« Millet, ‘Yeter Söz Benimdir’ Dedi | Ana Sayfa | Dini Jakobenizm’e Alet Etmek »
July 24, 2007
Bir İtiraf
Hürriyet yazarı Emin Çölaşan, AK Parti’nin seçim zaferi üzerine, “bunu daha önce neden göremedik” diye yakın dostlarıyla konuşmuş ve şu sonuca varmışlar:
Demek ki biz uzayda, başka bir gezegende yaşıyormuşuz. Türkiye’nin ve toplumun hiçbir şeyini bilmiyormuşuz! Demek ki insanlar durumdan, gidişten memnunmuş. Seçim günü uzay gemisinden paraşütle, hiç bilmediğimiz bir ülkeye indik. Burasının Türkiye olduğunu öğrendik. Ülkenin gerçeklerini, nasıl böyle yanıldığımızı da yakında inşallah öğrenmeye başlayacağız!Bu durumda bize de “hayırlı olsun” demek düşüyor. Umarım üstteki satırlardaki samimi itirafın psikolojisi, “mağlubiyet sarhoşluğu” ile sınırlı kalmaz, devamlı olur.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: July 24, 2007 10:39 AM
Okur Yorumları
(NOT: Yazılar üzerine yapılan yorumların sitede yer alması, bunların Mustafa Akyol tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına kesinlikle gelmez. Aksine, farklı ve karşıt görüşleri ifade eden yorumlar da kabul edilmektedir. Ancak saldırgan, düzeysiz veya konuyla ilgisiz yorumlar reddedilecektir. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, standart yorum kurallarını dikkate almanız önemle rica olunur.)




Mustafa Bey
Çölaşan'ın verdiğiniz alıntısında ben istihza sezdim.
Mehmet Y.Yılmaz'da yazısında güya özür dilemiş ancak özür yazısında bile Tayyip Erdoğan'a akıl vermekten geri durmamış!....
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=6942765&yazarid=148
Bunların adına her şeyi hallettiğini zanneden ancak burnunun öznünü görmekten aciz efendiler demek lazım...
Yazan: TT Tarih: July 24, 2007 1:40 PM
Bunlar medya tutması efendim. Aldanmayın. Bunu demesinler de daha ne desinler? Hele bir ortam soğusun, bakın yine nasıl şahlanıyorlar. Hrant Dink'i hain ilan edip vefatından sonra da kahraman eden biricik basınımız değil miydi?
Yazan: Talha Can Tarih: July 24, 2007 6:14 PM
Engin Ardıç'tan :-))
Şiştiniz mi düdük makarnaları?
Engin Ardıç / Akşam 27.7.2007
Sözüm politikacılara değil, bazı gazetecilere… Politikacıya seçmen vurmuş, bir de biz vurmayalım.
Fakat aziz ve değerli meslekdaşlarımıza iki çift sözümüz olacak artık.
Aylardır burada davul çalıyoruz, davul… Perşembenin gelişi çarşambadan kabak gibi ortadaydı… Ama, birilerine şirin görünmek için beş yüz bin kişilik mitingi şişire şişire bir buçuk milyon kişiye çıkaranlar utanmadılar.
Hiç öyle “demedim mi nazlı yarim ben sana” gibi çıtkırıldım başlıklara gerek yok. “Türk basını bu sınavda geçer not alamamıştır, sınıfta kalmıştır” falan gibi laf dolambaçlarına da gerek yok.
Türk basınının bir kesimi, bu seçim kampanyasında son derece rezil, aşağılık, utanç verici bir tutum sergilemiştir!
Ama her zaman yaptığı gibi işi pişkinliğe ve yüzsüzlüğe vuracak, örneğin çok kişinin Tarhan Erdem’den özür dilemek aklına bile gelmeyecektir. “İstifa müessesesini” kendileri için hiç akıllarına getirmeden Deniz Baykal’i istifaya davet edenler de olacaktır. (Pazartesi sabahı gazetelere baktım, olmuş vallahi.)
Kimisi de lafı kıvırtacak, “aslında ben CHP-MHP koalisyonu istemedim ki, ‘farzeyleyelim’ dedim” dümenine yatacaktır.
Kimileri bönlükten düştüler bu duruma, kimileri düpedüz amigoluk gayretinden.
Arada, oyunu bir gün ona bir gün buna vererek herkese mavi boncuk dağıtan, üç erkeği idare eden oynak kadın gibi hem iktidarı, hem muhalefeti, hem de patronu idare edenler de görüldü.
