« Sosyal(ist) Reis-i Cumhur'un Ekonomiye Darbesi | Ana Sayfa | 'Çıplak Kamusal Alan' Laikliğe Aykırı »
May 14, 2006
Anafikir'in Yorumu
Geçtiğimiz günlerde Beyoğlu'ndaki Siyasal Ufuk Hareketi'nde yaptığım "Kürt Sorununu Yeniden Düşünmek" başlıklı konuşmanın hoş bir yorumu, ülkemizdeki nitelikli düşünce bloglarından biri olan Anafikir'de, işbu linkte yayınlandı. Anafikir'in sahibi Selim Yörük'e teşekkür ediyorum.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: May 14, 2006 12:29 AM
Okur Yorumları
(NOT: Yazılar üzerine yapılan yorumların sitede yer alması, bunların Mustafa Akyol tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına kesinlikle gelmez. Aksine, farklı ve karşıt görüşleri ifade eden yorumlar da kabul edilmektedir. Ancak saldırgan, düzeysiz veya konuyla ilgisiz yorumlar reddedilecektir. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, standart yorum kurallarını dikkate almanız önemle rica olunur.)




Mustafa bey,
Fikirlerinize genel anlamda katılmasam da Kürt meslesiyle ilgili ciddi açılımlar getirdiğinizi düşünüyorum. Fırsattan istifade bu açıdan bir teşekkür edeyim dedim.
Yazan: Tansel Güçlü Tarih: May 14, 2006 2:08 PM
Kitabınızı okudum. Araştırma ağırlıklı olup, yorumlarınızın az olmasını gayet olumlu buldum. Bazı bölümlerde içimin acıdığını belirtmeden geçemeyeceğim. Hatta otobüste kitabı okurken yüzümün aldığı şekil, karşımdaki yolcuları tedirgin etti. Hazmı zor yerler vardı. Yenilir-yutulur cinsten olmayan yerler...Bir de Felat Cemiloğlu ve Tuncelili kız öğrenciler. Anlamak için okumak lazım. Dilerim çok kişi okur, çok kişi anlar. Eller dert görmesin.
Yazan: Arzu Tarih: May 15, 2006 2:20 AM
son yasanan diyarbakır olayları ile ilgili olarak universiteli bir arkadasın yazısı.
kurt sorununu yeniden dusunmemize yardımcı olabilir.
"Merhaba Efendim.
(DİYARBAKIR) Dicle Universitesi Öğrencisiyim.Adım ..... Bu
mesajı olayları
anlatmakta çaresiz kaldığımız için size yazıyorum.Çünkü sesimizi korkmadan duyurabileceğimiz pek fazla insan kalmadı.
Konuya gelince:
2 gündür Diyarbakır'da çıkan olayları az-çok duymuş ya da takip etmişsinizdir.
Soruyorum Diyarbakır ili hangi ülkeye bağlı!?
Hangi ülkenin sınırlarında?
Bu Uni. ye geleli yıllar oldu ama hemen hergün (abartısız)devlet aleyhine, bölücübaşı terörist Abdullah Öcalan lehine eylemler, forumlar yapılmasın, bildiriler okunmasın...Fakültelerin ortak bahcesinde satılan apo posterli,
kürtce yazılı bölücü dergileri satılması da cabası...Tabi bunlara tuvaletlerdeki ''Türk, Türkçü, Türkçe giremez'' vs gibi sayısız yazıların varlığını da ekleyecek olursak varın siz durumun ciddiyetini düşünün. Ve ilginçtir bunları yapan sözüm ona öğrencilerin büyük kısmını cümle alem artık biliyor, tanıyor. Çoğu defalarca hapse girmiş, çıkmış kişiler ve
üni. yönetimince (nasıl yonetimse artık) hiçbir şekilde
cezalandırılmamış ınsanlar...ve son olaylarda da yine bu insanlar başı çekiyorlardı.
Afedersiniz ama azdılar demek daha doğru gelecek sanırım.
2 gündür Diyarbakır da şehir merkezinden tutun, Koşuyolu,
Bağlar, Kuruçeşme ve daha birçok semtte birçok noktada devlet aleyhine gösteriler düzenleniyor. Ne var canım bunlar doğal hali Diyarbakır'ın demeyin.Çünkü bunlar gösteri boyutunu aşmış durumda. Hiç birşeyi göstermeyen medya dahi sokaklarda polis-provokatör çatışmasını defalarca verdi (Bu sadece gösterilen kısmı). Şehir şu an da ruh gibi. Emniyet binalarının camları
inmiş, bankalar yakılmış, okullar, sağlık ocakları, karakollar
basılmış, otobüs durakları darmadagın, yollardaki tabelalara kadar saldırılmış durumda.(Nasıl bir demokrasi arayışıdır ki devletimizin onlara sundugu bu imkanlara saldıracak kadar küstahça!) Saat 20.00 sularında dışarı çıktım ve eski OHAL zamanındaki görüntüden pek de farklı bir görüntüye rastlayamadım. Sokaklarda sadece panzerler, emniyet
birim elemanları ve ara ara çatışan göstericiler var.Bir polisin uyarısı üzerine hemen koşarcasına eve dönmek zorunda kaldık. Olayın bizi en üzen yanı ise bugün kampüse sıçrayan
olaylardı.Üniversite polisinin şehirde görevde olmasını fırsat bilerek ''şehit namırın, biji serok apo'' şeklinde sloganlar eşliğinde YUZLERINDE MASKELERLE bir kısmı zaten belli olan ve onlara katılan pkk sempatizanları once Fen-Edeb/Diş
Hekimliği Fakultelerinin ortak bahçesinde toplandılar. Sonra
Fen-Edeb.Fak'ni bastılar. Tehditler ve sloganlarla Bütün ögrencileri zor kullanarak dışarı cıkardılar. Daha sonra Bizim fakültemiz olan Tıp fakültesine baskın yaptılar ve yine aynı sekilde Derslikleri ve Kütüphaneyi boşalttırdılar. Karşı koymayı denedikse de 1-2 kişinin böyle kudurmuş bir grup
karşısında ne kadar sözü geçer varın siz hesab edin...Mecburen çıktık. Ve sonra Diş Hek. ordan da mimarlık sırasıyla bütün fakülteleri boşalttırdılar ve hiçbirimiz derse giremedik. Çok sayıda arkadaşımız da mağdur oldu ama kimsenin gücü yetmedi
bunlara. Nereden cüret edebiliyorlar bilmiyorum ama şöyle bir tehdit eklediler '' yarın okula gelmeyeceksiniz! Gelenleri cezalandıracagız!'' şu anda bütün öğrenci arkadaşlarımız tedirgin ve korkmuş durumda.Okula gidemiyoruz.(Başkasının derdi nedir bilemem ama bizler okumak için memleketlerimizden kalkıp buraya geldik ama durum işte yukarda anlattıgım gibiyken nasıl bunu başarabileceğiz varın tahmin edin) Biz yarın yine de derse gidebilmeye çalışacağız ama sonuç ne olur kestiremiyoruz...
Olay anında bazı tv kanallarını aramayı denedikse de ilgilenen
olmadı.Üniversitedeki bu olaylardan şu saat itibarıyle hala
hiçbir kanal, gazete vs. yayın organı tek kelime bile söz etmedi. Bu nedenle sizlere başvurmayı daha uygun gördük. Lütfen, Allah rızası için bu cağrıyı duyun, duyurun. Burası neresi? Biz nasıl bir yerdeyiz? Biz de anlayalım milletimiz
de anlasın. Demokrasi, kardeşlik palavrasını atanlarda görsün.
Kimseyle bir zorumuz yok.bari okuma hakkımıza mani olmasınlar. Lütfen!Türk
gençleri olarak bizleri sokaklara dökülmek zorunda bırakmasınlar!
ilginiz için şimdiden teşekkür ederim.
Not:yazımda dılbılgısı ve ımla kuralları pek uygun olmamış
olabılır ama
bugun yaşadıgımız stresten sonra bunu anlayısla karsılayacagınza
ınanıyorum.
Iyı Calısmalar.Basarılar"
Yazan: bercenay Tarih: May 15, 2006 7:26 PM
Yorumsuz:
http://www.zaman.com.tr/?bl=yazarlar&alt=&trh=20060515&hn=285112
Yazan: metin-thePoor Tarih: May 15, 2006 7:42 PM
"Milliyetçilik bir çocukluk hastalığıdır. İnsan ırkının kızamığıdır." Einstein
Evet, Türklerinki ve Kürtlerinki de bundan muaf değildir.
Yazan: metin-thePoor Tarih: May 15, 2006 7:53 PM
sanıyorum Etyen Mahçupyan bey dengeleri gozetmesini cok guzel beceriyor.tarafsızlık ve objektifliginede diyecek yok dogrusu.
http://www.kurdinfo.com/nivis/zinar02.htm
http://www.yenisafak.com/arsiv/2001/aralik/05/kbumin.html
Yazan: bercenay Tarih: May 15, 2006 9:46 PM
bu arada,sonradan aklıma geldi.
pkk olaylarının yeni yeni filizlenmeye basladıgı donemlerde,bu olayları tunceli civarındaki ermeni beyin takımının tetikledigi duyumlarını bizzat ilk agızlardan edindim,bilgol'de bulundugum zamanlarda.ermeni faktorunun pkk olaylarında etkili oldugu gercegini goz onunde bulundurmamız gerekir diye dusunuyorum.
bir sey daha;
"Bu 9 günün olaylarını Demokratik Toplum Partisi barolardan ve insan hakları derneklerinden aldıkları bilgilerle de pekiştirerek bir rapor haline getirdi"
Etyen bey dtp agzından bu yazıyı yazmıs gordugum kadarıyla.ne yazmasını beklerdiniz ki.
olayların gelisim surecine bir bakın.
devlet neden boyle bir zamanda bu tip olayların yasanması istesin.
Etyen bey'de ne sis yansın ne kebap diyenlerden.tarafsızlıgı ve objektifligi maalesef supheli.
