« Kahire'de Din, Bilim ve Biyoetik Sempozyumu | Ana Sayfa | Sultan Abdülhamid'e Saygı »
February 10, 2006
'İslami Kalvinizm' Tartışmasında Görülmeyen Nokta
Son haftalarda "Kapitalizm İslam'a uyar mı" veya "Kayseri'deki ekonomik gelişme, İslami Kalvinizm midir" gibi sorularla gündeme gelen tartışma, Türkiye'deki İslami kesimin bir kısmında yanlış anlaşıldı. Bazı Müslüman aydınlar bunu "İslam'ın sulandırılması" olarak görüyorlar. Avrupa'da kapitalizmin gelişmesinde Kalvinist Hıristiyanlığın rol oynadığı savunmuş olan sosyolog Max Weber'i ise, bu sinsi projenin fikir babası olarak algılıyorlar. Weber, bu algılayışa göre, din açısından bir tür "kötü adam."
Oysa aslında Weber, sosyal bilimlere dinin önemini kabul ettirmiş bir sosyolog olarak bilinir. Çünkü, dinin maddi unsurlar tarafından üretildiğini savunan materyalist yaklaşımın (örneğin Marksizm'in) tam aksine, Weber maddi unsurların din tarafından üretilebildiğini savunmuştur. Yani Weber'in teorisinde, din belirlenen değil, belirleyicidir.
Tutkulu bir materyalist ve koyu bir sekülerist olan Hürriyet gazetesi yazarı Özdemir İnce, meselenin bu yönünü doğru yakalamış. Köşesinde şöyle yazıyor:
Avrupa toplumlarında burjuva sınıfının ve kapitalizmin gelişmesini Protestan mezhebine, özellikle de Kalvenciliğe bağlamak din propagandası yapmaktan başka bir şey değildir. Max Weber’in iddialarına karşın, burjuva sınıfının ortaya çıkışı ve kapitalizmin gelişmesi maddenin diyalektiğiyle ilgilidir. Uhrevi değil dünyevi bir olgu söz konusudur.
İnce'nin yazısı klasik Marksist yaklaşımın ezbere tekrarından ibaret. Bir de bunun üzerine Kayseri'deki girişimci ruhun kökenini "paganizme" (putperestliğe) uzandırmak gibi yüzeysel ve yanlış bir yorum da yapmış. Bunları geçiyorum. Önemli olan, İnce gibi koyu bir materyalistin "İslami kapitalizm" kavramını "din propagandası" olarak görüp buna karşı çıkması. Aynı tartışmayı bazı dindarların "dini sulandırma planı" olarak algılaması, ilginç bir çelişki. Bu noktada haklı olanın Özdemir İnce olduğunu teslim etmek gerek.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: February 10, 2006 5:16 PM




Sayın Akyol,
Yazınızdaki üslubu yadırgadım.Yazar için "tutkulu materyalist,koyu bir sekülerist"gibi sıfatlar kullanmanızın yazınıza ne gibi katkıları olduğunu lütfen açıklarmısınız?
Fikirlerinizi benimsemeyen kiÅŸi ve kiÅŸiler sizin
hakkınızda düşündükleri sıfatları yazılarında kullanırlarsa ne düşünürsünüz?
Weber'in teorisi materyalist ve idealist felsefi yaklaşımlar çerçevesi içerisinde değerlendirilmelidir.Hangisi gerçekleri ne dereceye kadar açıklar,insanın benimsediği yaklaşıma göre değişir.
Yazar'ın yazısı hakkında yine incelikten uzak değerlerdirmeler yapmışsınız: "ezbere tekrar,yüzeysel yanlış bir yorum,koyu bir materyalist" gibi...İnce nin belirttiği gibi kapitalizmin gelişimi ,burjuva sınıfının ortaya çıkışı dünyevi bir olgudur,uhrevi bir şekilde açıklanması da pek mümkün görünmemektedir.Zaten inanç sistemlerinin de böyle bir iddiası yoktur.
Sayın İnce nin Kayseri ile ilgili olarak belirtmek istediği adıgeçen yerleşim yerinin tarihin çok eski zamanlarından beri bir ticaret merkezi olduğu ve burada yaşıyan insanların ticareti bildiği bunun da ekonomik bir sıçrama yapmayı kolaylaştırdığını belirtmekten başka birşey değildir.
Kayserili girişimcilerin(sağcısı,solcusu;müslümanı hristiyanı;ateisti ,inananı)kapitaliz min kurallarına uygun bir şekilde ellerinde birikmiş olan sermayeyi yatırıma yöneltmişler,ekonomik bir sıçrama gerçekleştirmişlerdir.Bu gelişimin dini bir tabanı yoktur.
Son bir nokta;İdealist yaklaşımı benimseyenler,günlük hayatlarında ,bilimsel çalışmalarında.ticarette daha doğrusu hayatın her dalında çok iyi materyalisttirler.
Saygılar
Yazan: can Tarih: February 17, 2006 1:43 PM
Can bey,
Özdemir ince için kullandığım "Tutkulu bir materyalist ve koyu bir sekülerist" ifadesi, bir iddia değil, bir tanımlama. Buna itiraz edeceğine de sanmıyorum, kendisi açıkça her iki çizgiyi savunuyor.
Biri de bana "tutkulu bir idealist ve koyu bir Müslüman" dese, bundan rahatsız olmam.
Ince'yi ezbernci kabul ediyorum, çünkü her türlü dini düşünceyi, karşısına bir argüman koymadan, sadece materyalist tezleri tekrar ederek eleştiriyor. Weber'e karşı Marx'ı tekrar etmenin anlamı budur. Öte yandan gerçekten yüzeysel; mesela bir yazısında aynı konuda şöyle yazmıştı:
"W. Sombart ise sanayi kapitalizmini etkileyen unsurun Katolik düşüncesi olduğunu ileri sürer"
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/3930819.asp?yazarid=72 - 33k
Bu çok fahiş bir hata, çünkü Sombart'a göre kapitalizmin öncüsü Katolikler değil Yahudilerdir. İnce'nin en temel ansiklopedik bilgiden yoksun olduğu anlaşılıyor.
Kısacası ben sadece "tanım" getirdim, hakaret etmedim.
Saygılar,
M.A.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: February 18, 2006 2:37 PM
İslami Kalvinizm sıcak buz ya da yuvarlak dikdörtgen gibi kendisiyle çelişen bir kavramdır.
Türkiye'yi daha hızlı bir şekilde kapitalistleştirmek için ortaya atılmış,bu ülkenin insanlarının gelenek ve normlarıyla bağdaşmayan suni bir kavramdır.
Kayseri gibi Türkiye'nin küçük bir bölgesinde yaşanan ekonomik liberalizasyon doğrultusundaki bir eğilimi -Kur'an-ı Kerim'deki ayetleri ve Hz.Muhammed(S.A.V)'in hadislerini hiçe sayarak- bütün bir İslam coğrafyasına mal etmek olsa olsa İslam inancının egemen olduğu toplumlarda uygulanmaya çalışılan bir toplum mühendisliği faaliyetinin sonucudur.
Yazan: mert esin Tarih: June 3, 2007 12:02 PM