December 19, 2006

İki Farklı Batı

Daha önceki bir yazımda “ABD ve İngiltere'nin güncel Ortadoğu politikalarına haklı olarak tepki gösteriyor, bu ülkelerde, özelikle de ABD'ye yükselişte olan ‘İslamofobi’den yine haklı olarak büyük rahatsızlık duyuyor olabiriz” demiş ve eklemiştim:

Ama unutmamak gerekir ki, dünyadaki hiç bir ülkenin "İslamofobi" düzeyi Türkiye'deki bazı odaklarınki kadar yüksek ve köklü değildir… Türkiye'nin bu despot sekülerist anlayıştan kurtulması ise ancak özgürleşmesi ve demokratikleşmesiyle mümkün olabilir. Bu yolda örnek — ve destek — alınabilecek en iyi yaklaşım da Anglo-Sakson, yani Amerikan ve İngiliz ve modelidir.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:27 PM | Yorumlar (11)

December 15, 2006

Yeni Türkiye'nin Yükselen Yıldızı

Zaman gazetesinin bugünkü Yorum sayfasında Amerikalı gazeteci Hugh Pope'un "Türkiye'ye Bir Şeyler Oluyor!” başlıklı bir yazısı var ki, kanımca mutlaka okunmalı. Türkiye ve Türk dünyası hakkındaki kitapları ve uzmanlığıyla tanınan Pope, AK Parti'nin temsil ettiği "hem Müslüman hem de modern" Türkiye'nin Ortadoğu'da büyük bir ilgi ve sempati uyandırdığını vurguluyor. "Araplar ile İranlılar uzun zamandan bu yana Türklere karşı bir itimatsızlık besliyorlardı," diyen Pope, bu durumun değiştiğini öncelikle kişisel bir gözlemiyle fark etmiş:

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 02:36 PM | Yorumlar (20)

December 06, 2006

Kemal Karpat'tan Bilgelik

Wisconsin Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Kemal Karpat, hem Osmanlı tarihi alanında dünyanın sayılı isimlerinden biri, hem de toplumsal meselelere getirdiği derinlikli yorumlarla tam anlamıyla bir "bilge"dir. Geçenlerde Radikal'de Neşe Düzel'in Prof. Karpat ile yaptığı bir röportaj yayınlandı. Tamamını herkese şiddetle tavsiye ediyorum. İçindeki bazı kısımlar ise ayrıca büyüteç altına alınmaya değer.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:54 AM | Yorumlar (66)

December 05, 2006

Papa’nın Marksistçe [Yanlış] Analizi

Bir kaç okur, bana Sayın Nuray Mert’in Papa’yı şiddetle eleştiren İlahi Komedya başlıklı yazısı hakkında ne düşündüğümü sordu. Nuray hanımın gerçekten de “mert” olan duruşunu, özellikle Türkiye’deki despot laiklik uygulamalarına, Jakoben tutuma karşı tavır alışını hep takdir etmişimdir. Ama bu yazısına ve bu paraleldeki diğer yazılarına katılmıyorum. Ve bunun önemli bir nedeni var. Epeydir aklımdaydı, yeri gelmişken açıklayayım.

Söz konusu yazıdaki şu cümle, aslında son derece açıklayıcı:

“Papa'nın başlattığı kiliseleri uzlaştırma hamlesi, Batı'ya da dini bir kimlik bulma, zengin Batı'nın yürüttüğü emperyal talana dinsel görüntü verme çabasının bir sonucu.”

