« Amerika'nın İki Yüzü | Ana Sayfa | Kürt Sorunu Üzerine İki Yazı, Bir Program »

August 11, 2006

'İslam'ın Hayranlık Vericiliği'ne Dair

ABD'nin önde gelen Hıristiyan liderlerinden biri olan — ve aslında İslam'a da pek sıcak bakmayan — Patrick Buchanan'ın "Vakti Gelmiş Bir Fikir" başlıklı yazısında enteresan teşhisler var. Buchanan, İslam'ın iki yüzyıldır süregiden baskı ve saldırılar karşısındaki direncinin "astonishing", yani hayranlık verici olduğunu şöyle ifade etmiş:

Hıristiyanlık Avrupa'da ölür gibi dururken, İslam 21. yüzyılı, daha önce başka yüzyıllara yaptığı gibi, sarsacak şekilde yükseliyor... [İslami savaşçıları görünce] Victor Hugo'nun sözlerini hatırlamamak mümkün değil: "Hiç bir ordu, vakti gelmiş bir fikir kadar güçlü değildir." Karşıtlarımızın çoğunun uğrunda savaştığı fikir, ikna edici bir fikir. Tek bir Allah'tan başka ilah olmadığına, Muhammed'in onun elçisi olduğuna, İslam'ın yani Kuran'a teslimiyetin cennete giden tek yol olduğuna ve Allah'a bağlı bir toplumun şeriata göre yönetilmesi gerektiğine inanıyorlar... Milyonlarca Müslüman insan [onlara sunulan] Batılı alternatifleri kabul etmişti. Ama bugün onmilyorlarca Müslüman bunu reddeder gözüküyor ve daha saf bir İslam'daki köklerine dönüyorlar. Açıkçası, İslami inancın dayanıklılığı, hayranlık verici.
İslam, Osmanlı İmparatorluğu'nun iki yüzyıl boyunca yaşadığı yenilgi ve aşağılamaların ve hilafetin kaldırılmasının üstesinden gelmiş durumda. Nesiller boyu süren Batı hakimiyetinden de sağlam çıktı. Mısır, Irak, Libya ve İran'daki Batı yanlısı krallıkları aştı. Komünizmi kolayca püskürttü, 1967'de Nasırizm'i safdışı etti ve Arafat'ın veya Saddam'ın milliyetçiliklerinden de daha dayanaklı olduğunu gösterdi. Şimdi de dünyanın son süper gücüne direniyor.

İslam'ın ona inanlara verdiği bu büyük direnç ve kararlılık, Müslüman olmayan daha pek çok insanın ilgisini çekiyor ve kimi zaman üstteki kadar açıkça ifade edilmeyen bir hayranlığa neden oluyor. Bu, tüm Müslümanlar için bir iftihar vesilesi olmalı.

Ancak bizzat İslam'ın kendisinin Müslümanlara verdiği bir görev daha var: İslam'ı, sadece "Müslüman doğmuş" olanların dini olarak kabul etmekten, yani yerelleştirmekten kaçınmak; aksine onun tüm insanlığa seslenen evrensel bir hakikat olduğunu bilerek, İslam'ı modern çağın insanına da duyurmak ve sunmak. Bunu da, Kuran'ın "Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır" (Nahl, 125) ayetinde emredilen üslupla yapmak.

Şu günlerde Türk sağının en önemli düşünürlerinden merhum Prof. Erol Güngör'ün "İslam'ın Bugünkü Meseleleri" adlı eserini okuyorum. Güngör, 1981 basımı bu kitapta çarpıcı öngörülerde bulunmuş. Bir yerde de şöyle demiş: "İslam'ın dünya çapında bir huzur ve eşitlik davası demek olduğunu herkese anlatmak elbette kolay bir iş değildir. Bu anlayış yaygınlaşmadığı müddetçe peşin hükümler ve husumetler devam edecektir." (s. 25)

İşte İslam'a yönelik husumetlere, peşin hükümlere ve — Mehmet Akif'in ifadesiyle — "hayasız akınlara" karşı dik dururken, İslam'ın kucaklayıcı davetini de hiç elden bırakmamak gerek. Unutmayalım bu din, peygamberin en yakın dostlarına işkence eden Mekke putperestlerinin kalbini bile kısa süre sonra yumuşatıp doğruya yöneltmişti. Bugün de aynı şey mümkündür; Müslümanların hem dirayetli hem de "hikmetli ve güzel öğütlü" olmaları şartıyla.

