May 05, 2007
Vesayet Altındaki Çocuklar
Kemalizm’in sadece bir ideoloji değil aynı zamanda bir “psikolojik durum,” bir tür “mutluluk hapı” olduğunu düşünmüşümdür hep: Hayata anlam ve amaç verir, sarsılmaz ve sorgulanmaz “ilke”leriyle inananlarının yüreklerine su serper, onları hem rahatlatır hem de motive eder. Radikal yazarı Perihan Mağden — ki demokrasiye olan bağlılığı ve otoriterizme olan dik duruşu ile hep parlamıştır — bugünkü yazısında söz konusu psikolojik durumu çok iyi anlatıp hicvetmiş.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:35 AM | Yorumlar (18)
April 19, 2007
Kemalistler Kapitalizmi Neden Sevmez?
NOT: Dün Malatya’daki Hıristiyan bir yayınevine düzenlenen korkunç, insanlık dışı saldırıyı nefretle lanetliyorum. Birileri sürekli “Hıristofobi” yaydıkça, böyle vahşetler de kaçınılmaz olur. Misyonerlik paranoyalarını bir kenara bırakıp, ülkemizdeki tüm inançlar için din özgürlüğünü savunmamız gerek.
Ekonomi profesörü Eser Karakaş’ın iki hafta kadar önce (4 Nisan’da) yayınlanan bir yazısını çok önemli bulmuştum, ele alıp yazmaya ancak şimdi zaman ayırabildim. Prof. Karakaş, "Laik-Antilaik Çatışmasının İktisadî Temelleri" başlıklı sözkonusu yazısında “Cumhuriyet'in ilk günlerinden beri cumhuriyetçi laiklik anlayışı ile dışa kapalı, ulus model eksenli rant ekonomisinin beraber hareket ettiğini” söylüyordu ki, bu gerçek, günümüzde yaşanan bazı gerilimlerin (ve körüklenen paranoyaların) altında yatan nedenleri anlamak için çok önemli.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:40 PM | Yorumlar (32)
January 10, 2007
‘Klasik Sağcı Müslüman Tezi’ İyidir
[10 Ocak 2007 tarihli Radikal gazetesinde yayınlandı]
Radikal’in sayfalarında süregiden “sosyalizm İslamiyet'e uyar mı” tartışması, Nuray Mert'in geçen perşembe günkü “Bir Kez Daha: İslam ve Sol” başlıklı yazısıyla daha bir zenginleşti. Sevgili Nuray Mert, benim bir önceki yazımı irdeleyen yorumlarıyla aslında sadece o metni değil genel olarak "klasik sağcı Müslüman tezi" dediği şeyi eleştirmiş. Ama bir teze "klasik" demek, onu geçersiz kılmıyor kuşkusuz. Max Weber'e "vahşi kapitalizmin temsilcisi", Sabri Ülgener'e "oryantalist" gibi etiketler vermenin, onların görüşlerini çürütmediği, hatta onlara adaletli davranmak anlamına bile gelmediği gibi. (Merhum Sabri Ülgener, "oryantalist" değil, milliyetçi/dindar geleneğin en önemli düşünürlerinden merhum Erol Güngör'ün ifadesiyle “memleketimizde iki elin parmakları kadar az sayıdaki ilim adamlarından biri”dir.)
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 09:57 AM | Yorumlar (23)
December 30, 2006
Bayram, Sosyalizm, Liberalizm, vs.
Tüm okurların Kurban Bayramı’nı içtenlikle kutlarım. Kur'an’a göre tüm inananların atası olan Hz. İbrahim’in geleneği üzerine kurulu olan bu kutsal günler, dilerim her birimiz, ülkemiz ve tüm İslam dünyası için hayır ve bereketlere vesile olur. Allah’ın üzerimizdeki nimetlerini hatırlamak, O’na şükretmek ve bu bilinçle aile, akraba ve dosları kucaklayıp fakirlere ve muhtaçlara yardım etmek, bayramın üzerinde en çok durmamız gereken değerleri olsa gerek.