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:21 PM | Yorumlar (12)

October 16, 2006

Fransa'yla Aşk/Nefret ve Kökü Dışarıda Milliyetçilik

Önceki bir dizi yazımda Fransa'nın baskıcı ve yasakçı devlet ideolojisiyle Türkiye'ninki arasındaki benzerliklere vurgu yapmıştım. Washington'daki liberal eğilimli Brookings Enstitüsü'nde çalışan Ömer Taşpınar da bugünkü Radikal'de yayınlanan "Fransa-Türkiye benzerliği üzerine" başlıklı yazısında aynı gerçeğe işaret etmiş. Yazının büyük kısmını aynen alıntılamakta yarar var:

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 01:07 PM | Yorumlar (1)

October 12, 2006

Yeniden Fransa

Fransa, "Ermeni Soykırımı"nı reddetmeyi suç sayan yasayı onayladı. Türk medyası, bu despot yasaya yönelik tepkilerle dolu. Bu tepkiler haksız değil, ama hemen hepsinde atlanan önemli bir nokta var: Despotlukla eleştirdiğimiz "Fransız zihniyeti"nin aynısı, Türkiye'de de son derece egemen.

Geçen Mayıs ayında aynı konu gündeme gelmiş ve "Fransa'ya Bakıp Kendimizi Görmek" başlığıyla siteye girdiğim notta şöyle yazmıştım:

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 05:44 PM | Yorumlar (15)

June 15, 2006

Laiklik Üzerine İyi Bir Dizi

Derin Sular sitesinde beş yazılık bir seri halinde yayınlanan Laiklik dizisini herkese tavsiye ederim.

Fransız devriminin kilise karşıtı militan 'sans-culotte'larını resmeden bir tasvirDizinin tümü iyi, ama özellikle bazı "çok iyi" noktalar var. Örneğin "Dünyanın pek çok yerindeki laik diktatörlüklere bakılarak da anlaşılabileceği gibi, laiklik, inanç özgürlüğünü temin değil, tehdit eden bir kavram" cümlesi, bunlardan biri. Bu yorum, Türkiye'de dillerden düşmeyen "laik cumhuriyet"in aslında tek başına pek bir değer taşımadığına da işaret ediyor. SSCB veya Kızıl Çin gibi kanlı diktatörlükler de birer "laik cumhuriyet" idiler. Önemli olan "laik cumhuriyet"in aynı zamanda demokrasiye ve insan haklarına adanmış olup olmadığı. Ne laik ne de cumhuriyet olan, ancak demokrasi ve insan hakları konusunda son derece ileri düzeydeki ülkeleri (örneğin İngiltere olarak da andığımız Birleşik Krallık'ı) akla getirince, meselenin özü daha da iyi anlaşılıyor.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 07:16 PM | Yorumlar (9)

June 09, 2006

Washington, Demokrasinin Arkasında

[10 Haziran 2006 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]

WASHINGTON, D.C. - "Türkiye'deki demokratik sürecin aleyhindeki bir girişimi asla desteklemeyiz, desteğimiz sadece demokrasiye". Bu cümle, ABD Dışişleri Bakanlığı'ndaki üst düzey bir yetkiliye ait. Bunu, "Türkiye'deki bazı çevreler AK Parti Hükümeti'ne karşı demokrasi dışı bir muhalefet yöntemi için Washington'dan yeşil ışık umuyor, ne diyorsunuz" şeklindeki sorum üzerine söylüyor. Ve devam ediyor:

"Bizim için Türkiye demokratik bir ülkedir ve onu her zaman öyle görmek isteriz. İktidardaki parti ile şu veya bu konuda anlaşamayabiliriz, ama bu, iktidardaki partiye karşı demokrasi dışı bir girişimi destekleyeceğimiz anlamına gelmez."

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 09:44 AM | Yorumlar (49)

May 11, 2006

Fransa'ya Bakıp Kendimizi Görmek

Türk basında son günlerde pek çok kalem Fransa'ya ateş püskürüyor. Sebep, bu ülkede "Ermeni soykırımı"nı tarihsel bir gerçek olarak ilan eden ve bunu "inkar edenlere" hapis cezası verilmesini öngören bir yasa tasarısı. 1915 olayları daha önce de yazdığım gibi bir "soykırım" olmadığı için, Fransa'nın bu olaylara getirdiği tarif elbette yanlış. Ama daha da yanlış olan, bir konudaki görüş farklılıklarını yasa yoluyla cezalandırmakta sakınca görmeyen despot Fransız zihniyeti.