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: August 11, 2006 2:19 AM

Okur Yorumları

(NOT: Yazılar üzerine yapılan yorumların sitede yer alması, bunların Mustafa Akyol tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına kesinlikle gelmez. Aksine, farklı ve karşıt görüşleri ifade eden yorumlar da kabul edilmektedir. Ancak saldırgan, düzeysiz veya konuyla ilgisiz yorumlar reddedilecektir. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, standart yorum kurallarını dikkate almanız önemle rica olunur.)

Sayin Mustafa Bey,

ALLAH sizden razi olsun bu güzel yazi için.

Yanlis hatirlamiyorsam Vahsi adli afrikali bir köle Hz Hamza'yi mizrakla öldürdükten sonra Islâm'i tanimis, yaptigi hatayi anladigi gibi Hz Muhammed'in yaninda savasarak sehid olmus.

Evet, intikam çigliklarinin yükseldigi su günlerde iyiyi kötüden ayirt etmek zor...

Dostlukla

Yazan: Tunç Tarih: August 11, 2006 3:23 AM

Merhaba,

Bu yazıya eleştirim, içeriğine ve onu söyleyen kişinin önemine, bunu söylemesinin anlamına yönelik olmayacak. Birkaç noktaya dikkat çekmek istedim:

Öncelikle başlığa göz attım.

'İslam'ın Hayran Vericiliği' ne demek çözemedim. Hayret Vericilik olmalı sanırım?

Ayrıca astonishing, "Hayranlık Verici" demek değildir. Bu kelime "hayret verici, şaşırtıcı" demektir.

Birşeye hayranlık duymakla hayret duymak arasında büyük fark vardır.

Ayrıca halifeliği kaldıranın Atatürk olduğunun atlanması misquote mu yoksa bilerek mi olmuş?

30 saniyelik bir incelemden çıkarabildiğim yüzeysel eleştiriler bunlar. Anlam, tutarlılık gibi açılardan bakıldığında daha pek çoğunun bulunabileceğine eminim.

Yazan: Yilmaz Tarih: August 11, 2006 7:41 AM

Guzel yazi! Ana fikre katiliyorum. Aslinda Lubnan ve Filistin'deki bebek katilleri de gerek Hamas gerek Hizbullah'in "biz olumu sizin hayati sevdiginiz kadar severiz" dedirten iman gucune hayranlar. Savasta jkazanan kimin daha cok insan oldurdugu le belli olmaz. Yolda irzina gecmek isteyen izbandunta narin vucudu ile sonun kadar direnerek olen kiz kaybetmismidir? Direnmese idi belki! Her halukarda saildirgan kaybetmisligin, iflasin resmidir. Su "onlar kazaniyor" diyenlerimiz bir gozluklerini kontrol ettirsinler; nedir benim bu ruh halimki bi esfel-i sefinin halini "kazaniyor" dedirtiyor bana desinler. Dunku Millyet'te Can Dundar imzali "Sex Shop.." baslikli bir yazi vardi. Mideniz musade ediyorsa okuyun ve "kazanan kulturun" fotografini gorun. Iste bizim Duygu Asena'larimizin Bekir Coskunlarimizin, Ayse Arman, G. Civaoglu, E. Ozkok'lerimzin ozledigi "cagdas Turkiye"!

Konuya doncek olursak, Pat Bchannan ABD poltikasinin renkli, bagimsiz dusunebilen birkac karakterinden biridir. "Once Israil degil, once Amerika" dedigi icin tabiiki Yahudilerin "antisemit" listesindedir. Bir zaman gazetelerde zaman zaman veya devamli olarak yazanlar arasdinda "israil yanlisi" olan ve olmayanlar listesi cikarilmisti da "olanlar" kolonunda en az yuz isim, olmayanlar kolonunda ise Bob Novak ve Pat Buchanan isimleri vardi.

Adam Harvard profesorleri gibi, dis politikamiz Israil'in menfaatlerini ABD'nin onune koyuyor dedigi icin marjnalize edildi diger pek coklari gibi. Kendisi bir Cumhuriyetci (eski baskan aday adayi) ve gercek Amerikan milliyetcisidir, ve Mustafa Bey'in soyledigi gibi hicte Islam dostu falan degil, dindar bir Hiristiyandir. Daha temiz ve guclu bir Amerika istemektedir.

