« Evet, Tehlikenin Farkındayız | Ana Sayfa | CumhurbaÅŸkanı'na Muhalefet Åžerhi »
April 13, 2006
DUYURU: TV'de Yeniden Kürt Sorunu
Mustafa Akyol, yarın (14 Nisan Cuma günü) SkyTurk TV'nin haber bültenine 14.30'da konuk olacak ve Kürt sorunu hakkındaki görüşlerini aktaracak. Pazar günü (16 Nisan) saat 12.05'te ise gazeteci Doğan Hızlan'ın hazırlayıp sunduğu ve CNNTürk'te yayınlanan Karalama Defteri adlı programın konuğu olarak, Kürt sorunu hakkındaki kitabının içeriğini tartışacak.
Son dakika notu: Yayın akışındaki bir değişiklik nedeniyle SkyTurk TV'deki program gelecek haftaya ertelendi.
Yazan: WebMaster Tarih: April 13, 2006 01:53 PM
Okur Yorumları
(NOT: Yazılar üzerine yapılan yorumların sitede yer alması, bunların Mustafa Akyol tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına kesinlikle gelmez. Aksine, farklı ve karşıt görüşleri ifade eden yorumlar da kabul edilmektedir. Ancak saldırgan, düzeysiz veya konuyla ilgisiz yorumlar reddedilecektir. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, standart yorum kurallarını dikkate almanız önemle rica olunur.)


tv programlarında kendinizi ifade etmekte zorluk yasıyormussunuz gibi bir izlenime kapılıyorum.kitabınızı okuyan herkes cok begendigini yazıyor.
tv programramlarında kibınızın icindeki anafikri ve bahsi edilen kurt meselesinin ozune inerseniz,bizlerde konuyu daha iyi anlamıs ve kavramıs oluruz.
kurt sorunu ifadesini ilk defa basbakanımızın agzından duydum.bu sorunun oncesi varmı?pkk ile kurt sorununun bir iliskisi varmı?
madem ortada bir kurt sorunu var,kurtlerin sorunu ne?
Yazan: bercenay Tarih: April 13, 2006 02:25 PM
Sayın Bercenay,
Gördügüm kadarıyla Kürt sorunu konusundaki tezlerime pek ikna olmuş değilsiniz. Sorun değil. Kitabı okudunuz mu peki? TV'de ne söylüyorsam, kitapta onu detaylı şekilde savundum.
"Dış mihraklar" söylemi, Türkiye'deki "devlet"in yaptığı hataları kabul etmemek ve böylece sürdürmek için kullandığı bir yöntem. "Bizde hiç bir sorun yok, her şey bu kötü niyetli dış güçlerden kaynaklanıyor" deyince, mesele çözülmüyor ve çözülmesinin önü açılmıyor.
Oysa hiç bir dış güç bize "Kürt vatandaşlarınızı reddedin, dillerini yasaklayın, kültürlerini yok etmeye çalışın" demedi. Biz kendimiz bunu yaptık ve sorunun en büyük kaynağı bu.
PKK ise bu sorunun bir ürünü. Başka ürünleri de oldu ve halen de var. PKK'nın elbette dış güçler tarafından desteklenmesi önemli bir sorun, ama meseleyi buna indirgemek çok yanlış.
"Batılılar niye Diyarbakır'a gidiyor" sorusunun da cevabı var: Çünkü Türkiye'nin en büyük sorunu olan Kürt sorununun merkezi orası. Demokrasi eksikliğinin en çok hissedildiği yer de muhtemelen yine orası oldu, uzun zaman boyunca.
Bir de "ikinci Özal dönemini yaşıyoruz" demişsiniz. Keşke yaşayabilsek...
Saygılar
M.A.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: April 13, 2006 04:19 PM
"Gördügüm kadarıyla Kürt sorunu konusundaki tezlerime pek ikna olmuş değilsiniz. Sorun değil. Kitabı okudunuz mu peki? TV'de ne söylüyorsam, kitapta onu detaylı şekilde savundum."
pek ikna olmus degilim,dogrudur.
kitabı okumadım,sadece tv programınızı seyrettim.
""Dış mihraklar" söylemi, Türkiye'deki "devlet"in yaptığı hataları kabul etmemek ve böylece sürdürmek için kullandığı bir yöntem. "Bizde hiç bir sorun yok, her şey bu kötü niyetli dış güçlerden kaynaklanıyor" deyince, mesele çözülmüyor ve çözülmesinin önü açılmıyor."
siz devletin hata yaptıgını ve bu hataları kabul etmedigini soyluyorsunuz.devlet ne hata yapmıs?devletin kurtlerle sorunu ne?ortaya atılan ve aslında cozumu olmayan bir kurt sorununu nasıl cozeceksiniz?
