« ‘Korkut ve Yönet’ Stratejisi | Ana Sayfa | İslam ve Şiddet »

March 16, 2007

Bir Ortaçağ Hitler’i: Cengiz Han

[Derin Düşünce sitesinde yayınlandı]

Cengiz Han, milyonların katiliİstanbul şu günlerde “Cengiz Han ve Mirasçıları: Büyük Moğol İmparatorluğu ” isimli bir sergiyi ağırlıyor. Evsahipliği yapan Sakıp Sabancı Müzesi’nin Müdürü Dr. Nazan Ölçer, “Sergi, dünya tarihine önemli bir damga vuran Cengiz Han’la Moğol İmparatorluğu’nun kültürler ve kıtalar arasında kurduğu bağı daha iyi anlamamıza yardımcı olacak” demiş. Umarım öyle olur. Bu “anlama”ya küçük bir katkı olarak da, Cengiz Han’ın tarihinin karanlık sayfalarını biraz açmakta yarar var.

Malum, asıl adı Timuçin olan Cengin Han, 13. yüzyılda Çin’den Mezopotamya’ya kadar uzanan dev bir coğrafyayı istila etmişti. Bu istila hareketinin en çarpıcı yönü ise her ulaştığı yerde uyguladığı korkunç vahşetti. Ele geçirilen şehirlerin çoğunda, kadın-çocuk ayrımı yapılmaksızın herkes kılıçtan geçirilir, sadece zanaatkarlar gibi “işe yarar” görülen bir grup insan canlı bırakılırdı.

İngiliz tarihçi Justin Marozzi’nin ifadeleriyle;

“Şehirler topluca yok ediliyor, hayatta bırakılanların çoğu ise bir sonraki seferde ‘canlı kalkan’ olarak ordunun önünde yürütülüyordu. Moğollar ele geçirdikleri şehirlerdeki kedi ve köpekleri bile öldürüyorlardı. Termez kentinde bir kadın katliamdan kurtulabilmek için Moğol askerlere değerli bir inci yuttuğunu söylemiş, onlar da hemen kadının karnını parçalayıp mücevheri çıkarmışlardı. Zaten Cengiz Han’ın kurbanların karınlarının deşilmesi yönünde emri vardı.” (1)

Moğolların bu vahşeti askeri bir strateji uyarınca uyguladıkları söylenir: Korku yayarak düşmanlarını moral yönden yıkmak istemişlerdir. Bu açıklama doğru, ama eksiktir. Chicago Üniversitesi’nin ünlü tarihçisi Marshall Hodgson’a göre, “Çinli, Hıristiyan ve Müslümanlardan gelen bağımsız kayıtlar göstermektedir ki, Moğollar yok etmeyi başlı başına bir zevk olarak görmüşlerdir.” (2)

Bu “zevk için yok etme”, Cengiz Han’ın kişiliğine de uygundu. Kayıtlara göre, generallerine şöyle demişti: “İnsan için en büyük zevk, düşmanını kovalamak ve yenmektir. Onun her şeyini ele geçirmek, dul karısını ağlatıp sızlatmak, atlarına binmek ve kadınlarının vücutlarını gecenin zevkleri için kullanmaktır.” (3)

Nitekim Cengiz Han sistematik bir “ırz düşmanı”ydı; askerlerine ele geçirilen yerlerdeki en güzel kadınları seçip kendine getirmelerini emreder, hepsine tecavüz ederdi.

Cengiz Han’ın ordularının gerek strateji gerekse “zevk” gereği öldürdüğü insan sayısının 40 milyonu bulduğu tahmin edilmektedir. (4) Bu ise, 20. yüzyılın en büyük canisi sayılan Adolf Hitler’in bile, modern silahlar ve gaz odası gibi “teknik imkan”lara rağmen ulaşamadığı bir “skor”dur.


İslam Medeniyetinin Farkı

Elbette Cengiz Han’ı “dönemin normları”yla düşünmek gerek. Kuşkusuz Ortaçağ’ın tek istilacıları Moğollar değildi; hemen her imparatorluk kılıçla büyümeye çalışıyordu. Ancak Moğollar o dönemin standartları içinde dahi aşırı derece vahşiydiler. Özellikle de İslam medeniyeti ile karşılaştırıldığında…

O devirde İslam devletleri de “fetih” stratejisi güdüyordu, ancak Kuran’ın ve Peygamber’in sivillerin öldürülmemesi yönündeki açık uyarıları gereği, İslam ordularının fethettikleri ülkelerde kitle katiamlarına giriştiği pek görülmedi. Aksine İslam hukukundaki “zımmilik” statüsü gereği, ele geçirilen topraklardaki farklı cemaatlerin hakları tanındı. (Önce Yahudilik ve Hıristiyanlık için geçerli olan “zımmilik” statüsü, daha sonra Zerdüşt, Hindu ve Budistleri de içine alacak şekilde genişletildi.)

Rus tarihçi Abraham L. Udovitch, her ikisi de Orta Asya kökenli iki devlet olan Moğol İmparatorluğu ile Büyük Selçuklular’ı karşılaştırırken, İslam’ın söz konusu “hukukilik” yönüne dikkat çeker. Müslüman Selçukluların pagan (Şaman) Moğollara göre daha insancıl bir fetih stratejsi izlemiş olmalarının en büyük nedeni, Udovitch’e göre, İslam’dı. (5)


Bağdat’ın Yok Edilişi

Cengin Han’ın vahşeti, oğulları ve torunları tarafından da sürdürüldü. Torunu Hülagu Han, 1258 yılında o devirde dünyanın en göz kamaştırıcı bir kaç kentinden biri olan Bağdat’ın üzerine yürüdü. Aynı zamanda Hilafet merkezi olan Bağdat’ı korumak isteyen yöneticiler Hülagu’nun “teslim olun, kılınıza dokunmayacağım” sözüne güvendiler. Ama Moğol despot yalan söylemişti. Tarihçilerin kayıtlarına göre kentteki bir milyona yakın Müslüman, kadın-çocuk ayrımı yapılmaksını kılıçtan geçirildi. Günler süren katliam nedeniyle şehrin sokakları kanla kaplandı. İslam medeniyetinin altı yüzyıllık birikimini temsil eden dev Bağdat Kütüphanesi’ni ve şehirdeki diğer pek çok eseri yakan Moğollar, öldürdükleri insanların kesik kafalarından piramitler dizdiler. Bağdat’tan sonra daha bir çok İslam kentini yok eden Moğol orduları, İslam dünyasına Haçlı Seferleri’nden çok daha büyük yıkım getirdiler.

Tarihçi Prof. Osman Turan'a göre, “tarihte misli görülmemiş bu tahrip ve imha hareketi”, İslam medeniyetine vurulmuş en büyük ve kalıcı darbe oldu. (6) Sulama sistemlerinin ve dolayısıyla tarımın yok edilmesi, bölgenin sosyolojisini değiştirdi. Kürtlerin “makus talihi”nin de başlangıcıydı bu: Moğol barbarlığının hedefi olan Diyarbakır, Cizre, Mardin, Hakkari gibi kentler yüzyıllar boyu toparlanamadı.

İşte, “Cengiz Han ve mirasçıları”nın mirası böyle bir şeydi...


1) Marozzi, “Tamerlane”, s. 13-14
2) Hodgson, “The Venture of Islam”, cilt 2, s. 288
3) Marozzi, s. 13
4) International Herald Tribune, 10 Mayıs 2005
5) “The Islamic Middle East, 700-1900”, s. 300
6) Turan, “Selçuklular Tarihi ve Türk ve İslam Medeniyeti”, s. 477

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: March 16, 2007 01:38 AM

Okur Yorumları

(NOT: Yazılar üzerine yapılan yorumların sitede yer alması, bunların Mustafa Akyol tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına kesinlikle gelmez. Aksine, farklı ve karşıt görüşleri ifade eden yorumlar da kabul edilmektedir. Ancak saldırgan, düzeysiz veya konuyla ilgisiz yorumlar reddedilecektir. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, standart yorum kurallarını dikkate almanız önemle rica olunur.)

Mustafa Bey

bu yazıyının üstüne mideye zararlı olabilir diye bir uyarı falan koysaydınız..okuduğum vahşet midemin sınırlarını zorladı doğrusu..

daha önce yazdığım bir yazıdan küçük bir alıntı..
---------------------------------------------------
Moğollar Anadolu’da çok büyük katliamlar yaparlar..yaşlı,genç,erkek kadın ayırmadan binlerce insanı kılıçtan geçirirler..canını kurtaranlar ise ağır vergiler ödemek zorundadır.

1256 yılında Moğollar’a karşı ağır bir yenilgi daha alınır ve istila Konya sınırlarına gelir..halk değerli eşyalar vererek ve itaat göstererek katliamdan kurtulur..

Haçlı seferleri ile bozguna uğrayan Anadolu ,Babai isyanıyla iyice sarsılmış.Moğol İstilasıyla umutlarını tamamen kaybetmişti..perişanlığın,katliamların,ırza yapılan tecavüzlerin açlığın hüküm sürdüğü karanlık günler..

Ümitsizliğe kapılmayan,olabildiğince coşkulu bir ses geliyordu Konya’dan..karanlığın üstüne doğan güneş gibi aydınlatıyordu ışığı büyük velinin..MEVLANA CELALEDDİN RUMİ’NİN..hiç sönmeyecek olan günümüzü de aydınlatan nurlu velinin..

Etrafındakiler soruyordu Hazreti Mevlanaya:

--Moğollar buraya öküz sırtlarında geldiler,ellerindeki silah da sopadan ibaretti.Bizim altımızda ise en cins arap atlarımız ve elimizde en keskin kılıçlarımız vardı.Böyleyken onlara yenildik.Şimdi ise arap atlarına binen onlar,şam kılıçları da bellerinde,Artık yenilmelerine ve bizim kurtulmamıza nasıl imkan olabilir?

Bir ümit arıyorlardı kutlu velinin ağzından..Mevlana şöyle buyurur.

---Moğollar, dağlık bir bölgede son derece güç şartlar içinde hayatlarını sürdürüyorlardı.Bunlardan bir kısmı tüccar,Harzem Ülkesine gelip keten cinsinden biraz giyecek alıp gitmek istemişlerdi.Fakat her türlü nimet içinde olan Harzemliler bunu bile onlara çok görüp onları hükümdarlarına şikayet ettiler.Hükümdarları da bu adamları öldürttü.Ve bundan sonra Moğolların kendi ülkesine girmesini yasakladı.O zaman Moğolların hükümdarı bir mağaraya kapanıp on gün oruçlu olarak kendisine ve kavmine yol göstermesi için Allah’a yalvardı.Allah bu içten yalvarışlara karşı onları zalim ve mağrur kavimlere musallat etti.Onlara yenilmez bir güç verdi.Bütün zengin ve mağrur ülkeleri işgal ettiler ve yıktılar.Bu sebeple binekleri öküz ,silahları sopa olanlar bineği arap atı ve silahı şam kılıcı olan bizleri yendiler.

Fakat şimdi bu zaferlerinin sonucunda dünya nimetlerine daldılar.Şimdi bindikleri arap atının üztünde,bellerinde en keskin kılıçları ile mağrur ve yenilmez olduklarına inanarak gaflete düştüler.Bizse eski hatalarımızı anladık.pişman olduk,tövbe ettik.Allah’ın onları yenmemiz için gerekli gücü bize vereceği muhakkatır.Moğollar yıkılacak ve devrileceklerdir.

--------------------------------------------------

bu vesileyle 2007 yılının Mevlana yılı olduğunu hatırlatalım..katliamlar değil sevgi ve barış kazansın..

Mevlana'ya sevgilerimle..

Yazan: deniz Tarih: March 16, 2007 02:54 AM

Diger her yaziniz gibi yine bir islam propagandasi..

Bir de sunu dusunun, Mogollar, cesur ve yetenekli insanlarmis ki hizla yayilip yonetebilmisler. Sirf bundan dolayi da saygiyi hak ediyorlar. Yazinizda bu noktaya iliskin bir yorum goremedim.

Islam medeniyet farki deyince, bir bakin bugun islam medeniyetindeki devletlerin durumuna. Cok basit bir calisma yapin, toplayin bu Islam, Hristiyan, Yahudi, Budist, Hindu vs. medeniyetlerinin urettigi toplam miktari (GDP'dir bu), karsilastirin. Bolun insan sayisina, kisi basina gelen GDP'ye bakin, iste o zaman goreceksiniz Islam medeniyetinin durumunu. En azindan bilimsel bir veri olacak elinizde. (Haa sakin gelipte bana medeniyetin tek olcusu para demeyin, siz yukarida tek olcu olarak insan yasamina saygiyi sunmussunuz)

Merak ediyorum, kac kisi gorebilecek bu bakis acimi..

Sevgiler
Batu

Yazan: Batu Tarih: March 16, 2007 05:31 AM

Eski SSCB topraklarında bir söz vardır.Hemen hemen bütün milletler der ki biz kardeşiz çünkü hepimizin büyükbabası Cengiz Handır.
Sivaslılar pek konuşmadı ama sivas kalesi katliamı meşhurdur moğolların.
Ama doğramacı milliyetçiliği açısından bakılınca Cengizhan tarihte bir polat alemdar.:))
Saygılarımla

Yazan: Salih N. Tarih: March 16, 2007 12:41 PM

mevlananin o kavmin liderinin allahla olan diyalogunu gercekten bildigini iddia edebilirmiyiz,yada mevlana allah tarafindan bu bilgileri aldigini iddia edebilirmi? ederse biz inanmak zorundamiyiz yada bu mevlanadir,ne derse dogrudur gibi bi islamdisi yaklasimlami yaklasmamiz gerekiyor?...tabiiki mevlana bir tasavvufcu oldugu icin bu tür kissadan-hisse türü hikayelerin gercekliligi konusunda ciddi süphelerim var...cünkü tarih boyunca ve halende tasavvuf-erbabi insanlarin din adina cok yanlis beyanatlarda bulunduklari bir gercektir...üstelik söyle bi soru isareti daha ortaya cikiyo,mogollarin lideri magarada allaha yalvariyoda ,allah´ta ona sanki zulme riza göstererek,"hadi cik onlara sende zulum ile hadlerini bildir" dercesine "yürü kulum" diyor...buda allaha bi iftiradir...tabiiki bu söylediklerim benim mogollari savundugum anlamina gelmez,asla,mogollarin yukarda yazilanlara bakilarak hic bir savunacak yönleri yoktur,ben ancak tsavvufcularin sanki allah´tan aldiklari bi haber varmis gibi insanlara yaniltici hikayelerine dikkat cekmek istedim...bu hikayeler kimlerin hakkinda olursa olsun.

Yazan: metin Tarih: March 16, 2007 12:48 PM

bugün ortada islam medeniyetini temsilen bi devlet yok...ortada sadece islam var ve islami yasayan yada yasamayan bireyler var.batu siz herseyi maddi olarak degerlendiriyorsunuz,sizin düsüncenizle yola cikarak saddam,hitler,mussolini vd. basarili devlet adamlarida yetenekli ve cesur,tabiiki geroge bushta cesur ve basarili,baksaniza hedefinde olan afganistan,irak ve hatta nerdeyse türkiye yide hegemonyasi altina alabiliyo adim adim,bugünkü hristiyan devletleri dedigini devletlerde basarili,nede olsa kendi ülkelerinde özgürlük reklami yapip agir sanayi ve endüstriyel devletler kurmuslar,ama bunu yaparkende cok büyük bi kaynagi diger fakir ülkeleri sömürerek yada onlara 2.sinif muamelesi yaparak yaptiklari yada baskalarina ait olan topraklari,enerji kaynaklarina el koyarak (tabiiki özgürlük ve demokrasi adina yapildigi icin hukuki olarak sorun degil degilmi batu?) ellerine gecirip yaptiklarinin manevi boyutu önemsiz,yeterki maetryalist bakis acisiyla hesab pozitif ciksin yeter;-) batu,tamda sizin gibi dünyaya bakan insanlar bu dünyada haksizliklarin yayilmasina ve ,birsey yokmuscasina,sebeb oluyor,size itiraf ediyorum,sizin bakis acisinin ben sahsen bi saddamin ,hitlerin vb. bakis acisindan farkli oldugunu düsünmüyorum:)özür dilerim sizi kirmak niyetim degil,sadece samimi olarak yazmak istedim,dünyaya ve insana bakisinizi yeniden degerlendirin yoksa cok kisiye zarar verme potansiyeliniz büyük:)sadece bi tavsiye.

Yazan: metin Tarih: March 16, 2007 12:58 PM

Eğer Cengiz Han bütün bunları İslam dini'ni yaymak için yapmış olsaydı aşağıdaki ayetlerle ilahi olarak desteklenmiş olur muydu?

Ahzab suresi 26. ayet; Allah, ehl-i kitaptan, onlara (müşrik ordularına) yardım edenleri kalelerinden indirdi ve kalplerine korku düşürdü; bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir alıyordunuz.

27. ayet; Allah, onların yerlerine, yurtlarına, mallarına ve ayak basmadığınız topraklara sizi mirasçı yaptı. Allah'ın her şeye gücü yeter.


Hülagü Tan Tarkan Tanrıöver

Yazan: Hülagü Tarih: March 16, 2007 01:08 PM

sayın akyol.
günümüz türkiyesinde genel manada meydana gelen bir bakış tarzı ile cengiz han ı ele almışsınız. başta prof.dr. osman turan olmak üzere tüm tarihçilerimiz moğolların yaptığı vahşet konusunda hemfikirler. günümüzle karşılaştırma yaparken tüm solcuların yaptığı ve basın-tv kanalıyla halkımıza ve sağduyu sahibi insanlarımıza da sirayet ettiğini dehşetle gördüğüm vahşet denilince sadece ve sadece hitler akla geliyor veya getiriliyor. bu yolla milliyetcilik ve milliyetciler üzerinde vahşetle irtibalandırılmak isteniyor... halbuki rus kasabı stalinin yaptığı vahşet ve katliamı okumamış bilmemiş olmanız imkansız. mao nun çinde yanlış çelik üretimi politikası sınucu 20 milyondan fazla insanın öldüğü. kızıl kımerlerim yaptığı katliam hitler katliamından az değildir burada ben hitleri savunmuyorum.tarihi o günün şartlarıiçerisinde düşünürsek neyin normal neyin anormal olduğu görülür. hatta alıntınızda geçiyor.. o devirde devletler kılıç zoruyla ayakta duruyorlardı. cengiz han da gününün tekniği olan kılıç zorunu sonuna kadar kullanmış. bu gün de en öldürücü silahları yapmıyorlarmı.

