« 'İslam'ın Hayranlık Vericiliği'ne Dair | Ana Sayfa | İsrail'in Faşist Yüzü »
August 11, 2006
Kürt Sorunu Üzerine İki Yazı, Bir Program
Geçtiğimiz günlerde iki değerli yazar, Kürt sorunu hakkındaki kitabım üzerine nazik yorumlar yaptılar. Radikal gazetesi yazarı Hasan Celal Güzel, 6 Ağustos tarihli köşesinde, uzun yıllar öncesinden bir aile dostluğu hatırası da anlatarak kitabımdan söz etti ve şöyle dedi: "Mustafa Akyol'un 'Kürt Sorununu Yeniden Düşünmek: Yanlış Giden Neydi? Bundan Sonra Nereye' adlı eseri, bence bu konuda yazılmış en tarafsız, bilimsel ve dolu incelemedir. Bütün okuyucularıma hararetle tavsiye ediyor[um]."
Öte yandan Zaman gazetesi genel yayın yönetmeni ve yazarı Ekrem Dumanlı da 11 Ağustos tarihli köşesinde yine kitabımı ele aldı ve oldukça detaylı bir yorumdan sonra "Türkiye’nin geleceğine kafa yoranlar için kaçırılmayacak kalitede bir eser" notunu düştü.
Hem Sayın Güzel'e hem de Sayın Dumanlı'ya bu taltif edici yazıları için müteşekkirim.
Bir de duyuru: İnşallah, önümüzdeki Pazartesi günü (14 Ağustos) kültür kanalı Mehtap TV'de yayınlanan "Çınaraltı" adlı sohbet programına "Kürt Sorunu"nu — ve gündemdeki diğer bazı meseleleri — tartışmak üzere konuk olacağım. 16.00'da başlayacak olan program, sanırım yarım saatten biraz fazla sürecek. İlgilenenler, izleyebilir.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: August 11, 2006 10:05 PM


Sn Hasan Celal Güzel
"Akıllı Mustafa" nın büyüdüğünde "Akıllı Tasarım" la uğraşmaya başlayacağını ve her yerde AKILLI kelimesiyle birlikte anılacağını taa o zamanlardan görmüş olmalı :))
sevgi ve saygılarımla
Yazan: Ece Tarih: August 12, 2006 03:16 PM
Merakla programı bekliyorum. Kısmetse izlemeye çalışacağım.
Bu arada yazılarınız ve çalışmalarınızı beğeni ile takip etmeye çalışıyorum.
Saygılar...
Yazan: Burhanmt Tarih: August 13, 2006 08:47 PM
Mustafa bey,
Kitabinizi 34 hafta once okudum --nihayet bulabildim. Hakkinda bir seyler yazmagi dusunuyorum, ama, once okuduklarim biraz 'average-out' etsin diye bekliyorum. Bir de tabii, zaman..
Neyse. Bunlar beni sizin cevaplamakta epeyi zorlanacaginizi dusundugum bir soruyu sormaktan alikoymayacak:
Kitabi babaniza itham etmissiniz... Annenizin hakki hic mi yoktu?
Hadi bakalim, anlamli ve anlasilir cevaplar bekliyorum :)
Yazan: Muzmin Anonim Tarih: August 13, 2006 11:00 PM
Müzmin bey,
Kitaba ilginize teşekkür ededim. Anneme gelince; ona da bir başka kitabı ithaf ederim diye düşünmüştüm... Belki daha az siyasi, biraz daha duygusal yönleri olan bir kitabı...
Selam ve saygılar,
M.A.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: August 13, 2006 11:17 PM
Hmmm.. fena biz cevap degil. I'll let you off :)
Yazan: Muzmin Anonim Tarih: August 14, 2006 12:16 AM
Kitabin en önemli yerlerinde biri
Kitabin sonlarinda özellikle güncel sorunlara deginen bölümlerinde bir ayrilma ihtimali veya federasyon gibi arayislari ele almissiniz.
Bu tür arayislarin iç sinirlarin belirli oldugu Eski Yugoslavya'da bile çok kanli çatismalara ve göçlere mâl oldugunu, faturanin sivillere çiktigini hatirlatip bir tür ALARM yakmissiniz.
ALLAH korusun, gerçektende "Mübadele" dönemleri gibi hatirlamak dahi istemedigim olaylar var yakin geçmiste. Bir ülkenin sinirlarini degistirmek oyun degil, sonra kimin hangi tarafta kalacagina kim karar verecek? Hangimizin dedeleri veya anneanneleri arasinda bir kürt yok? Insanlari %25 - veya %50 kürt diye mi siniflandiracagiz?
"Türkçü" ve "kürtçü" düsünceleri benimseyenler ciddi olarak bir kez daha kendi kendilerine sormalilar, biz ne istiyoruz? 2030'larda yasayacak çocuklarimiza nasil bir Türkiye birakmak istiyoruz?
Dostlukla
Yazan: Tunç Tarih: August 14, 2006 12:43 AM
Merhaba.
Yazan: a.guzeloglu Tarih: August 14, 2006 05:27 PM
Sayin Akyol,
konuk oldugunuz "Cinar Alti" Programini izledim. Cok verimli ancak maalesef kisa bir Sohpet oldu. Eminim izleyiciler buna ragmen Sohbetinizden önemli ölcüde istifade etmislerdir.
Umarim isabetli Tesbitlerinizi karsit görüslerinde bulundugu Tartisma Platformlarda dile getirme olanagi bulabilirsiniz.
Böylelikle "dahada" genis kiltelere ulasarak bu hassas konuda toplumsal bilinclenmeye vesile olacaginizi düsünüyorum.
Sizi tebrik eder basarilarinizin devamini dilerim.
saygilarimla
Jale Sentürk
Yazan: Jale Sentürk Tarih: August 14, 2006 09:04 PM
sayın akyol;
bu kadar cok pozitif yorumlar almanızda babanız sayın taha akyol'un bir etkisi olabilir mi acaba?
tarihsel sureclerle anlatım yonunden cok guzel bir eser olmasına ragmen "hata bizde" teorilerinize katılmadıgımı bir kez daha ifade etmek isterim.eksik kalan "dıs mihraklar" faktorunu daha once belirtmistim.
son yasanan olaylarla birlikte gerek ulkemizde gerekse ortadoguda dıs mihrakların ne kadar etkili oldugunu daha net gorebiliyoruz.
dunya'da iki buyuk kutup var.bu kutubun adı din.
hristiyanlar ve muslumanlar.
musluman cocukları lubnan'da can verirken hristiyan aleminin kılı bile kıpırdamıyor.
amerika kuzey ırakta kurt devletini kuruyor.ırakta muslumanlar birbirini kırıyor.
zengin araplar amerikanın usagı olmus sus pus oturuyor.
muslumanların kendilerini ifade edememe sorunu var ne yazıkki.batı toplumlarınında muslumanları duymak istememe sorunu.
musluman muslumanı kırmamalı,birlik olmalı.
kendisini batıya duyuramayan muslumanlar,sesini duyurabilmek icin terorist eylemlere girisiyorlar.sonrada islami terorist.islam ve teror.
sonucta guclu ve akıllı olan haklıdır ve kazanır.
bencillik yapacak olursam,bir karıs topragımı benden kimse alamaz.bu boyle biline.bu ister amerika olsun,ister amerika'ya usaklık edecek kuzey ırak kurtleri olsun.
Yazan: bercenay Tarih: August 14, 2006 10:51 PM
Kuzey Irak'ta bir kürt devleti'nin faydalari?
Böyle bir devletin getirecegi sakincalar uzun uzadiya tartisiliyor ama eger ABD "illâki kuracagim" diyorsa bazi faydalari da olamaz mi?
Yani TC'ye ragmen kurulacak "düsman" hisler içinde ikinci bir ermenistan neye yarar? Oysa
1) TC himayesi altinda ve/veya desteginde kurulacak bir Kürdistan'in meclisinde gözlemci bulundurulabilir, oradaki Türkmenlerin haklari daha iyi savunulabilir,
2) ordusu türk subaylarince egitilerek türk sempatisi gelistirilirken TC'nin askeri ve sivil yöneticileri kuzey irak kürtleri ile kalici ve yapici iliskiler kurabilir (Pakistan örnegi)
3) Türkiye, Musul ve Kerkük'ten çikarilacak petrol'ün Ceyhan'da rafine edilmesini ve oradan Avrupaya satilmasini sart kosabilir,
4) Kuzey Irak Kürdistan'i ekonomik bakimdan TC'ye bagimli, Türk Hava sahasini, kara yollarini vs mutlaka kullanmak zorunda olacagina göre TC ABD'den para yardimi da alarak güneydogu'nun altyapisini iyilestirebilir,
5) bütün bu firsatlar kullanilirsa sinir ticareti gibi yeni kapilar açilir ve sinirin her iki yanindaki kürt ve türkler zenginleserek terörün bir daha gelemeyecegi bir ortam kurulabilir.
Fazla mi hayalperestlik oldu? Belki birde Zana gibi "kürt irki" muhabbeti yapan fanatik kürtçülere "illâ bagimsizlik mi istiyorsun? iste kürdistan, buyur!" denebilir...
Tabi en sagliklisi sinirlari yeniden çizmeden, göçlere, etnik temizliklere yol açmadan bir seyler yapmak. Ama akintiya (pardon ABD'ye) karsi da kürek çekmenin fiyati oldukça yüksek.
Dostlukla
Yazan: Tunç Tarih: August 15, 2006 12:35 AM
Bercenay Bey,
biraz haksizlik etmiyormusunuz acaba?