Bence en ilginç olan nokta ise, söz konusu Fransız zihniyetine karşı öfkeyle ayağa kalkan Türk elitinin önemli bir bölümünün, aslında aynı despot zihniyetin — hatta onun daha da katısının — temsilcileri olmaları. Türkiye'de din ve dindarlar üzerinde baskılar getiren otoriter laiklik anlayışı, Fransa'nın bir kopyası, hatta ondan bile daha radikal. Cengiz Çandar "Eğer koca Avrupa’da Türkiye’yi hatırlatacak ölçüde bir 'yasakçı kafa yapısı' varsa, orası Fransa olmalı" derken iki ülkenin elitleri arasındaki zihinsel paralelliği doğru özetliyor.

Vatan gazetesi yazarı Ruhat Mengi de Fransa'yı "çağdışı, baskıcı, demokrasiyle asla bağdaşmayan" bir yasa hazırlamakla suçlamış. Çok güzel. Peki ama madem bu ülke "çağdışı, baskıcı, demokrasiyle asla bağdaşmayan" yasalar ve fikirler üretiyor, onun ürettiği laiklik anlayışına neden bu kadar aşkla bağlıyız? Yoksa bizim de "çağdışı, baskıcı, demokrasiyle asla bağdaşmayan" bir zihnimiz mi var? Fransa'ya bakınca aynada kendimizi görmüyor muyuz?

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:11 PM | Yorumlar (55)

May 06, 2006

Kültür Emperyalizmi Yok, Kültür Boşluğu Var

[6 Mayıs 2006 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]

Yabancı bir kültüre McDonalds 'saplayan' Amerikan askerleri

Geçen haftaki "Düz Dünyadan Dönüş Yok" başlıklı yazımda New York Times yazarı Thomas Friedman'ın "Dünya Düz" adlı kitabından söz etmiştim. Friedman, internetin ülkeler ve toplumlar arası sınırları kaldırdığına vurgu yapıyordu. Bu hafta ise bu "düz dünya"nın Türkiye için ne anlam ifade ettiğine bakalım.

Lafa "kültür emperyalizmi" ile girmek istiyorum. Bu kavram Türkiye'de çok kullanılır; özellikle de zamane gençlerinin Batı müziği ve Hollywood filmlerine rağbet edip bolca fast-food tüketmesine hayıflanan orta ve ileri yaş kuşağından insanlar, bunlar yüzünden kültürümüzü yitirdiğimizden yakınır. Onlara göre, Batı, kendi kültürünü bize empoze ederek bizi "zehirlemekte"dir. Çözüm de bu "kültür emperyalizmi"ne karşı set çekmek, toplumumuzun yüzünü dışa değil içe çevirmektedir.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:12 AM | Yorumlar (9)

April 21, 2006

Fransa'nın Sefaleti

Paris'in ilk başta bir Kilise olarak inşa edilmesine karşın sonradan 'ulusal anıt mezara' çevrilen ünlü 'Pantheon'uBir kaç hafta önce Abant Platformu toplantısı için bir kaç günlüğüne Paris'e gittim. Gördüklerim, Fransa hakkında önceden edindiğim izlenimleri doğruladı. İleri derecede sekülerize olmuş ve bu yüzden "yaşama heyecanı"nı yitirmiş, sosyalizmin verdiği tembellik ve "devlet versin" rehavetiyle pasifize olmuş, korkunç bir kendini beğenmişlikle dünyada giderek önemsizleşmenin getirdiği aşağılık kompleksi arasında gidip-gelen sorunlu bir ülke buldum. Kiliselerin boş ve sessiz olduğu, kimilerinin zaten "devrim" yoluyla "Aklın Tapınağı"na veya ulusal liderlerin anıt mezarına dönüştürüldüğü bu ileri derecede "dinsiz" ülkede, ileri deredece "ruhsuzluk" gördüm.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 01:13 PM | Yorumlar (11)

March 20, 2006

'İslamofaşist' Yaygarası Nereden Çıktı?

