« September 2006 | Ana Sayfa | November 2006 »

October 31, 2006

Milli Eğitim Bakanı'ndan Akıllı Tasarım'a Destek

Gazeteci-yazar Ahmet Hakan Coşkun'un yönetip sunduğu ve CNNTürk'te yayınlanan Tarafsız Bölge programının 17 Ekim tarihli konukları, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Prof. Dr. Eser Karakaş, gazeteci İsmet Berkan ve yine gazeteci Abbas Güçlü imiş. Programın bir bölümünde Sayın Çelik ile Sayın Berkan okullardaki biyoloji eğitimi, Darwinizm ve Akıllı Tasarım konusunu tartışmışlar. Sayın Bakan, benim çalışmalarıma da atıfta bulunarak, Akıllı Tasarım'ı savunmuş.

O günlerde yurtdışında olduğum için farkında olmadığım, varlığını ve içeriğini sonradan öğrendiğim bu tartışmayı kayda değer buldum. Dilerseniz programın bu konuyla ilgili 15 dakikalık kısmının ses dosyasını buradan indirip dinleyebilirsiniz.

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 01:30 AM | Yorumlar (20)

October 29, 2006

Bahçeşehir Üniversitesi'nde Konuşma

Mustafa Akyol, 30 Ekim Pazartesi günü saat 17.00'de Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü'nde "Dindar Kesim Avrupa Birliği Sürecini Neden Destekliyor: İrtica Tuzağı mı, Liberalleşme mi?" başlıklı bir konuşma yapacak. Fazıl Say Konferans Salonu'nda 17.00'de başlayacak program, sadece Bahçeşehir Üniversitesi öğrencilerine değil, herkese açık.

Yazan: WebMaster Tarih: 06:31 PM | Yorumlar (3)

October 28, 2006

Birlik ve Beraberliğe İhtiyacımız Yok

[28-29 Ekim tarihli Referans gazetesinde yayınandı]

Cumhuriyet Bayramı hepimize kutlu olsun. Bize demokrasi ve özgürlük getiren, en azından getirmesini umduğumuz Cumhuriyet, kuşkusuz tüm vatandaşlar için büyük bir değer. Dolayısıyla onun “bekçisi” olmak ve yıl dönümlerini kutlamak, gerçekten de iyi fikir.

Ancak Cumhuriyet’i “beklerken”, onu durağan bir yapı olarak tutmaya çalışmak yerine, geliştirmeye ve güncellemeye de ihtiyacımız var. Dünya hızla değişiyor, yeni olgular ve anlayışlar doğuyor. “Muasır medeniyet” hedefiyle ve “inkılapçılık” okuyla yola çıkmış bir Cumhuriyet’in bunlara gözlerini kapaması düşünülemez. Aksi takdirde Cumhuriyet bizzat kendi “temel nitelikleriyle” çelişmiş olur.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 02:00 PM | Yorumlar (16)

October 27, 2006

Yoksa Laikçilerimiz Komünist mi?

[27 Ekim 2006 tarihli Radikal gazetesinde yayınlandı]

Kuzey Kore'deki bir ulusal bayramda stadyum gösterisi

ABD Başkanı John F. Kennedy, 20 Ocak 1961 tarihli ünlü "göreve başlama" konuşmasında şöyle diyordu:

"Atalarımızın uğrunda mücadele ettiği devrimsel düşünce, bugün dünyada yayılıyor: Bu, insan haklarının, devletin bonkörlüğünden değil, Tanrı'nın elinden kaynak bulduğu inancıdır."

Kennedy'nin bu sözleri, Amerikan ve Sovyet devletlerinin temel felsefeleri arasındaki farka vurgu yapıyordu. Harvard Üniversitesi hukuk profesörü Harold J. Berman'ın ifadesiyle, ABD'de, "bireylerin temel haklarının devletten bağımsız olarak var olduğu" kabul edilegelmişti. ABD'nin Bağımsızlık Bildirgesi'nde "insanların… Yaratıcı'ları tarafından verilmiş asla çiğnenemez haklara sahip oldukları" yazılıydı. Marksist-Leninist ideolojiye dayalı olan Sovyetler Birliği'nde ise "tüm haklar devlet tarafından verilmiş ve dolayısıyla devlet tarafından geri alınabilir" nitelikte idi.