Siteyi takip ediyorsaniz eger, gözünüzden kacmamistir her zaman positif elestirilerin yapilmadigi aksine bazen en sadik okuyucularin en acimasiz elestirilerde bulundugu.
Ben kendi adima konusmakla mükellefim; Sayin Akyolun bircok tesbitini dogru ve yerli yerinde buluyorum ancak elestirdigim, katilmadigim noktalarda olmustur.
Mustafa Beyin babasi Sayin Taha Akyola gelince; kendisinin Türkiyedeki yeri cok saygin ancak bunun Mustafa Beyin yazilarinin okunmasi ve pozitif degerlendirilmesiyle ne alakasi oldugunu anlayabilmis degilim?
Ayrica yorumunuzdaki genellemeye dogru bulmuyorum. Ak ve Kara mantigina bürünmüyormusunuz. Islam Dünyasi olarak yasadigimiz zulümlerde bizim hic mi payimiz yok?
Bu su demek degil, bugünün duzensizliginde dis Mihraklarin hicbir sucu yok onlar akilli ve uslu bir sekilde dünya barisi icin savasiyorlar, dünyaya Demokrasi nimetini yerlestirmek amaciyla caba harciyorlar!
Ellbette böyle bir sey yok.Acimasiz bir Siyasetin sürdürüldügü bir Dünyada yasiyoruz. Ama hep arkamiza bakarak suclu aramak ve bulduktan sonra yasadigimiz Dogal Afetleri dahi onlara mal etmek komik degil mi?
Nihayetinde Mustafa Beyinde olaylari tahlilinde bsvurdugu objektiflik ve rasyonellik Olaylarin sogukkanli ve dogru degerlendirilmesindeki en önemli unsurlar diye düsünüyorum.
Bu vesile ile tüm kalbimle ortdogudaki kardeslerimizin göz yaslarinin dinmesini ve devlet büyüklerinin halklarina laik akli selim bi siyaset izlemelerini ümid ediyorm.
Saygilarla
Yazan: Jale Sentürk Tarih: August 15, 2006 02:06 AM
Ben Taha Akyol'un yazılarını hiç okumazdım. "Weber" kelimesini görünce spor sayfalarına filan kaçardım:). Mustafa Akyol'u Ceviz Kabuğunda izledikten ve kitabını ve bu blogdaki yazılarını okuduktan sonra ne yazıyormuş bakiim şu Mustafa Akyol'un babası diye Taha Akyol okumaya başladım. Boynuz kulağı çoktan geçmiş... Mustafa Akyol'un çok güzel bir vizyonu var: Bir yandan Akıllı Tasarım'ın Türkiye'de önderliğini yapıyor, en büyük ezberleri profesörlerin karşısında çatır çatır bozuyor; diğer yandan Türkiye'nin en büyük çıkmazına cesaretle el atıyor ve şimdiye kadar yazılmış en kapsamlı ve tarafsız çalışmayı yapıyor.
O biiiir "ezber-bozan", o biiiir "Mustafa Akyol"...
Yazan: blue Tarih: August 15, 2006 02:41 PM
sayın Şenturk;
sayın akyol'un isabetli ve objektif yazılarını her zaman takdir ediyorum.kendisi gibi insanların ulkemizde cok daha fazla olması gerekir diye dusunuyorum.
ancak tv programlarının kitap tanıtımından oteye gitmedigini uzulerek soylemeliyim.
diger yazar arkadaslarında kitabın tarihsel sureci ile kaynak kitap olarak gostermeleri gayet yerinde olumlu elestirilerdir.
ancak ben su soruyu soruyorum kendime.
taha akyol'un oglu olmasının bu olumlu elestirilere hic mi katkısı yok?
ismi hic duyulmamıs baska bir yazar aynı kitabı cıkarsa aynı ilgiyi gorurmuydu?bunda bir ard niyet aramayın.
benim kisilerle bir davam olamaz.ben fikirlere bakarım.
ve sadece sayın akyol ve kitabı olarak bakmıyorum olaya.
kurt sorununun ana fikri cokmustur.
"hata bizde" anlayısıda cokmustur.
ortaya atılan sorundaki "hata bizde" cozum arayısı sonuc vermemistir.
sayın akyol'un ortaya attıgı bir takım tezler yanlıslandı.
bundan sonra "hata bizde" tezlerini kasımak bu ulkeye yarardan cok zarar getirecektir.
bu fikirler bir kisi veya bir kitaptan ibaret degildir.devlet politikası halinede gelmistir bir donem.ama sonuc kan ve goz yası.
isterimki sayın akyol,bundan sonra "kurt sorununda madalyonun diger yuzu" veya "ortadogu'da buyuk oyun " isimli vb.kitaplar cıkarır.
akyol gibi genc ve yetenekli yazarların daha fazla olması dileklerimle.
....................
MUSTAFA AKYOL'UN NOTU:
SAYIN BERCENAY, "sayın akyol'un ortaya attıgı bir takım tezler yanlıslandı" DEMİŞSİNİZ. BUNLARIN NE OLDUĞUNU DA AÇIKLARSANIZ HEP BİRLİKTE İSTİFADE EDERİZ.
SAYGILAR,
M.A.
Yazan: bercenay Tarih: August 15, 2006 03:05 PM
sayın akyol;
kitabınızın ana teması,
"kurt sorunu vardır ve sorunun ana kaynagı devletin yapmıs oldugu hatalardır."yanlıssam duzeltin.kitabınızı okudum ve ben bu sonucu cıkardım.
kitabınız bu baglamda bir ozelestiri niteligi tasımakta pozitif elestirilerin bir cogu bu yonde olmaktadır.
bu fikirler kitap olarak kalsa belki o kadar sorun olmayacak.ancak kitabınızdaki fikirler devlet politikası olarak uygulamaya konuldu.sonucunda kan ve gozyası.
yanlıslanma iste burada.devletin guneydoguda son birkac yılda yaptıgı iyi niyet,sagduyu sahiplenme politikaları,teror olarak geri dondu.
dikkatinizi cekerim kitabınızdaki ana fikirden bahsediyorum.
yani fikirleriniz,deneysel ve gozlemsel olarakta test edildi.
simdi ortaya attıgınız "hata bizde" tezi yerini "dıs mihraklar" tezine bıraktı.
bizde hic hata yok demiyorum.
ancak kurt sorunu soyleminin kendisi yanlıskan,siz kurt sorunu soylemini cıkartıp dahası kasımaya devam ediyorsunuz.
teror geri geldi, bunu gorun lutfen.
MUSTAFA AKYOL:
BERCENAY BEY, EVET TERÖR GERİ GELDİ. BUNUN NEDENİ RADİKAL KÜRT MİLLİYETÇİLİĞİ. BUNU SONUNA KADAR ELEŞTİRDİM KİTAPTA ZATEN.
RADİKAL KÜRT MİLLİYETÇİLİĞİNİN ORTAYA ÇIKMASINDA İSE, DEVLETİN KÜRT KİMLİĞİNE 80 YIL BOYUNCA YAPTIĞI BASKILARIN ROLÜ VAR. HATA, BU. "BUNU KABUL ETTİK, YİNE BİR ŞEY DEĞİŞMEDİ" DEMEK, BİRAZ YÜZEYSEL BİR DEĞERLENDİRME BENCE. ONYILLARDIR GELİŞEN BİR TEPKİYİ DİL UCUYLA YAPILAN BİR-İKİ AÇIKLAMA İLE DÜZELTEMEZSİNİZ.
ZATEN SİZİN TÜM SUÇU TÜRK OLMAYANLARA ATMA YÖNÜNDEKİ TAVRINIZ DA -- Kİ TÜRKİYE'DEKİ ÇOK BÜYÜK BİR ÇOĞUNLUĞU TEMSİL EDİYORSUNUZ -- KÜRTLERİN TATMİN OLMAMASI İÇİN İYİ BİR SEBEP...
Yazan: bercenay Tarih: August 15, 2006 03:57 PM
sayın akyol kurtleri tatmin edebilmek icin ne yapmalıyız.
adamlar vergi vermiyor,istedigi gibi kacakcılık yapıyor,istedigi gibi yasıyorlar,karısan-eden yok.orada bulundugumu daha once soylemistim,tekrar hatırlatırım.
batıda butun kirli islerin altından kurt kokenli vatandaslar cıkıyor.teror,zaten malum.ne yapalım.
siz ortaya bir "kurt sorunu" soylemi atıyorsunuz.bırakın digerlerini bu soylem baslı basına buyuk bir hata.ondan sonrada cozum arıyorsunuz.
ana fikir yanlıs diyorum,ve bu konudada haklıyım.
cozum ne,cozum yok.cozumsuz bir sorunu ortaya cıkardınız.
ben size soruyorum,gidin guneydogu'ya bahsedin sizin su kurt sorununuzdan sorun bakalım.bu konuda fikri olan var mı?
gercekler cok farklı sayın akyol.
bu millet daha ne yapsın.600 yıl dogunun daglık kesimlerinden kimse karısmadan yasamıs adamlar,osmanlının hukmu altında.80 yıl sonra boylemi tesekkur edeceklerdi.
devletin yaptıgı hatalar olayları bu boyutlara tasımaya yetmez.
iki temel faktor,
sorun kurtlerin kendisinden kaynaklanıyor,kendilerine ceki duzel vermeliler.
ikincisi dıs faktorler.
isterseniz devletin hatalarını ucuncu faktor olarak ekleyebilirsiniz.
ocalanı kim besledi yıllarca,roj tv yayını nereden yapılıyor.
muslumanlar uzerinde oynanan oyunlara turkiye'de dahil edilmek isteniyor.bu cok zor olsada.yerimizde saydırmak icin ellerinden geleni yapacaklar.
ancak guzel gunler gorecegiz.
kurt sorunu soylemi,sadece bu ulkede olmayan bir sorun uretir.olmasa bile bazı cevreler oldurur.
buyuk bir hata yapıldı,bu hatayı surdurmenin yanlısı icine girmeyin.
