« Yeniden İslam ve Kapitalizm Üzerine | Ana Sayfa | Hangi Komplo Gerçek? »

September 9, 2006

Muhammed Hatemi'den Teröre Reddiye

İran eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi, ABD'nin başkenti Washington'daki Amerikan-İslami İlişkiler Konseyi'nde yaptığı konuşmada kayda değer olduğunu düşündüğüm yorumlar yapmış. Yeni Şafak gazetesinin konuyla ilgili haberinde şunları yazılı:

Hafta içinde ABD'ye gelerek bu ülkeyi 1980'den bu yana ziyaret eden ilk üst düzey İranlı olan İran eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi, intihar saldırılarının İslam'a zarar verdiğini söyledi. ABD'yi vuran 11 Eylül saldırılarını kınayan Hatemi, bu saldırıları gaddarlık olarak niteledi. İranlı lider, intihar bombacılarının da İslam'a haksızlık ettiğini ve bu kişilerin Cennet'e gitmeyeceğini savundu. [Hatemi] "sivilleri öldüren teröristler, ahlaki değerleri olmayan kişilerdir. Bu kişiler cennete giremeyecekler ve bunları İslam adına yaptıklarını söyleyenler de yalan söylüyor" ifadelerini kullandı.

Hatemi, 11 Eylül'de iki ayrı suç işlendiğini; bunun birincisinin masum insanların öldürülmesi, ikincisinin ise bunun İslam adına yapılmış olması olduğunu söyledi… "Müslümanlar tarafından gerçekleştirilen terör faaliyetlerine cevaben ABD'de İslam'dan nefret ve korku duygusu ile İslamofobi'nin yayıldığını" belirtti. Hatemi, Amerika'daki Müslümanları da İslamofobiye karşı mücadele etmeye çağırdı. Medyada İslam hakkında yapılan yanlış yayınlara karşı Müslümanlardan bu yayınları protesto etmelerini isteyen Hatemi, Müslüman Amerikan vatandaşlarını "İyi bir vatandaş olmaya ve kalplerinde İslam'ı hissetmeyenler tarafında oluşturulan İslamofobiye karşı savaşmaya" çağırdı.

11 Eylül ve sivillere yönelik diğer intihar saldırıları için adeta "iyi oluyor, çünkü hak ediyorlar" şeklinde düşünen kimi Müslümanların, Hatemi'nin bu sözlerini dikkate almasında yarar var. Aynı habere göre Hatemi "Yahudi Soykırımı'nın tarihî bir gerçek olduğunu" da belirtmiş ki, bu da önemli. Kimi Müslümanlar Yahudi Soykırımı'nı inkar etmeyi adeta İslami bir görev gibi algılıyor. Oysa böyle yapmakla kendilerini neo-Nazilerle aynı ideolojik çatının içine dahil ediyor ve "İslamofaşizm" suçlamalarına davetiye çıkarıyorlar. Yani İslam'a zarar veriyorlar.

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: September 9, 2006 2:31 PM

Okur Yorumları

(NOT: Yazılar üzerine yapılan yorumların sitede yer alması, bunların Mustafa Akyol tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına kesinlikle gelmez. Aksine, farklı ve karşıt görüşleri ifade eden yorumlar da kabul edilmektedir. Ancak saldırgan, düzeysiz veya konuyla ilgisiz yorumlar reddedilecektir. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, standart yorum kurallarını dikkate almanız önemle rica olunur.)

İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad yakın bi geçmişte şu meale gelen bi açıklama yapmıştı:
Yahudilerin soyunu bizmi kırdıkta ceremesini biz çekiyoruz ,gitsinler Almanya toprak versin onlara gibi bişeyler söylemişti.

