« Hıristofobi Eken Vahşet Biçer | Ana Sayfa | Vesayet Altındaki Çocuklar »

May 4, 2007

İngilizce Makale: ‘Asıl Tehdit, Laik Köktencilik’

Türkiye’de son haftalarda yaşanan “laiklik gerilimi”ni yorumlayan “Asıl Tehdit, Laik Köktencilik” (The Threat Is Secular Fundamentalism) başlıklı yazım, International Herald Tribune gazetesinde yayınlandı. Türkiye’deki mücadelenin “İslamcılar” ile “laikler” arasında değil, demokrasi yanlıları ile karşıtları arasında geçtiğini, bu nedenle AK Parti’yi destekleyen pek çok seküler liberal insanın da bulunduğunu anlatan yazıda, asıl sorunun Türkiye’deki aşırı katı ve otoriter laiklik anlayışı olduğu vurgulanıyor.

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: May 4, 2007 6:15 PM

Okur Yorumları

(NOT: Yazılar üzerine yapılan yorumların sitede yer alması, bunların Mustafa Akyol tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına kesinlikle gelmez. Aksine, farklı ve karşıt görüşleri ifade eden yorumlar da kabul edilmektedir. Ancak saldırgan, düzeysiz veya konuyla ilgisiz yorumlar reddedilecektir. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, standart yorum kurallarını dikkate almanız önemle rica olunur.)

Elinize zihninize saglik Mustafa Bey Kardesim. Malesef Batli Turkiy'nin siyasi sistemine Fransiz. Butun Musluman ulkeler siyasetine Islamistler-Karsitlari pradigmasinin disinda mana verebilenler ancak "Turkiye uzmanlari" Onlarin da cogunlukla ajandalari var. Bu vesile ile medyada herkes icriye odaklandigi icin fazla dikkat cekmeyen "dis destek " uzerine bir not. Gerek Washington gerek diger Bati merklezleri olayi "demokrasiye mudahele" olrak degerlendirdiler fakat cogunlukla, ozellikle de Washingtn epeyce ikircikli bir tavir sergiledi. Bundaki en nemli faktor ise laikcilerin bir numarali dis destegi olan Washington-New York hattindaki Yahudi-Evanjelik necocon kuruluslar ve sahsiyetlerdir.

Yaziya onecek olursak disarda Turkiy haakindaki bu cehalet gozonune alindiginda bu yazinin kiymeti ortaya cikar. Yazidaki fikirleri tamami ile anlayip gene de laikci oligarsinin kazanmasini isteyenle olcaktir; supheniz olmasin. Ama en azndan daha cok insan bilgilenmis olarak fikir olusturacaktir bu ve benzeri yazilar sayesinde.

Turk laikligi uzerin bir not; Bizdeki laiklik anlayisinin esi benzeri olmadigi bir bilimsel tespittir. Pek cok konfrransta, bilimsel tebliglerde Turkish Secularism diye apayri bir tanim lstu. Bunu gecen Sami Selcuk ta not etti. Ismini hatirlamadigm taninmis bir Fransiz hukukcu Fransiz laikligi, Anglo-sakson laikligi ve Turk laikligi diye uc kategoriye ayirmis. Ve Turk laikligini din duasmanligi olarak tanimlamis. Bizim laikcler kendilerine laikci dedigmizde hakaret ettigimizi dusunuyorlarsa fikirlerinin tanimlarini ogrenmeleri tavsiye olunur. Bu konuda bir teblig de blogumda veya Center for the Study of Islam and Democracy (CSID) sitesinde bulunur: "Post-Modern Secularism: The Turkish Version" basligi ile.

Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: May 4, 2007 7:23 PM

iyi de dindar adüllatif şener dindar başkan değil miydi ? neden muhalafetle anlaşmadılar ?
madem muhalafet bu ismi istemişti ? neden bu lafı duyunca hemen atlamadılar ? kedni bakanları ? abdullah gül ile aradaki fark, dindarlık farkı mıydı ? abdlatif bey dindar mı değildi ?