MUSTAFA AKYOL'UN NOTU:
SAYIN BERCENAY, "KÜRTLERİ TATMİN ETMEK" İÇİN, BENCE, YUKARIDAKİ YAZINIZA HAKİM OLAN KÜRT KARŞITI SÖYLEMİ BİR KENARA BIRAKMAK LAZIM.
DAHA FAZLA UZATMAYA GEREK GÖRMÜYORUM, ÇÜNKÜ MESELENİN İDEOLOJİNİZE UYGUN OLMAYAN KISIMLARINI GÖRMEDİĞİNİZ BENCE ORTADA...
SAYGILAR,
M.A.
Yazan: bercenay Tarih: August 15, 2006 04:22 PM
Sayin Bercenay,
Bir de iç mihraklar var. Temmuz sonunda emekli korgeneral Altay Tokat "ben de Hakkari'de sivilleri korkutmak için bomba attirdim" diye Aktüel dergisine beyanat verdi. Yani maasi TC tarafindan ödenen askerlerimiz biz sivilleri "korkutmak" için evlerimizin önüne bomba koyabiliyorlar. (Devletin hatalari konusuna M. AKYOL'un çok iyi degindiginden de emin degilim ve bu "egitim" amaçli patlamalar konusunda ne düsündügünü de açiklarsa sevinirim)
Kitapta sizin gibi bir vatanseverin hosuna gidecek ve gitmeyecek fikirler ve bilgiler var. Bu sorun kökleri derine giden, etnik, dini ve ekonomik boyutlari olan bir sorun.
30 bin insan öldü, 10 milyar dolardan fazla para harcandi. Belki her türk vatandasi bir kaç haftasini ayirip yeniden bu konuyu düsünse ülkemize hizmet olmaz mi? Hala da ayni ülkenin nüfus kagidini tasiyan insanlar ülkemiz sinirlari içinde birbirine ates ediyor.
Dis mihraklar bizim zayifliklarimizdan yararlaniyor, bu normal. Onlari yenemeyiz ama ellerine sopa vermeyelim bize vurmak için .
Yazdiginiz yorumlarin tamamini okudum, kitaba hak ettigi zamani verin, istediginiz bölümlerin referanslarini verin tartisalim.
Dostlukla
Yazan: Tunç Tarih: August 15, 2006 09:16 PM
sayın Tunç;
ben anlatamıyorum galiba,
sadece "kurt sorunu" soyleminin bile ne kadar buyuk bir hata oldugunu soyluyorum.bu soylemi bilicsiz ve cahil kurt kitlelerin kafasına kazıdıgınız zaman,ulkeyi bolmek icin fazla bir sey yapmanıza gerek kalmaz.
bugun bir astsubay arkadas sunları anlatıyor.1 hafta once nusaybin'den gelmis.oglunu okula gondermis,oglu ile okuldaki cocuklar kurt-turk tartısması yapmıslar ve oglu "ben bir daha oraya gitmem demis".kurt milliyetciligi maalesef son yıllarda hortladı.hemde dusunemeyeceginiz derecede.iyi niyet ve sagduyunun bir faydası olmadı ne yazıkki,aksine zarar getirdi.dagda gece yarısı,elinde kalasnikofla bir adam oldurulur,ertesi sabah butun kasaba ayaga kalkar "bu adam terorist degildi" diye.terorist olmayan bu adam bilmiyormu gece yarısı dagda kalasnikofla dolasılmayacagını.
adam 20 tane cocuk yapar,ne olacagını dusunmez.biz 2 tane yapsak dusunuruz.
benim tarlalarımda uyusuturucu madde yapımında kullanılan bitkiler yetismez.haberleri izliyormusunuz diyarbakır kırsalında kac milyon kok ot bulundu.
dugunlerde taktıkları kilo kilo altınların parası nereden geliyor sizce.
bakın bunları goremeyecek kadar kor olmadıgınızı varsayıyorum.
istanbul'daki kardesime kurt kokenli br vatandas dert yanıyor."bunlar yuzunden bizimde adımız kotuleniyor.insan icine cıkamıyoruz." diyor.
kurtlerin hepsi kotu demiyorum.
meselenin ozune inmek istiyorum.
sorun cahiliyet,ve buyuk bir kitle bu cahil ve rahat hayatından memnun.
doguda cocugunu adam bilerek ve isteyerek okula gondermiyor.bu nasıl bir zihniyet.
cocuk yapma konusunda sınırlama getirilmesi lazım.bakamayacagı kadar cocuk yapıp,rezil perisan halde bıraktıktan sonra.o toplum nasıl kalkınacak.
anlat anlat bitmez.bunları gorun artık allah askına.memleket elden gidiyor-cıgırtkanlık degildir bu soyledigim-siz neler soyluyorsunuz.
Yazan: bercenay Tarih: August 16, 2006 01:19 AM
sayın bercenay;
sizin aşırı"kürt" karşıtı söylemleriniz benim gibi "türk kökenli" bir vatandaşı dahi cidden rahatsız etti,kürt kökenli vatandaşlarımızın ne düşündüğünü tahmin bile edemiyorum.biraz fazla önyargılısınz,ve sanırım farkında degilsiniz ama kürt vatandaşları suçlarken çok genelleme yapmışsınız.kısaca sizin fikirlerinizden çıkan çözüm yolları şunlar;
1)kürtler en kısa zamanda kendilerine çeki düzen vermelidir.çünkü sorun kürtlerin kendisiden yani varlıklarından kaynaklanıyor.yani ya çeki düzen versinler yada biz adam etmeyi biliriz.
2)iyi niyet ve sağduyu sadece zarar getirir.bunlara iyi niyetli olmamak lazım.hepsini ortadan kaldırmak gerek.hepsini diyorum çünkü bu insanların hangisinin kalbinden barışın,hangisinden terörün geçtiğini bilemeyiz,boylece hepsini toptan imha ederek sorunu kökten çözmüş oluruz.
3)kürt vatandaşlara özel olarak "aile planlaması"konusunda eğitim verilmeli.çünkü adamlar 20 çocuk yapabilme kapasitesine sahip.hiç olmadı 2den fazla çocuğu olanlara yaptırım uygulayalım.bak bakalım bidaha 20 çocuk yapabiliyorlarmı
4)kürt kökenlilerin düğünlerinde takılan altın,para v.s ve hediye olarak getirilen pahallı eşyaların nereden ve nasıl kazanıldığı konusunda soruşturma yapılmalı.çünkü bu altınların nedeni herşey olabilir.
bunlar tamamen sizin söylemlerinizden alınmıştır sayın bercenay ve fikirlerinizden ancak böyle çözümler çıkıyor.açıkcası yazılarınızdan kürt vatandaşlarını birer potansiyel terorist olarak gördüğünüz sonucuna vardım.şöyle bir gerçek varki aşırı türk milliyetçiliğinin,aşırı kürt milliyetçiliğinden ve aşırı alman ırkçısı nazilerden farkı yok.çünkü hangi ırk olursa olsun ırkçılığın aşırısı ancak savaş sebebidir.
Yazan: zeynep Tarih: August 16, 2006 11:16 AM
KÜRTLER NE İSTİYOR?..
DEMOKRATİK MİLLİYETÇİLİK VE PKK TERÖRÜ!..
PKK, giderek daraltılan diplomatik ve askeri ablukada dikkatleri Kandil dışına çekmek ve tabana moral vermek için Karadeniz Bölgesi'nde eylemlere girişiyor, kent merkezlerindeki suikast timleriyle güvenlik görevlilerini hedef alıyor. PKK kaynaklı terör eylemleri şiddetini ve cüretini tırmandırıyor: Karakollar, polis noktaları yakından roket atışına tutuluyor. Beytüşşebap'ta bir güvenlik görevlisi evinde ailesinin gözleri önünde öldürülüyor.
Bu tırmanıştan, PKK stratejisinin "birlikte yaşama" perspektifinden iyice uzaklaştığı ya da "şiddeti arttırarak Türkiye'yi 'demokratik' çözüme zorlamak" gibi akıldışı bir yola daha çok bel bağladığı sonucunu çıkarabiliriz.
İster asker, ister PKK'lı olsun, her cenazenin her iki kesimde de yükselen milliyetçi dalgayı daha da kabarttığı, intikam duygularını ve şiddeti yeniden ürettiği, ortak yaşam kültürünü yok ettiği, demokratik açılımları olanaksız hale getirdiği ortadayken, şiddeti tırmandıran PKK'nın ya da ona yakın siyasi uzantılarının "birlik", "beraberlik" ve "demokrasi"den söz etmesi, inandırıcılığı büsbütün yok ediyor. PKK’nin şiddet politikasında ısrarlı olması ve sivillere yönelik kör terörü, barış ve demokrasi yanlısı bağımsız aydın hareketlerini de yıpratıyor ve etkisizleştiriyor.
