« BBC'nin Akyol ile Yaptığı Röportaj | Ana Sayfa | 'Darwin'in Zaferi' mi? »

December 21, 2005

Bir Tarih Revizyonu: 'Kubilay'ın Başı Kesilmedi mi?

Tarihe 'devrim şehidi' olarak geçen Mustafa Fehmi Kubilay

Bu haftaki Aktüel dergisinde yer alan "Kubilay'ın Başı Kesilmedi mi?" başlıklı yazı, kayda değer. Yazıda, tüm zamanların en ünlü ve popüler "irtica prototipi" olan Menemen Olayı'nın, aslında anlatıldığı gibi olmadığı belirtiliyor. Bu görüşün kaynağı ise, ABD'nin ilk Türkiye büyükelçisi olan Joseph Grew'un 1920-45 yılları arasında ülkesine gönderdiği kripto, mektup ve hatıraların derlenmesiyle hazırlanan: "Yeni Türkiye: Amerika'nın İlk Türkiye Büyükelçisi'nin Anıları" isimli kitap.

Aktüel'ün yazdığına göre, Büyükelçi Grew, "Menemen'de Kubilay'ın başının kesilmediğini, dönemin yöneticilerinin Cumhuriyet devrimlerini yerleştirmek için olayı abarttığı"nı yazmış. "Hükümet yanlısı gazeteler Kubilay'ın başının kesildikten sonra bir sırığa takılarak dolaştırıldığı ve fanatik dervişlerle yardakçılarının kanını içtikleri konusunda ısrar ediyor, ama bu haberlerin gerçekliğinden şüphe etmek için yeterince sebep var" diyen Amerikalı diplomat, dönemin genel tablosunu ise "halkla hükümet arasında geniş bir uçurum var" diyerek özetlemiş.

Bu tarih revizyonun üzerine bir de Menemen Olayı gerekçe gösterilerek tutuklanan ve bazıları idam edilen din adamlarının trajik öyküsünü eklemek gerekir elbette. O zaman daha iyi tanırız, Cumhuriyetimizin ilk yıllarını...

Yazan: Mustafa Akyol Tarih: December 21, 2005 11:33 PM

Okur Yorumları

(NOT: Yazılar üzerine yapılan yorumların sitede yer alması, bunların Mustafa Akyol tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına kesinlikle gelmez. Aksine, farklı ve karşıt görüşleri ifade eden yorumlar da kabul edilmektedir. Ancak saldırgan, düzeysiz veya konuyla ilgisiz yorumlar reddedilecektir. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, standart yorum kurallarını dikkate almanız önemle rica olunur.)

Bir Amerikalı diplomatın, varlığı bile kesin olarak bilinmeyen, bir kitabını kesin doğru kabul ederek nasıl böyle bir yazı yazabilir siniz?

Bu bir gazeteciye yakışan bir davranış mıdır? Mesleki sorumluluklarınıza hiç saygınız yok mu?

Amerika'lı diplomatların neler yaptığını günümüzde daha da iyi görebiliyoruz. Her biri belirli bir amaca yönelik olarak eğitiliyor ve eğitildikleri konuda faaliyet gösterebilecekleri ülkelere gönderiliyorlar.

Bu kadar da bağımlı olunmaz artık. Türk Tarihi'ni reddetmeye o kadar heveslisiniz ki, koşulsuz olarak yabancı yalanlarını kabul edebiliyorsunuz.

Bravo size. BRAVO!!!

Yazan: dkjfaÅŸlkds Tarih: January 2, 2006 01:36 PM

Farklı olmaya çalışmak vebundan prim sağlamaya çalışmak ne kadar etik bir dvranış biçimidir,tartışılması gerekir.Sayın yazar bu konuda bir makale yazarsa bizlerden önce kendisini aydınlatmak ve özeleştiri yapmak imkani bulur.

Yazan: bekir Tarih: January 2, 2006 09:58 PM

Menemen olayının nasıl gerçekleştiğini anlatanların açıklamaları , ne kadar vahim bir provokasyon olduğunun açık göstergesi... Ortada esrarkeş bir katil ve onun etrafındaki 6-7 serseri... Başlangıçta müdahale edilmeyip sonrasında olayları bastırmak için bölgeye gönderilen silahlarında kurşun olmayan çaresiz asteğmen Kubilay ve birkaç er... Olaylarla ilgisi olmadığı halde suçlanan Menemen Halkı.
Bu olayı bahane edip o günden bugüne İslam karşıtı makaleleler yazanlar bilmelidir ki ben müslümanım diyen birinin ,Asteğmen Kubilay’ın başına gelenlerden derin üzüntü duymaması mümkün değil. Aklı , mantığı olan her insanın nefretle kınadığı bir olayı her yıldönümünde aba altından sopa gösterircesine mesajlar vererek üstelikte eksik anlatmak kime ne fayda sağlar?