Gelelim biraz daha dünyevi değerlere… “Sosyalizm İslam’a Uyar mı?” başlıklı yazım üzerine bir dizi itiraz geldi. Bu meselenin tartışmaya gebe olduğunu biliyorum ve “İslam ve ekonomi” meselesinin bu kadar kısa yazılarla ele alınmasının işi daha da zorlaştırdığını farkındayım. Kitap boyutunda işlenmesi gereken bir konu bu. Ama şimdilik bir kaç ufak ekleme yapayım.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 09:22 PM | Yorumlar (12)
December 29, 2006
Sosyalizm İslam’a Uyar mı?
[29 Aralık 2006 tarihli Radikal gazetesinde yayınlandı]

Öncülüğünü Ertuğrul Günay ve Mehmet Bekaroğlu’nun yaptığı “Yeni Siyaset Girişimi” geçtiğimiz haftalarda “İslami Sol” kavramını gündeme taşıdı. Gerçi Günay ve Bekaroğlu “İslami Sol” olmadıklarını açıkladılar, ama olsun, kavramın kendisi önemli ve tartışmaya değer.
Aslında “sol” biraz belirsiz bir tanımlama. Özellikle de kimi “solcu”ların gayet “aşırı sağcı” pozisyonlar alabildiği ülkemizde... Bazıları “özgürlükçü sol”dan söz ediyor; ama siyasal ideolojiler arasında asıl özgürlükçü olanı liberalizmdir ve çoğu solcu hareket de aslında özgürlük karşıtıdır. Bu da şaşırtıcı değildir, çünkü sol ideolojinin aslında en önemli içeriği olan sosyalizm, hayal ettiği ütopyaya ulaşıncaya dek, bireysel özgürlüklerin “halk yararına” bastırılmasını öngörür.
Peki bu içerik, yani sosyalizm, İslam’a uyar mı?
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:14 AM | Yorumlar (24)
October 05, 2006
Gayrimüslimlerin Özgürlüğü, Herkesin Özgürlüğü
Türkiye'deki gayrimüslim vatandaşların dinlerini diledikleri gibi yaşama konusunda büyük problemlerle karşılaştıkları, devlet baskısı ve kimi zaman da "devletçi kitle tepkisi"ne maruz kaldıkları bilinen bir gerçek. Ali Bulaç, bugünkü yazısında bu konuda şu önemli noktaları tespit etmiş:
Genel nüfusa göre gayrimüsimlerin en az olduğu (72 milyon içinde yaklaşık bin 400 Rum, 65 bin Ermeni, 20 bin Yahudi) ve maalesef 20. yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren en sıkıntılı yaşadıkları ülke Türkiye’dir. Şu “din ile demokrasiyi bağdaştıran model ülke” söyleminin ne Müslüman ahali ne gayrimüslimler bakımından tutulur, savunulur tarafı var. Heybeliada Ruhban Okulu’nun anlamsız bir biçimde kapalı tutulması, Fener Patrikhanesi’nin ekümenik vasfının inkar edilip İstanbul’da bir ilçe kaymakamlığına bağlanması, cemaat vakıfları üzerindeki haksız yasaklar, hiçbir adalet temeli olmayan “mütekabiliyet” ilkesinden hareketle temel yurttaşlık haklarını kullanmada gayrimüslimlerin adeta cezalandırılması İslam dinine ve Osmanlı modeline ait statüler ve uygulamalar değildir. İslam dini bu tür yasaklar koymaz, tarihte de böyle yasaklar konmamıştır. Bu çerçevede artık gayrimüslimlerin diğer yurttaşlar gibi temel hak ve özgürlüklerinin teminat altına alınması, atılması gereken önemli adımlardan biridir.
