« Cumhuriyeti YaÅŸatmak, 'Kutsal Görevimiz' mi? | Ana Sayfa | Kansas'ta Akıllı Tasarım Kazandı »

November 7, 2005

'Seküler Ahlak'a Dair Düşünceler...

Seküler, yani din-dışı bir ahlak olur mu? Bu soru sıkça tartışılır ve bu sitenin yorum bölümlerinde de son günlerde gündeme geldi. Kanımca, evet, seküler ahlak olur. Dine inanmayan insanlar da ahlaki erdemler (sözgelimi dürüstlük, fedakarlık, tevazu, namus) gösterebilirler. Nitekim böyle pek çok insan vardır da...

Fakat mesele bu noktada kapanmaz.

Öncelikle şunu tespit etmek gerek: Seküler bir insan ahlaklı olabilir, ama öyle olmak zorunda da değildir. Eğer "ben sadece kendi çıkarımı düşünürüm, bunun için her şeyi yaparım" diye düşünürse, ona bunun yanlış olduğunu gösterecek bir "mutlak yol gösterici" yoktur. Dolayısıyla seküler bir insan için ahlaklı olmak, bir "tercih meselesi"dir.

Oysa dinlere, özellikle ilahi dinlere göre insanlar ahlaklı olmak zorundadır. Bir dindar "ne gerek var ahlaka" diyemez; böyle bir düşünce dindarlığın tanımına aykırı olur.

Dindarlığın kötü bir şey olduğunu düşünenler bu noktada söze "ama sahtekarlıklar yapan dindarlar var" diye girip, kendi deyimleriyle "hacı-hoca takımı"nın kınanası davranışlarına vurgu yapabilirler. Yapıyorlar da zaten. Ancak bu, dindarlığın ahlaksızlıkla çelişkili olduğu gerçeğini değiştirmez; sadece bazı insanların "sahte dindar" olduğunu gösterir. Bu ise bir sürpriz değildir; aksine Kuran'da da böyle insanlardan kınamayla söz edilir:

"İşte (şu) namaz kılanların vay haline! Ki onlar, namazlarında yanılgıdadırlar. Onlar gösteriş yapmaktadırlar. Ve 'ufacık bir yardımı (veya zekatı) da' engellemektedirler." (Maun Suresi, 4-7)

Öte yandan "sahte dindar" olmayan, ancak tutkularına yenik düştüğü için dini ahlakın gereklerini yerine getiremeyen pek çok dindarın varlığını da belirtmek gerek.

Bir de "seküler ahlak"ın iç mantığına bakalım... Dine inanmayan insanlar da ahlaki erdemler gösterebilir demiştim. Ancak bunu biraz açarsak, bu gibi insanların ahlaki kıstaslarının da aslında çoğu zaman din kaynaklı olduğu görülebilir: Bu kıstasları doğrudan dinden değil, dinin topluma sinmiş olan değerlerinden almaktadırlar. Sözgelimi hırsızlığın yanlış olduğu yaygın kabul gören bir ilkedir. Ama "neden yanlıştır" diye sorulur ve biraz eşilirse, bunda Tevrat'ın, İncil'in, Kuran'ın ve diğer kültürlerdeki dini geleneklerin izini bulmak zor olmayacaktır.

Peki kendisini hem dinden hem de dinle yakından ilişkili olan toplumsal normlardan sıyıran seküler bir insan, nasıl "ahlak" inşa edebilir? Bu soruya verilen cevap genellikle "sana yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapmama" kıstasıdır. Örneğin koyu Darwinist ve ateist Richard Dawkins'e göre, insan çalmamalıdır, çünkü çalarsa, bu davranışı normalleştirmiş olacak ve sonuçta bu bir gün kendisine geri dönecek, başkası da onun malını çalacaktır. Dawkins, bu "faydacı" mantık üzerine, rasyonel bir toplumsal ahlakın kurulabileceği iddiasındadır.

İyi ama bu durumda insanlar "ben çalmanın yanlış bir şey olduğunu savunayım, bu ahlakı toplumda yaygın kılayım, ama herkes saf saf buna uyarken kendim yolumu bulayım" diye düşünürse — ki dünyada ve ülkemizde böyle düşünenlerin sayısı giderek artmaktadır — bu da gayet rasyonel bir düşünce olmaz mı?