"Oysa hiç bir dış güç bize "Kürt vatandaşlarınızı reddedin, dillerini yasaklayın, kültürlerini yok etmeye çalışın" demedi. Biz kendimiz bunu yaptık ve sorunun en büyük kaynağı bu."
sayın akyol;94-95 yılları arasında sivil olarak bilgol'de yasadım,kurtlerle ic ice.ayrıca diyarbakır,urfa ve mardin'de de bulundum.
kurt vatandaslarını kim reddetmis?
adamlar hergun benim yanımda kurtce konusuyorlardı,dillerini kim yasaklamıs?
kulturlerini kim yoketmeye calısmıs?
"PKK ise bu sorunun bir ürünü. Başka ürünleri de oldu ve halen de var. PKK'nın elbette dış güçler tarafından desteklenmesi önemli bir sorun, ama meseleyi buna indirgemek çok yanlış. "
pkk bu sorunun urunu felan degildir.rahmetli ozal'ın bir avuc capulcu dedigi yavas yavas buyuyen organize bir harekettir pkk.hatta bilgol'de iken basını tunceli cevresindeki ermeni beyin takımının cektigi duyumlarını almıstım.akrabaları pkk tarafından kacırılan kurt arkadaslarım vardı.elin pkk'lısı kurt gencleri kandırarak veya zorla kacırarak daga cıkartır.sonrada geri donersen aileni oldururuz diye tehdit eder.
""Batılılar niye Diyarbakır'a gidiyor" sorusunun da cevabı var: Çünkü Türkiye'nin en büyük sorunu olan Kürt sorununun merkezi orası. Demokrasi eksikliğinin en çok hissedildiği yer de muhtemelen yine orası oldu, uzun zaman boyunca. "
yarın hemen diyarbakır'a gidin bakın,arastırın.izmir'deki demokrasi ile diyarbakırda'ki demokrasi ve insan hakları arasında bir fark var mı?bu demokrasi denen sey izmir'de farklı diyarbakır'da farklı mı isliyor.
ortada gercek bir kurt sorunu yoktur.
kurtler yıllardan beri tbmm'de temsil edilmektedir.hatta bugun ku ic isleri bakanımız kurttur.
bunca yıldır gerek basbakan,gerek bakan,gerekse milletvekili duzeyinde temsil edilen bir halk'ın agzı dili yokmusmuda bu gune kadar bu sorunlarını dile getirmemisler.yada dile getirmislerde devlet baba bu sorunlara cozum bulmamıs.
hadep,dehap,dtp gibi siyasi partiler neden pkk'nın siyasi uzantısı olmaktan kurtulamamıslardır.batıda bu kurt vatandasların cogunlukta oldugu bolgelerde bu partilerin ciddi sayılabilecek oy oranlarına sahip oldugunu goremiyormusunuz?
kurt vatandasları neden bu pkk'nın siyasi uzantısı durumundaki bu partiler kanalıyla temsil edilmek istiyor.
doguda kaldıgım donemde tezlerinizi guclendirecek bazı olaylar ilede karsılastım.ordunun icindeki bazı guclerin pkk sorununun devamını istedigi yonde duyumlar aldım.neden?
oradaki halk kadar guvenlik gucleriylede ic iceydim.operasyonda kıstırılan 30-50 kisilik bir pkk'lı grubu oldurmek yerine,geri cekilme olayları yasanıyordu.
yakıp-yıkılan koyle,sehre goc edilmeye zorlanan koyluler.
hicbir ulke kendi sınırları icindeki bir halkın kotu olmasını istemez.daha once yazdıgım yazıları dikkatli bir sekilde tekrar okumanızı oneririm.
turkiye'bir hata yapmıs,ortaya kurt meselesi cıkmıs.yapılan bir hata bu derecede bir kurt meselesinin bu hallere gelmesini saglamaz.ustelik bu halklar ic ice yasarken ve mesliste sonuna kadar temsil edilirken.
dış ducler,orada yasayan halkın toplumsal cehaleti.ana unsur bunlar.
cozum;egitim,ve su asamadan sonra pkk'ya karsı guclu askeri mudahale.
bunlar yapılmazsa sizde ulkeyi bolmeye calısanlara canak tutmus olursunuz.bunu oturup tekrar dusunun derim ben...
Yazan: bercenay Tarih: April 13, 2006 06:04 PM
Sayın Bercenay,
Tüm bu itirazlarınızın cevabı niteliğindeki bilgiler kitabımda var. Onları yeniden tek tek anlatmak vakit kaybı olur.
Eğer cevapları merak ediyor iseniz, kitabı önereyim size. Yok eğer "gerek yok, zaten bir kanaate sahibim ve bundan memnunum" diyorsanız, bunu da saygıyla karşılarım.
