« Laik Devlet, ‘Laiklerin Devleti’ Değildir | Ana Sayfa | Her Laik Paranoyak Değildir »
April 28, 2007
Genel Kurmay’ın İnternet Mesajı Üzerine
Türkiye dün gece yarısından bu yana Genel Kurmay Başkanlığı’nın internet sitesinde yayınlanan laiklik uyarısını konuşuyor. Ben, meseleyi fazla büyütmek gerekmediği kanısındayım. Bu, hükümeti istifaya zorlayan bir “muhtıra” değil. Metinde işaret edilen hususlar ise — örneğin genç kız öğrencilerin başları örtülü halde ilahi okumaları — ne “rejime tehdit” olarak görülebilecek şeyler, ne de hükümetle bir ilgileri var. TSK’nın laiklik konusunda hassas olduğunu zaten biliyorduk, bir kez daha duymuş olduk. Mesele, bu.
Kanımca bundan sonraki süreç için de fazla endişelenmeye gerek yok. Ülke en fazla altı ay içinde zaten genel seçimlere gidecek. Millet, tüm bu “laiklik tehlikede” mesajlarına ne kadar katılıp katılmadığını, AK Parti hükümetini güvenilir bulup bulmadığını sandıkta gösterecek. Onun üzerine hiç kimse hiç bir şey diyemez.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: April 28, 2007 7:54 PM




Msutafa Bey , meclis başakanı Arınç ile söz bilriği etmişsiniz aynen aktarmışsınız doğrusu.. genelkurmayın metnini iyi okur iseniz ve son gelişmeler takip eder iseniz her yazımda belirttiğim kaygıların vatandaşta da orduda da var olduğunu görürsünüz, metinde sadece laikliğiğe gönderme yapılmamaktadır iyi okuyun işinize geldiği gibi değil, şimdi patır patır savcılıklar soruşturma yapacak diyarbakır belediye başkanı ve dtpliler hakkında ülkede türk milleti ile milliyetini aşağılayıcı sözde aydın görüşleri nutukları atılamayacak vatanseverliğin ölçütlerini kimse ölçmeye kalkışamayacak
Yazan: ancazin Tarih: April 28, 2007 8:18 PM
mustafa bey yine nokta vuruşu yapmışsınız,tebrikler.ayrıca bizim gibi taze beyinlerin sizin gibi akıl danışacağı bir aydnlarının olması bizim için çok büyük bir nimet.Allah bizleri de sizin gibi hayırlı olmak nasip etsin.sizin de yolunuzu açık etsin(amin)
Yazan: şeyma Tarih: April 28, 2007 8:23 PM
Şu anda bir kanalda aileleri çocuklarını şarkı söyletmeye getirmiş.
Bu çocukların ne işi var bu saatte bir bilen var mı?
Birilerinin ısrarla anlamak istemedikleri şey bu o ailelerin en doğal hakkıdır tıpkı çocuklarını ilahi okutmaya götüren aileler gibi.
Kimi aileler çocuklarını kutlu doğum haftası kutlamalarına götürür kimisi şarkı söyletmeye.
Bu iki durumun da laiklik ile falan alakası yok hiç bir şekilde ama dayatılan seküler yaşam tarzıyla tamamen bir alakası var.
Bir tarafta seküler bir seçim var o mubah ve tasvip ediliyor. eleştiri sözkonusu bile çoğu zaman olmuyor cocukların ruhsal gelişimi açısından çok problemli olması bir hakikat olmasına rağmen.
Bir tarafta ise dini bir seçim var laiklik kılıfıyla sekülerizm adına asla kabullenilmeyen.
Tüm dayatmalara hayır!
Yazan: Sami Muzafferoğlu Tarih: April 28, 2007 8:50 PM
Hmm, ben de bu mevzuuda uzunca bir yazi dosenmistim ama bloga koyup koymama konusunda tereddutlu idim. Dilerim sizin umit ettiginiz gibidir mesele Mustafa Bey. Ya da bu sekilde tepki gostermek daha akillicadir.
Ama bu gun Mehmet Altan'in da Kral-TV de vurguladigi onemli buldugum bir nokta var. Bu tur cikislarin bedavaya gelmedigini hatirlatmali demokratrik gucler. Aman "iyi saatte olsunlari kizdirmayalm" stratejisindeki bilgelik uzerine biraz daha dusunmeliyiz. Acaba bu tepkisizlik bu tur apacik Anyasa, demokrasinin ruhunu, hukuk devleti laik devlet ilkelerini ihlal eden davranislain tekrarina zeminmi hazirliyor. Olculu lisanla da olsa "buna hakkiniz yok pasam" demek lazim. Bunu bu defa 28 Subat'takinde daha fazla entellektuel yapiyor gibi bir izlenimim var. Bu olumlu bir isaret. Hukumetin bu defa cok ilimli bir lisanla olsa da bunun yanlis oldugunu soylemesi, kanunlarin GK'a bu hakki vermedigin, GK'in Basbakan'in emirnde bir memur oldugunu hatirlatmasi ve Medya saksakcilarinin amigoluklarna ragmen Abdullah Gul'un adayliktan falan cekilmediginin aciklamasi gunun tesellisi.
Unutmayalim aydin demokrat, adalet yanliasi dostlar, bizlerin sadece seyirci olmaya mecbur olmadigimiz gibi buna hakkimiz da yok. Zekamizin, birikimizin, bilgeligimizin vergisini odemeliyiz. Sadece mevki edinmek, para kazanmakla hayatimizi israf etme hakkimiz yok.
Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: April 28, 2007 8:59 PM
Bugünden çıkardığım ders:
Türkiyede sol ideoloji iflas etmiştir ya da bunların bir teki bile solcu değil düpedüz faşist. Neredeyse 24 saattir tüm televizyonları seyrediyorum. Bir kaç solcu hatta eski solcu yeni liberal dışında hiç bir sol görüşlü yazar bu girişimi tek kelimeyle kınamadı. Bugün şakşak sesi duymaktan geçici işitme kaybı oluştu bende. Hatta H.Sami Türk gibi bazıları inciler döktüler .Bu değerli sol görüşlü! eski bakana göre bu ülkede siyasileri arada bir böyle hizaya getirmek şartmiş ! Aynen böyle söyledi.
Azınlık oligarşisi çoğumluğa tahakküm kurmaya çalışıyor zinde güçler aracılığıyla. Bu zihniyeti en şiddetli bir şekilde kınıyorum.
Yazan: Sami Muzafferoğlu Tarih: April 28, 2007 9:15 PM
Evet.. Dün geceyarısı itibariyle sanal bir darbe girişimiyle karşı karşıyayız. Bu bildirinin anlamı ise, TSK'nın sivil siyasete doğrudan müdahale öncesi teyakkuz konumuna geçmesidir.
Gece haberi aldıktan sonra utanç içinde yatağa uzandım. Şu ülkeye bakın! Sivil siyasileri şamar oğlanına çeviren bir Kurmay Subay Emirliği'nde yaşadığımızı, son yıllardaki bütün demokratik gelişime inat hatırlattı alem şumule Genelkurmay Başkanlığı. Generaller rahat mı bilmiyorum fakat ben Kurmay Subay Emirliği'nin yurttaşı olmaktan dolayı, kahır içindeyim.
Not: 'Ne Mutlu Türk'üm' diyene vecizesinin karşısında olanlar kimlerdir?. Bu otoriteryen iklimin ülkemizi birarada tutacağını mı zannediyor, Türkiye kökenli dinozorlar?
Yazan: Mülkiyeli Tarih: April 28, 2007 9:19 PM
duyduğum en bölücü laf
"Özetle, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ün, “Ne mutlu Türküm diyene!” anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti’nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır"
Yazan: Sami Muzafferoğlu Tarih: April 28, 2007 9:35 PM
Pazartesi doların iki katına çıkması durumunda ki inşallah olmayacak bu tuzu kuru kesime hiç bir şey dokunmayacak malesef olan bize yani hangi görüşten olursa olsun halka olacaktır
Yazan: Sami Muzafferoğlu Tarih: April 28, 2007 9:56 PM
Cocuklarimizin hangi saatte yatmalarinada demokrasi cercevesi icinde askerlerimiz karar vermeli herhalde?
Laik Turkiye bu gunlere de layik!
Yazan: metin Tarih: April 28, 2007 10:01 PM
Dolar iki katına çıkmış, faizler bir gecede bilmem kaç puan artmış, piyasalar ne olmuş onların umurunda mı sanki? Sonuçta onlar da birer memur ve şartlar ne olursa olsun maaşlarını almaya devam edeceklerdir. Bu e-muhtıradan etkilenecek olanlar onları vergileriyle besleyen bu milletin esnafı,işçisi, çiftisi vs olacaktır. Bu kadar düşüncesizce hangi vatanını seven insan hareket edebilir şaşırıyorum gerçekten. Birkaç münferit olay yüzünden ülkeyi senelerce geriye götürmeyi nasıl düşünebiliyorlar?
Yazan: Bedir Gürhan Tarih: April 28, 2007 10:36 PM
Türkiye'de demokrasinin ve siyasetin ırzına geçilmiştir. Bu küçümsenecek ve affedilebilecek bir şey değildir. Genelkurmay başkanı derhal istifa etmelidir. Bütün dünyada saygınlığımızı 5 para eden, ekonominin içine eden bu totaliter, militarist zihniyet sorumluluğunun hesabını vermelidir. Ben vergilerimi asker PKK ile mücadele etsin diye veriyorum, paşalarımız külhanbeyliği yapsın diye değil.