Bati'da Islamofobi olarak ifade edilen Islam'dan, Muslumandan nefret kampanyasinin altinda da asluinda hayranlik vardir. Insan psikolojisini biraz bilenlerimiz bizim kendilerine "amca" demeyisimiz, fakir, mazlum, magdur halimizde dahi vakarimizi koruyabilmemizin nasil onlari delirttigini gorurler. Onlarin "ilimli Muslumani" kendilerinion bir tarafini open, onlarin ustunluklerini kabullenmis, "taklit iltifattir" ilkesine gore onlara iltifat eden yuerli oryantalist tipidir. Bu tipe girmeyen ise Buchanan'in tarif ettigu gururlu, ve dusmanin da hayranlik ve haset duydugu RADIKALDIR!. Hizbullah ve Hamas bunun parlayan onekleridir. Ikisi de kazanmistir. Aciz dusmanin bizden istedigi kendisinin kendisine veremedigi saygidir. BUNU ALAMADIGI ICIN KUDURUYOR! Kazanan hic bu kadar kudururmu?

Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: August 11, 2006 9:09 AM


Bekir Bey,

hem somut bilgi iceren hem de psikolojik incelemeleyle zenginlestirdiginiz yorumunuza, diger yorumlariniz icin de hissettigim gibi yine bir kere daha hayran oldum, Allah, sizden razi olsun!!!

Saygilar, selamlar,
Asli Altay

Yazan: Aslı Altay Tarih: August 11, 2006 11:25 AM

Mustafa Bey yazısında önemle vurguladığı ve benimde şiddetle katıldığım husus İslam dinini yerelleştirmemek ve evrensel mesajını modern insana duyurmak.

Burada evrensel mesajın insanlara duyurulabilmesi için bu evrensel mesajın ne olduğunu önce belirlememiz gerekir.bu mesaj Kuran-ı kerimden ve 'ahzab -21 de ifade edilen'Andolsun Allah'ın elçisinde sizin için ,Allah'ı ve ahireti arzu eden ve Allah'ı ve ahireti çokça arzu eden kimseler için en güzel örnek vardır'ayetinde buyurulduğu üzere Hz.Muhammed(as)ın örnek hayatından çıkarılır.

İlk olarak tesbit edilmesi gereken Kuran ayetlerine nasıl bakılması gerekliliği..

Kuran'ın getirdiği hükümler:
1)akide ile ilgili hükümler(inanç esasları)
2)ahlakla ilgili hükümler
3)insanların söz ,fiil ve davranışlarını ve insanlar arası ilişkileri düzenleyen hükümler'dir.

üçüncü madde de ele alınan hükümler ise
1)ibadetle ilgili hükümler
2)muamelatla ilgili hükümler'dir.

muamelatla ilgili hükümler ise
-aile hukuku ile ilgili hükümler (70 ayet)
-borçler hukuku (70 ayet)
-yargı hukuku (13 ayet)
-ceza hukuku (30 ayet)
-idare hukuku (10 ayet )
-devletler hukuku (25 ayet )
-devlet gelir ve giderleri ile ilgili iktisadi hükümler (10 ayet)

olmak üzere toplam 317 civarında ahkam ayeti vardır.
bu ahkam ayetleri ise şöyle değerlendirilmiştir.
AHKAM AYETLERİNA BAKIŞ:

1)verilen tabloda Kuranın her konu ile aynı derecede ilgilenmediği,ibadetler üzerinde daha fazla durduğu görülür.bu ayetlerde Kuran diğerlerine göre daha fazla tafsilata girmiştir.bu hükümlere biz taabbudi hükümler diyoruz.
bu hükümlerde akıl yürümez.çevreye ve şartlara göre değişmez. içtihada kapalı alan.

2)genel kaideler getirmiştir:belli bir konuya ait değillerdir.tüm hukuku kapsayan genel kaideler koymuştur.nedir bunlar?
-eşyada aslolan ibahadır(yani serbestlik)
(bakara-29,nahl-14..)islamda yasaklar azdır.çünki özgürlüğü temel prensip olarak alır.
-ÅŸura prensibi(ali-imran 159,ÅŸura -38)
-adaletin yerine getirilmesi(ÅŸura-15,mide-8,enam152)
-suç-ceza dengesi(yunus 27,şura-40)
-haksız kazancın haramlığı,hayırda yardımlaşma,akitlere riayet,güçlüğün kaldırılması,zaruretin haram olan şeyleri mübah kılması..gibi.(vaktim olmadığından ayet noları veremedim)

3)özellikle muamelatta(sosyal prensiplerde)
gereğini insan zekasına bıraktığı alan.

buradan Kuranın metodunu çıkarabiliriz.hayat için zaruri prensipleri koymuş,birçok konuda da sükut etmiştir.
Kuranda herşey apaçıktır hükmünü anlamayan arkadaşlar mesela ne kadar arasalarda Kuran'da trafik kurallarını bulamazlar.bunlar beşere bırakılmıştır.

