« Kürdofobik Dış Politikanın Türkiye’ye Zararı | Ana Sayfa | Papa, İyilikle Karşılanmalı »
November 26, 2006
Fikri Hür Gençlerden Atilla Yayla'ya Destek

Bu Pazar sabahı İstanbul Sirkeci’deki Büyük Postane önünde ilginç bir gösteri vardı: Liberal Hareket üyesi bir grup genç, Kemalizm hakkındaki eleştirel sözleri nedeniyle basının ve “üniversite”nin hışmına uğrayan Prof. Atilla Yayla’ya destek vermek için bir araya geldi. Yüzlerine Atilla Yayla’nın ağzı bantlı maskelerini tutan ve ona yapılan baskıları kınayan bir basın bildirisi okuyan grup, daha sonra da, Prof. Yayla’nın derslerini askıya alan Gazi Üniversitesi rektörü Prof. Kadri Yamaç’a bir kutu dolusu siyah bant postaladı. “Bundan sonra susturmak istediği öğretim üyelerine karşı kullanabilsin” diye, kolaylık olarak…
Basının ilgisini çeken bu eylemi ben de gözlemledim ve Turkish Daily News’ta yayınlanacak bir (İngilizce) yazıyla yorumladım. Kendi adıma da Liberal Hareket üyelerinin bu cesur ve medeni girişimini tebrik ediyorum. Hiç kimse Atilla Yayla’nın görüşlerine katılmak zorunda değil ve kendisini eleştirme hakkına da sonuna kadar sahip. Ama bir entellektüelin, hem de herkesin özgürlüğünü savunan bir liberalin, görüşleri nedeniyle engizisyonvari yöntemlerle cezalandırılması, kabul edilemez. Türkiye’nin bu istibdat kültüründen bir an önce kurtulması lazım.
Bu ise mümkün. Ancak cesaret, emek ve kararlılık gerektiriyor. Amerika’nın 18. yüzyıldaki kurucu liderlerinden Samuel Adams’ın dediği gibi, “Galip gelmek için çoğunluğa sahip olmak şart değildir… daha ziyade, insanların zihninde özgürlük ateşini yakacak hırslı ve yorulmak bilmeyen bir azınlık gerekir.” Prof. Yayla, işte böyle bir azınlığın öncülerinden. Yaptığı işin değeri, ileride çok daha iyi anlaşılacak.
Son bir not: Dr. Yayla dinlere karşı çok saygılı ama çok da seküler bir insan olarak tanınır. Ancak kendisine yönelik saldırılara cevaben yazdığı son yazıyı, “Bu alçakça saldırının kati hesabını adalet önünde ve Allah huzurunda vereceksiniz” diye bitirmiş olması dikkatimi çekti. Bu duasına katılıyor, bir kaç gün önce yaşadığı kalp rahatsızlığı içinse “Allah acil şifa versin” diyorum.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: November 26, 2006 11:47 PM




Bu eylemi yapan gencleri, topluma ornek olduklari, demokrasinin, 2-3-4-5 yilda bir sandiga gitmeden ibaret olmadigini, mektup, e-posta kampanyasindan boykota, sivil itaatsizlige varan pek cok demokratik eylem sekillerin oldugunu ogretmeye onayak olmalarindan dolayi kutluyorum.
Ayni hissiyatta bir genc(!) olarak bu eyleme katilmaya niyetleniyordum ama araba bozulmasi, ve baska aracla ulasacak zamanim olmamasi nedeni ile katilamadim. Ama ne gam, kismetse bir dahaki sefere.
Bu vesile ile Mustafa Bey'i Turkish Daily News'taki yeni gorevinden dolayi kutlar hayirlara vesile olmasin dilerim. Bu konudaki yazisi da yakisir bir baslangic olmus.
"Önce Yahudiler için geldiler
ve ben konuşmadım
çünkü bir Yahudi değildim.
Sonra komünistler için geldiler
ve ben konuşmadım
çünkü ben bir komünist değildim.
Sonra sendika üyeleri için geldiler
ve ben konuşmadım
çünkü ben sendika üyesi değildim.
Sonra benim için geldiler
ve benim için konuşacak
kimse kalmamıştı." Rahip Martin Niemoller
Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: November 27, 2006 9:59 AM
Herseye ragmen iyimser olmak için sebeplerimiz var. 1980'lerde bundan çok daha hafif sözler için insanlar Devlet Güvenlik Mahkemesi'ne çikartiliyorlardi.
Uykudaki bir insanin gerinerek yavas yavas uyanmasi gibi Türk milleti de 100 yillik resmî tarih, resmî ideoloji, resmî dünya görüsü, resmî din görüsü uykusundan gerinerek, gözlerini ogusturarak çikiyor.
Bütün gerçeklerin bir anda ortaya konmasi bir hazimsizlik sorunu dogurabilir ki bu da içine kapanma, herseyi reddetme seklinde kendini gösteriyor zaten MHP, CHP ve fanatik kemalist kardeslerimizde.
Unutmamak gerekir ki en ikna edici fikirler kendi fikirlerimizdir. Bu sebeple sok edici önemdeki bilgileri herkesin yutabilecegi küçük parçalara bölünmesi ve saglikli fikirlerin muhalifler tarafindan üretilmesi çok mühim.
Dostlukla
Yazan: Tunç Tarih: November 27, 2006 11:00 AM
Genç arkadaşlarımıza bu anlamlı eylemlerinden dolayı kendi adıma tesekkur ederim. Ben de o gün icin önceden belirlenmiş bir görevim olduğundan katılamadım.
Mustafa Bey'in yeni görevinin hayırlı olmasını dilerim.
Saygılar...
Cengiz Cebi, felsefe öğretmeni
Yazan: cengiz cebi Tarih: November 27, 2006 12:35 PM
Atilla bey’ in basina gelenler kendi adina, ama daha cok bu ulke adina cok uzucu… her ne kadar benim aklim ve vicdanim almasa da, boyle gazeteciler (ki meslegin ozuyle celisen bir tavir icindeler…) ve insanlar var. Dilerim yasanan bu cirkinlikler, insanlarin dusunmesine, tabularin tartisilmasina, tarihin apacik konusulmasina vesile olur. Kimbilir, belki de simdi uzuldugumuz bu durum gelecek icin hayirdir… umut iste.
İyi dileklerle.
Yazan: ufuk Tarih: November 27, 2006 12:51 PM
Atilla Yayla bey, hürce fikirlerini açıklamış. Kendisini tebrik ediyoruz. Şak şak şak! Demokrasi neferi!
Aynı şekilde, elbette ki kürt devleti, şeriat devleti, kapitülasyonlar, ülkenizin bölünmesi gibi talepler de tartışmaya açılmalı ve özgürce ifade edilebilmelidir!
Demokrasi bunu gerektirir, öyle değil mi?
Ah, ama o baskıcı zalim Kemalizm (Atatürkçülük değil miydi o yahu?) yok mu! Ah o Kemalistler ahhhh!
Yazan: Orhan Tarih: November 27, 2006 8:42 PM
Mustafa Bey
Eylemin katılımcılarından olarak size de desteğinizden dolayı teşekkür ederim..
Basında istediğimiz etkiyi yaratmamış olsa da..
umarım bir daha böyle bir eylem yapmamıza gerek kalmaz...
Yazan: Ahmet Cem Özen Tarih: November 27, 2006 8:43 PM
Orhan Bey,
"Ayni sekilde, elbette ki kürt devleti, seriat devleti, kapitülasyonlar, ülkenizin bölünmesi gibi talepler de tartismaya açilmali ve özgürce ifade edilebilmelidir!"