Yazan: kenan eroğlu Tarih: March 16, 2007 01:22 PM

"Bir de sunu dusunun, Mogollar, cesur ve yetenekli insanlarmis ki hizla yayilip yonetebilmisler. Sirf bundan dolayi da saygiyi hak ediyorlar. Yazinizda bu noktaya iliskin bir yorum goremedim. " demiş Batu..

"Saygı" kıstasına bakar mısınız?

"Allah akıl fikir versin" diyeceğim ama Allah'tan bir anda o kadar çok şey isteme yüzsüzlüğünde de bulunamam.


Yazan: Suat Öztürk Tarih: March 16, 2007 02:41 PM

Yani mustafa Akyol, tarih okumasak, bilmesek, bizleri nelere inandıracaksınız demek!
Bakıyorum Cengiz Han'ı nasıl bir korku imparatoru yapabilmişsiniz. İlginç!
Bakın bir söz vardır:
Taşı ilk eli en temiz olan fırlatsın.
Yani başka milletlerin uygarlıklarına inanılmaz suçlamalar yapanlar işe bir de kendi uygarlıklarından başlasa nasıl olur acaba? Çok süpper olur kanımca. Bakın bize Ermeni dayatmaları yapılıyor sürekli, oysa ki kendi hesaplarını hiçbir zaman vermiyorlar.
Batılı yazarlar bir güzel sizin bakışınızı şekillendirmiş gördüğüm kadarı ile mustafa Akyol, ama keşke ilk önce başka uygarlıklara bu yakıştırmaları yapanlardan önce kendi hesaplarını vermelerini de isteseydiniz, ya da birazcık sorgulasama yapsa idiniz. Ama nerdeeee....
Cengiz Han'ı suçlayanlara sormak lazım, yüzyıllar öncesinden günümüz yüzyılının en yüksek insanlık değerleri normlarına dahi ulaşmışken daha 60 yıl önce faşistlik yapanlardan daha mı kötü oldu cengiz Han? Ya da Cengiz Han sadece vahşet mi yaptı? Ben biliyorum ki kar yağdığında tüccarlar yollarını bulabilsin diye Ortaasya bozkırlarını ağaçlar diktiren insan da aynı Cengiz Han. Ne tesadüf?
Bakıyorum batılı birkaç yazarın ağzından her çıkanın bir güzel içine düşmüşsünüz, onlar anlatmış siz de inanmışsınız bir güzel. Ben olsam ilk olarak milyonların kanını sömüren emperyalizmin haseabını sorardım onlardan, insanların hayatını, bedenini bırakın, ruhunu bile teslim alan bu vahşi yaklaşımı sorardım onlara, önce bir kendi hesabınıza düşeni verin derdim. Ne oldu Amerika'daki milyonlarca İnka, Kızılderili ve Maya'ya derdim. Afrika'nın hesabını sorardım, hala neden sömürmeye devam ediyorsunuz derdim. Bugün bile insanlığa yaptıkları vahşi Irak, Afganistan ve Filistin olayları bugünün değerleri üzerinden düşünecek olursak Cengiz Han'ın yaptıklarının en az 2 katı daha vahşidir. Bir de bir arkadaş komik bir şekilde yazmış, midem kaldırmadı diye, o yüzyıllar bu tür vahşiliklere daha müsait bir yüzyıldı ama bugün bile bir Iraklı esirin oğluna gözleri önünde işkence yapılarak sorgu yapılması midenizi daha rahat tutuyor mu? Bahsettim olay 2000 lerde geçiyor, yüzyıllar öncesinde değil. Farkı artık görün demeyeceğim, çünkü hala görmüyorsanız, körsünüz demektir bu sadece.
Üstelik araya da bir İslam medeniyeti süslemesi yapılmış. Hadi onu da mı yutacağız mustafa Akyol? Ben yutmam, çünkü ben bir Hasan ve Hüseyin'in başına gelenleri biliyorum. Bu yüzyılda yaşanan Arap iç mücadelelerini biliyorum. Ben kardeş katliamının vacip kılındığını biliyorum. Ben daha 30 yıl öncesinde, hala bugün bile Alevi vatandaşlara nasıl yakıştırılmalar yapıldığını biliyorum. Doğan Avcıoğlu'ndan öğrendiğim Peygamber zamanı savaşların iç yüzünü biliyorum. Türklerin İslamlaştırılması esnasında yaşanan katliamları biliyorum.
Bunlar tabiki İslam'ın suçu değil, ama belirli bir kısım bilgi ile diğer gerçekleri örtme telaşı bence hiç makul değil. İnsaflı ve etik hiç değil.
Tabiki Cengiz Han sütten çıkmış ak kaşık değil, ama insanlık tarihinde vahşilik konusunda bir numarayı batı uygarlığından önce kimse eline alımaz, en önemli gerçeklik asıl budur.

Beagle
makorykos@yahoo.com

Yazan: Beagle Tarih: March 16, 2007 03:25 PM

cengiz han agac diktigi icin cok sasirdim,o kadar ki bütün yazilarimi geri aliyorum,demekki cok büyük bi tabitasever ve merhametli lidermis,iyiki yazdiniz,artik cengiz hani sevecegim,cok tesekkür ederim....fesubhanallah.

Yazan: metin Tarih: March 16, 2007 04:00 PM

Beagle

biz şu anda Cengiz Hanı konuşuyoruz..konu Irak olayları olunca onu da konuşuruz..

konuyu dağıtmayın lütfen..sizin mideniz Cengiz Hanı kaldırıyor mu?

şu an konumuz bu..

Yazan: deniz Tarih: March 16, 2007 05:03 PM

Mustafa Bey size tavsiyem lutfen bu yazinizi siteden kaldiriniz cunku katliam karsiliastirmasinda muslumanlarin Islam adina yaptiklari katliamlardan bahsetmemeniz ya da kucumsemeniz dogru degil(Gesmis tarihte ve su yasadigimiz donemde)...Ozellikle araplarin Turk yurtlarinda Kuteybe B. Musliminin, turklere yaptigi katliami ve ozellikle islam adina yaptigi katliamlardan ve turklerin nasil musluman olduguna bakmaniz yeter. Sizin bahsettiginiz gibi olmadigi kesin, mulumanlik kilic zoru ile yayilmistir, misyonerlik ile degil...
Ama bence en siddetli katliam; insan ve tanri arasindaki saf ve vicdani inanclarin kullanilarak ve din adina uygunlugu kabul edilerek yapilan katliamlardir. Islam (Medeniyetleri) ve Katliam. Sozcuklere bakalim ve katliam siniflandirilmasinda Cengiz Han'i mi one koysak yoksa Mustafa Bey'in Tabiri ile "Islam medeniyetleri" ni mi? Hangi siraya koyarsaniz koyun, ne farkeder...Dogrusu iki kelimenin (Islam, katliam) kesinlikle iliskilendirilmemesi gerek, ama ne yazikki oyle degil. Bundan fazla yoruma bile gerek yok zaten...

Yazan: gunka Tarih: March 16, 2007 05:41 PM

Tarihçi Prof. Osman Turan'a göre, “tarihte misli görülmemiş bu tahrip ve imha hareketi”, İslam medeniyetine vurulmuş en büyük ve kalıcı darbe oldu. (6) Sulama sistemlerinin ve dolayısıyla tarımın yok edilmesi, bölgenin sosyolojisini değiştirdi. Kürtlerin “makus talihi”nin de başlangıcıydı bu: Moğol barbarlığının hedefi olan Diyarbakır, Cizre, Mardin, Hakkari gibi kentler yüzyıllar boyu toparlanamadı.

İşte, “Cengiz Han ve mirasçıları”nın mirası böyle bir şeydi...(Prof.Dr.Osman Turan & Mustafa Akyol)

Eğer Cengiz Han ve mirasçılarının mirası böyle bir şey olsaydı bugün Araplar ve Kürtler (Irak Kürtleri ve ülkemizdeki uzantıları)emperyalizm'in esiri olmaz emperyalizme karşı mücadele ederlerdi. Ülke zenginliklerinin ve topraklarının emperyalistler tarafından sömürülmesine karşı çıkarlardı.

Günümüzde bir çok Arap İslam ülkesinin emperyalistlerin sömürgesi olmasında Cengiz Han'ın ne günahı var? Keşke Cengiz Han tekrar gelsede ortadoğu'da şu adaleti sağlasa. İslam alemini emperyalizm'in elinden kurtarsa fena mı olur? Ya da İslam aleminde emperyalizme meydan okuyacak ülkelerinden emperyalistleri kovacak var mı bir baba yiğit? Tabiiki yok. Güneş sönüp kainat yok olana kadarda çıkmaz.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

Hülagü Tan Tarkan Tanrıöver


Yazan: Hülagü Tarih: March 16, 2007 05:50 PM

Gözünü İslam düşmanlığı bürümüş insanlar ancak cengize rahmet okurlar.
Ha bu arada faşisteler sözüm öldürdüğü müslümanların bayağı bir kısmı da türktü.

onlar müslüman olarak türklüğe ihanet etmişlerdi derseniz o zaman sözüm yok.

ya da türk mürk anlamam babam müslüman olsa cengiz ve avanesi ( günümüz cengizleri)
babamı dahi öldürse eline sağlık derim derseniz o zaman da sözüm yok hamuş olurum zira sühandan olmayana söz söylenmez. ( intihal from ziya paşa)

"Sizin bahsettiginiz gibi olmadigi kesin, mulumanlik kilic zoru ile yayilmistir, misyonerlik ile degil..."

iddiasını ispata davet ediyorum bu arkadası.
endonezya malezya tayland hatta kamboçya filipinler in kılıç zoruyla müslüman oldugunu ispat etmenizi rica ediyorum kafam biraz karısıkta. valla ben çok araştırdım ispatlamaya çalıştım ama vallahi bulamadım
endonezya giden bir arap veya müslüman ordusunu bulamadım kesin müslümanlar oradaki malay ve endonezyalı katliamını gizleyebilmek için tarihten silmişlerdir. Vay bee.
eger ispat edemiyorsanız islam düşmanısınız diye yalan ve palavra sıkmayın
ya yezdegirdin ya savaşsanıza kardeşim demesine ragmen kadisiye de müslümanlar ile savasmak istemeyen bu safdil iranlılara ne demeli ki. savassanıza kardeşim savasın savaşın ki bizim zamane cengizlerinin yüreği yağ bağlasın

cengiz türk bile değil moğoldur. ilkellik ( ırkçılık) adına sahip çıkılması cok vahim adam türk değil. gerçi hemen bir kaç faşist klavyeye sarılıp cengizin türkoğlu türk olduğunu yazacaktır. şato mato nato masallarını hiç bir kanıta belgeye delile dayandırmadan iddia edeceklerdir. vakti zamanında bilmem kimin kaçıncı oğlu ne oldugu tam belli olmayan bir vasıtayla moğolistana gitmiş ve görmüş ki meger bu bizim dünya tarihinde bir sürü benzeri olan katil düpedüz katil olmaktan başka zerre kadar bir özelliği olmayan cengiz türkmüş. şato mato muymuş neymiş öyle bir şey işte:))

Katliam ile İslam medeniyetlerini aynı kefeye koyan a da sözüm şu. getirsin delilklerini konusalım üzerinde. inanmak istediğini söylemek gercekleri söylemek değildir.

cengiz han agac dikmişse eger bunu da öldürüp kuruttukları cesetlerden dikmiştir. hem agaç dikmek cengizin katliamlarını mı örtecek ne tuhaf zihniyet

Dostlarım Müslümanları kim öldürmüşse eline sağlık:))

Yazan: Sami muzafferoglu Tarih: March 16, 2007 06:30 PM

Mustafa Akyol’un yazısına katılmamak mümkün değil.Moğolların yıkıcı gücünün en çok İslam toplumunu etkilediğide muhakkak.Yinede ben Haçlı seferleri ile karşılaştırırsam Moğolları çok suçlayamam.(Tanrı adına katliam yada antisemitizm olsa olsa Batı paradoksudur.Hem Tanrılaştırdığın peygamber hemde ölesiye yoketmek istediğin aynı adamlar olsun)

Birincisi Moğollar şamandı yani ahlaken Cahilliye dönemi Araplarından bile kötü durumda idiler.İkincisi Tıpkı İskandinav kökenli Teutonic halklar gibi (Vandallar,Vikingler,Danlar,Gothlar) talanın en kolay kazanç kapısı gören bir kültüre sahiptiler.Bu halkların kökenlerinindeki (Turkic,Moğol,Slav ve Teutonic) kültürü oluşturan bozkır ve uçsuz bucaksız kıraç topraklarda aslında sadece avcılığa veyahut hayvancılığın oluşturduğu toplayıcı kültüre beşiklik edebilirdi.Bu halkların bulundukları anayurtlarında medeniyet oluşturmasını beklememek tarih bilinçi ile çelişir.Sümerler bile Orta Asya kökenli olup ancak mezopotamyanın bereketli toprakları fırat ve diclenin getirdiği alüvyon ve su ile tarihin gördüğü ilk gerçek medeniyeti kurabilmişlerdi.Göç olmasa idi ne biz bugün Sümerleri ne Türkleri ne Serbleri ne Germenleri tarih sahnesinde görebilirdik.(hatta Avrupa diye bişeyde olmazdı)

Tarihte herşey ekonomik temellidir.Kıtlık çıkmış ve büyük insan yığınları batıya akmıştır.Bu kadar yalındır. Fetihin amacı yaşam alanı sağlamaktır.Bunlar sadece İskandinavlar gibi talancı değil aslen kendilerine yeni vatan arayanlardır.Bu ‘’hinterland'’ bulmak içindir. Tıpkı Hitlerin Bohemya Prusya ve Balkanlar için düşündüğü gibi.(artan Alman nüfusu için yayılma politikası)

Moğolların yıkıcılığının kökeninde Asya kavimlerinin askeri düzene sahip tek ‘’barbarlar'’ olması yatmaktadır.Bu tip düzene sahip tek yapı Romadır medeniyet ve askeri Düzende zaten bu sayede birleştiğinde Avrupa ve Akdenize binlerce yıl egemen olmuştur.(daha sonra bu Osmanlı-Türk kültüründe de görülen evrilmedir)

Ben moğolları Mustafa Beyin linear yorumuna ek olarak holistic bir anlayışla daha farklı bir pencereden yorumlamak istiyorum.Moğolların İslam başkenti sayılan Bağdatı ve en önemlisi kütüphanesini yakması sadece yıkım olarak kabul edilebilir mi? Ben böyle düşünmeyenlerdenim;

Birinci tek bir merkezin medeniyetin yükünü kaldırdığı uygarlıklar yok olmaya mahkumdur.İskenderiye kütüphanesi yandığında Yunan kültürü çok büyük yara aldığı halde yok olmadığına göre bu çıkarımı yapabiliriz. Bağdattaki kütüphanemizde yok olmuş ama Kahire,Şam,Halep,Hicazdaki merkezler ayakta kalmamısı kolayca sağlamıştır.İkincisi 1258′deki vahşetten sonraki yüzyıl içersinde Moğolistan dışındaki tüm Moğol devletlerindeki göçer ahali(Altınordu,Kubilayhan etc) ve içersindeki askeri unsur İslamlaşmıştır.Buda yeni doğacak III.Roma yani Osmanlının itici gücü olacaktır.Bir de, Bağdattaki medeniyet artık ne kadar İslami idi çok tartışma götürür o devirlerde. Biraz İslam tarihi bilgimizi yenilersek Bağdattın ve İslam aleminin durumunun hiç iç acıcı olmadığı görürüz.Halifelerin ve dolayısıyla halkın yozlaştığı bir dünyadır.Zevkü sefanın ve ahlaksızlığın cahiliye dönemi ile yarıştığı devirler desek abartmış olmayız.Bir nusibetin bin nasihatten iyi olması gibi Moğollar bu topraklara yeniden İslam idrakinin sağlanmasını ve ahalinin bütünleşmesini gerçekleştirmişlerdir.Kendileride çok bilinen tabirle kültür postacıları olarak düşmanı oldukları medeniyetin azameti karşısında boyun eğmişler vede İslamla şereflenmişlerdir.Tıpkı kızlarını gömen cahiliye Araplarının sahabe efendilerimize dönüşmesi gibi Moğollar ve Türkler şaman bozgunculardan medeniyet unsuruna dönüşmüşlerdir.Bu sayededir ki tarihin gördüğü son ve (en iyi) Roma olabilmişlerdir.

Velhasıl her yıkım bir doğuşun müjdecisi ola gelmiş tarih boyunca.Belki insanlar zümrü anka kuşunu bu yüzden çok seviyorlar.Bu bana analojik olarak büyük yangın geçiren bir ormanın daha gür olarak yeşermesi gibi geliyor...Şaman göçerlerinde rolü buydu.

Yazan: Mustafa Ajlan Abudak Tarih: March 16, 2007 07:16 PM

Cengiz Han; Hitler, Stalin ve diger yuzlercesi ile kiyaslanmayacak kadar insanlik tarihinin yuzkarasi sampiyonudur.

Koylerinde, kasabalarinda huzurla yasayan milyonlarca insanin "Mogollar geliyor" haberini duydugu andan itibaren yasadiklari urpertiyi bugun bile hissetmek mumkun.

Sirf Orta Asya "parfumlu" diye Cengiz Han'i burada savunmaya kalkisanlari protesto ediyorum.

Yazan: Haydar Tarih: March 16, 2007 07:45 PM

Haydar Bey

Kimse cengiz Han'i savunmuyor, burada savunulan islam medeniyetlrinin yaptigi, pardon yapmadigi katliam mi desem acaba???