Asker askerliğini bilsin, siyaseti siyasetçilere bıraksın. Bu muhtıra hükümete değil, Türk siyasetine karşı bir tahfiftir. Elbette hükümetin eksikleri, hataları vardır, buna müdahale edecek asker değildir. Eğer müdahale etmek istiyorsa buyursun geçsin ekonominin başına bir paşamız para basıp dış borçlarımızı ödesin, bir diğeri yabancı emperyalist sermayeyi yasak edip borçlarımızı kapatsın. Bize vizyon versin, Atatürk ilke ve inkılapları ve 6 ilkesiyle bizi muasır yapsın, Musul'u, Kerkük'ü, Kıbrıs'ı çözsün.
Böyle bir ülkede yaşamaktan utanıyorum. Olanlara alkış tutanlar, siyasetin ırzına geçilmişken durumdan kendine siyasi menfaat sağlamaya çalışan insanlardan iğreniyorum. Ekonomik ve siyasi istikrar sağlanmışken egolarını tatmin için 70 milyonu harcayan hercailerden nefret ediyorum.
Ne mutlu Türk'üm diyemiyorum. Bu ülkenin insanlarının ne mutlu Türk'üm demesine engel olanların asıl vatan hainleri olduğunu düşünüyorum. Bu hareketi kınamayan ve çanak tutan herkesin de aynı safa geçtiğini düşünüyorum.
Umarım kısa süre içinde yapılan bu vahim hatadan geri dönülür ve özür dilenir. Yoksa bu gerilim bizi tekrar 50 sene geriye götürecek, çocuklarımıza ve torunlarımıza karşı sorumluyuz.
Yazan: blue Tarih: April 29, 2007 12:23 AM
her ne kadar laik'ik lafları edilse de;
ben bu acıklamanın nedenini meclisin genel goruntusu ne baglıyorum.ve mesajın tum siyasi partilere gittigini dusunuyorum.
cok elastiki bir acıklama,her yere cekilebiliyor ve herkes ustune alınabiliyor.
bence ordu diyor ki;"meclis catısı altında demokrasiyi adam gibi isletin,isletemezseniz ben baska turlu isletirim"diyor.
zamanlama olarak dusunurseniz,eger yargıyı etkilemeye yonelik bir acıklama ise cok yanlıs oldugunu dusunuyorum.
enteresan bir sey;herkes gerilim cıkarmak ve bu gerilimi tırmandırmak icin epey bir caba harcıyor.
gerekce ise akp'nin dedigi olmasın.peki kimin dedigi olacak?300 kusur milletvekili var adamın.senin kac vekilin var?ki kendi vekilleri bile meclise gelmis olsaydı,gul zaten simdi cumhurbaskanı idi.
bunca yanlıs,bunca gerilim bos.
herkesin sordugu soru;
gul yeterli oyu alsaydı,genelkurmay boyle bir acıklama yapacakmıydı?
muhalefet mecliste olsaydı,gul yeterli oyu alabilirmiydi?
cevaplarını verin,ve bunca gerilimin ne kadar bos oldugunu gorun.
Yazan: bercenay Tarih: April 29, 2007 12:43 AM
Tek söylenecek söz: Yazıklar Olsun.
Orduya, CHP'ye, tüm solcu geçinenlere, özgürlük yanlısı olup orduya selam vermeden duramayanlara, gerginlikten medet umanlara.
1.5 milyon tandoğanda toplandı deniyor. Demokratik haklarını kullandılar her ne kadar orada yapılan açıklamaların demokrasiyle uzaktan yakından ilgisi olmasa bile.
Ama darbe olduğunda ordaki kalabalıktan kat be kat fazlası demokratik hakkını kullanmak için hazır olacaktır. Geçen 4 darbede suskun kalmış, bunu sindirmeyi çalışmış halk artık bunu kaldıramaz.
Yazan: Ali Tarih: April 29, 2007 1:10 AM
Gelin bir analiz yapalim.
AKP semsiyesi altinda GERCEK ANLAMDA ve DEMOKRATIK YONTEMLERLE iktidara gelmek isteyen ilimli-dindar-siradan halka demokratik cerceve icinde DAHi bu iktidar musade edilmezse ne olur?
Ilimli---> Radikallesir
Dindar---> Dinci olur
Siradan--> sokaga duser
Demokratik yontem---> Zorba yontemine donusmeye baslar.
Bu nekadar tehlikelidir?
Iraktan daha beter durum ihtimali var denecek kadar bile tehlikelidir.
***
Demokratik yontemlerle dahi iktidari kabul gormeyen, orta yol dahi kendisine kapanan Anadolu halki radilakellesmeye, orta'dan uzaklasmaya baslar. Radikallesen ortamda dinciler ve asiri dinciler cogalir. Asiri dinciler uluslararasi ortaklari (?) ile irtibat kurmaya baslarlar. Bu durumda Askerleri ve polisiye onlemler daha sertlesir. Demokratik uzlasma zora girer. Ulke zaafa duser.
Kayda'cilar zaaftaki ulkelerden yararlanir.
Demokratik umutlarin kayboldugu ortamda orada-burada farketmez tum Kurtler ipleri koparmaya varacak kadar uzaga duser.
Bugun kaydacilar ile Ankara arasinda cok onemli bir bariyer var... Kurtler ve Kurtce.
Mazallah kaydacilar Kurtlerin arasina sizarsa yani bariyerden SIZINTI olursa ve hatta bariyer yikilirsa...
...iste o zaman geriye donusu olmayan bir yola girilmis, muthis bir tehlike kapiya dayanmis demektir.
Cunku o gunden itibaren kaydacilar kitle halinde Arapca-Kurtce ve Turkce konusuyor demektir ki... kim kim, neyin ne oldugunu kimse anlayamaz.
Evdeki bulgur derken, ev... hatta mahalle elden gidebilir.
***
Zannediyormusunuz Baykal bu kadar ileriyi gorebilecek?
Ben ihtimal vermiyorum.
Duam kabul olmaz ama ben yinede felaketten U donusu yapilmasi icin dua etmeye basliyorum.
Yazan: Haydar Tarih: April 29, 2007 3:39 AM
Bugünkü (29.04) cumhuriyet yuruyusune gitmeye hic niyetim yoktu. Bu yuruyusun, cumhurbaskani adayi Abdullah Gul'e, destekcisi hukumete (ve meclis baskanina)"sizi istemiyoruz" diyen bir tepki oldugunu dusunuyor, nasil dindar olmayan bir hukumet secildiginde sesimizi cikartmayip oturuyorsak dindar bir hukumete de ayni tavri takinmanin laikligin bir parcasi oldugunu dusunuyordum. Hala da oyle dusunuyorum. hatta tam da laik oldugumuz icin Abdulah Gul un Cumhurbaskani olmasina tepki gostermemeliyz diye dusunuyorum (her nekadar kalbim bunu istemiyorsa da).
Ancak, yuruyus konusunda bugun fikrimi degistirdim. kendimce bu yuruyusle, Basbakan Tayyip Erdogan'in "yaptim oldu" tavrini, hukumetin hemen tum uyelerinin "ayni kafa" nin urunu olmalarinin elestiriyorum.
Yuruyuse katilmak istememin baska bir sebebi de gecenlerde Radikal gazetesi'nde cikan bir yazi. yazinin, "cumhuriyet yürüyüsü askere de hayir diyor" gibi bir icerigi vardi.
bugun orada yururken, basortusu takan genc kizlarimizin, baslari ciklarla birlikte universitelerde egitim gorebildigi (diger kamusal alanlaricin de gecerli) bir Turkiye hayal ediyor olacagim (tabii "bizler" "onlar" kutuplasmasi olmayan bir ortamda - bugun gelebilecek herhangi bir hukmetin de bunu basarabilecegni dusunmuyorum)
ayrica "laik devlet laiklerin devleti degildir" baslikli yaziniza bir sozum var:
"Dahası dindarlar sürekli olarak “çağdışı”, “gerici”, “takunyacı” diye aşağılanıyor" fikrinize kesinlikle katilmiyorum.
Gecenelerde umre'ye gittim.
Kabe'ye arkasini donmeden, geri geri yuruyerek cikan tek grup malesef turklerdi.
Hz.Muhmmed'in evini (aslinda evinin yerini) gorelim istedik. gittigimizde binada bulunan elektrik trafosuna sadece bizim turkler isimlerini kazimislardi (sanirim bir fayda getirecegini dusunduler). Araplar, evin uzerine bir pankartla "bilin ki peygamberiniz ve ashalplari bu yerin ziyart edilmesini buyurmamis ve bu ziyaretin hicbir asli yoktur ve en dogru yol peygamberimize ve onun sunetine tabi olup bunu terk etmektir" yazmislar. Bunu baska dillerde de yazmislar. Pankartta tek tahribat Turkler tarafindan yapilmisti: "etmektir" in uzerini tukenmez kalemle cizip "etmemektir" yazmislar!
simdi soruyorum size: din uygulamasinda bu kadar cehalet varken ve bu cehaletten de hic bir sekilde rahatsiz olmaz ve gittikce geriye giderken "takunyalilar" benzetmesi nasil da engellenebilir?
Suleyman Ates gibi aydinlara kim "takunyali" diyebilir ki?
Yazan: bahar Tarih: April 29, 2007 11:22 AM
Bugünkü (29.04) cumhuriyet yuruyusune gitmeye hic niyetim yoktu. Bu yuruyusun, cumhurbaskani adayi Abdullah Gul'e, destekcisi hukumete (ve meclis baskanina)"sizi istemiyoruz" diyen bir tepki oldugunu dusunuyor, nasil dindar olmayan bir hukumet secildiginde sesimizi cikartmayip oturuyorsak dindar bir hukumete de ayni tavri takinmanin laikligin bir parcasi oldugunu dusunuyordum.