Yazan: bercenay Tarih: May 15, 2006 9:57 PM
Sayın Bercenay ve Kürt sorununa onun gibi bakanlar,
Etyen Mahçupyan'ın bir yazısıyla sorunun tüm veçheleriyle anlaşılması, kavranması ve çözüm üretilmesi sözkonusu değildir. Kürt sorunu, şoven milliyetçi ağızla anlaşılacak, kavranacak, çözümlenecek bir olgu hiç değildir. Kürt sorunu, basite alınacak, dalga geçilecek, küçümsenecek bir sorun değildir. Kürt sorunu, Türk ve Kürt faşistlerinin insafına terkedilecek bir sorun değildir. Kürt sorunu, Türkiye'nin, hepimizin sorunudur ve çözümü de önce "insan" olmamıza, "insan" gibi düşünüp çözüm üretme çabası içine girebilmemize bağlıdır. Bunun için de işkembe-i kübradan atıp tutmak, ağzından köpükler saçmak, eline satır, kılıç, top tüfek almazdan önce oturup tarihi, ekonomiyi, sosyolojiyi, toplumun gelmişini geçmişini geleceğini doğru okuyabilmek gerekir.
Yazan: metin-thePoor Tarih: May 16, 2006 12:01 PM
Sayın Bercenay,
İlk cümlenin dışındakileri doğrudan kendi üzerinize alınmayın. (Eğer dediklerime katılırsanız tabii.)
Yazan: metin-thePoor Tarih: May 16, 2006 12:28 PM
Kürt sorununu Mustafa bey düşünmüş,tarihi, ekonomiyi, sosyolojiyi, toplumun gelmişini geçmişini geleceğini doğru okumuş olmalı ki, çözüm için hilafeti ve halifeliği savunuyor. Halifelik kaldırılmasaymış Kürt ayaklanması olmazmış.
Halifelik ve hilafet doğru bir seçenek ve doğru bir çözüm olsaydı zaten Osmanlı yıkılmazdı. 1'inci dünya savaşında halifenin cihat çağrısına Osmanlı toprakları içersinde yaşayan tüm müslümanlar uyar ve düşmana karşı savaşırdı.
Mustafa bey'den türban sorununun çözümü için de aynı yaklaşımı bekliyoruz. O dönemdeki Osmanlı hilafet makamının başları açık ve çağın şartlarına uygun kıyafetler giyen annelerinin, eş ve kızlarının örnek alınmasını tavsiye edebilir. Kürt sorunu için hilafet makamını önerenler türban sorunu içinde rahatlıkla hilafet makamını önerebilmelidirler.
Saygılar,
Ataman Ertuğrul
Yazan: Ataman Ertuğrul Tarih: May 16, 2006 4:06 PM
metin bey;
gunlerdir burada "Kürt Sorunu"ndan bahsediyoruz.
ne yazik ki "Kürt Sorununun Ne olduğu"ndan degil.
sayın Akyol cozum icin daha fazla demokrasi ve ab surecinden bahsediyor.
siz insan olmak ve insan gibi dusunup cozum uretmekten.
cok sey konusupta aslında hic bir sey soylemediginizin farkındamısınız?
madem ortada bir kurt sorunu var.madem devlet bazı hatalar yapmıs.madem demokratik bir ulkeyiz.
anlatın o zaman ne hatalar yapılmıs.kimden korkunuz var.ordudan mı korkuyorsunuz?yada bu ulkeyi hala ordunun yonettigini mi dusunuyorsunuz?
size bizzat sahit oldugum bir tespiti soyleyeyim.
sivil irade olmadan ordu tek basına hareket edemez.istinai durumlar olmus olabilir.ama genellenemez.genellenerekte kurt sorununa kaynak teskil edilemez.
sizden bu gune kadar "Kürt Sorunu" soyleminden baska bir sey isitmis degilim,ne yazik ki.ortaya elle tutulur bir seyler koyun.ardından cozume yonelik somut seyler soyleyin.bizde dusunelim.
Yazan: bercenay Tarih: May 16, 2006 5:18 PM
Sayın Bercenay,
Farkında mısınızdır bilmem ve sizden fakrında olmanızı da talep etme hakkım yoktur ama, bu blogda girdiğim yorumlar ya kısa değinmeler, ya küçük derkenarlar, ya da konsantre kritiklerden oluşmaktadır. Kürt sorunu gibi son derece önemli bir konuda yalapşap şeyler yazmak istemem. Mustafa Bey oturup koca bir kitap yazdı, okudunuz mu? Ayrıca ben de burada birkaç önemli kitabı refere ettim. Çok değerli bir sürü de makale var ortalıkta. Bütün bunları okuyanlar, sizin küçümsediğiniz “insani” bakışın ortak zemininde, zihinsel ve vicdani bir konumlanma sağlayabilirler kendilerine. Siz onlardan olmaya ya üşeniyorsunuz; ya da bir ihtimal dünyaya, topluma, tarihe, insanlığa bakışınızda karadelikler var. Sizdeki bu özensiz tavrı beğenmiyorum, kusura bakmayın. (Bu sizi bağlamaz elbette.) Bakın Ataman Bey gayet net ve kendi içinde tutarlı bir bakışa sahip -kötü ama net ve kendi içinde tutarlı.
Yazan: metin-thePoor Tarih: May 16, 2006 6:09 PM
metin bey,anlamakta surekli zorlanmaktayım.kurt sorunundan oyle bir bahsediyorsunuz ki,ulkemizin sadece ve en buyuk sorunu bu sorunmus gibi.
ve yine yenilemek isterim,hala cok sey yazıyor ve bir sey soylemiyorsunuz.
aslında gayet acık ve net konusuyorum.
"kurt sorunu vardır.kurt sorunu bu ulkenin en buyuk sorunudur."diyorsunuz.bu soylemlerden baska somut bir sey koyun diyorum ortaya.
soylemi dile getirip arkasını bos bırakırsanız.bende bu soylemin niyeti hakkında dusunmeye baslayacagım.
ve diyorum ki;bu ulkede kurtler bu ulkenin yonetiminde degil mi?
ic isleri bakanlıgına kac yıldır kurt bakanlar bakıyor.
sizin aklınız mantıgınız el veriyor mu?ic isleri bakanı kurt olan bir ulkenin nasıl kurt sorunu olur.bu insanlar demokratik olarak temsil edilmiyor mu bu ulkede.
kurt milletvekilleri mecliste kendi insanlarını temsil etmekten aciz mi?
madem sizin bir kurt sorununuz var.lutfen arkasını doldurun.
kurt sorununa tatmin edici bir yanıt almıs degilim.
bu tip yaklasımlar ile alabilecegimi de zannetmiyorum.
Yazan: bercenay Tarih: May 16, 2006 7:33 PM
Sayın Bercenay,
Bu blogda bugüne kadarki yazdıklarınız, tutarlı ve kapsayıcı bir teorik çerçeveden yoksun olduğunuz izlenimine yolaçıyor bende. Bu yüzden de aslında mümkün mertebe sizin yazdıklarınızla ilgilenMEmeyi tercih ediyorum. Ama bazen olmuyor işte.
Bir önceki cevabımı dikkatle okumuş olsaydınız tekrar bunları yazmam gerekmeyecekti. Geriye sarıp o cevabı yeniden okuyunuz lütfen.
"ve diyorum ki;bu ulkede kurtler bu ulkenin yonetiminde degil mi? ic isleri bakanlıgına kac yıldır kurt bakanlar bakıyor. sizin aklınız mantıgınız el veriyor mu?ic isleri bakanı kurt olan bir ulkenin nasıl kurt sorunu olur.bu insanlar demokratik olarak temsil edilmiyor mu bu ulkede. kurt milletvekilleri mecliste kendi insanlarını temsil etmekten aciz mi?" [B]
Bunlar -kusura bakmayın ama- fevkalade cahilane lakırdılar. Cevabım için önhazırlık yapmanız lazım. Buna da gerek yok.
Yazan: metin-thePoor Tarih: May 16, 2006 9:34 PM
Turkiye'de Kurt problemi olmadigini soylemek icin kullanilan cok bildik "efendim 2 cumhurbaskani, bir suru basbakan, bakan, genelkurmay baskani Kurt'tu" soyleminin mantigini anlamakta gucluk cekiyorum.
Ayni sey Muslumanlik yada basortusu problemi oldugunu soylediginizde " Efendim camiler acik, isteyen basini sokakta kapatabiliyor, basbakanin esi kapali, kendisi Musluman" soylemi ile de ortaya cikiyor.
Turkiyede belirli bir kitle icin bir ornek yeterli oluyor.
Bercenay Bey belki soyle soylesek daha iyi anlayabilirsiniz : 10 milyonun uzerinde bir kitlenin icerisinden 80 kusur yillik Cumhuriyet tarihinde cikan onemli insan sayisinin konumuzla alakasi yok. Konumuz okullari kapali oldugu icin okuyup muhendis olamayan, sokakta top oynayamadigi icin futbolcu olamayan, doktor olamayan, doktor olamadigi gibi doktor hizmetlerinden de 10bin kisiye 1 doktor seklinde yararlanmak zorunda kalan veya yararlanamayip olmek zorunda kalan insanlarla alakali.
Sizin bak icisleri bakani Kurt demeniz 80 kusur yillik hatalar zincirinin duzeltilmesi anlamina gelmiyor. Cunku batida ogretmenlik yaparken ogrencilerine sarkan ogretmen ceza olarak Dogu'ya gonderiliyor....
Yazan: fatih demir Tarih: May 17, 2006 3:55 AM
sayın demir;
bugun bingol kokenli bir avukat arkadas danıstayı bastı.haberiniz var mı bilmem.
onun uzerine dogudaki cahil toplum yapısını ve
http://www.anafikir.com/goster.asp?t=778
buradaki yazımı okumanızı ve dusunmenizi istiyorum.
doguda en az 5 cocuk,ortala 8-10 cocuk sahibi olan bir ailenin nasıl gecimini saglayacagını da soruyorum size.
doktorların doguya gitmek istememelerinin nedeni tamamen teror korkusu yuzundendir.bunun bahsi edilen kurt sorunuyla alakası yoktur.
Yazan: bercenay Tarih: May 17, 2006 2:56 PM
Sayın Bercenay Bigalıoğlu,
Merak edip yazınızı anafikir.com'dan okudum. İki üç dakikam boşa gitmiş oldu. Anlattığınız hikayelerden bende daha da çok var (başka türlü).