Kanımca Bulaç burada tümüyle haklı. Ve bundan çıkması gereken iki önemli sonuç var.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:34 AM | Yorumlar (22)
September 08, 2006
Yeniden İslam ve Kapitalizm Üzerine
Önceki bazı yazılarımda İslam ile kapitalist ekonomi modelinin uyumlu olduğunu savunmuştum. (Bkz, "Kapitalizm Gerçekten İslam'a Uymaz mı?", "İngilizce Makale: 'Islamocapitalism' ".) Bunlar bazı okurlara "kulak tırmalayıcı" gelmiş olabilir, çünkü bizde "kapitalizm" denince daha ziyade maddecilik, açgözlülük, paraya tapınma gibi ahlaki alçalmalar akla geliyor. Benim "kapitalizm"den kastım (ve kavramın doğru manası) ise; devletin otoritesinin sınırlandığı bir sosyo-ekonomik düzen ve girişimci bireylerin yaratıcılık ve yenilikçiliğini teşvik eden bir kültür. Sosyalizmin seküler bir anlayışla "devlet"e yüklediği sosyal adalet hedefinin ise, Kuran'ın ve diğer ilahi kitapların öngördüğü gibi, asıl olarak bireylerin ve cemaatlerin vicdanıyla gerçekleştirilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Yine de kapitalizm "bu topraklara" yabancı bir kavram gibi durduğu için toplumumuzun çoğuna, özellikle de dindar kesime biraz uzak geliyor. Dindar iş adamları başarılı kapitalist girişimlerde bulunsalar bile, yaptıkları işin öyle tanımlanmasını istemiyor gibiler. Kanımca bu önyargıyı biraz sorgulamak gerek. Girişimcilik, iş kurmak, para kazanmak, kar etmek gibi kavramlar gerçekten de "ithal" mi, yoksa İslam'ın özünde ve geleneğinde olup da bazı Müslümanların zamanla kötü görmeye başladığı meşru değerler ve hedefler mi?
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 01:52 PM | Yorumlar (14)
July 27, 2006
Londra'da Konuşma: İslam ve Serbest Piyasa
Mustafa Akyol, 31 Temmuz Pazartesi günü, Londra'daki International Policy Network adlı düşünce kuruluşunda "İslam ve Serbest Piyasa Ekonomisi" başlıklı bir konuşma yapacak. Londra'da olup da toplantıya katılmak isteyenler, buradan detaylı bilgi edinebilirler.
Yazan: WebMaster Tarih: 12:13 AM | Yorumlar (12)
June 19, 2006
İngilizce Makale: 'Islamocapitalism'
Mustafa Akyol'un "Islamocapitalism: Is Islam compatible with the free market? A look at the historical experience of Islam toward business and profit-making" (İslami Kapitalizm: İslam serbest piyasa ile uyumlu mu? İslam'ın işe ve kar etmeye yönelik tarihsel tecrübesine bir bakış) başlıklı makalesi, Tech Central Station adlı popüler düşünce sitesinde yayınlandı. İslamiyet'in özel mülkiyet ve miras hakkını kabul eden ve dahası serbest ticareti teşvik eden geleneğinin serbest piyasa ekonomisine uygunluğunu açıklayan Akyol, Kuran'ın sosyal adalete yönelik vurgusunun da sosyalist bir devlet anlayışına değil gönüllü hayırseverlik esasına dayandığını vurguluyor.
Makalede bazı çağdaş Müslümanların "kapitalizm" kavramına karşı duydukları tepkinin, çoğunlukla kültürel materyalizm ve ahlaki dejenerasyon üzerine yoğunlaştığı, oysa bunlardan bağımsız, ahlaki değerlere sahip bir kapitalizm anlayışı olabileceğinin ve zaten olduğunun altı çiziliyor. Akyol'un daha önceki "Kapitalizm Gerçekten İslam'a Uymaz mı?" başlıklı Türkçe yazısında da benzer görüşler ifade edilmişti.
Yazan: WebMaster Tarih: 02:48 PM | Yorumlar (4)
May 12, 2006
Sosyal(ist) Reis-i Cumhur'un Ekonomiye Darbesi
Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Necdet Sezer'in laiklik yorumlarını daha önce bu sitede eleştirmiştim. Bu konudaki otoriter yaklaşımı ve gereksiz alarm sinyalleri ile Türkiye'yi gerilime iten Sayın Cumhurbaşkanı bu kez de sosyal güvenlik reformunu "kökten veto" etti. Bu vetodaki teknik yanlışları görmek için, Taha Akyol'un bugünkü "Çankaya Muhalefeti" başlıklı yazısını mutlaka okumak gerek. Bu yazıda açıklandığı gibi Sezer'in vetosu vahim bilgi hatalarına dayanıyor.
