« İngilizce Makale: 'Islamocapitalism' | Ana Sayfa | İslam'a Dönenler »

June 19, 2006

İngilizce Makale: 'Join The Dissent From Darwinism'

Mustafa Akyol'un "Join The Scientific Dissent From Darwinism" (Darwinizm'e Bilimsel Muhalefete Katılın) başlıklı makalesi, İslam dünyasındaki en popüler haber ve düşünce sitelerinden IslamOnline'da yayınlandı. Akyol, makalede, Seyyid Hüseyin Nasr gibi İslami otoritelerin yorumlarına dayanarak Darwinizm'i İslami açıdan yorumluyor ve bilimi materyalist dogmaya göre çarpıtan bu teoriye karşı bilimsel bir muhalefet göstermeleri için Müslüman bilim adamlarına çağrıda bulunuyor.

Yazan: WebMaster Tarih: June 19, 2006 02:55 PM

Okur Yorumları

(NOT: Yazılar üzerine yapılan yorumların sitede yer alması, bunların Mustafa Akyol tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına kesinlikle gelmez. Aksine, farklı ve karşıt görüşleri ifade eden yorumlar da kabul edilmektedir. Ancak saldırgan, düzeysiz veya konuyla ilgisiz yorumlar reddedilecektir. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, standart yorum kurallarını dikkate almanız önemle rica olunur.)

Mustafa Bey,

Cok sevdigim sitelerden birinde cok saygi duydugum Islam alimi Prof. Nasr'in fikirlerini de iceren makaleniz ve Darwinizm'e muhalefet girsiminize muslumanlardan daha fazla destek arama cabanizdan dolayi sizi tebrik ederim. Darwinist evrim ve AT konusundaki fikirleriniz konusunda cogunlukla bu site sayesinde epeyce bilgi sahibi oldum. Eminim muhteva konusunda tartismalar burada da devam edecektir.

Ben daha once uzerinde pek kafa yormadigim, sizin yazinizda gecen "AT Muslumanlar tarafindan neden yeteri kadar destek bulmadi" (mealen) sorunuz uzerinde simdi akilma gelen bir iki dusunceyi paylasacagim musadenizle.

Siz ABD kokenli "yaratiliscilar", onlarin "genc dunya teorisi" ne neden bir muslumanin suphe ile yaklasiyor olabilecegini guzel izah etmissiniz yazinizda. Bende diger bir faktorun sadece ne soylendigne degil kimin soylediginin de hasaba katilmasi olabilecegini dusunuyorum.

Yakin ve musahhas bir ornekle ne demek istedigimi aciklamaya calisayim. Bir sure once Irak isgaline karsi cikan bir gruba uye idim. Once isler iyi gidiyordu; ben de onlar gibi Irak'taki ABD isgaline, ve Iran'da aynisinin tekrari tehlikesine karsi cikiyordum. Diger uyeler arasinda Islami hassasiyeti olana pek rastlamamistim ama onemli degildi. Sonralari bu is Irak savasina karsi olma mecrasindan cikti, Bekir Coskun'un, bilmem ne soyalist partisinin, TRT ciftilginde istedikleri gibi at oynatma "haklari tehlikeye giren emekcilerin" haklarini koruma platformuna donustu bu "dava". Bu "dava" icin pekte "cagdas" aktiviteler duzenleniyordu. Bunlardan birinde sadece 50 lira karsiliginda Beyoglu'nda bir barda "icebildigin kadar" iciyordun sonra da bir diskoda dans ediyordun. Tabii Felluce'li cocuklar icin.

Solyedigimi anlatmak icin bu kadar uzun ornege gerek yoktu ama bunu sistemimden cikartmak icin bahane yaptim herhalde. Gelmek istedigim nokta su:

Bircok musluman'in AT'ye supheli yaklasmasindaki sebeplerden biri de AT'cilere supheli yaklasmalari olabilirmi acaba? Ben ID Network veya Discovery Institute'un onderleri, operatifleri hakkinda arastirma falan yapmadim ama cesitli vesilelerle -ilginctir ozellikle bizdeki din dusmani cevrelerce- bu gundeme getrildi. Ozellikle bunlar arasinda ABD'deki "sevimsiz Hiristiyanlar" diyebilecegim protestan, evangelist kokenlilerin varligi acaba ozellikle Bati dunyasindaki muslumanlari supheye sevkeden sebeplerden olabilirmi?