Anlaşıldı; bir tür "Lazkopat-light"sınız siz. Düşünce ve mantık örgüsünden yoksun bir lafazanlık, yaptığınız. Ama zararlı; çünkü eskimo ülkesinde değil, etnomilliyetçi şovenist gözlerinizin bir türlü görmek istemediği Kürt sorunundan mustarip bir ülkede söylüyorsunuz bu lafları. Şunu bilin: "Bölücü"lüğü, İmralı'daki piyondan çok daha vahim bir şekilde, sizin gibi Türk milliyetçisi şovenistler yapmakta. Türkiye'nin Kürt sorununu çözmesinin önündeki temel engel, düşman (gibi görünen) kardeşler olan Türk ve Kürt şovenizmidir.
Yazan: metin-thePoor Tarih: May 17, 2006 4:28 PM
metin bey;
sizin hikaye dediginiz sey benim hayatımın bir kesimidir ve tumuyle-istisnasız-gercektir.
siz hic gunedogu'da bulundunuz mu?
sivil olarak basınızın uzerinden mermiler gecti mi?
guneydogu'da kurtlerle oturup,konustunuz mu?
pkk tarafından kacırılan kurt genclerinin aileleri ile,yakınları ile gorustunuz mu?
aileleri oldurulmekle tehdit edilen,zorla pkk saflarına katılmıs kurt genclerinden haberiniz var mı?
elbetteki vardır.
bu ulkede turk ve kurt dusman gibi gorunmuyor.zaten ic ice yasıyor.
kurt sorunu soylemi sayesinde,artık bundan sonra sorunlar cıkabilir.
siz burada kurt sorunundan bahsediyorsunuz.
doguda yarı ac yarı tok yasayan vatandasın acaba bu kurt sorunundan haberi var mı?
sordunuz mu oradaki vatandasa?
"kardesim senin bir kurt sorunun var mı?" diye.
"bu devlet sana yanlıs yaptı mı?" diye.
ne yazik ki soylemlerinizin arkası hep bos,maalesef...
Yazan: bercenay Tarih: May 17, 2006 5:36 PM
Hayır Metin bey,
Sorun Türk-Kürt şovenizmi değildir! Sorun emperyalizmin güdümünde olan Kürt politikacılardadır. Aynen Irak ta olduğu gibi. Talabani & Barzani Amerikan'ın ve İngiltere'nin güdümünde Irak'ın işgal edilip parçalanmasına ön ayak olan Kürt liderlerdir. Geçmişte bu iki Kürt lider yıllarca en kanlı bir şekilde birbirleriyle savaşmışlardır. Bir dönem Saddam'ın adamı olan Barzani de Amerika ve İngiltere tarafından satın alındıktan sonra Irak'ın işgali kolaylaşmıştır.
Türkiye de de aynı oyun oynanmak isteniyor ama bir kaç kanı bozuk dışında ülkesini satacak yeterli sayıda kanı bozuk Kürt bulamadıkları için emellerine ulaşamıyorlar. Hiçbir zamanda ulaşamayacaklar!
Türkiye Cumhuriyeti etnik ve dinsel bölücülere papuç bırakmayacak kadar sağlam temeller üzerinde kurulmuştur.
Çok değil yirmi yıl öncesine kadar ne okullarda ne de oturduğumuz mahallelerde kimse kimsenin etnik kökenini sormazdı bile. Lazmış, Kürtmüş, Çerkezmiş, Boşnakmış vs. kimse ilgilenmezdi bile. 1'inci dünya savaşından sonra Osmanlıyı ham yapamayanlar çöken büyük bir imparatorluğun külleri üzerinde yoktan varedilen Türkiye Cumhuriyeti'ni nasıl parçalara ayırırız senaryolarını zaman zaman uygulamaya koymuşlardır. Bu senaryoları hep hüsranla sonuçlanmıştır ve hüsranla sonuçlanmaya da mahkumdur..
Sayın bercenay'ın şovenistlik yaptığını nasıl hükmediyorsunuz? Bölgedeki işsiz, eğitimsiz Kürt nüfusuna ve bilinçsizce bunların sayısının sürekli olarak çoğalmasına işaret ediyor. Çok ta haklı bu tespitlerinde. Başka bir sosyal yaraya parmak basıyor. Bunu irdelemek lazım. Asıl sosyal sorun budur.
Saygılar,
Ataman Ertuğrul
Yazan: Ataman Ertuğrul Tarih: May 17, 2006 5:55 PM
İmdat! ...Diyeceğim, başka şey de demeyeceğim sayın Bercenay ve Ataman Bey. İstiap haddim dolmuştur. Başka sefere artık...
Yazan: metin-thePoor Tarih: May 17, 2006 6:33 PM
Aslinda yazinizin hemen basinda Kurtleri canayakin, birbirlerine bagli hos insanlar gibi ifadelerle tanimlamaniz bende sanki baska bir ulkeye gitmissiniz de ilk defa o ulkenin insanlarindan biri ile karsilasmissiniz havasi verdi.
yazinizin basinda durust ahlakli ve imanli olduklarini iddia etttiginiz "Kurtler"in yazinizin ilerleyen bolumlerinde elektrik ve vergi calan hirsizlara, kacakcilara ,teroristlere, cahil,egitimsiz kisilere nasil donustugunu ise henuz anlayabilmis degilim.
ayrica oss ve oysde usulsuzluk yapilarak Kurt cocuklarinin universitelere sokuldugunu iddia etmissiniz. Oncelikle madem boyle birsey var neden guneydogu illeri bu sinavlarda halen son sirada yer aliyorlar? bu insanlar yardima ragmen bir iki basamak yukselemiyorlar? ve hadi cidden yardim aldilar diyelim, universiteye girince zeka asisi falan mi oluyorlar? Universitedeki hocalarina temiz koy yumurtasi ve sicak ekmek mi verip geciyorlar diyorsunuz, ne diyorsunuz anlamiyorum???
Bingol'un ozellikle bir Koyun'un akrabalarinin ve koyun eski hane halkinin %70'inin Almanyada oldugu ve bu yuzden Turkiye'de kisi basina araba ve gelir dagiliminda en yuksek yer oldugu daha once de basina yansimisti. Ama her cikan yeni model arabanin iki gun sonra orada gorulmesi : nerden baksaniz pes yani.
Tabi bunlari uyusturucuya baglamaniz daha da guzel olmush. Wallahi okudukca egleniyorum. Bingol daglarinda yetistirilip satilan "bir kilo tos" ile diyarbakirdan gelen arkadasinizin uyusturucu kullanmasi arasinda kurdugunuz ultra zeki bagi nasil cozebilecegimi bulamadim. Kurtler uyusturucu bagimlisi mi diyorsunuz? Arkadasiniz diyarbakirda uysturucu batagina onlar yuzunden mi dustu diyorsunuz? millet Istanbul yada Ankarada uyusturucu bulamiyor sifir Diyarbekire kafa cekmeye mi gidiyor diyorsunuz? Adamlar ayni zamanda bizden demokrat dediginize gore Diyarbekir Amsterdam gibi kafalarin cekildigi cok demokratik bir sehir oldu da benim mi haberim olmadi??? neden boyle seyleri en son ben duyarim.
Guneydogudaki isadamlarina devletin milyarlarca dolar verdigi ve onlarin Antalyada hotel actigi yillardir soylenir. Yaw diyorum Turkiyenin turizmi bu oteller sayesinde mi patladi? bi de bu "humor" in belgeleri bir yerde var midir? o paralar ne kadardir? yol elektrik ve su problemi oldugunu yazinizda belirttiginiz bir yere teroristler olmasa bile siz fabrika acarmisiniz??
bunlar olsa bile fabrika acarmisiniz?
bingolde uretilen bir mali nereye satmayi dusunuyorsunuz?
ne otoyol var yakinda ne de diger uretim kaynaklari. Amerikada da olay boyledir. Idaho'da patates yetisir, araba yapilmaz. Kiyi ile baglantisi yok cunku. tarim arazileri ile dolu. dedigimiz gibi Kurt sorunu var cunku politikalar yanlis.
Yazinizin en guldugum yeri bu Kurtlerin sehire gelip ortami mahvettigi kisim. Allah askina cocuga kim niye rusvet versin?? belki harac demek istemissinizdir. Ama yine de komik. Rusvet istemis de anasi Kurt'mus.. kocaman bir kahkaha :)
Bu arada Kurtleri surdugunu iddia ettiginiz kisiler irkcilik yaparak T.C. Kanunlarina alenen karsi cikmislardir. Onlarin adreslerini ve telefonlarini hemen yakininizdaki bir Turk polis memuruna verirseniz haklarinda gerekli islemi de yaparlar ve ulke onlar gibi Sovenist Shaman dini mensuplarindan kurtulur.
Vesselam yaziniz kesinlikle zaman kaybi. Ama komik. insanin arada sirada boyle seylere ihtiyaci da oluyor. Demek rusvet istemisler ha??
Yazan: fatih demir Tarih: May 17, 2006 7:14 PM
sayın demir;
"Aslinda yazinizin hemen basinda Kurtleri canayakin, birbirlerine bagli hos insanlar gibi ifadelerle tanimlamaniz bende sanki baska bir ulkeye gitmissiniz de ilk defa o ulkenin insanlarindan biri ile karsilasmissiniz havasi verdi. "
sizde oraya gitmis olsaydınız.aynı havayı alırdınız.
"yazinizin basinda durust ahlakli ve imanli olduklarini iddia etttiginiz "Kurtler"in yazinizin ilerleyen bolumlerinde elektrik ve vergi calan hirsizlara, kacakcilara ,teroristlere, cahil,egitimsiz kisilere nasil donustugunu ise henuz anlayabilmis degilim."
gozonuzden kacmıs olmalı."kendi iclerinde" diye bir ifade kullanmısım orada,iyice bakın.
