« December 2006 | Ana Sayfa | February 2007 »

January 31, 2007

TV’de Milliyetçilik Tartışması

Bu akşam Prof. Dr. Niyazi Öktem'in sunduğu ve Mehtap TV’de yayınlanan "Sözün Erdemi" adlı programda diğer bir kaç konukla birlikte son günlerin kritik konusu olan milliyetçiliği tartışacağım. Saat 21.00 - 22.30 arasındaki programı, Mehtap TV'nin uydu yayınından izleyebilirsiniz.

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 02:08 AM | Yorumlar (1)

January 29, 2007

Kilise'ye Saldırıya Lanet

Türkiye'deki faşist hareketin hedefleri arasında gayrı müslim azınlıklar ve onların ibadet mekanları başta gelir. Dün yine böylesi bir hedefe saldırı düzenlenmiş. Milliyet'in "Samsun'da Kilise Derneğine Taşlı Saldırı" başlıklı haberine göre, kentteki Agope Kilisesi Derneği'nin camları kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce taşlarla kırılmış.

Söz konusu kişilerin kimlikleri belirsiz olabilir, ama ideolojilerinin gayet belirli olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu ideoloji, bir önceki yazıda “Türk faşizmi” diye nitelendirdiğim şey. Bu öfke dolu ideolojiyi ve tüm saldırılarını nefretle kınıyorum.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 06:43 PM | Yorumlar (24)

January 28, 2007

Sitede Yenilik: Göze Çarpanlar

Bugün, sağ sütundaki değişiklikten de fark edebileceğiniz gibi, MustafaAkyol.org'a yeni bir bölüm eklendi: "Göze Çarpanlar—Kayda Değer ve Ezber Bozar Alıntılar" Medyada karşıma çıkan bazı enteresan yorum ve haberleri bir süredir biriktiyordum; bir kısmını bu bölüme ekledim. Bundan sonra da eklemeye devam edeceğim. Elbette, benim yazılarım gibi bu bölümdeki alıntılar da tartışmalarınıza açık. Zaten hepsine katıldığım için değil, ama hepsini ilginç bulduğum için aldım.

Bir de İngilizce yazıları takip eden okurlara Turkish Daily News gazetesinde yayınlanan "The Politically Incorrect Guide to Turkish Politics" başlıklı yeni bir makalemi tavsiye edeyim. "Türkiye'yi yabancılara yeterince tanıtamadığımız" söylenir durur. Ben de durumdan vazife çıkarıp Türkiye'yi hem daha fazla hem de daha doğru bir şekilde tanıtmaya katkı sağlayayım dedim. Ortaya bu yazı çıktı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:17 PM | Yorumlar (4)

January 27, 2007

Panel: 'Eski Türkiye'de Yeni Siyaset Mümkün mü?'

Biraz geç bir duyuru oldu, ama yine de belirteyim: Benim de danışma kurulunda yer aldığım "Açık Fikir Toplantıları"nın ikincisi bu akşam (27 Ocak Cumartesi) düzenleniyor. Ertuğrul Günay ve Mehmet Bekaroğlu'nun konuşmacı olarak katılacağı, Kenan Çamurcu'nun modere edeceği "Eski Türkiye'de Yeni Siyaset Mümkün mü?" başlıklı toplantı, saat 19.00'dan itibaren Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi'nde. Davetlisiniz...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 01:25 PM | Yorumlar (33)

January 25, 2007

Dış Mihrak Değil, İç Faşizm Var

[25 Ocak 2007 tarihli Radikal gazetesinde yayınlandı. Aynı konuda farklı içerikli İngilizce makale için, bkz. Meet The Monster: Turkish Fascism]

akati.gifHrant Dink’in alçakça vurulmuş cansız bedeni daha yerde yatıyordu ki, ülkemizin bazı kanaat önderleri bu işin arkasındaki “dış mihraklar” hakkında teoriler üretmeye başladılar. Bu cinayetin Ermeni lobisine yaracağı, dış dünyada “Türkiye’nin imajını bozacağı” uyarılarını sıralayıp, ardından da “bu işin ardındaki yabancı istihbarat örgütleri”ne dair atıp-tutmaya giriştiler.