Gülay Göktürk ise, "Sezer'in Sosyal Devleti" başlıklı yazısında "dünyanın en sosyal devleti" olan SSCB'den dem vurarak, Sezer'in inandığı "sosyal devlet" mitini eleştirmiş. Sezer'in vetosunun önümüzdeki onyıllar içinde Türkiye'yi ne kadar büyük bir ekonomik sıkıntıya sokacağına işaret ettikten sonra, "Sırtında yumurta küfesi olmayan, çözümleri engelleme özgürlüğüne sahip ama herhangi bir şeyi çözme sorumluluğu olmayan kişiye bizim sistemimizde cumhurbaşkanı deniyor" demiş. Hiç haksız sayılmaz.
Ben de şunu ekleyeyim: Sayın Sezer'in sosyal devlete olan inancı ile otoriter laikliğe olan sadakati birbiriyle ilgisiz şeyler değil. Daha önceki bir yazımda da işaret ettiğim gibi, insanların her ihtiyacını hesaplayan ve karşılayan, onları koruyup-kollayan ve gözeten Kadir-i Mutlak devlet inancı — ki sosyalizmin ve onun "light" versiyonu olan sosyal devletin temelini oluşturur — sekülerist bir fikirdir. Bu devlet, Allah'ın rahmetinin ve onun dünyevi yansıması olan toplumsal hayırseverliğin yerine ikame edilmek istenen seküler bir araçtır. Sosyalist düzende "zekat", "cemaat dayanışması", "evkaf" gibi dini mekanizmalar değil, devletin "sosyal yardımları" esastır. Dini yardım mekanizmalarına bile — örneğin kurban derilerinin toplanması işine — devlet el koyar.
Dolayısıyla "her Mülkiyelinin biraz komünist olduğu" ülkemizde, sosyal devlet sevdası ile dinin toplumsal yaşamdan kazınması hedefinin hep atbaşı gitmesi, hiç ama hiç tesadüf değildir. Komünizm öldü sanmayın; Ankara'da hala yaşamaktadır.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:29 PM | Yorumlar (30)
February 10, 2006
'İslami Kalvinizm' Tartışmasında Görülmeyen Nokta
Son haftalarda "Kapitalizm İslam'a uyar mı" veya "Kayseri'deki ekonomik gelişme, İslami Kalvinizm midir" gibi sorularla gündeme gelen tartışma, Türkiye'deki İslami kesimin bir kısmında yanlış anlaşıldı. Bazı Müslüman aydınlar bunu "İslam'ın sulandırılması" olarak görüyorlar. Avrupa'da kapitalizmin gelişmesinde Kalvinist Hıristiyanlığın rol oynadığı savunmuş olan sosyolog Max Weber'i ise, bu sinsi projenin fikir babası olarak algılıyorlar. Weber, bu algılayışa göre, din açısından bir tür "kötü adam."
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 05:16 PM | Yorumlar (2)
February 03, 2006
Kapitalizm Gerçekten İslam'a Uymaz mı?
[3 Şubat 2006 tarihli Radikal gazetesinde yayınlandı]
Son aylarda gündeme gelen, önceki hafta da Ali Kırca'nın "Siyaset Meydanı"nda tartışılan bir soru var: Kapitalizm İslam ile bağdaşır mı?
Aslında pek yeni olmayan bu tartışmanın Türk kamuoyunun dikkatini çekmesinde, kısa adı ESI olan "European Stability Initiative" isimli Avrupalı düşünce kuruluşunun Kayseri'deki "İslami Kapitalizm" hakkında geçtiğimiz eylül ayında yayınladığı bir raporun etkisi var. ESI, Kayseri'de müthiş bir ekonomik başarı gösteren sanayici ve işadamlarının çoğunun dindar olduğuna işaret etmiş ve bundan hareketle ünlü sosyolog Max Weber'e atıfta bulunmuştu. Weber, bilindiği gibi, "Protestan Ahlakı ve Kapitalizm'in Ruhu" adlı eserinde, Avrupa'da kapitalizmin gelişmesinde Kalvinist Protestanların çalışkan ve tutumlu ahlakının önemli bir rol oynadığını anlatır.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 03:02 PM | Yorumlar (57)