"ayrica oss ve oysde usulsuzluk yapilarak Kurt cocuklarinin universitelere sokuldugunu iddia etmissiniz. Oncelikle madem boyle birsey var neden guneydogu illeri bu sinavlarda halen son sirada yer aliyorlar? bu insanlar yardima ragmen bir iki basamak yukselemiyorlar? ve hadi cidden yardim aldilar diyelim, universiteye girince zeka asisi falan mi oluyorlar? Universitedeki hocalarina temiz koy yumurtasi ve sicak ekmek mi verip geciyorlar diyorsunuz, ne diyorsunuz anlamiyorum???"
neden son sıralarda yer aldıgı gayet acık.defalarca soyledim.egitimsizlik ve cahiliyet.yazımın son satırlarında mevcut.
1.Doğu ve Güneydoğu'da eğitime önem versinler. Orada yaşayan vatandaşlarımızın okul-öğretmen eksikliğini gidersinler. Oradaki Halkın bilinçlenmesi için önce eğitim şarttır.
daha fazla alıntı yapmayı gerek gormuyorum.
ne yazik ki yazmıs olduklarım kendi yasadıklarım ve tumuyle gercektir.anlamak istemiyorsanız daha bir sey soyleyemem.
su kadarını soyleleyim.ben gerceklere bakarım.ne kadar acı veya ne kadar tatlı oldukları onemli degildir.
alaycı,ve sacmalama boyutundaki bilgiden yoksun yaklasımlarınız ne yazik ki size bir sey kazandırmaz.
sizin adınıza uzuntu duydum acıkcası.
Yazan: bercenay Tarih: May 17, 2006 9:32 PM
"Kurt Sorunu".. "Kurt Sorunu" diyoruz da, "Kurt" kimdir sorusuna bir cevap verebilen var mi?
Avuc ici kadar bir cografyada 2-3 ayri dil, 2-3 ayri inanc dairesi olusturan bir insanlar topluluguna nasil bir topyekunculukla 'Kurt' diyoruz, ya da kendilerine bunu dedirtmegi nasil becerdik acaba?..
Icerdeki ceberrut baskidan kacip Avrupa'ya siginirken kendilerine 'Kurt' diyenler, serbest kaldiktan sonra da hala daha kendilerine Kurt diyorlar mi, yoksa, mesela, Zazalarda oldugu uzere, apayri bir ulus olduklarini dusunenler var mi?
Ya da, Dersim ve havalisindekiler kendilerine Kurt diyorlar mi, diyorlarsa diger Kurtler ne dusunuyor?
Bazan, kendi cehaletimizle, tipki butun Karadeniz bolgesine Laz, butun Kafkas bolgesine de Cerkes deyisimiz gibi, kendi kafamizdan bir ulus yarattigimizi --bir asirdir suren tepkiden dolayi da, artik benzer tepkileri duyanlarin 'Ne var, ulan! Kurdum iste! Var mi diyecegin!' dedigini dusunmuyor da degilim.
Boyle bakinca, sorun, ozunde bir Turk sorunu oluyor... Ya da, cehaletimiz.
Yazan: Muzmin Anonim Tarih: May 21, 2006 10:06 AM
Kürt sorunundaki Kürt sözcüğü bir genellemedir. Elbette Zazası da var, bilmemnesi de... Ve elbette aslına bakılırsa asıl sorunun Kafasını Kuma Gömenler Sorunu olduğu anlaşılır. Siz buna Türk sorunu demişsiniz.
Yazan: metin-thePoor Tarih: May 21, 2006 3:20 PM
Eyvah... bu cumleyi sarfetmeseydiniz keske...
O 'Zazası da var, bilmemnesi de' genellemesi var ya.. butun hikaye orada dugumleniyor.
Genellemeyi nicin yaptigini bilmeyenlerin belki mazereti olabilir, ama, bildiklerini dusunenlerin hic bir mazereti olabilecegini sanmiyorum. OlAMAmalidir.
Ben de 'Aydin Uzerine Tezler' turunden bir seyler yazdigim zaman (!), sizlerden orada bahsedecegime emin olabilirsiniz. Yedi ceddiniz kinayacak sizleri :-)
Ismini hatirlamiyorum, ama, murekkep yalamislarin birisi vaktiyle 'biz, birbirimizi etiketleyerek yiyoruz' turunden isabetli fakat eksik bir cumle sarfetmisti..
Evet, aydinimiz bir garip.. Kendi iclerinde, kendi bloklarinda, birbirlerine enva-i cesit isimleri isimleri mustehak gorerek, takarak kendilerini bolmekte son derece mahirler ama, is 'oteki tarafa' gelince 'nah boole' (!) Asya kitasinin bir kac kat buyuklugunde yekpare bir etiketi layik gorur..
Bu ornekleri artirabiliriz. Ama, gerekli oldugunu sanmiyorum.
Cocuksu bir carikli erkan-i harp taktigidir: Guya karsi tarafi topyekun etiketleyerek oculestirdiklerini, kendilerini de firka firka bolerek zenginlestirdiklerini zannederler..
Sonunda olan ise hep bunun tam aksidir: Oculestirdiklerini sandiklari 'oteki taraf' bloklasir, kendileri de paramparca olur.. Boylece, cok zahmetsizce baskalarinin manupilatif kucaklarina otururlar. Tek umidimiz de, 'oteki taraf'in konjonkturel (ya da bize benzer aliskanliklarla) parcalanmasidir. Yani, oyunu aklimizla degil, talihimizle oynariz..
'Akilsiz dost' ile 'akilli dusman' arasinda tercih bazan zordur --ama, benim memleketimin aydini sozkonusu oldugunda 'akilsiz'lik o derece kesiftir ki, 'dost'lugu onun yaninda gorunmez olur. Boyle 'dost' dusman basina dersiniz..
'Dost'larim, bu laflari size hitaben soylemedigimi, 'ortaya' soyledigimi biliyorsunuz. Alinmayacaginizi da ben biliyorum. Benim dediklerime bosverin.
'Kurt Sorunu' filan gibi kulaga hos gelen, ince dusunmek zahmetine yol acmayan genelleme etiketlerini kullanmaga devam ediniz ;-)
Yazan: Muzmin Anonim Tarih: May 21, 2006 8:58 PM
"""""""Kurt Sorunu".. "Kurt Sorunu" diyoruz da, "Kurt" kimdir sorusuna bir cevap verebilen var mi?
Avuc ici kadar bir cografyada 2-3 ayri dil, 2-3 ayri inanc dairesi olusturan bir insanlar topluluguna nasil bir topyekunculukla 'Kurt' diyoruz, ya da kendilerine bunu dedirtmegi nasil becerdik acaba?..
""""""""
Aslinda bu soruya cevap vermek bile abes ama saf bir insanimiz okur da "bak kimse cevap verememis, demek adam hakli" der diye yaziyorum.
Oncelikle Kurt Kurtce konusan, anne veya babasindan bir tanesi yada her ikisi de Kurt irkina uye olan insan verilen addir. Bunlarin icinde Zaza gibi farkli bir grubun olmasi Kurt grubunu bolup parcalayip her birine ayri isimler vererek gundemden dusurmek hakkini vermeyecektir.
Isin ilginc yani , Turkiye de dogup buyuyen ve ailesinden Kurtce ogrenmis bir Kurt Iran veya Irak'taki diger Kurtlerle sorunsuz anlasabilirken, Turkiye'de yasayan anne ve babasinin Turk oldugu iddia edilen Turk gencini Orta Asyadaki atalarinin topraklarina biraktigimizda neler konusabileceklerini cidden gormek isterim. Kurtler en azindan Iran'da da yasasalar, Iraktada dogsalar yanyana koydugunuz zaman birbirlerine benzerler.
Bir Turkmenistan Turk'unu(Ki ortaasyalilara sen Turksun deyin bakalim ne cevap verecekler-cogunlukla hayir ben Kazak'im, Ozbek'im Kirgiz'im derler-, Biz de zaten Turk Cumhuriyetleri dedigimiz ulkeleri Turki diye degistirdik) bir Yakup Turkunu ve bir Istanbul Turkunu ve hatta bir de Kirikkaleli Turku yanyana koyun ve bana seklen benzediklerini soyleyin.
Turkiye'de kafatasciligin kafanin arkasindaki yuvarlak bir kemige kalmasinin sebebi de budur. Seklen hicbirbirine benzemeyen bi gruba nasil irkcilik yaptiracaksiniz? Boyle sacma sapan olaylarla iste.
Ulke milliyetciligi guzel bir yonde kullanilabilir ama irk milliyetciligi Kurt veya Turk mide bulandiricidir.
Acikca soyluyorum ancak aptallar ve iq seviyesi cok dusuk insanlar dogarken o irkin uyesi olduklari icin diger irklardan daha ustun olduklarina inanirlar.
Tarihten de ders almamislardir. Enver Pasa Orta Asya'da Turki Cumhuriyetlerden yardim icin dolasirken, onlardan gelmeyen yardim Afganistanli ve Pakistanli Muslumanlardan gelmistir.
Bence Turkiye'nin yapmasi gereken sey insanlari irkcilik ile degil olusturdugu Osmanli kulturu ile tekrar bir araya toplamaya calismasidir. Cunku o kulturun icinde Irakta yasayan bir Kurt'un yemek ve yasam tarzi, Orta Asyali bir Turkten daha yakindir Turkiyeli bir Turk'e...
Yazan: fatih demir Tarih: May 21, 2006 11:57 PM
Fatih bey,
'Adam hakli der'ler endisenizi anliyorum ve katiliyorum. Ne dedigini anlasak da anlamasak da, adam haksiz olmak zorunda..
Bunu da soylerken, adamin IQ seviyesinin dusuklugunden dem vurmak, meseleye kafatascilii filan bulastirmak tabii ki faydali olur.
Olur da, konu ile alakali olup olmadigini gozardi etmis olabiliriz. Boyle yapmamak bence daha dogru olurdu.
Acikca soylediginiz iyi oldu. Sozlerinize bir ilavem olsun: Aptallar, sadece sizin siraladiginiz seylere inanan ya da baskalarina ustunluk taslayanlar arasindan cikmiyor. Cok degisik kaynaklari var. Konumuzun 'ustunluk taslamak' olmadigini farketmeyenler de bunlara dahil midir, bilemem.