[20 Mart 2006 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]

Geçen hafta Washington Times gazetesinde yayımlanan "Türkiye'de İslamofaşist bir darbe mi geliyor?" temalı yazı, haliyle, Türkiye'de ses getirdi. Referans gazetesi de bu yazıyı tercüme ederek sütunlarına taşıdı. Frank J. Gaffney imzalı yazıda, AKP iktidarının Türkiye'yi bir "İslami darbe"ye doğru götürdüğü, Orgeneral Büyükanıt hakkındaki iddianamenin bunun bir parçası olduğu gibi mesnedsiz iddialara dayalı uçuk bir tez savunuluyordu.

Bu teşhisin Türkiye'nin ve AKP'nin gerçeğini yansıtmadığını izaha bile gerek görmüyorum. Ama başka bir şeyleri izah etmekte yarar var.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:43 AM | Yorumlar (2)

February 16, 2006

Amerikan İşkencesine Lanet — Ve Teşhis

Ebu Gureyb cezaevindeki işkence sahnelerinden biriIrak'taki Ebu Gureyb cezaevindeki Amerikalı gardiyanların tutuklulara yaptıkları işkencenin yeni kanıtları ortaya çıktı. Bir önceki yazımda da "alçaklık" olarak nitelediğim bu insanlık dışı, adice işkencelerin sadece "bir kaç kötü askerin işi" olmadığı, Amerikan ordusunda daha yaygın bir işkence uygulaması olduğu anlaşılıyor. Bunu, nefretle lanetliyorum. Umarım, sorumluları, hem beşeri hem de ilahi adaletle cezalandırılırlar.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:53 AM | Yorumlar (7)

January 28, 2006

'Soyu Tükenen' Avrupa'da İslam'ın Geleceği

[28 Ocak 2006 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]

Londra'daki ünlü Merkez CamiiGeçen hafta bu sütunda Avrupa ülkelerinin çoğundaki düşük doğum oranlarından söz etmiş ve kıtanın yerli nüfusunun giderek azaldığına işaret etmiştim. Bunları yazarken kaynak olarak kullandığım, Mark Steyn imzalı ve "Mesele Demografi: Batı'nın Yok Olma Tehlikesiyle Yüz Yüze Oluşunun Gerçek Nedeni" başlıklı The Wall Street Journal makalesinde, "soyu tükenen" Avrupa'da İslam'ın geleceği konusunda da önemli ve iddialı yorumlar var.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:55 AM | Yorumlar (9)

January 21, 2006

Avrupalıların Soyu Neden Tükeniyor?

[21 Ocak 2006 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]

"Eğer bir yıllık zenginlik istersen buğday yetiştir; on yıllık zenginlik istersen ağaç yetiştir"... Ünlü bir Çin atasözü böyle başlıyor ve şöyle devam ediyormuş; "ama eğer yüz yıllık zenginlik istersen, insan yetiştir."

Bu atasözü, The Economist dergisinde geçtiğimiz ağustos ayında kapak dosyası olarak yayınlanan "Çin Dünya Ekonomisini Nasıl Yönetiyor" başlıklı makalede yer alıyordu. Yazıda Çin'in ekonomik gücü ile ilgili pek çok veri analiz ediliyor, ancak sonuçta "Çin'in yükselişinin" en büyük unsurunun yüksek nüfus olduğuna vurgu yapılıyordu.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:42 AM | Yorumlar (32)

December 17, 2005

Avrupa'nın İslam Endişesine 'Türk İslamı' Çare Olabilir

[17 Aralık 2005 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]

