« ABD, Akıllı Tasarım'ı Tartışıyor | Ana Sayfa | Agnostik Aklın İlkeleri Üzerine... »
October 20, 2005
Bir Ateistin Yanılgıları
Sitenin düzenli okurlarından Ataman Ertuğrul, son günlerde eklediği bir dizi uzun yorumla Allah inancına ve ilahi dinlere karşı bazı itirazlar dile getirdi. İtirazların üslubu ve tarzı pek hoş olmasa da, içeriği nedeniyle Sayın Ertuğrul'a teşekkür ediyorum. Çünkü bu içeriği oluşturan klasik ateist argümanlar ile, gerçekte "ateist aklın" ne gibi yanılgılar, yargı bozuklukları ve çarpıtmalara dayandığını bizlere bir kez daha göstermiş oldu.
Gelin, Sayın Ertuğrul'un sitenin çeşitli sayfalarında yer alan yorumları üzerine birlikte düşünelim ve ateist aklın sorunlarını birlikte görelim.
Boşlukların Tanrısı?
Ateistlerin dine karşı olan itirazlarının çoğu, Allah'ın varlığını kabul etmeyişlerinin doğal bir sonucudur. Dolayısıyla ilk sorgulanması gereken, ateizmdir.
Bu inanca sahip olan insanların çoğunun zihninde ise, "insanların ilahi güçler atfettikleri olguların zamanla bilim tarafından açıklanması" şablonu vardır. Sayın Ertuğrul bunu şöyle ifade etmiş:
Mistizm ve genel olarak din, her zaman bilimin ışığının henüz ulaşmadığı kuytulara sığınır; bilimin ışığı üzerine düştüğünde de sığınacak baska bir kuytu bulur.
Bu argüman İngilizce'de "God of the gaps" (Boşlukların Tanrısı) diye bilinir. Argümana göre, insanlar bilim yoluyla açıklayamadıkları, yani "boşlukta" kalan doğa olayları için "tanrının işi" demekte, ancak bilim ilerledikçe boşluklar dolmaktadır. Bilim bir gün her şeyi açıklayacak, böylece hiç boşluk kalmayacak, ateizm tam egemen olacaktır.
Ancak bu argüman iki yönden yanlıştır.
Birincisi, bilimin bir olguyu doğa olayları ile açıklaması, aslında o olgunun ilahi bir niteliği olmadığını göstermez. Örneğin cisimleri yere düşüren "yerçekimi"ni ele alalım. "God of the gaps" argümanına göre eskiden insanların "tanrının cisimleri yere çekme kanunu" gibi bir isim verdiği bu güce bilim "yerçekimi" demiş, böylece "boşluğu doldurmuştur." Oysa gerçekte burada yapılan sadece bir "isim değişikliği"dir. Aradaki fark, yerçekiminin seküler bir terim olmasıdır. Böyle bir gücün neden var olduğu sorusu ise felsenin alanına girer ve buradan hala teolojik (ilahiyata dayalı) bir yorum yapılabilir.
Dahası bir de neden yerçekiminin tam da mevcut değerinde olduğunu düşünmek gerekir: Yerçekimi daha kuvvetli veya daha zayıf olabilecek iken, neden mevcut şiddetindedir? Farklı şiddette olsa, evren farklı bir yer olur muydu? Bu, bilim dünyasında son 30 yıldır araştırılan bir konudur ve araştırmayı yürüten bilim adamları çok ilginç bir sonuca varmışlardır. Sadece yerçekimi değil, evrendeki tüm fiziksel güçler, dahası elementlerin kimyasal özellikleri, insan yaşamı için olması gereken en ideal değerdedir. "Anthropic Principle" olarak bilinen ve çoğu bilim adamının ateizme karşı güçlü bir argüman saydığı bu önemli bilimsel görüşü, Gerçeğin Peşinden Gitmek [Murat Belge ve Kopernik] başlıklı yazımda biraz daha açmıştım.
Bu nedenledir ki, eğer evrendeki tüm olgular için fiziksel açıklamalar bulunsa bile, aslında teizmin (Allah'ın varlığı görüşünün) rasyonel kanıtları ortadan kaldırılmış olmaz.
"God of the gaps" argümanının ikinci hatası ise, doğanın sadece işleyişinin değil, kökeninin de doğal etkenlerle açıklanabileceğine dair, erken ve son derece dayanaksız bir öngörüyle yola çıkmasıdır. Bir başka deyişle, bu argümanın sahipleri, evrenin ve canlıların nasıl ortaya çıktığı sorusunun, doğal etkenlerle cevaplanabileceğine, ortada böyle bir kanıt olmamasına rağmen inanmaktadırlar.
Eğer canlılık hakkındaki bilgimiz arttıkça, onun doğal etkenlere indirgenebilir olduğu yönündeki veriler de artsaydı, o zaman "God of the gaps" argümanının bu ikinci yönünü inandırıcı bulabilirdik. Oysa son 100 yıldır olan, bunun tam tersidir. Canlılık hakkındaki bilgimiz arttıkça, onun daha önceden hayal bile edilmeyecek kadar kompleks olduğunu ve bu kompleksliğin doğal süreçler ve rastlantılar ile üretilmiş olamayacağını görüyoruz. Zaten Akıllı Tasarım teorisi de bunu gösteriyor ve bu nedenle bilim dünyasında giderek güçleniyor. Teorinin önde gelen kuramcıların Michael Behe ısrarla "bu teori, bilmediklerimize değil, bildiklerimize, hücrenin içinde son 30 yıldır keşfettiklerimize dayanıyor" der.
Dolayısıyla bilim canlılığı inceledikçe "boşluklar" küçülmemekte, aksine büyümektedir.
Özetle, bir Yaratıcı'nın varlığını kabul etmenin, bir "God of the Gaps" argümanı olduğu şeklindeki klasik ateist görüş, bilimsel yönden dayanaksızdır. Bu görüşe inanılabilir tabi; ama dayağı bilim değil, bilimden bağımsız bir dogma olarak ateizmdir.
Ruha Materyalist Bakış
Ataman Ertuğrul'un yazdıkları, kendisinin sözkonusu ateizme kararlı bir şekilde inandığını, "iman ettiğini" gösteriyor. İnançlar serbest tabi.... Ama Sayın Ertuğrul'un inanmakla kalmayıp başka bir şey daha yapıyor: İnandığı dogmayı, hakikatin kendisi gibi gösteriyor. Sonra da buna dayalı "ahkam kesme" işine giriyor.
İşte din hakkında yaptığı yorumların çoğu, bu şekilde işleyen bir mantığa dayalı. Materyalizme (sadece maddenin varlığına) ilk baştan iman ettiği için, madde-ötesi her şey, onun gözünde zaten bir hayal. Başka türlü olması mümkün değil. Örneğin ruh meselesini tartışmaya şöyle girmiş:
Bir ruhun varlığı saçma bir varsayımdır. Ölmez bir ruhun varlığı daha saçma bir varsayımdır.
Neden saçma bir varsayım? Çünkü materyalizm öyle söylüyor... Peki ama Sayın Ertuğrul gibi materyalizme baştan iman etmiş olanlar değil de objektif düşünen insanlar üstteki iddiayı neden kabul etsin?
Bu konuda bir-iki argüman önü sürmüş Sayın Ertuğrul. Ruh ile madde arasındaki ilişkinin açıklanamaz olduğunu söylemiş — ki bu doğru — ama bu, ruhun var olmadığını göstermiyor.
Bir de şöyle demiş: "Ben ruhumu görmüyorum, ben ancak cismimi biliyorum ve hissediyorum."
Bunun üzerine şu soru sorulabilir: "İyi ama, cisminizi gören ve hisseden 'SİZ' kimsiniz?"
Teolog-yazar C.S.Lewis'in ünlü bir sözü vardır; "sizin bir ruhunuz yok, siz zaten ruhsunuz. Bedeniniz var" diye... Acaba gerçeğin tarifi böyle olmasın?....
Sayın Ertuğrul buna elbette itiraz edecektir — çünkü bu materyalizme aykırıdır. Materyalizm, bilincin insan beyninin bir fonksiyonu olduğunu ileri sürer. Öne sürmek kolay tabi, ama bunun inanılır kılınması için, bilincin beyne indirgenebilirliğini göstermek gerek. Oysa bilinç sorununu araştıran bilim adamları bunu yapamıyorlar. Beyinde görme merkezi, işitme merkezi, dokunma merkezi gibi parçalar var; ama bunlarda yapılan, duyu organlarından gelen bilgilerin analiz edilmesinden ibaret. Mesela görüntü merkezi, gözden gelen sinyalleri alıp birleştiriyor. Ama görüntü merkezi "görmüyor" ki... Video kameradan gelen sinyalleri kaydeden bir "recorder"ın bunları "görmüyor" oluşu gibi...
Gören, duyan, düşünen varlığın, yani bilincin ise beyinde bir adresi bulunabilmiş değil. Bu adresin pek ala "ruh" olabileceğini düşünen bilim adamları da var. (Örneğin Jeffrey Schwartz )
Bilinci açıklamak için materyalist çabalar da sürüyor elbette. Ama ortada bir sonuç yok. Durum bu iken Sayın Ertuğrul'un "ruhun varlığı saçma bir varsayımdır" diye "ahkam kesmesi", bir gerçeğin değil sadece kendi dogmatik inançlarının ifadesi.
Ahirete Dair
Sayın Ertuğrul, materyalizmi temel alan çıkarımlarını ahiret konusunda da sürdürmüş. "Bir cennet, bir ahiret umudu hayaldir, hayal ürününden başka bir şey değildir" demiş örneğin.
Peki nasıl emin olabiliyor hayal olduğuna? Oraya gidip gördü, öyle bir şeyin olmadığını tespit etti ve "evet bunlar hayalmiş" mi dedi? Yani bu bilimsel bir iddia mı?
Elbette hayır. Ahiretin var olmadığında ısrar etmenin bilimsel bir dayanağı yok. Bu bilimin alanına girmiyor çünkü. Bu konudaki ısrarın tek dayanağı ise, materyalist felsefe.
Gerçekte ahiret ve cennet bir "vaad"dir. Bunun hayal olduğunu ispat etmek de, gerçek olduğunu ispat etmek de mümkün değildir. Eğer bir insan Allah'ı kabul ediyor ve İlahi dinlerin de O'nun vahyine dayandığına kanaat getiriyorsa, ahirete de inanabilir. Hiç kimsenin de buna "hayale inanıyorsunuz" deme hakkı yok; sadece "ben inanmıyorum" diyebilir. Sayın Ertuğrul da bunu demiş durumda sadece.
Dinler ve Tarih
Sayın Ataman'ın ilahi dinler aleyhindeki argümanlarının önemli bir bölümü, tarihle ilgili. Dinlerin tarih içinde politik ve sosyolojik şartlara göre yayıldığını anlatıyor. Bu ise, elbette, büyük bir sır değil ve buna itiraz eden de yok. Ancak sayın Ataman'ın bu gerçekten yola çıkarak yaptığı yorumlar yanlış.
Bu yorumlardan ilki, dinler tarih içinde çeşitli şartlar uyarınca yayıldıklarına göre, her insanın dine eşit biçimde ulaşma şansının olmadığı ve bunun bir adaletsizlik oluşturduğu yönünde. Eğer insanlar sorumluluk yönünden de eşit olsalardı, Sayın Ataman'ın yorumu ciddiye alınabilirdi. Oysa başta İslam olmak üzere, ilahi dinler, insanların sorumluluk yönünden eşit olmadığını, kendilerine ulaşan dini mesajdan sorumlu tutulacaklarını, ulaşmayan bir mesajdan ise sorumlu tutulmayacaklarını açıkça bildiriyor.
Örneğin Kuran'daki "Senin Rabbin, 'ana yerleşim merkezlerine' onlara ayetlerimizi okuyan bir elçi göndermedikçe şehirleri yıkıma uğratıcı değildir" (28/59) ayeti, bir peygamberle muhatap olmayan toplumların cezalandırılmayacağını bildiriyor. Öte yandan yine Kuran'da, cehenneme giden insanlara "Size bir uyarıcı gelmedi mi?" dendiğini onların ise "Bize gerçekten bir uyarıcı geldi, fakat biz yalanladık" cevabını verdikleri bildiriliyor. (67/8)
Dolayısıyla ilahi dinlerle muhatap olmamış veya doğru şekilde muhatap olmamış veya bunların çağrısı üzerinde düşünme fırsatı bulmamış insanların, bu dinlere tabi olmakla sorumlu olmadıkları sonucuna varılabilir. Sorumlulukları, çok daha genel ahlaki kıstaslarla sınırlı olabilir. Elbette bu ilahi bir karardır — ve en doğrusunu Allah bilir — ancak Kuran'daki bilgilerden böyle bir tahminde bulunabiliriz.
Sayın Ataman'ın dinler hakkında ikinci yanılgısı ise, şu cümlelerde kendini belli ediyor:
Hükümet yönetenler, işbaşında bulunanlar, sürekli olarak kavimlerin dinlerini tayin ederler. Gerçek din hiçbir zaman hükümdarın dininden başka bir din değildir. Gerçek Allah, ibadet edilmesini hükümdarın istediği Allah'tır. Rahiplerin hükümdarı yöneten arzusu, Allah'ın arzusu olur.
Burada, Marksist düşünceden de tanıdığımız "din iktidar aracıdır" söyleminin bir versiyonu var. Oysa Ataman'ın kafasındaki bu şablon gerçeklere uymuyor: Tarih, dini yönlendiren iktidarlarla dolu olduğu gibi, din adına iktidarlara başkaldıran dindarla da dolu. İnançlarından dönmedikleri için türlü işkencelere, katliamlara, baskılara maruz kalan böyle dindarların Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam tarihinde sayısız örneği var.
"Kötülük Sorunu" Hakkındaki Yanılgılar
Sayın Ertuğrul yorumlarında bir de "kötülük sorunu" üzerinde fikir yürütmüş. Özetle, "evreni ve yaşamı Allah yarattı ise, neden kötülük var" diyor. Aslında daha bunun gibi pek çok konuda "eğer Allah yarattı ise neden böyle" diye itiraz ediyor. Buradan ise, tahmin edilebileceği gibi, ateizme varıyor.
Oysa bu varışta, yanlış bir mantık örgüsü var. Biz bir Yaratıcı'nın varlığını evrendeki ve yaşamdaki tasarımdan anlıyor isek — ki anlıyoruz — bunların içinde yer alan ve bize yanlış gibi gelen unsurlardan yola çıkarak, "aa hayır, meğer bir Yaratıcı yokmuş" diyemeyiz.
Bunu bir örnekle açıklayalım: Issız bir adaya düşüp orada bir kitap bulduğunuzu düşünelim. Bir bakıyorsunuz bu kitap gayet karmaşık, girift bir roman. Romanı okuyup bitirdiğinizde, içindeki bazı unsurları anlaşılamaz veya çelişkili buluyorsunuz. Bunun üzerine "ilk başta bu romanın bir yazarı olduğunu sanmıştım, ama şimdi içindeki bu sorunlar nedeniyle ortada bir yazar olmadığı, romanın matbaadaki harflerin tesadüfen yanyana gelmesiyle ortaya çıktığı sonucuna varıyorum" diyebilir misiniz?