HZ.Muhammed'in Kuranı tefsirine bir örnek vermek isterim.
-Allah'ın kitabında helal kıldığı şey helal,haram kıldığı şey haramdır.sükut geçtiği şeyler ise bağıştır.Allah'ın size olan bağışını kabul ediniz.
çünki Allah hiçbir şeyi unutmaz'buyurmuşlar ve
'rabbin unutkan değildir'meryem-64 ayetini okumuşlardır.

Kuranı hz.Muhammed'den bağımsız anlayıp hüküm yalnız Allahındır ,O asla unutkan değildir deyip hz.Ali'yi şehid etmekte mümkündür????

İŞTE KURANIN EVRENSELLİĞİNİDE BU NOKTADA ALMAK LAZIM.yani içtihada açık alan.yani zaman ve çevre faktörünü gözönüne alarak ,insanların sonsuz ihtiyaçları ve çağın getirdiği problemleri önemseyerek,iklim koşullarını da göz ardı etmeyerek kendini esnetebilmesi.

İslam hukukunun amacı donmak yada hayatı dondurmak değildir.ona yön vermek ve ayak uydurmaktır.
İslam hukukunda 'bir vacibin varlığı için zaruri olan şeylerde vacibtir'ilkesi önemlidir.
BEKİR BEY'İN ifade ettiği
Bu tipe girmeyen ise Buchanan'in tarif ettigu gururlu, ve dusmanin da hayranlik ve haset duydugu RADIKALDIR!.....cümlesini pek anlayamamış olsamda ben asıl hayranlık duydukları şeyin tasavvufi islam yani yaradılanı severim yaratandan ötürü anlayışı olduğunu düşünüyorum.

bir yahudinin cenazesine sırf insan olduğu için saygı duyup ayağa kalkan peygambere hayran olduklarını düşünüyorum.

kardeşini güleryüzle karşılamak olsada hiçbir iyiliği hor görme,imanın yetmiş küsür şubesi vardır.en aşağı mertebesi yoldan eza vereni kaldırmaktır,yapılan her iyilik bir sadakadır,hayvanlara yaptığın iyiliktende sevap kazanırsın..diyen peygambere hayran olduklarını düşünüyorum..

EĞER BİRİLERİ RAHMET PEYGAMBERİNİ ELİ KILIÇ TUTAN BİRİ OLARAK(HAŞA) RESMEDİYORSA BUNUN KÖK SEBEBİNİN BİZİM O'NUN SÜNNETİNE SAHİP OLMAYIŞIMIZ OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM.

'Allah ve melekleri Peygambere salat etmektedir.
Ey iman edenler,sizde ona salat ve içtenlikle selam edin'ahzab-56

YERDEKİ KUM TANESİ VE GÖKTEKİ YILDIZ ADEDİNCE SANA SALAT VE SELAM OLSUN YA RESULALLAH!

ELFÜ ELFİ SALATİN VE ELFÜ ELFİ SELAMİN ALEYKE YA RASULALLAH..


SEVGİLERİMLE..........

Yazan: deniz Tarih: August 11, 2006 6:15 PM

Tesekkurler guzel sozleriniz icin Asli Hanim. Bende sizin bircok yorumlarinizdaki ince anlaizleri, satir aralarini okumalari takdir ile izledim ve istifade ettim.

Selam, saygi ve muhabbetlerimle

Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: August 11, 2006 8:20 PM

islamın malumunuz Allahın gönderdiği son dindir ve Allah katında ayette buyrulduğu üzere Allah katındaki tek dindir. hiç şübhesiz ki islam kıyamete kadar baki kalacaktır , islam gibi bir nimete kavuştuğumuz içinde Allaha hamdü senalar olsun..

Yazan: el-murit Tarih: August 13, 2006 1:53 AM

bildiğim kadarıyla Radikal İslam ,emperyalizm ve siyonizmle silahlı mücadele ederken aynı zamanda sivilleri kaçırma,kılıçla kafalarını keserek medyada yayınlama ve sivil asker ayrımı yapmadan intihar eylemleri yapmayı da direnişinin bir parçası gören anlayışa deniliyor bugün.

bizde kurtuluş savaşında, işgale karşı mücadele verdik ama bizim tarihimizde yaralanan düşman askerini sırtında taşıyarak hastaneye yetiştirmeye çalışan askerlerimiz vardı.

anadolu toprakları horasan erenleriyle önce manevi olarak fethedilmiş sonra osmanlı hakimiyetine girmiştir.bizim mayamızda bu ruh var.