Görünen o ki, size göre bir kimse kemalizmi eleştiriyor ise o ya kürt devleti istiyor, ya şeriat devleti istiyor, ya kapitülasyon istiyor, ya ülkenin bölünmesini istiyor, ya da bilumum daha ne kadar istenmeyecek şey varsa onları istiyor. Tabi bu durumda kemalizm ne kadar istenmesi gereken şey varsa onları istemenin adı oluyor. Böyle kendinize göre özdeşlikler kurup sonra da bunlar üzerinden birilerini "şakşakçı" ilan etmek de bu yazıya yazdığınız yorumun özü oluyor.
Tabi böyle ise eğer söylenecek fazla bir şey yok. Çünkü bu tür söylem "Biz sonuna kadar doğruyuz, siz ise sonuna kadar yanlışsınız"dan öte hiçbir şey söylemez. Sizin demokrasi ve özgürlükten anladığınız şey her ne ise burada "şakşakçı" sınıfına koyduklarınızın aynı kavramdan anladıklarıyla kökten farklı olacaktır. Argüman filan beyhude. Çünkü argüman ortak kavramlara sahip olunduğu sürece anlamlı bir şey. Ben ise sizin bu yorumunuzdan bu tür ortak bir zeminin bulunmadığı izlenimi edindim. Yanılmışsam bilmek isterim.
Saygılar...
Cengiz Cebi, felsefe öğretmeni
Yazan: cengiz cebi Tarih: November 28, 2006 12:50 AM
Orhan Bey,
demişsiniz. Yani hiç kimsenin Kemalizm'e karşı çıkma ya da eleştirel gözle bakma hakkı yok değil mi? Kürt devleti, şeriat devleti talebini Kemalizm'le aynı kefeye koyduğunuza göre öyle düşünüyorsunuz herhalde. Siyasal sistemler hakkında küçük bir hatırlatma yapmak isterim: Siyasal sistemler ikiye ayrılır, tekilci ve çoğulcu sistemler. Tekilci sistemler, tek bir ideolojinin dayatıldığı, bu ideolojiye uymayanların "hain" olduğu, genelde de idam edildiği sistemlerdir. Hitler Almanyası ve Sovyetler en çok bildiğimiz örnekler. Kağıt üzerinde de olsa demokratik bir ülkede yaşıyoruz, bu durumda herkesin Kemalizm'i eleştirmeye hakkı vardır. Eğer tek ideolojinin dayatıldığı bir rejim hayal ediyorsanız bence dürüst olun ve açıkça "ben totalitarizm istiyorum" deyin bence. En azından sizin gibilerin ne savunduğu açık olarak ortaya çıkmış olur.Yazan: Ahmet A. Tarih: November 28, 2006 1:05 PM
Orhan Bey,
Zor soru sorma kaablityetinizi takdir ediyorum da bir de fikirlerinizi ogrensek, belki sorunuza cevap verebiliriz. Ornegin temel kavramlar hakkindaki bilginizi.
""Aynı şekilde, elbette ki kürt devleti, şeriat devleti, kapitülasyonlar, ülkenizin bölünmesi gibi talepler de tartışmaya açılmalı ve özgürce ifade edilebilmelidir!"
Benim buna cevabim vermeden once siz bana yardimci olurnmusunuz: Neye gore, hangi degerler sistemine, poltik sisteme gore?
Siz retorik bir soru soruyor ve "tabiiki hayor" denimlmesini dusunuyorsunuz. Peki siniri nerey koyuyorsunuz. Sunlar tartisilabilir, sunlar tartsilamaz derken.
Eger ozgurlukcu demokrasiden bahsediyorsaniz "eve bunlar da tartisilabilir". Fasizmden, diger totriterm totaliter rejimlerden bahsediyuorsaniz hair tartisilamaz.
Kisacasi Orhan Bey, slogan atmakla, carpici sorular sormakla ne bilgi sahibi ne fikir sahibi olarak gozukmek mumkun.
Ulkenin blounmesi Cekoslovakya'dan Endonezya'ya, Kanada'dan Etiyopya'ya kada pek cok demokratik ve ani-demokratik ulkede tartisildi ve tartisiliyor. Digerleri hakeza.
Dostim siz necisiniz; bir bilsek de hangi dil konusacagimizi anlasak? Ulusalcilik bir sistem adi degildir. Baticilik (hele hele Bati dusmani Baticilik) , cagdaslik, laiklik, muzmin muhaliflik de degil.
Etrafiniza baktiginizda sadece dusman goruyorsaniz, daha once baskalarina da soyledigim gibi bu "fikirlerinizi" psikiatristiniz bilmek ister eminim. Olay sadece aczin ifadesimi (herkes beni yenmer, ben kimseyi yenemem) yoksa sizofrenik paranoyami, hepsinin de caresi var; tabiiki doktorunuz da AB'nin, ABD'nin, Araplarin, seriatcilain, Kurtlerin, entel liboslarin isbirlikcisi degilse.
Yazan: Bekir L. yildirim Tarih: November 28, 2006 5:28 PM
Gece yarısı eksperesi filmi oynadığı zaman,
bizler filme karşı çıkıyorduk; bazılara da diyordu ki, ne yani sizin hapisaneleriniz çok mu güzel, adalaet sisteminiz çok matah ?
tabi ki bu bir gerçeği gizleme savaşıdır.
orda öyle bir filim yapır ki, adalet sistemini veya türk hapisanelerini elelştirisiniz ama fimi seyredenler türk kötüdür anlamını çıkarmazdı.
adam öyle bir film yapmış ki, sanki burda bizler damgalı türk lafını işitmiş yaratıklarız.
Türkleri bir yaratık gibi gösteren filmden ne eleştirisi olur ? Filimde bir tek iyi türk olmaması bir yana piskopat olamayan bir tek kişi yok.
şimdi sorun eleştiri değil.
ben de heryerde heykelden bayıldık diyebilirim.
fakat burda uydurma bir nik bile olsam herkes yürek bağımın olduğunu bilir.
burda sözü geçen hocanın metnini okuyorum, gece yarısı eksperesi filmi gibi.
kardeş, sen kurtuluş savaşı bilmez misin ?
biraz araştırsa işgal bölgesindeki halkın
"mustafa kemal paşa "gelecek diye beklediğini bilir. biz duyguyu görelim, sen sonra heykeli elelştir. Kimdilir belki Atilla İlhan da eleştirmiştir. Yunus Nadi miydi; tam hatorlamıyorum şimdi "ben atatürkçü değilim " diye kitap yazmıştı.
tabi ironik bir yazıdır o. herkes o kişinin atatürkçü olduğunu bilir.
tamam atatürkü enbaşta beri sevmiyor olabilir ama
bilelim. Nerden başlıyor sevmemeye. Haa benim kasabaya gelirse, taaa oraya kadar gelirse, ki yazısında gelmediğine dair hiçbirşey yok.
sen bizim bağımsızlık dürtümüzü eleştiriyorsun ?
oraya dokunma deme hakkımız var.
Biz ırak halkını görmüyor muyuz ?
bizim bağımsızlık dürtümüze dokunma hoca derim ben.
Bakın aynı islam ve 3 din oluştu orada, hergün insanlar ölüyor. Rezillik anlatılır gibi değil. Direniş desen yere batmış, direnmesen yere batmış.
hoca derim, düşerimize dokunma.
Sanki gece yarısı eksperesi yönetmeni gibisin,
hoca bu sözler heykel eleşitirsi değil derim.
ben şahsem kimseden atatürke saygı beklemiyorum.