İnsan haklarının kaynağı arasındaki bu iki farklı yaklaşım, Cumhurbaşkanımız Sayın Sezer'in geçen haftalarda yaptığı "temel hak ve özgürlüklerin laik Cumhuriyet’in gereklerine göre sınırlandırılabileceği" şeklindeki yorumu üzerine aklıma geldi. Kendisi bunun farkında mı, bilmiyorum, ama Sayın Cumhurbaşkanı'nın siyasi felsefesi Sovyet Birliği'ninkini andırıyor.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:15 AM | Yorumlar (34)

October 20, 2006

İngilizce Sempozyum: İslam ve Din Özgürlüğü

ABD'deki "İslamofobik" yayınların önde gelenlerinden biri olarak kabul edilen, alabildiğine "şahin" Frontpage dergisi, İslam'ın zorla din değiştirmeyi emredip etmediğini tartışmaya açan bir sempozyum düzenledi. Sempozyumda halen ABD'deki en aktif "İslam eleştirmenleri" arasında yer alan Robert Spencer ile Andrew Bostom'ın ve tarihçi David Aikman'ın savunduğu "İslam baskı dinidir" tezine ben cevap verdim. Son derece renkli geçen tartışmanın tüm metnini buradan okuyabilirsiniz.

Bu arada, bu vesileyle, tüm okurların Ramazan bayramını tebrik ederim.

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 07:33 PM | Yorumlar (17)

October 16, 2006

Orhan Pamuk'a Tebrikler

Orhan Pamuk'un Nobel kazanması üzerine ne düşündüğüme dair bir kaç soru geldi. Açıklayayım.

Ne yazık ki iyi bir roman okuyucusu değilim. Çok isterdim daha fazla roman okuyabilmek, ama zaman bulmakta zorlanıyorum ve sanırım "yaşamın kökeni" üzerine okuduğum kitap sayısı bile bitirebildiğim romanlardan daha fazla. Pamuk'un da sadece "Beyaz Kale"sini okuyabildim ve açıkçası çok da beğenemedim. Ama dünyanın dört bir yanında Pamuk okuyan ve beğenen insanlarla karşılaştım. İyi bir edebiyatçı olduğu kuşku götürmez bir gerçek.

Pamuk'un politik görüşlerine gelince; Kürt sorunu ve Ermeni meselesi konularında yaptığı o ünlü açıklamayla Türkiye'ye haksızlık ettiğini düşünüyorum. (Onun ağabeyi ve benim de üniversiteden hocam olan Prof. Şevket Pamuk'un görüşlerini çok daha takdire şayan bulurum.) Ama bu durum; Pamuk'un aldığı Nobel'in değerini düşürmez, o Nobel'i bir edebiyat ustası olarak kazandığı gerçeğini değiştirmez, dahası bu ödülün Türk (ve sadece kültürel düzeyde de olsa Müslüman) bir yazara verilmiş olmasının benim açımdan ifade ettiği anlamı ortadan kaldırmaz diye düşünüyorum.

Dolayısıyla, Pamuk'u kutlamayan Sayın Cumhurbaşkanı gibi değil, kutlayan Sayın Başbakan gibi davranmayı tercih ediyorum: Kendisini tebrik ederim. Kazandığı Nobel ödülü, Türkiye için bir gurur ve sevinç vesilesi.

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 05:31 PM | Yorumlar (37)

Fransa'yla Aşk/Nefret ve Kökü Dışarıda Milliyetçilik

Önceki bir dizi yazımda Fransa'nın baskıcı ve yasakçı devlet ideolojisiyle Türkiye'ninki arasındaki benzerliklere vurgu yapmıştım. Washington'daki liberal eğilimli Brookings Enstitüsü'nde çalışan Ömer Taşpınar da bugünkü Radikal'de yayınlanan "Fransa-Türkiye benzerliği üzerine" başlıklı yazısında aynı gerçeğe işaret etmiş. Yazının büyük kısmını aynen alıntılamakta yarar var:

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 01:07 PM | Yorumlar (1)

October 14, 2006

Minnesota Üniversitesi'nde Konferanslar

Mustafa Akyol, 19 ve 20 Ekim tarihlerinde ABD'nin Minneapolis kentindeki Minnesota Üniversitesi'nde düzenlenecek iki ayrı konferansta konuşacak. "Akıllı Tasarım Hakkında Uluslararası Gazeteciler Forumu" başlıklı ilk konferansta, Akyol, Kanadalı gazeteci Denyse O'Leary ile birlikte AT teorisinin ABD basınında ele alınışını eleştirecek. Bir sonraki günkü "Papa ve İslam" başlıklı konferansta ise Mustafa Akyol ve teolog Dr. Terry Nichols, Papa XVI. Benedict'in İslam hakkındaki son yorumunu tartışacaklar.

Minneapolis ve civarında olup da bu konferanslara katılmak isteyenler, organizasyonu düzenleyen MacLaurin Institute sitesinden detaylı bilgilere ulaşabilirler.