Filistin direnişine sosyalistlerin büyük destek vermesi,filistin kamplarında müslümanlarla beraber eğitim almaları acaba müslümanların zihnini bozan etkenlerden biri midir?devrimci zihniyet mi bunları müslümanlara aşıladı?

bugün NASRALLAHın bir açıklamasını okudum.Deniz Gezmişe olan hayranlığını anlatmış.Deniz Gezmiş kalbimizde diyor.

devrimci zihniyetle israile ve emperyalizme olan tepki birleşip bu mücadele de islam topraklarında neşet edince ortaya bu RADİKAL İSLAM denen garip şey mi çıkıyor?

bunlar benim sesli düşüncelerim.bunun böyle olmadığı anlatılırsa ikna olursam kabul ederim.

radikal grupların içinde yetişmiş biri olarak radikalizmin insanı ne kadar çevresine karşı uyumsuz ve sevgisiz bir insan yaptığını biliyorum.
çünki temelinde devrimcilik var.sistemi değiştirmek istediğiniz için sisteme ait olan herşeye önyargılı bakılıyor ve amaç sadece karşındaki değiştirmek,sistemi değiştirmek.bu yolda kan gerekiyorsa kan,savaş gerekiyorsa savaş.

çünki bizim bir sloganımız vardı.

ŞEHADET BİR ÇAĞRIDIR NESİLLERE ÇAĞLARA..
bugünki istişhadi eylemlerde bu şehadet aşkıyla yapılıyor sanırım.

SEVGİLERİMLE

Yazan: deniz Tarih: August 13, 2006 5:04 PM


Mustafa ve Bekir beylerin yazisi bence gayet güzel.

Yazan: Clausewitz Tarih: August 13, 2006 8:35 PM

İslam elbette yüzyıllara göre yaşam biçimini etkileyecektir. İslam bir akıl dini olarak her yüzyıldaki insanı iç derinliklerine kadar etkileyerek ona huzur verecektir.


Ben açıkçası modern giyinimli, bilimle uğraşan, iç dünyası mükemmel, gösterişten uzak ve ibadetinde gizliliğe önem veren müslümanları gözlerim arıyor. Batılıların hayranlıkla izleyerek parmakla göstereceği o müslümanları...

Yazan: Burhanmt Tarih: August 13, 2006 8:52 PM

Dinimiz İslam uhrevi madenden yeni çıkarılmış, her daim yeni bir elmas, ve her daim onun ışıltısını ortaya çıkarabilecek onun özünden beslenmiş ,ahlaklanmış Müslümanların hem dirayetli hem de "hikmetli ve güzel öğütlü" olanlarına hasrettir. Yüzyıl boyunca İkballer,Akifler,Esedler ile fikri kuluçkaya yatmış bir ümmetin maddi olarak en aciz hali, imanı ile inşa Allah tıpkı Hz.Davut Golyat'ı sapanla attığı tek bir taşla yere devirmesi gibi bozguna uğratacaktır.(Bu romantizm falan değil İnançtır.)Zalimin Zulmü ancak kendinedir. Zayıfı kullanarak güçlüyü utandıran Allah'tır.''Biz ölümü sizin hayati sevdiginiz kadar severiz" diyerek Bekir abim gene çok öz bir hikmetle durumu açıklamış.Sonunda kavuşmak vardır, yaşarken de layık olmak...

Yazan: Mustafa Ajlan Abudak Tarih: August 14, 2006 1:11 PM

Biz,gayrimüslim insanların çocuğu olarak dünyayan gelip,İslam'a düşman olarak yetiştirilebilirdik.İslam'a olmadık sözler söyleyenlerin yerinde biz olabilirdik.Ancak Allah'a şükür ki bizi Müslüman bir ailenin çocuğu olarak yaratmakla beraber Anadolu gibi İslamın çok güzel yaşanabileceği bir toprakta dinimizi öğretti.Bunca nimetin içinde bize düşen görev de sanırım İslam nimetinden mahrum talihsiz ve talisizlere bu güzellikleri anlatmak.

Yazan: furkan alp Tarih: August 14, 2006 5:05 PM

Yorum Ekleyin...





(you may use HTML tags for style)