Kimin Turke daha cok benzedigi, kimi kiminle yanyana koyarsak kimi ayirdedemeyecegimizi, Osmanli kulturu altinda vahdet filan gibi heyecean verici fakat --yine-- konuya yardimci bulamadigim goruslerinizden baska bir yer ve zamanda istifade etmegi umuyorum..
Simdi...
Kazin ayagi perdeli galiba.. Bunu gormenize yardimci olmasi amaciyla, gecenlerde tercume ettigim "Aslını inkâr eden haramzâdedir!" baslikli yaziyi okumanizi oneriyorum. Yazinin orjinaline ait link de yazi ile ilgili yorumlar arasindadir.
Bunlar arasindan ilgi cekecek pasajlari asagiya aliyorum.
[...]
[...]
Yazan: Muzmin Anonim Tarih: May 22, 2006 2:01 AM
Muzmin Anonim Bey,
Valla, cevabınızda kendi adıma itiraz edebileceğim birşey bulamadığım gibi, cevabınızın şeklen benim yazdığıma karşılık -daha doğrusu o vesileyle- yazıldığını sanıyorsam da özü itibariyle benim yazdığım o iki üç cümleye tekzip olmadığını, olamayacağını düşünüyorum. Bilmem doğru mu düşünüyorum?
Yazan: metin-thePoor Tarih: May 22, 2006 10:31 AM
Muzmin Anonim Bey,
Bir ekleme yapmak istiyorum.
"'Kurt Sorunu' filan gibi kulaga hos gelen, ince dusunmek zahmetine yol acmayan genelleme etiketlerini kullanmaga devam ediniz ;-)" [MAn]
Burada bir kronolojik terslik var! Bu ifade, benim yazdığım kısa yazıya cevap olamaz, aksine benim yazdıklarım bu ifadeye bir cevaptır. Ama nasıl oluyor da kronolojik sırası ters oluyor?! (Her ne kadar "'Dost'larim, bu laflari size hitaben soylemedigimi, 'ortaya' soyledigimi biliyorsunuz." diyorsanız da, anlıyorum ki yukarıdaki taş benim kelleyi DE hedef alan bir taş.)
Bir de unutmadan, dalgınlık eseri bir kabahat işlemişim: Ortaya değil, isme seslenerek yazdığım yazıyı hitapsız bırakmışım. Özür dilerim.
Yazan: metin-thePoor Tarih: May 22, 2006 6:05 PM
Muzmin Anonim Bey,
Sorun dediginiz gibi cehalet sorunu.
Sordugum hicbir soruya cevap vermeyip baska seyler anlatmaya calismissiniz. Zaten ceviri gucunuzu de original metinin daha ilk cumlesinden anladik.
Grup uyelerinden ingilizce bilenler Allah askina Muzmin Bey'in cevirisini okuyup "dillerinin hemen tamamiyle Trukce" konustuklarini nereden uydurdugunu bana izah etsinler. daha baska da birsey soylemek istemiyorum. dedigim gibi irkcilik gibi iq'yu zorlayan bir konuda konusmak bile bu sitenin duzeyine hakaret olur.
Son birsey de Osmanli hakkinda soyledikleriniz. Osmanli kulturu altinda vahdet cidden heyecan verici bir olgudur. Amerikadaki Greek tavern ve barlara giderseniz, Calinan muzigin Yunanca, Turkce, Rusca, Arapca oldugunu yenilen yemeklerin doner, kebap, baklava vb yemekler oldugunu ve en onemlisi oraya gelip dans eden insanlarin "Turk,Yunan,Bulgar, Roman, Bosnali,Sirp,Hirvat,Rus,Ermeni,Arap ve Acem" oldugunu yani Osmanli kulturu altinda zaten birlesmis bir topluluk oldugunu farkedersiniz.
Size ingilizce egitimini tamamlamaniz ve irk ve kulturlere farkli bir gozle bakmaniza yardimci olmasi acisindan bir amerika yolculugu tavsiye ederim :)
iste o cumleler :
orijinal metin :
"The existence of Kurdish- and Zaza-speaking Alevi tribes, who almost exclusively use Turkish as their ritual language, and many of which even have Turkish tribal names, is a fact that has exercised the explanatory imagination of many authors."
Anonim Bey'in cevirisi :
"Ayinleri aynı, dillleriyse neredeyse tamamen yalnızca Türkçe olan ve hatta çoğu da Türkçe aşiret adlarına taşıyan, Kürtçe ve Zazaca konuşan Alevi aşiretlerin varlığı, birçok yazarın izah etmekte hayal güçlerini dahi zorlayan bir vakıa olagelmiştir. ""
benim cevirim :
"Kurtce - ve zazaca- konusan Alevi gruplarinin ,-ki bu gruplar ibadet dili olarak Turkceyi kullanirlar ve bu gruplardan bazilarinin adlari bile Turkcedir- varliginin yazarlarca aciklanmasi icin biraz da hayalgucu kullanmak gerekmistir."
Turkler de ibadet icin Arapca kullanirlar deyip daha derinlere bile girmek istemiyorum.
Yazan: fatih demir Tarih: May 22, 2006 10:44 PM
Metin bey,
Haklisiniz; sizin yazdiginiza bir tekzip ya da tenkis degildi, benim yazdiklarim --oyle bir niyetle de yazmis degildim.
Sizin yazdiklarinizdan mulhem, epeyi zamandir aklimin bir kosesini mesgul eden ama nedense pek firsat bulup toparlayip yazamadigim bir seye deginmeme imkan tanidiniz. Bunun icin size mutesekkirim.
Bu arada, adimiz cikti dokuza inmez sekize misali... her yazdigim yaziyi, 'zuccaciyeci dukkanina girmis bir duve[*]' gibi etkilerde bulunsun diye yazmiyorum.. Gercekten.
OK, tamam, bazan lisan-i munasip makaminin bodoslama perdesinden gazel okumak da zorunlu oluyor, ama, bunun istisnai oldugunu umit ediyorum (saniyorum).
Sizin kronolojik yanlislik oldugu yolundaki tespitinize de can-i gonulden katiliyorum. Haklisiniz.
Bence, konunun kronolojisine bakildiginda, ilerleme filan diye ovunulen sey, bence salakcasina bir geri gidis --daha da oteye zihnen dumura ugramislik sayilmak zorundadir.
Bunun da temel sebepleri arasinda --ekserisi latife amacli ama yeterince de muteallik olduguna emin oldugum-- hayli zamandir 'aydin'imizi coktan secmeli sistemle yetistirisimiz yatiyor bence.
Malum, coktan secmeli sistemde ogrencinin basarili olmasi icin mutlaka o cok sayidaki (max 5) secenek arasindan bir ve sadece bir tanesinin dogru olmasi, probleme ait cozumu en genis anlamda kapsayici olmasi sart..
O max 5 secenegin 5'in de (daha fazlasinin da) yer ve zamana bagli olarak 'dogru' cevap olmasi akla bile gelmez... Bu, zannedersem, sommuhendis kafanin egitim sistemimizde yarattigi hasara da iyi bir ornektir...
Materyalist diyalektik filan gibi moderen kavramlarin da yeterince malumatfuruscasina kullanimi icin herseyi kapsayan (ya da oyle farzedilen) bir etiket cok faideli olur; malum. Bu da moderen sosyal bilimlerimizin anlamsiz katkilarindan olsa gerek..
Neyse, konuya doneyim (konu kaldiysa) :
Hepimiz biliriz, "Osmanli'da oyun coktur" diye bir soz vardir.
Bir elitist olan benim gibi birisinin, bu lakirdida bir tahkir bulMAdigini eklememe gerek yok herhalde.
Cok oyun kurabilmek, cok farkli oyunlarda oynayabilmek, cok farkli oyunlari bozabilmek icin bilmek lazim.
Bilmek ve anlamak sarttir.. Sadece tatbik edebilmek yetmez.
Devletin devamliliginin esas oldugu da soylenir.
Dolayisi ile, Osmanli yerine modern Turkiye Cumhuriyeti geldi. Geldi de, malesef yeteneklerimizi aktarmak isim ikamesi kadar kolay olmadi..
"Osmanli'da oyun coktur" yerine "Turkiye Cumhuriyeti'[n]de oyun coktur" dedirtemiyoruz yani..
Bunun yerine, ittifakla sunu soyleyebilecegimizi saniyorum: "Turkiye Cumhuriyeti'[n]de ODUN coktur"
Odunlarimiz, pardon aydinlarimiz, eskiden daha az idi; ve farkli bakilmasi gereken seylere farkli bakabiliyordu.
Simdi hem aydinlarimizi 'coktan secme' sistemiyle belirliyoruz, hem de aydinlarimiz 'coktan secme' sistemiyle meseleyi cozmege calisiyorlar.
Baska bir deyisle, problemi birisi belirleyecek, sadece birinin cozume en yakin oldugu max 5 adet secenek yazacak ve bizimkiler de onlarin arasindan birisini secip 'problemi cozmus' olacak..
Kronolojik baktigimda benim gordugum budur. Eksikleri olduguna eminim.
Yazan: Muzmin Anonim Tarih: May 22, 2006 10:57 PM
... 'zuccaciyeci dukkanina girmis bir duve[*]' ...
[*] 'duve', cunku bogalarin daha olgun davranacagi beklenir :-)
Yazan: Muzmin Anonim Tarih: May 23, 2006 9:06 AM
Muzmin Anonim Bey [dostum],
O kadar da ümitsiz olmamak lazım! Aydınlanmış aydınlarımızın dışında da aydınlarımız var bizim! Gönül ki yetişmede! Orman yangınları mutlak kötü bir şey değildir, bazen doğanın kendi isteğiyle çıkardığı yangınlar vardır; kendini yenilemeye, tazelenmeye yarar. Bizim münevveran ormanı da yanıyor ve bunu bu bağlamda hayra yorabiliriz pekalâ!
Yazan: metin-thePoor Tarih: May 23, 2006 4:53 PM
Fatih bey,
[Bu yaziniza daha once cevap vermistim. Gitmemis. Tekrar yazdim]
Guzel, yavas yavas anlasmaga (karsilikli anlamaga) basladigimiza sevindim.
Kendi adima, cehaletimi hic inkar etmedim; bu yuzden irsadinizdan istifade edecegimi bilmenizi isterim.