Kürt milliyetçiliğinin, PKK tarafından ayrımcı bir ideoloji olarak bölücü işlevle kullanılması ve şiddete gerekçe yapılması, Türkiye’de tansiyonu yükseltiyor ve karşı milliyetçilik akımlarını tahrik ediyor. Doğaldır ki, milliyetçilik akımları da, “şiddet-baskı” çizgisinde birbirini destekleyen bir sarmal içinde yükselme şansına sahip olabiliyor.
Türkiye’de Kürt siyasetinin önündeki en büyük engel PKK terörüdür. Kürtlerin içinde belirli güç odakları var. Bu güç odakları PKK’da sistemleşmiştir. Kürt aydınları ve siyasetçileri o güç odaklarını aşamıyor. Muhafazakarlaşmış olanlar üzerinde aydınlar belirleyici olamıyor. Uzun yıllar, Kürt aydınlarının yerine, Diyarbakır’da PKK tarafından görevlendirilen 15-16 yaşındaki çocuklar söz sahibi oldular. Aslında PKK yönetimi ve örgütün ipoteği altındaki Kürt siyasetçilerinin birçoğu, müebbet hapse mahkum edilmiş bir kişiyle Kürt sorununun çözülemeyeceğini çok iyi biliyor. Kürt aydınları, PKK’nın saplandığı bataklığı görmelerine rağmen, seslerini çıkarmaya cesaret edemiyorlar. PKK cinayetlerine sessiz kalıyorlar.
Bugün Diyarbakır’da belediye başkanlığı yapan zat için varsa yoksa Abdullah Öcalan. Kürt halkının insanca koşullarda yaşaması umurunda değil. Kuzey Irak’a giderek Talabani ve Barzani’ye PKK yönetimini ve örgütün şiddet politikasını şikayet eden Osman Baydemir, Hikmet Fidan’ın akıbetine uğramaktan korkuyor ve bu haberi hemen yalanlıyor.
Öcalan’ın kurdurduğu DTP içinde bir değişim sancısı yaşıyor. Ama DTP, PKK çizgisinden ayrılmaya cesaret edemiyor. DTP içindeki birtakım insanlar aslında oraya ait değillerdir. PKK’nın silahlı eylemleri tırmandırmasının, ne Kürtlere, ne Türkiye’ye, ne bölgenin barış ve huzuruna, ne de örgütün kendisine hiçbir yararı yoktur.
Terörle bir türlü hesaplaşamayan Kürt aydın ve siyasetçileri artık harekete geçmek zorundalar. Hala mahçup bir biçimde PKK’nın şiddet eylemlerini mazur görmekten, teröristlere “gerilla” demekten vazgeçmeliler. Bazen Öcalan’a “Sayın Öcalan” denilerek, bazen de haklı haksız, suçlu suçsuz ayrımı yapılmaksızın yapılan barış ya da ateşkes çağrılarıyla, “savaş bitsin, çocuklar ölmesin, anneler ağlamasın” gibi klişe lafların ötesine geçmeliler. Bugün Türkiye’de kimsenin tarafgir bir “tarafsızlık” tutumu takınmaya hakkı yok. Yok olmamak için çırpınan terör, Türkiye’nin sorunlarının çözümü için adımlar atılmasının önündeki en büyük engel. Şiddet eylemleriyle rejimi provoke etmeye, Türkiye’yi demokrasiden uzaklaştırmaya çalışıyor. Böyle bir düşman karşısında Türkiye’de yaşayan hiç kimse tarafsız kalmamalı. Sebebi, kaynağı, tarihi geçmişi ne olursa olsun, PKK şiddetine karşı herkes yüksek sesle haykırmalı. Taraf olmazsanız “çözüm” adına konuşma hakkını kaybedersiniz. Böyle bir sözde tarafsızlığın bölgedeki sorunların çözümüne herhangi bir katkı yapabilmesi, kimseyi ikna edebilmesi mümkün olamaz.
Elbette sorunlar konuşularak çözülecektir. Hiç bıkmadan, usanmadan konuşalım, ama konuşabilmek için önce sesli düşünceyi ölümle cezalandıran PKK’yı ortadan kaldıralım. Kaldıralım ki, Kürt kanaat önderleri PKK’nın infaz listesine girme korkusu içinde pısıp oturmasınlar. Sonlarının Hikmet Fidan’a benzemeyeceğine emin olsunlar ki, bütün fikirler çıksın ortaya; çıksın ve yarışsın. Korkusuz bir tartışma başlasın…
Namuslular da namussuzlar kadar cesur olduğu zaman Kandil ve uzantılarının, şiddetin ve silahın önce Diyarbakır’da, sonra bütün Türkiye’de sonu mutlaka gelecektir…
Nail Amudi
Nail_amudi@hotmail.com
Yazan: nail amudi Tarih: August 16, 2006 11:34 AM
Sayin Bercenay,
Samimiyetle ifade ettiginiz endiselerinizin önemli bir kismini ben de paylasiyorum.
Ben de sizin gibi "Hata bizde" türlü bir suçlama ile fazla uzaga gidemeyecegimizi düsünüyorum.
Tipki hata "onlarda" demek gibi bizi çözümsüzlüge götürüyor.
Ancak "biz" veya "onlar" dedigimiz kimler?
Muhtemel "biz"ler :
a) Osmanli + TC ?
b) TC - Atatürk ve Inönü?
c) TC - Menderes?
d) MIT? Ordu?
e) Türk milletinin geneli?
f) Türk aydinlari? Basin? Dernekler?
g) özel sermaye?
Muhtemel "onlar"
a) Asiretler? Tarikatlar? Agalar?
b) Annesi veya babasi kürt olanlar?
c) Bir kürt lehçesini (mesela kirmançi) çok iyi konusanlar?
d) Federasyon isteyenler?
e) Bagimsizlik isteyenler?
f) Silahli çatismadan yana olanlar?
g) kürt is adamlari?
h) Avrupa'daki siginmaci kürtler?
Sayin Bercenay, bu "aktörler" degisik dönemlerde degisik davranislar sergilediler. Bazen beraber hareket ettiler bazen de birbirleri ile çatistilar. Meselâ Tansu Çiller zamanindaki politika hiç de sefkat, merhamet üzerine kurulmus degildi. Çiller'in deyimi ile "ya bitecek ya da bitecek" diye özetlenen bu dönemde askeri yaklasim tek çözüm olarak uygulandi. Tabi çiller'in hatalarinin faturasini bütün türklere çikarmak yanlis. Ayni biçimde öcalan gibi insanlarin hatalarini da kürtlere ödetmek dogru degil.
Ama bugün evlatlarini bu kirli savasta kaybetmis insanlar birbirlerine süphe ve güvensizlik ile bakiyor. Bu ortam ise bizim zayifligimiz. Bundan sonra basimiza gelebilecek tersliklerin suçunu da Fransa veya ABD'ye atarsak ödevini yapmayip suçu kardesine atan çocuklara benzeriz diye düsünüyorum.
Benim bir önceki yorumumda bahsettigim "iç mihraklar" hakkinda ne düsünüyorsunuz?
Not : Yukarida listeledigim "aktörler" ( veya "güç odaklari" diyelim) listesi elbette eksiksiz degil. Zaten "Türk hükümeti" dedigimiz zaman içinde kürt milletvekilleri ve bakanlar da var.
Dostlukla
Yazan: Tunç Tarih: August 16, 2006 11:40 AM
sayın Tunç;
elestirdiginiz sayın Çiller,teroru o donemde sehir merkezlerinde bitiren liderdir.terore sefkat ve merhamet uygulayamazsınız.karsınızdaki kisi kurt vatandas degil,terorist.bunu once ayırmak lazım.
bu yazımı okuyun lutfen.
http://www.anafikir.com/goster.asp?t=778
bakın,ben gerceklerden bahsediyorum.demokrasi,insan hakları gibi beylik laflar edip arkasından teror eylemleri yapmak,durustluk degildir.
cogumuza ters gelebilir,bazılarını haklı cıkarabilir ama teror icin icin tek care silahlı mucadele gorunuyor.dunde boyleydi,bugunde boyle.
ben asker degilim,siyasi gorus olarak solcu felanda degilim.muhafazakar sag goruslu biriyim.
ama duyarlı ve ulkesini seven bir vatandasım.
zoruma gidiyor,su andaki iktidarın terore karsı basiretsiz davranısları.cozum basit ama uygulayan yok.adamlar resmen size kufrediyor,olmadık laflar ediyor.dpl'liler,diyarbakır belediye baskanı,resmen terore destek veriyorlar.ve siz hala onları gorevinde tutuyorsunuz.
bu nasıl bir gaflettir.
sormayın son zamanlarda iyice sinirlerim bozuldu.
goz gore acık ve bariz hatalar yapılıyor.ve bu hatalar gormezden geliniyor.
Yazan: bercenay Tarih: August 16, 2006 12:53 PM
büyyükbir şahsıyetın dedıgı gıbı bızım üç tana büyük sorununmuz var bunlar hallledılmedıkce devletler muvazenesınde hıcbır zaman yerımızı alamayız bu üç sorun CEHALET FAKIRLIK VE TEFRIKA ( YANI SEN BEN KAVGASI )dır. bugun zannımca kurt sorunun temelınde de bu uç sorun var. bu sorunlara çare bulunduğu takdırde guzel gunlerın bızı bekleyecegı kanaatındeyım...
