« October 2004 | Ana Sayfa | December 2004 »
November 30, 2004
Türkiye, Ukrayna'da Yuşenko'yu Desteklemeli
[30 Kasım 2004 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]
Yuşenko, demokrasiyi ve serbest piyasa ekonomisini destekleyen, dolayısıyla Ukrayna'yı dünyayla daha iyi entegre edebilecek bir lider. Ülke içinde de daha fazla özgürlük ve serbestlik vaad ediyor. Bürokrasiye egemen olan Rus nüfuzunu kırmayı hedefliyor. Bu, kendilerini Rus baskısı altında hisseden Kırım'daki Müslüman Tatar Türkleri için da büyük bir fırsat.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 01:09 PM | Yorumlar (0)
November 26, 2004
"Avrupalıların Gerçek Yüzü" ve Bizim Halimiz
[26 Kasım 2004 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]
Memlekette "bana barbar dersin öyle mi, şimdi alırım seni ayağımın altına" gibisinden, yani kendisine yöneltilen suçlamayı tepkisiyle doğrulayan bir garip hal var. Bu halden milletçe kurtulmamız gerekiyor. Bilmeliyiz ki, olgunluk ve saygınlık, hataları kabul etmekle başlar.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 01:13 PM | Yorumlar (0)
November 24, 2004
Futbol Faşizmine Sıfır Tahammül
[24 Kasım 2004 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]
Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş veya Siirt Köy Hizmetleri Spor.. Bunlar, "uğrunda ölünecek" kutsal varlıklar değil. Nedir ki, sonuçta en fazla 100 sene önce kurulmuş, bir takım adamların bir hayli kar etmesine vesile olan, en iyi tanımla birer "jimnastik kulübü" her biri... Bir insanın bu takımların herhangi birini tutmasının da, çocuk yaştaki çevresi veya tesadüfler dışında, bir nedeni yok aslında.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 01:16 PM | Yorumlar (2)
November 23, 2004
Filistin Davası
[23 Kasım 2004 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]
Denebilir ki, eğer Filistinliler terör yerine Gandhi'nin Hindistan'da yaptığı gibi "sivil itaatsizlik" yolunu seçselerdi, çok daha iyi olurdu. Evet, bence de çok iyi olurdu, ama şartlar pek çok yönden farklıydı. Ne ortada bir Gandhi vardı ne de İsrail işgali, Hindistan'daki İngiliz yönetimi gibi "kibar"dı.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 01:54 PM | Yorumlar (1)
Arafat'ın Dramı
[23 Kasım 2004 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]
Arafat'ın dramı, bizlere terörizmin yanısıra bir de "maksimalizm"in yıkıcılığını gösteriyor. Yani, siyasi bir sorunda, hep en fazlasını istemek ve bundan azıyla yetinmemek. Çoğu Filistinli'nin maksimalist hedefi, İsrail'i denize döküp tüm Filistin'i yeniden kazanmak. Oysaki bu gerçekçi değil. Dahası Yahudilere karşı yeni bir "soykırım" öngördüğü için insancıl ve kabul edilebilir değil.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 01:19 PM | Yorumlar (0)
November 19, 2004
BBC'de Türkiye İzlenimleri
[19 Kasım 2004 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]
"Her Türk asker doğar" diye bir laf vardır ya, işte o da aynı militarist kültürün ifadesi. Oysa, elbette askerlik de lazım, ama, bu devirdeki Türk bebekleri daha çok mühendis, düşünür veya sanatçı olarak doğsalar daha iyi olacak. Ellerine tutuşturduğumuz oyuncaklar ise ilerde kolayca sahicisine dönüşebilecek plastik silahlar olmamalı.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 01:58 PM | Yorumlar (1)
November 04, 2004
Siyonizme Saygı ve Eleştiri
[4 Kasım 2004 tarihli Şalom gazetesinde yayınlandı]
"Siyon Protokolleri" denen uydurmadan olacak, "Siyonizm" denince, Türkiye'deki bazı insanların zihninde dünyayı sarıp kuşatan bir "Yahudi komplosu" imajı belirir. Oysa ortada böyle bir komplo bulunmadığı gibi, Siyonizm teriminin de böyle bir anlamı yoktur. Siyonizm, tek cümleyle, 20. yüzyıla kadar devletsiz bir ulus olan Yahudilerin, tarihsel yurtları olan Filistin'de bir Yahudi Devleti kurma hedefidir.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 04:40 PM | Yorumlar (4)
Bilimi Ateizmden Kurtarmanın Zamanı Geldi
[4 Kasım 2004 tarihli Zaman gazetesinde yayınlandı]
Tabii ki isteyen ateist olabilir. Bunu savunabilir, yaymaya çalışabilir de. Sorun, bilimin ateist bir temele oturtulması gerektiğinin savunulmasıdır. Sayın Türker Alkan’ı sanırım en çok bu yönden eleştirmem gerekiyor. Çünkü 11 Temmuz 2003 tarihli sütununda “Bilim, bir düşünce etkinliği olarak zaten ‘ateizmi’ var saymak zorundadır.” diye yazmıştı.
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 04:36 PM | Yorumlar (8)
(ABD Seçimlerini) Muhafazakarlık Kazandı
[4 Kasım 2004 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı]
Kısacası Bush'un zaferiyle birlikte, ABD'de zaten güçlü olan muhafazakarlık, biraz daha da güçlendi. Dünyanın en modern ve gelişmiş ülkesi olan Amerika'nın, aynı zamanda da en dindar toplumlardan biri olduğu, bir kez daha tescillendi. Acaba bu durum, "muasır medeniyet"in de - bizdeki geleneksel "Aydınlanmacı" zihniyetin varsayımlarının aksine - giderek muhafazakarlıkla özdeştiği anlamına mı geliyor?
Yazan: Mustafa Akyol Tarih: 02:00 PM | Yorumlar (1)