Akp anlaşmak zorunda değiliz dediler.
Mecliste halk çoğunluğunu temsil etmiş olsalar bile; ( ki öyle değil), O ÇOĞUNLUK "an"lıktır.
Ecevit bir seçim öncesi çoğunluk aldı, öteki seçimde kaybetti. Amerika hem başkanlık sistemi, hem de super ülke başkanı ama yasalar karşısında keyfi mi ?

netice de sürücü koltuğundaki kişinin aracı alıp duvara toslaması gerekiyor.
demokrasi kültürü yoksa, demokrasi olmuyor.

hem iki tane karikatürcüye alınacaksın, hem de dini simgeleri serbest olsun diyeceksin., ikisi bir arada olmuyor. Bizim kuran'da putprestlere pek saygı ile söz etmiyor mesela, bu o dinin hakkıdır. Bşka bi dini innaç da islam peygamberine son derece saygısız bir şekilde yaklaşma hakkına sahiptir. Sen bu inancın kamuda
sana hizmet olarak temsilini istemezsinin.

yasa çıkarıcılar en genel durumları düşünmek, söyle olsaydı ne olurdu diye mümkün btün durumları düşünmek zorundalar.
din ve vicdan özgürlüğü kamuda herşeyi kapsar.
ama dedim ya, en başta sen kaldıramıyorsun bunu.,

Demokrasiyi hep bana hep bana, veya çoğunluğa ait zannediyorlar. Halbuki Çoğunluk değişkendir.
o zaman uzlaşmak zorundasın., keşke başörtüsünü bir inancın zorunluluğu olarak mahkemlerde savunmasalardı ama farkında değller. Farkında olmayan kişi ülkenin başbakanı ve danışmanları olunca bu şöförlerle bu aracın içinde biz nereye gideriz ?

evet anayasa mahkkemesine güven sarsıldı.
iyi de araç sürücüsünün düz duvar git-me-me sorumluluğu yok mu ?

siyaset basiret işdir.
meclis ruhban mı ? dindar ayırt edecek.
Demokrasiler de bir kişinin dinini sorma hakkınız bile yoktur. Kişinin özelidir ve size göstermek zorunda değildir. Sizin gözünüze bu yolla girmek zorunda dğildir. Dedim ya, din ve vicdan hürriyetidir.

ama tersi var, bu insanın siyaset harici bir hayatı var. camiye gidiyor namaz kılıyor, bunu magazin basını gibi, deniz seki'yi gibi takip ettiğimiz anda din iyice magazinleşir. Dİn zarar görürü ve görüyor.

dün TRTint'te tarihçiler ermeni meselesini anlatıyordu. Tarihçiler konuşurken gıpta ettim,
ne eşini tanıyorum, ne namaz kıldığından haberim var, ama dedim ki cumhurbaşkanı simgesel olarak
böyle biri olmalı. Varlığı türkiyeye onur katmaı. Ağırlığı olmalı ve simgesel olarak halkı kucaklamalıydı. Gerçekten soykırım ne olduğunu, neden o olayların soykırım olmadığını izah ettiler. ikna oldum yani.

Malesef şuanda sadece yozlaşan demokrasi değil, dindarlık yozlaşıyor.

Yazan: knz Tarih: May 5, 2007 7:08 AM

ben bu konuda KNZ gibi duasunuyorum.

laik tehlike ne demek? hem laiklik bu degil diyorsunz hem tehlike. tehlike olmasi icin laik olmak gerek. peygamberin kac karisi vardi?

ruzgar eken firtina bicer. galatasaray laikse diyarbakirspor neci.

demokrasi cicek gibidir; su vermezsen gubre vereceksin. gubresi laikliktir.

Vecdi Gonul'un gunahi neydi? Nimet cubukcu'nun saci niye duz hic dusundunuzmu?

Latife Hanim simandi. bu gunku turbanlilar oylemi? Kac tanesi Fransizca bilyor?

Masanin ustinde namaz kilacaklarina bale yapsinlar. cok sesli muzik olmadan bu millet adam olmaz.

ona gore konusun.
Bu maci Fener alir.

Yazan: KEReZE Tarih: May 5, 2007 12:09 PM

Bak bakalım knz nasıl cevap veriyormuş. ciğeri yeten okusun.