Yazan: WebMaster Tarih: 06:01 PM | Yorumlar (8)

October 13, 2006

İslam, Akıl ve Laiklik Üzerine

Bugünkü Radikal'de, Türk basınında az rastlanır nitelikte, "dolu" bir yazı var: "Türk devrimi, laiklik ve İslam". Uygar Aktan imzalı makalede, İslam tarihindeki iki ana kelam ve fıkıh akımı karşılaştırılmış ve bunlardan "akılcı" olanın laikliğe uygun düştüğü savunulmuş.

Yazıya yüzde yüz katılmıyorum, örneğin Türkiye'deki resmi laiklik uygulamalarının burada resmedildiği kadar toz-pembe olduğunu düşünmüyorum. Yazarın Eşarilik ve Maturidilik arasındaki farkı da biraz abarttığı kanısındayım. Ama İslam'ın ilk asırlarındaki ehli hadis/ehli rey veya akıl/nakil çatışmasına yaptığı vurgu yerinde. "Zamanın değişmesi (ezman-ı tegayyür) ile hükümlerin de değişmesi gerektiği"ni söyleyen Ahmet Cevdet Paşa gibi otoritelere yaptığı atıflar da isabetli.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 03:26 PM | Yorumlar (5)

October 12, 2006

Yeniden Fransa

Fransa, "Ermeni Soykırımı"nı reddetmeyi suç sayan yasayı onayladı. Türk medyası, bu despot yasaya yönelik tepkilerle dolu. Bu tepkiler haksız değil, ama hemen hepsinde atlanan önemli bir nokta var: Despotlukla eleştirdiğimiz "Fransız zihniyeti"nin aynısı, Türkiye'de de son derece egemen.

Geçen Mayıs ayında aynı konu gündeme gelmiş ve "Fransa'ya Bakıp Kendimizi Görmek" başlığıyla siteye girdiğim notta şöyle yazmıştım:

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 05:44 PM | Yorumlar (15)

October 10, 2006

Kürt Sorunu'nda 'Ortak Akıl'a Katkı -II-

Zaman gazetesinin düzenlediği "Ortak Akıl" toplantısının ikinci bölümünün tamamı burada. Bu ikinci bölümde benim söylediklerim işe şöyle:

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 01:42 AM | Yorumlar (26)

October 09, 2006

TV'de Tartışma: Laiklik, Tarikatlar, 'İrtica'

Gazeteci-yazar Nazlı Ilıcak'ın sunduğu ve Kanal 7'de yayınlanan Sözün Özü adlı tartışma programının bu haftaki bölümüne Mustafa Akyol da katılacak. Laiklik, tarikatlar ve "irtica" konusunun tartışılacağı programı Çarşamba (11 Ekim) günü saat 23.45'ten itibaren izleyebilirsiniz.

Yazan: WebMaster Tarih: 03:05 PM | Yorumlar (12)

Kürt Sorunu'nda 'Ortak Akıl'a Katkı

Zaman gazetesi, Kürt Sorunu'na çözüm önerilerini tartışmak için bir "Ortak Akıl" toplantısı düzenledi. Burada; Ali Bulaç, Mümtaz'er Türköne, Bejan Matur, Ümit Fırat, Sedat Laçiner ve Ali Nihat Özcan'ın yanısıra ben de söz aldım. Toplantının "Aydınlardan ‘Kürt meselesi’ne çözüm paketi" başlıklı birinci bölümünün notlarının tümünü buradan okuyabilirsiniz. Bana ait olan kısım ise aşağıdaki gibi:

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 02:16 AM | Yorumlar (10)

October 05, 2006

Gayrimüslimlerin Özgürlüğü, Herkesin Özgürlüğü

Türkiye'deki gayrimüslim vatandaşların dinlerini diledikleri gibi yaşama konusunda büyük problemlerle karşılaştıkları, devlet baskısı ve kimi zaman da "devletçi kitle tepkisi"ne maruz kaldıkları bilinen bir gerçek. Ali Bulaç, bugünkü yazısında bu konuda şu önemli noktaları tespit etmiş:

Genel nüfusa göre gayrimüsimlerin en az olduğu (72 milyon içinde yaklaşık bin 400 Rum, 65 bin Ermeni, 20 bin Yahudi) ve maalesef 20. yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren en sıkıntılı yaşadıkları ülke Türkiye’dir. Şu “din ile demokrasiyi bağdaştıran model ülke” söyleminin ne Müslüman ahali ne gayrimüslimler bakımından tutulur, savunulur tarafı var. Heybeliada Ruhban Okulu’nun anlamsız bir biçimde kapalı tutulması, Fener Patrikhanesi’nin ekümenik vasfının inkar edilip İstanbul’da bir ilçe kaymakamlığına bağlanması, cemaat vakıfları üzerindeki haksız yasaklar, hiçbir adalet temeli olmayan “mütekabiliyet” ilkesinden hareketle temel yurttaşlık haklarını kullanmada gayrimüslimlerin adeta cezalandırılması İslam dinine ve Osmanlı modeline ait statüler ve uygulamalar değildir. İslam dini bu tür yasaklar koymaz, tarihte de böyle yasaklar konmamıştır. Bu çerçevede artık gayrimüslimlerin diğer yurttaşlar gibi temel hak ve özgürlüklerinin teminat altına alınması, atılması gereken önemli adımlardan biridir.