Böyle bir yorum elbette saçma olur. Romanın tam olarak anlaşılabilirliği ayrı bir mesele, bir yazar tarafından yazıldığı gerçeği ayrı bir meseledir.
Sayın Ertuğrul ise aynı saçma yorumu evrene ve yaşama uyguluyor. "Kötülük sorunu"ndan ateizme varıyor.
Oysa İslami yönden "kötülük sorunu"nun onun hiç göz önüne almadığı açıklamaları var. Kuran'a göre dünyanın kötülüklerden arınmış, mükemmel bir yer olması gerekmez. Aksine dünya kasten "sorunlu"dur ki, insanlar buraya hırsla bağlanmasın. Kuran'da insanların başına gelen kötülüklerin (cinayetlerin, işkencelerin, tecavüzlerin) Allah tarafından bu dünyada engelleneceği de söylenmez; bunun sorumlularının ve mağdurlarının ahirette (olumsuz ve olumlu) karşılık göreceği bildirilir. Sayın Ataman ahirete inanmadığı için bu açıklamayı tatmin edici bulmuyor elbete. Ama bu onun sorunu... İslam'ın "kötülük sorununa" bir cevabı var.
Meselenin bir de ilginç bir yönü daha var: Sayın Ertuğrul "kötülük sorunu" üzerinden ilahi dinlere saldırırken, materyalizmin "iyilik sorunu"ndan hiç söz etmiyor.
"İyilik sorunu" şu: Materyalizmin canlılığı açıklama yöntemi olan rastlantısal evrim teorisi ve onun en gelişmiş biçimi olan Darwinizm, yaşamın "yaşam mücadelesi" ile ortaya çıktığını ileri sürüyor. Bu mücadele, her bireyin bencil bir yaşam savaşı sürdüğünü öngörüyor. Dahası, böyle olmayan davranışların da "hayatta kalma değeri" taşımadığı için elenmesi gerekiyor. Çünkü eğer bir canlı fedakarlık yapıp kendini tehlikeye atıyorsa, aldığı risk yüzünden yaşama şansı azalıyor. Yani fedakarlık bir "aptallık". Öyle olduğu için de elenmesi gerekli.
Eğer bu teori doğru olsaydı, bugün hiç bir fedakar insan davranışı görmememiz gerekirdi; çünkü hepsi çoktan elenmiş olmalıydı. Oysa insanlık hayranlık verici fedakarlık örnekleriyle dolu. Yaşamını sadece başka insanlara iyilik yapmaya adayan hayırseverler, doktorlar, hemşireler, eğitimciler, din adamları vs. var. Ve bunların gösterdiği samimi "iyilik", Darwinizm ile açıklanamayan bir problem.
Kuran Hakkındaki Cehalet
Görünen o ki, Sayın Ertuğrul'un din hakkındaki önyargıları ile bilgisizliği, birbirini körüklüyor. Kuran ve Hz. Muhammed hakkındaki şu sözleri, bunun kanıtı:
[Allah] Kur'an ayetleriyle peygamberinin 40 yaşından itibaren ölümüne kadar gecen sürede bir dediğini iki etmemiş. Her şeyi Muhammed'in gönlüne göre vermiş.
Elbette bu alaycı sözlerle ima edilmek istenen, peygamberin Kuran'ı kendi isteklerine uygun bir biçimde yazdığı iddiası.
Oysa Kuran'da, bu kitabın hiç de peygamberin "gönlüne" göre sayılamayacak önemli hükümler vardır. Öncelikle çeşitli ayetlerde peygamber eleştirilir. Peygamberin, dini öğrenmek için kendisine gelen kör bir insana önem vermemesi, Abese Suresi'nde sert bir biçimde uyarılmıştır. Savaşla ilgili bir ayette, "Allah seni affetsin; doğru söyleyenler sana açıkça belli oluncaya ve yalancıları da öğreninceye kadar niye onlara izin verdin?" (9/43) denir. Diğer müslümanlardan ayrı olarak peygamberin üzerine farz kılanan özel gece ibadetleri (73/1-4) vardır.
Öte yandan ateistlerin sık dile getirdikleri bir konu olan peygamber evlilikleri konusunda, "bundan sonra (başka) kadınlar ve bunları başka eşlerle değiştirmek -güzellikleri senin hoşuna gitse bile- sana helal olmaz (33/52) ayeti, peygambere hiç de "gönlüne göre" olmayan bir sınır getirir.
Elbettte, tüm bunların yanında, peygamberin; gayet zengin ve itibarlı bir tüccar iken, 40 yaşından sonra, her türlü hakaret, saldırı, fakirlik ve ölüm tehlikesini getirecek bir "dava"ya adım atmış olması vardır. Buna adım atarken de, vahiy almasına karşın, ilk başta çekinceli davranmış, korkmuş ve bu yüzden "Ey bürünüp örtünen, kalk (ve) bundan böyle uyar" (74/1-2) diye ikaz edilmiştir.
Elbette bir ateist, Allah'ın varlığını baştan reddettiği için, peygamberin mücadelesini de ilahi olmayan bir amaç ve kaynağa bağlamaya çalışacak, bunun için argümanlar geliştirecektir. Ancak meseleye ateist bir önyargıyla değil de objektif bakan herkes, Kuran'ın "peygamberin gönlüne" değil, onun kişisel istek ve zaaflarını çok aşan bir amaca hizmet ettiğini görebilir.
Psikoloji Sorunu
Sayın Ertuğrul'un bir de Allah'ın tabiatı hakkında yorumları var. Bunlara girmiyorum, çünkü bir ateistin zaten inanmadığı Allah hakkında ürettiği spekülasyonlardan ibaret. Tek bir örnek vermekle yetineyim. Şöyle demiş:
Benim lehimde ancak pek az bir şey yapmak isteyen zatın "sonsuz kudret"i kaç para eder? Benim mutluluğuma karşı ilgisiz olan bir zatın iyiliği, sonsuz büyüklüğü nerede? Bana sonsuz bir iyilik yapabileceği halde sınırlı bir iyilik bile yapmak istemeyen bir zatın teveccühü benim neme yarar?
Ataman Ertuğrul bu bu soruları sorabiliyor, çünkü var. Varlığı da, aklı da, Allah'ın yaratması sayesinde. Dolayısıyla Allah ona karşı "ilgisiz" değil, aksine onu yoktan var etmiş. Her şeyini O'na borçlu.
Ama tabi Sayın Ertuğrul bu yaratılışı kabul etmiyor, materyalist bir evrime inanıyor. Dolayısıyla sonuçta mesele dönüp-dolaşıp "nasıl var olduk" soruya geliyor. Onun için diyorum, bir ateistin zaten inanmadığı Allah hakkında ürettiği spekülasyonlara girmeyeceğim, diye.
Ancak başka bir şey söyleyeyim: Ertuğrul'un üstteki ve buna benzeri sözleri, inanan insanların perspektifiyle oldukça "küstah" laflar. Normalde böyle bir üslubu onaylayıp sitede yayınlamazdım. Bu kez onayladım ki, Sayın Ertuğrul'un ve onun gibi düşünen ateistlerin nasıl bir psikoloji içinde oldukları görülsün. Çünkü aslında ateizmde, materyalist teoriler gibi rasyonel argümanların yanında, psikolojinin de büyük etkisi var. Bazen din ve dindarlar hakkında yaşanmış bazı kötü tecrübelerin anısı, insanları ateizme yöneltiyor. Örneğin Ahmet Altan'ın daha önce dikkat çektiğim "Cami ışıklarına bakan çocuk..." başlıklı yazısında, Altan'ın ateizme savrulmasında itici bir profil çizen bir din dersi öğretmeninin rolü olduğunu görebiliyoruz. Ama yine de Sayın Altan dine ve dindarlara karşı saygılı, ölçülü, "beyefendi" bir üslup geliştirebilmiş.
Ataman Ertuğrul'un bu "beyefendiliği" başaramamış olmasının nedeni nedir, diye sorulabilir. Kendisinin yaşamını bilmediğim için psikolojik durumu hakkında da bir yorumda bulunamıyorum elbette. Ancak Allah ve din kavramlarına karşı gösterdiği katı reddiyeciliğin ve onun altında hissedilen nefretin duygusal nedenlerini bence bir düşünmeli. Şimdilik kendisine daha az duygusallık, daha çok akıl ve objektiflik önermekten başka yapabilecek bir şey yok.
Bir de şunu söylemek gerek: Eğer öldükten sonra gideceği yerin girişinde kendisine "size bir uyarıcı gelmedi mi" diye sorularsa, "hayır" deme şansı giderek azalıyor.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: October 20, 2005 1:47 PM




yazinizi okudum okuduktan sonra lisede gordugum tarih dersinin ne kadar kadarisik oldugunu simdi anliyorum,,,
tarihimiz hep kahramanliktan bahsediyor hep osmanli ve turklerden bahsediyor diyebilirim,,,
gelelim simdi yaklasik bir asir sonrasina hala turkiyede irkcilik ve milliyetcilik cok yaygin ve kurtlerin hic bir kahramanligi yok turkiyede,,
ben burdan turkiyedeki kurtlere seslenmek istiyorum geleceginizi siz kurmazsaniz gelecek diye bir seyiniz olmaz kurt devleti kurulsa bile cok calisarak elinizde ne varsa onun kiymetini bilerek butun bunlari asabiliriz,,
turkiye cumhuriyetinin kendine yarari yok diyebilirim ben,, cunku ben bir dogu cocugu olarak simdi kanada ve amerikada yasiyorum,,kanadada albertandan cikan bir damla petrol baska eyaletlerin yararina kullanilmiyor,,
simdi %12 turkiyenin petrolunu karsilayan patman petrolunun ve diyarbakirdan cikan yeralti kaynaklarinin parasi doguda kac tane cocugun gelecegi icin kullanildigini merak ediyorum ben,,
doguda insanlarin ne cekilde yasadiklari gozler onunda batiya goc etmelerinin ardida gozler onunde onun icin diyorum ben dil sorununu dusunmeksin biz dogu insani olrak kendi topraklarimizi gelistirsek kendi yer alti kaynaklarimizin gelirini okullarimiz icin ve cocuklarimizin gelecegi icin cikarsak ve sunuda unutmayalimki turkiye cumhuriyetide biliyor silopinin bir petrol denizi uzerinde kuruldugunu,, benim deginmek istedigim konu su yer alti kaynaklarimizi kullanip daglarimizi yesil bir devire koysak cocuklarimiz icin bir gelecek saglamis oluruz ve turkiye cumhuriyetinden hic bir sey beklemeksizin kendi gelecegimizi istedigimiz sekilde kontrol altina alabiliriz,, unutmayinizki dogu ve guneydogu bolgesinin yer yapimi isvicreden farksiz bir alan,,
ve isvicrenin ne oldugu gozler onunde bugun,
tessekkuler
alberta-canada
Yazan: melek Tarih: February 7, 2006 8:47 PM
süper yazılar okuyunca geçmişimiz önümüzden geçiyoor saygalarla sanaççı gülben ergen
Yazan: gülben Tarih: February 20, 2006 6:30 PM
selam öncelikle böyle bir yazı yazdığın için teşekür ederim size şöyle bir soru soracağım lozanda ismet paşanın kabul ettiği kürtleri sonradan neden yok saymaya kalkıp dillerini yasaklatıp ilkokula giden bir çocuğa andımızı okuttunuz**********
Yazan: sezer Tarih: February 22, 2006 1:51 PM
Osmanlı imparatorluğu döneminde, İstanbul'da Kapalıçarşı'nın yanında alelade bir dükkan...
Sabah namazını kılan bir adam dükkana girerek, raftaki bir malı gösteriyor:
-Şunu istiyorum diyor.
Lakin dükkanın sahibi:
-O satılık değil cevabını veriyor.
Adam:
-Nasıl olur kardeşim dükkanını açmışsın, bunu rafa koymuşsun, ben de gelmişim, buna ihtiyacım var.
Sana paranı veriyorum, bu malı ver diyorum, neden vermiyorsun?"
Neden vermediğimi söyleyeyim diyor dükkan sahibi:
- Bak, şu karşıda bir dükkan var ya!
- Evet var.
- O dükkana gidersen, bu malın aynısı orada da var. Ondan al.
Adam:
-İyi de ben buradan almak istedim, neden oradan alayım ki?
- Çünkü ben siftahımı yaptım; ama o kardeşim daha siftahını yapamadı...
Kıssadan hisse diyor ve geçiyorum....
Yazan: Kaptan_Magara_adami Tarih: March 1, 2006 11:39 AM
ne zaman baris goreceyiz bu kurtler ve turkler nezaman barisacak.. neyi alip vermiyorlar anlamiyorum.. her iki taraf da musluman.. her iki tarafta insan.. daha ney istiyoruz ?? neden baris dostluk kardeeslik yokda cogumlukla dusmanlik goruyoruz.. ?
imza didem surensoy.