Bönler, kendini solcu sayan ama “cahil halk kime oy vereceğini bilemez” kafasında gidenlerdi. Bunlar “AKP yüzde yirmiyi geçemez” diyerek önce kendi kendileriyle çelişkiye düşüyorlardı, çünkü “kalkınmadan pay alamayan halk artık uyanmıştı!”
Kıytırık kırk okuyucusuyla kamuoyu oluşturduğunu sanan, oturduğu yerden memleket yönetenler vardı… Zırvalarıyla seçmen etkilediğini sananlar vardı…
Akıl almaz, inanılmaz zavallılık örnekleri sergilendi.
“23 Temmuz sabahı Deniz Baykal başbakan, isterseniz bu yazımı kesip saklayın” diyen bile gördük.
Bir arkadaş, “moraran, sararan, sarsılan olabilir” diyordu. Okuyucuya ayıp olmasın diye ben topladım, bu kelimelerin herbirini tek satır yapmıştı. (Fikri Akyüz’ün böyle yazanlar için çok sevimli bir önerisi var. Diyor ki, “madem bu arkadaşlar böyle her kelimeyi tek satır yaparak yazı şişirip köşe dolduruyorlar, çalıştıkları gazetenin muhasebe servisi de bunlara maaşlarını bir lira, beş lira, on lira şeklinde bozuk olarak versin, uğraşsınlar bakalım!…”)
Bir başkasına göre, CHP oy patlaması yapacaktı.
Bunu nereden mi çıkarmıştı? Ali Şen’e sormuştu!
Çünkü “Ali Şen bu işleri bilirdi”… Fenerbahçe’nin efsanevi başkanı Ali Şen’in tahminleri hep doğru çıkarmış…
“AKP ile CHP arasındaki puan farkı kapanacak gibi görünüyor” yazarak bu farkı kapatabileceklerini sananlar da gördük, “CHP, Deniz Baykal’ın bile beklemediği bir oy patlaması yapacak gibi görünüyor” yazıp lafı elinde patlayanlar da… Çünkü, “cumhuriyet mitinglerini CHP doğru okumuştu”… Fakat o mitinglerin yapıldığı İstanbul ve Ankara’da AKP kazanmıştı, artık o kadarcık da olurdu! “Göbeğini kaşıyan ayılar” kime oy vereceklerini gene bilememişlerdi. Karşıdevrimciler, ne olacak…
Kendileri sallıyorlar, kendileri inanıyorlardı. İyi yalan söylemenin önşartı, uydurduğu yalana önce kendisi inanmaktı.
Sandıkta sürpriz pişiyor, moraran, sararan, sarsılan olabilir… Ha?
Kimin morardığını görmesi için aynaya bakması yeterlidir.
“İçi kan ağlaya ağlaya oyunu CHP’ye veren” arkadaşlar da, kanamayı durduracak bir tamponu uygun bir yerlerine tıkmışlardır sanırım.
Ama onlar büyük gazetecidir, ben küçük gazeteciyim.
Yazan: Düşünceler Tarih: July 24, 2007 7:07 PM
Yazısı açıkca halkın seçimini küçümseyen bir yazı.Kendilerine bol maden sodalı günler dilerim.
Bir tavsiye; Borsa yükselişte bu aralar neyi kutluyorsa bu ekonomi dünyası yolsuzlukları herhalde:D sanırım maden sodası şirketlerinin hisseleri tırmanışta olacaktır,tüketimde sıcaklarla beraber oluşan buhrandan dolayı artış kaçınılmaz. Bu tükenmişlik tüketim eğilimi hisse senetlerine mutlaka yansıyacaktır.(yansıyor da zaten :) Siyasi ve maddi birikimlerini bari bu alanda değerlendirsinler de onca yıl heder olmasın yazıktır günahtır...
Yazan: Democratic Aqua Water Tarih: July 24, 2007 10:14 PM
TT ye katiliyorum; demek ki insanlar durumdan, gidisten memnunmus derken sivri diliyle gondermeler yapiyor Colasan. Zaten yazinin devaminda da yazdik, yazdik, yalan yanlis yoktu diyor ya, durdugu yerden bir adim kimildamadigini itiraf ediyor. Korkarim ki Mustafa beyin dedigi gibi samimi bir itiraf degil bu. Ben hakliyim ama halk anlamiyor naapayim diyor...
