« Bir Ateistin Yanılgıları | Ana Sayfa | Evrim, Pandalar, Aptallık ve Cehalet »
October 21, 2005
Agnostik Aklın İlkeleri Üzerine...
"Agnostik" rumuzunu kullanan okur, Anthony Flew ve Ateist Okurun Süregiden Yanılgıları başlıklı yazının sayfasına eklediği yorumlarda, Kuran'ın ilahi kaynağı olmadığını ileri sürüyor. Bu okurun iddialarına cevap niteliğindeki bazı yorumlarımı aynı sayfaya eklemiştim.
Ancak sadece bu dar tartışmayla sınırlı kalmaması gerektiğini düşündüğüm önemli bir yöntem sorununa dikkat çekmek istiyorum. Çoğunlukla ateist, materyalist ve hatta "agnostik" okurlarda gördüğüm bu sorun, başkalarını "inanmakla" suçlarken, kendi inançlarının — hem de hiç sorgulamadan, büyük bir hırsla tutundukları inançlarının — farkında olmamaları.
Agnostik Aklın İlkeleri Üzerine...
"Agnostik" rumuzunu kullanan okur, Anthony Flew ve Ateist Okurun Süregiden Yanılgıları başlıklı yazının sayfasına eklediği yorumlarda, Kuran'ın ilahi kaynağı olmadığını ileri sürüyor. Bu okurun iddialarına cevap niteliğindeki bazı yorumlarımı aynı sayfaya eklemiştim.
Ancak sadece bu dar tartışmayla sınırlı kalmaması gerektiğini düşündüğüm önemli bir yöntem sorununa dikkat çekmek istiyorum. Çoğunlukla ateist, materyalist ve hatta "agnostik" okurlarda gördüğüm bu sorun, başkalarını "inanmakla" suçlarken, kendi inançlarının — hem de hiç sorgulamadan, büyük bir hırsla tutundukları inançlarının — farkında olmamaları.
Dahası, fikir tartışmalarında, "kanıtlara karşı inançlarını öne sürmek" gibi çarpık bir yöntem de izliyorlar. Bununla ne demek istediğimi sergilemesi açısından, "Agnostik" okura verdiğim son cevabı aşağıda dikkatinize sunuyorum. Amacım kişilerdeki değil ama akıl yürütme ilkelerindeki çarpıklığı göstermek.
Sayın "Agnostik",Sizle tartışmak zor, daha doğrusu biraz sıkıcı, çünkü tartışırken önemli muhakeme bozuklukları sergiliyorsunuz,
Bakın şöyle anlatayım.... Biz burada iki farklı GÖRÜŞ savunuyoruz. Ben Kuran'ın ilahi kaynaklı olduğunu söylüyorum, siz ise insani kaynaklı olduğunu ileri sürüyorsurnuz. Bu GÖRÜŞ'lere dair KANIT olabilecek veriler dile getiriyoruz. (En azından ben öyle yapıyorum.)
Siz ise, mantık örgüsünü tersine çevirip, KANITA karşı GÖRÜŞ ileri sürmüşsünüz, örneğin şu cümlenizde:
"Sizin bana peygamberi şiddetle uyaran ve eleştiren ayetlerden söz etmiş, olmanız bu ayetleri peygamberin kendisinin yazmış olduğu gerçeğini degiştirmez."
Şimdi, "ayetleri peygamberin kendisinin yazmış olduğu gerçeği" diye bir şey yok. Bu sizin GÖRÜŞÜNÜZ... Ben size "kendisi yazdıysa, neden kendisini gayet zor duruma düşürecek ayetler eklesin" diyerek, sizin peygamberin sözde kendi çıkarları (örneğin Zeyd-Zeynep olayı gibi) için ayet yazdığı şeklindeki GÖRÜŞÜNÜZE karşı bir KANIT belirtiyorum.
Siz ise, üstte alıntıladığım cümlenizle, aslında "sizin gösterdiğiniz KANITLAR, benim GÖRÜŞÜMÜ değiştirmez" demiş oluyorsunuz.
Bu durumda sizle her detayı tek tek tartışmaya gerek görmüyorum. Bir yere varmaz ki...
Sadece şunu söyleyelim: Bence "Agnostik" sıfatından vazgeçin. Agnostik olabilmeniz için sistematik kuşku duymanız lazım. Oysa siz Kuran'ın insan sözü olduğu şeklindeki İNANCINIZDAN ve diğer materyalist inançlarınızdan kuşku duymuyorsunuz. Sizin gibilere "agnostik" değil, "kesin inançlılar" denir....
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: October 21, 2005 12:54 AM




belirtiş oldugunuz şeyler kanımca doğrudur,fakat insanların ilginç saplantılarını değiştirmek zordur...
Yazan: apo Tarih: August 20, 2007 3:03 AM
"Şimdi, "ayetleri peygamberin kendisinin yazmış olduğu gerçeği" diye bir şey yok. Bu sizin GÖRÜŞÜNÜZ... Ben size "kendisi yazdıysa, neden kendisini gayet zor duruma düşürecek ayetler eklesin" diyerek, sizin peygamberin sözde kendi çıkarları (örneğin Zeyd-Zeynep olayı gibi) için ayet yazdığı şeklindeki GÖRÜŞÜNÜZE karşı bir KANIT belirtiyorum."