Yazan: didem Tarih: March 1, 2006 2:01 PM
ben bursada yasayan bır ınsanım herseyden once
gel gelelım osmanlının turk olup olmamasına ummetcılık anlayısı vardı bu osmanlıda turkluk yoktu turkıyede kurul mussa ıllakı turk mu olacak dılden anlasılıyor zaten osmanlı dılı farsca arapca ve kurtce dıllerınden olussmus yapma bır dıldı yıkılınca kayboldu gıttı mılıyet gazetesının arastırmaları var gen arastırması turklerın anadoluya gelıp kayboldukları bılımsel olarak acıklandı cevremıze baktıgımızda zaten lazı cerkezı kurdu turkmenı macarı azerıye turk dıyorlar nebu turkluk melezlık mı dınımızde zaten ırkını ınkar etme yoktur bunu gurcu laz ....olupta turkum dıyenlere dıyorum kurtlerın dılı bugunku turkceden kat kat zengın zaten turkcede f h c ıle baslayan kelıme yok ıkı seslı harf yan yana olmuyor buyuk unlu uyumuna uymazsa zaten o kelıme turkce degıl meb bakanı kendısı soyledı ne kadar fakır bır dıl oldugunu dedı ki eger yabancı kelımelerı cıkarırsak topu topu 10 000 kelime kalır dedi onlarlada anlasamayız dedı zaten yuzde 90 nı yabancı oldugu hep soylenıyor hep yapma bır tarıh var turk olmayan devletlere turk denılıyor ornegın eyyubıler 2000 yılında tıme dergısınde selahaddın eyyubı ıcın kurdısh commander dıye hıtap edıldı ve kendısı zaten xelıkan asıretınden www.xelkedondurma.com ve mizgin.net haydar-isik.com emkine.dk yekbun.com a gırersenız gorursunuz turklugun devamı zaten kurtlugu ınkara baglı devam etmesı yıllardır yok etmeye calısıyorlar yapamadılar yapamayacaklar yavuz bıle yapamadı o guclu osmanlısıyla sımdı bu basıt t.c devede tırnak gıbıdır.tabıkı korkunun ecele faydası yoktur o öcü onları yok edecektır saıdı kurdı yıbıle kurt kabul etmıyordu t.c ve nurcular 2000 yılında yayımlanan bır dergıden sonra kabul ettıler yavuzun kurt dusmanı oldugu ortada zaten bıze cakalı aslan dıye gostermeyın yavuz sunu kurtler ıcın kürde fırsat verme ya rabb. dehre sultan olmasın. ayağını çarık sıksın asla islah olmasın.vur sopayı al ekmeği karnı bıle doymasın. ol çeşmeden gavur içsin kürde nasip olmasın.yavuz mısırı dıger yerlerı kürtler sayesınde aldı ama yaptıgı ortada. bu turk kaynakların hepsı zaten celıskı bır yerde kurtlerın ataları gutıler denılıyor baska bır kaynak ıse bunlar turmen denılıyor zaten gercek ortada dogu anadolu ve g.dogu anadoluya bakınca gercek ortaya cıkıyor turkıyenın yuzde 70 i kürt ama yuzde30 olarak gosterılıyor .Dodru ataturk zamanında kurtlerın sorunu yoktu takı savaslar kazanılınca ataturk kurtlerı kapıdan kovmadımı once kardes sonra kov dının yok edıldıgı gıbı emoeryalıst devletler yapma bır turk devletı kurdurdular arabıstan gıbı kullanıyorlar turkıye hukuk devletı degıl kanun devletıdır hemen kanun cıkarıp kendılerını sıyırıyorlar halk umurlarında degıl acaba bu pkk olmasaydı devlet bu faili mechul cınayetlerı olayları kımın uzerıne atacaktı orgenareller nasıl zengın olacaktı bır kaynakta 2. abdulhamıt osmanlının son zamanlarında halka ey kürt kardeslerım demıstır denılıyor ve haın denılıyor turkkürtlerı adlı kıtapta turk kardeslerımızı kurtlestırmeye calısmıstır dıyor tabı bu yazar 2. abdulhamıtı gormus nıye dedıgını acıklamıyor bırde bu turk kürtlerı saçmalıgı bır ınsan ya turk olur ya kurt ıngılızalmanları fransızarapları dıye bır sacmalık olmazsa buda olmaz mıllet kavramı zaten aynı kultur aynı amac dıye acıklanıyor kurtlerın dılı kurtce zatenn amacımız muslumanlık turklerın turbanı yasaklamak.dogu da koylerı yakıp yıkıyorlar cunku bız onlara mısafır perverlıgımızı gosterıp ulkemıze aldık saflıgımızdan yararlanıp tank tufeklerı yerlestırdıler kurtler gucsuz sımdı ama yllarca somurge altında yasamısız yok edemedıler bızı sımdı hıc te yapamazlar ınancımız tam buna gucsuzuz demıstım bıze olanak vermıyorla r sız kırosunuz yapamazsınız dıyorlar ama yaratan elbet cıkacak yarattıgına sahıp ^^küfretmek güçsüzleri kafirleştiri siz bizi kafirleştırdınız bu sızın serefınızdır^^ bız hep barıs ıstıyoruz ama askerıye para kazanacak ya olmaz sız kırosunuz hep alımler kürtlerden seyitler aynen ama turklerde hadıse cıkıp orasını burasını acıp avrupada fırtına estırıyor bıde stır me up dıyor zaten senı gören kıskırıyor dedim ya bizim muslumanlıgımız sayılmıyor olunca zaten turk oluyor neden turkıyede turklugu zedeleyıcı bırhaber yok hep övücü yapaylıgı burda zaten doguda bır olay olunca hemen bılmem ne kurtlerı ama tukluk te hata yok bırde neden hep kürtlerle beraber yasıyporuz dıyorsunuz omuz omuza savastık dıyorsunuz ama okulda islenen tarıh kıtabında hıc te kurtlerden bahsetmıyor hep yenılmeyen turkler düsünmedıkçe kürt sorunu yoktır evet bız nekadar kendımızı savunsak onlar saldıracak ülkücülerin yaptıgı gıbı halbukı amacları turkluk degil kurt düsmanlıgı ve büyük bir krallık evet artık bız kurtler masum olamayız ama bız yınede acıklıyacagız herseferınde öldürülerek.... ama bizim bızım hatamız ^^biz köpeklere gökkuşağının renklerının güzelliğini anlatmaya çalıştık ama köpekler renk körüdür.^^
Yazan: hasan Tarih: March 4, 2006 10:34 PM
ya ben bisey diyeyim aslinda kürtlerin türklerle hic bir sorunu yok beraber yasiyorlar beraber bir ülkeyi paylasiyor ve erkeklerimizin hepsi türkiye icin askere gidiyor ve hepsinin sebebi var türkiyeyi korumak eger kürtlerde türkiyeyi koruyorsa,seviyorsa vatani olarak biliyorsa daha hala sorun ne anlamadim biz kürtlerde vatanimiz icin binlerce sehit verdik binlerce askerimiz gidiyor askere ama hala bir sorun var KÜRT SORUNU ....
ben diyecegimi dedim valla artik gerisi kürtleri istemeyen türklerin görüslerine kalmis ve lütfen artik bizi sorun olarak görmeyin biz türkiyenin sorunu degiliz bizi birbirimize düsüren insanlari sorun olarak görmeyenler artik cevrelerine baksinlar ve arada oyun oynandigini görsünler....
Yazan: serife Tarih: March 12, 2006 4:58 PM
öncelikle bu yazınız için size çk teşşekkür ederim.birçok sır olarak kalan sorunları ve tarihi bilgileri gün yüzüne çıkarmışsınız.ben şuanda Manisa'da CBÜ'de türkçe öğretmenliği bölümü okumaktayım.hakkari'liyim ve aslım kürttür ama türkçe öğretmenliği okuyorum ve tek idealim de memleketime gidip doğunun kürt çocuklarına türkçe öğretmektir.bu türk ve kürt sorununun da ancak eğitimle çözülebileceğine inanıyorum.
Yazan: isa Tarih: March 15, 2006 9:50 PM
bütün yorumları okudum .En haklı olanı laz arkadaşınki.hassasiyetini anlıyorum ,ama oda biz kürtlere türk tarafından bakmayıp en azından newroz u istediğimiz gibi yazmamıza destek sunmalı.Mustafa akyol ya kürt tarihini bilmiyor yada tarihci jitemci .Onunda kavraması gereken biz tarihimizi onun dediği gibi anlatmıyoruz .Sorunda bu zaten türkler biz Kürtlerin tarihini kendileri yazmak istiyor izin vermeyeceğimiz şeyde bu durum.Ece temelkuran ırkçı , türk insanında doğal karşılanan soft fasist .En çok kullandıkları terim ne olacak hepimiz insanız ,iyide biz kürt insan olmak istiyoruz türk insan olmak istemiyoruz.Türk aydınlarının kafayı insan olma durumuna takmış olmalarını anlamış değilim .60 bin yıl önce mağaradaki canlının adı insandı ,o gelişti 1789 dan sonra ulus insana dönüştü artık kimse sadece insan değil .magarada bile sadece insan yoktu onlarda ikiye ayrılıyordu kadıninsan erkekinsan-o bile kesin değil homoseksüelinsan bile vardı herhal-Türk devletini kuranlar bu durumu düşünememişler tek devlet tek dil tek millet in yanına tek cinsiyeti eklememişler.sonuçta türk milleti erkek bir millettir bölücüler çoğalıyor kadından sonra şimdide homotürkler çıktı.devleti göreve çağırıyoruz.milletin tekliği saglanmalıdır.
Yazan: delil Tarih: March 30, 2006 2:47 AM
bismillahirrahmanirrahim!!!
esselamın aleykum ve rahmetullahi ve berakatuh!!!
asırlardır sırt sırta cihad eylediğimiz peygamberin ordusunu oluşturup şaha kalktığımız devirlerdeki şehidiş-şühedalar bu halimisi görünce ne derler acaba?
türk ve kürt osmanlının vucudunda hiç kopmayacak et ve tırnak gibi iki kardeşti ve yiğitlikte en ön safhadalardı, ve osmanlının içindeki diğer etniklere rağmen en çok ayrılmaz ve ilahi kelimetullahın yayılmasında en çok gayret veren iki halkaydı... şimdi bazı siyasiler milliyetçilik yaparak türk dışındaki tüm etniklere hayvanca bakıp kötülüyorlar ki; kendilerine taraftar toplasınlar...
bence bu ülkede yaşayan herkes kardeştir ama bu kardeşliği bozmak isteyenler 9 karış toprağın altında ne hesap verecekler bilemem..._
ve o osmanlının bağrındaki gürleyen ahmed , osman,cıbo (cebrail) gibi paşalar kanlarını döktüğü topraklardaki yiğit mücahidlerinin torunlarına; sadece teni biraz daha koyu, şivesi daha taşralı ve sarığı puşisi var diyemi kıro diyoruz? sorun kendimizdedir, şahsi muhasebemizi ölçüsünde tutarsak bizde başlayan sorun bizde biter...
neyimiz farklıki birbirimizden türk kürttür ve rahatlıkla kürdüm demeli kürtte türktür rahatlıkla türküm demeli bunları aralarında söylerken içine sinmedikçe burada kardeşlik söz konusu deildir.. kürtleri kışkırtıp ayrı görenler onlara muhabbette dışlama sözde tahrik ve cahiliyetlerini yüzüne vuran birleştirici deilde; bölücü davrananlar ve onların soylarına kafalarına göre yakıştırma yapanlar asıl zındıklardır ki, araya nifak sokarlar ve bu gün çıkan çatışmalardaki şehidlerimizin sorumlusu ayyıldızlı bayrağımızdaki şerefe gölge düşürmeye çalışanlar, dışlayıcı ve ayırıcı bölücü tutum içerisinde olanlardır...
inşaallah en yakın zamanda bu sorunlar çözülür ve şanlı hilal yeniden bilenir...
Yazan: harun abdulmalik Osmanoğlu Tarih: April 16, 2006 11:11 PM
Öncelikle devlet, masum Kürtlerin sırtından "Derin Kürt" ün soluğunu eksik etmelidir.
Hepinizin bildiği dolandırıcı Parsadan'ın bir sözü bu konuya ışık tutacak şekilde; "İnsanları kandırmak için ya birşeyler vaad etmek lazım ya da onları korkutmak"
Derin Kürtler, ya da benim nitelendirmemle yabancı istihbarati çalışmaların yüz yıllık birikim sonucu oluşturduğu bölücülük kültürü üzerine yetişen Beyaz Kürtler, onyıllardır Kürtlerin üzerinde sıca nefeslerini hissettirmektedir. Yüz yıldır Kürt halkına indirgenemeyen Türk düşmanlığı, PKK'nın yardımıyla 20 senede onlara baskı yoluyla empoze edilmiştir.
Kanun ve adalet tekrar o topraklara ulaştırılmalıdır. Doktor ve öğretmen tekrar o topraklara ulaştırılmalıdır. Peki nasıl? Tartışılması gereken esas konu bu olmalı... NASIL?
Yazan: Maytere Tarih: April 26, 2006 8:06 PM
Kürt sorunu bir inkar ve asimilasyon politikasi ürünüdür...
Ama şunu altini çizerek vurguluyorum ki türk devleti hiç bir hata yapmamiş olsaydi bile kürtler günün birinde bağimsizlik uğruna ayaklanacak kanlarini dökecek ve kan dökeceklerdi... Zira başli başina bir millet olan ve şimdilerde tarihi ile yüzleşmeyi bir nebze de olsa başarabilen kürt milleti bağimsiz olmayi en az türk kadar,en az arap kadar hakettiğini anlayacak ve bu uğurda mücadele edecekti..
Bence artik kürt milletine ne kadar hak taninirsa taninsin kürtler yine de ayrilacaktir..
Umarim karşilikli anlayişla olur bu kanli değil..
selam ve dua ile...