Gelgelelim katil 32 saat sonra yakalandı. Ailesinin deyimiyle “öz be öz Türk” olduğu, bu vahşeti “Türk kanı”na olan sevgisinden dolayı işlediği, zaten kendisini ideolojik ve finansal yönden yetiştiren “abileri”nin bu gibi işlerde gayet tecrübeli ve kıdemli “milliyetçi” militanlar olduğu ortaya çıktı. Ama hayır, komplo-sever kanaat önderlerimizi bu da ikna etmedi. Hala “bu işten kim çıkar sağladı” diye sorup, “ülkemiz üzerinde oynanan oyunlar” serisine yeni bir tanesinin eklendiğini söyleyip duruyorlar.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:52 AM | Yorumlar (57)

January 19, 2007

Hrant Dink Cinayetine Lanet

dink.gifGazeteci-yazar Hrant Dink, bugün, yöneticisi ve başyazarı olduğu Agos gazetesinin önünde kurşunlanarak öldürüldü. Türk Ermeni cemaatinin en entelektüel sesi olan, Ermeni kimliğini gururla taşırken Türkiye’yi de savunan, Ermeni diasporasının Türkiye karşıtı politikalarına karşı çıkan Dink, dürüst ve mert bir insandı. Allah rahmet eylesin. Katilini ve onu azmettirenleri lanetliyor, yakınlarına ve tüm Türkiye’ye başsağlığı dliyorum.

Cinayetin failleri henüz meçhul. Bu yüzden bir sorumlu göstermek doğru olmaz. Ama yine de Hrant Dink ve 1915’teki Ermeni trajedisi konusunda “aykırı” görüşler savunan diğer bazı aydınların, malum çevrelerce sürekli olarak hedef gösterildiğini, türlü hakaret ve tehditlere maruz bırakıldığını hatırlatmak gerek. Böyle bir “nefret propagandası”nın böyle vahim sonuçlar doğurması kuvvetle muhtemeldir. Umarım bu vahim olay, Türkiye’deki nefret propagandasının daha da artmasına değil, sorgulanıp yenilmesine sebep olur.

Bugün Hrant Dink’in vurulduğu yerin önünde toplanan binlerce Türk “hepimiz Ermeniyiz” diyordu. Ben de öyle diyorum. Osmanlı İmparatorluğu’nda yüzyıllarca birlikte yaşadık, bugün de Türkiye’de öyle yaşamak istiyoruz. Katiller, bunu engelleyemeyecek.

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 06:35 PM | Yorumlar (105)

January 17, 2007

TV’de Mehmet Ağar ile Söyleşi

Gazeteci-yazar Nazlı Ilıcak’ın yönettiği “Sözün Özü” programında bu akşam DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar ile birlikte Mustafa Akyol’un aralarında bulunduğu bir kaç konuk gazeteci katılacak. Mehmet Ağar’ın son dönemde Kürt Sorunu ve demokrasi konularındaki yaklaşımlarının tartışılacağı programı Kanal 7 ekranlarından saat 23.30’dan itibaren izleyebilirsiniz.

[Not: Kürt sorunu konusunda Mustafa Akyol’un "Thou Shalt Not Covet Thy Neighbor’s Kurdistan" başlıklı yeni İngilizce makalesi de ilgilenenlere tavsiye olunur.]

Yazan: WebMaster Tarih: 12:13 PM | Yorumlar (44)

January 13, 2007

İsrail'e Karşı Ne Yapmalı?

[Türkiye Günlüğü dergisinin Kış 2007 sayısında yayınlandı, daha önce Radikal’de yayınlanan aynı başlıklı yazının genişletilmiş versiyonu]

2006 yılının asla unutulmaması gereken trajedilerinden ikisi, Gazze Şeridi’nde ve Güney Lübnan’da yaşandı. Haziran ayında, İsrail ordusu, bir askerinin kaçırılmasını bahane ederek Hamas (İslami Direniş Hareketi) yönetimindeki Gazze Şeridi’ne bomba ve ölüm yağdırdı. Tek bir asker karşılığında yüz kadar Hamas militanını ve onlarca sivili vurdu, Gazze’nin başta elektrik tesisleri olmak üzere altyapısını yıkarak zaten zor şartlarda ve “balık istifi” sıkışıklığında yaşayan bir buçuk milyona yakın insanı olağanüstü zor şartlarda bıraktı. Gazze’deki şiddet dinmemişti ki, bu kez Lübnan’da kanlar akmaya başladı. Ülkenin güneyini kontrol eden Hizbullah İsrail hapishanelerindeki binlerce tutuklunun bir kısmıyla takas etmek üzere iki İsrail askerini kaçırınca, Zahal (İsrail ordusu) bu kez Lübnan’ı vurmaya başladı. Sivil yerleşim birimlerini göz kırpmadan bombalayan İsrail’e, Hizbullah militanları da yine sivil yerleşim birimlerine füze atarak cevap verdi. 12 Temmuz’dan 8 Eylül’e kadar süren çatışmalarda, çoğu Lübnanlı sivil olmak üzere 1400 kişi yaşamını yitirdi. 300’den fazla Lübnanlı çocuk ve bebek, İsrail bombalarının altında can verdi.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 04:25 PM | Yorumlar (53)