Elbetteki hiçkimse yahudi soykırımını inkar edemez ama hiç şüphesiz bundan karlı çıkanlar da yahudiler olmuşlardır.Devletleri yokken devlet sahipleri olmuşlardır ve bölgedeki müslümanların huzurunu kaçırmışlardır.Halbuki müslümanlar tarihin her döneminde yahudilere kucak açmış ve barınmalarını sağlamıştır.

Ayrıca Hatemi ikiz kulelere yapılan saldırıları müslümanlar yapmış gibi bir önkabulle yoruma başlıyorki burada hata yapıyor bence.Çünkü hala daha bu saldırıları kimin planladığı meydanda değil ve veriler müslümanlarıda göstermiyor.
Saygılarımla

Yazan: Ümit Ertok Tarih: September 9, 2006 5:00 PM

Sayin Muhammed Hatemi,

Böyle güzel sözler söylediginize göre herhalde Mustafa Akyol'un yazilarini ve bu sitede yayinlanan yorumlari bolca okumus olmalisiniz. Aylardir yazdigimiz baris yanlisi yorumlariin bosa gitmedigini görmek bize umut verdi.

Geç de olsa dogru yolu bulmus olmaniz sevindirici tabi. Darisi diger müslüman kardeslerimizin basina...

Iran'i yönetmeniz sirasinda size çokça zorluk çikaran ve kendilerine (hasa!) "ayetullah" adini takmis olan ruhban siniftan da en yakin zamanda kurtulmanizi dilerim.

Iranli insan kardeslerimize (müslüman, yahudi ve zoroastre) sevgi, saygi ve muhabbetlerimizi iletiniz lütfen.

Not : Siz de yorumlarinizi bize yollarsaniz sanirim Sn Akyol da yorumcu arkadaslar da sevineceklerdir.

Dostlukla

Yazan: Tunç Tarih: September 9, 2006 10:29 PM

Benim icin Mustafa Bey'in yazilarinin en belirgin ozellikleri dusuncelerin guzel organize edilmis olmasi, berrak Turkce ile yazimis olmasi ve oldukca kesin yargilar icermesi, ve mevzularin karmasik mulahazlar yerine izole edilmis dar cercevelere sigdirilmasidir.

Bu stil bana bir Milliyet kose yazarini cagristiriyor ama kim oldugunu simdi cikaramadim..

Bir kose yazisi icin olumlu ve gerekli gorulen bu ozellikler bazen mevzularin birbirine bagimliligi, karmasikligi buyuk resimle ilskisi, felsefi temeller gibi luzumlu bilgiler icin yeterli olmayabiliyor.

Burada Mustafa Bey'in yazisi Yeni Safak Haberi'nin dar bir anlalizini iceriyor. Yeni Safak haberi Hatemi'nin konusmasindaki bazi secme vurgulari, o konusma Hatemi'nin Islam_Bati iliskilerine bakisinin, ABD'de bugunun siyasi konujukturunde New York'taki bir konusmaya yansiyan bir vechesini, ve Hatemi'nin fikirleeri de mevzudaki Islami dusunurlerin goruslerinin bir parcasini temsil ediyor. Once uzerinde fikir beyan ettigimiz mevzunun sinirlarini belirlemek acisinan bu cerceveyi goz ununde tutmaliyiz.

Mustafa Bey'in kisa yazisindaki bazi karakterizasyonlar bu ceceveyi hatirlatma zarureti dogurdu zihnimde.

11 Eylul gibi netameli, cok karmasik ve uzerinde Muslumanlarin tepkisini "bazi muslumanlara" yakistirilan "iyi oluyor, çünkü hak ediyorlar" zihniyeti ile karakterize etmenin fazla basitlestrilmis, yuzeysel bir yaklasim olduguna eminim Mustafa Bey de katilacaktir. Zaten kendisinin de bunun "musluman tepkisini" temsil ettigi gibi bir iddiasi yoktur.