Yazan: JİYAN Tarih: May 14, 2006 9:51 PM
saygıdeger MUSTAFA BEY ÖZGÜR DÜŞÜNCENE HAYRAN KALDIM AMA BENDE BİR EKSİKLİK VAR İNSANLARI HEMEN TANIYAMIYORUM YAŞADIĞI ÜLKEYE ZARAR VEREN İNSAN MODERN ÖZGÜR DÜŞÜNEN AYDIN AMA ZARAR VERENİ ENGELLEMEYE ÇALIŞAN FAŞİT NEDEN FİKİRLERİNİ O BİRBİRİNDEN DEGERLİ FİKİRLERİNİ BAŞKA İNSANLARA SATAŞMADAN YAPMIYORSUN EVET ANLADIM MODERN ÖZGÜR DÜŞÜNEN SALDIRGAN DOGRULAR HERZAMAN DOGRU GERÇEKLER HERZAMAN GERÇEK TEŞEKÜRLER
Yazan: MAKİ33 Tarih: May 15, 2006 9:37 PM
benim fikrime göre şuan t.c kürt kardeşlerine biraz haksızlık yapıyor.aslında kürtlerin tek istedikleri kürtçe yayın,anadilde ifade verme ,anadilde eğitim .hepsi bu kadar.kısacası demokrasi.osmanlı zamanında kürtlere bu hakların hepsi veriliyordu.dolayısıyla hiçbir sorun da çıkmıyordu.şuanki devlet de eğerki bu üç hakkı kürt kardeşlerine verseler kessinlikle artık hiçbir sorun çıkmaz .ve dolayısıyla
Yazan: nurettin sevinik Tarih: July 1, 2006 11:42 AM
Herşeyi anlayabilirim ama herhangi bir konuda bilgi sahibi olmayan insanların bilmedikleri konuda konuşup ahkam kesmelerini anlayamam. Bir örnek vermek gerekirse, TV'de tıpla ilgili bir hastalık tartışılsa ve tartışmacılar tıp doktorları yerine müzisyenlerden, aktörlerden, ressamlardan, edebiyatçılardan, şoförlerden seçilseydi bu programı kim seyrederdi? Herhalde seyreden birkaç kişi çıksa bile onlar da canları gülmek isteyen muzip insanlar arasından çıkardı. Ama mevzu din ya da tarih olunca konuş konuşabildiğin kadar. Mesleğinin, aldığın eğitimin hiç ama hiç önemi olmaz! İster berber ol, ister müzisyen ol, ister heykeltraş.... İster üniversite mezunu ol, ister ilkokul mezunu... Ne önemi var? Ne de olsa tartışmaya açılan konu din ya da tarih. Söyle aklına ne geliyorsa, ispat mı; hadi canım sen de... İspatla kim uğraşır? Sıkışırsan ses tonunu yükselt, avazın çıktığı kadar bağır, daha da mecbur kalırsan hakaret et! Ataman Ertuğrul kimdir, eğitimi nedir bilmiyorum ama yazıları öyle sinir bozucu, öyle saldırgan bir üslupla yazılmış, öyle tahkir edici ki bir Müslüman olarak kutsalıma saldırılması hoşuma gitmiyor. Sen ister inanırsın ister inanmazsın. Ama inanmadığın şeyi sanki laboratuvarda testten geçirip yanlışlığını ispat etmişçsine gerçekmiş gibi sunma hakkını nereden alıyorsun? Varsa bilimsel delilin onları çıkar ortaya! Bilimle din çatışsaydı dine inanan bir tek bilim adamı olmamalıydı. Eğer inançlı bilim adamı varsa (ki çok sayıda var) bu senin iddianı çürütür. Üstelik gerek tarih, gerek din konularındaki yazıların öyle cehalet kokuyor ki! Konuştukça batıyorsun. İnsan inandığı değerler üzerine canını bile seve seve verir; mesela vatanını korumak, namusunu korumak, dinini korumak gibi. Bu konuları konuşmak eğer dini eğitim almadıysan, onu da geçtim dinler üzerine geniş boyutlu çalışmalar, araştırmalar yapmadıysan senin işin değil. Seni çok çok aşar. Kur'an ne diyor: Senin dinin sana, benim dinim bana. Sen inandığın ideolojiye, inançsızlığına yine inan ama milyarlarca insanın inandığı kutsala dil uzatma. Çünkü sandığın kadar basit değil. Önce öğren, sonra yorum yap. Bilgi sahibi olmadan yorum yapılmaz. Yaparsan komik duruma düşersin. Bilim dini soyutlarsa madem herşeyi açıklamaya kafi, o halde şu sorularıma cevap ver de görelim bilgi birikimini: Hz. Musa'yı Mısır'dan kovan firavun, Kızıldeniz'de ordusuyla birlikte boğulur. Kutsal kitaplara göre bu böyledir. Bu olay günümüzden yaklaşık 4 bin yıl önce vuku bulmuştur. Ve bu firavunun cesedi 20. yüzyıl başlarında Mısır'da bir çölde hiç bozulmamış bir şekilde bulunmuştur. Öyle ki vücudundaki kıllar bile hala mevcuttur. (Denizde değil de çölde bulunmuş olmasının nedeni binlerce yıl sonra deniz bir miktar çekilmiş olmalı) Bulunduğunda hemen incelenmiş ve mumyalanmadığı anlaşılmıştır. Bu ceset günümüzde Londra'da British Museum'da özel bir cam fanus içinde muhafaza edilmektedir. İnanmıyorsan gidersin Londra'ya gözlerinle görürsün. Bilim bu cesede mumya yapılmadığını söylüyorsa ve kesinlik koyuyorsa, nasıl oluyor da bu ceset 4 000 yıl sonra bozulmadan ve secde eder bir vaziyette kalabiliyor? Bu bir... Gelelim ikinci soruya: Bu olay 20. yüzyılda oluyor. 1400 sene önce inen Kur'an'ın madem Allah kelamı olduğuna inanmıyorsun kim nereden biliyordu böyle bir mumyayı ki 1400 sene önce yazılmış ve kim yazmış? Yok Kur'an'a sonradan ilave edilmiş diyorsan eğer, miladi 656 yılında 3. Halife Hz. Osman'ın şehit edilirken okuduğu Kur'an-ı Kerim bugün Topkapı sarayı Müzesi'nde muhafaza edilmektedir. Öyle bir düşüncen varsa eğer (sanırım olamaz) referans olarak orada son derece özenle muhafaza edilen o Kur'an'ı referans alırsın. Hadi Kur'an'ın 1400 sene önce yazdığı (Bu biraz değişik şekilde de olsa Tevrat'ta da geçer) bir gerçeği sen 1400 gün düşün ve cevap ver bakalım. Bir başka merak ettiğim şey; materyalistler görmedikleri şeye inanmazlar. Aynı mantıktan yola çıkarak soruyorum: Bana aklını gösterebilir misin? Elle tutulamayıp gözle görülemeyen aklını bana göster! Koluna bir toplu iğne batsa acı hissedersin. Hissettiğin acıyı bana gösterebilir misin? Sevgiyi bana gösterebilir misin? Ya duygularını ? Şimdi ben de bu mantıkla düşünecek olursam o saydığım şeyleri göremediğime göre yok diye ısrar mı edeyim? Yok gösteremem ama ispat ederim dersen, ben de başını kaldır ve insanı incele, hayvanları, bitkileri incele, doğayı incele; uzayı, gezegenleri , galaksileri, Güneş'i incele derim. Evrendeki muhteşem ahenge bak derim. Ben de bunun kör tesadüflerle olamayacağını matematiksel bir hesap yaparak sana ispatlarım ilk basamağı sıfır olmayan fakat sağa doğru gidildikçe sıfırları bilgisayarın ekranına bile sığmayacak kadar çok olan adı henüz konmamış bir rakamda bir ihtimal olabileceğini. Evet, cevap bekliyorum. Ama önceki cevaplarına benzemesin lütfen. Biraz bilimsel olsun !
Not: Bilim benim için de en az senin için olduğu kadar önemlidir ama bir noktada ayrılıyoruz. Bilimle din asla çatışmaz. İslam'ın ilk emri "oku" değil midir? İlim öğrenmek İslam'da farzdır. Batı toplumunun yıkanmayı günah saydığı , tuvalet kavramını bilmediği, hastalıkların kötü ruhlardan kaynaklandığını sandığı bir dönemde İslam bilginleri hastalığın mikroplardan kaynaklandığını, mikropların da pislikten bulaştıklarını biliyorlardı ve tarihte ilk üniversite İslam toplumunda kurulmuştur. O dönemin Müslümanları arasından birçok hekim ve bilim adamı çıkmıştır. İbn-i Sina'nın tıp konusunda yazdığı kitaplar Avrupa üniversitelerinde yüzlerce yıl temel ders kitabı olarak okutulmuştur. İslam bilimle çatışsaydı ilim öğrenmeyi farz kılar mıydı? Acaba materyalizm de ilim öğrenmeyi mecbur ediyor mu?
Yazan: AYDIN Tarih: July 6, 2006 5:23 AM
tarafsız bir yazı.teşekür derim.
Yazan: tolga Tarih: July 10, 2006 2:18 PM
bence kürtlerle anlaşmayalım çünkü kürtlerin oluşturduğu pkk terör örgütü yüzünden.birde kürtler çok hainlik ediyorlar.
Yazan: ömer Tarih: July 25, 2006 2:02 PM
slm mustafa bey öncelikle kitabinizi dogruları,gerçekleri anlatan bir kitab olmamis diye dösunuyorum.siz kitab yazmadan önce keske bir kitabin nasil objektif yazilacağini öğrenseydiniz.siz diyorsunuz ki kurt sorunu osm.dev. zamannindada vardi ama bu günkü gibi degildi. bu hiç dogru bir bir şey degildir kürt sorunu atatürkün milliyetcilik ilkesiyle basladigini, osm.dev. milliyetcilk yerine ummetcilk oldugunu diyemiyorsunuz.atatürkün milliyetçiligi kürtleri geri plana itigini ve dolayisiyle kürt milliyetciliği ortaya ciktıgini söyleyemiyorsunuz. ben bunlari bir kürt türk olarak söylemiyorum bunu insan müslüman olarak söylüyorum.saygilar........
Yazan: muhammed Tarih: July 31, 2006 3:36 PM
kürt sorunu bir asimilasyon.eritme ,milliyetcilik ürünüdüri.inanin ben bir kürt olarak soylüyorum ben türkiyeyi bu milliyetçi kisilerden daha cok seviyorum milliyeçilerin yaptigi şeyler göstermeliktir allah korusun türkiyeye bir saldiri olursa herkesten önce kürtler savaşirler zaten bu tarihtede olmustur 1.dünya savaşinda avrupaya kacanlari da gördük savaşanlarida gördük yeteki türkkiye türklerindir demesinler.türkiye türkiye halkınındir... sevgi ve saygilarimla.........
Yazan: birisi Tarih: July 31, 2006 3:55 PM
Ataman Ertuğrul'un ruh hakkındaki düşüncelerine bir teist olarak katılıyorum. Ruh kısaca beyinden bağımsız olarak var olan doğa üstü ve soyut bir bilinç demektir.
Bildiğimiz gibi bilim delillerle hareket eder. Eğer ortaya bir iddia atarsanız, bunu delillerle desteklemeniz gerekir. Eğer "ruh var" diyorsanız, ruhun var olduğuna dair deliller sunmanız gerekir. Eğer ruhun var olduğuna dair hiçbir delil yoksa; ruh yoktur.
Şimdi biri çıkıp diyebilir ki "Hey, bugün delil olmayabilir. Ama belki yarın olabilir?" O zaman ben de kendisine şunu derim: Şu an kullandığın bilgisayarla beraber içinde bulunduğun odaya veya internet cafeye bak. İçeride 10 tane görünmez fil futbol oynuyor olabilir. Şu an bir delil yok. Ama belki yarın olabilir. Aynı şekilde ben çıkıp dünyada bir yerlerde tek boynuzlu atların var olduğunu, ve bugüne kadar varlıklarına dair delil olmamasının, yarın da olmayacağı anlamına gelmediğini söyleyebilirim. Ruh için bunu söylemek de aynısıdır.
Peki biz neyiz? Bizim bilincimiz ve varlığımız beyindir ve beyin somut bir varlıktır. Ruh gibi soyut değildir. Ve bilincimiz bu soyut varlık içindedir.
Ahiret gününe gelirsek: İman kısaca herhangi bir şeye delilsiz inanmaktır. Bir insan elektrik süpürgesinin kendisini yarattığına iman edebilir. Hiçbir delil olmadan. Aynı şekilde Zeus'a (benim yaptığım gibi) veya Allah'a (Müslümanların yaptığı gibi) iman edebilir. Aynı şekilde hiçbir delil olmadan ahiret gününe veya hatta ruha bile inanabilir.
Bu, Ataman, sana göre hayal ürünü olabilir. Ama unutma ki bilimde hiçbir şey %100 ispatlanamaz. Sen şu an bu yazıyı okurken önünde bir monitorün durduğuna dair binlerce delil sunabilirsin. Önünde monitorün durduğunu bilimsel olarak %99,99999 ispatlayabilirsin ama asla %100 olamaz çünkü belki de hayal görüyorsundur.
Bırak insanların inanma hakları olsun.
Yazan: Pagan Tarih: August 2, 2006 4:49 PM
slm ben engin bala.kürdüm, türküm, lazım, boşnağım aslında ben insanım.yeter artık yeterrrrrrr nedir bu ayrımcılık. insanların ölmesi, öldürülmesi yaşamının baharında buharlaşıp uçması zevk veriyor bence ayrımcılık yapan insanlara.evet size diyorum ayrımcılık yapan insanlar sizlere elinizi vicdanınıza koyun iyi niyetli düşünün braz atalarımız yıllarca kardeşçe geçinmiş neden bizler de geçinmeyelim.yaşam kısa yapmayın ne olur.dışardan bizleri birbirimize düşüren insanlara kanmayın bizi bölmeye çalışan, ülkeyi ve topraklarımıza sahip olmaya çalışan insanlara kanmayalım.syglr
Yazan: engin bala Tarih: August 2, 2006 11:14 PM
türklerinde kökeninin kürtlere dayandığı gösteren bir takım teoriler var bizi aydınlatırsanız sevınırız.
Yazan: mustafa Tarih: August 15, 2006 7:04 PM
gercekten mükemmel iş cıkarmıssınız bizde sürekli arkadaslarla türk-kürt davasını konusuyoruz.yazılarınız gercekten beni bu konu hakkında epey bilgilendirdi tesekkür ederim. saygılarımla mustafa mert aldemir
Yazan: mustafa mert aldemir Tarih: August 22, 2006 1:56 AM
Hak kazanmak için hepimizin ortak devletinin askerini ve memurunu öldürerek, sadece bu insanların yakınlarının düşmanlığını kazanmaktan ve milliyetçi geçinen ve para babalarının ekmeğine yağ sürmekten başka kazancı olmadığını göremeyen PKK'nın ,güney doğu halkına haksızca kazandırmak istediği PKK'lı Kürt kimliği yerine demokratik olarak meclise girip Siyasi otoritede söz sahibi olarak kazanç sağlamanın gerekliliğini idrak edilemediği sürece kazanan olmayacak ve kan dökülmeye mecburen devam edilecektir.
Yazan: Nota 50 Tarih: September 9, 2006 10:43 PM
Bende şunu istiyorum,bunu istiyorum demekle iş bitmiyor.Türkiyede değil dünyanın her yerinde çalışaçaksın fedakarlık edeceksin ailene ve insanına en faydalı hizmeti sen vereceksin.Kimse senin hastana,öğrencine,çiftçine,köprüne,elektriğine vb.bakmak zorunda değil.Kaçakçılıktan,uyuşturucudan para kazanıp lüks otomobillerle tatil köylerinde yaşayınca yokluk günlerini unutuverenler,İstanbul ve İzmirde "Baba"diye "Şıh" diye alem yapan insanlar az değil.Önce bunlarla savaşmak lazım lazım değilmi?
Yazan: Nota 50 Tarih: September 9, 2006 10:54 PM
maytereye teşekkür etmekle başlamak istiyorum. çünkü olayı en iyi gören ve en açık yorumlayan odur.türklerin anadolu daki varlığının kaç yıllık bir geçmişi varki,birde kalkmış kürtleri kovuyorsunuz ya sev ya terk et diyorsunuz. siz kimi kimin yurdundan yerinden kovuyorsunuz.şunu kafanıza iyice sokun ortada üzerinde kan dökülen bir vatan varsa bu kan sadace sizin kanınız olmadığı gibi bu vatan da sadece sizin vatanınız değildir.yaptığınız en baştan yanlış.ismi türkiye olan bir devlet kürtlerin vatanı olamaz osmanlı da onlarca ulus vardı ama onlar ortak vatan bilnciyle hareket ederek devlete hiçbir ulusun ismini vermediler.bu yüzden bölünmeden uzun süre yaşadılar.işte siz bunu yapmadığınız için türkiye bunca isyan gördü ve bölünmenin eşiğine geldi.seyda mele said namı değer bediüzzaman (Hz.Mehdi) biz kürtlerden çıktı.
Yazan: serhıldan Tarih: September 11, 2006 10:18 AM
keşke
Yazan: hakürthatürk Tarih: September 18, 2006 9:58 PM
Keşke demek ne kadarda kolay değilmi? binlerce yıllık birlikteliği olan iki millet bu hale gelip keşkelere mi sığınacaktık. Anlamamız gereken bir nokta varsa oda bu işin er yada geç bir çözüme kavuşacağıdır. Buna olan inancımızı yitirmediğimiz ve dış etkenlerin oyununa gelmediğimiz sürece bunu hep birlikte başaracağız. Ne Kürt milliyetçiliği nede Türk milliyetçiliğine ihtiyacımız yok. Çünkü yüreği yanan, her iki tarafın değerleri başımızda taç olan; annelerimizdir. Ağlayan anaların gözyaşlarıyla beslenen herkeside kınıyorum. Yarının çocuklarına, elimizdeki emanetlere hıyanet etmeden teslim etmek dileğiyle.....