Atatürk'e Nasıl Bakıyorum?

27 Mayısçı Zorbaların ‘Demokratik’ Anayasası” başlıklı yazıma yorum ekleyen bir okur, "Atatürk'e karşı olduğunuz belli oluyor" demiş. Belki "belli olmak"tan çok öyle "algılanmış" olabilir; bu nedenle düzelteyim: Hayır, "Atatürk'e karşı" değilim.

Bu konuda ne düşündüğümü açıkça söyleyeyim: Atatürk bence büyük bir askeri ve siyasi dehadır, ve Türkiye kendisine çok şey borçludur. Kurtuluş Savaşı'nın lideri odur ve sanırım o olmasa, bu savaş bu denli başarılı bir şekilde yönetilip zafere ulaştırılamazdı. (Bunu, sonradan Atatürk'le yolları ayrımış olan Kazım Karabekir de belirtir.) Sadece bu bile, Atatürk'e milli bir kahraman olarak saygı duymam için yeterli.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 01:01 AM | Yorumlar (38)

January 10, 2007

Seküler Fundamentalizm Tehdidi

Son bir kaç onyılda dünya “dini fundamentalizm” tehdidini bol bol dinledi ve tartıştı. Bu söylemin kimi yerde—özellikle Türkiye’de—abartılsa da, reel bir tehlikeye karşılık geldiğine kanımca kuşku yok. Çünkü siyasi otoriteyi ve kaba kuvveti kullanmak suretiyle belirli bir dini görüşü başka insanlara zorla empoze etmek isteyen “dinci”ler gerçekten var. Bunlar, İslam dünyasında olduğu gibi Yahudi ve Hıristiyan dünyasında, dahası Hinduizm gibi başka dinlerde de ortaya çıkabiliyor.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:18 PM | Yorumlar (18)

‘Klasik Sağcı Müslüman Tezi’ İyidir

[10 Ocak 2007 tarihli Radikal gazetesinde yayınlandı]

Radikal’in sayfalarında süregiden “sosyalizm İslamiyet'e uyar mı” tartışması, Nuray Mert'in geçen perşembe günkü “Bir Kez Daha: İslam ve Sol” başlıklı yazısıyla daha bir zenginleşti. Sevgili Nuray Mert, benim bir önceki yazımı irdeleyen yorumlarıyla aslında sadece o metni değil genel olarak "klasik sağcı Müslüman tezi" dediği şeyi eleştirmiş. Ama bir teze "klasik" demek, onu geçersiz kılmıyor kuşkusuz. Max Weber'e "vahşi kapitalizmin temsilcisi", Sabri Ülgener'e "oryantalist" gibi etiketler vermenin, onların görüşlerini çürütmediği, hatta onlara adaletli davranmak anlamına bile gelmediği gibi. (Merhum Sabri Ülgener, "oryantalist" değil, milliyetçi/dindar geleneğin en önemli düşünürlerinden merhum Erol Güngör'ün ifadesiyle “memleketimizde iki elin parmakları kadar az sayıdaki ilim adamlarından biri”dir.)

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 09:57 AM | Yorumlar (23)

January 08, 2007

Kemalizm Terakkiye Mani midir?

[8 Ocak 2007 tarihli Yeni Şafak gazetesinde yayınlandı]

Bir Kemalist propaganda resmiTürkiye'nin aydınları 20. yüzyılın ilk yarısında "İslam terakkiye mani midir?" sorusu üzerine çok kafa yormuşlardı. Günümüzde ise bu tartışmanın modası hayli geçmiş durumda. Türk İslamı demokrasiye çoktan uyum sağladı ve dahası toplumda "Müslüman işadamları"dan "Müslüman feministler"e kadar bir dizi çarpıcı "ilerleme" örneği var. İslam'la ilişkili zannedilen ama aslında böyle olmayan bazı gelenekler (sözgelimi töre cinayetleri) hâlâ birer problem teşkil ediyor, ama toplumsal eğilim bunların da aşılması yönünde.

