« Panel: Avrupa Birliği Süreci ve Türkiye | Ana Sayfa | Vahiy ve Bilim Üzerine Bir Not Daha (ve de AT) »
April 6, 2007
Papa’dan Sömürgeciliğe Eleştiri
Geçen Aralık ayındaki “Papa’nın Marksistçe [Yanlış] Analizi” başlıklı bir yazımda, Papa XVI. Benedict’i “emperyalizme hizmet”le suçlayan kimi Müslüman yorumcuların yanıldığını söylemiştim. Özellikle de “Papa'nın başlattığı kiliseleri uzlaştırma hamlesi, Batı'ya da dini bir kimlik bulma, zengin Batı'nın yürüttüğü emperyal talana dinsel görüntü verme çabasının bir sonucu” diyen Sayın Nuray Mert’e katılmadığımı vurgulamıştım.
Bugünkü Hürriyet’te yer alan “Afrika’yı Yağmaladık” başlıklı haberde yer alan bilgiler, bu açıdan ilginç. XVI. Benedict yakında yayınlanacak olan “Nasıralı İsa” adlı kitabında Batı dünyasını “Afrika’yı ve diğer yoksul bölgeleri yağmalamakla” suçluyormuş. “Bizim yaşam tarzımız, hepimizin dahil olduğu tarih, onları soydu ve soymaya devam ediyor" diyormuş. Dahası “Onlara Tanrı’yı sunarak muhteşem geleneklerine kucak açacağımıza, onlara sadece güç ve kár hesabına dayanan Tanrısız dünyanın şüpheciliğini sunduk" diyerek, Batı’nın yaydığı kültürel materyalizmi de kınıyormuş.
Umarım Papa’nın bu isabetli görüşleri, bazı aydınlarımızın Batı dindarlığını emperyalizmin bir alt kümesi zannetme kolaycılığından kurtulmalarına yardımcı olur.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: April 6, 2007 1:06 PM




Teşekkürler Mustafa Bey,
umarım dediğiniz gibi aydınımız analizlerindeki kolaycılığı bırakırlar, muhabbetle...
Yazan: Talha CAN Tarih: April 6, 2007 6:23 PM
Papa guzel buyurmus da...
Papa konusmus:
Mustafa Bey yazinin ana fikrinden bahsetmis ben musadesi ile gazete haberinin buyuk kismini koyayim:
Bu satirlar dogru ise ben de Mustafa Bey gibi Papa'nin dusuncelerini paylasiyorum. Fakat Mustafa Bey'in aksine buradan Umarım Papa’nın bu isabetli görüşleri, bazı aydınlarımızın Batı dindarlığını emperyalizmin bir alt kümesi zannetme kolaycılığından kurtulmalarına yardımcı olur.
ifadesi icin destek cikaramiyorum.
Yaziya gore Papa da Mustafa Bey'e katilmiyor:
Papa’nın bu sözleriyle sömürgeciliği kastetmiş olabileceği belirtilirken, aynı zamanda fetihler ve kolonileşme sonrasında gelen Katolik Kilisesi’nin misyonerlik faaliyetlerini de ima etmiş olabileceği kaydediliyor.
Hacli savaslarindan gunumuze Katolik Kilisesi'nin Bati emperyalizminin Afrika, Amerikalar ve Asya'da itici gucu, ileri karakollari veya asimilasyon cihazlari olarak gorev yapmistir. Bu gun dahi Asya ve Afrika'da kullanilan metod amiyane tabir ile "ekmek arasi Incil" metodudur. Ortadogu'da -ulkemiz dahil - misyoner faaliyetler ozellikle okullar vasitasi ile yurutulmus fakat derin nufuz olmadigi icin Hiristriyan okullarda "liderler ve seckinler" yetistirme seviyesinde etkin olabilmistir ancak.
Eger Papa'nin bu sozleri yanlislari anlayip kilisenin "otekine" bakisinda bir paradigma kaymasini isaret ediyorsa Amen!
Ama malesef ben bu Papa'dan fazla umitvar degilim. Selefi II. Jean Paul icin farkli dusunurdum.
Bati'nin vicdani uzerine dusundugumde aklima gelen ifadelerden biri onlarin "Johnnie come lately.." (gec gelen Coni) ifadesidir. Malesef Bati'li bircok aktor, is isten gectikten sonra "ozur diler" "vicdani muhasebe" yapar "yanildik", "yanlis hesapladik" estek kostek der. Holokost sirasinda sessiz kalan, hatta bircok Yahudi'ye gore Hitler-Mussolini'ye destek cikan Katolik Kilisesi kazanan, kaybeden belli olup toz, duman cekildikten sonra Yahudiler'den ozur diledi, bir onceki Papa Jean Paul zamaninda.
Gene saniyorum bir onceki Papa zamaninda ancak Muslumanlar'dan ozur diler gibi yapti Kilise .
Acelesi neydi Holly See?
Su anda devam eden Judeo-Hacli seferleri icin ise ben bu Papa'nin hicbir elestri sunmak soyle dursun destek ciktigi kanaatindeyim. Destek cikma tabiiki kilisenin vakarina yakisir sekilde cereyan ediyor. Rahip Pat Robertson, Jerry Falwell ve diger evanjelikler gibi Islam Paygamberi'ne (s.a.v) kufurler veya "Nuke them for God's sake" (Tanri Icin Kunler Bolmaba at) seklinde olmuyor (j. Fallwell). Sadece o'nun hakkinda yanlis yorumlar yaparak, Islam dunyasini "kotu oteki" olarak karakterize ederek casgdas Hacli akinlarna teolojik destek sagliyor. Gene hatirlatmakta yarar var: Turkiye ziyareti sirasinda veya ondan sonra Islam ve Akil konusunda yanildigini kabul etmedi; ozur de dilemedi. Bilakis Vatikan'in sitesinde Papa'nin bu konudaki gorusunu degistirmedigi yaziyor. En azindan anakronik tarih kullanmisim, bu apacik ortaya ciktigi halde (Medin ayetleri- Mekke ayetleri hususunda ornegin), baglamdan cikamisim dahi demedi.