Ancak onlara sadece bize dokunma diyebilirim.
nihat genç bir tv programında gözyaşlarıyla şunu anlattı, atatürk hastayken kazım karabekir paşa ile görüşmek istemiş. Bu o insanı duygulandırıyor. Hakketten biz feodal miyiz kan davaları güdelim ?
Biz hayallerimizin bağımızlık düşümüzün paşasına
böyle işgal gücü sözcüsü gibi konuşulması bana bişey ifade etmiyor., Kazım karabekir paşa olsun bizler nankör ulus olamayız. Bağımsızlık refleksimiz en büyük güvencemiz olsun.
şu sözler büyük sözlerdir;
bütün tersanelerine girilmiş , bütünüyle işgal edilmiş olsan bile,
insan kanındaki bir özellikten bahsediyor, doğuştan gelen bir özelliğe işaret ediyor.
buna güven diyor.
sadece kendine güven diyor.
en üstün silahların dahi olsa, insani bir özelliğini, kanında mevcut olan bir özelliğini yitirisen bir işe yaramaz.
bu herkes için böyledir. Bizim kültürümüz, anadolu, insanın kanına işlemiş olan bağımsızlık dürtüsünü yok eden, ezen bir kültür seğildir.
onun için en zor anında kemal paşayı çıkarır koyar.
Kaba tabir yazacağım çok özür dilerim, iki tane hoyrat kesim oluştu, sidik yarışı yapıyor gibi.
hiç sevmedim o konuşmayı.
"Artizlik yapmayın" derler ya, öyle.
ama hoca bir kurtuluş savaşı destanı konuşsun
ama mustafa kemal paşayı unutması mümkün olmayacktır baktığı o yerde, veya varsa öyle bir konuşması bana haber verin.
Yazan: knz Tarih: November 29, 2006 4:24 PM
Dadaist sair Thristan Tzara'nin dyslexia'li, demokrasi ozurlu, islamiofobe versiyonu bugunlerde nereye gitsem karsima cikiyor yaw!
Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: November 29, 2006 6:33 PM
sivri ve hedefi genellenmis sozlere tepki vermek gayet dogaldır.bu adamda dogal tepkiyi almıstır.slogan atar gibi soylem soylenmez.hele hele akademik kariyeri olan biri sozlerine daha cok dikkat etmeli.
verilen tepkilerin yanlıs bir tarafı yoktur.Atilla Yayla'nın soyledigi sozler yanlıstır.
madem fikir beyan edecek,etsin.ancak sozleriyle kimi yada kimleri hedef aldıgını,yanlıs olan veya yanlıs yapılan seyleri de soylemeli ki;bizde diyelim "ha bu adam surda soyle demis,haklı da demis" diyelim.ama olay boyle degil.
bana biri cıksın Atilla Yayla su sebebten haklıdır desin.haklı gerekce gostersin.varmı boyle bir haklı gerekcesi olan?yada kemaliz'in neden gericilik oldugunu soylesin.
Yazan: bercenay Tarih: November 29, 2006 7:39 PM
Sn. Bercenay,
"Bu adam haklidir" diyen en az 20 tane makale okudum ben, bir tane de ben yazacagim firsat buldugumda. Bunlardan ozellikle M. Turkone'nin "ataturkculuk gericilge tekabul edermi" yazisi gayet nesnel bir test iceriyor.
Am,a mevzuu "adam dogrumu soyluyor yanlismi" tartismasi degilki.
Kim siz tepki vermeyin diyor prof. Yayla'ya? Bunu ifade eden bir tane yaziya rastlamadim. Benim okudugum hemen her yazi da "yaya'nin da size gore yanlis olan dusuncelere sahip olma ve bunlari ifade etme hakki vardir. Bir vatandas olarak, bir yazar, bir aktivist bir akademisyen olarak" diyor. Siz bunu neresini anlamadiniz veya hangi kisimlarni yanlis buluyorsunuz?
Sadece "bu adam yanlistir; dolaysi ile ona yapilanla dogrudur" argumani dahi kendini curuten onu hakli cikarak cinsten. Yayla "Kemalizm gericilige tekabul eder" derken de bu toleranssiz, dogmatik, kendisini "caga uyduramayan", despotik Kemalist metaliteden bahesdiyor. "urun su namerdin kellesini" demekten guzel ne isba bekliyorsunuz Allaskina?
Siz de Gazi Rektoru Yamac da Yayla'yi dilediginiz gibi elestrin. Fakat Kadir Yamac'in bir akademisyen'in gorevine "yanlis fikirlerden" dolayi son vermesi kabul edilemez olan. Fazlami karmasik geldi bu kavram?
Gene SIK SIK tekrar ettigim cagriyi yapacagim. Insanla bazi argumanlari yaptigimda "ben bir demokra olarak..., bir ozurlukle savunucusu larak, musluman olarak, evrensel ahlaki presipleri kabul eden biri olarak, fasit olarak, miltarist, oligarsist olarak.. vs (her ne ise belirleyioci felsefeleri, politik cerceveleri) soze baslarlarsa agumanlarini nereye oturtacagimizi biliriz.
Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: November 29, 2006 8:41 PM
bekir bey, ben sabrediyorum.,
Benim bütün ilgim konuya, bunu size de tavsiye ederim.
eğer atilla yayla'nın dediğim şekilde bir yazsısı varsa, bana haber edin.,
heykellerin çokluğu bir davranışın eleştirisidir, ne alakası var kemalizm ile ? veya o konuşmanın atatürk'ün ile bağlantısı nedir ? Atatürk papa mı ? hata işlemez olsun., ama hoca ne diyor ? hiçbirşey., ben de bağımsızlık düşlerimize mi vuruyor diye soruyorum.
gece yarısı eksperiesi filmi gibi de eleştiri olmaz. bercenay haklı, fikir yok.
Yazan: knz Tarih: November 29, 2006 10:50 PM
Prof. Yayla'ya sonsuz destek.
Sonuna kadar!...Destek veren dostlarımı kutlarım...
Sevgiler
Muhammed Ali Diktaş
Yazan: Muhammed Ali DİKTAŞ Tarih: November 30, 2006 7:53 PM
sayın Bekir L. Yıldırım;
"yaya'nin da size gore yanlis olan dusuncelere sahip olma ve bunlari ifade etme hakki vardir. Bir vatandas olarak, bir yazar, bir aktivist bir akademisyen olarak"
bu sozlere katılıyorum.
"Yayla "Kemalizm gericilige tekabul eder" derken de bu toleranssiz, dogmatik, kendisini "caga uyduramayan", despotik Kemalist metaliteden bahesdiyor."
yazınızdan sadece burasını cıkarabildim.yinede bu kısa yazınız icin tesekkur ederim.buraya yazı yazanlar bazen cok uzun yazılar yazıyorlar,okumakta zorlanıyorum.
Papa anıtkabir ziyaretinde yurtta barıs,dunya'da barıs" demisti galiba,yanlıs hatırlamıyorsam.bu sozler ataturk'e aitti dimi?simdi "ataturkculuk caga ayak uyduramıyor" diyorsunuz.ama onun ilkeleri ve bizlere bıraktıgı fikirleri bugunde gecerli.yanlıssam duzeltin lutfen.
bakın aklınızda olanları acık,net ve kısa yazın.
bu adam AB'den 450 bir euro almıs,fikir ozgurlugu projesi adı altında.yanlıssam affola.
simdi proje,fikir projesi.ne yapacak bu adam, fikir beyan edecek.ancak bu fikirler bir yerleri hedef almalı.nereyi alıyor,kemalizmi.
olay gayet acık,bunu karmasık hale getirmenin bir anlamı yok.
memlekette;yayla gibi dusunen baska hic mi akademisyen yok.nicin o?ve nicin bir siyasi partinin toplantısında?
bu arada;orhan pamuk'ta gelmis,kimseler yokmus havaalanında.artık siyasi soylemler yok diyormus.ee aldı odulu,kisisel doyum tamam.daha ne yapsın.
bir tek istedigim,su 1.5 milyon doları bagıslasın.ne kadar samimi oldugunu anlayayım.
son zamanlarda gelenek gibi oldu,ulkeni kotule meshur ol.bugun bir sey daha okudum.su film artisti vardı,oda bir seyler soylemis.
ulkemin,bu turden cirkin emellere alet edilmesini kınıyorum.