Yazan: gunka Tarih: March 16, 2007 09:05 PM

Sayın Gunka,

Size en güzel cevabı ünlü flozof Carlyle veriyor:

"İslamiyet kılıçla yayıldı diyorlar. Alın elinize kılıcı bakalım oluyor mu?"

Yazan: Hasan Tarih: March 16, 2007 09:09 PM

Ajlan Bey

güzel söylüyorsunuzda bu 3.Roma olayını anlayamadım.sizde Osmanlının Bizansın devamı olduğunu düşünenlerdensiniz sanırım.

Mevlana da zaten Moğolların güçlü devletlerin hataları ve şımarıklıkları yüzünden insanlığın başına bela oldukları tesbitini yapıyor..

belki Bahaeddin Veled göç kararı alıp Anadoluya gelmeselerdi onlarda yok olacaklardı katliamlarda..

Moğollar bize Mevlanayı getirdi..

engel olamadığımız musibetlere sabredip neticesini beklemek gerekir..

ibretlik bir tarihi olay..bazen böyle hatırlamak lazım..

Yazan: deniz Tarih: March 17, 2007 12:06 AM

Sayın Beagle,
Tam da sizin argumanınıza uygun düşüyor şu fıkra:
Amerikalı bir Prof ile Alman bir Prof ABD'de aynı üniversitede çalışmaktadırlar. Alman Hitler'in ülkesinde herşeyi son derece modern hale getirdiğini, hizmetlerin dakik olduğunu, insanların bu hizmetlerden son derece memnun olduklarını anlatır dururmuş. Amerikalı bir gün Almanın davetini kabul ederek Almanya'yı ziyarte gitmiş arkadaşıyla birlikte. Geceyi otelde geçirmişler. Sabah tren istasyonuna giderken Alman trenin tam saatinde istasyonda olacağını, planlandığı gibi dakik bir şekilde gidecekleri yere ulaşabilecelerini anlatarak istasyona varmışlar. Ancak gel gör ki tren bir türlü gelmiyormuş. Amerikalı anlatılanlar ile gerçeğin farklı olduğunu düşünmekteyken Alman "Siz de 6 milyon Kızılderiliyi yok ettiniz" demiş.:-)

Selam ve sevgilerimle
Yaman Avcı

Yazan: Yaman Avcı Tarih: March 17, 2007 12:17 AM

Sayın Haydar,

Sırf Orta Asya "parfumlu" diye Cengiz Han'i burada savunmaya kalkisanlari protesto ediyorum.(üzerime alındım)

Bu şekilde konuşarak tarihin yorumunu yaparsak o sadece bizim tarih algımızdan ibaret olur.Oysa tarih kavimler kompartımanında birlikte yolculuk eden yazarların ortak kitabının adıdır.Bir ikincisi yapılan savunmak değil,hele ki Orta Asya şaman kültürünü! En azından benim yaptığım savunma değil.

Kanımca şimdiki zamanın konjektürü ile ortaçağın aşırılıklarını değerlendirmek esas hata olur.Ki Bağdat hala aynı aşırılıklarla yaşamıyor mu?Yapanın adı değişince eylemde değişiyor mu yoksa?Siyasal ''Tarih'' genel itibariyle katliamlardan akan kanla yazılmış metinlerin derlenmesidir.Çoğu zamanda resmi tarih denilen kurgunun içinde 'istenilen' öğretilir,öğrenilir.Tarihin akışında yer alanlar;bir yerde kahraman bir yerde katildir.Bizim acımızdan Mustafa Beyin yazdıklarına(Moğol vahşeti,katliamı ve barbarlığına) katılmamak mümkün mü?Fakat olaylar sadece yüzeysel gerçekler içermez.Tarih olayların kendisi kadar doğurduğu sonuçlarla da ilgilidir.El misal;Fransız devriminin etkisi kendisinden büyük değil midir?Moğollarıda İslam için bu bakış acısıyla değerlendirdim.Mustafa Beyin görüşüne bir farklı bakış acısı bir doku katmak için.Bunu böyle bilmenizi isterim.Duygularımızın algılamaya mani olacak engeller teşkil etmemesi dileğiyle.Saygılarımla...

Yazan: Mustafa Ajlan Abudak Tarih: March 17, 2007 12:51 AM

sevgili kardeşim , Fatih'in yaptığı ile Cengiz Kğan ın yaptığını ayrı tutmak mistik bir ifade olur, her ikisinin savaş strateji leri aynı olamaz elbette.
Cengiz Kğan ın karın deşmesini savunmuyorum elbette fakat elindeki kılıç ile başka ne yapacaktı?
Fatih in attığı top gülleleri kadın öldürmedimi yani ? bundan kim emin olabilirki ?

ayrıca bir tuhafsın ! Cengiz Kğan a ırz düşmanı diyorsun , esirlere tecavüz ettiğini söylüyorsun!
Osmanlı Padişah larınınki gibi cariyeleri yoktu

Cengiz Kğan ın zevk için bu tür eğlenceler düzenlediği , tarihe taraflı bakan insanların elindeki mecmualarında ve yayın evlerinden çıkardıkları çeşitli dergi , kitap ve gazetelerde bulunur ancak , bunların nekadar gerçek olduğu muamma'dır

Yazan: iskicap Tarih: March 17, 2007 01:19 AM

Bence tarihi yorumlar ve tespitler cok dogru sonuc vermez..mesela cengiz hanin gecekte nekadar vahisi oldugunu asla bilemeyiz,emevilerden fazlami azmi yada hitlerden fazlami azmi?bunlar tamamen ölcülemeyen kesin tani koyulamiyan durumlardir..200 -300 yil öncesinin tarihi olaylari daha dogru ve gercege daha yakin olarak bilebiliriz ama 800 yillik bir dönemden konusuyorsak yada 1200 yillik emeviler döneminden ozaman söylediklerimiz bence homerosun ilyadasindaki abarti dolu hikayelerden öteye gidemez..ama 200 -300 yil öncesinin tarihi yazili olarak daha iyi tutulmustur,matbaanin da icatiyla bilgiler yayginlasmistir..
birde kürtlerin o dönemden beri geri kldiklari yada gelisememelerini mogollara baglamak bence inanilmaz bir durum..almanya birinci dünyasavasindan harabe olarak cikiyor keza japonya yedigi atom bombalari sebebi ile taninmaz hale geliyor..ama20-30 yilda dünyanin en medeni ülkeleri olaraktekrar karsimiza cikiyorlar..fakat 800 yil öncesinin cengizhan yikimlari kürtlerin belini dogrultamiyor..benim bu yorum icin diycek biseyim yok gercekten...bence kürtlerin geri kalmasi daha cok asiret sisteminin getirdigi yenilige ve özgürlüge kapali yapinin sonucudur..800 yil öncesinin saldirilariyla hic ilgisi yoktur..

Yazan: muzzi Tarih: March 17, 2007 02:01 AM

Sayin Abudak,

Alinmaniza gerek yok.
Yukardaki mesaji yazdigim sirada sizin yorumunuz yayinlanmamisti. Ayrica, yazdiklarinizin onemli bir kismina katiliyorum.
--------------------------------------------------------------------

Insanlari ve toplumlari yargilarken objektif olmak esas olmalidir. Sirf benimle ayni parfumu kullaniyor diye koru korune birilerini savunmak yada hakli cikarmaya calismak yanlistir.
iktisadi-politik cikarim var... oyleyse ABD-Israil vs yi, ortak din paydamiz var oyleyse Filistini vs yi, bana ogretildigi kadar Kemalizm iyidir oyleyse oligarsiyi, Kurt'um oyleyse Apo'yu, Orta Asya sevdalisiyim oyleyse Cengiz Han'i bile her halukarda savunurum/savunmaya kalkisirim mantigi cok yanlis.

Ayni baglamda; tersinide yapmakda yanlis... dinsizim, oyleyse dindarlara saldirmak caizdir yada Muslumanim, oyleyse Muslumanlarin yaptiklarina yuzumu donerim gibi bir mantik da sagliksizdir.
***

Cengiz Han'in Himalayalarin bir parcasi olan Tiyanşan daglarina yada Takla-Makan colune yada Karakum bozkirlarina agac diktigine nasil inanilir? Buralara degilse, yakip yiktigi sehirlere-koyleremi bu agaclari dikmistir.
Neyin ticareti, ne tuccari?
Mogollar tuccarmiydi? Ortada ticaret yapacak bir medeniyetmi biraktilar? Ticaret yapacak mal ve hizmeti insanlar uretir... köku neredeyse kazinan, daglara kacan toplumlar ne uretirki ticaret yapsin?
Mogollar ticaret yapacak bir uygarlik olsalardi varliklarini surdururlerdi. Bugun bile ticaret nedir bilmezler. Begenmedigimiz Ruslara tesekkur etsinler, bugun bir bayraklari varsa o da SSCB nin politik taktikleri sayesindedir.
***

Cengiz Han'in insanliga faydasi, tenya şeridinin hayvanlar alemine olan faydasi kadardir.

Yazan: Haydar Tarih: March 17, 2007 05:42 AM

Mustafa Beyin yazısına katılmakla birlikte, Mustafa Ajlan Abudak Bey’in yorumuna bir kaç itirazım olacak.

Mustafa Ajlan Bey, Moğol istilasının sadece yıkım olarak kabul edilemeyeceğini, birici olarak İslam Medeniyetinin yok olmadığını, diğer merkezlerle kolayca ayakta kaldığını. İkinci olarak Altınordu ve İlhanlıların İslamlaştığını ve bunun da “Osmanlının katalizör gücü” olduğunu söylemişsiniz.

İlk olarak, elbette İslam Medeniyetinin yok olması söz konusu değil ve “her yıkım bir yönüyle doğuştur” tabi ancak “sadece yıkım değil” denince bu ağır hasar-yıkım biraz küçümsenmiş gibi oluyor. İkinci olarak, Moğol Altınordu ve İlhanlılar İslamı kabul etmiş ancak bunun Osmanlının kurulmasına pek bir etkisi olmadığını biliyorum zira Osman gazi, “Oğuz Yabgu” devletinin yıkılmasıyla 11.yüzyıl öncesinde bir kısmı Horosan’a bir kısmı da Anadolu’ya göçen zaten Müslüman olan Kayı Türklerinden..

Ancak tabi Moğol istilasından kaçan Horasan ve civarındaki Türkmenlerin (Türk-iman) Anadolu’ya göçmesinin Anadolu’nun Türkleşip, İslamlaşmasına katkısı olmuştur. (Yani bunlar sonradan İslamı kabul edip zamanla Türkleşen İlhanlılar değil bilakis Moğol’lardan kaçan Türkler)

Ayrıca, “…Denilebilir ki Bağdat’taki İslam medeniyeti biraz İslam tarihi bilgimizi yenilersek Bağdat’ın ve İslam aleminin durumunun hiç iç acıcı olmadığı görürüz.Halifelerin ve dolayısıyla halkın yozlaştığı bir dünyadır.Bir nusibetin bin nasihatten iyi olması gibi moğollar bu topraklara yeniden İslam idrakinin sağlanmasını ve ahalinin bütünleşmesini gerçekleştirmişlerdir.” demişsiniz.

Benim bildiğim kadarıyla o dönem Bağdatının durumunun “iç açıcı olmadığı” pek de söylenemez. Aksine pek çok açıdan çok parlak bir görüntüsü var. Avrupalıların hazırlamış olduğu “Görsel İslam Uygarlığı ve Tarihi” belgeselinde anlatıldığına göre, Abbasiler döneminde Avrupa’nın en büyük kenti olan Roma’nın nüfusu 30 bin iken, doğuda bir kültür ve bilgi kenti olarak sıfırdan tasarlanmış; Yahudi, Hıristiyan ve Müslüman âlimleri, hocaları, bilginleri, filozofları toplayan ve onların beraber-bir arada çalışabilmelerini sağlayan İslam hoşgörüsüne dayanan bir bilgi ve kültür kenti olan Bağdat’ta nüfusun 1 milyonu bulduğu hesaplanıyordu. Bir kimse eğer Bağdat’ı görmediyse dünyayı görmemiş sayılıyordu.. Bilgin evleri, devlet kütüphaneleri, ve çok sayıda halk kütüphanesi kurulmuş.. Geometride, cebirde, astronomi’de, tıpta pek çok ilkler ortaya konmuş.. .. Bin bir gece masalları dilden dile dolaşmış.. Ta ki uzaklardan gelen ve pek tanımadık bir güç, MOĞOLLAR’ın gelip her şeyi yakıp yıkmasına kadar.. Bağdat ve dönemin en büyük kentleri tamamıyla harabedilmiş; âlimler, bilginler ve halkın büyük birçoğu katledilmiş, kütüphaneler ve cilt cilt kitaplar yakılmış..

Moğol istilasını sadece Bağdat’a da indirgememek lazım. Horosan, Semerkand, Buhara Maveraunnehr ve yakın coğrafyadaki çoğu merkezin sonuı da pek farklı değil aslında…

Zira “..moğollar bu topraklara yeniden İslam idrakinin sağlanmasını ve ahalinin bütünleşmesini gerçekleştirmişlerdir.” Sözü biraz fazla pozitif bir bakış açısı kanımca.. (Buradaki idrakin sağlanıp sağlanmadığı da ayrı bir konu tabi)

Saygı ve muhabettlerimle..

Yazan: H.Basri Tarih: March 17, 2007 06:30 AM

Bu arada sergiye de henüz gidemedim ama sergi için hazılanmış 60 sayfalık kitapçık elime geçti. Sonderece iyi tasarımlı, kaliteli bir baskı ve son derece zengin görsel malzemeyle hazırlanmış bir kitapçık.

Ancak bir şey dikkatimi çekti. Moğolların Avrupa seferlerini “Batıya Yönelen Kasırga” adlı ayrı bir başlıkla, “..Moğol itilası Avrupa’ya dehşet saldı. Moğollar 1937′de Moskovayı ele geçirip, 1940′ta Kiyevi aldılar. Krakov yakınlarında bir Polonya ordusunu yendikten ve Breslau’ı yakıp yıktıktan sonra, Alman şovalyelerinden oluşan bir orduyu da Silezya’daki Liegnitz kenti yakınında, 9 Nisan 1241′de kesin bir yenilgiye uğratıp, Aralık 1241′de de Budapeşteyi yerle bir etti…. Moğol istilasında doğu ve güneydoğu Avrupa’da yüzbinlerce insan öldü, uçsuz bucaksız topraklar ekilemez hale geldi.”(sy.30) şeklinde ele almış.

İslam Medeniyeti üzerine olan sadırılar içinse sadece “Hulagu ağabeyinin buyruğuyla 1256′da büyük bir orduyla İrana saldırmış, bir daha da ülkeden çıkmamıştı.” ile “1258′de Bağdat’ı fethedip halifeyi öldürmesi, 750′den beri ‘Allah’ın izniyle’ Müslümanların başında olan Abbasi halifeliğinin sonunu getirdi.”(sy.34) gibi doğrusu garipsenebilecek bir ifade kullanılmış.

Yazan: H.Basri Tarih: March 17, 2007 06:32 AM

Hakikaten çok ilginç şeyler okuyorum..

Cengiz Hanın cariyeleri yoktu o yüzden tecavüz yapmak zorundaydı gibi bir tuhaflık olmuş doğrusu..

Yazan: deniz Tarih: March 17, 2007 09:43 AM

"sevgili kardeşim , Fatih'in yaptığı ile Cengiz Kğan ın yaptığını ayrı tutmak mistik bir ifade olur, her ikisinin savaş strateji leri aynı olamaz elbette.
Cengiz Kğan ın karın deşmesini savunmuyorum elbette fakat elindeki kılıç ile başka ne yapacaktı?
Fatih in attığı top gülleleri kadın öldürmedimi yani ? bundan kim emin olabilirki ?"

Elinde kilic bir kadinin karnini desmek ile kale surlarinda gedik acmaya calismak icin top atisi yapmak ve/veya savunma yapan askerlerin uzerine top atisi yapmak arasinda cok ciddi bir fark var, velev ki es kaza! bir kadin olmus bile olsa. Ve en onemli fark bir sehri ele gecirdikten sonra yapilan muamelede kendini gostermektedir. Iste bu fark, islam medeniyeti ile cengiz'in medeniyeti ve kudusu kirip geciren hacli medeniyeti v.s. arasindaki MEDENIYET farkidir.

"ayrıca bir tuhafsın ! Cengiz Kğan a ırz düşmanı diyorsun , esirlere tecavüz ettiğini söylüyorsun!
Osmanlı Padişah larınınki gibi cariyeleri yoktu."

Kul kulu kendi gibi bilir misali turk/islam dusmani genelde batili yazarlarin cariye fantezilerini temel alan olaganustu(!) bir yorum. Biraz cariye sistemini arastirinca, sasirtici (fantastik hikayelerden farkli) sonuclara ulasiyor insan.....

Islam medeniyeti hakkinda yapilan iddialar, bu iddialari ortaya atan kisilerin takdim ettigi gibi bir -gercek- degil kendilerinin bos bir temennisinden ibarettir. Genelleme yapilirken varsa istisnalara gore yapilmaz. Geneldeki tavir neyse ona gore yapilir. Ayrica varsa bu istisnalar bu medeniyeti olusturan kurallar ile ne kadar uyum icindedir, bunu da degerlendirmek gerekir.

Muslumanlar savasmistir, katliam yapmamistir. Kilic zoruyla kimsenin din degistirmesine sebeb olmamislardir. Biraz Islam'i bilen Islam'in buna kesinlikle musaade etmeyecegini de bilir...Endonezya, Malezya ornekleri de Islam'in nasil yayildigi ile ilgili guzel orneklerdir....

Turkler ve Araplar, Iranlilarin(Sasani?)'lerin Araplar tarafindan yenilmesinden sonraki donemde bir sure oldukca sert savaslar yapmislardir. -Tabiki Turklerin musluman olmasi bu savaslar sirasinda olmamistir.- Taki kendilerine ortak bir dusman(Cinliler) buluncaya kadar(751 talas savasi) bu savaslar surmustur. Talas savasinda cinlilere karsi birlikte savasilmistir. Turklerin musluman olma sureci de bu savastan sonrasinda olmustur. Bu surec, 750'lerden 900'lu 1000'li yillara kadar surmustur. Goruldugu gibi Turklerin musluman olmasi bir kac yuzyillik bir tanima, benimseme surecinde olmustur. Asla kilic zoruyla degil! Sonrasini biliyorsunuz, 11. yuzyil ve sonrasi Turklerin en parlak oldugu donemlerdir...

