bası acık modern sosyal olan insanlar vardı orda. smdi ise kızlı erkekli bi grup plaja bile gidemiyor. sokaktaki btn kadınlar kapalı. neden? su anda bzm ülkemzde de var olan akpnin ılımlı islamcı zihnytndn. siayasal islama izin verilmz. önce ılımlısı snra kndsi en sonnda da aşırısı gelir...
Yazan: no name Tarih: October 14, 2007 2:39 PM
M.Fatih Bey'in yorumuna kaltılıyorum...Yazı kimsenin ayrımcılık yapılmadan ikinci sınıf vatandaş muamelesine tabi tutulmaması amacını taşıyor.
Bunun için verdiği teklifi ciddiye alıp koca koca laik adamların "vergi" üzerine yorum yaptıklarını görmek komik gerçekten...
Yazan: TT Tarih: October 15, 2007 9:48 AM
Bence yaratici ve cok mantikli bir teklif. Eger devlet vermesi gereken hizmeti basortulu vatandaslar icin vermeyi reddediyorsa onlardan almasi gereken verginin bir kismini almamasi gerekir. Ayni mantik yurt disinda Amishler icin uygulanmiyor mu? Devletten saglik yol elektrik gibi konularda destek beklemeyen ve grup halinde belli bolgelerde yasayan Amishler kullanmadiklari hizmet icin vergi de odemiyorlar.Hem okul yapimi bakimi ve bu hizmetin devami icin vergi al hemde bu insanlari baslarinda ki kumas parcasi nedeni ile egitimden alikoy....
Yazan: Filiz Tarih: October 25, 2007 7:26 AM
merhaba....ne şeker.bir siteniz var böyle...
vergi indirimi demişsiniz.. arkadaşlar yüklenmişler..bir başka hak aşığı..islam mücahidi de ; burda sözkonusu olan gerçek bir vergi indirimi değildir.. diyor....
o islamla... nurlanmış...hakiki bir islam geleneği olan..işine gelini gör...işine gelmeyeni görme..felsefesinin nurlu muhteremleri...söylesenize..
1) neden bu ülkede alevilerde vergi verdiği halde..diyanetten pay almıyorlar...onların da cemevleri yada başka dini yapılar ve binalar oluşturmaları için para ayrılmıyor..onların niye kendi dinlerinin gereğini yapacak..din adamlarının aylığı ödenmiyor... dininiz gibi adilsiniz ya... neden bunu hiç yazmıyorsunuz.. sizin basınınız neden bunu hiç manşet yapmıyor...türbanıda diğerleri savunmuyor diyeceksiniz...ee siz onlardan farklısınız ya.. yücesiniz ya.. adilsiniz..ya.. siz yapın...
2) vergi veriyorsunuz diye size sağlık hizmeti verilmelidir... doğru ..ama örneğin ameliyat olmak istemiyorsunuz..yada doktorun teşhisinden emin değilsiniz.. ameliyat olmuyorsunuz.. size kalmış birşey.. kimse sizi ameliyat edemez zorla..yani demek istediğim şu.. bu hizmet veriliyor diye zorla yararlanmak yada bu hizmeti almak zorunda değilim...
gelelim konuya...aleviler ve onların çocukları niye sizin dininizi/sunni islamınızı öğrenmek zorunda.. bu hizmeti zorla olmak zorunda...
hani adilsiniz ya.. nurlusunuz ya... bilirsiniz..
3-)ha demokrat adamsınız ya siz.. aleviler ister islam içi ister islam dışı ister putperest..ister..yıldız tapıcısı ister tavuklara tapan olsun.. size ne .. kimsiniz de yargılıyorsunuz.. ki dedikleriniz doğru olsa bile size ne...vergi veriyorlar...asıl indirimin kimin için sözkonusu olduğu açık...aklınızca gol atacaksınız kemalistlere... yapmayın yahu.. siz onlarla cumhuriyet tarihi boyunca ittifak halindeydiniz...alevilerin çoğunluğu kemalisttir.. ama bu devlet kemalist değildir... hep sizi kollamıştır...bu ülkeye sizin gibileri armağan eden...lanet diye başa salan..bu ordunun kendisidir..güneydoğuda pkk ile mücadele etmenin daha mantıklı ve akıllıca yolları varken hep kolay yolu tutmuş olan bu ordudur..ki hizbullahı desteklemiştir.. din kardeşliğini öne sürelim..etnik ayrılıkçılığı önleyelim...apo yu da yakaladılar ve hadi işiniz bitti deyip.. derdest ettiler.. adamları...kitaplar tutar...bi işler.. derin işler..:) ama sanki böyle değilmiş gibi yazın çizin...oynaşın.. daha çok çıkar size...mustafa bey, ayy ne kadar haklısınız :) diyen.. ulaslararası bir pazarlama ürünü olarak size, gülmek yetseydi keşke .. gerçek toplumsal sorunları çözmek.. islamcının islamcıya propagandası bu işler.. devam edin bu yolda ekmek çok çıkar size...doldurun keseyi..:)
4) niye bu kadar nankörsünüz... 12 eylülle birlikte...il il dolaşıp kurandan ayetler okuyan.. cuntacı ordu değil miydi...alkışlayanlar siz değilmiydiniz.. komünizmin panzehiri dindir... diye din derslerini zorunlu yapanlar bunlar değil miydi.. sizi palazlandıran... imam hatiplerin sayısını arttıran..dindar olanları sistem sübapları diye iş başına getirenler ordu değil miydi...şimdi de bu kadar besledik.. bir iki şeyde ısrar etmeyin diyorlar... niye kırıyorsunuz.. tarihsel müttefiklerinizi....şu masalı da okumayın ordu..bizi sevmez diye .. ordu her zaman islama yatırım yapmıştır.. bazı istenmedik sonuçlara itiraz ediyorlar.. e sizde palazlandınız tabi..mırıl mırıl mırıldanıyorsunuz.. çok şekersiniz çok...
