« Mete Tunçay'dan Bilgelik | Ana Sayfa | ‘Korkut ve Yönet’ Stratejisi »
March 07, 2007
Dawkins Yanılgısı
NOT: Türkiye'nin akıl almaz bir mahkeme kararıyla "YouTube" sitesinden mahrum edilmesi nedeniyle, burada sözünü ettiğim filmi şu an izleyemiyorsunuz. Umarım "Atatürk'e hakaret eden filmleri tüm dünya izleyebilir, ama Türkler izleyemezler, dahası başka hiç bir şeyi de izleyemezler" anlamına gelen bu trajikomik karar değiştirilir.
NOT II: Söz konusu filmi şimdilik bu adresten izleyebilirsiniz. (Bir dahaki mahkeme kararına kadar.) Bu bağlantıyı ve aşağıdaki yorumlar arasında yer alan dökümü haber veren okurlara teşekkürler.
"Bugün dünyanın en ünlü ateisti kimdir" diye sorulsa, verilecek tek cevap Richard Dawkins'tir. Oxford Üniversitesi zooloji profesörü olan Dawkins, hem Darwin'in evrim teorisinin hem de ateizmin en koyu, fanatik ve militan savunucusudur.
Dawkins'in pek çok kitabı var, bunlardan bazıları TÜBİTAK tarafından dilimize de çevrildi. Şu günlerde üzerinde en çok tartışılan kitabı ise, yeni yayınlanan "God Delusion" (Tanrı Yanılgısı). Dawkins kitap boyunca Allah'a inanmanın bir yanılgı olduğunu kendince kanıtlamaya uğraşıyor. Kullandığı argümanlar bu sitenin "Bilim, Din ve Ateizm " kategorisindeki çeşitli yazılarda ele aldıklarımdan daha farklı değil. Bu yüzden yeniden incelemeye gerek görmüyorum. Ancak burada Dawkins'i tabiri caizse “ti’ye alan” 5 dakikalık kısa bir film var ki, şiddetle tavsiye edeyim.
"The Dawkins Delusion" adlı filmde, Dawkins'in Allah'ın varlığını reddetmek için kullandığı argümanların aynısı, bizzat Dawkins'in varlığını reddetmek için kullanılıyor. Dawkins diye biri olmadığını, bunun bir yanılgı olduğunu savunan "Dr. Terry Tommyrot"—tam da Dawkins'in üslup ve ses tonuyla—bu "Dawkins dini"nden insanları kurtarmak gerektiğini anlatıyor. Dawkins'in kitaplarının "tasarlanmış" gibi durduğunu, oysa bunların İngilizce'nin 26 harfinin yanyana gelmesiyle oluşmuş ve zaman içinde evrilmiş rastlantısal dizilimler olduğunu savunuyor. Elbette “bilimin bu kitapların oluşum sürecinin tüm detaylarını henüz çözemediğini,” ama bunun bir gün mutlaka başarılacağını, bunu beklemenin “Dawkins yanılgısına inanmaktan daha bilimsel olduğunu” ileri sürüyor. Beş dakikalık bir başyapıt...
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: March 7, 2007 01:37 AM




Dawkins'i “ti’ye alan” 5 dakikalık kısa filmi, Türkiye'de yaşadığımız için, maalesef seyredemiyoruz. Kendi politikacısı, Mustafa Kemal'in gay olmasıyla ilgili fıkra anlatıp çirkin gülümsemesini takınırken kimsenin bir şey diyemediği ülkemizde, sanal ortamda olabilecek en salak şekilde yapılan anti propogandaya neden bu kadar abartılı bir tepki veriliyor? Devam edin kardeşim kapatın youtube ulaşımını, sonra gelin bu siteyi de kapatın. Bakın burada, özgür fikir alışverişi var.
Yazan: Ayse Gul Tarih: March 7, 2007 06:22 PM
Ayse Gul Hanim,
Hiossiyatinizi paylasiyorum diyecektim. Bu gun M. Ali Biran da ayni dusunceyi ifade etti bu Kuzey Kore kafasi ile ilgil olrak. Ama poltikaci ataturk'u "gey" yapiyor guilumsuyor" "kimse biser yapaniyor" kisminizla kendinizi nakavt ettiniz.
Fikrayio okudum kufurbaz Colajani'ndan (gulme selerini de harfler cevirmis atkisini arttrirmak icin).
Icinde Ataturk'un "gey" yapildigi falan yok bir gatip anadolulunun sartlanmislig tiye alinan. O'nun gozunde belirli davranislari segileyenler gey imis. Gikrasnin konusu u adam
Demem o ki butun dunyanin gordugu u-Tube'u Turk'ten saklayan Ruza Nur'un hatiratinin Turkiye'ye girisini yasaklayan ataturk'e hitaben ikinci agizdan "adam" diyenin akadem,ok gorevine son veren ve "GEY FIKRASINA KIMSE BIR SEY DEMIYOR" diyen dusunceler ne kadar farkli? Gey fikrasina Bisey denmesini istiyenler (Hurriyet'te bas haber olmasi, adamin e-postasini yayinlatip kampanya acmak yetersiz ise) bu blogun kaptilmasina hangi ilkeye gore karsi cikarlar?
Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: March 7, 2007 08:34 PM
Guncelleme: U-Yube yasagi kalkmis! (burasi Turkiye mi?) ve o icinde "gey" gecen fikrayi anlatan kisi AK-Partiden ihrac ediliyormus. Colajani eline kina yakabilir. Her gun darbe cagrisi yapmanin, yolsuzlugun sitasi kariyere zarar vermedigi bir ulkede kotu fikranin olum opucugu olmasi uzucu.
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6082634.asp?yazarid=131&gid=61
Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: March 8, 2007 03:53 AM
Mustafa kemal'in gay olması gibi bir iftirayı fikir özgürlüğü sayan sizler, acaba muhammed'in gay olduğu söylenseydi acaba ne yapardınız. cevap belli de, formaliteden soruyoruz.
Yazan: Yilmaz Tarih: March 8, 2007 06:23 AM
Boyle bir "iftira" falan yapmamis adam diyorum Yilmaz Bey. Gidin okuyun Colasan'in yazilarini. Sadece bir cahi adamin neyi nasil algiladig ile ilgili fikra. Tatsiz olsada. Soz konusu sahis ihrac edildi Ak-Partiden. Sizi bi ifadenizden dolyi biryerlerden ihrac edilecekmisiniz?
Konudan ciktigim icin ozur dilerim herkesten. Sadece Ayse Gul Hanim'in bir yandan "fikir ve ifade serbestisini" savunurken diger yandan bir "ptavatsiz konusma aligilamasi" sonucu birilerine birseyler yapilmasi imasinin celiski olduguna isare etmek istemis idim.
Bu konuda son yorumumdur.
Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: March 8, 2007 10:37 AM
Yılmaz bey,
Sorunuzun cevabı:
Kur'an bize ne yapmamızı söylediyse onu yapardık:
O Rahman'ın kulları, yeryüzü üzerinde alçak gönüllü olarak yürürler ve cahiller kendileriyle muhatap oldukları zaman "Selam" derler.(25/63)
Her üren kelbin ağzına taş atacak olsan dünyada taş kalmaz.
Bu tip iğrençlikler ancak öfkeyi arttırır, düşmanlığı arttırır. Birileri bunun peşindeyse, buna en iyi cevap gülüp geçmektir.
Fakat biz, kendimizi ne kadar Avrupalı olarak görsek de doğuluyuz. Atatürk'e gay denildi diye küplere binmek de bir doğulu refleksidir.
Goygoya çok kolay geliyoruz. Bu, bizim zaafımız. O yüzden Avrupa'da adamın anasına küfretsen "iyi ya annem de güzel bir gün geçirmiş olur" diye karşılık verirler, bizde de bir u-tube movie yüzünden erişimi kapatırlar.
U-tube'da Hz.Muhammed ile ilgili de bir sürü aşağılayıcı video var. Medyamızın bunu es geçip Atatürk'le ilgilenmesi de manidar. Bizler de komik kuklalarız, haydi hep beraber kollarımızı bacaklarımızı oynatalım.
Yazan: blue Tarih: March 8, 2007 12:00 PM
Yılmaz Bey,
Bir peygamberin arkasından konuşmakla bir devlet kurucunun, bir komutanın arkasından konuşmak aynı şey midir? Bu sorum ile, tabii ki bu ülkenin kurtuluşunu sağlayan Mustafa Kemal Atatürk'e saygısızlık yapılabilir, ona olmadık şekilde hakaret edilebilir, çünkü peygamber değildir demek istemiyorum. Sadece sizin Hz. Muhammed / Mustafa Kemal karşılaştırmanıza dikkat çekmek istiyorum. Bu karşılaştırma oldukça ilginç. Mustafa Kemal'i peygamber yerine koyduğunuzu düşündürtüyor. Bu düşünce de onu kutsal bir varlığa dönüştürüyor. Oysa Mustafa Kemal saygıyı, sevgiyi hak eden bir devlet adamı, bir komutansa da kutsal bir varlık değil. Karşılaştırma sorunlu görünüyor. Ne dersiniz?
Hakaret hiçbir zaman fikir özgürlüğü olarak sayılamaz. Bu düşüncede tartışılacak birşey olduğunu düşünmüyorum. Ayrıca bu genel doğru hakaret edilen kişiden de bağımsızdır, herkes için geçerlidir. Tabii ki tasvip edilemez.
Saygilar,
Bahar Pinar
www.derindusunce.org
Yazan: Bahar Pinar Tarih: March 8, 2007 02:10 PM
biz müslümanlar (burda gecekten müslümanlari kast ediyorum) efendimiz muhammed (a.s.) gay diyene ne kadar üzülsekte ,soguk kanliligimizi birakmayiz ve delilin nedir,hodri meydan ? diye sorariz,cünkü bizim aldigimiz kuran terbiyesi budur....su anda türkiye´deki yasakci zihniyetin yaptigi gibi aglayip sizlayip birilerine yalvaripta "ingaaa,bunu kapatin,zorumuza gidio,yoksa siteye gelmeyiz " babinda olmaz...CÜNKÜ BIZLER KENDIMIZE GÜVENIYORUZ,KAYNAKGIMIZ ve ÖNDERIMIZ ILAHI DESTEKLI...kendine yada ideolojisine,dinine,liderine güvenmeyen yasaklattirma hakkini kullansin,müsade ediyorum (tabiiki tebessüm ederek)...:)
Yazan: metin Tarih: March 8, 2007 02:48 PM
Mustafa Bey,pikniktube sitesini aracı olarak kullanabilirsiniz video paylaşımlarında...
