« Aktüel Dergisi'nin Akıllı Tasarım Haberi | Ana Sayfa | Hürriyet'in Akıllı Tasarım Haberi »
August 10, 2005
Aktüel'e Konuşan Darwinist Akademisyenlere Cevap
Akıllı Tasarım teorisi konusunda Aktüel dergisinde yer alan haberde, Darwinizm'i savunan bazı uzmanların da görüşleri aktarılıyordu. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Haluk Ertan, B. Ü. Matematik Bölümü öğretim üyesi Prof. Haluk Oral ve Bilgi Üniversitesi Matematik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ali Nesin, Tasarım teorisine itiraz ederken, yaşamın rastlantıların eseri olduğunu savunuyorlardı.
Ancak fena halde yanılıyorlardı. Nedenini inceleyelim...
Zarlar, Damlalar ve Prof. Oral'ın Yanılgısı
B. Ü. Matematik Bölümü öğretim üyesi Prof. Haluk Oral "tesadüfi evrimin matematiksel olarak imkânsız olduğu tezine karşı" çıkarak şöyle demiş:
"Canlıların oluşumundaki zaman hafızamızın alamayacağı kadar uzun ve ne kadar küçük olursa olsun her türlü olasılık mümkün. Bir zarı milyarlarca yıl boyunca atsak bir keresinde köşesi üzerine düşebilir. Dolayısıyla mükemmel işleyen organizmaların oluşması milyarlarca yıl içerisinde tesadüfler sonucu gerçekleşmiş olabilir."
Prof. Oral'ın bu "uzun zaman içinde her şey olur" yaklaşımı, Darwinistlerin sık kullandığı bir argümandır. Argümanı kullanma nedenleri ise, ortada Darwinistik evrim lehine bir kanıt olmayışıdır. Kanıt olmadığı için, meseleyi uzun zamana yaymaya ve böylece gözlem ve deney dışına çıkarmaya çalışırlar.
Bir yandan bunu yaparken, bir yandan da "tesadüf"le açıklamaya çalıştıkları sistemleri basite indirgemeye çalışırlar. Örneğin Prof. Oral, "bir zarın köşesi üzerine düşmesi"nden söz etmiş. Oysa canlıların kökeni böylesine basit bir mesele değil ki... Moleküler biyolog Michael Denton hücrenin kompleksliğini benzetmek için "uzay gemisi" örneğini kullanır. Eğer Prof. Oral "zarın tesadüfen köşesi üzerine düşmesi" yerine, "uzay gemisinin tesadüfen oluşması" örneğini kullansa, "uzun zaman her şeye yeter" iddiasının ikna edici olup olmadığı, daha açık görülürdü.
Ama ne ilginç, Prof. Oral'a tam da böyle bir örnek sorulmuş. Aktüel'den verilen örneği ve Prof. Oral'ın cevabını okuyalım:
[Prof. Oral] İngiliz matematikçi ve astronom Fred Hoyle'nin "Bir hücrenin tesadüfen oluşması, bir hurda yığınının kasırgaya tutulup Boing 747 haline gelmesine benzer" mizahi cümlesini de ironik bir dille yanıtlıyor: "Burada unutulan evrimin milyarlarca yılda gerçekleşmesidir. Olasılık hesapları zamanla da bağlantılıdır. Örneğin damlayan çeşmenin bir mermeri oyması imkânsızdır. Ancak eski çeşmelere bakarsanız suyun damladığı yerde bir oyuk olduğunu görebilirsiniz.
Bir Prof'dan daha iyi bir değerlendirme beklenirdi... Çünkü burada verdiği örnek, konuya hiç bir şekilde uymuyor. Mermere damlayan suyun onu delmesi, rastlantılar sonucunda mümkün hale gelen bir imkansızlık değildir ki! Aksine kaçınılmazdır. Mermerin üzerine düşen her damla, ondan mikro düzeyde bir parça koparır ve uzun yıllar içinde mermer üzerinde gözle görünür bir fark olur.