Yazan: ulug Tarih: March 17, 2007 12:16 PM

Sayın H.Basri Bey

Antropolojik olarak bakıldığında Moğol-Türk ayrımı yapmak çok zordur.Kültürel olarakta bir okadar zor olan bir mevzu bu.İslamlaşmamış göçerler yada İslamlaşmış göçerler dersek daha akli olur.Dilerseniz Mogolların ve Türklerin Y kromozon ve mdtdna sonuçlarına bakın.Orada göreceğiniz iki kavmin iç içe geçmiş olduğudur.Anadoluya akan göçlerde de salt Türkmen salt Moğol ayrımı yapılamaz.Zatengerekte yoktur.İslam yada değildir yada İslamlaşmış yada şaman kalmıştır.Bizi ilgilendiren tarafı budur.Bu halkında Oğuz selçuklularıyla Anadoluya akın akın geldiği açıktır.İlhanlı yada Altınordu devletlerinin yönetici kısımları sadece Moğol-Türk tür.Tıpkı Memlüklülerde Çerkez-Türk olduğu gibi halk ise yereldir.Yani Serb yada Pers-Farsidir.Göçerler ister Türk,Moğol yada Afgan olsun daima birliktelik içinde olmuştur.Bu adamlar yurt arayan insanlardır.Yurt denilebilecek kesimde kısmen kendi polülasyonlarının yerel popülasyondan fazla olabileceği bir yer demektir.Orta doğuda Anadoludan başka bir bölgede bu ozamanlar için mümkün değildir.

Bağdatın binbir gecelerinden bahsetmişsiniz.Bunu bilipte nasıl olurda Avrupanın hayranlığından bahsedersiniz sizin kaynaklarınızı bilmiyorum ama Tasavvuf sözü ettiğiniz zamanlarda ''o bölgelerde'' iyice köklenen bir kurum oldu.(İran-kabbala ortak yapımı)ve hala o bölge Allahın lanetinden kurtulabilmiş değil!Halifelerin bozukluklarını anlatmaya kalksam burada yorum yazanlar küçük dillerini yutar.Fakat yorum yeri kısıtlı ayrıca sonuçlar ortada basit bir mantıklı çıkarımda yeter;madem o kadar ''ileri seviye ''uygarlıkları vardı Şaman bozgunculara nasıl boyun eğdiler.Askeri zaferler teknolojik üstünlük ve askeri deha ile kazanılır.Fatih İstanbulu topları olmadan nasıl feth edecekti?Birde nüfus çoksa metropolit olunmuşsa diyorsunuz gelişmiştir.Eywallah öyle olsun ama düşünün nüfusun çevreye oranla bu kadar yoğun olduğu yerlerde çöküşte kontrol edilemez,yozlaşma alır başını gider.Zenginlik Romanın neron yada Agustus devrindeki kadar olabilir, hatta aşabilir ama kültürel yozlaşmada ondan geri kalmamıştır.İslam aydınlanması diyebileceğimiz sürecin asıl merkezleri Endelüs,Kahire,Kudüs ve Şamdır.Bağdat onlara göre bebek sayılabilecek kadar genç bir yerleşimdir ama güzelliği ile hepsini geçmiş olabilir.Fakat ilim ve medeniyet olarak asla rakip bile olamaz.Alimler bilginler demişsiniz yorumunuzda. Bağdat Okulu adını alan oluşum; temsilcilerinin temel faaliyetlerinin mantık olması sebebiyle de Bağdat Mantık Okulu da denilen ilim çevresidir.Yani bunu dışında (islami sanatlar dışında) ben önemli katkısını bilmiyorum varsa katkısı tasavvuf içindedir.Onunda zararını anlatmakla bitiremeyiz işte kardeş kardeşe silah sıkıyor hala o topraklarda.Tarihin göreceli sularında bu konuda anlaşamayacağımız muhakkak.Tarihte abartıya hep karşıyımdır.Soğukanlılığın kaybı aklın yanlış çalışmasına neden oluyor.Nasıl Binbir gece masalları Fars edebiyatı ile ''fake''halife zevkü sefalarının kodlanmış oryantalist metinleri ise, Cengiz Hanın kendiside Batı tarafından ikonlaştırılmış bir şaman liderdir.Dünyanın en büyük kara imparatorluğunu kurmuş ama bu imparatorluk yarım asır bile dayanamamış,hiç bir insani-medeni kurum bırakmamıştır.Sadece büyük insan topluluklarının göcüne ,yıkıma,kaynaşmasına,yeniden yapılanmasına katkısı olmuştur.Bundan öte bir değer biçmek bir şamandan çok büyük vizyon sahibi olmasını beklemektir.

Saygılarımla...

Yazan: Mustafa Ajlan Abudak Tarih: March 17, 2007 12:20 PM

H.Basri ve Ajlan Beylerin yorumları konuya farklı açılımlar getirdi..istifade ediyorum..

İslam Medeniyeti altında hiç katliam olmamış mıdır?bu konuda gelen itirazlarda haklı..Moğol medeniyeti tahripkardı ama İslam medeniyetinde insanlara tecavüz edilmedi,katliam olmadı demek doğru olmaz..

başında İslam olan her hareketi,devleti,düşünceyi İslam adına savunamayız..

Asr-ı saadet dönemi ve Hz.Muhammed(as)ın mirasına ne kadar sahip çıkılabildi?savaş hukukuna riayet edildi mi?daha Muaviye döneminde mal yığmalar,saraylar,cariyeler halifelerin dünyasına girmeye başlamadı mı?

saltanat sistemini savunabiliyor muyuz İslam adına?..

ben Moğol istilasını ve Abbasilerin sonunu düşünmeye başladığımda düşüncelerim beni Kerbelaya götürüyor..

Hz.Hüseyini şehit eden ordunun başında Peygamberin dostlarından bir sahabinin oğlu vardı ki bunu yaparkende güya müslümandı..

Ümeyyeoğullarını unutmayalım..

Hz.Hüseyin'in 6 aylık oğlu Ali Asgar babasının kucağında boğazından oklandı..daha sonra ok Hüseyin'in koluna saplandı..bir yudum su istiyordu oğlu için..

Büyük Şehidin mübarek başı mızrağa saplanıp gezdirildi..Kerbeladan kalan hanımlar tacize uğradılar..

Yezid halifeliğinin ikinci yılında Medine halkını katliama uğrattı..askerleri 3 gün boyunca halkın malını,canını,ırzını helal bildi..üçüncü yılında Kabeyi ateşe verdi..4.yılında babasına kavuştu..

tarihin görüp göreceği en büyük zulüm budur ve İslam Devletinin başındaki halife tarafından yaptırılmıştır..

bu zulüm Emevi ve Abbasi dönemlerinde de Ali evladına artarak devam etmiştir..

Ebu Hanife işkence gördü,İmam hanbel dövüldü siyasi otorite tarafından Ali taraftarı oldukları için..Hz.Hüseyinin torunlarından bir kısmı diri diri gömülmüş,bazılarının cesedi gömüldüğü yerden çıkarıp ağaçta asılı tutulmuştur..

Abbasilerden Mütevekkil zamanı Ali evladına zulmün zirve yaptığı dönem olmuştur..İmam Hüseyin'in mezarı taciz edilmiştir..

bu uzayıp gider..yazmaya kalem yetmez..

insaflı halifeler çıkmışsa da baskılara dayanamamışlardır..

İslam Medeniyeti Hz.Muhammed (as) dan sonra özellikle ümeyyeoğullarının iktidarı ele geçirmesiyle siyasi bir karakter alıyor..halifelere şirin görünmek için hadis uydurmalar,tarihi kişilikler uydurmalar vs..din adına yapılan rezilliklerdir..Abdülbaki Gölpınarlı'nın (İBN SEBE MASALI BİR YALANCININ DÜZMELERİ)kitabında böyle bir kişinin hiç dünyaya bile gelmediğini anlatır..siyasi olarak uydurulmuş bir tarihi hayalet..

Allah intikam alıcıdır..Moğollar Abbasilerin başına musallat olduysa bunu daha derin düşünmek lazım..iyilerde haksızlığa karşı gelmedikleri için musibetten paylarını alırlar..

İslamı iyi tahlil etmek için olayların arka planını iyi okumak lazım..Okumazsak Hz.Muhammed(as)ın yaptıklarının büyüklüğünü de kavrayamayız..

Hz.Muhammed (as)ın mirası malesef siyasete kurban gitmiştir..

ben büyük İmamımızı rahmetle anıyorum..Allah şefaatlerine nail etsin..

Yazan: deniz Tarih: March 17, 2007 01:36 PM

Batu "Bir de sunu dusunun, Mogollar, cesur ve yetenekli insanlarmis ki hizla yayilip yonetebilmisler. Sirf bundan dolayi da saygiyi hak ediyorlar. Yazinizda bu noktaya iliskin bir yorum goremedim. "

Suat Bey:"Allah akıl fikir versin" diyeceğim ama Allah'tan bir anda o kadar çok şey isteme yüzsüzlüğünde de bulunamam.

Bence: Evine giren ve hane halkına tecavüz eden hırsızları bu cesaretlerinden dolayı takdir eden,
onlara saygıda kusur etmeyip,çay pasta börek nevinden ikramlarla onları ağırlayacak ölçüde naif bir düşünce tarzı..


Yazan: Tarık T. Tarih: March 17, 2007 01:40 PM

Ne kadar tuhaf yorumlar gelmiş. "İslam düşmanlığı" kişileri "insan" ortak paydasından bile uzaklaştırıyor.

Haydar Bey'e de yorumundan dolayı teşekkür ediyorum..


***

Sayın Gunka,

İki yanlışın bir doğru etmeyeceğini anlamak neden bu kadar zor? Niçin "Cengiz Han'in katliamları" denince "insan" paydasında buluşamıyoruz? Neden "her türlü katliam insanlık dışıdır" diyemiyorsunuz?

Öfkeniz o kadar fazla ki Mustafa Bey'e yazısını kaldırmasını teklif etmişsiniz. Bu ne cur'et?

Yazıda bilgi yanlışı mı var? Buyrun ispatlayın. Hatalı yorum mu var? Buyrun aksi yöndeki argümanınızı sunun..

Ya Cengiz Han'ı savunacağım derken devirdiğiniz -oldukça alakasız- çama ne demeli?

Sizinki gibi iddialarda bulunalara çok cevap verdik. Bizim verdiklerimiz kaale alınmıyor galiba, olabilir.

Bir yazı alıntılayacağım. Yazıyı yazan "ateist" bir Yahudi. Adı Uri Avnery. Yazı, Papa'nın İslam hakkında konuştuğu Eylül ayında yazılmış. Ama genel bir tasvir çiziyor, bu açıdan da güncelliğini koruyor. Sözlerinize iyi bir cevaptır:

Orjinali burada:

http://usa.mediamonitors.net/content/view/full/35741

Bu da çevirisi:

MUHAMMED'İN KILICI

Roma İmparatorlarının Hıristiyanları aslanlara attığı günlerden bu yana hükümdarlarla kilise ileri gelenleri arasındaki ilşikiler bir çok değişikliğe uğramıştır.

M.S. 306’da, yani bundan tam 1700 sene önce tahta çıkan Büyük Konstantin Filistin dahil olmak üzere İmparatorluk sınırlari içinde Hıristiyanlık ibadeti yapılmasını cesaretlendirecek bir tutum izledi. Derken, aradan yüzyıllar geçti, kilise Doğu (Ortodoks) ve Batı (Katolik) olmak üzere ikiye bölündü. Papa ünvanını alan Batıdaki Roma Piskoposu İmparatordan kendi üstünlüğünü tanımasını istedi.

İmparatorlarla Papa arasındaki mücadele Avrupa tarihinde önemli bir rol oynamış ve halkları bölmüştür. Bu mücadelede iniş çıkışlar olmuştur, bazan Hükümdarlar Papayı azletmiş, bazan Papa bir hükümdarı afaroz etmiş ya da görevden almıştır. Bu hükümdarlardan birisi olan IV. Henry [Fransa Kralı] Papa'nın kendisini bağışlaması için onun bulunduğu Canossa tepesine kadar giderek, şatosu önünde karda çıplak ayakla tam üç gün beklemiş, sonuçta Papa afaroz kararını kaldırmıştır.

Ama hükümdarların ve Papaların birbirleriyle barış içinde yaşadıkları zamanlar da olmuştur. Bugün işte böyle bir dönem yaşamaktayız. Şimdiki Papa XVI. Benedict ile günümüz İmparatoru II. George Bush harikûlade bir uyum içindeler. Geçen hafta Papa dünya çapında yankılanan, büyük bir fırtına yaratacak sözler sarfetti, bu sözler “Medeniyetler Çatışması“ savını doğru çıkarırcasına Bush’un “İslam faşizmine“ karşı Haçlı Seferi ilan etmesiyle tam tamına örtüşüyordu. 265. Papa bir Alman üniversitesinde yaptığı konuşmada Hıristiyanlık ile İslam arasında büyük fark bulunduğunu, Hıristiyanlığın akla dayandığını, İslamın ise aklı yadsıdığını söyledi: Hıristiyanlar Tanrının yaptıklarında mantık bulurlarken, Müslümanlar böyle bir mantığın varlığını reddediyorlardı.

en ateist bir Yahudi olarak, tartışmanın polemiğine girmek niyetinde değilim. Zaten Papanın mantığını anlayacak kadar yeteneğim de yok. Gelgelelim, “medeniyetler çatışması“ fayının çok yakınında yaşayan bir İsrailli olduğum için beni ilgilendiren bir noktaya değinmeden geçemeyeceğim.

Papa İslamın kusurunu kanıtlamak için Muhammed Peygamberin taraftarlarına dini kılıçla yaymalarını emrettiğini, böyle bir şeyin akıl dışı olduğunu, çünkü dinin bedenden değil, ruhtan doğduğunu, bu nedenle kılıcın ruhu etkileyemeyeceğini söylüyor.

Savlamasını güçlendirmek için –onca insan arasından— Roma’ya rakip Doğu Kilisesi'ne mensup bir Bizans İmparatorunu tanık seçiyor ve ondan alıntı yapıyor. 14. yy. sonlarında İmparator II. Manuel Paleologos’un ( adını bilmediğimiz ) İranlı bir İslam aydınıyla yazışma yoluyla yaptığı tartışmada kaleme aldığı –veya şifahen söylediği ( bu nokta pek belli değildir )- bir sözü aktarıyor: İmparator tartışmanın harareti içinde muhatabına şöyle demiş:

“Muhammed’in hangi yeniliği getirdiğini bana söyleyin, eğer ararsanız, va’zettiği dini kılıçla yaymayı emretmek gibi kötü ve gayrı insani şeyden başkasını bulamayacaksınız.“

Bu sözlere yakından baktığımızda üç soru akla geliyor:

» a) İmparator niçin öyle demiştir?
» b) Söyledikleri gerçeğe uygun mudur?
» c) Şimdiki Papa durup dururken o sözleri neden tekrarlamıştır?

II. Manuel yukarıda andığımız sözleri yazdığında can çekişmekte olan bir imparatorluğun başındaki kişiydi. 1391’de tahta çıtığında Bizans’ın elinde sadece bir-iki bölge kalmıştı ve onlar da Türklerin eline geçmek üzereydi.
O sıralarda Osmanlı Türkleri Tuna kıyılarına varmış, Bulgaristan’ı, Yunanistan’ın kuzeyini almış ve Avrupa’nın Doğu Roma İmparatorluğunu kurtarmak için yolladığı orduları iki kez yenilgiye uğratmıştı. 29 Mayıs 1453’te, yani Manuel’in ölümünden sadece bir kaç yıl sonra Türkler başkent Konstantinopolis’i ( şimdiki İstanbul’u ) aldılar ve bin yıl kadar süren imparatorluğa son verdiler.
Manuel hükümdarlığı sırasında Avrupa başkentlerini gezdi, onlardan destek istedi. Kiliseleri yeniden birleştireceğine söz verdi. Burada bahsedilern dinsel içerikli mektupların Hıristiyan ülkelerini Türklere karşı kışkırtmak için yazıldığı kesindir. Amaç gayet pratikti; teoloji politikanın hizmetine koşuluyordu.

Bu nedenle, Papanın yaptığı alıntı tam da günümüzün İmparatoru II. George Bush’un ihtiyacına cevap veriyor. Bush Hıristiyan âlemini Müslüman ağırlıklı “Şeytan Üçgeni“ne karşı birleştirme peşinde. Ayrıca, Türkler bir kez daha –ama şimdi barışçı yoldan—Avrupa kapılarına dayanmışlar. Ve herkes Papa’nın Avrupa Birliğine Türkiye’nin girmesine karşı çıkan güçleri desteklediğini biliyor.

MANUEL’in söylediklerinde gerçek payı var mı?

Papa o sözü söylerken kendisini güvenceye almış. Ciddi ve kendini yenileyen bir ilahiyatçı olarak yazılı metinleri tahrif edemeyeceğini elbette biliyordu. Bu nedenle, Kur’anın dini zor yoluyla yaymayı özellikle yasakladığını da konuşmasında belirtmekten geri kalmıyor ve 2. surenin “dinde zorlama olmaz“ diyen 256. ayetinden söz ediyor ( bir papanın yapmaması gereken maddi bir yanlış olarak, 257 yerine 256 demiştir. )
Anlamı bu denli açık bir ifadeyi görmezlikten gelmek tabii ki, mümkün olamazdı. Papa, Peygamberin “dinde zorlama olmaz“ emrini ilk başlarda, yani henüz güçsüz ve zayıf olduğu yıllarda verdiğini, ama sonra kılıcı dinin emrinde kullanmayı emrettiğini ileri sürüyor. Oysa, Kur’anda böyle bir emir yok. Evet doğrudur, Muhammed devletini kurarken Arabistan’da kendisine karşı olan Hıristiyan ve Yahudi kabilelere karşı kılıca başvurma çağrısında bulunmuştur. Ama Muhammed’in o yaptığı siyasi bir davranıştı, toprak kazanmak içindi, dini yaymak için değil...