Yazan: bercenay Tarih: December 2, 2006 10:57 PM
Bekir Bey size katılmıyorum, Prof.Yayla bir hoca ve toplum içinde söyledikleri tam anlamıyla hakaret dolu. Atatürk'ü beğenmiyor olabilir, Kemalizm'i sevmiyor olabilir, hatalı yönleri ortaya koyup bunları değiştirme isteniği de olabilir. Ama sonuçta Prof.Yayla bir hoca, konuştuğu yer mahalle kahvesi değil ve anlatımıyla Oliver Stone'dan hiçbir farkı yok, artık bir oskar da kendisine verilir.
Yazan: serhad yüksel Tarih: December 3, 2006 12:21 AM
Prof. Dr. Sayın Atilla Yayla hocamıza sonsuz teşekkürlerimi bildiriyor, bundan sonra bu konuda yapılabilecek her türlü eyleme destek vereceğimi belirtiyorum. 83 yıllık tabular yıkılıyor artık. Türkiye özgürlük sabahına merhaba desin. Türkiye topraklarında yaşayan tüm insanlar artık medeniyete erişiyorlar. Bu ne yanan ilk ateş ne de son olacak. Atilla hocamın ellerinden defaatle öpüyor ve Hürriyet Kahramanı olarak görüyorum. Yaşasın özgürlük. Yaşasın Özgür insanlar...
Yazan: mustafa said kantar Tarih: December 3, 2006 1:13 PM
Mell Brooks'un 1981 Yapimi "History of The World, Part I" filminin "Inquisition" kismindaki muzikal segmandan alinmis asagidak sarki. Tukcesini de koyacaktm ama bircok kelimeler sansure takilirdi muhakkak. Benci sarki gaye guncel, sadece "jew" (Yahudi) kelimlerini cikarin ve yerine Muslim koyun. "yarmulke" yerine de takke koyun, ya da dilerseniz basortusu. Ve saatinizi 500 sene kadar ileri alin, ve mekani Ispanya yerine Turkiye yapin. Baska degisiklik gerekmez.
INQUISITION SONG (ENGIZISYON SARKISI)
The Inquisition (Let's begin)
The Inquisition (Look out sin)
We have a mission to convert the Jews (Jew, Jew, Jew, Jew, Jew, Jew, Jew)
We're gonna teach them wrong from right.
We're gonna help them see the light
and make an offer that they can't refuse. (That those Jews just can't refuse)
Confess, don't be boring.
Say yes, don't be dull.
A fact you're ignoring:
It's better to lose your skull cap than your skull (or your govalt!)
The Inquisition (what a show)
The Inquistion (here we go)
We know you're wishin' that we'd go away.
But the Inquisition's here and it's here to stay!
"I was sitting in a temple. I was minding my own business.
I was listening to a lovely Hebrew mass.
Then these Papus persons plungered and they throw me in a dungeon and they shove a red hot poker up my ass.
Is that considerate? Is that polite?
And not a tube of Preperation H in sight!"
"I'm sittin' flickin' chickens and I'm lookin' throught the pickins' and suddenly thes goyim pull down valls.
I didn't even know them and they grabbed my by the stoghum and started playing ping pong with my balls!
Ooh, the agony! Ooh, the shame!
To make my privates public for a game?"
The Inquisition (what a show)
The Inquisition (here we go)
We know you're wishin' that we'd go away.
But the Inquisition's here and it's here to-
"Hey Toquemada, walk this way."
"I just got back from the Auto-de-fe."
"Auto-de-fe? What's an Auto-de-fe?"
"It's what you oughtn't to do but you do anyway."
Will you convert? "No, no, no, no."
Will you confess? "No, no, no, no."
Will you revert? "No, no, no, no."
Will you say yes? "No, no, no, no!"
Now I asked in a nice way, I said, "Pretty please."
I bent their ears, now I'll work on their knees!
"Hey Toquemada, walk this way. We got a little game that you might wanna play, so pull that handle, try you're luck."
"Who knows, Toq, you might win a buck!"
"How we doin', any converts today?"
"Not a one, nay, nay, nay."
"We flattened their fingers, we branded their buns!
Nothing is working! Send in the nuns!"
The Inquisition, what a show.
The Inquisition, here we go.
We know you're wishin' that we'd go away!
So all you Muslims and you Jews
We got big news for all of yous:
You'd better change your point of views TODAY!
'Cause the Inquisition's here and it's here to stay!
Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: December 6, 2006 2:53 PM
Fikir, bir gerekçesi varsa bir dayanağı bulunuyorsa fikirdir. Gerekçe göstermeden "Atatürkçülük Türkiye'yi geriye götürmüştür. Çünkü...." denilemiyorsa nedeni belirtilmiyorsa bu bir fikir olmadığı gibi özgürlük olarak da değerlendirilemez. Olsa olsa "atıp tutma" ya da "saçmalama"dır.
Üniversitelerin dışarıdan gelen hocalar ile geriye gittiğini de düşünmek bilgisizliktir.
Acaba o hocaları Atatürk'e bir mektupla öneren ve mektununa " sadık hizmetkarınızım " diyerek başlayan kişinin Albert Einstein olduğunu kaç kişi bilir.
A.Einstein mi? o da kim ? bilime ne hizmet vermiş ki onun önerdiği bilim adamları Türk üniversitelerinde reform yapabilsinler !!!! İşte bu kadar saçma...
A.Yayla'nın üniversite'de ders verilmesinin elinden alınmasını yanlış bulduğumu ifade etmeliyim. Ancak "neden" sorusunu sormayan ve açıklamayan zihniyetin üniversitede olmasına da karşıyım.
Neden sorusu sorulmadan bilim yapılamayacağına göre... Haa acaba şu yabancı bilim adamları... her düşüncelerinin ardınan " neden?" diyorlarmıydı? ....
Yazan: Cem Bilir Tarih: December 13, 2006 2:42 PM
Birakin simdi Cem Bey, yemeyin bizi. "nedeni sorgulamayan zihniyet" mis. Kulahima anlatin. Eses gayesi "ataturk devrimlerine inanmis gencler yetistirmek" olan universitelerdenmi bahsediyorsunuz yoksa Harvard'damisiniz?
Atilla Yayla tamda "neden" dedigi icin bu sizin "karsiyim AMA" dediginiz engizisyona tabii tutuldu.
Adam nedenlerini aciklamadi" demeden once insan birazcik gazete okur, LDT sitesine bakar, adamin ayni konuda yaptigi aciklama, gazete kose yazilari, buradaki baslik yazisi, alintilari okur. O da yetmiyorsa gider Mumtazer Turkone'nin "Ataturkculuk Gericilg tekabul edermi" sorusuna cevap icin verdigi nesnel test sunan yazisini okur. O dahi yetmiyorsa Engin Ardic'in ayni soruya cevaben pespese yazdigi iki yaziyi okur. Daha sayabilecegim en az elli tane kaynak var.