Yazan: sinan Tarih: March 8, 2007 03:13 PM
Sayin pinar hanim,Yilmaz beyi su sekilde elestirmissiniz:
"Oysa Mustafa Kemal saygıyı, sevgiyi hak eden bir devlet adamı, bir komutansa da kutsal bir varlık değil. Karşılaştırma sorunlu görünüyor. Ne dersiniz? "demissiniz..
Peygamberimizin kutsal bir varlik olmadigini hatirlatirim,sadece Allah in elcisi oldugunu bilmeniz gerekir..kutsal olan hiristiyan inancindaki isa dir..elestiri yaparken akla karayi karistirmayiniz..bununla birlikte bazi arkadaslarin avrupada annelerine küfür edildiginde gülüp gecerler yada annemde eglenicek gibi sözler söylendigini hic duymadim ve sahit olmadim avrupada yasayan bir kisi olarak..avrupada küfür edilip ¨sonra gülünmez yada egelenilmez,küfür doguda oldugu gibi sakalasmak icin yada eglenmek icin kullanilmaz.bu yanilgiyi bir düzeltelim.küfür edildigindede insanlar yasal haklarini ararlar..
Ister peygamberimize olsun ister büyük komutan Atatürkümüze olsun hakaret iceren sözler onaylanamaz..belki avrupada daha toleransli olunuyor elestirilerde(küfür degil)ama biz dogulu bir toplumuz ve her toplumun farkli deger yargilari vardir,biz avrupali degiliz..o yüzden de herkez karsindaki kisinin inancina saygi duymak zorunda,haddi asan elestirilerden uzak durmak zorunda..you tube kapatilmasina gelince bence cok yerinde bir karardi,icerigi önemli degil sadece milliyete ve kisilige yönelik saldirilarin kolaylikla yapilabildigi bu tür sitelere bir ders olur ve yogurdu üfleyerek yerler umarim bundan sonra..son olarakta you tube kapatilmasini desteklemeyen sözde özgürlükcü yazarlar acaba yurtdisi adresli bahis sitelerinin erisiminin kapatilmasi hakkinda ne düsünmektedirler?bende bunlarin engellenmesinin yasaklanmasini dogru bulmuyorum..eger kumar türkiyeden de oynana biliyorsa böyle bir tekel koymanin anlami nedir?eger türkiye avrupa birligine girme niyetliyse bu tür düsüncelerden vazgecmelidir..bir insan kumar oynamak istiyorsa oynar,ister internet üzerinden oynar istersede ïddia bayinden oynar..bazilarimiz kumari sevmiyor diye yasaklanamaz bu kisisel bir tercihtir..vergi ödememelerini bahane göstermekte bahane olamaz,cagrirsin site yöneticilerini vergi konusunda anlasirsin..ama avrupanin hic bir ülkesinde internet yoluyla bahis oynamak yasak degildir ve engellenmemektedir..sadece avrupadan bakildiginda bu yasa daha türkiyenin cok cok yol kat etmesi gerektigini göstermektedir..
herkeze saygilar
Yazan: muzzi Tarih: March 8, 2007 05:46 PM
Youtube erisimi ne zaman acilacak belli degil galiba. "Dawkins Delusion" asagidaki linkten dinlenebilir (audio).
http://www.uncommondescent.com/audios/Dawkins_Delusion.wma
Richard: We’re privileged to have with us today Doctor Johadahrahdah Tommyrot who’s going to be talking to us about his latest book, “The Dawkins Delusion”. Thank you for joining us, Dr. Tommyrot, it’s a pleasure to speak to you again.
Tommyrot: Thank you, Richard, it’s good to be here.
Richard: Now, Doctor Tommyrot, you’re famous for declaring in no uncertain terms that you are not a believer in Richard Dawkins; you don’t think he really exists. Now why is that?
Tommyrot: Well, nothing’s so simple Richard. You shouldn’t ask sensible people to believe in something unless you’ve got evidence for it. If there is a Dawkins, why hasn’t he shown himself to me?
Richard: In your opinion, then, are people who believe in Richard Dawkins just a little bit dim?
Tommyrot: Well, in a way I can understand the mistake: simple people pick up a handful of books claiming to be written by Dawkins, and since a Dawkins seems to be a sufficient account for how they got to be there, for the similarities in all the texts, and so on – they stick with commonsense and fallaciously conclude that this Dawkins (which they have never seen with their own eyes) actually exists.
Richard: Of course, some people do claim to have seen Richard Dawkins, and even shaken his hand.
Tommyrot: Yes, if you can believe them.
Richard: You think they’re all lying?
Tommyrot: I didn’t say that. Of course, there’s no shortage of liars in the world, and undoubtedly some people who claim to have had these ‘Richard Dawkins experiences’ are deliberately telling fairy stories, but, you know, the human brain is a very, very complicated thing… and conjuring up an imaginary Dawkins would be child’s play for it. Christopher Robin had Binker. I had the slimy custard man. I suspect that something very similar is happening with people who claim to have seen a Richard Dawkins, or heard his voice, or felt his touch.