Böyle bir örnek, Darwinizm'in tesadüf iddiası için değil de, "canlılardaki küçük değişimler zamanla tür değişimine, yani evrime yol açar" iddiasını desteklemek için kullanılsaydı, o zaman daha tutarlı olurdu. Ama yine de yanlış olurdu. Çünkü ortada, gözlem ve deney yapabildiğimiz zaman dilimleri içinde tespit ettiğimiz "küçük evrimsel gelişimler" yoktur ki, bunlar milyonlarca yıla yayılınca daha büyük gelişmeler meydana getirsin. Bugüne kadar hiç bir türün rastlantısal mutasyonlar nedeniyle yeni bir genetik bilgi kazandığı, yeni bir organ geliştirdiği, yeni bir protein sentezlediği gözlemlenmemiştir. Dolayısıyla ortada tek bir "damla" yoktur ki, bunun uzun zaman içinde "damlaya damlaya" evrim meydana getirdiğini kabul edelim.
Prof. Ali Nesin'in Yanılgısı
Aktüel'in haberinde, Bilgi Üniversitesi Matematik Bölümü Başkanı olan Prof. Dr. Ali Nesin'in de yine "olasılıklar zamanla bağlantılıdır" dediğini okuyoruz. Yani yine "uzun zaman içinde her şey olur" yaklaşımı...
Bu yaklaşımın temelinde aslında ilginç bir inanç yatıyor. "Madde + Zaman = Her şey" olarak formüle edilebilecek olan bu inanç, yeterince zaman tanındığında maddenin her şeyi yaratabileceği varsayımına dayalı. Bu bir mağaranın ortasında görkemli bir heykel bulan bir insanın, bunun bir heykeltraşın eseri olduğunu kabul etmektense, "bu mağara kim bilir kaç milyon yıldır var, bu heykel zamanla bir şekilde tesadüfen ortaya çıkmış olmalı" demesine benziyor. Oysa, elbette, bir heykeltraşın varlığını kabul etmek çok daha mantıklı...
Peki canlılıktaki tasarımın bilinçli bir Yaratıcı'nın değil de mutlaka "Madde + Zaman" ikilisinin eseri olduğu neden ısrarla ileri sürülüyor? Çünkü bunu öne sürenlerin, inandıkları bir felsefe var: Materyalizm. Bu felsefe, maddeden başka bir varlığı kabul etmeyi baştan yasakladığı için, geriye "Madde + Zaman"ın yaratıcı gücüne inanmaktan başka çare kalmıyor.
Görünen o ki Prof. Nesin de bu materyalist inanca sonuna kadar bağlı. Ama dogmatik, yani hiç bir kanıt olmaksızın, körü körüne kabul edilen bir inanç bu. Dolayısıyla Prof. Nesin'in Akıllı Tasarım teorisi için yaptığı "Akıllı Tasarım Teorisi'yse bilim değil bir felsefedir, biyoloji kitaplarına konamaz ama din bilgisi kitaplarında yer alabilir" yorumunu aslında tersine çevirmek gerekiyor. Materyalizm ve onun biyolojiye uyarlamaları (yani Darwinizm) felsefe (ve hatta din!) kitaplarında yer almalı. Biyoloji kitaplarında sadece gözlem ve deneye dayalı kanıtlar yer almalı.
Prof. Haluk Ertan'ın "Yanlış Tasarım" İddiası
Daha önce Radikal gazetesindeki bir makalesine dair de eleştirel bir yazı yazmış olduğum Prof. Ertan, Aktüel'de şöyle demiş:
"Yaratılış dogmasına göre kutsal sayılan insandan kimi canlılardaki kullanışlı birçok sistemin esirgenmiş olması düşündürücü. Örneğin köpek balıklarının dişleri her yıl yenilenirken birçok insan dişlerinden dolayı acı çekiyor. Bazı organizmalarda olduğu gibi insan da etkili bir DNA tamir mekanizması ve bağışıklık sistemine sahip olabilseydi, temelde genetik hatalara bağlı bir hastalık olan kanserden kırılmazdı. İnsan vücudu bitkilerin yaptığı gibi fotosentez yapabilseydi kısa süreli bir güneşlenme sayesinde günlük enerji ihtiyacını karşılayabilirdi."