Bu duygunun bircok muslumanin, belki olaya ilk tepki olarak kalbinden gectigi muhtemelen dogrudur. Ama benim gozlemlerim hemen hemen hicbir "islami kesimin" tepkisininm bundan ibaret olmadigidir. En "radikal" kesimlerden dahi "iyi oluyor" dan cok duydugumuz sey Bati'da nerede ise kirli kelimeler ilan edilen "terorizmi mesrulastirma" olarak tasvif edilen "kok nedenler" (root causes) kelimeleridir. Nesnel yaklasim, katilmasak ta karsimizdakilerin fikirlerini en asiri tasviflere indirgemenmeyi gerektirir. Ingilizce'de buna "to talk to each other, not at each other" derler.

Buna karsilik benim gibi bazi "radikller" de "bazi ilimli Muslumanlar ABD'nin Islam dunyasina karsi yaptiklari icin iyi oluyor' muslumanlar hak etti diyorlar" derse ne kadar haksizlik yapmis olursa bu ilimli dostlarimiz da kendileri kadar ilimli olmayanlarin durusunu bu sekilde yansitmalari o kadar haksizliktir kanimca.

Kisacasi ne "iyi oluyor diyorlar" ne de "terorizm lanetleme" bu mevzuda ciddi bir tahlil, veya "ozelestiri" baslaticisidir. Gene gavurlarin deyimi ile "It is a nonstarter".

Birbirimizin soylediklerini dogru karakterize ederek gercek bir tartismanin baslamasini umit ediyorum. Siyonist oryantalist Bernard Lewis'in "Yanlis giden neydi" {Islam hakkinda) sorusuna Prof. Seyyed Hussein Nasr'in "sorunun muhatabi sadece muslumanlar olmamali" (mealen) cevabi guzel bir baslangic noktasi olusturur. Hatemi'nin Islam-Bati iliskileri konusunda hilgece degerlendirmeleri olmustur gecmiste de (ve Bati'ya uzattigi zeytin dali ozellikle Israil-ABD Inc. tarafindan kirilip suratina firlatilmistir). Fakat bu konusmasinda kayda deger birsey yoktur.

Selam, saygi ve muhabbetlerimle

Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: September 10, 2006 10:37 PM

Mustafa bey,

11 Eylül ve sivillere yönelik diğer intihar saldırıları için adeta "iyi oluyor, çünkü hak ediyorlar" şeklinde düşünen kimi Müslümanların, Hatemi'nin bu sözlerini dikkate almasında yarar var.

9/11 saldirilarinin hala daha Muslumanlar tarafindan tezgahlandigini dusunenler varsa, onlarin yukaridaki sekilde dusunuyor olmalarini ciddiye almanin pek bir anlami olmasa gerek. Baska bir deyisle, cezai ehliyetsizlik sozkonusudur.

Aynı habere göre Hatemi "Yahudi Soykırımı'nın tarihî bir gerçek olduğunu" da belirtmiş ki, bu da önemli. Kimi Müslümanlar Yahudi Soykırımı'nı inkar etmeyi adeta İslami bir görev gibi algılıyor. Oysa böyle yapmakla kendilerini neo-Nazilerle aynı ideolojik çatının içine dahil ediyor ve "İslamofaşizm" suçlamalarına davetiye çıkarıyorlar. Yani İslam'a zarar veriyorlar.

Durun bakalim. Siz burada daha farkli, hatta konuyla cok da alakali oldugunu sanmadigim bir seyler soyluyorsunuz galiba:

Herhangi bir kavrami imha etmek istiyorsak, onu tanimlayan kelimenin yanina/icine Fasizm kelimesini sokusturur ve yerlesmesini saglariz. Son 50-60 senedir cok verimli olan bu yontemi artik taniyoruz.

Ama, neo-Nazilerin ne dusundugu mu bizim ne dusunecegimizi tayin edecek? Onlardan bagimsiz olarak bazi benzer kanaatlere varmak mumkun degil midir?

Yoksa, neo-Naziler musluman olmaga karar verirlerse bizlerin din mi degistirmesi gerektigini mi dusunuyorsunuz?