Yazan: veysel Tarih: August 16, 2006 08:29 PM
zeynep hanım;
bilmediginiz cok sey var.o yuzden sizinle tartısmayacagım.
ancak buradaki yazılarımı bir daha okumanızı ve sayın Tunç'a verdigim linkteki yazımı da okumanızı tavsiye edebilirim.
sunuda ilave edeyim,sizin cıkardıgınız sonuclar cok keskin ve acımasız.ben bu tur sonuclar cıkarmadım.lutfen yazılarımı daha dikkatli okuyun.ayrıca yazdıklarımın hepsinin haklı gerekceleri vardır.mesela;20 cocuk meselesinin sonucları nerelere gidiyor,bir bilseniz.
Yazan: bercenay Tarih: August 17, 2006 12:50 AM
buyrun;gözcü gazetesi 17 agustos,en son sayfa.
236 bin nufuslu hakkari'de 168 bin yesilkartlı.
bakamayacagın kadar cocuk yaptıgında,o cocuklarla ilgilenemediginde ne olur.iste bu kadar yesil kartlı olur.
bunun yuku kime?devlete,dolaylı yoldan hepimize.
dogum kontrolunun onemine,egitime,bolge halkının bilinclenmesinin geregine size guncel bir ornek.
bile bile kotu yasam sartlarında hayatını surdurmenin nasıl bir gerekcesi olabilir.cehaletten baska.
Yazan: bercenay Tarih: August 17, 2006 02:32 PM
Terör azdi! Neden? AKP (veya onun gibiler) ilimli davrandi da ondan.!!!
Bu iddianin nesini ciddiye aliyorsunuz anlamis degilim..
Yazan: Clausewitz Tarih: August 17, 2006 10:54 PM
Sayin Bercenay,
Fikirlerinizin dogrulugundan bu kadar eminseniz neyi tartisiyoruz? ;-))
Yoksa siz bu foruma teblig yapmaya, bize dogru yolu göstermeye mi geldiniz?
ALLAH hepimizi Gözcü gazetesini referans vermekten korusun.
AMIIIN
Dostlukla
Yazan: Tunç Tarih: August 18, 2006 12:04 AM
sayın bercenay dogudakı ınsanların bakamayacagı kadar cocuk yaptıklarından bahsedıyorsunuz ve bunun devlete ağır yukler gatırdıgını ıfada edıyorsunuz . dogru devlete agır yukler getırıyor ama allah askına neden cok cocuk yatılarını bılıyormusun. ben bızzat cok fazla cocugu olan aılelerın agzından sunu dınledım. dıyorlar kı bız bır veya ıkı cocukla yetınsek halımız daha da kotu olur cocuklar on onbes yaslarına geldıklerınde onları calıstırmaya baslıyoruyz kımısını tarlada kımısını hayvanlara bakmada ıstıhdam edıyoruz . ve en onemlısı cocuk 15-16 yasına geldı mı onu ıstanbula gonderıyoruz calısıp bıze para getırmesı ıcın ( tabı ne kadar para kazanacaksa o da ayrı bır mesele ). ıste bu yuzden dogudakı ınsanlar cok fazla cocuk yapma pesındeler.
Yazan: veysel Tarih: August 18, 2006 05:18 PM
Selamlar...
Yukarıda yapılan yorumları okudum. Aslında burada yapılan yorum sahiplerinin her biri Türkiye'de belli bir kesimi temsil ediyor.Yani küçük bir sample (örneklem) dahi kabul edilebilir.
Bunlara kısaca değinirsek;
1.Sn Bercenay gibi düşünenler: Bu kesime milliyetçi partiler(MHP,BBP,BTP, sol-milliyetçi gruplar (Ulusalcılar ve türevleri), Kemalist kesim (oligarşik grup da denebilir:CHP, emekli yargıç ve generallerin bir kısmı)
Temel düşünceleri: Devlet kutsaldır ve kusursuzdur. Kusurlu olan vatandaşları kötekle düzeltmesi de haktır, haklıdır. Vatandaş devlet için vardır. Herşey devlet ve rejim içindir. yoldan çıkanların yokedilmesi elzemdir. Varolan sorunlar tamamen dış mihrakların eseridir.
Kürt sorunu da son 20 yılın sorunudur. Aslında sorun değildir. sadece satılmış bazı Kürtlerin dış destekle oluşturdukları terror ve çapulcu hareketleridir. Çaresi de askeri çözümlerdir.yani asmadır, kesmedir, yakmadır, yıkmadır, işkencedir, sürgündür.
Terör AKP iktidarı döneminde azmıştır. Sorumlusu AB ve AKP'dir. AKP iktidarının sona ermesiyle terör de sona erecektir.
AB’ye girmek ihanettir. Yapılması gereken AB dışındaki ittifaklara yönelmektir. ABD ise ülkeyi parçalama peşindedir.
Kürt de yoktur, Kürtçe de yoktur. Kendini Kürt sanan Türklüklerini unutmuş gafiller vardır. Bunların nüfusu da 4-5 milyonu geçmez.
Tüm sorunların temelinde kendini Kürt sanan cahiller vardır. Asayişi bozan onlardır. Çok çocuk yapan onlardır. Çeteler onlardan çıkar. Nerede kötülük var orada Kürtler vardır. Kısacası yasadışı ve gayrımeşru fiiliyatlar Kürtlerin karakterlerinden doğmaktadır.
2. Kürtlerin düşünceleri : Kürt vardır. Kürtçe vardır. Hem de 4000 senedir Mezopotamya’da yaşamaktadırlar. Türkten dönme değildirler. 1000 yıl once Türklerle karşılaşmışlar ve onlara yardım etmişlerdir. Ancak çevresel şartlardan dolayı geri kalmışlar, kültürel ve siyasi yönlerden gelişememişlerdir.
Osmanlı döneminde nispi bağımsızlık statüsünde yaşayan Kürtler kendilerine Kürdistan vadedilmesine rağmen Türkleri desteklemişlerdir. Savaş döneminde varlıklarının ve kimliklerinin tanınacağı ifade edilmesine rağmen Cumhuriyet kurulduktan sonra ortaya konan politikalarla bu sözlerin tutulmadığını görerek kandırıldıklarını anlamışlar ve buna isyan etmişlerdir.
Kürt var olduğu gibi Kürt sorunu da vardır. Bu da 80 senedir devam etmektedir. Kürt sorunu terör sorunu yada yalnızca ekonomik kaynaklı bir sorun değildir. Öncelikle siyasi bir sorundur. Bir milletin varolup varolmadığı sorunudur yani kimlik sorunudur.
Nasıl kendini Türk hisseden Türk Kabul ediliyorsa, aynen öyle de, kendini Kürt hisseden Kürt kabul edilmeli ve saygı gösterilmelidir. Kürt kimliği hor görülmemeli, inkar edilmemelidir. İlk Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt gibi “Bu ülkede Türkler dışındaki halkların tek hakkı vardır: Türklere köle olmaktır” ya da 4. Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel gibi “size Kürt diyenin yüzüne tükürün” denmemelidir.
Kürtler teröre bulaşmış mıdır? Evet bulaşmıştır. PKK bunun somut bir örneğidir. Ancak Kürtlerin teröre bulaşmalarına sebebiyet veren fiillerin sorumlusu devlet politikaları ve uygulamalarıdır. Darbe dönemlerinde işlenen insan hakları ihlalleri, vahşice işkenceler, sürgünler bu politika ve uygulamalara örnek gösterilebilir. Kurtuluş savaşı sırasında çıkan 23 isyanın 19’u Türkler tarafından, en azından Türklerin yaşadığı Batı bölgelerinde çıkmışken (Çapanoğlu, Çerkez Ethem, Anzavur, Delibaş Mehmet vb.) yalnızca 4’ü doğuda çıkmıştır. Sivas ve Erzurum Kongreleri Kürtlerin destek vermesi dolayısıyla toplanabilmiştir.(Kaynak: Sn Akyol’un kitabı)
Meselenin çözümü nasıl olmalıdır? Çok basit. Türkler kendilerini Kürtlerin yerine koysunlar ve kendileri için ne istiyorlarsa, Kürtler için de aynısını istesinler.
Bulgaristan’daki Türkler için istediklerini Kürtler için de istesinler: varlık ve kimliklerinin tanınmasını istesinler.
KKTC için istediklerini Irak’taki Kürtler için de istesinler: Bağımsızlık haklarını ve bunun dünya tarafından tanınmasını istesinler.
Irak’taki Türkmenler için istediklerini Kürtler için de istesinler: İnsan hakları ihlallerinin sona erdirilmesini, siyasi arenada Kürt kimliğiyle varolma haklarının tanınmasını istesinler.
Kosova’daki, Batı Trakya’daki Türkler için istediklerini Kürtler için de istesinler: Demokratik kültürel haklarının tanınmasını istesinler.
İşte meselenin çözümü budur.
Unutmayalım ki, cin şişeden bir kez çıkmıştır artık. Yerine sokulması mümkün değildir. Kazanımlardan geriye dönülmesi imkansızdır. Zorlandığı takdirde felaketlere sebep olunacaktır.
Şu gökkubbe altında Kürtlere de en azından bağımsız BİR devlete sahip olma hakkı tanınmalıdır. Bunu da hristiyan ABD’ye, yahudi İsrail’e muhtaç bırakmadan, MÜSLÜMAN kardeş ülkeleri sağlamalıdır.
Müslüman bir millet olan Kürtlerin kardeşlerinden tek isteği budur.