Prof. Ertan bu sözleriyle tümüyle subjektif, keyfi bir yorum yapmış oluyor. Çünkü Tasarım Teorisi'nin, "canlılar Prof. Ertan'ın en uygun gördüğü biçimde tasarlanmıştır" gibi bir iddiası yok. Teori, canlıların mevcut kompleks yapılarının rastlantı ürünü olup olamayacağını araştırıyor ve olamayacakları sonucuna varıyor. Bu sonuca yönelik bir itiraz, ancak aynı kompleks yapıların rastlantı ürünü olabileceklerini göstererek yapılır.
Ama Darwinistler bunu başaramadıkları için, Prof. Ertan gibi, "bence şöyle olsa daha iyi bir tasarım olurdu" gibi yorumlara başvuruyorlar. Oysa beğenmediklerini söyledikleri biyolojik yapılar dedikleri gibi olmuş olsa, o zaman da başka bir şey söyleceklerdi. "Beğenmemenin" bir kriteri ve sonu yok.
Kaldı ki, ne Tasarım Teorisi'nin de Prof. Ertan'ın işaret ettiği İlahi dinlerin, "insan bedeni eksiksiz ve zaafsızdır" diye bir iddiası da yok. Bir sistemin bazı aksaklıklara sahip olması, onun tasarlanmadığını veya yaratılmadığını göstermez. Tasarımcı veya Yaratıcı, belirli bir amaç üzere, eksiklik ve zaaf meydana getirmiş olabilir. İslami açıdan düşünüldüğünde, zaten durumun öyle olduğunu görüyoruz. Kuran'da "insan zayıf olarak yaratılmıştır" bilgisi yer alır. (Nisa Suresi, 28) Yine Kuran'da ve genel olarak İslami kaynaklarda, insanların hastalıkları ve zaaflarının önemli birer ders, ibret ve hatırlatma vesilesi olarak yaratıldığı haber verilir.
Kisacası diyebiliriz ki, Aktüel dergisine görüş bildiren Darwinist akademisyenlerin argümanlarının hiç birinin ciddiye alınabilir bir tarafı yok. Bu argümanların tek faydası, Darwinizm'in ve onun temeli olan materyalist felsefenin ne denli yüzeysel ve yanıltıcı olduklarını göstermek olsa gerek.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: August 10, 2005 12:45 AM



bence darwinin teorilerini cokertmek icin bunlarada gerek yok aktueldeki bu haberle ilgili bolumde olan elektronik mikroskoplarin bulunusu darwinizmi curuttu haberi zaten cok gercekci o bile okucuk paragraf bile buna yetiyor.
İnanç olarak bakacak olursak islama biraz yakın duruyor ama aynısıda diyemeyiz bu yuzden biraz arastirilmasi ve uzerişnde daha fazla kafa yorulmasi gerekir
Yazan: ixir Tarih: August 10, 2005 11:49 AM
Akıllı Tasarım teorisi konusunda, Aktüel dergisinin Darwinizm'i savunan bir kaç uzmanın görüşlerine de yer vermesi iyi olmuş. Bir an dişe dokunur görüşler beklentisi içine giriyorsunuz. Ama maalesef öyle olmuyor. Okurken şaşırıyor, hatta affallıyorsunuz. Karşı görüşler öyle cılız ki. Okuyunca bu görüşlerin Türkiyenin önemli üniversitelerinde görev yapan Prof.'lardan çıktığına insan inanamıyor, inanmak istemiyor. Ama işte görüşleri. Gülseniz bir dert ağlasanız başka bir dert. Hele mermere damlayan su görüşü evlere şenlik.
Ne diyeyim, Allah onların da ilimlerini arttırsın.
Yazan: Arife Tarih: August 10, 2005 1:32 PM
Bu arkadaşlar bırakın bilinçli tasarımı, henüz darwinizmi bile anlamamışlar. Dergilere görüş filan bildirmeden önce darwinizmi savunan yabancı kaynakları bir inceleseler herhalde daha iyi olur. O zaman böyle komik şeyler de daha az olur. Siz lutfedip bunları eleştirmişsiniz. Şu 'argüman'ları bir de Behe, Johnson yada Dembski'ye göstersek kimbilir ne derlerdi.