Günümüzde ülkemiz yakın tarihini en iyi bilen bir yabancının yazdıklarına kulak vererek sözümüzü noktalayalım.
‘Serbest Cumhuriyetçileri ya da basını suçlayabilecek tek bir kanıt bile elde edilemedi . Derviş Mehmet’in mehdiliğiyle ilgili ilk açıklamalarını Nakşibendilerin bir toplantısında yaptığı anlaşıldığı için , tarikat üyeleri dolaylı olarak suçlu bulundu. Yerel Nakşi şeyhi , tarikatın İstanbul’da yaşayan Erbil kökenli Şeyh Esat’ın oğlunu tanıyordu. Dine karşı aşırı derecede bağlı olan Nakşibendilerin, tanıkların ifadesine göre uyuşturucu bağımlısı olan bir dervişin mehdilik iddiasını kabul etmeyecekleri gerçeği General Muğlalı’nın mahkemesini etkilemedi. Yaşlı şeyh tutuklu bulunduğu süre içinde ölürken , oğlu da diğer 27 kişiyle birlikte 4 Şubat 1931’de idam edildi. Asılanların çoğu , bölgeye yerleştirilmiş yoksul Balkan göçmenleriydi ve isyancılara ip satan bir Yahudi tüccar da onlarla aynı kaderi paylaştı. Dincilerin cesaretini kırmak için yine belirli ölçüde terör estirilmişti. ( Andrew Mango ‘ATATÜRK’ Remzi Kitabevi 2005 s: 546-547 )

Yazan: Gelibolu1915 Tarih: January 5, 2006 06:18 AM

Evet, Kubilay'ın başının kesilmediği ispatlanmış, dolayısıyla da Menemen sapıkları aklanmıştır. Çok akıllıca, tebrikler!!!

Yazan: Oguz Tarih: January 7, 2006 02:28 AM

yakında yeni bi belge daha gayiplerden gelir, ispat-ı vücud eder.. ve belki de o belge de şehdolan teğmenimizin aslında ölmediğini, bunların kemalist oyunu olduğunu falan açıklarlar ha?? olur mu olur.. bu ülkede amerikalı büyükelçide bitmez, onların safsatalarıyla beslenenlerde..

Yazan: yakuzz Tarih: October 16, 2006 03:43 AM

Arkadaşlar bir insanın katledilmesi onaylanamaz bir şeydir bunda kimsenin şüphesi yoktur.ancak, tarihe insan yorumu katılınca neler olabildiği açıkça bu olayda görülmekte.başta önemsenmiyen bir olay olan menemen olayı 6 esrarkeşin çıkardığı bir taşkınlıktır.iktidar bu olayı destekçisi medya sayesinde büyük bir ayaklanmaymış gibi gösterip muhalif olan ve menemen diye bir yeri duymuş bile olmayan 200 kadar kişiyi olaydan sorumlu tutup yargılamış, 38 ini idam bir çoğunuda mahkum etmiştir. böylelikle halk sindirilmiş,muhalif sesler engellenmiştir. olaylara sonnuç olarak bakmak yeterli değildir. nedenler daha önemlidir.

Yazan: asd Tarih: December 25, 2006 04:50 PM

Olayı "Esrarkeşler yaptı" falan diye basite indirgemeyin arkadaşlar!

23.Aralık.1930 Yer Menemen

Şehit öğretmen Kubilay'ın başı Girit'teki kamplarda İngiliz ve Yunan subaylar tarafından eğitilen Bedrani tarikatının başı olan, Derviş Mehmet tarafından kör bıçakla kesilir.

Bu olaydan sonra Derviş Mehmet'e 187 hainin yardım ettiği anlaşılır.
Bunların 105'i sıkıyönetim komutanlığınca yargılanır.
DerviÅŸ Mehmet'le birlikte 31'i idam edilir.

Bu 187 kişinin torunlarının neredeyse tümü ülkemizin tanınmış ekonomist, siyaset ve iş adamı olduğu bilinmektedir.

Yazan: Lale Tarih: April 26, 2007 12:59 PM

Olaylar vesilesiyle idama mahkum olan ve mahkumiyeti sırasında vefat eden Şeyh Erbili, Mehmet Ali Erbil'in dedesidir. Hayatında Menemen'i görmeyi bırakın, buranın ismini duyduğu bile şüphelidir. 65 yaşından büyük kişilerin idamına izin vermeyen kanun maddesinin ne şekilde örtbas edildiği konusu da kafa karıştırmıyor değil yani.

Yazan: mindtrap Tarih: April 26, 2007 01:29 PM

Ya niye abartsınlarki olayı. Çoğunluk zaten o dönemde Cumhuriyete saygıyla ve şerefle bakıyor. Gazete ve yayınlarda öyle. AMERİKA ZATEN bizi İSLAM CUHRUYİTE yapmak isteyen bir ülke. Tarihimizi Amerikandanmı öğreneceğiz. O zaman AMERİKADA faşith emperyalist KIZILDERELİ katili bir ülke. Al bende onların tarihini yazdım.!

Yazan: Adım Lazım Değil Tarih: May 9, 2007 07:34 PM

Yorum Ekleyin...





(you may use HTML tags for style)