Richard: But the books aren’t evidence for the existence of Richard Dawkins either?
Tommyrot: No, of course not! As a scientist, it is no answer to the problem of ‘where did this inane rubbish come from?’ to stick a label on it that says, “Richard Dawkins”. Each book is a simple re-arrangement of only 26 letters. Even a child should be able to see that, with a little random shuffling of vowels and consonants on a computer, one can arrive at all sorts of patterns like that. Working out how each letter got into the place that it did is the business of science. Claiming
that Dawkins-did-it puts an end to an inquiry that promises to give us a full and satisfying explanation of how these books came to be, without the need for invoking a discredited Dawkins-of-the-gaps-type hypothesis.
Richard: But some people might point to the fact that the letters are arranged in definite patterns, spelling out sophisticated chains of arguments, and that this is a clear mark of intelligence, not random accident.
Tommyrot: If there were some kind of intelligence behind these books, then, judging by their contents, it is obviously a pretty poor one; we would hardly have lost much worth having by not believing in Richard Dawkins or in what his books have to say. The scientific view of the matter is beautifully simple and invigorating: the works of Richard Dawkins are nothing but a collection of fortuitously ordered a’s, b’s and c’s, recombined from previous patterns. There is the Latin alphabet, there are the nonsense poems of Edward Lear, and there are the works of Richard Dawkins, and the one developed from the other, through a series of random typing errors… though admittedly we haven’t got all of the details just now.
Richard: You admit that science hasn’t got the answers to where they came from, then?
Tommyrot: I haven’t got all the answers, science is working on it.
Richard: But can you be sure that science will get all the answers?
Tommyrot: If science doesn’t have the answers to where they came from, then, sure as hell, Richard Dawkins Religion doesn’t! If a Dawkins designed the books, then who designed the Dawkins? Just tell me that.
Richard: Moving on now, Dr. Tommyrot. In your book, you have described the Dawkins revealed in the literature as a “an ostentatious, acrimonious, supercilious, pusillanimous, calumnious, censorious, vituperative, querulous, embittered, obsessive and bombastic bully’.
Tommyrot: Yes. That seems fair enough to me.
Richard: Now some people might say that’s going a bit over the top.
Tommyrot: Read your Richard Dawkins, if you think that. Just read it. Read ‘A Devil’s Advocate’. Apart from finding no evidence whatsoever for an intelligence hiding somewhere beneath the paragraphs in the mystical realm of blind faith, you will discover, on the other hand, plenty of intolerance and bigotry in every chapter; all of these very good reasons to have nothing whatsoever to do with this Richard Dawkins’ religion.
Richard: Doctor Tommyrot, you have described this wide-spread belief in Richard Dawkins as a dangerous delusion – but what’s especially dangerous about people believing in the existence of Richard Dawkins, if it makes them happy?
Tommyrot: Well, for one fairly obvious reason: these people believe any book which has Dawkins’ name on the cover, and these books say a lot of very silly things. Belief in Dawkins has been responsible for filling the internet with non-sequiturs, caricatures, strawmen and vitriol. Dawkins’ disciples are militant, they are organised, and they’re out to convert you and me. Yes, I would certainly call this a dangerous delusion. If there is a Richard Dawkins, he has a lot to answer for.
Richard: In summary then, Dr. Tommyrot, what would you say is your main objection to the Richard Dawkins belief?
Tommyrot: My main objection is simply this: people are following a delusional Dawkins who is telling them what to think and believe, when they should be following me.
Richard: Well, our time’s up. Thank you very much, Dr. Tommyrot, for joining us this morning to talk about your latest book, ‘The Dawkins-Delusion’, published by Banter & Twaddle and available from our website for £19.99.
Kaynak : http://www.jamesharmer.com/?p=22
Yazan: Cengiz Cebi Tarih: March 8, 2007 07:55 PM
http://208.65.153.243/ sitesinden girilebiliyor youtube'a.
Yazan: Ahmet A. Tarih: March 8, 2007 08:03 PM
arkadaslar escinsellere bu denli ofke neden ben de onu anlamadim. gay demek hakarettir yok bilmemnedir. yani bunu kabul edip yola cikmak dogru mu ki
Yazan: yigit Tarih: March 9, 2007 12:27 AM
Hangi Muhammed askerlik arkadaşınız mı? Hangi akla hizmet M.Kemal Hz.Muhammed S.A.V karşılaştırması yapılıyor, birileri M.Kemal'e hakaret etti diye sizde bunun muadili Hz. Muhammed'imi A.S gördünüz, yazık tek kelimeyle...
Yazan: Muhammed Ali DİKTAŞ Tarih: March 9, 2007 02:37 PM
Mustafa Bey,
"Başyapıt" dediğiniz şey teistler için bir eğlence olmaktan (ve Dawkins'in reklamını yapmaktan) öteye gitmiyor. Ne tartışmalara bir katkısı var, ne de gösterdiği bir nokta..
Bence bu yazıyı kaldırın, gören de sizin bu şaklabanlıkları "başyapıt" yapacak kadar çaresiz olduğunuzu düşünecek. :) (Değilsiniz halbuki.)
