January 18, 2006
İlginç Bir Soru: "Aşk mı, Para mı?"
Bir köşe yazısından öğrendim ki, bir cips markası, ürün paketlerinin içine, üzerinde "aşk mı yoksa para mı?" yazan bir kupon yerleştirmiş. Tüketicilerden beklenen, iki şıktan birini seçip Turkcell'e mesaj yoluyla bildirmeleriymiş. Ve bu kampanyaya yaklaşık 1.5 milyon kişi katılmış...
Bu bilgiyi veren makale söz konusu reklam kampanyasının ekonomik getirisinden söz ediyor, ama benim ilgimi çeken nokta başka: Belli ki kampanyayı organize edenler, insanın mutlu olabilmesinin, aşk veya parayla — veya her ikisiyle birden — sağlanabileceğine inanmışlar. Kampanyaya katılan 1.5 milyon insan da belli ki bu "inanca" katılmış. Muhtemelen hiç birinin aklına, insanı mutlu edebilecek başka bir şey gelmemiş...
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 08:34 PM | Yorumlar (53)
November 26, 2005
Modernleşmek, Sekülerleşmek midir? [Ve İrtica Sorunu]
Daha önce "bilim ateizmi varsaymak zorundadır" görüşü üzerinde kendisiyle tartıştığımız Sayın Türker Alkan, Radikal gazetesindeki Tesettür Güzelliği başlıklı yazısında şöyle bir yorum yapmış:
"Tesettürü şıklıkla bağdaştıran kadınlardan birisi Merve Kavakçı hanımdır. Geçenlerde ikinci eşinden boşandı. Kendisi gazetelerde köşe yazarlığı yapıyor, Amerika'da oturuyor, yanında bir erkek olmadan seyahat ediyor, istediği gibi evleniyor, boşanıyor... Başı açık kadınların yapacağı her şeyi fazlasıyla yapıyor. Bu arada da başını örtüyor. Siz 'laikçilere' bakmayın. Merve hanım da 'sekülerleşmiş' ama kendisi henüz farkında değil işte."
Merve hanımın özel yaşamıyla hiç ilgili değilim, ama onun kendi başına düşünen ve ayakta duran bir birey oluşunun Sayın Alkan tarafından "sekülerleşme", yani dinden uzaklaşma olarak yorumlanması, enteresan.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 08:55 PM | Yorumlar (1)
November 07, 2005
'Seküler Ahlak'a Dair Düşünceler...
Seküler, yani din-dışı bir ahlak olur mu? Bu soru sıkça tartışılır ve bu sitenin yorum bölümlerinde de son günlerde gündeme geldi. Kanımca, evet, seküler ahlak olur. Dine inanmayan insanlar da ahlaki erdemler (sözgelimi dürüstlük, fedakarlık, tevazu, namus) gösterebilirler. Nitekim böyle pek çok insan vardır da...
Fakat mesele bu noktada kapanmaz.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:38 AM | Yorumlar (5)
October 23, 2005
Ahmet Altan'dan Din Üzerine İlginç Duygular
Ahmet Altan'ın bugünkü Hürriyet'teki "Cami ışıklarına bakan çocuk..." başlıklı yazısı, okumaya değer. Herkese öneririm. Bir ateist olan Altan, çocukluğundaki inançlı yıllarını, iftar sofralarını, teravih namazlarını özlemle anmış. Dahası, "içinde bir vahşetle, bencillikle hatta kötülükle doğan ve ölüm gibi karanlık bir yok oluşla varlıkları sona eren insanların gelişiminde, yaşama gücü buluşunda, ahlakı yaratışında, vahşetini sınırlayışında dinin çok önemli kültürel bir değer olduğunu" nasıl fark ettiğini anlatmış. Allah hakkında ise, "Varlığına inanmıyorum ama o varmış gibi hissetmekten hoşlanıyorum" demiş.
