« December 2005 | Ana Sayfa | February 2006 »

January 31, 2006

Kur'an'ın Tümü Evrensel midir?

Dikkatimi çekiyor; site içinde yürüyen tartışmalarda Kur'an'ın evrensel bir kitap olup olmadığı konusu da arada bir gündeme geliyor. Bu, zaten uzun zamandır İslam dünyasında ve hatta Batı'da tartışılan bir konu. Müslümanların çoğu, İlahi mesajın evrenselliğine inandıkları için, Kuran'ın tümünün tüm çağlar için geçerliği olduğunu savunuyor. Buna karşılık İslam'a eleştirel yaklaşanlar, cariyelik, kölelik hukuku gibi konulara dair ayetleri göstererek, bunların o devre ait hükümler olduğunu belirtip, buradan hareketle de "Kur'an bu devre bakmaz" diyorlar.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:37 PM | Yorumlar (43)

January 28, 2006

'Soyu Tükenen' Avrupa'da İslam'ın Geleceği

[28 Ocak 2006 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]

Londra'daki ünlü Merkez CamiiGeçen hafta bu sütunda Avrupa ülkelerinin çoğundaki düşük doğum oranlarından söz etmiş ve kıtanın yerli nüfusunun giderek azaldığına işaret etmiştim. Bunları yazarken kaynak olarak kullandığım, Mark Steyn imzalı ve "Mesele Demografi: Batı'nın Yok Olma Tehlikesiyle Yüz Yüze Oluşunun Gerçek Nedeni" başlıklı The Wall Street Journal makalesinde, "soyu tükenen" Avrupa'da İslam'ın geleceği konusunda da önemli ve iddialı yorumlar var.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:55 AM | Yorumlar (9)

January 23, 2006

Anlama ve Eleştirme Usulü Üzerine

Son yazılarım üzerine bazı okurların getirdiği eleştiriler, Türkiye'de yaygın olan bir problemin yeni dışavurumları niteliğinde. Bu problem, her türlü meselenin siyah-beyaz katılığında algılanması ve bir bütünün bir parçasına getirilen eleştiri karşısında, o bütünün tümünü savunma tepkisi verilmesi.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 02:13 PM | Yorumlar (27)

January 21, 2006

Avrupalıların Soyu Neden Tükeniyor?

[21 Ocak 2006 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]

"Eğer bir yıllık zenginlik istersen buğday yetiştir; on yıllık zenginlik istersen ağaç yetiştir"... Ünlü bir Çin atasözü böyle başlıyor ve şöyle devam ediyormuş; "ama eğer yüz yıllık zenginlik istersen, insan yetiştir."

Bu atasözü, The Economist dergisinde geçtiğimiz ağustos ayında kapak dosyası olarak yayınlanan "Çin Dünya Ekonomisini Nasıl Yönetiyor" başlıklı makalede yer alıyordu. Yazıda Çin'in ekonomik gücü ile ilgili pek çok veri analiz ediliyor, ancak sonuçta "Çin'in yükselişinin" en büyük unsurunun yüksek nüfus olduğuna vurgu yapılıyordu.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:42 AM | Yorumlar (32)

January 18, 2006

İlginç Bir Soru: "Aşk mı, Para mı?"

Bir köşe yazısından öğrendim ki, bir cips markası, ürün paketlerinin içine, üzerinde "aşk mı yoksa para mı?" yazan bir kupon yerleştirmiş. Tüketicilerden beklenen, iki şıktan birini seçip Turkcell'e mesaj yoluyla bildirmeleriymiş. Ve bu kampanyaya yaklaşık 1.5 milyon kişi katılmış...

Bu bilgiyi veren makale söz konusu reklam kampanyasının ekonomik getirisinden söz ediyor, ama benim ilgimi çeken nokta başka: Belli ki kampanyayı organize edenler, insanın mutlu olabilmesinin, aşk veya parayla — veya her ikisiyle birden — sağlanabileceğine inanmışlar. Kampanyaya katılan 1.5 milyon insan da belli ki bu "inanca" katılmış. Muhtemelen hiç birinin aklına, insanı mutlu edebilecek başka bir şey gelmemiş...