Dahası Türkiye'yi "terakki"nin hedefi olan "muasır medeniyet"e, yani Avrupa Birliği'ne doğru yürütenlerin başında, Müslüman değerlere sahip çıkan bir siyasi parti geliyor: AK Parti. AK Parti hükümeti, geçtiğimiz dört yılda Türkiye'yi sadece AB rayına sokmakla kalmamış, aynı zamanda politik ve ekonomik yönden daha özgür hale getirmiş durumda. Bunu Batılılar da görüyor. 22 Ekim tarihli The Wall Street Journal'da yayınlanan - ve nedense bizde pek dikkat çekmeyen - "Turkish Tiger" (Türk Kaplanı) adlı makale, AK Parti'nin ekonomik başarılarını övüyor ve "özgürlük, 'İslamcı' bir hükümetin altında serpiliyor" yorumunu yapıyordu.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:00 PM | Yorumlar (49)

January 05, 2007

Allah Kimin Yanında?

[6 Ocak 2007 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]

Saddam Hüseyin darağacında Geçen cumartesiden bu yana dünya Saddam Hüseyin’in idam görüntülerini konuşuyor. Yapılan yorumlar genelde akl-ı selimde birleşiyor: Evet, bu görüntüler rahatsız edici. Eli kanlı bir despot olmasına rağmen Saddam’ın taciz edilerek asılması, bunun bir “Şii intikamı” görüntüsü çizmesi, yanlış. Bu olay, muhtemelen, Irak’taki iç savaşı daha da körükleyecek. Bütün bunlar doğru.

Ancak benim dikkatime başka bir şey takıldı: Hem Saddam’ın hem de onun cellatlarının Kelime-i Şahadet getirmeleri. Birbirinden öldüresiye nefret eden bu iki “ekol”ün aynı Allah’a ve peygambere bağlılık yemini etmeleri... Acaba bunu dini bir perspektiften nasıl açıklamak gerek?

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 04:37 PM | Yorumlar (30)

January 04, 2007

27 Mayısçı Zorbaların ‘Demokratik’ Anayasası

“Askeri darbe” kavramı, reel bir ihtimal olmasa da, gündemi meşgul eden bir söylem olarak yeniden ortalıklarda geziyor. Bu kavramı yerli yerine oturtabilmek için, “tüm darbelerin anası” olan 27 Mayıs'ı mutlaka hatırlamak gerekir. Hatırlamayanlar için ne olduğunu söyleyeyim: 27 Mayıs, bir grup üniformalı zorbanın halkın oylarıyla iktidara gelmiş Demokrat Parti hükümetini devirmesi, ülkenin meşru başbakanını ve iki bakanını düzmece bir mahkemeyle suçsuz yere idam etmesi olayıdır. 1960 yılındaki bu “iktidar gaspı”nın ardından 1961 yılında yapılan Anayasa, bir sonraki askeri darbeye kadar yürürlükte kalmıştır.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 10:44 PM | Yorumlar (18)

January 03, 2007

İslam Savaşları'nı Yeniden Düşünmek

İslam dünyası neden Batı'ya göre daha güçsüz, fakir ve harap durumda? Bu soru, Osmanlı aydınlarından bugüne dek tartışılan, üzerinde kafa yorulan bir meseledir. Bugün ise belki her zamankinden daha anlamlı bir sorudur bu. Çünkü 1) sadece Batı değil Uzakdoğu da İslam dünyasını dünyevi kıstaslara göre geride bırakmış durumdadır, 2) İslam dünyasında yaşanan acılar ve dökülen kanlar belki tarihteki en feci boyutlarındadır.

Peki neden? Buna karşı pek çok Müslümanının başka medeniyetlerin özellikle de Batı'nın komplolarını cevap olarak öne sürdüğünü biliyorum. Emperyalizm, oryantalizm, siyonizm gibi kavramlar bolca kullanılarak yapılan açıklamalar bunlar... Bu açıklamalarda bazen kısmi bir haklılık bulsam da, şu iki soruyu soramadan edemiyorum:

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 08:48 PM | Yorumlar (31)