Zannederesem, Sizin ise boyle bir endisenizin olmadigini soyleyebiliriz.
Sorun etmeyin. Yeri ve sirasi geldiginde bunlari (yani, sorulari, her ne idiyseler) tekrar sormak firsatiniz olacak.
Cok anlayislisiniz. Ve, bu, cok sık rastlanan bir sey degil. Dolayisi ile, ayrica takdir ettigimi bilmeniz lazim.
Lazim da, keske yaziyi bastan baslayarak okusaydiniz diyorum. Oyle yapsaydiniz, baslardaki mesela su paragrafi da okumus olurdunuz:
Tabii, bütün bunları söyledikten sonra, tercümenin ideal, ve eksiksiz ve hatasız olduğu iddiasında olmadığımı da eklemek isterim. Eksik veya yanlışlıklara rastlayanların bunları yazıp bildirmeleri halinde bunları gidermem mümkün olur.
Ayni yazinin bir onceki paragrafinda, ucuzculuga kacmadigimi yazmistim. Sizin boyle bir endisenizin olmadigini gormek sevindirici.
Sadece 'grup uyelerinin' (!) degil, herkesin bunu yapmasini, yazidaki hatalarin (sehven ya da kasitli) ayiklanmasini samimi olarak isterim. Sonucta o yaziyi ben belli bir gundemi dayatmak icin tercume etmedim, bir ilgi uzerineydi.
Ilgilenecek baskalarina hata iceren bir metnin kalmasini istemem.
Soylemeniz daha iyi olurdu. Elestirmezse(k) duzeltileme(yi)z ki...
Kimin IQ'sunu zorluyor?
Ote yandan, bu irkcilik kelimesini neden pelesenk ettiniz?
Nerede bir irkcilik gordunuz --yoksa her yerde irkcilik mi goruyorsunuz?
'Kurtler' olarak topyekun etiketlenenlerin arasinda, kendini bu etikete ait hissetmeyenlerin (Zazalar mesela) oldugunu soylemek midir sizce irkcilik yapmak?
Yoksa, Zazalarin apayri bir kimlik oldugunu kabul etmemek midir irkcilik yapmak?..
Ne guzel.. Osmanli'nin ol devri saadedinin ABD gibi bir yeryuzu cennetinde yasiyor oldugunu sizin agzinizdan duymak icime su serpti..
Serpti de, bu yeryuzu cenneti ile Osmanli'nin daha buyuk olcekteki benzerliklerini dikkate almaz gibisiniz... Zenci gettolari, chinatown vb gibi enclave'ler, hispanic culture, lingua franca bile sayilmayacak bir dil gibi 'vahdet' emmarelerini gormek icin taverna ve barlardan cikip buyuk resme bakmagi gerektiriyor..
Ama, tabii, bu tur seyler barlar ve tavernalar gibi degil, herkese cazip gelmeyebilir.
Osmanli'da --saydiginiz-- onca unusurun ne derece 'birlesmis' oldugunu gormek icin barlarda, pavyonlarda, taveranalardaki egitiminizi yarida birakip, daha az heyecanli olan tarihle mesgul olmanizi tavsiye etmek durumundayim. Bunu yaparsaniz, hosa gitmeyen seylerle karsilasacaginizi da eklemem lazim:
Ilk goreceginiz, tipki o yeryuzu cenneti ABD'de oldugu uzere, bu unsurlarin cemaatler vb halinde cevreden onemli derecede soyutlanmis sekilde yasadiklari olacaktir. Daha da otesi, ABD'den daha oteye yani, Osmanli'da bu unsurlarin kendi ic hukuklarna da izin verilmistir... Neyse, konumuz tarih dersi degil, sizin de ilgi alaniniz olmadigi belli.
Dolayisi ile, hemen ozetleyeyim: Sizi biraz sasirtacagim, ama, bu 'birlesik' yasayanlarin neredeyse herbiri ilk firsatta kendi bagimsizligini ilan ettiler ve simdilerde birbirlerinin can dusmanlaridirlar...
Bahsettiginiz o ex-colonial yeryuzu cennetinde gitmedigim, gezmedigim, kalmadigim pek az yer var. Buna ragmen, sizin gibi gipta edilecek egitim firsatlarini kacirmis olmaliyim. Hangi bar ve tavernalari tavsiye edeceksiniz?
Merakla bekliyorum :-)
Ha, bu arada, ABD'de Ingilizce ogrenmek yerine, mesela, Irlanda'da ogrenmegi bile tercih ederim. Onlar daha dogru durust Ingilizce konusurlar. Aksanlari vardir, ama, Amerikanca gibi apayri bir dil mertebesinde degil...
Benimkinde sorun oldunu kabul ediyorum ve duzeltecegim.
Buna karsilik, sizin tercume gucunuze hayranligimi buradan acikca ifade ve ilan etmem lazim. Tek bir paragraftaki yaraticiliklariniz parmak isirtacak kadar cok ve cesitli..
Once benim, o ilgili cumlemdeki sorunu gidereyim: Haklisiniz, anlam kaymasina yol aciyor. Daha dogru hali soyle olmaliydi:
Itiraziniz olmazsa, bu istikamette duzletmegi dusunuyorum.
Simdi gelelim sizin denemenize... Adetten oldugu uzere, orjinal metinle baslayalim:
Az bulunur ve iddiali yaraticiliginizin eseri olarak, yoksaydiginiz ya da hatali cevirdiginiz yerleri kalin harflerle temsil ettirdim.
Simdi de, egitim faaliyeti geregi, biraz detaya inelim:
Amerikanca'da 'tribe'in karsiligi 'grup' mudur? Yukarida 'grup uyeleri'nden bahsettiginizde bunu Ingilizceye 'tribe members' olarak mi cevirirsiniz.. 'Asiret' ya da 'kabile' karsiligi kelime nedir Amerikanca'da? :-)
'almost exclusively use Turkish' denildiginde bunu kut diye 'Turkceyi kullanirlar' diye mi cevirirsiniz?
'many of which' diye bir seyle karsilastiginizda bunu tercume etmege gerek bile duymaz misiniz?
'is a fact that' yazili yerler sizce luzumsuz lafazanliklar midir, yaptiginiz tercumelerde bu tur kisimlari hep atlar misiniz?
'has exercised' yazilan yerdeki 'to exercise' sizce 'to require' filan gibi bir anlamda midir?
'has exercised the explanatory imagination of many authors' denildiginde buradan 'yazarlarca aciklanmasi icin biraz da hayalgucu kullanmak gerekmistir' tercumesine hangi kivraklikla variyorsunuz?
Neyse. Gordugumuz uzere, zat- alinizin tek bir paragrafta gosterdigi maharet tabii ki bende yok. Ama, buna uzuldugumu soyleyemem.
Daha derinlere girmeyisiniz ciddi bir talihsizlik. Sizden irsad olmka firsatini bizden boyle esirgememelisiniz... ;-)
Gelelim simdi 'Turkler de ibadet icin Arapca kullanirlar' deyisinize..
Dogrudur.. Yani, kismen dogrudur. Bu 'kismen' kismi da sizin konuya bar ve taverna egitiminiz acisinda bakisinizi hakli kiliyor.
Burada atladiginiz onemli nokta sudur: 'almost exclusively use Turkish as their ritual language'..
Turkiye'de ayin dili ('ibadet' kismini siz uydurdunuz) su katilmamis Arapca filan degildir --'almost exclusively Arabic' filan da degildir. Basta mevlut vb olmak uzere, dualarin cogu Turkcedir. Bu da hep oyle olagelmistir.
Aradaki farki idrak ettiginizde, diger sorulariniza (herne iseler) siramiz mutlaka gelecektir.
Ama, siz nicin soru soruyorsunuz ki? Irsad olmasi gereken, cahil olan ben degil miydim?.. ;-)
Yazan: Muzmin Anonim Tarih: May 23, 2006 11:02 PM
Muzmin Bey, Fatih Bey,
Ikinizin tercumesinede soyle bir goz attim. Dedim bende bir ucuncu versiyon sunayim, belki yardimci olur, belki dahada karmasiklastirir bilemem.
Ingilizce text:
The existence of Kurdish- and Zaza-speaking Alevi tribes, who almost exclusively use Turkish as their ritual language, and many of which even have Turkish tribal names, is a fact that has exercised the explanatory imagination of many authors.
Benim tercumem:
"Kurtce ve Zazaca konusan, ve fakat ibadet (ayin) dili olarak nerdeyse yalnizca Turkce kullanan, ve hatta bircogunun asiret isimleri Turkce olan, alevi kabilelerinin varligini (varligi vakiasini) aciklamak bircok yazarin hayal gucunu zorladi"
Simdi birde bunu kelime kelime iki hatta uc versiyonla karsilastrip, sizinkine katliyorum, sizinkinin surasi yalis kanimca diye kili kirk yaran bir analiz girmeyecegim; zaten benden boyle birsey isteyende olmadi.
Bunu sistemimden cikardigima gore basimda yeteri kadar is yokmus, ve epeydir okumayi cevap vermeyi dusundugum yeteri kadar yorum yokmus gibi birde bu tartismaya ucuncu kisi olarak katilmamin sebebini dobra dobra soyleyeim:
Allah askina siz bu kadar hararetle neyi tartisiyorsunuzki? Nerde ayriliyorsunuz? Daha once ikinizin yazdigi hicbir yorumu okumayan, su son atismanizdan bunlardan biri Turkcu biri Kurtcu, ya da en azindan biri irkci oburu karsiti yorumunu cikarir herhalde.
Durum boyle olsa idi bu kadar enerjinizin bosa gittigi, yada ugrasinizin counter-productive oldugu soylenemezdi en azindan taraflarin rasyonelleri bazinda.
Ama ben Muzmin Bey'in bircok yazilarindan Fatih Bey'in son birkac gunde okudugum , goz attigim birkac yorumundan biliyorumki ikiniz de irkci olmak bir yana bunu lanetliyorsunuz.
Muzmin Bey'in yazisini henuz okuma firsatim olmadi. Basligindan ve goz attigim bas kismindan anladigim bunun bir cesit antroplojik veya etymologic makale oldugu. Kullandigi basligi provokatif buldum ama belki bunu ozeelikle bu gaye icin secti, bilemiyorum.