Siz kendiniz için kanıt bildiriyorum diyorsunuz ama kanıtın ne olduğundan haberiniz yok.Sizin söylediğiniz kanıt olsa herkes müslüman olurdu.Siz bazı şeylerin ispatlanabilir olduğunu savunarak İslam İNANCIna zarar vermekten başka bir şey yapmıyorsunuz.Allah sizden İNANMANIZI bekliyor; bir şeyleri ispatlamanızı falan değil.Kur'an'da Allah'a inananlardan bahsedilir Allah'ı bilenlerden değil.Bilmeden bir şeyi kanıtlayamazsınız; yaptığınız şey inancınızı savunmak olur.İnancınızı savunmanıza bir şey demiyorum; zaten dünyada inanç yarıştırmaktan başka bir şey yapmıyoruz.Ama siz iddianızı kanıtladığınızı söylüyorsunuz yani yalan söylüyorsunuz.
Ben şunu anlamıyorum.Bir şey kanıtlanmış olsa ona inanmak inanmamak diye bir şey söz konusu bile olamaz.O zaten doğru olur.Acaba siz inanmayanların hepsinin sırf inat için, bile bile kanıtlanmış gerçeği inkar ettiklerini mi düşünüyorsunuz?Zaten başka seçenek de kalmıyor.
Aklınıza acıyorum.
Ayrıca agnostisizm hakkında da pek bir şey bildiğiniz söylenemez.Bir kere agnostisizm sistematik kuşku duymak falan değildir.Agnostisizm bir şey hakkında kuşku duyulup duyulmaması gerektiğinin bile bilnemeyeceğini söyler ve yaptığımız HER eylemin inançlarımızın ürünü olduğunu.Buna kuşku duymak da dahil.Ayrıca agnostisizm inançları reddetmez aksine söylediği şey yaptığımız her şeyin inançlarımızın ürünü olduğudur.Bir agnostik in sizle tartışması bile bir şeylere inandığını gösterir.Aslında demek istediğim agnostisizm aklımızla hiç bir şey yapamayacağımızı, ancak bir şeylere inanarak yaşayabileceğimizi söyler.Bir nevi insanın aczini dile getirir, yaşamak için inanması gerektiğini.Belki de fark edilebilecek en büyük gerçektir.
Tabi bunlar benim agnostik görüşlerim.Zaten başka yerlerde duyduğunuz agnostik görüşler de savunanların görüşlerinden başka bir şey değildir.
Neyse bence İNANÇLARINIZI savunurken onların birer inanç olduğunu unutmayın.Onların gerçek olduklarını düşünüyorsanız kendinize sorun: Peki neden inanmıyorlar?
Acaba kimi kandırmaya çalışıyorum?
Selametle...
Ufuk İlgen
Yazan: ufuk Tarih: May 17, 2008 5:39 PM
Genelde hep yapilan sey; Inanc kavramini dort-kose seklinde alip, "ehe ehe, sende inanc sahibisin" denir hep. Mustafa bey de onu yapiyor aslinda.
Elbette hepimiz birseylere inaniyoruz. Misal, onumdeki pencereden ziplasam asagidaki kaldirima carpacagima inanirim, hatta bu inanc o kadar saglam ki biliyor sayarim kendimi. Isi manyakliga vursam yere dusme hizimi bile hesaplayabilirim. Cunku bana bunlari dusundurebilen, inandirabilen ayni/benzeri duruma iliskin sayisiz tecrubem var. Pencereden atlayinca aya ucacagima INANMAM. Penreden atlayinca aya ucmayacagima inanmamam eksklusif birseydir! inclusive degil! Daha da acabilirim ama ne demek istedigimi cat-pat anlatabildigimi dusunuyorum?
Peki ilahi bir kaynaktan yazilmis bir kitap icin 1 kerecik olsun bir kanit gorduk mu? Kanit derken gercek anlamiyla ikna edici bir kanit? Yok, hicbir zaman gormedik, buna iliskin elimizde "bilgi" yok!
Peki ilahi kaynaktan yazilmamis metinlere kitaplara kanit gorduk mu? Tonlarca kanit biliyoruz, suruyle. Kitaplarin o sekilde olustuguna dair saglam bir tecrubemiz var. Yani Mustafa beyin ilahi kaynaktan olmadigina INANMA dedigi durum aslinda ilahi kaynaktan olduguna INANMAMAK! olmus oluyor! Kelime oyunu yapmiyorum. Hicbir zaman, tek bir durum icin dahi kanit gosterilmemis bir iddiaya inanmamak soz konusu olan sey. Ustelik aksi durum icin sayisiz kanit var!
Dil cabukluguyla bunu hemen INANC kategorisine sokup sanki kendi durumumuzla esdegermis gibi gosteriyoruz. Halbuki esdeger degil; birisinde iddia edilen olay ve benzeri iddialar icin SIFIR kanit var, digerinin ise inancsizligini destekleyen, makul yapan, istatiksel olarak karli duruma sokan sayisiz kanit.
Dolaysiyla cok rahat bir sekilde Mustafa beyin iddiasina desteksiz INANC, ona itiraz eden arkadasin iddiasina ise Mustafa beyin iddiasina karsilik inancsizlik denebilir. Makul olan da budur.
Inanc ve inancsizlik birbirine gore ve ortak bir alana iliskin tanimlanmis kesisim olmayan matematiksel kumeler gibi. Birisini digeriyle tanimlayabiliyoruz biraz zorlayinca. Icermek/icermemek baglaminda. Bundan dolayi da hep kurnazlik yapilir, hicbir sekilde dayanagi olmayan sey baska seylerle esdeger tutulur.
Yazan: fuatogl Tarih: May 27, 2008 10:01 PM