Yanlis anlasilmasin ben AT'nin kendi meritleri ile degerlendirilmesini savunuyorum tabiiki. Yaptigim sadece bahsettiginiz ilgisizlik fenomeninin muhtemel sebeplerinden birine isaret etmek.

Allah'tan gayretlerinizi hedefine vasil etmesini diliyorum.

Selam, saygi ve muhabbetlerimle

Yazan: Bekir L. Yildirim Tarih: June 19, 2006 07:01 PM

Bekir bey,

Bu gayet bilgece yorumlarınız için teşekkür ederim. Tarif ettiğiniz anti-işgal grubu tahmin edebiliyorum. Bu gibi sol eğilimli çevrelere uzak duruşumun bir nedeni, tam da sizin tarif ettiğiniz garipliklerdir. (Bir de bunların ABD'ye karşı sosyalizmden gelen "daimi karşıtlıkları" yerine, "dengeli eleştiri ve diyalog" yaklaşımını kendime daha uygun buluyorum.)

ATciler konusuna gelince; AT'nin ardında belirli bir Hıristiyan cemaat veya kilise yok. Hareketin liderlerine bakarsanız, Katolik, Prespiteryen, Baptist ve hatta Yahudi isimler görebilirsiniz. Bunlar İslam'ı çok seven insanlar mı? Evet demek zor, ama İslam'a karşı hiç bir olumsuz tavırlarını da görmedim. (Genelde "Southern Baptist"ler arasından çıkan fanatik İslam karşıtlarına AT haraketi içinde pek rastlamadım. Bunda AT hareketinin daha entellektüel bir çevre olmasının da rolü var.)

Öte yandan, zaten AT hareketine girenler "asıl düşman materyalizmdir" bilincine sahip oldukları için, diğer dinlere karşı "ekümenik" davranma eğilimindeler. Bunun pek çok örneğine bizzat şahid oldum.

Bir de şu var: İslam hakkında bazı önyargıları olanlar var kuşkusuz, bunlar da makul Müslümanları görünce ezber bozuyor ve farklı düşünmeye başlayabiliyorlar. AT'nin belki de en önemli fikir babası sayılabilecek Phillip Johnson'ın, örneğin, bir kitabında Islam hakkında biraz olumsuz bir kaç paragraf vardı. Sonrasını şuradan okuyabilirsiniz:

http://www.thewhitepath.com/archives/2005/07/phillip_e_johso.php

Selam, saygi ve muhabbetlerimle,

M.A.

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: June 19, 2006 08:06 PM

Endülüs'ü deki bilim irfan ve irşad ortamının tekrar hayata geçebilmesi için ezberlerin yıkılması şart. Nasıl ki Prof. seviyesindeki insanların bile Batı cephesinde kendilerince bir Doğu imgelenmesi var ve gerçek durumla pek alakası yoksa,bizdeki Hristiyan ve Yahudi algısınında Batı ile çok alakası yok.Ezber aynı yerler farklı.Mühim olan sayın Akyol gibi sayduyu sahibi insanların her iki taraftada köprülere tuğlaları koyması.Bunun Avrupa birliği gibi bir eritme potasında olması yerine sanırım Entellektüel ve akademik olarak oluşturulması çok daha pozitif sonuçlar doğuracaktır.Çünkü benim de dahil olduğum büyük çoğunluk Hıristiyanlar yada Yahudilerin İslamı diğer kutup gördüklerini biliyor.Şurası muhakkak AT hareketine girenler "asıl düşman materyalizmdir" bilincine sahip oldukları için, diğer dinlere karşı "ekümenik" davranma eğilimindeler demiş Sayın Akyol evet Darwinizmin kavramsal Krallığı yok etmek için herkesin Kral çıplak demesi gerekecektir.Bu çabaların en sonunda,bir sulh ortamı yaratma için siyasi bir altyapı oluşturacağını ümit edelim ve ümit edelim ki haçlıların torunları dedelerinin yaptığı hataları tekrarlamasınlar.Bugün bile müslümanlara iyi niyet ve dostlukla yaklaşılsa hala ben müslümanların buna kat ve kat iyisi ile karşılık verecek ruh yüksekliğine sahip olduğunu düşünüyorum.Tek gereken,AT gibi platformların insanların biribirlerini öğrenerek tanımasına vesile olması yoksa diyalog dediğimiz şey bir şeylerde fedakarlık etmekse biz onu son dört yüz senedir fazlasıyla yapmaktayız, ve takatımız kalmadı..