çift niklere, kendim kullanmasamda, oldum olası karşı çık-ma-dım. Netice- de bu da bir psikolojinin dışavurumudur.

insanları bir gruba sokmayı ve sonra üzerini boyamaya çalışıyorsunuz. Yani sivil faşizim.
fakat yazan kardeş kendisi bunun farkında değil. fark ettirelim bakalım.
Alaycı ve ben birşey öğrenmem tarzını takındığı sürece ondan umut yok. Onun için, ciğer yetenlerle birlikte biz kendi işimize bakalım.

şimdi yukardaki dışa vurumun tahlilini bir yapalım, knzce yazacağım. acımasız yazmayacağım :

1- peygamberin kaç karısı vardı sorusu ?

şimdi arkadaş zannediyor ki, laik düzende bunu
sormak ve burun kıvırmak hatta peygaMberin burnun sarkan ( neyse yazmayım) bir karikatürü
nün yayınlanmasına izin vermek laikliğin eseri.

hayır KARDEŞİM, o demokrasi.

Laiklik bir dinin devlet elliyle propagandasına da, bir dinin alaya alınmasına da, bir dinin
yok edilmesine yönelik bütün eylemelere de eşit derecede uzak durur., EĞER demokrasi ve laiklik bir arada varsa, bu dini küçültme eylemlerini sadece özel alanda yapabilirler. şunu kafanıza koyun ki, inancı gereği islam dini peygamberine karşı olan kişileri peygambere saygı duymaya zorlayamazsınız.

Tek kişi dahi olsa devlete sızarsa bu eylemlerini devlette yapar. Yani o "sızmak" fillini pekala siz de kullanırsınız.

hiç kimse çoğunluktan güç almasın. Bu sizi sadece faşizan yapar.

üzerinde anlaşılmış kurallar, iyi işleyen yol haritası yarın sizin de ihtiyacınız olan bir şeydir.

yani nesreddin hocanın kazan hikayesindeki komuşu gibisin. demokrasi olsun ama hep kazan doğursun istiyorsun.,

sözün kısası, ben peygamberi eşleriyle savunabilien tek internet üyesiyim.
Siz PEYGAMBER EŞLERİYLE ilgili eleştiriyi yediğinizde yüzünüz al al oluyor ve başka birşey beceremiyorsunuz. Hemen o kişiyi karalamaya , tehdit etmeye, ve hatta öldürmeye yönelik hislere bürünüyorsunuz.
Ama savunamıyorsunuz.
Hepinize birden söylüyorum.
Onun için bu konuda benle ancak böyle gizli niklerle dalaşabilirsiniz.

2- vecdi gönül, nimet çubukçu hakkında:

demokrasi de herkes cumhurbaşkanı olablir. AKP
nin cumhurbaşkanı seçilmiyor, cumhurun cumhur başkanı seçiliyor. Cumhuriyetlerde akp ler çok gelir geçer. Dolayısıyla, zaten mecliste temsil edilemeyen insanları da düşünmek zorundaydı.
bu bir demokrasi kültürü sınavıydı. Şimdi kültür
kelimesinden alerji olacaksan güzel kardeşim, fransaya gitmene gerek yok.

Osmanlıca yazayım, bir demokrasi edebi meslesidir.

yani siz sivil olmak zorundasınız. Ben sizler de görmüyorum o sivil yapılandırmayı,
Yani netice de mührü kapan süleymen oluyor ve bizler bunu demokasi sanıyoruz. Burada sorun kimin aday olması değil; aday yaptığını kişlerin hangisinin daha dindar olduğu ?

3-latife hanım ve fransızca konusu :
Bir kadının türban takması "an"lık bir karardır.
kişi her an özgürdür. 30 yıl sonra ikna olur ve çıkarırır, veya İsteyen 30 yıl sonra takar.
Netice de latife hanıma türbanlı diyemem.
fransızca bilmesi çok iyibişEy. Bir lisan bir insan. Mesela şimdiki başbakanın eşi olmasa bile, kızları ingilizce biliyor. Netice burada mağduriyete yatıp semizleneceğinz birşey yok.

Yani, bir siyaset senelerce amerikalar'da yaşar ve sonra mağdur pozlar vermeyi nasıl başarırır , vallahi pes.