Ayrıca Mustafa Bey'e yapmış olduğu bu araştırma içinde teşekkür ediyorum. Ve inşallah en büyük arzumuz, emelimiz ve niyetimiz bütün dünya halklarının barışça ve kardeşçe yaşamasına yönelik olsun....
Yaşasın TÜRKÜRT kardeşliği.....
Yazan: hakürthatürk Tarih: September 18, 2006 10:22 PM
Sayın Mustafa Akyol;
Yazınız oldukça açıklayıcı ve bilgilendirici. Kürt halkının osmanlı bünyesindeki tarihsel yapısını ve durumunu başırılı bir biçimde ortaya koymuşsunuz. Yazınızın başında belirttiğiniz not'da verdiğiniz linki okudum ancak, bu yazınızda "Kürt sorunu yok, Kürt istilası var!" başlıklı yazıya karşı bir cevap niteliği göremedim. Siz olayı tarihsel olgularla irdelerken o yazı ise güncel durum ve politikalar üzerinde durmuş. Yazdıklarınızdan hiçbiri diğer yazıdaki anekdotlara değinmiyor. Yine de bu anlamlı ve açıklayıcı yazınızı oldukça beğendiğimi belirtmek isterim.
Yazan: alper Tarih: September 19, 2006 1:13 AM
kürt bir kimlikse ve bunuda taşımak istıyorlarsa varsın taşısınlar/nufus cüzdanına yazılsın türkıye cumhuriyetı vatandaşı nesebi/kürt.bu ne işe yarayacaksa kavgaları bıtsın.kürt çü siyasiler var burdan nema lanıyorlar kaşıyıp duruyorlar,fakat sabırlar zorlanıyor,şehitler peşpeşe geliyor,dayanacak sabırda tükenmek üzere,türk milleti çok asil bir millet hoş görüsü geniş ama tahammül bitti,kürt siyasiler lütfen akıllı olun, bu vatan hepimizin...
Yazan: memet korkmaz Tarih: September 19, 2006 10:53 PM
sevgili dostlar ben bir çok kimselerin milliyetçi ve hatta bazen utanmadan ırkçı diye niteledikleri kürtlerden biriyim. dilimi seviyorum 'elimden geldiğince' yaşamaya çalışıyorum dinimi de öyle.. ikisi de suç gibi ya neyse..
diyeceğim o ki kürtlerin tüm ayaklanmaları hep birşeylerin sonucunda oldu. telgraflarla mecliste konuşmalarıyla, savaşta azimleriyle birlikte yaşama isteğini dile getiren kürtler durupdururken gıcıklık etmediler. bu iddiama insanlar inanır ya da inanmaz bu önemli değil. tarihin canı cehenneme deyip şimdiyi düşünelim bakalım. şu anda ben muhattap alınabilecek bir kürdüm. ümmetçilik ya da demokratik cumhuriyet gibi çözümlere can-ı gönülden uymaya hazırım. ama allah aşkına bir kürtün şu durumda kimlerden medet umması gerekiyor. inanılmaz derecede asimile olmuş dilini kültürünü kurtarmak için hangi insani yola başvursun. her şeyin çaresi zaman değil. bekleyin devlet çözer demeyin. zaten bir 2o yıla kadar kürtçe konuşabilen birini muhatemelen göremezsiniz. bu mu kürt halkının hak ettiği.
türkler milliyetçilik dalgasından nasiplerini alıp kendilerini kurtardılar. ve bana kalırsa kusura bakmayın ama bunu kürtlerin sırtından yaptılar.
şunu belirtmek istiyorum; ben,birçoklarının kürtçü diye tanımladıkları ben, şu ana bile en ufak bir samimiyet gösterisi hissedersen türk halkıyla beraber yeni bir çanakkale savaşına hazırım...!
ama artık kuru kardeşlik boğazıma dokunuyor. ben artık kendi dilimde konuşmak, okumak bilimsel araştırma yapmak istiyorum. devlet ya da türk kardeşlerimin bu yönde bir çabası olursa, ne ala... ama olmazsa kanımın son damalasına kadar dilimi korumaya çalışmam allahın bana tanıdığı hakkımdır.
Yazan: simu Tarih: September 21, 2006 12:36 PM
kürt sorunu denen bi sey yok asimilasyon ayrimcilk, sözde vatandas sorunu var
Yazan: osman Tarih: October 2, 2006 1:28 PM
e
Bu yazınızdan dolayı sizi kutluyorum,sizinde dediginiz gibi meselenin çözümü islamdan geçiyor.Bölgenin huzura kavuşması için Abdulhamit düşünçesinin belleklerimize yerleşmesi lazım.Devlet olarak bu bölgeye daha fazla zaman ayırmamız lazım.İnanın bu bölge Türkiye'nin lokomotifi olabilir yeter ki biz şu kısır milliyetçilik söylemlerinden kurtulup ümmetçiliğe sarılalım ve Bediüzzaman modelini bu bölgede devlet ve millet olarak uygulayalım vesselam.
Yazan: hasan emin Tarih: October 13, 2006 11:57 PM
s.aleyküm
Yıllarca islama ve Osmanlı devletine sonuna kadar hizmetten geri durmamış ve bir çok alim,düşünür,bilim adamı vs. şahsiyetler yetiştiren bir milleti bu derecede bölücülükle suçlamak bana kalırsa yapılacak en büyük haksızlıktır.kürt halkını bölücülükle suçlamadan önce ne istediklerini bir sormak bana kalırsa atılacak en güzel adımdır.şunu da hatırlatmak isterim kürt sorununu askeri yöntemlerle çözmeye çalışmak yapılacak en büyük hatadır.tarih bunu 30000 şehit le yazdı.onun için kürt halkını yok saymaktan ziyade isteklerine mantıklı şekilde yaklaşarak çözüm bulmaya çalışmak.TRT kanallarında güya kültürel haklar çerçevesinde kürt halkının hiç tanımadığı ve benimsemediği şahsiyetleri çıkarıp yarım saatlik yayınla da avutmaya çalışmak aptallıktan öte bir şey değildir.herkesten ricam odur ki herkesin vatanseverlik kelimesinin arkasına sığınarak yaptığı tepkisel davranışlar netice itibariyle bu vatana yapılan en büyük ihanettir.ilkel milliyetçilikten vazgeçip islam çatısı altında birleşelim...
Yazan: raşit Tarih: October 14, 2006 12:28 PM
Tarıhcı olanda olmayanda konusuyor.Bakın cahıl olmayın. "bölücü degilim sevr ı mı ıstıyorum " dıyen sozde kurt aydınları dıorkı ; neymıs efendım kurt davası polıtık bır platformda 10 agustos 1920 ylında sevr anlasması ıle tasınmıs ve 62 ile 64. madde geregı bagımsız bır kurt devletı kurulabılırmıs.Be cahıl ınsanlar serv anlasmasının hıc bır hukuksal temelı ve dayanagı yokdur. neden? 1.si o anlasmayı Osmanlı devletı meclis-i mebusan ı ımzalamamıstır. cunku ısgal kuvvetlerı tarafından mebusan dagıtılmıstır.uyelerı surgune gonderılmıstır.Yanı sevr anlasması tek taraflı anlasmadır hukumsuzdur.2.sı ısgal guclerı Osmanlı devletıne sevr ı ımzalatamayınca tum dertlerı Anadolu da kurulan yenı meclıse ımzalatmak olmustur.Ama basda Gazi Mustafa Kemal ATATURK ve arkadasları bu sevr ı tamamen aldıkları zaferlerle yırtmıs ve yerıne ıkı tarafında onayladıgı ve asıl hukuksal anlasma olan Lozan anlasmasını ımzalamıslardır.
umarım bılıp bılmeden yorum yapmazsınız.. bır tarıh ogrencısınden tesekkurler...
Yazan: hunkar Tarih: October 16, 2006 4:55 PM
"God of the Gaps" hatasıyla ilgili bir şeyler söylemek istiyorum. Ben bu hata Kuran'da var mı diye bir çalışma yaptım ve ortaya bir doküman çıkardım. Kuran'da çok ilginç şeylerle karşılaştım. Bu kitabın yazarı -inancınıza göre kim ise- "God of the Gaps" hatasını biliyormuş gibi yazmış herşeyi... Bir göz atmanızı tavsiye ederim...
Linkini veriyorum : "http://www.dersprogrami.net/God%20of%20the%20Gaps%20Hatas%C4%B1%20ve%20Kuran.doc"
Tunga Torgal
Yazan: Tunga Tarih: October 18, 2006 10:31 AM
Sayın Torgal,
Dökümanınızı inceledim, gerçekten güzel bir çalışma. Tebrik ederim.
Bu makaleyi aslında ""God of the Gaps" hakkında daha bilgilendirici bir girişle ele alırsanız; sonuç bölümünde de Kur'an'ın "God of the Gaps" argümanını atheism için kullananlara verdiği ulvî cevabın hulasasını yaparsanız çok daha faydalı olur kanaatindeyim. Tabi bu benim nacizane kanaatim, yanlış anlamayın.
Ayrıca bu yazıyı farklı yerlerde de yayınlamak suretiyle bu meselere kafa yormuş/yoracak daha fazla kişiye ulaşmasını sağlamak da gerekli bence..
Elinize sağlık.. Saygılarımla..
Yazan: Suat Öztürk Tarih: October 18, 2006 9:16 PM
Sayın Suat Öztürk,
yorumunuz için teşekkür ederim. Yazı aslında bu konulara kafa yormamış birisi için anlaması biraz zor gerçekten...
Yazıyı siteniz varsa oraya da koyabilirsiniz. Tabii bunun için bana bir mail atıp, yazıyı ne yönde geliştirebileceğimiz hususunda fikirlerinizi belirtirseniz sevinirim. Yazıyı sitenize eklerseniz lütfen bilgim olursa sevinirim.
E-mail adresim : tunga.torgal@hotmail.com
Saygılarımla....
Yazan: Tunga Tarih: October 19, 2006 5:38 AM
"Atatürk"ün milliyetçilik anlayışı, hiç kimsenin etnik kökenine önem vermeksizin, "Türküm" diyen herkesi eşit vatandaş kabul etme esasına dayalıydı. Ancak uygulama her zaman böyle olmadı. Tek parti döneminde kimi bürokratlar, etnik temelli bir Türk milliyetçiliği geliştirdi." diyorsunuz? bu bilginin kaynağı nedir? Ne zaman oldu böyle bir olay? Daha yerleşik siyaset bile oluşmadan vatan kan revan iken bu ne zaman yapıldı? ve Ayrıca Şeyh Said isyanında ingiliz parmağını niçin gizleme ihtiyacı hissettiniz???
Yazan: Hakan Dağtekin Tarih: October 31, 2006 1:36 AM
ben kürdüm.türk,kürt kardeştik kardeş kalıcaz...
bu vatan hepimizin,,gayrimüslimlerin oyununa gelmeyelim,,ülkemizi koruyalım,gül gibi geçinelim,nedir bu ayrım gayrım,,herkez sağduyuya--
Yazan: SİNAN Tarih: November 19, 2006 2:57 AM
kürtler iyi insanlardır.Şimdiye kadar türkler hangi savaşa girdilerse kürtler her zaman yanlarında yer aldılar.onun için
türkler geçmişi düşünüp yorum yapmaları lazım
.barısta olsa cok guzel olacaktır.
Yazan: halil Tarih: November 26, 2006 3:13 PM
slm ben bir kürdüm ama bu devlette yaşadığım için kendimi bir türk olrada görüyorum.bu sorunlar nereye kadar sürecek.biz çocukların günahı ney.barışalım kapansın bu konu artık.
Yazan: osman gökçen Tarih: November 26, 2006 3:23 PM
türkiyede yasayan her etnik kökene sahıp millet ulkeye sahip cıkmalı bu vatanı beraber savunduk kimsenin bizi birbirimizden ayırmasına fırsat vermemeliyiz bu vatan bölünmez saygılar
Yazan: isyankar urfalı Tarih: December 13, 2006 3:50 PM
Din var...
Dinler var...
Bu dinlere inananlar var.
(Gnostik)
Bir de...
Bu dinlere inanmayanlar var.
(Agnostik)
***
Nasilki "inanalar" grubuna toptan -Muslumanlar- denilemezse, inanmayanlar grubunada toptan -Ateistler- demek yanlis.
Eminim Mustafa Akyol bu farki biliyor... ama yinede yukaridaki yazisinda tum "inanmayanlari" Ateist olarak sunmus. Bunu daha fazla ayrintiya girip kafa karistimamak istedigi icin yaptigini kabul ediyorum.
***
Agnostik dusunce bir "Yaratan"in var olup olmadigina karsi cikmaz ama inanmak icin yeterli bir sebebi, bilgisi yoktur.
Ateist dusunce ise bir "Yaratan"in olmadigini savunur.
Yazan: Haydar Tarih: December 13, 2006 8:06 PM
selamaleyküm
kürt meselesinin konuşulduğu her konuşmada ve anlatıldığı her yazıda sürekli aynı argümanlerın kuullanılıyor olması bilinmelidir ki soruna çözüm olamıyor. Ümmetçilik vurgusu ne kadar anlamlıdır bilemiyorum ama en nihayetinde siyasi kaygıların yönlendirdiği bu fikrin ideolojik boyutu say Akyolun iddaa ettiği kadar homejen bir düşünce tarzı oluştumamaış bilakis ümmetçilik şiarını islmi kaygıların yönlendirdiği zannına kapılan kürtlerin çilesini bir kat daha artırmıştır. Neden kürtlerin entegrasyonundan bahsedelim. EVet bu sorunun cevabını yıllardır acı çekmekte olan kürtlere verebilecek bir babayiğit var mıdır? Karabekirin politikaları, Abdulhamitin siyaseti... Bunlar dahi soruna çözüm olmanın ötesinde sorun yaratan şeylerdir. Bölgenin tarihi gerçekliği üniter bir devletin asilemeye dönük entegrasyon politikarını geçersiz kılmaktadır. Ben şahsım adına iyi olduğu düşünülen politikalaın dahi özünda kirli bir iktidar oyunun olduğu düüşüncesindeyim. Belki de kötü niyetli veya art niyetliyim. evet bunlar mümkün... Ama bilinmeliki osmanlıdan bu yana ortaya çıkan 37 tane isyanın hepsinde az çok ortak bir yön vardır. Bunu bilen bir Kürt olarak bir Türkün bu konuda Kürtler Şundan şundan dolayı rahatsızlar, aslıda bu kalkışmaların özünde bir kaç tane kendini bilmezin başıboşluğundan başka bir şey yoktur. Sonra Şeyh Sait hareketine dahi öyle çok kişi katılmadı... gibi sözlerle ortada büyütmeye değecek bir sorun olmadığını ifade etmek benim nazarımda milliyetçiliğin bir başka versiyonudur.