Simdi bu Hiristiyan Bati'nin emperyalist gecmisi hakkinda itirafnamesi iyi bir baslangic ama neden sadece is isten gectikten sonra gelir hep bu itirafnameler?
San Franciscan rahiplerinin Kizilderiliye kasitli olrak mikrop verip kirmasi yanlisti derler sonra Filipinler'de yaparlar aynisni. Kolelik yanlisti derler, kolelik bittikten sonra, Holokost sirasinda kenarda kalirlar. Daha sonra Holokost yanlisti derler Viet-Nam'a sadirirlar.
Kaybedildiktten sonra Viet Nam yanlisti der Bati'li sonra Irak, Afganistan, Iran'a hucum eder.
Ve pattern kendisin tekrar eder durur.
Bunlarin hepsinde Kilse'yi veya genelde Bati'nin dini merkezlerini sorumlu tutmak biraz haksizlik olur (bu Protestanlar Evanjelikler icin tamami ile dogru olsa da) ama ahlaki otorite sahipleri sadece ne yaptiklasrindan degil ne yapmadiklarindan da sorumludurlar.
VICDANI OMURGA bu gun IRAK yanlis demektedir var gucu ile.. Iste bunu yaptigi zaman Mustafa Bey'e katilacagim. Daha once degil.
Yoksa sekuler Bati yapiyor dindar Bati degil "kolayciligina" kacmis olurum.
Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: April 7, 2007 5:38 AM
Batılıların bir özelliği vardır.
Tartışmalı ve gayriahlaki ama yapmaları gereken bir şey varsa;
önce yaparlar sonra onu tartışmaya açarlar veya özür dilerler.(ABD'nin Kızılderili katliamı, İsveç'in Laponlarla olan ilişkisi gibi )
Papa'nın konuşmasını okuyunca bu aklıma geldi.
Yazan: Ahmet Cem Özen Tarih: April 7, 2007 11:09 PM
Guncelleme:
Papa Paskalya Konusmasinda “rehine almadan” dahi bahsetmis (eminim aklindan gecen Iranli, Filistinli Afgan veya Pakistanli rehinelerdi). Ve Irak’ta “musbet birsey olmadigini” kaydetmis (ne demekse? Bunu Bush ta soyluyor). Dunyada cok istirap oldugunu soylemis. Ama ne saldirgan Amerika ne Israil icin bir kelime sarfetmemis. Emperyalizm veya modern somurgecilik? O da ne demek? Petrol ve Israil icin doklan kanlar?
Belki 28. yuzyildaki papalardan biri bugun icin de ozur ler. Ha bir de Darfur'a yeteri kadar onem verilmedigini sioylemis. (bu da Bush'un birincil argumani, cunku karsidaki "Islami rejim").
Buyurun:
http://news.yahoo.com/s/ap/20070408/ap_on_re_eu/vatican_easter
Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: April 8, 2007 6:22 PM
@
Dinler Arası Diyalog Meselesi
Tek tanrılı dinlerin bir araya gelerek,
tüm insanlığın menfaati doğrultusunda !
savaş, yoksulluk gibi ortak problemlere..
akılcı çözüm yollarının aranmasını,
ve karşılıklı fikir paylaşımının tesis
edilmesini temin eden bir oluşumdur.
Her cemiyete kapıları açık olan, ve belirli
bir zümrenin sahibi olmadığı Abant Platformu
bu misyon ile çalışmalarına başlamıştır.
İslâmiyet, bu güzel birliktelik ile kendisini
bütün Dünya’ya.. dostluk, ve kardeşlik ruhu
çerçevesiyle tanıtacak, ve sevdirecektir.
Ki gaye, asıl olarak İslâmiyet’in temsili değil..
yaşlanan, ve günden güne kirlenen Dünya’mızın
barış ve huzur içersinde yaşanabilir kalmasını
temin etmektir.
Öteden beri din ‘i inançları istismar edilen
Anadolu insanımıza ! bu çalışmalar, din elden
gidiyor tarzı asılsız suçlama ve karalamalar ile
anlatılmaktadır.
Oysa.. perde arkasında, meydanın boş
kalması arzu edilmektedir. Böylelikle, çıkar
sahipleri kendi inanç ve düşünce sistemlerini
bu topluma, ve dahi Dünya toplumlarına
mukavemetsizce empoze edebileceklerdir.
Müslüman kardeşlerimden.. bu projeye
destek çıkmalarını bekliyorum. Zaman,
iletişim çağıdır.. atası bir olan insanlık,
birbirini anlama çabası içerisinde kültürler
arası köprüler inşa etme yarışında olmalıdır.
Aksi halde.. hoşgörünün, anlayışın eksik
kalacağı bir ortamda yaşamak: Doğal
kaynakların günden güne yitirilmesiyle
beraber.. bütün milletleri karşılıklı
hasım haline getirecektir.
Gelin.. bu imkan ve nimetten istifade
ederek ! son din olan İslâmiyet’in, güzel
bir şekilde bilinmesine tanınmasına..
ve Dünya huzurunun, barışının tesisine !
sizler de katkıda bulunun.. .
Meseleyi bu yönde tahlil edemeyen
büyüklerime ve küçüklerime yönelik
bir rica, ve acizane bir davettir.
Saygılarımla,
Kâzım Mızrak
Yazan: Kâzım Mızrak Tarih: April 24, 2007 4:58 AM