İsa “başkalarını ne yaptıklarından tanıyacaksınız“ demişti. Biz de öyle yapalım ve İslamı şu soruyu yanıtlayarak değerlendirelim:

"Müslümanlar bin yıldan fazla hüküm sürdükleri topraklarda dini kılıçla yayacak kadar güçlüyken, başka dinlere öyle mi yaptılar?

Hayır, yapmadılar.

Örneğin, Müslümanlar Yunanlılara yüzyıllarca hükmettiler, Yunanlılar [Rumlar] Müslüman oldular mı? Onları kimse İslamlaştırmaya çalıştı mı? Hayır çalışmadı.

Tam tersine, Rumlar Hıristiyan oldukları halde Osmanlı yönetiminin en üst kademelerinde görevler aldılar. Bulgarlar, Sırplar, Romenler, Macarlar ve Avrupalı diğer bazı milletler şu veya bu zaman kesitinde Osmanlı idaresi altında yaşadılar, ama Hıristiyan inançlarına bağlı kaldılar.

Arnavutların Müslümanlaştıkları doğrudur, Bosnalıların da. Ama onlar İslamiyeti devletin gözüne girmek ve nimetlerinden yararlanmak için kabul etmişlerdir.

1099’da Haçlılar Kudüs’ü işgal ettiklerinde şehirdeki bütün Müslümanları ve Yahudileri sevecen İsa adına öldürdüler. Filistin 400 yıldır Müslüman egemenliği altındaydı ve Hıristiyanlar nüfusun çoğunluğunu oluşturyorlardı.

Bunca uzun zaman zarfında onları İslamiyeti kabule zorlayan hiç bir teşebbüs olmamıştı. Ancak Haçlıların ülkeden atılmalarından sonra çoğunluk Arapçayı ve Müslümanlığı kabule başladılar, bugünkü Filistinlilerin pek çoğunun ataları onlardır.

YAHUDİLERE gelince, Müslümanların dinlerini onlara empoze ettiklerine dair hiç bir kanıt yoktur. Çok iyi bilindiği gibi, İspanya Yahudileri Müslüman idaresi altında o güne değin, hatta nerdeyse bugüne değin, hiç bir yerde olmadığı kadar serpilip geliştiler. Şair Yehuda Halevy şiirlerini Arapça yazdı, büyük Maimonides de öyle. Müslüman İspanya’da Yahudiler bakan oldular, şair oldular, bilimci oldular. Müslüman Toledo’da Hıristiyan,Yahudi ve Müslüman aydınlar el ele vererek eski Yunan’ın felsefe ve fen metinlerini çevirdiler. O yaşanılan dönem gerçekten de tam bir “Altın Çağ“dı. Bütün bunlar Peygamber’in “dini kılıçla yayın“ buyruğuyla acaba nasıl bağdaştırılabilir?

Sonra neler olduğuna bakmak yukarıda anlattıklarımızdan daha önemli. Katolikler İspanya’yı geri aldıklarında Yahudiler ve Müslümanlar dinsel bir terörle karşılaştılar: ya Hıristiyanlığı kabul edeceklerdi, ya da kitle halinde yok edileceklerdi yahut da İspanya’yı terkedeceklerdi. Hıristiyanlığı kabul etmeyip ülkeden ayrılmak isteyen Yahudiler kendilerine nerede vatan buldular dersiniz? Hemen hemen hepsine Müslüman ülkeler kucak açtı. Sefarad ( “İspanyol“ ) Yahudileri doğuda Fas’tan batıda Irak’a, kuzeyde ( o sırada Osmanlı toprağı olan ) Bulgaristan’dan güneyde Sudan’a kadar İslam dünyasının dört bir yanına yerleştiler, gittikleri hiç bir yerde suçlanmadılar, kovuşturulmadılar. Engizisyon eziyeti çekmediler. Yahudiler pogramlara, kitle halinde korkunç tehcirlere ve Holocoust’a Hıristiyan ülkelerinde maruz kalmışlardır.

NİÇİN BÖYLE?

Çünkü İslamiyet “kitapta yazılı kavimlere“ her hangi bir şekilde baskı yapılmasını yasaklamıştı. İslam toplumunda Yahudilere ve Hıristiyanlara özel yer vardı. Gerçi Müslümanlarla tamamen eşit haklara sahip değildiler, ama onlarla eşite yakın haklardan yararlanabiliyorlardı. Kendilerine kişi başına vergi [kelle vergisi] konulmuştu, ama bunun mukabilinde askerlik hizmetinden muaf tutulmuşlardı ki, Yahudilerin hepsi bu alış-verişten gayet memnundular. Müslüman yönetimler Yahudilerin –güzellikle ve ikna yoluyla bile olsa—İslamlaştırılmasına çok kızıyorlardı, çünkü o durumda devlet vergi kaybına uğruyordu.

Halkının tarihini bilen her dürüst Yahudi kendilerini asıp kesmiş veya “kılıçla“ Hıristiyanlaştırmaya çalışmış Hıristiyan dünyası yanında, Yahudileri elli kuşak boyunca himaye etmiş İslam’a şükranden başka bir şey duyamaz.

“DİNİ kılıçla yaymak“ hikayesi kötü bir tevatürdür, İspanyanın Hıristiyanlarca tekrar fethedilmesi, Haçlı Seferleri ve Türklerin Viyana’yı almalarına ramak kalmışken püskürtülmeleri gibi Müslümanlara karşı yapılmış büyük savaşlar sırasında Avrupa’da yaygınlaştırılmış bir efsanedir. Papanın o masallara inandığını hiç zannetmiyorum. Eskaza inanıyorsa, Katolik âleminin başındaki bu zat başka dinlerin tarihini öğrenmeye hiç çaba sarfetmemiş demektir.

Peki, şu halde Papa neden kamu oyu önünde öyle konuştu? Bush’un ve evanjelist destekçilerinin yeni Haçlı Seferinin ardındaki nedenleri anlamadan bu soruya cevap veremeyiz. Bush ve yandaşlarının sloganı “İslam faşizmi“ ve “Terörizme Karşı Dünya Çapında Savaş“ tır ki, burada “terörizm“ den kasıt Müslümanlardır.

Bush ve hempalarının bu utanmazlıkları dünyanın petrol kaynaklarına hakim olmanın kılıfıdır. Tarihte bir kez daha din kisvesi ekonomik çıkarların üstünü örtmek için kullanılıyor, bir kez daha haydutların seferi bir Haçlı Seferi oluyor.

Papanın konuşması işte bu gayretlere uygun düşüyor. Doğacak korkunç sonuçları ise kimse tahmin edemez.

---- Alıntı Sonu-----

Yazan: Suat Öztürk Tarih: March 17, 2007 05:21 PM

Suat Bey

Anlayamadim ben nerede Cengiz'in vahsetini savunmusum??? Ben ne yazdigimi biliyorum fakat siz benim yazimi okumamissiniz ya da isinize geleni gormusunuz. Eger Mustafa Bey Cengiz Han'in katliamini, Islam devletleri ile kiyasliyacaksa birazda musluman araplarin turklere yaptigi katliamlardan bahsetseymis...de vahset karsilastirilmasi yapilsin, eger konu bu ise. Ben hicbir vahseti savunmuyorum, savunmamda. Fakat Cengiz Han'in vahsetlerine karsilik birazcik da islam devletlerinin vahsetlerinden bahsedilseymis, dogru olurmus. Mesela asagidaki alintilar gibi...

"...Talkan Katliami o zamana kadar yapılanların en büyüğüdür.. Kuteybe bu katliamı diğer beyliklere ibret olması için yapar.. Kuteybe'nin askerleri öldürebildikleri kadar öldürürler, geri kalanları da, Talkan yolu üzerindeki ağaçlara asarlar.. Bu yolun 4 fersah ( 24 Km.) mesafelik bölümü Türklerin ağaçlara asılan cesetleri ile doludur.. Talkan katliamı tarihe, Arapların o güne kadar yaptıkları katliamların en büyüğü olarak geçmiştir.. Halk, Müslüman Araplarla savaşmadığı halde, Kuteybe ve askerleri sırf diğerlerine örnek olsun diye 40.000 kadar kişiyi kılıçtan geçirmiş, ağaçlara asmıştır.. bütün bunlar hep İslam adına yapılmıştır..
Kuteybe, Talkan katliamından sonra Suman'a girer.. erkeklerin pek çoğunu öldürterek, kadınlarını ve kızlarını cariye olarak alıkoyar.. Daha sonra Kes ve Nesef'de aynı şeyleri yapar.. Erkekler öldürülür, Türk kadın ve kızları utanç verici bir şekilde Araplara cariye olurlar.. Daha sonra Faryab'a yönelir ve Faryab'ın teslim olmasını ister.. Faryab halkı başlarına gelecekleri bildiklerinden teslim olmaya yanaşmazlar.. Erkekleri dövüşerek ölürler.. Bütün şehir yakılır..Araplar bu şehre yakılmış şehir anlamında Muhtereka derler..Kuteybe, Faryab'dan sonra, Tarhan'ın çekildiği kale Bazgis'i kuşatır.. 2 ay süreyle devamlı olarak buraya saldırır fakat bir sonuç elde edemez.. Bu arada kış yaklaşır..Kuteybe'nin kışın savaşacak gücü yoktur ancak, kale içindeki Türklerin de yiyecekleri bitmiştir.. Her iki tarafta savaşın kendileri için kaybedildiğini düşünür.. Kuteybe son olarak bir hileye baş vurur.. Tarhan'ın yanına Muhammed bin Selim adındaki adamını gönderir.. Muhammed ibni Selim Tarhan'ın teslim olması durumunda kendisine hiç bir şekilde zarar gelmeyeceği güvencesini verir.. Kalenin açlık içinde olmasından dolayı Tarhan'ın Kuteybe'nin teklifini kabul etmesinden başka yapılacak bir şeyi yoktur.. Komutanları ile görüşüp teklifi kabul ederler.. Silahlarını teslim ederek kaleden çıkarlar.. Tarhan kaleden çıkar çıkmaz yakalanır, etrafı hendek açılmış bir çadırda zincire vurulur..Kuteybe bu arada Tarhan'ı hemen öldürmez.. Haccac'a haber göndererek ne yapacağını sorar.. Haccac Tarhan için, " O bir Müslüman düşmanıdır hiç aman vermeden öldür" der.. Kuteybe önce Tarhan'ın iki oğlunu, Tarhan'ın ve toplanan halkın gözü önünde öldürtür.. Arkasından 700 kadar Türk savaşçısının başlarını gene Tarhan'ın ve halkın gözü önünde kestirir.. Tarhan'ı da bizzat kendisi öldürür.. Bütün kesilen başlar Haccac'a gönderilir.. Kuteybe sanki Kuran'daki ayetleri yerine getirmiştir..

9 Tevbe. 123. Ey iman edenler! Kâfirlerden yakınınızda olanlara karşı savaşın ve onlar (savaş anında) sizde bir sertlik bulsunlar. Bilin ki, Allah sakınanlarla beraberdir.


...Bu olay, Ziya Kitapçı'nın, İslam Tarihi ve Türkler adlı kitabında aynen şöyle anlatılır ;
Bu harblerden birinde, et-Taberi'nin bütün tafsilatı ile anlattığına göre, bir defasında Abdurrahman b. Müslim, Kuteybe'ye, 4000 esirle gelmişti. Kuteybe, Abdurrahman'ın böyle kalabalık Türk esirleri ile geldiğini görünce hemen tahtının çıkarılmasını ve bir meydana kurulmasını istedi. Tahtının üzerine mağruru bir eda ile oturan Kuteybe, bu Türk esirlerinden bin tanesini sağına, bin tanesini soluna, bin tanesini arkasına ve bin tanesinide önüne dizilmelerini söylemiş ve sonrada Arap askerlerine dönerek yalın kılıç bu Türklerin kafalarının koparılmasını emretmiştir. Cebbar, zorba, insafsız Arap komutanının etrafının bir anda bu Türklerin kafa kol ve gövdeleri ile bir kan gölü haline geldiğinden hiç kimsenin şüphesi olmamalıdır. Bu harblerde öldürülen Türklerin haddi hesabı yoktu. Nitekim bu vahşetten adeta gururlanan bir Arap şairi Kaah el-Aşkari şöyle haykırmıştır,

Kazah ve Facfac önlerinde korkudan birbirlerine sarılmış zavallı Türkleri öldürdüğünüz geceleri hele bir hatırlayınız.

Herkesi kılıçtan geçirdiniz. Sadece ata dahi binmeyecek yaşta küçük çocuklar kaldı. Binenlerde o hırçın atların sırtında sanki bir yük gibiydiler. ( Sayfa 314 )

...Yezid öfkeye kapılır, Curcan'lı Türkleri yendiğinde kanlarından değirmen döndürüp ekmek yiyeceğine dair Allah'a yemin eder.. Askerlerini toplayarak Curcan üzerine yürür.. Curcan beyi, şehirden çıkarak Curcan kalesine çekilir. 7 ay süren savaştan sonra, kale düşer.. Curcan beyi öldürülür.. Türkleri öldürerek, 4 fersah boyunca sağlı sollu ağaçlara astırır.. Allah'a verdiği sözü yerine getirmek için, esir aldığı binlerce Türk'ü, Enderiz vadisindeki nehrin kenarına sürükler, orada askerlerine korumasız Türkleri öldürtür.. Öldürülen Türklerin kanlarını nehire akıtır.. Nehrin suyuyla akan kanlardan, ilerideki değirmenden un ve ekmek yaptırarak yer ve Allah'a verdiği sözü yerine getirir.. Katliamdan geriye kalan kız ve kadınlardan beş de biri cariye olarak halifeye ayrıldıktan sonra, geriye kalanlar askerler arasında ganimet olarak paylaştırılır..
Kaynaklar Curcan katliamında Talkan katliamında olduğu gibi yaklaşık 40.000 Türk'ün öldürüldüğünü söylerler.. "(ALINTI - Erdogan Aydin)

Yazan: gunka Tarih: March 17, 2007 08:13 PM

Yorumlara bir goz attim, kafama takilan bir ikisi uzerine birkac satir:

Deniz Hanim "islam adina katliamlar olmadimi" demis ve Kerbela Katliami, umeyyidler orneklerini vermis oldugunu vurgulamak icin.

Diger bir yorumcuda "tarihe guvenilmez, 2-300 yil once ne oldugu konusunda bile farkli gorusler var" mealinde bir yorum yapmis.

Her ikisi de bi dereceye kadar hakli ama ikisi de "buyuk resmi" gozden kacioriyorlar ve ciddi mantik muhakeme hatsi yapiyorlar kanimca.

Tarihte celiskili ve gri alanlar oldugu dogrudur. Birakin "Ermeni soykirimi" ni holokost hakkinda dahi fikir birligi yoktur tarihciler arsinda. Ama ne 1. Dunya Harbi sirasinda cok sayida Ermeni olmedi ne de Hitler Yahudilere soykirimi yapmadi diyen tarih kitabi vardir. Pol Pt'mu, Hitler'mi, Cengiz'mi daha kotu belki belirlenemez fakat uzerinde tartisma olmayan tarihi gercekler ve evrensel ahlak hepsinin kotu oldugu yargisina goturur herkesi.

Bu ornekten tume varim yapacak olursak su sonuca variriz. Tarih “exact science" (metematik, fizik gibi kesin sonuclara ulasilabilen bilim) degildir ama hicbir tarihi gercegin gercek olup olmadigi belirlenemez turu bir indeterminizm'in gecerli olcagi kadar da izafi degildir mevzuu.

Cengiz'in Turklugu veya Mogollugunu tartisabilirsiniz (ki Bati tarihleri'nde "mogol Imparatoru" yazar ama Mustafa Ajlan Bey guzel noktalara isaret etmis, kokenin onemsizligi gibi, onemli degil). Ama vahseti, barbarligi konusunda bir anlasmazlik yoktur, Batili, Dogulu, Oryantalist, Dogu dostu butun tarihciler arasinda. Hulagu'nun Bagdat'ta kac yuz bin kisiyi katlettigi kesin degil diye eldeki deliller ve onlar uzerine kurulmus tarihi hakikatlerin hepsini birden copemi atacagiz? Belki Mogollar'in oldurdigu insanlarin etlerini yiyip yemedikleri kesin degfil dersiniz; gunesi balcikla sivayamazsiniz.

Deniz Hanim, "muslumanlar da katliam yapmistir" dogru, nitekim bu gun Irak'ta musluman muslumani katlediyor ama lutfen birazcik nesnel yaklasim kullanip tariohi verilerin YEKUNUNDEN CIKAN HAKIKAT ile anekdotal verileri karistirmayalim.

Bundan 5 kusur yil once Ney York ve Washington'daki bombalamari Musluman cocuklar yapti diye bununla ABD-Israil Inc'in sadece son 60. yildir katlettigi milynlrca muslumani (sadece Irak icin bu rakam 1.5 milyon coktan gecmistir. I. ve II. saldirila ve aradaki yiyecek ilc ambargusundan dolyi olenler dahil) denk kabul edip "ee biz de yaptik onlar da yapiyor" diyemeyiz. Filstin’li intihar bombacisi cocuklar ile Isgalci soykirimci Siyonist Entite’;yi ayni kefeye koyamayacagimiz gibi.

Tarih ve aritmetik bu iddiayi yalanlar. Ben oranin bire yuz oldugunu idda ederim, baskasi 1'e 10 diyebilir. Ama kimsenin kalkipta Muslumanlarin katliamlari Bat'ninkilere denktir derse o'nu Oryantalist tarihc dahi "cuhela" sifatini yapistirir.

Tama pek cok kavramda oldugu gibi kim daha yuksek ahlak sergiledi sorusu da "izafiyet" icerir ama "scale" (olcek) diye bir kavrami da goz ardi edemeyiz. Kap-kac ile cinayet de ahlakin izafiyeti kullasnilarak esitlenemeyecegi gibi.