Bu soru, Dawkins'in tezini çıkmaza sokmaktadır...

Özetle, "seküler ahlak"a dair şu söylenebilir: Başta belirttiğim gibi seküler insanlar da gayet ahlaklı olabilirler. Ama sekülerizme dayalı ve gerçekçi bir ahlak teorisi pek mümkün gözükmemektedir.

Bu arada, bu vesileyle, tüm okurlara hayırlı bayramlar diliyorum....

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: November 7, 2005 12:38 AM

Okur Yorumları

(NOT: Yazılar üzerine yapılan yorumların sitede yer alması, bunların Mustafa Akyol tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına kesinlikle gelmez. Aksine, farklı ve karşıt görüşleri ifade eden yorumlar da kabul edilmektedir. Ancak saldırgan, düzeysiz veya konuyla ilgisiz yorumlar reddedilecektir. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, standart yorum kurallarını dikkate almanız önemle rica olunur.)

Dindışı ahlak olurmu üzerinde durulması gereken bir konu bence dindışı ahlak olamaz ama bunuda acıklayacağım bence bütün ahlaklı davtanışlarımız dinden gelmektedir şimdi ateizim diye bir şey yok ama ateist diye bir şey vardır ve ateistin ahlakıda ateizimden gelmez dinden gelir ve bu din onun kabuletmediği veya bilmediği bir din olabilir ama ateistin atalarından gelen bir dindir bu gün bu din olmayabilir ama bu din unutulmuşolabilir ama ahlaklılığınıo dine inananların dışında diğerlerinede aktarmıştır ve bunlar farkında olmayabilirler bi düşünelim ilk insanın yaratılışından beri din vardır ve dinler gelmiştir ve bunların ortak noktasınında ahlaklılık olduğunu kabuletmeyecek insan yoktur sanırım olsada bilgisinden şüphe ederim veya varsa lütfen ıspatlasınlar.

Yazan: nurettin bayhan Tarih: May 1, 2006 3:28 PM

Bence konunun 2 boyutu var:

1-Tüm insanlara yaratılıştan verilen ahlaki değerler.

Tüm insanlar yaratılırken genlerine temel vahyi bilgiler ve ahlak işlenmiştir zaten.İnsanoğlu bu yaratılışındaki temel değerlerle uyum içerisinde olur ve onlara ihanet etmezse zaten "gerçek ahlak"ı büyük ölçüde yaşayacaktır.Yok eğer programına ihanet ederse kendine yazık edenlerden olacaktır.

Bu yüzden hırsızlık,cinayet gibi şeylerin birer suç olduğunu anlar "normal", programıyla uyumlu insan.

Ve bu sayede Allah'a inanması ve şükretmesi gerektiğini en başından bilir ,programıyla uyum içerisinde olan insan.

Dikkat ederseniz çocukların hemen hepsi Allah'a-yaratıcıya inanırlar.Çünkü programlarıyla bağlantıları tazedir ve güçlüdür.İntihar vb. suçlar da çocuklar da çok az görülür.Çünkü kalpleri o kadar kararmamıştır daha.

Ve yine bu yüzden programlarına karşı gelip,sapıp,hırsızlık,cinayet,bozgunculuk,inkarcılık gibi suçları işleyenler "günahkar" ilan edilir ve yaptıklarından sorumlu tutulurlar.Yani sadece akıllarından dolayı değil,genlerine doğru-güzel olan şeyler işlendiği ve onlar buna uymadığı için de cezalandırılmaya hak kazanırlar.

32:9 Sonra onu biçimlendirip ona ruhundan üfledi. Size işitme ve görme yeteneği ile beyinler verdi; siz pek seyrek şükrediyorsunuz.

7:172 Rabbin, Adem oğullarının bellerinden soylarını çıkarırken onları kendi kendilerine tanık tutar: "Ben, Rabbiniz değil miyim?" "Evet, tanıklık ediyoruz," derler. Böylece diriliş günü, "Biz bundan habersizdik," diyemezsiniz.

Ama bunlar temel değerlerdir.Yoksa domuz etini yemeyeceksin şeklinde bir emir genlerimizde yoktur.Bu yüzden insanlar programlarına sahip çıksalar bile tek başına yeterli değildir.

2-İşte gelen kutsal kitaplarla bu vahiy ,emir ve yasaklar tamamlanır ve olay sağlam bir biçime oturur.