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 08:34 PM | Yorumlar (53)

January 14, 2006

İslam'ın Şehirleri Neden Böyle?

[14 Ocak 2006 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]

Şeytan taşlama yolundaki izdiham nedeniyle yaşamını yitiren hacılarİslam'ın en kutsal kenti Mekke'de, kutsal hac ziyareti sırasında izdiham yaşandı ve 350 kadar hacı yaşamını yitirdi. Ortada terör saldırısı, silah, bomba yok; sadece kalabalıkların düzensizliği ve paniği var. Akıl alır gibi değil...

Aklın daha da alamadığı, buna benzer felaketlerin sürekli yaşanması. Son 15 yıldır bir kaç senede bir hac sırasında hep izdiham yaşanıyor, onlarca, yüzlerce Müslüman birbirini ezerek can veriyor. Facia sürekli tekrar etmesine rağmen, ne Suudi devleti doğru dürüst bir tedbir alıyor ne de başka Müslüman organizasyonlar...

Acaba neden? Neden Müslümanlar güvenli ve sakin bir biçimde hac yapmayı başaramıyor? Neden yeni bir problem olan "kalabalık" sorununa bir çözüm üretemiyorlar? Bundan yüzyıllar önce, dünya nüfusunun da, Müslümanların da, hacıların da sayısının çok az olduğu bir dönemde şekillenen hac yapma usulünü, biraz adapte edip daha güvenli hale getirmeye çalışmıyorlar?...

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:01 PM | Yorumlar (92)

January 12, 2006

'Kurban Bayramı'nda Kurban Kesmek Gerekli midir?

Kurban Bayramı'nı yaşadığımız şu günlerde Türkiye sokakları bir kez daha feci manzaralara sahne oluyor. Ulu orta ve bilinçsizce kesilen hayvanların çektiği acı, ortaya dökülen kan ve et, sadece Türk değil dünya medyasına da çirkince yansıyor.

Oysa İslam'ın temel kaynağı olan Kuran'da "Kurban Bayramı" olmadığı gibi, her yılın belirli bir vaktinde kurban kesmeyi emreden bir hüküm de yoktur. Kurban, ayetlerde sadece Kabe'ye yapılan hac ziyaretinin bir parçası olarak geçer. Hacca gitmeyenlerin de hac döneminde kurban kesmesi gerektiği fikri, zaman içinde gelişmiş bir "yorum"dur. Ve dolayısıyla İslam'a göre, her yıl kurban kesmek "farz", yani Allah'ın doğrudan emrettiği bir eylem değildir.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:49 PM | Yorumlar (63)

January 10, 2006

Din ve Medeniyet Üzerine Bir Kaç Tespit

Tüm okuyucuların Kurban Bayramını tebrik ederim.

Bugün Türk basınından iki yazı önereceğim. Birisi, Milliyet yazarı Hurşit Güneş'in "Dinle Kalkınma İlişkisi" başlıklı makalesi. Sayın Güneş, Türkiye'de bir kesimde hayli yaygın olan, bu sitenin bazı okurları tarafından da paylaşılan "dinin toplumları geri bıraktığı" efsanesinin neden yanlış olduğunu örnekler vererek anlatmış.

Yine Milliyet'te, Taha Akyol'un sütununda ise, Suudi Arabistan'ın resmi mezhebi olan Vahabilik ile "Osmanlı İslamı" arasındaki farka vurgu yapan önemli bir makale var. Akyol, "Türkler'in İslam öncesinde daha ileri bir medeniyete sahip olduğu" şeklindeki uydurma tarih tezinin de geçersizliğine işaret ederek şöyle demiş:

Türk tarihinde bozkır göçebeliği, Arap tarihinde Bedevilik büyük rol oynadı. İslam'dan sonra iki kavim de yerleşik medeniyete yöneldi; şehir, cami, medrese, mahkeme ve devlet gibi yerleşik kurumların yanında mezarlık mimarisi ve türbe gibi yerleşik kurumlar da gelişti. Bizde göçebeliğin tasfiyesine Selçuklular başladı, Osmanlılar tamamladı.