Burdan cikarak karsinizdakinin Ingilizce bilgisi, tercume kaabiliyeti daha bilmem nesi ile alay etmek neye hizmet ederki?
Fatih Bey, "cehalet", ABD'ye gelin ogrenin vb. ifadeleri kullanmadan once Muzmin Bey'in kendi sitesinde ve buradaki yorumlarina bir goz atsa idiniz, baltayi tasa vurdugunuzu gorudunuz.
Muzmin Bey'in "overactive mind" sahibi oldugu "yumurtadan hulasa" cikardigi, "mUzmin muhalif" oldugu, "kili kirk yardigi" gibi tasvifler kullandim biraz siten biraz elestri olarak birazda kendsi ile girdigim bazi tarismalarda vardigim frustration'in etkisi ile. Fakat cehalet, irkciki? Lutfen! Ingilizce hakimiyeti de yazilari ile ortada.
Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: May 24, 2006 3:19 AM
Muzmin Anonim Bey,
Oncelikle sizi yanlis tanimlamaktan kaynaklanan bir hatalar silsilesi icinde kendimi buldugumu bana farkettirdiginiz icin sizlerden ozur dilerim. Bunu ciddi manada soyluyorum. Bu benim dikkatsizligimden kaynaklandi. Her nasilsa Bercenay adli uyenin yazisi ile sizin yazinizi ayni mealde degerlendirerek ilk yaziyi yazdim. Daha sonra da geriye donup bakmamistim. Bu son yaziniz ile geri donunce kazin ayaginin oyle degil sizin dediginiz gibi perdeli oldugunu gordum.
Simdi irkci oldugunuzu dusunmeme neden olan kisim
" """""""Kurt Sorunu".. "Kurt Sorunu" diyoruz da, "Kurt" kimdir sorusuna bir cevap verebilen var mi?
Avuc ici kadar bir cografyada 2-3 ayri dil, 2-3 ayri inanc dairesi olusturan bir insanlar topluluguna nasil bir topyekunculukla 'Kurt' diyoruz, ya da kendilerine bunu dedirtmegi nasil becerdik acaba?..
""""""""
bu kisimdir. Turkiye'de Kurtlerin olmadigini inkar etmek icin milliyetci-ulusalci kitlenin kullandigi soyleme cok benzedigi icin dusunmedim bile ve direk cevap yazmaya giristim. E tabi bir insani bir kitleye koyduktan sonra kasinin altinda goz var diyerek bile elestirmeye baslayabilirsiniz.
Ceviri yazinizin daha ilk cumlesinde ceviri hatasi bile diyemeyecegim "Turkce konusan Kurtler" cumlesinin yazinin orijinalinde bulunmamasini da sizin "bak Kurt'lerin irki olmadigi gibi dili de yok" diyerek cok bildik bir diger irkci soylem oldugunu sandim.
Osmanli ve birlestiriciligi ile ilgili konuya ise henuz cevap vermediginiz "madem Kurt diye bir irk yok Turkiye Turklerini nasil bu baglamda bir yere oturtuyorsunuz?" sorumun hemen arkasinda irkciligi birakalim ve birlesmeye baslayalim baglaminda kullanmistim. Ama siz bunu vahdet olarak yani kucumser bir ifade ile gecistirince birligin barlarda bile oldugunu soylemek icin kullandim. Buradan hergun barlara gittigim, egitimimi yanlis yerlerde gecirdigim gibi seyleri de siz yanlis degerlendirdiniz. Denilen bara iki defa iki ayri kisinin dogum gunu kutlamalari icin gittim ve ikisinde de gordugum manzara ayniydi. Bara tavernaya gitmem de demiyorum sadece gorduklerimi soyluyorum. Hatta bu konuda konusmaya devam etseydik, alisveris yaptiklari food storelara, hafta sonu soccer field'de mexicalilara karsi birlesip oynamalarina kadar falan da giderdim. Akedemik cevrelerde ise sadece disa mesaj verdikleri sirada sert oluyorlar yoksa yine okulda beraber oturup muhabbet ediyor bu insanlar. (Bu arada bir ara Turkish food store isletiyordum ve musterilerimin yarisi Ermeni idi)
Ceviri konusunda yazarin anlatmaya calistigi seyi ayni kelimelerle anlatmak zorunda degilsinizdir. Guzel ceviri konusu hep problem olmustur zaten. Ama dedigim gibi siz olmayan soylenmeyen birseyi eklemissiniz. Bu cidden diger seylerle baglayinca dikkatimi cekti. Bir de zaten hangimizin cevirisi daha iyi diyerek size degil diger grup uyelerine sordum :)
Diger konu basliklari altindaki bir suru yazinizi okudum ve Kurt milletinin tanimlanmasi dusuncesi disinda cok farkli olmadigimiz yerler gordum.
Ama Kurt'lugun tanimlanmasi konusunda halen sizinlen ayni goruste degilim.
Sizin irkci olmadiginizi da ogrendikten sonra irkcilik konusunda iq problemi oldugu konusundaki gorusumu de tekrar etmekte yarar goruyorum :)
oyle degil mi ?
Yazan: fatih demir Tarih: May 24, 2006 4:05 AM
Fatih Bey,
Bekir Bey'in sözü çok yerinde. Hakikaten baltayı taşa (taşa da değil, granite) vurmuşsunuz. Ama sizi kutluyorum. Burada bazılarının hiçbir zaman beceremeyeceği olgunluk gösteriniz için. Yanlışını kabul etmemek, onda ısrar edip iyice çamura gömülmek, nedense çok kolay gelir insanlara. Siz bu kolaycılığa sapmamışsınız. Tebrik ediyor ve Muzmin Anonim dostumuzun seçkin bir entellektüel kişilik olduğunun farkına varıp keyiflenmeniz için bu ve birkaç blogu derinlemesine takip etmenizi öneriyorum. Hariçten gazel okuduğum için de özrümü kabul edin.
Yazan: metin-thePoor Tarih: May 24, 2006 11:33 AM
Bekir bey,
Mudahaleniz icin tesekkur ederim. Ben de sasirmamis degildim --soke oldum desem yeridir; cunku fatih beyin baska yerlerdeki yazilarina rastladigimda edindigim intiba ile tutmuyordu bir turlu.. Ama, nasil olduysa, bir karisiklik olmus.
Neyse, olur boyle seyler.
BTW, sitedeki yazinin basligi "Aslını inkâr eden haramzâdedir!" orjinal metnin kendisinin basligidir ve o da Turkcedir. O yuzden onu sectim; ve tabii ki provokatif oldugu icin de :-)
Fatih bey,
Yahu, az kaldi kimvurduya gidiyordum :-)
Bercenay beyin alacagi olsun --yok, yok olmasin...
OK. Bunu aciklamak icin biraz gayret sarfetmem gerekiyor bence. Cunku, anlasilan benim baktigim yer --bugunku konjonkturde-- hem Turkler hem de Kurtler icin neredeyse tabu-otesi bir yerde.. Dolayisi ile, size de ters gelmesini yadirgamiyorum...
Meramimi anlatincaya kadar, siz degil ama, baskalari tarafindan kimvurduya gitmek ihtimalim var. Bunu goruyorum --bunu da bir militan edasiyla filan soylemiyorum; zaten 'kimvurdu' da metaforik anlamda ve 'yogun yanlis anlasilma' karsiligidir.
Benim derdim Kurtleri tanimlamak degil. Kimin kendisini ne olarak tanimladigina karismak benimn haddime midir.
Fakat, azicik tarihsel arkaplani da katarak, kisa bir girizgah yapayim:
Malum, bu topraklar hic bir zaman bir Izlanda gibi sulh ve sukun zamani olmadi --cunku burasi kavimler kapisinin beri yaninda bir atbasi yarimadadir. Bir yerden bir yere gidenler buradan gelip gectiler tarih boyunca. Kimisi usul usul, kimisi de kapilari kirarak.
Bunlari deyisim, bu topraklarda huzur ve sukunun aniden --asagida deginecegim seylerle-- bozulmadigini anlatmak icindir. Aniden degil, ama, yavas yavas baska bir seyler oldu. Bunlara kisaca bakalim:
Malum, Osmanli, kimi yerde topuzunun hakki icin, kimi yerde verdigi imkanlar sayesinde, kimi yerde de fetreti sona erdirdigi icin, bu topraklarda --bu genis cografyada-- uzun sureli bir Pax Ottomana sagladi.
Fakat, filmi hizlica ileri sararsak, Hint deniz yolunun bulunmasi, Amerika kitasinin 'kesfi', ve diger kesifler ile daha onceleri sarmasiktan sallanan Avrupa izafi olarak Osmanli'dan daha zengin ve mureffeh oldu. Bu da, tabii olarak, Osmanli'nin icindeki cesitli etnisitelere degisik sekillerde cazibeler olusturdu. Gelisen milliyetcilik akimlari filan.. Sonunu biliyorsunuz..
Hepimizin bildigi bir baska sey de, Turkler bu milliyetcilik akimlarina en sondan ikinci kapilanlardir. En sondan ikinci, cunku Kurtler daha sonra kapildilar. Simdilik Turklerle devam edeyim.
Turklerin milliyetcilik macerasi, bildiginiz uzere, herkes gidiyor bir biz kaldik turunden ve son anda ortaya cikti. Yani, bir reaksiyon olarak. Osmanli'dan ayrilan etnisitelerin ve Avrupanin etkisine karsi, ona benzer ve ters istikamette bir tepki.
Zamanin hercumerci ve gaileleri, 'Muslumanin akli sonradan gelir'le birlesince telas ve panikle bir suru sey yapildi. Jakobenizm bunlari suratle tatbik icin gerekliydi ve o secildi. Bu topraklarda yasayan herkesi bir muhayyel 'Turk'lukte birlestirmek projesi basladi.
