« Müslüman Müslümanı Vurur mu? | Ana Sayfa | 'İslamofaÅŸist' Yaygarası Nereden Çıktı? »

March 18, 2006

Özdemir İnce, Çapsızlık ve Cehalet

Özdemir İnceHürriyet gazetesi yazarlarından Özdemir İnce, bir gün önceki yazısında Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'i "çapsız ve cahil" olarak tanımlamakta ısrar ettiğini ima etmişti. Sebep de, Sayın Bakan'ın yaratılışa verdiği destekti...

Tabii bir insan bir başkasına "cahil ve çapsız" diyorsa, kendi durumunun sorgulanmasına da hazırlıklı olmalı.

Sayın İnce'nin hararetle savunduğu evrim teorisini aslında pek bilmediğine daha önceki bir yorumumda işaret etmiştim. Bugünkü yazısında yer alan "DNA sayesinde Evrim Kuramı’nın 'yasa' özelliği kazandığının kanıtlanması" iddiası da, aynı gerçeği teyid ediyor. Hiç bir ciddi Darwinist, böyle bir iddia ileri sürmez. Evrimin "gerçek" (fact) olduğunu ileri sürerler, ama farklı bir bilimsel konsepti ifade eden "yasa" ifadesini kullanmazlar. "Evrim kuramının kanıtlanması"nın da DNA'yla bir ilgisi yoktur.

Sayın İnce'nin; aynı yazıda Akıllı Tasarım teorisine "zırva" deyip geçmesi, yani sadece suçlamakla yetinip hiç bir akılcı itiraz sunmaması; bu teoriyi "Protestan tarikatlarına" bağlaması; ve böylece Protestanlık'ta "tarikat" diye bir kurumun olduğunu zannettiğini ortaya koyması; bir başka yazısında da Werner Sombart'ın kapitalizmin yükselişinde Yahudilerin önemini vurgulayan ünlü tezini aktarırken Yahudilerin yerine Katolikleri yerleştirivermesi gibi daha pek çok "faul"ü de, kendisinin entellektüel düzeyi hakkında biraz olumsuz bir tablo çiziyor.

Sayın İnce bu olumsuzluğu gidermek için, belki de "medrese cehaleti" ile suçladığı Yaratılış/Akıllı Tasarım savunucularıyla tartışmalı. Ben şahsen buna hazırım. Eski bir yazısında benim kim olduğumu bilmediğini, ama yazılarımı tehlikeli bulduğunu ifade etmişti. O zaman bu tehlikeye, hele de Akıllı Tasarım'a karşı bir şeyler yapmalı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: March 18, 2006 3:26 PM

Okur Yorumları

(NOT: Yazılar üzerine yapılan yorumların sitede yer alması, bunların Mustafa Akyol tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına kesinlikle gelmez. Aksine, farklı ve karşıt görüşleri ifade eden yorumlar da kabul edilmektedir. Ancak saldırgan, düzeysiz veya konuyla ilgisiz yorumlar reddedilecektir. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, standart yorum kurallarını dikkate almanız önemle rica olunur.)

Ö. İnce'nin yazısını okudum. Çok ciddi bir seviye problemi olduğunu ve entellektüelliğini sorgulatacak anlamda cehalete saplandığını görmek için fazla bir çaba harcamaya değmiyor. Bazen "Nasıl oluyorda böyle biri Hürriyet gibi bir gazetede köşe sahibi olabiliyor?" diye sormadan edemiyorum.

Ancak komşu köşelere bakınca pekde yadsınacak bir durum değil Ö. İnce'nin durumu (bkz. E. Çölaşan, T. Türenç vs.)


Kısaca Mustafa Bey, alelacele bir iki hatasını dile getirmiş. Ama yazının tamamını okuduğunuzda gerçekten "ZIRVA" kelimesinin anlamını bulduğu bir yazı olduğunu anlayabiliyorsunuz. Şahsen Mustafa Bey'in yerinde olsam seviye problemli biri ile ekran karşısında tartışmak istemezdim.

Yazan: Mehmet Zeki Tarih: March 18, 2006 3:51 PM

Cehaletin böylesi!

Türkiye'de kraldan daha kralcı olup ve Evrim Teorisine Yasa diyebilen kişilere rastlamak çok zor değildir.

DNA'nın keşfi evrim teorisini güçlendirmedi tam tersi daha çok sorgulanmasına yol açtı. Hücreleri yöneten şeyin aslında moleküler düzeyde kodlanmış bir programın olduğu ortaya çıkması ile Evrim Teorisinin cevaplaması gereken sorular birden bire kat kat artmıştır. Sanırım Özdemir İnce bey hala 60'larda yaşıyor. Akıllı Tasarım teorisi konusunda tek kelime bilmediği de ortada.

Yazan: Farshad Tarih: March 18, 2006 5:48 PM

Sayın İnce'nin bir çok konuda olduğu gibi,bu konuda da(akıllı tasarım)pek ince davranamayacağı zaten belli.
Faulleri her zaman olan bir köşe yazarımız.
Alıntıladığınız satırları,önyargılarının işaretleri.

Yazan: medyatenkitleri Tarih: March 19, 2006 11:28 AM

Eeee insanlar kendi silahlarıyla vurulmaya dayanamazlar.Çok koyar bunun acısı.Bu silah da burada "bilim" dir.