Eger butun bunlar sizin "neden" sorunuza cevap vermiyorsa ya aslinda "benim istemedigim cevabi vermemisler" diyorsunuz, ya da idrak kapsitenizle ciddi bir sorununuz var.
Cevap yazacaksaniz lutfen hakkimdaki negatif dusuncelerinizin yannda yukardaki Akyol Yazisini yazida verdigi linklerdeki yazilari okuyun. Ve sonra "neden" bunlarin sizin "neden" sorunuz cevap olmadigini da aciklayin.
Atilla Yayla'nin tabiri ile "Ben bir fikir adamiyim. Linc ile, cezalandirma ile benim fikirlerimi degistiremezssiniz. Ancak fikirime fikirle cevap vererek beni yanlis olduguma ikna edebilirsiniz" (meal)
Ve bir veciz soz daha:
"Fikirler cebir ve siddetle, top ve tufekle oldurulemezler" MKA
Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: December 14, 2006 2:30 AM
Cem Bey,
Demek neden sorusunu soruyorsunuz.
O halde A.Yayla'nın da argümanlarının hulasası olan şu E.Ardıç yazısına da bir cevap verin bakalım. neden böyle olmuş ve kemalizm nasıl bir ilerlemeye tekabül etmiş? (E.Ardıç'ın kişiliğine, ilişkilerine bulaşmayın yalnız, yazdıklarına cevap verin.)
http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=60228,10,2
Tren tarifesi değil tabii, kaç gündür tartıştığımız şu 1925-1945 dönemi… Bazı kişiler, ‘o dönemde Rusya’da komünizm, Almanya, İtalya ve Portekiz’de faşizm vardı, demek ki biz daha ileriydik’ diyorlar. Eksik söylüyorlar, o dönemin faşist ülkelerine Macaristan ve Romanya’yı da katalım. Sonradan İspanya’yı da ekleyelim. Dilerseniz bir süre Yunanistan da girer. Savaş yıllarında Fransa da girer, Norveç de.
Bütün bu rejimler yıkılmış, biz ayakta kalmışız. Kalmışız da nasıl kalmışız, kör topal da olsa bir demokrasiye geçerek ve fakat üç kere anayasa değiştirerek, tam altı kere de darbe girişimi yaşayarak… Bunlardan dördü ‘başarılı’ da oldu.
Yani, 1925-1945 arası Türkiye’de faşizm olmadığını belirtiyorlar.
Şöyle bir bakalım: Evet, bizde toplama kampları yoktu ve Yahudi kesilmedi (Aşkale’deki ‘masum’ taş kırma kampını ve Yahudi’yi kesmek yerine ‘parasını sızdırmak’ eylemini saymazsak!)
Ne vardı? Tek parti diktası var mıydı? Vardı.
Muhalefet yasak mıydı? Yasaktı. Düşünce özgürlüğü var mıydı? Yoktu. Basın özgürlüğü var mıydı? Yoktu. Haberleşme özgürlüğü var mıydı? Yoktu.
Birkaç aylığına bir muhalefet partisinin kurulmasına izin verildi ve fakat ‘akabinde’ kendi kendini kapatmaya zorlandı mı? Zorlandı.
‘Takrir-i Sükun Kanunu’ yürürlükte miydi? Yürürlükteydi. İstiklal Mahkemeleri ‘gayrı kabil-i temyiz’ olarak adam asıyorlar mıydı? Asıyorlardı.
(Buna karşılık cumhuriyetin ilk iki yılında muhalefet partileri var mıydı? Vardı. Komünist Partisi serbest miydi? Serbestti. Moskova’ya üniversite okumaya öğrenci bile gidiyor muydu? Gidiyordu.)
Tartışmasız tek lider var mıydı? Evet. Lideri tanrılaştırma, putlaştırma var mıydı? Evet. Daha sonra liderin yerin geçen ‘yavru lider’ bu kez ilkini silip artık kendisinin putlaştırılmasını istedi mi? İstedi. Paralardan bile Atatürk’ün resmini kaldırıp yerine kendi resmini koydu mu? Koydu. (Atatürk onu başbakanlıktan kovmuş muydu? Kovmuştu. Defterinden silmiş miydi? Silmişti. Bu yüzden dargın mıydılar? Dargındılar.)
‘Devlet kapitalizmi’ uygulandı mı? Uygulandı. Tekeller kuruldu mu? Kuruldu. Birçok kalemde ithalat yasağı var mıydı? Vardı. Ekonomide ‘otarşi’, yani kendi kendine yetme, kendi yağıyla kavrulma politikası tercih edildi mi? Edildi. Bu yüzden tüketici ‘kötü mal’ kullanmak zorunda kaldı mı? Kaldı. Sonunda bu kadar baskıya ve ezilmeye dayanamayan çiftçi ve tüccar ‘şarladı’ mı? Şarladı.
Devlet vatandaşın ne giyeceğine, nasıl örtüneceğine, aşk mektuplarında bile hangi yazıyı kullanacağına karıştı mı? Karıştı.
Sosyalizm kesinlikle yasak mıydı? Yasaktı. İşçi hakkı var mıydı? Yoktu. Grev hakkı var mıydı? Yoktu. Lokavt hakkı var mıydı? Yoktu. Memurdan başka herhangi bir çalışana iş güvenliği var mıydı? Hayır. Sendika var mıydı? Hayır. Sigorta var mıydı? Hayır. Kıdem tazminatı var mıydı? Hayır. Köylüye angarya var mıydı? Evet. Jandarma dayağı var mıydı? Evet. Sonunda bu kadar baskıya ve eziyete dayanamayan köylü kendini tüccarın kollarına attı mı? Attı.
Hiciv bile yasak mıydı? Evet. Devlet büyüklerine yönelik güldürü şiiri bile yazan kodese tıkılıyor muydu? Evet.
Nazım Hikmet, Kemal Tahir ve kardeşi, hiçbir ilgileri olmadığı halde ‘askeri isyana teşvik’ suçundan haksız yere çok ağır hapis cezaları aldılar mı? Aldılar. (Onları affeden, salıveren, iktidar değişince Adnan Menderes olmadı mı? Oldu. Karşıdevrim başlamıştı…)
İmdi, bu dönemi savunan sosyalist bozuntuları, atalarını, ağababalarını inim inleten, sürüm sürüm süründüren bu dönemin yöneticilerini yerlere göklere sığdıramıyorlar mı? Sığdıramıyorlar. Emekçinin en küçük bir hakkının ve güvencesinin olmadığı bu dönemi bir tür ‘altın çağ’ olarak algılıyorlar mı? Algılıyorlar. Utanmadan kendilerine de solcu mu diyorlar? Onu da diyorlar.
Şu faşizmin ‘tanımını’ yeniden bir yapsalar da öğrensek… Yoksa Google’a mı soralım?
*********
Yazan: Bora Tarih: December 14, 2006 1:29 PM
Bekir Bey
Yemeyin bizi, külahıma anlat. idrak sorununuz var... fikir tartışmasına ne kadar yakışır kelimeler değil mi?
Yazınızdan sonra M.Türkönü'nün yazısını okudum.
ilericilik ve gericiliği ararken akıl ve bilimi ve medeni dünyayı kriter göstermiş.
Zannederim Atatürk'ün aklı ve bilmi önde tutan gençleri manevi mirasçıları saydığı, Çağdaş medeniyetler seviyesini hedef gösterdiği konuşmalarını okursanız M.Türkönü'nün yazısının içeriği ile ulaştığı sonucun çeliştiğini görebilirsiniz.