Yazan: çarpıtmak, islamın esaslarındandır :) Tarih: December 7, 2007 9:59 PM
çarpıtmak, islamın esaslarındandır :) rumuzuyla yazı yazan kişi,
rumuzunun sonundaki ":)"a akıl sır erdiremedim,
sitenin ne kadar "şeker" olduğundan bahsetmişsin, böyle şeker bir sitede, senin yorumun gibi kışkırtıcı, düşmanca bir yorum ancak umutları kırıyor, Mustafa Akyol Bey yorumunuzu yayınlayarak kendi "çöplüğünde" ne kadar demokrat olduğunu göstermiş size, bu belki utanmanıza yol açar.
ASLINDA SANA CEVABI
Alevi vatandaşlarımız için bir açılım fikrini ortaya atan AK Parti hükümeti verdi. Senin karalamaya çalıştığın, yargıladığın, samimiyetini sorguladığın insanlar Alevilerin talepleri konusunda adım atmaya hazırlanıyor.
...
Gerçekten ön yargılı, haksız genellemeler içeren, düşmanca bir yorum yazmışsın
...
Aslında yorumumu uzatacaktım, hatta uzatmıştım ama tekrar sildim, çünkü sana cevap yazarken yanlış anlaşılmaktan ve benim yorumumu okuyan bir Alevi insanı kırmaktan imtina ettim,
...
Başkalarını eleştirirken nesnel olmaya çalış ve öncesinde kendini de bir sorgula,
(Not : Ben Alevi arkadaşları ve tanıdıkları olan birisiyim, AK Parti'nin Alevilerle ilgili fikir bazında ortaya attığı birçok demokratik açılımı destekliyorum)
Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: December 8, 2007 3:42 PM
Mustafa fatih yüce nickli şahıs; şöyle alalım...ayakta kalmayın, yorulursunuz..:)
“rumuzunun sonundaki ":)"a akıl sır erdiremedim, “
....
ermiştir.. ermiştir...geç bu numaraları..
yorumlarım.. kışkırtıcı olabilir...fakat hakikat, bazen kışkırtıcıdır zaten... derdim hakikati söylemek ..bunu söylerken kışkırtıcı olup olmadığnı düşünmek değil... ama senin gibi islamcı koçların, işine gelince neleri kışkırtıp, servis ettiğini de sağır sultan bile bilir...
...
“Mustafa Akyol Bey yorumunuzu yayınlayarak kendi "çöplüğünde" ne kadar demokrat olduğunu göstermiş size, bu belki utanmanıza yol açar. “
...
söz konusu çöplükte kimlerin ikamet ettiğini şahsınızda görüyor ve idrak eyliyoruz...:)
saçma, mantık ve akıl örgüsünden mahrum.. tek taraflılığın şahikası... “en şeker demokrat çocuk benim..” numaralarını yemediğim için... neden utanacakmışım.. anlatta.. millet sana gülmeyiversin...:) zaten yazımda demiştim... çok bulunur bahsettiğin çöplükte.. ayy mustafa bey ne şeker olmuş.. diyecek adam/kadın... ruhunuzu okşasın yeter.. doğrulukla hangi dönemde ilgilendiniz ki.. :)
..
“Alevi vatandaşlarımız için bir açılım fikrini ortaya atan AK Parti hükümeti verdi. Senin karalamaya çalıştığın, yargıladığın, samimiyetini sorguladığın insanlar Alevilerin talepleri konusunda adım atmaya hazırlanıyor. “
...