Hala da oyle dusunuyorum.
Hatta tam da laik oldugumuz icin Abdulah Gul un Cumhurbaskani olmasina tepki gostermememiz gerektigini savunuyorum (her nekadar kalbim bunu istemiyorsa da).
Ancak, yuruyus konusunda bugun fikrimi degistirdim. Kendimce bu yuruyusle, Basbakan Tayyip Erdogan'in "yaptim oldu" tavrini, hukumetin hemen tum uyelerinin "ayni kafa" nin urunu olmalarinin elestiriyorum.
Yuruyuse katilmak istememin baska bir sebebi de gecenlerde Radikal gazetesi'nde cikan bir yazi. yazinin, "cumhuriyet yürüyüsü askere de hayir diyor" gibi bir icerigi vardi. Askeri darbe istemek mumkun mudur!?
bugun orada yururken, basortusu takan genc kizlarimizin, baslari ciklarla birlikte universitelerde egitim gorebildigi (diger kamusal alanlaricin de gecerli) bir Turkiye hayal ediyor olacagim (tabii "bizler" "onlar" kutuplasmasi olmayan bir ortamda - bugun gelebilecek herhangi bir hukmetin de bunu basarabilecegni dusunmuyorum)
ayrica "laik devlet laiklerin devleti degildir" baslikli yaziniza bir sozum var:
"Dahası dindarlar sürekli olarak “çağdışı”, “gerici”, “takunyacı” diye aşağılanıyor" fikrinize kesinlikle katilmiyorum.
Gecenelerde umre'ye gittim.
Kabe'ye arkasini donmeden, geri geri yuruyerek cikan tek grup malesef turklerdi.
Hz.Muhmmed'in evini (aslinda evinin yerini) gorelim istedik. gittigimizde binada bulunan elektrik trafosuna sadece bizim turkler isimlerini kazimislardi (sanirim bir fayda getirecegini dusunduler). Araplar, evin uzerine bir pankartla "bilin ki peygamberiniz ve ashalplari bu yerin ziyart edilmesini buyurmamis ve bu ziyaretin hicbir asli yoktur ve en dogru yol peygamberimize ve onun sunetine tabi olup bunu terk etmektir" yazmislar. Bunu baska dillerde de yazmislar. Pankartta tek tahribat Turkler tarafindan yapilmisti: "etmektir" in uzerini tukenmez kalemle cizip "etmemektir" yazmislar!
simdi soruyorum size: din uygulamasinda bu kadar cehalet varken ve bu cehaletten de hic bir sekilde rahatsiz olmaz ve gittikce geriye giderken "takunyalilar" benzetmesi nasil da engellenebilir?
Suleyman Ates gibi aydinlara kim "takunyali" diyebilir ki?
Yazan: bahar Tarih: April 29, 2007 11:28 AM
Çağlayan mitinginde laikliği din - hürriyet düşmanlığı olarak algılayan kimi profösörler konuşuyor, milletim de heyecanla onları alkışlıyor.. gözümdeki yaş, bunadır.
Konuşulan kimi sözleri dikkatle tahlil ediniz.. aydınlığın aymaz - utanmaz 'ları sahnede, toplumun ta kalbine nefret - öfke tohumları saçıyorlar.
Gelinen krizin mümessili olarak AKP 'yi göstermek.. hak hukuk tanımazların, ancak ve ancak bir avuntusu - tesellisi - hezeyanı - kandırmacası olarak kabul edilebilir.
Yazan: Kâzım Mızrak Tarih: April 29, 2007 3:06 PM
Mustafa Bey ve tüm yorumcular,
Çağlayan mitingini şiddetle kınıyorum
Ama demokratik haklarını kullanma isteklerinden dolayı değil.
Söylenen sözleri şiddetle kınıyorum.
Yok sayılan halka mensup olduğum için kınıyorum.
Çağlayanda çok tehlikeli sözler söylendi az önce.
Kutlu doğumun ne olduğunu dahi bilmeden her seneki kutlanma tarihlerini bilmeden kutlu doğum kutlamalarının 23 Nisana alternatif olduğunu iddia eden ve bunu cumhuriyetten intikam almak olarak gören ve insanları tahrik etmek için kullanan bu tuhaf yaratıkları ve zihniyeti şiddetle kınıyorum.Konuşan Cehalet eline mikrofon geçirmiş, hezeyanlarını ve içindeki kini malesef televizyonlardan tüm ülkeye haykırdı.
Mit tarafından misyoner olduğu tescillenmiş bu tuhaf kadının Nisan ayını (Muhtemelen 21 Nisan) Peygamberimizin Doğum Ayı olarak kabul ettiğimizi bilmeden kutlu doğum hakkında ipe sapa gelmez hezeyanlar savurmasını kınıyorum.
Onlar istiyor diye Peygamberimizin doğum tarihini değiştiremeyiz.
Aziz Peygamberimize meydanlarda hakaret etmeye çalışan ama sadece çalışan halkı düpedüz müslüman-dinsiz diye bölmeye çalışan bu tuhaf yaratıkları kınıyorum.
Çağdaşlık diye masalların anlatılmasını isteyen Yaradılış hurafesi diyerek kendi dogmalarını düpedüz dogmalarını masallarını dinsizlik propagandalarını bilim ve çağdaşlık diye yutturmaya çalışan bu zihniyeti kınıyorum.
Bunlar düpedüz bölücüler. Halkı tahrik ediyorlar.
Bir sürü ilde bölücülük mitingi yapacaklarmış.
Madem öyle buyrun gidin Doğuya Güneydoğuya.. Hatta Diyarbakıra.. Orada Kutlu doğuma laf edin ulusalcı hezeyanlar savurun. Her sözünüzde halk diyorsunuz. Bir de orada halkın nabzını tutun bakalım.
Bir de şu malumatfuruş gazeteci müsveddeleri var. Her ağızlarını açtıklarında halk tepki gösterdi diyorlar acaba halkı şu mitinglere katılan ve tamamen onlar gibi düşünenlerden ibaret mi görüyorlar. Hayal dünyasında yaşıyorlar. Bunları hiç bir şey uyandırmıyor
Yazan: Sami Muzafferoğlu Tarih: April 29, 2007 4:00 PM
Gece yarısı metni bir sitenin haberine göre 2004 yılında hazırlanmış.O zaman ki paşadan yüz bulamayanlar bir iki değişiklikle gece yarısına yetiştirmişler.Metin tamamen mahkemyi etkilemeye yönelik.Çünkü onlarda biliyor ki erken seçim tarihi belli ama mahkeme ret ederse geleceğin önününüde açmış olacak
Yazan: ahmet tunahan Tarih: April 29, 2007 6:41 PM
sn. akyol,
şu iddiaya inanmak için ya çok saf ya da art niyetli olmak gerekiyor.
"örneğin genç kız öğrencilerin başları örtülü halde ilahi okumaları — ne “rejime tehdit” olarak görülebilecek şeyler, ne de hükümetle bir ilgileri var."
adamlar bu tip organizasyonları 265 gün dururken nedense tam da 23 nisanda yapmak ihtiyacı duyuyorlar!
ayrıca tüm 23 nisan haftasını gölgelemek için şimdi bir de "kutlu doğum haftası" diye birşey uydurdular.
bir de kalkıp bu adamlar ne cumhuriyet rejimine ne de laikliğe karşı demeyin lütfen.
komik oluyor!
Yazan: kemal Tarih: April 29, 2007 10:27 PM
ERKEN SECIM
Bu looser muhtirasinin mimarlari erken seçimde yaptiklari hatanin altinda kalacaklar buyuk ihtimal. Bu anti demokratik hücumlar AKP'nin
seçmenler arasindaki popularitesini arttiracak
büyük ihtimal.
Caglayan toplantisindakiler acaba erken seçimlerde kime oy verecekler? CB olarak RTE veya Gül'ü istemediklerini anladik ama kimi istiyorlar? Mesele burda.
Bir grup insan BEN AMASYA'YA GITMEYECEGIM diyerek yola çikarsa nereye varir? Edirne? Ardahan? Sinop? Anamur?
AKP bu GEç ERKEN SEçIM'de çok yüksek bir skorla ve mecliste daha çok sandalye alarak çikabilir. O zaman CHP, DYP ve ANAP yöneticileri pazarda limon satabilirler herlahde.
Dostlukla
Yazan: Tunç Tarih: April 29, 2007 10:28 PM
selam bahar,
bugun orada yururken, basortusu takan genc kizlarimizin, baslari ciklarla birlikte universitelerde egitim gorebildigi (diger kamusal alanlaricin de gecerli) bir Turkiye hayal ediyor olacagim (tabii "bizler" "onlar" kutuplasmasi olmayan bir ortamda - bugun gelebilecek herhangi bir hukmetin de bunu basarabilecegni dusunmuyorum)
Üniversite girmek serbset olacaktır .
Fakat bu şuna bağlı; kamusal alan ortak uzlaşma alanı olmak zorunda, aksi halde olabilecek bütün dini simgeleri kamu taşıyamıyor. (Laikle ilgili sayfada yazdım.)
Mahkemelerdeki dava örmeklerini incelemeni öneririm.,
Yazan: knz Tarih: April 30, 2007 8:09 AM
Daha once de soylemistim.Cumhuriyeti Osmanli nin bir grup pasasi kurdu.Yani asker kurdu.Biz anadolu halki toplanip da hadi bagimsizligimiz koruyalim deyip basimiza da reis mi sectik?