Gerçekten de — o dönemin başka edebi eserlerine kıyasla çok zayıf bir örnek olan "Orhun Anıtları" dışında — İslam öncesi Türkler'in hiç bir kayda değer edebiyatı, mimarisi, sanatı yoktur. Bu medeniyet unsurları, ancak Türkler'in İslam'ı kabul etmesiyle birlikte başlar. Başta Kur'an olmak üzere "yazı temelli" bir medeniyet olan İslam, Ortadoğu'daki diğer barbar kavimleri medeniyete taşıdığı gibi, Türkler'i de aydınlatmıştır. Bu önemli konuyu, bir zaman sonra daha detaylı olarak işlemeyi planlıyorum...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 01:06 PM | Yorumlar (62)

January 03, 2006

Radyo Programı: Akıllı Tasarım ve Evrim

Mustafa Akyol, 4 Ocak 2006 Çarşamba akşamı, İstanbul'dan yayın yapan ulusal kanal Radyo Onbeş'te "Akıllı Tasarım ve Evrim" başlıklı bir söyleşi programının konuğu oldu. Murat Çiftkaya'nın sunduğu "Haftanın Getirdiği" isimli programda, Akyol, özellikle Akıllı Tasarım teorisinin teolojik açıdan taşıdığı anlamı ve teoriye getirilen bazı itirazların geçersizliğini anlattı.

Programın ses dosyasını, buradan indirip dinleyebilirsiniz.

Yazan: WebMaster Tarih: 08:27 PM | Yorumlar (32)

January 02, 2006

Devlet'e Hitabe

[2 Ocak 2006 tarihli Radikal gazetesinde yayınlandı]

Türk BayrağıEy Türk devleti, birinci vazifen, vatandaşlarına hürmet ve hizmet etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temelin üzerine kurulu demokratik düzen, senin en kıymetli hazinendir.

Geçmişte olduğu gibi bugün de seni bu vazifenden saptırmak, seni vatandaşlarına hürmet ve hizmet yerine tahakküm etmeye davet edenler olacaktır. Kendi ideolojik saplantıları veya çıkarları nedeniyle demokrasi düşmanı kimi güçler ve vatandaşlarına hep tepeden baktıkları için hiçbir zaman onların teveccühünü ve oyunu kazanamamış bir kısım siyasiler, seni milletin meşru temsilcilerine karşı tahrik etmeye çalışabilirler. Milletin iradesini, cebren ve hile ile safdışı bırakmaya kalkabilirler.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 11:59 AM | Yorumlar (14)

Cumhurbaşkanı Sezer ve Türkiye'nin 'Çimentosu'

[2 Ocak 2006 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet SezerBaşbakan Erdoğan'ın geçen haftalarda dinin Türkiye için birleştirici bir "çimento" olduğunu söylemesi üzerine başlayan tartışmaya, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer de katıldı. "Anayasa'daki ulusçuluk anlayışı" dedi Sayın Cumhurbaşkanı, "ırksal ve dinsel ögelere değil, gurur ve övünmede, sevinç ve tasada, hak ve ödevlerde, nimet ve külfette ortaklık ve birlikte yaşama isteği gibi değerlere dayanmaktadır."

Dün yayınlanan bazı gazetelerde ise Cumhurbaşkanı'nın bu sözleri "Din çimento değil" diye özetleniyor ve "tartışmada son nokta" olarak tanımlanıyordu.

Oysa mesele bu kadar basit değil.

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 12:15 AM | Yorumlar (34)

January 01, 2006

Göze Çarpanlar

Kayda Değer ve Ezber Bozar Alıntılar

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 09:28 PM | Yorumlar (0)

Göze Çarpanlar

Kayda Değer ve Ezber Bozar Alıntılar

Yazının devamı...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 09:28 PM | Yorumlar (2)