Dediğiniz gibi materyalizme/naturalizme o kadar gönülden bağlanmışlar ki aksini düşünmekten bile rahatsız oluyorlar. Bu da doğal tabiki. Ama bunun bilim adı altında yapılması da bir o kadar çirkin. Dünya çapında yürütülen bu kandırmaca, yani mesnedsiz bir din olan naturalizmi bilim diye yutturma kandırmacası Türkiye'de üstelik daha bir cahilce yürütülüyor. Çalışmanızda kolaylıklar..
Cengiz Cebi , Felsefe Öğretmeni
Yazan: Cengiz Cebi Tarih: August 10, 2005 7:46 PM
Akıllı tasarım teorisini ilk defa duyuyorum... Sadece evrim teorisi denen deli saçması bir uydurmacanın karşısında durması bile insanın bu teoriyi inceleme isteğini artırıyor...
Yazan: hakan Tarih: August 12, 2005 9:16 AM
sayın mustafa akyol sizi yürekten kutluyorum.hele birde hergün yazılarını köşesinden okuduğum taha akyol un oğlu olmanız beni çok mutlu etti.sizi uluslararası akıllı tasarımın bir ve tek türk üyesi olarak kutluyor ve Allaha emanet ediyorum.
Yazan: adnan Tarih: August 12, 2005 10:38 AM
sayın mustafa akyol sizi yürekten kutluyorum.hele birde hergün yazılarını köşesinden okuduğum taha akyol un oğlu olmanız beni çok mutlu etti.sizi uluslararası akıllı tasarımın bir ve tek türk üyesi olarak kutluyor ve Allaha emanet ediyorum.
Yazan: adnan Tarih: August 12, 2005 10:42 AM
Durup dururken dünyayı kurtaran adam rolüne soyunmak son derece komik.
Soru ne?
"Evren neden böyle?"
Evrenin en zor sorusu.
Soruya kim cevap veriyor: Lütfettiğiniz gibi "nisa 28" de yazıldığı üzere " zayıf yaratık"
Cevap ne biliyormusunuz?
"Ben nereden bileyim kardeÅŸim?"
Yazan: nizami seferoÄŸlu Tarih: August 12, 2005 11:28 AM
Artık şurası kesin ki ; Materyalizm inancı çok ciddi bir rakiple karşı karşıya ve hemen her round'da kuvvetli bir darbe yiyiyor.
Yazan: Ayvaz Özel Tarih: August 12, 2005 2:02 PM
Ben hacettepe tip fakültesi öğrencisiyim.Biyokimya hocamiz bir defasinda şoyle demisti;100 AMİNOASİTİ DOĞAYA KENDİ HALİNDE BİRAKİRSANİZ İŞLEV GÖREBİLEN BİR PROTEİN OLUŞMASI İÇİN 10 ÜZERİ 50 YİL GÇMESİ GEREKMEKTEDİR...DARWİNİSTLERİN "MADDE+ZAMAN=HERŞEY" ANLAYİŞİNİ ÇOKERTEN COK GÜZEL BİR ÖRNEK..ÇÜNKÜ DÜNYAMİZİN TARİHİNİ 10 MİLYAR YİL SAYSAK BU 10 ÜZERİ 10 YİL EDER..SİMDİ BİLE O PROTEİNLER OLUŞMAMİŞ OLACAKTI..tesekkür ederim
Yazan: ABAS Tarih: August 18, 2005 6:03 PM
darvinistler yada benzeri materyalist fikri olanlar inançlarına o kadar bağlılarki duygusal bir bağ olmuş yani aşıklar.
yanlış ve akla uymasada bağlılar.
erkek kadını sevdiğinde onun kusurlarını görmez veya görmek istemez.akıl 2. plana atılır
darvinistler yada benzeri inancı olanlar bu tarife uyuyor bence
Allah herkese selamet versin
Yazan: yasin arslan Tarih: August 27, 2005 11:31 AM
Tebrikler Sayin Akyol, güzel bir cevap olmus.