Hayir pasalar geldiler daha once trablusgarp da enver pasa dan ogrendikleri teskilati mahsusa becerisiyle anadoluyu isgalden kurtardilar.Millete de dediler ki gelin beraber olalim.Niye?Cunku saltanati tekbaslarina kaldirmaya gucleri yetmezdi.Bu oyun 3 veya 4 yil once bolseviklerce oynanmis ornekleri vardi.Ama zavalli anadolu insaninin nerden haberi vardi ki bolsevizmin ne oldugundan.Hatta bu anlamda bolseviklerden yardim almak icin enver pasa dan rica edildi(enver pasa sarikamis ve canakkale cephelerini actiran harbiye naziridir.yani bolsevikler sempatiyle bakarlar).Sonra enver pasanin isi bitince tesekkur bile edilmedi.Sonra millet meclisi kullanildi.1922 de padisah gonderilince artik cumhuriyet kuruldu.Artik milletin cumhuriyeti vardi.Vekillerine ihtyac yoktu.onlar da tasviye edildi.sonra bu elitler tabakasi milletin gorunusunu sevmedi.hadi onu degistirelim dediler.Ve zorla degistirmeye basladilar.Anadolu da kim bu degisimin nereye gittigini anladiysa kellesine maloldu.Cunku sira inanislarina gelmisti.Cunku askerin bir korkulu kabusu vardi.O da 31 mart olayinda yobaz dincilerin nerelere sevk edilebilineceklerini gordmuslerdi.bundan dolayi dini once yok edip sonra yeniden tanimlamaya karar verdiler.Ama hala daha anlamadiklari birsey vardi.Bu halkin tek dayanagi ve besini dindi......................................Iste anadolu insani cumhuriyetin kendi cmhuriyeti olmadigini anladi.Simdi kendi cumhuriyetini kurmaya calisiyor.Digeri(silahli ve beyaz turkler) de direniyor.
Simdi saf ve koylu anadolu insanim benim gelene agam gidene pasam dersek basimiza gelecek olan budur.Niye su rafta veya duvarda asili duran kitabi alip okumaya baslamiyorsun ki seni hep kullaniyorlar.Hani su dindar c.baskani istiyoruz diye avazi geldigi kadar bagiran kiskirtici somurucu adam bugun nerde.Neden kellesini once o uzatmiyor bir kahraman gibi.
Bana emaille sordular Abdullah Gul le ilgili ne dusunuoyrum diye.Ben de bir adamin oglunun adi mehmed ise ondan memlekete zarar gelmez dedim.Yigid adammis.Sonuna kadar yanindayiz.Anandolu halkinin yeni lideri Abdullah Gul dur.
Yazan: Salih N. Tarih: April 30, 2007 9:31 AM
Bir Fenerbahçeli olarak ligin gidişatından endişe duyuyorum.
Sayın Genelkurmay başkanımızdan, duruma müdahale ederek başta federasyona,diğer takımlara ve yayıncı kuruluşa haddini bildirecek sert açıklamalar yapmasını bekliyorum.
Tehlikenin farkında mısınız bilmiyorum ama
Genç Fenerbahçeliler rahatsız!.....
Yazan: TT Tarih: April 30, 2007 10:04 AM
TSK artık haddini aştı. Birileri TSK yı durdurmak zorunda. Şuan Türkiyede demokrasiye en büyük engel TSK dır. Ülkemize ne kadar zarar verdiklerini bilmiyorlar mı? Ülkesini seven böyle yapar? Bence derhal o muhtırayı hazırlayanlar yargılanıp en ağır ceza verilmeli!
Yazan: mesut Tarih: April 30, 2007 11:54 AM
Sayın kemal,
Demişsiniz. Eğer kutlu doğum haftasının 1989'da Diyanet işleri bakanlığının girişimiyle kutlandığını ve hicri takvim farkından dolayı her yıl 11 gün kaydığını öğrenme zahmetinde bulunsaydınız neyin komik olduğuna daha kolay karar verebilirdiniz. Bu arada CHP'nin Atatürk'ün doğumunu kutladığı "Mutlu doğum haftası" pespayeliğinden ise hiç söz etmeyeceğim. Hz. Muhammed'in doğum haftasında çocukların ilahi okuması, 20.000 etkinlikten 2-3'ünün seçilip servis yapılması hiç adil değil. Herhalde Teziç'e süikast başarılı olsaydı Genelkurmay'da bu zorlamalara girmek zorunda kalmayacaktı. Sahi muhtırada neden Teziç'ten bahsetmiyor acaba? Alla Alla !Yazan: blue Tarih: April 30, 2007 12:02 PM
"adamlar bu tip organizasyonları 265 gün dururken nedense tam da 23 nisanda yapmak ihtiyacı duyuyorlar!
ayrıca tüm 23 nisan haftasını gölgelemek için şimdi bir de "kutlu doğum haftası" diye birşey uydurdular."
yahu bas bagırıyoruz
100-150 yıldır kutlanıyor Hem de sadece türkiye de değil. 20-21 nisan olarak kabul ediyoruz.
Tükiye dışında hiç kimse 23 nisanı bilmez, umurlarında da olmaz. alternatif olusturma gibi anlamsız iddiaları onlar için iddia etmez paranoya ile izah edilebilir. muayene ve tedavi gerektirir .Komik bir durum da kesinlikle değildir. Doktor gerektirir.
Hayatımda inan gercekten bu kadar
akıl sağlığına aykırı bir iddia duymadım ne yalan söyleyeyim.
Cumhuriyet idaresine karşı olmak ise bu ancak seküle dayatmacılar için kullanılabilir .
Yahu kardeşim git tarih oku islam tarihi oku 20 yada 21 nisan günü Peygamberimizin Doğum tarihidir böyle biliyoruz böyle kabul ediyoruz.Bu Cumhuriyetten sona ortaya atılan bir iddia da kesinlikle değil üstelik türkiyeye mahsus da değil. Sizin gibiler rahatsız oluyo diye tüm dünyadaki müslümanlar bu tarihi değiştirmez kusura bakmayın .
Yazan: Sami Muzafferoğlu Tarih: April 30, 2007 12:15 PM
ŞERİAT FİLAN MI İLAN EDİLDİ NE OLUYOR YA ALLAH AŞKINA ? 6-7 TANE ÇOCUK KUTLU DOĞUMDA İLAHİ SÖYLEDİ DİYE Mİ LAİK REJİM TEHLİKEDE.
BU KONU TAMAMEN TÜRBAN - BAŞÖRTÜSÜ HER NEYSE OLAYINA DAYANDIRILMIŞ BİR ARGÜMAN. AKIL BEYİNDE Mİ BAŞÖRTÜSÜNDE Mİ???
DÜNYANIN HİÇBİR ÜLKESİNDE ASKER SİVİL DEMOKRASİYE BU KADAR MÜDAHALE ETMİYOR.
İSPANYA DA ALMANYA DA DARBE İLAN EDEN ASKER SÜRÜNÜYOR HAPİSLERDE.BURDA İSE VİLLALARDA ZEVKİ SEFADA...
GEÇEN AKŞAM KENAN EVREN'İN BİR KONUŞMASINI DİNLEDİM DE GÜLDÜM.VE SONRA GÜLDÜĞÜM İÇİN KENDİME KIZDIM.EVREN PAŞA ŞÖYLE DİYOR;CUMHURBAŞKANI OLACAK İSMİN EŞİ BAŞINI AÇAR HERKES TARAFINDAN ALKIŞ TOPLAR.VE HER ŞEY DÜZELİR.
SORUYORUM SİZE BU NEDİR?İNSANLARIN YAŞAM ŞEKLİ TARZI BU KADAR KÜÇÜMSENİR Mİ?
TÜRBAN - BAŞÖRTÜSÜ HER NEYSE BU ÜLKEDE NİÇİN MARJİNAL BİR OLGU OLARAK GÖRÜLÜYOR.MEYDANLARDA ÇIKIP "TÜRKİYE LAİKTİR LAİK KALACAK"SLOGANLARI ATAN İNSANLARAIN DA LAİKLİĞİN ANLAMINI BİLMEDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM.BİZİM ÜLKEMİZDE LAİKLİK=İSLAM DÜŞMANLIĞI..KESİNLİKLE BÖYLE.
BAŞÖRTÜSÜNÜ YAŞLI TEYZELERİMİZ TAKINCA BAŞÖRTÜSÜ OLUYOR GENÇLER TAKINCA SİYASİ SİMGE VE TÜRBAN OLARAK GÖRÜLÜYOR.
ATEŞİN YAŞI VE CİNSİYETİ YOK.
EVET TÜRBANA KARŞI ÇIKILAN BİR ÜLKEDE BEN ANTİLAİK BİR İNSANIM.
Yazan: zeynep Tarih: April 30, 2007 1:31 PM
Çok yanlış değerlendirmeler yapmışsınız. "Takmaya gerek yok, birşey olduğu yok, zaten bunların laiklikle ilgisi yok"...
Çok yanlış.
NTV'de Taha Akyol beyin konuşmasını izledim. Çözüme yönelik, ülkesi için endişe duyan ve olgun tavrını taktir ettim. Sizden o kadar farklı ki, 180 derece.
Bir kere bu kafayla (takmayarak) darbeyi davet ediyorsunuz. Ordunun orada bahsettikleri sadece süreç sonunda bugün gelinen durumun bir fotoğrafıdır. Nasıl olup da "sorun buymuş" gibi düşünebiliyorsunuz? Nasıl bu kadar dar ve yüzeysel bakabiliyorsunuz? "Metinde işaret edilen hususlar rejime tehdit değil"... Bir insanın bunu demesi için, ülkede ne olup bittiğinden hiç haberi olmaması olması lazım!
"Burnumun dikine giderim, oy aldım"... Hayır gidemezsiniz efendim. Gidebiliyor musunuz? Oluyor mu? Abdullah Gül açıklandıktan 5 dakika sonra "hayırlı olsun" demiştiniz. Hayırlı "oldu" mu?