E.Ardıç'a gelince; CHP'nin FAŞİST kanadının TBMM'nin üstünde yüksek konsey kurulmasını önerdiklerini yazdığı yazıdaki TBMM'nin yani milli iradenin üstünde olmasını istedikleri konsey'in ne anlama gelebileceğini düşünebiliyor musunuz? önerelerden faşist!
Demokrasinin, halk egemeliğinin kırıldığının resmi...
Lütfen 1923-1945 yıllarını 2000 yıllarının şartları ile değerlendirmeyin.
Hitler ve Mussolini 1934'te kavgam diyerek Akdeniz bizimdir diyerek savaş naraları attıkları dönemde Çanakkale'de ölen Avusturalya ve Anzak askerleri hakkında dünyaya verdiği mesajı biliyormusunuz? hani onlar artık bizim evlatlarımızdır diyen...Sonuç malum.
Bu sözler Avusturalya'da Yeni Zellanda'da şaşıracaksınız ama Şili'de de Atatürk heykellerinin altında yazmaktadır.
Dünya da böyle başka bir lider var mı biliyormusunuz?
Son olarak Atatürk heykel ve resimlerine takılıp " niye her yerde Atatürk'ün heykelleri var diye sorma cesaretini gösterecek yabancıya bu yabancıya bunu sorma cesaretini verip ve diyecek cevap bulamayıp utanma derecesine gelecek zihniyete karşı diyorum ki "bağımsızlık benim karakterimdir." SANA NE?
Yazan: Cem Bilir Tarih: December 14, 2006 2:38 PM
Cem Bey,
Bora Bey guzel cevaplamis. Su anda kendi blogumda yazi ile mesgulum; dolayisi ile kisa bir cevap olacak.
Gerek Turkone gerek Yayla bugun Kemalizm olarak sunulan sitemin, fasiozan, baskicim, farkli fikre tahammul osteremeyen, ozgurlukcu degil, ozgurluk dusmani oldugunu direkt veya indirekt olrak ifade ettiler. Her satirina katiliorum. Ayrica Yayla "Ertugrul Ozkok'e acik mektup" baslikli yazisinda "basortusunun bir insan hakki oldugu, takanlarin msyon ne" siorusunun fasizan kafanin urunu,. kimsenin sormaya hakki olmadigi, ancak bir sosyal bilimci icin bir arstirmak konusu olbilecegin yazdi. Dostum siz hangi gezegende yasiyorsunuz? Basbakanlarini ipe goture, devaml darbe hazirligi icnder olan, rektorlerinin "ord millet elele" dedigi, ogrencilerinin darbeci general alkslasdigi, hakimlerinin generallerden brifing aldigi ulkede Hala NEDEN diye soruyorsaniz kusura bakmayin BU ANCAK "SANA NE" diyen kafanin urunudu ya da iddi bir idrak tutulnasidir. Eger SANA NE BEN FASIZTIM KARDESIM diyorsaniz, vaktimiz oldurmeyelim.
Soz SANA NE den acilmisken, "sana Ne ben Bagimsizim" hamseti yurekler acisi! Evde cocuklarina isknce yapan baba da "SANA NE BN BAGIMSIZ SANLI TURKUM" der cika isin icinden degilmi? Peki siz cagdas bir uklkenin casgdas laik vatandasi olrak bir kisininbu derce taniralstiilmanda bir problem gormuyormusunuz? AB'li sana ne dersiniz de aynaya ne diyeceksiniz? Kozey Kore de SANA NE diyor! Allah akil fikir versin! Git basimdan.
Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: December 14, 2006 7:46 PM
Konuya disardan nesnel ve trafsiz olarak bakan bir bilim adami olarak her tarafin argumanlarini bilimsel olarak degerlendirdim ve su sonuclara vardim:
1. Cem Bey ve diger "Ataturk'e soz soyleyenin ne universitede okutmaya ne de agzini acmaya hakki vardir" gorusunde olanlar yerden goge kadar hakli ve "canim adam akademisyen, fikir adami, siz onun fikirlerini karsi fikirler curutun, o'nun sadece hakki degil gorevidir tabulari, dogmalari sorgulamak" turu hezeyanlar yapanlar ise yerden goge kadar haksizdir.
2. Ataturk elestirmek fikir degil kufurdur. Yukardaki vatan sairinin siirinde de isaret edildigi gibi bunun yapanin carpilcagi, ve ahiretten once Yuce Divan'a veya Istiklal ahkemmesine, o'da yoksa Yassiada'da tatile gonderilmesi demokrasimizin bekasi icin sarttir.
Vural Savas'in da belirttigi gibi "YOK Kanununun , 3, 4. maddeleri geregi ile yuksek ogretimde hocanin gorevi Ataturk Inkilap ve ilkeleine uygun ruhu asilamaktir; baskla ruh asilayanin gorevine son verilir".
3. Cem Bey'in de belirttigi gibi sadece Turkiye degil Yeni Zelanda'dan Sili'ye, Madagaskar'dan, Virgin Islands'a kadar dunyanin dort bir yani Ataturk Heykelleri ile doludur.
Bunun otesinde yakinlarda yapilan bilimsel arstirmalar sunlar da gostermistir:
Universite ogrenileri, "dunyanin onunde egildigi en buyuk lider kimdir" sorusuna soyle cevap vermisler:
%97 Ataturk]
%2 Churchill
%1 Digerleri
Kaynak:
http://ataturkcudusunce.wordpress.com/
Netekim ayni site bir "Yuzde 97 Yetmez" kampanyasi baslatarak o yuzde uc cuhelanin egitilmes uzerine yugunlasmistir.
Ayni sitenin sponsorlugunu yaptigi diger bilimsel arstirmalardan cikan sonuclarinbazilari soyledir:
1. 23 Nisan'da butun dunya ocuklari nese ile dolmakta ve ATA'nin kendilerine hediye ettigi bu gunu eglenerek kutlayip O'nu anmaktadir. Arstirmacilar o gunlerde cocuklarin odev yap, eve gel vb diyen nne babalarina "BU GUNU BIZE ATATURK HEDIYE ETTI, SENIN SOZUN GECMEZ" diyerek iplemedikleri de tersbit edilmistir.
2. Gene Bati'da universite gencler arsinda yapilan bilimsel anketlerde universite ogrencileri "Tekrar Dunyaya Gelseniz Hangi Donemde Yasamak Isterdiniz" sorusuna yuzde 96 gibi ezici bir cogunlukla "1920-1945 Aras Turkiyesi'nde tabii" seklinde cevap vermislerdir.
Diger yuzde dort arasinda "asr-i saadet'te Mekke, Medine" gibi irticaci cevaplarin denekler arsindaki uc dort tane sikmabas ve sakallidan geldigi tesbit edilmis ve durum bulunduklari ulkelerin ilgili makamlarina bildirilmistir.
3. Ayni dusunce kurulusunun bir diger anketine gore ise 10 Kasimda butun dunyanin yasa bouldugu, isi gucu birakip, yemekten kesildigi, gozlerinin kan canagina dondugu belirlenmistir.
Benim gorwevim burada irticaclara tarafsiz objektif bilimsel bulgulari sunmaktan ibarettir. Bunlari ben zaten biliyordum ama birtakim bilim dusmanlarinin kafalarina sokmak icin curutulemez bilmsel deliller sunm gerekliligi hissettim. Bilim yalan soylemez. En hakiki mursit bilimdir.