Ayetler sadece yaratılışımızdan eksik kalan ahlaki bilgileri içermez,aynı zamanda bu programamızdan saptıysak tekrar temel değerleri de hatırlatır ve düzeltme yoluna gider.

Hangi hayvanın etini yememeliyiz,hangi içecekleri içmemeliyiz,nasıl ibadet etmeliyiz tüm bu ayrıntıları da ayetlerden öğrendikten sonra artık yolumuz iyice açıktır.Ayrıca yaratılışla-evrenle ilgili bilgilerden,ahirette olacaklara kadar çeşitli gerekli bilgilerimizi kitaptan alırız.

Zenginlik iyi midir?Bireysellik güzel midir vs. tüm felsefi gerçeklere de son noktayı yine ayetler sayesinde koyabiliriz.(tabii yalnızca ayetler,hadissiz,rivayetsiz-masalsız :) )

Bir de son olarak şuna değinmek istiyorum.İnsanlar tarafından zannediliyor ki eğer ayetler olmasaydı insanlar serbestliğe yöneleceklerdi.Aslında toplamda durum bunun tam tersidir.insanoğlu kendini sınırlama ve güzellikleri yasaklama eğilimi içindedir.Örneğin ateist bir komunist zenginliği,bireyselliği vs. kendine haram kılmakta.yine bir materyalist cinselliğin sadece çocuk dünyaya getirme hedefinde(evrim) olması gerektiğini,bunun dışındaki cinsel birlikteliğin sapkınlık olduğunu savunabiliyor.Yine insanlar kendi uydurdukları felsefe ve dinlerle de birçok helali haram kılmaya kalkıyor.Yani insanlarda haramı helal ilan etme zalimliği kadar,helali haram ilan etme zalimliği de var.

İşte tüm bunlardan hem yaratılışımızla hem de Kuran'la uyum içerisinde yaşayarak kurtulabilir ve gerçek ahlaka,güzel yaşantıya kavuşabiliriz.

Selam ve sevgiler.

Yazan: Emre_1974tr Tarih: August 11, 2006 12:28 AM

ahlaklı olmak: nekadar genel bir tarif içersede, hakikati yardılış benliğimizde bulunmaktadır.
ne kadar imansız da olsak ahlakın, cüzi içeriğine sahibiz.yani bu demek değildirki din dışı ahlak olamaz.olur ama nasıl olur çürümüş bir koca bedenin sadece yok olmaya amade olan kılların gibidir.
reel ahlak, sadece din ile bakiliğini süreğen kılar.tüm inanlara selam olsun.

Yazan: Ruzgar Tarih: October 11, 2006 3:43 AM

Kuran-ı Kerim deki ahlak şüphesiz güzel ahlaktır.

ancak;

İyi ama bu durumda insanlar "ben çalmanın yanlış bir şey olduğunu savunayım, bu ahlakı toplumda yaygın kılayım, ama herkes saf saf buna uyarken kendim yolumu bulayım" diye düşünürse varsayımınıza katılamıyacağım

ahlak sadece dinin tekelinde değildir yani ahlakı sadece dinle sınırlı görmek hata olur.ahlak tüm insanlığın oluşumuna katkıda bulunduğu(iyi veya kötü yönde) evrensel bir değerdir ve de herhangi bir dinle tamamen bağdaştırılması başka ahlak yok demek yanlıştır!

Yazan: hackhell Tarih: January 30, 2007 1:22 AM

'bir insan öldürmenin onun en degerli olan hakkini, yasam hakkkini almak olarak kabul edilemezligini' seküler bir ahlakla
savunmak mantiksiz geliyorsa, din adina binlerce yildir alinmis canlari hangi mantik eksenine oturttunuz merak ettim.

dinler 'ahlakli' olmayi buyurur ama kime hizmet edecek bir ahlaktir bu, söz gelimi 'münafiklari buldugunuz yerde öldürün' demek
ne cesit bir 'ahlaki' sablondur?
ahlaktan anladigimiz 'iffet' ne sekilde kadinlari erkegin
mülkiyeti altinda tutmaya programlanmistir?
nedir bu ahlak acaba?
ahlak dedigin gercekten bir kaygan zemin...