Turan Dursunvari "gözünü nefret bürümüş tepki ateizmleri" bir kenara bırakılırsa, hayattan demini almış pek çok ateistin geldiği noktadır aslında bu. Dinsiz bir yaşamın insan doğasındaki tahribatını bizzat yaşar ve "keşke inanabilseydim" derler. İnanamamalarının nedeni ise, Allah'ın varlığını irrasyonel (akıl dışı) bir inanç olarak tarif eden, dahası Allah'ın varlığına dair kanıtları gözlerden uzak tutup diskalifiye eden materyalist felsefedir. Modern dünyada "akıl" ve "bilim" kavramları materyalist bir temele oturdulduğu için, "akılcı" olmakla Allah'ı kabullenmek, ister istemez çelişik durumlar gibi görülür. Nitekim Ahmet Altan da çocukluğundaki dindarlığı anlatıp, "Sonra büyüdüm, inanmanın huzurundan aklın huzursuzluğuna geçtim" diyor.
Ama buradan daha ileri gitmek de mümkün. Amerikalı hukuk projesörü ve yazar Phillip E. Johnson da "dini incelediğimde, 'yazık, keşke doğru olsaydı' diye düşünmüştüm" der. Johnson bugün inançlı bir Hıristiyan ve Akıllı Tasarım hareketinin en önemli beyinlerinden biridir. "Keşke doğru olsaydı" dediği şeyin zaten doğru olduğunu ise, materyalizmi çözümlediğinde görmüştür. İşte bu nedenle materyalizmi eleştirmek, neden "bilimin temeli" değil, aksine ona aykırı olduğunu ısrarla göstermek gerekiyor.
Bir de şunu düşünmek gerek: Acaba din neden insana huzur veriyor? İnsanın doğası ile din arasındaki bu uyum, ikisinin birbirine uygun olarak "tasarlandığını" gösteriyor olmasın?...
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:47 AM | Yorumlar (16)
September 21, 2005
Nasıl Var Olduğumuz Neden Önemlidir?
Bazı okurlar -- örneğin sayın "Müzmin Anonim" -- Akıllı Tasarım teorisinin ve dahası bu teorinin ele aldığı "yaşam nasıl var oldu" sorusunun niçin önemli olduğunu soruyor. Sorunun ardındaki yaklaşımı anlamak açıkçası çok kolay değil. Yeryüzündeki yaşamın nasıl var olduğu sorusu, biz insanların da nasıl var olduğu sorusunu içeriyor. Buna doğru cevap vermek ise önemli, çünkü verilen cevaplara göre farklı dünya görüşleri oluşuyor.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:59 AM | Yorumlar (8)
July 12, 2005
Nasıl Mutlu Olunmaz?
Beyaz Türklerin ve genel olarak modern insanın yaşadığı kriz, insanoğlunun amaç ve özlemlerini, maddesel dünyayla sınırlamalarından kaynaklanır. Oysa Hz. İsa'nın İncil'de söylediği gibi, "insan yalnızca ekmekle yaşamaz". Dahası, tarih boyunca kendilerini en mutlu hissetmiş olan insanlar; almak yerine vermeyi, bencilik yerine fedakarlığı ve madde yerine anlamı tercih edenlerdir. Bir bildikleri vardır belki de...
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 02:39 PM | Yorumlar (59)
September 17, 2004
Zina, İnsanlar ve Hayvanlar
[17 Ekim 2004 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]
Zina yasası tartışması, son haftaların en sıcak gündem maddesiydi. AKP hükümeti, karşılaştığı yoğun muhalefet üzerine, daha önce de bu gibi çetrefilli konularda yapmak zorunda kaldığı gibi, geri adım attı. Daha önceki çetrefilli konularda olduğu gibi, belki bu tartışmayı hiç başlatmamalıydı.
Ben, kendi adıma, ahlaki bir mesele olan zinanın ceza hukukuna dahil edilmesini yanlış buluyorum. Çünkü ahlak kanunla empoze edilemez. Eğer empoze ediliyorsa, zaten o ahlak olmaz. İnsanlara "ahlaksız bir şey yaparsanız hapse girersiniz" derseniz, onları ahlaklı değil, en fazla ikiyüzlü yapmış olursunuz.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 03:38 PM | Yorumlar (6)