Eğer bu ülkenin iyiliğini istiyorsanız, orduyu ve milleti can kulağıyla dinlemelisiniz. Yoksayarak hiçbirşey yapamazsınız. İnsanlar artık ne darbe görmek istiyor, ne de rejimle, orduyla, cumhuriyetle didişen insanları.
Yazan: Keskin Tarih: April 30, 2007 2:42 PM
Muvazzaflar iş başında
Orduyu ne diye dinleyelim asker miyiz ?
emir komuta zinciine ne zaman dahil olduk ?
Millet derken sadece kendisi gibi düşüneleri kastedenleri çok komik buluyorum
Yazan: Sami Muzafferoğlu Tarih: April 30, 2007 4:19 PM
Cumhurla didişenlere ne demeli peki ?
Bu arada cumhur nedir bilmeyen coktur bu siteye yorum yazanlar arasında
1 . Halk.
2 . Topluluk:
Arapça bir kelimedir sakın kullanmayın :))
Özellikle Ekseriyet yani çoğunluk manasında kullanılır. Fıkıhta cumhura göre diye bir tabir vardır. Yani çoğunluğa göre demektir.
Bu kısa açıklamadan sonra cumhur kelimesi bu ülkede kim için kullanılabilir diye sormak lazım.
Bazı yorumcuların iddia ettiği gibi mitinglerde yürüyenler için mi yoksa zıt görüşe sahipler için mi ?
Halka rağmen halkçılık .
"Nasıl bu kadar dar ve yüzeysel bakabiliyorsunuz?"
Ben bu soruyu her gün yüzlerce kere kendime kendileri gibi düşünmeyenleri asla görmek istemeyen halk olarak kabul etmeyen yok sayan hatta bazen var kabul eden ama cahil halk toplulukları olarak gören basmakalıp sözleri tekrar eden, yeni bir fikir üretemeyen darbelere ve darbe girişimlerine sahip çıkan tahammülsüz varlıkları kastederek soruyorum.
Nasıl bu kadar dar düşünebilirler ?
İnsanlar artık cumhurla didişen insanları da kesinlikle görmek istemiyorlar
Yazan: Sami Muzafferoğlu Tarih: April 30, 2007 4:44 PM
Burnumun dikine giderim, zinde güçler benimle demekten oy aldım demek cok cok daha iyidir.
Yazan: Sami Muzafferoğlu Tarih: April 30, 2007 4:46 PM
Sami Bey tamam dinlemeyin o zaman. İşte deve işte hendek.
Yazan: Keskin Tarih: April 30, 2007 4:50 PM
"Boyle giderse A Partisi yuzde 60 alir" vb ile avunmayalim derim. Fener ile cimbom maci tahminleri degil bunlar. Simdi demokrasiye darbe yapanlarin, siyasdui entellektue fahiselern secimden sonra birden demokra olcaginimi saniyorsunuz?
Dememismi idi generalin biri "isterseniz yude doksan alin" diye.
Demokrasinin sandiktan ibaret olmadigini soyledi durdu demokratlar.
Ve darbenin tank yurutmeden de yapilabilecegin soyledik durduk. Konuda bir yazi:
O açıklamadan bahseder sen darbeden anlarsın
Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: April 30, 2007 5:31 PM
"Cumhuriyet Tehlikede" diyenler bizi kandiriyor.
Bin turlu cilali tarifin icinde kaybolmaya gerek yok.
Cumhuriyet kisaca tanimiyla yoneticilerin babadan ogula gecmesi ile degil, aksine halktan birilerinin yonetici olmasi, vefati halinde basa gelecek kimsenin illada onunla kan bagi olmasi gerekmedigi bir yonetim seklidir.
Laiklik, Demokrasi, Hukuk Devleti olma, Sosyal Devlet olma vs ozellikler Cumhuriyetin alt katagorileride degildir, olmazsa olmaz parcalarida degildir.
Cumhuriyet elden gidiyor diye bagiranlar sanki bu ozellikler elden gidiyormus gibi sloganlar atiyorlar... Alakasi yok! Bizi kandiriyorlar.
***
Cumhuriyetle yonetilen/yonetilmeyen ulkelere bakalim...
Iran Islam Cumhuriyeti: Laik degil, Demokrasi de yok... ama cumhuriyet.
Ingiltere (UK): Laik, Demokrasi var... ama Monarsik Birlik yani Cumhuriyet degil.
Kuzey Kore: Laik, Demokrasi yok... sozde cumhuriyet ama iktidar babadan ogula geciyor.
Suudi Arabistan: Laik degil, Demokrasi yok... vede Cumhuriyet degil.
Suriye: Laik, Demokrasi yok... babadan ogula gecen uyduruk Cumhuriyet.
Almanya: Laik, Demokrasi var ve Federal Cumhuriyet.
...ornekler cogaltilabilir.
Yani Laiklik, Demokrasi, Hukuk Devleti olma vs gibi vasiflar Cumhuriyet olmazsa olmaz diye bir kural yok. Cumhuriyetin oldugu yerlerde de bu vasiflar YOK olabilir.
Ustelik; bu yasima geldim Turkiyede "Cumhuriyeti yikalim, Padisahligi yada Monarsiyi getirelim" diyen tek bir kisi gormedim, duymadim.
***
Hincal Uluc gibi "Ben demokrasi istemiyorum" diyenler nasilki minik-marjinal bir grup ise, Serait istiyorum diyenlerde... Turkiyeyi bolelim diyenlerde... "Mahkeme istedigimiz gibi karar vermezse ulke karisir" diyen Baykal-kafalilar da... oylesi minik-marjinal bir grup. Aslina bakarsak boyle tipler olmaliki toplumun siyasi sagligi daha iyi anlasilsin. Demokrasi tolerans rejimidir ve bunlara musade eder.
***
Kimse AKP nin yapmak istediklerinden korkmasin. AKP liler dindar olabilir, benim gibi agnostikleri de pek sevmezler ama kurum olarak demokrasi ve cagdasligi kendilerine guzergah olarak almis kimselerdir.
Yazan: Haydar Tarih: April 30, 2007 8:26 PM
Genel Kurmay'in mesaji Turkiye adina uzucu bir mesajdir. Ama gercek mesaj Tandogan'dan, Caglayan'dan ve bu ulkenin caddelerinden, meydanlarindan akan kirmizi-beyaz nehirlerden alinmalidir. Bu mesajlarin, ve su anda yasadigimiz buhranin sorumlusu AKP hukumetidir. Dun, okyanus otesinden, Caglayan mitinginin goruntulerini izlerken, gozlerim doldu. Daha guzel gunlere Turkiye!!
Beyaz
Yazan: Beyaz Tarih: April 30, 2007 8:35 PM
zeynep türbana karşı biey yok. bunu türban mağduriyetininden geçinen ama bu konuda hiç birşey yapmayan siyasiler uyduruyor.
dini simgeleri avrupa insan hakları mahkemesinde nasıl savunurdun? beyin jimnastiği yaparsan doğru cevabı bulacaksın.
keşke başörtüsünü sömürücez diye dini simge haline sokmasalardı.,.
nedenlerini başka bir sayfada yazdım ama gene yazarım.,
Yazan: knz Tarih: April 30, 2007 9:21 PM
DARBE NEYE BENZER?
Su aralar yobaz laik arkadaslar darbe özlemi içine girdiler. 12 Eylül'ü yasamamis olduklarini tahmin ederek kendilerine matrak bir olay aktarmak isterim. Darbeyi yapan Genel Kurmay Baskani ve Orgeneral ve Cumhurbaskani ve Ressam Kenan Evren çok ilginç bir adamdi. Sizin benim gibi oksijen solurdu ama içerde ona ne yapiyorsa... Neyse, TSK'nin yetistirdigi dehalarin hayata bakisini anlatan bir olay:
arda uskan'ın 15.08.2004 tarihinde vatan'da çıkan aziz üstel röportajından.. aziz üstel'in anlatımıyla..:"cumhurbaşkanlığı resepsiyonuna davet edilmiştim. kenan evren dönemiydi. sıra halinde teker teker girip el sıkışıyoruz. sıra bana geldi, kenan evren elimden tuttu yanına çekti. evren, ben, kızı, yanyana duruyoruz. gelen gidenin elini sıkmaya başladım. garip bir durum. mesela sezen aksu geliyor, elimi uzatıyorum. "aa aziz..." diyor. meğer evren benimle konuşmak istermiş. bir fırsatını buldu. "senden hiç memnun değilim" dedi. "neden efendim" diye sordum. "sen benim karşıma geçiyorsun, bacak bacak üzerine atıp sigara içiyorsun, kahkahalar atıyorsun." şaşırdım. "efendim zatıalinizi ilk defa görüyorum. ben sizin karşınızda ne zaman sigara içtim" deyince de "televizyonda içiyorsun" cevabını verdi. "oraya çıkınca, kenan paşa o televizyonu seyrediyor diye düşüneceksin." ... cem duna görevinden ayrıldıktan sonra kenan evren'in emriyle yayından kaldırılan ilk program benimki oldu. son kez ekrana çıkışımda da "efendim ben haftaya burada yokum" dedim."
Yazan: Tunç Tarih: May 1, 2007 12:38 AM
TEHLiKENiN FARKINDA MISINIZ?