Yazan: Keskin Tarih: March 9, 2007 03:05 PM
YouTube'e savas açilmasi bahanesi kadar yanlis. Bir sürü irkçi, siddete özendiren videodan rahatsiz olmayan hukukçular isi gücü birakip bu detaylarla ugrasiyorlar. Türkiye'de haksizliga ugrayan, adalete ihtiyaç duyan kimse kalmadi mi?
Bu kadar reklami yapilmasaydi kim bilecekti yunanli askerlerin yunanca olarak bize hakaret ettiklerini?
Ermenilerin binlerce sitesi var türkçe, ermenice, fransizca hakaret ediyorlar türkiye'ye, atatürk'e, türk milletine,....
Bu kimin uykusunu kaçirdi simdiye kadar?
Tavsan daga küsmüs, dagin haberi olmamis. ama bu komik yasaklama karari ile türkiye'nin sayginligi bir kez daha çignendi, bir kez daha dünyaya duyurmus oldu bu isgüzar hukukçular ne kadar anti-demokratik bir ülke oldugumuzu.
Sagolun, varolun
Yazan: Tunç Tarih: March 9, 2007 03:18 PM
m. kemalin birileri icin peygamber kadar degerli olmasina aslinda sasirmamak lazim ,sonucta daha gecenleri bi atatürkcü dernegi toplantisinda yapilan bi konusmada biri suna benzer ifadeyi kullanmisti "artik bu millet...anitkabirin kabeden...önemli oldugunu anlamali..."...bazi insanlar m.kemali kendilerini daha iyi müslüman olmalari icin yada allaha yaklastirici dogru yolu gösterici olarakta görebilirler,bu özgürlügü onlara vermeli tabiiki...tarihe bakarsak peygamberin islama davet ettigi müsrikler putlara tapma sebeblerinden biri olarakta "bizi allaha yaklastirsinlar diye " demelerdi...yani ateist bi toplum degildi,allah inanci var ama diger "tanri-put" lari araci yada gercek yola ulastirici bi arac olarak görüyor....tabiiki müslümanin farki,ona yol gösterici ve TEK TARTISILMAZ kaynak olarak rabbisini dolayisiyla onun elcilerini (peygamberlerini) görmesidir...iste insanin yaratilisina uygun olanda budur gerisi insani aldatabilir...
Yazan: metin Tarih: March 9, 2007 04:38 PM
Bu video'yu hazırlayanın (muhtemelen) esinlendiği yazı aşağıdaki linkte:
http://david.dw-perspective.org.uk/does-richard-dawkins-exist.html
Yazan: fizikci Tarih: March 9, 2007 06:23 PM
youtube kararına birde bu açıdan bakalım,ne dersiniz?..
YOUTUBE KARARI YASAKÇILIK MIDIR?
Youtube şu sıralarda internetteki en popüler video paylaşım sitesi. Üç yıllık bir mazisi olmasına rağmen aylık ziyaretçi sayısı 20 milyonu aşıyor. Google bir kaç ay önce bu siteyi satın aldı. Ancak telif haklarıyla ilgili yaşadığı bazı sorunlar nedeniyle önemli hukuki problemlerle karşı karşıya bulunuyor.
Bu sitede bir kaç ay önce Yunanlı bir grup tarafından yapılan ve Türklere ve Atatürk’e ağır hakaretlerin yer aldığı bir video klip yayınlanmaya başladı. Buna karşı Türkiye’den yükselen tepkilere rağmen görüntülerin yayınlanmasına devam edildi. Bunun üzerine konu yargıya intikal etti ve Türkiye’den internete girilmesini önleyen bir mahkeme kararı alınarak uygulamaya konuldu. Bu hakaret içeren yayının siteden kaldırıldığı kesinleştiği taktirde mahkeme kararının da kaldırılacağı açıktır.
Ne var ki bir kaç günden beri bu karara karşı yurt içinde ve dışında yoğun bir kampanya yürütülüyor. Kararın özgürlüklerin kısıtlanması anlamına geldiği, yasakçı zihniyeti yansıttığı, Avrupa Birliği’ne girmeye çalışan bir ülke için bunun ciddi bir çelişki oluşturduğu öne sürülüyor.
Oysa bu uygulanma ilk defa Türkiye’de yapılmıyor. Avusturalya, Brezilya ve İran gibi ülkeler söz konusu sitenin bazı yayınlarını saldırgan, incitici ve aşağılayıcı bulduklarından erişimi yasaklayan kararlar almışlar, kanal yönetimini bu görüntüleri kaldırmak mecburiyetinde bırakmışlardı.
Bizdeki karara karşı yönetilen kampanyanın amacı açıktır. Tıpkı 301.madde meselesinde olduğu gibi millî hassasiyetleri, dikkatleri dağıtmak, savunma reflekslerini işlemez hale getirmek, yetkili makamları benzer kararlar alamayacak şekilde yıldırmak istiyorlar.
Türklük, milli kimlik, milli değer ve şahsiyetler her türlü saldırıya açık tutulacak, dileyen dilediği hakareti aşağılamayı fikir özgürlüğü adına yapacak, ama bunlara karşı her hangi bir önlem alınamayacak.
Neden; çünkü Avrupa Birliği’ni öfkelendiririz, görüşmeleri kesiverirler ve bizi mahvederler.