Ikinci soru da su: Yahudi Soykiriminin tarihi bir gercek oldugunu kabul etmenin pratik anlami nedir? Bedelini odemegi de kabul etmek mi?

Kimin kesesinden kime ve ne gibi ekstra bedeller odenmesini uygun goruyorsunuz ki, 'bu da onemli' diyorsunuz?

Bu soru cok onemlidir.

Ote yandan, madem terorun lanetlenmesi onemli bir sey; elimiz degmisken, makbul addettigimiz bir iki baska yerden kaynaklanan teroru de lanetlesek nasil olur?

Yeni Safak'tan, bu haberin yanisira, alintilanabilecek baska seyler daha var sanki.

Fakat, nedense ben burada yine bir Yeni Safak yazari olan Ibrahim Karagul'un yazilarindan cikarilmis makaleler pek hatirlamiyorum. Ilgi sahaniza girmiyor anlasilan.

Halbuki, dengeli beslenme icin Ibrahim Karagul'un de okunmasi ve uzerinde tartisilmasi gerektigini dusunuyorum.

Konuyla, dolayli olarak, ilgili olan son bir yazisi ile baslanabilir mesela.

Bunun yanisira, Ingilizce bilenler icin, baskalarinin yanisira,Seymour Hersh'in de yazilarina bakmakta fayda var bence.

The New Yorker; The Coming Wars -- What the Pentagon can now do in secret. [2005-01-17]

[...]The President and his national-security advisers have consolidated control over the military and intelligence communities' strategic analyses and covert operations to a degree unmatched since the rise of the post-Second World War national-security state. Bush has an aggressive and ambitious agenda for using that control—against the mullahs in Iran and against targets in the ongoing war on terrorism—during his second term. The C.I.A. will continue to be downgraded, and the agency will increasingly serve, as one government consultant with close ties to the Pentagon put it, as "facilitators" of policy emanating from President Bush and Vice-President Dick Cheney. This process is well under way.[...]

The New Yorker; The Iran Plans -- Would President Bush go to war to stop Tehran from getting the bomb? [2006-04-08]

The Bush Administration, while publicly advocating diplomacy in order to stop Iran from pursuing a nuclear weapon, has increased clandestine activities inside Iran and intensified planning for a possible major air attack. Current and former American military and intelligence officials said that Air Force planning groups are drawing up lists of targets, and teams of American combat troops have been ordered into Iran, under cover, to collect targeting data and to establish contact with anti-government ethnic-minority groups. The officials say that President Bush is determined to deny the Iranian regime the opportunity to begin a pilot program, planned for this spring, to enrich uranium.[...]
[...]The new mission for the combat troops is a product of Defense Secretary Rumsfeld's long-standing interest in expanding the role of the military in covert operations, which was made official policy in the Pentagon's Quadrennial Defense Review, published in February. Such activities, if conducted by C.I.A. operatives, would need a Presidential Finding and would have to be reported to key members of Congress.[...]
[...]"'Force protection' is the new buzzword," the former senior intelligence official told me. He was referring to the Pentagon's position that clandestine activities that can be broadly classified as preparing the battlefield or protecting troops are military, not intelligence, operations, and are therefore not subject to congressional oversight. "The guys in the Joint Chiefs of Staff say there are a lot of uncertainties in Iran," he said. "We need to have more than what we had in Iraq. Now we have the green light to do everything we want."[...]

Evet. Iranli birisinin ABD'ye gidip teroru lanetlemesi cok hos. Benim merak ettigim, mesela, eski bir ABD baskaninin ne zaman benzer bir konusmayla taclandirilmis bir iade-i ziyaret yapacagi..