Sait Nursi Şeyh Sait hareketine katılmamış tam tersine bu harekete karşı çıkmış gibi şeyler yıllardır tekrar edilen laflardır. Merak ediyorum bu kanaate nereden vardırnız. Kendisine mi sordunuz? Evet sormanızın mümkün olmadığını biliyorum. sonra bir şeyi bilemek için illaki onu söyleyen kişiden öğrenmek gerekmediğinin de farkındayım. Ama konu Mele Sait olunca durum değişir. Siz bu konuyu bir de Şeyh Saitin torunlarından dinleyin bakalım. Reçeteleri okuyun bakalım. Ne göreceksiniz. Sait Kürdiden Saidi Nursiye dönüşüveren Mele Sait nasıl bir ızdırabın içindeydi bizler gayet iyi bilmekteyiz.
Kendisnin Şeyhe gönderiği idda eddilen mektup ise evvelinde Bitlis Hadisesi dolyısı ile kaleme alınmış bir mektubun benzeri bir metindir.
neymiş efendim."İslamın bayraktarılığını yapan bu milletin kölesi olurum." muş. Bu durum diyerlim ki osmanlı için geçerliydi. ya Cumhuriyet Türkiyesi için de aynı şeyleri söyleyebilir miyiz? Ben cevabımdan gayet eminim.
Said Nursi Ankara’ya geldiğinde, Şeyh Sait’in oğullarından Şeyh Ali Rıza ve Şeyh Selahattin ile görüşmek istediğini belirtir. Bu durum kendilerine haber verilince iki Beyrut Otelinde kalmakta olan Sait Nursi’yi ziyaret ederler. Burada geçen konuşmalar Şeyh Sait’e ve olaya nasıl baktığını ortaya koymaktadır.
Bu sözlerin ardından Said Nursi, Şeyh Said’in kendisine mektup gönderdiğini ve görüşmek istediğini, bu talep üzerine 15 Mayısta Erzurum’da Gülabizadelerin köşkünde Şeyh Said’le buluşup görüştüklerini ifade ederek şunları söyler:
“Benim Şeyh Said Efendiyle ilk görüşmemdi. İlk gözüme çarpan yönü çok ferasetli bir kafa ve çok fasih bir hitabete sahip oluşuydu. Şer’i ilimlere de büyük bir vukufiyeti vardı. Özellikle konuşmalarında daima Hanefilerden İbn Abidin metinlerini ve Şafilerden Envar’ın metinlerini tekrar ediyordu. Beraber üç gün geceli gündüzlü bir arada kaldık. Cihad-ı ekberin yapılması gerektiğini ve bunu Müslümanlar deruhte etmediği takdirde, hepimizin mes’ul olacağımı delillerle izah etti ve ikide bir benim konu hakkımdaki kanaatimi belirtmemi istiyordu. Ben de ona dedim: Siz bundan şüphe mi ediyorsunuz? Ben de aynı kanaatteyim, onun için şu anda buradayım. Sonra dedi; siz ne şekilde bize yardımcı olabilirsiniz? Ben de cevaben dedim: Beraber istişare neticesinde yardımlaşma esaslarını tesbit edebiliriz.
“Küfr-i mutlaka karşı bütün mevcudiyetimizle cihat edeceğimizi ve yapılan küfri icraatların, inkılaplarm karşısında set olacağımızı ben inşallah o bölgenin şeyhlerine anlatınm ve bu davanm tahakkukunu bütün gönlümle istiyor olduğumu da onlara arz edeceğim. Bu kararı aldıktan sonra Karaköse üzerinden Van’a oradan Bitlis’e gelmeyi planlamıştım. Bir sene sonra Diyarbekir’in Lice veyahut Piran mıntıkasında görüşmek şartıyla birbirimizden ayrıldık. Şeyh Efendi Hınıs’a doğru gitti.
“Ben Karaköse üzerinden Van’a gittim, oradan Bitlis’e gittim. Aldığımız kararları oramn şeyhlerine anlattım. Aradan bir sene geçtikten sonra Diyarbekir’e gittim. Fakat Şeyh Eferıdiyle göruşemedim. Ondan sonra da görüşmek nasip olmadı.
Tabi kıyam başlar başlamaz devlet beni hemen derdest etti. Hapishane ve sürgünlerle benim elimi kolumu bağladı- lar. Ben çok üzüldüm. “Ya Rabbi ben buna layık değil miydim? Ben şimdi kıyamm içinde, cihadda olmam lazım iken hapishanede derdest edilmişim. Hiçbir şey yapamıyorum. Ben hapis ve sürgünlerde siyasi mahkum olarak tutulmaya layık mıydım?” diye devamlı üzgündüm. Bir gün beni seven bir gardiyan bir gazete getirdi. Gazetede Şeyh Said Efendinin Diyarbakır’da İstiklal Mahkemelerinde yargılandığını, mahkeme saf ahatmı yazıyordu. Birkaç gün sonra bir gazete daha getirdi. Ve onda Şeyh Said Efendinin şehit edildiğini okudum ve okuyunca bende büyük bir teessür hasıl oldu. İnanın geceli gündüzlü ağladım, figan ettim. “Ben niçin Diyarbekir’de şehit edilen 46 kişinin içinde yoktum?” diye çok kederler ve gamlarla teessürümden ağladım. (...) Onlar her ne kadar Birader-i Azamımı şehit ettiler, ben de onlardan tellerini birbirine vurarak) bir milyon insam Şeyh Said’in yoluna getirdim. Bu da benim için kafi hizmettir. İnşaallah.”
“Birader-i Azamın Şeyh Said Efendi, büyük bir şeref derece ile vazifesini tamamladı. Takdirin bu şekilde olduğuna vakıfız. Ben de bu hadisede onunla beraber cihatta, Diyarbekir’de şahadete nail olmayı arzuluyordum. Fakat buna nail olamadım. Bundan dolayı epey üzüldüm.”
Yine şualarda bahsi geçtği halde Şeyhle ilgili metinlerin daha sonra kasıtlıl olarak çıkarılmış olması gerçekten de manidardır. biz kürtler olarak Mele Saide reva görülen zulmü nasıl bir zindan hapsedildiğini gayet iyi biliyoruz; ama görünen o ki siz kürdü kürde kırdırma konusunda malum geleneği tekrar edrek o meşum geleneği ihya ediyorusnunz.
Bilin ki Şerif Paşa hadieseinde Paris Konferansına telgaraf çeken ağalar bu telgrafları hangi koşullar altında çektiler bununla neyi murad ettiler bir sormak lazım. Mustafa Kemalin bu konudaki özel gayreti gözden kaçırıldıında bu durum kürt halkının ortak tepkisiymiş gibi anlaşılır. Oysa durum hiçte öyle değildir. Silah zoru ile, satın almalarla bir kaç tane telgraf çekilmiş ve bunlar kürt halkının ortak duruşu olmuş. Siz bunun bir de kürtlerden dinleyin. Ama yok tek söylenen yok efendim Osmanlıda kürtler şöylemişte, çok mutluymuşlar da falan. Bunların hepsi hikaye. lütfen bunları söylemeyin. Biraz da yapılan hatalar kabul edilsin deyin. Bu ülkede Kürtlere Zulmedilmiştir. Deyin. Çözüm denen şeyin bu ön kabuller olmadan olması mümkün değildir. Sonra Kürtlere İslam dersleri vermeyin. Zira şu coğrafyada kendisini Kürtler kadar İslama adayan bir ikinci millet daha var mıdır düşünmek lazım. Gerçi Bernard Lewis bu soruyu Türkler için soruyor ama bu sözlerin Kürtlerin durumunu daha iyi karşıladığını düşünüyorum.
her neyse bu konu konuşulurken duygusal tepkilerden kendimizi çoğu zaman alamadığımzı ifade ederek sözlerimi burada bitiriyorum...
selametle...
Yazan: mustafa Tarih: December 15, 2006 10:18 PM
türk solu adlı dergide gördüğüm kürtlerle ilgili yazıda kürtlere linç kampanyası başlatıldığını gördüm kürtlerin anadolunun çeşitli yerlerine yaptıkları göçlerle bir istila programının parçası oldukları iddia ediliyor ve yalan yanlış istatistiklerle insanlar kandırılmaya ve kürtlere düşman edilmeye çalışılıyor.herkes elini vicdanına koysun ve kürtlerle ilgili gerçekçi bilgilere ulaşmanın yolunu bulsunlar.bu site bence objektif bilgilerle insanları aydınlatıyor.hazırlayanlara TEŞEKKÜR EDİYORUM.
Yazan: selcuk Tarih: December 18, 2006 5:08 PM
bence türkler ve kürtler dost olarak yaşamalı
Yazan: mustafa Tarih: December 23, 2006 7:56 PM
kardeş kardeş yaşamak varken neden birbirimize ayrımcı bir gözle bakıyoruz bu vatan kürdede yeter lazada arnavutada yeterki sahip çıkalım çıkmassak eger ırak gibi olup namaz kılacak bir camimiz bile olmaz
Yazan: serdar Tarih: December 24, 2006 2:10 AM
kardeş kardeş yaşamak varken neden birbirimize ayrımcı bir gözle bakıyoruz bu vatan kürdede yeter lazada arnavutada yeterki sahip çıkalım çıkmassak eger ırak gibi olup namaz kılacak bir camimiz bile olmaz
Yazan: serdar Tarih: December 24, 2006 2:11 AM
Bugün kürt ve türk ler birbirlerini düşman olarak görüyorlarsa bunun nedeni tabiki türklerdir.Şeyh said döneminde türk askerleri kadın çocukları öldürmez ve kadınların ırzına geçmeselerdi şimdi ki durumlar farklı olabilirdi.Yani bunun sorumlusu türklerdir türkler kürtlerin hakkını vermelidir.Birde kusura bakmayın ama ben T ürkiye yi yugoslavya olarak görüyorum ve olacakta nedeni ise türkler davalarıda haksızdırlarGelecekte büyük ermenistan kürdistan helen devleti kıbrıs bütün olup yunanlaşır suriyede hatayı alır bunların hepsi bölünme alametidir.TÜRKİYE kusura bakmasın eğer olmasın derlerse azınlıkların hakkını vermelidir ve ben ermeni olarak soykırımı tanısınlar diyorum.
Yazan: hakan Tarih: December 30, 2006 3:00 PM
yazdıklarınızı yorumlarınızı gercektende kaıde deger oldugunu dusu nup her türk ve kürt vatandaşının okuması grektıgını tavsıye edıyorum bu vatan yorumlarınız anllattıklarınız benım hayattakı dusuncenmede uyuyor ve ben nerden nasıl neden nereye gıbı alısılmısın otesındekı kalıplardan cıkıp kendımı bulma bılıncıne gırdım tesekkur ederım ... saygılar
Yazan: ümran Tarih: January 3, 2007 1:41 PM
arkadaşlar durum çok kötü vatansever insanları bile kürtlere karşı kışkırtmayı başarmışlar.
ben kürtleri çok seviyorum.
ben lazları çok seviyorum.
ben boşnakları çok seviyorum.
ben ermenileri çok seviyorum.
ben bu vatanda yaşayan herkesi; din,dil,ırk,cinsiyet gözetmeksizin çok seviyorum. neden bu kadar seviyorum derseniz,
TÜRKİYE'Yİ ÇOK SEVİYORUM. peki ben hiç birşeyden nefret etmiyormuyum. ediyorum. EMPERYALİZMDEN NEFRET EDİYORUM.
Bizi kürtlere karşı kürtleri türklere karşı kışkırtarak osmanlıda oldugu gibi vatanı bölecekler. sonrada böldükleri toprakları sömürecekler. eger güneydoguda kürdistan kurulursa böyle birşey olursa merak etmeyin. karadenizdede laz devleti olur. daha sonra kürdistan, büyük ermenistan olur. laz devleti de, pontus rum devleti.
ARKADAŞLAR ANLASANIZA EMPERYALİSTLER, SEVR ANTLAŞMASINI UYGULAMAYA ÇALIŞIYOR.
EMPERYALİZME ÖLÜM.........
Yazan: vatansever Tarih: January 8, 2007 12:19 AM
gercekden güzel bi yazi insanlarin kökenleri yüzünden dislanip gözardi edilmeleri oldukca yanlis bende dyorumki EVET KÜRDÜM BUNDAN GURU DUYORUM AMA AYNI ZAMANDA TÜRK CUMHURIYETI VATANDASIYIM.
Yazan: arjin Tarih: January 9, 2007 3:18 PM
doğrusu durumu iyi özetlemişsiniz. özellikle şu konuya da dikkat çerkmek istiyorum. kürt şimdiye kadar devlet aleyhine bir işe girişmediği gibi böyle bir olaya da fırsat vermemiştir. sonuçta şu bir gerçektir türk kürt kardeştir. bazı devletler bu karedeşler arsına bir şekilde milliyetçiliği sokmaya çalışıyor halbu ki bizim böyle bir şeye ihtiyacımız yok ki. onun için bu devletlerin oyununa gelmemeli tek yumruk gibi hareket edip türkiyeyi deünyanın en iyi devleti yapmalı; müslümanlığı da dünyanın her yerine yayma gayreti içinde olmalıyız.
size de kürt meselesiyle ilgili araştırmanız için teşekkür ediyorum...
Yazan: SUAT Tarih: January 10, 2007 2:25 PM
bazı kürt diye geçinen kürt milliyetçilerinin aslında halkını düşünyomüş gibi görünüp onca insanın olümüne sebep olmaları biraz ironik.evet devletin bazı konularda doğu bolgelerinde yetersiz kaldığı doğrudur ama hiç birzaman kürt laz vb. gibi ayrımlar yapıp size ayrı hak ayrı kanun dediğini görmedim.bir de hakikaten kürt vatandaşlarımızın biraz bilinçlenip ben kürtçülük istiyorum yerine okul istiyorum hizmet istiyorum demeleri.bunca yıl boyunca yaşanan terör, atılan mermi yerine dilekçe yazılsaydı bu duruma gelmezdik.terör sonucu harcanan bu kadar para inanın ki doğuya yatırım için harcanmış olsaydı hiç bir dert kalmayacaktı.sonuç olarak her savşın altında olduğu gibi yine iktisadi sebepler(insanını insanla bir alıp veremediği yok)bitsin artık bu oyun
Yazan: yosi Tarih: January 17, 2007 2:21 AM
konuşun kardeş nasıl olsa bizim dertlerimizi bizden iyi biliyorsunuz..! doğu insannını (kürtlleri) anlaya bilmek için kendi teoriniz size yetiyormu? kürt kelimesinden dahi acizlik duyuluyor.