Malesef "musluman" etiketi tasiyan hatta Islam adina hareket ettigini iddia eden herkesin sicili bir muslumana gurur verici olmamistir verdiginiz orneklerdeki gibi. Hatirlarsaniz Saddam dahi son zamanlarinda Kur’an’i elinden dusurmez olmustu. Bizim Sulu’de bir zamanlar epeyce kullanirdi siz hatirlamazsiniz o’nun Nurlu Suleyman kiligindaki gunlerini.
Biraz konudan cikmis olxcagim ama kavrami yerlestirmek acisindan bizden su ornegi de vereyim. Sadece son 10 yil icerisindeki rantlar, vurgunlar hortumlara bir goz atiniz, istatistiksel veya anekdotal olrak. Bunlarin faillerinin hemen hepsi Kemalist, cagdas, statukocudur. Bir yerde bir islami kimlik ile ortaya cikan bir sahtekar benmzeri bir fiilde diye bu nesnel gercegi notralize etmez. ABD’deki tecrubemden bir ornek vereyim. Her ne kadar Amerikalilarin kafalarinsda muslumanlar hakkinda birtakim on yargila yerlestrilms olsa da ev sahipleri evlerini bir muslumana kiraya vermeyi veya insanlarin Musluman bir aile ile komsu olmayi tercih ederler. Sebep gayet basittir” Musluman’in kirayi zamaninda odeme sansi daha yuksek, suc isleme orani dusuk, ev sahibini komsusunu mahkenmeye goturme orani dusuktur.
Taihe bakarken de neyin kaide neyon anomali oldugunu goz onunde tutmaliyiz. Tarihin yekununden cikan gercek sudur:

Muslumanlar icin savas ahlaki, zayiflara, diger dinlerdekilere karsi muamele Bati'ninki ile kiyaslanamyacak kadar ustundur. Bunu veriler soyluyor; bu yorum dahi degildir.

Nitekim Suat Bey'in alinti yaptigi ateist Yahudi de bu gercege isaret etmis. Aksini iddia eden Islamofob Yahudiler, Evanjelikler nesnel verilerle degil demagojik, subjektif argumanlarla, ellerindeki propganda gucunu kullanarak bunu yapabilmektedirler. Goruldugu kadari ile halkinin ezici cogunlugu Musluman olan bir ulkede dahi bir takim sloganlarini ezberletebilmisler, zayif karaterli bazi cuhelaya.

Yahudi yazar'in Busht-Huntington-Papa ucgeni ile Hacli donemindeki Papa-Kirallar iliskisi arasindaki durum anolojisi cok hosuma gitti. Aynisini ben de yapmistim bu sitedeki yorumlarimda ve Papa ziyaretleri uzerine yazdigim bir yazida. Malesef bu papa, selefi Jean Paul II’den cok "deus vult" (Tanri istedi) diyerek Hacli Seferlerin baslatan Peter Urban’la paralellik gosteriyor. Huntington “medeiyetlerarasi savas kacinilmaz” diyerek entellektuel zemini hazirladi, Oryantalist Siyonist Yahudi Bernard Lewis, “bunlarin medeniyetler geride kaldi, medenilestirelim yoksa icabina bakalim ” dedi mealen, ve Papa yazarin dedigi gibi teolojik destegi verdi, zamane Impratoru II. Busht the Barbarian’a.

Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: March 17, 2007 10:31 PM

Katliamlariyla ünlü moğollar ile İslam'in yanyana gelmesi namümkün bir hadisedir. İşte size ispatı. İlk halife Hz. Ebu Bekir’in ilan ettiği savaş hukuku!..

Efendimiz, cihad için bir ordu da hazırlamış, tam göndereceği sırada vefat vaki olduğundan hazır bekleyen ordu yola çıkamamıştı. Yeni Halife’nin ilk işi Resulüllah’ın (sas) hazırladığı bu orduyu hemen yola çıkarmak oldu.

Savaş ordusu Medine dışında toplanarak Şam taraflarına doğru yola dizilirken Müslümanların ilk Halifesi de bu orduyu uğurlamak üzere aralarında bulunuyordu. Kendisi yolda yürürken ordu kumandanlığına tayin edilmiş bulunan on sekiz yaşındaki genç Üsame de at üstünde gidiyordu. Üsame defalarca attan inmeyi istemiş; ama Halife,˜Benim de ayaklarım Allah yolunda tozlansın.’ diyerek onun atının yanında yürümeyi tercih etmiş, genç kumandana itaatte tereddüt edenlere de böylece itaat mesajı vermeyi ihmal etmemişti. Hatta bir ara askerlerin içinde bulunan Hazreti Ömer’i genç kumandan Üsame’den isteyen Halife, ˜Ömer’i benim yanımda Medine’de bıraksan da acil işlerimde bana yardımcı olsa!’ teklifinde bulunmuş, Üsame de isteğe uyarak Hazreti Ömer’i Halife’nin hizmetine vermekte tereddüt göstermemişti.

İşte bu savaş ordusunu uğurlaması sırasında Ceref’teki bir kum tepesi üzerine çıkan Halife Hz. Ebu Bekir, tarihe altın harflerle yazılacak mühim bir konuşma yaptı. Düşman topraklarına girdiklerinde nelerin helal, nelerin haram olduğunu anlattığı bu savaş kuralları konuşmasında, savaşa iştirak etmeyen sivillerin hayatlarının koruma altında olduğunu hatırlattığı askerlerine şu savaş kurallarını sıraladı:

***

- Aziz mücahidler! Hedefinizdeki düşman topraklarına girince sakın her türlü vurup kırmanın, yakıp yıkmanın serbest olduğunu düşünmeyesiniz. Sayacağım şu kurallara savaş ortamında da dikkat etmeniz gerekmektedir. Biliniz ki, Allah ve Resulü şu on maddeyi savaş ortamında da yasaklamıştır:

1- Girdiğiniz düşman topraklarında henüz savaş nedir bilmeyen masum çocuklara asla dokunmayın, çocuk öldürmek gibi bir büyük günah, geçmişteki cehalet devrinde kalmış olsun, günümüze taşıma vebalini yüklenmeyin...


2- Kadınları asla katletmeyin. Savaşta karşınıza çıkmayan kadınlar sizin muhatabınız değildir; onları korumanız altında tutun...


3- Size karşı koymaya gücü yetmeyen yaşlılara, hastalara, felçlilere, baktığı hedefi göremeyen körlere dokunmayın...


4- Kiliselerde kendilerini ibadete vermiş din adamlarına da dokunmayın...


5- Düşman arazilerindeki meyveli meyvesiz ağaçları kesmeyin, sebze ve meyve yeşilliklerini tepelemeyin, ekinleri ateşe vermeyin...


6- Düşmanın koyun ve keçilerinden ihtiyacınızdan fazlasını kesmeyin...


7- Elinize geçecek ganimet malından şahsınıza hiçbir şey almayın.


8- Kadınların iffetini ihlal edecek zina fiilinin her yerde haram olduğunu hatırlayın; namus ve iffetin her zeminde koruma altında bulunduğunu unutmayın...


9- Düşmanın savaşamayacak hale gelmiş yaralı askerlerini öldürmeyin, silahını bırakıp kaçanlarını kovalayıp da arkadan vurmayın...


1O- Elinize düşen esirleri koruyun, işkence ve zulüm gibi eziyetlere maruz bırakmayın!..

***


Müslümanların ilk halifesi Hz. Ebu Bekir’in savaşa giden askerlerine yaptığı bu tarihi savaş konuşmasından anlaşılıyor ki, 21. asırda İsrail’in çocuk, kadın, yaşlı, sivil demeyip topyekun katletmekten çekinmediği insanlık dışı savaş anlayışını İslam, altıncı asırda yasaklamış, insanlığa layık bir savaş hukukunu daha o asırda dünyaya böyle ilan etmiştir...


Demek insanlık bugün, İslam’ın baştan koyduğu bu savaş hukukuna muhtaç durumdadır. Varabilirse ona varacak, uygulayabilirse onu uygulayacaktır ki, dengesini yitirmiş bir savaş katliamından çocukları, kadınları, hastaları, yaşlıları, sivilleri kurtarabilsin... Cephede çarpışan askerler arasında yapılacak savaş, savunmasız sivilleri imha vahşetine dönüşmesin...
(ahmet şahin-zaman)


Şimdi Islam'i katliam, tecavüz, vb. donelerle suçlayanlar, maddeleri bir daha okusun bir zahmet. Okusunda Islam'in şerefiyle şereflensinler inşallah. Cengiz Han katliam yapmış veya yapmamış (ki yıllar önce National Geographic'te kanlı tarihlerini okurken tüylerim ürpermişti)Bilinmeli ki Islam'in biricik örneği Hz.Muhammed, savaşın hukukunda katliama, tecavüze, sapkınlığa ve benzeri mefhumları yasaklamıştır. Hak Teala'nın koyduğu sınırları, elbette en iyi Elçisi açıklamıştır. Bu sınırlar uyarınca İslam, Moğol dahil hiçbir hitler yanyana gelemez.

Yazan: Cem Sünbül Tarih: March 18, 2007 12:50 AM

Sayın Gunka,

Ben tarafsız olması beklenen "ateist bir yahudi" yazardan alıntı yapıyorum siz tescilli İslam düşmanı E. Aydın'dan. El insaf..

Aradaki farkı görüyorsunuz değil mi?

Mustafa Bey'in yeni eklediği yazıya bir gözatın derim, tabi "at gözlükleri" ni çıkartarak..

http://www.mustafaakyol.org/archives/2007/03/islam_ve_siddet.php

Yazan: Suat Öztürk Tarih: March 18, 2007 02:38 AM

Bekir Beyciğim

zaten bende bahsettiğim katliamları yapanların İslami görüntü veren ama aslında İslamla alakası olmayan kişiler olduklarını söylemeye çalışıyorum..ama görüntüde bakarsanız adları halife..biat almışlar halktan İslam adına..

Kerbela hadisesini niceliksel olarak geçen katliamlar olmuştur fakat nitelik açısından tarihin en büyük katliamıdır bence..

Hz.Muhammed(as)ın evladı katlediliyor müslümanlar tarafından..cahiliyenin ne kadar çabuk hortladığını ve İslama bulaştığını görmek açısından ibretlik..

adı İslam olanı Hz.Muhammed(as)ın öğrettiği İslamla karıştırmayalım diye söylüyorum..burası çok önemli bir nokta..bütün karışıklıklar burdan çıkıyor..

değil mi?

Yazan: deniz Tarih: March 18, 2007 01:04 PM

Deniz Hanim,

Ayni niyetle ayni vakialara baktigimizdam hatta ayni hakikatleri gordugumuzden suphem yok. Belki onceliklerimiz, konjukturel kaygilarimiz farkli ifadelerin nedeni.

Benim itirazimin arkasindaki kaygi bu tur "samimi musluman'dan gelen" degerlendirmelerin uzerine mal bulmus magribi gib atylayip "bak demedikmi" diyerek akil, izan, yoksunu kendinden nefret eden damgoglara malzeme olma korkusu.

Olaya yaklasimimi, sizin degil "muslumanlar daha bilem kotu" diyen lumpenler icin ozetleyeyim, cok ta nesnel bir ev odevi ile:
Size kolaylik olsun diye eski tarihi disarda birakayim. Son yuz yilin katliamlarini soy kirimlarini alt alta yazin. Isterseniz wikipedia'yi dahi kullanabilirsiniz kaynak olrak. Ve hepsinde takriben kac kisi katledildigini yazin. Sonra Muslumanlarin katliamlatri ve Bati dunyasinin katliamlari diye iki grafik cizin. Zor geliyorsa pie chart ta olur. Excell yardimci olablir.

Hani siz bilmci idiniz?

Herkese selam, saygi ve muhabbetle

Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: March 18, 2007 01:26 PM

Bekir Bey

ben laborantım..bilgisayar kullanmayı bilmiyorum malesef..birkaç program öğrenmeye çalıştım ama sıkılıp bırakıyorum..

sizde bu konuda bir çalışma varsa bana gönderin..bilgilenmiş olurum..

ben objektif davranmanın daha faydalı olacağına inanıyorum..bazı gerçekleri önce biz tahlil edelim.onlara laf kalmasın..

biraz metot farkımız var..olsun ama bu da bir zenginliktir..

değil mi?

Yazan: deniz Tarih: March 18, 2007 01:53 PM

Yorumların hemen hepsini okudum. Moğol tarihi hakkında da bilgim vardır. Arkasaşlardan moğollarla türklerin kardeş olmadığına dair yorumlar gelmiş. Öncelikle şunu söyleyeyim ki Osman Gazi de, Süleyman Han da, selahaddin Eyyübi de ve konu ile alakalı olarak en önemlisi de Cengiz Han da açiloğlu'dur ve Türk üs adı altındaki farklı boylardandır. (Timur'un açiloğlu olmadığını da hatırlatırım) Moğollar, Kürtler, Kıpçaklar, Peçenekler... hepsi bu üst adın altındadır. (yakın zamanda ötüken yayınlarından bir tarihçimizin Türk Tarih Felsefesi adlı kitabı yayınlanacak, bu bilgilerin detaylı araştırmasını orada göreblirsiniz) Bu arada bazı yorumlarda bu yazıyla anlatılmak istenene zorla gözlerini kulaklarını kapatarak yorumlayan arkadaşlara şahit olduk. Cengiz Han'ın yaptığı katliamların anlatımıyla İslam propagandasının yapıldığını düşünenler aynı yazı Cengiz Han'ın İslam medeniyetine katliam yapmadığı bilakis yücelettiği söyleseydi bu sefer de aynı şakilde İslam propagandası yapıldığını iddia edeceklerdi. Bir arkadaşın da latifeyle takıldığı gibi Müslümanlara zulm edenler tebrik edilecek duruma geldi. Katliamcılara saygı duyulması gerektiğini düşünen zihniyetin katliamcılardan farkının olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bunları bahsederken tutup da niye ABD, İsrail, Rusya karliamlarını görmüyorsunuz demek de çocukça bir yaklaşım. Bir yazıda tarih mi yazılsın. Sanki anlıyorsunuz da. Bir çok moğol arkadaşım var, onlar dahi bu katliamları kınarken, İslam medeniyetine verdikleri zaradan utanç duyduklarını söylerken sırf müslümanlara yapıldığı alt bilinciyle savunma refleksine girenleri şuursuz bir yapmacıkla itham ediyorum.
Son olarak Efendimiz'in (s) bir hadisinden bahsetmek istiyorum. Efendimiz (s) gelecekte çekik gözü, basık burunlu insanların İslam Alemine büyük zararlar vereceğini söylemiştir. Bir çok ilim adamı da bunun tarihte Moğollarla vuku bulduğunu söyler.
Muhabbetle...

Yazan: Talha Can Tarih: March 18, 2007 02:33 PM

Deniz Hanim,

"ev odevi" size degil, "muslumanlar daha bilem kotu" diyen lumpenler icin idi.

Musluman'in "ozelestirisi" konusunu Mustafa Bey de gundeme getirdi, prensipte karsi degilim: 1. Gercekten ozelestiri olmasi (OZ ICERISINDE) olmasi; 2. Yer, zaman ve konusnun OZ tarafindan belirlenmesi, dusmana alet olunmamasi sarti ile.

Kendisi ile tam anlasma saglayamadik ama farkliligin "metod" uzerine oldugunda ve bununu da "muminlerin ihliafinda rahmet vardir" hadis- serifi cercevesinde telakki etmek gerektiginde mutabik olduk. Sizinle oldugu gibi.

Tekar o konuya girmek degil niyetim.

Selam, saygi ve muhabbetle

Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: March 18, 2007 06:13 PM

Kürtleri; Moğollar, Kıpçaklar, Peçenekler vs ile ayni torbaya koyma gayreti "kendi kendini mutlu etme (!)" den ote bir gayret degildir.

Hele bunu maksatli "ötüken yayınları"na dayandiripta ambalajlamak kendi tribunlerine oynamaktan baska bir ise yaramaz. Artik birakin bunu.

Yazan: Haydar Tarih: March 18, 2007 08:41 PM

Saygıdeğer arkadaşlar;
Tüm yorumları baştan sona okudum. Genelde yorumcular kendi ideolojileri açısından tarihe bir bakış açısı getirmeye çalışmışlar. Kimse tarafsız bir şekilde değerlendirme yapma letafetinde bulunmamıştır. Birçok bilim adamının tarihte betimlediği en büyük siyasi, askeri dehal olarak gösterdiği Cengiz Han, büyük bir imparatorluğun kurucusu ve yöneticiydi. Öyle büyük bir cihan imparatorluğu kurmak hele hele bir aşiret bile denmeyecek ufacık bir ailden dünyanın gelmiş geçmiş en büyük imparatorluğunu kurmak. İmparatorluk yönetmek aile yönetmeye benzemez. Sorumlulukları vardır, yükümlülükleri vardır, başarı için tüm fedakarlık yapılabilir. Tarihte imparatorluk kuran tüm devletler savaşla tarihe adlarını yazdırmadılar mı? Bu işin doğası değil mi? Cengizhan barış için elçi gönderiyor, teslim olmalarını söylüyor adamalar elçinin bşaını kesip cengizhana sunuyorlar. burda cengizhanı eleştiren arkadaşlara soruyorum? siz cengiz hanın yerinde olsanız ne yapardınız? Fazla kafanızı şişirmeye gerek yok... Cengiz Han ister Türk olsun ister olmasın, önemli olan nokta şu; CENGİZ HAN TARİHİN GÖRDÜĞÜ VE ŞAHİT OLDUĞU EN BÜYÜK KAHRAMANDIR....

Yazan: Ahmet Tarih: March 18, 2007 09:43 PM

Bazi yorumcular insancillik, toplumculuk, demokratlik profili ciziyorlar bircok yorumlarina. En azindan bu iddiada olduklari anlasiliyor.

Ama belirli bir etnik grup veya tarihi sahisyetin irki konusunda olganstu bur hassasiyet sergiliyorlar. Bunu anlamak zor. O zaman sor su olur: siz gercekten irkcliga karsi oldugunuz icinmi "turk irkcisini" elestiriyorsunuz yoksa katrsi oldugunuz sadece "turk" mu? Ilkesel duruslarda isim yerleri bos birakilir.