Su kadarcigini anlasa yeterdi halbuki. Ideolojin ne olursa olsun, eger halkin sesine kulaklarini tikayip, iletisimi koparirsan, sorunlara careler uretemezsen safdisi kalirsin. Colasan`in temsil ettigi zihniyetin sancisi bu iste; hicbir sey uretemiyorlar. Hicbir projeleri yok. Muhalefet etmenin dayanilmaz hafifligi ile atip tutuyorlar. Celme takiyor, hakaret ediyor, ama isin bir kosesinden tutup da bunu da biz yaptik diyemiyorlar. Bu zihniyet devam ettigi surece muhalefet olarak yasamaya mecbur olacaklar.
Yazan: Elif Tarih: July 25, 2007 12:25 AM
Aslinda Colasan`a en guzel yaniti E.Ozkok vermis :
Dun sabah "bizim mahalleden" biriyle sohbet ediyordum. AKP’ye şiddetle muhalefet eden, Erdoğan’ı "Bu ülke için en büyük tehlike" olarak gören, dolayısıyla da beni şiddetle eleştiren bir "mahalle sakini".
"Meğer biz ayda yaşıyormuşuz" dedi.
"Hayır ayda değil, sadece kendi mahallende yaşıyorsun. Kafanı oradan dışarı çıkarmıyorsun. Dünyayı, kendin gibi düşünen üç beş arkadaşın, senin mahallende oturan azgın azınlığın üç beş faksından, e-postasından ibaret sanıyorsun. Mesele bu."
Ertugrul Ozkok, Hurriyet, 24.07.07
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6947549.asp?yazarid=10&gid=61
Yazan: Elif Tarih: July 25, 2007 12:34 AM
Colasan ve Ozkok'un agiz degistirmesini gonul degistirmesi olarak algilamamak lazim.
Turkiye vesayet altindaki bir rejimden demokratik rejime dogru geri donusu olmayan buyuk bir adim atmistir. Bu gunden itibaren medya patronlari $$$ ve TL nin bu istikamette oldugunu dank etmistir.
Reklam verenler bu durumu farketmislerdir.
Firtinaya karsi tukuren yazar kadrolu, yari ciplak kadin resimlerinin ev ve isyerlerine girmesinin hosgorulmedigi gazeteler kitleler halinda okuyucu ve para kaybeder.
Aydin Dogan ve saz ekibinin samimiyeti buna endekslidir.
Yazan: Haydar Tarih: July 27, 2007 5:51 AM
Millet akparti ye oy vermeyip de kime verecekti ya?
baykal'ın CHP sine mi? (baykal partisi desek daha doğru olur), Bahçeli'nin MHP sine mi? DP'ye mi?
al birini vur ötekine... başa gelseler birbirlerini yemekten başka bişey yapamazlar. millet can derdinde, bunlar oyun derdinde
sol görüşlü bir insan olarak, oyum bir sonraki yerel seçimlerde AK parti'ye... kesinlikle sevdiğimizden değil tabii, inadına ak parti, çünkü oy verecek kimse yok! belki o zaman chp'nin kapısına kilit vurulup adam gibi bir liderle (sarıgül-hikmet çetin-karayalçın olmasın, lütfen) yeni ve tanınmamış kadrolarla gerçek bir sosyaldemorat parti kurulur (mükemmel erkek veya noel baba gibi birşey herhalde bu!)
ama ama ama ... akp'nin cicim ayları da geçecek.. global para bolluğu ve spekülatörlerin kar realizasyonu bir gerçekleşsin, siz o zaman seyredin curcunayı. akp'nin "sattım oldu, dedim oldu" politikalarının sonucunu hep birlikte göreceğiz.
Yazan: Yilmaz Tarih: July 28, 2007 5:41 AM
Açlıktan ölsem de şehitlerimiz gibi haftada bir dilim ekmek yer yinede Akp’ye oy vermem!!!!!!!
Akp’lilerin Emin Çölaşan’ın o yazısından itiraf ettiğini çıkarmaları çok doğal çünkü önceki yazılarından da bir şey anlamayarak akp’ye oy vermişlerdir zaten.Ve o yazı bir itiraf yazısı hiç değildir.
Emin Çölaşan kıymetli ve dürüst yazarlardandır bazıları gibi başa akp gelince yalakalanmalara başlamamıştır.Çok köşe yazıları okurum ama her gün kaçırmadığım tek yazı Emin Çölaşanınkilerdir.Bilirim ki onlar belgelidir,bilirim ki onlar bağımsızlık kokar,bilirim ki acı ama gerçeklerdir.