1- konumuz akp değil... o konuda da islamcıların kıvırma sanatlarını..nasıl icra ettiklerini yazarız.. kendini üzme.. mücahidim..:) recep tayyip erdoğan.. belediye başkanıyken.. karacahmet sultan dergahını kapatmak, yıkmak istemişti.. üstelik.. atatürkün çıkardığı tekke ve zaviyelerle ilgili yasaya dayanarak... ama nedense sunni tekke ve zaviyelere dokunmadan.. kapatmaya çalışmadan...eyüp sultana..dua etmeye giderek..:) demokratsınız ya.. her naneyi siz bilirsiniz ya.. herkez bu numaraları nasıl olsa yer ya.. sizi sevmeyen ölsün...:)
2-aleviler bu gün ya da birkaç yıl evvel.. marstan buraya ışınlanmadı.. bana islamcı basından (dergisinden gazetesine, televizyonundan.vs kadar) .cuma hutbelerinden, bir örnek versene bunu manşet yapıp incelediğiniz.. demokrasiyi savunduğunuz konusunda... yok tabi..
3- ne demiştim.. işine geleni gör.. işine gelmeyeni görme..islamcıların iman esaslarından bile daha fazla iman ve itina ettikleri nitelikleridir.. diye.. sen yine yan çiz.. alkışlayan çok olur.. sen işini bilirsin..
4- bırak bunları da..hani inançlara özgürlük.. insanların dinini yaşamasının önündeki engellerin kaldırılması.. zorla çocuklarına başka mezhebin/dinin öğretilmesinin, insan haklarına aykırı olması vs.. sen niye bunu hiç yazmadın.. daha önce.. demokratsınız ya..mustafa akyol niye yazmadı daha önce.. demokratsınız ya..
5- yurtdışında ki islami cemaatler.. kendi dinlerini öğretebilirken.. camisini açabilirken..kendi anadilinde eğitim alabilirken... insan haklarının nimetlerinden yararlanın.. azınlık haklarından..yararlanın.. aksilikler çıkınca islam düşmanlığı diye kazan kaldırın (ki hakkınızdır, hakkınızı savunmak) ama türkiye sözkonusu olunca.. boşverin.. demokratsınız ya...koçsunuz ya..:)
..
"Gerçekten ön yargılı, haksız genellemeler içeren, düşmanca bir yorum yazmışsın "
..
tabi tabi.. hatta katliam..soykırım.. yok yetmez sizin için .. din düşmanlığı.. vatan bölücülük.. sallayın sallayın.... ya tutarsa nasreddinin torunları...işinize gelmeyen söylenince.. ne kadar da fenayım.. bak nasılda haksızlık etmişim.. vay vay.. yesinler sizin nurlu edalarınızı ...
...
“Aslında yorumumu uzatacaktım, hatta uzatmıştım ama tekrar sildim, çünkü sana cevap yazarken yanlış anlaşılmaktan ve benim yorumumu okuyan bir Alevi insanı kırmaktan imtina ettim, “
...
senin gibi islamcıların. Bu nur dolu yalanlarına..karnı tok insanların.. çorum/kahramanmaraş ve en son sivas olaylarında.. salya saçan köpeklerin...alevileri yakmasını mazur göstermek için.. sizin o tarihi şan ve şeref dolu basınınız neler yazmadı ki.. neler uydurma dı ki... mustafa akyol denen kılavuzunuz. Ne yazdı.. türbanlılara vergi indirimi daha önemli.. çünkü hakikat değil: gol atmak önemli değil mi?.. koçlar.... adil islamınız.. sevgi dolu dininiz... barış dininiz.. nasılda aslıyla vuku buldu gördük.. siz ne yazdınız .. ne yaptınız... adilsiniz ya.. demokratsınız ya.. herkez yutar.. sallayın yetiyor. Yahu... uydurun uydurun.. alevi bir insanı kırmaktan imtina edermiş...pöh pöh.. ne diyeceğimi biliyorum da ...param yok param... birde hakaretten.. hapis yatamam..:)
..
“Başkalarını eleştirirken nesnel olmaya çalış ve öncesinde kendini de bir sorgula, “
..
sen önce.. ilk yazımda dediğim gibi.. gerçekten bir vergi indirimi yapılmalı ve bu vergi indiriminden aleviler yararlanmalı.. gerçeğini kabul et.. düzenli vergi alınmaya başlandığı dönemlerden beri ( artık yüzyıllar mı onyıllarmı tutar) vergi ödeyen. Alevilerin.. din hizmetlerinden kendi isteklerine göre yararlanamaması nedeniyle birikmiş alacaklarını tahsil etmeye hakları olduğunu da belirt.. yan çizmeden.. sağa sola sapmadan.. ondan sonra.. NESNEL OLMAKTAN BAHSET... öyle sakızı çiğnemekle.. nesnel olunmuyor.. nesnellik ağızda sakızla edinilmiyor.. hadi mücahidim .. hadi islamın nurlu çarpıtıcısı.. yine çarpıt... işine geleni gör.. işine gelmeyenden bahsetme.. sizi sevmeyen ölsün.. koçlar... :)
Yazan: çarpıtmak, islamın esaslarındandır :) Tarih: December 9, 2007 4:08 PM
"çarpıtmak, islamın esaslarındandır :)"(?!) rumuzuyla yorum yazan kişi,
Ne kadar demokratik olmamız gerektiğini mi göstermeye çalıştın bütün o yazdıklarınla?