Bu arada, Tunce bey, 'zoroastre'nin Turkcesinin Zerdustizm oldugunu saniyorum. (Zerdust dini, Zerdusti^ vs)

Yazan: Muzmin Anonim Tarih: September 11, 2006 1:37 AM

Sayin Müzmin Bey,

Benim merak ettigim, mesela, eski bir ABD baskaninin ne zaman benzer bir konusmayla taclandirilmis bir iade-i ziyaret yapacagi..

Demissiniz, nerede o günler? Meselâ Bush tutmus, "11 eylül saldirisini CIA'ye ben yaptirdim, Irak petrollerini araklamak için bir bahane lâzimdi, ama bu kadar masum insanin ölecegini bilseydim yapmazdim" filan diye konussa... ;-) (Liar Liar filmini seyrettiniz mi? Kimsenin yalan söyleyemedigi bir dünyanin ne halde olacagi hakkinda bir fikir veriyor)

Zerdüstlük hakkindaki uyariniz için tesekkürler, dalginlik iste... Iran'da yasayan kadinlarin kiyafetlerini düzenleyen yeni bir kanun hakkinda bir yaziyi yeni okumustum da ... oradan kulagimda kalmis. Bu habere göre :
Müslüman kadinlar yesil, hristiyanlar kirmizi ve yahudiler de sari renkli bir bant/isaret tasiyacaklarmis.

"Türkiye Iran olur mu?" diyenlere Sn. Mustafa AKYOL "zaten biraz öyle" diye takilmisti bir yazisinda. Iki devlet de bir babalik kompleksi içinde, vatandasinin kiligina, kiyafetine takmis vaziyette.

Neyse, konuyu saptirmalim, her nekadar ploitik birer manevra da olsa barisa yönelik ner sözü ve çabayi bir umut olarak görüyorum.

Dostlukla

Yazan: Tunç Tarih: September 11, 2006 11:19 AM


Üsame Bin Laden bildigim kadariyla "-bu eylemi ben gerceklestirmedim, ama eylemi yapanlardan Allah razi olsun" demisti. Yaniliyor da olabilirim.

Hal böyle iken müslüman bir ülkenin basbakani Ümit beyin dedigi gibi "-eylemin müslümanlarca yapildigi varsayimindan hareketle" bir aciklama yapmasi ilginctir.

ABD bu konuda ne derse inanacak miyiz? Basdüsman İran dahi inaniyorsa bu propagandanin gücünü gösteriyor bence..

Yazan: Clausewitz Tarih: September 14, 2006 11:25 PM

Calausewitz Bey,

Yanilmiyorsunuz; benim hatirladigim aciklamasi da mealen aynisi.

Bu gune kadar da aksini isbat eden birsey cikmadi. Faillerin Osama ile cekilmis resimleri felan (ki gercek olabilir) fazla birsey ifade etmez. Birilerini Afganistan veya baska bir yerde siddet elemi talimi yapmis olmalari gonul veya ideal birligi otesind fazla bilgilendirici degil. Komplo teorisi-severler icin alin bir tane:

Bir meczup, terorist Tora Bora'daki bir magradan es zamanli olarak dort ayri hedefe donuk modern dunyanin en sofistike defans, istihbarat mekanizmalarini gafil avlayan bir oprasyonu yonetmis!

Diger butun :kiminin teroristi, kiminin hurriyet savascisi" gibi Osama'da yaptigi eylemleri inkar etme gibi bir alikanligi yoktur; o terorist devletlerin modus operandi'sinin bir parcasidir. Zaman zaman tam tersine bu gruplar yapmadiklari eylemle icin kredi almak isterler.

O zaman ben "oyleyse icerden yaopildi" (ABD istihbarat servisleri, Israil et al. ) komplo terisinimi kabul ettim? Cevabi gunlerdir beklenen ve bugun nihayet cikacak olan "11, Eylul Oncesi ve Sonrasi" yazimin ikinci kisminda! Reklam programlarini dinlediniz! :)

Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: September 16, 2006 1:41 PM

Yorum Ekleyin...





(you may use HTML tags for style)