Yazan: snowqueen Tarih: April 27, 2007 11:11 AM

Bir inanca sahip olmayan insanlar için seküler ahlaktan söz edilebilir.Onlar kendi vicdani ölçülerine göre ahlak kurallarını oluştururlar.Düşünürlerin bile ahlak konusunda farklı görüşlere sahip olduğunu düşünürsek, bu yöntemin pek güvenilir olmadığını anlarız.Bu bakımdan herkese hitap eden ,akla uygun ahlak kurallarının "Üstün bir varlık" tarafından oluşturulması gerekmektedir.

Yazan: emineeee Tarih: July 6, 2007 2:26 PM

Dostoyevski demis ki:

"Tanri yoksa her sey mubahtir"

Ve bati nerdeyse yuz elli yildir bunu tartisiyor cikis yolu ariyor.

Evet, her sey oznelligin uzerine konusulursa, insan sayisinca kistas olacak, ahlaktan soz edilemeyecek. Ahlak sadece uzerinde duramayacaginiz kaygan zemin oluverecek.

Dawkins fena halde yaniliyor, prisoners dilemmayi duymamis olmasi imkansiz. Kendi dedigi sekilde olsa, herkes mutlaka calacaktir bir sekilde, zira kimse calmaz, sen calarsan karlisin. Sen calmazsan da calmak karli oldugu icin baskasi senden calacak. O halde calmak her halukarda karli olacak.

Yani ahlaktan soz edilecekse, Allah'tan da soz etmek zorundayiz.

Sekuler ahlaktan bahsedenlere guluyorum. Cunku samimi degiller. En azindan anarsistler daha samimi, onlar hic bir otoriteyi de, ahlak normunu da kabul etmiyorlar.

Sayin snowqueen, ortaya attiginiz "Turan Dursunvari", kafalarimizi karistiran, inancimizi sarsan ve sorgulatan muthis orjinal sorularinizin cevabi yuz milyon kere verilmistir herhalde. Iki ihtimal var
1- Ya hic duymadiniz cevaplari, hakikaten samimisiniz, o zaman kucuk bir arastirma yapin derim, hemen ulasirsiniz cevaplara. Ipucu, Googlea Islam, ethics, ahlak falan yazin.
2- Ya da cevaplari duydunuz, ama provoke etmek hosunuza gidiyor insanlari. O zaman da zaten cevap vermeye gerek yok.

Iyi gunler dilerim

Yazan: muhalifsirin Tarih: July 12, 2007 12:31 PM

Merhaba Mustafa Bey,

yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum. Öncelikle; her ne olursa olsun, amacının saflığı konusunda samimi olduğunu düşündüğüm çalışmalarınız ve emekleriniz için teşekkür ederim. İnsanca tartışmanın güzelliği ve erdemi herkesi sarar umarım.

Gelelim bu yazınızı okurken zihnimde oluşan soruya;

" İyi ama bu durumda insanlar "ben çalmanın yanlış bir şey olduğunu savunayım, bu ahlakı toplumda yaygın kılayım, ama herkes saf saf buna uyarken kendim yolumu bulayım" diye düşünürse — ki dünyada ve ülkemizde böyle düşünenlerin sayısı giderek artmaktadır — bu da gayet rasyonel bir düşünce olmaz mı?" diyorsunuz.

Bence bu rasyonel bir düşünce olmaz. Çünkü;

Böyle düşünen bir insan kendisi ile şöyle konuşur; "Ama herkes ""ben çalmanın yanlış bir şey olduğunu savunayım, herkes buna uyarken yolumu bulayım"" der ise, bu durumda benim çaldığımı benden çalarlar, o zaman faydacı ve rasyonel bir düşünce değilmiş bu, yapmamam yararıma olur.".

Asıl bu düşünce rasyonel olmaz mı? Dawkins'i savunmuyorum, meseleye sadece mantığımla bakıyorum. Burada Dawkins'in tezi açmaza girmiyor aksine, önermenizin rasyonel olmadığı sonucuna ulaşıyorum.

Ayrıca; böyle düşünen insanların giderek artması da, onların rasyonel düşündükleri ya da düşünmedikleri hakkında bir fikir verir mi?

Düşüncelerim mantık hatalı olabilir, mantıklı da olabilir. Bir cevap ya da bakış açısı konuyu aydınlatabilir.

Saygı ve sevgilerimle...

Yazan: Özgür Tarih: November 29, 2007 4:46 AM

Yorum Ekleyin...





(you may use HTML tags for style)