Benim yorumum ise gayet kisa olacak:
Allah'im! Kusursuzsun; bir kusur bulmak mümkün degil Sende.
Bir kusur ve noksan arayan, onu bulur ancak kendinde!
******
Ariyorsan Allah'in sanatinda bir kusur,
önce sen en güzelini yaratmalisin.
Madem elin bundan kisadir, yapamazsin;
O'nda kusur aramayi da birakmalisin.
******
Kaptansiz, dümensiz bir gemi, birakilsa deniz ortasinda;
Varamaz selâmet sahiline, kafasini carpar kayaya.
"Tesadüf"ün, ba$ibo$lugun sonucu, âlemde i$te budur,
Düzen icindeki evren, verilemez evrimist raslantiya.
$iirlerin devami: antoloji.com/Hüseyin Avdic'a
ait $iirler'de.
Selamlar...
Yazan: Hüseyin Avdic Tarih: September 13, 2005 5:26 PM
Sayın akyol ,
Materyalizme karşı olan bu entellektüel başkaldırının temsilcisi olmanızdan dolayı sizi tebrik ediyorum.
Evrene ve 'biz kimiz, neden buradayız ?' sorusuna tarih boyunca birçok cevaplar verilmeye çalışılmıştır.Denebilirki Materyalizmin tarihi de belki insanlık tarihi kadar eskidir.
Varlık nedir,niçin ve nasıl oluşmuştur sorusuna insanlık tarihi boyunca Yaratıcının gönderdiği Elçiler gerekli ve -İlla bilimsel olmak gerekiyorsa-en mantıklı cevabı vermişlerdir.
Sizi tekrar tebrik eder,başarılarınızın devamını temenni ederim.
Suat Öztürk
Yazan: suat Tarih: September 22, 2005 5:25 PM
peki sevgili ateist,
dünyanın sonunun olacağına inanıyorsunuzdur elbet. çünkü bu gercek artık bilim adamlarınca bile kabul ediliyor. bir cok cevre tarafından yasayan en buyuk fizikçi olarak kabul edilen Stephen Hawking bile dünyanın sonunun büyük ihtimalle küresel ısınmadan yada bir virüsten olacagını soylemekete.nasıl olursa olsun sonuc olarak bir son olacak.ben simdi size soruyorum:
1) metafizige inanmıyorsanız,peki ya sonra ne olacak?
2)insanlığın varolus, yaratılış,olusum, ne derseniz deyiniz, amacı ne? yani insanlık neden var?
cevap verirseniz sevinirim..saygılar..
Yazan: Numan Bilgiç Tarih: January 4, 2006 6:05 PM
Matematik acisindan ilginc bir iddia. Zikrettiginiz gibi aslında zar atma kolayliginda olmayan hadiselerden bashediliyor. Zarin kosesinin denk gelmesi gibi bir durum olarak farzetsek dahi, evrim milyonlarca kucuk basamagi ongoruyor, sadece tek bir avantajli secim degil her adimda yeni bir avantajli "tercih"in yapilmasi zamanin ellerine birakilabilecek bir emanet degil matematiksel olarak. "madde+zaman" formulunun zaman ayagi pekte yere basmiyor gibi..
İyi calismalar..
Yazan: Yasemin Tarih: January 7, 2006 10:30 AM
"Ben evrenin tamamen fizik kurallarına göre varolduğunu düşünüyorum" ne kadar mantıksız bir cümle, fizik kanunlarının evreni "VAR" ettiğini nereden çıkardınız, fizik ne zamandan beri yoktan var ediyor.
Yazan: camoka Tarih: January 22, 2006 4:14 AM
aktüeldeki yorum bana kısaca şunu gösterdi.üniversitelerde prof. diye kasılarak dolaşan pek çok kişinin aslında nekadar bilimsel donanıma sahip oldukları ortadadır.akademik kariyer yapmamış bir biyolog olarak ben bile verilen örneklere gülüyorum.ve bana soruyorlar bu hocalarmı sizi okutttu.bilimsel çalışma yapmaları gerekenler siyasetin içine girince bilim de siyaset gibi yalan oluyor maalesef.