Osmanlı en sıkışık döneminde bile bu derece zillete katlanmamıştı.
Avrupa fikir özgürlüğü ve insan hakları gibi konularda çeşitli standartlar uygulamakta sakınca görmüyor. Mesela Ermeni soykırımı iddialarında farklı görüşlere bile tahammül göstermiyor, kendi içinden vicdan sahiplerinin bile kabullenmedikleri bağnazlıkla cezalandırıyor. Ama konu Türkiye’ye gelince hukukun temel ilkeleri bağlamında hakaretin önlenmesini sağlama hakkını bile kullanmaya tahammül gösterilmiyor.
Youtube ile kararı özgürlüklerin kısıtlanması diye nitelendirip eleştirenler, Türkiye’yi sansürcü ve yasakçı diye ilan edenler aslında bir kere daha esas amaçlarını, niyetlerini ve zihniyetlerini teşhir ediyorlar; samimiyet imtihanında her zamanki gibi sınıfta kalıyorlar.
TÜRK OCAKLARI GENEL MERKEZİ
BASIN BÜROSU
Yazan: deniz Tarih: March 9, 2007 07:14 PM
Merhabalar Deniz Hanim,
Türk Ocaklari'ni referans olarak kabul ediyor musunuz bilmem ama bu konuda biraz zayif kalmislar :
Oysa bu uygulanma ilk defa Türkiye’de yapılmıyor. Avusturalya, Brezilya ve İran gibi ülkeler söz konusu sitenin bazı yayınlarını saldırgan, incitici ve aşağılayıcı bulduklarından erişimi yasaklayan kararlar almışlar, kanal yönetimini bu görüntüleri kaldırmak mecburiyetinde bırakmışlardı.(TÜRK OCAKLARI)
Bir kere Iran'i ölçü almak iyi bir fikir degil. Müzigi, makyaji, kot pantalonu yasaklamis bir ülke. Ayrica diger ülkelerin neyi ve neden yasakladiklarina bakmak gerek. Sonuçta IKI YANLIS BIR DOGRU ETMEZ :-)
Avrupa fikir özgürlüğü ve insan hakları gibi konularda çeşitli standartlar uygulamakta sakınca görmüyor. Mesela Ermeni soykırımı iddialarında farklı görüşlere bile tahammül göstermiyor, kendi içinden vicdan sahiplerinin bile kabullenmedikleri bağnazlıkla cezalandırıyor. Ama konu Türkiye’ye gelince hukukun temel ilkeleri bağlamında hakaretin önlenmesini sağlama hakkını bile kullanmaya tahammül gösterilmiyor.(TÜRK OCAKLARI)
Bu laftan anlasilan Türk ocaklarinin Avrupa karsisinda savunma ihtiyaci hissetmeleri, bir küçüklük komleksine kapilmis olmalari. Biz kendimize yakisani, gerekeni yapalim, onlar zaten bunun önünde egilmek zorunda kalir.
Avrupayi düsman gibi görmeyi de biraksalar iyi olacak çünkü ihracatimizin %60'ini onlara yapiyoruz. Bu durum daha da sürecek. Herkesle oldugu gibi avrupalilarla da iyi geçinmek bizim yararimiza.
Yasakçiligin sonu yok. Ayrica türklere degil Atatürk'e hakaret edilince harekete geçilmesi tuhaf. Mesela www.armenews.com sitesinde on yildan fazla bir zamandir türklere hakaret ediliyor. Hem de orta asya hakanlarindan Tayyip Erdogan'a kadar bütün türk liderlere (Atatürk de dahil) Bunun gibi binlerce site var. Ayni sey ABD'ye karsi da yapiliyor.
Böyle hakaret ve karalama kampanyalarinin üzerine yasakla gidilmez, onlarin reklamini yaparsiniz. Dogrusu gizlice karsi-informasyon savasi yapmaktir. Hem iletisim bilimini hem de bilgi teknolojilerini kullanarak ve belli bir amaç çerçevesinde yapilan savaslar sonuç getirir.
Türklük, milli kimlik, milli değer ve şahsiyetler her türlü saldırıya açık tutulacak, dileyen dilediği hakareti aşağılamayı fikir özgürlüğü adına yapacak, ama bunlara karşı her hangi bir önlem alınamayacak.(TÜRK OCAKLARI)
Kanuni düzenlemenin kabul görmesi, akla yatmasi için bütün kimliklerin korunmasi gerekir. "Ermeni dölü" gibi hakaretler cezasiz kalirken sadece türklügü korumaya kalkarsaniz türkler de hahil herkes size irkçi der, yanlis da olmaz.
Dostlukla
Yazan: Tunç Tarih: March 10, 2007 09:49 PM
Tunç Bey
size de merhabalar..iyisinizdir inşaallah..görüşemiyoruz epeydir:)
Türk Ocaklarının sitesine üyeyim..ordan bana böyle yazılar geliyor arasıra..farklı bir görüş olduğu için yazıyı yolladım..youtube yasağını ilk duyduğumda çok gülmüştüm..kalktı yasak neyseki..
Bir kere Iran'i ölçü almak iyi bir fikir degil. Müzigi, makyaji, kot pantalonu yasaklamis bir ülke. Ayrica diger ülkelerin neyi ve neden yasakladiklarina bakmak gerek. Sonuçta IKI YANLIS BIR DOGRU ETMEZ :-)..TUNÇ S.