Aralık ayının ilk günlerinde, "Türkiye, AB ve İslam" konulu bir panelde konuşmak üzere Amsterdam'daydım. Hollanda'nın "ultra-liberal" kültürüyle ünlü bu kentinin yanında, politik başkenti Lahey'de de bir dizi toplantı ve görüşmeye katıldım. Konu hep Türkiye ve İslam, konuyu merak edenler ise hükümet yetkilileri ve aydınlardı.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 01:37 PM | Yorumlar (0)

November 14, 2005

Fransa'daki Devrim Üzerine Düşünceler

[14 Kasım 2005 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]

1968'de Paris yaşanan öğrenci olaylarından bir sahne Muhafazakar İngiliz düşünür Edmund Burke, 200 küsür yıl önce kaleme aldığı ve Fransız Devrimi'ni kıyasıya eleştiren kitabına, üstteki başlığı vermişti. Aradan çok zaman geçti ve bugün Fransa'da Cumhuriyetçi bir devrim değil, aksine Cumhuriyet'e karşı bir ayaklanma var. Ama yine, tam da Burke'ün o zaman anlattığı nedenlerle, Fransız Cumhuriyeti'ni kıyasıya eleştirmek gerekiyor.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:29 AM | Yorumlar (0)

June 14, 2005

AKP Neden Anti-Amerikan Olsun ki?

[14 Haziran 2005 tarihli Radikal gazetesinde yayınlandı.]

Pek çok yorumcu, 'tabandaki anti-Amerikanizm'i verili ve dahası tutarlı bir durum olarak ele alıp sonra da AKP liderliğine 'ne yapalım, siyaset böyle, duyarlılıklarınızı bir kenara bırakın' diyor. Oysa belki de "durun bir dakika, neden Müslümanlar anti-Amerikan olsunlar ki" diye sormak daha doğru. Gelin, bunu sorup üzerinde birlikte düşünelim.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 03:36 PM | Yorumlar (2)

May 29, 2005

Fransa'nın Sorunu Devletçilik ve Ulusalcılık

[29 Mayıs 2005 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı.]

Bu aralar Fransa ile oturup Fransa ile kalkıyoruz. Bu odaklanmada haksız da değiliz, çünkü bugün yapılacak olan referandumun sonucu bizim AB sürecimizi de yakından etkileyecek. Ancak sadece referandumdan çıkacak olan sonuçla değil, Fransa'yı bu noktaya getiren etkenlerle de ilgilenmek gerek.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 04:53 PM | Yorumlar (0)

April 27, 2005

XVI. Benedict Yeni Bir Avrupa Tasarlıyor

[27 Nisan 2005 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]

Yeni Papa dünyayı "İslam'a karşı Batı" perspektifi içinde görmüyor. Aksine, "sekülarizasyona karşı dinler" perspektifi içinde görüyor. Şu sözleri dikkat çekici: ""Eğer bir kültürler çatışması olacaksa, bu büyük dinler arasında çatışma olamayacak -- çünkü bunlar birbirleri ile birarada yaşamayı bilmişlerdir. Eğer bir çatışma olacaksa, bu, insanın Tanrı'dan radikal biçimde bağımsızlaştırılması ile büyük tarihsel dinler arasında yaşanacak."

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 04:59 PM | Yorumlar (2)

April 05, 2005

Papa'yı Materyalistçe Yanlış Anlamak

[5 Nisan 2005 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]

Türkiye'nin koyu seküleristleri dünyadaki "de-sekülerizasyon"u kavrayamadılar. Onun için hala Yılmaz Güney filmlerinin puslu atmosferinde "Türk Aydınlanması"nı bekliyorlar. "Ulusalcılık" yoluyla da zaten kendilerini dünyaya kapatmış durumdalar. Türkiye'de veya dünyanın bir başka yerinde din güçlendiğinde, bunun altında illa "Amerikan emperyalizmi" yahut "yeşil sermaye" arıyorlar.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 05:23 PM | Yorumlar (2)

December 29, 2004

Türkiye'yi İstemeyen Avrupalılar Kimler?