Yazan: öz-den Tarih: February 13, 2006 3:21 PM
Genelde var olan bir yanlış var.Evrim bir bilimdir.Evrim değişme demektir.Evrimi yalanlamak meydana gelen tüm değişimleri yok saymaktır.Bence taraflı yaklaşacagınıza anlamaya çalışın.Evrim bir bilim dalıdır ve kusura bakmayın ben İ.Ü. de su anda moleküler evrim dersi alıyorum ve insan maymundan geldi diye birşey öğretilmiyor.Prof lar her insana anlayabilecegi ölçüde anlatıyorlar.Bir Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü öğrencisi ile sokaktaki vatandaşın okuyacagı gazete dergi vs de tabiki farklı yaklaşılır konuya eğer siz gerçekten çok sağlamsanız bu konuda buyrun sizi derse davet edelim.Kimse koyun gibi dinlemiyor o dersleri gerçekten kafa patlatılıyor ve bir ders rahat rahat 4 saat sürüyor.Bunu yapan bu ülkenin en başarılı çocukları ve kimse bizi saçma sapan şeylerle kandıramaz eğer bu Darwin saçmadır diyorsanız o zaman önce Darwinin dediklerini öğrenin Darwin evrimin temel taşını koymustur ve bina bunun üzerindedir.Bunun farkına varın.Materyalistlikle evrimi arasında ilişki kuranlara gülüyorumçünkü evrime en ince ayrıntıdan başlayan bir moleküler biyolog olarak materyalist olmadım olanıda görmedim.Eğer materyalist olsaydı o çok üstüne gittiniz Haluk ertan ve bunun gibi proflar anti-Darwinistlerin ya sen evrim yok de açık çek vs gibi tekliflerine evet derlerdi.LÜTFEN BİLİMİ BALTALAMAYIN BU ÜLKENİN BİLİME İHTİYACI VAR Kİ NEYİN BİLİM OLDUĞUNA KARAR VERME YETİSİDE MALASEF SİZDE YOK.... evrim experlerini derslere bekleriz...
Yazan: moleküler biyolog Tarih: February 8, 2007 10:34 AM
Sayın Ateist Allah'a iman etmemenizde ki sebep onun elle tutulup gözle görülememesi
öncelikle eger Allah kesin iman edilebilecek şekilde kendini gösterirse imtihan sırrı adıverilen şey ortadan kalkacaktırki bu bizim inanıcımıza aykırıdır.Ayrıca herşeyin bi bilimsel acıklaması olması gerektigini söylüyor ve dogru diyorursunuz.Cünkü ALLAH her şeyi sebepler dairesinde yaratmıstır ve bu bu sebep bilmsel olarak acılanabilir. Ayrıca bilim dini yalanlar denen sacma bir inanc icine girmeyin lütfen cünkü bilimin konusu insanları yanlıs yola sevketmek degildir. insanlara faydalı olmaktır ayrıca inanmayın insanlarda bi tedirginlik bi gerginlik seziyorum sürekli sorular pesindeler aslında inanmaya yönelik bi egilim var ama dine girince hayatları belli bi düzene girecegi icin bundan cekiniyorlar. Eger ateism adını verdiginiz o çukurdan kafanızı kaldırıp biraz gercekleri görürseniz ki bu er yada gec ya burda öteki tarafta olacaktır dediklerimize inanacaksınız ama size temennim bu gec olmadan olursa iyi olur!
Yazan: inanmısgenc Tarih: April 11, 2007 2:32 PM
ben 13 yaşındayım prof. olmak istiorum ama çok zor diyorlar zormu
Yazan: büşra Tarih: August 30, 2007 4:30 PM
Niye zor olsun Büşra? Sen yeter ki iste, ordinaryus profösör bile olursun. Şimdilik bunun için yapman gereken şey derslerine düzenli olarak çalışmak, artı bu iş için dua etmek.
Yazan: fizikci Tarih: December 30, 2007 6:49 AM