Tunç Bey benim İran'da yaşamam çok zor..bu saydığınız yasakların hepsini ihlal ediyorum çünki:)..bir ara serbestti makyaj,perçem,vs..rejim tehlikeye girdi galiba yine yasakladılar:)biz özgürlüğe alışmışız..herşeye rağmen Türkiye çok iyi..daha iyi olur umarım..
Avrupayi düsman gibi görmeyi de biraksalar iyi olacak çünkü ihracatimizin %60'ini onlara yapiyoruz. Bu durum daha da sürecek. Herkesle oldugu gibi avrupalilarla da iyi geçinmek bizim yararimiza..TUNÇ S.
komünist arkadaşlar bir stand açmışlar,ABD ile ilişkilerimizin bitirilmesi için imza kampanyası yapıyorlar..ben imzalamadım Tunç Bey..iyi mi yapmışım?..:)
yalnız coca cola içilmemesi ile ilgili kampanyalarını destekliyorum..sağlık içinde çok zararlı ayrıca..sizde içmeyin..midenize yazık.
bütün kimliklere saygı duyulması önemlidir ama Türk milli kimliğinin korunmasının Türk devleti açısından ayrı bir önemi var..bunu es geçmemek lazım bence..
saygılar,sevgiler..
Yazan: deniz Tarih: March 11, 2007 11:30 AM
Mustafa beyefendi,
Bu videonun bir başyapıt olduğu konusunda ciddimisiniz yoksa saçma sapan birşey olduğunun farkındasınız da R. Dawkins'in "ti"ye alınıyor olması çok hoşunuza gittiği için mi böyle söylediniz?
----------
MUSTAFA AKYOL'UN NOTU:
VİDEO, ELBETTE ŞAKA YOLLU OLARAK, DAWKİNS'İN DNA'DAKİ BİLGİYİ RASTLANTISAL SÜREÇLERLE AÇIKLAMAYA ÇALIŞMASININ SAÇMALIĞINA İŞARET EDİYOR. BU NEDENLE BAŞARILI BULDUM.
Yazan: sawyer Tarih: March 12, 2007 01:39 AM
arkadaşlar belki şaşıracaksınız ama bu sefer muhalefet yapmayacağım, sadece kendimce bir iki haberlendirme yapacağım;
Dawkins konusunda diyeceklerim bence kendisi inanç ve bilimsel duruşluk konusunda yaradılış veya AT savunucuları ile birçok noktada aynı hataya düşüyor. Zaten daha önce haber verdiğim ODTÜ'deki Harward'dan gelen Andrew Berry'in sunduğu evrim konulu konferansa gelenler varsa onlar da görmüştür ki, bizzat Andrew Berry de Dawkins'in tutumlarını eleştiriyor. Bunda şaşılacak çok bir nokta göremiyorum.
Evet, şimdiye kadar birçok noktada tartışırken biraz eğlenceli birşeylerden bahsetmek istedim. Alakasız bir konudan da değil tabiki, bizzat evrim, yaradılış ve Dawkins ile ilgili:
İzleyenler biliyordur cnbc-e de yayınlanan South Park canlandırmasını, her pazar gece yarısı yayınlanır. Bir canlardırma olmasına rağmen tamamen yetişkinler içindir, o nedenle zaten gece yarısı yayınlanıyor ve ilginç konuları işliyorlar sürekli.
Ben kendi adıma tam bir hayranıyım ve sürekli takip ederim. Tesadüf bu haftaki konu Dawkins ve Amerika'da eğitim kurumlarında yaşanan evrim-yaradılış tartışmaları ile ilgili idi. İlk kısmı bu pazar yayınlandı ama iki bölüm halinde yapılmış bu sefer, yani devamını bu hafta pazar günü izleyebilirsiniz.
Belki sürekli tartıştığımız konuya biraz da eğlenceli bir şekilde bakmış oluruz.
İlk bölümün isteyene özetini anlatabilirim kısaca.
Beagle
makorykos@yahoo.com
Yazan: Beagle Tarih: March 13, 2007 03:55 PM
Deniz Hanim,
Evet ne yazik ki görüsemiyoruz. Bizim köye de ugrayin, tartisalim eski güzel günlerdeki gibi :-)
http://www.derindusunce.org/2007/02/01/ani-yasamak
Dostlukla
Yazan: Tunç Tarih: March 14, 2007 01:14 AM
Ne günlerdi değil mi Tunç Bey?..
kırlarda çiçekler,ağaçlarda yemişler vardı..dereler akardı şırıl şırıl..ışıldardı güneş pırıl pırıl..
çocuklar koşardı cıvıl cıvıl..arılar bal yapardı vızıl vızıl..
toprağı bereketliydi köyümün,suları tatlı..insanı hastı,yüreği gamlı..ne güzeldi köyümüz şimdi mazide kaldı..
güzelliklerin sizlerle baki kalmasını dilerim..
gönüller bir olsun, ayrılık dert değil
kalplerde sevgiye yol olsun,tartışmak çare değil.
sevgiler.
Yazan: deniz Tarih: March 14, 2007 05:09 AM
Evrim konusunun Dawkins ve ona verilen yanitlarla sinirli kalmamali elbette. Temel basliklardan bir tanesi ise "indirgenemez karmasiklik".