Saygılar,
M.A.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: April 13, 2006 06:11 PM
"Çünkü Türkiye'nin en büyük sorunu olan Kürt sorununun merkezi orası."
bu sozunuz gozumden kacmıs;
Türkiye'nin en buyuk sorunu Kurt sorunu,oylemi?
ben 1974 dogumluyum.1980 sonrası yasanan olayların idrakindeyim.hayatım boyunca "Kurt Sorunu" ifadesini ilk olarak Recep Tayyip Erdogan'ın agzından duydum.Bu acıklamayla birlikte ortalık karıstı.
ikinci olarak sizin agzınızdan isitiyorum.ve diyorsunuz ki;kurt sorunu turkiye'nin en buyuk sorunu.
memleketin;pkk sorununu gectik.ekonomik ve siyasi istikrarsızlık sorunlarını gectik.en onemli sorun kurt sorunu.
sayın akyol;siz ne yapmaya calısıyorsunuz?
Yazan: bercenay Tarih: April 14, 2006 02:34 PM
Sayın Bercenay,
Kürt sorunu terimini bir Erdoğan'dan bir de benden duymuş olmanız, sorunun ne kadar vahim noktada olduğunu gösteriyor bence...
Ben de çocukken "Kürt" kelimesini bile duymamıştım. Ama bizim duymamışlığımız, 80 yıllık büyük bir toplumsal gerilimin ve çatışmanın varlığını ortadan kaldırmıyor. Aksine, meselenin ne kadar garip bir noktada olduğunu gösteriyor.
Size yine kitabı okuma tavsiyesinde bulunmak dışında bir şey söyleyemeyeceğim...
Saygılar
M.A.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: April 14, 2006 02:42 PM
kitabı okumak artık sart olmustur.
umuyorum ki;
ben yanılmıs olayım,siz haklı cıkın.
Yazan: bercenay Tarih: April 14, 2006 02:56 PM
Sayın Bercenay,
Sağduyunuza ve nezaketinize teşekkür ederim. Kitap-sonrası yorumlarınızı beklerim.
Saygılar
M.A.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: April 14, 2006 03:12 PM
Mustafa bey,
Sayın Bercenay'ın bu konudaki görüşlerine yürekten katılıyorum. Mütareke basının kitabınıza övgüler yağdırmış olması hiçbir şeyi değiştirmiyor. Ülkeyi bölmeye çalışanlara çanak tutmaktan başka.
Dağlardaki eli silahlı militanların başı ezilmedikten sonra, yurtiçi ve yurtdışı bölücü terör yardakçıları bertaraf edilmedikten sonra doğuda ve güney doğuda hiçbir sorun ç-ö-z-ü-l-e-m-e-z.
Sağlam temeller üzerine kurulmuş çağdaş insan aklının ürünü Türkiye Cumhuriyeti'nde Kürt sorunu diye bir sorundan bahsedebilmek için bugün bütün büyük illerimizdeki en ünlü restoran, otel, tatil köyleri, sanayide, tarımda ve inşaat sektöründeki ünlü şirketlerin sahiplerinin hep KÜRT olmaması gerekirdi. Bırakın Cumhurbaşkanın, Başbakanın, bakanların, meclis başkanın, genel kurmay başkanlarının KÜRT olabileceğini..
Siz hiç duydunuz mu, anayasaya rağmen bizim ülkemizde sen kürtsün, lazsın, çerkezsin, gürcüsün, arnavutsun, boşnaksın milletvekili, bakan olamazsın, asker, general olamazsın dendiğini?
Eğer bu ülkede Kürt sorunu varsa neden büyük ve ünlü restoranların, otel ve tatil köylerinin, büyük ticari ve sanayi şirketlerinin sahipleri çoğunlukla hep Kürt tür?
Bölücü ve ayrılıkçı Kürt problemi Cumhuriyetin ilk yıllarında bertaraf edilmişken 20 yıl önce Özal döneminde tekrar palazlanmıştır. Bu filmi daha önce bir çok kez izledik. Kitabınız Kürt sorunu adı altında aslında Türkiye de ne yapılmaya çalışıldığına en güzel örnek.
Dış güçlerin maşası kimileri din elden gidiyor adı altında, kimisi Marksist Leninist maskesiyle, kimileride sözde özgürlükler ve insan hakları adı altında Laik Demokratik Cumhuriyetimizi yıkmaya, bölüp parçalamaya çalışıyorlar. Türkiye Kürtlerini Irak, İran ve Suriye Kürtleri gibi satın alabileceklerini sananlar daha çok beklerler. İstedikleri kadar kışkırtsınlar Türkiye Kürtleri ülkesini ve kardeşlerini hiçbir zaman satmazlar.
Mustafa bey Kürt sorununu tekrar iyice düşünün isterseniz. Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan gibi. Keşke bu kitabı yazmadan ya da piyasaya sürmeden önce bir kez daha iyice düşünseydiniz.
Saygılar,
Ataman ErtuÄŸrul
Yazan: Ataman ErtuÄŸrul Tarih: April 14, 2006 04:20 PM