Yazan: Mustafa Ajlan Abudak Tarih: June 19, 2006 08:58 PM

"Darwinism is indeed a dangerous idea, and the reason for that is its seemingly scientific affirmation of the naturalist philosophy."

Bu cümle bana Daniel Dennett'in bir kitabının adını hatırlattı : Darwin's Dangerous Idea . Dennett ortodoks bir darwinist. O'na göre darwinizm inançları eriten evrensel bir asit.

Mustafa Bey ile Dennett aynı görüşte değiller elbette ki. Nitekim Mustafa Bey yazının ilerisinde şunu ekliyor:

"However this "danger" is not too hard to deal with because Darwinism is in fact a pseudo-scientific theory."

Dennett "darwinizm tehlikesi"ni anlaşılan "too hard" görmek ve göstermek çabasında. Bunu da yerleşik naturalist paradigmaya yaslanması ile açıklamak gerek.

Peki nedir bu 'tehlike'? Bunu insanoğlunun o son derece düşkün olduğu hedonist bataklığa sözde bir haklılanma sunmasında görebiliriz. Benjamin Wiker'ın "Moral Darwinism: How We Became Hedonists" adlı kitabından bu konuda pek çok şey öğrenilebilir.

Saygılar...

Cengiz Cebi, felsefe öğretmeni

Yazan: cengiz cebi Tarih: June 20, 2006 03:11 AM

Darwin ve AT konusunun önemini anlamak için Sn Akyol’un ISLAMONLINE’da yayinlanan sözlerini okumus olmak gerek :

…It will also have a deeper intercivilizational message: that the world is not necessarily divided between East and West, and that people of good faith and reason in all civilizations can join...

Sanirim müslümanlar bu konuyla ilgilenmiyorlar çünkü :
Ortadogu’daki savaslar zihinleri fazlasiyla mesgul ediyor,
Müslüman devletler bilime uzun zamandir sirt çevirdiklerinden siradan müslümanlar da bu konuyla ilgilenmiyor.
Bilim – Din çatismasi Islâm geleneginde olmadigi için bu tür tartismalar bize ortaokul yillarini, Zafer ve Sizinti gibi dergilerde çikan “Baligin üstünde ALLAH yazisi bulundu!” gibi haberleri hatirlatiyor.
Hristiyan ve yahudilerde görülen “bir tür süphe” bizde yok. Inanan müslüman zaten inaniyor, bilimsel kanit aramiyor. Oysa Avrupa ülkeleri ve Israil kökenli bir çok arkeolog Tevrat ve Incil’de adi geçen yerlere gider, kazilar yapar.

Bilmiyorum doktora sahibi olmayan müslümanlar bu konuda ne yapabilir? Belki biz de bir mühendisler arasi imza toplayabiliriz. (Sanirim Bekir Bey de mühendis) Ne de olsa tasarim bizim meslegimizin temel bir parçasi! Ve ateist mühendislerin bile itiraz edemeyecegi kesin olan su ki hiç bir sey kendi kendine tasarlanamaz . Aksi takdirde bu meslegin bir anlami kalmazdi.

Diger yandan, bioloji uzmani olmadan bile ribozom gibi bir organin yaninda insanin tasarladigi en karmasik sistemlerin (meselâ bir hava alani kontrol sisteminin) çok “basit” kaldigini görmek mümkün.

Baris yolundaki bu çabanin basarili olmasi umuduyla

Yazan: Tunç Tarih: June 20, 2006 03:22 PM

Yorum Ekleyin...





(you may use HTML tags for style)