Be verilere dayanarak bizler "niye her tarafta bu adamin heykeli var" diyebilecek ecelin susamis avrupallara cevabimiz: SANA NE? Biz ezelden beridir hur yasadik hur yasariz. Bir Turk dunyaya bedeldir. Esas sizin paralarinizda niye Atatuk resmi yok? Bakin anketlerimizden butun halkinizin bun istedigini, herkesin Ataturk'un onnde egildigini biliyruz. Aslinda sizin uuniversitelerinizdeki "inkila Tarih Egitimi yetersizfir. Ondandir'ki YOK sizuin dwenkliginizi kabul etmiyor. Bizim dnyanin ilk 500 universitesi siralamamiza gore ilk 81 universitenin hepsi de Cagdas Turk Universiteleridir" demeliyiz. Bakalami bir daha agizlarini acabuileceklermi densizler!"
Atilla Yayla acele S. Arabistan'a tayin edilmeli, ve oraya gnderdigimiz sikmabaslarla beraber hu cekmelidir.
Yasasin cagdas, laik, bilimci Turkey!
Ozur dilerim biraz fazla heyecanlandim. Bir bilim adami olarak dayanamiyorum boylelerine yaw!
Son olarak Cem Bey'in veci sozleri "Gerekçe göstermeden "Atatürkçülük Türkiye'yi geriye götürmüştür. Çünkü...." denilemiyorsa nedeni belirtilmiyorsa bu bir fikir olmadığı gibi özgürlük olarak da değerlendirilemez. Olsa olsa "atıp tutma" ya da "saçmalama"dır." (Cem Bilmez Olurmu)
Sozleri beni cok duyglandirmistir. Sozleri kesip camlatip duvarima yapistirmak ve hergun ders vedigim seckin universitenin ogrencilerine ezbwerlettirmek icin kendisinden izin istiyorum.
Cem Bey'in "fikir" tanimini en kis zamanda baasta Wikipedia, Encyclopedia Britannica, Meydan Larousse, Encarta ve TDK sozlug olmak uzere butun ansiklopedik, ve lexigografik kaynaklara dagilitilmalidir, dunya bilgi hazinesine "dunyaya bedel bir Turk katkisi" olarak!
Tanri Turku korusun! Atam ne guzel buyurmus: "dusunebiliyorum oyleyse varim"
Yazan: Bilim Bilir Tarih: December 15, 2006 12:10 AM
Sayın Bilim Hocam
Ne enteresan sizinle aynı soyadını paylaşıyoruz.
Aynı görüşleri paylaşmasak da. Zaten zorunlu da değil.
Ancak okumak öyle değerlidir ki. Özellikle Atatürk'ü sevmeyebilirsiniz ( nedenini bilmiyorsanız da ) Ama merak etmemişsiniz bile.
Size göre son 30-40 hatta 50 yıldadan da o sorumlu ve 1923'te neden bu günkü seviyeye gelinmedi diye soruyorsunuz. sizce doğru bir değerlendirme mi?
Kimse yabancılara da kendi paranıza atatürk resmi koyun desin demiyoruz. Ama bizimkine de karşıamasınlar. Sınır bu. Her halde siz de yazdıklarınızla saçmaladığınızın farkıdasınız. önemli değil bunda da özgürsünüz.
Atatürk'ün sağlığında bugünkü BM'nin karşılığı olan milletler cemiyetine davet alarark giren ilk ve tek ülkenin Türkiye olduğunu biliyormmusunuz? O tarihlerde yabancı bir gazeteci sormuş Milletler cemiyetine üye olacak mısınız diye. Cevap: düşünebiliriz biz şartlarımızı ortaya koyarız. anlaşırsak olur cevabı üzerine başvuru ile girilen Milletler Cemiyetinin başvuru usullerinin sırf Türkiye'yi de cemiyete üye yapabilmek için değiştirildiğini biliyor musunuz.? Düşünün ki davet ile bu cemiyete üye olan tek ülkeyiz. BM o tarihlerde olmadığı için üye olamazdık tabi ki..
Şimdi Avrupa birliğine giriş için yaşadığımız sürece bakınız. (Sizce sorumlusu Atatürk ve Atatürkçülüktür tabi değil mi?)
1981 yılı bütün dünya da Atatürk'ün doğumunun 100. yılı nedeniyle Atatürk yılı olarak üstelik üye devletlerin oy birliği ile kutlandı. Sayısını biliyor musunuz? Üstelik buna önceleri karşı çıkan üye ülkeler temsilcileri dahi Atatürkü inceledikten sonra kabul oyu verdiklerini biliyor musunuz? Bulabilirseniz 1978'deki tutanakları inceleyin. Ben zahmet edip buldum ve okudum. Ne zorları vardı ki onca yabancı devlet 1981 yılını Atatürk yılı ilan etmişler.
Atatürk yılına karşı çıkan ülkelerden bir de İsveçtir. Bilir misiniz ki İsveç dilinde karşılaşılan çok zor bir durumda sonuca ulaşma için kullanılan deyimin " atatürk gibi düşün" olduğunu.
Yazılarda 1923-1945 arasında Türkiye'de olmayanlar geçiyor Yok basın özgürlüğü yokmuş haberleşme özgürlüğü yokmuş işçi hakkı yokmuş vs.vs.
1923-1938 arasında diğer ülkelerdeki uygulamaları incelediniz mi? 1929 buhranında dünya ülkelerinde insanların neler yaşadığını Kıdem tazminatı bir yana açlıktan ölümlerin olduğunu v.s. 1950'lerde bile sözde kurulan sendika başkanlarının derin devletler tarafından öldürülerek diğer üyelerin sindirildiklerini,
Açın okuyun 1924 anayasasını ve o zamandaki diğer anayasaları ile karşılaştırın bakalım neler göreceksiniz.
1927 İzmir iktisat kongresi tutanaklarını okuyun. Tümünü okuyun. O zamana kadar amele denilen işçilere bundan sonra işçi denilmesini kimin önerdiğinive daha neler. Ameleyi hala aşağılayıcı bir deyim olarak kullananlar yok mu?
Söyledim yine söylüyorum. Çünküsünü de söylebildiğiniz sürece ( varsa delili ile birlikte) her şey tartışılır. Bu yüzden kimsenin elinden dersinin alınmasını da savunmuyorum.
Ama bir Üniversite hocasının bu beyanlarda bulunurken bir bilim adamına yakışır dayanaklar ile ortaya çıkmasını istiyorum sadece.
Yoksa siz Atatürkçülük Türkiye'yi geriye götürmüştür derseniz ben de hayır ileri götürmüştür derim. tartışma da orada biter.
Sonuç olarak tartışılsın ama iyice bilerek... Bilmeden konuşulması cehalettir. Derslerden alınması elbette yanlış Ama zannederim bir üniversite hocasının da bir şeylerden konuşurken bilgisini tartabilmesi ve ona göre konuşması gerekliliği vardır.
Son olarak "Düşünebiliyorum öyleyse varım" sözü Atatürk'e ait değil.
Ben size daha ne diyeyim. Bu kadar biliyorsunuz ben de oturmuş sizinle tartışıyorum.
Yazan: Cem Bilir Tarih: December 15, 2006 12:33 PM
Bir yorumcu(ya da propagandacı mı desek) demiş ki;
"Prof. Dr. Sayın Atilla Yayla hocamıza sonsuz teşekkürlerimi bildiriyor, bundan sonra bu konuda yapılabilecek her türlü eyleme destek vereceğimi belirtiyorum. 83 yıllık tabular yıkılıyor artık. Türkiye özgürlük sabahına merhaba desin. Türkiye topraklarında yaşayan tüm insanlar artık medeniyete erişiyorlar. Bu ne yanan ilk ateş ne de son olacak. Atilla hocamın ellerinden defaatle öpüyor ve Hürriyet Kahramanı olarak görüyorum. Yaşasın özgürlük. Yaşasın Özgür insanlar..."