Hücre içinde ribozom gibi bir çok organ var ki esgüdüm içinde çalisarak, meselâ DNA'yi okuyarak protein kopyaliyorlar. Adeta bir mikro islemci gibi isleyen ribozomun klasik evrim süreçleri içinde olusmasi ise imkânsiz. Bu bir ihtimal hesabi bile degil. Çünkü gelisimini tamamlamamis bir ribozomun kisa bir kanat veya bacak gibi eksik de olsa hizmet görmesi imkânsiz.
Tipki biyolojik motorlarda oldugu gibi biyolojik mikro islemcilerde de küçük adimlara bölünemeyecek bir karmasiklik var.
Bu konuyu daha etraflica ele almak için okunmasinda fayda olan bir yazi :
http://www.derindusunce.org/2007/03/03/akilli-tasarim-konferansi-ardindan/
Dostlukla
Yazan: Tunç Tarih: March 14, 2007 10:00 PM
her iki konudada kompleksli olmamak lazım eğer inanıyorsanız en üstün sizsiniz. bu gün evrimcilerde atatürkçülerde kendi davalarına inanmıyorlar ama çaresizliğin pençesinde yeryüzünde bizim mi (yada şeytanın diyebiliriz)
yoksa ALLAHIN MI düzeni hakim olacak konusu sürdükçe bu çatışma öyle yada böyle devam edecek
.bugün baktığın zaman 1970 lerde atatürkü yerden yere vuranlar atatürkçü ve ata istlerde bilim onlar için çok bir şey ifade ettiği için değil sadece kendilerini tatmin etmek için evrimi destekler.saygılar.
Yazan: mikail Tarih: March 15, 2007 01:00 PM
mikail bey, diyorsunuz ki;
'bu gün evrimcilerde atatürkçülerde kendi davalarına inanmıyorlar ama çaresizliğin pençesinde yeryüzünde bizim mi (yada şeytanın diyebiliriz)'
Yukarıdaki sözlerinizin arasında ben birşeyleri yanlış mı anlıyorum?
Yani ben evrimi kabul eden ve de aynı zamanda Atatürkçü olan bir kişiyim. Savunduğum düzeni ya da inandığım davamı şeytani bulduğunuzu mu ifade ediyorsunuz, yoksa ben mi yanlış anlıyorum?
Biraz açar mısınız?
Yazan: Beagle Tarih: March 15, 2007 03:49 PM
Youtube'a erişimi engellemek en kibar ifade ile "avanaklıktır". Bütün dünyanın (çoğunluğu) bir videoyu seyredebilirken bizim bunu kendi insanımıza yasaklamamız ne ifade eder? Önemli olan videoyu külliyen kaldırtmaktır. Bu da gerekli girişimlerle sağlanabilir. Bu tip konularda yasakçılık günümüzün dünyasında bir işe de yaramıyor. Kendimize güvenelim, fikir ve ifade özgürlüğüne inanalım. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Her hakareti ve küfürü önemsemek de olmaz. Yoksa ciddiye almış olursunuz.
Yazan: Eli Goldberg Tarih: March 15, 2007 03:57 PM
Yukarida yuzde 99.8 ihtimal ile bir Musluman anne-babanin cocugu bir yorumcu Islam Peygamberinin (sas) "gey olmasi" (artik hakaretlerini de Turkilizce yapar oldular) uzerine bir soru sormus idi.
Bence gunahi sadece fikra kabilyetinin yetersizligi olan bu sahis AK-Parti'den ihrac edilmis. http://www.milliyet.com.tr/2007/03/16/son/sonsiy06.asp
Simdi kendi anne-babasinin, yakinlarinin, toplumunun kutsallarin kufretmeyi cagdaslik ve "insan hakki" sananlar icin aynaya bakma zamani degilmi?
Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: March 17, 2007 04:48 AM
mikail rumuzlu arkadas resmen sacmalamis. bu kadar da gercek dunyadan kopukluk olmaz ki. pes dogrusu.
Yazan: sawyer Tarih: March 17, 2007 05:42 PM
Burada da iyi bir video var
http://onegoodmovemedia.org/movies/0703/williamcrawley_richarddawkins_022007.mov
Yazan: skorsky Tarih: March 20, 2007 02:17 AM
Bir dalga daha burada
http://onegoodmovemedia.org/movies/0703/cc031607magicmanx.mov
Yazan: skorsky Tarih: March 20, 2007 02:39 AM
Selamlar,
Yazınızda sanki Dawkins bir bilim adamı değil mişte ve
savuduğu 'doğal seçilimle evrim' neredeyse tüm bilim çevrelerince kabul görmüş bir teori değilmişgibi tavır takınılması hiç hoş değil.Dawkins'i farklı çıkışlar yapan bir insan ya da bir bilim adamı olarak tanıtmak işinize geliyor olabilir ama..O aslında artık bilimin birleştiği bir konuyu popüler bir dille anlatıyor...Eleştirenlerin karşı bir teorisi olsa anlayabilirim..Ama karşısına bir teori çıkartamıyorsanız bu alaycı üslubunuz komik kaçıyor...
Yazan: Berkay Tarih: March 21, 2007 02:22 PM