Yoksa ben sadece işime gelenleri mi görmüşüm?
Yazan: mustafa fatih yüce Tarih: December 10, 2007 10:14 PM
Bu konuda objektif tespitimi yapacak olursam derin manali rumuz kullanan arkadasin yerden goge kadar hakli digerlerinin yerden goge kadar haksiz oldugu yargisina varirim.
Ben de aleviyim. Alevilik bir dindir. Degildir mezheptir. Ama Islamin degil; Hiristiyanligin. Yok biz aslen Yahudiyiz. Yok ateistiz; yok dilliiz. Lozan cercevesinde azinligiz. Yok Ermeniyiz. Konjukturel olarak hangisi karli gozukuyorsa oyuz. Sana ne la? Biz kendimizi nasil tanimlarsak sen de oyle diyeceksin. Yarin kendimizi yeniden tanimlariz. O zaman da o oldugumuzu diyeceksin. Dededelik ne imis, kokeni ne imis Pir Sultan kimmis Haci-Bektasi-Veli kimmis bana ne la? Daha onemlisi sana ne? Sen sadece diyanetten bana butce ayir. Cem evleri yaptir, adini ne koyarsam oralardan yaptir. Icerde ister kafa cekerim ister kari oynatirim. Ne yaptigim yapacagimi sana mi sorucam. La bana ne simdi senin Islam alimlerin din alimlerin ansiklopedilerin wikipedian alawi'yi nasil tanimladigi? Zaten Wikipedia'da Princeton Univ. gibi bir Fetullahci tarikatin bir meerkezidir (Muracat: Ozdemir Ince ustadimiz dedemiz). Ben laikim; ateistim dinsizim, dinliyim. Kendimi istedigim gibi tanimlar istedigim kategoriye koyarim sen bana sadece o kategoriye ait menfaatleri saglamakla gorevlisin. STK'yim, partiyim, dinim,. Mezhepbim, kulturum, kultur merkeziyim; neyle istigal ettigimi belirlemek ne senin Sunni diyanetinin isidir ne din-bilimcinin, ne sosyolugun. Dedimya parayi goster bana. Eee naapalim Diyanet'i de benim atalarim Sunnileri kontrol altinda tutmak icin kurduysa; onlari kontrole devam etsin bana sadece kaynak akitsin;isime gucume karismasin? Maras'ta Sivas'ta lider durumundaki hareketli kardesler ile secimlerde laiklik, cagdaslik, Cumhuriyetin bekasi ve ozel rantlarimizi (pardon kazanimlari) korumak icin sarmas dolastik ama sana ne bundan? Sen hakkimda tesbit yapamaz, tanimlayamaz, adlandirma yapamazsin. Ben Alevileri temsil ediyorum diyorsam sana mi dustu "dur bakalim hele, nerden bilecegiz; hangi kitaptan; kac kisi adina konusuyorsun; Reha Camuroglu oyle demiyor; dedeler oyle demiyor, Cem Vakfi, Ehl-i Beyt Federasyonu oyle demiyor" demek dinci, irticaci seni? Ehl-i Beyt ne denmek mi? Ne biliyim gerici; Arapca bi kelime iste! Ali Muhammedin nesi oldugu beni alakadar etmez! Benim Aleviligim Alisiz zaten dinim Tanirisiz; en azindan bu gun boole. Yarin gel gor beni.
Ben seni diledigim gibi tanmlarim. Hatta rumuzumda dahi senin (ve benim) dinime hakaret ederim istersem (Pir Sultan gurur duyardi edebi deham ile yasiyo olsaydi!) o benim aydin sorumlulugum. Ama sen haddini bil ve Alevi kelimesin agzina dahi alma; parayi goster. Yoksa agzimi acarim.
Burasi sizin "coplugnuz" oldugu icin politik olrak kibar konustum. Sen bizim ateist felan forumlara gel de lisan ogren!
NOT: Rumuzumun acilimi ne mi? Anonim Olarak Kufretmek Yurek Ister (AOKYI). Hem sana ne &*$#@!!!!
Yazan: AOKYI Tarih: December 11, 2007 1:53 PM