Bu sey ne deve ne de kus idi --ve, benim baktigim yerden, zaten garip olan bu mahluk, bir de galiplerin talepleri dogrultusunda daha da acayip bir sey oldu. Onca asirdir musluman olan ahaliye, 'simdi sen cok ama cok daha az musluman, ama, som Turk olacaksin' dayatildi. Bu dayatmaya sadece baska etnisiteler degil, turlu cesitli soydan ve boydan gelen 'Turk'ler de direndi. Ama, 'felaket birlestirir' dusturu geregi cok da fazla bir sey diyebilen olmadi. Aslinda, bunu dayatanlarin kendileri de bence buna direnebilmek isterdiler :-)
Neyse, 'Turk'lerin bir reaksiyon olan milliyetcilik macerasini kisaca ve cok kabaca ozetledikten sonra, 'Kurt'lerin macerasinin buna ne kadar benzedigini herhalde daha kolay gorebiliriz. Kurtlerinkinin tek farki, Turk (ve Arap) milliyetciligine bir reaksiyon olusudur. Ve, gec kalmis olmanin avantajlarini da, malesef Kurtler ve Turkler birbirlerine luzumundan fazla (!) benzedikleri icin, Kurtler de kullanamadilar. Onlar da Turklerin yaptigi hatayi yapiyorlar --bence--, ve onlar da oralarda yasayan herkese tek tip elbise giydirmege calisiyorlar...
'Turk' milliyetcileri --benim kanaatim-- artik bu tek tipci milliyetcilik (ki, bence boluculugun ortulu bir seklidir) teranelerinden vazgececekler, ama, Kurtlerde depresen ve biraz daha gec basladigi icin taze ve dolayisi ile bir anlamda da keskin olan milliyetcilikten urkuyorlar. Et-tirnak hikayesi yani.. Kurtleri de kaybetmek yikim olur.. ama, bunu su anda Kurtlere anlatmak kabil degil; bu yuzden de Turk milliyetcileri kendilerini 100 sene onceki kabuslu gunlere donmege zorlanmis hissediyor..
Asagisi sakal.. yukarisi biyik..
'Turk'lere de 'Kurt'lere de birisinin buralarda 'daha az Turk' ya da 'daha az Kurt' olan insanlarin yasadigini, onlarin (Turk veya Kurt milliyetcilerinin) kafalarindaki sablona uyan kimsenin pek mevcut olmadigini anlatmasi lazim.
Dolayisi ile, bence, hem Kurtler hem de Turkler kendi iclerinde degisik renklerin oldugunu, ve bunlarin da enteresan sekilde gecisli oldugunu (Kurt Alevileri bu acidan ilginc) farketmeleri lazim.
Ben, nacizane, bu kazanin atesinin ancak boyle azaltilacagi kanaatine vardim. Tabii ki, eksik ve yanlislarim olmadigini iddia etmiyorum.
Katiliyorum. Henuz saf --su katilmamis, katiksiz-- bir irka rastlanmadi. Kus ucmaz, kervan gecmez yerlede de, kuruplarda Eskimo dediklerimizin arasinda da...
Ister Darwinist, isterse de yaradilisci takilalim, sonunda insaniz ve bir sekilde bir ortak atadan geldik. Dolayisi ile, irk hikayesi mecburen bir uydurma olmak zorunda.
Uydurma oldugunu farketmemek ise, evet, bir IQ sorundur.
Not: Bunca lakirdidan sonra, sizden bir ricam olacak. Vaktiniz oldugunda o metni okuyup hatalarini tekrar gundeme getirir misiniz lutfen. Cunku, yazan ben olunca kendi hatalarimi goremiyorum. Gorebildiklerimi duzelttim.
Yazan: Muzmin Anonim Tarih: May 24, 2006 11:51 AM
Muzmin Anonim Bey [dostum],
Kürt sorunu, genelleme filan diye tartıştığımız ilmekte cevap vermekte geciktim -cevap vermem gerekiyor muydu onu da çıkaramıyorum şu anda doğrusu. Şimdi tam sırası! Fatih Bey'e yazdığınız bu cevapta anlattıklarınızı, benim size cevabım olarak da kabul ederseniz çok memnun olurum. Hem de "kelimesi kelimesine"!
Yazan: metin-thePoor Tarih: May 24, 2006 12:57 PM
Metin bey,
Afedersiniz, ama, siz de biraz daha az yeyin de kendinize bir usak tutun.. Ne oluyor, benim yazilarimi ya onceden kelimesi kelimesine tahmin edip butun zahmetlerimi bosa cikariyorsunuz, ya da burada oldugu uzere, emeksiz, emeklerime ortak cikiyorsunuz.. Iyi valla :-) :-)
Osmanli damariniz depresti galiba :-)
Şalvarı şaltak Osmanlı
Kısrağı kaltak Osmanlı
Ekende yok biçende yok
Harmanda ortak Osmanlı
Ayni metni siz yazsaydiniz, kac yerden cimbizlayip sizi yazdiginiza yazacaginiza bin pisman edecegimi dusundugunuzu bilmiyorum mu saniyorsunuz.. O yuzden boyle 'ben DA'ci Arnavut isportaci taktiklerine yatiyorsunuz.. Ama, yok oyle, hayvanlar terli.. :-) :-)
Yazan: Muzmin Anonim Tarih: May 24, 2006 1:36 PM
Muzmin Anonim Bey [dostum],
Net imlasını bilmem de kullanmam da. Ama şimdi gerekti. İnşallah doğru yazıyorumdur:
:):):):):):):):):)
(Yukarıdaki açıklamayı yazmam gerekmeseydi ne güzel olacaktı! Biliyorsunuzdur; dünyanın en kısa iki mektubu, şu anda adını hatırlayamadığım meşhur bir yazar ile yayıncısının birbirlerine gönderdikleri mektuplardır. İlki tek bir soru işaretinden, ikincisi ise tek bir ünlem işaretinden oluşmaktaydı. Benimki de dünyanın en kısa üçüncü mektubu [daha doğrusu: e-mektubu] olacaktı. Neyse, kısmet başka bahara!)
Yazan: metin-thePoor Tarih: May 24, 2006 3:53 PM
Yanlışmış! Doğrusu sanırım şöyle:
:-) :-) :-) :-):-) :-) :-) :-) :-) :-)
Yazan: metin-thePoor Tarih: May 24, 2006 5:12 PM
Oncelikle Bakir ve Metin Bey'e uyarilari nedeni ile tessekkur ederim. Gerci ben sizin yazilarinizi okumadan once maili atmistim ama olsun. Insanin dustugu zaman etrafinda tekmeleyenlerin degil tutup kaldirmak isteyenlerin oldugunu bilmek guzel.
Muzmin Bey,
Eger vaktim olursa metnin geri kalanini da incelerim. (yoksa yoksa gizliden gizliye benim free style ceviri teknigime ilgi mi duydunuz :-) ) Bu arada ceviri konusunda Bekir Bey ve size bir hatirlatma yapmama izin verirseniz sunu belirtmek isterim. Ceviri sirasinda "'almost exclusively use Turkish" gibi bir kismi "nerdeyse yalnizca" yada "neredeyse tamamen yalnizca" seklinde cevirmektense "Turkce kullanirlar" demek bana daha mantikli geliyor. Cunku biz Turkce'de "hepsi" "sadece" "her zaman" gibi o konuda istisnaya yer birakmayacak bir kelime ile olayi belirtmedigimiz surece istisnanin varligini zaten kabul ederiz. Aslinda "hayalgucunu zorlayan" gibi bir tanimlama da cogu zaman yapmayiz. Yazar dedigi de arastirmacidir bizde gibi bircok sey daha duzeltilebilir.
Son defa bu ilk cumleyi ceviri denemesi yapmak istiyorum. Yapmazsam icimde kalir kotu olur :)
Bir daha ask ile : " Asiret ,grup ve cemaat adlari Turkce olan, ibadetlerini Turkce yapan ama gunluk hayatta Kurtce ve Zazaca konusan Alevi asiret ,grup ve cemaatlerinin varligini aciklamak arastirmacilari bayagi zorlamistir."
Bu da benim free style cevirim :-) " Arastirmacilar Kurtce ve Zazaca konusan Alevi gruplarinin neden Turkce isim kullanip neden Turkce ibadet ettiklerini izah edemeyince uydurmak zorunda kalmislardir"
Yazan: fatih demir Tarih: May 24, 2006 6:55 PM
What are the shortest two books in the world?
Gave up so quickly?
In Polish "Wisdom and Wit", In Hebrew "Business Ethics"
Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: May 24, 2006 8:42 PM
Fatih bey,
Eger mesele verilen bir yabanci metnin orjinaline olabildigince sadik kalinarak yapilmasi olMAsaydi; ya da orjinal metni de ben yazmis olsam, ben bilirdim yapacagimi: 'Walla, sevgili okuyucular, bu is cok karisik. Bunu daha rahat bir zamanda yuzyuze konusalim' der cikardim isin icinden :-)
'almost exclusively use Turkish'e gelince, bunu normal konusma dilimizde 'Turkceden baska bir dil pek kullanmazlar' turunden soyluyoruz. 'Nadiren baska bir dil de kullansalar da, tercih edilen dil Turkcedir' anlaminda..
Dogrudur. Bunun yerine 'afallamak', 'apisip kalmak' ya da 'fittirmak' gibi kismen argo olan seyler kullanmak belki daha dogru olur.
Sonucta, bu manzara ile karsilasanlar, isin kamasikligi karsisinda 'afallamistir', 'apisip kalmistir', 'fittiracak olmustur'.. :-)
Bu duyguyu cok iyi anliyorum. O metne ben de oyle basladiydim cunku... :)
Peki, ben de yari-serbest sirtustu stiliyle bir daha deneyeyim.. :-)
Cogunun asiret adlari Turkceyken, bazi asiretlerin anadilinin Kurtce, bazilarinin da Zazaca olmasi, buna karsilik, ayin sirasinda Turkceden baska bir dil pek kullanMAmalari, bu Alevilerle karsilasan arastirmacilari afallatmaktadir.
Yani.. Bu mesele ka-ri-sik.. :-)
Isin ilginci, daha birinci cumlede durumu pek de anlayamadigini ortulu itiraf eden yazarin, 'bir hipotezim var cocuklar' diyerek binlerce kelime daha yazabiliyor... Bir enginar olsam da, Sosyoloji ve Antropolojiye bayiliyorum. Bilmezlik susmagi gerektirmiyor cunku :-)
Yazan: Muzmin Anonim Tarih: May 25, 2006 4:22 AM