12 Eylül 1980 darbesini yapan Eski Genel Kurmay Baskani ve Cumhurbaskani ve Orgeneral Kenan Evren
17 yaşındaki erdal eren'i hatırlar mı acaba.. hani darağacına yolladığı onlarca gençten biri.. hani bir jandarmayı öldürmek iddiasıyla yargılanıp suçu hiçbir zaman isbat edilemeyen erdal eren'i.. hani 17 yaşında olduğu halde kemik yapısının 18 yaşındaki bir insanın kemik yapısında olduğu gerekçesiyle idama yollanan erdal eren'i.. kendisi bu kutlu hizmerinden dolayı daima saygın bir yer muhafaza edecektir belleklerimizde..ilhan erdost'u hatırlar mı acaba.. hani mamak askeri cezaevi'nde jandarma dipçikleriyle dövüle dövüle öldürülen ilhan erdost'u.. hani şu kitap yayımlamaktan başka hiçbir suçu olmayan ilhan erdost'u.. memleketi böyle bir anarşikten kurtarması, en önemli vatani hizmetlerindendi bence..diyarbakır cezaevi'ni hatırlar mı acaba.. hani şu mahkumlara dışkı yedirilen diyarbakır cezaevi'ni.. hani şu her Allah'ın günü işkence haberlerinin geldiği diyarbakır cezaevi'ni.. hani şu ölüm oruçlarında insanların eriyip gittiği diyarbakır cezaevi'ni.. bu da en güzide icraatlarından biridir.. her memlekete bir auschwitz lazım netekim.. 500 binden fazla insanın fişlendiği kayıtları saklar mı acaba.. ara sıra bakıp "hey gidi gidi.. bir zamanlar neymişiz be.." diyor mudur acaba.. bakıp bakıp gurulanıyor mudur, ne kadar çok insanın hayatıyla oynadığıyla.. hani her an bir polis kontrolü, her an bir karakola düşme korkusuyla yaşayan insanların kayıtlarını..hele hele o çağdaş hukukun temellerini oluşturan, hukuk fakültelerinde ders olarak okutulası demeçleri.. modern hukuk devletinin günümüzde oynaması gereken role işaret eden "asmayalım da besleyelim mi.." vecizesinde hayat bulan o hümanizm, o insan sevgisi, o hukuk parıltısı.. 'suçların şahsiliği ilkesi' gibi çağdışı bir hukuk saçmalığını rafa kaldırıp çağdaş uygarlığın hukuk algılayışı seviyesindeki "içimizden biri öldürülecek olursa (çağdaş demokrasinin bir başka olmazsa olmazı milli güvenlik konsey'inin üyeleri kasteder burada üstad) suikasti gerçekleştiren örgütün bütün üyelerini öldürürüz.." vecizesinde hayat bulan o fevkalade teori.. hukuk anlayışımıza da az şey katmadı netekim..resme merak sarmış şimdi.. sayesinde hiçbir zaman resim yapamayacaklar olanlar onun için ne ifade ediyor acaba.. hani idam edilen, işkencelerde sakat kalan, parmakları kırılanlar.. memlekete o kadar ressam da çok gelir idi netekim..sen işkencenin resmini yapabilir misin kenan..?
(ANONiM)
Hâlâ laikligin yilmaz bekçisini "ORDU GÖREVE" çigliklariyla çagirmak geliyor mu içinizden?
Dostlukla
Yazan: Tunç Tarih: May 1, 2007 1:59 AM
Fasit laikcinin "gozleri dolmus" Okyanus'un otesinden cumhursuz Cumhuriyet mitingini izlerken.
Insanlarin fikir, ifade toplanti Hurtriyetini kullanmalari degildi elbette onun gozlerini dolduran. ATK (Askeri Toplum Orgutleri) nin duzenledigi bu demokrasiye darbe cagrilari idi. "biz kazaniyoruz, demokrasi kaybediyor" zannina kapildi.
Iste demokrasi boylesi bir seydir Beyaz.
Okyanus'un otesinde Ku Klux Klan'a verilen hurriyet Turkiye'de de onlarin muadillerine veriliyor.
Demokrasiye son vermek isteme dahi fikir hurriyeti kapsamindadir.
"Kudus'le dayanisma gecesi" de.
=================================
Ve Baykal'in Anayasa Mahkemesi Karari le ilgili degerlendirmesi:
"Anlyasa mahkemesi 367 Konusunda aleyhimize karar verirse Tukiye catismaya suruklenir"
------------------------
Gene Baykal bir "birlesme" cagrisi yapti. B defa "semsiye " dah da genis. Sagci, solcu muhafazakar, millyetci. ulsalci fark etmez diyor mealen. Fasist olmak yeter.
Bu "birlige" ne isim bulacaklar acaba. Ben NASYONAL SOSYALIZM'i teklif ediyorum..
Cevap gerekmez, beklenmez.
Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: May 1, 2007 2:31 AM
"türban mağduriyeti"
@ Knz..
Teşekkür ederiz Knz, çok güzel konuşmuşsun. Bu yaşta bu zeka, şaşırdım doğrusu.. hayran kaldım. Yüreğimizdeki acıya, bir vesile tercüman oldun. Demek ki harbiden mağdur edilmişler ki, çareyi domokrasinin temsil edilebilme hürriyetinde bulmuşlar.. değil mi?
Yazan: Kâzım Mızrak Tarih: May 1, 2007 2:39 AM
Ahmet ALTAN yine cok kızmış...
http://www.gazetem.net/ahmetaltan.asp
-------------------------------------------------
Bu sefer, darbeciler bedelini öder…
Türk ordusu disiplinli bir ordu olamıyor.
Otuz üç yaşındaki binbaşıyı paşa yapıp Osmanlı ordularının başkomutanlığına getirerek imparatorluğu parçalatan İttihatçılardan sonra bir daha ordu düzelmedi.
Mustafa Kemal Paşa, İsmet Paşa, Fevzi Çakmak Paşa’yla “üç paşalı” bir yönetimle Cumhuriyet’in ilk yıllarında ordu biraz denetim altına alındı ama 1950’den sonra cuntacılık yeniden hortladı.
1960’da içinde teğmenlerin, yüzbaşıların olduğu bir cunta genelkurmay başkanını tutukladı.
1971’de ordu içindeki cunta savaşları yüzünden Türkiye altüst oldu.
Ordu o hale geldi ki 1980’de “hiyerarşi” içinde “darbe” yaptıkları için övündüler.
28 Şubat’ta, genelkurmay ikinci başkanı, genelkurmay başkanının önüne geçti, bir tümgeneral bütün ordu adına konuşacak cüreti buldu.
Bütün darbelerde de Türk ordusunun arkasında yabancı bir güç vardı.
İttihatçıların darbesini Almanlar destekliyordu.
Öbür darbelerin arkasında ise Amerika bulunuyordu.
Türk ordusunun generallerinden Amerikalılar “bizim çocuklar” diye bahsedebiliyordu.
Dış güçlerden bağımsız olarak darbeye kalkışan Talat Aydemir’le arkadaşlarını ise diğer askerler yakalayıp astılar.
Şimdi de bir geceyarısı, genelkurmay sitesinde yayınlanan muhtıra tuhaflığıyla karşı karşıyayız.
Bir ordu, geceyarısı internet sitesinde ne diye muhtıra yayınlar?
Bir yanıyla bir trajedi bir yanıyla komedi olan böyle bir girişim, sanki ordunun kendi içindeki bir sorunla ilgiliymiş gibi gözüküyor.
“Kıpırdanan” birilerini zaptetmeye, yatıştırmaya çalışıyorlar sanki.
Şimdi bu duruma şöyle bir bakalım.
Bugün darbe girişiminin arkasında yabancı bir güç yok.
Dünya, Türkiye’deki askeri darbeyi de, muhtırayı da desteklemiyor.
Bir NATO ordusu, Amerika’ya, Avrupa’ya rağmen iktidar hırsını bastıramayarak darbe girişiminde bulunursa ne olur?
Belki kısa ve çok kanlı bir dönem yaşarız.
Darbeciler kendilerine karşı gördükleri siyasetçileri, aydınları hapse atar, belki öldürür ama darbeciler bu sefer paçayı kurtaramaz.
Yargılanırlar.
Ömürlerinin geri kalan kısmını da bir “adada” tutuklu olarak geçirirler.
Türkiye de bu darbe rezilliğinden bir daha yaşamamak üzere kurtulur.
Orduya çeki düzen verilir.
Gerçek, disiplinli, demokrasiye saygılı, savunmada güçlü bir ordumuz olur.
Silahlı Kuvvetler, siyaset sahnesinden çekilip asli işlerine dönerler.
Bu darbecilik hastalığı da biter.
Generallerin artık anlaması, dünyadaki ve Türkiye’deki gelişmeleri kavraması, hayatın onlara verdiği mesajı iyi okuması gerekiyor.
Mesaj çok açık:
“Siyaset sizin işiniz değil.”
Siz askersiniz, göreviniz ülkeyi düşmanlara karşı korumak.
Siyaseti çok seviyorsanız, üniformanızı çıkartır politikaya girersiniz.
Üniformalı siyasetçi olmaz çünkü.
Üniformalı siyaset ülkeyi de orduyu da batırır.
Türkiye’nin siyasetinde bir olağanüstülük yok.
Bir parti yasalara uygun olarak kendi içinden birini Çankaya’ya çıkarmak istiyor.
Bunda usul hatası bulanlar Anayasa Mahkemesi’ne gidiyor.
Hukuk kör topal da olsa işliyor.
İktidar partisi Çankaya seçimleri nedeniyle siyasi bir hata yapıyorsa bunun cezasını seçimlerde siyasi olarak öder.
Nasıl olsa bu yıl içinde seçimler olacak.
Seçimlerle ilgili gelişmede de bir sorun yok.
Ekonomisi düzgün bir ülkede, yasalara uygun yaşanan bir süreçteki siyasi çekişmelerden askere ne?