Walla bu kadar militanca bir yaklaşımı ben daha çok sol kesimden , sosyalist, marxist vs. kesimlerden beklerdim ya da onlardan duymaya alıştık diyeyim .
Yazan: sessiz Tarih: December 15, 2006 11:50 PM
Sn. Sessiz,
Bir iki cumlelik yorumunuzdan sunu anliorum:
1. Alintiladiginiz yazida vurgulana "demokrasi, ifade hurriyet" savunuculugunu "sol, sosyalist, marxist vs" (uz tane ortusmeyen kume, yalniz ortanin solunu untmussunuz) kesimden olmayacagini dusunuyorsunuz. Bu yorumu yazan kimsenin bu kesimlerden olamayacagina karar vermis olcaksiniz ki kendi kesimine ait olmayan lisan kullaniyor diyorsunuz.
2. Miltan kelimesinin tanimini bilmiyorsunuz.
3.Bir akademisyen bir devlet adamin elestrdigi icin susuruluyor. Ve sizin dikkatinizi ceken sey bir yorumcnun burdaki garabeti ifade ederken fazla heycanli bir lisan kullanmasi.
Sizi asil rahatsiz eden ne? Siz bubir hocaya yapilan bu YUZ KIZARTICI olayi destekliyormusunuz desteklemiyormusunuz? Yoksa bu da mi "militanca" oldu?
Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: December 16, 2006 6:51 AM
atilla yayla yı destekleyen bütün dostlarımı kutluyorum.türkiye fikir özgürlüklerinin çignendiği bir ülke olma yolunda basarılı adımlarla ilerliyor.
başta cumhurbaskanı sayın ahmat n sezer olmak üzere bütün onun gibi düsünen rektörleri kınıyorum
Yazan: james Tarih: December 16, 2006 1:09 PM
Bekir bey;
Yine her zaman ki, set örme işlemine devam etmektedir. siz benim ne düşündüğümü sorarak aynı zamanda, alttan alttan "hiçbir şey söylemiyorsun" demeye getirmeyin Bekir Bey; siz konulara, ilk önce konulardan öte, karşınızdaki kişinin entellektuel seviyesine soru işaretli bir darbe indirerek başlıyorsunuz; tabi böylece sizin kültürlü, üst seviye bir fikir savunucusu, tam bir entellektuel olduğunuzu yine alttan alttan" ben buyum benim seviyeyim bu, sen kimsiN?!" demeye getiriyorsunuz.
Tartışma tarzınızda , karşı tarafın üstün çıkma gibi ihtimali az hatta karşı tarafın yanlış olduğu ihtimaller siz de bir hayli fazla .Ama yine de bu kabullenişleri doğrudan söylemiyorsunuz tabi ..
Şimdi Bekir Bey; konudan kopuk yaptığım bu yorumların bana bombardman olarak dönme olasılığı yüksek, biliyorum, ama dayanamdım ben .
Hiç kimse "militan"ın tanımını bilmiyor bir siz mi biliyorsunuz?
Lütfen Bekir bey ; benden öte ve ya yorumcuları etiketlemekten öte (bu etiketlemeyi bütün yorumculara yaptığınızı söylersem haksızlık etmiş olurum size) neden katılıp katılmadığınızı bilgilerle belgelerle açıklamaya devam ediniz, ama bu ayrımı yaparak..
Teşekkür eder , saygılarımı size sunarım..
Yazan: sessiz Tarih: December 16, 2006 6:55 PM
Sn. CemBilir,
Simdi cok kirildim size. Bir Kemalis diger bir kemalisti elestirmez. Okutmadilarmi size Inkilap Tarihinde? Kemalizmin elestrilmesi fikir olamayacagi gibi Kemalistin elestirilmesi de fikir kapsamina degil "atmasyona" girer.
Simdi burda bir suru irticaci, entel-libos, AB'ci Arap -Kurt milliyetcisi, bolucu, ve diger bilumum ic ve dis dusmanin onunde bir Kemalist Bilim adamnin hatasini bulmak olurmu?
Aslinma kalirs ben hata dahi yapmadim: Siz tabiiki "dusunuyorum oyleyse varim" sozunun Rene Descartes'e ait oldugnu dusunuyorsunuz, degilmi?
Yanlis efendim, ne munasebet? Arastirmalarim sonucu ha bu descartes mi ne cartes ise bu mosyo ile MKA arsinda soyle bir olay gectigini tesbit etmis bulunuyorum.
Birgun bu descartes gelmis MKA ile yemek uzeri birkac kadeh atiyorlarmis. Descartes Sauvignon sarabi ATamiz ise raki ve leblebiyi tercih etmisler. Birkac tekten sonra Atamizn mubarek kafalari iyi iken Descartes tutmus "Pasam demis, aha su ilerdeki cami varya; Benimle oraya bir yarisa VARMISINIZ demis. Atam biraz afallamis tabii bu ahlaksiz teklif karsinda ama obur yandan da Fransiz karsisinda "Turkun serefine" de b** surmek istememis. Biraz dusunmus. Sonra herif israr dince DUSUNEBILIYORUM OYLE ISE VARIM buyurmus.
Tabii bunu duyan descartes hemen masasdan kagit peceteyi kapmis, uzerine birseyle yazmis, sonra kaybolmus. Bir sure sonra birde baktik kitaplarda Atamizin bu sozunun altinda Descartes imzasi olmasinmi? Tabii ATAMIZ kendine geldikten sonra da hatirlamamis ulu agzindan cikan sozleri. O gun bu gundur...
(Ataturkun cilingir masasi garsonlarinin hatiratlarindan)
Simdi anlasildimi mevzuu?
Hadi barismak icin size bir de bir Kemalis sitede rastldigim bir siiri hedaye ediyorum. Beni cok duygulandirdi; eminim siz de ayni seyleri hissedersiniz. Bu siiri ayrica ustteki yazisi ile bizden olmayan birisine samar gibi cevap veren Sessiz dostumuza da hedaye ediyorum:
------------------------------------
Bende Yazdım…
08 Dec 2006
Büyük şairlerimiz kadar olmasada arasıra bende birşeyler karalarım şiir olarak. Hatta çevredeki dostlar”mutlaka bunları bastır” diyerek teşvik ederler. Bir örnek vereyim:
En adi Şerefsizdir
Laiklikten ödün veren
En adi şerefsizdir
ABye uşaklık eden
En adi şerefsizdir
Bor madeni sattıranlar
Erdemiri kaptıranlar
Tüpraşı da sattranlar
En adi şerefsizdir
Kıbrıs şimdi yaban elde
Kırmızı çizgi nerelerde
Kürte devlet verenlerde
En adi şerefsizdir
Çölaşanım büyük önder
Çankayaya selam gönder
ABD’den yüzün dönder
Göndermezsen, döndermezsen
En adi şerefsizsin
Deniz (Kemali)
Yazan: Bilim Bilir Tarih: December 16, 2006 10:31 PM
Konu ile ilgili olarak Hur Fikirler adli sitede, Ataturkculerden Rafine Fikirler baslikli bir yazi okudum. Hurriyet'teki Atilla Yayla haberi ile ilgili okur yorumlari analiz ediliyor. Mutlaka okumanizi tavsiye ederim. Yukrda bir yerde bir yorumcu "Ataturkcu entellektuel oxymorondur" dememi yanlis bulmus idi. Ozellikle o'nun tavsiye ederim.
http://www.hurfikirler.com/hurfikir.php?name=Kose_Yazilari&op=viewarticle&artid=331
Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: December 17, 2006 5:16 AM