[29 Aralık 2004 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]

Alman siyasetçi Schäuble, Türkiye'nin hiç bir zaman gerçek anlamda 'Avrupalı' olamayacağı kuşkusunu dile getirirken, Avrupa'nın eski neslinin görüşlerini ifade ediyor aslında. Bu eski nesil Avrupa'yı hala homojen (tek tip) sanıyor olabilir. Ama devir değişti. Bugünün Avrupası farklı kültürler, etnisiteler ve dinlerin bir mozaiği.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 01:04 PM | Yorumlar (0)

November 04, 2004

(ABD Seçimlerini) Muhafazakarlık Kazandı

[4 Kasım 2004 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]

Kısacası Bush'un zaferiyle birlikte, ABD'de zaten güçlü olan muhafazakarlık, biraz daha da güçlendi. Dünyanın en modern ve gelişmiş ülkesi olan Amerika'nın, aynı zamanda da en dindar toplumlardan biri olduğu, bir kez daha tescillendi. Acaba bu durum, "muasır medeniyet"in de - bizdeki geleneksel "Aydınlanmacı" zihniyetin varsayımlarının aksine - giderek muhafazakarlıkla özdeştiği anlamına mı geliyor?

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 02:00 PM | Yorumlar (0)

October 27, 2004

Amerikan Seçimlerine Beş Kala

[27 Ekim 2004 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]

Amerikalılar, 2 Kasım günü yeni başkanlarını belirlemek üzere seçime gidecek. Son yüzyılın belki de en tartışmalı, en kavgalı, en bıçak çekilmiş seçimi bu. Taraflar birbirlerinden nefret ediyor ve her ikisi de birbirini, eğer seçilirse, ABD'yi felakete sürükleyecek olmakla suçluyor.
Bence seçimi Bush kazanacak. Neden mi? Onu, eğer kazanırsa anlatırım...

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 02:32 PM | Yorumlar (0)

October 15, 2004

Fransa'dan İbret Almak

[15 Ekim 2005 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]

AB süreci ile birlikte, Türkiye'nin 150 yıllık "çağdaşlaşma" maratonunun en önemli etaplarından birindeyiz. Ama bu gidişe taş koyanlar var, bildiğimiz gibi. Fransa bunların başında geliyor. Eski Cumhurbaşkanları Valery Giscard d'Estaing, zaten uzun zamandır "Türkiye AB'ye alınırsa, Avrupa'nın sonu gelir" diyerek alarm zilleri çalıyordu. Son günlerde Başbakan Jean Pierre Raffarin biraz daha üstü kapalı olsa aynı "endişe"yi seslendirdi. Cumhurbaşkanı Chirac'ın partisinin önde gelen isimleri olan Sarkozy ve Touboun gibi milletvekilleri de "Türkiye Avrupa'ya yaramaz" görüşünde.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 02:51 PM | Yorumlar (0)

September 17, 2004

ABD, "Katı Laikliği" Desteklemiyor

[7 Eylül 2004 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]

Amerikan dış politikasına yön veren ünlü düşünce dergisi Foreign Affairs'in son sayısında Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği ele alınıyor. Yorumcu David L. Phillips'e göre, Türkiye'nin AB'ye kabulü, Amerikan çıkarları ve küresel dengeler açısından zorunlu.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 03:42 PM | Yorumlar (0)

July 17, 2004

Bush, Amerika ve Din

[17 Temmuz 2004 tarihli Zaman gazetesinde yayınlandı]

Gelecek kasım ayındaki başkanlık seçimi, sadece ABD'nin değil tüm dünyanın geleceğini etkileyecek bir dönüm noktası. Daha öncekilere kıyasla çok daha çekişmeli ve kavgalı geçecek olan seçimde, Cumhuriyetçi (yani muhafazakar) Başkan Bush'un karşısında Demokrat (yani liberal) John Kerry var.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 03:55 PM | Yorumlar (0)