Hnai urfada oxford vardı da biz mi gitmedik diyen ibrahim tatlıses tonlaması duyuyoruz da,. yakışır mı bu siyasete ? Sezer de devlet lisesinde okumuş. ingilizcesi zayıf. Niye ağlmayı bilmiyor ? üzüldüm şimdi.

Masanın üzerinde namaz ve bale meselesi:
psikolojik dışavurum olduğu için ciddiye alıyorum. Masa üzerinde bale yapan birine rastlamadım., Eğer rastlarsam kardeş iyi misin derim ?

masa üzerinde namaz olabilir ama dinin kötüye kullanılması olur bu. Çünkü uygun olmayan durumlarda, kişi namzaını kaza edebiliyor veya kişi oturduğu yerden namaz kılabliyor. Yani islam esnek bir dindir. Katı ve rijit değildir. Öyle yapan birini , masa üzerinde gösteriş yapan biri olarak ayıplarım. Dikkat çekmeye çalışıyor.

Kamu'da görevi sırasında kişinin bunu yapması mmkün değil. Namaz ya özel kılınır veya mescitte kılınır.Kamu görevi yapan kişi masanın üzerine çıktığı anda başkasınında karşısına geçip abdük yapmasına da engel olamaz. Demokrasilerde zorla saygı yoktur.

anneanemin bir sözü vardır.
sevilirken sevilin, saylırken sayılın der.
hani anlayana,

biliyorum anlamamkata direnen bir topluluk olmak işinize geliyor ama şimdilik, benden söylemesi.
yaşayarak öğrenmesek keşke.

Yazan: knz Tarih: May 6, 2007 6:41 AM

kereze başka döküleceğin bişey varsa de :)

Yazan: knz Tarih: May 9, 2007 1:50 AM

Acıdım IHT'nin durumuna, yazık oldu güzelim gazeteye, yaza yaza sizin boş yazınızı mı bulmuş yazacak? Yazıda demokrasi, fundamentalizm gibi yansıtmalar ne kadar da hoş, ne zaman antitezin diline bu kadar hakim olabildiniz, ne zaman bu kadar içselleştirip, içlerini boşaltıp yeniden sunmaya başladınız bu kelimeleri? Liberal sekülerler AKP'den rahatsızlık duymuyormuş, sevsinler. Koşa koşa AKP'ye oy veriyor değil mi bu spikerler? Yazık günah, okuyanlar da Türkiye'de var olmakla kalmayıp barajı aşan liberal bir parti var zanneder. Ne kadar çoğunlukta değil mi liberal sekülerler? AKP'den rahatsızlık duyan hiç mi liberal seküler yok?Hani ben ben diye atlayasım geliyor da kendimi tutuyorum, etraftaki lib'leri sayayım diyorum AKP'yi sevmeyen, AKP'yi seven diye ayrı bir küme oluşturmama gerek kalmıyor. Eh görüyor musunuz zaten azınlığız bir de üstelik kendi aramızda da bölünmüşüz ne yapalım? Yalnız anlayamadığım hem özgür düşünceyi savunacaksın hem de son derece kökten dinci bir anlayışın taraftarlığını yapacaksın. Ama oyunun kuralı böyle değil mi? Yani düşünüyor düşünüyor üzülüyorum bu kadar mı boş bu ülkede liberalizm anlayışı? Yani kullanılır da bu kadar mı hor kullanılır? Sizlere mi kaldı? Dünyada liberaller akıllı tasarımı savunuyor zaten değil mi? Haydi açıklayın da duysunlar akıllı tasarımı amerika'da kimler savunuyor, yoksa Irak'a asker gönderenler mi??? Islamofaşizm teriminin mimarları mı yoksa? Her neyse konu liberalizmdi değil mi? Diyeceğim o ki sadece şu site içinde saçmalamaya devam etseniz de, biz de IHT gibi sitelere kıymasak, bookmarklarımızdan silmesek? Ha bir de hodri meydan: Madem bu kadar liberalsiniz eşcinsel evliliğini de savunun da siteden görelim!