Yazan: Vesna Tarih: August 23, 2006 06:29 PM
sayın Vesna;
yorumlarınız benim goruslerimi ne yazik ki yansıtmıyor.
madem siyasete girdik.babam 30 yıldır DYP'cidir.oyle gelmis oyle gidecek.bense parti tutmam.bir dönem sayın Çiller'taraftarıydım,bugun Recep Tayyip Erdoğan.
benim icin liderdir onemli olan.bu ulkeye gercekten fayda saglayacak bir lider ve ekibidir.
alenen destek verdigim bir lider yanlıs yaparsa acıkca acımasızca da elestirmesini bilirim.
mesele neden kurt sorunu?
neden laz yada cerkez degil?yada baska bir sey.
bu ulkede bizler kurt sorunun tartısmaya basbakanımızın soyleminden sonra basladık.ondan oncesinde tek bildigimiz pkk sorunuydu.
bugunse bakıyoruz pkk sorunu kurt sorunu ile karmakarısık bir hale gelmis,nereye gittigimiz belli degil.kurt kitlerin pkk pankartları ve apo posterleri arkasında eylem yapması bizim kurt sorunumuz var anlamına mı geliyor?
acık konusacagım;bir babayigit ciksın burada yazsın.devlet kurtlere sunu yaptı,soyle eziyet etti.boyle zulum yaptı desin.anlından opucem onu.
varsa gelsin acık acık soylesin.
yurekli olan kimseden cekinmez.eger ben bilseydim.cıkar acık acık soylerdim.
kurt sorununun kurtlerin kendisine ait bir sorun oldugunu,sebenin temelde cahiliyet olduguna dair onlarca ornek verdim burada.
allah askına cıksın birisi,kurt sorunu hakkında desin ki "devlet kurtlere sunu yaptı."
Yazan: bercenay Tarih: August 24, 2006 10:46 PM
Sayın Bercenay,
Öyle bir soru sormuşsunuz ki, sanki Türkiye'de değil Papua Yeni Gine'de yaşıyormuşsunuz gibi algılansanız yeridir...
Sorunuz: Devlet Kürtlere ne yaptı ki?
Bu sorunun cevabı, tuğla ebatındaki bir kitabın konusu olacak niteliktedir ancak ben size ilk düşünüşte aklıma gelen bir kaç "yapılanı" ifade edeceğim ki lütfen iyi niyetimi sorgulamayın... Sonuçta hepimiz bu ülkenin bir ve bütün halinde mutlu huzurlu müferreh olması amacındayız...
Farkımız, siz "yapılanları" görmezden gelerek, benim gibileri ise "yapılanları" görerek ve bir daha yapılmamasını isteyerek çözüm bulma peşindeyiz...
"Yapılanlar":
1- Kurtuluş Savaşı sırasında Kürtlerden destek alınmış(Kürtlerin varlığı tanınarak), belirli vaadler verilmiş ancak bu vaadler unutulduğu gibi kimlikleri inkar edilmiş, varlıkları yok sayılmıştır. Allah vergisi dillerinin konuşulması yasaklanmış, kültürleri horlanmış,yaşatılması ve geliştirilmesinin önüne yüzlerce engel konmuştur.
Düşünün bir kere, Allah size bir dil veriyor, anneniz, babanız dedeniz neneniz o dille anlaşıyor...Devlet ise o dili "ilkel" olmakla itham edip, paçavra gibi yokolmaya mahkum ediyor ve konuşanları da kaba kuvvetle susturuyor, yok ediyor... eğer benden somut deliller isterseniz bu yapılanlar hakkında, elbette size sağlayamam, daha yaşım ne ki, ancak bunun böyle yapıldığına dair yüzlerce kitap, makale, görgü şahidi sağlayabilirim...Sn. Mustafa Akyol'un kitabı da bu konuda bir kaynak kabul edilebilir...Okumadıysanız okumanızı öneririm...
Bir mülki amir arkadaşım anlatmıştı...1980'li yılların başında henüz PKK yokken güneydoğuda görev yapmış...artık emekli...onun ağzından aktarıyorum..."hava soğuk... her tarafı 1 metreye varan karlar kaplamış... dondurucu bir ayaz her tarafa hakim olmuş... hava dumanlı...sokakta hemen hemen hiç kimse yok... Güneydoğunun ücra ilçelerinden birinde görev yapıyorum... soğuk bir gün üzerimi giyinip tebdili kıyafetle çarşıya çıktım, yalnız başıma... Caddeden yürüdüm, dar sokaklara saptım...dar bir sokağın köşesindeki bir dükkanın önünden geçerken içeriden hafif, çok hafif bir müziğin dışarı adeta sızdığını farkettim... Biraz kulak kabarttım...evet bu Kürtçe bir halk türküsüydü... geçmiş acıklı aşklardan bahseden, herhangi siyasi içeriği olmayan güzel bir türküydü... Dükkan bir saat tamircisiydi... İçeri girdim... Aniden içeri girdiğimi gören 70 yaşlarındaki ihtiyar saat tamircisi amca teybi kapatmaya fırsat bulamadı... ve... o eksi 20 derece soğukta buram buram terledi...yüzüne suçluymuş, suç üstü yakalanmış gibi mahcup bir ifade yayıldı... Bir şey söylemek istedi...Dili dönmedi... en sonunda zorla "çocuklar koymuş ta..." diyebildi...İhtiyarın bu denli zor durumda kaldığını görünce çok üzüldüm ve müziği duymamış gibi yaparak "selamün aleyküm hacı dayı...işler nasıl, inşallah bir sorunun yoktur" dedim...
Ama işte bu sahne, bu manzara beni yıllarca hüzünlendirdi...yıllarca beni huzursuz etti..."
Sn Bercenay, öz be öz Türk olan bu mülki amir arkadaşımın anlattığı sizce "yapılan ne ki?" sorusunun küçük ama vurucu bir karşılığı değil mi?
Bir ücra ilçenin, dar sokağının köşesindeki küçük bir dükkanda dinlenen basit bir türkü neden terlememize neden olabiliyor? neden bizi "çocuklar koymuş..." dedirtmek zorunda bırakıyor? Bu ihtiyarın çocuğu olsanız siz devlet hakkında ne düşünürsünüz?
Yıllarca Kürtlere "siz Türksünüz" dendi... Kendimizi Türk olarak kabul etmeye başlamıştık ki "Ulan Kırolar! Kürtten evliya, koyma avluya!" hakaretlerini işitmeye başladık... bizi zorla "öteki" olmaya, "öteki gibi" düşünmeye zorladılar... "ya biz de sizdeniz" dediğimizde "kıro" hakaretlerine maruz kaldık... bunun üzerine "evet...tamam...artık ben kıroyum, Kürdüm, ne yaparsanız yapın..." demeye başladık...
Ben mesela yıllarca tarlalarda ırgatlık yaptım... Kürt işçilere reva görülen muamelelerin onda birini size anlatsam, soluğu dağlarda alırdınız...
Eğer gerçekten Papua Yeni Gine'de yaşamıyorsanız
bunlardan biraz olsun haberiniz olması gerekir...
Eskiden en sevdiğim iki kelime vardı...birisi Kükürt diğeri Kürtaj idi...neden çünkü yasaklı Kürt kelimesini ancak bu iki kelimede görebiliyordum... işte böyle Sn Bercenay...
Amacım duygularınıza hitap etmek değil...Öyle anlaşıldıysam affetmenizi dilerim... Ancak "yapılan ne ki?" sorusu da bunca yaşananlardan sonra o kadar anlamsız ki?
selamlarımla...
Yazan: Vesna Tarih: August 25, 2006 11:15 AM
sayın Vesna;
kurt vatandaslar neden turklestirilmek istendi?
gerekce haklı mı?haksız mı?
yaslı amcanın eksi 20 derecede terlemesinin yıllar sonra sonucu 30 bin sehit mi olmalıydı?
30 bin sehidimizin kanını doken pkk'lıların ne kadarı kurt kokenli,ne kadarı ermeni,ne kadarı arap,ne kadarı turk?ve ne kadarı yabancı uyruklu.
tarlalarda ırgat gibi calısan kurt genclerin kaderini devlet mi belirliyor,yoksa o cocukları yetistiremeyen aileleri mi?
daglara cıkan kurt gencleri kendi istekleriyle mi cıkmıs yoksa,tehdit,zorlama veya kandırmacayla mı?kac kurt gencin ailesi tehdit edildi olumle haberiniz var mı?
15 yasında ortaya salıverilen ac-acık bir cocugun gelecegi neler olabilir?
istanbul'da insaatta mı calısacak.
yoksa para ve yasantıyla pkk tarafından kandırılıp daglara mı cıkartılacak?
uzgunun sayın Vesla,duygusal bir yazı yazmıssınız.ama icerik olarak elle tutulur bir sey goremedim.
Yazan: bercenay Tarih: August 25, 2006 05:30 PM
Sayın Bercenay,
Kürt sorunu tek boyutlu, tek nedenli bir sorun değildir ki, sadece eğitimsizlikle, ekonomik durumla, sosyal gelişmişlikle açıklayabilelim... Kürt sorunu tüm bu sebeplerin tetiklediği siyasi bir sorundur öncelikle...
Meseleye doğru teşhis konmadığı içindir ki, bu yurdun insanları olarak Türk ve Kürtler bugün hala kan ve gözyaşı dökmeye devam ediyor...
Düşüncelerimi serdederken asla PKK veya başka bir örgüt ya da grubu savunma amacım yok, olamaz da... Doğru sonuca/çözüme ulaşma yolunda doğru ve gerçekçi koşulları gözönüne almaya çalışıyorum o kadar...
Demişsiniz ki, Kürt vatandaşlarının Türkleştirilmesinin gerekçesi doğru mu yanlış mı? Anladığım kadarıyla siz doğru olduğunu düşünüyorsunuz...