Bana gelince ölene kadar uyanık kalacağım bu diktatörcülerin ,kanla abdest alanların oyununa gelmeyeceğim.Dün musanın çocukları kitabının yazarı tutuklandı.Olayların arkasında ne var bilmiyorum ama bildiğim tek şey yazdığı bütün kitapların belgelere ve kanıtlara sahip olmasıdır.
Başı kapalı olduğu için değil bizi dış güçlere şikayet eden bir karısı olduğu için güle oy vermem.
Ülkenizde 13 milyon insan günde 1 lira ile yaşarken dolar milyarderlerinin sayısını katlamalarına oy veremem.
Din kardeşlerimize yapılanlara göz yuman birde askerimize çuval geçirilmesinin görmezden gelinmesine oy vermem.
Tek bayrak, tek millet ,tek vatan deyip azından da tek Türkiye lafını çıkaramayan birine oy vermem.
Erdoğan iyidir oğlu daha da iyidir deyip en iyi gemilere laik olması için oy vermem.
Demokrasi demokrasi diye ölüp demokrasinin üzerine binip(hani araç ya )demokrasiyi altüst etmelerine izin verip üç makamı da en kutsal şeylerin tüccarlığını yaparak ele geçirmelerine oy vermem.
Atatürk’ün koltuğuna oturup o koltuktan utanmadan ona hakaret edenlere oy vermem.
Belki aç olacağım ama satın alınmış olmayacağım.Gözüm açık ,Uğur Mumcu gibi aydınlarımız, Emin Çölaşan gibi yazarlarımız Atatürk gibi liderimiz ve Müslümanlık gibi kula kulluk ettirmeyen dinimiz olduğu sürece AKPye oy vermeyeceğim.
Bana kendilerini acındıramazlar ,bana ülkemi sattıramazlar!!!!!
Bugün her şeyi bildiğim halde sabun köpüğünden ekonomimiz iyi gidiyor diye akpye oy verirsem öteki dünyada şehitlerimin yüzüne bakamam ,o yalın ayak savaşmış ,paranın dinide vardır ülkesi de deyip bağımsızlığı hayatından önemli görmüş şehitlerimizin yüzüne bakamam……………
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
Bu yazıyı yazdıktan sonra Emin Çölaşan’a bir teşekkür maili göndereceğim bizi bu dondurucu soğukta uyanık tuttuğu için ,uykunun çok tatlı geldiğini ve uyursak öleceğimizi bildiği için bizi sürekli belgeleriyle sarsarak uyanık tuttuğu için ona teşekkür binlerce kez teşekkür edeceğim çünkü kendisi şu anda akplilerin küfürlerine maruz kalmıştır ,doğru söyleyen hep kovulmuştur, onunla birlikte yürüyeceğimi ve nereye kovulursa oraya gideceğimi söyleyeceğim bir okuyucusu olarak!!!!!!!!!
Yazan: zehra Tarih: July 29, 2007 5:17 PM
Ya vallahi çok komik ya Kemalist ideoloji ab yolunu tıkıyor yazmışsınız bu bölüme giremiyorum ama girsem şunu eklemek isterim,senelerdir Atatürk’ün istediği çağdaş ülke seviyesine sizin gibi gericilerle uğraşmaktan çıkamadık şimdi siz gericiler adam oldunuz da Atatürk’ün tek isteğini yani Kemalizmin bizzat çağdaş ülke seviyesine ulaşmak ve bunu geçmek olduğunu unutup bunun üzerine yatarak senelerdir ab yoluna gitmek istemişsinizde biz engellemişiz psikolojisine giriyorsunuz .ya bunu da ilk defa duydum ,bu kadar olmaz ya, bu şeh said isyanını Kemalistler çıkardı demeniz gibi bir şey yeter artık ! siz bunları yazıyorsunuz Erdoğan 1940lardaki ikinci dünya savaşındaki CHP’yi önümüze getiriyor.Düşünsenize Erdoğan iki sene daha geriye gitse Atatürk’le burun buruna gelecek ve ‘ya sen neden kurdun ki Türkiye Cumhuriyetini? sen ve senin ideolojin çok gereksiz ,ab yolumuzun önünü tıkıyorsun ‘diyecek .vallahi billahi saçmaladınız iyice……..
Yazan: ZEHRA Tarih: July 30, 2007 12:20 AM