Üstelik burası dinamik bir toplum, milyonlarca insan meydanlardan AKP’ye gereken mesajı veriyor, “zina yasası, içki yasağı” gibi saçmalıklarla, “dindar cumhurbaşkanı” gibi manasız açıklamalarla bu toplumun köylülüğe sürüklenemeyeceğini anlatıyor.
Bu ülkede şehirlilerin de yaşadığını, kadınların çağdaş bir yaşamdan vazgeçmeyeceğini en açık biçimde dile getiriyor.
Siyasi bir iktidarı “terbiye etmenin” yolu da budur.
Halkın bizzat kendisidir.
Sokaklarda, meydanlarda, mitinglerde gerekenleri halk hiçbir baskı altında kalmadan dile getirir.
Baskı, ancak ordunun işine girmesiyle ortaya çıkar.
Askerlerin yönettiği bir dönemde iktidarı böyle meydanlarda protesto etmek mümkün mü?
Türkiye, hiçbir baskının olmadığı bir hayat istiyor.
Kimsenin askere de, darbeye de ihtiyacı yok.
Darbeciler bunu unutsun.
Siyaseti düzelteceğiz derken orduyu bozduklarını, disiplinini yok ettiklerini, hukuku çiğnediklerini görmeleri gerekiyor.
Darbe dönemi bitti.
İlla darbe yapacağız, açıkça suç işleyeceğiz, beğenmediğimiz adamları tutuklayacağız, öldüreceğiz diyorlarsa…
Buyursunlar yapsınlar.
Biz kaderimize razıyız.
Onlar da kaderlerine razı olurlar.
Türkiye de nihayet darbe tehdidi altında yaşamaktan kurtulur.
Yazan: Haydar Tarih: May 1, 2007 6:24 AM
ben bu ülkenın bir neferi degilmiyim benim içimdekivicdan hürriyetini silahlami korkutacan beni yaratandan başka korkum olmaz sizler çanakkale ruhunu arayın
mustafa kemal
çanakkalede elinde kadehle savaş kazanmadı baş kumandanını makam arabasimi vardı şavasa gıderken nerdeyse tk komutanının makam arabasi var bu ülkede o senin yedıgın karavanada benim emegim var o hayat felsefeni benim katkımla saglıyon şehit cenazelerinde laiklık sloganı atsana tekbir getırene sus desene sayın baykal hangi şehit cenazesine katıldı ordu imamlık okulu açsin laik imamlar yetiştırsin nasil birşeyse öyle oturdugun yerden hamaset nutku atacan ay sonu maaşini kredı kartınla çekecen benim ülkemde aç insan var bu insanlar için ne yaptınız halkın hangi konuda derdine derman oldunuz demokrasinin üstü olamasınız sadece ülkenın güvenlıgı başkasi yalan çikaracan uniformanı siyaset yapacan canin neresini isterse bu ülkede birde diyarbakırda şu mitıngı duzenlese sözde sivil toplum kuruluşları bekleriz birde ankaradan ötesini denemelilerben bir birey olarak karşi görüşlu oldugum için laik degilim yobazim sizin deyiminizle ama degilim alkol alir namaz kılmam ama birey olarak haksızlıgın yanındayım takı bu ülkede fosiller gidene kadar bu ülke düzelmez örumcek kafalar takılmiş plak gibi türkiye laiktır laik kalacak diyor bende diyorum ya istıklal ya ölüm diyerek bu ülke kurtuldu o ruhun evladiyim 3 5 kokuşmuş duşuncenın neferi degil saygılarımla
Yazan: muzaffer Tarih: May 1, 2007 8:59 AM
Bir okur benim siteme link olarak yorum bırakmış.
http://www.harbiyeli.net/?q=node/58
Kimse bu “Harbiyeli”ler gece yarısı bildirisinin cunta işi olduğunu söylüyorlar.
Yazan: Suat Öztürk Tarih: May 1, 2007 9:55 AM
Harbiyeli arkadasa :
Asagidaki açiklamayi vermissiniz sitenizde ama Büyükanit ne bekliyor durumu düzeltmek, sözkonusu orgenerali cezalandirmak ve Türk milletinden özür dilemek için?
HEr kafasina esen TSK adina açiklama yapabiliyorsa ayvayi yedik demektir. Sizin generalin bu "MASUM SAKASI" memleketimize 7-8 milyar dolara patladi haberiniz var mi?
Issizlere, yoksullara ne diyeceksiniz? PARDON mu?
------- HArbiyeli'nin açiklamasindan alinti ------
Bahse konu açıklama, dört ay sonra emekliliği kesinleşen bir orgeneral tarafından, bazı gazetecilerin katkısı ile aynı akşam apar topar hazırlanarak Sayın Gnkur. Bşk.mızın tam onayı alınmadan web sayfasına konulmuştur. İlgili orgeneral önce bazı basın yayın organlarına böyle bir açıklama yapılacağı konusunda haber vermiş, yazı sitede yayınlandıktan sonra da Org. Büyükanıt’ı telefonla usulen bilgilendirmiştir.
Açıklamadaki “Sn. Genelkurmay Başkanı’nın 12 Nisan 2007 tarihinde yaptığı basın toplantısı” ifadesi bu açıklamanın Org. Büyükanıt tarafından yapılmadığının en açık delilidir. Bu açıklama kendisine ait olsaydı, Sayın Gnkur. Bşk.ımız kendisinden üçüncü şahıs olarak bahsetmeye gerek duymazdı.
Sayın Gnkur. Bşk.mız, oldu bittiye getirilip yayınlanarak Türk Silahlı Kuvvetleri’ne mal edilen bu açıklamayı kabullenmek ve savunmak durumunda bırakılmıştır.
Yazan: Tunç Tarih: May 1, 2007 12:03 PM
Ne yazık ki az önce Anayasa Mahkemesi kararı açıklandı. Yazık çok yazık. Bu ülkede Ana Muhalefet partisi lideri bile koskoca mahkemeyi tehdit edebiliyor. Sonucunu etkileyebiliyor.
Bir de bize "Türkiye sosyal, laik , demokratik bir hukuk devletidir" diye söylüyor, inanmamızı istiyorlar.
Yazan: Tuncay Yılmazer Tarih: May 1, 2007 7:05 PM
Fransada da baskanlik secimi oluyor bu gunlerde.
Merak ediyorum oradaki askerler neden olan bitene bu kadar duyarsiz. Onlar bildiri yayinlamayi bilmiyorlarmi acaba? Heralde fransizlarda "hassasiyetlerimiz" veya "biz tarafiz" diye birsey yok.
Yada yayinliyorlarda benmi denk gelmiyorum?
Yazan: Haydar Tarih: May 3, 2007 4:53 AM
Allah senin kalbine,merhamet vatan sevgisi versin.
Yazan: selami Tarih: May 3, 2007 6:43 PM
sayın akyol yazısın sonunda kafalardaki tüm bu soru işaretlerin millet seçimlerde cevap verecek diyor.Bunları söylerken gelecek iktardan da emin olduğu için bıyık altından gülüyor muhtemelen.Sorulması gereken soru hangi milleten bahsediyorsunuz.Sizin gibi düşünmeye zorlanan cahil milleten mi ? sizin bahsettiğiniz millet aziz nesinin kastediği coğunluğu aptal olan millet.Yada siz ve sizin gibi düşünenlerin istediği gibi ümmet mi deseydik?
Yazan: serhat Tarih: May 5, 2007 2:24 PM
ALLAH AŞKINA AKP YI SAVUNMUYORUM AN CAK CHP YI HIÇ SAVUNMUYORUM .TSK LERIMIZ HERKESE CEVAPVERIRSE İTIBARINI KAYBEDER BIRAZ AĞIR OLSA .COCUKLAR GIBI MEDYAYA CIKABILMEK GORUNTULENE BILMEK ICIN MI DIR NEDIR ANLAYAMADIM JECIM TEHLIKEDEYSE BAŞBAKAN CAĞRILIR YUZYUZE COZULUR HERNEYSE YOKSA MEDYA ARACILIĞIYLA BUTUR İŞLER COZULURMU SAYIN GENELKURMAY .O MUHTIRANIZ NEOLDU SORUNU MEDYAMI COZDU LUTFEN BIRAZ AĞIR OLUN ZATEN DIKEN USTUNDE YIZ .BUTUR POLEMIKLER YAŞATARAK ULKEYI DAHA DA KOTUYE GOTURMEYIN .YOKSA SANATCILARGIBI GUNCEL KALABILMEK ICIN MEDYAYI KULANARAK BU ULKENIN SORUNU COZUL MEZ .NEDEMIŞLER AKIL BAŞTA SERMAYE GIT KAZAN DA HELVAYE .UZULUYORUM ULKEMİ KIMLER YONETIYOR KIMLERE EMANET ETTIK
Yazan: VATAN SEVER Tarih: May 13, 2007 1:25 AM
Mustafa Bey, muhtiraya karsi 500 imzali bir aydinlar bildirisi yayinlandi. Oldukca net ve guzel bir metin.
Bildiride sizin de imzaniz oldugu icin burada bildiriye iliskin bir not veya haber bulmayi umuyordum, ama bulamadim. Oyle bir metne imza koymus olmaniz sevindirici, umarim buna sitenizde de yer verirsiniz.