Kanımca Bulaç burada tümüyle haklı. Ve bundan çıkması gereken iki önemli sonuç var.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:34 AM | Yorumlar (22)

October 03, 2006

'İrtica', ABD ve İngiltere

ABD'nin Ankara Büyükelçi Ross Wilson, son günlerde yeniden ve histerik bir tonda gündeme gelen irtica tartışmaları için "kuru gürültü" yorumunu yapmış. Ve "biz hesaplarımızı sivil irade ile yapıyoruz" diye de eklemiş.

İyi demiş…

"İrtica" öcüsüyle hedef gösterilen dindar vatandaşların ve genel olarak tüm demokratların bunu bir kenara yazmasında fayda var. Sadece bunu değil; Başkan George W. Bush ve Başbakan Tayyip Erdoğan'ın geçtiğimiz günlerde yeniden ifade bulan "dostluğunu"; başörtüsü kulandıkları için Çankaya'ya ve TSK'nın ordu evlerinin kapısından içeri giremeyen Erdoğan ailesinin Laura Bush tarafından Beyaz Saray'da nezaketle kucaklanmasını; veya İngiltere Kraliçesi'nin, sarayında çalışan tek bir Müslüman görevli için dahi seve seve "mescid" açmasını da not etmek gerek.

ABD ve İngiltere'nin güncel Ortadoğu politikalarına haklı olarak tepki gösteriyor, bu ülkelerde, özelikle de ABD'ye yükselişte olan "İslamofobi"den yine haklı olarak büyük rahatsızlık duyuyor olabiriz. Ama unutmamak gerekir ki, dünyadaki hiç bir ülkenin "İslamofobi" düzeyi Türkiye'deki bazı odaklarınki kadar yüksek ve köklü değildir. Nitekim bu nedenle Müslümanların ibadet etme ve dini kimlikleri görünür bir biçimde toplumda var olma hakkına, dünyada en az hoşgörü gösteren ülkelerin biri Türkiye'dir.

Türkiye'nin bu despot sekülerist anlayıştan kurtulması ise ancak özgürleşmesi ve demokratikleşmesiyle mümkün olabilir. Bu yolda örnek — ve destek — alınabilecek en iyi yaklaşım da Anglo-Sakson, yani Amerikan ve İngiliz ve modelidir. Sadece dış politika sorunlarına saplanıp bu toplumsal gerçeği ıskalamamak gerek. AKP biraz yalpalayarak da olsa bu modele doğru yürümeye çalışıyor. "Taban"ın da buradaki inceliği görmesinde ve "tepeyi" zorda bırakmamasında fayda var.

Baksanıza, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Yener Karahanoğlu, "irtica" ile "evrensel kapitalizmi" bir arada topa tutmuş. Koskoca general boşa konuşmaz…

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:18 PM | Yorumlar (19)

October 01, 2006

Kurtuluş Savaşı'nda Tarikatlar ve İdeolojik Körlükler

Bir yazımda "Türkiye'deki yaygın akıl yürütme biçiminde ciddi bir problem [var]; bu problem, realitenin, yani somut gerçekliğin fazla önemsenmemesi, bunun yerine, doğruluğuna baştan karar verdiğimiz birtakım önkabullerin ve inançların öne çıkarılması" demiştim. Ve "Önümüzdeki karmaşık gerçeklerin içinden, doğruluğuna baştan karar verdiğimiz bir komplo teorisine uygun düşenleri seçip, bir araya getirme" sorununa işaret etmiştim.

Sabah gazetesi yazarı Emre Aköz'ün Milli Mücadele'de tarikatlar başlıklı bugünkü yazısı, tam da böylesi bir "realiteyi ideolojiye göre çarpıtma" örneğini gözler önüne seriyor. Aköz, son günlerde "laiklik" ve "irtica" konularında esip savuran generallerimizden biri olan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Yener Karahanoğlu'nun Kurtuluş Savaşı'nda tarikatları ihanetle suçlayan konuşmasının, realiteye değil ideolojiye dayandığı ortaya koymuş. Hemen her cümlesini önemli bulduğum ve tümüyle katıldığım yazıyı aynen alıntılıyorum:

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 01:49 PM | Yorumlar (21)