Ben de diyorum ki, 80 yıllık cumhuriyet tarihimizde yapılan en vahim hata, en büyük yanlışlık budur... Bu anlayış yüzündendir ki, ülke nüfusunun yaklaşık dörtte biri 70-80 senedir temel insan hakları olan dil ve kültür ve kimlik hürriyetinden mahrum bir şekilde yaşamıştır... Bu anlayış yüzündendir ki, senelerce yüzlerce hapishane-zindan binlerce "Kürt vardır" diyenlerle doldurulmuş, vahşice işkencelere tabi tutulmuş, toplumun bir kesiminde travmalara sebep olmuş, meydana gelen isyanlarda binlerce kişi hayatını kaybetmiş, bir o kadar güvnlik görevlisi de şehit olmuştur...
Sayın Bercenay,
Madem "Kürt yoktur" politikası haklıydı, doğruydu, neden "Kürt realitesi" kabul edildi?
Madem "Kürtçe diye bir dil yoktur" politikası doğruydu, neden TRT'de Kürtçe yayınlar başlatıldı?
Madem bu gelişmelere mecbur kalınacaktı, neden yıllar yılı bu yasaklar, kısıtlamalar, zulümler yapıldı? Bu uğurda ölen/şehit olan binlerce kişiye yazık olmadı mı?
Neden 10 sene sonra nasıl olsa varılacak makul çözümlere şimdiden varılmıyor da, sayısız bedel ödenmesine göz yumuluyor?
Hepimiz biliyoruz ki, Kuzey Irak'ta bugün olmazsa yarın, yarın olmazsa öbür gün bağımsız bir devlet kurulacak, değil mi? Neden bunu veri kabul ederek ona göre politikalar belirlemiyoruz da, sonuçsuz kalmaya mahkum "vur, kır, tehdit et, düşmanlık yap" politikalarında israr ediyoruz. Hem, bugün dünyada Kürtlerden daha fazla bağımsız devlet olmayı hakkeden ve meşruiyeti olan başka bir etnik azınlık var mıdır? 1 milyonluk Doğu Timor'un bağımsızlığı mı daha meşrudur? 3-5 milyonluk Kafkas, Orta Asya devletlerinin bağımsızlıkları mı daha meşrudur?Onların mı tarihte bağımsız devletleri vardı şimdi bağımsızlıklarına meşruiyet sağlayan...
Kürtlerin Türkleştirilmesine evet diyorsunuz...Peki Türk azınlığın Bulgarlaştırılmasına, isim ve kimliklerinin yoksayılmasına, şehirlerinin isimlerinin değiştirilmesine de evet diyor musunuz?Eğer onlara da evet diyorsanız, o halde size söyleyecek sözüm olmaz...
Türk toplumunun ilginç özelliği empati kuramaması... 200 bin nüfuslu KKTC için bağımsız devlet isterken, 35 milyon Kürdün bağımsız BİR devlet sahip olmaması için savaş açmayı tercih ediyor...
Bizim düşmanımız yalnızca "dış mihraklar" değildir... sağlam bir bünyeyi tehdit eden dış etkenler bünyeye zarar veremez... Ancak bünye zaten yanlış tedavi yöntemleriyle hastalıklı hale gelmişse, en küçük etken bünyeyi etkiler, mahveder...
Kürt insanı özünde iyidir, çok alimler, veliler yetiştirmiş, çok hayırlı işlere imza atmışlardır... İslamın sevgili sultanı Selahattin de Kürttür, Bediüzzaman da Kürttür, Ziya Gökalp de Kürttür, Turgut Özal da Kürttür, Hikmet Çetin de, hatta Haydar Aliyev de...
Eğitimsizlik, cehalet ve çevresel etkenler olumsuz davranışlara sebebiyet veriyorsa, bu onların doğuştan kötü olduğunu göstermez... Aynı şartlara sahip olsanız siz daha mı farklı davranır sınız? Hiç bir devlet güvencesine sahip olmayan, yılın 12 ayı o memleketten bu memlekete kamyon kasalarında, traktör römorklarında, yaz kış demeden savrulan, uçsuz bucaksız tarlalarda kurulmuş çadırlarda yaşayan, emekleri toprak sahiplerince sömürülen, üç beş kuruş için ağustos sıcaklarının travma geçirtici sıcaklarında baygınlık geçiren insanlardan biri olsanız kazandığınız üç kuruşu 10 dakikada bir kesilen elektriğe yatırır mısınız...
Az çocuk yapsınlar...doğru, kesinlikle katılıyorum...ancak bunun için de eğitim sağlanması gerekmez mi? Biz yıllarca ne yaptık... Okullara dağlara "ne mutlu Türküm diyene" yazıları kazıdık... Sürgüne gönderilen askerler, öğretmenler, doktorlar zavallı insanlara hayvan muamelesi yaptılar, azarladılar, aşağıladılar, horladılar...
Beni horlayan birisi bana iyiliğimi söylese de kar etmez...
Demekki, toptan redçi, kesin hükümlü olmamak gerek...biraz empati kurabilmek şart...
selamlarımla...
Yazan: Vesna Tarih: August 28, 2006 09:45 AM
sayın mustafa akyol'a özgür ve gerçekçi düşünceleri dolayısıyla teşekkür ediyorum.gerçekten,en sonunda türkiyede tüm kesimlerin üzerinde uzlaşacağı nokta budur.bizde bir atasözü mevcuttur:yılan dosdoğru deliğine girer.yani türkiye halkı ve yönetimi,askeriyesi dosdoğru olmadıkça bu işe çözüm bulunmaz.bu kargaşa ve kör döğüş sürer gider.yararlanacaklar da iran,suriye v.b. leş kargaları devletlerdir.o yüzden eğri oturup doğru konuşalım.çözüm ne biliyor musunuz?madem hepimiz kardeşiz,biriz,sınıf ve milliyet farkı yok .o zaman gelin ortalama bir türk neye sahipse bir kürde de onu verelim.yani dili mi eğitim de kulanılıyor,kürtçeyi de kulanalım.hakimi,doktoru kendi diliyle mi konuşuyor.kürt avukat,hakim,doktor da kürtçe konuşsun.türkçe yayın yapan gazete,tv,radyo mu var;kürtçe yayın yapan da olsun.türk bayrağı mı var,kürt bayrağı da olsun,marşı da olsun.madem ayrılık ,gayrılık yok.hepimiz eşittiz,müslüman kardeşiz.neden bu ayırım,bu inkar.yoksa aslında biz müslümanız derken,gereklerini yerine getirmiyor muyuz?
Yazan: memmet melik Tarih: August 28, 2006 05:30 PM
sayın melik;
"çözüm ne biliyor musunuz?madem hepimiz kardeşiz,biriz,sınıf ve milliyet farkı yok .o zaman gelin ortalama bir türk neye sahipse bir kürde de onu verelim.yani dili mi eğitim de kulanılıyor,kürtçeyi de kulanalım.hakimi,doktoru kendi diliyle mi konuşuyor.kürt avukat,hakim,doktor da kürtçe konuşsun.türkçe yayın yapan gazete,tv,radyo mu var;kürtçe yayın yapan da olsun.türk bayrağı mı var,kürt bayrağı da olsun,marşı da olsun.madem ayrılık ,gayrılık yok.hepimiz eşittiz,müslüman kardeşiz.neden bu ayırım,bu inkar.yoksa aslında biz müslümanız derken,gereklerini yerine getirmiyor muyuz?"
bu ulkenin resmi dili turkcedir.
degisik yorelerde degisik sive ve diller konusulabilir.ozellikle guneydogu'da yaslı insanların bir cogu turkce konusamıyor,yazamıyor.
ancak burası turkiye ise burada turkce egitim verilir,turkce konusulur.oradaki kurt vatandaslarımızda cocuklarını okula gonderir,turkce egitim aldırır.
kurtce yerel veya bolgesel bir dil olarak kalır.
siz bugun yasal olarak kurtce'ye izin verirseniz,boluculerin ekmegine yag surersiniz.
birde bayrak cıkartırsanız,devlet kurdurmak icin bir adım daha atarsınız.
muslumanların bir sorunuda ayrılıkcılık sorunudur.
bir cogu aralarında anlasamazlar.
bugun ulkenin her yanına dagılmıs kurt kokenli bir cok vatandasımız var.
bahsettiginiz tipteki yaklasımlarla bu ulkeyi ne kadar zor bir duruma sokabileceginiz farkında degilsiniz sanırım.
lubnan'da cocuklar olurken,diger musluman kardeslerimiz seyretmekten baska ne yaptı acaba.en olumlu yaklasımı ve tepkiyi turkiye olarak yine biz yaptık.
gecmis donemde kuzey ırak'a yerlestirilen turk askerlerinin gorevi neydi biliyormusunuz?kuzey ıraktaki kurt grupların aralarındaki catısmayı onlemek.
turkiye'her donemde gorevlerini layıkıyla yerine getiriyor ve yapılması gerekenleri yapıyor.