Yazan: Ahmet Cem Özen Tarih: March 19, 2006 8:44 PM

Sayın Akyol, ruhunuzu hissedin:

"Embracing the goddess energy within yourselves will bring all of you to a new understanding and valuing of life. A vision that inspires you to live and love on planet Earth. Like a priceless jewel buried in dark layers of soil and stone, earth radiates her brilliant beauty into the caverns of space and time.

Perhaps you are aware of those who watch over your home and experience it as a place to visit and play with reality. You are becoming aware of yourself as a gamemaster. Imagine Earth restored to her regal beauty. Stately trees seem to brush the deep blue sky. Clouds billow to form magestic peaks. The songs of birds fill the air creating symphony upon symphony. The goddess is calling for an honoring of what she allows to be created through the core mystery of the blood. Those who own her planet are learning about love."

Yazan: kenan Tarih: March 20, 2006 1:52 AM

Özdemir İnce'nin süreklileşen saldırganlığı önüne kattığı herkesi rüzgarına çekiyor. Müslüman, Hıristiyan, Amerikan, Arap farketmiyor onun için kimlikler değil kendi ifade ettiği gerçekler önemli. Kendi gerçeklerinin dışında kalan herkese en seviyesiz (hani o İngiliz Bulvar Gazetelerinde olan) ağızla hakaretler yağdırıyor. Yıllardır onlar her türlü ateist düşünceyi "bilim" diye insanlara yutturdular ve buna müsaade edildi. Şimdi bizlerin Tanrı'nın Akıllı Tasarısı'nı tartışmaya açmamız, çocuklarımıza öğretmek istememiz cehalet olarak addediliyor. Acaba cehalet Mustafa Akyol ve arkadaşlarının gayretli mücadelesinde mi? Yoksa ateist bilim adamlarının, istemezük! çığlıklarıyla sürdürdüğü linç hareketinde mi?

Yazan: Gökhan Tarih: March 20, 2006 2:19 PM

Sayın Mustafa Akyol

Özdemir İnce'nin yazılarını okurken gördüğüm cehalet, cehaletine uygun küstahlık, saldırganlık, üslupsuzluk, derme çatma ezber ansiklopedik ve kulaktan dolma bilgilerle yoğrulmuş bilim dışı iddiları sergileyen cüreti karşısında birşeyler yazmak istemiştim ama ne yazık ki hürriyet böyle bir imkanı vermiyor. adam alenen zırvalıyor, bir de milleti yanlış yönlendirmeye beyin yıkamaya çalışıyor. bu işi gerçekten evrim teorisini anlatarak yapsa kimsenin diyeceği olmazdı. adam buna inanıyor bunu yazıyor der, gerekirse de bilimsel cevaplar verirdik. ne var ki, ortada sadece ajitasyon ve provakasyon var.

Sizden ricam ya hürriyette ya da olmuyorsa yazarı olduğunuz Referans gazetesinde bu adama bir ders vermeniz.

kendi yazılarında belirttiği üzere aile fertlerinden ve çok yakınlarından olan prof. İonna Kuçuradi'nin de bir önceki dönemde TBMM'ye gelerek sürekli pozitivist ve anti-islam uygulamaların devreye sokulması yönünde yaptığı girişimler o dönem vekilleri tarafından ciddi şekilde eleştirilmişti.düşünün bir felsefe profesörü bilim ve felsefeyle uğraşmak yerine nelerle uğraşıyor. bunun psiko-sosyal temelleri olan bir gösterge olduğunu düşünüyorum.

Yazan: nuri saglam Tarih: March 23, 2006 12:44 PM

bu adam gerçekten yolunu kaybetmis.yazik ben fena halde ac1yorum kendisine..ayni çorbay1 isitip isitip yedirmeye çalisiyor.ama beyefendide gösterdiki yemiyoruz..

Yazan: hacer Tarih: April 3, 2006 5:58 PM

"Kırk derste rejim soytarısı aydın müsveddesi nasıl olunur" konulu bir workshop düzenlemeye karar verdim. Katılmak isteyen adayların ilk yapması gereken, aşağıdaki linke tıklayıp karşılarına çıkan yazıyı okumalarıdır:
http://www.derinsular.com/archives/2006/04/amerika_birlesik_devletlerini_anlamak.php

Yazan: metin-thePoor Tarih: April 30, 2006 12:47 PM

Özdemir İnce gibi şoven ve cahil birisinin yazdıklarını bahane ederek, her bilimsel bulguda kendisini daha da tahkim eden, doğruluğu su götürmez hale gelen evrim teorisine saldırmanız manidardır.

Halbuki evrim, örneğin insanla maymunun son ortak atası sayılabilecek 13 milyon yıllık primat fosili "Pierolapithecus catalaunicus"un, 375 milyon yıl önce karaya çıkan dört ayaklı omurgalıyla balık arasındaki eksik halka olduğu düşünülen "Tiktaalik rosaea"nın vb. vb. bulunmasında olduğu gibi her defasında sınavdan alnının akıyla çıkmıştır.

Evrimle ilgili tam manasıyla yazmak bu satırları aşar. Bu nedenle Bilim ve Gelecek dergisinin bu konuyla ilgili sayılarını (birçok sayı buna ayrılmıştır; örneğin 25, 32, 34 gibi) okursanız epeyce faydalanırsınız. Tavsiye ederim.

Yazan: Seyit Nusret Öztürk Tarih: February 27, 2007 4:59 AM

Yorum Ekleyin...





(you may use HTML tags for style)