Ne farkedeki Tuk ile Kurt veya mogol ayni ookteni geliyor farkli kokendenmi ilkesel durus baglaminda?

Simdi Cengiz'in ne olduguna karar vermeden once DNA'sin veya kafatasini incelemmizmi lazim. Yaptiklari onumzde; bu yetmezmi?

Irklarimizi biz secmedik; felsefemizi, nanislarimizi biz sectik. Benim atalarimin gunahi da sevabi da otomatikman bana gecmez. Ben kendi amelimden sorumluyum.

Tarihin en vahas babarlaerindan birine "buyuk kumandan" demekle o barbarliklari tasvip ettiginiz disinda hicbirse sey soylemiyorsunuz.

Bilmem hangi tarihi sahisyetin torunuyum diye boburlenene sorarim: Sen ne yaptin hayatinda' bana ondan bahset. Fenerbahceli olunca Akex'in golleri sanami yaziliyor?

Genellikle kisisel olrak insanliga sunabilecek sermayeleri olmayanlar bir grup aidiyetinden medet umarlar.

Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: March 18, 2007 10:01 PM

Suat Bey

Sizin tescilli islam dusmani dedeiginiz E. Aydin, alintilarini bircok kaynaklara dayandirmistir. Sizin tabirinizle " at gozluklerinizi cikarip" benim yazimi okursaniz alintida bu kaynaklardan iki ornek verilmistir. Bunlardan biri Z. Kitapcidir digeri Arap şairi Kaah el-Aşkari...

Artik bu sahislari tescilli ya da tescilsiz Islam dusmani yapma yorumunu size birakiyorum...

Ayrica Mustafa Akyolun bu konu hakkindaki en son yazisina bir goz attim ve bu yazisi kadar anlamsiz ve gerceklerden uzak oldugunu gordum. Eger Sayin akyol yukaridaki gibi bir yazi yazma cesaretini gosteriyorsa cihad adina yapilan gercek vahsetlerden de bahsetmeli, yoksa Islam adina kesilen baslarin, ya da kole ve cariye olarak alinan esirlerin Cengiz Han'in yaptigindan daha az vahsi oldugunu mu savunuyor. Sahi bu yazinin amaci nedir??? Vahset siralamasinda ilk sirayi kim aliyor? Ya da muslumanlar cok vicdanli ve cok haksever. Nedir mevzuu yani, muslumanlar 1500 sene once de kilicla masum insanlarin kafalarini ucurmuslar, bu zamndada yine kilicla masum savunmasiz insanlarin kafalarini Allah adina (Cihad) ucuruyorlar. Bunu da tabiiki Kurandan bulunan cihadla ilgili ayetlere dayanarak din adina uygun bulduklari icin yapiyorlar.

"Muhammed 4. (Savaşta) inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun. Nihayet onlara iyice vurup sindirince bağı sıkıca bağlayın (esir alın). Savaş sona erince de artık ya karşılıksız veya fidye karşılığı salıverin. Durum şu ki, Allah dileseydi, onlardan intikam alırdı. Fakat sizi birbirinizle denemek ister. Allah yolunda öldürülenlere gelince, Allah onların yaptıklarını boşa çıkarmaz."

Birde bunun uzerine cennet vaatleri ile doludur Allah yolunda savasanlar...Vur kafirin kellesini git cenette...Allah yolunda savasmak ne anlama geliyorsa artik.

Yazan: gunka Tarih: March 18, 2007 10:15 PM

Sayın Haydar,
Esasında yorumunuza cevap verecek birşey bulamıyorum, çünkü savunduğunuz, bilgi verdiğiniz bir şey yok. Sizin hoşunuza gitmeyen gerçeklerin sahiplerine mutluluk verdiğini düşünmenizi de anlayışla karşılıyorum. Madem öyle size bir soruyla açıklık getireyim: Niçin Osmanlı Beylerine "Han" vb, moğol hükümdararına "han" vb, ve bahsettiğim boyların beylerine bu ünvanlar veriliyordu da Timur'a "emir" denildi? Niçin Timur Cengiz'in soyundan biriyle evlenme ihtiyacı hissetti? Osmanlı'nın ve aynı dönemde doğudaki parçalanmış Moğol devletleri Timur için dışlama refleksi gösterdi?

Ahmet Bey,
Yorumcu arkadaşların hepsi tarafınca yorum yaptıklarını zaten biliyorlar. Bir taraf olmakda sıkıntı görmüyorum, sıkıntı taraflı olup da tarafsız olduğunu zannetmektir ki bunu sizin yorumunuzda açık bir şekilde görüyoruz. İlk cümlelerinizde ne görüşte olursa olsun arkadaşların taraflı olduğunu söylüyorsunuz, son cümlenizi bağıra bağıra CENGİZ HAN TARİHİN GÖRDÜĞÜ VE ŞAHİT OLDUĞU EN BÜYÜK KAHRAMANDIR diyorsunuz. Şimdi kim tarafsız? Spesifik bir konuda hangi açıklamayla haklı olduğunuzu sanıyorsunuz, kendinize itiraf ediniz... Cengizin büyük bir ordu ve devlet kurduğunu inkar eden yok. Tartışma Cengiz'in büyük bir medeniyet kuramadığı ve medeniyetlere zarar verdiğidir. Evet, Cengiz'in kahramanlığı o kadar büyüktü ki savaş meydanlarınsan taşıyor esir kadınların ırzına akıyordu öyle mi? Yakıp yıkmak kahramanlıksa, kabul ederim tarihin en alçak medeniyetine sahibiz. Akyol'un bir sonraki yazısını okursanız savaşın hukukunu daha iyi anlarsınız. Cengiz Hanın yerinde olmak sorusuna alacağınız en iyi cevap Cengiz'in şu an sefalet içinde yaşayan daha önemlisi tarihinden utanç duyma açıklığını yaşayan torunlarından olur.

Yazan: Talha Can Tarih: March 18, 2007 10:26 PM

Sayın Talha Can bu kadar cengiz hana düşmanlık gösterme gereğini neden hissediyorsunuz? çorak verimsiz ve imkansızlıkların dorulta olduğu bir coğrafyadan çiden avrupaya kadar kurulan imparatorluk vahşetle mi bu kadar yayıldı hiç tarihi araştırmıyorsunuz. şuan çinde bile cengiz han büyük bir saygıyla karşılanıyor. araştırın bence. çünkü cengiz han çindeki bir çok halkın sevgisini ve desteğini kazanmıştı. bunları neden görmemezlikten gleiyorsunuz...

Yazan: ahmet Tarih: March 18, 2007 10:54 PM

Avam Tarihin(maalesef) Kahraman olarak gördükleri Hatipler,Hukukçular yada Bilimadamları değildir.Kahramanları oluşturan ''ötekilerin'' kanı ile tarihin akışına yön veren, o kanla kendini ve klanını kutsayan pagan anlayıştır.Bir kişiyi haksız şekilde öldürmenin tüm Dünyayı öldürmek olduğu söyleyen bir dinin mensubu elbette kendi dünya görüşü ile Tarihi algılayacaktır.Zaten tarih demek subjektif kurgu demektir.Objektiflik labaratuvar sonuçlarında olur. Kahramanlar bir yerde vahşetin ikonu bir yerde de epik şiirlerin süsü olmaya devam edecektir.Değişmeyen tek şey bu ''kahramanlar ''için kanın gerekliliğidir.Bu Aztek,erken devir Sami,Orta Asya yada Okyanusya toplumları için yani insanlar için değişmeyecek gerçektir.Bu şekilde yazılan Tarih kimseye şeref getirmez getirse getirse utanç getirir.İyi ki İslam-Türk değildi Cengiz han iyiki atamız değildi.

Yazan: Mustafa Ajlan Abudak Tarih: March 18, 2007 11:16 PM

Son olarak şunu yazacağım, bu tür taraflı polemiklere girmek istemem.
Son olarak yayınlanan bir çalışmada Cengiz Han'ın dünya medeniyetine bir katkısı olmadığını düşünen arkadaşlara okumaları için kopyalıyorum..

Öğretim üyesi Zhu Yaoting, Cengiz Han’ın Avrupalılar’ın teolojinin esaretinden kurtulmasına yardımcı olan kültürel gelişimi bu bölgeye götürdüğünü savunarak, “Bu anlamda onun seferleri, Rönesans’ın katalizörü gibiydi” dedi.

SEFERLER, İPEK YOLU’NUN TEKRAR AÇILMASINI SAĞLADI
Ningxia Üniversitesi profesörü Chen Yuning de, Cengiz Han’ın Avrupa’ya düzenlediği seferlerin, İpek Yolu’nun yeniden açılmasını sağladığını ve Marko Polo’nun Çin’e tarihi gezisinin yolunu açtığını hatırlatarak, bu gezilerin tecrit edilmiş medeniyetler arasında ekonomik ve kültürel alışverişleri mümkün kıldığını kaydetti.

Bazı tarihçiler, Avrupa’da 12. yüzyıldan itibaren başlayan çeşitli Rönesans dönemleri olduğunu savunurken, İtalya’da Rönesans’ın 15. yüzyılda başladığı biliniyor.

CENGİZ HAN: KÜRESELLEŞMENİN MİMARI
Moğol İmparatorluğu’nun 800. kuruluş yıldönümü dolayısıyla geçen ay Pekin’de düzenlenen bir sempozyumda, dünyanın en büyük imparatorluklarından birinin kurucusu olan Cengiz Han, küreselleşmenin mimarı olarak gösterilmişti.

TİCARETE TEŞVİK, KÜLTÜREL ALIŞVERİŞE ZEMİN
Sempozyumda konuşan bazı uzman ve araştırmacılar, Asya, Avrupa ve Ortadoğu’daki toprakları içine alan Moğol İmparatorluğu’nun kurucusunun, bugünkü küreselleşme anlayışıyla kıyaslanan bir yönetim kurduğu ve ticarete teşvikle beraber, kültürel alışverişe zemin hazırladığı görüşlerini dile getirmişti.

KÜRESELLEŞMENİN TEMEL ÖĞELERİNİ YERİNE GETİRDİ
Çinli akademisyen Hao Şiyuan, Moğol İmparatorluğu’nun ekonomik ve kültürel alışverişi en yüksek seviyeye çıkardığını ve tecrit edilmiş uygarlıklar arasında bağ kurduğunu, böylece küreselleşmenin, sınırların kaldırılmasını içeren temel öğelerini yerine getirdiğini savunmuştu.

Yazan: ahmet Tarih: March 18, 2007 11:28 PM

Ahmet Bey,
Cengiz düşmanlığı yapmıyorum, konu savaş hukuku dedim. Hitler'in katliamı için "vah vah yahudilerin hepsini temizleyememiş" demem. Onu da kınarım. Cengiz masum insanları öldürtüyse niye kahraman diyeyim. Bana bu konuda araştırmıyorsunuz demeniz çok komik, kurusa bakmayın ama sağlam kayaya çarptınız. Kustahlık etmek istemem, Moğolistan'da uzun süre kaldım ve sürekli ziyaretlerde bulunurum. Moğolca'yı da iyi bilirim. Bu konuları yakından takip eder ve araştırırım. Çin konusunda söyledikleriniz o kadar yanlış ve komik ki bir Moğol'a komünizm propagandası yapmak gibi birşey. Görmezlikten gelmeyin dediğiniz şeyler sizin desteksiz ve bir o kadar komik sözleriniz. Bence siz öğrenin ve araştırın, kustahlık etmek istemem, söylediklerimi bir de Moğolca anlatayım; Mongol khytad hoeriin hoorond hezee ch nairsag haritsaa baigaagui bogood odoo ch tiim sain haritsaa baihgui. Hytad ulsiin hun ama ni mash hurdtai osoj baigaa mongol ulsiin huvid mash muugaar holoolj baina. Gol ni erchuud. Hytaduud mongolchuud narin tuuhiig ergeed harahad hytaduud uurlaj mongolchuud baharhaj baih jisheetei. Chingis haand mash durgui. Minii helsen zuiluud chamd tuuhiiin hicheel chi er tuuhiiin hicheelee dahiadd unshih heregtei ym baina.
Son mesajınıza gelince iddalar dayanaksız, (sizden bahsetmiyorum, alıntıdaki açıklamalardan, yanlış anlamayın)Ne küreselleşme, ne ticaret esaret ve izdiham altında geçerli olabililecek husular değildir. Bahsedilen hususların en büyük anti-tezi Anadolu izdihamının sonuçlarıdır. Türk ve İslam tarihine baktığımızda bunu çok am çok rahat görebiliriz. Ve bir o kadar da, bu hususlar medeniyet adına ne kadar ölçüdür. Bu günlük bu kadar.
Muhabbetle...

Yazan: Talha Can Tarih: March 19, 2007 12:03 AM

Sayin Talha,

Sorumu anlamamissiniz.
Noktali virgul ile virgul farkina dikkat ederek tekrar okuyun.

Yazan: Haydar Tarih: March 19, 2007 03:18 AM

Bir de sunu dusunun, Mogollar, cesur ve yetenekli insanlarmis ki hizla yayilip yonetebilmisler. Sirf bundan dolayi da saygiyi hak ediyorlar. Yazinizda bu noktaya iliskin bir yorum goremedim.

Demistim..

Butun bunlar tarih icinde perspektif sahibi olmakla alakalidir. Bundan yuzyillarca once olmus bir olayi detaylari ile bilme imkani yoktur. Sonuclara bakmak lazim, adamlar gelip guzelce isgal etmisler mi? Evet. Bu bir basarimi? Evet. Bunu yapabilen kac tane kavim, halk vs var?

Dusmanina bile saygi duyacaksin.. Kimseye kek kahve ikram ettigimiz yok ancak ona saygimiz var. Buyuk adammis.. Keske butun dusmanlarim boyle buyuk olsalar.. Bir de bu acidan dusunun bunu..

Mustafa'nin dustugu hataya dusmeyin, arkadaki ajandaniz ondeki mesajinizi golgelemesin.. Hitler'de Mussolini'de buyuk adamlardir, toplumlarini atesleyip bir hedefe yoneltebilmis olmalari saygi uyandirir. Yaptigi katliamlar elbette yanlistir, kotudur, uzuntu vericidir. Ancak adamlarin halklarini boylesine orgutleyebilmis olmalarinin ardindaki gucu, yetenegi gormezden gelmeyin. Ataturk'u ornek vermeden gecemeyecegim, bir cogunuz (Mustafa'nin muridlerinden olanlar) Ataturk'ten nefret eder, saygi duymaz hatta kufreder.. Yaptiklari isleri begenmezler.. Bunu anlar ve saygi duyarim. Bir cogunuzda (Bunlar daha ziyade Mustafa'nin muridleri olmayanlar, ben de bu gruptanim) Ataturk'un yaptiklarini begenir ve saygi duyariz. Alin size yakin tarihimizden guzel bir ornek. Cok yakin tarihten hemen her detayi bilinen olaylar ancak yinede bir fikirde birlesmek mumkun degil. Ancak hangi fikri secerseniz secin, Ataturk'e saygi duymak zorunlulugu var, sebebi yaptigi islerin niteligi degil, o isleri yapabilecek kadar ustun bir insan olmasi.. (Insan nihayetinde cok hatalari da var, hatasiz demiyorum burda)

Dolayisi ile Cengiz han gibi bir konuda hemen gaza gelmemek lazim.

Yazan: Batu Tarih: March 19, 2007 05:44 AM

Beagle:

"Yani mustafa Akyol, tarih okumasak, bilmesek, bizleri nelere inandıracaksınız demek!
Bakıyorum Cengiz Han'ı nasıl bir korku imparatoru yapabilmişsiniz. İlginç!..."
________________________________________

buyrun size okumus bir cahil daha birazda gercegi konusmayı deneseniz moğol imparatoru cengiz han onun hakkında bir kitap okumustum günümüzün coşkun tiplemesine çok uygun düşüyor kadın tutkusu itibariyle.at tutkusuylada Hüseyin ile şükrüyü anımsatıyor bu iki şey için adam imparatorluk kurdu insanlık için biraz çalısmıs olsaydı burda onu eleştirmezdik hiç birimiz. kendi kardesini öldüren kendi oğlunu öldürmeye yeltenmiş bir imparator.mustafa bey yazınızı tamamen destekliyorum ve söylediğiniz herşey dogru bunu bazı okumus arkadaslarda kabullense fena olmayacak sanırım ve tarihi daha dogru okumalarını tavsiye ederim batılı yazarlar diyor arkadasımız kendi yazarlarımızın çoğu tarihi çarpıtıyor buda haliyle bizi batılı yazarları okumaya tesvik ediyor Beagle kardes iğneyi önce kendine batır sonra batılı yazarları eleştir... bazen düşünüyorumda tarihin en büyük imparatorluklarından mogol imparatorlugu gibi bi tane daha olmus olsaydı hali ne olurdu insanlıgın...


Saygılar

Yazan: Feqi Tarih: March 19, 2007 09:13 AM

1914 , 1915 ve 1916 da Osmanlı imparatorluğunda ordunun başında kim vardı bilen var mı?
Osmanlı -Alman ortak alışveriş ve ittifaka yönelik ilişkileri hangi yıllarda başladı?

Yazan: Salih N. Tarih: March 19, 2007 03:53 PM

Yaman Avcı;
Aslında anlattığınız fıkra -ki malesef çok bayağı bir fıkra- benim anlattıklarımı komik duruma düşürmek bir tarafa bence birbakıma destekliyor. Çünkü benim demeye çalıştığım herkesin önce kendi hesabını vermesi gerektiğidir. Oysa ki siz bunu, yani önce herkesin kendi hesabını verme sorumluluğunu bir tren gecikmesi ile bağlayabilmişsiniz ya, neyse. Ne demeye çalıştığımın gayet açık olduğunu düşünüyorum. Anlaşılıyor muyum?