Yazan: bercenay Tarih: August 28, 2006 10:50 PM
sayın Vesna;
"Bu anlayış yüzündendir ki, senelerce yüzlerce hapishane-zindan binlerce "Kürt vardır" diyenlerle doldurulmuş, vahşice işkencelere tabi tutulmuş, toplumun bir kesiminde travmalara sebep olmuş, meydana gelen isyanlarda binlerce kişi hayatını kaybetmiş, bir o kadar güvnlik görevlisi de şehit olmuştur..."
bu yazdıgınız benim icin elle tutulur bir seydir.eger bu iddianız dogru ise "kurt vardır" diyenlere zulum ve iskence yapılmıs.
bu yanlıstır.
diger taraftan;
biz yunanistanda veya bulgaristanda turk var diye o ulkelerde boluculuk yapma cabası icinde olmayız.ancak guneydogu'da kurt var diye gelecekte turkiye'den toprak talebi olması gibi bir durum sozkonusu.
su dil konusuna takıldım;
bakın guneydogu'da herkes istedigi gibi kurtce konusuyor.hatta batıda kendi aralarında bile konusuyorlar.
doguda kimse ses cıkartmıyor.ama batıda eskiden beri gelen onyargı yuzunden hos karsılanmıyor.
illede dil diyorsanız kurtler bir cogu kendi aralarında bile anlasamazlar.cunku kurtceninde siveleri vardır.peki bunların anlastıkları ortak dil ne turkce.
su an oradaki topluma kanser gibi yayılmıs asırı kurt milliyetciligi yuzunden okula katılım oranı bir turlu arttırılamıyor.neden?cunku cocuklar turkce ogrenecek.
bakın o yoreler nasıl bir yer;
bir arkadasım adıyamanda bir seyh oldugunu soyledi.adam topluma bir baktımı herkesin gonlu ferah oluyormus.adamın her defasında karsısında 4-5 bin kisi toplanıyor.
arkadasıma ne dedim biliyormusunuz?
yuzunu sakla ve o seyh'in yerine sen cık oraya ve bak.yine herkesin gonlu ferah olacak.
binlerce kisilik bir toplum bir seyh'in bakısından meded umuyor.
her sorunun ana kaynagı cehalet,oradaki toplum ve ozellikle musluman toplumu.
anlattıklarınızda gelecekte bolgede bir kuzey ırak ve guneydogu'yu icine alan bir kurt devleti kurulacagını sezinliyorum.
bu bahsettiginiz ozgurlukler verilse idi dahi bu sonuca gore guneydogu'yu kaybedecektik.
iki secenek var.alın kardesim diyarbakır'ı hakkari'yi,sırnak ve daha neresi ise.yasayın kurun devletinizi ne haliniz varsa gorun.diger gitmek isteyenleri oraya gonderelim.yasasınlar orada.
ikinci secenek;ulke sınırları degismez.ya sev ya terket politikası.
begenmiyormusun kardesim.gule gule.
nasıl bulgaristandan turkler ulkemize geldi.
bizde gondeririz kuzey ırak'a,orada kurtcede konussunlar,bayraklarıda olsun,marslarıda olsun,petrolleride olsun,herbirseyleri olsun.
Yazan: bercenay Tarih: August 28, 2006 11:18 PM
Sayın Bercenay,
Türkiye'de işkence yapılmamış mı diyorsunuz? Eminim bu cümlenizi okuyan herkes kendisine "acaba biz başka ülkede mi yaşıyoruz" diye sormuştur...
Size sadece bir kitap önereyim: Hasan Cemal'in "Kürtler" adlı kitabı... İlk 35 sayfada 1980'li yılların başında tutuklanan Felat Cemiloğlu'nun gördüğü işkenceler kendi ağzından anlatılıyor... insanın o işkenceleri okuyunca değil Türk, insan olduğuna utanası geliyor...
PKK'nın güç kazanmasını sağlayan en büyük etken işte Diyarbakır Askeri Cezaevi'nde yapılan "insanlıkdışı işkenceler" idi...
İnançlı olduğunuzu düşünüyorum... Sizin inancınız, vicdanınız, insafınız mahkumlara dışkı yedirilmesini, köpeklere "Allah" dedirtilmesini, cinsel tacizleri nasıl karşılar?
kendi adıma söyleyeyim... bir insan değil "Kürdistan"ı, olabilecek en kötü şeyi dahi savunsa ben o işkencelerin yapılmasına karşıyım... siz ne düşünürsünüz? vatan hainlerine müstehak mıdır? evet diyorsanız, sizinle asla aynı fikirde birleşmemiz mümkün olmaz...
Ne olursa olsun, insan "insan" olduğunu unutmamalıdır, insanlıktan çıkmamalıdır...
Sayın Bercenay,
Dil konusuna takılmanın alemi yok... Hiç olmazdı zaten, eğer Allah vergisi dil 80 yıl boyunca yasağa tabi tutulmasaydı... Bakın, dediğiniz gibi, bugün herkes konuşuyor, şarkılar dinliyor, TV izliyor... Peki ne oldu? ülke bölündü mü? Ne alemi vardı devletin bir "dil"e takılması... ne alemi vardı güzelim bir dili yasaklamanın, o dilde yazı yazmayı cezalandırmanın...
Kimse demiyor ki, Kürtçe serbest, Türkçe yasak olsun... sadece isteyen istediği dilde eğitim alabilsin... zaten merak etmeyin, Sn Mustafa Akyol'un da belirttiği üzere, bir çok sebepten dolayı Türkçe'yi tercih edecekler her zaman daha fazla olacaktır...
Kısacası yasak yoksa sorun da yok...yasak varsa sorun var... bu kadar basit işte...
Adıyaman'daki şeyhten bahsetmişsiniz... şunu söyleyeyim... sahte şeyh ve dervişleri, onların peşine takılanları ben de tasvip etmiyorum...Ancak Menzil Şeyhi ülkemizde saygı gören, İslami açıdan herhangi bir sapkınlık içerisinde olmayan kıymetli bir şeyh diye biliyorum... Eğer insanları doğru yola çağırıyorsa, ahlaki bozulmadan, sosyal hastalıklara düçar olmaktan koruyorsa, ona neden saygı göstermeyelim...
Kendi Kürdünü mutlu edersen, neden Kuzey Irak'a gitsinler... Türkiye ne çektiyse "ya sev ya terket" sloganlarından çekti...siz öyle derseniz, size de "ya sevr ya terket" derler...
bu sloganlardan biz bıktık artık... siz bıkmadınız mı?
selamlarımla,
Yazan: Vesna Tarih: August 29, 2006 01:56 PM
sayın Vesna;
oncelikle bir yanlıs anlamayı duzeltelim.
iskence konusunda sizinle aynı fikirdeyim.iskence yapmanın yanlıs oldugunu ifade etmek istedim,yanlıs anlamıssınız.
dil konusuna gelince;
resmi dil turkcedir.bu dilde egitim verilir.kurtce,lazca,cerkezce,zazaca vs dillerde egitim verilmez burada.kurtce egitim istiyorsa kuzey ırak'a gitsin.
zaten siz istesenizde istemesenizde,kurtler kendi dillerini ve kulturleri yasatıyor ve yasıyorlar.
su an avrupa'dan yayın yapan 6 adet kurt kanalı var.gidin guneydogu'ya en harabe yerlerde bile cift canak uydu vardır.basın kumandanın dugmesine ilk 6 kanal bu bahsettigim kurt kanallarıdır.
bunların icinde boluculuk ve pkk propagandası yapan roj tv'de var.avrupa teknolojiyi kullanarak boluculuk yapıyor.kurtlerde kurturlerini yasatıyorlar.bu arada kurt milliyetciligide hızlı bir sekilde yol alıyor.
seyh konusu;
bunları bana anlatan arkadasım bizzat oraya gitmis ve bu olayları yasamıs.
simdi soruyorum bu cok degerli zatı muhterem oraya giden insanlar icin ne yapıyor,kafasını sagdan sola cevirip ahaliye baktıgında.
tamam allah dostu olabilir.ama gecmiste de allah dostları vardı.ama 4-5 bin kisiye soyle bir bakıp iclerine nur doldurmuyordu.
kisinin amacı ilahi huzur ise araya baska birini koymasına ne gerek var.
yoksa o kisiler bir meded umdugu icin mi oraya gidiyorlar?
ahlaki bozulma icin ne yazık ki yapacak cok fazla bir sey yok.medya organları,televizyonlar sayesinde ne yazık ki geri donulemeyecek bir bozulma surecine girmis bulunuyoruz.
cocuklar okul servisi otobuslerinde evlerine "arabada bes evde onbes" turkusunu soyleyerek gidiyorlar.su sıralarda kenan dogulu'nun "cakkıdı cakkıdı" sarkısı cok moda.ne kultur kalacak ne ahlak,hızla gidiyoruz dibe.tutan yok.
bakın sizinle uzun uzadıya bu konuları konusmak isterdim ama burada daha once defalarca anlattım.tekrar tekrar aynı seyleri yazmakta istemiyorum.
su ana kadar yazmıs olduklarınızdan elle tutulur olarak bir tek iskence konusunu cıkarabildim.diger konularda ne yazik ki haklı oldugunuzu soyleyemeyecegim.
Yazan: bercenay Tarih: August 29, 2006 09:56 PM
Yaklaşık 37 yıl önce Samsunda askeri birliğimde yaşadığım bir olay var ki unutmak mümkün değil.Burada bunu anlatmak istemiyorum.Yukarda yazılanlarda da belirtildiği üzere devletin bu konuda yaklaşimı maalesef çok yalniş idi.Çevresine at gözlükleri ile bakmaya devam edip ,Doğu ve güneydoğu o dönemlerde bir sürgün ve tampon bölğe statüsü içinde idrak edildi..Devleti yönetenler o günlerden itibaren bu bölğeyi yönetmek yerine mecaz anlamında idare ettiler.
Yazan: bekir arda Tarih: September 25, 2006 03:59 AM