Yazan: Sacide Tarih: May 11, 2007 3:51 PM

Sacide Bacim,

Sen yaziyi okudunmu yoksa "musluman olduguna gore.." diye okumusmu saydin kendini? Yazinin ana fikrini temsil eden cumle "The ultimate solution, of course, will come when we Turks understand that all citizens - whether they wear a head scarf, cross or miniskirt - are equals." (Nihai cozum butun Turkler, basortusu, mini etek veya hac giysin butun vatandaslarin esit oldugunu anladiginda gelecektir).

Bunun hangi kismina iiraz ediyorsun? Itirazinin zemini ne? Demokrasi, ozgurlukculuk, laiklik, cogulculuk?

IHT nye sayfalarini Mustafa Bey'e acarak ziyan etmis bilmiyorum, senin gibi entellektueller durur iken. Ama sadece IHT degil pek cok saygin Bati yayn kuruluslari, universiteler Musluman entellektuellere kapilarini aciyorlar! Hemen genel kurmaya haber ucurun onlara da birer "acklama" versin. "tilki yetisemedigi uzume.." veya "sour grapes"! oral;arda liyakat diye bisey var. Fikri olanlara bilgi sahibi olanlara yazdirmak, bilim yaptirmak gibi irticaci gelenekleri var. Ustelik ne basortusune bakiyorlar, ne "Cumaya gidiyormu, Atatukrcumu" diye soruyorlar.. onun icin Kemalistlik liginde ilk 500 universite arasina giremiyorlar. Baykal gelince hepsin yola getiririz insallah (oops!)Comprende Sacide?

Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: May 11, 2007 11:17 PM

Sacide Hanim,

Sonda soyliyecegimi basta soyliyeyimde karisikliga sebep olmiyayim. Akyol'un makalesinde bahsettigi Agnostiklerden biri de benim. Ayrica, escinsellerin veya heteroseksuellerin kapilarini kapattiktan sonra ne yaptigi beni/kimseyi ilgilendirmez. Sezer veya Baykal'in cesareti varsa benim soylediklerimi soylesinde goreyim.

Turkiyedeki elle tutulur buyuklukteki siyasi partiler icerisinde demokratik kistaslara en yakin olani yine AKP dir. Basinin ustunu acip altini dunyaya acamamakla cagdas olunmuyor... veya tersi; basinin ustunu kapatan icini dunyaya acabilir vede tum dunya onu -cagdas- kabul eder. Ataturk'un bahsettigi "muassir medeniyetler" yani bugunku ismi ile AB de AKP ye destek veriyor, ABD de tum dunyada. CHP yi veya Sezeri oven bir dunya lideri, aydini, orgutu veya ulkesi hic duydunuzmu? Mnadela bir kac sene once Sezer'in vermek istedigi Ataturk odulu/madalyasini protesto edip reddetmisti... cici gazetelerimizde bunu duymadiniz bile tabiiki.

Liberal Demokrat biri olarak yorumunuzu okurken bir kac yerde hayalkirikligina ugradim. AKP lilerden bahisle "son derece kökten dinci" demeniz abartili haksizlik olmus. Ustelik makalede de AKP nin digerlerinden (RP/FP) koparak liberal bir cizgiyi benimsedigide acikca belirtiliyor... vede oyle.
Sanirim -Liberal- kelimesinin ideolojik konteksteki anlami konusunda yanilginiz var. Her ideoloji icerisinde bir liberal kanat birde muhafazakar kanat vardir. Yani MHP icinde liberal olanlar vardir, muhafazakar olanlar vardir. Irandaki mollalarin liberalleri de vardir muhafazakarlarida vardir. Komunist partilerde de ayni sey gecerlidir. Liberal/Muhafazakar tipki bir renk skalasindaki KOYU/ACIK kavramina tekabul eder.
Bu durumda; "Yani düşünüyor düşünüyor üzülüyorum bu kadar mı boş bu ülkede liberalizm anlayışı? Yani kullanılır da bu kadar mı hor kullanılır? Sizlere mi kaldı?" derken ne dediginizin farkinda degilsiniz.
***

Yorumunuz aslinda -siyasi literatur katliami- ve daha pek cok analiz yapilabilir ama sanirim bu kadari "kafanizin icini acmaniza" yardimci olabilir...

...umuduyla!

Yazan: Haydar Tarih: May 12, 2007 10:19 AM

Yorum Ekleyin...





(you may use HTML tags for style)