Yazan: mustafa Tarih: January 18, 2007 2:06 PM
farkındamısınız bilmiyorum sayın akyol*bu konuları böyle derinlemesine araştıran ender düşünürlerden birisiniz[türkiyede]*aslında yer yüzüne gelmiş tüm insanların[akıl sahipleri]bunu yapması lazım*ben yorum eklemeyip soru sormak,fikrinizi almak için birşeyler yazacağım*yukarda diyorsunuzki size uyarıcı gelmedimi sorusu sorulacak*kuranın değiştirildiğinden bahsediliyor*bunu radikal gazetesi,edip yüksel vb geçtiğimiz yıllarda yazdılar*ben hemen hemen edip yükselin bütün kitaplarını okudum*türkiyede birçok insanın kafasında ciddi soru işaretleri bıraktı***mustafa bey düz mantıkla düşündüğümde ne imtihanı diyorum ,neyin imtihanı diyorum bu dünyanın*kendi kendime imtihan oluyoruz dediğimde hangi din diyorum*3 bin yıldır,2 bin yıldır 1500 yıldır ve digerleri nasıl imtihan oluyoruz**sizin anlattıklarınıza göre akıllı tasarım kesin*yani yaratıcı var ama din varmı varsa bu din hangisi *gerçekten samimi bir sorudur bu *çünki benim hafsalam bunları almıyor beni ve benim gibi düşünemeyenleri aydınlatırsanız inanınkı çok sevineceğim *sevgiler*saygılar
Yazan: mehmet Tarih: January 19, 2007 11:22 PM
ilk başta güzel yaklaşımınızdan vede vicdanınızla yorum yaptığınız icin size saygılarımı vede ictenlikle merhaba diyorum gercekten de bu ülkenin varolmasında kürtlerin kücümsenemeyecek payı olduğunu düşünüyorum eğer kürtler birinci dünya savaşında araplar gibi ingiliz ve fransızlarla anlaşsalardı şimdi belkide türkiye diye bir devlet olmaya bilirdi kürtler o dönemde türkleri hem din kardeşi hemde aynı çoğrafyada yaşadıkları için türklerle bir bütün yani bir elmanın bütünü gibi gördüler ama bazı egoist türkler 1920 lerden sonra kürtlere üvey evlat gözüyle bakıp insanlığa kardeşliği sığmayacak baskılar ve davranışlar sergilemiş gözüküyorlar ve odenemden bu güne kadar bu baskılar ve üvey evlat görmeleri hala devam ediyor demek ki öz kardeşlik savaş zamanında oluyormuş yani kurtuluş savaşında zorda kalındığı zamanmış türkiyedeki araplar lazlar rumlar çerkezler televizyonlarda rahatca ırklarını belirtip şarkılarını söylüyorlar ve hatta ne tuhaftırkı yabancı sanatcılar bile güzel karşılanıp müziklerine eşlik edebiliyorlar .Ama birisi ben kürdüm dedi ği zaman hemen soruşturma acılıyor ve hapse kadar gidiyorveyahut bir kürt sanatcı bir kürtce parca okuduğu zaman ya şarkının ortasına reklam koyuluyor demek ki kürt olmak bi sorunmuş .Siz bir kürt olsaydınız ne düşünürdünüz ,değerli abicim Mustafa zorunuza gitmezmiydi SAYGILAR
Yazan: azat yılmaz Tarih: January 19, 2007 11:48 PM
kim nederse desin kürtler t.c ulkesınde azınlık olarak gorulup ezılıyor.2. sınıf insan muamelesi görüyorlar ve tepkilerini ortaya koyuyorlar türkler de bu mücadeleyi veren insanlara terör yapıyorlar diyip dışlıyorlar.biz kürtler olarak kimseye muhtaç deyiliz
Yazan: ekrem Tarih: January 21, 2007 7:09 PM
Çok güzel bir yazı,bu toprakların insanlarının sorunu çözeceklerine inanıyorum,hiç bir Kürde düşman da olmayı düşünmüyorum terör denilen şey her kesim insanımızdan çıkabiliyor kaldıki terör dünyanın her yerinde can almaktadır.Dış güçlerin kandırdığı gençlerin dağlarda aslında ait oldukları topraklara savaş açması ne yazık ki çok üzücüdür.Geçmişte kardeşçe yaşarken araya giren eller ancak bu topraklardaki insanların eskiden olduğu gibi yaşadıkları yere sahip çıkmalarıyla aşılabilir.Dış güçler Türkiye Cumhuriyetinin gücünü kırmak için içimizdeki renkleri kirletmeye çalışmaktadırlar.Ama aynı güçler bundan seneler önce o bölgedeki insanlara silah sıkan güçlerdir.Amaç huzursuzluk yaratıp ülkemizi kaosa sürüklemektir.Gerçek içlerinde hiç bir Kürt vatandaşımızı sevdikleri yoktur.biz birbirimizi onlardan daha iyi anlarız.Bundan 50 sene önce ABD'de zenciler sokaklarda öldürülürken aynı zencilerin çocukları artık herşeyi bir kenara bırakıp Amerikalıyım diyerek yaşamlarına devam etmektedirler.üstelik tarihlerinde Avrupalılar tarafından en pis şartlarda çalıştırılanlarda onlar olmuşlardır. ama ekonomik güçleri yerinde olan ülkelerin vatandaşları olunca hepsi o ülkeye sevsin sevmesin entegre olmuşlardır.Şu anda NBA oyuncularından hangisi ben ABD'den nefret ediyorum diyebilir.içlerindeki dünya onlara aittir.ama Amerikalıyım diyerek onlara bunu başartan aslında hiç olmayan bir ulus vardır.bizleri ise birbirimize kırdırtmak isteyen kendi içinde kırılmaya asla göz yummayan yine bu devletlerdir.Batı ve doğu Almanya bile birleşti iki aynı ulus birbirlerini sevsin sevmesin aynı topraklarda yaşamasını öğrendi ve dahada öğrenecek Almanlar hala doğu Almanyaya karanlık Almanya derler ama güçlü ekonomi bir şekilde insanları hayat ile mücadele etmeleri için en güzel başarıdır.Ülkeleri güçlendikçe doğuda yatırım yapıldıkça bu aradaki soğuklukta azalacaktır.Kürt kardeşlerimizle bizim aramızda sorunu yaratanlar aslında ne Kürdü ne Türkü seven insanlardır.Kendi ülkelerinde nefretin en uç noktalarıyla uğraşıp dindirmiş devletlerdir.ülkelerin ekonomileri geliştikçe eğitimde artar ve içindeki insanlarda herşeyi daha iyi görmeye başlarlar.aile çoluk çocuk işlerine karışıp hayatlarını güzelce sürdürürler.kendi içlerinde bunu isteyen devletler nedense bizim içimizde bunu asla istememektedirler.Dünyada yapay sorun yaratmada en usta devlet olan ABD başta olmak üzere bizim renklerimizle oynayanlara verilecek en güzel yanıt derdimizle mutluluğumuzla bu topraklarda üretip paylaşmaktır.GüneyDoğumuza yatırımları arttırmak ordaki insanımızı en üst seviyeye çıkarmak için hergün daha da çok çalışmalıyız.o bölge topraklarında üretilecek her türlü ürün bizim ülkemizin cebine girecek zenginlik olacaktır.Hakkari sporun Tunceli sporun zenginleşmesi demektir.Komşularımıza satmamız demektir.evlerde Kürtçe olsun Türkçe olsun kahkahaların atılması demektir.Antalyada Uludağda tatil demektir.sonra kim çıkar dağlara kim inanır yabancıların yalanlarına.bu toprakların gerçek sahipleri dedeleri de bu topraklara şehit olmuş hepimiziz.ben Kürde düşman olamam olmam Mustafa Kemal'den gördüklerimiz Mevlanadan Yunus Emreden okuduklarımız ve adını sayamayacağım onlarca bu toprakların yetiştirdiği efendiler bizim ışığımızdır.Kürd Türk Ermeni kim olursa olsun hepimiz Türkiyemiz için olusak kazanacaklarımız ile tüm dünyayı çatır çatır çatlatacağız.çünkü bu topraklarda yüzyıllarca yaşayan her kes biliyor başka Türkiye yok..barışa dostlar barışa...
Yazan: chengfeng Tarih: January 21, 2007 9:13 PM
mustafa bey ben türkiyede kürt sorunu oldugunu kabul etmıyorum türkiyede bir takım kendilerine türk milliyetçisi diyen teröristlere karşı bir tepkidir. doğu bölgelerinin cumhuriyet kurulduğundan beri kendi kaderine terkedilmiş olmasının bunda büyük payı vardır yıllarca buralara yol su elektik götürmeyen oradaki halkı unutan zihniyet bunun sebebidir diye düşünüyorum . ondan sonra burada cahil kalmış halkı kullanan eline silah verip dağa gönderenlerle
Yazan: ahmet Tarih: January 22, 2007 1:41 AM
KAZIM KARABEKİR paşanın düşündüğü çözümlere katılmamak mümkün değil.Bölgede 23 yıldır akan kan durmadığına,(kuruluş yıllarında ki isyanlarıda dikkate alırsak) göre uygulamadaki çözüm yöntemleri ya yanlış ya da eksik.
Mevcut durumun devamını isteyenler (kim olursa olsun )TÜRKLERE,KÜRTLERE VE BU COĞRAFYAYI PAYLAŞAN herkese İHANET ediyorlardemektir.Mevcut durumdan kimler nemalanıyorsa( gerek içerden gerekse dışardan) bu durumun devamını
isteyenlerde onlardır.
KÜRT KARDEŞLERİME BİR ÇİFT SÖZÜM VAR.Ülkemizdeki bazılarının bu aymazlığı sizi bu coğrafyaya ve türklere karşı bir -ihanet demeye dilim varmıyor-
olumsuz harekete sevk etmesin.Tarih böyle yapanların hazin örnekleriyle doludur.Kutsal emanetlern bekçisi olan bu millete ihanet eden
KIRIM TÜRKLERİ(1683 VİYANA Bozgunundaki ihanetin bedeli 100 yıl sonunda 1783 de rus çizmeleri altında ödenmiş ve o gün bugün kırım türkleri ne yazıkki iflah olmamıştır.), FİLİSTİN ve IRAK ARAPLARININ (1.dünya savaşında osmanlı ordularını arkadan vuran arapları kast ediyorum)hali bir ibret vesikası olarak önümüzde durmaktadır.Bu coğrafyayı toparlamanın yolu aymazlıkdan ve ihanetlerden geçmiyor.Ben ilahi adalete inanıyorum.Kendi dininden olupta bu millete ihanet eden hiçkimse felah bulamamıştır. aşırıya kaçtığında kendisininde sırtında ilahi kamçı şaklamıştır.Yakın tarihe dikkatlice göz atmak yeterli olacaktır. Saygılarımla
(1917 ,1918
Yazan: ahmet sert Tarih: January 28, 2007 8:36 PM
TÜRK'e dost olan Kürtlere sözüm yok!bu dünya hiç bir ırkın malı olamaz.Bu mümkün değil!ama insanların uğruna kan döktükleri topraklara sahip çıkması da çok doğal.Günümüzde nankörlük yapan bazı kürt asıllı TÜRK vatandaşlara sesleniyorum.Benim yiğit asil 250bin dedem çanakkale de şehit olurken kürtler 10ar çocuk yaptı!Hem bu çocuklara bakamadılar hem de 35bin Mehmetçiği öldüren vatan haini yetiştirdiler.Bu cennet vatanı kimse bölemez.Ya kardeş kardeş geçineceğiz ya da bu ülkeyi terkedeceksiniz.HERŞEY DAHA GÜZEL BİR TÜRKİYE İÇİN!
Yazan: mutlu Tarih: January 28, 2007 11:48 PM
Anlatılanlara harfien katılıyorum dün yoktur bugün vardır.aklın yolu bir olduğu için kargaşaya kavga ve döğüşe hiç gerk olmadığını düşünüyorum.insanlık bambaşka birseydır.TÜM DÜNYA İNSANLIK İÇİN YARATILMIŞTIR DEGERINI BILELIM KARDESCE YASAYALIM....
Yazan: cabbar AĞA Tarih: February 1, 2007 5:08 PM
değerli mustafa akyol;
siz gibi, bu ülke evlatlarının geleceğinde bilmem ne sebeple olmuş ve oluşturulmuş çatlaklara inat- çimento olup- bu nevi yazıları kaleme alan medyamız olsaydı sanırım bu gün bu meseleye daha farklı perspektiften bakma imkanı olurdu kamuoyunun.evet tarih kitapların arasında kalmış anlaşılan güncellenmeli yani o kardeş günlere duyulan özlem biraz daha önemsenmeli.yıkmak kolay yapmak zor.ama gelin tarihin derinliklerinde kalan şu zor u başarmayı yeniden deneyelim.
kardeşliğe.......
Yazan: şeyhmus Tarih: February 19, 2007 11:02 PM
BENCE INSANLARI NEsili ile degilde
INSAN olduklari icin kabullenmelidir . . .
Sonucta savas varken TÜRKLER VE KÜRTLER kardesce sirt sirta verip vatanimizi kurtardilar . . .
Simdi ise TÜRK TÜrKE Düsman olyuor nebicim hayatdayiz öyle ayrimla felan olmazzz . . .
MADEM VATANIMIZI KURTARIRKEN KARDES GIBILERDI O ANI VATANIMIZIN HALA AYAKTA DURMASININ HATRINA
ESKISI GIBI TÜRKLER VE KÜRTLER KARDES GIBI OLMALARI BENI COK SEVINDIRIR CÜNKI SONUCTA ONLARLA BERABER VATANIMII KURTARDIK . . .
HAYVAN HAYVANI BILE SECMIYORDA BIZ NEDEN INSANLARIN NESLI HAKkINDA SECIM YAPIYORUZ ? ? ?
UMARIM ESKI DOStlUK KARDESLIK YINE GELIR . . .
(PKK´lilara zaten laf diyemiyorum onlar bi laf etmeye bile degerleri yok die sind unter meinem niveao o yüzden agzima almamda . . . )
(PKK LIlarI cogu Kürtlerle karistirmiyalim)
sevgi ve saygilarimla
okuyan kisilere sizleri allaha emanet ediyorum ...
Yazan: Canan Tarih: February 20, 2007 9:30 PM
arkadaslar...
bakin.. suan buraya bu yazilarin hepsini neden okuyorum ve neden cevap birseyler yaziyorum.SOYLEYIM. birbirmiizden birsey kapa bilelim diye.. ama hayir OLAMIYCAK BU SANIRIM. git gide herkez birbirini rencide edici laf soyluor , buraya lutfen dostlar. bakin turk veya kurt olun,.. hic fark etmiyor. insan gibi yazalim. bir insani rencide edicek sozler yazmayalim..
konuya gelince kurtler sadece kimlik istiyorlar.
pasaport.
anladinizmi ?
turk kimlikli olan kurt insanlarimiz binlerce.milyonlarca.