Feqi;
Öncelikle gördüğüm kadarı bana biraz yardımcı olmuşsun, mustafa Akyol un uyguladığı çifte standartı ortaya sererek. Bu da en son yakıştırılmam ve maruz kaldığım saygısızlık ve hakaret: okumuş bir cahil olmak! Ee Mustafa Akyol, bu ifadeler sizin terbiye sınırınızın içine giriyor da öyle mi yayınlıyorsunuz? Ama benim için bu tür ifadeler sadece bir gülümseme ve beraberinde sizin çifte standartınızın kanıtı olarak bir tebessüm yaratabiliyor.
Yorumunuza gelince Feqi,
Dediğim gibi, siz Cengiz Han hakkında sadece size sunulanlarla kendinizi sınırlarsanız dediklerimi anlamanız biraz güç olabilir tabiki, son derece olağan! Oysa ki ben Cengiz Han’ın sütten çıkmış ak kaşık olmadığını, ama mustafa Akyol un dediklerinden dışında başka özellikler taşıdığını da belirtmiştim.
Ayrıca ilginç, kendi oğlunu öldürmesi demek siz de rahatsızlık yarattı, oysa ki ne ilginç, ben buna benzer aile içi vahşetlere başka örnekler vermiştim yazımda, onlara bir yorumunuzu da alabilir miyim lütfen. Heyecanla bekliyorum.
Ama sizin göremediğiniz bir gerçek var ortada. Katliamlar, vahşetler, tarih boyunca her millette, her dinde, her zaman diliminde gerçekleşmiş. Bunu aklamaya çalışan yok. Benim rahatsız olduğum nokta, herkesin daha kendi hesabını vermeden, başka milletlere eleştiriler yapması, mustafa Akyol ve sizlerin de bunları bir güzel dinlemesi. Neden ben anlaşılır olmak için tekrar yapmak zorunda kalıyorum acaba?
Ayrıca demek size göre batılı yazarlar bizim yazarlarımızdan daha az çarpıtarak yazıyor ha! Bu sefer gerçekten çok ilginç! Dinliyor musunuz mustafa Akyol, bu eleştiriden yazar geçinen bir insane olarak alındınız mı acaba, merak ediyorum. Neyse, ciddileşelim biraz. Arkadaşım, eğer sen tarihi öğrenme konusunda batılı yazarlara öncelik vereceksen, hazır mısın en basitinden Ermeni dayatmalarını sindirmeye, arkasında Pontus, arkasında Süryani. Eğer tarihi onlardan öğrense idik……yazmaya gferek dahi duymuyorum.
Ha ben tabiki batılı yazarları yanlış, yönlendirilmiş şeyler yazıyor demiyorum. Maşallah yazdıklarında samimi olmama her milletten yazarda mevcut bir alışkanlık. Size vereceğim tavsiye, kimden okursanız okuyun tarihi, asla bir kaynağa bağımlı kalmayın, okuduğunuz herşeyi sonuna kadar, o kitaptaki referanslardan takip edin. Referansı olmayan kitapları ise okumayın, ya da tarih öğrenmek için okumayın, çünkü bilgiye ve belgeye dayanmayan tarih, gerçek tarih değildir, olamaz.
Yeterli mi ?

Yazan: Beagle Tarih: March 19, 2007 04:57 PM

Yezid ve avanesine kim müslüman diyor yahu ?
30 yaşındaydım az önce yorumları okuyunca 31 oldum.
Muaviyeye bile bu ülke de pek hazreti Muaviye denmezken hangi akıl yezid in katliamlarını hele kerbela katliamını İslamın katliamı diye yutturabilir. Bu ancak aşırı derecede idolojik yanlı bir bakış açısı olabilir. Başka da bir şey değil. Hala Yezid gibi bir adamın katliamı İslama yüklenmeye çalışılıyor. Şehit olan Peygamberimizin(SAV) torunu. Peygamberimizi şehit etseydiler bunlar bunu da islama mal etmeye çalışırlardı.


İnsanoğlu tuhaf bir yaratık. Kendi inandığı masalları gerçek sanıyor. Aç tavuk kendini darı ambarında görür ya o misal işte.
Müslümanlar cok "Masum" yüzlerce ebu cehilin kafasını uçurmuşlar vah vah cok yazık.
Dokunmayın ağlayacağım.
bizim evde de bir tane kılıç var :)))
ne de olsa bizde gelenek bu:))))
haftasonları da bakım yapıp biliyorum.


endonezyanın müslümanlarca kan dökülerek fethi ile alakalı olarak en akılmaz senaryoları yazın hatta gücünüz ve kininiz yetmiyorsa e.aydına ve benzeri yaratıklara başvurun.Çağırın bütün yardımcılarınızı
uzak örnek mi oldu o zaman
bütün yardımcılarınız ile beraber kadisiye savası hakkında kusun kinizi. buyrun hodri meydan.

Ebu cehil bile bugunun İslam düşmanlarından daha serefliymiş o kesin. Taklitçi değildi. Küfrüne başka seyleri payanda yapmadı

Bir yalanı ve de palavrayı ne kadar çok inanarak ve yüksek sesle tekrar ederseniz o kadar gerçek olarak yutturulabilir.

Cengizi savunan güruh niye kininiz ya da ırkçı efkarınız sizi doğruyu söylemekten alıkoyuyor.

Zaten bu sitenin kinini kusmaya her an hazır başka işi asla olmayan her konuyu din düşmanlığına çeken muvazzaf bir müdavim kadrosu var.

Mustafa Bey Gökte yıldız ellidir dese
bu güruh hemen anında yetişir Müslümanların vahşi olduğu bellidir der.
Eğlence kaynagısınız

Tarih konusunda da iki tane uyduruk tamamen yanlı tarih kitabı okumakla tarihçi olunmuyor. Efendiyi okuyan da kendini tarihçi görüyor
Latince yunanca farsca ve arapça dillerinden herhangi bir tanesini bilmeyende
Neler gördük neler iki tane arapça bağlacı öğrenip kendini arap dili uzmanı görenler mi dersiniz iki tane faşistin hezeyanlarını okuyup ta kendini tarihçi görenler mi dersiniz neler neler

Mustafa Bey,çok üzülerek söylüyorum ben kürt sorununu yeniden düşünmek kitabınızı daha yeni okudum.Cumhuriyet dönemi uygulamalarında fincancı katırlarını!(tabulara dokunmayarak) ürkütmemeye çalışmış olsanız da Harika bir eser.Bu kitabınızdan epeyce bir adet alıp tüm tanıdıklarıma iş arkadaşlaıma dağıtmayı cidden düşünüyorum. İmkanım olsa sokaklarda ücretsiz dağıtırım.


Yazan: Ozgur Aytekin Tarih: March 19, 2007 05:56 PM

Haydar Bey,
Ne almak istediğinizi yorumumda belirtmeye çalışmıştım. Selahaddin Eyyübi'den ve diğer hanlardan bahsederken "kürt"lerle akrabalık konusuna da değinmiştim. Kürtler'in soyu Moğollar gibi, Peçenekler gibi, Kıçaklar gibi Hun Devletinden gelmektedir. Bu gün bizim tarihimizde Çin Seddi Türk akınlarından korkulduğu için yapıldığını yazarken Moğol kitaplarında da Moğollardan korkulduğu için yapıldığı yazmaktadır. İkisi de doğrudur çünkü Hunlarda korkulduğu için yapılmıştır ki günümüzdeki Moğolların, Anadolu Türklerinin, Kürtlerin, Hazar Türklerinin, Kazakların soyu buradan gelmektedir. Göçler ve savaşlarla ayrılmalar başlamıştır. Atilla Han'ın ordusunda Türk boyları gibi Kürt boyları da bulunmaktadır. Araştırın, şu an Macaristanda 32 köyde Kürtçe konuşulmaktadır ki bunlar Avrupa Hunlarının kalıntılarıdır. Konuyu dağıtmak istemem, tarihi doğru okumak gerektiğini düşünüyorum. Kaynak vermekle tribünlere oynama gibi bir amacım da yok, sizin de yediğiniz her golde kafanızı tribünlere çevirmenize gerek yok.

Sevgili Batu,
kusura bakmayın ama desteksiz çabanızı hemencicik de ifşa etmişsiniz. Mesele anlaşıldı efendim, bir kıyımcıyı, bir diktatörü, bir faşizanı eleştirmeye kalktığımızda sürekli sizin savunma reflekslerinizle karşılaşacağız. samimiyetle söyleyeim benim hiç aklıma gelmemişti, lakin siz kimseye söz ettireyin, Cengiz'e de, Hitler'e de bir başkasına da... Gerçkelere gözlerinizi yummanızın altında dogmatik zihniyetinizin önündeki putlardan kaynaklandığı ortada. Yalnız Atilla Yayla'nın dediği gbi bir gün herkesi eleştirirler. Nasıl şu an Cengiz eleştiriliyorsa yarın bir başkalarıda hakettikleri şekilde eleştirilecektir. Ben Cengiz düşmanı da değilim, Hitler düşmanı da değilim veya bir başkasına da düşmanlık yapmam ben yalnızca tarihi hakettiği şekilde okunmasından yanayım, birileri rahatsız olsa da. Evet, Aman Cengiz HAn gibi bir konuda gaza gelmeyelim, yoksa bir tarafımız tutuşur.

Yazan: Talha Can Tarih: March 19, 2007 11:56 PM

Özgür Aytekin Bey

çok garip bir tarzınız var doğrusu..ne demek istediğinizi pek sökemedim ama olsun ..30 yaşına neleeer neler sığdırmış değerli bir arkadaş var karşımızda anlaşılan..

çabuk yaşlanmayın öyle..daha gençsiniz..hayatın tadını çıkarın..yaşlanacak çok vaktiniz olacak..

sıkmayın kendinizi bu kadar..

selamlar.

Yazan: deniz Tarih: March 20, 2007 01:19 AM

Talha Bey,

Inanmak istediginiz ile gercekler farkli olabilir. Emin degilseniz ya arastirin yada iddia etmeyin.

Kurtlerin Peceneklerle filan alakasi yoktur. Kurtler Ari irkindan olup once Fars sonrada Ermeni ve Belucilerle ayni guruba aittir.

Eger zahmet edipte Kurtce ogrenirseniz, Turklerin Azericeyi anladigi gibi sizde Farscayi anladiginizi goreceksiniz. Ermeniceden sadece birkac kelime anlarsiniz, Beluci ile ise sadece strukturel ortakligi oldugunu gorursunuz.
***

Macaristanda epeyce bulundum. Orada tek bir Kurt koyu bile yoktur.

Ayrica, bir kac sene oncesine kadar Turkiyede Macarca-Turkce sozluk yoktu (son bir kac senedir ciktiysa haberim yok). Hani olaki bir Macarca Turkce (veya Macarca ingilizce - eger ingilizce biliyorsaniz) sozluk denk getiriseniz, goreceksinizki sadece 10-15 kelime ortaktir.
Kimse Hunlarin Macarlar ve Turklerin ortak tarihi oldugunu inkar etmiyor ama, mesele sanildigi kadarda -romantik- degil.

Turk Dil Kurumu vs nin Turkce-Macarca sozluk icin hic caba gostermedigi bu nedenledir.
***

Finlandiya da Turk ve Macar dil gurubuna dahildir. Macarcada buldugum 10-15 ortak kelime (Ana, Alma, Balta, vs) Finceye geldiginde -sifir- a dusuyor.

Arastirmanizda bol sanslar!
***

Adolf Hitler de Cek ulkesini elinde tutmak icin Cek'lerin Alman irkindan geldigine ALMANLARI ikna etmisti.

Yazan: Haydar Tarih: March 20, 2007 04:08 PM

Cengiz Han gerçekten kudretli bir hükümdar ama işini eksik yapmış(kahrolası Çinlilerin kalan yarısını kesmeyi unutmuş!) :))) Bu işin şakası ama neden böyle önüne gelen her milleti doğramış pek akıl sır erdiremedim(Cüneyt abi bile filmlerinde bu kadar adam doğramamıştır!) İşin sırrı Türklerde diyeceğim kızacaklar, Türkler çeliğin gözalıcı parıltısı ve keskinliğinde önlerine kullanabilecekleri zeki(!) bir moğolu hakan yapmışlar,ordunun ön tarafına delikanlı(!) moğolları serpiştirip al sana güçlü moğol ordusu tüm dünyayı işgal etmişler.. Cengiz Han, koca moğol imparatorluğu kuyruklu bir yalan, baksanıza devlet yapısından orduya kadar herşey (Madein TÜRK).........

Yazan: ertekin Tarih: March 20, 2007 08:34 PM

Haydar beye katiliyorum,Kürtlerin ve Türklerin ayni kökenden geldigi nerde yazili acaba,kaynak gösterilebilirmi?hic böyle bir iddia duymadim daha önce ayni kökenden gelmesi imkansizdir hem dahil olduklari dil gurubu itibari ile hemde kürtlerin mezopotamya bölgesinde uzun yillardir var olduklari bilinir..orta asyadan göcle gelmedikleri kesindir..eger dilerseniz wikipedia ansiklopedisinde diller grubuna bakip arastirbilirsiniz..farsca ile nekadar yakindir gercekte bilemiyorum kürtce ve farsca bilmedigim icin ama eger birbirilerini anlayabiliyorlarsa zaten yeterli bir kanittir,türk dil gurubundan olmadiklari..

Yazan: muzzi Tarih: March 21, 2007 01:59 AM

Yazan: muzzi Tarih: March 21, 2007 02:10 AM

Beagle

heyecana gerek yok yazının basında...yuzyıllar öncesinden günümüz yuzyılın en yüksek insanlık değerleri normlarına ulaşmışken..'''''ve.. daha 60 yıl önce fasistlik yapanlardan dahamı kötü oldu cengiz han?... diyorsun peki 60 yıl önce fasistlik yapanları öven bir yazıya rastladınmı burda?.. ve eğer sana göre esir ettikleri kadınlara tecavüz eden her gittikleri yerde vahsetten baska HİÇ BİR ŞEY götürmeyen kadın cocuk büyük küçük gözetmeksizin öldüren ve bunu zevkleri için yapmaları sana göre insanlık normlarına ulaşmıslıksa sana söyleyecek söz bulamıyorum sadece elini vicdanına koy...aslında yazılacak bi sürü vahsilik var onlar hakkında ama bazı arkadasların midesi kaldırmayabilir ve yine burda biz moğol imparatorlugunu tartısıyoruz moğol imparatorugunun nasıl oldunu tartısıyoruz baska medeniyetleri imparatorlukları deil...deniz arkadasımızın dediği gibi konu başkaları olunca onlarıda konusuruz... moğol boylarının birinden kopup gelmek onları sonuna kadar savunacagınız anlamına geliyor size göre ama birazda gercekci olalım ve onları yaptıklarıyla yargılayalım iyi tarafı varsa onuda yazarız kötü tarafı varsa oda yazılması lazım öyle deilmi sizcede??aile içi vahset.. oğlunu öldürmeye calısması sence hosa gidilecek bir durummu???? yazınızda baska yorum görmedim bu konuda onun için heyecanını pek yatıstırmayacagına eminim bu yazdıklarımın ama senin için fazla vakit harcayamayacam vahşiliği insanlık normuyla bir tutana bu yazdıklarım çok bile bence...

Yazan: Feqi Tarih: March 21, 2007 06:14 AM

Feqi,
Sağolun da heyecenlanan yok burada, aslında siz tam da demek istediğimi tekrarlamışsınız, şiddet sahensinde yalnız değil Cengiz Han, benim asıl karşı çıktığım nokta bu konuda sadece Cengiz Han varmış gibi kimsenin kendi hesabını vermeden başka uluslara sataşması idi, herhalde bu sefer anlaşılırım!
Ayrıca ne tartıştığımız ben de biliyorum, diğer konuları da ne gerekçe ile belirttiğimi de yazdım, yani siz laf arasında eğer şiddet ve vahşet konusunda Cengiz Han'ın yalnız olmadığını tabiki ben de biliyorum diyorsanız tamamen aynı düşünüyoruz demektir bu, ki ben ta başından beridir bunu vurguluyorum.
İnsanlık normalarının önemi konusunu gözardı etmek gibi bir düşünceniz varsa bu tamamen size ait.
Aile içi şiddete bu kadar kafa yoruyorsanız, bunun ben size pek yakındaki başka örneklerini de hatırlatmıştım ayrıca, lütfen önce biz de bir hesap verelim Moğol Ulusunu eleştirmeden önce. Elimiz temizmiş gibi konuşmayalım tıpkı batılı yazarlar gibi.
Ayrıca son not: Bana karşı ikinci tekil şahıs ifadeler kullanmışsınız, bu nedenle mustafa Akyol benim kimi yorumlarımı engellemişti. Bu konuda mustafa Akyol çifte standart tutumunu birkez daha ortaya koyarak bana yardımcı olduğunuz için teşekkür ederim.

Yazan: Beagle Tarih: March 21, 2007 03:59 PM

Feqi,
Sağolun da heyecenlanan yok burada, aslında siz tam da demek istediğimi tekrarlamışsınız, şiddet sahensinde yalnız değil Cengiz Han, benim asıl karşı çıktığım nokta bu konuda sadece Cengiz Han varmış gibi kimsenin kendi hesabını vermeden başka uluslara sataşması idi, herhalde bu sefer anlaşılırım!
Ayrıca ne tartıştığımız ben de biliyorum, diğer konuları da ne gerekçe ile belirttiğimi de yazdım, yani siz laf arasında eğer şiddet ve vahşet konusunda Cengiz Han'ın yalnız olmadığını tabiki ben de biliyorum diyorsanız tamamen aynı düşünüyoruz demektir bu, ki ben ta başından beridir bunu vurguluyorum.
İnsanlık normalarının önemi konusunu gözardı etmek gibi bir düşünceniz varsa bu tamamen size ait.
Aile içi şiddete bu kadar kafa yoruyorsanız, bunun ben size pek yakındaki başka örneklerini de hatırlatmıştım ayrıca, lütfen önce biz de bir hesap verelim Moğol Ulusunu eleştirmeden önce. Elimiz temizmiş gibi konuşmayalım tıpkı batılı yazarlar gibi.
Ayrıca son not: Bana karşı ikinci tekil şahıs ifadeler kullanmışsınız, bu nedenle mustafa Akyol benim kimi yorumlarımı engellemişti. Bu konuda mustafa Akyol çifte standart tutumunu birkez daha ortaya koyarak bana yardımcı olduğunuz için teşekkür ederim.

Yazan: Beagle Tarih: March 21, 2007 04:00 PM</