Bildirideki imzalari incelerken ve tepkilere bakarken ilginc birsey farkettim, hepimiz icin yol gosterici olacak onemli bir ayrinti oldugunu dusunuyorum: http://gogekin.blogspot.com/2007/05/bildiride-murteci-imza-ali-nesin.html
Yazan: Balbazar Tarih: May 18, 2007 7:06 PM
konu ile alakalı-alakasız;
bakıyorum ki herkez bir demokrasi lafı almış ağzına bulduğu her yerde onu yazıyor.
demokrasi nedir?
türkiyedeki mevcut durumu hiç bu kelimenin anlamıyla birlikte düşünen oldumu?
hangi demokrasi?
ben cevaplayayım
işlerine gelince söyleyecekleri demokrasi
%34 oyla 365 milletvekiiliğini alıp 5 yıl bu ülkeyi istedikleri gibi yönetme kudretini kendilerine veren demokrasi
bunun neresi demokrasi
sayın demokrasi havariliği yapan herkeze;
seçim yapıyoruz değilmi?
halk iradesi diyorsunuz
hangi irade?
evreni eleştirmeyenimiz yok hala onun yasalarıyla yaşıyoruz değil mi?
anayasa
bu çarpık siyasi partiler yasası ve anlamsız baraj orada durdukça kimse demokrasinin adını ağzına almasın
hele hele kimse halk iradesi demesin
en başta işlerine geldiği gibi demokrasiyi eyip bükenler hiç demesin
Cumhuru halk seçecek diyor halk kimi seçti şimdiye kadar?
Yazan: ydmtd Tarih: June 12, 2007 4:40 PM
Muhtiralar neden gece geliyor, merak edenler icin:
http://www.4shared.com/file/17938720/ca95cb95/muhtira_neden_gece_gelir.html?s=1
Yazan: blue Tarih: June 18, 2007 9:41 AM
Laiklik elden gitmez cumhuriyette elden gitmez ama bir şeyler oluyor galiba Anadolunun Saf (temiz) başı örtülü veya örtüsüz kişilerin uyanışlarını içlerine mi sindiremiyorlar bir zaman önce kominizm geliyo diye ortalığı birbirine kattılar şimdide şeriat geliyo cuhhuriyet elden gidiyo diye... ne kominizm geldi nede şeriat...
- 2009 Türk insanı tek yürek
- 2010 Türkiye nin kişi başına düşen milli
geliri 15.000,00 Ytl
- 2011 yatırımlar artıyor
- 2012 zorunlu eğitim 13 yıla çıktı
13 yıllık eğitim
- 2012 Öss kalktı
- 2013 iller deki azami üniversite sayısı 5
olacak şekilde 2016 yılında bitmek üzere...
- 2012 Türkiyede turizm patlaması
- 2013 Türkiye ye 2013 yılında 500
yeni şirket yatırım yaptı
- 2014 3 adet yerli otomobil fabrikası kuruldu
- 2014 2 adet yerli uçak fabrikası kuruldu
- 2014 Artık Türkiyede beyin göçü bitti
- 2014 AB girdik
- 2015 Türkiyeden 5 yerden petrol çıktı
- 2015 Türkiye en büyük yatırım ülkesi
- 2016 Türkiye dünyada işsizliği en az
olan ülke
- 2017 Türkiye buluşlar ülkesi
- 2020 Türkiyede kişi başına düşen milli
gelir 70.000,00 ytl.
- 2021 Türkiye özgürlüğün ve
bağımsızlığın simgesi 2010 Türk genç
kuşağı tek yürek omuz omuza....
Çünkü biz, Cumhuriyetin bekçileriyiz
Hepimiz aslında bunları istiyoruz.
Yazan: osman Tarih: June 19, 2007 12:14 AM
sayın genel kurmay baskanım
sen bızım herseyımısın sen olmasan bız ne yaparız bızı vatanı dusunen tek sensın ve senın yolunda gıdenler allahtan arzum senı basımızdan eksık etmesın sen varken bız rahat uyuyor senın sayınde turkıyemızde rahat edıyoruz allah senı basımızdan eksık etmesın ne olur yanımızı hep sardılar onlara boyun eydırme bıze sayet gel dedıdınde sen ıcın vatan ıcın canımısı seve seve verırız bız senın gıbı vatan ıcın herseyı yaparız genel kurmay baskanım sen oldugun mutet senın yolundayız sana guvendık sana ınandık neolur bızı mahcup etme sana canımız kurbak hatırlarmısın kılalı askerı bızde kınalı gelırız vatana kurban olmaya ......
Yazan: ruzgar Tarih: July 3, 2007 12:33 PM
Bu ülkeye Yazık ediyorlar. Asker Askerliğini Bilmeli artık. Bugüne kadar Darbeler Yüzünden Ülkemiz en az 10 ve daha fazla yıl geride !
yeter artık yeter.!
Yazan: turan tuna Tarih: July 5, 2007 9:50 PM
Değer ulkemin değerli ukuyuculari biz nereye gidiyoruz rotamiz niye beli değil niye her an firtinaya kapilmiş bir gemi gibiyiz bir o yana bir bu yana sallaniyoruz.6 7 asir dunyaya hukmetmiş o hukumluğu dunemindeki izlerin korkularini uzerinden atamayan bir devlet halindeyken bize ne oldu halk olarak butunleşemiyoruz bize ne olduda başbakanimiz ayri genel kurmayimiz ayri cumhur başkanimiz ayri saz çaliyor. Niye firakanslar birbirini tutmuyor . Bu neden ler şuyle bi dursun
değerli okuyucular bugun o genel kurmayi genel kurmay yapan biz turk gençleri değilmiyiz ve biz bu vatanin savunmada kanamizin son damlasina kadar savunacağimizin sözünü vermiş bir miletin çocuklari değilmiyiz ne gerek vard o muhturaya ben asker değilmiyim abim asker değilmi biz bu vatanin evladi değilmiyiz
En unemlisi şu ki dikat lutfen bizim annelerimizin bacilarimizin başi urtulu değilmi neden bu başurtu meselesi bizde hala sorun neden biz teknolojik olarak ilerlemeyi ulu under ataturk un değigibi muassir medeneyet ler sevyesi dediği bu anlamli söze kendimi layik guremiyoruz neden ?
Ben bu vatanin bir evladiysam ben bu vatanin asklkerliğini yaparak genel kurmayi tabandan destekleyorsam bu ay yildizli al bayrağa aşiksam mehmet akifin m.k.ataturkun zubeyde annemizin başi urtuluyuken bugun niye bu kadar bu tehlikeli diye diye bu konumalara getirli surekli olarak laiklikle karşi karşi ya getirildii.
Biz bunlari hakketmiyoruz turban yerine reşim yerine halkimizin huzuru rafahini işsiliği bilimde nasil ilermeyi kaydeederizi duşunmemiz lazimdi..
Yazik çok yazik..
Hani turk unde turk ileri olacakti hani...
Turk unde turk ilericilik laiklik tehlikede turban etnik ayrimcilik halkin butun kesimini kucaklamamazlikmidir soruyorumm... Biz bunlari hakkatmiyoruz biz turk oğlu turkuz biz turkiyeliyiz ..yerimiz burasi değil... Vatanimiz cennet her meyve bizde yetişir ama yemeyiz çunku fakiriz 4farkli iklim tipi 7 farkli uzelikteki bulge ne olur bunlara sahip çikalim artik turban laiklik bunlar gundemden kalksin ikide biz tekrarlanmasin..birakalim herkes uzgurluk sinirlarini aşmadan dini incanin gereği gibi yaşasin başi açik başi kapali artik bu dosyalari kapatalim.. Hep birlikte
Tek yurek tek bilek tek yumruk
ne mutlu turk um diyene...
Başaracağiz buyeceğiz Allahin izniyle
Bu sayfayi bize ayiran değerli mustafaakyola tşk ediyor istikbal guklerdedir deyipnoktayi koyuyorum.tşk ediyorum...
Yazan: hasan Tarih: July 9, 2007 2:45 AM
1989 yılında sıırtte askerlık yaptım.ve yaptığım askerlıkten ötürü gurur duyuyorum.hakkarıdekı şehitlerimiz için allahtan rahmet yakınlarınada buradan baş sağlığı diliyorum. biz herzaman ve heryerde kuzey ırakta bile göreve hazırız.sizlerle gurur duyuyoruz. buradan Emekli Kur.Albay Mustafa ORAL, emekli ve görev başında olan KOMUTANLARIMA saygılarımı sunarım. Her zaman sizinleyim. FATİH IŞIK 1969/3 ANTALYA
Yazan: FATİH Tarih: October 26, 2007 10:21 PM
pkk yandaşlarını vurulduğunda insan hakları oluyo şehitler vurulduğun da hiç birşey olmuyooo
Yazan: süleyman Tarih: December 12, 2007 8:11 PM
sevgili paşalarım sizlerin makamı yüce makam o makam ve türk silahlı kuvetleri geçmişiyle var olduğu zaman ve gelecek nesil dahil büyük tehlikede ben bir vatandaşım ergenekon diye bir oluşum çıktı ortaya terör diyolar bilmiyom ama belkide terördür belkide değildir ama her iki şekildede zarar veriyor benim geçmişime ve var olduğum güne ve geleceğime amaç var sayılan teör örgütü diye adlandırılan oluşumu ortaya çıkarmak değil bana göre silahlı kuvvetlerimizi bitirmek aslı bu tabiki kurumların içersinde sapmış olanlar vardır ancak kuruma maal edilemez zarar verilen kurumların içinde en önemli olan kurumların başında her kurumumuz kendi yasısıyla değerli (silahlı kuvvetler) hepsinin üzerinde ülkemizde olan olaylara bakalım zincirin halkaları yazacak daha çok şeyler var ama eğer tedbir almazsanız başta (mustafa kemal atatürk) olmak üzere bu millet hesap sorar önlem almazsanız ( mustafa kemal atatürk) ve millet ölürmezarımız dahi olmaz saygılarımla
Yazan: rüstem Tarih: April 13, 2009 7:42 PM