BEN SAHSEN turk pasaportum var ama isimim kurtce. ismim arjin.
hava limanindaki adam yetlili bana nediyor biliyormsuunuz. NEDEN KURTCE ISIMIN VAR. BUNE BICIM ISIM SU BU.
ben gereken cevapi verdim.
ama soyle birsy. kurtlerin istedigi ozgur bir hayat.
suanda ozgur degiler. ornek verdigim gibi. PASAPORT KIMLIK DURUMU.
sevgiler saygilar..
Yazan: ARJIN Tarih: March 1, 2007 12:03 PM
Sevgili arkadaşlar ben bugünlerde bakıyorumda herkesin milliyetçi duyguları kabarmış hergün Kerkük'e Musul'a girme hevesinde olan bi sürü adam çıkıyor tv'lere ve gazete sütunlarına peki bu adamlar hic düsünmezlermi oralarında bir sahibinin olduğunu, bu bölge, bu topraklar kana hep susamıstır evet doğrudur hep düsman kanına ama bugünlerde galiba artık kardes kanını istemeye basladı ve o yönde gelismeler bize rağmen ve hic bu torağın havasını solumamıs insanlarca körükleniyor biz ise burda hala Kürd'ü nasıl olupta 84 yıldır asimile edemedik diye dövünüyorsunuz ve nerde hata yaptığınızdan dem vuruyorsunuz ve hic utanmadanda müslümanlık kardeslikten bahsediyorsunuz.
Evet ben bir Kürdüm ve Allah beni yaratırken banada sormadı ne olarak doğma isteğimi ama eminim yine Kürt olarak doğmak isterdim. Bir Kürt olarak diyorum ki siz nasıl milliyetçiliği Avrupa'dan aldıysanız bizde son zamanlarda sizden öğrendik ve nasıl siz son zamanlarda ırkçılığıda alıyorsanız ki bu coğrafyada ırkçılık hiç olmadı korkarım ki bizimkilerde sizden kopya çekerek o tarafa yönelmelerinden korkuyorum.
Bu ülkede en darbeci general ve uydurduğu yalanın yatsıda sönen mum gibi södüğü trajikomik vaka bile artık kral çıplak derken siz o söylenen yalanlarla büyümüs doğusunda ülkenin Kürt olup olmadığını bile bilmeyen, olduğunu bilipte inkar eden, aynı insanları hor gören, sıcak evinde uyurken; köyünden zorla bir şubat akşamı kapı dışarı edilip 9 nüfüslü ailesiyle nereye gideceğini bilemeyen çaresiz babanın feryadını duymayan, ve o insanlar ne zamanki sizin o avrupai şehirlerinize geldikten sonra açlıktan gebermek üzere olan kurt gibi sağa sola saldırdığında rahatınız kaçıpta köylerinden sürülürken onlar için veremediğiniz tepkiyi gösteren, ne mutlu Türk'üm diyene deyipte vatandaslık bağıyla açıkladığınız Türk'lüğü orta asyalardan getirirken aslında kendinizle çeliştiğinizi; Ya Türk'sün Ya Hiç şiarıyla hareket ettiğinizi göremeyecek kadar kör olan, Irak Kürdistanında Türkiye Kürt'lerinden bin kat daha özgür olan ve Saddam'ın birinci yardımcısı Ankara'da yani başkentinizde Irak'ta yokturlar dediği ve sizin de onayladığınız ama hernasılsa bir anda ortaya çıkan SİZİN Türkmenler için neredeyse başka bir ülkeye savaş açacak ve ordaki insanları ki akrabamız olurlar ikide bir düşman ilan eden sizler! ve Kürd'e hakaret serbestisi veren medyanız ile bir olup hergün Kürdü aşağılayan, neredeyse bir Kürde hakaret yarışması düzenlemediğiniz kaldığı ve hala Kürtler bizden daha iyi yaşıyor diyen, şehirlerine Kürt göçü olduğunda ucuz iş gücü geliyor diye sevinenler, aynı kişi o Kürt'ler şimdi onunla serbest piyasada rekabet ediyor diye şimdi o Kürt'leri bölücü diye damgalmaya çalışanlara kulak kabartan, öylesine bir kulak kabartma ki aydın! denen bazı gazete yazarları bunu destekleyecek yazı bile yazmasına göz yuman ve açıkcası Kürde hayat hakkı tanımayı bile çok gören siz zavallılar!
Yazan: Zarbenius Tarih: March 2, 2007 4:40 AM
tarihle ilgili herşey www.forumsahasi.com
www.forumsahasi.com
www.forumsahasi.com
www.forumsahasi.comwww.forumsahasi.com
www.forumsahasi.com
www.forumsahasi.com
herkesi beklerim arkadaşlar medeni bir tartışma ortamı war..
Yazan: murat Tarih: March 6, 2007 1:53 PM
en başta böyle bir sayfa hazırladığınız için teşekkür ederim.bu ülke tam 46 tane etnik unsurdan meydana geliyor!türk , kürt ,zaza,çerkez vb..yani biz yüzyıllar boyu beraber yaşamış bir millet olarak bugün dış mihrapların oyunlarına gelmemeliyiz. ben kendi kanımca bu ülkedeki tek sorun türklük kimliği yani bu ne demek?..işin özü hani YÜCE ÖNDER ATATÜRK'ÜN 1926'da yaptığı türk tanımı var buda ne ?.. türk : türkiye cumhuriyetini oluşturan herkes.. bugün bakıyoruz hangi alanda olursa olsun benim halkım burada geçen türk kelimesini ırki boyutta düşünüp kendilerini 2. planda tutuyorlarmış gibi hissediyorlar bana göre en başta bizim bu soruna ışık tutmamız gerekiyor !!! teşekkürler saygılarımlaa
Yazan: turgut Tarih: March 7, 2007 6:39 PM
arkadaşlar hepinize sesleniyorum yazılarınızın tümünde bir şeyh said ayaklanması tutturmuşsunuz gidiyor lütfen bu ayaklanmanın kökenine inelim..13 şubat 1925'te diyarbakır ergani samsa köyünde başlayan ve doğu anadolunun büyük bir kısmına dağılan bu ayaklanmanın sebebi nedir ?..lütfen biraz sağduyulu olalım!Ve bugünkü olaylarla bir kıyaslayalım...aynı şekilde dersim 1937'de seyit rıza önderliğinde yapılan direnişi aklımıza getirelim ve bugünkü olaylarla kıyaslayalım....
hepinize teşekkürler ...
Yazan: tarık Tarih: March 8, 2007 5:50 PM
Ataist olmak yada inançlı olmak bu insanlık sürdüğü sürece varolan bir tartışma olacak kanaatindeyim, bunun tarafsızlığıda yok yani ikisinede muhattap değilim derseniz ataist olursunuz dimi. Bense arayışdayım ama şöle bir sıkıntım var aldığımız eğitim gereği olsa gerek diyorum güzel kızlar, arabalar, yatlar, katlar istiyoruz bunlar olmayıncada inançsızlaşıyoruz, medya ve toplum baskısıda paran var sa adamsın şeklinde. Maddiyata o kadar gömülmüşüz ki birde ondan sizde yoksa sözünüzde dinlenmiyor kapatalist olmakta ayrı sıkıntı sistem yani kapitalist ya mesela bakkaldan ekmek almak için birşeyler ödemek şart dimi. Şimdi Allah sonumuzu hayırlı etsin diyor ve bozguna uğramış milletimize sabır versin diyorum. Bizim durumumuz şu biz şunu bir çözelim, fakir bir ülkenin mensuplarıyız ve bende orjinal türküm yani kürt de değil ama kaynaklardan yararlanamıyorum, üniversiteyide bitirdim hemde bilgisayarcıyım, şimdi kanunun varsaydığı hiçbir yoldan zenginde olamam sermayem yok olsa zaten tuhaf olurdu dimi şimdi sistem Amerikadaki gibi hiç yoktan birşeyler sahip olmayada izin vermiyor sistemide sevemem, bir şekilde baskılarla sistemde varolmaya çalışıyoruz, bizlerde ezik türkleriz, ümidi tükenmiş 35 lere gelmiş heyacanını yitirmiş artık ömrünü oratalama yaşam şartlarına sahip olarak sürdürebilirsek sevgili kul olacağız heralde, Allah sonumuzu hayırlı etsin, ezik türklere selam olsun.
Yazan: ezik Tarih: March 14, 2007 8:37 AM
dedem yusuf hıntoğlu lakabıyla anılırmış inevili çanakkalede şehit düşmüş ismini cismini bulamadık yardımcı olurmusunuz
şimdiki kaza ismi konya cihanbeyli
Yazan: mustafa erbek Tarih: March 19, 2007 10:58 AM
Atalarımız Türkler bu topraklarda boşuna kan akıtmamışlar, demek ki bir bildikleri var! Ama bir gerçek vardır, bu topraklara Türkler kadar onların yanında olan, tabi olup beraber yaşayan diğer milletler de kanlarını ve canlarını vermişlerdir. Bu topraklar içinde yaşayan tüm milletler için değerlidir, çünkü bedelini peşinen ödemişlerdir. İş ayrılıp başka bir devlet kurmaya geldiği zaman diğerlerinin tepki gösterip izin vermeyeceğini bilir. Bu gerçeği kimliği ne olursa olsun aklı salim her Türk vatandaşı bilir. Güçlü bir Türkiye dışında ayrı küçük bir devletçik ancak komşularına yem olacak savunmasız bir çocuğa benzeyecektir. Kürtlerin Türkiyeden ayrılması dünyada gerçekleşmesi çok zor bir olay olacaktır, İran,Irak,Suriye, Türkiye arasında kurulacak bir Kürdistan devleti kendini İran ve Türkiye gibi iki güçlü ülkeye karşı nasıl savunacaktır acaba.....
Yazan: sahin Tarih: March 20, 2007 8:19 PM
ben bu saaten sonra barış istemenın kendını kandırmak olduguna inanıyorum kımse bizim türkıyesız yaşayamacagımızı düşünmesın biz kendı kendımızı yönetecek kapasıtedeyız zaten mayıs ayıdan sonra kopmaya gerçekleşecektır kımse bunun bır hayal olduguna inanmasın kürtler artık 50 lılerın kürtlerı degıldir
Yazan: fuat Tarih: March 25, 2007 10:09 PM
Neyi eksik bu kürtlerin. Bir de bunu öğrenebilsek. İşte araştırma sonucu: Türkiye'nin en fakir bölgesi Doğu Karadeniz.
Yazan: Özcan Çepni Tarih: April 3, 2007 7:19 PM
ummet bilincini oneren arkadasa katilmakla birlikte ayni zamanda eklemeliyim ki osmanlinin aldigi yerleri gelistirmesi ve halka devamli bir huzur kazandirmasi ve muslumani hristiyani yahudisini ayni ulke ve sehirlerde yasatmasi, ben muslumanim ve senin uzerindeyim ama insan haklari dairesinde ayniyiz demesi etkili olmustur. gariptir ki osmanli farkli dinleri bile ayni catida toplamis bizim turkiye devleti olarak bu cagda yapmamiz gereken tek sey her bir vatandasin ekonomik rahatini ayni duzeyde tutmaktir. turkiyenin gelismis devletleri iyi okumasi lazim ozellikle japonya ve amerika. onlardan daha iyi olbiliriz cunku ilk olarak sabirli musluman insanlariyiz. bence halkin ekonomik rahati bir numarali mesele. simdilerde kurt kardeslerimizin sehirlerinde yollar bile tam degil. koy yollari kislari zor aciliyor. sadece kurtlerin yasadigi bolgeler degil ayni zamnda karadeniz bolgesi. eger bu sekilde devam edecekse al istanbul ve bursa izmir antalya yoresini veya bati ve marmara bolgesini ver gerisini oralari daha iyi yonetecek millete huzur ve ekonomik rahatlik verecek ellere. ben zannetmiyorum kimse sirf kurt veya bosnak veya laz oldugu icin toprak istiyor, sadece bolgelerinin gelismesini koy agalarinda kurtulmak ve kole olmaktan kurtulmak istiyor. ben istedigim kadar yazayim veya siz arkadaslar turkiye su andaki basbakanimiz veya gecmis baskanlarimiz gibi (ozal haricinde belki)pisirik ve cesaretsiz atilgan olmayan yoneticiler oldukca cok bekleriz osmanli gunlerini, huzurlu gunleri. insallah rabbim banada bir gun sacma sebeblerle kactigim topraklara geriye donmeyi nasip eder. ben giresunluyum bu arada dogma buyume istanbullu simdi nh usa
Yazan: baha Tarih: April 4, 2007 10:17 PM
keşke kürt türk kardeselıkı osmanlı imp.zamannındakı gıbı olsaydı
Yazan: emrah Tarih: April 27, 2007 9:22 PM
http://www.haberturk.com/haber.asp?id=21464&cat=200&dt=2007/04/27
İsa da gecikti Türk ordusu da
Yazan: ancazin Tarih: April 27, 2007 10:11 PM
ne kürtlere ne türklere yazık olmustur yazık olana osmalaızamnında kı ümetçilik anlayısınına olmustur olan
Yazan: ömer sait sümer Tarih: May 5, 2007 11:31 AM
KURT VE TURK HER ZAMAN KARDESTIR AMA KURTLERIN HAKLARININ VERİLDİĞİ SURECE NE VARKI SU TOPKRAKLARDA BIRLIKTE YASAMAKTA AMA KURTLERINDE KURT OLDUKLARINDAN DOLAYI SUÇLANMADĞI KURTÇE KONUSTU DIYE DAYAK YEMEDEĞİ BİR VATANDA KURTLERINDE KURTÇE .LAZLARINDA LAZCA.ÇERKEZLERINDE.ÇERKEZCE KONUSABILDIĞI BIR VAATANDA NEDEN ?
Yazan: simar69 Tarih: May 9, 2007 7:32 PM
sayın musatafa kardeşim sana teşk ederim ben de KÜRDÜM aynı atalarım gibi bende TÜRKLERİN yanında pkk nın karşşındayım ALLAHA EMANET OLUN..
Yazan: hasan ÇOBAN Tarih: May 11, 2007 10:55 AM
güzel yazı amane yazıkki bazı faşist kesimler bu kardeşliği bozdu ve bir daha da böyle bir kardeşliğin olmasını mümkün görmüyorum.çünke her şeyden önce ülkede kürtleri aşağılama politikası yaygınlaştı.bence temel kopma burda gerçekleşti ve bugün kürt milliyetçilerinin temel sorunu bu aşağılama güdüsünü ortadan kaldırmaktır.
Yazan: civan Tarih: June 6, 2007 4:08 PM
yapilan aciklamalara bakilirsa bu isin sorumlusu tc devletini yöneten yanlis politikalar sebeb olmus kurtlerin bu ülkenin asil unsarlari oldugu ve turklerden ayri bir yasami ta yuzyillardan beri dile getirdigine göre suclu tc devletini yöneten kiselerdir
Yazan: kanirenas Tarih: June 6, 2007 4:47 PM